Turan Dursun Sitesi Forumları
  #1  
Alt 28-04-2021, 22:49
Barlas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Barlas Barlas isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Jun 2015
Mesajlar: 3.993
Standart Alkol

Önce saat gece 10'dan itibaren alkol satışı yasaklandı. Ses çıkarılmadı.

Sonra virüs sebebiyle C.Tesi-Pazar kısıtlamalarında alkol satışı yasaklandı. Kimse, "Alkolle virüsün alâkası nedir?" diye sormadı, yine ses çıkarılmadı.

Son olarak yarın akşam başlayacak 17 günlük kısıtlamada, 17 gün boyunca alkol satışı yasaklandı:

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/...ma-var-1831300

Yine doğru dürüst bir tepki yok... Aydın sıfatlı yazar-çizer-vs.ler olsun, "özgürlük-demokrasi-insan hakları aşığı(!)" siyasi partiler olsun; üç maymunu oynamaktalar.

Sonra? Sonra muhtemelen haftanın belli günlerinde alkol satışı yapılabilecek, kalan günlerinde yasak getirilecek.

Bunu da kabul edip sineye çekersek, sonraki aşamada alkollü içkilere ebediyen veda edeceğiz...

Kimse, "Bu ülkeye şeriat falan gelmez" diye boş boş konuşmasın; bizdeki bu vurdumduymazlık devam ettiği müddetçe "şeriat" denen felaket, bu ülkeye pek de uzak olmayan bir zamanda "gelecek."

Görsellerle İslam eleştirisi arşivim: https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=37384
"İşte İslam" / blogger: https://isteislam.blogspot.com/
"İşte İslam" / facebook: https://www.facebook.com/islamdinibu/
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 29-04-2021, 04:27
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üyeler
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: USA
Mesajlar: 4.830
Standart

Barlas´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Önce saat gece 10'dan itibaren alkol satışı yasaklandı. Ses çıkarılmadı.

Sonra virüs sebebiyle C.Tesi-Pazar kısıtlamalarında alkol satışı yasaklandı. Kimse, "Alkolle virüsün alâkası nedir?" diye sormadı, yine ses çıkarılmadı.

Son olarak yarın akşam başlayacak 17 günlük kısıtlamada, 17 gün boyunca alkol satışı yasaklandı:

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/...ma-var-1831300

Yine doğru dürüst bir tepki yok... Aydın sıfatlı yazar-çizer-vs.ler olsun, "özgürlük-demokrasi-insan hakları aşığı(!)" siyasi partiler olsun; üç maymunu oynamaktalar.

Sonra? Sonra muhtemelen haftanın belli günlerinde alkol satışı yapılabilecek, kalan günlerinde yasak getirilecek.

Bunu da kabul edip sineye çekersek, sonraki aşamada alkollü içkilere ebediyen veda edeceğiz...

Kimse, "Bu ülkeye şeriat falan gelmez" diye boş boş konuşmasın; bizdeki bu vurdumduymazlık devam ettiği müddetçe "şeriat" denen felaket, bu ülkeye pek de uzak olmayan bir zamanda "gelecek."
Uye tarafindan silindi.

*Butun insanlar derisinin altinda aynidir. -Natan

*Bir birey, baska bir bireyle aralarinda ancak saygisal bir bag varsa iletisim kurabilirler. -Evrensel Insan

*Ogrenme sevgisini hayatinizin merkezine koyun.- Natan

Konu Natan tarafından (29-04-2021 Saat 05:55 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 29-04-2021, 13:00
LEVH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
LEVH LEVH isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Mesajlar: 316
Standart

Barlas´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Önce saat gece 10'dan itibaren alkol satışı yasaklandı. Ses çıkarılmadı.

Sonra virüs sebebiyle C.Tesi-Pazar kısıtlamalarında alkol satışı yasaklandı. Kimse, "Alkolle virüsün alâkası nedir?" diye sormadı, yine ses çıkarılmadı.

Son olarak yarın akşam başlayacak 17 günlük kısıtlamada, 17 gün boyunca alkol satışı yasaklandı:

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/...ma-var-1831300

Yine doğru dürüst bir tepki yok... Aydın sıfatlı yazar-çizer-vs.ler olsun, "özgürlük-demokrasi-insan hakları aşığı(!)" siyasi partiler olsun; üç maymunu oynamaktalar.

Sonra? Sonra muhtemelen haftanın belli günlerinde alkol satışı yapılabilecek, kalan günlerinde yasak getirilecek.

Bunu da kabul edip sineye çekersek, sonraki aşamada alkollü içkilere ebediyen veda edeceğiz...

