Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 23-09-2017, 08:22
Balkocha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Balkocha Balkocha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Nov 2009
Bulunduğu yer: Yafo-Tel_aviv-Israil
Mesajlar: 180
Standart

Surekli olarak Islami ve Ibrani Ulemanin ustune dustugu 19 ve 7 rakamlarinin kutsiyeti takvim meselesine de dayanmakta olabilir mi.Zira Yahudiler her 19 yilda 7 kez takvime ay ekleyerek dengeledikleri takvim ile olusturduklari dengede 3 tane kutsal kutsal sayilarina ulasiyorlar
19...7.....ve 12
Ibraniceyi ogrendikce her gun ilginc bilgilerle tanisiyorum.Daha once hic dikkatimi cekmeyen bircok sozcuk deyim ve rituel tam da yerine oturuyor.
Takvim meselesindeki tesbitim sudur,
Kuran tevratin kotu bir taklidi oldugunu tekrar isbat etmistir.
Saygilarimla
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 23-09-2017, 09:51
Hasan Akçay Hasan Akçay isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Feb 2011
Mesajlar: 2.358
Standart

Balkocha´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Surekli olarak Islami ve Ibrani Ulemanin ustune dustugu 19 ve 7 rakamlarinin kutsiyeti takvim meselesine de dayanmakta olabilir mi. Zira Yahudiler her 19 yilda 7 kez takvime ay ekleyerek dengeledikleri takvim ile olusturduklari dengede 3 tane kutsal kutsal sayilarina ulasiyorlar
19...7.....ve 12
Ibraniceyi ogrendikce her gun ilginc bilgilerle tanisiyorum.Daha once hic dikkatimi cekmeyen bircok sozcuk deyim ve rituel tam da yerine oturuyor.
Takvim meselesindeki tesbitim sudur,
Kuran tevratin kotu bir taklidi oldugunu tekrar isbat etmistir.
Saygilarimla

Sevgili Balkocha,

Yahudilerin
her 19 yılda 7 kez
kendi takvimlerine ay eklediklerini
söylüyorsunuz...

İyi güzel... de Allah bunu
Tevbe 36'nın deyimiyle
gökleri ve yeri yarattığı gün yapmış zaten
yani Allah'ın
evrende kurmuş olduğu sistem
her 19 yılda 7 tane "artık ay"a sahip.

Yahudiler
o "artık ay"ları
ötelemek yerine kabul etmişler,
o kadar.


*

"Sıcak dolunay"dan söz etmiştim
hatırlar mısınız.

Bir sıcak dolunaydan bir sonraki sıcak dolunaya kadar geçen 365 günlük süre,
yine Tevbe 36'nın deyimiyle, dolunaylar dizisi anlamında "iddet eş şuhûr"dur
ki en az 12 dolunaydan oluşur ama bazan 13 dolunaya sahiptir.

Buyurun
2001-2019 dönemine ait
sıcak dolunayların doğduğu tarihler
ve o 7 artık ay:

https://kalender-365.de/ay-takvimi.php?yy=2001

05 Tem 2001
24 Haz 2002 ….. 1
13 Tem 2003
02 Tem 2004
22 Haz 2005 ….. 2
11 Tem 2006
30 Haz 2007 ….. 3
18 Tem 2008
07 Tem 2009
26 Haz 2010 ….. 4
15 Tem 2011
03 Tem 2012
23 Haz 2014 ….. 5
12 Tem 2014
02 Tem 2015 …. 6
19 Tem 2016
09 Tem 2017
28 Haz 2018 ….. 7
16 Tem 2019

Altını çizdiğim sıcak dolunay tarihlerinde başlayan
her "dolunaylar dizisi"nde 13 tane dolunay var. Toplam 7.

Onları
ötelerseniz Allah'ın kurmuş olduğu sisteme fesat sokup kamerî yıl safsatasını üreterek AKIL DIŞI davranmış olursunuz,
kabul ederseniz Allah'ın kurmuş olduğu sisteme uyup AKLIN GEREĞi ne ise onu yerine getirmiş olursunuz.

Konu Hasan Akçay tarafından (23-09-2017 Saat 10:38 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 24-09-2017, 01:00
Balkocha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Balkocha Balkocha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Nov 2009
Bulunduğu yer: Yafo-Tel_aviv-Israil
Mesajlar: 180
Standart

Sayin Hasan Akcay


Yahudiler
o "artık ay"ları
ötelemek yerine kabul etmişler,
o kadar.
Seklinde bir ifade kullanmissiniz.Benim de anlatmak istedigim bu zaten .Muslumanlar otelemek degil ,bu ayrintiyi ,hatta ayrinti da degil ,koca bir gercegi gorememisler.

