Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 21-04-2008, 01:42
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Canlar ve Ulucanlar

Ulucanlar Davasi

Hucrelerde kalirken dogru durust disardan haber alamiyorduk. Cezaevine yeni getirilen mahkumlar olmustu. Bunlar araciligiyla tek tuk bazi seyler ogreniyorduk. Bartin cezaevine getirildigimizde Ulucanlar'daki katliami yapanlar olarak hakkimizda dava acildigini ogrendik. Hem bir katliama ugramis, hem vahsi bir iskenceden gecirilmis, hem de suclu ilan edilmistik. Olen 10 kisiden 5'ini bizim oldurdugumuz iddia ediliyordu. Buna gore bizim bir av tufegimiz varmis ve isyan cikardiktan sonra kendi arkadaslarimizi oldurmusuz. Tabii bu uydurma hikayenin yalan oldugu cok gecmeden ortaya cikti. Iki tane itirafci bulmuslar ve onlarin ifadelerine dayanarak bizi bir kez daha mahkum etmeye calisiyorlardi. Bu kadar ikiyuzluluk, bu kadar sahtekarlik olur mu demeyin. Ben bu ikiyuzlu tutumu yillar boyunca defalarca gordum. Insanlari oldurup, sucu dusmanlarinin ustune atmak icin duzenekler hazirlamak bizim burokrasimizde nerdeyse yuzyillik bir gelenek haline gelmis durumdadir.

http://www.milliyet.com.tr/2000/06/03/haber/hab03.html

Boylece mahkum avukatlarinin actigi davaya karsilik, devlet de bize dava acmisti ve her birimiz icin 100 yildan fazla cezalar istiyordu. Ilginc olan bu davada tutuksuz yargilaniyorduk. Zaten kendi davalarimizdan dolayi tutuklu durumdaydik. Bu davadan tutuksuz yargilanmanin anlami dava durusmalarina goturulmemizi engellemekti. Ilk durusmada bir kac kisiyi mahkemeye goturduklerinde verilen ifadeler ve cok sayida avukatin davayi gonullu olarak izlemesi uzerine davalarin her durusmasi bir olay haline geliyordu. Gazetelerde yazilar cikiyordu. Bu davanin ve bu olayin ustunun kapatilmasi ve unutturulmasi gerekiyordu. Hayatinin bir doneminde iskence yapmis, katliamlara katilmis bir kisi nasil ki bu olayin ustunu ortup, sanki hic yasanmamis gibi davranirsa, devlet de bu olaya sanki hic olmamis gibi yaklasiyordu. Gazetelerde yer almasi, Ulucanlardan bahsedilmesi, hele bir de devletin katliam yapmis gibi gosterilmesei kabul edilebilecek, affedilebilecek birsey degildi. Sadece mahkumlar davadan uzaklastirilmamis, kitle orgutlerine ve avukatlara da inanilmaz baskilar yapiyorlardi. Operasyonun sorumlusu olan Jandarma Genel Komutanligi her suclunun yaptigi gibi saldirmayi tercih ediyordu. Davanin avukatlarina bile dava acildi ve ceza istendi.

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2002/03/15/100559.asp

Ulucanlar Katliami daha sonra Meclis Insan Haklari Inceleme Komisyonuna da geldi. Ama her zamanki gibi burokrasinin kirli yollarinda kayboldu gitti.

Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu da katliamla ilgili bir rapor hazırlayarak, “güvenlik güçlerinin ölüm ve yaralanmalara sebebiyet veren aşırı güç” kullandığını kaydetti. Suç duyuruları sonucu yarbay, binbaşı ve yüzbaşı rütbeli subayların da içinde olduğu 161 kişi, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısında çıktı. O dönem Ankara İl Jandarma Alay Komutanlığı’nda görevli Yarbay Ali Öz, Binbaşı Zahit Engin, Çankaya İlçe Jandarma Bölük Komutanı Yüzbaşı Muhittin Ateş, Jandarma Okullar Komutanlığı’nda görevli Yüzbaşı Nevfel Denizyılmaz ile birlikte yargılandı. Operasyona katılanlar “adam öldürmek, işkence ve kötü muameleden” yargılanırken; sanık subaylar “otorite sağlamak” için operasyon yapıldığını öne sürdü. Öz, bir duruşmada Cumhuriyet Savcılığı’nın 25 Eylül 1999’da cezaevinde arama yapılmasını istediğini aktardı. Ardından arama için 26 Eylül 1999 sabahı Ulucanlar Cezaevi’ne giderek arama yaptıklarını kaydeden Öz, tutukluların aramaya direnmesi üzerine bir jandarma erine zimmetli uzun namlulu silahı alıp “sadece uyarı ateşi” yaptığını ileri sürdü. Ulucanlar davası da TSK mensuplarının yer aldığı diğer davalar gibi halen sürüncemede.

