Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Fizik

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 18-03-2013, 18:46
upuaut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Ancient Egypt
Mesajlar: 3.968
Standart 2 milyar yıl önce Mars'ta hayat vardı!

Mars'a 2 milyar yıl geriden bakmak!

NASA tarafından geçen hafta yapılan Mars'ta bir zamanlar hayatın olduğuna dair açıklama kafaları karıştırdı. Bu konuda basında çıkan haberleri Google'da okursanız, ne demek istediğimi anlarsınız. Bunlardan bir kısmı, "Mars'ta hayat var mı?" derken, bir kısmı da Mars'ta hayat olduğuna, ama bir zamanlar hayat olduğuna, artık inanmaya başladıklarını görürsünüz.

60 yıl sonra Miller-Urey damgası

Aslında bu konu Biyologların işi ama liseden beri bu deneyi unutmadığım için
(bu deney kafamın bir köşesinde bir şekilde yer etmiş ve Mars'taki ilkel koşulları gözönüne alınca bu deney benim için bir anahtar durumuna gelmiştir), bu deney benim için altın anahtar oldu. Yani Mars'ta eğer hayat varsa ya da daha doğrusunu söylemem gerekirse, bir zamanlar Mars'ta hayat vardı ise, bu deneyle çözmeye çalışıyorum. Hepsi bu!

Arkadaşlar, bu adamlar, Dünya'ya 2 milyar geriden bakmaya çalıştılar bu deneyle. Bu deneyin sonuçları The New York Times gazetesinde 8 Mart 1953'te yayınlanınca, "Looking Back Two Billion Years (2 Milyar Geriye Bakmak)" adıyla bir makale olarak yayımlandı.

Stanley Lloyd Miller ve Harold Urey, özellikle Aleksandr Ivanovich Oparin ve J.B.S. Haldane'ın ilkel Dünya üzerindeki koşullarda varolan inorganik öncüllerin kimyasal tepkimeler yoluyla organik bileşikler sentezleyip sentezlemediğini sınamak için bu deneyi yaptılar. Miller-Urey ikilisi, 1953'te Şikago Üniversitesi'nde Dünya'nın 2 milyar yıl önceki ilkel koşullarında varolduğu düşünülen Su (H2O), Metan (CH4), Amonyak (NH3), Hidrojen (H2) ve Karbonmonoksit (CO)'i dış ortamdan tamamen yalıtılmış steril cam tüp ve kaplar dizgesi içinde, bir çift elektrot ile ısıtmak suretiyle organik maddelerin elde edilip edilemeyeceğine ilişkin bir deney yaptılar (Bu deneyin nasıl yapıldığını ve sonuçlarını şuradan öğrenebilirsiniz. Ben sadece deney sonuçlarıyla ilgileneceğim burada).

Deney sonunda düzenek içinde 5 tane amino asit çıktı. Fakat Miller, bir röportajında "Basit bir prebiyotik deneyde kıvılcım oluşturmak bile 20 amino asidin 11'inin ortaya çıkmasını sağlar" diyerek, geri kalan 6 tane amino asitin düzenek dışında çıktığını belirtir.

İlerleyen yıllarda hem diğer bilim adamları bu deneye itiraz ettiler, hem de Miller'ın kendisi deneyde, ki bu deneyi doğru yorumlayamadığından olsa gerek, bazı hatalar yaptığını itiraf etti. Ancak bu deneyde kuşkular böyle devam ederken, Miller (1930-2007)'ın ölümünden 1 yıl sonra, 2008 yılının Ekim ayında, bu deney yeniden yapıldı ve deneyin analizi sonrasında düzenek içinde 5 değil 22 tane amino asit ürettiği tespit edildi. 2009'da da NASA tarafından uzayda bulunan amino asitler ise Miller-Urey deneyinin doğrulanmasından başka bir şey değildi! (Bkz. NASA uzayda amino asit buldu!)

Demek ki bu deney doğru sonuçlar üretmiş ama hem deneyi yapanlar hem de diğer bilim adamları bu deneyi doğru bir şekilde yorumlayamamışlar. Çünkü NASA'nın uzayda amino asitler bulması, bu deney hakkında yapılan tüm itirazları boşa çıkartmıştır.

Mars'ta bir zamanlar hayat vardı!

Evet, bu deney sonuçlarıyla birlikte Mars'ta Spirit ve Cruosity adlı robotlardan alınan görüntülerle Mars'ta bir zamanlar hayatın ilkel bir düzeyde olduğunu ve şimdi bu hayat formları (amino asitler, bazı bakteriler) artık fosilleşmiştir. Sözkonusu Mars'taki bu hayat formları 2 milyar yıl önce Dünya'daki gibi canlı idi. Çünkü Dünya'ya yapılan canlı döllemesi Mars'a da yapılmış idi ve Mars'ın zayıf atmosferik koşullarında bunlar bir müddet canlı kalabildi. Oysa tüm Kutsal Kitaplar bu işin yalnızca Dünya'da yapıldığını (ki o da, öncekileri atlayarak ve insanoğlundan başlayarak) söyler.

Bu nedenle, eğer NASA'nın şimdiki açıklamasına ek olarak, yeni bir açıklamayla Mars'ta bir zamanlar hayat olduğunu söylemesi, insanoğlunu yeni bir düşünce sürecine sokacak. Bana göre, NASA bu açıklamayı, tüm dünyayı sömürmeye devam edebilmek için, elinden geldiği kadarıyla saklamaya çalışacak. Tıpkı APOLLO Seferleri'nde olduğu gibi.