TEVBE 36 - Diyanet İşleri: Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah’a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekûn savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekûn savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.
Siz ifadenizde
Bir sıcak dolunaydan bir sonraki sıcak dolunaya kadar geçen 365 günlük süre,
yine Tevbe 36'nın deyimiyle, dolunaylar dizisi anlamında "iddet eş şuhûr"dur
ki en az 12 dolunaydan oluşur ama bazan 13 dolunaya sahiptir.
demissiniz.TEVBE 36 NIN NERESINDE AMA BAZEN 13 DOLUNAYA SAHIPTIR .diyor. ALLAHIN KATINDA AYLARIN SAYISI 12 DIR diye acik ve net ayet varken siz Allahinizin kelamini bukmekte hic mi imtina etmiyorsunuz.
Bu takvim meselesi Osmanli ulemasi tarafindan yuzyillarca tartisilmis ve en basta tevbe 36 daki kesin hukum yuzunden gunes yilina gecilememistir.
Daha sonralari sanirim 1700 lerde uluslararasi isleyis bakimindan Rumi takvim de Hicri takvimin yanisira kullanilmistir.
Acik ve net.BEN KURANIN HICBIR YERINDE SEMSI YIL TANIMINA RASTLAMADIM.
Eger siz boyle bir iddiayi ispat etmek istiyorsaniz 0smanlida VE Aravide gunes takvimini kullanmada cekince koyan yuzlerce ulemayi da ikna etmek zorundasiniz ki Kurana dayanarak bunu yapmaniz imkansiz.
AYET ACIK
إِنَّ عِدَّةَ الشُّهُورِ عِندَ اللّهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا
İnne iddeteş şuhûri indallâhisnâ aşera şehren MUHAKKAK KI AYLARIN SAYISI ALLAH KATINDA 12 ISNA ASERA DIR
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 24-09-2017, 01:23
Balkocha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Balkocha Balkocha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Nov 2009
Bulunduğu yer: Yafo-Tel_aviv-Israil
Mesajlar: 180
Standart

Islami bir sitede asagidaki baslangicla devam eden baglantida yeterince ISLAMI BAKISLA konu aciklanmis.Kuran gunes yilindan bihaberdir.Bunu kendilerine gore gerekcelerle egip bukseler de aciklayabileceklerini dusunmuyorum.

KUR’AN’DA SAYISAL MUCİZE VE GÜNEŞ TAKVİMİ’NİN KULLANIMI KONUSU
Geçenlerde, Kur’an’ın birçok şeyi kapsayan mucizelerle ilgili olarak, -mesela; ana karnındaki cenin’in geçirdiği üç devre, yıldızların ............
https://islamqa.info/tr/69741
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 24-09-2017, 04:15
Hasan Akçay Hasan Akçay isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Feb 2011
Mesajlar: 2.358
Standart

Balkocha´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayin Hasan Akcay

Yahudiler
o "artık ay"ları
ötelemek yerine kabul etmişler,
o kadar.
Seklinde bir ifade kullanmissiniz.Benim de anlatmak istedigim bu zaten .Muslumanlar otelemek degil ,bu ayrintiyi ,hatta ayrinti da degil ,koca bir gercegi gorememisler.

Kusura bakmayın,
sizin
o eleştirdiğiniz müslümanlardan farkınız yok:

Onlar o koca bir gerçeği görememişlerse
siz de göremiyorsunuz.
Onlar "9:36 ayların sayısı 12dir" diyor, o halde 13 değildir demişlerse
siz de o ayete göre ayların sayısı 13 değildir diyorsunuz.


*

Bakın güzel kardeşim, Bakara 2:258'de
güneşin doğudan doğduğu belirtiliyor
ama ayın doğudan doğduğu belirtilmiyor.

Noluyor bu durumda peki
o müslümanların ve sizin yaptığınız AKIL yürütmesine göre,
ay batıdan mı doğuyor?

Hani
inatla filan değil de AKIL ile düşünmek?
Hani gerçeğe gerçektir diyebilmek?

AKIL şunu gerektirir:

Ay doğudan doğuyor mu...
başını kaldırıp bakarsın doğan aya,
görürsün.

Ayların sayısı 13 oluyor mu...
ay takviminde bakarsın örneğin 2018'e,
görürsün.

2018'deki dolunayların tarihleri (https://kalender-365.de/ay-takvimi.php?yy=2018):

.....1..........2.........3..........4...........5 ........6...........7..........8...........9...... .10......11.......12.......13
02 Oca-31 Oca-02 Mar-31 Mar-30 Nia-29 May-28 Haz-27 Tem-26 Ağu-25 Eyl-24 Eki-23 Kas-22 Ara

Ya da...
gelecek yılın ilk dolunayı 02 Ocakta doğacak.
Sayarsın 2018'deki ayları, görürsün.


