Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 15-12-2013, 02:52
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Beynin Norokimyasal (Konektom) Yapisi mi/Numenal Yetinin Kendisini Sorgulamasi mi?

Mumkun oldugu kadar, bilimsel ve bilissel bir tartisma acmak istiyorum.

Sizce, insanoglu turunun kendi turu ile olan mucadelesi ve yarattigi soyutlar temelli sabitlik ve sahipligi, teist, nonteist ve antiteist duzeyli, inancsal/bilimsel bakis acisi ve dusunce ve davanisindaki her turlu farkliligin nedeni nedir?

Bu evrimsel gelismisligin insanoglu beyin farki mi, yani farkli norokimyasal yapilara sahip beyinler ve bunlara paralel olan dusunce uretimi mi?, yoksa, ayni beyin yapisi, fakat bilinclenme duzeylerinin kisi tarafindan dusunce ile sorgulanarak, dusunce duzeyli bilinclenme farki mi?

Yani kisaca, fark; beyinlerin norokimyasal yapilarinda mi?
Yoksa dusunce sorgulamasiyla degistirilebilen bilinc ve farkindalikta mi?

Yani, "bir kisini beyninin norokimyasal yapisi, nonteizme musait degilse, teistlikten kurtulamaz" denilebilir mi?

Yoksa"teist olan bir kisi, dusuncesini sorgular ve teizmin ne oldugunu algilarsa ve bundan rahatsiz olursa, non teist olabilir" denebilir mi?

Evet fark; dusuncede mi?
Yoksa beynin norokimyasal yapisinda mi?

Dusuncenin duzey degistirmesi insanoglunda sorgulama ile mumkun mu?
Yoksa dusunce duzeyinin degisebilmesi icin, ona uygun bir beyin kimyasal yapisinin gerekliligi var mi?

Tarihe cesitli donemlerde damgalarini cesitli konularla vurmus ve kitlesel hale gelmis dusunce uretenlerin beyin norokimyasal yapilari musait oldugu icin mi, bu dusunceleri urettiler, bir suru farkli izmleri ortaya attilar, yoksa; beyinleri herkes gibi idi de, sadece dusuncelerini sorgulayarak, irdeleyerek, degistirip mi bu dusunceleri ortaya attilar. Bu tarihte her konuda kitlesellesmis, isim yapmis kisilerin normal bir insanoglundan farki; beyinlerinin norokimyasal yapisimi idi, yoksa herseyi, ya da kendilerini kitlesellestiren konuyu sorgulayarak, irdeleyerek mi bu dusunce duzeyine ulastilar.

Bilinc ve farkli duzeyleri, neye baglidir? Beynin norokimyasal yapi farkina mi/ yoksa, ayni beynin urettigi dusunceye mi?

Mesela Einstain'in farki; beyninin norokimyasal yapisi mi?, yoksa herkes ile ayni olan beyninin, sorgulama ve konusuna yogunlasma farki mi?

Kisaca insanoglunun ortada bir evrimci teslimiyeti mi vardir, yoksa kendi kendine bu teslimiyeti algilayabilir ve bunun farkina vararak ve bilinclenerek bu evrimciligi, devrimcilige; yani kendi kendini sorgulayarak bu teslimiyetten kurtulusa erdirebilir mi?

Neden insanoglunun hem inanc temelli hem de bilim temelli bir beyni var?

Neden biri beyni durdururken ve esir alirken, digeri beyni dusundurtuyor?

Ya da insanoglu numenal yeti ufkunun, beyni ile bagi nedir?

Beyin, fenomen ile numen arasindaki bagi/iliskiyi/celiskiyi kuran ve bu bag sonucu kavrami ortaya atan tek organ, ya da tek organ mi?

Beyin olarak, insanoglu beyninin yeti farki ve duzeyi beyindeki yariklar acisindan kalitimsal ve genetik bir yapi gosteriyor oldugu halde, bunun one cikmasini saglayanin kisinin yasam ve iliskilerindeki onem/etki ve ilgisine bagli oldugu da gayet acik ve ortada. Yani bir muzisyenin oglunun muzisyen olma olanagi ile hic muzik ile ailesi genetik olarak ilgilenmemis bir kisinin muzisyen ola olanagi genetik olarak farkli olsa bile, ilkinin muzisyen olamadigini ama ikincinin olabildigini soyledigimizde bunu genetik ile nasil acikliyoruz.

