Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #181  
Alt 20-06-2020, 12:14
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.694
Standart

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Siz komünistler toplumsal yapıya odaklanmışsınız. İyi niyetlisiniz fakat doğa, istediğiniz toplumsal yapıya izin veriyor mu? Buna da bakmalısınız.
Odak noktanız sömürü, servet eşitsizliği vs. gibi sadece toplumsal yapılar. Eşitliğin anlamını daraltıp toplumsal eşitlik olarak kısıtlıyorsunuz. Oysaki doğal eşitsizlik toplumsal eşitliğe izin veriyor mu, buna da bakmalısınız.

İnsanlar hastalanıyor, ölüyor. Hadi o zaman öyle bir sistem icat edelim ki insanlar hastalanmasın, ölmesin. Bunun adı da komünizm olsun. Aa komünizm ne güzel sistem, insanlar hastalanmıyormuş, ölmüyormuş. Fakat bir sorun var, doğa buna izin veriyor mu?
Sn Yıldıztozu.
Bize de doğaya da haksızlık yapıyorsun Komünistleri ölümsüzlüğün icatlarını bulmalarını istiyorsun Ama bir şey var ömürler uzayabilir bu konuda araştırmalar yapmışlar İnsan ömrü 150 yıl olabiliyormuş. Bunu da deniz kaplumbağalarını inceleyek bulmuşlar.
Yani gelecek daha uzun olacak anlaşılan.
Bak yine haksızlık yapıyorsun Bizim odak noktamız sömürü değil zaten kapitalizm kendi icatları ile sömürüyü kaldıracak. Bizim odak noktamız doğal insan a dönüş Yani hem doğal insan hem son sistem teknoloji.... Nasıl rahat değil mi bende öyle düşünüyorum.

Bence bizi daha iyi araştır. İnan sende bizden biri olacaksın.
Alıntı ile Cevapla
  #182  
Alt 20-06-2020, 13:02
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.155
Standart

Komünizmin afyona dönüştüğü görülüyor. Bunu buradaki aşırı doz afyona maruz kalmış fanatiklerden görebilirsiniz.
Marks da komünizmin afyona dönüşeceğini öngöremedi. Çünkü o da toplumsal yapıya aşırı odaklanmaktan doğal yapıyı doğru analiz edemeyen biriydi.

Siz: Hastalıklar toplum için kötüdür, hiçbir hastalığın virüsün olmadığı bir sistem yaratıcaz.
Ben: Bu dediğiniz şeye doğa izin vermez, hastalık kaçınılmazdır.
Siz: Haha salak, gerizekalı, kapitalist, anlamıyorsun, sistem sana böyle aşılamış.

Yeterince gülünç bir diyalog değil mi?
Alıntı ile Cevapla
  #183  
Alt 20-06-2020, 13:16
Turdur Turdur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Nov 2017
Mesajlar: 1.822
Standart

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Doğanın gücü toplumun gücünden her zaman fazladır.

Eşitlik amacıyla ortaya atılan her türlü fikir, sistem zırvadır.


Bill Gates ile Turdur'un aynı yemeği yemesini beklemek, aynı mahallede komşu olmasını beklemek, bunu hayal etmek zırvadır.
Doğaya karşı gelmektir. İnsanlık adına bir felakettir. Adaletsizliktir.


Doğanın nasıl işlediğini bilmeyen biriyle tartışmaya devam edemem.
Kırmızı yer siyah yer ile oksimoron. Trollerin vazgeçilmez zırvalığı bu oksimorondur.
Hala troll atıyorsun.

Doğa toplumdan güçlü değildir, toplum zaten doğanın parçasıdır. Parmağım sırtımdan güçlü diyormusun, böyle bir saçmalık yaptın mı hiç, al şimdi yapmış oldun. ---TOPLUM : Toplum ya da cemiyet bir arada yaşayan canlıların oluşturduğu topluluktur.--- Bir altta ki DOĞA TANIMINI oku. Demek ki toplum doğanın bir parçasıymış, aynı serçe parmağının sırtınla bir bedenin parçası olması gibi. Sırtın, sırtın olması kadar serçe parmağında serçe parmağının olması gerektirdiği kadar güçlü olur veya güçlü olmaz, bunlar senin yaptığın gibi kıyas edilemez.

Yine tek tek kelime kelime izah edecez, yobaz için değil tabi ki de.

DOĞA : Kendiliğinden var olan, canlı, ve cansız nesnelerden oluşan, kendini sürekli olarak değiştiren varlığın tümüne doğa, tabiat denir.

EVRİM : Birdenbire olmayan, zaman içinde ve doğal biçimde, kendiliğinden ve sürekli olarak, evre evre olan gelişim, ağır ağır ve kendiliğinden olan niteliksel ve niceliksel değişme süreci.


"İşleyiş" farklı bir kelimedir, "doğanın işleyişi" diye bir kelime şehven yazılır. Yabancı dillerden çevirilerde Türkçe karşılığa en yakın kelime yazılır, on yıllarca da öyle okunur-kalır, doğanın işleyişi de böyle geçmiştir Türkçeye. Bir örnek Franz Kafka'nın orjinal adı Die verwandlung olan kitabının on yıllarca DEĞİŞİM adıyla çevrilmesi ama artık DÖNÜŞÜM diye yayınlanması. Çünkü bir çevirmen bunu düzeltmiştir.

