Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 09-02-2005, 17:59
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart İSLAM AYNI ZAMANDA BİR İDEOLOJİ MİDİR?

“İdeologie” terimi ilk defa, Fransız ihtilali sırasında, filozof “A.-L.C. Destutt de Tracy” tarafından kullanılmıştır. “Düşüncelerin Bilimi” teriminin kısaltılmış şeklidir. Bazı filozoflara, örneğin John Locke ve Etienne Bonnot de Condillac’a göre, insanın bütün bildikleri “düşüncelerin bilgisinden” ibarettir. Bacon’a göre bilimin amacı yalnız insanın bilgisini artırmak değildir. Aynı zamanda onun dünyadaki yaşamını islah etmek, düzeltmek ve değerini artırmaktir. Düşünce biliminin şu ilginç görevleri vardır:

“İnsanı, aklında mevcut önyargılardan arındırarak ona hizmet etmek, hatta onu ilerde karşılaşabileceği güç durumlardan kurtarmak ve onu mantığın hükümranlığına hazırlamak....”

Destutt de Tracy ve onun gibi düşünenler, Fransa’yı rasyonel ve bilimsel bir sosyeteye dönüştüreceğine inandıkları, milli eğitimi kapsayan, geniş bir sistem tasarımlamışlardır. 1795-1799 arasında, bu düşünürlerin inançları Fransa cumhuriyetinin resmi doktrini olarak kabul edilmiştir. Napolyon önce Destutt de Tracy ve arkadaşlarını desteklemiş ama, savaş kaybetmeye başladıktan sonra onları suçlamıştır. Destutt de Tracy tarafından ortaya atılan bu iddiasız terim, birden yeni ve duygusal bir boyut kazanmıştır. Napolyon bu terime olan güvensizliğini belirtmiş ve kısa bir süre içince ideoloji kelimesi, çevrildiği bütün dillerde, hem övgüyü hem de suistimali simgeleyen bir terime dönüşmüştür.

İdeolojiyi geniş ve dar kapsamlı olarak iki şekilde tanımlamak mümkündür.

Geniş konteksde ideolojiyi, “herhangi bir faaliyete veya politik görüşe bir dizi düşünce sistemi ile yaklaşmak” olarak tanımlamak mümkündür.

İdeolijiyi daha dar bir kontekste ele alırsak, beş niteliğe sahip olduğunu görürüz.

1. İnsan deneyimi ve dış dünya hakkında ayrıntılı açıklayıcı kuramlar içerir.
2. Sosyal ve politik organizasyonlar için çeşitli programlar düzenler.
3. Bu proğramları uygulamadaki güçlükleri kabul eder.
4. Diğerlerini tatmin ve ikna etmeye çalışmaktan çok, bünyesinde sadık izleyiciler toplamaya çalışır.
5. Halka açık ise de, daha çok entellektüeller arasından liderlik rolünü oynayacakları (idealistleri) yeğler.

İdeolojileri dinlerle aynı kategori içinde incelemek mümkündür. Her ikisi de “bir tür” total sistem oluştururlar. Her ikisinin de ilgi alanı “davranış ve gerçeklerle ilgili sorunlar” şeklinde özetlenebilir.

Yine de, genel olarak, dinlerle ideolojiler arasında, aşağıda açılamaya çalışacağım, bazı farklar vardır.

1.Gerçeklere olan dinsel yaklaşımın kökeninde ilahi düzen vardır. Bu düzen dünyayı ve öte dünyayı kapsamına alır. İdeolojistler yalnız dünyasal etkinliklerle uğraşırlar.
2.Dinler, ideolojiler gibi, adil toplum vizyonunu uygulamaya çalışırlar ama, pratik politik proğramlardan yoksundurlar.
3.Dinler daha çok imana ve dua etmeye önem verirler. İnsan ruhuna hitabederek, onu temiz tutmaya veya temizlemeye çalışırlar.
4.İdeoloji daha çok gruplara, ülkelere, ya da sınıflara hitabeder. Dinlerin etki alanı çok daha geniştir.
5.Dinler varlıklarını Tanrısal emirlere borçludurlar. İdeolojiler ise insan mantığının eseridirler.
6.Her ikisi de vaat, taahhüt ister ama, dinlerde vaatin yeri sorgulanabilir. Kişilerin din konusunda bir seçenekleri olmayabilir. İdeolojileri ise seçebilirler.

Bu gözlemler karşısında İslam’ın yerini saptamaya çalışırsak açıkca görürüz ki İslam, bir dinden çok ideolojiye daha yakın bir sistemdir.