http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=9958

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 21-04-2008, 01:49
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Canlar ve Ulucanlar

Medya

Katliamdan sonra hucrelerde oldugumuz icin gazetelerde neler yazildigini bilemiyorduk. Ama yillardan beri bildigimiz tutumun surdugunu tahmin ediyorum. Bu sirada hangi gazetelerin nasil seyler yazdigini arastirmadim. Hurriyet gazetesinin tutumunu ornek olay olarak veriyorum. Asagidaki yaziyi eksi sozlukten aktariyorum.

------------------------------------------------------

hürriyet gazetesi, 28 eylül 1999 günü, yani baskından iki gün sonra "beş dakika önce" manşetiyle çıktı. birinci sayfanın neredeyse yarısını kaplayan bir fotoğrafın (sayfamızda gördüğünüz fotoğraf) eşlik ettiği haberin spotu, fotoğrafı da açıklıyordu:

"ankara kapalı cezaevi'ndeki teröristler, kanlı isyanı başlatmadan 5 dakika önce ellerinde sopalarla hatıra fotoğrafı çektirdiler. (...) kanlı olaylara sahne olan ankara merkez ulucanlar kapalı cezaevi'ndeki terör suçundan hükümlü dhkp-c, tkp (ml), tikko, tkip ekim örgütü üyeleri, isyandan 5 dakika önce çektirdikleri bir fotoğrafta, 'devrimci tutsaklar teslim alınamaz' deyip üç ayrı örgütün imzasını attılar. ancak bu fotoğrafta görülen üç teröristin isyanda öldüğü ortaya çıktı."

gerçek ertesi gün ortaya çıktı: o fotoğraf ulucanlar cezaevi'nde beş dakika önce değil, başka bir cezaevinde tam beş yıl önce çekilmişti.

hürriyet, birkaç gün sonra, iç sayfalarda üç-beş satıra sığdırdığı tek sütunluk bir haberle, "beş dakika önce"nin doğru olmadığını duyurdu okurlarına ve özür diledi.

on gün sonra da genel yayın yönetmeni ertuğrul özkök, köşesinin bir bölümünü konuya ayırdı. yazdıklarının tamamı şöyle:

"geçen hafta cezaevi isyanı sırasında hürriyet'in birinci sayfasında bir fotoğraf yayınladık.

"fotoğrafta, cezaevindeki bazı sol görüşlü mahkûmların ellerinde sopalar ve alınlarında bantlarla poz verdiği görülüyordu.

"bu fotoğrafın ulucanlar cezaevi'ndeki isyandan önce çekildiği yolunda bilgi almıştık.

"kaynağımız, fotoğraftaki üç kişinin cezaevindeki çatışmada öldüğü yolunda bilgi vermişti.

"ancak daha sonra bu fotoğrafın bir başka cezaevinde çekilidiğini öğrendik.

"öğrendiğimiz anda da hiç tereddüt etmeden düzeltme yaparak yayınladık.

"birçok meslektaşımız ve meslek kuruluşu, bu haber dolayısıyla haklı olarak bizi eleştirdi.

bu meslekte bundan büyük ceza da olamaz.

"biz de o cezayı hak ettik.

