Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #31  
Alt 18-12-2013, 20:06
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

darkmasturbater´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben ucuncu bir sebep sunuyorum ortaya sanki. Ne bilmek, ne de inanmak. Ben suan hayata hangi perspektiften baktigimi belirteyim. Ayni ruyada oldugu gibi nerden basladi bilmiyorum bu gozlemledigim fenomenin ama artik gozlemliyorum. Su an bir alemdeyim ve bunu tek gerceklik saymiyorum artik. Burdan baktigimda hic birini gercek sayamam ve aslinda hepsi gercek. Ve bu ruyamda cikardigim sonuc herseyin aslinda ruya oldugu. Yani hersey aslinda hem gercek hem degil. Gercek kabul edersen gercek, etmezsen degil. Eger nerden geldigimi bile farketmedigim bir yerde bulursam kendimi ki bu yasam ve tamam bu gercek dersem bu realitede patternler kesfedebiliyorum yani egoma gel eglenelim deyip bir benlik veriyorum. Ben dedigim seyin degisimi bu realitedeki bazi kavramlari degistiriyor.
Gercek insanoglu yapilandirilmisligidir ve yapilandiranin temeline gore gercek degiskendir. Gercegin ne oldugunun dogrulanmasi inanc ile olur. Olgu ise tum insanoglunu baglar ve gozlem verir.

Harcore lucid dreamerim, egom yani. Etraftadaki cogu olayi anliyor ve bakis acimi degistirirerek kavramlari degistiriyorum. Yani ne oluyor bilmesemde bir realitede uyaniyoruz ve ruyaydi, suydu buydu atlaya atlaya gidiyorum. Gidiyormusum yani farketttim ve artik gitmeyi ogreniyorum. Burda yaptigim her neyse Terence'in dedigi gibi bir canlinin A noktasindan B noktasina gitmesinden farksiz bir is yapiyoruz ve bu gidisimizi durtulerimize gore yapiyoruz. A noktasindan B noktasina gidelim diyorum ben bu arada. Bunu yapmaliyiz kesinlikle cok eglenceli. A noktasindan B noktasina gitmek icin kendimizi bir seylere birakmaliyiz iste. Burda A noktasindan B noktasina gitmek icin varsayimlarda bulunmaliyiz. Ben bu varsayimlarda bulunamazsam gidemiyorum hic bir yere. Bence yasam bir yerlere gitmek yani. Garip bir trip. Bu A noktasindan B noktasina gitme olayina ise baya bildigin gitmek gibi yaklasiyorum ve bu alemi baya genis goruyorum.
A noktasini baslangic ve B noktasini hedef olarak nasil ve neye gore belirliyorsun?

Cok genis. Oyle gozukuyor ve oyle varsaymak zorundayim. Gideceksem gittigim yerler bir olmamali. Aslinda bir olabilir o zaman kucuk bolumlerinde gezdigimi hayal etmeliyim. Hepsi gezilirse bu realite toplamlarinin guzel bir manzarasi cikiyo karsima ve beni bunu yapmaya neyin ittigini bilmiyorum ama cok buyuk hazlari beraberinde getiriyor.

Yani A noktasindan B noktasina gitmek hissetmek demek, dusunmek demek ve var oldugunu kabul ediyoruz bu tecrubenin. Yine ayagimizi biraz yere basarsak canli bir yerden bir yere hareket etmeye ikiniyor surekli. Ve bu patternler dusunce dunyamizda izlerini tasiyor. Benim icinde bulundugum realitede hareket eden seyler var ve benim hareket etmem demem bunlarin hareket etmesi demek. Bir seyler hic durmadigi icin ve algimdaki gecikme oldugu icin zaman denen olayida tecrube ediyorum. Zamanin goreceli oldugunu da tecrube ediyorum, hizi degisiyor yani.
Realite hangi varliksal temel ile baktigina gore degisir. Realist de sadece o temelin realistidir. Dolayisi ile realite, gercek varlik ve gercek varligin varligi tartismasi olarak bilimsel degil, metafizik/varliksaldir.

Sonuc olarak tecrube ettigim sey bi suru alem oldugu ve hangisinin icine girersen o gercek gozukuyor. Yani hangisini gercekten hisseder ve gercek kabul edersen olaylar ordan baska gozukuyor. Ve ben bilincli bir sekilde alemlerde gezmeye basladigimda bir yerden bir yere gitmenin kurallarini gordum. Cunku ayni dis dunyada bir yere giderken bir kurallara uymam gerektigi gibi bir kurallara uymam lazim. Eger bilincsiz bir sekilde hareket edersem nerde uyandigimi bilemiyorum, oncesinde neler oldugunu tam kestiremiyorum. Kisaca A noktasindan B noktasina gitmek icin bir seyler yapmam lazim. Bu yaptigim seyi ben kendim mi yapiyorum bilmiyorum cunku burda ben ne bilmiyorum. Ama bir seye ben demezsem hareket edemiyorum. Hareket etmek istiyorsam ben olmak zorunda. Yani ben var olucaksam var olmaliyim ya. Dusunmek varsa var olmaliyim cunku dusunmek bir noktadan digerine gitmek, bir hareket, bir eylem ve bir degisim. Hicbirsey degismediginde ben dusunuyo muyum bilmiyorum ama orda zaman olmayacagi kesin. Yaptigim isin hareket etmek ve birseyleri de beraberimde hareket ettirmek oldugu sanrisindayim.[/quote]

Sen gozlem verdigin ve algiladigin surece zaten varsin.

Sonuc olarak dusuneceksem birseyler olmali, hissediceksem birseyler olmali, hareket ediceksem birseyler olmali. Hicbir sey olmadiginda hareket olmuyor. Ben harekete yon, istek, his verirsem bilincli gittigim sanrisina kapiliyorum. Yon vermek demek rasyonellik demek yani. Din demek vs. Istiyosam ben yapiyorum diyorum. Ben tartismali diyorum ve hissetmiyosan gercek degil diyorum.

Hareketin kurallari ne peki? Tam bilmiyorum iste. Ama ben kendim kendi dusunce dunyamda yaptigim/yapabildigim degisimleri gozlemliyorum. Onceden gozlemlemiyordum otomatik moddaydim . Simdi biraz garip hersey. Daha bilincli oldugum sanrisindayim. Cunku dis dunyada gezmekle ic dunyada gezmek farkli onu da gozlemledim, hissettim, hissediyorum. Ikisi farkli ruyalar gibi yani. Tema farkli ama tabiki buyuk bir benzerlik gozlemliyorum. Burdan farkettigim sey kendimin ve diger insanlarin dusunce dunyasinda kendilerinin sandiklari ama onlara ait olmayan varliklar var. Bunu da gozlemliyorum. Bu bende oldugu gibi diger insanlarda da buyuk problemler cikariyor. Ikinci cok net gozlemledigim gercek ise insanin icinde bir biriyle celisen ve icinde surekli catisarak problem cikaran varliklar. Bunlara yaklasimin ben dusuncenin ne olduguna gore degistigini biliyoruz. Ben, yeni bir ben tanimi yaptim ve dusunce dunyamda temizlige ciktim. Amacim en erken zamanda bu catismayi durdurmak, sakinlesmek oldu. Cunku acida itiyor insanlari bu catismalari durdurma yoluna.

Iste burda seninle ayriliyoruz. Cunku ben benim sen sensin. Yada oyle bir ilisyonu yasiyoruz.
Bu bir ayrim degil, fark. Farkli yasam v e iliskinin farkli beyin duzeyinin farkli algisi gozlemi ve kavramsal bilgisi, farkli ....e gore temeli ve farkli ...e gore hedefi.

Herseyimiz ayni olsa biz derdik. Acaba ne olunca sen, ben oluyo. Bunu yapmali miyiz? Bu dusunce patolojik mi? Bilmiyorum. Ama yapmazsak gene bir dunyada A noktasindan B noktasina hareket edemeyecegimizi gozlemliyorum.
Ben farkindaligi ve bilinci cesitlidir. Bireysel bilinc temelinde, benci egoist, bananeci, bireysel, bireyci akilci/duygusal olabilir. Ayrica ego dogumdan itibaren verilmis sorgulanmayan bilincalti sartlanmisligin kabulu ve reddi temelindeki senden olmani istenen ve senin kendinin bilincinde ve farkinda olmadigin ben; self yani kendi ise kisinin dogumdan itibaren verileni sorgulayarak kendi serbest iradesi ile kendi degerlerini kendine bilincli ve farkinda olarak secmesidir.

Burda insanlarin benlik tanimi herseyi degistiriyor iste. Ben; kendi benlik tanimimin egonun tribi oldugunun bilincindeyim. Aslinda ben hersey de olabilirim, evrende olabilirim, peygamberde olabilirim, deli de olabilirim. Burda senin ben dediginle benim ben dedigim degistigi icin asla ayni realiteyi paylasmayacaz. Ama ben seni seviyorum ya. Bu dusuncelerimde bu kadar ileri gidip anlasabildigim ilk insansin yani yakin arkadaslarim ve okuduklarim disinda.
Demekki aramizdaki yazisma alisverisinde karsilikli alabilen bir bilincacikligi var ve de yazilanlar ilgi etki ya da onem temelinde algilaniyor ve degerlendiriliyor.

