Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Fizik > Büyük Patlama Teorisi

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #61  
Alt 03-09-2018, 03:47
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.328

Onur Üyeliği 

Standart

Velhelebe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
spartacusTamam çıktığında kalan diye yaptık ama uzayın bu olduğu kesin değil. Kesin diyorsanız kanıtınız nedir?
Kesin zira kanıtı olan ŞEY'lerdir, dolayısıyla biz onalrı çıktığımızda kalandır demekteyiz. Kendi halinde uzayın kanıtı da olmaz.
Velhelebe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Odanın dışı burada mesele değil. Sadece oda ve bilgisayara bakın. Odanın içinde eşyalar var, işte eşyaların olması için odada yeterli boşluk olması gerekiyor. Yani şeyler bu boşlukta duruyor ve dışından bakarak tanımlıyoruz şeyleri. Uzay ve gök cismi de böyle olabilir, illa geriye kalan olmak zorunda değil.
mesele yeterli boşluk meselesi de değil. Aldığın biçimde bakarak, totolojiden öte gidemiyorsun. Eşyaların olması için diyorsun yeterli boşluk(uzay) olması gerekir, sonra da diyorsun ki uzay da böyle olabilir. Kısaca dediğin şu, uzay'ı tanımlayabilmek için uzayın dışında uzay olması gerekir veya uzayın içinde uzay... Kafa basmıyor demek ki...

Gerisine cevaba gerek yok,yok böyle de görülebilir, şöyle de görülebilir vb diyorsun, sebep? Tanrı'ya yer açacaksın diye mi? hayır efendim sizlerin keyfine göre göremeyiz, uzay, anlayasınız diye mecburen başvurduğumuz, ama aslında o(sınır-sızlık) kavramın da muhatabı olmayan haliyle, sınırsız boşluktur... Burada uzay dendiğinde sanki bir şey'miş gibi bahsetmek zorunda kalıyoruz, çünkü dile getiriyoruz, ama esasında uzay, herhangi bir şey değil, şahsına münhasırlığı da yok dolayısıyla kendine has-şahsına münhasır herhangi bir özellik, nitelik, form, sınır, sınırsızlık, ebad, yön vb ve böylecebunlara bağlı kavramları da almaz, kullanılıyorsa bile siz kavrayasınız diye mecburen başvurulur(metafor gibi).

Bu "uzay" diye söz edip bir isim verdiğiniz için, esasında ise, salt boşluk olarak da alınamaz, kısaca "birey'e" indirgenemez olan...

Form-yapı tabanı dışında kalan ne varsa, form-yapı tabanına bağlı-has kavramalrın da hem kaynağı hem de muhatabı değildir. O sebeple belki, olabilir vb lafazanlıktan öte geçmez.

Sonuç: Uzay ne sınırsızdır, ne de sınırlı

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #62  
Alt 03-09-2018, 07:08
Velhelebe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Velhelebe Velhelebe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Jan 2018
Mesajlar: 727
Standart

Uzay belki de sınırlı bir boşluk, nereden biliyorsun böyle olmadığını? Senin tanım neden doğru olsun ki? Senin öyle tanımlanan önemli değil, elde bilgi yok. Dolayısıyla özelliksiz olarak tanımlamak doğru olmaz.
Alıntı ile Cevapla
  #63  
Alt 03-09-2018, 11:40
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şuanda  online konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 2.975
Standart

Velhelebe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Uzay belki de sınırlı bir boşluk, nereden biliyorsun böyle olmadığını? Senin tanım neden doğru olsun ki? Senin öyle tanımlanan önemli değil, elde bilgi yok. Dolayısıyla özelliksiz olarak tanımlamak doğru olmaz.
İşte sana o belkin için , ortaya bir şey koyman için fırsat veriliyor.

Belki SINIRLI ise neyle sınırlı ? Tanrı mı ? O tanrı dediginin tanımı ne ?

Lafı eveleyip geveleyip duruyorsun. Belki ne ?
Alıntı ile Cevapla
  #64  
Alt 04-09-2018, 01:39
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.328

Onur Üyeliği 

Standart

Velhelebe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Uzay belki de sınırlı bir boşluk, nereden biliyorsun böyle olmadığını? Senin tanım neden doğru olsun ki? Senin öyle tanımlanan önemli değil, elde bilgi yok. Dolayısıyla özelliksiz olarak tanımlamak doğru olmaz.
Elde bilgi var O sayede tanımladık, nedir bu bilgi, elma, armut, gezegen, yıldız, gökyüzü, ufuk, dolu-boş birlikteliği(!)... Lakin beher dolu saydığın, kendi özgülünde birer formdur yani şey'dir, bu bağlamda demek ki elimizde bir de şeyleşmeyen bir done var, o da boşluktur(uzay), zira şey'leri anlamlı kılan, diğer taraftan şeysiz-dir. Salt elma olsa idi, armutdan söz edemezdik, ama elmadan da, çünkü saltelma olduğu zaman, elmanın bir dışından da söz edemezdik(yani bütün sırf elmadan ibaret olsaydı, çevresinde hiç bir boşluk olmasaydı). Elma, armut gibi evirip, çevirip kafana göre formdan bağımsız boşluğa(salt olarak), nicelik üfüremezsin, üfürsen ne olacak, muhatabın yok.

