Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Fizik > Büyük Patlama Teorisi

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #21  
Alt 17-02-2016, 16:30
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.323

Onur Üyeliği 

Standart

Big bang savunusu - ki elbette yapılacak- nedense teoriyle değil, ya genelleme ya da karşıt özel niyete indirginmiş biçimde savunuluyor, bu savunu tarzı dahi bilimle bağdaşmıyor...

Bilimin din referanslı olduğunu iddia eden birinin hristiyan teolojisini buldozer gibi tarumar eden evrim teorisinin günümüzde nasıl genel geçer hâle geldiğini açıklaması gerekir. Ya da Hristiyan coğrafyasında bilimin, dini nasıl olup da reforma zorladığını açıklaması gerekir.

Bu söz bir teorinin bilimsel metod ve bilimle savunulamamasının yetmez birde yarattığı MECBUR KABUL EDECEKSİN, MECBURSUN, ETMEZSEN ya materyalistsin(HY ayarlı yaklaşım) ya da niyetin bozuk, İNKAR EDEMEZSİN yaklaşımının da altında bilim dışında etken ve faktörlerin yattığını görmezden gelen, ama işide BİLİM'İN DİNE endekslenmesi düzeyine ya genelleyen ya da çarpıtan bir ifade... Daha doğrusu bilimin ne olduğunu henüz çözememiş bir duruş. herhangi bir teorinin kendisine değil, ama neredeyse TAMAMEN YANLIŞLANMIŞ olmasına rağmen SAVUNULMASININ, paradigma ekseninde, stotüko ekseninde ve bunun olası nedenlerine yönelik analizleri, bilimi dine endekslemek lafzıyla savunmak pek iç açıcı olmasa gerek. Daha neyin eleştirildiğini dahi anlayamamış, neredeyse tümüyle yanlışlanmış bir varsayımın, ısrarla sürdürülmesidir eleştiri konusu olan! Yoksa yanlışlanmış ama pratikde de tüm sınamalarda sınıfta kalmışlık sorunsalı, yeni ve alternatif teorilere kapı açar, tabi stotükoda, inançta, kabulde ısrar da bir süre direnmeyi, yani kapıları açtırmamayı seçer. Yanılgı kabul etmeyen resmi ideoloji veya hakim ideolojinin(teoloji de içinde) getirdiği mirasla, yanılgıyı kabullenmemek noktasında diretirler, bu bilim olmadığı gibi bilimsel bir tutumda değildir... Kısaca eleştirilen Big bang değil, o zaten bilimsel zeminde pratikle sınandı ve doğrulanamadığıgibi dayanakalrıda yanlışlandı, eleştirilen TUTUMDUR, TUTUMDAKİ ISRARDIR! 100 kere söylendi, bu 100 kere böyle izah edildi, işinize geldiği için çarpıtmayın, neyin eleştirildiği açık dendi, eleştiri konusu olan tutum-unuz.

Kısaca, bir tutumun(stotüko) eleştirisi, analizi ile bir teorinin eleştirisi, analizini dahi ayırt edememek ciddi bi sorun. mevcut tüm dayanakalrı çürümüş, yanlışlanmış bir teoride, işte karadelikler ispatlanırsa -ki nedir bu batmakta ve boğulmakta olana can simidi mi- o zaman göreceksin yönlü yaklaşım dahi, bilim dışıdır, mevcut, elde olan verilerle, dayandığın tüm iddialarının dayanakları çökmüş ise, bina temelden yıkılmış ise, yıkıntının üzerine süslü baca konduracağım demenin bilimsel zeminde ne anlamı var? Eleştirilen bilimle bağdaşmaz tutumundur...
‘BİLİM KUŞKU DUYMA KÜLTÜRÜDÜR’

‘Şimdi bilimin üçünce değerine değinelim. Bu deneme, biraz dolaylı olacak, ama çok değil! Bilim insanının, bilgisizlik, kuşku ve emin olmama durumlarına ilişkin derin deneyimleri vardır. Bu deneyim çok önemlidir. Bilim insanı bir sorunun yanıtını bilmiyorsa, o konuda bilgisizdir. Sonuca ilişkin bir kuşkusu varsa, emin değil demektir. Ve sonucun nereye ulaşacağından son derece emin olsa bile hala belli kuşkuları vardır.

İlerleyebilmemiz için bilgisizliğimizin ayırdında olmanın ve kuşkuya yer bırakmanın son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Bilimsel bilgi, değişik derecelerde kesinliğe sahip -bazıları kesin olmayan, bazıları hemen hemen kesin ama hiçbiri mutlak kesinlik göstermeyen- önermeler yumağıdır.

