Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Konu-dışı

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 20-03-2018, 00:04
Dijwar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dijwar Dijwar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Nov 2017
Bulunduğu yer: İzmir-California hattı
Mesajlar: 266
Standart

Uydurtu, seni olumsuz manada eleştirmiyorum bence doğru yoldasın ama bunu sporla birleştir.

Düşük karbonhidratlı ve sağlıklı yağlarla yapılan beslenme benim de tercihim. Ama buna spor da ekle. O zaman çok daha sağlıklı olursun.

Kişiliklerinde devrim yapamayanlar, devrimci olamazlar
Mahir ÇAYAN
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 20-03-2018, 00:42
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 2.768
Standart

Ben kişiseli geçtim. Çevremde gördüğüm insanlar var. Kendi kardeşim gripten 4 gün yattığında ve doktordan 4 kutu ilaçla çıktığında ve gereksiz antibiyotik ve kimyasal kullandığında ve ben bakır çinko magnezyum gibi takviyelerin gripte o ilaçlardan daha fazla işe yarayabileceğini daha bugünlerde doktorlardan değilde kişisel okumalar ve ıkınmalarla internetten öğrenip kardeşimle paylaşıp umursanmadığımda
ya da kırk yıllık bilgisizliğimi ilgisizliğimi ve aldatılmışlığa benzer tuhaf bir durumu ve hissi de çözümlemem eşliğinde
Bilgi nedir ne işe yarar?, ölçütü nedir?

Kendi çevremde arkadaş eş dost bir çok insan için benzer biçimde örneklemelerim var..

İlgisiz 4 kutu ilaç örneklemesi içeren birkaç çevre yakını daha ve en tutarsızı şu. Paylaştığım paylaşacağım bilgi çöp niteliğinde ve öneminde.

Hadi bırakın beni geçtim ben bilgi satıcısı değilim
Bilginin onuru daha önemlidir...

Ben kendi anne babam ile bile örneğin bu konuda yaşamsal gerçekçi gördüğüm ve göreceğim bilgisel kontağı kuramam.
Kimyasal ve sentetik çöplük önem sayılıyor hala..
Onu da geçtim bu alanda kirli bir dezenformasyon yumağı var. Meselenin ayağı üç adım ötede. Çoğu ilgili ya da kendini ilgili sanan bile ilgisiz. Çok azı durumu çözümleyebiliyor...

Anladığım kadarıyka kansal tetkikler teknoloji ve bilginin yorumlanması olarak çağın gerisinde ya da yetersiz
Elektronik ve manyetik görüntülemeler benzeri de öyle
Sanki bunlar yüzeysel ve iyi hissettirmek işlem görmüş olunmak için yapılıyor...

Vicdanlar yaralandığında da kan akmış sayılmaz mı? -Thoreau...
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 20-03-2018, 01:03
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 2.768
Standart

Anladığım kadarıyla eklediğim Propolis üzerine 79 da yapılmış bilimsel çalışmalar var ve babam 20 yılını arı başında geçirdi. Propolis denilenle delik güyüm tamir edilirdi.

Bunu bize kim söylemeliydi?

Sanırım babam doktor olsa o mesleği yapamazdı.
Sanırım ben doktor olsam o mesleği yapamazdım. Güncel anlamda..

Koltuklarından kalkmalılar ve ağır kıçları bir kımıldamalı bazılarımızın bunu biliyorum..

Hiç mi umursamıyorlar?

Eğer önemse ve eğer gerçekse griplerde kullanabilirdik antibiyotik olarak kullanabilirdik. Bunu da geçtim yara bakımı yapabilirdik. Boğaz enfeksiyonlarına ve deri tırnak mantarlarına karşı kullanabilirdik. Ben 1.5 yaşında belki de bilmiyorum ama penisilin türevleri kullanmayabilirdim.
Bakın burda bilginin erişim kullanılma ve yayılım biçimini daha çok eleştiriyorum.