Şimdi başlığa ilk kanıt olarak Spirit adlı robotun 2004'te "Mavi Toplar" olarak adlandırılan görüntüsünü verebilirim.

Spirit tarafından 2004'te çekilmiş bu toplar şöyle görülüyordu:

Mars'ta bir kaya üzerinde ve etrafındaki mavi toplar. Bilim adamları bu topların nasıl meydana geldiğini ve neden bu mavi renge bürünmüş olduğunu çözemediler (Diğer görüntüler için "MARS - Rock Hunting with Spirit and Opportunity" sayfasına bakınız).

Çok ilginçtir; bu toplara ait görüntüler basına yansıyınca, örneğin BBC'de "Spirit rover sights 'blueberries'" haberi, bilim adamları bu topların nasıl mavi renge büründüğünü araştırdılar ama Mars'taki ortam kestirilemediği için bir şey söyleyemediler.

Oysa çözüm çok açıktı: Mars'ta zayıf da olsa bir atmosfer vardır ve bu yüzden Mars yüzeyinde zaman zaman kum fırtınaları çıkar.

Cruosity tarafından Mars yüzeyinde çekilmiş bir kasırga. Bu kasırgalar o kadar büyük ki (bu resim bunun için güzel bir örnek teşkil eder), geçen yüzyılın başında Mars'ta bunları gözlemleyen astronomlar, Mars'ta insan yapımı kanalların olduğunu iddia etmişlerdi. Fakat 1976'da Viking adlı araçtan alınan görüntülerle bunların Mars yüzeyinde birer kasırga olduğu anlaşıldı.

Şekilde görülüğü gibi kum fırtınalarıyla Mars yüzeyinde dağınık ve şekilsiz olan toprak kütleleri yukarıda görüldüğü gibi küre şeklini almış olmalıdır. Ama bu yeterli değildir; toprak kütlelerini bir küre haline getiren ve ona mavi rengi veren bazı kimyasal tepkimeler de gereklidir. Bana göre, bu toplara mavi rengi veren kimyasal tepkimede Amonyak başrolü oynuyor. Yani Mars'ta her nasıl bir kimyasal tepkime olmuşsa, Amonyak ya da onun ilkel şekillerinden biri ortaya çıkmıştır. Fakat bunun için de su gereklidir. (Sanki seni leylekler dünyaya getirdi gibi) Kuyrukluyıldızlar Samanyolumuzun çok uzak köşelerinden Dünya'ya su taşırken aynı zamanda Mars'a da taşıyordu ve bu su taşıma işlemi aynı dönemde gerçekleşiyordu. İşte bu yüzden Mars'ta su vardı.

İşte size Mars'ta su olduğuna ilişkin Cruosity'nin keşfettiği bulgu:


Sağdaki resimde Dünya'da suyun geçtiği bir kesit, soldakinde ise Mars'ta bir zamanlar suyun geçtiği kaya bendi görülüyor. Birbirlerine ne kadar da benziyorlar, daha doğrusu Mars'ta bir zamanlar suyun olduğunu görülüyor, değil mi?

Bu da Mars'taki suyun bir krater içinde kireç şekline dönerek katı hale geçmiş şekli:


Buna göre, su Mars yüzeyindeki toprak kütlelerini kum fırtınalılarıyla birlikte küre haline dönüştürürken (ki sırf kum fırtınalarıyla elde edilen küreler bir süre dağılır), diğer inorganik öncüller ile kimyasal tepkimelere de giriyordu. Yukarıdaki ilk resimde görülen mavi topları meydana getiren ve toprak kütlelerini birbirine bağlayan (yapıştıran. Topların pürüzsüzlüğüne dikkat lütfen) başta su olmak üzere diğer kimyasal bileşiklerdir.

Size ilk resimdeki mavi topların pürüzsüz olması dikkat edin demiştim ya, Cruosity'den alınan şu görüntüde suyun geçtiği tespit edilmiş ve bilin bakalım ne olmuş?


"Matrix Reloaded" filminde Ajan Smith, Neo'ya, "bizi birbirimize bağlayan şey" derken, "binder (bağlayıcı)" kelimesini kullanmıştı. Burada da Mars yüzeyindeki toprak parçalarını bir top şekline getiren ve bu parçaları birbirine bağlayan şeyin başta "Su (binder)" olmak üzere diğer kimyasal bileşiklerin olduğunu görüyoruz.

Kimyasal tepkimeye bir örnek: Cruosity'den yakın zamanda alınan aşağıdaki görüntüde bir kaya üzerinde, beyaz renkli, "Çiçek (Flower)" açtığı iddia edildi ama bu da bir kimyasal tepkimenin bir ürünü idi:


Özetle, yukarıdaki resimlere, dolayısıyla bulgulara ait daha birçok resim verebilirim. İsteyen Google'dan araştırarak bu konuda daha fazla bulguya ulaşabilir, ben sadece yukarıdaki bulgular eşliğinde şu sonucu vermekten büyük bir mutluluk duyuyorum: "Miller-Urey deneyinin Mars'ta da geçerli olmasından hareketle, Mars'ta 2 milyar yıl önce son derece ilkel bir yaşam olduğunu ve Dünya'daki gibi geniş koşullar mevcut olmadığından bu ilkel yaşamın son bularak fosilleştiğini yine NASA'dan önce size bildiriyorum. Çünkü #9. mesajımda NASA daha Cruosity robotunu Mars'a yollama kararı almadan 7 ay önce 'Ankh' (Mısır dilinde 'Hayat' anlamına gelir) adlı biyolojik analizlerde bulunabilecek bir robotu göndermesi gerektiğini ve bunu NASA çalışanı ve Astrobiyoloji uzmanı Richard Hoover'ın keşfine dayandırarak söylemiştim.

