Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 23-04-2009, 21:17
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart İslam nasil gÜnÜmÜze kadar yok olmadan gelmİŞtİr?

İslam’ı Koruyan Güç Nedir?

Bünyesinde bağnaz Yahudi ve Arap geleneklerini barındırmasına rağmen İslam, en azından 1430 yıldır gücünü fazla yitirmeden günümüze kadar ulaşabilmiştir. İlk 300 yıl hariç, bütün bu süre boyunca çağdışı ve ilkel inançlar silsilesini simgeleyen İslam yıkılmamış ve daha ileri ve aydın bir din tarafından yenilenmediği gibi, kendisini hızla değişmekte olan koşullara da uyduramamıştır. Bütün bunlara rağmen İslam, varlığını hala sürdürmeye devam etmektedir.

İslam bu inatcı yapışkanlığını hangi niteliğine borçludur?

İslam ileri bir din değildir. Çok sayıda Yahudi ve Arap batıl inançları ile kirlenmiştir. Sofistikasyondan uzak olabileceği kadar uzaktır. Kelimenin tam anlamı ile ilkel bir dindir. Daha da acı tarafı insanlığa olumlu tek bir katkısı bile olmamıştır. Müslüman’ların yaşamlarını zenginleştirecek ilkelerden yoksundur. Temel felsefesi Allah’a kayıtsız şartsız teslimiyet olan bu dinden Müslüman’lar yaşamları için yararlı hemen hiç bir şey elde edememektedirler. Kur’an kursları cahil insan yetiştirmektedir. Cehalet ve bağnazlık, hatta ahlaksızlık, Arap ve Yahudi bağnazlıkları ile birlikte İslam’da kurumlaşmıştır. Böylesine sapkın bir dinin günümüzde pratik uygulama alanı bulmasını anlamaya olanak yoktur..

Yoksa var mıdır?

Selamlar..

HACI

Devam edecek.........
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23-04-2009, 22:14
emil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emil emil isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2008
Mesajlar: 151
Standart

Bu sorunun çeşitli yanıtları vardır.Ama bence korku en başta gelir..Başka dinlerde de korkutma öğeleri vardır ama islamda bu rekor seviyededir.Hatta islamda olmayıp ta sonradan uydurulan deyimler bile korku içeriklidir.Örnek Allah taş yapar gibi.4-5 yaşında bunları duyan çocuğun bi daha böyle bir şeyin etkisinden kurtulması biraz zor tabi ki..
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23-04-2009, 22:23
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

İslam varlığını müritlerine şiddet çığlıkları attırarak korumakta ve sürdürmektedir. İslam’ın bir terör ve şiddet dini olması, korku üzerine inşa edilmesi onun hala var olması ile az çok bağdaşmaktadır. İslam’da Allah korkusu Müslüman’ları hipnotize etmekte ve onların İslam’dan kopmasını, Allah’ın varlığından kuşkulanmalarını ve özgür düşünmelerini büyük ölçüde önlemektedir. İslam korku, dehşet, fetih ve sindirme politikaları üzerine kurulmuştur. Muhammedin bu mirası hala devam etmekte ve nesilden nesile sevgi, şefkat postuna bürünmüş, korku, terör ve dehşet duyguları şeklinde intikal etmektedir.

İslam, Muhammed tarafından temel ilkeleri saptanmış ve başarılı bir şekilde yerleştirilmiş bir din olduğuna inanılmaktadır. Muhammed'in dini olması tartışmalı bir konudur ve şimdilik bunu tartışmaktan kaçınıyorum. Muhammed İslam’ı yerleştirmede ve yaymada o kadar başarılı olmuştur ki, onun sağlığında büyük bir güç olarak ortaya çıkan İslam, Muhammed’in ölümünden sonra hızla büyümüş, önce halifeler, sonra çeşitli imparatorlar ve sultanlar tarafından günümüze dek ulaşan bir araç olarak kullanılmıştır. İslam bazı akıllı ve kurnaz insanların kullandığı bir güçtür. Cahil halk sürülerini uyutmak, onlara hükmetmek için İslam’dan daha uygun bir din ve rejim olamazdı..