“Biz bilim insanları bu durumlara alışığız. ‘Emin olmamak’ bizim için son derece doğaldır. Bazı şeyleri yaşıyor olmamıza karşın onlara ilişkin bilgisiz kalmak bizim için üzücü değildir. Ancak durumun böyle olduğunun herkes ayırdında mı emin değilim. KUŞKU DUYMA ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ BİLİMİN ERKEN DÖNEMLERİNDE OTORİTEYE KARŞI VERDİĞİMİZ SAVAŞIMDAN DOĞDU. Bu oldukça derin ve çetin bir savaşımdı: Soru sormamıza, kuşku duymamıza, emin değilim dememize izin verin. Bu savaşımı unutmamamız, kazandıklarımızı yitirmememiz gerek. Topluma olan sorumluluğumuz burada yatıyor. “insanlığın devasa gizilgücünü bilip, bugüne dek yapabildiklerinin azlığı karşısında üzüntüye kapılıyoruz. Insanlar her çağda hep, ‘Daha iyisini yapabilirdik’ diye düşünüyor. Evrensel bir eğitim anlayışıyla herkesi Voltaire yapabilir miydik

Feynman

Evet DOĞRU, idealistler ile materyalistlerin bilim anlayışı hiç bir zaman bağdaşmadı, buluşmadı, tarihteki bilimsel ilerlemeler ise idelalizmin kilise çatısı altında ürettiği, dayattığı anti bilimsel kabuller veya paradigmaları yıkarak ilerleyebildi. Yine öyle olacak ve Siz kendinizce haklı olarak Feynman'a katımıyorsunuz, zira çözümünüz çok basit, niyeti bozuk...

Anlaşılan o ki, günümüz ya niyet okuyup, ya da işi HY ayarında materyalistlerrrr, darwinistlerrrr ayarına bağlayan ve bu tutumuda aşamayanlar, Bilimin bindiği dalı kestiklerinin farkında değiller. Sırf işlerine geldiği için KALABALIK, koro halinde Big bang'i idealistler, teologlar da canhıraş savunuyorsa, suç bizim mi, sorumlusu biz miyiz ki, böylelikle onlardan ayrılığımızın adının materyalist olarak mimlenmesi kullanılabiliyor(materyalist olmasaydık, bilimin kendi öngörülerini ve kuram anlayışını,doğrulama-yanlışlama, bilismel metodları ve yolu hiçe mi saymalıydık)? Belki yakın bir gelecekte, Big bang modeli(!) bilim tarihinde bilimi ve bilimsel sınamayı hiçe sayan, bilimin kendi varlık ve hareket koşul, zeminini ortadan kaldıracak düzeye varmış bir çılgınlık olarak anılacak.

Tek bir geçerli argümanınız yoksa, size kalan niyet yüklemek veya isnatlarda bulunmaktır, bu bile bu teorinin arka planında yatan şartlanmayı, bilim karşıtlığını, bilimi anlamamış olmayı gözler önüne sermeye yeterli...

Diyelim ki
10 iddiam var ve 3 dayanağım olsun. dayanaklarımdan 2 tanesi GEÇERSİZ, 1 taneside FARAZİ olursa, buradan bilimsel teori öngörmek mümkün mü? ne güzel, spagetti canavarını dahi ispatlamak istesem demek ki bilimde bu mümkünmüş, dayanağın yoksaolduğunu farzet!. Çünkü, evet idealizmin bilim anlayışında mümkün, ne düşünürsen onu yaşarsın, neyi modellersen gerçek o olur!

Başlık açık ve ne sağda, solda dolaşan bir listedir bu liste ne de bu kafayla düşünülecek bir durumdur, tipik Türkiye algısı gibi, yandaş medya ve olanakları ve o olanaklara sahip olmayanlara biçilen paye. Sürü psikolojisi bir ölçüt olmadığı gibi stotükonun bilinen sebeplerle kendisini dayatımı ve kabul sınrıları da ancak bilimle kırılabilir... Elbette bazı bilim insanları çıkacak, nasıl ki Big bang'in tüm iddialarını yanlışlayan BİLİMSEL sınamalar, doğrulamalar elde edildi ve nasıl ki bu HAKİM bilim camiasınca SÜMENALTI edilmeye çalışıldı ise, bu bile bilimi yeniden ve yeniden varetmenin yegane sebebi oldu, değil kuşku, bilime ziyan çılgınlığında boyutları aşikar...

Madem işi niyete indigediniz o halde yolunuz zaten bilimin yolu değil, o halde siz hangi yoldan gidiyordunuz? Sizin sorununuz, ama biz o yolun ne olduğunu iyi biliyoruz. Bir yanlışı da düzeltelim

materyalistler uzun süre Big bang dedi, çalıştı, lakin zamanla görüldü ki, salt varsayıma dayalı tüm iddialar, PRATİKLE YANLIŞLANDI, doğrulanamadı kısaca bilimsel sınamadan geçemedi ve hatta akside görüldü... O saatten sonra mevcut varsayım ve öngörülerini, tekrar gözden geçirmektense, onu kurtarmak adına faraziye, sağlam olmayan iddiayı sağlamlaştırmak adına, bilinmeyen başka iddialar sunmak noktası, kabul edilebilir olma sınırlarını çoktan aştı...