Ama NASA ne yaptı? Cruosity (Merak) adlı ve sadece kimyasal analizler yapan bir robot gönderdi Mars'a. Yani ortada o kadar kanıt varken bir çuval inciri berbat etti NASA.

Ben yine "Sistem dışardan başlatılmış!" tartışmamdaki bu hatırlatmayı yaparak NASA'nın böyle bir robotu Mars'a göndermesini teklif etmekten bıkmadan, usanmadan söyleyeceğim. Gerçi, NASA Mars'ta bir zamanlar hayat olduğunu yeni yeni açıklamaya başladı ama biz, orada hayatın olduğunu çok önceden olduğunu söylemiştik. Umarız, NASA (Atatürk'ün dediği gibi) hiçbir dini dogmaya bağlı kalmadan bu gerçeği resmi bir ağızla açıklar. Ve biz de böylece geleceğe daha güvenli bakabiliriz. Ama bu iş de APOLLO'ya benzemesin!

Sonuç olarak, Mars'ta, tıpkı Dünya'da olduğu gibi, 2 milyar yıl önce hayat vardı ve hayata ait yaşam formları şimdi fosil haldedir. NASA'nın Mars'ta keşfedebileceği tek şey bu olacaktır; daha fazlası değil!

Garantörlerim; başta NASA çalışanı ve Astrobiyolog Richard Hoover olmak üzere Miller-Urey ve şimdi burada adalarını veremediğim diğer bilim adamlarıdır"

AKHENATON döneminde II. RAMSES'in Anılması

7. Yusuf babası Yakup'u getirip Firavun AKHENATON'un huzuruna çıkardı ve Yakup AKHENATON'u kutsadı.

8. Firavun AKHENATON, Yakup'a, "Kaç yaşındasın?" diye sordu.

9. Yakup, "Gurbet yıllarım 130 yılı buldu" diye yanıtladı, "Ama yıllar çabuk ve zorlu geçti. Atalarımın gurbet yılları kadar uzun sürmedi."

10. Sonra AKHENATON'u kutsayıp huzurundan ayrıldı.

11. Yusuf babasıyla kardeşlerini Mısır'a yerleştirdi; AKHENATON'un buyruğu uyarınca onlara ülkenin en iyi yerinde, Ramses bölgesinde mülk verdi.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 18-03-2013, 19:03
upuaut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Ancient Egypt
Mesajlar: 3.968
Standart

Arkadaşlar, şansa bakın, az önce Yahoo'ya girdim ve tartışmamızla ilgili şöyle bir başlık gördüm: Life on Mars! Unless it's E.T., Who Cares?

Makalemle birlikte bunu da okursanız, ufkunuz açılır, diye düşünüyorum.

Herkese iyi okumalar!

AKHENATON döneminde II. RAMSES'in Anılması

7. Yusuf babası Yakup'u getirip Firavun AKHENATON'un huzuruna çıkardı ve Yakup AKHENATON'u kutsadı.

8. Firavun AKHENATON, Yakup'a, "Kaç yaşındasın?" diye sordu.

9. Yakup, "Gurbet yıllarım 130 yılı buldu" diye yanıtladı, "Ama yıllar çabuk ve zorlu geçti. Atalarımın gurbet yılları kadar uzun sürmedi."

10. Sonra AKHENATON'u kutsayıp huzurundan ayrıldı.

11. Yusuf babasıyla kardeşlerini Mısır'a yerleştirdi; AKHENATON'un buyruğu uyarınca onlara ülkenin en iyi yerinde, Ramses bölgesinde mülk verdi.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 18-03-2013, 20:51
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.705

Başarı Ödülü 

Standart

Oysa tüm Kutsal Kitaplar bu işin yalnızca Dünya'da yapıldığını (ki o da, öncekileri atlayarak ve insanoğlundan başlayarak) söyler.


Tum kutsal kitaplar bunu atlayarak soylemez. Bizler cunku hala earth ile dunya ve uzay, evren ayrimini yapamiyoruz cok zaman, kendi yasadigimiz gezegeni gozumuzde cok fazla buyuttugumuz icin. Veya basit bir earth-heaven ayrimini, ozgur bir beyinle dusunemiyoruz. Hala cennet olarak algiliyoruz.

Halbuki bu kitaplarin hepsi birer insan urunu.

Ornegin Mars'taki toprak nasil oraya gore earth ise, buradaki toprak da bize gore earth.. (bizim dilimizle-tanimimizla tabi ki)
Insanlar sadece, bu kitaplari bilincaltinda kutsal ilahi kitap olarak algiladiklarindan(dinden siyrildiklarini iddia etmelerine karsin), oradaki;

Ornegin Dev, devler kelimelerini hayali yaratik filan veya Tanri'dan geldi filan olarak algilarlar. Oysa bugun modern dunyadaki, ornegin Akromegali rahatsizligi olan kisileri(normalin disinda buyume hastaligi) Dev diye cagirmaktan da gocunmazlar.Tipki normalin altindakini de cuce diye cagirmaktan gocunmadiklari gibi.

Bu hastaligi bizim kesfetmis olmamiz, bu rahatsizligin cok uzak gecmis donemlerdeki yasam formlarinda olmadigi anlamina gelmez. Bu bir hayvan da olabilir, bir bitki de olabilir, insanimsi bir form da olabilir. Farkli kimyasallar sebepli olabilir. Ama zaman icinde evrilmis, fakat kalintisini birakmis olabilir.