İslam'ın bütün amacı budur. Müslüman’lar üzerinde bazı becerikli, eli kalem tutan, ağzı laf eden ulemanın geçimini sağlamak, Müslüman halkı cehaletin koyu karanlığı içinde tutarak onlara hükmetmeye devam etmek ve çeşitli hile ve desiselerle İslam’ı yaymaya devam etmektir yani.

İslam’ı eleştirenler çeşitli şekillerde tehdit edilmektedirler. Bazan İslam’ı eleştiren aydınlar öldürülmektedir. Hristiyan’ların Muhammed’i ve İslam’ı eleştiren yazıları için bile büyük tepkiler gösterilmekte, ölüm fetvaları verilmektedir. Hristiyanlar bile korkutulmakta ve sindirilmeye çalışılmaktadır. Aşırı İslamistler Batı’da terör yaratmakta ve katliamlar yapmaktadırlar. Bütün bunlar Arap ve Yahudi bağnazlık ve geleneklerinin devamını sürdürerek yaşamaya çalışan İslam’ın son çığlıklarıdır.

İslam’ın elbette sonu gelmiştir. Cin ve iblise, azrail ve cebraile, şeytan ve meleklere, öte dünya ve sırat köprüsüne ve normal bir insanın aklına sığması olanaksız saçmalık ve bağnazlıklara yer veren, hatta onları kurumlaştıran, yasallaştıran bir dinin hala var olmasına şaşmamak mümkün değildir.

İslam başarısını şiddet ve terör uygulamalarına borçludur. Yalnız düşmanlarını değil, kendi müritlerini de korkutan, sindiren, aşağılayan İslam, onların kişiliklerine, özgürlüklerine, hatta düşüncelerine de sahip çıkarak varlığını sürdürmektedir.

Bu daha ne kadar sürebilir? İnsanlar daha ne kadar aldatılabilir?

Devam edecek.........
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 23-04-2009, 22:29
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

Bu daha ne kadar sürebilir? İnsanlar daha ne kadar aldatılabilir?

Bu soruların yanıtını bilmiyorum. Belki yüz yıl, belki de bin yıl.. Eğitilmeyen, ya ta hatalı ve dogmatik bir eğitimden geçen insan, son derece zayıf, nahif, dengesiz, bilinçsiz, kusurlu ve eksik bir yaratıktır. Giderek artmakta olan cahil Müslüman nufusu ilerisi için iyimser olmayı olanaksız kılmaktadır. İslam ülkeleri yalnız eğitimi az ve kusurlu değil, aynı zamanda çok sayıda cahil ve bağnaz insan üretmektedir. Ayrıca onların cahil ve bağnaz olarak kalmaları için de olağanüstü bir çaba gösterilmektedir.

Bu çabanın kaynağı Hristiyan ülkeler olabilir. Ama Müslüman’lar içinde de çok sayıda hain ve fırsatçının olduğu kesindir. Evrim gibi, Batı biliminin temelinin dayandığı kuramlar ve diğer bilimsel gerçekler Müslüman halktan saklanmakta ve onlar bilerek yanıltılmaktadırlar. Amaç onları mümkün olduğu kadar karanlıkta tutmaktır.

Günümüzde İslam dirilmeye, ayakları üzerinde dikilmeye çalışmaktadır. İlginç olarak bu çabaların kaynağı genç ve entellektüel kesimdir. Ama bu entellektüalitenin yanlış anlaşılmaması gerekir. Batı standardlarında değildir bu entellektüalite. Kendi başına ayrı bir İslam standardı oluşturulmutur. Bazı İslam geleneklerine dönerek, İslam diriltilmeye çalışılmaktadır. Bu bu konuda baş vurulan ilk çaba değildir. 1400 küsür yıllık tarihinde İslam birçok kereler diriltilmeye çalışılmış ve her seferinde İslam’da reform, Kur’an ve sünnete dönmek olarak yorumlanmıştır. Günümüzde aynı reform hareketi hortlatılmıştır. İslamsal akidelere dönerek İslam’ı ilerletmeye ve Müslüman’ları çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmaya çalışılmaktadır. Bunu başarılı olacağını düşünmek bile çılgınlıktır.

