Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #21  
Alt 20-12-2005, 20:01
Aliminyum Aliminyum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
Standart

Sorduğun soruya cevap verince konuyu bulandıran biz oluyoruz de mi? İşinize gelmiyo geçiştirin tabi.

Sineğin kanadı gibi üfürükten mevzular hakkındaki yapılabilecek yanlışlıkları madem ki çok büyük hatalar ve skandallar olarak görüyosun madem söylüyüm: Eğer Fethullah Hoca Peygamber'in sahih olup olmadığı kesin olmayan o hadisine bilimsel bir kılıf uydurmaya çalışmışsa yanlış yapmıştır ve kendisini bağlar, hadi taş çatlasa cemaatini bağlasın. O sinek mevzusu hakkında bir de Suyuti'ye başvur istersen. Enteresan şeyler göreceksin. Lancizeyn isminin o siteye tam ve doğru yazıldığından emin ol.

Müstecaplıoğlu'nun maceralarını heyecanla bekliyoruz. Sabırsızlandırma bizi.
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 20-12-2005, 20:10
hasan_ hasan_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Sep 2005
Mesajlar: 304
Standart

Aliminyum Diyor ki
Eğer Fethullah Hoca Peygamber'in sahih olup olmadığı kesin olmayan o hadisine bilimsel bir kılıf uydurmaya çalışmışsa yanlış yapmıştır ve kendisini bağlar, hadi taş çatlasa cemaatini bağlasın. O sinek mevzusu hakkında bir de Suyuti'ye başvur istersen. Enteresan şeyler göreceksin. Lancizeyn isminin o siteye tam ve doğru yazıldığından emin ol.

Müstecaplıoğlu'nun maceralarını heyecanla bekliyoruz. Sabırsızlandırma bizi.
Aliminyum, senin sahih hadis anlayışın nedir acaba?

Artık Kütüb-i Sitte'de bulunması da mı yeterli değil? Bahsedilen Hadis, Kütüb-i Sitte 3870 no'lu hadis-i şerif'tir.

***

3870 - Yine Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Sizden birinizin (yemek) kabına sinek düşecek olursa, onu iyice batırın. Zira onun bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır. O, içerisinde hastalık olan kanadıyla korunur."

Ebu Davud, Et'ime 49, (3844); Buhari, Tıbb 58, Bed'ü'l-Halk 14; İbnu Mace, Tıb 31, (3504, 3505); Nesai, Fera' 11 (7, 178).

***
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 20-12-2005, 23:08
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

''Eğer Fethullah Hoca Peygamber'in sahih olup olmadığı kesin olmayan o hadisine bilimsel bir kılıf uydurmaya çalışmışsa yanlış yapmıştır ve kendisini bağlar, hadi taş çatlasa cemaatini bağlasın. ''
(Alümünyum)

Kutluyorum; at gözlüğü taktığını düşünüyordum - yanılttın beni. Yalnız hadis konusunda hata yapmışsın: ''Hasen ve Sahihtir''. Buhari'de de zikredilmiştir.

Müstecaplıoğlu'na devam edeceğim..
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 21-12-2005, 14:02
Aliminyum Aliminyum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
Standart

hasan_ senin benim sahih hadis anlayışı olmaz. Bir hadis Kuran ile çelişiyorsa Buhari de zikretse Ebu Hureyre dahi rivayet etse hadis sayılmaz. Çizerler üstünü nitekim çizmişlerdir de. Çünkü Peygamberin sözü değildir, Peygamber Kuran ile çelişmez. Mezkur hadis için demiyorum sahih olabilir de olmayabilir de bilemem hadis uzmanı değilim. Bildiğim tek şey Kuran'dan başka hiçbir kitabın yanlışsız olmadığı.

Mutezile bir de şu var: Ufak ayrıntıları kullanarak o bölgelerden verilen açıkları yumruklamayı seviyorsun. Ama Fethullah Hoca'ya dair daha ciddi ve üzerinde durulması gereken eleştirilerde bulunman lazımdı. Sineğin kanadından daha önemli mevzular olmalıydı sence. Şeriat devleti, devlete sızma gibi saçma iddialar geliyor o zamanda. Bir türlü ortayı bulamıyorsunuz ve bulamayacaksınız da bu gidişler. Neyse takılın siz.
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 21-12-2005, 15:48
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Üniversite öğrencisi iken Fetullahçıların ağına düşmüş; dört yıl örgütte Şakird olmuş Müstecaplıoğlu; Said-i Nursi müritlerinin nasıl çalıştıklarını anlatıyor:

''Çocuğun babası (Fetullahçıların ağına düşen çocuğun babası) oğlunun cemaate gidip gelmesine çok sıcak bakmıyor. Telefonla cemaat yurdunu arıyorum, ''Çocuğum orda mı'' diye soruyor. Çocuk aslında orda. Telefonu açan yalan söylemek günah olduğu için yalan söyleyemiyor. Ne yapıyor?
Kağıt üzerine bir daire çiziyor. Parmağını dairenin ortasına koyuyor: ''B u r a d a değil'' diyor. -Cumhuriyet, 18.12.2005-


CEMAATIN OZEL SOZLUGU
Nur evi: Bir kac talebenin yurt gibi kullandigi, cemaatce kirasi odenen ve maliyeti karşilanan, talebelerin ozel kurallarla cemaat uyesi olarak yetiştirildigi evler.