Benzer ornek; Ortacagda Avrupa veba'dan kirilirken, metallerle fazla icli disli olan ve ozelliklerini bilen topluluklar ayakta kalmistir saf gumus icerek. Dogal olarak renkleri degismistir.


http://en.wikipedia.org/wiki/Argyria

Bir yerlerde, bir zamanlar yasam olmus olabilir. Ve Tevrat'taki, Ezeikel'in yorumu pek yenilir yutulur cinsten de degildir, modern zaman gozuyle baktigimizda. Ayrica Tevrat'taki dogal Lapis Lazuli tasinin ayri bir onemi/anlami vardir ki, Sumer cok fazla kullanmistir bu tasi cesitli objelerde.

Kaldi ki sadece semavi kitaplarda degil, baska cok tanrili dinlerde de benzer ogeler vardir.

Misal bugun bir orta dunya filmi izlerken, adamin yildirim toplama isi yapmasi bize fazla fantastik gelse de, gunumuzde suyu elektrolize etmemiz hic de sasirtici degil aksine gayet normal.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 19-03-2013, 09:48
Natürelist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Natürelist Natürelist isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 Oct 2010
Bulunduğu yer: Stuttgart
Mesajlar: 1.275
Standart

Gecmiste Mars'ta ilkel yasam formlari olasiligi düsündürücüdür.

Izlerine rastlanilmasi ve NASA'ya göre de vardir ,hatta "bir zamanlar yasanabilir konumda ve Cruosity bulundugu noktada analiz ettigi yerde, bir zamanlar göl veya nehir bulundugu suyu da tertemiz oldugu belirtiliyor o kadar suyu temiz imis ki, bizler orada olsaymisiz rahatlikla icilebililecegi aciklaniyor.

Ne diyelim, artik bundan sonra kesinlesmesi icin beklememiz gerekecek.

İnsanlık onuru her şeyden üstündür
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 19-03-2013, 22:44
upuaut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Ancient Egypt
Mesajlar: 3.968
Standart

Natürelist´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Gecmiste Mars'ta ilkel yasam formlari olasiligi düsündürücüdür.

Izlerine rastlanilmasi ve NASA'ya göre de vardir ,hatta "bir zamanlar yasanabilir konumda ve Cruosity bulundugu noktada analiz ettigi yerde, bir zamanlar göl veya nehir bulundugu suyu da tertemiz oldugu belirtiliyor o kadar suyu temiz imis ki, bizler orada olsaymisiz rahatlikla icilebililecegi aciklaniyor.

Ne diyelim, artik bundan sonra kesinlesmesi icin beklememiz gerekecek.
Bu konuda "Mars'ta yakın geçmişte hayat vardı!" haberinde görüldüğü gibi Türkçe haberlerde de dikkat çekilmişti.

AKHENATON döneminde II. RAMSES'in Anılması

7. Yusuf babası Yakup'u getirip Firavun AKHENATON'un huzuruna çıkardı ve Yakup AKHENATON'u kutsadı.

8. Firavun AKHENATON, Yakup'a, "Kaç yaşındasın?" diye sordu.

9. Yakup, "Gurbet yıllarım 130 yılı buldu" diye yanıtladı, "Ama yıllar çabuk ve zorlu geçti. Atalarımın gurbet yılları kadar uzun sürmedi."

10. Sonra AKHENATON'u kutsayıp huzurundan ayrıldı.

11. Yusuf babasıyla kardeşlerini Mısır'a yerleştirdi; AKHENATON'un buyruğu uyarınca onlara ülkenin en iyi yerinde, Ramses bölgesinde mülk verdi.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 20-03-2013, 22:35
ozgur_beyin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgur_beyin ozgur_beyin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.928
Standart

http://www.nasa.gov/mp4/734314main_C...15_320-jpl.mp4

sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 21-03-2013, 03:32
upuaut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Ancient Egypt
Mesajlar: 3.968
Standart Mars'taki hayata Kurani Yaklaşım

Evet, bu videoyu izledim. Orada Cruosity'nin Mars'ta bir kayayı delerek yaptığı son çalışma gösteriliyor. Cruosity'nin jeolojik analizinde bu kayadan Hidrojen, Oksijen, Su ve Sülfür bulduğuna dikkat çekiliyor.

Şimdi dikkat! Mars'ta Sülfür (Kükürt Di Oksit) ve olduğuna ve bunun daha önceden Spirit tarafından keşfedilen Mavi topların oluşmasına neden olduğu bilindiğine göre, aşağıdaki gelişme tam da keyfinize layık bir haber olarak gelecektir.

Bilimadamlarını heyecanlandıran keşif! 3,4 milyar yıllık fosil bulundu!

Bilim insanları dünyanın en eski fosilini buldu. Avustralya’da bulunan 3.4 milyar yıllık mikroskobik boyuttaki fosiller, hücre ve bakterilerin milyarlarca yıl önceki oksijensiz ortamlarda bile hayatta kalabildiklerini kanıtladı. Elde edilen bulgular, dünyadaki ilk yaşamın enerji için oksijene değil, sülfüre dayalı olduğunu gösterdi. Böylece, oksijen seviyesinin düşük olduğu yada hiç bulunmadığı gezegenlerde de yaşam olabileceğine dair güçlü bir delil elde edildi. Örneğin, Mars.

İngiltere’deki Oxford Üniversitesi akademisyeni Martin Brasier, “Benzer yaşam izinin oksijen yoğunluğunun az olduğu Mars’ta da olabileceğini düşünmek mantıklı” ifadesini kullandı.