Uzay Dedin... Dedin değil mi? Şaşkınım, absürt üfürüklerin ve belkilerin ciddiye alınabilir olsaydı, "uzay" kelimesini kullanman abes olurdu, madem elinde bilgi yok, uzay lafzı da nereden çıktı? Nedir uzay? bilmiyorum, ee bilmediğin hakkında ne demeye vakit israfı oluyorsun o halde, hatta o kadar ileri gidiyorsun ki, sınırlı olabilir diyorsun, ne sınırlı olabilir? Hiçç, bilmiyorum, aşgşdşfşfşgsakjhfhhf sınırlı olabilir, o, nedir peki?

Şimdi benim önceki yazımda az-çok da olsa kavradığını gösterdiğin, bir şey'i tanılayabilmenin koşulunun o şey'in dışıyla mümkün olduğu bu dış faktörün de diğer şeyler ve diğer şeyleri de şey'ler olarak anlamlı kılan çevre-boşluk-farklılık vb esasıyla, oda örneğine geri dönelim;
Dedin ki;
1 bilgisayar var.
Bu bilgisayarı tanımlayabilmek için odanın boşluğuna ihtiyacımız var.


Elbette o boşluğa ve o boşlukla birlikte, diğer şey'lere de ihtiyacımız var, referans olarak...
Dedim ki, biz şey'i tespit edebilmek için, o boşluğa ihtiyaç duymuşsak, bu tersinden de şey üzerinden boşluğu kavramaya olanak vermekte, bunlar birbirinden ayrı-gayrı değil, böylece elimizde bilgi mevcut!.

Buraya kadar anladığını farzediyorum, şimdi, odayı bilgisayar ile sınırlayabilir misin?
Belki öyledir demek anlam ifade etmez, zira eğer oda, bilgisayarla sınırlanıyor olsa idi, ya bilgisayar ya da oda tanımlanamazdı, kısaca ikisi de tanımsız ve tespit dışı olurdu

Bu durumda sen tanısız bilgisiyarla(üf-püf), tanılanamaz odadan söz etmeye çalışıyorsun. Yani başından beridir izah ediyorum, s.a.f.s.a.t.a üretiyorsun, sebebi ise, hala, form-yapıya dair kavramların, bu zeminin altında, daha alt temelde kullanılmasının MUHATAP bulamayacağını izah etmeme rağmen i.ş.i.n.e g.e.l.m.e.m.e.s.i... (sanırım yeni türden bir Taslaman edindin kendine, o çok sevdiğin kelime, kavram çarpıtma oyunalrıyla kafanı karıştırıyor)

Uzay bir bilgisayar, bir elma, bir taş, bir dal-budak, bir masa, bir perde, bir toprak parçasıi bir kum tanesi vb TANIMLAR(!!!!) gibi TANIMLANAMAZ, bir şey'i tanımlayabilmek için*, ancak kendi formu(böylece şey'lik vasfı, ilk limiti) diğer form-yapılar(böylece ayırt edilir referans, kıyas imkanı) ve dışında sınırlanamaz(böylece sınırlanabilirliği anlamlı kılan) çepe-çevre, ayrı ve bağımsız boşluğa gereksinim* var. Yani bizim uzay tanımımız limitleriyle, ayrı-gayrı biçimde kendisiyle(ki kendisi diye bir muhatabımız da yok) ve dışında kıyas edip, ayırıp, sınırlayabileceğimiz bir form değil. Yapısı bu değil, daha doğrusu şahsına münhasır forma sahip olamamsı gibi, yapısı da yok, yapacak bir şey yok, sınır-sınırsızlık, form, yapı gibi temele dayalı kavramalrın muhatab o.l.a.m.ı.y.o.r, ben böyle tanımladığım veya söylediğim için değil, zemin öyle olduğu için.

