Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 26-11-2016, 19:55
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.010
Standart İnsanlığın vicdanı Fidel öldü,,başlarımız Castro olsun

Sanki babamdı,
Sanki ben öldüm.
Mazlumların,zulme isyanıydı,Şerefsiz emperyalizme diz çöktürmüştü Kübada.
Fidel öldü.
Şimdi tüm emekçi çocukları
Fidel Castro.
Şimdi dünyanın geleceği oldu göz yaşlarımda.
O şimdi yüzyılın Spartaküsü,Che Guevarası,Lenini.
O şimdi sosyalizmin yemini.
Tarih onu yazacak,
Adına türküler yazılacak
Ne yürekti seninki,
Ve ne akıl,,,
Ne güzel insandın fidel.
Sanki babam,anam tüm sevdiklerim öldü.
İnsanlığın vicdanı öldü.


Kemal Okuyan
26/11/2016 Cumartesi


Ölürken de devrimci: Fidel
Öldü. Alıştırarak; halkını şaşkın ve çaresiz bırakmadan. Düşmanlarını bir kez daha atlatarak; 60 yıl boyunca hayatına sayısız kez kastedip, onu kirli habercilikleriyle defalarca "öldü"ren merkezlerden gelen "müjde"yle değil, biraderi ve yoldaşı ve dostu ve ardılı Raul'un vakur açıklamasıyla…
2006'da hastalandığında Küba Fidelsizliğe hazır değildi. Raul'a ya da parti önderliğine güven duyulmadığı için değil. Çok özeldi Fidel. Türkiye'de ya da başka ülkelerde yarattığı etkiyi düşünün sonra Kübalılar için ne anlama geldiğini kestirmeye çalışın. Mesele sadece ideolojik değil, temelde öyle, lakin Fidel Küba'da sosyalizmden hoşnut olmayanlara da hep güven verdi, saygı uyandırdı. Emperyalizmin uşaklarından, CIA'den harcırah alan kalleşlerden değil Kübalılardan söz ediyorum.
Artık söylemekte sakınca yok, Küba'da birçok yetkili Fidel'in bundan on yıl önceki ağır hastalığı atlatabileceğine inanmıyor ve ülkenin bu doğal ama kabul edilmesi zor sonu "sakin" karşılaması için uğraşıyordu. Çok ama çok kaygılılardı.
Kübalı hekimler evet ama Fidel'in sarsılmaz iradesi bir kez daha devreye girdi ve ülke çok değerli bir süre kazandı, toplum komandantenin olmamasına alıştı, Raul'un farklı tarzını kabullendi.
Ölmese iyiydi, "artık ölebilirim" dediği bir anı seçti.
Kübalılar ve bütün insanlık ölümünü Küba Devlet Televizyonu'ndaki resmi açıklamadan öğrendi. CIA bir kez daha beceremedi anlayacağınız. 50 yıl görevde kaldı, o 50 yıl boyunca ne paralar döndü, ne tezgahlar kuruldu onu öldürmek için. Olmadı "öldü" diye haber ürettiler.
Evet Fidel, elde silah dağlara çıktı Batista aşağılığı "öldü" dedi; Domuzlar Körfezi çıkarmasında "öldü", süikast yaptılar "öldü", nezle oldu "öldü", kolunu kırdı "öldü", gece-gündüz, akşam-sabah "öldü". Ve onca "ölü"ye nazire yaparcasına 90 yaşında, yatağında, güven içinde el salladı insanlığa…
Ölürken de devrimciydi, yaşarken hiç kuşkusuz.
Nefret objesi haline gelen zalim diktatöre karşı derin ahlaki temellere sahip bir mücadeleye girdiğinde halkına inanan bir devrimciydi, 1959'in başında Havana'ya muzaffer bir silahlı gücün komutanı olarak girdiğinde halk ona inanıyordu.
Batista karşıtlığından emperyalizmle hesaplaşmaya, emperyalizme karşıtlıktan komünizme ulaştı. Pişmanlıklar filan yoktu, son derece doğal bir iç evrime sahipti Fidel'in Marksist-Leninist haline gelmesi. Gelişkin adalet duygusu ve eşitlik arayışı Batista'nın devrilmesine indirgenemezdi. Che ve Raul'un sola çekici girdileri, Küba'da üretim araçlarındaki özel mülkiyetin yarattığı derin sorunlar, ABD yönetiminin fanatizmi Castro'nun henüz dağlarda ortaya çıkmaya başlayan feylesofluğu ile birleşti ve ortaya gerçek bir "lider" çıktı.
