Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #151  
Alt 18-06-2020, 17:58
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.161
Standart

Komünizmin kıskançlıktan doğduğunu düşünmeye başladım. Zenginlere duyulan kıskançlık duygusu ile hizmet etmekten duyulan rahatsızlık duygusu komünizmi ortaya çıkarmış görünüyor.

Komünizmin esas amacı fakirlerin hayat kalitesini artırmak değil, zenginlerin hayat kalitesini düşürmek. Kıskançlıktan dolayı zenginleri kendi seviyelerine düşürmeyi hedefliyor.

Sizin efendi dediğiniz zenginleri ben insanlığın temsilcisi olarak görüyorum. Astronotlar gibi temsilci onlar.
Astronotun uzaya çıkabilmesi için binlerce insan emek sarfediyor, ama sadece 2-3 astronot çıkabiliyor. Diğer emek sarfedenler çıkıp da ''haksızlık bu, emeği biz sarfettik ama 2 kişi çıktı uzaya'' demiyor.
İşte lüks evlerde kalan zenginler de astronotlar gibi insanlığın az sayıdaki temsilcileri. Lüks ev için binlerce kişi emek sarfedyor ama 3-5 kişi orada kalabiliyor.
Lüks evleri kıskanmak yerine insanlık bu yapılarla gurur duymalıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #152  
Alt 18-06-2020, 22:37
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 6.754
Standart

Hırsız insanlara göz mü yumulsun?
Kendi lehine hırsızlığı kanun haline getirmiş olan insanlara göz mü yumulsun?
Kendi lehine hırsızlığa itiraz edenleri kiralık katillerine öldürten, dövdürten, özgürlüğünden mahrum bıraktıran insanlara göz mü yumulsun?
Kendi lehine hırsızlığı kanıksatmak için eğitimden medyaya her köşe başını tutup insanların beynini yıkayan, öğrenilmiş çaresizlik kurbanı haline getiren insanlara göz mü yumulsun?

Herhalde trollük yapıyor. Aksi, ciddi bir farkındalık sorunu olurdu.

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz..
(Nazım Hikmet Ran)
Alıntı ile Cevapla
  #153  
Alt 18-06-2020, 22:56
antkanser antkanser isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Sep 2019
Mesajlar: 203
Standart

Şüpheci Dinsiz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hırsız insanlara göz mü yumulsun?
Kendi lehine hırsızlığı kanun haline getirmiş olan insanlara göz mü yumulsun?
Kendi lehine hırsızlığa itiraz edenleri kiralık katillerine öldürten, dövdürten, özgürlüğünden mahrum bıraktıran insanlara göz mü yumulsun?
Kendi lehine hırsızlığı kanıksatmak için eğitimden medyaya her köşe başını tutup insanların beynini yıkayan, öğrenilmiş çaresizlik kurbanı haline getiren insanlara göz mü yumulsun?

Herhalde trollük yapıyor. Aksi, ciddi bir farkındalık sorunu olurdu.
köleliğin normal olduğunu doğanın bir kanunu olduğunu iddia eden biri için mi bu sorunuz?

fakirliğin yok edilmesinin aslının zenginliğin bahanesi ile zenginlerin hayat kalitesini düşürülmesi olduğunu iddia eden birine mi bu sorunuz?

güzelliğin ne derece görece olduğunu bile bilmeyen ve akabinde güzel kadın güzel evde çirkin kadın çirkin evde oturmalı diyen birine mi bu sorunuz?


bulaşık yıkamanın bir emek olmadığını, yediğin zıkkımın bulaşığını yıkamanın, kıçını yıkamak zorunda olmakla, faksız olduğunu, kıçını bir başkasına yıkatmak isteyen, öküze mi bu sorunuz?

üstünlük diye topluma yutturulan, farklı yeteneklere sahip olmayı bile, ayıramayan , kendisi de, tüm gün bilgisayar tepesinde, öteye beriye kendi çapında laf yetiştirmeye çalışan, bir çirkinlik abidesi olduğu halde, kendini güzel sanan, bu embesile mi, bu sorunuz

"Herhalde trollük yapıyor. Aksi, ciddi bir farkındalık sorunu olurdu"

bu farkındalık da değil trollük de, bu mallık.
Alıntı ile Cevapla
  #154  
Alt 18-06-2020, 23:42
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.205
Standart

Bunu yazıcam kusura bakılmasın.

Hani ebeveynin ilk çocukları dunya ya gelince ne kadar sevinirler.

Tıpkı ateizmi idrak eden bir üyeye olan sevinç gibi.

Ama ne bilsin ebeveyn o ilk çocugun büyüyünce bir p.ç olacagını. P..c dediysem anası babası belli olmayan değil. Bilakis ana baba kesinlikle belli .
Bu p.ç , anasına babasına IHANET eden onlara kazık atan p.ç

İşte ateizmi kavradıgı sanılanlar , aynı bu ebeveynin hayırsız hain çocukları gibi olanlardır.

