Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #301  
Alt 02-07-2020, 23:52
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.351

Onur Üyeliği 

Standart

Ahlaksız´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kapitalizmin ayakta kalabilmesi için üretim,tüketim ve çocuk yapıyor olmamız lazım..Çalışmazsanız ya da alışveriş yapmazsanız ya da evlenip çocuk yapmazsanız,kapitalizm ayakta duramaz..
Komünist veya sosyalist bir toplumda üretim yapıyorsunuz ki,buna mecbursunuz zaten..Muhakkak ihtiyaçlarınız olacağı için,tüketim de yapmak zorundasınız..Çocuk yapmanın yasaklanması gibi bir durum da yok..

Buyrun,sevgili spartacus..BİLİMSEL olarak,bu iki sistemin-3 argüman üzerinden-FARKINI özetleyin bize..

Ben bir fark göremiyorum..Komünizm,ılımlı kapitalizm gibi bir şey..Çünkü komünizm veya sosyalizm de,kapitalizmin bu 3 önemli argümanı olduğu gibi duruyor..!
1. İhtiyacın için üretirsin, çalışırsın. Bu kuralı komünizm koymaz, bunun esası biyolojiktir, fiziktir.
2. kapitalizm gibi sistemler ise bu zaruriyetin istismarı üzerine kuruludur.
3.) Hasılı bu isismarı kullananla, kaldırmaya çalışan aynı kefeye konamaz..

Çalışmazsınız, alışveriş yapmazsınız, çocuk yapmazsanız kapitalizm ayakta duramaz demişsin, doğrudur, ancak bu geçerli değildir. Bütün mesele istismarı ortadan kaldırmak, kişileri vb hedef almak değil. Kısaca kapitalizm için değil esasında yaşamak için çalışıyorsunuz, kapitalizm ise bu zaruriyetlerinizi istismara dönüştürüyor, kapitalistler için değil -ihtiyaçalrınızı karşılamak için çalışıyorsunuz, ama istismar sayesinde, kapitalistlere çalışmış oluyorsunuz... balık karnını doyurmak için atlar yeme, oltaya yakalanmak için yapmaz bunu, ama oltaya yakalanır...

Karda-kışta, fırtınada kaldınız, bir kulübe gördünüz, sığınacaksın, bu halde kulübe sahibi madem sığınacaksın şimdi dön arkanı ya da kal dışarıda öl derse ne yaparsın? O kişi, o an ilgili durumunu istismar ediyordur... Eh işte kapitalizm de bunu yapar, önce yaşam imkanlarını -alanlarını- senden alır, sonra yaşamak için gereksinimlerini karşılamak zorundasındır, tüm bu alanlar kapitalistlerce istimlak edildiği için, mahkum olursun... tabi sokakta birisinin size ya canını, ya malını demesi gibi sonuçlanır ancak yöntem farklıdır, işleyişi, kılıfı, usulü farklıdır...

Örneğin insanlar neolotik çağda bazı hayvanları evcilleştirdi. Hayvanların evcilleştirilmesinde en önemli faktör, bu canlıların yiyecek ve içeceğe olan ihtiyacıdır, böylece bu istismar edilebilirse, bu canlılar bağımlı hale getirilebilirdi, kısaca zayıf noktalar.

Balıktan söz etmiştin, balıklar nasıl avlanır Ahlaksız? Oltaya konan yem ile, yem o balığın gıdaya olan gereksinimin kullanımı, istismarıdır, hani insan herhangi bir hayvan değildi diyorsun ya, şimdi sözünün arkasında durmalısın ve insanın balık olmadığını da söylemelisin...

Örneğin çocuk istismarında, istismarcılar genelde zayıf veya henüz zayıf kaldığı noktaları, beklentileri, gereksinimleri kullanır. Biz ahlaki bir söylemden yola çıkmıyoruz,, her türlü istismarın önüne geçmek için, isitmarla ortaya çıkan bağımlılığı, sömürüyü, iradelerin, iradeler üzerindeki tahakkümünü, insanı çaresiz bırakarak bu çaresilikten faydalanmayı vb. ortadan kaldırmak için konuşuyoruz.

Verili sistem istismarı meşru hale getirmiş bir sistemdir, bu bir ahlak sorunu değil, en temelde insan gibi yaşamak(insan şu ya da bu hayvan değil demiştin) bir özgürlük sorunudur. Esasında amaç sisteme karşı olmak da değil, sistem karşıtlığı politik zemini temsil eder ve bu bir sonuçtur, teorik zeminde esas sorunları tespit etmek ve çözmektir ve burada bilimsel yol izlenmek zorunda.