Şakirt: Ogrenci ; nur (işik) evlerinde barinan , cemaatin kurallarini benimsemiş talebe

Abi: Şakirtlerden sorumlu, kidemli ogrenci; abiler Şakirtlerin her sorunuyla ilgilenip onlari duzen icinde yetiştirmekten sorumludur.

Imam : Sorumlu yonetici; Her nur evinin, mahallenin, şehrin, ilin,bolgenin ve giderek ulkenin başinda birer imam vardir. Bu, Hiyerarşik olarak askeri yapida en alttan en uste dogru giden bir imam zinciridir.

Deccal: Nur cemaatinin kendi aralarinda Ataturk'e taktiklari ve ondan bahsederken kullandiklari isim. Ataturk'un bu isme layik olarak tek gozunun takma oldugunu ve deccal şeklinde dunyaya gonderildigini, olup gomulunce topragin kendisini kabul etmeyip 2 defa dişari attigini da rivayet ederler.

Şefkat tokadi: Cemaatin kurallari dişina çikildiginda mutlaka başa gelen aksilik ya da olumsuzluklarin tumune bu ad verilir. Surekli telkinlerle buna inandirilirlar. Nur muridi başina saksi bile duşse acaba bir hata yaptim da şefkat tokati mi yedim diye duşunebilir. Bu inaniş cemaatin tanri ile ilişkisini ve kendilerine kutsal bir cemaat susu vermelerini de simgeler.

Işik suvarileri: Fethullahin kalifiye elemanlarina taktigi isimdir. Bu aydinlik ordusu buyuyup genişleyecek ve gelecekte dunyaya nur indirecektir. Yani Allah'in nurunu tamamlamasina yardim edecek suvariler bunlardir...


Fet-u-llah G.'den İnCiLeR'e devam:

-Yeryuzunde irşad, teblig, cihad ve dine hizmetten daha buyuk vazife yoktur.
-Bu vazifede temel şart dertli ve sancılı olmaktlr.
-En yuksek ideal, butun gonullere Allah'ln ve Resul'un ismini ulaştırmaktlr.
-Vazifemizin adl CİHADDIR En onemli mesele imanln kurtulmasldlr...
-Sablrla piŞip olgunlaŞmadan, clklŞ adlna yapllacak her Şey tam bir hayaldir . ( Bkz. Gulen, Faslldan faslla sf.119)
-Hak ve hakikatler once hali ve inanclarI musait olanlara anlatllmalldlr.
-Bizler hemen soze girip meselelerimizi aclk secik ortaya dokmeden once, ferdi sohbetlerle karŞImlzdakinin ortaya atacagl mevzularla onu tanlmaya callŞmallylz. (Bkz Gulen, İnancln golgesinde, sf. 195-218)
-Yapllmasl gereken Şey, mevsimi gelince O'nun ortaya koydugu cozumlerin yorumlanmasldlr. (Bkz. Gulen age. sf. 53)
-Toplumun yapllanma ritmi, hlzll yapllanmaya musait degildir. Acelecilik fayda degil sadece zarar getirir. (Bkz. Gulen, Faslldan faslla, sf. 232)
-Her devrin Şartlarlna gore bir hizmet vardlr. Onemli olan Şartlarl ve Şartlarln geregini iyi tesbit edip, iŞe koyulmaktlr. (Bkz. Gulen, Faslldan faslla, sf. 97).... Fethullah Gulen, takiyyesinde dikkate deger bir felsefe geliştirmiş!
-Fethullah Hoca Cumhuriyet yonetimine klzan İslami cepheye şoyle demiştir: "Oyle yapacaglnlza, uzun vadeli callşmalarla egitime yapacaglnlz yatlrlmlar araclllglyla kadrolar yetiştirseydiniz, bu kadrolar şimdilerde ya zirvede ya da zirveyi zorlayan makamlarda olacaklar; bir klsml da belki Başbakanllk, Cumhurbaşkanllgl yapmlş olacaktl" der!
-Kestanepazarl ylllarlna ait en unutulmaz , en bereketli faaliyetlerden birisi de hic şuphesiz kamplardlr.Yetiştirecegimiz nesil bir asker gibi disiplinli olmalldlr...kamplar da askeri klşlalara benzemelidirler. Ruhani şevklere aclk yonleri de bulunmalldlr. Bu yonuyle kamplar bir tekkeye benzemelidir. (Bkz. Kucuk Dunyam, sf. 122)
Bu kamplar bugun yllda 5 bin mezun veren militan okullarlna donuşmuştur.
-Hoca ; talebenin "tedip ve islah" gayesiyle dovulebilecegini belirtir. (Bkz Gulen, Asrln getirdigi tereddutler-3, sf.122), bunu da yapml$tlr. (Bkz. Aydlnllk, 15 şubat 1998)