Sözcüğün her anlamında bir lider.
Komünist ve devrimci. Küba Devrimi'nde önemsiz olmayan ama 26 Temmuz Hareketi ile karşılaştırılmayacak kadar mütevazı bir rol üstlenen Küba Komünist Partisi "bu partinin liderliğini sen hak ediyorsun" dediğinde ortada yapaylığın, protokol sahtekarlıklarının kırıntısı yoktu.
Fidel komünizme kendi mücadele yolundan ulaşmıştı, ezberlerle değil.
Yanlış yapmıştır, söylediği-yazdığı her şeye katılmak zorunda değiliz. Ama yaşamı, yarattığı değerler ve sosyalizmdeki ısrarı konusunda kim ne diyebilir?
Çok konuştu. Çok ve uzun. Danışmanlarına hazırlatmadı söylevlerini, gerçekti ve devrimciydi konuşmaları. Mücadelesini anlatmazdı konuşurken, konuşması kendi başına mücadeleydi. İspanyolca anlamam, bilmem, lakin saatlerce hiç sıkılmaksızın izleyebildiysem simültane çeviri olmayan toplantılarda Fidel'i; dil farkını el-kol hareketleriyle, jestleriyle aşmayı bildiği içindi.
Çünkü inanıyordu.
Çok yazdı, özellikle sonraları. Yine inanarak yazdı, beğenirsiniz beğenmezsiniz hep dürüst oldu, numara yapmadı. Dahası, boş yazmadı.
Bu karmaşık çağda fikri derinliği ve bilgisi olmayanın kendisi dışındaki insanların yaşamına etki etmesi ahlaki bir problemdir. Burjuva siyaseti tam da bunları, sadece ve sadece bunları "lider" diye karşımıza çıkarıyor. Devrimci siyasette ise böylesi bir sığlık affedilemez bir suçtur. Geriye dönüp baktığımızda "bizim cenah"ta bunlardan fazlasıyla mevcut. Renksiz, ortalamacı, yol-yordam bilmeyen karikatürler sayesinde ve onlara göz yumulduğu için nice "büyük" güç rayından çıktı; "küçük" ölçeklerde yaşanan trajedileri ise tarih yazmıyor belki ama suç suçtur.
Fidel bu anlamda Küba'nın ve insanlığın şansıdır. Tarihte bireylerin rolü üzerine çok şey söylenebilir ama bazı örneklerde Marksizmin sınırlarını azıcık zorlama hakkını kullanacaksak, tercihimizi Fidel'den yana yapabiliriz.
Fidelsiz bir Küba Devrimi? Varsayalım ki oldu. Fidelsiz Garbaçovcu karşı devrime direnemezdi Küba, bu imkansız.
Mihayil Garbaçov gittiği her sosyalist ülkede karşısına çıkan "lider"leri "siz çağdışısınız"la ezdi, "değişin" diye emir verdi, birkaç hafta sonra da CIA ile KGB ajanlarının farklı kollardan harekete geçmesiyle Avrupa'nın doğusunda kalan halk demokrasileri birbiri ardına devrildi. Bu işlemde Garbaçov'un işgal ettiği koltuğun ağırlığının yanı sıra onun baskın kişiliği de etkili oluyordu. Bu güvenle Küba'ya da gitti ve dersini aldı.
Dersini verdi çünkü dersini hep iyi çalıştı. Küba Komünist Partisi'nin "Parti Okulu" rektörü, bir keresinde "oturduğun o sırada Fidel de ders dinledi" demişti gülerek. Öğrenmekten utanmadı, rol yapmadı, yanılmazlık pazarlamadı.
Teşekkürler Fidel. Kapitalist barbarlığın yangın yerine çevirdiği gezegenimizde "işte insan" diyebiliyoruz senin arkandan, "işte bizim Fidel", "işte bir komünist"…
Zafere kadar daima!
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 26-11-2016, 20:28
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.010
Standart

Güle güle ustam.

Güle güle yoldaşım.


Güle güle Komandante...



Fidel hayatını kaybetti: Güle güle Komandante

Küba Televizyonu, Küba devriminin lideri Fidel Castro'nun yaşamını yitirdiğini duyurdu.