Senin İŞLEYİŞ dediğin şeyin asıl adı EVRİMDİR. Yukarı tanımlarda ki mavi yerlere bak, evrim doğanın değişim sürecini "işleten" süreçtir. (Bak bende şehven yazdım şimdi). Evrim doğanın değişim sürecidir. Biz lisanımız kadar yazıyoruz, işleyen sürece EVRİM denir. Yine işleyen ve işleten yoktur o bir süreçtir. Aslında kelime yine yanlıştır.
İnsanlığın genel olarak konuştuğu bütün lisanlar özel mülkiyet tanımlaması ve onun korunması, İŞLETİLMESİ üzerinedir. İşletmek buraya ait bir kelimedir. Şimdi kelime yerini buldu.


Senin yazdıklarını doğa işlemiyor, doğa işlemez. Tekrar oku DOĞA İŞLEMEZ. İşleyen senin beşeri sistemin. DOĞANIN BÖYLE İŞLEYİŞİ YOKTUR. Doğa hiç bir beşeri sistemin işleticisi değildir. Doğada ki anlatmak isteyip de sığ kafanla yazamadığın şeye EVRİM SÜRECİ denir, el mahkum zamanın işlemesi gibi bir şeyle anlatırız ama bu da yanlıştır. Bizim bilinç kirliliğimiz buradan başlıyor, yetersiz lisan yetersiz bilinç düzeyi. Zamanda işlemez.
Neden DEVRİM İŞLEYİŞ-İŞLEMEK-İŞLETMEKTEN türetilmemiş? DEVRİM EVRİM'DEN türemiştir.
İngilizcede İşleyiş : Functioning sil sonunda ki ekini Function: Fonksiyon.
---Fonksiyon: (Fransızca ya da fonksiyon) matematikte değişken sayıları girdi olarak kabul edip bunlardan bir çıktı sayısı oluşmasını sağlayan kurallardır. Bir işlem türüdür. Dört işlemden sonra gelir.--- Fonksiyon işleyiş kelimesinin İngilizce kökü olabilir, işleyiş işlemden türemişte olabilir, işleyiş, işletmek iştende türemiş olabilir. Yine içinde işlem var. Doğada veya EVRİM SÜRECİNDE bu işlemi yapan birisi yok. İşleyen-işleten-işletmeci-işi yapan yok. Yanlış indirgeme veya çıkış noktası alıp Tanrı'ya kadar götürüyor. Sen doğadan diye diye kadercileştin, Gates'in serveti doğaldır dedin. Erdoğan'ın da serveti var, onunla komşu olmak istiyor musun? Gene kişiselleştirerek girdin konuya, şahıs üzerinden haksızlık dedin. Haksızlık varsa asıl bana yapılandır. Bu da doğadan değildir.

EVRİM SÜRECİNE işleyiş dedin, yani özel mülkiyetin lisanını konuştun. Yani aptalca DOĞA GATES'İ İŞLEMİŞTİR demeye getirdin,Turdur'un onun yanında olması haksızlıktır dedin. DOĞA BİZİ BÖYLE İŞLEMEDİ İŞLEYEN-İŞLETEN BEŞERİ SİSTEMİN.

Gates'in zenginliği ne doğadandır, ne de evrimdendir, beşeri insan sistemi sonucu elde edilmiş servettir. Beşeri sistemin tesadüfü veya sürecinin sonucudur. Benim Gates ile parayı basıp komşu olamamanın sınıfsal sebebi vardır, bu sınıfsal sebebi yine doğa işlememiştir-doğa işlemez zaten. Bu sınıfsal sebep beşeri sistemin üretimidir.

Doğa olduğu gibi duran canlı cansız varlıkların bütünü, değişim sürecide Evrimdir.

Bunu içtiğin bira kutularına yazalım, başka türlü aklın almaz.

Sen çok pohpohlanmış ve şımartılmış ailenin tek veya en küçük çocuğu olabilirsin. Gates'in yanında olmayı arzuluyorsun, aynen Müridin Şeyhini istemesi gibi. Ben senin yaptıklarına başka bir açıklama bulamadım. Kapıya gelen pizzacıya "benim kölem" demen büyük ihtimal yetiştirilme tarzınla bugüne kadar koşullanmış olduklarının sonucu.

Sana adam yazı yazıyor, teorik, matematiksel ve bilimsel diyor. Sen bunca yazılanı görmeyip aradan bir kaç kelime araklayıp bütün yazılanları es geçiyorsun.

Troll.

Bırakın böyle yan sanayi yaşamayı.

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben sana ''doğanın işleyişini öğren önce'' demiştim, senin cevabın ''doğa işlemez ki'' olmuştu.
Komik.
Hemde çok.


"İçinde ışığı olmayan insanlar, kalabalığa karışıp ışık edinmeye çalışırlar."
Arthur Schopenhauer
-
"İtin kuyruğuna basma, arkandan havlar durur."
Tecrübe
Alıntı ile Cevapla
  #184  
Alt 20-06-2020, 13:28
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.173
Standart

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Şeriat isteyenlere yallah arabistana derdik, size de yallah kübaya demek lazım.
Sahi neden kübaya gidip yerleşmiyorsunuz, patates bulamamaktan mı korkuyorsunuz yoksa?
Şayet bu cümlen bir sablonsa.

Madem öyle defol git bu forumdan
Niye duruyorsun burada?
Yüzsüzmüsün
Karektersizmisin.
Trollüyorsun ve mudahale yok.

Devam edersen küfürler baslayacak.
Senin gibi bir sahtekarı ikna etmek gibi bir sabır durumu yok.


Yüzsüz yüzsüz duruyorsun ve defolun gidin diyorsun. Evladım bu topraklar bizim. Bu forumda.
Azcık karekterin varsa gidersin
Alıntı ile Cevapla
  #185  
Alt 20-06-2020, 13:37
Ahlaksız - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.395
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
….
yapay olan kapitalizm, sınırlar, mülkiyet tümü de doğaya rağmendir, doğaya ait değildir, olsaydı, insan iradesince sınır çizilmez, tapu, mapu belge vb gerektirmezdi...