Brasier’in da yer aldığı ekibin incelediği ve çok iyi korunmuş haldeki mikro fosiller, Avustralya’nın batısındaki Strelley Pool bölgesinde bulundu.

Brasier, çok net hücre yapısı içeren fosillerin bulunduğu bölgenin Dünya’daki en eski kıyı bölgelerinden birinde keşfedildiğine dikkat çekti. Mikro fosiller, bilinen en eski tortul kayalara sahip bölgedeki kuvars kum tanelerinde tespit edildi.

Braiser, “İncelediğimiz kayalar 10 milyarlarca yıl bile eski olabilir. Kısaca mikro fosillerin 3.4 milyar yıl öncesine uzandığını söylemek oldukça doğru bir yaklaşım” dedi.

BİTKİ YOKTU AMA OKSİJEN VARDI

Bilim insanları, mikro fosillerin bulunduğu kayaları ve çevresini inceleyerek, 3.4 milyar yıl öncesinde Dünya’nın son derece bulutlu, sıcak ve yaşama olanak tanımayan bir yer olduğu düşüncesine vardı. Dahası, söz konusu dönemde çok sık yanardağ patlamaları yaşandığı ve meteor düştüğü tahmin ediliyor.

Brasier ve ekibi, atmosferin çok yoğun gri bulutlarla kaplı olduğunu, bu yüzden hava sıcaklığının milyarlarca yıl önce çok daha yüksek olduğunu öne sürdü. Dahası, okyanusların sıcaklığı 40-50 santigrat arasında değişiyordu.

En şaşırtıcı bulgu ise fotosentez yapacak hiçbir bitki ve yosun bulunmamasına rağmen Dünya’da oksijen bulunmasıydı. Brasier, “Böyle bir ortam bizim için mükemmel olmaktan çok uzaktı. Ancak bakteriler için çok idealdi. Hatta, yaşamın oluşması için Dünya’nın ilk zamanları uygun bir ortam sunuyordu” dedi.

Brasier ve ekibinin çalışması Pazar günü Nature Geoscience dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar şimdi elde ettikleri bulguları Dünya’daki ilk yaşam izlerini araştıran diğer çalışmalarla karşılaştıracak.

Bağışla Yarabbim. Benim naçizane 2 sorum olacak:

Diyanet Meali :

36.81 - Gökleri ve yeri yaratan Allah'ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi? Evet yeter. O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir.

ayetindeki hikmeti anlayamadım. Dünya'daki yaratılış neden Mars'ta olmadı? Oradaki Dünya ile aynı anda başlayan hayat, son olarak Cruosity'den aldığımız bilgilere göre, 2 milyar yıl önce son bulmuş ve şimdi fosilleşmiş olduğunu öğrendik. O zaman Dünya'daki hayatın bir benzeri neden Mars'ta meydana gelmedi?

Bu bağlamda,

2.117 - O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.

ayetine göre Mars'taki hayatın bir benzeri daha yok mu yani?

İkinci sorum,

37.6 - Biz, en yakın göğü (Dünya gökyüzünü) ziynetlerle, yıldızlarla donattık.

ayetinde geçen yıldızlarla ilgili olacak. Dünya'dan gökyüzüne bakan bir kimse, yıldızları çok yakında, hatta eliyle tutacak, zannedebilir. Fakat bize en yakın yıldız bile 4 ışık yılı uzaklığında olup Samanyolumuzun dışında, çok ama çok uzaktadır. Bu durumda gökyüzümüz neden yıldızlarla donatılmış olsun?

Az önce Yahoo'dan aldığım bir habere göre (Voyager 1 space probe reaches outer fringe of solar system) 1977'de uzaya gönderilen Viking 1 aracı galaksimiz dışına çıkmış ve ondan hiçbir haber alınamıyormuş (Bkz. "Voyager 1's Whereabouts: No News, but Plenty of Noise")


Viking 1 Samanyolu galaksimizin dışına çıktığı bölgedeki temsili resmi.

Viking 1 aracı şimdiye kadar 18 milyar KM (11 milyar mil) yol katetmiş durumdadır. Fakat 1 Işık Yılı (IY) bu uzaklığın yaklaşık 526 katıdır. Bu durumda bize en yakın yıldız bile galaksimiz dışında kalır (Bkz. Yakın yıldızlar dizini).

Bir Orion hastası olarak, eğer bu linki tıklarsanız, orada Sirius'un 2. halka içinde olduğu görülürken, Orion Kuşağı'ndaki Alnitak, Alnilam ve Mintaka'nın bu halkaların dışında (ki oradaki resimde gösterilmiyor), çok daha uzakta kaldıklarını görürsünüz.

AKHENATON döneminde II. RAMSES'in Anılması

7. Yusuf babası Yakup'u getirip Firavun AKHENATON'un huzuruna çıkardı ve Yakup AKHENATON'u kutsadı.

8. Firavun AKHENATON, Yakup'a, "Kaç yaşındasın?" diye sordu.

9. Yakup, "Gurbet yıllarım 130 yılı buldu" diye yanıtladı, "Ama yıllar çabuk ve zorlu geçti. Atalarımın gurbet yılları kadar uzun sürmedi."

10. Sonra AKHENATON'u kutsayıp huzurundan ayrıldı.

11. Yusuf babasıyla kardeşlerini Mısır'a yerleştirdi; AKHENATON'un buyruğu uyarınca onlara ülkenin en iyi yerinde, Ramses bölgesinde mülk verdi.