Beslenme bilimi ve gıda intoleransları ve ek olarak,
Diyet ve perhiz protokolü anladığımız kadarıyla birincil tıp ve bu alanda bilgi eksikliği körlüğü, görmemezlik görmezden gelme çok fazla.. Kara bilgi de çok fazla...
Bunları şimdi şimdi anlıyoruz...

Vicdanlar yaralandığında da kan akmış sayılmaz mı? -Thoreau...
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 20-03-2018, 01:16
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 2.768
Standart

Kendi kendime örneğin
Birincil eczaların hepsi defedilmiş bilgi saklanıyor ya da kör edilmiş ve kontrol altında gibi hissediyorum yahu ben kör müyüm?
dersem konuyu ve başlığı böyle yazmak ve sürdürmek istemediğimi hatırlarım ama benim dengeli ve kontrollü bir başlık ve yazım mekaniği sürdürmek beceriksizliğim de baki mi diye de eklerim

Vicdanlar yaralandığında da kan akmış sayılmaz mı? -Thoreau...
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 20-03-2018, 01:21
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 2.768
Standart

Yaşam kalitesi denilen o sözde yaşam uzatma ölüm denilenden daha önemlidir ve sözde öldürmeme denilenden daha önemlidir.

Ben inanıyorum ki ve farkındayım ki sayılan diyetleri yaşam boyu deneyenler bunları ve fazlasını yazmak için benden fazla çırpınacaklar...

Vicdanlar yaralandığında da kan akmış sayılmaz mı? -Thoreau...
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 20-03-2018, 01:56
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 2.768
Standart

İnsan varlığı gluten intoleransı olduğunu böyle mi öğrenmelidir?
(çöl-yak için düşünün)
Düşkün bir şekilde hastane kapısına giderek ve doktor doktor gezerek ama yıllarca gereksiz ve aşırı biçimde gluten tüketmiş olarak
En kötü olasılıkta insancıl bir tıp ve bilim bunu standart bir test olarak doğuma indirger değil mi?

Ve insan varlığı vücudunun şeker tolere edemediğini diyabet olunca ve pankreası çalışamaz ve insülin üretemez hale geldiğinde mi öğrenmelidir?
Bir sürü fizyolojik acı da yıkım da anomali de cabası..
Standart testler bilimsel önyöntemler geliştirilmelidir değil mi?
Korumacı hekimlik nerde?

Şimdi bu tıp mıdır? Bunlar bilim protokolü müdür?

Ben en basit mantığımla diyebiliyorum ki açlık tokluk kan şekerleri ve insülin seviyeleri standart protokol olarak vb. sıklıkla ya da belli aralıklarla gözlemlenerek bu sorunlar indirgenemez mi?

Aşılar protokol. Yaşam kalitesi uzun yaşamdan önemlidir...

Hepsini geçtim. bu, tek bir örnek. Çöl-yaklıya gluten yedirdikten sonra hastalık keşfetmek bunlar bilim protokolü mü?

Deniyor ki, deniliyordu ki epilepsi beyinde kısa devre gibi bir şeydir. Hadi öyle olsun. Yeme içme ile ilgisini düşünmeyiz bile.
Düşük karbonhidrat diyetlerinin epilepsi nöbetlerini büyük oranda nasıl durdurabildiği önem değil mi?
Bunda bilgi payı yok mu?

Otizm geriliyor Alzheimer geriliyor düşük karbonhidrat diyetle. Bunda bilim yok mu?

Bir kere aşı sonrası için ağır metal zehirlenmesi ya da barsak geçirgenlik ve emilim testleri benzeri geliştirilmeli eğer bunlar standart protokol olacaksa.

Hastaneler birincil diyet ve detoks merkezi olmalıdır benim anladığım. Bunlar satandar protokol olarak uygulanmalı.
Tanı koyamıyorsunuz tanı kim koyuyor

Ki ben tıp okumadım. Eğer tıp okusaydım size ne yapılması gerekiyor olduğunu emin olun söylerdim. bulurdum. bunlar değilse .