*

Ayın doğudan doğması için 2:258'de ay doğudan doğar denmesi gerekmiyor,
ayların sayısının 13 olması için 9:36'da bazan ayların sayısı 13'tür denmesi gerekmiyor
eğer AKIL sahibi isen, eğer "God's truth-Allah'ın gerçeği"ne saygın varsa.

Konu Hasan Akçay tarafından (24-09-2017 Saat 05:15 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 24-09-2017, 19:24
Balkocha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Balkocha Balkocha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Nov 2009
Bulunduğu yer: Yafo-Tel_aviv-Israil
Mesajlar: 180
Standart

` Sayin Hasan Akcay
Size link veriyorum ama oyle bir kibir icindesiniz ki okumuyorsunuz.Sizin tartisma isteginize yanit vermekten vazgeciyorum.verdigim linli bu kez acikca paylasiyorum.Eger tartismak isterseniz bu gorusun sahipleri ile devam ediniz.Islami kaynaklar neredeyse kesinlik belirterek 13. ay konusunda reddiyet iddia ederler .
Akil sahibi olmak icin leb demeden leblebiyi anlamak gerekiyorsa isimiz Kuranin eksiklerini tamamlamak olmazdi.
KUR’AN’DA SAYISAL MUCİZE VE GÜNEŞ TAKVİMİ’NİN KULLANIMI KONUSU
Geçenlerde, Kur’an’ın birçok şeyi kapsayan mucizelerle ilgili olarak, -mesela; ana karnındaki cenin’in geçirdiği üç devre, yıldızların yörüngesi vb.- bazı (yazılar) okudum. Özellikle bir tanesi, “gün” sözcüğünün Kur’an’da 365 defa geçtiğinden, “ay kelimesinin 12 defa tekrarlandığından bahsediyordu. Kur’an'da, “gün” kelimesinin (çoğulu olan günler)’in kaç defa yinelendiğini unuttum. Arkadaşlarımdan biri, İslâmi (hicri) takvim bastırdı. Ancak, 365 günden oluşmuyor. İslâmî takvim konusundaki bu durum ne anlama gelmektedir? Yoksa Allah, dünyanın çoğunluğunun miladi takvimi kullanacağını bildiğinden, bu, sonuncusunun daha sağlam olduğuna mı işarettir?
Published Date: 2011-07-23
Hamd, yalnızca Allah'adır.

Birincisi:

Birçok insan, Kur’an’daki çeşitli mucizelerle ilgilenmişlerdir. Bu mucizelerden biri de “sayısal mucize”dir. Gazete ve dergilerde, internet sitelerinde; tekrarları benzer lafızlar veya zıtlarıyla aynı sayıda zikredilen ifadelerin dökümü yayınlanmaktadır. “Yevm” (gün) kelimesinin (365) defa,“şehr” (ay) kelimesinin 12 defa tekrarlandığını iddia etmektedirler. Yine, “melekler ve şeytan” ve “dünya ve âhiret” gibi, başka lafızlar için de buna benzer şeyler yapılmıştır.

İnsanların birçoğu, “Nükte” ile “i’caz” yani eşsizlik-benzersizlik (konusunu) birbirinden ayırmaksızın, bu tekrarlar (hakkındaki sayılar)ın doğru olduğunu ve bunların Kur’an’ın mucizelerinden olduğunu sanmaktadır. Birtakım sayıları ve (birbiriyle benzeşen-belirli) kelimeleri bir araya getirerek kitaplar yazmak, herkesin yapabileceği bir şeydir. Bunun neresi benzersiz olmaktır? Allah Teâlâ’nın kitabındaki “benzersizlik” bu türden incelikler gibi değildir. Aksine konu, bundan çok daha derin ve çok daha ulvîdir.Çünkü Arab hatiplerini ve söz ustalarını, “bu (Kur’an’ın) bir benzerini veya benzeri on suresini veya bir tek suresini de onların getirmeleri” konusunda aciz bırakan bu (Kur’an)dır. Bu gibi incelikleri yapmaya (kalkışmak) herhangi bir yazarın haddi değilken, -bununda ötesinde- kitap telif etmeye kalkışmak! İşte buna dikkat edilmelidir.

Bilinmelidir ki; bu tarz fiiller, böylesi kimseleri, sadece istatistik oluşturma (sınırında durdurmamış) daha fazlasına yönelmeye sevk etmiştir.Bazıları bu sayılarla “İsrail devleti’nin yok olacağı tarihi, diğer bazıları “kıyametin kopacağı ânı” belirlemeye yeltenmişlerdir. Bir kısmı da yayınlarında, Kur’anda “New York'taki İkiz Kulelerin yıkılışı”na işaret edildiğini iddiâ ederek, tevbe suresinin âyet sayısı, sûre numarası ve cüz sayısından hareketle, Allah Teâlâ'nın kitabına iftira atmıştır.Bütün bunlar, Allah Teâlâ’nın kitabına karşı (işlenen) ve Allah’ın Kitabı’nın eşsizliği hakkındaki cehaletten kaynaklanan abesliklerdir.