Konu upuaut tarafından (21-03-2013 Saat 03:42 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 22-03-2013, 22:28
Natürelist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Natürelist Natürelist isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 Oct 2010
Bulunduğu yer: Stuttgart
Mesajlar: 1.275
Standart

Sayin upuaut,

yanlisiniz var, izninizle düzelteyim:

1- Viking 1 araci galaksimizin disina cikmamistir, günümüzün teknolojisi henüz buna sahip degildir, ancak bulundugu konum su anda günes sistemini terk etmek üzeredir, yani anlayacaginiz astronomik anlamda henüz Anayurdunda'dir.

2- Bize en yakin olan yildiz 4 isik yili üzerinde olup galaksimizin disinda da degildir; bu bizim günes sistemimizin disindadir

3- Sirius'un öyle dediginiz gibi galaksimizin cok uzaginda kalmaz, ve buda bize yani günes sistemimize yakin yildizlardan sadece birisidir.

Bilmiyorum astronomide ki bilgilerinizi ama, ancak galaksi nedir? yildiz sistemi nedir? ve yildizlar toplulugu sistemi nedir? bunlari birbirine karistirdiginiz da kesin.

Diger yandan kur'an'dan ayeti ele alarak soru sormaktan haklisiniz, size evrenin ucu bucu siniri olmayan derinliklerindeki galaksilerden bahsedecek olursam, gercekten de aklimizi kacirabiliriz....bu mesafeleri ne isik yili ile, nede herhangi bulunan mevcut bilgiler ile ifade edemeyiz.....

Yani o kadar büyük ki, büyük dememiz bile anlamsiz kaliyor.

Size kücük bir örnek vereyim; diger yandan gökadalari (kücük galaksiler) ile birlikte etrafimizda bulunan en büyük komsu galaksi Andromeda bile bize 2,5 milyon isik yili uzaktadir, ve capi da 150 bin isik yili büyüklüktedir.

Gerisini siz düsünün artik....


Iyi forumlar

İnsanlık onuru her şeyden üstündür
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 22-03-2013, 23:46
upuaut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Ancient Egypt
Mesajlar: 3.968
Standart

Natürelist´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayin upuaut,

yanlisiniz var, izninizle düzelteyim:

1- Viking 1 araci galaksimizin disina cikmamistir, günümüzün teknolojisi henüz buna sahip degildir, ancak bulundugu konum su anda günes sistemini terk etmek üzeredir, yani anlayacaginiz astronomik anlamda henüz Anayurdunda'dir.

2- Bize en yakin olan yildiz 4 isik yili üzerinde olup galaksimizin disinda da degildir; bu bizim günes sistemimizin disindadir

3- Sirius'un öyle dediginiz gibi galaksimizin cok uzaginda kalmaz, ve buda bize yani günes sistemimize yakin yildizlardan sadece birisidir.

Bilmiyorum astronomide ki bilgilerinizi ama, ancak galaksi nedir? yildiz sistemi nedir? ve yildizlar toplulugu sistemi nedir? bunlari birbirine karistirdiginiz da kesin.

Diger yandan kur'an'dan ayeti ele alarak soru sormaktan haklisiniz, size evrenin ucu bucu siniri olmayan derinliklerindeki galaksilerden bahsedecek olursam, gercekten de aklimizi kacirabiliriz....bu mesafeleri ne isik yili ile, nede herhangi bulunan mevcut bilgiler ile ifade edemeyiz.....

Yani o kadar büyük ki, büyük dememiz bile anlamsiz kaliyor.

Size kücük bir örnek vereyim; diger yandan gökadalari (kücük galaksiler) ile birlikte etrafimizda bulunan en büyük komsu galaksi Andromeda bile bize 2,5 milyon isik yili uzaktadir, ve capi da 150 bin isik yili büyüklüktedir.

Gerisini siz düsünün artik....


Iyi forumlar
Aslında tam olarak da öyle değil. Eğer bir önceki mesajımdaki "Voyager 1's Whereabouts: No News, but Plenty of Noise" haberine bakarsanız, NASA da Güneş Sistemimizin sınırlarını tam olarak kestiremiyor. Çünkü Voyager 1'den artık haber alınamıyor.

Voyager 1 aracı 36 yıl süren yolculuğunda 1/526 IY mesafe katetti ve şu an bulunduğu konum bu haberdeki,


resminde temsili olarak gösterilir (Bkz. diğer kaynak için)

Buna göre demek ki Güneş Sistemimizin gezegenlerin bulunduğu küreyi terk etmiş Voyager 1. Bu, yukarıdaki resimde ilk küredir. İkinci küre, "Heliosphere"dir. Burada Güneş rüzgarları artık ilk küredeki gibi kalıcı değil, yani etkisi zayıftır. Ve bir yerden sonra Güneş ışıkları etkisini tamamen yitiriyor. Bu, Güneş'in hükmünün bittiği, dolayısıyla sonu demektir.

Şu anda Voyager 1, yukarıdaki resimde görüldüğü gibi, sarı renkli bir yıldızla gösteriliyor ve Heliosphere'den çıkmak üzere olduğu sanılıyor. Ama şimdi ondan haber alınamadığı için, nerede olduğu bilinmiyor. Burada sorulması gereken soru şudur: Güneş sisteminin sınırı tam olarak nerede biter? Siz, Güneş'in sınırını, Güneş'i merkez olarak kabul eden bir sonsuz küre mi olarak kabul edeceksiniz, yoksa Güneş'in ışıklarının etkisini yitirdiği (bu, şekilde "Heliosphere" ile gösteriliyor) küre olarak mı kabul edeceksiniz?