Tekrardan anlatmaya calistigim yaptigimiz isi yapicaksak bir is yapmaliyiz gibi geliyo. Sanki bir is yapiyoruz ilisyonuna tutulduysak o zaman bir seyler yapabiliyo muyuz test etmeliyiz. Ben lucid dream tecrubelerimde ruyada olup olmadigimin kesin kanitini hemen bulmaya calisirim ve bunlar uzmanlarin onerdigi kisiden kisiye degismeyen ve genelde hep calisan seyler. Yani kisi ruyasinda uyandiginda oranin ruya oldugunu nasil anlayacak? Ruyanda uyandiktan sonra saate bakarsan sayilarin garip, saatin garip hareket ettigini gozlemlersem ben tamam ruyadayim derim. Ayni sekilde insan beyni ruyada insan elini algilayamiyor. Yani ruyanda eline baktiginda onune garip bir sekil cikacak ve bu senin el dedigin el degil. Yani insanin beyninde algiladigi sandigi dusunceler var aslinda algiladigi ilisyonuna kapilmis. Insan eline bakarken kafasinda kalici bir sekil kalmiyor. Eli algilayamiyoruz resmen. Ucuncu yontem isigi acip kapatmak. Genelde isik aciksa acik, kapaliysa kapali kalir ve degisim olmaz. Yani beyin ruyanda o butonu orda hayal ediyo ama ona bir fonksiyon yuklemiyo. Ruyanda isik tusuna bastiginda genelde acilmaz. Zaten ben hic bir zaman ruyada uyandigimda ruyada miyim diye sormadim. Ama uzmanlar emin olun diye uyariyor hep. En oneli kisim yani ruyada bilincli olmanin en onemli kismi bunun ruya oldugu bilgisine sahip olman. Degilsen gercek saniyorsun.
Daha once dedigim gibi ben varlik temelinden degil, bilgi temelinden yola cikiyorum. Var demek yani fenomen zaten tum insanliga gozlem verendir. Yani insanoglu kendine gozlem vereni !? temelinde "var" isareti ile algiliyor ve o algiladigini once kavram ile ozdeslestiriyor ve sonrada ondan bilgi turetiyor.

Iste buradaki algi iki turlu, duyusal ve gozlem veren, duyumsal ve akilci/duygusal. Iste bilissellik ve bilimsellik te bu algi mantiginda yatiyor. Yani "algilanan sadece bana ya da tum insanligi kapsamayan bir algi mi/ yoksa tum insanogluna gozlem veren bir algi mi?

Iste burada gozlem nitelikli algi ile algi nitelikli gozlem degiskendir. Ustelik algi nitelikli gozlem bilimsel bilissel ve bilgisel temelde de olmayabilir, etik metafizik ve astetik temelindeki sorgulanmayan alisilagelmis dusunce ve davranislar olabilir.

Yani ruyanin ruya degilde gercek oldugunu varsaydigin an bir yere yapisiyorsun gercek sanip. Ve burayi gercek sayarak yaptigin her hareket ayni yerde dolanmak oluyor bir yerden bir yere giden bir canli gibi degil bir bitki yasiyorsun. Olayin ruya oldugunu kabul edersen bilincli oldugun sanrini yasarsin en azindan ve hareket ettigin ettigin ilisyonunu hissedersin. Ama bir yere gercek dersen hapi yuttun bir realiten olucak orda yasayip oluceksin.
Ruya senin gordugundur, sen ise herkes tarafindan goruluyorsun.

Bu benim gozlemim. Burda ben dedigimiz seye dikkat cekiyim. Ben lazim. Bu dunyada hareket olucaksa ben lazim, hersey birse ben hareket etmis sayilmam. Bu ilisyonu yasiyorsam ben vardir. Dusunuyorsam varim diyorum tekrardan. Dusunuyorsam hareket ediyorum. Ben dedigim sey dusunuyorsa bilincliyim. Yani yaptigim sey benlik kavramini degistirip baska bilinc seviyelerine cikmak. Ben bu bedendel ibaret olmadigim ilisyonunu yasiyorum o zaman ben baska bir yerde. Sadece beyin olmadigim ilisyonunu yasiyorum, beyin ben degil. Beynin olusturdugu alemlerde atlayan sey ben miyim? Evet oyle gozukuyor. Ben tanimini yaptigim icin artik gezebilirim. Burda boyle bir bilinclilik ilisyonu olusturabiliyorum.
Tamamen metafizik varliksal ontolojik bir akil yurutuyorsun. Bunun da zaten ve ancak kendine inandigini dogrulayarak saglayabilirsin.

Ben; benlik tanimini yapamadan dusunemiyorum. Onume kurallar cizmeden hareket edemiyorum. Egomu birakarak yani benlik tanimimi yapmayarak yada herseyim yada hicbir seyim dedigim de dusunebilmeme, hissetmeme ragmen buraya kadar gelirken ogrendigim sey baska bir aleme gittigim oluyor. Yani onceki varsayimim realitenin goreceli oldugu uzerine. Bunu varsaydiktan sonra ben tanimi yaparsam baska alemlere gidiyor bu benlik. Once alemlerde gezdigim ilisyonunu yasadigim icin buranin da ayri bir alem oldugunu varsaymak zorundayim eger tekrar cikmak istiyorsam ordan. Eger bir yerde kalip, mutlak dogrulugu yasama plani kuruyorsam zaten basindan baska alemler oldugunun ve gezdigimin bilincinde olmaliyim. Yani mutlak dogruluk yok dedigim icin geziyorum. Mutlak dogruluk yok diyip bir yerde mutlak dogrulugu bulamam ki.
Herhangi bir seyi yani gozleme dayanmayan bir sekilde akilcilik ile ilk tek mutlak v.s. temelli sonlandirici, indirgemeci ve determinist temelde teleolojik ve dogma haline getirirsen, bu bilimsel ve bilissel olmaz. Ancak ideolojik ve inancsal olur.

Sonuc olarak hicbir tecrube gercek degildir demeden bu dusuncelere baslayamayiz. Bir realite tamamen gercek olamaz dersen bu inancsiz bir insan olman demek bu realitede. Yani inanmak istemiyorsak gercegin yoklugunu kabul etmek yeterli. Butun maceramiz zaten gercegin olmamasi uzerine. Yasamimiz bir yerin hersey olmamasi uzerine kurulu. Gezen seylere canli diyoruz. Gezmeyenler ayri alemde. Gezenler kendi istekleriyle mi geziyor? O zaman bilincli geziyorlar. Ben'e dikkat etmek lazim tabiki. Gezmek istiyorsak ben lazim ve hareket lazim. Yasamak istiyorsak ben lazim ve dusunmek lazim. Tabiki bilincli dusunmek lazim diyorum.

Yani mutlak dogruluk olmadigi varsayimi uzerine dusunmeye baslayip mutlak dogru vardir diye bir dusunce bulduysaniz yaniliyorsunuz arkadaslar. Alemleri kafamizda dondurebiliriz, evet. Ama bunu yapmanin ilk adimini unutmamak lazim. O da herseyin bir ruya oldugu.



Benim yaptigim is ben tanimi yapip onun hareketine yon vermek oldugu icin benim realitemde fenomenin kurallari var. Direk fenomene bakmiyorum, bende olusturdugu sekle bakiyorum ve olurken fenomenin bende biraktigi izi goruyorum aslinda. Disari ile iceri arasindaki fark fenomene kural yukluyor yani. Ben ben olarak algiliyorum evreni yani. Ben disariya baktigimda ise bende olusan sey disaridakinin aynisi degil. Belli patternlerin bende biraktigi sey. Yani evet ikimizde ayni seyden bahsediyoruz ama dedigim gibi benim bir benlik tanimim oldugunu soyledim ve dusuncemeye bu varsayimdan sonra basladim. O yuzden ben fenomenlerde kurallar goruyorum. Haklisin.
Iste bilimsel yontem de bu, FENOMENIN VARLIKSAL V.S. NE OLDUGUNUN DEGIL; GOZLEMININ ORTAYA KONMASI. FENOMENIN NE OLARAK ORTAYA KONMASI METAFIZIGIN TARTISMASIDIR VE BILIMSEL DEGILDIR. Okurallari kendi fenomeni dahil, fenomene veren insanoglu ve onun kavramsal bilgisidir. Fenomende insanoglunun yeniu dogani dahil, kavramsal bilgi yoktur.


Aynen nihilizm bosluguna dusmemek icin yapiyoruz bunu. Ama hayata anlam vermeye basladigimiz an hicci olamayiz. Dusunen insan hicci olamaz. Hareket eden varlik hicci olamaz. Hicligin yoklugunu biliyoruz o yuzden hicci olamayiz. Dusunmeye burdan bu varsayimlarla baslarsak eger. Ben varsa hic yoktur zaten. Ben dusunuyorsam hic yoktur. Ve evet egomuz dogrulugu ariyor ve onune ne koyulsa eksik, yarim, yamalak kabul ediyor. Benim dogrum olmadigi icin basindan buraya geldim. Burda dogru dedigim seylerin aslinda dogru olmadiginin birer ilisyon oldugunun bilincindeyim. Ama ben tanimi yaptigim an bir yerden bir yere bilincli gitmenin yolu dogruluk oluyor. Dogru tanimim yani icinde bulundugum bilinc seviyesinde ben dedikten sonra geriye kalan yerdeki degisimleri gerceklesterebilen varliklar. Dis dunyayi gozlemledigimde bende izi kalan ve disariyla ayni sekilde olan kisim dogru oluyor. Dogru birkac varsayimdan dogru varsayiliyor yani. Bunun sirasindaki farklilik dusunce dunyamizdaki farkliligi olusturuyor.
Zaten insanogluna gozlem veren kendi ya da disindaki fenomen; hicciligin bilimsel olarak curutulmesidir.

Ben tanimini yaptiktan sonra mutlak dogru yok kabulunu yapmis oluyorum yani. Benim kendi tanimima gore dogru olmamasina ragmen birseylerin dogru oldugunu varsaymaliyim. Bu ben tanimima dahil. Yani her realitenin ayri dogrusu var diyorum. Bu dogru baska realitede yanlis oluyor. O zaman bu dogru degil, mutlak dogru hic degildir. Ama burda hareket ediceksem bu dogru varsayimlarina ihtiyacim var. Yani su an kuresel isinmayi durdurma yolunda adimlar atmak istiyorsa ben denen sey. Onun birseyleri dogru kabul etmesi lazim. Bunlari takip edip degistimesi lazim. Baska bir insan icin bu gercek olmayabilir bile. Ama icinde bulundugum realitede degisiklige gidiceksem birseylere dogru demeliyim. Goreceli bir alemde bulundugum soz konusuyken zaten dogrularin goreli oldugunu kabul etmisim. Tam olarak dogru olmamasina ragmen bu ruyada kurallar bu sekildeymis demek ordaki dogrular bunlarmis demek. Ama bu bir ilisyon. Tamam mutlak dogruyu buldugum an yersin tokati, gelir bir yerden o tokat. Cunku bu yolculugun baslangic adimini unuttun. Geriye gelemeyip bir realiteye yapisip kalican. Gezdigini, hareket ettigini, eglendigini unutup evrenin bir modelinin gercek olduguna kendini inandirican. Bu benim dusunce sistemime yanlis.
Evet birinin dogrusu da gercegi de baskasinin olmaya bilir. Cunku bunlar inancin dogrulamasi temelindedir. Senin inancin ile dogruladigini baskasi dogrulamaz. Iste o yuzden GOZLEM VERMEYEN HIC BIR SEYIN YANLISLANMA OLANAGI YOKTUR VE DOLAYISI ILE BILIMSEL DEGILDIR.

