Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 13-09-2008, 05:12
sheyhzade - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sheyhzade sheyhzade isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Sep 2008
Mesajlar: 170
Standart Fetullah Gülen: Amacı, Evler ve Okullar

Fethullah Gülen ya da Fetullah Gülen(d. 27 Nisan 1941, Pasinler, Erzurum), emekli vaiz, yazar. Said Nursi'nin kaleme aldığı Risal-i Nur eserlerinden faydalanmıştır. 30'u aşkın kitabı ve çeşitli dergilerde makaleleri yayımlanmıştır. Farsca ve Arapca bilmektedir. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfi'nın kurucuları arasındadır ve vakfın onursal başkanı kabul edilir. Gülen, dinde yenilenmeci görüşleri ekseninde oluşan ve özellikle toplumun muhafazakar kesiminden destek bulan Gulen Harekati'nin fikrî önderidir. Dinde yenilenme ve dinlerarasi diyalog konusundaki fikirleriyle yalnızca cemaati içinde değil, filozoflar ve sosyal bilimcilerin içinde olduğu bazı kişiler tarafından da çağdaş İslam düşüncesine yön veren önemli bir düşünür olarak kabul edilmektedir.
Kimi akademisyen ve yazarlar tarafından da seriatci ve gerici olarak nitelenen Gülen, lideri olduğu cemaat vasıtasıyla Laik Turkiye Cumhuriyeti'ni yıkarak, yerine şeriata dayalı bir İslam devleti kurmaya çalıştığı belirtilmiştir. Ayrıca, Gülen'in bu amaç doğrultusunda, başta polis teşkilatında olmak üzere, pek çok devlet kurumunda örgütlendiğine ve bürokrasiyi ele geçirerek, devlet yönetimine egemen olmak istediği iddia edilmiştir.(WIKIPEDIA)