Materyalistler Big Bang derken, idealistler String teorisi diyordu... Çünkü mevcut koşullarda, Big bang'in savunusu için henüz fizikdışı veya idealist indirgeme metodu ya da bilimsel metodla bağdaşmaz can simidi gerekmiyordu, çünkü elde olan mevcut çalışmalar ve veriler henüz ne tam anlamıyla Big bang'i doğrulayabilme kapasitesine sahipti ne de yanlışlayabilme... Süreç veriyle aşıldı(şimdi yeni bir çıkış gerekir,paradigma) ve bilimin ve bilimselliğin duruşu(kişiliği), kaynağı belli sebeplerle dumura uğratıldı, bilimsel zemin terkedildi, idealist zemin egemen oldu. Madde yok, aslında hiç bir şey yok, her şey bir yansı-ilizyon, dalga nakaratına dönüştü, içine girip incelediği yapıyı, içinde ürettiği yoklukla dışlayan bir indirgeme çılgınlığı hakim oldu, yani bir sürahi suyu incelemek için içine girip, neredeyse hiç bir şey mevcut değil düzeyine indirgeyip, parçalayarak bir damlayı alıp, onuda milyon parçaya ayırıp, yokluğa varıp, sürahinin mevcut olmadığını iddia etti.. Bu nakaratların sebebi ise pratiğin olumla-ma-dığı şeyleri kurtarmak adına, içine düşülen idealist (salt kurguya, insan zihnine dayalı zemin, ölçüt!) çukurdu... şimdi elde kalan KABUL EDECEKSİN YOKSA KAFİRSİN, niyetin bozuk baskısı, yani bilim karşıtı bir anlayış daha da kötüsü ne düşüneceğinizi de ben belirlerim anlayışı...

Bir zamanlar materyalistlerin önemsediği Big bang ve o zamanlar String vs diye yırtınan idealistler, şimdi Big Bang diyorlar, çünkü, MADDE YOKTUR, GERÇEK İLİZYON VEYA BİR GÖRÜNTÜDÜR, NE DÜŞÜNÜRSEN ONU YAŞARSIN(BAAAK KUANTUM!), Zihninde neyi MODELLER(yapılandırırsan) GERÇEK O OLUR vs tüm idealist görüşle tutarlı sloganlarını, NEO BIG BANG'de buldular, yeni Big Bang eskinin küllerinden doğmuştu, ama bir farkla, mutant idi ve eskiden geriye tek bir miras, tek bir tuğla bile kalmamıştı...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 17-02-2016, 17:19
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.323

Onur Üyeliği 

Standart

Newton yasaları neden revize edildi?
Atomun parçalanamaz en küçük yapıtaşı olduğu görüşü neden artık kabul görmüyor?

Soruların yanıtı;
Niyetleri bozuk olduğu için vb olabilir mi? Böylesi bir yanıt, bilimsel olabilir mi?

Bunların kaynağı her ne ise, Big bang içinde aynısı geçerli... Eleştirilen bilimsel metodu hiçe sayan, ancak kabule dayalı tutumdur, ısrardır ve Big Bang bu tutumdan ayrıdır... Ayır, ayrı, alakalı zemininde ele alınır, tutum konusunda muhatap insandır, sorun insanın tutumudur...

Eğer hayır atom parçalanamaz dense idi, süreçle çalışmalar ve pratik parçalanabilirliğini gösterse idi, ama yine de hayır parçalanamaz tutumu hakim olsaydı, burada eleştirilmesi gereken tutumdur, stotükodur...

Çıkacaksın, Big bang'in pratikle sınanamamış dayanakları ve meselelere çözüm olduğu öngörülürken, diğer yandan çözümsüz bir dolu sorunuda beraberinde getirmişliğinide ele alarak bilimsel zeminde bir cevap vereceksin... Yapılması gereken budur... Evren genişliyorsa, termodinamiğin şu yasasıda bunu diyorsa, o halde diye gelinmeyecek, termodinamiğin yasasının ancak KAPALI sistemlerde geçerli olduğu ispatlanaberi çok sular aktı, Evren ise kapalı, yalıtık bir sistem-ortam olarak öngörülemez, öngörülemiyor. Evrenin yaşı konusunda bile dayandığımız yasa, Evren ölçeğinde anlam taşımadığı görülüyor, aksine, ilgili yasanın kapalı ortamlarda geçerliliğini gözümüze sokarcasına Evrenin yaşından dahi daha yaşlı yapılar görülüyor, o halde bir yerde bir sorun var demektir, sonra görülüyor ki, sorun yasada değil, yasanın uygulandığı zemindeymiş, Evren yalıtık, kapalı bir sistem değilmiş ve yaşı 13 küsür milyarla sınırlanamazmış... yani zamanında Big bang'i olumlayabilmek adına hangi dayanağa yöneldiysek dayanaklar elimizde kaldı, un gibi dağıldı, savunamadık, bilime rağmen savunamazdık... Eğer bir tutumsa eleştiri konusu, evet Big bang'i bilime sadık kalarak savunamadık, savunamıyoruz ve artık savunabilir de görmüyoruz. Amaç üzüm yemek, ama üzümlü bir bağdan...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 17-02-2016, 17:56
errata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
errata errata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.198
Standart

spartacus, kendi deyiminle desteksiz "üfürüyorsun".

Muhtemelen Thomas Kuhn'un "paradigma kayması" denen safsatasına bir ütopya olarak sarılmışsın Kuantum ve Bigbang kelimelerini duyduğunda kendinden geçiyorsun.

Bu başlıkları takip eden birileri varsa ve daha duymamışsa söyleyeyim Bigbang, evreni açıklamakta kullanılan gözlemsel olarak en güçlü teoridir.