Örneğin bir işçi patrona karşı çıkmak için zam istemez, yani amacı karşı çıkayım da ne olursa olsun demek değildir, bizler de kapitalizmi eleştirelim de ne olursa olsun diye yola çıkmıyoruz, sorunları, bunların kaynağını, sebeplerini, sonuçlarını irdeliyor ve çözüm arıyoruz...

Komünizmde de insanın ihtiyaçları var ve bu ihtiyaçları emek yoluyla karşılama gereği var diye, kaptalizmle bir görülemez, bu kıstas geçerli bir kıstas değildir, zira insanın ihtiyaçları ve karşılama gereği, sistemin değil, yaşamın, fiziğin, biyolojinin koşullarıyla ilgilidir. kapitalist sistem ise, bu durumun istismar edilmesi üzerine kuruludur, komünizm ise bu istismarı ortadan kaldırmanın koşullarıyla ilgilidir. Bizim bilincimiz ise, bu koşulların nasıl ve hangi faktörlerle anlam kazandığını, neye dayanarak var oalbildiği ve işlediğini analiz etmek, teşhis ve çözüme gitmektir. -teoridir.

Örneğin 1/6 cılar, 12 saat çalışıp, eğer 1/6 ile geçiniyorlarsa, öyleyse, ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli çalışma süresi 2 saattir. Ancak bu açlık-yoksulluk sınırıdır, öyleyse bunu aşmak için çalışması gereken süre 4 saattir. Zira kapitalizmde, 8 saat çalışıyorsa(fiili olarak 10-12 saatleri bulur), 4 saat de bir başkasına çalışmış oluyor... Demek ki 6 saat çalışsa ve emeğini kendi ihtiyaçalrı gibi sömüren için de haracamasa yoksulluk sınırını aşacak...

İnsan salt kendisi için üretmez, yaşayabilmesi için toplumsal üretime katılır, zira örneğin ekmek üretenin, başka bir çok çeşit ürüne ihtiyacı var. Böylece insan şu ya da bunu üretirken, diğer ihtiyaçlarını da karşılamış olur, demek ki burada bir dağıtım, paylaşım sorunu vardır ve üretimde kullandığı ne varsa, tümü de toplumsal emeğin ürüdünür(örneğin bir fırında ekmek üretilirken, kullanılan raflar, mobilya, bina inşaat işçiliği, buğday tarım işçiliği, enerji işçiliği, giyecek işçiliği vb...) Komünal toplumlar kooperatif olarak örgütlenmiş toplumlardı ve bu örgütlenme biçimi esasında kendiliğinden, doğal örgütlerdir.

Sanılanın aksine aile, kadın, çocuk mülkiyeti, mülkiyet gibi kavramlar bilinmiyor ve ihtiyaç da duyulmuyordu. Tüm bu gelişmeler, özel mülkiyetin ortaya çıkması ve devlet, din gibi istismar sistemine meşru-t-iyet kazandırmak için açığa çıkan kurumların aldığı rollerle baskın hale gelmiştir(örneğin bugün bildiğimiz aile modelinin geçmişi 4.000 yıllıktır). Neden dinler aile ve kadına bu düzeyde önem verir ve kadını MÜLK olarak görür, tanrı öyle istediği için mi? hayır dinler, efendilerin(rab) çıkarları üzerine kurumsallaşan, meşruiyet, kutsallık, mutlaklık oluşturmaya ve bu çıkarları esaslı yasalar koymaya çalışan kurumlardır. Yani kısaca 1/6 cı kölelerin itiraz etmemeleri, tehdit, şantaj ve kabullendirme merkezi, kader empozudur, devlet, aile vb kutsallaştırılarak, sistem kendsini, kurumlarını dayatır... örneğin tapu gibi, kağıt parçasıyla temsil edilen kurum olarak, evlilik mi? Birlikte yaşamak mı? hangisini tercih edersiniz?

tanıdığım bir patron, çalışanlara diyordu ki "bana bu malı, mülkü Allah verdi, sizin sorumluluğunuzu bana yükledi, ahirette benim işim, hesabım çok daha zor" oysa bu kişi, uzun yıllar hırsızlık yapmıştı, ya da genel olarak miras yoluyla geçer, bununla birlikte sistem münferit yükselişlere de imkan verir, nasıl ki feodal sistemde ağalık, miras yoluya geçse de, bazıları şu ya da bu savaş ortamında, şu ya da bu yalakalık, soytarılık yoluyla da ağa olabilirdi, atanabilirdi...