Ağabey: Fethullahçı eğitmen, yol gösterici. İnsanları cemaate çekmeye, cemaati hoş göstermeye çalışan kişi. Temel Fethullahçı birim.
Abla: Kadınlar arasında “ağabey”lerin rolünü üstlenen kişi veya kişiler.
Şakirt- Şakirde: Çırak, talebe çömez gibi anlamları vardır. Ağabey ve ablaların yetiştirdiği Fethullahçılara denir. Olgunlaştıklarında “o artık şakirt oldu” denilir. Her ağabey ve abla da bir üstündeki emir aldığı kişiye göre “şakirt ya da şakirde”dir.
Ağabeylik-Ablalık: Hiyerarşi sisteminin kod adları.
İlgilenmek: Ağabeylerin önceden belirlenmiş insanlara yakınlık göstererek, arkadaş olarak onları çeşitli yollarla Fethullahçılığa dahil etmesidir. Bu yollar ilgilenilen kişiye, yere ve zamana göre faklılık gösterir. Diğer adı “kafalamak”tır.
Hizmet: Özelinde Fethullahçılığın, genelinde Nurculuğun cemaat içindeki adı.
Dershane: Fethullahçı yapılanmanın evleri. Buralar dışarıya “üniversiteli talebelerin kaldığı evler” olarak tanıtılır. Diğer adları Işık Evi ya da Nur Evi’dir. Kaynağını sahabe devrindeki İbn-i Erkan evlerinden aldığı söylenir. Fethullah Gülen'e göre kapılarına kilit vurulmuş zaviyelerin, kışlaların, tekkelerin görevini yapan evlerdir. Bu evlere giriş ve çıkışlar mümkün olduğunca gizlilik içinde yapılır. Işık evlerinden sorumlu bir ev imamı vardır. Bu imamlar 6 ayda veya 1 yılda değişir. Evin maddi girdisi ve çıktısıyla ilgilenir yukarıdaki imamlara rapor verir. Bu evlerde genelde 4-5 kişi yaşar. Umumiyetle kiralanır. Fethullah Gülen’e göre bu evler Işık Süvarilerinin Kışlaları’dır. Fethullah Gülen bu evlerde yetişmeden, sabırla pişip olgunlaşmadan yapılan her işin “ham hayal” olduğunu savunur.
İaşe: Evlerin giderleri için toplan para.
Hocaefendi: Fethullah Gülen. “Amerika’daki mübarek zat” da denir. Kesinlikle adı-soyadı ile hitab edilmez. Bu büyük saygısızlık kabul edilir. Eskiden kullandığı takma adları Abdülfettah Şahin ve Hikmet Işık’tır. Altında üç yıldız ( * * * ) olan yazılar da kendisine aittir.
Üstad: Bediüzzaman Said Nursi.
Büyük Ağabeyler: Adları örgütün alt kadrolarının sık duymadığı fakat üsttekilerin çok iyi bildiği bazı isimlerdir. Başlıcaları: İsmail Büyükçelebi, Latif Erdoğan, Abdullah Aymaz (İsmail Yediler ya da Safvet Senih), Hüseyin Gülerce, Alaaddin Kaya, Ali Bayram, Harun Tokak, Ekrem Dumanlı’dır.
Ders Çalıştırma: Öğrencileri evlere çekmek için başvurulan en temel ve vazgeçilmez yöntem.
Sohbet: Haftada bir, aynı gruptaki, çoğu arkadaş ve birbirini getiren kişilerin evlerde toplanarak bir vaiz eşliğinde dini, güncel, politik konuları daha çok monolog olarak tartışmasıdır. Yarım saat ile bir saat arasında, genellikle Fethullah Gülen’in kitaplarından parçalar okuyan “sohbet abisi” sohbetin bitiminde katılanların birbiri ile kaynaşması için şakalar, takılma yollu münasebetler kurar. Daha sonra çay içilir, futbol ve malayani başka konular etrafında ortama şerbet verilir. Toplantının kod adı “çay içmek”tir.
İstişare: Sohbette istenilen verimi sağlayan kişiler bir üst kurul olan ve yine haftada bir toplanan bu toplantılara çağırılır. Kimin kaç kişi daha getireceğinden, getirilen arkadaşların ilerleme seviyesine, burada bulunmayan kişilere nasıl davranılması gerektiğine kadar “istişare abisi”nin açık açık anlattığı yerdir. Ciddi bir ortamdır. Bir üst birimden gelen emirler buradaki insanlara aktarılır ve haftaya kadar bunları yapması istenir.
Tedbir: Cemaate zarar gelmesini engelleyici her tülü yol. Ortamın bir savaş ortamı olduğu vurgusu sık sık yapılır. Bu sebeple cemaat üyeleri “hile mübahtır” felsefesiyle hareket ederler. Bu doğrultuda gerekiyorsa yalan söyleme dahil her yol açıktır. Evlerden teker teker çıkmaktan, kitapları insanlar fark etmesin diye ciltlemeye, gerekirse en usturuplu yalanları söylemeye kadar her şey “tedbir dairesi” içinde mütalaa edilebilir.
Maç: Aynı sohbet grubundaki kişilerin kaynaşması amacıyla yapılan halı saha maçlarıdır. Haftada bir yapılır.
Gezi: İstişarelerde yukarıdan verilen emirler doğrultusunda bazen orman içine, bazen deniz kenarına, bazen tarihi yerlere, bazen de hamam veya uzaktaki bir lokantaya yapılan toplu gezilerdir.
Keyfiyet: Sohbet abisi ya da istişare abisinin grubundan istediği haftalık yapılacaklar listesidir. Listede oruç tutmak, Hocaefendi kitaplarından en az belli sayıda sayfa okumak, Risalelerden en azı belirlenmiş sayfalar okumak, Kuran-ı Kerim’den yine en azı önceden belirlenmiş sayfalar okumak gibi manevi sayılabilecek işler yanında maddi faaliyetlere de yer verilir. Bunlar ise Sızıntı abonesi yapmak, Zaman abonesi yapmak, Fethullah Gülen’in kaset ve kitaplarını ücretsiz olarak eşe dosta dağıtmak gibi faaliyetlerdir. Verilen bir nevi çeteledir.
Risale: Risale-i Nur’un kısaltmasıdır. “Kırmızı kitap” da denir.
Esnaf Ağabey: Okumayan, daha çok küçük ya da orta ölçekteki işyeri sahibi sohbetlere devam eden kişi.
Mütevelli Ağabey: Esnaf Ağabey’in istişarelere katılmaya hak kazanmış ve sorumluluk yüklenmiş, bu anlamda “işi bilen” sınıfına yükselmiş hali. Para ve her türlü maddi-manevi desteğini esirgemeyecek hale getirilmiş insan.
Gazete: Zaman Gazetesi. Örgütün temel yayın organı. Tirajının cemaat içinde ayrı bir önemi vardır.
Sızıntı: Dergi faaliyetlerinin en önemli sac ayağı. İsteyen istemeyen, abone olan olmayan, herkese ama herkese ulaştırılması istenir. Yılbaşına yakın abonelik koçanları gelir. Herkesin sayısı bazen binlere varabilecek şekilde abone kazandırması beklenir.
İmam: Faaliyetlerden sorumlu kişi. Yetki alanı bir üstü tarafından belirlenmiş yürütme işinin temel birimi. Her evden sorumlu olan kişi bir “ev imamı”dır. Yine her “semt”den, her “bölge”den, her büyük bölgeden, her okuldan, her devlet dairesinden, her istişareden, her sohbetten sorumlu olan bir “imam” mutlaka vardır.
Kolejler: Fethullahçı özel okullardır. Cemaat içindeki insanlardan çocuklarını buralara göndermeleri özellikle istenir. Hatta okulların tanıtım faaliyetlerine katılmaları beklenir. Bu okullardan “bazıları”: Nilüfer, Fatih, Samanyolu, Yamanlar ve Serhat kolejleridir.
Müceddit: Peygamberden sonra her asırda geldiğine inanılan din alimi. Said Nursi’nin micedditliği tartışılmaz bir hakikat olarak evlere gelenlere anlatılır. Fethullah Gülen’in de böyle olduğu da bazen gizli, bazen de açıkça vurgulanır.
Hidayet: Fethullahçılığa erenlere, durumu kabul edip itaat edenlere yakıştırılan, anlamına bu yönde özel bir anlam yüklenmiş bir sıfattır. Bu özel yüklenen anlam, gerçek anlamının ötesinde psikolojik olarak kalıntı bırakma ve çağrışım yoluyla kafaların elde edilmesinde kullanılır. Bir kişiden nefret bile edilse “Allah hidayete erdirsin” denilerek bilinçli ve son derece ince bir hesap güdülerek bir anlamda ilk tohumlar atılır. Bu, insanların düşmandansa en azından sempatizan ya da etkisiz eleman olarak kalmalarına da bir kapı açmaktır.
İrtibat: Dar anlamıyla Fethullahçı olan herkesin düzenli olarak birbiri ile irtibatta olması beklenir. Sohbetler, istişareler, maçlar, geziler hep bu amaçladır. Ağabeyler ve ablalar ilgilendikleri kişilerin evlerine, iş yerlerine sık olmasa da ziyaretler gerçekleştirirler. Telefon açmalar, kısa mesajlar, e-mailler ile hep hatırda tutuldukları vurgulanır. Bu anlamda örgüt kişileri çok zor gözden çıkarır. Hele o kişi örgütün ilerlemesi için gerekli olan para, maddi- manevi güç, başarı gibi vasıflara haiz ise irtibat asla koparılmak istenmez. Bu kelimenin geniş anlamı da herkesle olan münasebetleri işaret eder. Herkesle bir gün faydalanmak gerekçesiyle iyi ilişkiler kurulur.
Şer Odakları: Bunların en başında Türk Silahlı Kuvvetleri gelir. Daha sonra o günün şartlarına göre Fethullahçılıkla uğraşan gerçek ve tüzel kişilerin tamamı bu sınıflamaya girer. Tabirin eş anlamlıları “solcu, komünist” ve duruma göre de “ateist”dir. Kamuoyunda da “bizimle komünistler uğraşır ancak” diye toplu şartlandırmalar yapılır.
Beton Kemal: Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya takılan adlardan biri. Diğerleri de “Musti, Kefere, Deccal, Öküz Aleyhisselam, Öküz Kemal, Kemal Ağa”dır.
İlim: Bilinen manadaki bilimden farklıdır. İnsanı Allah’ı bilmeye, tanımaya götüren pozitivist olmayan bilgidir. Fethullahçılara göre bilim yanılır ama ilim asla yanılmaz.