Burda ayriliyoruz yani. Mutlak dogru yoktur diyerek basladim ben bu maceraya. Mutlak dogruyu bulursam macera bitiyor. Dusunce bitiyor. Varligim bitiyor. Benligim yok oluyor. Hepsinin yanlisligini buluyorum yani. Hoca burda bir celiski var iste. Bu tip dusunceleri taniyom ben bir yerlerden. Ben cok gezdim sanki bu sehrin sokaklarinda biraz fazla takildik sanki. Yani ben dedigim sey hic sevmiyo bu olayi. Mutlak dogrunun yoklugu beni yeterli bir sekilde tatmin ediyo. Cunku bence "true enough" bu. Ben "true enough" ormaninda avlaniyorum, "ultimate truth" bulursam ruya bu lan derim. Hamsi avlarken, T-rex cekilmez ki oltaya. Bunlar ruyalarda olur. Bu bana gore oyle. Beni birakmadim hala yani. Beni birakirsam dusunce alemim yok oluyor. Onu evip bukerek hareket ediyorum. Ve aslinda ben sonsuz olsamda varim, hic olsamda varim, varim da varim. Varsam, birseyler varmis gibi dusunuyorsam, hareket ediyorsam, hissediyorsam varim.
Basta mutlak dogru aramaakilciligi bilimsel degil. Cunku bilimsellikte gecerlilik ve yanlislanabilirlik vardir. Bir seyi mutlak kilmak imnanctir ve zamanla cagdisi kalmak ve mutlaklasanin dogma olmasidir.

Burda yaptigim sey ben'i kullanarak diger insanlara yasadigim tecrubeyi aktarma ihtiyaci. Cunku buraya gene surekli dis dunyayla bagi koparmadan adim adim, hoplaya ziplaya geldigimin farkindayim. Ben tanimini kopardigim an olucan olaylari biliyorum ve goruyorum. Dusuncenin bu alemlerinde gezmek icin daha hazirliksizim. Bu varsayimlarla seyahet etmenin varligimizi tehdit ettiginin gozlemine sahibim. O zaman bunu durdurabilmem lazim. Ve durduruyorum. Yani dusuncelerimin mutlak gercekler olmadigini, yaptigim isin gercek olmadigini varsayiyorum. Mutlak gercek diye onumuze koyulan seyler belli bir alemden oyle gozukebilir ama benim icimde geride birakmadigim bir parcam hic bir yerde durmak istemiyor ve herseyin degistiginin gozlemine de sahip oldugu icin bu yonde hareket etmeyi istiyor. Iyi olmayi istiyorum yani. Ve insanligin onune mutlak dogrular birakma hastaligindan vazgecilmeli diyorum. Problem bu hoca. Burdan baslanarak nereye gitsen insani bir kafese hapsedicen. Bundan nefret ediyorum ve bilinc dunyama girdiginde zaten yerinde durmuyor evrenin kendi hareketi ben bilincsiz olsam, hic birsey yapmasam bile bu mutlak dogruyu bir guzel eritiyor, paslandiriyor, yikiyor. Ve bu fenomen bende surekli daha iyi bir evren modeli olusturmam icin dusunceler, hisler, duygular, istekler, heyecanlar, maceralar birakiyor. Dusunce dunyama giren dusuncelere o yuzden cok fazla saldiriyorum. Cok dilim yandi sutten cunku. Cok agir tokatlar yedim. Mutlak dogru vardir dedirtemez kimse bana. Bu varligimiza yapilmis en buyuk hakarettir, kabul etmiyorum.
Gercek de dogru gibi akilciligin mutlak dogmalarindan biridir. Gercekler yapilandirilmistir ve ne temelde yapilandirildigina gore de degiskendir.

Bilimsel olarak dogru gercek inanc ve varlik temelli kavramsal bilgiler, sosyal bilgidir.



Aynen oyle. Ne dedigini anladigimi dusunuyorum ve hata oldugunu varsaydigin bu isi yapmazsak varligimizin tehlikede oldugunu da biliyorsun. Ben dedigim gibi dogru vardir demiyorum. Bilimsel bilgi bile yok. Ama bu gordugumuz ruyanin dogrulari var. O da artik farkli dusuncelerin ortaya atilmasi gerekliligi. Cunku insanlik basindan yaptigi seyi yapti, hal ortada . Farkli bir dusunce patterni kullanmaliyiz. Buna benim varsayimlarim eklendiginde olusan realitede baska sekilde dusunmeliyiz demek oluyor. Yani bu ruya aleminde yaptigimiz isleri biraz daha bilincli yaparsak cok sey degisicek gibi geliyor diyorum. Ama bende bu ruya ne kadar gercek bilmiyorum diyorum. Ama insanin isi hep ruya gormek oldugu icin biraz lucid dream yapalim diyorum. Yada ben yapayim sana getireyim, benim ozgurlugumu engelleme, bana insan sadece bir isi yapan canlidir deme ben bunun yanlis olduguna inaniyorum diyorum. Ben bir yerden basladim dusunmeye ve surekli baska dusunce dunyalarinda seyahet ettim diyorum yani ve bunun yolunun dogrulugunun ne kadar goreceli oldugunu hepimiz biliyoruz diyorum. O yuzden biraz gezelim diyorum sadece. Bilmedigimiz yerlere ve geriye donmek istegiyle gezelim diyorum. Yani amacimiz geriye donmek, biraktigimiz seyi yakalamak. Onu tedavi etmek, sakinlestirmek, kotu isteklerini akilci cozumlerle beslemek. Amacimiz geriye donmek degil deseydim ne olurdu? Ust insan olucaz hadi arkadaslar demis olurdum. Bunun dogrulugundan suphe duydugumu belirteyim. Jung deliyiz belki diyo adam hakli belki cidden. Ben maceranin sonunun olmadigini bildigimden ilerde baska sekilde devam edicegini bildigimden tek derdim gelecek nesinllere iyilik yapmak, kendimize, turumuze ve gaia'ya terslikler yapmamaliyiz diyorum. Cok fena tokatliyor cunku, kari manyak. Yani butun maceram evrim bilincinin dusunce dunyasinda temellendirilmesi sonucuna cikiyor. Bilincsiz olsada su an turun dusunmesi lazim. Neyi dusunmesi lazim? Turunun yok olusunu mu yoksa hersey olma ihtimalini mi? Bence once karnimizi doyuralim derim. Yani egonun istekleri goz onunde bulundurulmali, uzerine fikirler olusturulup doganin dengesini bozmadan en uygun sekilde cozulmeli diyorum. Ben baska bir seyim tribi attigimin ve yanlis oldugunun bilincindeyim. Ama belki cidden oluyor olabiliriz. Bu durtulerin dinlenmesi gerektigini savunuyorum.
Dedigim gibi ruya sadece senin gordugundur, sen ise kendin dahil insanoglunun algisina bir fenomen olarak goizlem veriyorsun.

Bilincli dusunuyorsam dusunceye yon vermeliyim. Nereye gitsin bu dusunce demeliyim. Nasil gidicem demeliyim. Baslangic noktam yarar saglamak oldugu icin bu yonde ilerliyorum ve karsima yarar getirmeyen dusunceler cikarsa kullanmiyorum bu dusunceyi. Ama amacima uygun bir dusunce olusturduysam(sanrisindaysam) kendim de yanilabilecegimi goz onunde tutarak oldu diyorum. Boyle olmadiysa, yapamadim diyorum. Oraya gitmek istemiyorsam gitmiyorum. Iste benligin bu noktalarini cok iyi bildigim icin benligimi dusunce dunyama katiyorum. Eger realiteden realiteye gore degisen bu ben tanimimi yanimda tasimazsam amacimi yitirmis, kendimle celismis, istedigimi yapamamis oluyorum. Cokta bilincli degilim yani. Atladim da gitmek istedigim yere gidemediysem gidemedim derim. Bilincli hareket edemedim derim. Bana gore oyle yani.
Dusunceye yon vermek ...e gore temel ve ...e gore hedefine goredir. Iste her bir beynin dusunce ve dusunme farki da burdan kaynaklanir. Onemli olan dusuncenin serbest dusunebilmesi ve tum dogma inanc ve ideolojilerden arinmis olabilmesiu ve tum insanoglunu kapsayabilmesidir.



Fizigin kurali yoktur da demiyorum ben vardir da demiyorum iste. Bunu anlatamadim. Bir realitede var ama. Onu gercek saydik mi var oluyor ama. Catir catirda calisiyor bildigimiz ilisyonuna kapilirsak. Bazen ruya gormek iyi iste. Nasil gordugun onemli sadece. O fizik kurallari bu evrendeki hersey icin var. Bu evren gercekse eger. Ve bunun bilincine varanlar onu kullanabilir. Ruyayi nasil gordugumuz cok onemli yani. Butun algimizi degistiriyor cunku.
Dedigim sudur, fizik insanoglunun ortaya attigi bir bilim dalidir ve tum kavramsal bilgisi insanogluna aittir. Tabi ki ortada insanoglu algisinas gozlem veren bir fenomen vardir ve algi bu fenomen gozlemi temelinde kavramsal bilgisini o fenomen ile ozdeslestirir.