Cumartesi, 26 Kasım 2016 08:34


Küba devriminin lideri Fidel Castro, yaşamını yitirdi.
Fidel, Küba Komünist Partisi'nin (PCC) 7. Kongresi'nin kapanışında bir konuşma yapmış; "Belki bu salondaki son konuşmam olacak. Kongrenin belirlediği tüm adaylara oyumu verdim, davetiniz ve beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. Başta yoldaş Raul Castro olmak üzere hepinizi olağanüstü çabalarınız için kutlarım. Yola koyulacağız, geliştirmemiz gerekenleri düzeltip geliştireceğiz olanca bağlılığımızla ve gücümüzü birleştirerek" demiş, mücadele çağrısını yinelemişti.
Fidel'in yaşamını yitirdiğini, Küba Devlet Başkanı Raul Castro duyurdu.
Raul'un açıklamasını aktaran Cubadebate; "Bugün, 25 Kasım 22.29'da, Küba Devrimi'nin başkomutanı Fidel Castro Ruz yaşamını yitirdi. Yoldaş Fidel, kendi iradesi uyarınca yakılacak. 26 Kasım Cumartesi erken saatlerde, cenaze organizasyon komitesi halkımızı ayrıntılar hakkında bilgilendirecek. Zafere kadar, daima!" ifadelerine yer verdi.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 26-11-2016, 21:34
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.010
Standart

Komünist Parti: “Sevgili Başkumandan, zafere kadar daima!”

Komünist Parti, Küba devriminin lideri Fidel Castro Ruz'un ölümü ardından bir mesaj yayınladı. Küba halkının sosyalizm yolunda devam edeceğinin vurgulandığı mesajda, “Sevgili Başkumandan, zafere kadar daima!” ifadeleri yer aldı.



Cumartesi, 26 Kasım 2016 11:41


Komünist Parti, Küba devriminin lideri Fidel Castro Ruz'un ölümü ardından bir mesaj yayınladı.
Komünist Parti'nin mesajı şöyle;
Fidel, Zafere Kadar Daima!
Küba Devrimi’nin Başkumandanı Fidel Castro Ruz’un ölüm haberini almış bulunuyoruz. Bu haber karşısında acımız sonsuzdur.
Yirminci yüzyılın yetiştirip insanlığa armağan ettiği en büyük kahramanlardan birini kaybettik. Küba’da 1959’da gerçekleşen devrim, 1917’de Rusya’da açılışı yapılan sosyalist devrimler çağının en özgün halkasıydı. Fidel’in sıradışı stratejik aklının öncülüğünde zafere ulaşan Devrim bir sosyalist kuruluş süreci ile taçlandı. Bu kuruluşun her anında ve her noktasında yine başkomutanın derin kavrayışı, uzak görüşlülüğü ve öncülük yeteneği devredeydi. Her detayda onun dokunuşlarını görmek mümkündü. Ölümünden çok önce tarihe geçtiği ve yüzyıllar boyu hatırlanacağı bilinen bir kahraman Küba halkının gözünde sadece Fidel’di. Temel motifi adanmışlık olan bir tevazu Fidel’den başlayarak tüm devrimci önderlerin özelliği oldu. Bu özellik onları Küba halkının koparılamaz bir parçasına dönüştürdü ve Küba’da devrimin kökleşmesinde büyük rol oynadı.
Küba Devrimi’nin mesajının bu küçük Karayip adasının sınırlarını çok aşarak evrensel hale gelmesinde yine Fidel’in rolü benzersizdi. José Martí’nin “vatan insanlıktır” sözlerini Küba sosyalizminin temel özelliklerinden biri halini getirmek konusunda en enerjik çabayı gösteren kişiydi. Küba sosyalizmi onun öncülüğünde yalnızca yoksulluk, sömürü ve emperyalist saldırganlık karşısında mücadele eden halklara varlığıyla ilham vererek değil, yardım elini hiçbir karşılık beklemeden dünyanın her köşesine uzatarak evrenselleşti.
Şimdi yokluğunda kaderini bir liderin fiziki varlığına değil, o liderin bir ömür devam eden mücadelesinin kazanımlarının korunmasına bağlamış Küba halkı sosyalizm yolunda devam edecek.
Ve bizler, uluslararası komünist hareketin Türkiye’deki üyeleri Fidel’in Che’ye veda ederken söylediği sözlerin gerçekliğe kavuşması için bulunduğumuz coğrafyada üzerimize düşeni yapacağız:
“Sevgili Başkumandan, zafere kadar daima!”