İkincisi:

Bu rakamları yayınlayanların istatistikleri incelendiğinde, bazı lafızların sayımının doğru olmadığı görülmektedir.Bazılarının, kelimelerin sayımında ‘ayıklama’ yöntemini kullanarak, hevalarına göre davranmışlardır. Bütün bunlar, arzu ettikleri neticeye ulaşmak ve Allah’ın kitabında var olduğunu sandıkları şeyler içindir.

Dr. Halid es-Sebt şöyle demiştir:

Dr. Eşref Abdurrazzak Katane, Kur’an-ı Kerim’deki sayısal mucize konusunda bir tenkit çalışması yapmış ve bu çalışmasını “Mushaf’ın Resmi ve Sayısal Mucize; Kur’an-ı Kerim’de Sayısal Mucize Kitapları (ile ilgili) bir Tenkit Çalışması” adıyla yayınlamıştır. 3 Kitabın sonuç bölümünde şu kitaptan bahsetmektedir:

1- “19 Rakamının Mucizesi”. Basim Cerrar,

2- “Kurban'da Sayısal Mucize” . Abdurrazzak Nevfal,

3- “Mucize” Adnan er-Rifaî.

Müellif, ulaştığı sonucu şu ibarelerle ifade etmiştir:

“Bu kitaplarda zikredildiği üzere, çalışmamda ‘sayısal mucize düşüncesi ile ilgili olarak ulaştığım sonuç; bunun kesinlikle doğru olmadığı şeklindedir. Zira bu kitaplar, okuyucuyu önceden belirlenen sonuçlara ikna etmeye dayanan bakış açısının doğruluğunu ispat etmek için, bazen “yönlendirme” şartlarına, bazen de “ayıklama” yöntemine dayanmaktadır. Bazen bu şartlı yönlendirmeler, ümmetin icmasıyla belirlenmiş olan sabitelerin dışına çıkılmaya götürmüştür.Mushaflardaki “Resm-i Osmanî”ye muhalefet etmek gibi. Ki, bu asla caiz değildir. Yine, bazı kelimelerin yazılış şekli konusunda, sadece mushafların birindeki şeklini itibara alıp, diğerlerini devre dışı bırakmak gibi. Bu da (yine) kelimelerin eş anlamlıları ve karşıt anlamlıları açısından Arapça Dil Bilgisi prensiplerine aykırı olmaya sebep olmuştur." (Şam, (S. 197). Menar Yayın-Dağıtım. 1. Baskı, 1420 H /1999 M.)

Dr. Fahd er-Rumî de, Abdurrazzak Nevfel’in, Sayısal Mucize’ iddiasının doğruluğunu ispat için, kelimelere “ayıklama” yöntemini uygulamayı tercih etmesi konusunda (bazı) misaller vermektedir.

Sözlerinden bazıları şöyledir:

“Kur’anda “el-yevm” (gün) lafzı, senenin gün sayısı adedince (365) kere geçmektedir. Bunu ispat etmek için, “el-yevm” ve “yevmen” kelimelerini saymakta, ancak “yevmeküm” , “yevmehum” ve “ yevme izin” lafızlarını saymamaktadır. Çünkü, saymış olsa, hesap şaşacaktır! Aynı şekilde, şeytan(ın şerrinden, Allah’a sığınma anlamındaki) “el-istiaze” lafzı ile ilgili olarak da durum böyledir. 11 defa geçtiğini söylemekteler. Ancak, “euzu” ve “feste’iz” lafızlarını sayıya dâhil ederken, aynı kökten gelen “uztu” , “yeûzûne”, “uîzuha” ve “maâzallah” lafızlarını dâhil etmemektedirler." (Bkz. “İtticâhât’it-Tefsîr Fi’l-Karni’r-Râbi’ Aşar” (14. Asırda Tefsir Eğilimleri) 2/699-700. Beyrut, Müessesetü’r-Risale. 2. baskı. 1414 H.)

Böylece, bilimsel ve sağlam bir ifade ile soruda belirtilen, “Yevm” kelimesi ve Kur’andaki sayısı ile ilgili cevap açığa kavuşmuş oluyor.

Üçüncüsü:

Allah Teâlâ’nın, Kitâb-ı Kerim’inde zikrettiği “hesap” ise, dakik ve seneler zarfınca asla şaşmayacak olan “kameri hesap”tır.

Allah Teâlâ, Kehf Sûresi 25. âyetinde şöyle buyurmaktadır:

(( وَلَبِثُوا فِي كَهْفِهِمْ ثَلَاثَ مِئَةٍ سِنِينَ وَازْدَادُوا تِسْعًا )) [ سورة الكهف الآية:25]

"Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar. Buna dokuz daha eklediler." (Kehf Sûresi:25).