Devam ediyor....

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 18-12-2013, 20:07
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Sen insanin tek birseyi yapabilecegine inaniyorsan yanilanlar tayfasina katildin demektir. Ben sunu diyorum genel olarak. Insan cok sey yapabilir evet ama icinde olmemesi icin gerekli mekanizmalara cok dikkat edilmesi lazim. Bir insan bir tuglayi alip incelerken acliktan gebermemesi lazim. Yani tuglanin o kadar da guzel bir sey olmamasi lazim. Ben beynimizdeki bu mekanizmaya asigim. Kac kisiyi kurtardi kim bilir dimi . Insani bu tugla gibi kendine ceken seyleri bulmali ve insanlarin tuglaya kontrollu sekilde bakip mest olmasi gerekliligini savunuyorum. Insanlar bir birine tugla o kadar muthis birsey degil yapma demesin ama kimsede olmesin diyorum. Yani ben tanimim insanlarin dusunceleri icin olmemesi gerekliligini getiriyor. Dusunce alemimizde tuglaya bakip orgazmik hazlar icinde gezmek beynimizin bize sundugu bir hediye ve sadece bunu kullanmaliyiz. Onumuze kim yasam amaci koysa agzina s*cmali, sen insani cozdun mu demeliyiz. Yani insanlarin dusunce aleminde tam ozgurlugu savunuyorum. Ama dis dunyaya acildigi yerin(egonun) kontrol edilmesi gerektigini savunuyorum. Dusunce aleminde icinden cikilmaz realiteler oldugunu burdan gelen hazlarin insanlari bagimlisi yaptigini ve bunun birakilmasi gerektigini savunuyorum. Surekli baska alemlerde gezmeli, farkli hazlar almaliyiz. Ama bir insan: "Ben bir realiteye girecem, cikmayacam. Sana ne lan" derse egosunu kontrol altinda tutarak istedigini yapabilecegini savunuyorum. Bu adamin egosunu nabicaz dis dunyaya kurallari koyariz ama kendi aleminde ne yaptigi bizi ilgilendirmez.
Serbest dusunen bir beyin ne bir teke ne bir ilke ne de bir mutlaka ideoloji ve inanc olarak dogru ve gercek temelinde baglanmaz. Baglanirsa gozlem algi ve kavramsal bilgiyi sabitlemis olur ki bu da hem bilime terstir, hem bilimsel hem de bilissel degildir.

Bu konuya yaklasimim "samanist yaklasim". Yani dogayi yok etmeden mi yasayicaz, hem kendi turumuzu hem baska canli turlerini tehdit etmiyecez mi. O zaman samanlarin ne yaptigina bir goz atalim diyorum sadece. Benim dusuncem beni anca buraya kadar getirdi, ilerisini bilmiyorum. Samanlar dogadaki bitkiler yoluyla gaia ile iletisim kurdugu tecrubeler yasiyor ve bunlar bu maddelerinde inanilmaz gercekci gorunuyor. Ki benim felsefeme gore gercekler. Doga sen bir tek sey degilsin diye bagiriyor samana. Sen kendine ne dersen o olursun ama bu yaptigin is cok buyuk bir is diyor. Sonuclari buyuk ne yaptiginin bilincinde degilsin diyor. Sen kendini ne sandiysan yanildigini sana kanitlarim diyor ve kanitliyor. Benim bir realitem var ve o gercek, baska realite yok butun dogruluk burda diyen bir tipsen cok fena tokatlanirsin. Dedigim gibi gaia denen karinin sana bu mesaji iletmesi baya sancili oluyo. Samanlari dinlemek en iyisi o yuzden. Samanlarin baglantisini koparmamak lazim dogayla. Bu insanlar iletisim kuruyorlar gercekten. Baska bir realitede. Dogadaki bir bitkiyi alip bir tecrube yasamaya ne dersin artik bilemem. Yanlis tecrubelerde olsa bunun sana gore oldugunu kabul etmeli ve insanlarin dusunce dunyalarinda kendi realiteni olusturma hastaligindan vazgecilmeli ve bazi insanlarin baska realitelerde yasadiginin bilinci artirilmali. Bazi insanlara kendi dusunce dunyalarinda istediklerini yapma ozgurlugu taninmali. Sen bu tecrubeyi yasayamazsin demek cok buyuk ahlaksizliktir. Benim tecrubem senin tecrubeni dover demek salakliktir. Benim realitem senin realiteni dover demek bilincsizliktir. Bilincsiz insanlara gaia'nin attigi tokatin ne kadar okkali oldugunu bildigimden aman ha diyorum piknige gittiginizde fln, kamp yaptiginizda dikkat edin. Ordaki kimyasallari kafandaki kimyasallardan cok farkli birseyler oldugunu sanarak da yaniliyorsun. Dogadaki kimyasal duzenin beynindekinden cok farkli oldugunu sanarak da yaniliyorsun. Kendi noro-kimyasal yapinin tek, dogru, en onemli oldugunu sanarakta cok yaniliyorsun. Cok yaniliyorsun cok. Bazi insanlar dogaya bakip bu mesaji alabiliyor ve rasyonel kalmaya devam edebiliyorlar iste. Bu insanlarin dusunce ozgurlugune engel olunmamasi lazim diyorum.
Samanizm bir ideolojik inanctir ben ise bilimsel bilgisel ve bilissel olarak her seyi dile getiriyorum.

Tabi ki bu dile getiristeki bazi yerler bazi ideolojik inancsallar ile uyum gosterebilir. Burada onemli olan bilimsel bilissel ve bilgisel temeldeki bir yanasimin tum insanoglu adina uyum gostermesidir.

Kisa kisa acikladigim her bir kavram ve konunun aslinda profilimden basligini ve daha detayli aciklamalarini bulabilirsin.

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 19-12-2013, 11:14
ereninthenature - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ereninthenature ereninthenature isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 May 2011
Bulunduğu yer: Uzay
Mesajlar: 1.587
Standart

Ben birbirimizi anladigimizi dusunuyorum. Ben kafamdaki duvarlarin disardaki fenomeni sekillendirip, kafamdaki bu duvarlara gore bende bir etki/anlam biraktiginin farkindayim. Bu duvarlari ben sekillendirdikce dis dunyayi algilayis tarzim degisiyor. Seni yanlis oldugumu farkettim cunku seninde kafama bir duvar koyma, bir set cekme ihtiyaci icinde oldugunu zannettim. Ama sen bu duvarlar kalkinca ozgur olabilirsin ancak diyormussun. Ben de ayni seyi soyluyorum. Ve artik bu dusunce tarzini kullanarak sana anlatmaya calistim bunun yanlis oldugunu. Yani insanin onune degismez denilen kavramlar birakma hastaligi bitirilmeli diyorum. Mutlak dogru koyulucaksa ben allah'a inanirim, yok evrenin bilgisinin gercek/mutlak olduguna inanirim, samanist olur gordugum ruhlarla muhabbet eder materyalistten daha iyi bir realite modeli birakirim ortaya. Madem mutlak dogru varsayip is yapiyoruz bende yaparim al derim. Ve onume koyulacak her felsefeyi itin g*tune sokarim. Benim onume bunlar degismez gercekler denilip koyulan her dusunceye cok saldirganim. Cunku bana sen susun diyor! Bak bak bak. Bu adam cozmus insanin ne oldugunu . Herkes yaniliyor diyorum ve tam ozgurlugumu ilan ediyorum. Bu metamorfozdur, devrimdir, evrimdir farketmez. Bana kimse benim ne oldugumu soyleyemez. Bunun bilgisi onda yok. Ama dedigim gibi bunun bilgisinin olmadigini bilmeme ragmen iletisim/felsefe/matematik/bilim/din icin birlesiveririz birkac varsayimda diyorum biter olay. Insanlarin bizi anlamasi icin ne bekleyecem ya. Banane diyorum hala. Buda benim dusunce ozgurlugum yani. Benim gerceklerim mutlak gercek diyenler kursun realite modelini girsin yasasin yani. Biz insanlarin onune degismez gercekler birakmayalim bari diyorum ve buna gore hareket etmeye calisiyorum sadece bunu belirttim. O yuzden devrim fikrine cok saldirgan yaklastim. Inandiginizi dusundum buna. Neyse.

Insan, ateist(guya birseylere inanmayan) insanin su an su iki kelimeyi kurabilen insani birazcik anlamasi lazim. Terence konusurken dinleyenlerden biri sunu diyor:
-dinleyici: "Didn't you go too far?"
-terence: "From what?"

Gercekten neyden cok uzaga gittik ya ? Terence'in dedigi seyler degil dusunce algoritmasi dikkatimi cekiyor yani benim. Ben Terence'in ortaya biraktigi dusunceyi degil Terence'in dusunce tarzini seviyorum. Cocuk gibi tirsa tirsa degil adam gibi dimdik gidiyor yani. Arada korkuyorsun ne diyo bu diye? Iki kelime ediyor. Tamam abi diyorsun. Boyle dusunurler lazim su an. Dindar insanlar degil yani.

Ve dedigim gibi samanik yaklasimlar, uzak dogunun bilginin dogrulugu kabul etmeden gittikleri yolu goruyorum. Adamlar gercekten cok daha iyi bir model cikarmislar ne dondugu hakkinda. Hele samanlar .

Insanin dusunce dunyasina cekilen setlerin hepsi insanliga hakarettir. Bu kadar ileri gidiyorum bende. Ve son bir sey diyorum.

Ruya senin gordugundur, sen ise herkes tarafindan goruluyorsun.
Herkes tarafindan goruldugun ruyasini da gorebiliriz.
Gitmek lazim bu kadar ileri. Bilinclice sadece. Degismeyen bir bilgi var mi?