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 26-11-2016, 21:48
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart

900 küsür suikast girişimi ama sen genede ecelinle öl...

Böylesi ölmez, anca efsane olur...

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 26-11-2016, 22:26
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.010
Standart

"Fidel arkadaşımdı..."

Yazmakla bitecek gibi biri değil Castro ve dünya onu bir “efsane” olarak yüzyıllar boyu anacak. Aynı çağda ve aynı zaman diliminde yaşamış olmak bile onur verici…


Fidel Castro bir köyü ziyareti sırasında, küçük bir çocukla karşılaşır.
“Burnunu kaptırmadan” çocuğun yanına yanaşıp, başını okşayarak:
“Söyle bakalım,” der. “Büyüyünce ne olmayı düşünüyorsun?”
“Doktor...”
“Güzel. Peki, doktor olmanı kim istiyor. Annen? Baban?”
“Hayır. Fidel...”

“Hangi Fidel?”
“Kurtarıcımız Fidel...”
“Sen Fidel’i tanıyor musun?”
“Elbette tanıyorum... Fidel benim en yakın arkadaşım.”
Çocukların gönlünde böylesine büyük taht kuran kaç lider vardır dünyada?

“Hangi Fidel?”
“Kurtarıcımız Fidel...”
“Sen Fidel’i tanıyor musun?”
“Elbette tanıyorum... Fidel benim en yakın arkadaşım.”
Çocukların gönlünde böylesine büyük taht kuran kaç lider vardır dünyada?
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 26-11-2016, 22:43
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.010
Standart

Fidel Castro'nun son konuşması: İdealler için savaşmaya devam

26 Kasım 2016, Cumartesi

1
Küba devriminin efsane lideri Fidel Castro, 90 yaşında yaşamını yitirdi. 1926 yılının 13 Ağustosu'nda dünyaya gelen Castro, devrim son?ası Küba devlet başkanlığı ve başbakanlığı yaptı.







2
55 yıl önce gerçekleşen Küba devriminin lideri Castro, yıllar sonra ilk kez Nisan ayında bir konuşma yapmıştı. Komünist Parti'nin kongresinde konuşan Castro, yakında öleceğini söyleyip partililerden inandıkları ideallere sahip çıkmalarını istemişti.



3
Castro'nun yaptığı son konuşması şöyleydi:

Yakında 90 yaşında olacağım. Yakında ben de diğer önderler gibi gideceğim. Elbette hepimizin zamanı gelecek. Ancak Kübalı komünistlerin idealleri, inançları bu dünya için, insanlık için fayda sağlamaya devam edecek. Bu idealler için savaşmaya devam etmeliyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26-11-2016, 22:48
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.010
Standart

'At bakalım şuraya bir yumruk' diyen Fidel Castro'ya Muhammed Ali'nin verdiği unutulmaz yanıt

26 Kasım 2016, Cumartesi

1
Küba Devrimi'nin efsane komutanı Fidel Castro 90 yaşında yaşamını yitirdi. Castro ardında unutulmaz sözler ve anılar da bıraktı. Geçtiğimiz haziran ayında yaşamını yitiren Muhammed Ali ile olan diyaloğu da onlardan biri...




2
1998 yılında Küba Devrimi'nin efsane lideri Fidel Castro ile Muhammed Ali Küba'nın başkenti Havana'da bir araya gelmişti.




3
Fidel Castro, Muhammed Ali'yle birlikte eğlenceli bir sohbete dalmışken ünlü boksöre "At bakalım şuraya bir yumruk" diyerek yanağını göstermişti.




4


Muhammed Ali ise Castro'ya unutulmazlar arasına giren şu yanıtı vermişti: Seni Amerika yıkamadı, ben nasıl yıkayım...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 26-11-2016, 22:55
xcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
xcan xcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Apr 2011
Mesajlar: 3.010
Standart

O ABD emperyalistlerinin ZORBA'sıydı Yoksul mazlum Dünyanın YÜREKLİ KAHRAMANI

Dünya liderlerinden Fidel Castro mesajları... Trump: Öldü


Küba'nın efsanevi lideri Fidel Castro'nun ölümünün ardından dünya liderleri ve siyasetçiler mesaj yayınladı.

