Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji > Evrim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 25-11-2009, 04:13
digeri_1 digeri_1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Oct 2008
Mesajlar: 363
Standart

teşekkürler , guzel parca neyse .Saat olmuş 3:13 ,ben de birazdan konuya girerim.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 25-11-2009, 04:53
digeri_1 digeri_1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Oct 2008
Mesajlar: 363
Standart

Sürüngenler ve Kuşlar aAasındaki Uçurum

Sürüngenler soğukkanlı hayvanlardır.Yani onlara göre iç sicaklıkları ,dış sicaklığa göre artar yada azalır.Öte yandan ,kuşlar sicakkanlı hayvanlardır ;dış sicaklık ne olursa olsun ,onların vücudu nispeten sabit sicaklığı korur.Sicakkanlı kuşların soğukkanlı sürüngenlerden nasıl geldiğine ilişkin bilmeceyi çözmek içn bazı dinozorların sicakkanlı olabileceğinden geçmekte. Bukonuda tartışmalar sürüyor.Ancak genel görüş sürüngenlerin soğukkanlı olduğudur.

Düşünülecek başka bir şey de kuşların uçmak içn nasıl tasarlandığına bakmaktır.Kuşalrın kemikleri incedir ve içi de boştur. Oysa sürüngenlerin kemikleri farklı olup ,içi doludur.Bununla beraber uçmak için dayanıklılık ta gereklidir ve bu nedenle kuşların kemiklerinin içinde ,uçak kanatlarının içindek kafeslere benzer payandalar vardır.

Uçan kuşların saatlerce hatta günlerce çırpınan kanatları çok ısı üretmesine ve soğutma için ter bezleri de olmamasına rağmen ,hava keselerindeki hava soğutmalı motor sayesinde bu güçlüğün üstesinden geliyor, havanın kemik içlerne kadar gitmesi sağlanıyor.

Başka bir özellikte kuşları sürüngenlerden ayıran temel noktalardan , görme yeteneğidir. Örneğin kartalın gözleri tıpkı bir teleskop görevi görürken, ince narin bir ötleğenin gözü ise büyüteç görevi görür.

Bundan başka kuşların ayakları da değişiktir. Sürüngenlerin beş parmağı olmasına karşın ,kuşların dört parmağı vardır.

Sürüngenler ve kuşlar arasındaki bir fark da kuşların ses tellerinin olmamasıdır. Bunun yerine "melodik sesler" çıkaran ses kutularının olmasıdır.Sürüngenler de bu da yoktur.

Hem şunu da düşünün; Sürüngenlerin kalpleri üç odacıklı iken ,kuşların dört odacıklıdır.Gagalar da kuşları sürüngenlerden ayırır.Gagalar ne işe yarar ? Fındık kırar,çamurlu suyu süzer,ağaçlara delik açar,kozalakların içini açar ,vs vs. sonsuz görevleri vardır.Peki nasıl oluyor da bir sürüngenin burnu ,rastlantı eseri böylesine özel tasarıma sahip olabiliyor. Bir dinozoroun korkunç ağzı -burnu güzelim gaga olabilir mi ?

Size çok özel (aslında hepsi özeldir) ,hatta muhteşem bir "terzi-kuşu-" örneğini vereyim.



Güney asyada yaşar; pamuktan yada ağaç kabuğu lifleri ve örümcek ağından parçaları birbirine tutturarak daha uzun iplikler yapar.Geniş bir yaprağın her iki kenarı boyunca gagasıyla delikler açar.Daha sonra gagasını bir iğne gibi kullanarak ,tıpkı bizim ayakkabı bağladığımız gibi ,yaprağın iki kenarını ipliklerle birbirine doğru çeker.İpliğin sonuna geldiğinde ya sağlam bir düğüm atar yada ucuna yeni bir parça ekleyerek dikmeye devam eder.Bu yolla terzi kuşu bu büyük yaprağı ,içine yuva yapacağı bir fincan haline getirir.