Evet! Ne diyorduk?

İslam şimdiye dek neden yok olmamıştır?

Çünkü İslam buna olanak vermemiş, zorla yerleştiği insan aklını çeşitli şekillerde manüple eden sistemler geliştirmiş ve insan maneviyatına fena şekilde yerleşen bir parazit olmayı başarmıştır. Bu sistemi kuranın Muhammed olduğu söylenir. Ama Muhammed belki de sadece mirası devam etmekten olan bir simgedir. Ve görünüşe göre bu belki de yaşamamış hayali simge bir süre daha devam edeceğe benzemektedir.
Gerçekleri kabul etmemiz gerekiyor..
Acı olsalar da.

HACI
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 23-04-2009, 22:30
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

Bu daha ne kadar sürebilir? İnsanlar daha ne kadar aldatılabilir?

Bu soruların yanıtını bilmiyorum. Belki yüz yıl, belki de bin yıl.. Eğitilmeyen, ya ta hatalı ve dogmatik bir eğitimden geçen insan, son derece zayıf, nahif, dengesiz, bilinçsiz, kusurlu ve eksik bir yaratıktır. Giderek artmakta olan cahil Müslüman nufusu ilerisi için iyimser olmayı olanaksız kılmaktadır. İslam ülkeleri yalnız eğitimi az ve kusurlu değil, aynı zamanda çok sayıda cahil ve bağnaz insan üretmektedir. Ayrıca onların cahil ve bağnaz olarak kalmaları için de olağanüstü bir çaba gösterilmektedir.

Bu çabanın kaynağı Hristiyan ülkeler olabilir. Ama Müslüman’lar içinde de çok sayıda hain ve fırsatçının olduğu kesindir. Evrim gibi, Batı biliminin temelinin dayandığı kuramlar ve diğer bilimsel gerçekler Müslüman halktan saklanmakta ve onlar bilerek yanıltılmaktadırlar. Amaç onları mümkün olduğu kadar karanlıkta tutmaktır.

Günümüzde İslam dirilmeye, ayakları üzerinde dikilmeye çalışmaktadır. İlginç olarak bu çabaların kaynağı genç ve entellektüel kesimdir. Ama bu entellektüalitenin yanlış anlaşılmaması gerekir. Batı standardlarında değildir bu entellektüalite. Kendi başına ayrı bir İslam standardı oluşturulmutur. Bazı İslam geleneklerine dönerek, İslam diriltilmeye çalışılmaktadır. Bu bu konuda baş vurulan ilk çaba değildir. 1400 küsür yıllık tarihinde İslam birçok kereler diriltilmeye çalışılmış ve her seferinde İslam’da reform, Kur’an ve sünnete dönmek olarak yorumlanmıştır. Günümüzde aynı reform hareketi hortlatılmıştır. İslamsal akidelere dönerek İslam’ı ilerletmeye ve Müslüman’ları çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmaya çalışılmaktadır. Bunu başarılı olacağını düşünmek bile çılgınlıktır.

Evet! Ne diyorduk?

İslam şimdiye dek neden yok olmamıştır?

Çünkü İslam buna olanak vermemiş, zorla yerleştiği insan aklını çeşitli şekillerde manüple eden sistemler geliştirmiş ve insan maneviyatına fena şekilde yerleşen bir parazit olmayı başarmıştır. Bu sistemi kuranın Muhammed olduğu söylenir. Ama Muhammed belki de sadece mirası devam etmekten olan bir simgedir. Ve görünüşe göre bu belki de yaşamamış hayali simge bir süre daha devam edeceğe benzemektedir.
Gerçekleri kabul etmemiz gerekiyor..
Acı olsalar da.

