Turan Dursun Sitesi Forumları
  #1  
Alt 02-12-2004, 22:10
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart ÖLÜM NEDİR?

Yaşamın devam etmemesi durumudur.
Yaşam nedir?
Yaşamı çeşitli şekillerde tanımlamak mümkündür. Ama yaşamın ölümü tanımlamak için yararlı ilginç bir tanımı daha vardır.
Yaşam, canlıyı oluşturan cansız atom ve moleküllerin sürekli olarak devinimidir. Vücutta mevcut ve onun yapısına katılan her atom sürekli bir değişim içindedir. İnsan vücudunda her saniye milyarlarca kimyasal tepkileşme vuku bulmaktadır. Buna biz metabolizma diyoruz. Ayrıca atomların bu devinimini organizmanın kendini yenilemesi ve tamiri olarak da düşünebiliriz.
Bir canlının canlı kalabilmesi için bütün atomlarını sürekli olarak yenileyebilmesi gerekmektedir. Bu yenilenmenin olmaması durumu ölümdür.. Ölüde mevcut atomlar organizmanın kendi gereksinimleri çerçevesinde yenilenemezler. Yenilenememe nedeni çoğu kere aynı zamanda ölüm nedenidir.

Ölümü bu şekilde tanımlayınca ruhun olmadığı da kolaylıkla anlaşılmaktadır. Bizi canlı tutan gizemli bir ruh yoktur. Atomların ileri geri hareketi ve yeni atomlarla yer değiştirmesi, bu arada ortaya çıkan kimyasal maddelerin birbirleri ile sürekli tepkileşmeleri ruhun ve insanlardaki karmaşık duyguların karşılığıdır. Beyinde bazı kimyasal mediyatörlerin eksikliği veya fazlalığı insanların akıl hastalıklarından ve arada bir duydukları heyecan, coşku veya korkudan sorumludur. O mediyatörlerin etkilerini modifiye ederek, bazı akıl hastalıklarını tedavi etmek mümkündür.

Yaşamı, ruhsallığı, akıl ve zakayı, güçlü insansal duyguları olduğu gibi ölümü de materyelizmle açıklama mümkündür. Bir canlıyı oluşturan atomların devinimlerinin durması, onun ölümü demektir.

Çoğu kere yüceltilmez ölüm ve korkulur.

Bu korkunun nedeni, yaşama içgüdüsünün varlığıdır. Bu içgüdüyü denetim altına alan her insan ölümden korkmamayı öğrenir. Yaşama içgüdüsünü besleyen en güclü insansal beklenti umuttur. Umudun bittiği yerde yaşama içgüdüsü de tükenir. Yaşama azmi azalırken, ölüm son çare olarak karşımıza çıkar, son umut olur........



SON UMUT

Ölümsün......

Sonsuzdan bakan,
Kara, derin gözlerin ve,
Bilinmezliğin eşiğinde yücelen,
Ulu heybetinle,
Kaçınılmaz bir sonu simgelersin.

Bir ruh gibi,
Hafif bir esinti gibi,
Sessizce gelip,
Görevini yaparsın.
Sonra yine yokluğa yönelip,
Sonsuzluğun karanlık gölgesine
Kaçarsın.



Acı ve ızdırap bırakırsın,
Geride.
Özlenmezsin, sevilmezsin,
Aranmazsın, istenmezsin,
Çoğu kere.

Kimdir sana hükmeden,
Nedir seni coşturan,
Bilinmez,
Kan, orağının ucundan
Eksilmez.

Hiç yorulmazsın,
Hiç acımazsın,
Kadın, çocuk bebek demez,
Ayrım yapmazsın.

Yine de her bedduaya kulak asmaz,
Her suçluyu cezalandırmazsın.
Her çağrıya hızla koşmaz,
Her dileği hemen uygulamazsın.

Kimbilir,
Belki sen de benim gibi,
Sevmeyi sevilmeye yeğleyen,
Platonik bir aşık ve,
Cömert bir sarhoşsun.
Unutmasan bile sonunu her aşkının,
Unutulmaktan pek yakınmazsın.

Korkulu ününe rağmen,
Umutsun,
Her umudunu yitirene .
Çaresin,
Her çaresiz derde düşene.
En güvenilir dostsun,
Ey tatlı ölüm.