Nehayranlık uyandıran hikmet kaynağı değil mi Sürüngenlerden her yönüyle farklı değil mi ?

not: Bu bilgiler internettte bulunmuyor, özellikle okumanızı öneririm.

sevgi ve dostça
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 25-11-2009, 19:13
Ayejj - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ayejj Ayejj isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Apr 2008
Mesajlar: 1.190
Standart

Sn Natan,

Deniz kaplumbağalarınında gaga şeklinde ağızları var.Yani sürüngenlerdede gaga görülebiliyor.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 25-11-2009, 19:23
ugorur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ugorur ugorur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 02 Oct 2009
Bulunduğu yer: Kalkanlı/Kıbrıs
Mesajlar: 318
ugorur isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

Sayın natan

Öncelikle bu bilgiler ve çok daha fazlası internette bulunmaktadır. Siz sadece alıntı yapmamışsınız. Kendiniz toparlayıp yazmışsınız. Öncelikle bu konuda -en azından başka siteden k/y yapmayıp kendini yorumunuzla yazdığınız için- teşekkür ederim.

Düşünülecek başka bir şey de kuşların uçmak içn nasıl tasarlandığına bakmaktır.
şeklinde yazınızda direk tasarlanmak fiilini kullanmışsınız. Bunun yerine daha objektif bir şekilde yazmanız gerekirdi.

Ancak genel görüş sürüngenlerin soğukkanlı olduğudur.
Burda ne kastettiğinizi anlamadım. Bunu dinazorlar için mi kullandınız günümüzde yaşayanlar için mi? Eğer günümüzde yaşayanlar içinse; şu ana kadar bulunan tüm sürüngen türleri (nesli tükenmemiş) soğuk kanlı hayvanlardır.

Ayrıca sizi çarşıdan bir lise biyoloji kitabı almanızı ve okumanızı öneriyorum. Hem soğuk kanlılık hemde kalpler hakkında bilginizin azlığı hemen dikkat çekiyor.

Hayvanların soğuk kanlı olmalarının en büyük nedeni kanlarındaki oksijen miktarının azlığı ve bu az olan oksijenlerini soğuk aylarda vucudunu ısıtmak eğilde hayati işlevleri yerine getirmek için kullanırlar. Bu oksijen azlığının nedenlerinden en önemlisi vucutlarında karışık kan dolaşmasıdır. Bu karışık kan dolaşmasının nedeni de kalplerinin üç odacıklı olmasıdır (timsahlar hariç). akciğerden gelen temiz kan ile vuduttan gelen kirli kan karışır ve ordan akciğer ve vucuda dağılır.

Senin dediğin gibi tüm sürüngenler üç odacıklı değil bir kere. Timsahların kalbi dört odacıklıdır. Onların soğukkanlı olmasının nedeni kalbinden çıkan akciğer ve vucut damarlarının bir noktası birleşiktir. Bu yüzden timsahların kış uykusu eşiği diğer sürüngenlerden çok daha düşük sıcaklıklardır.

Peki nasıl oluyor da bir sürüngenin burnu ,rastlantı eseri böylesine özel tasarıma sahip olabiliyor. Bir dinozoroun korkunç ağzı -burnu güzelim gaga olabilir mi ?
Evrim teorisini çürütmek istiyosan önce evrim teorisi ne diyo onu öğren. Bugün timsah olan arkadaş yarın gagalı bir kuş oluyo demiyor evrim teorisi. Genlerdeki rastlantısal değişikliklerin rastlantısal olmayan doğal seçilim ile gelecek nesillere aktarılması ile gerçekleşir bu dediğin. Mesela: yiyecek popilasyonunun azalması ile ancak toptak altındaki solucanları yiyebilen ön-kuşların çeneleri gelecek nesillere aktarılarak devam eden süreçte bu günkü halini aldı.

Bundan sonra yazmadan önce bir lise biyoloji kitabı al oku sonra burda yaz. En azından bilmeden yorum yapmazsın.