Vicdanlar yaralandığında da kan akmış sayılmaz mı? -Thoreau...
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 20-03-2018, 12:13
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 2.768
Standart

Günümün ilk saatleri kendi sağlığımı, tıbbımı, yaşam ve beslenme düzenimi/bilimimi kurabilmek, geliştirebilmek ve yine çevremdekilere de bu anlamda destek ve yardımcı olabilmek fikirleri ile "Candida" olgusu ve "Asit-alkalin Dengesi" denilen üzerine okumalarla geçti.
Oldukça kafakarışıklığı yaşadığımı ve pek bir şey ya da net bir şey anlamadığımı söyleyebilirim kabaca..

ama ilk izlenimlerim şunlardı.

Vücut için alkali/bazik ve karşıtı asidik denilen dengenin öğrenilmesi ya da araştırılması ve bunu ölçemeyen (ya da ölçmeyen ve belirlemeyen) tıbbın belirlenmesi-keşfi ve eleştirmesi

Anlamakla ve emin olmamakla birlikte, muhtemelen yüksek şeker alımını ya da ve ya da yanlış beslenme-yaşam ve tıp protokollerini takiben vücudun alkali dengesinin bozulması sonucu (evde basit bir tükrük testiyle evde bile anlaşılabilen) candida denilen ve aslında insan organizmasının da doğal bir parçası olan mantar-maya türevinin vücuttaki istilacılığının yolaçtığı candida enfeksiyonu salgınının başka adlarla hastalık ismi bulması tablosu gibi bir şey okuyoruz
biz mi yanlış yorumluyoruz okuyoruz? uyumsuz muyuz? bilgisiz mi? uyumsuz musunuz? Bilgisiz mi?

Candida ya da candida istilacılığının yolaçtığı ciddi sorunlar ve böyle bir olgu yumağı var gibi gözükmekte. yanlış mı yorumluyoruz?

Candida olgusu; Canan Karatay'ın "ben alkali-malkali bilmem vücut kendi ph dengesini korumak üzerine programlanmıştır" demesi gibi mi ele alınmalı? Yani candida mandida bilemem organizma canlı bir bütün ve bu ordaki herhangi bir gösterge mi? olgunun kendisi değil muhtemelen.

Candida ne yapmaya çalışıyor? yani örneğin alkol ve fermente olurken içindeki bakteriler ordaki şekeri yiyor sanıyorum

Eğer anlatılanlar ve anladıklarımız gerçekse ve eğer okuduklarımız gerçekse ya da okuduğumuz anlıyorsak ve az çok sentezliyorsak şunu söylebiliriz ki; neredeyse Candidoloji diye böyle değilse bile buna yakın bir uzman hekimlik alanı kurulmalı özel candidoloji klinikleri kurulmalı ve özel savaş açılmalı

Ancak yine de her yol/yön şeker ve karbonhidrat diyetlerine ve bunların aşırı ve bilinçsiz tüketimine bağlanıyor. öyle algılıyoruz.

Eğer bahçeden ayrıkotlarını sökersek kökleri geride kalıyor ama sımsıkı bir çimenlik kurarsak bu ayrıkotlarını boğar

Diyor ki; vücudun asit yükü kan testlerinden anlaşılmaz
Bu kadar teknoloji, bilgi ve bilim eşliğinde vücudun alkali-asit dengesini biyolojik ritmini nasıl ölçemez ya da ölçmeyiz?ya da bu önemli mi? bilmiyorum

tedaviler berbat ve buna şaşırıyorum .tıpta öyle.ilgi de öyle.bilgi de..

ben sadece (sade sıradan bir yaşam sürmek ve) açık yardım almak istiyorum ve kafakarışıklığımı aşmak. sağlıklı bir yaşam sürmek istiyorum ve bunun için elimden geleni yapmaya hazırım. uygun protokolleri izlemek ancak bilim karışıklığı var.

eğer şu ya da bu bilgi ve bilimse, oraya giderim yönelirim ancak diğer insanları da yönlendirmeliyim değil mi?
bu kadar saçmalığa nasıl katlanıyorsunuz?