Maklube: Fethullahçıların özel yemeği. Tencerede pişirilir. Katmanlar halinde pirinç pilavı, patates ve et ile yapılıp tencerenin bir tepsiye ters çevrilmesiyle devam edilir. Ortasında bu yemek bulunan tepsinin kenarlarına doğru, ışınsal şekilde yoğurt ve salata eklenip tekrarlanarak servis edilir. Yemeğin içine konan 2 ya da 3 adet nohut tanesinin kime çıktığına bakılarak “Güllüoğlu”ndan tatlı ısmarlaması beklenir. Anlaşılacağı gibi kaynaştırıcı ve paylaşımı ön plana çıkaran bir nevi merasimdir.
Himmet: Toplu para toplama merasimi. Genellikle ABD’den gelen ve ayağının tozuyla sohbet veren bir “önemli abi”nin vaizliğinde gerçekleşen “dokunaklı ve gözyaşı yüklü” bir sohbet sonrası katılımcılardan herhangi bir makbuz, belge karşılığı olmaksızın para toplandığı törenvari toplantılar. Bu toplantılarda gelecek dönemde verilecek paraların da sözü alınır.
TÖV: Örgütün yayınevlerinden birinin adıdır. “TÖV’den okumak ya da TÖV okumak” diye bahsedilen ise Fethullah Gülen’in kitaplarını okumaktır.
Gönül Eri: Fethullah Gülen’in “ağabey” tanımıdır. “Muhabbet fedaisi, kalp insanı, hizmet eri, ışık eri, ışık süvarisi” gibi başka tanımlamaları da hep bu kişileri işaret eder.
Altın Nesil: Fethullah Gülen’in tasvirlerinde “bir eli Kuran’da, bir eli bilgisayarda olan” diye de bahsettiği, kendisinin izinde yürüyen ağabeyler-ablalar topluluğu. Diğer adı “Beklenen Nesil”dir.
Başyüceler: Fethullah Gülen’in “en iyi gönül eri” tanımına girenler.
Talihsiz Dönem: Fethullah Gülen’in Cumhuriyet Türkiye’sine taktığı isimlerden biridir. Diğerlerini de “karanlık ya da upuzun hicranlı dönem” diye kitaplarında bol bol kullanır.
Karşı Cephe: Fethullah Gülen’in önceleri laik kesim için kullandığı, şimdilerde kendisine karşı olan herkesi dahil ettiği insanlardır. Sık sık aynı anlamlı olarak “hasım cephe” tanımını da kullanır.
Karşı Cepheye Aksiyoner Tavır Almamak: Bu cümle çok önemlidir. Çünkü Fethullah Gülen’in burada 1950'li yıllara atıfta bulunarak Said-i Nursi'yi “karşı cepheye aksiyoner tavır almamak” gerekçesiyle üstü kapalı eleştirir. “...50'li yıllardan bu yana tam 40–45 yıl geçmiştir. O dönemde, 10 yaşında olanlar, şayet mevsimi geldiğinde üniversite okusalardı, şimdi zirvelerde ya da zirveleri zorlayan konumlarda olacaklardı. 20 yaşında olanlar 60–65 yaşında olacaklardı ki bu da onların başbakanlar, reis-i cumhurlar seviyesinde en olgun dönemlerini yaşıyor olmaları demekti” ifadesi ile devleti diğer önemli mevkileriyle en üst düzeyde ele geçirmeyi amaçladığı anlaşılmaktadır.
Maarif: Fethullah Gülen’in çok önem verdiği Milli Eğitim Teşkilatı. Fethullah Gülen burayı ele geçirilmesi ve elde tutulması çok önemli kalelerden biri olarak sayar.
Mabede Giden Yolların Kapatıldığı Zaman Dilimi: Fethullah Gülen’in Atatürk ve İsmet İnönü dönemini kastettiği zaman aralığı.
Makam Ve Mevki: Fethullah Gülen’in başta devlet kademeleri olmak üzere öncelikli hedefidir. Bu bir ilk hedeftir. Tamamı tüm devleti, tüm kurumları, tüm dış devletleri ve dünyayı ele geçirmektir. Buna göre; makamlar öncelikli, kişiler ikinci plandadır. Bu nedenle kişiler makamlara tercih edilmekte ve gerekirse ya da herhangi bir nedenle güç durumda kalındığında kişiler feda edilerek yerlerine hazır tutulan kendilerinden olan kişilerin getirilmesi için yoğun çaba sarf edilmektedir. Mümkün olmaması halinde mevcut bürokrat ya da siyasetçilere hoş görünmek suretiyle kendi tabirleriyle 'Kullanabildiğin sürece ya da sana zarar vermeyecekse istifade et' taktiği ile yönetim kademelerini kontrol altında tutmaya çalışmaktadırlar.
Kandan İrinden Deryaları Geçmek: Fethullah Gülen’in yazılarında ve vaazlarında sık sık kullandığı bu tabir adeta bir slogandır. Tam cümle şudur “Hizmet insanı gönül verdiği dava uğrunda; kandan, irinden dar yolları, deryaları geçip gitmeye azimli ve kararlı; varıp hedefine ulaştığında da sahibine verecek kadar olgun ve yüce yaratıcıya edepli ve saygılı, muvaffakiyetinden ötürü alkışlayacağı kimseleri de putlaştırmayacaktır”. Görüldüğü gibi hem mücadelenin tarzını anlatmakta, hem de lidere tabi olmak suretiyle ondan “irşad” ve emir beklemeyi telkin ettiği açıkça ortadadır.
İrşad: Adam kafalamanın, ilgilenmenin en kibar ve akademik söylemidir. Burada da sözcüğe asıl anlamının üstünde özel bir anlam yüklenmiştir. Kastedilen “irşad” şahısların Fethullahçılık yoluna yöneltilmeleridir.
Tebliğ: İrşad gibi anlamına ek bir anlam yükleyerek kullanılan bir diğer tabirdir. Burada da ek anlam gerçek anlamın ötesindedir. Yani kastedilen Fethullah Gülen’in mesajının duyurulmasıdır. Bu anlamda insanları Fethullahçılığa davettir.
Tesbihat: Vakit namazlarından sonra toplu olarak yapılan zikir ve dualardır. Cemaat içinde bunları ezbere bilmenin ayrı bir yeri vardır. Şakirtlikte ilerleyenlerin bunu ezbere bilmesi beklenir.
Teheccüd: Gece uykudan kalkılarak kılınan namazdır. Bu konu ayrı bir önem arz eder. Evlerde bir gün bile kalınsa “teheccüd”e kalkılması misafirlerden çoğu zaman beklenen bir şeydir. Evlerde her gün kalkılmamasına rağmen, misafir olarak kalındığında çoğu zaman gece ibadetine kaldırılırsınız.
Kavmiyet Fikri: Bu deyiş kapalı olarak Türk milliyetçiliğini işaret eder. Milliyetçiliğin her türlüsü, ki buna Atatürk ilkelerinden biri olanı da dâhildir, nefretle karşılanır. Mücadele edilmesi gereken temel fikirlerden biri olarak telakki edilir. Ama gerektiğinde en öde giden milliyetçiler de yine Fethullahçılar olur. Fethullah Gülen bir anda karşımıza bayrağımızı dünyanın dört bir yanında dalgalandıran, Türkçenin tüm dünyada konuşulmasını sağlayan, Türkiye ve Türklük için ömrünü feda etmeye hazır, ölse bile bu topraklara gömülmek isteyen milli ve ulusalcı bir şahsiyet olarak çıkar.
Hicret: Fethullah Gülen’in yeni anlam yüklediği kavramlardan biri daha. Kavram Fethullah Gülen’in Amerika’ya gidişinden sonra çıkarılmıştır. Dinin Türkiye sınırları içinde rahatça yaşanamadığı, yayılamadığı bu sebeple başta Amerika olmak üzere çeşitli ülkelere göç etmek gerektiği mesajına dayanır. Gidilen ülkelerde çevreye karşı nasıl tavır alınacağı, neler yapılacağı, hepsi önceden kararlaştırılmıştır.
Amerika: Fethullah Gülen’e bağrını açmış bu toprakların örgüt içinde başka ve özel bir anlamı vardır. Fethullah Gülen’in “buralara gelin” çağrısıyla adeta ABD’ye gitmek en kutsal yerlere gitmek kadar önemlidir. Zaman gazetesinde, 4 Eylül 1997 tarihinde “İnanmış bir insanin Batı karşısında, Batı’yla entegrasyon karşısında, Amerika'yla entegrasyon karşısında olması katiyen düşünülemez” şeklinde batı dünyasına nasıl tavır alınması gerektiği konusundaki söylemini tamamlayan şu sözleri de niyet belirtmesi açısından oldukça açıklayıcıdır “Amerikalılar istemezlerse kimseye dünyanın değişik yerlerinde hiçbir iş yaptırmazlar. Şimdi bazı gönüllü kuruluşlar dünya ile entegrasyon adına gidip dünyanın değişik yerlerinde okullar açıyorlarsa, Amerika ile çatıştığınız surece bu projelerin gerçekleştirilmesi mümkün olmaz”. Ayrıca Fethullah Gülen’in “Dünya Gemisinin kaptanı” olarak nitelediği ABD’yle asla ters düşülmemesi gerektiğini de sık sık vurgular.
Hoşgörü-Diyalog-Huzur İklimi: Bu tabirler Fethullah Gülen’in örgütü dışarıya tanıtmak için kullandığı ve kullanılmasını istediği bir nevi ambalaj laflardır. Bu aynı zamanda örgütün çoğu kuruluşunda sloganlaşmış, amblemleşmiş bir felsefenin de çekirdeğini oluşturur. Bu felsefe diğer insanları mümkün olduğunca ürkütmemek, düşman kazanmamaktan başlayıp insanlardan cemaat için kazanılacak en üst faydalara kadar giden yolu gösterir. Örgütün temel savunma mekanizması ılımlı İslam üzerinde durur. Örgüt kendini “Türkiye’nin adını duyuran, çocukları ve gençleri uyuşturucu, alkol gibi kötü alışkanlıklara düşmekten kurtaran, insanlara Allah sevgisi, iman aşılayan, radikal Müslümanlığın alternatifi” olarak tanıtmaktadır. Örgüt kendini asla “örgüt, tarikat, Fethullahçı” olarak tanıtmaz. Bir “gönüllüler hareketi, Asrın Dertli İnsanı’nın tavsiyelerini dinleyen yüce mefkûre insanları, Hocaefendi’nin irşadıyla hareket eden yüksek kametler” gibi tanımlamalar yapar. Tanımlardan da anlaşılacağı gibi bu izahların da hepsi Fethullah Gülen’e aittir.(ALINTI'DIR)