Konu ereninthenature tarafından (19-12-2013 Saat 11:21 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 19-12-2013, 14:05
EcemRng - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
EcemRng EcemRng isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2013
Mesajlar: 163
Standart

Zihin, yeteri kadar çalıştığında öznelliğinin tamamen bir hayal-jeneratörü olduğunu farkedecek kadar acaip bir yapı, ki bu doğrultuda bir süreden sonra ne düşünmesi gerektiğini dahi çözemeyecek bir hale gelecek potansiyele sahip. Ayrıca zihni kontrol eden "her ne ise", öznelliğinden ayrı bir kuvvet olarak zihni kavrayabiliyor, fakat yine de zihne mahkum. Evrimin böylesine anlaşılmaz bir mekanizma yaratmasını insanlar ne şekilde açıklıyor bilemiyorum fakat, bence bu mekanizmanın ortaya çıkması için baya bir uğraşılmış - her kim uğraştı ise. Bilinç ile kendini farkında olmak arasında da dağlar kadar fark var bana soracak olursanız. Hiç aynaya uzun süre bakıp kendiniz olmadığınızı farkettiniz mi? Fazla zorlarsanız aklınızı dahi kaçırabilirsiniz, ki gerçekten benliğin kendine bunu yapabilecek bir kabiliyeti olması ürkünç bir durum.

İnsanların düşünsel kabiliyetlerindeki farklılıklarının sebebi ise tamamen kendine ait fiziksel, ve geriye kalan çevresel - etmenler gibi görünüyor.

agnostik-deist
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 19-12-2013, 22:19
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

darkmasturbater´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben birbirimizi anladigimizi dusunuyorum. Ben kafamdaki duvarlarin disardaki fenomeni sekillendirip, kafamdaki bu duvarlara gore bende bir etki/anlam biraktiginin farkindayim.
Bu sadece disaridaki fenomeni egil, seni de bir fenomen olarak degistiriyor. Yani sen duvarlarini yiktikca, baskalari seni "degismis" olarak algiliyor.

Bu duvarlari ben sekillendirdikce dis dunyayi algilayis tarzim degisiyor. Seni yanlis oldugumu farkettim cunku seninde kafama bir duvar koyma, bir set cekme ihtiyaci icinde oldugunu zannettim. Ama sen bu duvarlar kalkinca ozgur olabilirsin ancak diyormussun. Ben de ayni seyi soyluyorum.
Tabi ki zaten evrensel-insan ve onun zihniyeti de bu temeldedir. Basta "serbest dusunurluk/devrimci sorgulama/yapilandirmaci epistemoloji" ve tum bunlarin algi ve bilincinin getirdigi yapilandirilmislik bilisselligi ve bunun analitik kritik cozumu amac olarak zihinsel degisimi ve devrimi icerir. Zihin degistiginde de davranis ve her turlu yasam ve iliski ve de her seye bakis acisi da degisir, bu degisime paralel olarak gozlem algi kavram ve bilgi ortayacikar. Iste bu degisimin surekliligi ve devriminin de surekliligi surekli yenilenim demektir.


Ve artik bu dusunce tarzini kullanarak sana anlatmaya calistim bunun yanlis oldugunu. Yani insanin onune degismez denilen kavramlar birakma hastaligi bitirilmeli diyorum.
Iste bu basta bu sorunun senin yaptigin gibi algilanmasi ve farkindaligi, insanoglu varligi algi ve farkinaligi birey bilinci algi ve farkindali getirir. Iste beynin serbest iradesi de bunlari onleyen giydirilmis ego elbisesi ve her turlu alinan duvarlarin kabul/red tartismasi yerine, sorgulanarak ortaya konmasidir.


Mutlak dogru koyulucaksa ben allah'a inanirim, yok evrenin bilgisinin gercek/mutlak olduguna inanirim, samanist olur gordugum ruhlarla muhabbet eder materyalistten daha iyi bir realite modeli birakirim ortaya. Madem mutlak dogru varsayip is yapiyoruz bende yaparim al derim. Ve onume koyulacak her felsefeyi itin g*tune sokarim.
Mutlak ve dogru sadece beyni dogma olarak sabitliyen ve sahiplenilen ideolojik inancsallardir ve bilimsel bilgisel ve bilisselligin getirecegi degisimin onundeki en buyuk engellerdir.

Benim onume bunlar degismez gercekler denilip koyulan her dusunceye cok saldirganim. Cunku bana sen susun diyor! Bak bak bak. Bu adam cozmus insanin ne oldugunu . Herkes yaniliyor diyorum ve tam ozgurlugumu ilan ediyorum. Bu metamorfozdur, devrimdir, evrimdir farketmez. Bana kimse benim ne oldugumu soyleyemez. Bunun bilgisi onda yok.
Burada onemli olan bunun bilgisinin baskasinda degil sen de olmasidir. Iste birey bilinci budur. Bu bir yerde, GIYDIRILMIS EGO ELBISESININ BILGISI VE KISININ KENDI KENDINI KENDI BILGISI ILE BULMASIDIR. Yani kendi kendisini kendi olarak tanimasi ve kendi kendini yine kendi istedigi gibi degistirme bilincine erismesi ve kendi kendini tanidiginda giydirilen ego elbisesinin farkina varmasidir.

Ama dedigim gibi bunun bilgisinin olmadigini bilmeme ragmen iletisim/felsefe/matematik/bilim/din icin birlesiveririz birkac varsayimda diyorum biter olay. Insanlarin bizi anlamasi icin ne bekleyecem ya. Banane diyorum hala.
Buradaki tehlike birey bilincinin sosyal ve tursel duzeye cikmasi yerine bireysel temele kalarak bananeci, bencil, egoist, bireyci v.s. sekilde sadece kendini ve kendi cikarini dusunen ve bunun icin her turlu insanlikdisi ve vicdan disi dusunceden ve davranistan kacmadan bunu turune karsi kendi cikari olarak uygulamayi gucu ve otoritesi temelinde mesru ve mubah kilmasktir. Iste nihilizmin aktif tehlikesi budur, bananecilik ise ya da sadece ben ise pasiftir.

Buda benim dusunce ozgurlugum yani. Benim gerceklerim mutlak gercek diyenler kursun realite modelini girsin yasasin yani. Biz insanlarin onune degismez gercekler birakmayalim bari diyorum ve buna gore hareket etmeye calisiyorum sadece bunu belirttim. O yuzden devrim fikrine cok saldirgan yaklastim. Inandiginizi dusundum buna. Neyse.
Degismez gercek yoktur, her gercek tabanina goreir ve degiskendir. Bunu mutlak kilmak ise ideolojik inancsal dogmadir.

Insan, ateist(guya birseylere inanmayan) insanin su an su iki kelimeyi kurabilen insani birazcik anlamasi lazim. Terence konusurken dinleyenlerden biri sunu diyor:
-dinleyici: "Didn't you go too far?"
-terence: "From what?"

Gercekten neyden cok uzaga gittik ya ? Terence'in dedigi seyler degil dusunce algoritmasi dikkatimi cekiyor yani benim. Ben Terence'in ortaya biraktigi dusunceyi degil Terence'in dusunce tarzini seviyorum. Cocuk gibi tirsa tirsa degil adam gibi dimdik gidiyor yani. Arada korkuyorsun ne diyo bu diye? Iki kelime ediyor. Tamam abi diyorsun. Boyle dusunurler lazim su an. Dindar insanlar degil yani.

Ve dedigim gibi samanik yaklasimlar, uzak dogunun bilginin dogrulugu kabul etmeden gittikleri yolu goruyorum. Adamlar gercekten cok daha iyi bir model cikarmislar ne dondugu hakkinda. Hele samanlar .

Insanin dusunce dunyasina cekilen setlerin hepsi insanliga hakarettir. Bu kadar ileri gidiyorum bende. Ve son bir sey diyorum.

Herkes tarafindan goruldugun ruyasini da gorebiliriz.
Gitmek lazim bu kadar ileri. Bilinclice sadece. Degismeyen bir bilgi var mi?
Dedigim gibi bilimsel olarak ilk tek mutlask sinir v.s. yoktur. Sadece kavramsal bilgi olarak gelinen sinir anliktir ve yenilenmeye ve degisime aciktir. OLGUSAL GECERLILIK VE GOZLEMSEL YANLISLANABILIRLIK.

Hic bir gozlem algi kav ram ve bilgi sinirli degildir. Ideolojik inancsal ve izmsel konulan her bir sinir, onun dogmalasmasi demektir. Iste bu siniri olanlar yukaridaki soruyu sorar.

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 19-12-2013, 22:26
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

EcemRng´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Zihin, yeteri kadar çalıştığında öznelliğinin tamamen bir hayal-jeneratörü olduğunu farkedecek kadar acaip bir yapı, ki bu doğrultuda bir süreden sonra ne düşünmesi gerektiğini dahi çözemeyecek bir hale gelecek potansiyele sahip. Ayrıca zihni kontrol eden "her ne ise", öznelliğinden ayrı bir kuvvet olarak zihni kavrayabiliyor, fakat yine de zihne mahkum.
"Zihne mahkum" derken neyi kast ettin? Olan zihin nedir ki ona mahkum olunsun. Zihin insanoglu yapilandirilmisligidir ve zihinsel devrim de bu yapilandirilmisligin sorununu algilamak ve zihinsel degisim/devrim yolunda hareket etmektir.

Evrimin böylesine anlaşılmaz bir mekanizma yaratmasını insanlar ne şekilde açıklıyor bilemiyorum fakat, bence bu mekanizmanın ortaya çıkması için baya bir uğraşılmış - her kim uğraştı ise. Bilinç ile kendini farkında olmak arasında da dağlar kadar fark var bana soracak olursanız. Hiç aynaya uzun süre bakıp kendiniz olmadığınızı farkettiniz mi? Fazla zorlarsanız aklınızı dahi kaçırabilirsiniz, ki gerçekten benliğin kendine bunu yapabilecek bir kabiliyeti olması ürkünç bir durum.
Iste burada nihilizmin bosluguna dusmemek ve "aklini kacirmamak" icin kisinin algi temeline farkinda ve bilincine hareket etmesi ve neden nasil ve niye oyle hareket ettigini kendi kendine aciklayabilecek bilgi ve dusunceye muktedir olmasi gerekir. Aksi zaten bilincalti olarak kendinden isteneni yapiyor ve kendi adina degil; baskasi adina yasatiliyor demektir. Bunun en buyuk gozlemi biat edilen ve teslim olunan aklin yarattigi etik ideolojik ve inasncsal deger veri ve tabulardir.