Kuantum teorisi son 40 yıldaki elektronik gelişime yöne veren, nanometrik sensörler, rastgele sayı üreteçleri gibi teknolojileri üretmemizi sağlayan, matematiksel modelleriyle gözlemleri birbiriyle uyuşan en kuvvetli gözlemleri veren teoridir.

Bilim cemiyetini dindarlıkla, hegemonyaya boyun eğip gerçeği çarpıtmakla itham eden insanları ciddiye almayın.
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 17-02-2016, 19:30
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.323

Onur Üyeliği 

Standart

üfürmüyorum, dincilerle aynı şekilde kafir edebiyatı yapıyorsun, sanki Allahını inkar etmişiz...

Bilimin diliyle tartışmıyorsun. Üstelik eleştirileride anlamış değilsin...

lafla olmaz, başlık sana kapalı değil ki, bırak saçma sapan bunlar kafir, allahsız, dinsiz, imansız edebiyatını, slogan atmayı...

Bigbang, evreni açıklamakta kullanılan gözlemsel olarak en güçlü teoridir.

Bu söz sana mı ait, evet öyle, LAF bu, bilmeyen varsa söyleyim, gerçek din islamdır, tek yaratıcı vardır o da Allah, bunu kimse inkar edemez.... Hiç farklı değil...

Oysa, Big bang gözlemsel olarak en zayıf teoridir, hem gözleme dayanmayan kurgusu hem de gözlemlerde Big bang'in doğrulanmaktansa, YANLIŞLANMIŞLIĞININ gözlemi açısından(gözlemler doğulamıyor, ne yapacaksın zorlamı yaptıracaksın? peki ciddiye alınır mı?). Ettiğin söz bile sakat, gözleme dayalılık. ne zaman gözlemledin Big bang'i, hangi dayanağını gözlemledin de olumlu bir sonuç alabildin? Hiçbir sonuç alınmamış değil ki, aksine tüm gözlemlerde Big bang'in hem geçersizliğine dair hem de kusurları ortaya çıktı, çıkıyor...

Güçlü kılan ne? Lütfen bilimsel bir metodla, bilimsel yol, yöntemle, ilgili teoriyi GÜÇLÜ KILAN DAYANAKLARLA anlat, yok şurada şu kadar kişi harıl harış karadeliği arıyorda vs yönlü ya da siz bilime akrşısınız, kuantum laflarının ardına sığınmış safsatalar olmasın...

Sloganı bırakın(sizin gittiğiniz bu yolda biz şimdi dönüyoruz, geçti o devirler), o halde meydan sizin, anlatın, ama adam gibi bilimsel bir metodla, bilimin ÖNGRÜLERİYLE yapın, kıç kenarıyla değil. Neyi bekliyorsunuz? Eleştirmeyide öğrenin, neyin eleştirildiğinide, anlayamıyorsunuz, yine de kerameti kendinden menkul bir dolu yargılar üretebiliyorsunuz. Siz yargıç, kimsede sanık değil! bizim bıktığımız dinci sloganların benzerini, birde bu alanda bize sayıp durmayın! Belli ki sözde inançlar o yöntemle savunuluyormuş...

benim nasıl düşündüğüm Big bang'in gücünü ne arttırır, ne de eksiltir, nede iddialarını benim ne olup, olmadığıma dayanarak ispatlama şansın var, şaka gibisiniz, bilimi oyuncak sanıyorsunuz...

Bilimi ideolojinin, stotükonun, dogma saplantılarının, kültürel şartlanmışlığının ipoteği ve esareti altına sokmaya çalışanları, bu filimi insanlığın antikçağda, ortaçağ da izlemişliğinide pratik bir tecrübe alarak, ciddiye almayın... Bilim boyun eğerek değil, tam tersine hakim olan stotükoya ve her çağın hakim salaklığına, kendi YANILGILARINI kabul sorunu yaşamadan!, menfaat dünyasına, kısaca idealizmin(bazıalrı burada!) ve teolojinin mutlağına da, mutlak koşullarına da, indirgemeye dayalı saf-salak safsata mantığına da itirazla hayat kazandı.. Bilimin de tanımını değiştirme çabanız aşarılı olamayacak, bilim sizlerin zihinlerinizin, hayaller, kuruntular, kurgular, inançlarınızın oyuncağı değil, olmayacak...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 18-02-2016, 03:09
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.323

Onur Üyeliği 

Standart

Büyük patlama için kritik değerler öne sürüldü, tüm öne sürülen değerlerde yanlış veya geçersiz, farazi-muhatapsız- çıktı. Yol bulunuyor, öngörü herhangi bir değerin 1 olmasını gerektiriyor ve siz bunu 0.1 bulmuşsanız, o halde bunu 1 kabul edeceksiniz... Bilimde keyfiyetin yeri olmamalıydı, ama oldu, örneklersem, defalarca ölçülen değer 0.1, alınan 1, öngörülen değer 30, bulunan değer 2, alınan 30..... yani olmuyorsa oldurulucaktı... o düzeydeki, Big bang'i olduu gibi kabul etmek demek, şimdi, şu anda gözlemlenen madde miktarının %99'u yok demektir, görsen de aslında olmadığını savunmalısın!