Saygılarımla
Umurcan Görür
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 25-11-2009, 23:20
digeri_1 digeri_1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Oct 2008
Mesajlar: 363
Standart

konuya hakim olma psikolojisiyle, benim en azından bir biyoloji kitabını okumamı öneriyorsun ya epey güldüm doğrusu hehehh allah -doğa sizden razı olsun doğrusu , Bu yazınıza birşey demicem

Kütüphanemdeki büyük üniversitelerde ders veren evrimci yada evrimci olmayan bilim insanlarının ,yazarların kitap ve makalelerini atıyorum hemen çöpe, gideyim de kitapçıdan bir lise biyoloji kitabı alayım Bu uzun sürebilir, bekleyin bari ,

en içten sevgilerimle
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 25-11-2009, 23:27
ugorur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ugorur ugorur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 02 Oct 2009
Bulunduğu yer: Kalkanlı/Kıbrıs
Mesajlar: 318
ugorur isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart

Natan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
konuya hakim olma psikolojisiyle, benim en azından bir biyoloji kitabını okumamı öneriyorsun ya epey güldüm doğrusu hehehh allah -doğa sizden razı olsun doğrusu , Bu yazınıza birşey demicem

Kütüphanemdeki büyük üniversitelerde ders veren evrimci yada evrimci olmayan bilim insanlarının ,yazarların kitap ve makalelerini atıyorum hemen çöpe, gideyim de kitapçıdan bir lise biyoloji kitabı alayım Bu uzun sürebilir, bekleyin bari ,

en içten sevgilerimle
Sayın Natan

Onu neden dediğimi sizde iyi anladınız şimdi lafı çeviriyosunuz. Hem kalplerdeki farktan hemde soğuk/sıcak kanlı (Aslında bu tabir yanlış. Doğrusu değişken/sabit sıcaklıklı vucut.) yapılarındaki farktan bahsettiğiniz için onu o şekilde yazdım.

O kitaplarıda atmak yerine okusanız çok daha yararlı olur sizin için. Ayrıca o evrimci olmayan bilim(!) adamlarının isimlerini merak ettim doğrusu. İsimlerini verirseniz bende okuyum onları. Bilgim artar.

Ayrıca olayı anlatış tarzınız sanki bu değişim bugün sürüngenken yarın kuş olmuş tarzında. Halbuki evrim uzun bir süreç sonunda oluşur.

Saygılarımla
Umurcan Görür
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 26-11-2009, 14:35
digeri_1 digeri_1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Oct 2008
Mesajlar: 363
Standart

şakayla karışık bi cevaptı, darılmaca yok Robert Jastrowun yazıları hoşuma gidiyor, özellikle "Red Giants and White Dwarfs" kitabı iyidir. Bun dışında favorim J. Francis Hitching dir."The Neck of the Giraffe" okunması gerekenlerden.

Konuyla ilgili aslında daha sonra devam edicem.
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 30-11-2009, 17:06
Ayejj - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ayejj Ayejj isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Apr 2008
Mesajlar: 1.190
Standart

sn natan bu fosil sorduğunuz soruların cevabı izleyin görün.

Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 01-12-2009, 01:52
gematria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
gematria gematria isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Apr 2007
Mesajlar: 643
Standart

Natan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Derin Uçurumlar -Evrim Kuramı Bunlara Köprü Olabilir mi ?

Evrim kuramı ,balıkların amfibyumlara,bazı amfibyumların sürüngenlere dönüştüğünü ,sürüngenlerden de hem memelilerin hem de kuşların oluştuğunu ve sonunda memelilerden insanın geliştiğini varsaymaktadır.
Bu çalışmamda odak noktam ise ,varsayılan geçiş basamaklarının genişliğidir.Okurken bu tür değişikliklerin kendiliğinden ve bilinçsiz bir rastlantı sonucu olma olasılığını göz önünde bulundurun.