"ne yazık ki, dünyanın birçok büyük gazetesi günün heyecanı içinde zaman zaman bu tür yanlışları yapabiliyor."

işte hepsi bu... meselenin özüne zerrece girmeyen bir bakış açısı... meselenin özü şurada: acaba -sonradan iddia edildiği gibi- olayın tek yanlı bir katliam olduğunu kanıtlayan bazı bilgiler ulaşsaydı hürriyet'e, "günün heyecanı içinde" gazete bu bilgileri haberleştirecek miydi?

hürriyet o kadar teşne ki eline geçen bu fotoğrafı kullanmaya, küçük bir gayretle neyin ne olduğunu açığa çıkaracak iki ipucundan bile faydalanamamış:

1. "kaynak", fotoğraftaki üç kişinin çatışmada öldüğünü söylüyor... gazete, ölenlerle fotoğraftakileri karşılaştırmayı neden düşünmemiş acaba?
2. olayların olduğu gün mevsim normallerinin çok dışında, çok sıcak bir hava vardı. oysa fotoğraftakiler kalın yün kazaklar ve paltolar içindeydi.

yaşananın tipik bir dezenformasyon olduğu apaçıktı ama, gazete yönetiminin bunu görmeye niyeti yoktu.

bunun sonuçlarını tahmin edebilirsiniz: yeni dezenformasyonlar... daha aradan bir ay geçmeden yenisi gelecekti..

libertarian, 07.09.2004

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 21-04-2008, 02:14
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Canlar ve Ulucanlar

Sargon, bir kere daha ürpererek, bir kere daha tüylerim diken diken olarak bir kere daha nefret hisleriyle yazdıklarını okudum ve o günlere tekrar geri gittim.

* O günler Ecevit'in başbakanlıgı altındaki günlerdi. Türkiyede haber alma imkanı yoktu. Cezaevleri direnişleri ve katliamları sürerken haberleri ancak yurtdışı internet sitelerinden alabiliyorduk. İnsanlar öldürülüyordu ve azgın bir bilinçsizleştirme kampanyası da bununla atbaşı gidiyordu ve bunu yapan devlet idi. Bunu yapan ordu idi.

* Bu yazını devletin ve ordunun degiştigini iddia eden arkadaşlara ithaf ediyorum. On senede ne tür bir demokratik yapılanma ile bize ordunun degiştigini açıklamalarını istiyorum.

* *Olayı örtbas etmenin anlamı yok. Bu olayın faili bizatihi devlet, bizatihi ordudur. Ulucanlarda başlayan katliam daha sonra tüm cezaevlerinde de devam ettirildi ve düşünen insanların F tipi tecritleri için bir gerekçe oldu. 12 Eylülün işkenceci subayları bugünün paşalarıdır. Onlardan bir tanesinin bile yargılandıgını hesap verdigini hatırlamıyorum.

* *Lanetliyorum, kahrediyorum ve nefretle anılmasını ve asla unutturulmamasını diliyorum. Ben de bu başlıga bazı enstantaneler yazmak isitiyorum. Mehmet Fatih Öktülmüşü anlatmak istiyorum. Daha başka arkadaşlardan da yazacaklar olacaktır mutlaka.

* *İşte Türkiyenin gerçegi budur. Bu Türkiyedir. Bu Türk ulusunun egemenlik biçimidir.

* * Tercih herkesindir.

* * Ben insanım ve insanlıgı seçiyorum. Safım o gün oldugu gibi bugün de direnenlerin yanı. Benden sonra gelecek olan nesillerin bu işkencelere alet olmamasını diliyorum. Bunun da tek yolu var.

* *Var olan siyasi erki demeokratik bir şekliyle degiştirmek. Muhtaç oldugumuz kudret ise nasırlı ellerimizde vardır diyorum.


* * saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 21-04-2008, 02:32
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Canlar ve Ulucanlar

Tarihimizi Bilmek

Ulucanlar davasi ile ilgili cok sey yazildi. Bazilari kitaplastirildi. Asagidaki kitapta olay yeri inceleme tutanaklari, bazi mahkumlarin ifadeleri, hastane ve otopsi tutanaklari gibi bazi belgeler var. 103 ile 108. sayfa arasinda ise bazi cesetlerin fotograflari var. Cesetlerin sadece fotograflarindan bile ne kadar agir iskenceler yapildigini, kimisinin yakilmis oldugunu gorebilirsiniz.

http://www.ozgurluk.org/kitaplik/pdf...arKatliami.pdf

Katliami filme alma denemeleri de oldu. Ben henuz hicbirini seyretmis degilim. Henuz son derece amatorce girisimler olmasina karsin, bu konunun anlatilmaya devam edilmesini son derece anlamli buluyorum. Butun kirli isleri kapatarak, yokmus gibi yasamaya devam etmek, bu katliamlarin surmesinin devam etmesinden baska birsey saglamayacaktir.