SABAH - 24 Haziran 1999 Mahmut Bulut'un yazlslndan allntldlr.
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 21-12-2005, 20:23
Aliminyum Aliminyum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
Standart

Heh şimdi oldu işte. Gizemli bi örgütten bahseder gibi ballandırmasak olmazdı zaten mevzuyu. Üstüne bir de Risalelerle Kabala öğretileri arasındaki benzerlik bulur ekledin mi şerbet niyetine mis gibi olur valla.

Cumhuriyet gazetesi hakkında Hasan Cemal "Cumhuriyet'i Çok Sevmiştim" diye bi kitap karalamış. Ne mal olduklarını döküvermiş ortaya.
Kendilerinden birinin bu kadar açık sözlü ve doğru tavırlı olması da İlhan Selçuk ve avanesinin kuyruğuna basılmış gibi hissetmişler kendilerini adamlar. Yani diyeceğim Cumhuriyet gibi bir ceride-i kezzap kaynak gösterilmeden olmazdı zaten bu işler. Şıracının şahidi bozacı. Harikasın Mutezile. Yalancılıkları tescilli gazetelerden medet umuyorsunuz hala. Anlaşılan vazgeçmek yok.

Fethullah Hoca'nın bahsettiği aşağıda alıntıladığın bütün fikirlerine katılıyorum. Dünyanın dört bir yanındaki yüzlerce Müslüman Türk okulu beklenen geleceği müjdeliyor zaten. Derdinize yanın.
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 25-12-2005, 10:55
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Hasan Cemalin Cumhuriyeti çok sevdim kitabında gerçekten Aliminyum'un söylediği gibi ''Onların ne mal olduğunu'' sergileme kaygısı çok yüksektir. Kitaptan pasajlar okudum, kitap üzerine yorum yazan yaklaşık 25-30 yazarın da yorumunu okudum. Zaman ve Akit yazarlarının bu konuya 'Mal bulmuş Mağribi' gibi atlamasında şaşılacak bir şey yok; daha serinkanlı, kitap üzerinden tartışma yapma kabiliyeti olanların gördü
kleri ise a-) Hasan Cemal'in bir transfer-timing-ustası olduğu b-) Sevmiş olduğu şeyin C u m h u r i y e t değil; o gazetenin İdarecisi koltuğu olduğu c-) Ölmüş insanlar (Nadi ailesi) hakkında özel hayatlarına dair (Örnek Nadir nadi'nin çiş kabı) G ü nc e tuttuğu ve bunu yayımladığı.

Belki Alümünyum'un gözünden kaçmıştır: Hasan Cemal özel konuşmaları,
özel meseleleri g ü n l ü k olarak tutmasından son derece rahatsız olan meslektaşları, aynı gazetenin yazarlarının neredeyse tamamı; ileride bu ''S a t ı ş'' olayının kendi başlarına gelmesine endişe ettiklerini açıkça yazdılar..

Nihayet Hasan Cemal onunla röportaj yapan Ayşe Arman'dan şu soruyu dinleme zilletini de yaşamak durumunda kalmıştır::

__''Hasan Bey, benim bildiğim bir tek hamile kadınlar ve genç kızlar günlük tutarlar. Siz n e d e n günlük tuttunuz (ve hala tutuyorsunuz)?

___''.....................!!''



''Dünyanın dört bir yanındaki yüzlerce Müslüman Türk okulu beklenen geleceği müjdeliyor zaten. Derdinize yanın.''
(Alümünyum)

O okullarla ilgili çok şey aktaracağım; ama daha önce bir mahkeme kararına göz gezdirelim hep birlikte:


TC Ankara

2 nolu DGM.

Esas 2000/124
Cumhuriyet savcısı: Hamza Keleş
Hakim: Hüseyin Eken

Sanık: Ramiz ve rabia oğlu 1941 Erzurum doğumlu NEW JERSEY ikametli

FET -U- LLAH GÜLEN.

Suç: Laik devlet yapısını değiştirerek y e r i n e dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak.