Ebeveyn, dunyaya geldiginde bagrına bastıgı bu p.ç in bir gün gercek yüzünü görünce ..... işte bildiginiz.

Komunizmin üretim ile alakalı ne varsa tamamının mülkiyeti sahibi tapusu olayını ortadan kaldırdıgı durumunu atlayıp , ebeyninine hainlik yapan p.c gibi yok kıskanıyorsunuz , köle , doga , esitlik , zırva gibi söylemlerle komunizmi bir yerlere cekiyorsa ... evet ona p..c demekte sakınca yok. Annesi ve babasına yaptıgı ihanetten dolayı p..ç diyorum

Ebeyninden hosnut degilsen niye onlarla aynı evi paylaşırsınki ? Git övdügün hırsız hain sömürücülerle yasa p.c
Ebeveynlerine zırva deyip ordan kopamamak da neyin nesi.

Evet trollük . Başkada bir şey degil.
Alıntı ile Cevapla
  #155  
Alt 18-06-2020, 23:47
Ahlaksız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.410
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
….
Kapitalizm doğa mı, kapitalizm bok gibi bir sistemdir sadece... Sen sistemin kölesi olursan, elbette başka türlü düşünememen normal. Sistemin atgözlüklü zihniyetini aşmak, dinciliği aşmak kadar zordur, ama aşılır...
Sevgili spartacus;bu sistem o kadar kötüyse,5000 senedir bu sistem niye ortadan kalkmadı/kaldırılmadı?

5000 senedir devletler darbelerle/savaşlarla yıkılmış,yenileri yapılmış ama bu sistem yine işlemiş..
5000 senedir dinler/mezhepler yaratılmış ve yok edilmiş ama bu sistem yine işlemiş..
5000 senedir soykırımlar yapılmış,toplumlar ortadan kaldırılmış ve boşlukları başka toplumlar doldurmuş ama bu sistem yine işlemiş..
Ne devrimler,ne ayaklanmalar,ne isyanlar olmuş ama bu sistem yine işlemiş..
Niye?
İnsanlar,kendi yarattıkları b.k gibi sistemi muhafaza etmekte binlerce yıldır niye ısrar ediyorlar?
Bu sorunun teknik açıklamasını yaparsınız ama bu tatmin edici olmuyor işte..
5000 yıldır,sistemi ortaya çıkaran zengin/seçkin azınlık,hep var olduğu için,bu sistem ayakta kalıyor filan dersiniz ama dediğim gibi,devletler/imparatorluklar ortadan kaldırılmış ama yerine alttan gelenler,yine aynı b.ku savunmuşlar..!

''Eşitsizlik,adaletsizlik,haksızlık oluyor'' diye isyan edenler;erk sahibi olunca,aynı b.ku yemişler..5000 yıldır böyle..!

Bugün ''mağdurum/mazlumum'' diyenler,yarın iktidara gelse,herkesin anasını avradını şey ederler..Tarih boyunca bu olmuş..!

Diyeceğim,sorun sistemin kendisinde filan değil..Sistemi revize etmekle filan bir yere varamazsınız..Yani adaletsizliği/eşitsizliği bu b.k sistemi ortadan kaldırıp,yeni bir sistemle ilga edemezsiniz,mümkün değil bu..

Çünkü insan denen hayvanı,öyle kanunlarla/yazılarla/sistemlerle filan kontrol edemezsiniz..5000 yıldır zaten bu yapılmaya çalışılıyor ama yapamadılar bir türlü..
Çözüm sistemi ortadan kaldırmak değil,insanı ortadan kaldırmaktır..
Yani aslında b.k gibi olan sistem değil,b.k gibi olan biziz..
Biz iyi bir şey olsaydık,5000 yıldır devam eden bu sistemi ortadan kaldırırdık ama yapmadık bunu..B.k gibi sistemi,b.k gibi insanlar yaratır ve devam ettirir,mesele bu..

Antik tarihte Sümer'de Urukagina,Mısır'da Akhenaton..
Geçen yüzyılda Türkiye'de Atatürk,Küba'da Castro..
Yaptıkları devrimler ne işe yaradı?
Hiçbir işe yaramadı..!

Komünizm ya da sosyalizmin de nihai amacı DEVRİMDİR..Sanayi devrimi,bilimsel devrim,dinsel devrim,kültürel devrim..Tarih devrimlerle dolu ama hepsi bu b.ktan sistemi daha da pekiştirmiştir işte..
https://tr.wikipedia.org/wiki/Devrim...nmalar_listesi
Alıntı ile Cevapla
  #156  
Alt 19-06-2020, 00:27
antkanser antkanser isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Sep 2019
Mesajlar: 203
Standart

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili spartacus;bu sistem o kadar kötüyse,5000 senedir bu sistem niye ortadan kalkmadı/kaldırılmadı?