Bilim tarihinde başka hiç bir teori yoktur ki, pratikle sınanmamış, aksine her gözlemde umulanın aksine veriler elde edilmiş, yine de MUTLAK KABUL olarak dayatılmış olsun.

Thomas Kuhn'un analizlerine ve tamda verili pratiğin gözümüze soktuğu paradigmayı görmemek adına safsata diyen birisi, olsa olsa, sahtebilimin sarhoşluğunu yaşıyor olabilir. Sizinle aynı kafayı yaşayan bir üyemiz vardı, Zamanda Tesadüf başlığı açmıştı, haliyle sizler aynı yolun(yöntemin) yolcusu, farkınız nüanslarınız, daha neye itiraz edildiğini dahi anlayamamışsınız. Sizin mantığınız;

Hepimiz birer bokuz... Kuantum öyle söylüyor, itiraz etmeyin çünkü, öyle söylüyor demişsem, bu konu kapanmıştır.

Oysa kuantum konusunda, HEPİMİZ BİRER DALGAYIZ lafzıydı eleştirilen, ne alaka diye sorgulanan.. Caner Taslaman'ın Kuantum açılımlarıyla, hepimiz birer dalgayız açılımının mantıken hiç bir farkı yok, çünkü ikiside SAFSATA dediğimiz bir yöntemi kullanır, o yol-yöntem bilimsel değil, iş ve emek bağlamı sahte bilim temelinde.Kuantum fiziği ayrı, hepimiz birer dalgayız iddiası ayrıdır.Daha bu kadarcığı idrak edemediniz(üstelik her cevabımda ifade ettiğim halde, iftiraya sarılıyorsun). hepimiz birer dalgaymışız, bunu iddia edene kısa yanıtım, hadi oradan gerzek, bunuda nerenden çıkarttın, daha birer dalgayız derken bile sıçtın...

Bizler dalga değiliz ve gördüğümüz hiç bir şey'de.
"Aslında hiç bir şey var değil, dalgayız"vb ifadelerininde kuantumla alakası yok, çünkü böyle bir şeyi öngörecek yeter veriye, hiç bir gözleme de sahip değiliz, kaldı ki, dayanak edindiğimiz zemin zaten şey'in içindeki zemin, içeriden bakıp, dışarıdakini aslında yok diye ifade etmek, bildik idealizm ve indirgeme salaklığı ve aksini öngörmemiz için fazlasıyla verimiz var ve öngörmek dahi gerekmiyor, dogmatik safsataların gerzekliği adına yırtınmıyoruz.. Kuantum fiziğinin hiç bir noktasına dayanarak, her şeyin birer dalga olduğu sonucuna varamayız. Bu iddiacılar öyle abuk, subuk yöntemlere düştü ki, belirsizlik ilkesini dahi nitelikçe belirsiz olarak işleyecek kadar darkafalıydı, şimdi aynı darkafalılık bu tür saçama-salak çarpıtmalarla yeni safsatalar üfürüyor ve bizim inançlı kesimelrimizde, amentü diyor.

Önce neyin eleştirildiğini bir anlayın, sonra çarpıtın neyi çarpıtacaksanız.

Ne Big bang bilimin içinde mutlak kabule dayalıdır(ki gözlemlerle en çok yanlışlanan, buna rağmen ne olursa patlama olur temelli bir zemine yuvarlanmış bilinmezler ardındaki sıra hapsolmuş teori ünvanına sahip) ne de Kuantum fiziğine dayandığını öne süren bilim postuna girmiş sahtebilimin söylemleri kabule zorlanabilir. Bilim diyeceksek, bu tür zorlama, dayatım ve baskıya yer yok, ama bu dinsel bir ideoloji ise elbette tutumunuz anlaşılabilir... dedimya Kuhn dogmatik gerzekliğinizin analizini iyi yaptı.

NOT: KUANTUM FİZİĞİ değil, eleştiriye konu edilen HEPİMİZ BİRER DALGAYIZ anlayışıdır, bu notumu 1000 kez kendinize tekrar edinde, darkafalı yaklaşımdan uzaklaşın, her defasında söylemek zorunda kalmayım...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 18-02-2016, 04:09
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.323

Onur Üyeliği 

Standart

hani şu ilk 500 milyon, ilk 1 milyar yıldaki galaksileri gözlüyoruz, gözledikelrimizin hiçte olması gerektiği gibi olmadığının altını çizmiştim... Son bulunan en uzak galaksi de daha bir çok sorunu beraberinde getirmişti. sadece bir tanesine örnek vereyim;

http://www.hurriyet.com.tr/yoksa-buy...adi-mi-3981680
Bunun nedeni uzak gökadalardaki ışığın bizlere ulaşmasının milyarlarca yıl almasından ve bu yüzden de büyük patlamadan kısa bir süre sonra ortaya çıkmış gibi görünmelerinden kaynaklanıyor. Oysa ortada ciddi bir sorun var.

Çünkü Lerner gördüklerimizin genç değil, yaşlı gökadalar olduğunu öne sürüyor ve kısa süre önce NASA’nın Spitzer uzay teleskobuyla gözlenen yüksek-kızıl-değişimli gökadalara dikkat çekiyor. Gökadanın kızıl değişimi evrenin ışığını yaymasından bu yana ne denli genişlediğini gösteren bir ölçü.