Beynin dusunmesi ile, kisinin kendi beynini dusundurtmesi farkini nasil acikliyoruz?

Bir kisinin diger kisiye gore ayni toplumda oldugu halde, ideolojik inancsal izmsel ve etik farki nerden geliyor?

Ya da bir kisi yasaminda bir ideoloji v.s. den baska birideolojiye nasil geciyor?


Evet, yorum, gorus, bilgi paylasimlarinizi bekliyorum.

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 15-12-2013, 04:57
ereninthenature - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ereninthenature ereninthenature isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 May 2011
Bulunduğu yer: Uzay
Mesajlar: 1.587
Standart

Burda evrensel-insan cok buyuk bir psikolojik, felsefi problemden bahsediyor. Filozoflarin genelde insanlar sokaga cikip birbirini oldurmesin diye tartismaya acmaya cekindikleri gercekler gibi problem. Ozgur iradenin varligi boyle bir problem bana sorarsaniz. Cunku var yada yok demek icin biraz erken. Kesin bilimsel ve felsefi bir sekilde varligini yada yoklugunu kanitlayamayiz. Bilim bize burda yardim etmiyor. Belki de butun eylemlerimiz kontrolumuz disinda ve biz olmayan birseyin cok buyuk yanilgisina kapilmisizdir. Burda ortaya kanit koyulamaz. Descartes ozellikle bu konuya cok iyi deginmis. Butun beynimize pek guvenemeyiz cunku yaniliyor diyor ve ozgur iradenin olmayabilirliginden de bahsediyor. Hatta direk kendi varliginin bile bir ilisyon, yanilsama olabileceginden bahsediyor. O yuzden bir varsayim yapmak zorunda hissediyor kendisini ve dusunuyorsam varimdir diyor. Cunku demezse felsefeye, dusunmeye, yasamaya devam edemiyecek. Freud ve Carl Gustav Jung psikolojisinin su an bilimsel acidan en mantikli, inanclari kenara birakip gozleme odaklidir. Freud ozellikle bilincalti ve ego kisilik parcaciklarini bulmus ve gun gibi ortada olan gerceklerdir, bilim tamamen arkasinda. Yani dis dunyaya su an rasyonel yaklasip, ben neyim sorusunu hem kendine hem baska insanlara sordugunda alacagin cevap: "Bir seyleri tam olarak bilemeyiz, tarih boyunca hep yanildik ama DNA'nin kendini kopyalayarak urettigi cok-hucreli bir canlidaki benlik benim galiba". Darwin'de biz neyiz lan sorusuna cok guzel cevaplar getirmistir tabiki.

Bu tip sorulari rasyonel insanlar sorar. Beynimiz bir fanusun icinde, bir super-bilgisayarin urettigi similasyonda olabilir su an ve. Kimse bunun boyle olmadigina dair kanit orataya birakamaz. Bu tip problemlerle karsilasan insanlar mesela muhammet bir halisulasyon gordu uzerin din kurdu. Rasyonel bir insan cok az uyudugu icin halisulasyon gordugunu dusunurdu. Din mi daha mantikli, rasyonel bilim mi? Biseylere inandirmamiz gerektirmiyor kendimizi bilimin aciklayamadigi konularla yuzlestigimizde. Olay hep boyleydi zaten, olay bir insanin yuzlestigi fenomene yaklasma sekli. Burda sakin olursak, kontrollu sekilde yaklasirsak bu tip bilinmeyen olaylarin tum tarih boyunca var oldugunu unutmamaliyiz. Bu problemlere rasyonel yaklasmak demek bilmedigini kabul etmektir sadece. Ben matrix'te yasayip yasamadigimi bilmiyorum. Bunu bilemem ama buna ragmen yasayabilirim. Valla ben Descartes'in yalancisiyim iste.