5000 senedir devletler darbelerle/savaşlarla yıkılmış,yenileri yapılmış ama bu sistem yine işlemiş..
5000 senedir dinler/mezhepler yaratılmış ve yok edilmiş ama bu sistem yine işlemiş..
5000 senedir soykırımlar yapılmış,toplumlar ortadan kaldırılmış ve boşlukları başka toplumlar doldurmuş ama bu sistem yine işlemiş..
Ne devrimler,ne ayaklanmalar,ne isyanlar olmuş ama bu sistem yine işlemiş..
Niye?
İnsanlar,kendi yarattıkları b.k gibi sistemi muhafaza etmekte binlerce yıldır niye ısrar ediyorlar?
Bu sorunun teknik açıklamasını yaparsınız ama bu tatmin edici olmuyor işte..
5000 yıldır,sistemi ortaya çıkaran zengin/seçkin azınlık,hep var olduğu için,bu sistem ayakta kalıyor filan dersiniz ama dediğim gibi,devletler/imparatorluklar ortadan kaldırılmış ama yerine alttan gelenler,yine aynı b.ku savunmuşlar..!

''Eşitsizlik,adaletsizlik,haksızlık oluyor'' diye isyan edenler;erk sahibi olunca,aynı b.ku yemişler..5000 yıldır böyle..!

Bugün ''mağdurum/mazlumum'' diyenler,yarın iktidara gelse,herkesin anasını avradını şey ederler..Tarih boyunca bu olmuş..!

Diyeceğim,sorun sistemin kendisinde filan değil..Sistemi revize etmekle filan bir yere varamazsınız..Yani adaletsizliği/eşitsizliği bu b.k sistemi ortadan kaldırıp,yeni bir sistemle ilga edemezsiniz,mümkün değil bu..

Çünkü insan denen hayvanı,öyle kanunlarla/yazılarla/sistemlerle filan kontrol edemezsiniz..5000 yıldır zaten bu yapılmaya çalışılıyor ama yapamadılar bir türlü..
Çözüm sistemi ortadan kaldırmak değil,insanı ortadan kaldırmaktır..
Yani aslında b.k gibi olan sistem değil,b.k gibi olan biziz..
Biz iyi bir şey olsaydık,5000 yıldır devam eden bu sistemi ortadan kaldırırdık ama yapmadık bunu..B.k gibi sistemi,b.k gibi insanlar yaratır ve devam ettirir,mesele bu..

Antik tarihte Sümer'de Urukagina,Mısır'da Akhenaton..
Geçen yüzyılda Türkiye'de Atatürk,Küba'da Castro..
Yaptıkları devrimler ne işe yaradı?
Hiçbir işe yaramadı..!

Komünizm ya da sosyalizmin de nihai amacı DEVRİMDİR..Sanayi devrimi,bilimsel devrim,dinsel devrim,kültürel devrim..Tarih devrimlerle dolu ama hepsi bu b.ktan sistemi daha da pekiştirmiştir işte..
https://tr.wikipedia.org/wiki/Devrim...nmalar_listesi

eveet son maymun da , nihayet teşrif etti..

kıçındaki kuyruk 5000 yıldan kısa süre de düştü ama adı hala kuyruk sokumu , bunu bile kavrayamamış, dincilerle evrimi savunmak adına kavga eder, ara formları anlatmaya çalışır, evrimi çürütmeye çalışanlara hakaret eder ama sosyo kültürel evrimi ne duymuştur ne de farkında dır , maymundan geldiğini gururla söyler ama öküz olarak gittiğinin bile farkında değildir bu öküzde.


5000 yılı da çooook büyük bir zaman dilimi sanır.

devam kuyruksuz maymunlar devam, az daha gayret edin , aya bile gideceksiniz de hep bu dincilerin yüzünden gidemiyorsunuz.

allah size yar ve yardımcı olsun. amin inşallah.
Alıntı ile Cevapla
  #157  
Alt 19-06-2020, 06:42
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.353