HACI
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 23-04-2009, 23:17
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart

Başlık yazısından bir değerlendirme yaptığımızda İslam başarılıymış gibi bir sonuca varabiliriz. Ya da Allah, kurdurduğu dini koruyormuş gibi sonuç çıkaranlar da olabilir.
Bir başarı gibi düşünecek olunduğunda bu büyük bir yanılgı olur.
Çünkü ırkçı bir din olan Musevilik 3500 yıldır ayaktadır.
Hem de kitabındaki çifte tanrıyı muhafaza edip tek tanrılı ilk dinmiş gibi geçinerek.
Şamanlık ise dünyadaki dinlerin en eskisi olarak kabul edilir ki o da varlığını hala sürdürmektedir.

Buna karşın son büyük din olarak görülen İslamiyet dünya nüfusunun %20'sine dahi sahip değildir. Kendinden 600 yıl önce kurulmuş Hristiyanlığı tevhid dini olarak görmez ama kendisinden çok daha yaygın inanca sahiptir.
En acı tarafı ise gelişmiş ülkeler arasında tek bir İslam ülkesinin olmamasıdır.

Hala neden ayakta olduğunun nedeni, tanımladığı tanrı biçiminin teist dinler içinde en gelişmişi olması olarak görülebildiği gibi, Musevilik nasıl yıkılmadıysa İslam'ın da benzer sebeplerden yıkılmadığı olarak da açıklanabilir.
Hele Kabe yerinde durduğu müddetçe İslam'ın silineceği hiç düşünülemez.
Örneğin Arabistan işgale uğrasa ve yıkılsa dahi işgalciler farklı dinden olsalar dahi Kabe'ye dokunmayacak ve müslümanların haccına müsaade edeceklerdir.

Dinlerin evrimi devam etmektedir.
İslam'da bu evrimden etkilenmektedir. 100 sene sonraki İslam'ın bugünkü İslam anlayışından ve yorumlamasından farklı olacağı kesindir. Ama 200-300 sene sonra sadece İslam değil, diğer tüm dinler de ortada kalacak mıdır bilinmez.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 23-04-2009, 23:31
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

ALINTI: ''İslamsal akidelere dönerek İslam’ı ilerletmeye ve Müslüman’ları çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmaya çalışılmaktadır''

* Fütuhat, Cihad ve nihayet İlay-ı Kelametullah sacayakları üzerinde duran İSLAM; ÇAĞDAŞ UYGARLIĞA bizatihi v a r l ı ğ ı ile bir meydan okumadır.

* Maide 38 & Nisa 34 ve Bakara Suresindeki (ayet 54) ''fektulü enfüseküm''ü şiar edinen bir dünya görüşü ile kim, nerede, hangi metodoloji ile muasır medeniyeti yakalama gayretkeşliğindedir? Bu nasıl İzahtan vareste tutulabilir?

* Burada gönderme yapılan 'çağdaşlık uygarlık düzeyi' nin herkesçe malum ''egalite & liberte & fraternite'' düşüncesinden tomurcuklandığı ve yükseldiği gözardı mı edilsin?


* Bırakın çağdaş uygarlık düzeyini, İslamın bir arpa boyu yol almasına katkıda bulunmaya çalışan Teslime Nesrin'ler, Rüşdi'ler, Homa Darabiler cadı avına maruz kalmakta, hayatlarından sürekli endişe etmekteler.

İslam'ın öykündüğü tek bir şey vardır: 'Asr-ı Saadet'teki' (hicretten sonraki) mutlak istibdad.

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 23-04-2009, 23:40
abdulKADİR abdulKADİR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10 Apr 2009
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 430
abdulKADİR - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Aslında soruyu ''İslam nasıl günümüze kadar yok olmadan gelmiştir?'' şeklinde değil de,
''çağımızda emperyalizm, kapitalizm, modernizm, oryantalizm gibi bilumum düşmanlarla tek başına mücadele eden bir din hala nasıl bu kadar diri, canlı CAZİP olabiliyor, her geçen gün tazeleniyor?'' şeklinde sormak daha mantıklı olur.