Bir son gibi görünsen de,
Belki de yeni bir başlangıçsın,
Hem bu dünyada kalana,
Hem öte dünyaya göçene...


HACI
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 03-12-2004, 19:19
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Siir tek kelimeyle olaganustu."Tanri''dan baska olaganustu yoktur" diyeceklere ragmen tekrarliyorum.Siir olaganustu.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 03-12-2004, 22:31
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

Thank you!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 03-12-2004, 23:59
Hocam Hocam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Dec 2004
Mesajlar: 2
Standart

Burada çok iyi şiir yazan birisi var diye duydum

Doğru yerdeyim!Yanılmamışım...



Hocam

?nsana özgü olan hiç bir ?ey bana yabanc? de?ildir...Hepimiz Dinlerimizle do?ar?z ama sonras? bize kalm??t?r...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 04-12-2004, 00:05
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

Hocam hoş geldin... Biraz da buralarda dolaş.. Umarım yazılarımzı Özgür forumdan daha kaliteli bulursun... Üzülerek söyleyim ki Özgür Tartışma forumu eski halini hızla kaybediyor. Hem katılımcıların birkaçı kalitesiz, hem de iletiler yok oluyor. Burada böyle bir sorunla karşılaşmayacaksın.
Tekrar hoşgeldin. Bizi onurlandırdın..
Hacı
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 04-12-2004, 00:26
Hocam Hocam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Dec 2004
Mesajlar: 2
Standart

Sevgili Hacı,O onur bana ait

Senin olduğun her yerde ben de varım.

Yalnız dediğin gibi ,bir süre sitenin girişindeki ve forumdaki yazıları

bir inceleyim sonra belki bende yazmaya başlarım.

Daha önce dediğim gibi ;bir sitede bir dini yok etmek kolay olabilir

ancak yerine daha iyi bir felsefe koymak çok zordur...Bu bağlamda

bu site ,insanlığa faydalı öğretiler ve alternatif felsefeler üretebiliyorsa

o zaman okumaya değerdir...



Hocam

?nsana özgü olan hiç bir ?ey bana yabanc? de?ildir...Hepimiz Dinlerimizle do?ar?z ama sonras? bize kalm??t?r...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 04-12-2004, 21:49
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

Mesleğim gereği ölülerle çok uğraştım. Profesyonel yaşamımın ilk üçte birinde, binin üzerinde otopsi yaptım ve binlerle otopsi izledim. İnsan bir süre sonra profesyonel yaşamında yaptıkları ne kadar kaba, kanlı, çirkin, rezil ve olağan dışı şeyler olursa olsun, zamanla onlara alışıyor, kanıksıyor. Onları yaparak yaşamını kazanırken hisleri de köreliyor. Aslında bu gerekli. Bir tür savunma mekanizması olarak gelişiyor. Ölenle gereğinden fazla ilgilenilmiyor. Hastalık nedeni ve nasıl öldüğü saptanıyor. Sonunda geride o ölünün kişiliği, nasıl yaşadığı ve öldüğü, ölürken ne kadar çok sıkıntı, ızdırap ve ağrı çektiği, yakınlarına ne kadar üzüntülü günler yaşattığı gibi ayrıntılar değil, onu öldüren hastalık kalıyor. Öğrenilen bilgiler yaşamakta olan insanların sağlığına yardım etmede kullanılıyor. Ölen için zaten ortada bir sorun yok. Onun ölmesine rağmen bütün sorun ve sorumluluk geride kalan yakınlarının ve bütün insanlığın omuzlarına yükleniyor. Onlar ölenin acı ve ızdırabını kendilerine mal ederek, bir süre daha sürdürüyorlar. Sonunda her şey uzak bir anı oluyor. Ölümün son derece kişisel bir olgu olması gerekmez mi? Değil işte! Ölüm kişisel değil! Sosyal bir olgu.... Kişiler ölüyor ama, onların ölümünden bütün toplum ve sonunda bütün insanlık etkileniyor. Ölen öldüğünün farkında değil.
Kişinin ölmeden önce genel olarak ölümü, özel olarak kendi ölümünü düşünmesi ve tasavvur etmesi çok zor.. Ama arada bir de olsa, ölümü düşünmesinde yarar var. Bu bir saplantı olmamalı ama, ihmal de edilmemeli. İyi, üstün ahlaklı ve topluma yararlı bir vatandaş ve insan olmak, ölümü düşünmeden başarılamıyor. Arada bir ölümü tadmalısınız. Ölünce nasıl olsa tadacaksınız....