Onur Üyeliği 

Standart

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili spartacus;bu sistem o kadar kötüyse,5000 senedir bu sistem niye ortadan kalkmadı/kaldırılmadı?
Dinimiz yanlış olsa o kadar insan inanır mıydı?
Madem yanlış, 3000 yıldır nasıl ayakta? (örn: musevilik)
Diyorum ya köleleştirilmiş insan, sürü psikolojisi...
Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
5000 senedir devletler darbelerle/savaşlarla yıkılmış,yenileri yapılmış ama bu sistem yine işlemiş..
5000 senedir dinler/mezhepler yaratılmış ve yok edilmiş ama bu sistem yine işlemiş..
5000 senedir soykırımlar yapılmış,toplumlar ortadan kaldırılmış ve boşlukları başka toplumlar doldurmuş ama bu sistem yine işlemiş..
Ne devrimler,ne ayaklanmalar,ne isyanlar olmuş ama bu sistem yine işlemiş..
Niye?
Bu sistem işlev kazanmak bakımından 200, mücadelesi bakımından ise, 800 yıllık, 5.000 yıllık değil. Yani 600 yıllık aydınlanma süreci var. 600 yıl! (1200 yılında A, B çıkmış, bozuk düzende sağlam çark olmaz demiş, ama bu demek değil ki, tüm insanlık o an bunun farkında)

Bu sorularına cevaplar defalarca kez verildi.

İnsanın, insana köleleşmesinin temelinde zorunlu ihtiyaçları yatar, bu tüm canlıların en zayıf noktasıdır. Bu o kadar önemli ve belirleyicidir ki, fakındalığı köreltir. İnsan da, diğer canlılar gibi sıfır(0) bilinçle dünyaya gelir ve verili ortam, koşullarla biçimlenir. Bir sisteme tabi iken, o sistemin farkındalığı kolay olmayacaktır, hatta her koyun, koyunluğunun farkındalığına itiraz da edecektir, tabi olduğu köleliği savunmak için bilim dışı, sujektif gerekçeler de öne sürecektir.

Nasıl ki, bir dine şartlandırılmış insan, ömrünün sonuna kadar masallara tabi kılınıyorsa, sistem canlı, nesnel işleyen bir olgu olmakla daha kalıcı iz bırakır.

Bir çarkın dişlisi iken, o çarktan ayrı düşünmek kolay değildir, ancak dediğim gibi mesele çok daha basit, mecburiyet. Bu mecburiyet kölenin, efendiye olan mecburiyeti değildir, bu bir yanılsamadır, bu mecburiyet insanın zaruri ihtiyaçlarına, mahruiyetinden dolayıdır. Bir sistem ne kadar mahrum bırakırsa, o kadar kendine bağlar, ancak burada ince bir çizgi, yaman bir çelişki vardır, o bağlılığı sağlayan ne ise, o bağlılığı da ortadan kaldıracak olan yine o'dur. Dozajı iyi ayarlamaları gerekir.

Koyun ile insanın köleliği farklı değildir. Israrın koyun olma ısrarı. Bütün sebebin ve cevabın aslında bundan ibaret.

Gerisi aynı söyleyimlerinin, boş tekrarından ibaret.

5.000 yıl diyorsun -ki 5.000 yıl değil, ne değiştirdi diyorsun, insanlığın iyi-kötü bilinçlenmesi, bir çok şeyi değiştirdi-, bu sistemin köhneliği, yanlışlığı üzerine de yüzlerce sebep sıralanıyor...

insanlar 5.000 yıl dünyayı düz bildi, eee bir Galileo'mu doğru söylüyor, tüm insanlar düz bilirken? türünde akıl-mantık yoksunu sorular sormaktasınız.

Sistem sömürü, kölelik üzerine, nasıl allanıp, pullanırsa, pullansın, herhangi bir bireyi, birey esaslı genelleme safsatası (koyunlar içinde kınalı kuzu örnekleri) nasıl işlerse işlesin, akıl-mantığınız koyundan ileri gidemez hale nasıl gelirse gelsin, bu sistemlerin değişmeyeceği anlamına gelmez.
Kapitalizmin bireyci doğası gereği de insanlar birey esaslı - bilim dışı- genellemeler yapıyor, bireycilik kapitalizmin doğasıdır, dolayısıyla milyonlarca koyun, koyun olduğunun farkındalığına varmakta zorlanıyor, dahi koyunlar arasında ayrıcalıklı allı koyunların da olması, kendi gerçeğini değiştiriyor gibi bir algıya kapılıyor. Ben de öyle olabilirim diye düşünüyor, olabilirsin lakin bu milyonlarca koyuna rağmen, genel bir anlam, kaide taşımaz.

İnsan 10.000 yıl önce koyunu evcilleştirdi, böylece özel mülk kavramına sahip oldu, öncesinde yoktu.

Özel mülkiyet demek mahrum bırakmak demektir, mahrum etmek anlamında kullanılır, bus ebeple de sınırlar tayin edilir.

Sistemler mahrum edenlerin çıkarlarına göre işler. İtirazlar, isyanlar vs de buna karşı yapılır. Hiçbir şey değişmedi diyorsun, değişiyor.

Şu anki sistem, sosyal temeller açısından çıplak kapitalizm değildir(imkan bulsalar işletirler). Takiyyeli sistemdir. Kapitalizmin demokrasi anlayışı dahi yoktur, şu anki bazı haklar ve serbestlikler, 300 yıllık mücadelelerle elde edildi, sizin gibi koyunlar(ne değişir ki!) değil, bizim gibi iyi kötü durumun farkına varanlar sayesinde.