http://www.ozgurluk.org/kitaplik/web...79/sinema.html

Asagidaki linkte Murat Ozcelik'in resmini gorunce sasirdim. Ayni komunde kaliyorduk. Ne kadar degismis. O zaman daha 22 yasindaydi ve 5 yildir cezaevindeydi. Simdi Sinema Televizyon bolumunde okuyormus ve katliamin belgeselini yapmayi planliyormus.

http://www.alevileriz.biz/showthread.php?t=28534

Deniz Gezmis, Yusuf Inan ve Huseyin Aslan'in idam edildigi Ulucanlar'da daha sonra da Erdal Eren de idam edilecekti. 2000 yilina girerken, Ulucanlar, tarihe bir de katliam hediye edecekti. Feride Cicekoglu'nun "Ucurtmayi Vurmasinlar", Yilmaz Guney'in "Duvar" filmlerinin kahramani da Ulucanlar'di. Sayisiz siyasi tutuklu Ulucanlar'dan gecmisti. Katliam sirasinda basbakan olan Bulent Ecevit bile kisa bir sure Ulucanlar'da kalmisti. *Simdi Ulucanlar Cezaevi kapatildi. Buraya da Madimak Oteli gibi bir baskinla alisveris merkezi, otopark falan yapilmasini engellemek icin kitle orgutleri epey caba harcadilar. Cezaevi ziyarete acildigi gun ziyaretci akinina sahne olmus. Eger gitme sansim olsaydi, gidip gezmeyi isterdim. Insan acaba nasil duygularla dolardi buralari gezerken. Fotograflarina bile bakarken tarif etmesi guc duygularin hucumuna ugruyorum. Siz de buyuk acilara evsahibi olmus bu cezaevini gormek isterseniz asagidaki linkten fotograflar kismina girip izleyebilirsiniz.

http://ulucanlar.mimarlarodasiankara.org/

Simdi Ulucanlari genclerin hayal dunyasina birakmislar. Cok da iyi birsey yapmislar. Gecmisini bilmeyen bir toplum gelecegini kuramaz denir ya, bu da tarihimizin onemli bir sayfasi. Kirli sayfalardan biri elbette. Ama ancak kirli sayfalari bilmekle, aydinlik bir gelecek kurulabilir.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=220608

Saygilarimla

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 21-04-2008, 02:49
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Canlar ve Ulucanlar

sevgili dilaver,

neler hissettigini cok iyi anliyorum. Gercekten de Turkiye'nin ciplak kaldigi bir tablo Ulucanlar. Bu olaylar Dogu'da, ucra bir kosede gerceklesmedi. Turkiye'nin kalbinde, Ankara'nin ortasinda yasandi. Bunlarin unutulmamasini, ozellikle yeni kusaklarin bu yasananlari bilmesini istedim. Ben devrim pesinde kosmuyorum artik. Dusuncelerim degisti, ideolojik bir bakis acisina sahip degilim. Ama yasananlarin bircok onyargiyi, inanci, saplantiyi parcalayacak gucte olduguna inaniyorum. Kimlerin neler yapmis oldugunu, ne kadar buyuk bir kirlilik oldugunu, icimizde biriken bu irini dokmedigimiz surece huzur bulamayacagimizi gostermek istedim sadece. Umarim yazdiklarim daha temiz bir ulke yaratabilmek icin kucuk bir katkida bulunur.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 21-04-2008, 12:02
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart Re: Canlar ve Ulucanlar