Vicdanlar yaralandığında da kan akmış sayılmaz mı? -Thoreau...
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 20-03-2018, 13:33
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 2.768
Standart

uydurtu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Günümün ilk saatleri kendi sağlığımı, tıbbımı, yaşam ve beslenme düzenimi/bilimimi kurabilmek, geliştirebilmek ve yine çevremdekilere de bu anlamda destek ve yardımcı olabilmek fikirleri ile "Candida" olgusu ve "Asit-alkalin Dengesi" denilen üzerine okumalarla geçti.
Oldukça kafakarışıklığı yaşadığımı ve pek bir şey ya da net bir şey anlamadığımı söyleyebilirim kabaca..

ama ilk izlenimlerim şunlardı.

Vücut için alkali/bazik ve karşıtı asidik denilen dengenin araştırılması

Anlamakla ve emin olmamakla birlikte, muhtemelen yüksek şeker alımını ya da ve ya da yanlış beslenme-yaşam ve tıp protokollerini takiben ,barsak emiliminin/geçirgenliğinin bozulması ve sonucunda sanırım vücudun alkali,sıvı ya da elektrolit dengesinin bozulması gibi bir şeyler sonucu (buna olumsuz yaşam koşulları ,genel toksisite ve ağır metal enflamasyonlarını da belki ekleyebiliriz) (evde basit bir tükrük testiyle evde bile anlaşılabilen) candida denilen ve aslında insan organizmasının da doğal bir parçası olan mantar-maya türevinin vücuttaki istilacılığının yolaçtığı candida enfeksiyonu salgınının başka adlarla hastalık ismi bulması tablosu gibi bir şey okuyoruz
biz mi yanlış yorumluyoruz okuyoruz? uyumsuz muyuz? bilgisiz mi? uyumsuz musunuz? Bilgisiz mi?

Candida ya da candida istilacılığının yolaçtığı ciddi sorunlar ve böyle bir olgu yumağı var gibi gözükmekte. yanlış mı yorumluyoruz?

Candida olgusu; Canan Karatay'ın "ben alkali-malkali bilmem vücut kendi ph dengesini korumak üzerine programlanmıştır" demesi gibi mi ele alınmalı? Yani candida mandida bilemem organizma canlı bir bütün ve bu ordaki herhangi bir gösterge mi? olgunun kendisi değil muhtemelen.

Candida ne yapmaya çalışıyor? yani örneğin alkol ve fermente olurken içindeki bakteriler ordaki şekeri yiyor sanıyorum

Eğer anlatılanlar ve anladıklarımız gerçekse ve eğer okuduklarımız gerçekse ya da okuduğumuz anlıyorsak ve az çok sentezliyorsak şunu söylebiliriz ki; neredeyse Candidoloji diye böyle değilse bile buna yakın bir uzman hekimlik alanı kurulmalı özel candidoloji klinikleri kurulmalı ve özel savaş açılmalı

Ancak yine de her yol/yön şeker ve karbonhidrat diyetlerine ve bunların aşırı ve bilinçsiz tüketimine bağlanıyor. öyle algılıyoruz.

Eğer bahçeden ayrıkotlarını sökersek kökleri geride kalıyor ama sımsıkı bir çimenlik kurarsak bu ayrıkotlarını boğar

Diyor ki; vücudun asit yükü kan testlerinden anlaşılmaz
Bu kadar teknoloji, bilgi ve bilim eşliğinde vücudun alkali-asit dengesini biyolojik ritmini nasıl ölçemez ya da ölçmeyiz?ya da bu önemli mi? bilmiyorum

ağır metal testleri neden x yaş üstü tedavilerin ve rutin tıp protokolünün parçası değil!!
bunlar özel paralarla yaptırılabiliyor sanırım
tedaviler berbat ve buna şaşırıyorum .tıpta öyle.ilgi de öyle.bilgi de..