Ama sorunun soruş şekli soranın niyetini ortaya koyar. Burda olduğu gibi...
İlk mesajı okumak bile vakit kaybıydı ama okudum, iğrendim. Bu özelliklere sahip bir din var mı yeryüzünde diye şöyle bir düşündüm... Ama bulamadım. En sapığından en ilkeline kadar insan uydurması dinler de dahil, hiçbir din burda anlatılanlarla örtüşecek kadar bütünüyle kötü değil.

Arkadaşın bu nefreti nerden kaynaklanıyor bilemem ama ortada olan bir gerçek var: O da, arakadaşta zerre kadar vicdan kalmadığıdır. ''Yiğidi öldür ama hakkını yeme'' atasözü tam da bu klinik vakalar için gereklidir. Gerçi bu tür adaletsizce yapılan iftiralara bizim kadar bazı ateist arkadaşların da karşı çıktıklarını biliyorum. Onlardan biri ''bozuk saat bile günde 2 defa doğruyu gösterir'' diye tepki vermişti bu tür iftiralara. Ama bu arkadaş bu gerçeği göremeyecek kadar kinle dolmuş anlaşılan.


''İslam’ı Koruyan Güç Nedir?'' sorusunun cevabı ise çok basit:
İslam, Adem'den başlayan, Musevilikle ilk yazılı anayasasına kavuşan ve uygulayan, İsevilikle ruhi gelişimini sürdüren ve Muhammedilikle doruk noktasına ulaşıp kemale erdirilen TEK dinin adı olduğuna göre, onu koruyan GÜÇ elbette onu insanlar için bir yaşam tarzı olarak belirleyen TEK YARATICIdır.
İslam enerjisini ve güncelliğini FITRATla uyum içinde olmasından alır. Fıtri değerleri bozulmamış insanların eninde sonunda gelecekleri kapı İSLAM kapısıdır.

''Erkek ve kadın kim iyi işler yaparsa imanla, kesinlikle onu yaşatacağız TEMİZ bir yaşamla.'' (16/97)www.temizyasam.net
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 23-04-2009, 23:41
kaancan
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

sevgili hacı tarih bilgim çok iyi değildir fakat söylediklerinden çıkardığım sonuç; "hislerim beni yanıltmıyorsa" batı dünyası fransız devrimiyle dinlerin hegemonyasından nasıl kurtulup ortaçağ zulmune son verdiyse bunun aynısı islam dünyasında yapılmadığı sürece islam ortacağının bitmeyeceğini söylüyorsun sanırım?
eğer cumhuriyet devrimini böyle bir devrim saymassak ozaman tarikatların belli bir burjuva kesmi oluşturması böyle bir devrim için olumlu bir koşul sayılmazmı?
böyle bir devrimi paranın adaletsiz dağıtımından başka bir güç gerçekleştirebilirmi?
cumhuriyet devrimlerini sofulara rağmen işkal acıları sonucu sofuların gerçek yüzlerinin ortaya çıkması ve bu sayede halkın güveninin kazanılmasıyla yapılabildiğini farzedersek şuanki konjonktürde böyle bir gelişme oluşamayacağı kesin değilmidir? eğer kürt sorunun saymassak şuan işkalle bir aydınlanma,akıllanma olamaz diyebilirmiyiz?....
neyse umarım demek istediğimi ve sorularımı anlatabilmişimdir...
sevgiler
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 23-04-2009, 23:49
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger kaancan;

Belki dinlerin hegomanyasindan kurtarmistir ama; kendini kendi turunun hegomanyasi altina almistir. Cunku sonucta; hegomanya; bir dini mentalite, emperyalist zihniyet ve tanrisal icerige sahiptir. Insanoglunun, insanogluna "zulmunu", insanoglunun "guc" temeline havale etmistir. Bunun yaninda; "milliyetcilik" v.s. gibi; yeni ayrimcilik alanlarini ortaya atmistir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:33 .