Okullar;Turkiye ve Turkce hakkinda faliyetler,gayri resmi zihinsel cihat..
peki gercekten nedir amac?yurtdisinda onca insanin onca okullarin ogretmenlerin gercek amaci nedir?
ben gülen cematindenim ne demek veya ben mahmut efendiciyim ne demek??neden birleşme olmuyor?farklilik nicin?birisi su bizim cemaat dior,digeri suda bizimkisi...biri sakal sünet diyor biri farz diyor biri sakal Hz Muhammette de vardı diyor biri sakal olmasada olur diyor.su arapsaci(!) olmasa olmuyomu?ve calisma sistemleride bana garip gelior.bagli olduklari inanc sistemiyle is hayati tamamen farkli.aksam evlerde din hakkinda kafa yormalar,genclere biseyler aktarmalar ve sabah basi acik ogretmenlkik yapmak..ogrettiin meseleyi nicin savun muyosun? neden açılan okullara Atatürk ismi konuluyor? Onu çok sevdiklerinden mi? onu bir önder olarak gördüklerinden mi?yoksa bu düzene yaranmak için mi?veya şu ;eskiden tüm okullarda kız erkek ayrı eğitim verilirken, şimdi yavaş yavaş birleşmeye başladı yani karma bir eğitim oluyor. eskiye göre islam dininin emirlerimi değişti?bu devirde karma okumak caiz mi? caizse neden eskiden ayrı ayrı okuyorlardıda şimdi birleştiler?dine karşı hoşgörülü olmak bumu?dinin emirlerini bazı özel durumlar için yok saymak.
veya aynı şekilde dinin, Allah C.C emrini yok sayarak başınızı açıp çalışmak okullara gitmek.burda cemaate mensup bi arkadasimiz varsa ; yabancilara gösterdikleri hoşgörünün 10 da 1 ini benim gibilere göstersinler ve bizimle diyalog kursunlar.gerçekleri bizde görebilelim..(yasantimin cogu yili yurtdisinda gectigi icin-yurtdisindaki)okullarda ingilizce konusu çok ayrı bir konu başka bi konu altında tartışılır ama şunu söylüyim: dilimiz yeteri kadar benzedi,davranışlarımız da aynı şekilde,islam sünnetleri terkedip onların kültürünü girdi,turk kulturude yobazlasti.her şeye boykot israile abd ye...cemaat gorevlilerinin ceplerindeki $'lar,,€' lar kimin?boykot sadece mallaramı olur??peki amac dinsel ise,(cemaat mensubu arkadaslara soruorum) ; Azrail (as) sizi karsisinda gorunce ''what's up maannn?'' mi dicek?? yada bu ingizce aski neden?hani globallesen dunyaya ayak uyumu desem,cemaat kutuplasmasi nicin???onlar kafirler degil mi?bazen haklı yonlerde var F.G dinde çok taviz vermiştir ama çoğu kişininde imanına vesile olmuştur bunuda inkar edemeyiz.amaclari bakimindan.orlarda calisanlar ''karin tokluguna''calisior denior,,fakat ben rusyada okullari kapanmadan once gormustum hicbiri ac degildi,,cogu arkadasim ordaki ogretmenlerden borc alirdi.hepsinde son model arabalar vardi.yasam sefil degil,lukstu.
evet bir diger yandan kesinlikle bazi yonleri asikardir.degisik ulkelerden genclerin turkceyi kullanmalari ve kulturu bilmeleri insana tebessum ettirir.
peki F.G nicin amerikayi secmis,amerikadan yonlendirmistir??,,emir ve buyrulari ordan gondermistir??amerika nicin desteklemstir?turk tarihinde cogu sahis,iyi yada kotu davasi icin assagilanmis,ceza evlerinde kalmis,surgunler yemistir.peki o nicin amerikayi tercih etmisti?azerbaycan,japonyo,kirgizistan ,arabistan,misir yada iran degil de nicin amerika?islam dusmani saydiklari,hergun beddua ettikleri amerika.musluman kardeslerini katleden amerika?