İnsanların düşünsel kabiliyetlerindeki farklılıklarının sebebi ise tamamen kendine ait fiziksel, ve geriye kalan çevresel - etmenler gibi görünüyor.
Iste "kenine ait" oldugunun farkindaligi ve bilinci kisi de mevcut ise, dusunsel her turlu degerini de degistirebilir.

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 20-12-2013, 07:49
ereninthenature - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ereninthenature ereninthenature isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 May 2011
Bulunduğu yer: Uzay
Mesajlar: 1.587
Standart

Buradaki tehlike birey bilincinin sosyal ve tursel duzeye cikmasi yerine bireysel temele kalarak bananeci, bencil, egoist, bireyci v.s. sekilde sadece kendini ve kendi cikarini dusunen ve bunun icin her turlu insanlikdisi ve vicdan disi dusunceden ve davranistan kacmadan bunu turune karsi kendi cikari olarak uygulamayi gucu ve otoritesi temelinde mesru ve mubah kilmasktir. Iste nihilizmin aktif tehlikesi budur, bananecilik ise ya da sadece ben ise pasiftir.
Ya evrensel-insan bizim ne dedigimizin ne kadar yanlis anlasildigi uzerine dusunerek geldim ben buraya. Ne dedigimizin oneminin olmadigini farketmedigim icin geldim. Insanlar ortaya ego'dan, bencil bir ben tanimindan yola cikilarak ancak insanlarin onune anlayacaklari dusunceler birakabiliriz. Burda iletisimi kiminle yapiyorsan onun anlamasi degil midir olay? Onun anlayacagi sekilde anlatmak gerekmiyor mu? Ben bunu dedim. Benim ben tanimim bu sekilde. Bencilim yani. O yuzden beni senden daha cok anlayacak cogu insan. Kendine yakin gorucek. Yaklasimimiz yapici olsun istiyorsak hemen anlasilmamiz daha onemli degil mi?

Artik kafamizdaki duvarlari yikip ozgur dusuneceksek, dusunce dunyamizda dunyamizda ve baskalarinin dusunce dunyalarinda saldirilmasi gereken ilk yer korku bence. Korkmayinca bir insan bu sekilde dusunebilir ve korku insanlari bir sekilde davranmaya/dusunmeye itiyor. En guclu durtu yani korku. Bunu bitirip insanlara gayet bencil bir yolla gosterdiginde insanlarin dusunce dunyasina daha once hic gormedigi turden tecrubeler/hisler/dusunceler birakilabiliyor. Mesela cingenelerle bir sure takildigimi belirttim ve beni cok etkilediklerini soyledim. Cogu cingene bu sekilde dusunuyor o yuzden sisteme entegre olamayan bir kulturleri var. Burda korkmayan insan olmak bu insanlarla iletisim icin ilk gerekli ozellik. Cunku cingeneler kendilerinden korktugunu anladiklari an senden nefret ediyorlar. Bende korku denen seyin nerdeyse hic olmasi cok etkiledi cogu cingeneyi. Oturup neden adam bicakladigini, hirsizlik yaptigini, uyusturucu ticareti yaptigini anlatti hepsi ve hepsinin de ortak ozelligi cocuklugunda yasadigi travmalar. Yani bu insanlar kesinlikle cok baska biri olduklarinin bilincinde olmalarina ragmen bir sekilde davranmaya programlilar da. Beni kendine cekti hep garip tecrubeler, hisler. Bu insanlara da kimsenin bakmadigi gibi bakiyordum. Bakisim hep bir gozlem cikarma, bir deney yapma amaciydi. Anlamaya calistim hep neden bu adam neden boyle davraniyor diye. Hah simdi burda yaptiklarim gercekten normal insanlarin yapacaklari isler degildi. O yuzden yanlis mi yaptim dogru mu bilmiyorum. Cogu zaman insanlara daha once hic duymadiklari seyleri soyleyip verecekleri tepkileri inceledim ve genelde insanlarin dusunce dunyalarina cok cok cok orjinal ve dikkat cekici bir varlik biraktim. Bunu yapmamali miyim bilmiyorum. Yani insanlarla nasil iletisime gecicez. Ben birsey diyorum onlar baska sey anliyor. O yuzden cok buyuk etki birakma yolunu sectim hep ve delilikle suclandim. Ama ben tabi buyuk hazlar aldi .

Bir ornek vereyim. Bu yaz babamin 60 bin liralik arabasini cingenenin birine verdim, tanidigim kendisi. Ama son gaz gitmezsen iner doverim dedim. Tamam dedi. Muzigi son ses actim, emniyet kemerini bagladim. "Bas bas bas ak sopari" diye bagirdim. Adamin akli cikti ama erkekligi b*ka surmemek icin basti. Sonra daha gitmiyo bu deyince 5 degil 6 vites araba dedim. Okkali bir kufurden sonra 6'ya atti 240 ile gitmeye basladik. Ben inanamadim etrafimda olan olaya. Hem kendimi hem karsimdakini korkutmak icin yaptim bunu. Arkada oturanlar zaten altina kacirdi, arabayi suren ise cok buyuk ihtimal buyuk zevkler aldi. Burda herkesin kafasinda bir duvar yiktim. Buyuk hazlar aldim. Hem kendi korkum hem onlarin korkusunu aldim biraz yani. Su vakitten sonra duz yolda, bos kafayla giderken korkmazlar artik. Bunu yapmamali miyim? Ben etraftaki olaylarin sacmaligini da gordugum icin hep dalga gectim ve insanlara da oyle oldugunu gosterme cabasi icine girdim ve genelde akillarini aldim.

Bunlari yapmamali miyim? Nasil bilicem neyin yapilip neyin yapilmamasi gerektigini? Bir kural lazim bize yani yoksa daha cok anlatmadim yaptigim seyleri. Ve birazcik konusup, ozellikle bu konularda korkutmadigim kiz olmadi. Iletisim bir sure sonra korku olusturuyor karsi tarafta ve beni ustun hale getiriyor bu. Elime dusuyo karsimdaki ve korkutmadan duramiyorum. Ama korkular insanlarin hayatlarini mahvettigi icin iyilik yaptigimi dusunuyorum. Yanlis mi yapiyorum?

Gene kendi bilincimi istedigim gibi kullanma ozgurlugumu savundugum ortamlarda insanlar ya ben olmak istiyor yada benden nefret ediyor. Ortada herkesin benliginden baska bir olay donmuyor yani. Severse laflarimi bir erkek "Ne ictiysen ben de istiyorum birader" diyo sevmezse "Bence sizofrensin" diyor. Gecen gene insanlarin herkesin kendi dusunce dunyasi oldugunu ve asil olayin bu dunyada dondugunden bahsettim. Yeni ben tanimini yapmasi lazim insanlarin dedim. Muhabbet sardi en son "Su anin ne kadar imkansiz ve fantastik oldugunun farkinda degil misin" dedim bir saniye sasirdi ne diyecegini bilemedi. Yani insanlara su anin ne kadar fantastik oldugu gercegini 1 sn yasatmak bomba gibi dusuyor dusunce dunyalarina. Bunu yaptigimda ya sarktigim dusunuluyor yada hoslaniliyorum. Burda kur yok ki be kizim. Konusuyoruz. Ama kadin olayin hep kendisiyle alakali olduguna inandiriyo kendini bir sekilde. Ustune birde 18 yasinda cocuklar benle takilmak, sigara icmek, sevismek istiyorlar. Bunlar bunu niye yapiyo hic bir fikrim yok. Ortada manyak bir tip var deyip ya seviyorlar ya nefret ediyorlar. Butun argumanlarimi yanlis anlayip bana ozgurlugumu vermekle ben olmak arasindaki farki anlamiyorlar. Ben ozgurlugumu istiyorum ben olmani degil ki. Benim gibi dusunmeni degil bana dusunme ozgurlugumu vermeni istiyorum diyorum ben olmaya calisiyorlar. Burdan dogan iliskilere nasil yaklassam bilemiyorum yani. Sevdikleri kisim benim ben tanimim icinde degil. O yuzden ben seviliyormusum gibi gelmiyor ve butun iliskiyi bozuyor.

Gecen gene bir profesor doktorun evinde sigara iciyoruz adami adiyla cagiriyoruz hep 50 yasinda. Hatta cay koy fln diye bagiristigimizda olur. Kafasinda duvar yok, millete rol yapiyo okulda evde baska. Kendisi gay ve biraz sarkiyo hepimize. Bu adam neyi neden istiyo ne yapiyo benim hic bir fikrim yok. Isin icine cinsel istekte karistimi kim ne istiyo belli olmuyo. Her konusmanin arkasinda baska anlam varmis gibi geliyor.

Butun bilinc duvarlarinin yikildigi partiler oluyo. Baya hersey serbest fln. Beni cok seviyo bu zengin tiki tipler. Yanlarinda gezdirip konusturtuyorlar bende hippi karakteri cizip anlatiyorum, bilgilerimi paylasiyorum. Ama kendime gelip gelip cok manyak bir manzaraya bakarken buluyorum kendimi. Ruya filan saniyorsun etrafta donen olayi gordugunde.

Iste burdaki insanlarin hepsi garip ve kabul ediliyorsun. Hic umrunda degil kimsenin ne kadar garip oldugun. Kucukken tacize ugramayan yok nerdeyse. Terence'da diyo "Hangimiz amcamiz tarafindan tacize ugramadik ki" diye guluyo ama atlatmasi zor cogu genc icin. Tecavuze ugramayan kiz yok piyasada zaten. Paranoyasi olmayan yok. Herkes deli bildigin. 8 kere timaraneye yatmis 4 kez elektrosok yemis kizlara asik oluyorum fln. Cunku dedigim gibi normal kizlarla iletisim sifir. Bu kizla gayet iyi anlasiyoruz.