Balıklar ve Amfibyumlar Arasındaki Uçurum

Balıkları omurgasızlardan ayıran temel özellik omurgadır. Balığın hem suda hem de karada yaşayabilen bir yaratık olan amfibyuma dönüşebilmesi için,omurganın önemli değişimlerden geçmesi gerekiyordu. Bir leğen kemiği eklenmeliydi ; fakat amfibyumların leğen kemiğinin gelişimini gösteren hiçbir balık fosili yoktur.Kara ve su kurbağaları gibi bazı amfibyumlarda ise omurganın tamamının tanınmayacak şekilde değişmesi gerekliydi.Aynı zamanda dikkat edilmelidir ki kafatası kemikleri de farklıdır. Ayrıca evrim kuramına göre amfibyumların oluşumu sırasında ,balık yüzgeçleri,kas ve sinirlerdeki temel değişikliklerle beraber bilek ve ayak parmakları gibi eklemli uzantılara dönüşmeliydi.Solungaçların akciğerlere dönüşmesi gerekiyordu.[/B].

Kaynaklar :The Neck of the giraffe,s.20 ;
The Origin of Vertebrates,N.J.Berrill,s.10 ;
The Fishes,F.D.Ommanney,s.65


not: çalışmanın devamı geilecek ,
öncelikle bugünlerde yoğun olduğumdan dolayı yeteri zamanı ayıramayacağımı belirtmek istiyorum...
leğen kemiği eklenmeliydi demişsin yanlış demişsin ..bazı balıklar zaten leğen kemiğine sahiptir amfibyumlardan farkları ise kemiğin (bazen kıkırdak yapısında) ve omurgayla olan bağlantısının daha kuvvetsiz oluşudur... ki burada sende takdir edebilirsinki bunun sebebi balıkların pelvical yüzgeçlerinin vücudu taşıma gibi bir görevlerinin olmamasıdır..
kurbağalarda omurga tanınmayacak şekilde değişmeliydi diyosun buda yanlış çünkü omurganın değişimi sadece leğen kemiğiyle eklem yaptığı bölümlerle sınırlıdır .. farkları ise uzamış bir coccyx kemiği ve yine pelvis yüzünden kısmi değişime uğramış sacrumdur o kadar ... eh yine bilirsinki zıplama yetenekleri iyi gelişmiş olan kurbağalar böyle gelişmiş bir leğen kemiğine ihtiyaç duymaktadır ... oysa yine ambifia olan semenderlerde ise o korkunç dediğin değişim bile yok sıradan bir vatandaşın semender omurgasıyla balık omurgasınının ayrımını yapması imkansızdır ...(tabi yine güçlü pelvisten dolayı kısmi evrimsel gelişimler mevcuttur) http://digimorph.org/specimens/Ambys...e/specimen.jpg
kafatasıda farklıdır demişsin saçma bir cümle olmuş ... biçok kemik bulunan bir uzuvda spesifik bir noktayı işaret etmezsen bu konuda tartışamayız sadece laf kalabalığı olur çünkü zaten bunlar aynı türler değil biri diğerinden evrimleşmiş tabiki farklı olcak ... farklıdır demen evrimin olmadığını değil olduğunu destekler ...

Ayrıca evrim kuramına göre amfibyumların oluşumu sırasında ,balık yüzgeçleri,kas ve sinirlerdeki temel değişikliklerle beraber bilek ve ayak parmakları gibi eklemli uzantılara dönüşmeliydi.Solungaçların akciğerlere dönüşmesi gerekiyordu demişsin... doğru demişsin
resimlerini vereceğim ara geçiş formlarında bu saydığın özellikler mevcuttur ..

şimdi ara geçiş formlarına gelmeden önce bir yanılgıyı düzeltmek istiyorum ... harun yahya ve taraftarlarının sık düştüğü bir yanılgıyı ... ara geçiş formlarının nesli dünya üzerinde tükenmek zorunda değildir ... bölgelere göre bu durum farklılık gösterir.. çünkü ortam şartları evrimi tetikler .. ve dolayısıyla dünyanın tetiklenen bölgesinde bu ara geçiş formu yerini yeni bir türe bırakır ...bu canlılardan zorlanmadan hayatını sürdürebildiği elverişli ortamlarda yaşayanlar günümüze kadar yaşayabilirler evrim geçirmeden... ki zaten günümüzde birçok yaşayan türdeşleri arageçişe basamak olmuş canlılar mevucuttur...
http://student.physics.upenn.edu/~ae...production.jpg
Tiktaalik
http://www.walkernews.net/wp-content...elacanth-7.jpg
Coelacanth
http://www.earthhistory.org.uk/wp-co...anthostega.jpg
Ichthyostega-Acanthostega
http://www.dinosoria.com/poissons/glyptolepis_02.jpg
glyptolepis
http://www.upenn.edu/gazette/0398/im...ssil_large.jpg
sauripterus
http://www.btinternet.com/~vendian/F.../ss-eusbig.jpg
eusthenopteron
http://www.btinternet.com/~vendian/F...-osteohead.jpg
Osteolepis macrolepidotus
http://www.btinternet.com/~vendian/F...s-markeus4.jpg
Eusthenopteron foordi
http://www.btinternet.com/~vendian/F...monsterdip.jpg
Dipterus vallenciennesi