Yayınlanma tarihi: 26 Kasım 2016 Cumartesi, 16:53



55 yıl önce gerçekleşen Küba devriminin lideri 90 yaşındaki Fidel Castro, hayatını kaybetti. Castro'nun ölümünün ardından dünya liderleri de pek çok mesaj yayımladı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin yaptığı açıklamada, Fidel Castro'nun birçok ülke için ilham verici bir örnek olduğunu belirtirken; "Fidel Castro, Rusya'nın samimi, güvenilir ve gerçek bir dostuydu." dedi.
Bir açıklama yayınlayan Sovyetler Birliği'nin son lideri Mihail Gorbaçov, "Fidel, ABD'nin en sert ambargo dönemlerinde ve üzerinde yoğun baskı varken, tavrını hiç bozmadı ve ülkesini güçlendirdi. Ülkesini ambargo dönemlerinden, kendi ayakları üzerinde duran ve bağımsız bir ülke olarak çıkardı." ifadelerini kullandı.
Çin Başkanı Xi Jinping açıklamasında, "Çin halkı yakın bir yoldaşını ve samimi bir dostunu kaybetti." ifadelerine yer verdi.
Venezuela Devlet Başkanı Maduro ise, Castro'nun Venezuela'yı etkilediğini ve etkilemeye devam edeceğini açıkladı. Maduro; "Savaşmaya ve kazanmaya devam edeceğiz. Fidel Castro, dünyanın tüm insanları için mücadelenin bir örneğidir. Onun anısını yaşatmaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.
Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales'in açıklamasında ise; "Fidel Castro, bize insanların birliği için savaşmakla ilgili bir efsane bıraktı. Comandante Fidel Castro'nun gidişi gerçekten canımı yaktı." ifadeleri yer aldı.
ABD cephesinde negatif yorumlar
Güney Amerika ülkeleri ve Küba'nın uzun bir süre müttefik olduğu ülkelerden gelen matem dolu yorumların aksine ABD cephesinden gelen yorumlar negatif oldu.
Küba asıllı ABD Kongre üyesi Ileana Ros-Lehtinen yaptığı açıklamada, "Zorba artık öldü. Batı yarımkürede kalan son komünist kalede yeni başlangıçlar görebiliriz." ifadelerini kullandı.
Trump: Fidel Castro Öldü!
ABD'nin 45. başkanı seçilen ve 20 Ocak'ta göreve başlayacak olan Donald Trump, "Fidel Castro öldü" şeklindeki tek cümlelik basit tweet'inin ardından dün gece hayatını kaybeden Küba'nın efsane lideri Fidel Castro'ya dair bir kez daha konuştu.

Trump, Castro'yu 'zalim bir diktatör' olarakniteleyerek "Küba halkının bundan sonra özgür bir geleceğe adım atmasını umuyorum" ifadelerini kullandı. Trump, Barack Obama'yı Küba'yla diplomatik ilişkileri normalleştirme yönünde attığı adımlar sebebiyle eleştirmiş ve seçmenlerine kendi başkanlığı döneminde Küba ile ilgili atılan adımları geri alacağını vaat etmişti.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 26-11-2016, 23:33
marcos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
marcos marcos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2011
Mesajlar: 1.171
Standart

Madem komünizmi bu kadar seviyorsunuz neden komünist olmuyorsunuz?

http://bizimsokagincocuklari.com/wp-...EMES%C4%B0.pdf

" Şüphesiz eğer ki hayvanların dini olsaydı, şeytanı insan şeklinde hayal ederdi." / W. Ralph Inge
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 27-11-2016, 00:11
bilgivehis bilgivehis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.637
Standart

marcos´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Madem komünizmi bu kadar seviyorsunuz neden komünist olmuyorsunuz?
Komünist olmadığımızı nereden çıkarttınız?
Komünist olmak tanrı vergisi değil aselettendir.

Komünizmi sevmiyorsan bak komünizm nasıl bir şey olduğunu komünist olmayan birinden aktarayım...

"Çocuğum ne olacak" korkusu yok

İnsanın çocuğu için endişelenmemesinden daha büyük zenginlik yoktur herhalde. Bu ülkede daha kadın hamileyken, devletin kurduğu hamile merkezlerine gitme zorunluluğu var. 70'li yıllarda, hamile pilatesi başlatılmış bu merkezlerde, ayrıca çocuk bakımı için eğitim veriliyor. Doğan çocuk, devletin sayılıyor. Her tür sağlık ve eğitim hizmetini devlet karşılıyor. Eğitim de tabii ki eşit.