ben sadece (sade sıradan bir yaşam sürmek ve) açık yardım almak istiyorum ve kafakarışıklığımı aşmak. sağlıklı bir yaşam sürmek istiyorum ve bunun için elimden geleni yapmaya hazırım. uygun protokolleri izlemek ancak bilim karışıklığı var.

eğer şu ya da bu bilgi ve bilimse, oraya giderim yönelirim ancak diğer insanları da yönlendirmeliyim değil mi?
bu kadar saçmalığa nasıl katlanıyorsunuz?
alkali saçmalık , tuz-elektrolit sıvı dengesiyle mi ilgili? . bu barsak fonksiyon bozuklukları ve işlev görmezliği ya da ağır metal ve toksin semptomları ve oto-immünle mi ilgili?,
,
sonuç olarak ben yine de uygun diyet protokolünün birincil önem olacağı,burada sayılan sayılmayan abartılan diğer önlem ve garip tuhaf tıp yardım protokollerinin (ki karbonat içmek gibi şeyler okudum sanırım bu tuz gibi günlük 3-5 gram uygulanabilir?) söylemlerin ikincil yardımlar/destekler (eğer uygunsa) olabileceği kanısındayım..

Vicdanlar yaralandığında da kan akmış sayılmaz mı? -Thoreau...
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 20-03-2018, 17:49
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 2.768
Standart Bentonit Kili

Bentonit kili nedir?
Bir tür volkanik kil olan bentonit kil, içeriğindeki elektromanyetik negatif yük sayesinde bakteriyel ve toksik maddeleri güçlü bir şekilde tutarak vücut dışına atma özelliği bulunan ve bu özelliği sayesinde detoks için kullanılabilen bir kil türüdür.

Bentonit kili ne işe yarar?

Ağır metal toksinleri olarak anılan civa, kadmiyum, benzen, kurşun gibi maddeler, soluduğumuz havada ve tükettiğimiz endüstriyel gıdalarda bulunabilir ve metabolizmamıza karışan bu tür maddeler, çeşitli rahatsızlıklara neden olabilirler. Aynı şekilde endüstriyel gıdalardaki genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO), üretimde kullanılan tarım ilaçları ve yapay şekerler de vücutta birikerek toksik maddeye dönüşebilirler. Vücutta biriken bu toksik maddeler sindirim sistemi rahatsızlıklarından depresyon ve cilt sorunlarına kadar pek çok hastalığa neden olabilmektedir.

Detoks nasıl uygulanır?


Bu tür toksinlerden arınmak için sağlık ve beslenme uzmanları tarafından çeşitli detoks (toksinlerden arındırma) programları önerilmektedir. Bentonit kili de, içerdiği negatif elektromanyetik yük sayesinde bu zararlı atıkları tutarak vücut dışına atılmalarına yardımcı olarak bir tür detoks etkisi ortaya çıkarır. Aynı zamanda içeriğindeki kalsiyum, magnezyum, silis, sodyum, bakır, demir ve potasyum gibi bazı mineraller de metabolizmayı ve dolayısıyla cildi besleyerek çeşitli sorunların azaltılmasında yardımcı olur.

Bentonit kil nasıl kullanılır?
Bentonit kili, hem dahilen (ağız yoluyla alınarak) hem de haricen (cilde sürülerek) kullanılabilir.

http://hthayat.haberturk.com/saglik/...onit-kil-nedir

Vicdanlar yaralandığında da kan akmış sayılmaz mı? -Thoreau...
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 20-03-2018, 18:02
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 2.768
Standart "Hindistan Cevizi Yağı"

"Bir tür Süper Besin Olup olmadığı Tartışılmaya Devam Eden Yağ - Hindistan Cevizi Yağı"

http://www.gida2000.com/fonksiyonel-...-etkileri.html
https://www.tavsiyeediyorum.com/makale_16830.htm

Vicdanlar yaralandığında da kan akmış sayılmaz mı? -Thoreau...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:07 .