Astronomide içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisinin (bkz. Solar System) yapısı şu şekilde tanımlanır:

1st block: Earth
2nd block: Solar System
3rd block: Solar Interstellar Neighborhood
4th block: Milky Way
5th block: Local Galactic Group
6th block: Virgo Supercluster
7th block: Local Superclusters
8th block: Observable Universe

Buna göre galaksimizin "Galactic Longitute" resminde sarmal kollardan oluşan bir spiral şeklinde olduğu gösterilir. Ama,

37.6 - Biz, en yakın göğü (Dünya gökyüzünü) ziynetlerle, yıldızlarla donattık.

ayetindeki en yakın gökyüzü, bizi çevreleyen ilk sarmal kol olmalıdır. Bunu linkini verdiğim resimde ya da resmindeki Milky Way Galaxy resmindeki 4. parçadan daha yakından görebilirsiniz.

Sorun, bu. Yoksa, Samanyolu galaksisinin sınırlarının ne olduğunu iyi kötü biliyoruz. Burada en yakın gökyüzü nerededir: Güneş sistemini çevreleyen ilk sarmal kol mu, yoksa tüm sarmal kollarla birlikte Samanyolu galaksisi mi?

AKHENATON döneminde II. RAMSES'in Anılması

7. Yusuf babası Yakup'u getirip Firavun AKHENATON'un huzuruna çıkardı ve Yakup AKHENATON'u kutsadı.

8. Firavun AKHENATON, Yakup'a, "Kaç yaşındasın?" diye sordu.

9. Yakup, "Gurbet yıllarım 130 yılı buldu" diye yanıtladı, "Ama yıllar çabuk ve zorlu geçti. Atalarımın gurbet yılları kadar uzun sürmedi."

10. Sonra AKHENATON'u kutsayıp huzurundan ayrıldı.

11. Yusuf babasıyla kardeşlerini Mısır'a yerleştirdi; AKHENATON'un buyruğu uyarınca onlara ülkenin en iyi yerinde, Ramses bölgesinde mülk verdi.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 23-03-2013, 11:30
Natürelist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Natürelist Natürelist isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 Oct 2010
Bulunduğu yer: Stuttgart
Mesajlar: 1.275
Standart

upuaut´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Aslında tam olarak da öyle değil. Eğer bir önceki mesajımdaki "Voyager 1's Whereabouts: No News, but Plenty of Noise" haberine bakarsanız, NASA da Güneş Sistemimizin sınırlarını tam olarak kestiremiyor. Çünkü Voyager 1'den artık haber alınamıyor.

Voyager 1 aracı 36 yıl süren yolculuğunda 1/526 IY mesafe katetti ve şu an bulunduğu konum bu haberdeki,


resminde temsili olarak gösterilir (Bkz. diğer kaynak için)

Buna göre demek ki Güneş Sistemimizin gezegenlerin bulunduğu küreyi terk etmiş Voyager 1. Bu, yukarıdaki resimde ilk küredir. İkinci küre, "Heliosphere"dir. Burada Güneş rüzgarları artık ilk küredeki gibi kalıcı değil, yani etkisi zayıftır. Ve bir yerden sonra Güneş ışıkları etkisini tamamen yitiriyor. Bu, Güneş'in hükmünün bittiği, dolayısıyla sonu demektir.

Şu anda Voyager 1, yukarıdaki resimde görüldüğü gibi, sarı renkli bir yıldızla gösteriliyor ve Heliosphere'den çıkmak üzere olduğu sanılıyor. Ama şimdi ondan haber alınamadığı için, nerede olduğu bilinmiyor. Burada sorulması gereken soru şudur: Güneş sisteminin sınırı tam olarak nerede biter? Siz, Güneş'in sınırını, Güneş'i merkez olarak kabul eden bir sonsuz küre mi olarak kabul edeceksiniz, yoksa Güneş'in ışıklarının etkisini yitirdiği (bu, şekilde "Heliosphere" ile gösteriliyor) küre olarak mı kabul edeceksiniz?

Astronomide içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisinin (bkz. Solar System) yapısı şu şekilde tanımlanır:

1st block: Earth
2nd block: Solar System
3rd block: Solar Interstellar Neighborhood
4th block: Milky Way
5th block: Local Galactic Group
6th block: Virgo Supercluster
7th block: Local Superclusters
8th block: Observable Universe

Buna göre galaksimizin "Galactic Longitute" resminde sarmal kollardan oluşan bir spiral şeklinde olduğu gösterilir. Ama,

37.6 - Biz, en yakın göğü (Dünya gökyüzünü) ziynetlerle, yıldızlarla donattık.

ayetindeki en yakın gökyüzü, bizi çevreleyen ilk sarmal kol olmalıdır. Bunu linkini verdiğim resimde ya da resmindeki Milky Way Galaxy resmindeki 4. parçadan daha yakından görebilirsiniz.

Sorun, bu. Yoksa, Samanyolu galaksisinin sınırlarının ne olduğunu iyi kötü biliyoruz. Burada en yakın gökyüzü nerededir: Güneş sistemini çevreleyen ilk sarmal kol mu, yoksa tüm sarmal kollarla birlikte Samanyolu galaksisi mi?
Sayin upuaut, ancak bir önceki mesajinizda halbuki böyle demiyordunuz

....Viking 1 Samanyolu galaksimizin dışına çıktığı bölgedeki temsili resmi...... bunu yazan da siz idiniz. Yoksa yanlis mi okuyorum?

Neyse önemli degil esip gectim.