(sahsi amacim bir zumreyi assagilama veya kotulemeden ziyade yorumlamaktir)

sonsuz saygilarimla
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 13-09-2008, 22:42
alperen55 alperen55 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 13 Sep 2008
Mesajlar: 27
Standart

Vallahi konunun içeriğine tam muhatıp değilim ama bu vermiş oldunuz bilgiler çoğu nurcuların elindei kitaplarda yada sohbetlerinde bilindik bir şey . ama şurası kesindişki ecevip hükümeti feftullah gülen hakkında uydurma tutuklama kararı cıkarmasa idi su anda türkiyede olurdu sanırım ama anlaşılşlıyorki amerikadan aldığı emirle hareket eden hükümet gülen i kendi ülkesinde hapis etti . ve bilinmesi erekir ki gülen türkiyede öğretim adaylarını doktorları ve bir çok bilim adamlarını yetiştiren cematlerin basında geliyor ve biliyorumki bu cemaatlerde okuma güçü olmayan kişiler de doktor vesaire ola biliyolar .... şimdi buradan yola cıkarak diyorumki fetullah gülenin doktor öğretmen yetiştirmesimi kanınıza dokjunuyor yoksa müslüma olması ve ülkesine fayz<dalı olmasımı ? bide amerikaya sığınma işi vardı dur unuttum bumu zorunuza gidiyor yoksa o zaman siyasetten olsun gecmişi iyi incelerseniz avrupa ülkeleri bile kendi bilim adamları osmanlıya yolamışlar bilim öğrensinler diye bakyorum ki sorunların hepsinede karsısınız çünkü içinizde bitmez düşmanlık var çünkü sanırım sizdede inanç yok
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 14-09-2008, 01:21
sheyhzade - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sheyhzade sheyhzade isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Sep 2008
Mesajlar: 170
Standart