ÖZEL mülkiyet dendiğinde siz, kişinin şu ya da buna sahip olması olarak anlıyorsunuz, örneğin ihtiyaç duyulan ekmeği, herhangi bir ürünü, özel mülkiyet sanıyorsunuz. Oradaki ÖZEL ibaresi, mahsus-mahal anlamıyladır. Örneğin özel arazi, buradaki özel kelimesi "private", AYRICALIKLI, mahrum bırakmak esasına sahip anlamındadır...

Bir yerde 100.000 kişi olsun, 10.000km2 olsun, A kişisine burayı özel arazi olarak tahis ederseniz ne olur(özel mülk olur)? O 100.000 kişi ne yiyip, içecek, nereden yiyip içecek? Nerede üretecek?

peki Türkiye diyorsunuz, kaç kilometre kare. hangi üretilen kaynağın hakkı size teslim ediliyor? örneğin bu ülkenin toprağından çıkan ve peşkeş çekilen tüm ama tüm kaynaklarda hakkınız var, vatan diyorsunuz ya! Nerede? Ama bu vatan için ölürsünüz, o birilerine peşkeş çekilir...

Üretim araçları üzerindeki özel mülkiyetten söz edildiğinde, bu toplumsal karakterli olanın, bireysel hale geitirilmiş olmasıdır. Üretim araçlarına toprak-doğal kaynaklar,üretilen inşaa edilen-emekle!- ve maksadı ihtiyaçları karşılamak olan ne varsa, mesele bunların, yani yaşam alanı ve imkanlarının, şahısa özel tahsisidir. yani toplumsal ihtiyaçlar, toplumsal üretim, toplumsal emeğe ve sahibi olmayan doğaya rağmen, bunların üretildiği alanların ve araçların, emeğin bireysel kişilere ait kılınması çelişkisidir.

Temel meselelerden birisi budur ve buradan kaynaklı sorunların çözümü de, ilgili çelişkiyi ortadan kaldırmaktır. Şu konuda, özel mülkiyete dair tüm ifadelerin özeti sadece bu iki satırdır...

Eğer dini vb gerekçeler üreterek yaklaşmıyorsanız, eğer doğanın şu ya da bu kişinin malı olduğu konusunda tanrı vergisi olduğunu düşünmüyorsanız ne ala, aksi taktirde statükodaki tüm ısrarların temelinde devlet-din ve istismara, sistemin kendini ürettiği kanıksama ve geri bilince, farkıdnalıklarını kaybetme, fetişizime(!) uğramanın getirdiği nahrumiyet vardır ve bu kaderciliğin teorik zeminde bir anlamı yoktur.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #302  
Alt 03-07-2020, 08:17
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.694
Standart

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

yalnız ben doğanın kölesi olmak dediğimde kabul etmiyordunuz, şimdi doğayla yarışmaktan bahsediyorsun.
lükse meraklı değilim ya 5-10 milyon çalsam yeter bana.
5-10 Milyon çal da. ama Doğa konusu ciddi.

Bu ne kapitalizm sorunu ne komünizm Bu insanlık tarihi boyunca doğa insan ilişkileri içinde önemli yer işgal ediyor.

İnsan evrimden bu yana doğanın hiç kölesi olmadı hep onun efendisi olmuştur. Bazen teslim olsa da ama hep ona hükmetmek istemiştir. Toprağı kullanıma açmış hayvanları ehlileştirmiş suya yön vermiş rüzgardan güneşten faydalanmış Bazı filozoflar İnsan doğanın aklıdır bile demiştir.İnsan doğal olmaktan çıkıp doğanın efendisi olmaya karar verdiğinde doğayı hep yönetmek istemiştir.

Doğada her şeyin nesli azalır veya yok olurken İnsan çoğalmakta. Bu kadar savaş ve doğal afet insan ı azaltamamış 100 yıl önce insan sayısı 5 milyarken şu an 8 milyar olmuştur.Bu da doğada bir dengesizliği oluşturmakta Yani kapitalizm bütün dengeleri yok ettiği gibi Doğa İnsan ilişkisini de bozmuştur.

Zaten kapitalizm insanın yaptığı ve yapacağı son dengesizlik. Kapitalizm gidecek doğa yeniden dengelerine kavuşacak.
Alıntı ile Cevapla
  #303  
Alt 03-07-2020, 12:12
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.155
Standart

Sonuç itibariyle bu başlıkta tüm çelişkilerinizi ortaya döktüm. Cehalet yüklü fikirlerinizi çürüttüm.