İnsanlık 500.000 yıl doğayla -komün- yaşadı, kapitalizm yoktu, esasında köleci, feodal ve kapitalist sistemler doğaya yabancıdır ve doğaya rağmen inat edebilmektedir, bu inceldiği noktaya ve kopacağı an'a kadar mümkündür....
Hayatınızda hiç mi ''anımal planet'' tv kanalını izlemediniz
Mesela kaplan..Bir alanda yaşar ve bu alanı belli etmek için,ağaçların/çalıların yanlarına/üzerlerine işer ki;böylelikle diğer kaplanlar/hayvanlar,bu alanda birinin yaşadığını bilsinler..
Bu SINIR değil mi?
Bugün de insanlar belli bir alanda yaşamıyorlar mı?
Sınır ihlali demek,doğada çatışma demektir..Bugün de bir ülke sınırından,başka bir ülkeye izinsiz girerseniz,bunun sonuçları olmuyor mu?

Doğada SINIR olduğu gibi özel mülkiyette vardır..Zaten sınırın olduğu yerde,mülkiyet vardır..Mesela bir ağaca yuva yapan kartal,o ağacı sahiplenmiştir..O ağaç,o kartalındır..ÖZEL MÜLKİYET değil mi bu?

Doğada KÖLELİK yok mu?Var,tabiki..Bir aslan sürüsünün lideri ve bu lidere boyun eğen sürü yok mu?Liderin olduğu yerde,kölelik olmaz mı?

Doğada KOMÜNİZM de var..Beraberce avlanan aslanlar,beraberce avı tüketmiyorlar mı?!

Kendi ideallerinizi empoze etmek için,doğayı bu şekilde kullanmanız doğru değil..Doğada her şey var ama mesele bu değil..
Mesele sizin doğal olmadığınız..!
Alıntı ile Cevapla
  #186  
Alt 20-06-2020, 14:05
Turdur Turdur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 10 Nov 2017
Mesajlar: 1.822
Standart

Şakalar bitmiyor tabi ki.

Yine tarikat üslubu teşbihler.

Hayvanlar aleminde özel mülkiyet yoktur. Kâr için toplumsal sistem oluşturamazlar, miras aktarı mı için evlilik yapmazlar. Miras zaten yoktur. Sizin kafanızda DİNCİLİK vardır. Bunları doğal ve kaderci göstermek için bütün dinlerde FAKİRLİK Allah'ın insanlara verdiği bir sınavdır diye anlatılır.


---Özel mülkiyet, üretim araçlarının kişilere ait olması anlamına gelir. Başka bir anlatımla bir şahsın elinde bulundurduğu malın kendisi ve menfaati ile birlikte ona ait olması, malın başka birisi ile ilişiğinin bulunmamasını ifade eder.---


Özel mülkiyet, sınıfların oluşumu ve devlet, bugün anladığımız anlamdaki dini ortaya çıkarmıştır.

Demek ki doğadan gelen bir özel mülkiyet yok. Dinin çıkış sebebi neymiş özel mülkiyet.

Gidin kendi abukluğunuzu tarikat köşelerinde, size soru soran ergen müminlere anlatın.

Bugün bir şehirden başka bir şehire gidip dükkan açsan sana kimse savaş açmaz, başka ülkeye gidip yine dükkan açsan yine savaş açmaz. Çünkü beşeri sistemler vardır.

Ama bir şirket diğer şirketle bir olup bir ülkeye savaş açabilir. Sebebi yaşamsal değil KÂR anlayışı yüzündendir. Bugün hiç bir zenginin yaşayamayacak kadar parası az değildir, bir insanın yaşaması için 10 milyar dolara ihtiyacı yoktur.

Dünyada ki aykırı fakirliğin-hak gasplarının gerçek sebebini hiç bir şekilde, ister DİN ile gelin ister ALLAH ile gelin isterseniz daha soyutlanmış görünerek TAKİYYE YAPARAK gelin, isterseniz bin bir çeşit-teknik ZIRVALIKLARLA gelin değiştirmeyecektir.

Sizin asıl sorununuz sadece yetersiz bellek ve yetiştirilme tarzı değil, kaderciliğe ikna edememek.


"İçinde ışığı olmayan insanlar, kalabalığa karışıp ışık edinmeye çalışırlar."
Arthur Schopenhauer
-
"İtin kuyruğuna basma, arkandan havlar durur."
Tecrübe
Alıntı ile Cevapla
  #187  
Alt 20-06-2020, 14:19
bilgivehis bilgivehis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jul 2016
Mesajlar: 1.670
Standart

Forum troller tarafından işgal edildi.
Tayyip gün geçtikçe gerçek yüzünü daha net gösteriyor, aynı şekilde forumdaki troller de renklerini belli etmeye başladı.
Demek artık karşılarında muhalif güç olmadığına karar vermişler.
Oysa bu troller ve savundukları zihniyet hep böyle anlarda kıçlarına bakmadan kaçmışlardır.
Komünizm mi?
Komünizm sizin hep korkulu rüyanız olmuştur, bu korku dahi size yeter.
Size bir korku daha benden gelsin, kapitalizm kendi bataklığında boğulacaktır, troller de ortada kalacaktır, çünkü komünizm iki ayaklı mikropları kabul etmez.
Alıntı ile Cevapla
  #188  
Alt 20-06-2020, 14:21
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.173
Standart

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hayatınızda hiç mi ''anımal planet'' tv kanalını izlemediniz
Mesela kaplan..Bir alanda yaşar ve bu alanı belli etmek için,ağaçların/çalıların yanlarına/üzerlerine işer ki;böylelikle diğer kaplanlar/hayvanlar,bu alanda birinin yaşadığını bilsinler..
Bu SINIR değil mi?
Bugün de insanlar belli bir alanda yaşamıyorlar mı?
Sınır ihlali demek,doğada çatışma demektir..Bugün de bir ülke sınırından,başka bir ülkeye izinsiz girerseniz,bunun sonuçları olmuyor mu?