alperen55´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
.... şimdi buradan yola cıkarak diyorumki fetullah gülenin doktor öğretmen yetiştirmesimi kanınıza dokjunuyor yoksa müslüma olması ve ülkesine fayz<dalı olmasımı ? bide amerikaya sığınma işi vardı dur unuttum bumu zorunuza gidiyor yoksa o zaman siyasetten olsun gecmişi iyi incelerseniz avrupa ülkeleri bile kendi bilim adamları osmanlıya yolamışlar bilim öğrensinler diye bakyorum ki sorunların hepsinede karsısınız çünkü içinizde bitmez düşmanlık var çünkü sanırım sizdede inanç yok
sy.alperen kardesim.
bakiniz gozlemlediklerimi ve bende yarattigi fikirleri bir pasaj halinde sundum.lutfen tekrar okuyunuz.sanirim o cemaatin mensubusunuz.''yabancilara gösterdikleri hoşgörünün 10 da 1 ini benim gibilere göstersinler ve bizimle diyalog kursunlar.gerçekleri bizde görebilelim..''
sizden ;.. ''öğretmen yetiştirmesimi kanınıza dokjunuyor yoksa müslüma olması'' algilamaniz bu turse,rica ediorm tekrar okuyunuz hepsini.''sayin bilmemne yada sayinida bosver ulan bilmem ne ,,o oyle deil boyle,,ondan oyle oluo bundan boyle oluyo... '' hitabinizi dahi ben diyalog olarak algilicam.neden kanima dokunsun ki,neden zoruma gitsin?neden dusman oldugum kanisindasiniz?siz ne yaptiniz ulkeniz icin,bana tas atiyosunuz? ''siz'' die hitabiniz kime hem?o zaman aciklayiniz.abilerinize sorup aciklayin.bilginiz varsa siz aciklayin.siz benim inancimi nerden biliosunuzda,yorum getiriosunuz? peki sy. kardesim.ben universite yillarimda yurtdisinda hocaefendinin evlerinde ''imam''dim desem yani ev abisiydim (cunku fatihayi benden baska bilen yoktu o evde),bana cevabiniz ne olur?buraya biseyler yazdim sizin gibi gelisiguzel birkac satir yaziim hemen karaliim,kotuliimde tarzinda deil,,yasadigimiz gordugumuz seyleri,durumlari aktardim.evet ben 3 yil cemaatin toplantilarinada katildim.evet sistemi cok cok iyi biliorum.sadece ahlaksal olmadigi icin cogu seyleride aktarma ihtiyaci duymadim,,ogretmen doktor yetistirmekmis,,yahu ablalarin abilerin yaptiklari gezilere para vermek istemediler diye ogrencileri evden atan insanlar bunlar.babasi ateist diye arkadas ortamina salmayanlar.zengin kismi el ustunde tutanlar.bir insani evliya yaptilar.eger maksat hitabetse RTE de guzel etkilio insanlari.kitap yazmaktaysa,,sacmaligin daniskasi kitaplar.evet bu gercek.butun kulliyatini okudum fakat bana risale-i nurdan farkli bi yanini,,yada bak bak burasi risalelerin kopyasi deil de.hani bisey yapmis,yaratmis de.gercekten iyi bi insan olabilir ,yardimsever vatanperver olabilir.ama adamida evliya yapmanin alemi ne?yurtdisinda kalanlar babalarinin hayrina kalmio kardesim.gorev yapanlar zaten ordan mezun olmus,turkiyede denklik alamiyanlar,,,hani su cemaat ogrenci okutuo diolar ya ,,iste o turlerde bunlar,,cemaat okutuosa yilda 1 talebe ,,o tur kosovadir,ukraynadir,makedonyadir,moldovadir,kirgi zistan vs. gibi ulkeler.yani mezun olup tr de is sorunu yasayip geri donerler,,,evet tr den kaliteli universitelerden mezun olup gidenlerde var,,ama maaslari oyle 300€ 400€ deil!!! 1500-2000€ .bedava kime ne yapmislar?ha bakiniz 'suleyman efendi cemiyeti''nin yapisi guzeldir,siyasi gorusleri bence sacmadir fakat benim icin onlar hocaefendiden 1.000.000 kez daha mantiklidir.cemaat evimi?? evet cemaatte kalan talebelerden para almazlar,iase almazlar,yardim almazlar,komur parasi gaz parasi almazlar,illede o gazeteyi al,su dergiyi al demezler,abiler ablalar belirleyip kimseyi siniflandirmazlar.geleni yollamazlar kimseyi kolay kolay kovmazlar.bi ulusu hem kotuleyip hem onun reklamini yapmazlar!!.muhakkak ki onlarinda bir dolu yanlis tavirlari var,,fakat maksadim sizin soylediklerinize hitaben cemaat olgusu..ama yazdiklarim yorumlarim yukarda.ben kendimde o cevaplari bulamadigim icin soruorum.amerika hakkinda ben ne yazmisim sizin yorumuz ne,gercekten anlamsiz.size gore ecevit yolladi dimi amerikaya?
ben zaten herseyleri kotu demedim ki.yaptiklari seylerle turk olarak sevindimde yazdimda fakat asil sizin kalbiniz sorulara ve soranlara kapali oldugu icin bu kadar problem yasanior.
sy kardesim lutfen biryerlere gitmeyiniz,ltfen topicte kaliniz.biz sizinle cok iyi anlasicaz

saygilarimla
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 14-09-2008, 01:39
berae - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
berae berae isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Jul 2007
Mesajlar: 38
Standart

yukarıda söylenilenler fethullahçıları kötülemenin yumuşakçası oluyor. nur cemeatinin yaptığı hizmetler malum,bilinen şeylerdir. bunların gizlisi saklısı yoktur. hatta denilebilir ki bu faakiyetler devlet eliyle bile yürütülüyor. sayın ecevitin fethullah gülene verdiği desteği herkes bilir. bir vefa olarak ölmeden önce yatağa düştüğünde yurt dışındaki kolejlerden öğrenciler ona ziyarete bile gelmişti. ülkede birçok kurum, kuruşluş ve kişinin bu faaliyetlere destek verdiği bellidir. ve bu cemeatin devletçi tarafı daha baskındır. yukarıda yazdığınız atatürk ile ilgili ceneat içindeki görüşler tamamen karalamaya yöneliktir. çünkü kolejlerde yabancı öğrencilere türkiye ilgili ilk öğretilenler istiklal marşımız ve atatürktür. atatürkün dini tarafının baskın olduğu, yeni türkiye cumhuriyetnin oluşumunda dini din tüccarlarından korumak için diyeneti kurduğu, her cuma namazına giderken yanında hafız mustafa diye birini götürdüğünü ve bunun sesini çok beğendiğini, şeyh ahmet senusi hazretlerinin, mehmet akifin,muhammed ikbalin ve hacı bayram veli hazretlerinin atatürk hakkında söyledikleri her nurcu tarafından bilinir. ayrıca atatürk
ün son sözünün "ve aleyküm selam"olduğunuda her nurcu bilir. ama sizin gibi -edit-bunları bilmedikleri için bir tarafı devamlı karalayıp dururlar. bazen sözden çok hal diliyle söylenenler çok önemlidir.nurcularda bunu yapıyorlar. başarılarını takdir etmekten daha başka ne yapılabilir ki. allah onlardan razı olsun.