Bazı âlimler; “(300) sayısı şemsi (güneş yılı) hesabına göre, (309) sayısı ise, kameri (ay yılı) hesabına göredir” demişlerdir!

Bu görüşe, değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn itiraz etmiş ve itirazını şöyle açıklamıştır:

“Allah Teâlâ’nın katında hesap ay hesabıdır, güneş hesabı değildir”.

değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn şöyle demektedir:

( وَازْدَادُوا تِسْعاً )

"dokuz sene daha eklediler"

Yani, üç yüz’ün üzerine dokuz sene daha eklediler ve oradaki kalışları 309 sene olmaktadır. Birisi, üçyüz dokuz niye denilmemiş” diye sorabilir?”

Cevap olarak deriz ki:

Bu, o anlama gelir. Ancak, Kur’an-ı Kerim, kitapların en beliğ olanıdır. Bu yüzden, âyetlerin başlarının kafiyesi için:

( ثَلاثَ مِائَةٍ سِنِينَ وَازْدَادُوا تِسْعاً )

"Üç yüz sene ve -ilaveten- dokuz sene" demiştir. Ancak bu, bazılarının dediği gibi, “üçyüz sene” güneş hesabıyla, “dokuz sene de” ay hesabıyla (anlamında) değildir. Zira, Allah Teâlâ’nın böyle kasdettiğine delil bulmamız mümkün değildir.Allah Teâlâ’nın bu manayı kastettiğini kim iddiâ edebilirki? Hatta güneş yılı olarak üçyüz sene, üçyüz dokuz ay yılına tekabül etse dahi, Allah Teâlâ’nın, (bu ifadesiyle) tam da bunu kastettiğini söylememiz mümkün değildir. Çünkü Allah indinde hesap “bir”dir.

Peki, Allah indindeki hesabı (anlayabilmemize yarayacak) alametler ne olabilir?

Cevabı: Hilal’dir. Bu yüzden deriz ki: “üçyüz sene” güneş yılıdır, “dokuz sene ilave ettiler” ay yılıdır sözü, zayıf bir sözdür.

Birincisi: Çünkü Allah Teâlâ’nın bunu murad ettiğini söylememiz mümkün değildir.

İkincisi: Allah indinde ayların ve senelerin sayısı hilal iledir. Allah Teala buyurur:

((هُوَ الَّذِي جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَاء وَالْقَمَرَ نُوراً وَقَدَّرَهُ مَنَازِلَ لِتَعْلَمُواْ عَدَدَ السِّنِينَ وَالْحِسَابَ ...)) [ يونس سورة من الآية: 5 ]

"O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir edendir..." (Yunus Sûresi: 5).

Yine başka bir âyette buyurmakatdır:

((يَسْأَلُونَكَ عَنِ الأهِلَّةِ قُلْ هِيَ مَوَاقِيتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّ...))[ سورة البقرة من الآية: 189]

"Sana, hilâlleri sorarlar. De ki: Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir." (Bakara Sûresi: 189)

“Kehf Sûresinin Tefsiri”.

Ay ve Hailler ile (yapılan) hesaplama, Peygamberler ve kavimlerince bilinmektedir. Güneş ile hesaplama ise, cahil dindarlar dışında bilinmemektedir. Maalesef bugün birçok müslüman da bunlara uymaktadır.

Dr. Halid es-Sebt; Tevbe Sûresi'ndeki( لا يزال بنيانهم … ) (Kurmuş oldukları binaları,.....) Tevbe Sûresi:110 ile Amerika’daki bombalama eylemlerini delillendirenlere itirazı sadedinde demiştir ki:

Dördüncüsü: Güneş yılı hesabına göre kurulan bu tür irtibatların dayanağı putperest toplumlardan tevarüs eden hesap yöntemleridir. Peygamberler -Allah’ın salât ve selamı onların üzerine olsun- tarafından (bilinen) bir yöntem değildir. Şer’i açıdan muteber sayılan hesaplama (şekli), ay ve hilal (e göre olan)’dır. Bu daha dakik ve daha doğrudur. Peygamberlerin uygulamalarında, ay ve hilal (yılı) hesabının bilindiğine delil ise; Vâsile b. el- Eska’ -Allah ondan râzı olsun- hadisidir.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

“İbrahim -aleyhisselâm-'a sahifeler (kitap) Ramazan’ın ilk gecesinde indirildi. Tevrat, Ramazan’ın altıncı, İncil on üçüncü, Kur’an ise, Ramazan’ın başından yirmi dört gün geçince nazil olmuştur.” (Hadisi, Ahmed (4/107) ve Beyhaki Sünen’de (9/188) hasen senedle rivayet etmişlerdir. El-Albanî ise, “es-Sahîha” adlı eserinde (1575) zikretmiştir.)