Kimse, "Bu ülkeye şeriat falan gelmez" diye boş boş konuşmasın; bizdeki bu vurdumduymazlık devam ettiği müddetçe "şeriat" denen felaket, bu ülkeye pek de uzak olmayan bir zamanda "gelecek."
Bu noktada konunun farklı ve ilginç bir boyutuna dikkatinizi çekeceğim.

Dünyanın her yerinde muhalefet daha fazla özgürlük, daha fazla insan hakları, daha fazla adalet için mücadele eder. Hatırlayalım, bir parti genel başkanı da Adalet için yürümüştür. Tabi bu adalet, aslında özgürlüğü de temsil eder. Adalet yoksa, özgürlük de olmaz.

Şimdi böyle bir pandemi ortamında halkın elinden özgürlükleri alınırken muhalefetin hangi söylemi kullandığına bakıyoruz: "Tam kapanma" diyorlar. Ve bunu uzun süredir söylüyorlar. İktidar zaten halka kısmi kapanmalarla kan kustururken muhalefet koro halinde tam kapanma istedi. Tam kapanma olduktan sonra ancak ortaya çıkıp destek paketi istediler. Neden? Çünkü bu saatten sonra tam kapanmadan da dönemez, destek paketi de açıklayamaz. Oysa samimi bir muhalefet lideri, adam gibi bir adam, toplardı bütün esnafı, 10 milyonla Ankara'ya yürürdü. Esnaf batmış, esnaf borçtan intihar ediyor, insanlar açlıktan birbirini öldürüyor. Gribin başka bir versiyonu olmaktan başka çok da bir şey ifade etmeyen ve bir küreselci yalanın parçası olmaktan öte olmayan virüsü bahane eden muhalefet liderleri tam kapanma diyor. Samimiyetsizlik, aldatma. Böyle muhalefet mi olur? Bunlar açıkça küreselcilerin kuklası olmuş. Eskiden muhalefet böyle değildi. Yazık, şu geldiğimiz hale bakın.

Netice iktidar buna bir süre sonra dirense de, nasıl ki 15 Temmuz sendromuyla Suriye'ye istemeye istemeye girdiyse, bu sefer de aynı sendromu çağrıştıran 104 general dayatmasıyla ve muhalefetin yoğun telkinleriyle tam kapanmayı yaparak halkın boğazına biraz daha yüklenmiştir. Hayır tek başına değil, muhalefetin yoğun desteğiyle. Açıkça muhalefet tam kapanma için bu kadar ısrar etmeseydi onların bunu yapmamak için bahanesi olacaktı. İktidar veya muhalefeti savunmuyorum yanlış anlaşılmasın, hepsi aynı amaca hizmet eden kuklalar olmaktan öte gidemiyorlar.

Tam kapanma, 5G, kölelik, kandaki nano robotlar, evden çalışma, yapay et gibi konular için bastıran küresel firavunlar, böyle uygun ortam hazırlayan muhalefet sayesinde zaten aklı dışarda olan iktidarı bir güzel kucağa aldılar.

Muhtemelen muhalefet tam kapanma isterken şunu düşünüyordu. "Bunlar nasılsa tam kapanma yapamazlar, bu sayede küreselciler bizi desteklerler, indiririz biz iktidar oluruz". Muhtemelen bunu düşünüyorlardı ama bu iktidarın halkına kan kusturmaktan nasıl keyif aldığını unutmuş olmalılar.

Ben kendimi bildim bileli fetöşçüler sigara ve içkiye karşıttılar ve içeni eleştirirlerdi. Bunun ileri aşamaları da zaman içinde görüldü. Bakmayın Deaş'ın terör örgütü görülmesine, onlar "öfkeli çocuklar" olarak görülmeyi belki sadece bir aksiyonla kaçırdılar. Yoksa hala aramızda çocuklara ve gençlere içki içmemeleri, el ele tutuşmaları, öpüşmemeleri gerektiğini anlatan Deaş görünümlü fetöcüler dolaşmaya devam edecekti. Bu bağlamda Genelgeyi hazırlayan da zihniyet olarak onlardan çok da şey değil yani. Hazır muhalefet de yasakları desteklerken, ya da ses çıkarmazken, yapıştır gitsin, cihad ettim, üç kafire içkiyi bıraktırdım. Onlar asla bunu kabul etmeseler de bariz şekilde zihniyet bu. Laf ederlerse de işte, kafirlerle cihat ediyorum destekleyin beni, oy getirir.