Doğada SINIR olduğu gibi özel mülkiyette vardır..Zaten sınırın olduğu yerde,mülkiyet vardır..Mesela bir ağaca yuva yapan kartal,o ağacı sahiplenmiştir..O ağaç,o kartalındır..ÖZEL MÜLKİYET değil mi bu?

Doğada KÖLELİK yok mu?Var,tabiki..Bir aslan sürüsünün lideri ve bu lidere boyun eğen sürü yok mu?Liderin olduğu yerde,kölelik olmaz mı?

Doğada KOMÜNİZM de var..Beraberce avlanan aslanlar,beraberce avı tüketmiyorlar mı?!

Kendi ideallerinizi empoze etmek için,doğayı bu şekilde kullanmanız doğru değil..Doğada her şey var ama mesele bu değil..
Mesele sizin doğal olmadığınız..!

O dedigin hayvanlar sınır koyuyor ama PARA ile alıp satmıyor. KAR gütmüyor . Bunu anlamak çokmu zor.
Senin özelinden bahseden YOK.ahlaksız.
Alıntı ile Cevapla
  #189  
Alt 20-06-2020, 16:18
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.351

Onur Üyeliği 

Standart

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hayatınızda hiç mi ''anımal planet'' tv kanalını izlemediniz
Mesela kaplan..Bir alanda yaşar ve bu alanı belli etmek için,ağaçların/çalıların yanlarına/üzerlerine işer ki;böylelikle diğer kaplanlar/hayvanlar,bu alanda birinin yaşadığını bilsinler..
Bu SINIR değil mi?
özel mülkiyet ve sınır ile, barınağı, yaşam alanını karıştırmısın. Başka türlüsü de beklenemez senden, o kadar idrak edebilirsin. madem senin esas aldığı hayvanlardır, neden onlar gibi yaşamıyorsun? kapitalizm doğaya aykırı. Adam kuyumcu açıyor, sen önünden geçiyorsun, halbuki madem aslanlardan söz edeceksin, neden dalıp mallarını çalmıyorsun? Doğada böyle değil mi? aslan namına bu sınır dediğin yaşam alanı için, sen sınır diyorsun...

Çık dışarı, şehirden uzaklaş, işte sana oalbildiğince toprak, neden işeyip kendine sınır çizmiyorsun, sana engel olan ne?

Madem bunu esas alacaksın, öyleyse tapu nedir yahu? Şimdi düşün;
1/6 örneğime dönelim. Toprak az sayıda kişinin elinde toplanmıştı diyor. yani özel mülk edinmişlerdi. Diğerleri de doğanın, özel olarak gaspından dolayı(özel mülkiyet=gasptır), yaşamak için mecburen üretmek zorundalar, haliyle en doğal hakları olan doğadan yararlanma şansları, başkalarınca gasp edilmiş. bakınız doğa yapmıyor bunu, orada eylemi insan yapıyor, bu eylem insana ait, ilgili kaideyi değiştirmek de yine insan iradesinde, bu kadar basit yahu.

Komünizm insanların da insan gibi yaşadığı toplumdur, yani hayvanın komün yaşamı o kadarsa, insanın ki de biraz daha farklı oluyor. Görüldüğü gibi burada yabancı olan yine kapitalizm.

Orada anlatılanı anlamamışsın.

özel mülkiyet ve sömürünün bilimsel ifadesi, analiziyle, hayvanların sürü-yaşam alanına ve çiftleşme alanına dair oluşturduğu karakteri, üretim araçları üzerinde özel, şahsa münhasır olmayan alanlara özel sınır tayin edilmesini karıştırmaktasın.

Kendini eşek yerine koyuyorsan sıkıntı orada başlıyor. Sonra da tabi doğa denince aklına, eşek, aslan gelir, ama doğada eşeğe saman verip, sırtına semer vuran veya bu topraklar benim, siz yaşamak istiyorsanız bana çalışacaksınız, bende size ÜRETTİĞİNİZ ürünün çeyreğini bırakacağım, gerisini ben alacağım diyen eşeği, sürüyü ahıra toplayıp, sistematik olarak ve bunun içinde sistem kurup, sürüleştirdiği koyunları kesip yiyen koyunlar ve sistemlerini göremedik henüz. Doğada yokmuş, bu sömürü sitemleri türeyene kadar insan için de yoktu. demek ki sonradan inşa edilmiş.. toplumsal mülkiyet ile özel mülkiyeti karıştma, toplumsal karakterli mülkün, yaşam alanlarının, özel mülk haline getirilmesi gasptır, hırsızlıktır.

ÜRETİM deniyor, ÜRÜN deniyor, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyet deniyor, ne anlıyorsan artık. karakteri toplumsal olan alanların, özel mülkiyeti doğal değildir, zaten çelişkidir.

İfadelerim o kadar basit ki, nasıl bu kadar saçma-sapan biçimde çarpıtmayı başarıyorsunuz?
Üretimin toplumsallığına rağmen, üretim araçlarındaki mülkiyetin bireyselliği -> çelişkidir ve anlaması basittir.
Sömürü nasıl, hangi araçlarla ve ne şekilde gerçekleşiyor, insanı, eşek yerine nasıl koyabiliyorlar, insanın aklı, zekası ve hayvanlardan farklı sosyal yaşam biçimi, yapısı var. Doğru soru budur, verdiğim cevaplar işte o nasılın yanıtları. SİSTEMDEN söz ediyoruz,bakınız sistem, yani bir temeli, işleyişi var, doğal değil.