Sistem yanlış, bu açık ve net. Önce bunu kabul edip, sindirebilmek gerekir.

Nasıl aşılacağı, ne yapılacağı, nasıl yapılacağı meselesi, şu ya da bu bireyin iradesinde değildir, yani lafla olacak kadar basit değildir. Bu bir dolu süreçlerden geçecek.

Geçmiş devrimler feodalizmi yıktı, daha evvelki feodal devrimler de, kölesi sistemi yıktı, bir şeyler değişmedi değil. Devrim masabaşında yapılan bir şey değildir, devrim esasen bilimsel bir temele, olguya dayalı anlam kazanır. Yani salt bir kelime, yıkmak, kurmak nlamına sahip değildir.

Türkiye'de devrim dendiğinde akıllara yıkmak, darbe yapmak gibi anlayışalrın gelmesinin sebebi, İttihat Terakki, onunda öncülü Osmanlı saray entrikalarına dayalı anlayış hakim olmasıdır-ki İtihat Terakki cisimleşmiş halidir. Bu sebeple askeri, sivil darbelere dahi devrim demektedirler, bu toplum hala öğrenemedi.

Ahırın kapısını, yerini değiştirmek devrim değildir ki, ne değişti sorusuna köklü bir cevap verilebilsin.

İnsanın bilinçlenmesine engel olunabiliyor mu? Hayır.

İnsanlığın farkındalık edinmesine engel olunabiliyor mu? hayır, ama lafla olmaz, kapitalizmin alıştırdığı safsata kafası -bireyden, genele genelleme yapmak- aşılmadığı için, kavramanız da zor oluyor, ancak bu kalıcı değil. Bu süreç bir günde, bir anda, kısa vade de gerçekleşecek bir süreç değil.

Galileo dünya dönüyor dediğinde, içinde olduğu tolumun %99,9'u dönmüyor diyordu. Galileo dünya dönüyor dediğinde, ne değişti diye o an sorarsan, bir şey değişmemiş gibi görünür, acak yine de bir şey değişmiştir, Galileo dünya dönüyor demiştir, artık oran %100 değildir.

Neyse bu kadar basit sorulara, basit cevaplardan öteye geçemiyoruz.

Bir koyunun, içinde olduğu duruma bakıp, diğer bir koyunun özgürlük istemine karşı, sen özgürlük istiyorsun da, şimdi ne değişti, işte hala koyunuz demesi ne anlam ifade eder? Biz şimdi, şu anda bütün açısından bir şey değişti mi diyoruz? Elbette sayemzide bir çok şey değişmiştir, ancak, bu nihai anlamda sorunu çözmediği içindir ki, sistem işlemeye devam ediyor. Bu sebeple devrim denmektedir, yani sistemin zımmen değil, ancak tamamen değişmesi, sisteme dayalı sorunalrın ortadan kalkmasını sağlayacak.

Darbeciler bizi ilgilendirmiyor, onlar hala öğrenecekler.

Küba'da devrim oldu, bir Somali, Afganistan olmaktan kurtuldu, bir şeyler değişti. Ha toplumlar tekrar ve tekrar aldanabilir, bu bilimseldir.

Sistemler açısından da, sistemler maç yorumlanır gibi yorumlanmaz, sistemlere karşı başarı, bir çok yenilgiden, tecrübeden, öğrenimden sonra gelir.

Kapitalizmin, feodalizmi aşması 500 yıl sürdü. Bir çok yenilgi. Feodalizmin, kölesi sistemi aşması da yine öyle, bir çok savaş, yenilgiden sonra geldi. Her çürüyen sistem, gittikçe fetişzme yaslanır, sizler çatışmaları dinlerin, saray soytarı ve kralların kişisel tarihi olarak okursunuz, ancak aslında onlar, ilgili sistem çatışmlarının o alandaki yansımalarıdır. Gerçekte ise alttan, alta kayanayan toplum ve sistemdir.

Köleci sistemlerin pagan dinleri, kim ki, o sistemi sorgular, tanrıların yönetimine baş kaldırmaktadır, işte bu kadar basit gerekçelerle katl-i vacip zihniyeti hakim kılınabilir. Gerçekte ise çatışmanın temeli ekonomiktir, yani sisteme dayalıdır, sistem, efendilerin çıkarları sarsılmaktadır. uzun yıllar entrika dönemleri yaşanır vs. çatışmalar çıakr çatışmasıır ve bu çıkarlar köleleri de kapsar, böylece tüm sınıflar, binbir çeşit kulvarda, çatışma halindedir ve her çatışma, çelişki, sıçramalara da yol açacaktır, yani nihayetinde - ne kadar yıl sürdüğü önemli değil-, bir sonuca varacaktır. Bu kendiliğiden olmayacak, kendiliğinden olması düşünülemez, çünkü insan ve böylece toplumlar canlı bir organizmadır, farkındalık, bilinç, eylemi ve bilinçli örgütlenmeleri anlamlı kılacaktır.