şerif

Konu aydoe tarafından (14-09-2008 Saat 01:46 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 14-09-2008, 01:59
sheyhzade - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sheyhzade sheyhzade isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Sep 2008
Mesajlar: 170
Standart

yani bir baskasina,guzel bir yaklasiminiz yok mu sizin?nurcumusun sen,acikca soyle o zaman.hocaefendimi saf'in.nedir?surda 17 ileti yazdim,hangi birinde sizin gibi ''kit beyinli''hitabi kullandm.amaciniz ogreti deil,cevap degil ''bastirma'' gordugum,,biri dusman der,biri kit beyinli der.siz gercekten her hangi bir platformda,uygar iki insan gibi konusamaz misiniz?zindik,kafir,dusman.. bumu yani soru soran bir beyin ,sizin icin?yani illa bende mi kaba tabir kullaniim cevaben size?''geri insanlar,sizin yuzunuzden boyle olduk,dindar yobazlar...''mi demeli soze baslarken?hayu sen benim inancimi nerden biliosun da yorum getiriosun anlamadim su olayi.burda yazi yazan herkes sizin icin ateist mi?ateist olsunlar yani ne fark edicek,hic olmassa gayet medeni ,saygi icinde konusuo her birey.varya soyle biride cikip sudur arkadasim gel anlatiim,,dogru yonler bunlar desin be.davanissa davaniza yakisir sekilde anlatin millete.said nursi yazmis ya ; tukurun onlarin yuzlerine,tukurun....
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 14-09-2008, 04:52
Kandandahakan Kandandahakan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Jun 2008
Bulunduğu yer: kocaeli merkez
Mesajlar: 34
Standart

fettoş beyin yikama merkezleri, insanlari çocuk yaşta ağına düşürür

din maskesi takarak toplumda hoş bir etki yaratir, medya gücünü kullanir, tv ye çıkıp vaaz veirrken kalp gözüm açık ayağına ağlar zırlar, tiyatro yapar, cahilleri bi güzel kekler..

kazandigi paraları amerikada çatır çatır yer. orada harcadigi bu paralar amerikaya vergi olarak akar, o vergiler silah mermi ve uçak yapımı için bütçe yaratir, alınan silahlar asyada müslüman halklara karşı kullanılır ve bu utanmaz adam hala müslüanım diye ortalıkta dolanir,

Türk halkıda vay be ne müslüman adam görüyonmu vaaz verirken bile ağlıyor diye keklenir

fettoş hareketinin kısaca özeti budur

Tek yol Devrim
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 16-09-2008, 07:24
berae - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
berae berae isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Jul 2007
Mesajlar: 38
Standart

arkadaşım fethullahçı falan değilim zaten onla rbenim gibi kaba dakonuşmazlar. ama altta yazdığın amacım karalamak değildir sözüne ve atatürk ile ilgili yazdığın yazılara cevap vemek istaedim. çünkü bu kesimi çok yakından tanıyorum.sende yakından tanıyosundur. ama yorumlamalarının bir kısmı dğru değil.onlarıda kasıtlı gördüğüm için sert yazdım. çünkü masken ikinci yazında düştü. bu kadar da ikiyüzlü olma bence insan olana yakışmıyor.

şerif
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 16-09-2008, 07:42
boopss boopss isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Denetimdeki Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Sep 2008
Mesajlar: 148
Standart

Kandandahakan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
fettoş beyin yikama merkezleri, insanlari çocuk yaşta ağına düşürür

din maskesi takarak toplumda hoş bir etki yaratir, medya gücünü kullanir, tv ye çıkıp vaaz veirrken kalp gözüm açık ayağına ağlar zırlar, tiyatro yapar, cahilleri bi güzel kekler..

kazandigi paraları amerikada çatır çatır yer. orada harcadigi bu paralar amerikaya vergi olarak akar, o vergiler silah mermi ve uçak yapımı için bütçe yaratir, alınan silahlar asyada müslüman halklara karşı kullanılır ve bu utanmaz adam hala müslüanım diye ortalıkta dolanir,

Türk halkıda vay be ne müslüman adam görüyonmu vaaz verirken bile ağlıyor diye keklenir

fettoş hareketinin kısaca özeti budur
nokta..

arkadaşlar "sivil örümceğin altında" diye bi kitap vardı yada ağında..Alın okuyun..

Mason fettullah farketmez..Pastayı yapanda yiyen de mumu üfleyende hep onlardır..

Şu günkü konjüktür de ya yahudi olucan BAŞBAKAN olucan ya da FETTULLAHÇI olucan başbakan olucan..Alt kadrlar içinde budur..Sistemi bu şekilde kurmuşlar..

Amaçlarıda tümden hikaye iki tarafında..Fakiri doyurur allah için 100 vakit namaz kıldırırlar..Öbürü de fakiri doyurur kendi emelleri için piyon olarak kullanırlar..

Bunların hepsi eli maşalılar..Allahına çok güvenseydi..Gelir yatardı hapsinde namazını orda kılardı..Belki olur ya bir mucize olurda bu peygamber iyiniyetiyle allah bir delik açardı fettullaha..

yemesin kimse burda kimseyi..

Yapılanın ahlakı tartılışır..Tek başına hristiyan yada yahudi güçlerin eline bırakmamak için yapmıştır onu yapmıştır bunu yapmıştır..Onun hergün bi yerde patlayan bombalı katillerinin hesabını da çok inandığı "Allah" ı çok inandığı "Ahiret"inde soracak hesabını..

kimsede alınmasın..Bu dünya nasıl dönüyor bi okusunlar..Ondan sonra bu adam iyi desinler..