Bütün edinimini kapitalizm oluşturuyor, dolayısıyla farklı düşünebilme, bilimsel yaklaşabilme, nesnel analizlerde bulunabilme, idrak kapasiteniz sıfıra yakın.

Üretim ilişkileri, üretim araçları, doğaya ve üzerinde yaşayan canlılara ait -TOPLUMSAL KARAKTER taşıyan alanlar üzerindeki özel mülkiyetden ve bu sayede açığa çıkan üretim, emek ve böylece sömürüden söz ediyoruz. Eeeeee, temel basitmiş, bir çelişkiymiş, bütün mesele o çelişkiyi görmekmiş, yani eşeğe bu kadar anlatsam, bu kadar basit ifadeleri anlar mıydı acaba?
Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bugün de insanlar belli bir alanda yaşamıyorlar mı?
Sınır ihlali demek,doğada çatışma demektir..Bugün de bir ülke sınırından,başka bir ülkeye izinsiz girerseniz,bunun sonuçları olmuyor mu?
Avrupada ülkeler, birbirlerinin sınırlarından geçtiği için sonuçları olmuyor. Bu sınırlar siyasidir yani değişebilir, kaldırılabilir, sorunsuz kılınabilir. Sorunu yaratan ne ise, çözümü üreten de odur.

Doğada sınır yoktur, işte bu sebeple sınır koymak zorunda kalıyorsun.

Sonra ülke dediğinde ilgili ekonomi-politik sınırlar da böyle oluşuyor, özel ve mülke dayalıdır. Şimdi neolotik çağdan alıp, bugüne değin, mülk politikasının, süreçle nasıl da genişleyerek, şehir, ülke alanına genişlediğini anlatayım mı? Kime?
Mülk diyorum, hayvanların yaşam alanlarını zaruri olarak belirlemesi mülk değildir. Sen öyle yorumlarsın, ama değildir.

Böyle düşüneceksen, o halde caddeye çıkacaksın, ne kadar kuyumcu, banka varsa soyacaksın, sonra da kapısına işersin. O an kuyumcunun sana gücü yetiyorsa amenna, yetmiyorsa bu suç olmamalı. Suç ise demek ki kapitalizm DOĞAL DEĞİL.
Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Doğada SINIR olduğu gibi özel mülkiyette vardır..Zaten sınırın olduğu yerde,mülkiyet vardır..Mesela bir ağaca yuva yapan kartal,o ağacı sahiplenmiştir..O ağaç,o kartalındır..ÖZEL MÜLKİYET değil mi bu?
Doğada sınır da, özel mülk de yoktur, o yüzden iradi olarak belirlemek zorunda kalırsın, olmadığı için! canlılar yaşam alanları, sosyal alanlarıyla doğal ayrı-farklı konumlanırlar, bu ayrıdır, şu ya da bu kişinin, herkese ait olanı, mülk edinimi ayrı.

barınak haktır, toprak haktır, özel mülk değil, kadın mal değildir, çocuk mal değildir, doğayı işleyiptoplamak, kaynakları ihtiyaçlar için kullanmak haktır, suç değildir, ama herkesin üzerinde hakkı olduğu alanları şahsına münhasır hale getirmek gasp ve suçtur.

Hakkın olana benim diyebilirsin ama başkalarının da hakkı olana benim dediğinde bu gaspeden olarak sana normal geliyorsa, gaspedilenin açısından da normal olmuyor. Günlerdir ne okuyorsun?
Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Doğada KÖLELİK yok mu?Var,tabiki..Bir aslan sürüsünün lideri ve bu lidere boyun eğen sürü yok mu?Liderin olduğu yerde,kölelik olmaz mı?
o kölelik değil, o canlıların zorunlu olarak yaşam biçimi, yapısı öyle, onlar SÜRÜ ve sürü halinde hareket etmek için ortak(ilkel KOMÜN!) davranış geliştirmek zorundalar. o canlılar evrim süreciyle o şekilde davranmak zorundalar, insanlar da öyledir,, insan diğer canlılara nazaran üreten ve zekasını daha verimli kullanan, SOSYAL, TOPLUMSAL, paylaşım easlı yaşam biimine sahip-muhtaç-böyle de evrimleşen- bir hayvan olduğu için insanın DOĞAL YAŞAMI-KOMÜNÜ de kölelik değil, paylaşım esaslı oluyor. onbinlerce yıl böyle oldu. Hala gözlemlenen kabileler açısından sizlerin ahmakça eşleştirmeleriniz, iddialarınızın, üfürüklerinizin hiç birisi doğrulanamadı, ama bizlerin her ifadesi doğrulanıyor. yani doğal olan bizlerin ifadeleri. kapitalizm doğal değildir. İnsanlar ise liderlerini kendileri seçer-di, bunun hayvanlardan farklı krtierleri var tabi ki, lakin lider seçmek demek, onun tarafından sömürülmek ve kölelik değildir, kölelik insanlık değil eşekliktir, kendine yakıştırdığın için anlaman zor.

Sonra bizlerin ifadesinin doğrulanması için bilimsel yaklaşım ve analiz yeterli. çatından su damlıyorsa, kırık tavanı bulursun, delikse tıkarsın, sorunalr böyle kavranır ve aşılır... kapitalizm açısından böyle dile getiriyorum, bu bilimsel yöntemi kullanarak...