Şimdi gelelim senin ne yapmak istediğine;
"Uzay belki de sınırlı bir boşluk"
Diyorsun, diyorum ki, yapı, zemin gereği, uzay sınır gibi form-yapı gibi, şahsına münhasır bir şey olarak ele alınamaz(çünkü bir şey'in şahsına münhasırlığı anlamlı kılan boşluktur(uzay), boşluğu, boşlukla sınırlamaktan söz etmenin, kaba totolojinin anlamı yok), dolayısıyla şahsına münhasır ele alınan şeylere dair kavramlarla da evirip, çevrilemez. Hala çarpıtma derdindesin.
Tamam sınırla diyorum, bırak fiziği, belkiyi, hayali olarak dahi olsa yap bunu, ne ile sınırlıyorsun?

Bir örnek alayım! Lafazanlığa gerek yok, boş konuşmaya da, şu ya da bu biçimde, şu ya da bununla e-bilir, a-bilir demediğin sürece seninkisi gerzeklik, sahtecilik(sırf bir tanrı masalı uğruna, lakaitlik, kircilik)...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #65  
Alt 29-12-2018, 18:42
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.024
Standart

Bu fikrin insan kurgusu olduğu ortada.
Sadece tanımlanan sınırlı yapıların başlangıcı veya sonundan söz edilebilir.

İnsanı böyle bir kurguya iten doğal sebep neydi? Neden insan durduk yere bir başlangıç arama hevesine girmişti?

Sanırım insan yine kendini merkeze koydu. Kendi doğumunu ve ölümünü evrene yansıttı.
Alıntı ile Cevapla
  #66  
Alt 21-01-2020, 23:18
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şuanda  online konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 2.975
Standart

Evrenin bir başlangıcı olmasaydı, evrendeki hidrojenin tümüyle yanarak helyuma dönüşmüş olması gerekirdi diye söylenmiş!!!


yani bu demek oluyor ki
Güneşimiz şu anda bu şekilde olmaması gerekirdi .
Hirdrojen topu degil , HELYUM TOPU OLMALIYDI
??!! MI-MI ?



Alıntı ile Cevapla
  #67  
Alt 26-01-2020, 12:33
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şuanda  online konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 2.975
Standart

Spartaküs bu konu hakkındaki düşünceni ögrenebilirmiyiz.


Evrenin bir başlangıcı olmasaydı, evrendeki hidrojenin tümüyle yanarak helyuma dönüşmüş olması gerekirdi


Bu cümle kendi içinde ve bilimsel olarak gayet tutarlı.

Evet madde hep vardı , yoktan varoluş olamaz ise hidrojen şimdiye kadar, maddenin ezeliyeti ve dönüşümü durumuna bakınca tükenmiş olması gerekirdi.

Dönüşüme bakınca hidojen helyuma dönüşümü tamamda hidrojen tükenmeden bu ana kadar hep var ise hidrojen neyden dönüşendir. Tükenmiyorsa bir şeyden dönüşüyor olması gerekmezmi ?


Bu cümleden evrenin bir başlangıcı vardır diyemem ama hidrojen neyin nesi!!

Bu durum için fikrini gercekten çok merak ediyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #68  
Alt 27-01-2020, 16:21
RollingStones - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
RollingStones RollingStones isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Aug 2014
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.085
Standart

Teori ve gözlemler, birçok bilimsel araştırma, Evren'in yaşının 14 milyar yil olduğunu söylemekte. İnsanlığın bu gün itibariyle elinde olan bilgi bu.

"Olmuyorsa zorlama, ya hayallerin kırılır ya kalbin. Unutmuş gibi yap. Çünkü güzel şeyler; Onları hiç beklemediğin anda gerçekleşir." Gabriel Garcia Marquez
Alıntı ile Cevapla
  #69  
Alt 30-01-2020, 21:53
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şuanda  online konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 2.975
Standart

Evren 14 ( 13 .8 ) milyar ışık yılı yaşındamı
Yoksa
Söylenen milyar ışık yılına kadar olan MESAFEYİMİ görebiliyoruz.

Öncelik bunun tespitidir. Çünkü teoriye dair ne üretiyorllarsa ( sallıyorlarsa, üfürüyorlarsa ) sözde bilim için ortaya koydukları sadece bu ----> BIG BANG

Benim için ----> big bang tamamen işin içinden çıkamadıkları için üfürdükleri koca bir yalandır.

Benim kendi fikrim , Gözlemlenen evren 14 milyar ışık yılından daha ötelerde bir ŞEY .
Bizler sadece oraları şimdiki teknolojimizle göremiyoruz.
Tıpkı bir zamanlar güneş sistemimiz , ardından galaksimiz ve nihayetinde diğer galaksiler ve gök adaları gözlemleyebildigimiz gibi belkide 14 milyar ışık yılının ötesini gözlemleyebileceğiz.

Aslında ben evrenin bir başı olduğuna dair merakım olsada esas olarak bilinen evrendeki HIDROJENIN ne olduğu , nasıl ve neyden dönüştüğünü merak ediyorum.
Idealizmin dahi buna bir cevabı varken MATERYALIZMIN BIR CEVABI YOK.