Bugün virüsün yayılma yollarının boğazdan geçtiği biliniyor. Ve bunu engelleyen yollardan birisi de temizleyici etkisiyle alkol olabilir. dezenfektanı içemezsiniz belki ama alkol içilebilirdir. Belki diyanet bu konuda fetva verip pandemi süresince alkol içilmesine, en azından bazı alkol türlerine izin vermesini beklerken, hiç alakası olmayan bir kurum geliyor ve alkolü yasaklıyor. Bunu cihad zihniyetinden başka neyle izah edebilirsiniz? Açıkça kendi halkına karşı gizliden gizliden cihad ilan etmiş bir bakanlık var. Gerçi sağlık bakanı, çevre bakanı, aile bakanı, milli eğitim bakanı ve... diğerleri de ondan pek farklı değil. Neyse.

Sonuç itibariyle anlıyoruz ki nuhalefetin adalet için yürürken ve bugünkü tavrıyla kafasından geçenler;

Enis Berberoğlu için özgürlük, halk için tam kapanma. İktidar da fırsatı buldu yapıştırdı hemen alkol yasağını.

Yazılarını göremediğim üyelerimiz (Ignore list)
1- Ah*****z 2- K***s 3-S****-J***4-cop****cus 5-ila**M*a*L
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 29-04-2021, 21:05
Ahlaksız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.187
Standart

Barlas´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
...........
Kimse, "Bu ülkeye şeriat falan gelmez" diye boş boş konuşmasın; bizdeki bu vurdumduymazlık devam ettiği müddetçe "şeriat" denen felaket, bu ülkeye pek de uzak olmayan bir zamanda "gelecek."
Sevgili Barlas;
Ülke pratikte şeriatten uzak yaşamıyor. Diyanet bütçeyi silip süpürüyor, imamlar sürekli fetva veriyor, gazeteciler imamların ağzına bakıyor, dini cemaatler siyasetin içine girmişler ve her yerde söz sahibiler, kadınlar katlediliyor, erkekler açlık/yoksulluk sınırı altında yaşıyorlar..vb

Şeriat gelince İDAM gelir mesela. Bizim gibi insanları tespit edip öldürebilirler. Zina edenleri ya da içki içenleri de öldürebilirler.
84 milyonluk ülkede birkaç yüz ya da birkaç bin kişinin ölmesi çok önemli değil.
Mesele aslında öldürmeyle alakalı.
Türkiye'ye şeriat gelse, sadece bazı konulardan dolayı bazı insanlar öldürülecekler.

Bunun dışında kadınlarla ilgili çok ciddi menfi gelişmeler olacak ki, asıl mesele de bu.
Türkiye'deki kadınlara şeriatı kabul ettiremezsiniz. Mümkün değil bu. Tabi ki şeffaf bir süreç olursa, böyle olur. Yani kadınlara, şeriat gelince başlarına ne gelebileceği açıkça anlatılırsa, kadınlar bunu asla kabul etmezler.
Şeriat gelirse;
1-Kadınlar mirastan yarım hisse alacaklar.
2-Kadınlar erkeklerin çok eşli olma isteklerine maruz kalacaklar, belki kuma olacaklar.
3-Kadınlar oy kullanmayacaklar. Bu esnetilebilir.
4-Zina eden kadınlar sopayla/taşla öldürülecekler.
5-Kadınlar çalışma hayatından çıkarılacaklar.
6-Kadınların aile içi şiddette beyanları önemsenmeyecek. Erkek kadını rahatça dövebilecek.
Daha da uzar bu liste.
Bunları kadınlara kabul ettiremezsiniz.

Bunun dışında Atatürk faktörü, Türkiye'ye şeriatın gelmesine engeldir.
Atatürk ve devrimlerini es geçip, 'şeriate dönüyoruz' dediğiniz anda, bu ülkede 20 şiddetinde deprem olur.

Bu alkol yasağının tek nedeni, zorda olan hükümetin ''biz dindarız'' algısını güncellemeleridir.

Şöyle bir şey de var;
Türkiye'deki şeriat karşıtları, kendilerini düşünmeleri dışında, aslında müslüman kadınların haklarını savunmuş oluyorlar. ''Müslüman kadınlar insan gibi yaşasınlar, seks yaptıkları için veya içki içtikleri için öldürülmesinler, erkeklerle eşit haklara sahip olsunlar'' demiş olurlar. Bu önemli.
''Kahrolsun şeriat'' diyerek, bu söylenmiş oluyor ama hiçbir müslüman kadın, ateistlerin/deistlerin hakları için ne bir söz ediyor, ne de bir eyleme girişiyor.
Şeriat karşıtı olmak doğru mu, bilmiyorum açıkcası. Müslüman kadınların haklarını düşünmek istemiyorum, çünkü onlar benim gibi insanları hiç düşünmediler/düşünmüyorlar.
Türkiye'ye şeriat gelse, biz bir şekilde yaşar gideriz veya ölürüz ama olan Türkiye'deki müslüman kadınlara olur. Yani Türkiye'ye şeriatın gelmemesini Türkiye'deki müslümanlar kadınlar dillendirmeli ama okumadıkları/araştırmadıkları, bu konulardan bihaber oldukları için, neyin doğru, neyin yanlış olduğunu da bilmiyorlar.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 30-04-2021, 20:02
Barlas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Barlas Barlas isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Jun 2015
Mesajlar: 3.993
Standart

Sevgili Ahlaksız, senin kadar iyimser düşünemiyorum bu konuda.