Buna göre, hesaplamalar, ancak ay ve hilal hesabına göre bilinmekteydi. Yine bir başka delilde, Sahihayn’de, İbn-i Abbas -Allah ondan ve babasından râzı olsun- tarafından rivâyet edilen hadis’tir:

O demiştir ki:

"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine’ye geldiğinde, Yahudilerin aşure günü orucu tuttuklarını gördü ve: Bu nedir? dedi.

Dediler ki: Bu gün önemli bir gündür.Bu günde Allah, İsrailoğullarını düşmanlarından kurtardı ve Musa da bu günde oruç tutmuştur...” (Hadisi, Buhari (2004), Müslim (1130) rivayet etmişlerdir. Hafız (ibn Hacer r.a.) kendilerinin güneş hesabını itibara aldıklarını itiraf etmektedir. Bkz. “Fethu’l-Bârî” (4/291) ve bkz. (7/323).

İbn-i Kayyim -Allah ona rahmet etsin- şu âyetlerin yorumuyla ilgili olarak şöyle demiştir:

((هُوَ الَّذِي جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَاءً وَالْقَمَرَ نُورًا وَقَدَّرَهُ مَنَازِلَ )) [ سورة يونس الآية:5]

"O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, (yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için) ona menziller takdir edendir." (Yunus Sûresi: 5).

( وَالشَّمْسُ تَجْرِي لِمُسْتَقَرٍّ لَهَا ذَلِكَ تَقْدِيرُ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ . وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ حَتَّى عَادَ كَالْعُرْجُونِ الْقَدِيمِ )) [سورة يس الآيتان: 38-39]

"Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah’ın takdiri (düzenlemesi)dir. Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihâyet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur." (Yasin Sûresi: 38-39):

Görüldüğü gibi, eski toplumlarda ay hesabı daha yaygın ve daha çok biliniyordu. Ayrıca yanlıştan daha uzak ve isabet etme noktasında güneş hesabından daha doğrudur. İnsanlar kameri (ay) hesabının (daha sağlıklı olduğu) konusunda hemfikirdirler.

Dolayısıyla Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

(( وَقَدَّرَهُ مَنَازِلَ لِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّنِينَ وَالْحِسَابَ )) [ سورة يونس الآية:5]

"Allah, Yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için, ona (ay’a) menziller takdir edendir." (Yunus Sûresi: 5).

Halbuki güneş için böyle buyrulmamaktadır. Bu yüzden, hac ayları, oruç, bayramla ve İslâmî mevsimler, hepsi ay hesabına göredir. Ay’ın yörüngesindeki seyri, Allah’ın bir hikmetidir. Allah Teâlâ, dinini muhafaza için insanları bu hesap üzerinde birleştirmiştir. Zira bu (hesapta) hata ve yanılgı imkânsızdır. Yahudi ve Hıristiyanların (Ehl-i Kitab’ın) dinlerine musallat olan türden karmaşa ve ihtilaflar (bu) dine girmez." (Miftah Dar’us-Saadet” kitabından. (S.538-539).

Belki de, İbn-i Kayyim'in -Allah ona rahmet etsin- bu son ibaresinden; Ehl-i Kitab’ın güneş hesabına dayandıkları anlaşılabilir.Bu konuda Hafız İbn-i Hacer -Allah ona rahmet etsin-, önce İbn-i Kayyim’e nispet ettiği sözünü, daha sonra düzelttiğini itiraf etmiştir. (Bkz. “Fethu'l-Bârî; s: 323) .

Gerçek şu ki, (Ehl-i Kitab’ın) şeriatında da buna dayanak yoktur. Ancak sonraları (kaba softa) cahillerce kullanılmıştır.

Allah Teâlâ’nın:

((يَسْأَلُونَكَ عَنِ الأهِلَّةِ قُلْ هِيَ مَوَاقِيتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّ...))[ سورة البقرة من الآية: 189]

"Sana, hilâlleri sorarlar. De ki: Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir." (Bakara Sûresi: 189)

Âyeti Kerime’si ile ilgili olarak değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin- şöyle demektedir:

“Bunlardan biri de: Bütün toplumların tarihi, Allah’ın onlar için belirlediği tarihlerdir. Bu (tarihler) hilal (e dayalı) tarihlerdir.

(مَوَاقِيتُ لِلنَّاسِ) "insanlar için vakit ölçüleridir."

Âyeti kerimesi mucibince, zaman, toplum ve mekân ötesi bir ölçü özelliğine haizdir. Fakat sonraları ortaya çıkan alafranga ay ölçüsü uygulamalarının; ne ilmî, ne mantıkî ve ne de şer’î mesnedi vardır!Bu yüzden aralarındaki farkların sebebinin nereden kaynaklandığı bilinmeksizin, bazı ayların 28, bazılarının 30, bazılarının da 31 gün çektiğini görmekteyiz. Sonra, bu ayların, insanların vakitlerini belirlemelerine yarayan duyusal bir emareleri bulunmamaktadır. Halbuki kameri (hilali) ayların (şemsi ayların aksine), herkesin bildiği duyusal (sezgiye dayalı) belirtileri vardır.” (Bakara Tefsiri; c: 2, s: 371).