Atomun ve elementlerin nasıl davranısta bulunduğunu inceleyen bilim , hidrojen denilen elementin evrenin en çok bulunan elementi oldugunu söylüyorlar %70 , ve bu hidrojen elementinin bildiğimiz tüm elementlerin demire kadar olan hafif ve demirden sonraki elementlerin sebebi olduğunda hem fikirler. İtiraz eden var mı ? Ben bilmiyorum.

Bilim insanlarının hidrojene dair söyledikleri bir tespitte , hidrojenin sonsuzdan gelemeyecegi yani bir başlangıcı olması gerektiğini söylüyorlar. Çünkü TÜKENECEK DÖNÜŞECEK bir ŞEY bu hidrojen . Bu sebepten sonsuzdan beri var olması mümkün değil.

Bence big bang i ortaya atan üfürükçülerin galaksilerin birbirinden uzaklaşması yani kızıla kaymadan dolayı ortaya attıkları büyük patlama kızıla kaymadan sebep evrene don biçmelerinin altında CEVAP BULAMADIKLARI şeyin HIDROJENIN olduğuna eminim.

Hidrojenin nasıl meydana geldiğine kesin bir cevap bulamayınca elbetteki bir başlangıç ortaya koyup herkeside bu konuda manipule edip karşı duranlarıda şeytanlaştırıp hatta aşağılayıp dışlayarak dinci idealist kafalarında gereksiz desteğini alıp BIG BANG denilen bariz üfürmeyi tüm dunya ya kabul ettirip her bilimsel ataklarınıda bu teori üzerinden işleyip gerçeğe her gün bir adım daha uzaklaşıyorlar.
Yani merkezden bir derecelik açı sapması olursa uzun mesafe ve zamanlarda hedeften ne kadar uzaklaşılacağı herkesin malumu.


Bilim hidrojenin çok yogun bir noktadan patlayıp meydana geldi üfürüğünden kurtulup hidrojenin neden oluştunu MATERYALISTIM diyenlerin hidrojenin NEYDEN DÖNÜŞTÜĞÜ bulamadıkları sürece her konuştukları SAFSATA dan ileri gidemez.

Hidrojen bir şeyden mi dönüştü yoksa bir şey durmadan HIDROJENMİ DOĞURUYOR.

aksi halde hep vardı ile cevap olmuyor.

Maddenin yaratıldığını yada bir iradeye bağlı olduğunu söylemiyorum. Söylememde ancak bu sorunum cevabını verebileğini düşündüğüm spartaküse soru yönelttim
Bekledim cevap gelmedi
Belki bilmiyor bilemiyor
Belki kaale almıyor.

Her ne olursa olsun
Hidrojende maddeye dairse hidrojen hep vardı olamaz. BITMIŞ TUKENMİŞ OLMASI GEREKIRDI.

aksi halde hidrojene biçilen degere göre evrenede YAŞ BİÇENLER haklıdır.
Başkada bir YOL YOK. Olmayıncada en iyi üfürme big bang olurki. Big bange İtiraz edenlerin dedikleri üfürme bile olamaz.

Dahada ötesi TANRICILAR dahi haklı çıkabilirler.


Her şey değişip dönüşüyor demekle bitmiyor.
Alıntı ile Cevapla
  #70  
Alt 30-01-2020, 22:10
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.328

Onur Üyeliği 

Standart

RollingStones´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Teori ve gözlemler, birçok bilimsel araştırma, Evren'in yaşının 14 milyar yil olduğunu söylemekte. İnsanlığın bu gün itibariyle elinde olan bilgi bu.
Yazımda belirtmiştim, evrene o şekilde, şahsına münhasır, özneleştirerek tanım koymak => yanlıştır.
1 İnsanın yaşı ile insanlığın yaşı aynı şey midir? Burada farkı oluşturan nedir? 1 İnsan dediğimiz kişi iken, insanlık dediğimiz geneldir.
İnsan bir özne iken, evren özne değildir, yani biçime dayalı olarak sınırlanamaz..

O rakamlar yanlış tanımlanmış biçime dair. Biçimi de gören yok ve o tanım da tamamen kurgusal...

Örneğin 60 milyar yılda ancak oluşabileceği öngörülen gökadalar mevcut, hatta biçime göre tanımlanmış sözde evrenden, daha yaşlı yıldızlardan da bahsedilmekte.

Halbuki evren dediğimiz tek bir an'da dahi aynı şey değildir.

tekrar sorayım evren nerede?

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (30-01-2020 Saat 23:15 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
big bang, evren’in başlangıcı, hiç yoktan bir evren, hiçlik, kozmoloji

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:50 .