Neyse, kısaca kapitalizm de, aynen feodalizm gibi, yapay ve geleceği olmayan bir sistemdir. İnsanlık bir anda öğrenmiyor, toplumların bilinci, insanlığn belleği binlerce yıllarla oluşuyor, değişiyor. Bu süreçte aydınlar, aydın ve ileri örgütlenmeler anlam kazanıyor, farkındalık oluşuyor ve yayılıyor, kafa sayısının önemi yok.

Öyle bir an gelir ki, hiç beklemediğiniz bir anda, milyonlar ayağa kalkabilir veya kaldırılabilir, zira aydınlanma, bilinç, farkındalık ve koşulların dayatımı, doğrusal ilerlemez, asimetrik yayılır -genişler, daralır.

Kısaca insan, koyunluğuna bir son verme noktasına gelir,orada önemli olan farkındalıktır(koyunluğun farkındalığı), bu bir anda bir kaç bireyle, olayla olmuyor, ama o örgütlenmeleri aydınlanma, süreç olarak işlev kazanır.

Kısaca, Dünya dönüyor, şimdi, şu an, 5.000 yıldır sabit diye bilinmesi, bu gerçeği değiştirmiyor.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #158  
Alt 19-06-2020, 07:16
Turdur Turdur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Nov 2017
Mesajlar: 1.822
Standart

Olduğu gibi tastamam kalıyorlar, bunu kaç kere foruma yazdım ve tartıştım, maalesef sizlerde hala anlayamadınız. Belki bana oh çektiniz, gülüp geçtiniz ama bakıyorum şimdi sizin sinirleriniz yıpranır olmuş.

Dinci mantelite ile sosyal adalet konuşulamaz, ispatlıdır, kaynaklıdır.

Ne yaparsanız yapın ne derseniz deyin sadece ve sadece tek bir nokta bulup orada kalacaklar. Kesinlikle aynı şeyi tekrar edecekler, papağan gibi. Odak noktaları tekildir. Bir kaç fark görürsünüz ama kökü tekildir.

Bunların dinlerden çıkmaları pratiktedir, tamamen kendi menfaatleri içindir. Dediğim gibi oldukları gibi bütünlüğü hiç bozulmadan tastamam aynıdırlar.

Ahlaksız buraya Atatürk'ün yaptığı devrimin ne işe yaradığını yazar, bunu da bu ülke de böyle bir forum bulup Arapça harflere muhtaç olmadan, internette istediği ateist kitabı sipariş verebilip, üstünde ki cübbe ve sarığını hukuğun verdiği serbestlik sayesinde çıkara bilmişken. Hem de bu serbestliği 1923 devriminden sağlamışken. Gidip yıllarca Akparti'ye oy atar ardından Atatürk'ün yaptıkları ne işe yaradı derler. Kendi büyüttüklerinin kabahatini Atatürk'e yüklerler. Bunlara devrimlerin şahsi olmadığını, devamlılığın esası olduğunu aksi takdirde devrimin beşeri sistem olduğu için bir başka beşer tarafından yok edilebileceğini anlatamazsınız.

Sizlerin eline kalsa tarih boyunca kaybedilmişlik vardı bizde kaybedelim doğaldır dersiniz, dersiniz değil zaten demişsiniz. Tarihte ki elde edilmiş hakları görmeden kronolojik olarak okursunuz ancak.

Bakın Yıldıztozu ne demiş, astronotlar insanlığı temsil ediyorlarmış. Nedense bunun lügatın da kozmonot yok. Astronotlar NASA'nın köleleridir Yıldıztozu neden bunu yazmadın? Bunlar insanlığı mı temsil ederler yoksa süper güçler arasında ki askeri üstünlüğü mü? Atom bombası insanlığı temsil edebilir mi? Nükleer denizaltı gibi bir teknoloji görmedim hiç, insanlığı temsil edebilir mi, insanlığı yok etmek için üretilmiş bir şey?

Nasıl lüks binalar insanlığın temsiliyetidir, Ali Ağaoğlu o zaman büyük temsilcidir. Ne demişti bu adam "kadınlar benim malımdır" demişti. Aynen senin kafadan işte.
Bu adam senin büyüğündür, insanlığın değil senin zihniyetinin temsiliyetçisidir.
Ayrıca lüks binalar kapitalindir senin değil, senin için veya insanlık için üretilmez o lüks binalar kapitalin yani sermayenin daha hızlı kâr etmesi için üretilir. Genellikle imara kapalı alan birden bire açılır ve araziler ucuza kapatılıp taşeronlar aracılığı ile yapılır, insanların algılarına girebilmeleri içinde sağdan soldan marka ödüller edinilerek pazarlanır, elde kalırsa devletin yine senden edindiği sermaye üzerinden ucuza krediler açılarak perakende olarak satılır. Esasında satılan ana ürün lüks beton değil arazinin değeridir.