* * * * * * * * * * * * * * * *Habip Gül/Nevzat Çiftçi


Bir civan yiğitti Habip,
Yaşamın alnında uzayan
Kalabalık bir çizgi
Kararlı, derin...
Ve cengaver bir proleter
Köpüğünde
O şarabi düşlerin
Çakır gülüşü
Karakoçan göklerinden damıtılmış
Ferah bir türkü
Öylesine berrak,
Coşkun,
Sevecen...
Ekim’in saçlarında
Kumral bir rüzgardı esen
Munzur eteklerinden
Ve özgürlük
Saf,
Tortusuz...
Parti’nin bayrağında
Dalga dalga büyüyen
Tanıktır hücreler,
İşkence tezgahları
Asla eğilmemişti başı
De ki, çelikten yoğrulmuştu gövdesi
Habip yoldaşın
Atıldı en öne
Duvarlar
Demir kapılar tanık
Kor çelikten bir ırmak gibi aktı
Ateşinde kavganın
“İnancın olduğu yerde zulmün hükmü yoktur!”
“Ben tercihini yapmış bir işçi sınıfı devrimcisiyim, bir komünistim. Bu kokuşmuş düzen ve çürümüş devlet karşısında mevzilenmiş savaşıyorum. Bizim savaşımımız, bilimsel temellere dayanıyor ve gücünü, tarihsel haklılığını bu bilimsel nesnelliğinden alıyor.”
“Benim savunmamda yer alan ve iddianamede de altı çizilmiş olan “ÇÜRÜMÜŞ DÜZENİNİZİ VE KOKUŞMUŞ DEVLETİNİZİ YIKACAĞIZ” cümlesine gelince. Bu cümleyi, benim SOSYALİZM idealimi ve bu düzen karşısında konumlanışımı çok net olarak ifade ettiği için, bilinçlice kullandım. Ben örgütlü bir devrimciyim, bir komünistim. Nasıl ki sınıfsal konumunuz gereği, tarih siz yargıçlara, mesup olduğunuz sermaye sınıfının sömürü, soygun, zulüm ve vahşetine toplum nezdinde ‘meşruluk’ sağlama, işçi sınıfı ve emekçileri cezalar yoluyla yıldırıp boyun eğmeye zorlama görevi yüklemişse; aynı tarih bana da, sınıfsal konumum gereği, sizin de mensubu olduğunuz sermaye sınıfının saltanatını yıkma ve benim sınıfsal çıkar ve özlemlerimi ifade eden ‘SOSYALİZM’i ve ‘KOMÜNİZM’i kurma sorumluluğu yüklemiştir. İşte sizin düzeninizi ve devletinizi yıkmak, bu tarihsel sorumlululuğum çerçevesindedir.
“Bugün artık daha güçlüyüz, çünkü özlemlerimizin kurmayı “PARTİMİZİN AYAK SESLERİ DAHA ŞİMDİDEN DUYULUYOR!”
Habip Gül

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 21-04-2008, 17:14
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.615

Onur Üyeliği 

Standart Re: Canlar ve Ulucanlar

Of, of. Insanligindan utaniyor insan sargon'un hikayesini okudukca. Ne yazik ki tek hikaye degil insanligi sorusturan, yuzlercesi, binlercesi yasanmis ve yasaniyor.Yakin gecmiste, hele Ecevit doneminde boyle olaylar oldugunu duymamistim, insanin aklina kimler, hangi gayelere hizmet icin bu sekilde canavarlasabiliyor sorusu geliyor. Galiba cevap yine insanin kendi dogasinda: karincayi bile ezmeyecek bir kimse, kendi hemcinslerine, hem de sadece degisik dusundugu icin, fikir farkliligindan dolayi bu derecede acimasiz olmasini, ne akil ne de mantik izah edebilir.

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 21-04-2008, 22:07
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Re: Canlar ve Ulucanlar

Saygideger arkadaslar;

Bir baskasina, hemde acimasizca tum insanlik disi his ve duygularla muamele etmek ve bu muameleyi dusuncesine sindirebilmek isin bir yonu; bunu ne amacla, ne elde etmek, neyi ispatlamak, neye hizmet etmek, neyin mukafatini almak icin yapmak baskabir yonu.

Bu iskenceciler acaba iskence yapmadiklari zaman ne hissediyorlar? Veya normal yasamlarinda toplum ve aileleri icinde yasamlarinin bu yonunu nasil sakliyorlar veya nasil degerlendiriyorlar, kendilerini bu iskenceyi yaparken, yaptiklarinin haklari olduguna nasil inandiriyorlar?

Bu kisiler ozel mi yetistiriliyorlar,nasil ve neye gore seciliyorlar, insanogluna hangi boyunduruga inanmislik boyle bir davranis yaptirabilir?