Komünizmde insanlar yine kendi aralarında seçtiler(neolotik çağdan önces), seçecekler , ama senin aslan örneğinden farkı, kimsenin seçtiği kişilere hizmetçi-köle olmaması. Eşek değil, insandan söz ediyoruz. Bunun dışında insanların birbirine olan ihtiyacı ve buna bağlı olarak birbirlerine hizmet etmeleriyle, köle-hizmeti farklıdır, bunu da belirtmezsem yine çarpıtacaksın.

İnsan üreten canlıdır ve üretimin karakteri toplumsaldır. Doğal olan budur ve doğası da budur, evrimi böyledir, kapitalizm gibi sistemler, doğasını, evrimini istismar eden sistemler, doğası değil, o doğayı istismar etmek üzerine kurulu, gerçek iddialarınızın tam tersi.
Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Doğada KOMÜNİZM de var..Beraberce avlanan aslanlar,beraberce avı tüketmiyorlar mı?!

Kendi ideallerinizi empoze etmek için,doğayı bu şekilde kullanmanız doğru değil..Doğada her şey var ama mesele bu değil..
Mesele sizin doğal olmadığınız..!
Mesele eşek olmanız.
İnsanlar da öyle, toplumsal olarak avlıyor, üretiyorlar, sonra da toplumsal olarak paylaşıyorlardı, bir aslan olmadıkalrına göre, insan türü daha farklı avlanır, üretir, toplar ve paylaşır... DOĞAOL OLANI BU. kapitalizm gibi sistemler, akıl, kurnazlık, politik yollarla oluşuyor, yine o yollarla yok olacak. Ama kapitalizmi asla ve asla, doğa da şöyle böyle diye savunamazsınız, çünkü doğanın gerçeği, kapitalizmin doğaya aykırılığıdır.

Yoksa şimdi iki adım ötedeki marketi yağmalamaktan beni alıkoyan nedir? Doğa mı?HAYIR! O halde ne? O sıska, çelimsiz benden daha mı güçlü, basarım kafasına, alırım malını, bana engel olan ne? Doğa mı? Eğer kapitalizm engel oluyorsa demek ki kapitalizm doğal değil, madem eşekler aleminizden dem vuracaksınız...

Bu kartal, yuva vb, yani barinak üzerine de MAĞARA ve insanlar örneğiyle başka bir yazı yazacağım, yine orada özel mülkün, nasıl bir gasp olduğunu ve neden doğal olmadığını, insan tabiatına ve evrimine aykırı olduğunu, barınak hakkı ile, özel mülkiyetin zerre alakası olmadığını göreceğiz.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #190  
Alt 20-06-2020, 17:43
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.351

Onur Üyeliği 

Standart

Bir kuş, malım-mülküm olsun diye yuva yapmaz. Mülk karakteri de taşımaz. O barınak, korunak olması için bunu yapar.
Bir aslan sürüsü yaşam alanlarını benim olsun, olmayanları da malım yapayım, mülküm yapayım, kölem edeyim diye kabilesini belirlemez, o yaşamak için avlanmak ve yaşamak için de korunmak zorundadır. Bu alan barınak, korunaktır ve her canlının doğadan yararlanması - normaldir.

Birinci faktör barınak, yaşam alanı ve ihtiyaçların giderimidir(barınak demek yeterlidir). Üçüncü faktör ise çatışmadır, zira doğada envai tür yaşamaktadır ve bunların kimisi avcı, kimisi toplayıcıdır.

İnsan da, hem avcı, hem toplayıcı hem de üretici bir canlıdır.

İnsan da diğer canlılar gibi yaşamak ve daha iyi yaşamak için avlar, toplar, üretir.

Buraya kadar doğaya aykırı hiç bir durum söz konusu değildir, doğaldır.

Avlanan, toplanan, üretilenler, sarftır, yani çok çeşitli ihityaçlar için kullanılır ve paylaşılabilir.


Bir insan topluluğunu düşünün. Mağaraya benim malım olsun diye mi yerleşir? mahiyeti, başkalarını sömürmek için kullanılacak mülk müdür? değildir.

neden yerleşir?

Barınak, sığınak, yaşam gereksinimi için,yaniamaç mülk edinmek değildir.

Şimdi bu topluluk 100 kişi olsun.

Avlıyor, topluyor, üretiyor...

Şimdi mağara kimin? Hiç kimsenin değil. Siz ister mülk deyin ben barınak diyeyim, ne derseniz deyin, o yaşam alanı, hiç kimsenin özel mülkü, dilediği gibi kullanacağı malı değildir.

İşte gayet normal, doğal...

Binlerce yıl sonra, birisi çıkıp diyor ki, bundan sonra mağara benim, bana ait! Oldu mu herkesin olan, bir kişinin? Oldu.
Sonra diyorki, bu mağarada yaşamak istiyorsanız, dıarıdaki topraklarda benim, oralarda avlanmak, toplamak, üretmek istiyorsanız, oralar da benim. Doğa ana beni doğurdu, bana dedi ki, eyyy yüce peygamberim, ben doğa, benim iradem var, seni ben doğurdum-yarattım-, mağarayı sana verdim, üzerindekileri de kul-köle yaptım...

Bak sen, dinlerin en temeldeki zihniyetine de varıyoruz buradan, doğa yerine bir irade üfürüsün, ama bu sürüyü aldatmak için, sonradan gelişti, neyse.