Senin arazin senin emeğin, sen buna karşı bir yorum getirene gelip "kıskanıyorsunuz" diyorsun, diyorum ya senin bu durumun patolojik bir hal almış diye.

Her insan lüks evde yaşamak ister, bu yüzden emeğini arazini çaldırmana değmez, onların ayakçılığını sözcülüğünü yapmaya da değmez. Çünkü giden senden benden gidiyor, onlara gidiyor. Belli bir dönem iktidarı elde edenlerin belli bir dönemde yaptıklarından ibaret o lüks binalar.

---------

Lüks binaların insanlığın temsiliyeti olması sözü ile Şule Çet cinayeti ve yargılanma sürecini harmanlayıp bir yazı yazmıştım ancak gene güme gideceği için sildim. İnsanların hırsız veya dürüst demeden zenginleri kıskandığını yazmış Yıldıztozu, insanlar zenginleri değil zenginliği kıskanırlar. Bunlara meyleden sistemde yol verirsen herkesi de düzerler. Bütün insani ve eko-politik baş kaldırışlar bunun üzerinedir. Kıskanmak ise olabildiğince anlaşılır ve insani bir duygudur.

Lüks binalar hakkında, döneminin en büyük ve en lüks yapıları Piramitler sömürünün temsiliyetidir, Kabe'de insanlığın temsiliyeti değildir. Dubai'de ki lüks binalar insanlığı değil sömürüyü temsil ederler, kapital Arap prenslerini temsil eder.

Bilinçli yobazlık ve para tapıcılık bir patolojik sorundur.

Önü sonu, bu tiplerin gurur kaynağı Ali Ağaoğlu gibiler olur çıkar. Onun bilgesi, o olur. Ondan akıllanır ondan gururlanır.


"İçinde ışığı olmayan insanlar, kalabalığa karışıp ışık edinmeye çalışırlar."
Arthur Schopenhauer
-
"İtin kuyruğuna basma, arkandan havlar durur."
Tecrübe

Konu Turdur tarafından (19-06-2020 Saat 08:18 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #159  
Alt 19-06-2020, 07:17
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.353

Onur Üyeliği 

Standart

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Komünizmin esas amacı fakirlerin hayat kalitesini artırmak değil, zenginlerin hayat kalitesini düşürmek. Kıskançlıktan dolayı zenginleri kendi seviyelerine düşürmeyi hedefliyor.
Aristo diyordu ki;
"Bir de 1/6'cılar var. Toprak çok az sayıda insanda(efendi de) toplanmıştı. 1/6 cılar, efendilerin bu toprağını ekip-biçiyor ve elde ettikleri ürünün, 1/6 sını, yani ürünün altıda birini kendilerine alıyor, diğer beş(5) ini efendilere vermek zorunda kalıyorlardı. Eğer bunu yapmazlar veya itiraz ederlerse, köle olarak satılılıyorlardı."

- Efendiyi, efendi, köleyi, köle kılan ise görüldüğü gibi basit bir temele dayanıyor, özel(private) mülkiyet, oradaki toprağa kim sahip ise, efendi o, kim değilse o'da o topraklardan çıkacak ürüne-doğaya- gereksinim duyduğu için köle. Günümüzde aklına gelen, gelmeyen bir çok hatta bir yığın narsizm, kaygı bozuklukları, yalnızlık, eziklik ve bir dolu psikolojik sorunun kaynağında da, aslında bu gerçek-temel yatmaktdır.

Tamamen bilimsel, tamamen olgu temelli, niyet, kısmet, kişi, irade, tanrı ve tanrının inayeti, din, tanrı düzeni vs. lakırtıları karıştırmadan, basit gerçeği tespit ettik.

yani şöyle;
Üreten, 6 kilo ürün üretmiş olsun.
Bunun 5 kilosunu efendiye vermek zorunda.
kendisi kalan 1 kilo ile yaşamak zorunda.

Tablo;
Az sayıdaki (toplumun %2'si diyelim) efendi, ürünlerin %83'ünü alıyor.
Çok sayıdaki üreteci ise ürünlerin %17'siyle geçinmek zorunda. Aksi taktirde satılıyorlar.

Toplumun %2'si, tüm ülke kaynaklarının %80'ini alıyor.
10.000.000 nüfuzu düşünün.