Acaba bu tur bir davranis icindeylerken dusuncelerinden neler geciyor?

"Hatirla Sevgili"dizisinde de bu tip sahneler vardi.Kamuoyu acisindan, bunlarin sergilenmesinin altinda ki amac nedir"Sizde boyle olursaniz, size de aynisini yapariz" mi? Yoksa
"boyle seyler yapmadan once iyi dusunun, basiniza gelecekleri goze alabiliyorsaniz,yapin"mi?

Hayvan da bile olmayan bu vahset, insanoglunu hangi katagoriye koyuyor?

Tarihte insanoglunun, hayvani da golgede birakan bu yanasimi dogal bir icgudumu,dusuncenin bir urunu mu?

Bir insanin baska bir insana insanlik disi bir zarar verebilmesi, hangi terimle, hangi psikolojik bir yapiyla aciklanabilir?

Arkadaslar, bu ve buna benzer sorular benim dusuncemin cevap verebilecegi sorular degil; ve ne cevap verirsem vereyim-kendi kendime-verebilecegim her cevap mantigimin algisinin disinda kaliyor.

Belki de ne nakli sorular ne de akli sorular kokeni, benim cevapsiz birakabilecegim konular degil.Fakat beni bu sorular caresiz birakiyor.

Bunu ne akla, ne mantiga,ne duyguya ne dogalliga, ne de herhangibir kokene oturtamiyorum.Bu sorulara dusuncem bir cevap uretemiyor.

Eger cevap verebilecek bir dusunce yapisina sahip olanlar varsa;duymak isterim.

Ayrica bu tip bir bilgilenmeden sonra-su anki bilincimle-nasil bir haleti ruhiye de oldugumu,neler dusunup hissettigimi de iletemiyorum.Ne hakka, ne hukuka,ne adalete, ne suca, ne cezaya ne dusunceye,ne anlayisa, ne de algiya bas vuramiyorum.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 22-04-2008, 13:49
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Canlar ve Ulucanlar

sevgili evrensel,

yasadiklarimi yillardir bir ruhsal travma gibi icimde tasimak benim icin buyuk bir yuktu. Hep bunlari yazmak istedim, ama nasil yazacagimi nasil anlatacagimi bir turlu bilemedim. Nihayet kendimi asmayi basarip yazabildim.

Insanlar kotu deneyimlerini unutmaya calisirlar, boyle bir seyin hic yasanmadigini varsayma egilimi gosterirler. Bu bir tur korunma mekanizmasi ayni zamanda. Ancak bilincimizin derinlerine dogru ittigimiz bu gercekler surekli bizi rahatsiz eder. Davranislarimizin, tepkilerimizin belki de onemli bir kismi bu yok saydigimiz gerceklerin bize bilinssizce yaptirdiklaridir. Entellektuel duzeyi daha yuksek olanlar ise bunlari yok sayabilmek icin mantik kapanlari olusturur kendilerine. Bu acimasiz kapanlar sayesinde bir sureligine de olsa hem kendilerini hem baskalarini vahsetin algisindan uzaklastirmis olurlar. Ancak bu, gercekte, unutmaya calismaktan da berbat bir mekanizmadir. Cunku bu entellektuel canilik ayni seylerin ilelebet surmesini saglayacak bir negatif toplumsal hizmette bulunmustur. Toplumu koturum eden, curuten bir hizmettir bu.

Bir insanin bir digerine nasil bu caniligi yapabildigini anlamak kolay birsey degil. Ilk basta sorumlu tutabilecegimiz seyler burokratik-otoriter devlet yapilanmasi, ideoloji ve dinlerin hizmeti gibi seyler olabilir. Ancak daha derin katmanlarda insan denilen yaratigin aslinda son derece masum davranis ozelliklerinin yattigini gordugumuzde belki de bu tepeden bakisin tek basina yetersiz bir cozumleme oldugunu dusunebiliriz. Karen Horney, "uysal tip" adini verdigi kisiliklerde, ilgi isteyen, surekli bir baskasina yaslanma ihtiyaci gosteren karakter ozelliklerini anlatir. Guclu bir erkege yaslanarak kendini guvende hisseden bir kadinda boyle bir davranis biciminin oldugunu dusunebiliriz. Gunluk yasamda cokca gordugumuz bu tiplere insanlar genellikle sefkatle yaklasirlar. Zaten istenen sey sadece ilgi ve sefkattir. Diyalektigin cilvesi, en cok sado-mazosistik bozukluklar bu tiplerden cikar.