ÖLÜMÜ TADIYORUM..

Gün bana sormuyor günlüğünü...
İşini biliyor,
Geceler de öyle,
Aradan geçen yıllar da.....

Yanılsamalar bana ait,
Sonunda ölüm de..

Şafakla başlıyor gün,
Durmuyor..
Bir devinimdir gidiyor....

Ömür bir gün daha kısalıyor,
Ölüm bir gün daha yaklaşıyor...

Ölümü düşlüyorum,
Nasıl bir deneyim, diye...

Gözlerini kapat,
Görme.
Duyma kulaklarınla,
Koklama artık,
Dokunma...

Ölüm bu olmalı, işte...
Kekre bir tad,
Damağında, dilinde...

Buruk lezzetiyle
Ölüm, her yerde..
Her zaman seninle,
İç içe.......



HACI
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 23-12-2014, 04:55
Sigur Ros - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sigur Ros Sigur Ros isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Nov 2014
Mesajlar: 62
Standart

ne de olsa ölüm beni bulduğunda orada olmayacağım, korkmama gerek.
gibisinden bir söz vardı. motive eder beni ölüm hakkında. sadece ölecek bir diğer hayvanız hepimiz. gerçekleşecek olayın bir hücrenin ölmesinden, çimenin ölmesinden, bir sivrisineğin ölmesinden bir farkı yok. peki ya ölüm nedir? yok olmanın dayanılmaz hafifliğine ulaşmaktır...

Yazılarımda hiçbir gruba, kişiye karşı dalga geçme, küçümseme amacı yoktur. Öyle olduğu düşünülürse özel mesaj yoluyla şahsıma bildirilebilir. (kısaca; hatalıysam ara)
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 29-12-2014, 00:46
direkt3d direkt3d isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Dec 2014
Mesajlar: 18
Standart

Ölüm tadılmadan bilinmeyen, tadıldıkça bildirilemeyen bir şeydir konuşmak yersizdir iyilik yap ki iyi karşılan deller.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 29-12-2014, 04:17
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart

@Hacı 'nın ölüm hakkında ki görüşlerine katılmasamda, şiirlerine söylecek bir sözüm olamaz, anca mükemmel olmuş, çok beğendim demek olur diyeceklerim.

Bunu çok düşünmüşümdür, biz insanoğlu bu DÜZ YAZI denen olay yerine, şiir tarzı bir iletişim şekli seçseydik, geliştirseydik, ne bu kadar sorun üretmez, nede bu kadar bir birlerimizle kopuk yaşamazdık.
Zira düz yazı denen olay, kanundur, yasadır, kuraldır, emirdir gibi bir ton şeyle insanları sınırlandırdıkça, insanlarda bu sınırların içinde (hapis) kaldı.

Oysa şiirle istediğiniz şeyi söyleyebilirsiniz, şiirin tek kuralı olabilir o da kuralsızlıktır, sınırsızlıktır.
Düz yazıda bu sınırsızlık mümkün değil.

Aslında birde Hâl lisanı denen bir şey var ki bunu hayvanlarda mükemmel bir şekilde uygularlar, az laf ile çok iş yaparlar ki koca sürüleri bile idare ederler.
Ne yazılı kanunları nede kuralları vardır ama hepside bu dili bilirler.
Bizim insanımızda aslında kendi arasında, kaş, göz, mimiklerle bir dil geliştirmişlerdir, bunun bir yasası, öğretisi, okulu yoktur, bu topraklarda doğduysanız o dili bilirsiniz.

Diyeceğim o ki şiirde de keskin hatlar olmadığı için, hâl lisanına örnektir, ne kadar az şeyle ne kadar çok şey anlatabiliyorsunuz mesele budur.
Resimde bu konuda iyi bir örnektir, o da insan doğasına uygundur.

Ama düz yazıya gelince, bir sürü şey yazıp, hiç bir şey anlatamamak gibi bir özelliği vardır ki maalesef insanlığın en kötü keşfidir bile diyebilirim bu yüzden.
Tıpkı bu kadar şey yazıp, bir şey anlatamamak ta olabilir bahsedilen oysa bir resim, bir dörtlük yeterli gelebilecekti ama nerede, böyle bir ortam yok, bitmiş çoktan.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:15 .