Konuya donucek olursak bir insan neden dindar olur evrenin sagci bir politikaci tarafindan yaratildigina inanir yada rasyonel bir birey olarak buna pek inanamaz, yanlis gelir, sorguluma ihtiyaci hisseder. Ego'nun isteklerinden birisi dogruyu arama istegidir. Ama elimiz kolumuz bagli bazi konularda. Varligini sorgulamak mesela. Burda problem cikiyor iste. Kesin bilemeyecegin olayi en dogru sekilde bilmeye calisiyorsun. Descartes cekti bu cileleri zamaninda iste . Bence problem var iste. Hepimiz hissettik, hissediyoruz bunu. Birseyler yanlis diyo bir parcamiz ve ilk once bilincaltindan sonra bilincli haraketlerimize dogru bir yanlislik hissi aliyoruz. Bence boyle yani. Sonrasinda bilincli bir sekilde dini sorgulama evresi gelir ki bir sure bastiririz bu dusunceleri eger dindarsak. Sonrasinda yanlisliklari bulursan bu yanlis dersin. Eee tam olarak bilemeyecegim bir suru din var hepsini islam gibi arastiracak miyim? Hadi ordan . Ben bir metod buldum, bir pattern kesfettim, bir seyler oldu ateist oldum diyor insanlar yani. Mantiksiz dusunursen musluman olur tuvalette bir tanri 31 cekmeni izler dersin. Eger mantiksiz, non-rational davranislar sergilersem. Dis dunyadaki verileri incelemezsem beni yanlis bir seylere inandiracaklar ki insanin kendiside inanmak istiyor yani cennette memeleri tomurcuklanmis hurilerle sevismeyi filan. Yani ateist olurken tutundugum tutumu etrafimda gerceklesen her fenomen icin kullanmaya devam edebilirim. Her olayi ateist oldugumdaki gibi incelememe gerek yok. Aslinda var ama gerek yok bazen. Gerek duyarsak dini degistirmeye verdigimiz emekten daha fazlasini harciyoruz zaten. Sonuc olarak anlam veremedigimiz yada bilemedigimiz olaylara bir sekilde yaklasabiliriz. Supheciligini, rasyonelligini birakmayan insan ayni metodu kullanmaya devam eder. Cunku insan denen canlinin beyninin asil amaci, varlik sebebi; tehlikelerin farkina varmaktir. Beyin bu durtuye, cok programli. Ve etrafta donen olaylarin yanlisligi bu durtuden kaynaklaniyor. Descartes butun hayatinin yalan olmasini dusunurken beyni bir tehlike algiliyor, kesinlikle oyle. Ama burda korkma beyin, dusunuyorsak variz diyo. Yani rasyonel insanla, inanclari olan insan arasindaki fark noro-kimyasal yapisindan gelen sakinliktir. Bu dusuncemin arkasinda bir cok psikolog var. Carl Gustav Jung'u ozellikle okuyabilirsiniz. Ben rasyonel bir insansam, birakin ozgur iradeyi varligimi sorgulamaliyim. Ve disardan bakinca olay bazi insanlarin noro-kimyasal yapisi korkuya daha dayanikliysa ateist oluyorsunuz. Olay boyle bence degilse bile beyinde olmuyosa olay nerde oluyo ben bilmiyorum. Sonucta bilinc dunyasinda olsa bu korkularin, bilinmezliklerin sorgulanmasi yine beynimizin olusturdugu bir sey dusunceler ve beyindeki farklilik insani ateist yada teist yapiyor. Hatta evrensel-insan caktirma aramizda kalsin ateistlerin iq seviyesi teistlerden daha yuksek. Yani beyni bir sekilde calisan insanlar bakin zeki bile demiyorum baska bir yerde daha birlesiyorlar o da bilim. Artik bilim adamlarinin yaptigi isinde bu sekilde calisan bir beyinden kaynakli oldugunu biliyoruz. Yani iq'su yuksek insan hem bilime daha yatkin hem ateizme. Bir insanin bir seylere yatkinligi oldugu su goturmez bir gercek. Ve zaten olan butun olayin beyin denen makinanin urettigi pek olarak bilmedigimiz bir realitede geciyor. Bir vakit insanlar dunya merkezli bir evrende, bedenin icinde gezen mukemmel ruhlarlardi. Ama bilim adamlarindan pis tokatlar yediler. Realiteleri kaydi gitti teistlerin, acinasi haldeler. Bize bu tokatlar atilacak mi peki? Biz cozduk mu herseyi? Ilerdeki insanlar bu zamana bakip bitti, herseyi anladilar mi diyecekler? Burda gene rasyonel olursak bizim dusunce dunyamizada darbeler indiricek gelecegin insanlari. Olay bu sekilde gorunuyor. Buna hazirlikli olmaliyiz diyorum sadece. Cunku su zamanda yapabilecegimizin en iyisini yapmaya calisiyoruz zaten. Biz insanlarin urettigi herseyde bir kusur, bir eksiklik hatta yanlisliklar olucak. Sonucta daldan dala atlayan maymunlar bilgisayar uretip, gezegene internet denen agi kurduysa ilerde de bu boyle gider diyorum. Her yonden gelisicez ve bu gelisim bize yanlislarimizi kesinlikle gostericek. Ben kendimden biliyorum internetin temel iletisim protokollerindeki hatalari ve kesinlikle degisicek ilerde. Ilk baslarda bu kadar buyuyecegini hesaplamamislardi. Neyse.