Siz olaylara dar açıdan yaklaşırken ben büyük resimden baktım.
Sizin dar bakışınız; sömürü var kölelik var eşitsizlik var ve bunları komünizmle çözeceğizdi.
Benim bakışım ise daha geniş çaplı, hayatın anlamını - anlamsızlığını - heyecanını- arzusunu, doğanın işleyişini katarak değerlendirdim.

Dar yaklaşımınızdan dolayı komünizmin yıkıcı yan etkilerini öngöremiyorsunuz.
Bense komünizmin bir felakete yol açacağını öngörebiliyorum.

Komünizm benim için uygun değilse insanlık için de uygun değildir. Çünkü ben insanlığın doğru biçimlenmiş bir temsilcisiyim.

Yaşasın kapitalizm. Yaşasın rekabet, risk, hırs, eşitsizlik.
Sadece eşitsiz bir sistem üstün olma şansını sunabilir.
Yaşasın doğayla uyumlu olmak.
Alıntı ile Cevapla
  #304  
Alt 03-07-2020, 14:57
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.694
Standart

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Komünizm benim için uygun değilse insanlık için de uygun değildir. Çünkü ben insanlığın doğru biçimlenmiş bir temsilcisiyim.

Yaşasın kapitalizm. Yaşasın rekabet, risk, hırs, eşitsizlik.
Sadece eşitsiz bir sistem üstün olma şansını sunabilir.
Yaşasın doğayla uyumlu olmak.
Sana tavsiyem komünizm konusunda bilgiçlik taslamama En iddialı olduğunu sandığın kapitalizm i detayları ile anlat Belki (sanmıyorum ya) senden kapitalizm in ince ayrıntılarını öğreniriz.

Mesela sermaye nasıl birikiyor nasıl çalınıyor İnsan nasıl aldatılıyor. Öyle bedavadan 5-10 milyon nasıl kazanılıyor Ama bildiğimiz kumar yöntemleri ile bizi aldatmaya kalkma yutmayız.
Örneğin kapitalizm in filozoflarından iktisadın babalarından söz et mesela. Hani onları da bize söyletip tembelliğe yatma yutmaz cahil deriz bak.

Sn Temsilci Bekliyoruz.
Alıntı ile Cevapla
  #305  
Alt 04-07-2020, 00:00
antkanser antkanser isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Sep 2019
Mesajlar: 203
Standart

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sonuç itibariyle bu başlıkta tüm çelişkilerinizi ortaya döktüm. Cehalet yüklü fikirlerinizi çürüttüm.

Siz olaylara dar açıdan yaklaşırken ben büyük resimden baktım.
Sizin dar bakışınız; sömürü var kölelik var eşitsizlik var ve bunları komünizmle çözeceğizdi.
Benim bakışım ise daha geniş çaplı, hayatın anlamını - anlamsızlığını - heyecanını- arzusunu, doğanın işleyişini katarak değerlendirdim.

Dar yaklaşımınızdan dolayı komünizmin yıkıcı yan etkilerini öngöremiyorsunuz.
Bense komünizmin bir felakete yol açacağını öngörebiliyorum.

Komünizm benim için uygun değilse insanlık için de uygun değildir. Çünkü ben insanlığın doğru biçimlenmiş bir temsilcisiyim.

Yaşasın kapitalizm. Yaşasın rekabet, risk, hırs, eşitsizlik.
Sadece eşitsiz bir sistem üstün olma şansını sunabilir.
Yaşasın doğayla uyumlu olmak.
olum senin gibi malları dönme yada münafık komünistler dütüyor onun bile farkında değilsin. zavallısın.
Alıntı ile Cevapla
  #306  
Alt 10-07-2020, 00:17
ereninthenature - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ereninthenature ereninthenature isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 May 2011
Bulunduğu yer: Uzay
Mesajlar: 1.587
Standart

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yaşasın kapitalizm. Yaşasın rekabet, risk, hırs, eşitsizlik.
Sadece eşitsiz bir sistem üstün olma şansını sunabilir.
Yaşasın doğayla uyumlu olmak.
Benim dogdugum koyde bir dere var. Icinden b*k akiyor. Nineme sordugumda orda elbise yikadiklarini, tarlalarini suladiklarini, balik tuttuklarini anlatir. Su an sanayi atigi akiyor. Simsiyah. Birilerinin kari dusmesin diye filtre takmadilar, takmiyorlar.