ve daha niceleri hepsini koyacak zamanım yok malesef ...

not : cevaplarım zaman buldukça devam edecek :P

"Gerçek, inanmayı bıraktığında, çekip gitmeyendir."
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 01-12-2009, 19:37
gematria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
gematria gematria isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Apr 2007
Mesajlar: 643
Standart

Natan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Derin Uçurumlar -Evrim Kuramı Bunlara Köprü Olabilir mi ?

[/FONT]
Balıklarla amfibyum arasındaki boşluğun kapanması için ,işitme duyusunun da köklü değişikliklerden geçmesi gerekliydi. Genel olarak balıklar sesleri vücutları aracılığıyla algılar;fakat kara ve su kurbağalarının çoğunun kulak zarları vardır. Bu nokta da diğerleri kadar oldukça şaırtıcıdır. Bunun yanında dil de değişmeliydi. Balıkların uzayabilen dilleri yoktur fakat örneğin kara kurbağaları gibi bazı amfibyumların vardır.
Amfibyumlar gözlerini kırpma yeteneğine sahiptir ve bu sayede gözbebeklerini temiz tutmak için gözlerinin üzerinden bir zar geçirirler.

Amfibyumları birtakım balık atalarına bağlamak için büyük çaba gösterilmiş ,fakat hiçbir başarı sağlanamamıştır. Evrimci bilim insanlarının gösterebildiği tek örnek akciğerli balıktır çünkü su dışına çıktığında solungaçlarının yanında ek olarak soluk alabileceği bir hava kesesi vardır.
Akciğerli balıkların karada yaşayan omurgalılra dönüşen amfibyumlara doğrudan bağlantılı olableceğini düşünmek çekici gelebilir ancak böyle bir bağlantı yine yoktur bunun nedeni ise onların tamamen farklı bir grup oluşturması. Bunu daha iyi anlamak için açarsak , gerek akciğerli balık gerekse kolelakant bu nitelikleri karşılamıyor ; çünkü bunların kafatası kemikleri ,ilk fosil amfibyumlarınkinden o kadar farklıdır ki,birinin diğerinden türemesi mümkün değildir.

Kaynaklar :The Neck of the giraffe,s.20 ;
The Origin of Vertebrates,N.J.Berrill,s.10 ;
The Fishes,F.D.Ommanney,s.65