Burokratik-otoriter devlet yapisina sahip dogu toplumlarinda bu tur bir davranis biciminin cok yaygin oldugunu dusunuyorum. Bu bence bir davranis bozuklugu degil, toplumsal yapinin yayginlastirdigi, urettigi bir sey. Soylenecek cok sey, aciklanmasi gereken cok katman var. Umarim zamanla bunlari Osmanli toplumunun gelismesi icinde ele alma, daha detayli degerlendirme sansini da buluruz.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 22-04-2008, 19:53
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Re: Canlar ve Ulucanlar

Saygideger sargon;

Herseyden once, hem yazini hemde bu yaziyi yazabilecek ozguvenini cani gonulden kutluyorum.

Kisilerin bazi gereksiz psikolojik travmalari vardir:Gurur,erkeklik, asagilanma,v.s. ve bunlar kisiye oyle bir korku salarki; bu korku yuzunden, bazi gercekler tarihler boyu su yuzune cikamamistir.

Hem ortaya cikarilamayanlar, hemde bu ortaya cikaramamanin vermis oldugunun kisiligine yansimasi, kisiye hic arzu etmedigi bir yasam ve dusunce sunar.

Bence herkes hicbir olayi-icerigi, duzeyi ne olursa olsun-icine atmamali, toplumla paylasamasa bile, yakinlariyla mutlaka paylasabilmeli.

Bu onun hem kendi dusunsel ve davranissal sagligi, hemde yasamsal iliskileri acisindan cok onemlidir.Burada belki"gecmis olsun"dan baska klasik ve gecerli bir cumle yoktur.Ama olaylarin paylasilmasi en azindan olayi tasiyanin yukunu hafifletmeye yarayabilir.

Olayin baska bir acisi da"davulun sesi uzaktan hos gelir"yonudur.

Ben kucukken dedem anlatirdi.
Savas aninda oyle bir an gelirmiski susuzluktan postallarinin suyunu sikip icerlermis.

Tabi burda ve senin olayinda, hicbir zaman olayi dinleyen, olayi yasayanin yasadigini yasayamaz.Ama en azindan olayi dinleyenin -yasamamis olsa bile-anlatilanlari yasayanla hissi temelde paylasim olanagi olur.

Bu da belki, onunla olan iliskisinde ona daha dikkatli daha deger verici ve daha yardimci yanasimin nedeni olur.

Ayrica bu konuda ki pasifist icedonuk yapini yenip, aktif disadonuk yapini ortaya cikararak, yapmis oldugun bu disavurumun sende de buyuk bir rahatlama yapacagini umuyor, tekrar gecmis olsun diyorum.

Not:Bende, boyle bir olayin benzer baska bir yonune sahit oldum.

Agabeyimin arkadasi,Kibris harekatina gitmisti.Bazan orada gorduklerini anlatmaya calisir, geceleri uyuyamazdi.Her anlatisinda yapanlar adina utanc duyar, o gunleri tekrar yasardi.

Onun sonu hic iyi olmadi.Once toplum icinde yasayamaz duruma geldi, sonra ailesi icinde. Bilincini kaybetti. Zararli damgasi yeyip, Bakirkoy'e yerlestirildi.Ara ara ziyaretine giderdik ve o da disari cikardi.

Bir gun evde kendi basina yalnizken intihar etti.

Buna benzer bir olayida benim yakin arkadasim yasadi.SSCB'nin sona ermesiyle bosluga dustu ve hayati "anlamsiz"bulup intihar etti.

Intihar mektubu ise-ilginctir-ailesine yonelikti"benim istediginiz gibi bir cocuk olmami belki basaramadim ama,istediginiz okulu birtirdim.Bu diplomam benden size hediye olsun.Artik sizin istediginizi gonul rahatligiyla yerine getirebildigime gore, bence artik yasamin anlami kalmadi.Cunku biliyorum, sizin istediginiz gibi bir cocuk olamayacagim." *

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:33 .