Bilinc ve farkli duzeyleri, neye baglidir? Beynin norokimyasal yapi farkina mi/ yoksa, ayni beynin urettigi dusunceye mi?
Ben rasyonel bir insan olarak bilinc beynimizin noro-kimyasal yapisinin urettigi bir seydir diyorum. Yani farklilik norokimyasal yapida degil, dusuncede olsa bile farkli olan yer norokimyasal yapi olucak dimi. Zaten burda soru yanlis. Sorulmasi gereken sey bilinc nerden geliyor. Rasyonel adam noro-kimyasal yapinin urettigi bir seyder. Fiziksel degildir belki ama onu uretenenin ne oldugu ortada sanki. Beyin gittimi bilincte gidiyo sanki. Ama kesinlikle ne olur bilmiyorum. Rasyonellik yok olacagini soyluyor bana yine bunu bilmiyorum belkide islamin cehenneminde cikacak ruhum. S*ktir yanlis anlamisiz dicez. Ama tabiki ortada ya hersey, dogaustu olaylar sadece bizim su anki bilgimizle altindan kalkamadigimiz seyler metafizik degiller. Bu genelde boyle oluyor. Metafizikse bile cevap degismiyo yine noro-kimyasal yapi uretiyo o zaman bu dusunceyi. Descartes amcanin ogrettigi sey bana kendi fikirlerinden suphe etmeyi hic birakmadir. Cunku bilincli olmak bu bir vakitte iste onune koyulan olaylari direk kabul etmek yerine acaba olay ayni herkes icin iste orda ama ben yanlis olmayayim lafini surekli sormaktir kendine (Cartesian Doubt).

Kisaca insanoglunun ortada bir evrimci teslimiyeti mi vardir, yoksa kendi kendine bu teslimiyeti algilayabilir ve bunun farkina vararak ve bilinclenerek bu evrimciligi, devrimcilige; yani kendi kendini sorgulayarak bu teslimiyetten kurtulusa erdirebilir mi?
Evrim cok baska iste evrensel-insan, cunku bilimin her teorisinde oldugu gibi evrimin eksiklikleri oldugu ortada. Evrim bizim onumuze neyi koyamiyor net bir sekilde? O da bilincin ne oldugu, ve nasil calistigi? Biyolojik evrimle, bilinc evriminin biraz farkli olma ihtimalleri yalanlanmadi. Yani insan neden bu sekilde bir beyne sahip, tamamen genetik mi? Genler bize dusunce/durtu veriyor mu? Cok acik net ortada degil? Nefes alma gibi durtuler verilir gibi baska durtulerde surekli bilincaltimiza veriliyor mu? Bilincli halimizi ne kadar etkiliyor? Birde tabiki burda biyolojik evrim surekli dogal seleksiyonun baskilarini hominidlere uygularken bir taraftanda surekli dusunce dunyasinda seleksiyon ortaya cikti. Yani genlerin urettigi beynin urettigi dusuncelerin seleksiyonu ortaya cikti. Burda bunu DNA'ya indirgeyebiliriz ama resmen farkli bir biyosferde yasiyoruz simdi. Bu dusunce dunyasinda evrimden patternler gormemek elde degil o da tutulmayan fikirlerin yok olmasi yani. Bir sure bir fikirler bizi bir yere tasidi. Sonrasinda yeni fikirler eskilerinin yerini aldi. Rasyonel insanlar tas ustunde tas birakmadilar gordugun gibi evrensel-insan. Ama tabiki ayni seyler bizim basimiza gelmicek diye birsey yok. Biz rasyonel olmaya devam edelim. Sadece bilmedigimiz noktalar var diyelim. Sakin olalim. Ilerde kufur yemeyelim. Cunku bu tip dusunce patternleri kullanarak kapitalizm gibi bir kolelik duzenide kurulabiliyor. Insanlar bunlari konusup toplumlari neden ve nasil yonetmeleri gerektigini konusup kararlarinida aliyorlar. Yani o kadar bilmiyorsak nasil hareket edecegimizi zaten hislerimize birakiriz artik kendimizi. Yani iyiligi seceriz diyorum. Su anki milyarder kapitalistler insanliga iyilik yaptigini saniyorlar. Belki haklilar ama bu egonun bir istegi ve insanlari yaniltabiliyor gorundugu gibi.