Simdi gelelim konuya;

NASA da Güneş Sistemimizin sınırlarını tam olarak kestiremiyor.
diyorsunuz. Evet dogrudur, cünkü

Yildizlararasi uzay, bir galaksi icinde bulunan alana denilir, bu alanlarla yildizin etrafina (kendi sistemi de dahil) yakin heliosfer kaplar. Gezegenlerarasi uzay da günes sisteminin icinde yer alarak bunun icindedir. Galaksi disi alanlarda ise Intergalaktik arasi uzay bulunur.


Günesin etrafinda genis gezegenlerarasi bölgedeki günes rüzgari ile birlikte manyetik dalgalari sürükleyerek Heliosfer bu alanlarda etkilidir.

Gezegenlerarasi ve yildizlararasi uzay arasindaki sinir, günes rüzgarini yildizlararasi madde tarafindan durdurularak "heliopause" ile tanimlanir. Günes ve rüzgari ile birlikte bölgenin "bu siniri" kesin mesafesi henüz bilinmemektedir, ancak 18 milyar kilometre civarinda oldugu tahmin edilmektedir. Günes sisteminin dis sinirlardan biri "Terminasyon sok"la da belirlenmis. Günes rüzgarinin etkisiyle parcaciklarin, yildizlararasi gaz'in etkilesimi nedeniyle aniden yavaslayarak isinir. Günes rüzgari bu noktaya kadar diger alanlarda etkilenmeden, ancak plazmadaki basinc ve yogunluk'daki bozukluklar nedeniyle akisi biraz daha yavas hareket eder ve yildizlararasi maddeye karisarak son bulur.


Heliosferin kapsamindaki kosullara isik tutacak ve "heliopaus"'yaya Voyager 1 ve Voyager 2, uzay sondalari ile muhtemelen 2020 yilinda ulasilmasi bekleniyor. Ve buradan da gelecek olan veriler ile siniri tam olarak netlik kazanacaktir.

Güneş'i merkez olarak kabul eden bir sonsuz küre mi olarak kabul edeceksiniz? (upuaut)

Yahu nereden cikariyorsunuz bunu????

Kimse böyle bir iddiada bulunmadi ve böyle bir iddiam da olmadi.

Bakiniz suraya günes sisteminin sinirlari nereye dayaniyor

Su örnekten anlayabiliriz;


http://upload.wikimedia.org/wikipedi....ogv.360p.webm


Verdiginiz örnegi önceden biliyor ve incelemistim (Block 1-8)

Burada en yakın gökyüzü nerededir: Güneş sistemini çevreleyen ilk sarmal kol mu, yoksa tüm sarmal kollarla birlikte Samanyolu galaksisi mi? diye soruyorsunuz.

Sayin upuaut sarmal kollar ile birlikte bulundugumuz samanyolu galaksimiz su anki durumu, 4 saatlik bir filmin parcasi gibi kozmik anlamda saniyelik sipsak cekilmis bir fotografidir. Milyarlarca yil önceki hali simdiki gibi degildi, ve milyarlarca yil sonra su anki gördügümüz seklinde de olmayacaktir, daha bundan ziyade komsu galaksi Andromeda ile carpisarak birlesecektir veya dezenformasyona ugrayacaktir, bunun örnegini cokca görürüz.

Bu nedenle dolayi ister sarmal kollarda olsun, ister tüm sarmal kollar ile birlikte samanyolu galaksimiz olsun, buralarda en yakin gökyüzünü aramak kusura bakmayiniz bence sacmaliktir! cünkü buldugunuz bu en yakin gökyüzü bir bakmissiniz diger galaksi ile birlikte carpisarak gümbürtüye gitmis olacaktir!

Hem farzedelim, hadi dediginiz bu "en yakin gökyüzü" tüm galaksiyi kapsasin, birinci kat da burasi olsun, ve diger galaksilerde de diger 6 katlari bulduk mu, alin size, allah'in yedi kati mi olacak?

Ya evrende sonsuz sekilde milyarlarca milyar kez diger galaksilerdeki kat'lari nereye sigdiracagiz???

Maalesef olmuyor sayin upuaut, zaten kur'an en yakin gökyüzü derken, dünyamizin gökyüzünden kastediyor ve bunun icine yildizlari da koyuyor, hepsi bu. Öyle dediginiz gibi olsaydi kur'an'in allah'i galaksiler üzerine de yemin ederdi? ama biliyoruz böyle birseyin olmadigini ve zeytine, incire, aya günese vs.vs. yemin ettigine de tabii ki sahit oluyoruz.

Ayrica NASA verdiginiz haberin asilsiz oldugunu aciklamis ; http://www.nasa.gov/mission_pages/vo...r20130320.html

Yani anlayacaginiz Voyager 1 hala günes sistemimizi terk etmemis ve kaldiki galaksimizin disina cikabilmesi icin yaklasik 70 bin isik yili katetmesi gerekirdi, ve buda su demektir isik hizinda bir uzay gemisi, yolculugu esnasinda gecen süre ise 70 bin yil. Ah..ah..keske böyle bir teknolojiye sahip olsak da su insanlarda birbirlerini yemese....

Iyi forumlar...

İnsanlık onuru her şeyden üstündür
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Suç ekonomisinin cirosu 8 milyar lira! AlbatrosS Politika 10 30-09-2017 16:06
Ol denince 13.7 milyar yıldamı oluyor? qw19 İslam 140 08-09-2012 22:54
13 milyar yıllık ışık hüzmesi yalnizs Fizik 0 29-08-2011 22:58
Bir Milyar Yaşındaki Yaşam Formu Bulundu! ahmetsln Biyoloji 0 16-04-2011 20:30
Allah Varsa da Vardı, Yoksa da Gene Vardı. Her iki durumda da vardır. :) allame İslam 107 02-04-2011 23:11

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:04 .