Işık genişleyen bir evrende yol aldıkça bunun dalga boyutu da uzuyor. Dalga boyutundaki artış tayfın kızıl ucuna doğru yön değiştirmesi anlamına geliyor.

Spitzer gökadalarının kızıl değişimleri evrenin yaklaşık 600 milyon ile 1 milyar yıl arasında olduğu bir zaman dilimine denk düşüyor.

Bu denli genç gökadaların ise aşırı sıcak olmaları nedeniyle mavi ışık saçan yeni oluşmuş yıldızlarla dolu olmaları gerekiyor. Bunların daha serin ve kırmızı olan yaşlı yıldızları içermemeleri gerekiyor. Oysa, durum hiç de öyle değil.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 18-02-2016, 05:56
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.323

Onur Üyeliği 

Standart

http://www.academia.edu/14389533/Esa...C_-_Evrenbilim

https://www.turandursun.com/forumlar...php?start=9549

asıl kaynak
http://xxsuskunkralxx.blogcu.com/evr...elleri/5770490

Ancak, 1986 yilinda Hawai Üniversitesi'nden Brent Tully, milyarca işikyili uzunlugunda, 300 milyon işikyili genişliginde, 100 milyon işikyili kalinliginda gökada kompleksleri bulmuştur ve 1990'da buluşun dogrulugu kabul görmüştür. Ancak gökadalarin devinim hizlari ölçüldügünde ve gerekli düzeltmeler yapildiginda bu yapinin oluşmasi için gereken sürenin evrenin iddia edilen yaşindan beş kat fazla yani 100 milyar yil oldugu hesaplanmiştir

Şimi Evren'in yaşını değiştirsek, bu bugüne kadar belirlenmiş yaşın keyfiyet olduğu anlamına gelir, oysa teoriye sadık kalınarak elde edilen bir değerdir, ufacık oynamalar için, tüm evvel gerekçelerin hiçe sayılması ve geriye dönüşle patlamaya varmak sorunu iyice içinden çıkılamaz bir duruma dönecektir, zira hesapların yapıldığı kaideler yok sayıldığında, bu seferde geriye gitmenin olnağıda kalmamakta. Plazma model ise gözlemlenen evrende hiyerarşik yapıları ortaya çıkartmış, bugün artık galaksi sistemlerin hiyerarşik yapısı gözlemlerle aydınlatılmış durumda. Plazma Model ile birlikte Doppler etkisinin de temelde yanlış çıakrımlar içerdiği açığa çıkartılmış. Olbers Paradoksu'na göre yapılan çıkarımlarda, yanlış yorumlar sergilemiş ve öngörülenin aksine Evrende dağılım ne homojen, ama ne de arzetmek gibi bir zorunluluk vardı, dolayısıyla hem hiyerarşik yapılar ve boşluk(ışık yaymayan veya ulaşmayan) durumu hemde gözlemlenebilir olan sahada ışığın bir sınırı vardı...

Hannes Alfvén, Nicolai Herlefson ve Karl Kienpenheuer'dur. Daha sonra Güneş ile ilgili çalişmalarindan dolayi Nobel ödülü almiş olan Alfvén, işik hizina yakin hizlardaki elektronlarin evrenin her köşesinde gözlenebildigini, bu nedenle de evrenin her yerinin akim tabakalari, akim halatlari ile bir ag gibi örülmüş olmasi gerektigini iddia etmiştir. Dolayisi ile evren, en büyük ölçeklerde bile arikovani gibi hücresel ve filamenter yapilar sergilemeliydi. 1980'lerde gökada süperkümeleri gözlemlendiginde, evrenin Alfvén'in dedigi gibi bir yapi sergiledigi görüldügü halde ciddiye alinmadi.

Şimdi ise hiyerarşik kümelerde bu açıkca gözlemleniyorve daha bir kaç gün önce, forumda bir kaynak ve resim paylaştım..Filamanter yapı aktivitesi ve kümelerin oluşum süreci ise milyarlarca yıllarla ifade ediliyor8örnein yukarıda örnek verilen küme ve yüzmilyar yıl) ve bu herhangi bir seçili alanda değil, Evrenin herhangi bir noktasında rahatlıkla öngörülebiliyor ve herhangi bir tekillik veya tekil bir noktadan başlatmak gibi bir şartıda yok... Üstelik Evrenin dinanizmini de hesap dışı bırakmayan bir yapıya sahip ve evet hiyerarşik yapıların oluşumu da plazma yoğunlaşmasıyla hayat buluyor. Gözlemlerde bugüne kadar kara delik sanılan ve ardına mistik sırlar yüklenen yapıların, yoğun ve korkunç çekim gücüne sahip plazma olduğu ve bir ucunun bu evrende, diğer ucunun da kimbilir hangi evrende denmesine rağmen, evrenin dışına açılan hiç bir ucunun olmadığı da gözlemlenmekte ve kabul görmektedir..