Son olarak Harry Potter'da gecen bir olaydan bahsetmek istiyorum. Harry buyucu okulu Hogwartsh'a gittigi ilk gun hangi okul kulubunden oldugunu secilmesi lazim. Okulda buyulu bir sapka var ve bu sapka insanlarin kafasina koyuldugunda o insanin butun kisiligine, karakterine, ozune, tecrubelerine bakip hangi kulube uygun oldugunu seciyor. Harry annesi ve babasinin okudugu yerde yani Grifindor'a gitmek istiyor. Yani istedigi sey Harry'nin Grifindorlu olmak istemesi. Harry sapka Slytherin derse Slytherin'e gitmek zorunda kalacagini biliyor. Ve bu kulup genelde kotu insanlarin gittigi bir kulup. Sapkayi taktiginda Harry hemen inceliyo sapka, hmmm, diyo falan. Sonra Slytherin mi Grifindor mu diyo. Harry cok korkuyo Slytherin'i duyunca, nasil benim icimde bu olabilir diyo, heyecanlaniyor. Sonra surekli Grifindor olmaliyim, Grifindor olmaliyim diyor. Sapkada Grifindor'a mi gitmek istiyorsun diyo. Harry evet diyo. O zaman "Grifindor" diye bagiriyo sapka. Burda J.K. Rowling cocuklara cok guzel bir mesaj vermek istiyor. O da sen ne olmayi secersen o sundur cocugum diyor. Iyi olmayi secersen iyi, kotu olmayi secersen kotu, rasyonal olmayi secersen rasyonel, inancli olmayi secersen inancli olursun diyo. Bence nasil oldugunu onemi yok secimin; insanlar secimleri neden yaptigini cok derin bir sekilde dusunerek secimler yapmali ve bunun kendisine ait oldugunu dusunmeli. Ben ozgur iradenin varligindan, hatta varligimdan suphelenirken, net bilemezken rasyonel olmayi seciyorum. Bu en guzel secenek benim icin. Baskasinin ne sectigi hic umrumda degil. Dunyada tek ateist kalsam onume deliller koyulmazsa inancli birine donusmem. Bu benim neremden geliyo beni cok ilgilendirmiyo yani. Buyuk ihtimal DNA'nin urettigi makinanin, urettigi bilincte oluyo iste. Bunu tam bilmesem bile secimim bu yonde. Sonuc olarak musluman ile ateist arasindaki fark noro-kimyasaldir diyorum.

Konu ereninthenature tarafından (15-12-2013 Saat 05:03 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 15-12-2013, 05:33
ereninthenature - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ereninthenature ereninthenature isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 May 2011
Bulunduğu yer: Uzay
Mesajlar: 1.587
Standart

Kisaca insanoglunun ortada bir evrimci teslimiyeti mi vardir, yoksa kendi kendine bu teslimiyeti algilayabilir ve bunun farkina vararak ve bilinclenerek bu evrimciligi, devrimcilige; yani kendi kendini sorgulayarak bu teslimiyetten kurtulusa erdirebilir mi?

Neden insanoglunun hem inanc temelli hem de bilim temelli bir beyni var?

Neden biri beyni durdururken ve esir alirken, digeri beyni dusundurtuyor?

Ya da insanoglu numenal yeti ufkunun, beyni ile bagi nedir?
Insanin icinde birden cok bilinc parcasi var gunumuz psikolojisine gore. Hepsi baska birsey istiyo evrensel-insan. Bunu sende biliyorsun. Ego baska sey istiyo, super ego baska sekilde. Insan bu parcalarin birbiriyle savasmasindan olusuyor. Icimizde bir hayvan sakli ve onu evcillestirmeye sakinlestirmeye calisiyoruz. Buda olabildigince rasyonel olmaktir bana gore. Bilimsel metod onumuze guzel seyler koyuyor ve ben bunu gozlemliyorum yani. En iyi modeli sectim ve arkama bakmiyorum. Biyolojik evrim ve Freud psikolojisi. Tamamen dogru mu? Hayir kesinlikle. Ama simdlik en iyisi mi? Bence oyle. Terence "true enough" lafini cok kullanir. Cunku evrimci kendisi ve bizim sempanzeden birazcik daha akilli oldugumuzu dusunuyo. Insanligin toptan farmakolojik destege ihtiyaci oldugunu savunuyor gene. Dedigi sey su: Bizler hic bir zaman mukemmel dogruluga erisemiyecegiz su an "true enough"'la yetinmek zorundayiz.