Kurtubî de -Allah ona rahmet etsin- Allah Teâlâ'nın Tevbe Sûresi’nin 36. âyeti ile ilgili olarak şöyle demiştir:

(( إِنَّ عِدَّةَ الشُّهُورِ عِنْدَ اللَّهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا فِي كِتَابِ اللَّهِ يَوْمَ خَلَقَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ )) [ سورة التوبة الآية:36]

"Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir..." (Tevbe Sûresi: 36).

“Bu âyet, ibadetler ve benzeri konularla ilgili gerekli olanın, Arabların da bildiği (kameri) aylar ve seneler üzerinden değerlendirme yapmanın gereğine delalet eder. Acem’in, Rum’un, Kıptî’nin itibar ettiği (12 ay’dan daha fazla çıkmasa da) ay (hesabına) değil.Çünkü bu (ay)ların sayısı, çelişkilidir. Kimisi otuzdan fazla, kimisi azdır. Buna karşılık, Arabların ayları ise, otuzu aşmaz. Otuzun altına düşse bile. Otuzun altına düşenler de, ayla sınırlandırılmazlar! Kaldı ki, (otuzdan) noksanlık ve tam olma konusundaki bu farklılıklar,ayın burçlardaki seyrinin farklılığından kaynaklanmaktadır." (Kurtubî Tefsiri; c: 8, s:133)
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 24-09-2017, 19:42
Hasan Akçay Hasan Akçay isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Feb 2011
Mesajlar: 2.358
Standart

Önemli olan, "gökteki ayların sayısı"dır.

Ama ben sana "Gökteki ayları kendin say,
ayların sayısı 13 oluyor mu kendin gör!" diyorum,
sen bana Kurtibi'den, Buhari'den... dem vuruyorsun.
İnsaf be kardeşim.

O masalcıların iddiası:

Madem 9:36'da ayların sayısı 12'dir deniyor
o halde ayların sayısı 13 olamaz...

Tıpkı şöyle:

Madem 2:258'de doğudan gelenin güneş olduğu söyleniyor
o halde ay doğudan gelemez.

İnanacak mısın?

Ayları önce kendin bi say kardeşim,
ondan sonra söyle BEN kime inanayım,
o masalcılara mı... sana mı.
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 25-09-2017, 19:14
Balkocha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Balkocha Balkocha isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Nov 2009
Bulunduğu yer: Yafo-Tel_aviv-Israil
Mesajlar: 180
Standart

Sayin Hasan Akcay
Ben 37 yildir ateistim
Bu sure icinde aklima cok emek verdim.Muhakeme yetenegimden supheci karekterimden su ana kadar memnunum.
Kuranin yahudu inanclarinin cahilce kopya edildigi bir manzume oldugunu dusunuyorum.
Muhammedin sagliginda yazilmamis olmakla beraber, yazilmasina yogunlukla esin kaynagi oldugu asikar.
Doneminde Mekke nin putperest yapisini etkileyip yeni bir din olarak kabul gorebilme cabasi yuzunden hem putperest inanclar ve hem de yahudilikle koordine olmaya calistigini gormemek mumkun degil.
Tum rituelleri ve tanimlamalari mevcut inanclarin egilip bukerek olusturmuslar ki bu acik ve kesin
Iste bu baglamda TAKVIM konusunu da tam bir sacmalikla tanimlayarak islevselliginden mahrum etmisler ki, bunun nedeni de bu konudaki tum ayetlerin AY TANRISI na yaranma cabasinda olmasi.
Kaldi ki benim konuyu acmaktaki ana amacim ,digerlerinin devamiymis, 4 kitabdan biriymis iddialariyla girdigi yuzlerce gaftan bir tanesini daha gostermek.Yoksa sizin dediginiz gibi aylari saymaya hic niyetim yok.Ha siz sayin.Kuranin Allahinin yurutemedigi akli yurutun de onun yerine 13 . ayi siz yerine oturtun.
Size verdigim link Kuranin ayetlerinin ,ozellikle Yunus 5 in baska turlu bir yorumuna ulasamayan insanlarin gorusleridir.Aslinda benim de Yunus 5 ten baska bir sonuc cikarilmamasi gerektigini dusunmekteki ana nedenim sizin Kurana ragmen aklinizla Kurandan farkli ifadeler kullanmaniz.
Kuran ne diyor

Allah katında ayların sayısı on ikidir 12

"Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir 12 ..." (Tevbe Sûresi: 36).
Siz ne diyorsunuz
Önemli olan, "gökteki ayların sayısı"dır.