Şimdi;
İnsan türü, sosyal, topluluklar halinde yaşayan, avlanan, üreten bir canlı. Zayıf yönlerini bertaraf etmek için, barınağa, yerleşime, yaşamak için toprağa, yeraltı ve üstü kaynaklara ihtiyaç duyan ve bu ihtiyaçlarını gidermek için emek harcayan bir canlı.

mağara ve bu çevre topraklar benim, yaşamak istiyorsanız bana hizmet edeceksiniz dendiğinde, bu İNSAN TÜRÜ ve yaşam biçimine aykırı bir davranıştır. O sebele insanlar binlerce yıl komün yani doğal yaşadı. Dinler ne kadar subjektif ise, sömürüye dayalı sistemlerde o kadar zorakidir, mecburiyete dayalıdır ve doğaya ait-uygun olan bir çok şeyi kanunlarla sınırlar.

neyse;
Mağara 99 kişi var, efendi bunların içinden baş eşekler seçti, sen dedi, vatanımızı(yani benim malımı!) koruyacaksın, gerekirse diğer efendinin mağarasını ganimet edeceğim, aha bu eşekleri asker edersin benim için ölürler, şehit dersin, kime karşı. Önce aha bu kölelere karşı, benim gücümü hissettireceksin, aksi, isyankar bir tavır sergilemesinler, siz benim elçilerim olacaksınız, ne yaşıyorlarsa tanrıdandır, isyan etmek tanrının düzenine başkıldırmaktır, şiddetle cezalandırılırla, siz 3-5 kişi sizler de benim dalkavuğum, siz 3-5 kişi de benim beylerim olacaksınız vs. dalkavuklar, özel ayrıcalık, statüko derken ara sınıflar da oluşur.

100 kişiydiler, 1 efendi oldu, mağara ve çevre topraklar o efendinin malı oldu, 20 tane de vali tarzında beyi, rahibi, köleleri eğiten adamları, dalkavukları vs... Geriye kaldı 79 kişi. Bu 79 kişinin içinden de bu bey'e, rahibe, dalkavuğa vb hizmet ederek ayrıcalık sağlayan alt ara sınıf oluştu. Bunlar da 19 kişi.
geriye kaldı 60 köle.

İşte o 60 köleyi, yukarıdaki 40 kişi hem eğitir, hem kullanır hemde ideolojilerini benimsetir. Efendinin mağarası ve çevre toprakları, bu 60 kişiye vatan, ülke olarak yutturulur....

Neyse bu sistem yerleşti mi? Yerleşti, ancak bu sistem insan türünün evrimine de, üretimin, emeğin mahiyetine de terstir. Fakat sürdürülmesi mümkündür çünkü SİSTEM kurulup, sistematiğe bağlanınca bir süre işleyecektir, ayrıca doğanın bir dili, iradesi, kişiliği, itiraz edecek durumu da yoktur, ama bu tarz akıl, kurnazlığa dayalı sistemler, elbette yine akıl, mantık, bilinçle aşılır. Bunun kaçarı yok, hem akıl-mantık dışı temellere dayalı olması -dinlerin de buna rağmen egemen sürmesi gibi- hem de sömürünün insan tabiatına ait olmaması, insan türünün yaşam biçimine uymaması, toplumsal karaktere sahip yaşam alanı ve doğanın, özel mülke çevrilmesi, üretimin toplumsallığına rağmen ürünlere el konmasının ve üretim araçları - herkese ait olan- üzerinde mülkiyetin özel mülk olması, emek-sermaye, TAPU-KADASTRO -doğaya rağmen!- vs. vs. vs. çelişkisi uzun erimli olmayacak. Tabi yüzyıllar sürebilir, zira insanlığın farkındalığı, toplumsal belleği, bilinci, işleyen sistem dahilinde ancak süreçle birikir.

Şimdi;

Madem kartal yuva yapıyor, madem aslan sınır çiziyor, siz neyi bekliyorsunuz?

Bir kartalın yuvasındaki yumurtayı yemek için gelen yılana tapu gösteriliyor mu? O da hımmm tapusu varmış, dahil olursam kanunları çiğnemiş olurum, efendinin malının bekçisi polis beni yakalar diyor mu?

Hani kartalın yuvası mülk idi? ne olacak şimdi? halbuki o hayvan korunak için, yavruların gereksinimini karşılamak için o yuvayı yapmaya mecbur ve hakkıdır da... Her canlının yuva yapma hakkı yok mu? -Kapitalizmde yok, o ayrı.

Öyleyse neyi bekliyorsunuz? İşte kapitalizm, doğalmış, tapu nedir yahu? madem özel mülkiyeti savunuyorsunuz, gücünüzün yettiğini alın! Size engel olan ne? Kapitalizm ve yasaları mı, o halde savunduğunuz şeyleri kendiniz ret ediyorsunuz.

Neyse;

Birde o mağaradakilerin, yapmama hakkı vardır, yani bir gün çıkıp o köleler, mağara hepimizin, senin değil, bu topraklar hepimizin, hep birlikte üretiyoruz, ürünlerini ep birlikte yiyoruz, yemek zorundayız, çalışmıyoruz hadi bakalım diyebilir mi? Diyebilir. ne zaman diyecek, efendinin aşıladığı yalanları, şartlanmaları aşıp bilinçlendiğinde.

Derse ne olur?
Efendi şiddet gösterir, bunlar direnince, basıni yayın, medya, din, devlet, polis, ordu efendinin hizmetinde ya, en tabi haklarını isteyenleri barbar, terörist, malına kasteden olarak gösterir, bir kaç yüzyıl da böyle idare eder.... Sonra? Sonra ne olacak?