Bir kural lazim yani bana cidden ve kimse koyamadi, kimse durduramadi beni ya. Ne aile ne devlet ne din ne felsefe. Koptu gitti valla ayak yere basmiyor. Bu hayat cok sey ogretti biraksam mi bilmiyorum. Cok eglenceli ama ona suphe yok.

O yuzden sorular sorucam.

1) Insan nedir?
2) Insan nasil yasamali?

Terence'a sorsak takilin diyo yani. Canin ne istiyosa onu yap diyo adam. En mantikli bu adam gozukuyor bana yani. Bende bilmiyorum ne yapilsin? Insan bir sekilde davranmali mi?

Konu ereninthenature tarafından (20-12-2013 Saat 07:59 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 21-12-2013, 21:09
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

darkmasturbater´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ya evrensel-insan bizim ne dedigimizin ne kadar yanlis anlasildigi uzerine dusunerek geldim ben buraya. Ne dedigimizin oneminin olmadigini farketmedigim icin geldim. Insanlar ortaya ego'dan, bencil bir ben tanimindan yola cikilarak ancak insanlarin onune anlayacaklari dusunceler birakabiliriz. Burda iletisimi kiminle yapiyorsan onun anlamasi degil midir olay? Onun anlayacagi sekilde anlatmak gerekmiyor mu? Ben bunu dedim. Benim ben tanimim bu sekilde. Bencilim yani. O yuzden beni senden daha cok anlayacak cogu insan. Kendine yakin gorucek. Yaklasimimiz yapici olsun istiyorsak hemen anlasilmamiz daha onemli degil mi?

Artik kafamizdaki duvarlari yikip ozgur dusuneceksek, dusunce dunyamizda dunyamizda ve baskalarinin dusunce dunyalarinda saldirilmasi gereken ilk yer korku bence. Korkmayinca bir insan bu sekilde dusunebilir ve korku insanlari bir sekilde davranmaya/dusunmeye itiyor. En guclu durtu yani korku. Bunu bitirip insanlara gayet bencil bir yolla gosterdiginde insanlarin dusunce dunyasina daha once hic gormedigi turden tecrubeler/hisler/dusunceler birakilabiliyor. Mesela cingenelerle bir sure takildigimi belirttim ve beni cok etkilediklerini soyledim. Cogu cingene bu sekilde dusunuyor o yuzden sisteme entegre olamayan bir kulturleri var. Burda korkmayan insan olmak bu insanlarla iletisim icin ilk gerekli ozellik. Cunku cingeneler kendilerinden korktugunu anladiklari an senden nefret ediyorlar. Bende korku denen seyin nerdeyse hic olmasi cok etkiledi cogu cingeneyi. Oturup neden adam bicakladigini, hirsizlik yaptigini, uyusturucu ticareti yaptigini anlatti hepsi ve hepsinin de ortak ozelligi cocuklugunda yasadigi travmalar. Yani bu insanlar kesinlikle cok baska biri olduklarinin bilincinde olmalarina ragmen bir sekilde davranmaya programlilar da. Beni kendine cekti hep garip tecrubeler, hisler. Bu insanlara da kimsenin bakmadigi gibi bakiyordum. Bakisim hep bir gozlem cikarma, bir deney yapma amaciydi. Anlamaya calistim hep neden bu adam neden boyle davraniyor diye. Hah simdi burda yaptiklarim gercekten normal insanlarin yapacaklari isler degildi. O yuzden yanlis mi yaptim dogru mu bilmiyorum. Cogu zaman insanlara daha once hic duymadiklari seyleri soyleyip verecekleri tepkileri inceledim ve genelde insanlarin dusunce dunyalarina cok cok cok orjinal ve dikkat cekici bir varlik biraktim. Bunu yapmamali miyim bilmiyorum. Yani insanlarla nasil iletisime gecicez. Ben birsey diyorum onlar baska sey anliyor. O yuzden cok buyuk etki birakma yolunu sectim hep ve delilikle suclandim. Ama ben tabi buyuk hazlar aldi .

Bir ornek vereyim. Bu yaz babamin 60 bin liralik arabasini cingenenin birine verdim, tanidigim kendisi. Ama son gaz gitmezsen iner doverim dedim. Tamam dedi. Muzigi son ses actim, emniyet kemerini bagladim. "Bas bas bas ak sopari" diye bagirdim. Adamin akli cikti ama erkekligi b*ka surmemek icin basti. Sonra daha gitmiyo bu deyince 5 degil 6 vites araba dedim. Okkali bir kufurden sonra 6'ya atti 240 ile gitmeye basladik. Ben inanamadim etrafimda olan olaya. Hem kendimi hem karsimdakini korkutmak icin yaptim bunu. Arkada oturanlar zaten altina kacirdi, arabayi suren ise cok buyuk ihtimal buyuk zevkler aldi. Burda herkesin kafasinda bir duvar yiktim. Buyuk hazlar aldim. Hem kendi korkum hem onlarin korkusunu aldim biraz yani. Su vakitten sonra duz yolda, bos kafayla giderken korkmazlar artik. Bunu yapmamali miyim? Ben etraftaki olaylarin sacmaligini da gordugum icin hep dalga gectim ve insanlara da oyle oldugunu gosterme cabasi icine girdim ve genelde akillarini aldim.

Bunlari yapmamali miyim? Nasil bilicem neyin yapilip neyin yapilmamasi gerektigini? Bir kural lazim bize yani yoksa daha cok anlatmadim yaptigim seyleri. Ve birazcik konusup, ozellikle bu konularda korkutmadigim kiz olmadi. Iletisim bir sure sonra korku olusturuyor karsi tarafta ve beni ustun hale getiriyor bu. Elime dusuyo karsimdaki ve korkutmadan duramiyorum. Ama korkular insanlarin hayatlarini mahvettigi icin iyilik yaptigimi dusunuyorum. Yanlis mi yapiyorum?
Sen yaptigin seyi kendince neye gore degerlendiriyorsun? Yani neyi ve neden onu temel aliyorsun?

Gene kendi bilincimi istedigim gibi kullanma ozgurlugumu savundugum ortamlarda insanlar ya ben olmak istiyor yada benden nefret ediyor. Ortada herkesin benliginden baska bir olay donmuyor yani. Severse laflarimi bir erkek "Ne ictiysen ben de istiyorum birader" diyo sevmezse "Bence sizofrensin" diyor. Gecen gene insanlarin herkesin kendi dusunce dunyasi oldugunu ve asil olayin bu dunyada dondugunden bahsettim. Yeni ben tanimini yapmasi lazim insanlarin dedim. Muhabbet sardi en son "Su anin ne kadar imkansiz ve fantastik oldugunun farkinda degil misin" dedim bir saniye sasirdi ne diyecegini bilemedi. Yani insanlara su anin ne kadar fantastik oldugu gercegini 1 sn yasatmak bomba gibi dusuyor dusunce dunyalarina. Bunu yaptigimda ya sarktigim dusunuluyor yada hoslaniliyorum. Burda kur yok ki be kizim. Konusuyoruz. Ama kadin olayin hep kendisiyle alakali olduguna inandiriyo kendini bir sekilde. Ustune birde 18 yasinda cocuklar benle takilmak, sigara icmek, sevismek istiyorlar. Bunlar bunu niye yapiyo hic bir fikrim yok. Ortada manyak bir tip var deyip ya seviyorlar ya nefret ediyorlar. Butun argumanlarimi yanlis anlayip bana ozgurlugumu vermekle ben olmak arasindaki farki anlamiyorlar. Ben ozgurlugumu istiyorum ben olmani degil ki. Benim gibi dusunmeni degil bana dusunme ozgurlugumu vermeni istiyorum diyorum ben olmaya calisiyorlar. Burdan dogan iliskilere nasil yaklassam bilemiyorum yani. Sevdikleri kisim benim ben tanimim icinde degil. O yuzden ben seviliyormusum gibi gelmiyor ve butun iliskiyi bozuyor.

Gecen gene bir profesor doktorun evinde sigara iciyoruz adami adiyla cagiriyoruz hep 50 yasinda. Hatta cay koy fln diye bagiristigimizda olur. Kafasinda duvar yok, millete rol yapiyo okulda evde baska. Kendisi gay ve biraz sarkiyo hepimize. Bu adam neyi neden istiyo ne yapiyo benim hic bir fikrim yok. Isin icine cinsel istekte karistimi kim ne istiyo belli olmuyo. Her konusmanin arkasinda baska anlam varmis gibi geliyor.

Butun bilinc duvarlarinin yikildigi partiler oluyo. Baya hersey serbest fln. Beni cok seviyo bu zengin tiki tipler. Yanlarinda gezdirip konusturtuyorlar bende hippi karakteri cizip anlatiyorum, bilgilerimi paylasiyorum. Ama kendime gelip gelip cok manyak bir manzaraya bakarken buluyorum kendimi. Ruya filan saniyorsun etrafta donen olayi gordugunde.

Iste burdaki insanlarin hepsi garip ve kabul ediliyorsun. Hic umrunda degil kimsenin ne kadar garip oldugun. Kucukken tacize ugramayan yok nerdeyse. Terence'da diyo "Hangimiz amcamiz tarafindan tacize ugramadik ki" diye guluyo ama atlatmasi zor cogu genc icin. Tecavuze ugramayan kiz yok piyasada zaten. Paranoyasi olmayan yok. Herkes deli bildigin. 8 kere timaraneye yatmis 4 kez elektrosok yemis kizlara asik oluyorum fln. Cunku dedigim gibi normal kizlarla iletisim sifir. Bu kizla gayet iyi anlasiyoruz.

Bir kural lazim yani bana cidden ve kimse koyamadi, kimse durduramadi beni ya. Ne aile ne devlet ne din ne felsefe. Koptu gitti valla ayak yere basmiyor. Bu hayat cok sey ogretti biraksam mi bilmiyorum. Cok eglenceli ama ona suphe yok.