Bilimin "true enugh"'indan bakildiginda devrim zaten bir canlinin baska bir canliya donusmesi degil midir? Burdan sonrasi hikaye artik. Ne dersek o olur . Sen teslimiyet dersin, ben derim zaten olay bu. Yani evrilicez kacari yok. Ne seviyeye cikarsak cikalim 1 milyon yil aramiza tur farki cekicektir emin ol. O zamanin insani artik kendisine insan demeyi pek istemeyecek bence ve genetik farkta olusacagindan cekerler valla setti. Biz baska turuz derler. Bu kesin olucak hatta. Ben Nietzsche'yide cok severim ve arada Nietzsche gibi insanlar cikip toptan biyolojik turun elestirisini yapmali. Simdilik insanlik elestirisi yapildi. Ve bence iste hakli adam. Harbiden kan kusuyor insanligin ustune ama diyor sizin omzunuzda baska insanlar yukselecek. Nietzsche burda bence sadece trance halinde. Sakinligini kaybetmis ve tum topmluma inanilmaz elestiriler, yenilir yutulur cinsten olmayan laflarla gelmistir. Cidden sanat yapmistir adam bence. Boyle Buyurdu Zerdust'u okudugumda aklim cikti, 14 yasmdaydim. Pek birsey anlamadim ama kim kizdirdi bu adami dedim ya. Niye kizdi bu adam bu kadar dedim ve elestirilerinde oyle mantikli noktalar gordum ki bu kadar onemli mi bunlar dedim. Simdi okudugum da cidden son 200 yilin insanini goz onune aldigimda. Harbiden butun elestirdikleri o insanlar her kelimesini haketmis bu laflarin. 200 yilda kurulan kapitalist duzen bu elestiriyi tek basina hak eder zaten. Eee millet Nietsche'nin bu nefretini kadinlarla olmayan sansina yukluyor. Muslumanlar mesela. Adam bas bas ust insan, evrim, ateizm diye bagirirken adama nihilist filan demeye calisiyorlar. Insanlarin bir amaci olmali diyen bir adama hicci demeye calisiyorlar fln. Banane ya millet ne derse. Burda herkes spekulasyon yapiyor. Ben adami tanimasamda beni kisiligi degil, kitabi ilgilendiriyor. Fikirleri, dusunceleri. Onlarin nerlerden geldigi degil. Tek yapilmasi gereken tabi rasyonel olmak. Hem fenomene hem de bilince bakmak. Iki tarafina anlamak icin en iyi yontem rasyonelliktir. Terence gene bir laf soyler hep: "Stoned and rational mind" baya sakin, iyi ama rasyonel bilinclere sahip insanlar cok seyi degistirir diyo. Kendisi hippi zaten. Baya destegi vardir 50'lerin hareketlerine. Interpol pesinde kosmus fln.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 15-12-2013, 05:45
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.705

Başarı Ödülü 

Standart

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet fark; dusuncede mi?
Yoksa beynin norokimyasal yapisinda mi?

Dusuncenin duzey degistirmesi insanoglunda sorgulama ile mumkun mu?
Yoksa dusunce duzeyinin degisebilmesi icin, ona uygun bir beyin kimyasal yapisinin gerekliligi var mi?

Tarihe cesitli donemlerde damgalarini cesitli konularla vurmus ve kitlesel hale gelmis dusunce uretenlerin beyin norokimyasal yapilari musait oldugu icin mi, bu dusunceleri urettiler, bir suru farkli izmleri ortaya attilar, yoksa; beyinleri herkes gibi idi de, sadece dusuncelerini sorgulayarak, irdeleyerek, degistirip mi bu dusunceleri ortaya attilar. Bu tarihte her konuda kitlesellesmis, isim yapmis kisilerin normal bir insanoglundan farki; beyinlerinin norokimyasal yapisimi idi, yoksa herseyi, ya da kendilerini kitlesellestiren konuyu sorgulayarak, irdeleyerek mi bu dusunce duzeyine ulastilar.
Kisisel fikrim;
Bunun norokimya ile pek bir ilgisi yok, insanlar sorgulama yoluyla da sonuca ulasabilirler. Ayni sekilde tarihe damga vurmus insanlar da boyledir. Sonucta onemli olan algi sorunudur.