"Türkiye'deki kadınlara şeriatı kabul ettiremezsiniz" demişsiniz; şayet laik cumhuriyet yıkılır da yerine şeriat sistemi gelirse kimse kadınlarımıza "kabul ediyor musun, etmiyor musun" diye sormayacak ki? Kadınlarımız zorla şeriatın kadınlar için olan kurallarına uyacaklar; uymayanlar kırbaçlanacaklar vs.

Erkekler için de aynı, kimse bize fikrimizi sormayacak: Zorla namaz kılacağız, zorla oruç tutacağız, tuvaletten yatak odamıza kadar Muhammed'in üfürdüğü fikirleri zorla hayatımıza sokacağız.

Resim, müzik, heykel, dans vb. güzel olan ne varsa bunlara veda edeceğiz.

Akşamları keyifle iki duble içmek hayâl olacak vs.

Yani kısaca, şeriat demek "felaket" demektir benim gözümde, o yüzden bu felaketle mücadele etmek şarttır.

Görsellerle İslam eleştirisi arşivim: https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=37384
"İşte İslam" / blogger: https://isteislam.blogspot.com/
"İşte İslam" / facebook: https://www.facebook.com/islamdinibu/
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 30-04-2021, 23:03
Ahlaksız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.187
Standart

Barlas´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Ahlaksız, senin kadar iyimser düşünemiyorum bu konuda.

"Türkiye'deki kadınlara şeriatı kabul ettiremezsiniz" demişsiniz; şayet laik cumhuriyet yıkılır da yerine şeriat sistemi gelirse kimse kadınlarımıza "kabul ediyor musun, etmiyor musun" diye sormayacak ki? Kadınlarımız zorla şeriatın kadınlar için olan kurallarına uyacaklar; uymayanlar kırbaçlanacaklar vs.

Erkekler için de aynı, kimse bize fikrimizi sormayacak: Zorla namaz kılacağız, zorla oruç tutacağız, tuvaletten yatak odamıza kadar Muhammed'in üfürdüğü fikirleri zorla hayatımıza sokacağız.

Resim, müzik, heykel, dans vb. güzel olan ne varsa bunlara veda edeceğiz.

Akşamları keyifle iki duble içmek hayâl olacak vs.

Yani kısaca, şeriat demek "felaket" demektir benim gözümde, o yüzden bu felaketle mücadele etmek şarttır.
Tabi ki soru sormak filan yok.

Kadınlar şu an Türkiye'deki sistemin nasıl işlediğini bizzat yaşıyorlar. Bu kadınları, kendileri açısından çok daha kötü bir sistemin içine sokamazsınız. Bunu diyorum.

Kadınlar, mesela bunu tapu dairesine ya da notere gittiklerinde anlarlar. Kardeşi bir evden 100 bin lira alırken, kendisine 50 bin lira verildiği anda, şeriate küfretmezse, ben de bir şey bilmiyorum.
İnsanlar canları yandığında, haksızlığa uğradıklarını anladıklarında tepki verirler.

Bugün sokakta başörtülü/peçeli kadınların hükümeti, ekonomik nedenlerden dolayı eleştirdiğini görüyoruz. Niye? Çünkü canları yandı.

Biraz detaylı düşünürsek, bu işin olmayacak bir şey olduğunu görebiliriz. Bugün Türkiye'de siyasetin/bürokrasinin içinde yüzbinlerce kadın görev yapıyor. Bu kadınlara rağmen, şeriatı nasıl ilan edeceksiniz? Bu kadınlar eşlerini filan paylaşmaz. Olacak şey değil bu.
Salt çok eşlilik konusu bile başlıbaşına sorun. İnsanları ayaklandırırsınız. İnsanlar 15 temmuzda tankın önüne yattıkları gibi yatarlar. İnsanları delirtirseniz, asker/polis filan işe yaramaz.
Türkiye'de şeriat ilan etmek demek, harakiri yapmak demektir.

Bu arada alkol yasağı iptal edilmiş sanırım. Tepki çok büyüktü, anında döndüler demek ki.!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:19 .