Kuresel isinma butun dunyada belgelendi. Doga katliamlari halen suruyor. Amazon ormanlari yok oluyor.

Ormanlar tarlalar icin yok ediliyor. Ozellikle Amazon ormanlarinin yok olusu daha varligini bile kaydedemedigimiz yuzbinlerce canli turunun yok olusu demek.

3 tane termik santral kuruyorlar bir sehirde. Halk? Kanser? ....????

Yasasin hirs ha? Doganin intikami cok feci olacak. Keske hirs ve luks icin kaynaklari boyle pervasizca kullanan bir sistemi kurmasaydik diyecegiz cok yakinda.

Dogadan balik tutup yiyemeyen 2030-2040 dogumlu cocuklar agizlarin salyalar akarak bu doga katliamini yapanlara kufurler edecekler. Asagilayacaklar. Ayni koleligi sistematik bicimde kullananlar icin bugunlerde yapildigi gibi. Heykelleri indirilecek. Adlarina lanetler okunacak.

Insanlar icin hirs ve luks. Baliklar, agaclar, otlar, dag kecileri icin cehennem.

Bu gezegende bir biz yasamiyoruz.

Bir insanin (Rothschild) 400 trilyon dolar servete sahip olmasi demek 3 milyar insanin ac kalmasi demek. Daha da onemlisi (gercekten hayvanlara insanlardan daha cok deger veriyorum) doganin dengesinin bozulmasi demektir.

KAPITALIZMIN GELECEGI YOK CUNKU SINIRSIZ KAYNAK YOK.
KAPITALIZM SINIRSIZ KAYNAK FIKRINE DAYANARAK OLUSTURULMUSTUR.
SINIRSIZ KAYNAK DIYE BIR SEY YOK O YUZDEN KAPITALIZMIN DE VAKTI SINIRLI.

Kapitalizm dogruysa, etikse bile sadece zaman onun sonunu getirecek. Sadece zaman.

Science is not only compatible with spirituality; it is a profound source of spirituality.
-Carl Sagan

All ideology is toxic because ideology is a kind of insult to the gift of human free thinking.
-Terence McKenna
Alıntı ile Cevapla
  #307  
Alt 10-07-2020, 00:39
ereninthenature - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ereninthenature ereninthenature isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 May 2011
Bulunduğu yer: Uzay
Mesajlar: 1.587
Standart

Kapitalizmde kaynak tuketimi doganin kaynaklariyla esitlenmis, dengelenmis, limitlendirilmis degildir.


Surdaki kitaptan bir paragraf yapistirip cevirecem.

Free enterprise is presumed to be the source of maximization of use of infinite resources as each free person converts nature into economic goods and wealths.

Free enterprise = Serbest piyasa ekonomisi

Serbest piyasa ekonomisi sinirsiz dogal kaynaklarin ozgur bireyler tarafindan urunlere ve zenginlige donusturulmesi olarak varsayilir.

Serbest piyasa, doganin kaynaklarini serbestce kullanmak demek.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

The idea that economic growth can continue forever on a finite planet is the unifying faith of industrial civilization.

Tekrar ediyorum. Kapitalizm sinirsiz buyume ve sinirsiz kaynak fikirleri uzerine kuruludur ve cok yanlistir.

Science is not only compatible with spirituality; it is a profound source of spirituality.
-Carl Sagan

All ideology is toxic because ideology is a kind of insult to the gift of human free thinking.
-Terence McKenna
Alıntı ile Cevapla
  #308  
Alt 10-07-2020, 00:42
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.351

Onur Üyeliği 

Standart

Sevgili ereninthenature

Bir de şu var
"İnsanları sömüreceğim, köle yapacağım, sırtına bineceğim, ben yüceyim, özelim, emsalsizim" deniyor;

Akıllarına şu gelmiyor;

O sırtına bindikleri, farkındalık edinip, bilinçlenip, bir gün bunları altına alırsa ne olacak? Elbette bu zor ile gerçekleşecek zira sırta binmişler inmek istemeyecek, indirmek isteyenin kafasına vuracak vs, ama bir yere kadar.