not: çalışmanın devamı geilecek ,
Balıklarla amfibyum arasındaki boşluğun kapanması için ,işitme duyusunun da köklü değişikliklerden geçmesi gerekliydi. Genel olarak balıklar sesleri vücutları aracılığıyla algılar;fakat kara ve su kurbağalarının çoğunun kulak zarları vardır. demişsinn ama buda koca bir yanlış ... öncelikler balıklardaki o vücutları diye nitelediğin yanal çizgilerdir.. içleri mukusla doludur ve sadece çok düşük frekanslı sesleri algılamada yardımcıdırlar .. asıl görevleri işitme değil su akıntısının yönünü, sıcaklık ve soğukluk farklarını tesbit etmek ve derinliği algılamaktır... peki diyceksin balıklar neyle duyar senin olduğunu bilmediğin kulaklarıyla duyarlar .. balıklarda gelişmiş bir iç kulak bulunmaktadır tıpkı insanlarda olduğu gibi içinde otolit taşları barındıran labirentte mevcuttur.. hatta bazı balıklarda insanlardaki çekiç örs üzengi kemiği benzeri 4 kemik bulunur .. bu kemikler kulak zarı görevi gören hava keselerine bağlıdır ... adıda weber cihazıdır... mesela çoğumuzun bildiği sazangiller bu şekilde işitir ...
şimdi gelelim amfibiaların işitme sistemlerine ...3 e ayrılırlar : kuyruklu kurbağalar (semenderler) , kuyruksuz kurbağalar , bacaksız kurbağalar ....semenderlerin ve bacaksız kurbağaların kulak sistemleri balıklarla aynıdır ...balıklardaki gibi dış kulakları Ortakulakları ve kulak zarları bulunmaz !!!! sadece kuyruksuz kurbağaların incecik bir zara sahiptirler ki buda tek farklarıdır ... dışkulak yoktur onlardada ...

dil konusuna gelirsek
Balıkların uzayabilen dilleri yoktur fakat örneğin kara kurbağaları gibi bazı amfibyumların vardır diyerek beni güldürmeyi başardın sadece bazı kuyruksuz kurbağalar uzun dillere sahiptir ve onlar dillerini fırlatarak avlanabilirler ...birçok semender türünde ve kuyruklu kurbağalarda DİL BULUNMAZ (yılanbalığı semenderleri) kuyruksuz kurbağaların bir bölümünde ise disk şeklinde veya yuvarlak yapılı olan dilleri, ağzın tabanına neredeyse tamamen yapışıktır.
Balıkların çoğunda dil yoktur ... fakat sazanlarda kuyruksuz kurbağaların bir bölümünde olduğu gibi gelişmemiş bir dil bulunmaktadır ağzın tabanına yapışık bir kaslı kabartı şeklindedir...

göz kapağı meselesine gelirsek :
bazı balıklarda gözkapağı vardır ...mesela kefal balığında yağlı gözkapağı bulunur. Köpekbalıklarındaysa avlanma sırasında gözkapağı perdesi gözü korumak için kullanılır. amfibialarda ise genelde göz kapağı bulunur fakat göz kapağı olmayanlarda vardır ..
örnek olarak Sirenidae da , yılanbalığı semenderlerinde ve bacaksız kurbağalarda göz kapağı bulunmaz ...

akciğer meselesinde ise sende biliyosunki akciğerli balık varken akciğersizde kurbağa bulunmakta ve bunlarda evrimin nasıl işlediğini bize gösteren çok güzel örneklerdir ... ama görüyorumki ilginç bir açıklama ile akciğerli balığı aradan çıkartmaya çalışıyosun bahanende şu : çünkü bunların kafatası kemikleri ,ilk fosil amfibyumlarınkinden o kadar farklıdır ki ,birinin diğerinden türemesi mümkün değildir
ilk fosil amfibiyum derken hangi hayvancığazı kastettiğin belli değil eğer isim verirsen biraz daha ciddi bir açıklama yapmış olursun... ayrıca kafataslarının farklı olarak bana göstermen gereken şey akciğerli balıklar ile normal balıklar arasındaki kafa tası farkı olmalıydı ...çünkü balıklardan akciğerli balıklar türemiştir .. mesela akciğerli bir balık olan Protopterus aethiopicus kafatasıyla normal bir balık kafatasını karşılaştırdığımızda çok fark yoktur ....


not devamı gelcek

"Gerçek, inanmayı bıraktığında, çekip gitmeyendir."
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ahmetsecer diyor ki... ahmetsecer Konu-dışı 1055 03-11-2018 00:53
Evrim karşıtlığı’nda Türkiye’yi kim geçer? KızıL Evrim 2 17-09-2009 15:43
II. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu’nda D. J. Futuyma’nın yaptığı konuşma dilaver Evrim 1 12-08-2009 20:50
Derin solar minimum Ayejj Fizik 0 24-04-2009 14:13
Bedevilerin savaşa zorlanması quixsoul İslam 11 01-02-2005 19:12

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:42 .