Ama ben sana "Gökteki ayları kendin say,
ayların sayısı 13 oluyor mu kendin gör!" diyorum,
sen bana Kurtibi'den, Buhari'den... dem vuruyorsun.
İnsaf be kardeşim.

O masalcıların iddiası:

Madem 9:36'da ayların sayısı 12'dir deniyor
o halde ayların sayısı 13 olamaz...




Onlar masalci degil.O buyuk masalin papaganlari.
SOYLERMISINIZ LUTFEN SIZ HANGI MASALI ANLATIYORSUNUZ
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 25-09-2017, 19:51
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 5.455
Standart

Sevgili Hasan Akçay,

Bu sitede 1900-2050 yılları arasındaki dolunayların tarihleri yer alıyor.
http://www.fullmoon.info/en/fullmoon...1900-2050.html

Burada da 1901 yılındaki dolunay tarihleri verilmiş, ve 13 tane.
http://www.fullmoon.info/en/fullmoon-calendar/1901.html
The full moon calendar 1901

Here you see the full moon calendar with the full moon dates of 1901 and exact times and dates in an overview.

Saturday, 5 January 1901, 01:13:24 am
Sunday, 3 February 1901, 04:29:42 pm
Tuesday, 5 March 1901, 09:04:06 am
Thursday, 4 April 1901, 02:20:06 am
Friday, 3 May 1901, 07:18:42 pm
Sunday, 2 June 1901, 10:52:42 am
Tuesday, 2 July 1901, 12:17:36 am
Wednesday, 31 July 1901, 11:33:42 am
Thursday, 29 August 1901, 09:20:48 pm
Saturday, 28 September 1901, 06:35:42 am
Sunday, 27 October 1901, 04:06:12 pm
Tuesday, 26 November 1901, 02:17:30 am
Wednesday, 25 December 1901, 01:15:48 pm

Time specification for Central Europe
1906 yılı için de durum böyle
http://www.fullmoon.info/en/fullmoon-calendar/1906.html
The full moon calendar 1906

Here you see the full moon calendar with the full moon dates of 1906 and exact times and dates in an overview.

Wednesday, 10 January 1906, 05:36:18 pm
Friday, 9 February 1906, 08:45:30 am
Saturday, 10 March 1906, 09:17:06 pm
Monday, 9 April 1906, 07:12:12 am
Tuesday, 8 May 1906, 03:09:30 pm
Wednesday, 6 June 1906, 10:11:30 pm
Friday, 6 July 1906, 05:27:24 am
Saturday, 4 August 1906, 01:59:36 pm
Monday, 3 September 1906, 12:36:18 am
Tuesday, 2 October 1906, 01:48:24 pm
Thursday, 1 November 1906, 05:45:48 am
Saturday, 1 December 1906, 12:07:00 am
Sunday, 30 December 1906, 07:43:42 pm


Time specification for Central Europe
Bu siteden karşılaştırma yapabilirsiniz.
http://home.hiwaay.net/~krcool/Astro/moon/fullmoon.htm

Sevgiler

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz..
(Nazım Hikmet Ran)
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 26-09-2017, 03:27
Hasan Akçay Hasan Akçay isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Feb 2011
Mesajlar: 2.358
Standart

Şüpheci Dinsiz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Hasan Akçay,

Bu sitede 1900-2050 yılları arasındaki dolunayların tarihleri yer alıyor.
http://www.fullmoon.info/en/fullmoon...1900-2050.html

Bu siteden karşılaştırma yapabilirsiniz.
http://home.hiwaay.net/~krcool/Astro/moon/fullmoon.htm

Benim için çok yararlı
verdiğiniz bu bilgi.

Teşekkür ederim.

Linkini verdiğiniz sitelerin DOLUNAY TAKViMi (full moon calendar) dediği şey
aslında "dolunaylar dizisi"dir
yani 1 güneş yılındaki dolunaylar.

Örneğin
2017 yılında yer alan 12 dolunay,
2018 yılında yer alan 13 dolunay.

2017 Oca 12-Şub 11-Mar 12-Nis 11-May 10-Haz 09-Tem 09-Ağu 07-Eyl 06-Eki 05-Kas 04-Ara 03
2018 Oca 02-Oca 31-Mar 02-Mar 31-Nis 30-May 29-Haz 28-Tem 27-Ağu 26-Eyl 25-Eki 24-Kas 23-Ara 22

Tevbe 36 buna iddet eş-şuhûr diyor.

Altını çizdiklerim "sıcak dolunay"dır
yani en uzun gündüzden sonraki ilk dolunay,
ki 2:185'te ŞEHRi RAMAZÂN diye geçiyor.

Konu Hasan Akçay tarafından (26-09-2017 Saat 04:12 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:47 .