Bu güne kadar, gözlemlerle en fazla doğrulanmış ve en önemlisi gözlemlere dayalı olan ve bir başlangıç mefhumu öngörmeyen -devinim ve dinanizmi öngören- evren modeli, Plazma Evren Modelidir. Big Bang ise her gözlemde daha fazla oranda yanlışlanmış durumdave kırılma noktasına örnek teşkil edecek yıllarda ikibinli yıllar.Ne Evren Big bang modelin öngördüğü gibi bir yapı sergiliyor, ne sistemlerin yapısı bunu doğruluyor, ne de uzak gözlemler doğrulayabiliyor, ne de öne sürülen kızıla kayma geçerli argüman olabiliyor, şu an iddiaların sürdürülebilir olma noktası gözleme dayanmayan ve belkide hiç gözlemi yapılamayacak olan spekülatif çıkarımlar, varsayımlar veya olmaz ise olmazlar temelli -gözleme değil salt us'a dayalılığa ve yalıtıma bağlı- öngörülere indirgenmiş durumda. Beraberinde öne sürülen başka türden hepimiz dalgayız yönlü çıakrımlara dair ne bir gözlem, ne bir olasılık elde edilmiş değil, kaldı ki bir an için öyle bile düşünsek, 1 sorunu çözme adına öne sürülen varsayımlar, sorunu çözmediği gibi içinden çıkılması imkansız paradokslara dönüşüyor.




http://www.metaresearch.org/cosmolog...BBproblems.asp
1) Statik evren modelleri, eldeki verilere, genişleyen evren modelinden daha iyi uyuyor.
2) Kozmik arkaplan radyasyonunun, Big Bang'den kalma olduğu fikrinden ziyade, uzay boşluğunun yıldızların ışığı tarafından ısıtılması yoluyla oluştuğu açıklaması akla daha yatkın.
3) Elementlerin oluşumunu açıklamak için, Big Bang modelinde çok fazla parametre ayarlaması yapmak gerekir.
4) Evrenin Big Bang teorisine göre hesaplanan yaşı, 15-20 milyar yıl, evrende gözlenen büyük yapıların ve onların arasındaki büyük boşlukların oluşmasına yetecek kadar fazla değil.
(100 milyar yıllar gerekebilir)
5) Kuasarların ortalama ışık şiddetinin zaman içinde tam belli bir şekilde azalması gerekiyor, böylece ortalama parlaklıkları tüm kızıla kaymalarda aynı kalsın..
6) Galaksi gruplarının yaşı, evrenin yaşından daha büyük gözüküyor.
7) Galaksilerin yerel hareketleri, her tarafı üniform olması gereken bir sonlu evren modeli için fazla yüksek görünüyor.
8) Big Bang teorisine göre, evreni oluşturan asıl baskın ve fazla olması gereken maddenin, içeriği ve varlığı belirsiz olan "kara madde" olması gerekiyor.
9) Gözlenen en uzak galaksiler galaksilerin evrimi konusunda yeterli kanıt göstermiyor. bunların bazıları en sönük kuasarlardan daha yüksek bir kızıla kayma gösteriyor.
10) Günümüzde gözlediğimiz açık evren eğer başlangıç anına döndürülseydi, evrende gözlenen maddenin gerçek yoğunluğunun kritik yoğunluğa oranının 1'den sadece 10 üzeri 59'da bir kadar farklı olması gerekirdi. Daha fazla bir fark, ya çoktan kendi üzerine çökmüş, ya da çoktan dağılıp gitmiş bir evren ortaya çıkartırdı.


Bir başka örnekte, genişleyen evren ifadesini doğrulayan gözlemlerle, birbiri arasında milyonlarca ışık yılı uzaklık olması gereken galaksiler, birbiriyle yakın komşu olarak gözleniyor ve üstelik biri diğerinden madde sömürüyor. İki galaksiden elde edilen kırmızıya kayma ise aralarında madde alışverişini sağlamayacak denli uzaklıkta farklı sonuçlar veriyor. Oysa ikiside aynı uzaklıkta ise ve kırmızıya kayma uzaklaşmaya oranlı ifade ediliyorsa, iki galaksininde birbirinden madde sömürü yapamaması ve aralarında milyonlarca ışık yılı ayrılık mesafesi gerekirdi. Yani Big Bang modele göre düşünürsek, böyle bir durumun gözlemlenmemesi gerekirdi.

http://www.metaresearch.org/cosmology/BB-top-30.asp

http://lppfusion.com/

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (18-02-2016 Saat 08:20 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 18-02-2016, 09:38
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.323

Onur Üyeliği 

Standart

“Evrenbilim ve parçacık fiziğinin herikisi de, “tümdengelimsel usa vurma*” yöntemini kullanıyor. Bu yönteme başvuranların hepsi değilse bile çoğu, kuramlarının gözlem ve/veya deneyler karşısında ne denli tutarlı olduğunu görme kaygısına kapılmıyorlar. Parçacık fizikçilerinden A. Zee 1986yılında yayınlanan Fearful Symmetry: The Search for Beauty in Modern Physics adlı kitabında, “...önce matematiksel güzelliği gözetelim; gerçek nasıl olsa arkadan gelir” gibisinden bir saptamada bulunuyor. Bu iki bilim dalı (son zamanlarda ulaştıkları konumlarını dikkate alırsak bunlara bilim dalı demekten çok ‘metafizik araştırma programları’ demek daha doğru olacak!) yalnızca kullandıkları yöntemle değil içerikleri açısından da birbirine benzemektedir. Parçacık fizikçileri için Büyük Patlama, “kusursuz bakışıklığın” (perfect symmetry) altın çağını oluşturuyor.