Orneklemek gerekirse;
Kopegin insani isirmasi mi, yoksa insanin kopegi isirmasi mi algi yonunden daha cekici veya irrite edicidir? Oysa buradaki esas unsur, yani detay isirma olayidir. Biri normal ve rutin algilanirken, digeri vahsilik olarak algilanabilir.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 15-12-2013, 06:06
ereninthenature - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ereninthenature ereninthenature isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 May 2011
Bulunduğu yer: Uzay
Mesajlar: 1.587
Standart

Bunun norokimya ile pek bir ilgisi yok, insanlar sorgulama yoluyla da sonuca ulasabilirler. Ayni sekilde tarihe damga vurmus insanlar da boyledir. Sonucta onemli olan algi sorunudur.
Sorgulama olayi metafizik mi? Noro-kimyasal yapi degistiginde fikirlerin degismiyor mu? Noro-kimyasal yapi insani bipolarliga, sizofrenlige, depresiflige, otistiklige surukleyip insanlari belli dusunce dunyalarina hapsetmiyor mu? Beyin fiziksel olmayan birsey mi uretiyor?
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 15-12-2013, 13:20
uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uyar uyar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.381
Standart

bu konuda son yilda birsuru kitap okudum... cetrefilli bir konu ..birkac kitap onerebilirim..

ilk once son okudugum turkce yazilmis bir kitap.. DDennett cizgisini benimseyen "bilinc gercek bir yanilsama" gerci konektomdan bahsetmiyor ama hep tarif edilen algiyi ve yasami bir tiyatro sahnesi gore egiliminin ve algisinin yanlisligi uzerine ilginc bir kitap... anladigim kadariyla devami da gelecek

connectome dusuncesini ve projelerini ben "brainscience podcast" de teferruatiyla ogrendim. tavsiye ederim...hatta son 103. bolum bu konuda update veriyor. bu konudaki en onemli yazar olan sporns ile soylesi var.. yeni kitabi cikti..

http://brainsciencepodcast.com/bsp/2...update-bsp-103

ancak konektomu farkli algilayanlar var... bu konuda da iki farkli yaklasim ve proje var...
avrupada ve amerikada...

http://www.neuroscienceblueprint.nih...tome/index.htm
http://www.openconnectomeproject.org


bu da trends in cognitive sciences son sayisindaki giris bolumu..

The term ‘connectome’ was introduced in 2005 to describe ‘the set of all neural connections’ (Hagmann, P. 2005.Doctoral Dissertation, E´cole Polytechnique Fe´de´rale deLausanne, p. 108) or ‘the comprehensive structural de-scription of the network of elements and connections form-ing the human brain’ (). Although it is a matterof debate whether the term ‘connectome’ can be felicitouslyapplied to the patterns of functional connectivity in thebrain, the field of human connectomics currently encompasses efforts to produce both structural and functionalconnectional maps of the brain
sonucta tum bu bulgular beyin ve bilissel mekanizmalar icin buyuk bir top-down veya bottom-up mi seklinde bir kavgaya donusecek gibi gozukuyor. bu konudaki son kitaplar buyuk ses getirmis gibi...

http://www.amazon.com/Top-Brain-Bott...n+bottom+brain

http://www.amazon.com/Brains-Top-Dow...5BHardcover%5D

kuranı okuyun cunku okudukca allahin olmadigini daha iyi anlayacaksiniz .......

Konu uyar tarafından (15-12-2013 Saat 13:27 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 15-12-2013, 13:40
uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uyar uyar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.381
Standart

yanliz sunu basta belirteyim sevgili ei'nin connectome'u sabit, degistirilemez seklinde bir yapi gibi algiladigini dusunuyorum .... bu yanlis.... belki temel pathway'ler degismeye bilir ( ki bu bile tartisiliyor) ancak sinaptik duzeyde degisim ve "beynin plastikligi" bugun bilinen bir konu...

ayni durum genetik yapiyla ilgili de konusulmakta... epigenetik de burada diger farkli tartisma konusudur....

tabii tum degistirilebilirlik belirli bir yere kadar.. sonuc: OKUMAYA ve ARASTIRMAYA DEVAM

kuranı okuyun cunku okudukca allahin olmadigini daha iyi anlayacaksiniz .......
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 15-12-2013, 14:07
uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uyar uyar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.381
Standart

ayrica sevgili ei'nin bf skinner cizgisini ve artik olmus olan behaviourism' i savundugunu da sanmak istemiyorum...

kuranı okuyun cunku okudukca allahin olmadigini daha iyi anlayacaksiniz .......
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 15-12-2013, 14:42
mrdragon mrdragon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 May 2013
Mesajlar: 899
Standart

İki faktörün birlikte hareketi söz konusu.