Sağlığın için endişelenmek yok

11 milyon nüfusluk küçük bir ada olan Küba, tıp alanında dünyada en üst sıralarda. Çocuk lösemisini yüzde 80 oranında tedavi edebilecek kadar ileriler. 30 bin doktor çalışıyor. Sadece kendi ülkelerine değil, tüm Güney Amerika ülkelerine sağlık hizmeti veriyorlar. Tabii ücretsiz!

Açlık yok

Devlet, karneyle her aileye ihtiyacı olan yiyeceği dağıtıyor. Tavuk, et, pirinç, patates, şeker… Kişi başı, karnı doyuracak miktar, devlet eliyle veriliyor. Elbette, çuval çuval değil. Örneğin; kişi başlı aylık 2 kilo kırmızı et veriliyor meselâ. Tavuk dersen o daha çok. Eh bizim ülkemizde asgari ücretle geçinen biri her ay kişi başı 2 kilo et yiyebiliyor mu acaba?!

İşsizlik yok

Devlet herkese iş veriyor. Ve maaşlar arasında yüzde 3'ten fazla fark bulunmuyor. Doktor olmuşsun, garson olmuşsun pek fark etmiyor.

Sokakta yatan evsiz yok

Bana en ilginç gelen bu oldu. "En gelişmiş" diye tanımladığımız ülkeler bile evsiz kaynarken Küba'da bir tane sokakta yatan insan yok.

"Kadına şiddet" yok!

Zaten genel olarak kavga-dövüş-bağırış-çığırış yok. Korna çalan bile yok. Hani, belediye suyuna sakinleştirici karıştırıyorlar diyeceğim ama belediye suyu da yok. Her yer doğal kaynak ve su fışkırıyor. Dönelim şiddete; elbette ufak tefek olaylar oluyormuş ama bir kadına hafifçe dokunmanın cezası bile 5 yıldan başladığı için belki de, öyle şiddete filan rastlanmıyormuş. Hele "karısını öldüren kocalar var mı" sorusunu sorduğumda, bana sapıkmışım gibi bakmaya başladılar. "Nereden aklına geliyor böyle şeyler" dedi bana genç bir Kübalı kadın.

Boşanma yok

Çünkü evlenme de yok. Kübalılar genellikle resmi evlilik tercih etmiyor çünkü ayrılmak isterlerse işlemlerle uğraşmak istemiyor. Resmi imzaya gerek duymuyorlar çünkü boşanma sırasında paylaşılacak mal, mülk kısaca nafaka-miras gibi kavramlar yok. Zaten her şey devletin.

Ter kokan kimse yok

Sabun-şampuan karneyle. Hepsi Küba malı. Fazladan almaya kalkarsan pahalı. Ama herkes tertemiz.

Eğlencesiz gün yok

Müzik ve dans her şeyleri. Sanki ibadet gibi. Her ân her yerde eğlence var. Sokaklarda, meydanlarda toplanıp, dans ediyorlar.

Tarlalarda organik olmayan gıda yok

Tavuk çiftliği yok meselâ. Bahçelerde yetişiyor tavuklar, ayağı toprağa değiyor. Tıpkı çocukluğumuzdaki tavuklar gibi lezzetli oluyor.

"Kazık yemek" korkusu yok!

E her işletme devletin. Çalışanlar da devlet memuru. Ama bizdeki öğretmen evleri gelmesin aklınıza. Örneğin, Hilton Otel, Devrim sonrası olmuş Küba Özgürlük Oteli. En görkemli şovlar, en güzel caz kulüpler aslında hep devlet işletmesi. Ayrıca, Küba'da turistler de devlet koruması altında. Turiste zarar vermek en büyük suçlardan biri.

Para yok!

Evet para yok! Doktor, aylık 20 Euro karşılığı bir maaş alıyor. Hayır yanlış yazmadım; en yüksek maaş bizim paramızla aylık 60 lira. Az geldi değil mi! Şimdi "nasıl geçiniyorlar" diye düşünüyorsunuz. Ama işte elektrik de 0,50 kuruş. Ev kirası yok, sabundan yiyeceğe temel ihtiyaçlara para harcamak da yok. Hastane masrafı, eğitim masrafı yok! Çocuklara kalem almak bile yok. Lüks yok ama ihtiyaç da yok!

Reklâm tabelası yok

Asla yok. O yüzden Küba sokaklarını fotoğraflamak gibisi yok gerçekten.
Bu övgüleri yazanı merak ediyorsan söyleyim, Ünlü sunucu Berna Laçin'in Küba izlenimleri.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:35 .