İşte böylece grevin de anlamını öğrenmiş oldunuz ve neden insanların gayet normal, doğal davranışı olan o halde sana çalışmacağız demesinin karşısına polisin, askerin dikildiğini de anladınız mı? Çünkü sistem kapitalizm, çünkü o doğal değil.
hem özel mülkiyeti savunur hemde mülk kutsaldır der, dokunulmazlık zırhı örer. Dingil, madem özel mülkiyet haktır ve madem doğası budur, o halde gücü yeten de, diğerinin özel mülkünü alabilmeli. Vurmalı kafasına almalı, bu suç olmamalı, doğada aslan, kaplan, kartal avlanırken,avına soruyor mu, kardeş bu senin mülkün mü diye?

Kısaca kapitalizm düzünden böyledir, tersinden de öyledir, gidin önünüze gelen ve gücünüzün yeteceğini düşündüğünüz kim varsa, vurun kafasına malını alın. Doğada vahşi hayvanlar böyle yapmıyor mu, siz de tam anlamıyla bir hayvansınız, koyunluktan çıkın, sistemi savunduğunuz gibi olun, aslan olun, sınırlarınızı tayin ederken de işemeyi unutmayın, kim sizin çişinize kutsallık atfedecek de, kafanıza vurmayacaksa. Siz aslan mülk tayini için işer sanıyorsunuz, yahu mülk falan değil, herif oradaki varlığını diğerlerine göstermek için yapar bunu, amacı mülk, sınır çizmek değil, varlığını duyurmaktır. Yoksa çişi, mülkü kim anlar, kim takar, aslandan korkuyorsa geri durur, o çiş sayesinde de anlar ki aslanlar yakınlarda... Yani mesele mülk meselesi değildir.

Doğada ne bir mülkiyet ne de mülke dayalı sınır yoktur... Hayvanların tüm davranışları yaşamsal gereksinimlere dayalıdır yani bir aslanın yemek için avlanması ne ise, yaşam alanını belirlemesi de o'dur, mal, mülk değildir, sosyal olarak, ben buradayım mesajıdır. hayvan varlığını göstermeye çalışıyor ,sizin evrimini tamamlamamış zihniniz bunu mal-mülk edinmek sanıyor...

İnsan da bir küreği, malım, mülküm olsun diye tutmaz, onu kullanarak toprağı işlemek için üretir. Yani amaç mülküm olsun, benim olsun, tablo gibi duvara asayım demek değildir, ihtiyaca binaendir. Toplamak, avlanmak, üretmek tümü de ihtiyaca dairdir.

Özel mülkün tep ama tek bir sebbei vardır, o da sömürü, efendiliktir ki bu doğal değildir, doğada da yoktur. İnsan bunu iradi olarak,zekasıyla, kurnazlığıyla, aklıyla yaptı bu payeyi de doğa vermedi, insan verdi, o payeyeyi veren insan, o payeyi de alacak olan yine insandır. Doğaya ters, doğasına ters, o yğzden sistemlerlei devletlerle, ideolojilerle, insanı koyunlaştırmakla, eşekleştirmekle -örneklerde görüldüğü gibi- işini yürütmektedir yani özel çabalar, özel yasalar, özel kurumlarla sistem.

Tekrar ediyorum,
Madem toplumsal karaktere sahip doğa ve yaşam alanlarının, üretim araçlarının, herkese ait olanın doğanın, özel mülkiyetinden yanasınız ve madem bu doğal ve bir engel yok, şimdiden yola koyulun ve sizi cezbeden neresi olursa olsun, her türlü kapitalist işletmeyi gasp edin, sınır çizmek için İŞEMEYİ DE UNUTMAYIN, dediğim gibi sizin çişinzi-bokunuzu kim önemseyecekseyapıyor musunuz, yapabiliyor musunuz? hayır, o zaman demek ki saçmalıyorsunuz, kapitalizm doğal olsaydı ve siz insanın doğasını bir aslanın, eşeğin doğasıyla bir tutuyorsanız -ki öyle- ohalde lütfen aslan gibi davranın, doğa gibi davranın, aman insan gibi davranmayın.. Doğal olana kutsallık atfetmekte nedir? Mülk kutsal değildir, savundunuz işte, aslan gidiyor alıyor, insan da öyle değil mi, toprağın kaynağını ürünlerini emeğiyle alıyor, topluyor, işliyor... Kutsal diye bir şey yok, mülk kutsal olsa kimsenin olamazdı, gidin yağmalayın, kapitalizm bu değil mi? Doğa kanunları bu değil mi? Öyle demediniz mi? Neden yapmıyorsunuz? Çünkü aptalsınız, neyi, nasıl savunduğunuzu, neyin doğal neyin yapma-cık olduğunu çözemiyorsunuz. Dramatik-komedisiniz, ne doğayı biliyorsunuz, ne insanı, ne de doğaya aykırı sistemi, koyunluktan ötesi yok...

bu mağara ve o çevre topraklar benim diyene, hadi lan oradan, ayet mi geldi, üreten biziz, koruyan biziz, mağarada bizim-sosyal canlılarız, toplum halinde yaşıyoruz, toplumsal alanlar, hiç kimsenin özel mülkü olamaz, doğa kimsenin özel mülkü değildir, sen kandırıp, aldatarak öyleymiş gibi gösterince ve bunuda yasa yapınca öyle olmuyor- ee sana ne gerek demeyi, akıl etmenin bilincini dahi çözemiyorsunuz..

kapitalizm çözülecek, biz görürüz, görmeyiz ama bu tür sistemler zoraki ayaktadır, farketmezsiniz, sizin fark etmeyişiniz zoraki, mahkum ve mecbur bırakma yolları, koşullarıyla ayakta kaldığı gerçeğini değiştirmez. Hani dinler korkuyu iller, tehditle, korkuyla, umut tacirliğiyle tutunuyor ya, zoraki derken buna benzer bir temelden söz ediyorum...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:28 .