İşte bizim yazdıklarımıza karşı bu denli pervasızca, bilinçlenmeye karşı bu denli absürt, boş söylemlerle, akıl-mantık dışı savunu oluşturulmasının, söylediklerimizi çapsızlaştırma, içini boşaltma, kara propaganda çabalarının altında yatan gerçeklerden birisi de bu. Bilinçlenmeye karşı alınan tavır ve duydukları kaygı...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #309  
Alt 10-07-2020, 01:29
ereninthenature - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ereninthenature ereninthenature isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 May 2011
Bulunduğu yer: Uzay
Mesajlar: 1.587
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili ereninthenature

Bir de şu var
"İnsanları sömüreceğim, köle yapacağım, sırtına bineceğim, ben yüceyim, özelim, emsalsizim" deniyor;

Akıllarına şu gelmiyor;

O sırtına bindikleri, farkındalık edinip, bilinçlenip, bir gün bunları altına alırsa ne olacak? Elbette bu zor ile gerçekleşecek zira sırta binmişler inmek istemeyecek, indirmek isteyenin kafasına vuracak vs, ama bir yere kadar.

İşte bizim yazdıklarımıza karşı bu denli pervasızca, bilinçlenmeye karşı bu denli absürt, boş söylemlerle, akıl-mantık dışı savunu oluşturulmasının, söylediklerimizi çapsızlaştırma, içini boşaltma, kara propaganda çabalarının altında yatan gerçeklerden birisi de bu. Bilinçlenmeye karşı alınan tavır ve duydukları kaygı...
Insanligin psiko terapiye ihtiyaci var.

Normal (saglikli varsayilan) beyin kimyasinin urettigi karakter/dunya gorusu hastalikli ve cinayete meyilli.

Sen sirtinda zengin tasiyan iscinin lafla, orgutlenmeyle, ideolojilerle uyanacagini varsayiyorsun. Gordugun uzere calismiyor.

Saglam psiko terapi yapsak. Harbiden saglam ama hardcore

Hem ustteki diyecek ben ne yapiyorum hem de alttaki adam bir kenara oturup saglam bir sigara sarip diger adama golge etme diyecek.

Bilinclenmeye karsi bir tavir ve kaygi var diyorsun. Ayni tavir ve kaygi bitkiler icinde gecerli.

Science is not only compatible with spirituality; it is a profound source of spirituality.
-Carl Sagan

All ideology is toxic because ideology is a kind of insult to the gift of human free thinking.
-Terence McKenna
Alıntı ile Cevapla
  #310  
Alt 10-07-2020, 16:45
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.155
Standart

ereninthenature´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
KAPITALIZMIN GELECEGI YOK CUNKU SINIRSIZ KAYNAK YOK.
Kapitalizmin geleceği yok çünkü insanlığın da geleceği yok. Yani kapitalizm ve insan türü aynı anda birlikte yok olacaklar. Kaynaklar tükenene kadar devam.

ereninthenature´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kuresel isinma butun dunyada belgelendi. Doga katliamlari halen suruyor. Amazon ormanlari yok oluyor.
Doğru ama bunun esas sorumlusu kapitalizm değil. Sorumlu doğanın kendisi.

Milyonlarca yıl önce de buzul çağları yaşandı, canlılığın %99'u yok oldu. O zamanlar kapitalizm mi vardı?
Şimdi de küresel ısınma var. Doğa her zaman kendi kendini yok ediyor, değiştiriyor.

Bütün bu kötülüklerin temel kaynağı bizzat doğanın kendisi. Kapitalizm sadece bir araç olabilir, o olmasaydı başka bir araç bulurdu doğa.

Ben gerçekliği pesimizmde görüyorum. Temel felsefem pesimizm. Evrendeki sorunlar düzeltilemez. Kötülük engellenemez.
Kapitalizmi yok etmeye çalışırsanız başka sorunlar ortaya çıkar. Dinleri yok etmeye çalışırsanız başka sorunlar ortaya çıkar. Ama sorunlar her zaman olacaktır.

Covid 19'a aşı bulsak ne olacak, yarın covid 20 çıkar.
Binlerce yıldır hastalıklara çözüm bulmak için uğraşıyoruz. Ama hala hastalanıp geberip gidiyoruz. Çözüm yok. Kötülük kaçınılmaz. Doğal işleyiş bilinçsiz olduğu için rastgele sonuçların kötü olma olasılığı iyi olma olasılığından çok çok daha fazla.

Dünya her zaman boktan bir yerdi ve hep öyle kalacaktır. 4 milyar yıldır canlılar acı çekiyor. Acılar mutluluklardan hep fazlaydı. İyilikle dolu hayallerin tamamına karşıyım. Boş beklentiler.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:44 .