Semra teyzede hergün ağlıyodu..iyiydi vala..oğluına da yazık oldu..Gidelim 1000 er dolarda ona verelim..Her zırlayana veriliyosa ikide ben ağlıyim bana da verin..

Onun gibi müslümanlığı bu kadar tabuhaline getiren bu kadar dini saptıran daha da bir afganlar var birde iranlılar birde araplar birde onlara inananlar..

Ağlayacaksan aç oku kendin ağla..illa papaz mı lazım bi tane ağlaman için..

o kitabı okuyun da bakın neler dönüyo nasıl rantçılarla dolu..Greenpeace inden ne kadar sivil toplum örgütü varsa onlara kadar..yazmış oraya foyalarını sistemlerini..

Yoldaki dilenciyede para vermekten vazgeçin..Yanındaki komşuna pazar alışverişi yap daha hayırlı bu herif gibilere para yedirmekten..

Bu herifi gördükçe sinirleniyorum ya..biri muppet show daki amcalara benziyo demişti vala da billa da öyle..paso ağlayanı işte..ağlamaya yer arıyo..

" İnsanlar çabuk yükselenlere değer verirler..Hiçbirşey toz ve tüy kadar çabuk yükselemez..! "
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 16-09-2008, 18:24
Anyon€ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Anyon€ Anyon€ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Dec 2007
Bulunduğu yer: kaf dağı
Mesajlar: 231
Standart

Bende cemaat tecrübesi olanlardanım,birkaç şey paylaşmak isterim.

Benim gittiğim bölgede ki evlerde televizyon yoktu.Sebebini öğrenemedim ama tahminlerim var.

Bolca maklube yedim ama nohut olayına hiç dikkat etmedim veya bizde yapılmadı.

Abi-abla olayında mantık aramadım çünkü yoktu.Benden küçüğede abi benden büyüğede abi...

Kitap okuma faslı, ''tam kafama göre birşeyler buldum derken'' elime Fetullah Gülen kitapları sıkıştırıldı.İlk tecrübem olduğu için oldukça şaşırdım ama yapılacak birşey yoktu.Bir süre okurmuş gibi yaptım.Bir akşamda toplandık birşeyler izleyeceğiz-bilgisayar falan ayarladı-hopp Fetullah Gülen vaazı.Sonra anladım bu adamlarla anlaşamayacağımı ve en kısa sürede terk ettim onları.

Bir diğer hususta bu adamları Kuran okurken hiç görmedim.

Sigarayı bırakmamı istediler...(Aklınızda bulunsun sigaranın bırakılacağı son yer bolca stok yapın ihtiyacınız olacak)epeydir kullanmıyorum o ayrı.

Yukarıda bahsi geçen olaylara şahit olmuşluğum vardır ama hepsi gördüm diyemem Şeyhzade kadar tecrübem olmadı.

Çıktık cemaatten ve ''kafir'' ilan edildik.Şimdi sormak istiyorum yukarıda maval okuyan arkadaşlara.Ben oradan çıktıktan sonra krakterimde ne değiştide ben kafir oldum?Kim kimi kötülüyor?Hoşgörü sizden olunca mı, hoşgörü?

Şheyhzade'ye tespitlerinden ve paylaşımından dolayı teşşekkür ediyorum.

sevgilerle..

Dinlerden Özgür Olduğunu Sanan;bağımlı dinler üyesi.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 16-09-2008, 21:24
sheyhzade - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sheyhzade sheyhzade isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Sep 2008
Mesajlar: 170
Standart

berae´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
arkadaşım fethullahçı falan değilim zaten onla rbenim gibi kaba dakonuşmazlar. ama altta yazdığın amacım karalamak değildir sözüne ve atatürk ile ilgili yazdığın yazılara cevap vemek istaedim. çünkü bu kesimi çok yakından tanıyorum.sende yakından tanıyosundur. ama yorumlamalarının bir kısmı dğru değil.onlarıda kasıtlı gördüğüm için sert yazdım. çünkü masken ikinci yazında düştü. bu kadar da ikiyüzlü olma bence insan olana yakışmıyor.
sy berae
bu tur konusmaniz dahi guzel bir yaklasim.bakiniz sadece ve sadece bilgi paylasimi yorum ve eksiklikler hakkinda alisveris asil mevzu.benim cemaate karsi bir on yargim yok,iyi yada kotu birikimlerim var.onyargi bilgi sahibi olmadan edinilir.yukarida yazdigim gibi.sahsen ben suleyman efendi cemaatini daha uygun ve faydali gordugum icin onlari olumlu buldum.onlarda cemaat.eger sizin farkli bir bilginiz varsa lutfen sizde paylasin ve ''kit beyinli bizler ogrenebilelim''
iki yuzlu olma durumumu anlayamadim.lutfen anlatiniz.benim goruslerimimi iki yuzlu bulduunuz inancim mi yada biyerde A diger yanda B mi dedim.iki yuzluluk,ikiyüzlü olma durumu, riyakârlık, mürailik degil mi.bakin taraftari oldugunuz bir grup bir sosyal cevre olabilir.bir zumreyi cok sevebilirsiniz ama ayni anda digerleri sevmeyebilir,bu mantik ilkokul caginda benim ogrencilere ogrettim en basit kavramdir.siz eger her onunuze gelene ayni tavirla yaklasirsaniz,goruslerinizide tanitamassiniz ki anladigim muslumansiniz ve hakiki davaniza aykiri hareket etmis olursunuz.samimi duygularla iletisim kurdugumuza inaniorm,fakat benimle konustugunuz sekilde herhangi bir ateist ile konusmayiniz.cunku su topic e dahi bakan zayif imanli bir musluman ''evet bak baska birisi bir soru sordugunda yine kaba ve cirkin konusuolar ve kacmayi tercih ediolar,,demekki bu sorulari soranlarida dinlemek gerek '' derler.benim kimseyi assagilama luksum zaten yoktur.lutfen kucuk harflerle konusmayi tercih ediniz ve kaba olmayiniz.inaniniz kaybeden gorusleriniz olur.
sonsuz saygilarimla
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:12 .