200.000 kişi o ülkedeki tüm ürünlerin -toplam emeğin- %83'ünü ham ediyor.

Kalan 9.800.00 kişi ise kalan %17 ile yaşamak zorunda.

Peki bu nasıl mümkün oldu?

bakılıyor ki, meselenin kaynağı basit.

Toprağın özel mülkiyeti. Bu özel mülk kimde ise, ağa da o, paşa da o, ama asıl çalışanlar aç ve köle.

Komünistler bunu çözüyor;
Buradaki mesele diyor, toprak mülkiyetiyle ilgili. BİLİMSEL, OLGU, NET, basit, kişilerle ilgisi yok, hiç bir kişsiel yaklaşıma sahip değil.

Eğer bu toprak üzerindeki özel mülkiyet kadırılırsa, yani toprağın sahibi ve yaşamak için mecburen doğayı işlemek zorunda kalan insanlar da, bu toprak ve mecburi ihityaçları uğruna, kimseye köle olmazlar.

Böylece dün, ürettiği ürünün 1/6 sını almak zorunda kalan, üreticiler, eğer 1/6 ile kıt kanaat geçiniyorsa, 3/6 ile gayet iyi geçinirler.
Öyleyse eskiden, 12 saat çalışıyorsa, günlük 6 saat çalışması yeterlidir.

zenginler beni ilgilendirmiyor. Konumuzla da ilgisi yok.

Böylece;
örneğimize dönersek;
Eskiden;
9.800.000 kişi, ürünlerin 1/6 sını alıyordu. (%16,4)
200.000 kişi ise (efendiler) ürünlerin 5/6 sınını alıyordu(%83,6)


Dün 9.200.000 kişi, 1 kilo ürünle, köle ve yoksul iken;
Şimdi 3 kiloya sahip.
Dün o 1 kilo ürün için 12 saat çalışırken, şimdi 6 saat çalışması yeterli.

Dün ürünlerin %83'ünü alan o 200.000 kişi de, şimdi 6 sat çalışacak ve kendi sisteminde, 1/6 ya geçinen köle gibi değil, kendisi de kendi sisteminde 3/96 ya tekabl eden, BOL miktar üründen payını alacak.

Birde efendilerin, özel mülkiyetini koruması için bir dolu kuruma, aracıya, dalkavuğa, silahçıya, korkuya, tehdide, özel adama, eşkiyaya değin gereksinim duyulur. Birde sömürü sistemleri, savaş halidir, bir yığın, ara-sınıf paycıları vb masraf çıkartır. Bunlarda kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.

BU BİLİMDİR, basittir ve nettir.

MESELE sadece pay meselesi değil, ÖZGÜRLÜK meselesidir de.

Efendi-köle ilişkisinde -> KİMSE ÖZGÜR DEĞİLDİR.

Bu ilişki, iki taraf içinde BAĞIMLILIK ilişkisidir ve psikolojik olarak ikisi de sorunludur.

Yukarıdaki örnekle, biz, sadece sömürüyü değil, köleliği de ortadan kaldırmış oluyoruz. - bu konudaki köleliği ve buna bağlı gelişen envai tür köleliği, yalakalığı, dalkavukluğu ve bunlara bağlı siyaset, zihnyet vb...

BİLİM....

Burada kişilerle ilgili tek bir söz sarfettim mi? Birilerini yoksullaştırmak, birilerini zenginleştirmek gibi bir amacım oldu mu?


Geriye doğru mu koşmaya başladın, teist günlerine özlem mi duymaya başladın? Hala aşamadın mı? Hala kişi, özelde bir niyet, irade bazlı dar açıyı aşamaıyorsun...
Hoş bu sana özel değil, kendisine ateistim, sosyalistim, komünstim diyenlerinde çoğu ahala o sınrıları aşabilmiş değil, dünyaları bir kaşık sudan ve bolca niyet, şartlanmışlıktan, legoculuktan, sürü-inanç psikolojisinden, cehaletten ibaret.

Akıl-mantık sağlığın ileriye olan trendini yitiriyor olmalı, yitirmemiş olsaydı sanırım, bir kaç yıl sonra, bu konularda hayli saçmalamışım derdin, ama önce aşman gerekiyor tabi...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #160  
Alt 19-06-2020, 07:30
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.694
Standart

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

İşte lüks evlerde kalan zenginler de astronotlar gibi insanlığın az sayıdaki temsilcileri. Lüks ev için binlerce kişi emek sarfedyor ama 3-5 kişi orada kalabiliyor.
Lüks evleri kıskanmak yerine insanlık bu yapılarla gurur duymalıdır.
Ben yoruldum yarıştan çekiliyorum. Ne bu kıskançlık değil mi ya. Neyse Allah büyüktür hep zenini koruyacak değil bir gün canı ister garibi de korur. Belki...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:07 .