Her insan aynı düşünce potansiyeline sahip midir? Açıkçası zekanın her insanda aynı oranda gelişmediğini gözlemleyebiliyoruz.

Peki belli bir oranda yeterli zekaya sahip olan bireylerin, sorgulama teknikleri ile, tek yönlü değil de, analitik düşünce sayesinde inançlardan arınması mümkün mü? Evet, elbette.

Belli bir eşik değeri belirleyelim. O değerin üstünde seyreden her zeka bence, cesurca sorgulamayı denerse, saplantılardan arınırsa karşısındaki verileri daha doğru değerlendirebilir.

Bu aşamada her insanın doğuştan aynı potansiyele sahip olmadıklarını biliyoruz. Yine de mevcut inançların doğuştan sonra, çevresel insan faktörü ile zihinlerine kazındığını düşünürsek, zihnindeki sorgu mekanizmasını harekete geçirecek verileri verdikçe bir noktadan sonra, sabitleşmiş fikirlerin merkezinde gerekli olan çatlamayı sağlayabiliyorsunuz.

Sabitleşmiş fikirleri yıkarken genelde, yine bireyin sabitleşmiş başka fikrini kullanarak ikisi arasındaki çelişkiyi açığa çıkarmak işe yarıyor.

Her bireyi maksimum seviyede bilince kavuşturmayı başarabilseydik, (doğru eğitim sistemi ve aile yetiştirilişinin büyük etkisi olurdu.) teizimi tartışmak yerine bugün neleri keşfedeceğimizin keyfine varırdık.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 15-12-2013, 20:40
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Ben bir serbest dusunur olarak, yapilandirmaci epistemolojistim. Yani gercekligin bir insanoglu yapilandirilmisligi oldugunu soyluyorum ve evrensel-insan zihniyeti ile bu yapilandirilmis yapi ve isleyisin (x ve y) kokten ve temelden cozumunu sorununu analitigini ve kritigini yapiyorum.

Ayrica bir beynin sorunu algiladiginda ve onun farkina vardiginda bilincli olarak bilissel temelde, tum core faithlerden arinabilecegini ve de dogumdan kendisine verilmis her turlu deger veri ve tabuyu; tarafli olarak savunmak ya da karsi cikmak yerine, onu kavramsal temelde sorgulayabilecegini ve bilisselligine erildiginde de ondan kurtulunabilecegini soyluyorum.

Bunun icin bir beynin "olmasi gereken" bir noro-kiyasal ve konektom yapisi gereginin evrimsel olarak yerine gelmis olmasinin savunusu, bana gore AYRIMCILIKtir.

Yani her insanoglu beyninin her bir veriyi sorgulayabilecegini dusunuyorum.

Tabi once bunun bir sorun oldugu algilanacak, sonra farkina varilacak, sonra bilince cikacak ve en sonunda da sorgulanarak dusunce ve davranis olarak ondan arinilacak.

Bu temelde quantum dusuncesi "ne dusunuyorsam, oyum" siarini tasir.

Butun bu dediklerimin bilimsel gozlemi ise basta kendim ve yasam ve sanal alemdeki sahislarda gozlem veren ideolojik inancsal degisimlerdir.

Tabi bunun bilincli olup olmadigini, ancak bu degisimin farkinda olabilen algilar.

Yani degisimi yasamis beyin, bu degisiminin farkinda ve bilincinde olmayabilir ve kendini ayni kendi olarak degerlendirebilir.

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kilisede kendisini havaya uçurdu. Vefik Sami Politika 35 24-09-2013 00:11
atomun yapisi bakkalmahmud Konu-dışı 4 22-09-2012 18:34
Sebastian Seung, nöron, snaps ve konektom adlı yeni beyin modeli üzerine errata Biyoloji 5 20-10-2010 16:12
Beynin Norokimyasal Yapisi Mi/Dusuncenin Sorgulamasi Mi? evrensel-insan Biyoloji 53 07-06-2010 14:01
Kendisini yakinen tanırım... Unbeliever Dinsel İnançlardan Nasıl Kurtuldum? 19 12-03-2010 01:52

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:23 .