O yuzden sorular sorucam.

1) Insan nedir?
2) Insan nasil yasamali?
Benim dusuncem bilgim ve yazilarim insanin ne oldugu uzerine degil, neden insanoglunun zininin davranisinin duzen ve sisteminin v.s. insanliga yakisir olmadigi uzerine.

Buradaki soru "insanlik ne degildir?"

Kisi once turunun varliginin farkina varmali sonra bu turun bunyesinde kendinin farkina varmali kendinin farkina varisi birey bilincine cikarmali ve b u bilinci turu ile birlestirerek halk dili soylem ile "kendine yapilmamasini istedigini o a baskasina yapmamali" kendi icin neyin mucadelesini veriyorsa, bunu tum insanoglu adina vermeli. Bilimsel bilissel olmali her zaman caga ve yenilenime gore bilgisini yenilemeli Kendi her turlu farkini nasil talep ediyorsa, baskalarinin da farkini desteklemeli ve kendi farki ve baskalarinin farkini savunmali. Insanoglu turunun biri oilan kisi sadece yasamaz, ayni zamanda da sosyal iliski kurar.

Terence'a sorsak takilin diyo yani. Canin ne istiyosa onu yap diyo adam. En mantikli bu adam gozukuyor bana yani. Bende bilmiyorum ne yapilsin? Insan bir sekilde davranmali mi?
Evet birey bilincinin, beni ve bireysel olani "sadece takilir." Burada sorun "bencilik ve bencillik" ya da bananecilik/bireyci akilcilik" tir.

Yani kendi benini insanoglu turunun diger benleri uzerine kendi cikari olarak koymaktir.

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 22-12-2013, 01:31
ereninthenature - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ereninthenature ereninthenature isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 May 2011
Bulunduğu yer: Uzay
Mesajlar: 1.587
Standart

Sen yaptigin seyi kendince neye gore degerlendiriyorsun? Yani neyi ve neden onu temel aliyorsun?
Yaptigim sey surekli gerceklik uzerine yeni bakis acilari kazanmaya calismak. Bir sure sonra insanlarin gerceklikten ne anladigini anlamaya calismak. Insanin yaptigi isi sorgulamadigini bu sekilde farkettim. Kisinin kendisine ait bir benlik tanimi yoksa ailesinin/toplumun programladigi bir robot bir gibi hareket ettigini gozlemledim. Yani cocukluk travmalari vs. direk yon veriyor insanin davranislarina, varsayimlarina. Kisi gerceklik uzerine olan modelini sorgulamadiysa hic direk gercek kabul ediyor. Musluman kendini ruh olarak gorup ona gore varsayimlar yapip bu varsayimlarini dusunce dunyasinda kullanip bir realite olusturuyor kendine. Herseyi bu dusunce dunyasindan goruyor. Ayni seyi herkes yapiyor. Bende eskiden sorgulamadan bir sure musluman olarak yasadigim icin gercek kabul ettigini biliyorum. Kisinin kendini inandirmasi kendi tecrubelerine cok kolay ve herkes yapiyor. Kisi hic sorgulamazsa bilincsiz sayilabilecek kadar programlanmis hareket ediyor. Bu dusunce tarzindan kurtulunca, iyinin kotunun algisal oldugunun farkina varinca hatta mutlak dogrulunun yoklugunu anlayinca nasil durdurulur diyorum. Cunku cabuk olmasi onemli. Toplumun bilincalti azicik aralandiginda cok pislik cikiyor. Acil bir davranis bastirma mekanizmasinin yeni bir insan tanimina gore kullanilmasi gerekliligini goruyorum. Cok fazla aci var varsayimlarin dogruluguna asiri inanilmasi yuzunden, hatta direk inanc yuzunden.

Nasil bir felsefe insanlari kendi varsayimlarini, dusunce patternlerini sorgulamaya goturur? Sizin yazdiklariniz insanlarin egosunu asip bilinclerine girmiyor. Bence anlasilmaniz ne dediginizden daha onemli. Ve burda insanin eksik oldugu uzerine fikirlerle gelseniz insanin bunu kabul etmesi daha az korkunc olucaktir. Kisinin ben tanimini sorgulamasi olum gibi algilaniyor kisi tarafindan. Burda insanin bilincini ilkel bilinc ve insan bilinci diye ayirip, durtulerin bastirilmaya calisilmasi gibi bir fikir atilabilir ortaya. Yani kisinin herseyi anlamadan, sorgulamadan biraz daha sakin davranmasi ortaya fikirler atilmali. Toptan gerceklik ve benlik sorgusundan once kisinin algisinin tum dusuncelerini sekillendirdiginin bilincine varilmali. Nasil bir yaklasim icindesiniz hic sorgulamayan insanlara karsi?

Benim dusuncem bilgim ve yazilarim insanin ne oldugu uzerine degil, neden insanoglunun zininin davranisinin duzen ve sisteminin v.s. insanliga yakisir olmadigi uzerine.
Insani bulmadigin davranislari engellemek icin bir dusuncen yok yani? Bunu sordum ben size. Neresinden bakarsam bakayim cok hizli bir degisim gerekliligi goruyorum. Simdi insandan cok doganin dengesinin bozulmasi hizli bir toplumsal degisim olmazsa buyuk problemler getiricek. Bu probleme cozum icin mesela kendi felsefenizle ne yapilmasini soylersiniz tek tek insanlara? Ben gene insanin kendine ait olmayan durtulerini bastirmasi icin samanist yaklasimi savunurum. Insanlar sorgulamasa bile bazi durtulerinin bastirilmasi lazim tabiki kisi istedikten sonra ama cok sorgulamadan da olabilir bu. Toplumsal degisimin hizli olmasi icin bu yaklasim sizce yanlis mi? Cunku gayet hizli calistigini gorduk Amerika'da. Insanlar yeni bir insan tanimi yapip yeni bir kultur olusturdular.

Evet birey bilincinin, beni ve bireysel olani "sadece takilir." Burada sorun "bencilik ve bencillik" ya da bananecilik/bireyci akilcilik" tir.
Sordugum soruda ortaya aslinda dedigim gibi ahlak kurali atamamak ve Terence'in dedigi herseyi yapabilecek olmamiz. Yani kisi tam ozgurlugunu kazanirsa gercekten onu durduracak hic bir kural olmayak. Kisinin kendi ahlak taniminida yapmasi cok tehlikeli. Insanligin bilincalti su an sadece kin, nefret, stress, siddet dolu. Bir sekilde bastirilmasi gerekiyor gibi duruyor. Kisi kendi istegiyle esrar icebilmeli bence eger sakinlesiyorsa ve icmezse baskalarina zarar vericekse. Bu bir durtu durdurma metodu olarak kullanilabilir mi yani? Bilinclilik bunuda kapsiyo yani. Durtusunu nasil durdudurgu fark yaratir mi? Terence cok mantikli gozukuyor yani. Siz 50 yil icinde insanligin 50.000 yildir dusunmedigi gibi dusunmelerini istiyorsunuz biliyosunuz dimi . Yoksa kuresel isinma gayet gercek bir tehlike. Insanin bilincli olma macerasini gezegenin biyosferine degisicez mi?
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 22-12-2013, 02:21
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.330

Onur Üyeliği 

Standart

darkmasturbater´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben birbirimizi anladigimizi dusunuyorum. Ben kafamdaki duvarlarin disardaki fenomeni sekillendirip, kafamdaki bu duvarlara gore bende bir etki/anlam biraktiginin farkindayim. Bu duvarlari ben sekillendirdikce dis dunyayi algilayis tarzim degisiyor. Seni yanlis oldugumu farkettim cunku seninde kafama bir duvar koyma, bir set cekme ihtiyaci icinde oldugunu zannettim. Ama sen bu duvarlar kalkinca ozgur olabilirsin ancak diyormussun. Ben de ayni seyi soyluyorum.
Dışarıdaki fenomen ile kastın ne? Yani sen şekillendirmeden önce dışarıda fenomen mevcut mu? Aksine bu fenomen, gayet nesnel bir sürecin parçası olarak, etki-tepki-algı çerçevesinde kafandaki imajları şekillendiriyor olmasın?

Örneğin Afrika çöllerinde açlıktan kıvranan bir insan olsaydın, duvarları nasıl şekillendirirdin? Özgürlük bu denli soyut bir süreç ve bu denli nesnelden ayrımıdır? bakınız evrensel-insan'ın bir iki başlığı forum kirlerine kaldırıldığında veryansın ediyor, halbuki o fenomeni kafasında öyle şekillendirmesin, işte özgürlük! yazılarının forum kirine değilde, kral tahtına taşındığını düşünsün, fenomene şekil versin, biçimlesin, yeni bir kavram(forum alanı) üretsin, kral tahtı bölümü diye ...


Örneğin şahsen Polyanna'ya hiç bir zaman katılmamışımdır. O Polyanna'yı o masal dünyasından alıp, gerçek dünyaya taşımak lazım diye düşünüyorum.

gerçeklikten bahsetmilşken kavramak gerekir, 1. Öznel gerçek, 2 Nesnel gerçek. öznelden yola çıkarak genellemeye varmak idealizmdir(salt düşünce, fikir, yani insanın zihin alanı çerçevesi) diye düşünüyorum.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (22-12-2013 Saat 02:28 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kilisede kendisini havaya uçurdu. Vefik Sami Politika 35 24-09-2013 00:11
atomun yapisi bakkalmahmud Konu-dışı 4 22-09-2012 18:34
Sebastian Seung, nöron, snaps ve konektom adlı yeni beyin modeli üzerine errata Biyoloji 5 20-10-2010 16:12
Beynin Norokimyasal Yapisi Mi/Dusuncenin Sorgulamasi Mi? evrensel-insan Biyoloji 53 07-06-2010 14:01
Kendisini yakinen tanırım... Unbeliever Dinsel İnançlardan Nasıl Kurtuldum? 19 12-03-2010 01:52

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:56 .