Çünkü İslam, ideoloji gibi ve diğer dinlerden farklı olarak:

•İnsan deneyimi ve dış dünya hakkında ayrıntılı açıklayıcı kuramlar içerir.
•Sosyal organizasyon için ayrıntılı olmasa bile, kesin bazı programlar düzenlemiştir. Kur’an’da onları bulmanız mümkündür.
•Bu proğramları uygulamanın güçlüğü Kur’an’ın birçok yerinde çeşitli şekillerde dile getirilmiştir. Daha çok insanın doğasına değinen Kur’an, Müslüman’ların karşılaşacağı çeşitli zorluklara da işaret eder.
•İslam önceleri herkesi bünyesi altında toplamaya çalışmış ise de, başlangıç döneminde kadınlara ve kölelere, fakir ve ezilmişlere daha önem vermiştir. Onlar İslam’ın sadık izleyicileri olmuşlardır.
•Muhammed her ne kadar İslam’ı halka açık tutmuş ise de, bazı ünlüleri (güçlü Arap figürlerini, idealistleri) aynı çatı altında toplanmaya da çalışmış ve onları İslam’a davet etmiştir. Hatta Muhammed onları yeğlemiştir.

İslam ayrıca:

•İdealojistler gibi dünyasal etkinliklerle de uğraşan bir dindir.
•İslam bazı pratik proğramlara sahip bir dindir. Bazıları Kur’an’da vardır. Diğerleri ise Kur’an temel alınarak, sonradan tasarımlanmışlardır.
•İslam dua ve imana önem verdiği kadar, maddiyata da önem veren bir dindir.
•İdeoloji daha çok sınıf ve ülkelere hitabeder. İslam da öyledir. Daha çok Arap’lara hitabeder.

Bu gözlemler karşısında Hacı şu sonuca varmaktadır:

İslam bir din olmaktan çok, bir ideolojidir.

Böyle bir sonuca varmanın ne gibi bir anlamı ve önemi olabilir? İslam’ın bir din veya ideoloji olması ne farkeder?

Bu soruları ve konu ile ilgili diğer hususları ilerde tartışmak üzere...

Selamlar.

HACI
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 10-02-2005, 17:18
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

Dikkat ederseniz.. İslam''ın ideolojisinden değil, İslam''ın kendisinin bir ideoloji olmasından bahsediyorum. Her dinin kendine göre bir ideolojisi, felsefesi vardır. Ama İslam''ın kendisi bir ideolojidir.
Bu kavramla ideolojisi olmak arasında bence dağlar kadar fark var.
İdeolojiyi şöyle tanımlayabiliriz.

Bireylere, gruplara, sınıf veya kültürlere ait sosyal gereksinimleri ve esinlemeleri yansıtan düşünceler bütünü....

veya başka bir deyişle...

Politik, ekonomik ve diğer sistemlerin temelini oluşturan doktrinler ya da inançlar dizisi...


İslam''ı bilen birisi bu dinin tümünün bir ideoloji olduğunu görür. İçinden bir ideoloji çıkartmaya gerek yoktur. Çünkü tamamı eski Arap ve Yahudi ideolojilerinden oluşmuştur.

Diğer dinlerden farkı buradadır.. Hızla yayılmasının ve kitlelere kolaylıkla hükmetmesinin nedeni de İslam''ın bu ideolojik niteliklerinde gizlidir. Bireyleri, grupları, sınıfları, ülkeleri, kültürleri modifiye ederek, onlara hakim olmakta ve insanları doktrine etmektedir.

Salt bir din olsaydı, bazı ideolojileri de olan bir doktrin ve inançlar silsilesi olarak kabul edilebilirdi. Ama İslam''ın dinsel tarafı daha az basmakta, ideolojik tarafı bu dine hemen tümüyle hakim olmaktadır. Milliyetçilik, yörecilik, sevgi, saygı, anlayış, fedakarlık, cömertlik, iyilik ve diğerleri gibi hemen her türlü insansal duygular bu dinin içinde eriyip, kaybolmaktadırlar. Ve bundan İslam''ın bir ideolojisi olması değil, İslam''ın kendisinin bir ideloloji olması sorumludur..

HACI
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 09-02-2019, 11:25
Engse Hohol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Engse Hohol Engse Hohol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.865
Standart

Dünya'da yalanı en çok islam inancında müslümanlar kullanıyor, örnek "ya rabbi ölüyorum şahit ol, sana kul olmaya adayım allahım. hazreti muhammed'e şikayet ediyorum bu askerleri, senin beytullahına sahip çıkmıyor bu askerler ya habiballah, meleklerin şahit olsun" diyerek dua eden adam ölüm takliti yapıyor ama kimseyi kandıramıyor, allah da kanmıyor olmalı ki adam tutuklandı.

TV haber bültenleri çoğunlukla akp'nin turkuvaz medyasına ait oldukları için müslüman çirkeflikleri yayınlanmıyor. ahaber, yayınlayabilecek haber bulamayınca, haber bolluğu içerisinde kıtlık çekiyor ve sahte haber düzenliyor, bir örnek, geçen gün chp belediyelerini kötülemek için röportaj ile görselin yamalanması tekniğini kullanarak haber üretmeyi başardılar.

ahaber yoldan geçen amcayı oyuncu diye oynatıyor, ahaber'in Türkiye'de en önemli şey olan enflasyonu, ekonomik krizi haber yapacak erdemi olmayınca haber kıtlığı çekiyor.

ahaber önceden ayarladığı kişilerle düzmece röportaj yaparken yakalanıyor, ahaber röportaj yapmak için para ödeyerek figüran vatandaşları kullanıyor, senaryo kelimelerle röportaj tamamlanıyor.

islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:29 .