* Kısaca indirgemeci olarak dile getirdiğimiz idealist yöntem-tutum, parçalardan bütüne ulaşma artık yok sayılıyor veya görmezden geliniyor.

“Büyük Patlama, protonlarla pozitronların karşılıklı olarak değişimini gerektirir. Özdek ile anti özdeğin bakışık olarak yaratıldığı savunulduğundan Büyük Patlamanın hipotezi olan son derece yüksek yoğunluklarda tüm özdekle anti özdek birbirini yokederek saf erkeye dönüşecektir. Bu, özdek içermeyen, saf erkeden oluşan bir evren demektir. Ancak, eğer pozitronlardan bazıları protonlara dönüşecekse, tüm anti özdeğin ortadan kalkmasıyla birlikte geride proton ve elektronlardan oluşan bir artık kalacaktır. Bu durum, Büyük Patlamayı ayakta tutmaya çalışan “pamuk ipliklerinden” biridir.

“Protonlar gerçekten bozunuyor mu? BBK(**) lar protonların ortalama ömürlerinin 10 yıl olduğunu ve bu süre sonunda bozunacağını öngörmektedir. Bu öngörünün sınanması amacıyla eski maden ocaklarının en derin galerilerine kurulmuş olan su tanklarında proton bozunma deneyleri başladı. Deneyler, bırakın normal sürede bozunmayı, BBK ların öngördüğü sürenin 100 katı süre içinde bile bir tek protonun bozunmadığını gösterdi.


** BBK (Büyük Birleşim Kuram)

“Bir kez daha yineleyelim: estetik güzelliğe sahip düşüncelerden yola çıkarak doğa yasalarına erişme çabaları kısır çabalardır. Hangi evrenin daha güzel olduğunu sonsuza dek tartışabiliriz, ancak hangisinin gerçek olduğuna yalnızca deney ve/veya gözlemler karar verir. Eğer parçacık fiziği kuramcılarının ‘proton bozunması’ deneylerinde yaptığı gibi yapıp, gözlemleri dikkate almazsak, ortaçağ kalıntısı yöntemlere doğru gerilemiş oluruz.

“BBK lar için söylediklerimiz son zamanların kuramsal modası olan süpersicimler ve süperbakışıklıklar için de geçerlidir. BBK ların doğrulanmamış olması yetmiyormuş gibi, bazı kuramcılar şimdilerde doğanın dört kuvvetini birleştirme çabasına giriştiler. Çekim kuvvetini de dikkate alan bu kuramlar, sicim adı verilen, uzunluğu olup genişliği olmayan kurgusal niceliklerle yola çıkıyorlar. Herşeyin Kuramı ( TOE - Theory Of Everything ) adı verilen bu çerçeve, tüm parçacıkları ve alanları bünyesinde barındırıyor. Ancak, sicimler öylesine devasa erkelere sahip ki, kuram, doğrulanabilir bir tek öngörüde bile bulunamıyor.
-----

3 - 7 Ekim 1985 tarihleri arasında Kopenhag’da düzenlenen bir toplantıda Niels Bohr’un 100. doğum günü kutlandı. Bu konudaki ilginç bir tartışma, bu toplantıda geçmiştir:

Lee: “Siz, string kuramının birkaç yıl içinde ya doğruluğu kanıtlanacak ya da yokolup gidecek dediniz. Yokolup gideceğini sanmıyorum. Bugüne dek yaşadığımız deneyimler gösterdi ki, doğa ve biz insanlar, kuramlarımızın uzun ömürlü olması konusunda zekice davranamıyoruz. Belki kuramın doğruluğunu veya yanlışlığını gösteremeyeceğiz ama, string kuramı bir süre sonra yine karşımıza çıkacak.”

Weinberg: “Evet, string kuramlarının canlandığına tanık olabiliriz ama o zaman da ben onların canı cehenneme diyeceğim!”


Neyse dileyen okur tamamı aşağıda...


Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 18-02-2016, 12:25
errata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
errata errata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.198
Standart

Büyük Patlama Teorisi; gözlemsel olarak evreni açıklamakta kullanılan en güçlü teoridir. Bunun tersini iddia edenin acayip sağlam veriler ve matematiksel modeller sunması lâzım.

"Dalga malga, Kuantum muantum, plazmanın hedesi" diyerek ortaya saçılıp da abidik gubidik adamların sitelerine referans veren spartacus gibi insanların Bigbang ya da Kuantum teorisi hakkında söylediklerine kulak asmayın.

"Bigbang teorisi nedir ve yanlışlanmış mıdır?"
En anlaşılır özeti okumak isteyenler aşağıdaki bağlantıdan sorulan soruya ve verilen cevaplara bakabilir.

https://www.quora.com/Can-the-big-bang-theory-be-proved
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 18-02-2016, 14:15
Kurdistannn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kurdistannn Kurdistannn isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Aug 2015
Mesajlar: 732
Standart

Kanımca,bu sayfada hoş
http://science.howstuffworks.com/dic...ang-theory.htm
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:17 .