Giyabi tevkif kararı: 11.08.2000

Yukarıda açık kimliği yazılan sanık hakkında açılan Kamu Davası sonucunda:

Gereği Düşünüldü: Devletin tüm sistemlerinde İslam hükümlerini egemen kılarak; (başında kendisinin olacağı) bir islam Diktası kurmak; Laik, demokratik, sosyal hukuk devletini sona erdirip ŞER'İ YASALARIN hakim olduğu İslam devletini kurmak için OKULLARINDA BEYİNLERİNİ YIKADIĞI gençlik ile oluşturacağı toplumu kullanmayı planladığı anlaşılmıştır.


Bu okullarda -Alümünyum'u bu kadar sevindiren- beyin yıkama süreçlerinin n a s ı l ve kimler eliyle yapıldığını bir sonraki yazıda aktaralım..
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 26-12-2005, 14:22
Aliminyum Aliminyum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
Standart

Mutezile merklanma size karşı Hasan Cemal gibi birini şahit tutacak değilim yanlış yerden vuruyorsun, Cumhuriyetgazetesinin tescilli yalancılığı zaten ortada. Hasan Cemal sadece işin ne boyutlara vardığını göstermek için basit bir örnekti.

DGM kararından bana ne. Bu ülkenin mahkemelerinin meşruiyetini kabul eden birisine göster o kararları. Beni ilgilendirmiyor. O okulları CIA'nın kurdurduğuna dair de MİT belgleri filan sunarsın şimdi. Standupçı olmalıymışsınız. Afrikadan Uzak Asyaya kadar Türkçe öğretiliyor dünyaya, zencilerden çekik gözlü çocuklara kadar istiklal marşları okutuluyor. Rahatsız olmanız doğaldır!
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 26-12-2005, 14:40
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Alümünyum;

MİT belgeleri sunmayacağım; ''Müsteşrik kaynaklar'' da yok asacaklarım arasında. 1-2 gün içinde hazırlamış olurum. Seninde çok farklı şeyler okuyacağını düşünüyorum..Hoş benim akataracaklarımın çoğunu sen z a t e n biliyorsun ama açıkça dillendirmekten imtina edersin tabii, yadırgamıyorum. Ama ilginç ayrıntılar okudum, senin de ilgini çekecektir.

Afrikadan Uzak Asyaya kadar Türkçe öğretiliyor dünyaya, zencilerden çekik gözlü çocuklara kadar istiklal marşları okutuluyor.
(alümünyum)

Sen Resmi ağızları sevmezdin - Resmi Tarihi sevmediğin gibi - bu konuşan Alümünyum değil. Cemaatin ''resmi ağzı''.

Bakalım Okulların ve Gülen/Nursi cemaatinin 'Derun'unda g e r ç e k t e n neler var...

1966 Bornova camiisi / Kestane Pazarı / Edremit/İzmir kemal paşa kampları / Akevler Kooperatifi / Hisar Camiisi vaazları / 1980'lerdeki giyabi tutuklama kararı - Firar... Evet giriş buralardan, bakalım konu nasıl genişleyecek..

Sonra ver elini New Jersey
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 27-12-2005, 20:25
Aliminyum Aliminyum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
Standart

Nijerya'daki bir türk okulunda geçen bi hadiseyi anlatacam. Aynen vuku bulmuştur.
Nijerya'da okul açmak çok basit, bürokrasi yok denecek kadar az. Nijerya halkının bir kısmı da hristiyan. Bu Türk okullarında da din dersleri hariç bütün dersler müslüman-hristiyan çocuklar yan yana ders görüyorlar, kavga ettikleri dahi vaki değil. Din derslerini ise ayrı hocalardan alıyorlar. Hristiyan öğrencilerin derslerine bi papaz giriyor. Papaz bi gün Müslümanların din dersine giren hocadan bi kitap ister, "siz ne tür bi kitap okutuyosunuz çocuklara, nasıld ers veriyosunuz, temel bi kitap verseniz biz de baksak" gibi laflar. Hoca tutuyo papaza 22. Söz'ü veriyo. Said Nursi'nin bi eserinin İngilizceye tercüme edilmiş hali. Papaz'ın çok hoşuna gidiyor kitap. Tanrı'yı çok güzel anlatıyor diye başlıyor 22. Söz'ü Kilisede vaazlarda da okumaya. Allah'ın işi. Kilise de Kuran tefsiri olan Risale-i Nur okunuyor.
Bir başka örnek, Habeşistan'da Türk okulunun hocaları geçen Kurban bayramından sonra hayır için toplanan etleri o fakir ülkede dağıtırlar. Bir zenci kabilesi "Beyazlar bize et veriyor." diyerek Müslüman bile olurlar. Toptan yani kabile halinde. Beyazların o güne kadar o kara kıtada zencilere bu tip davranışlar gösterdikleri vaki değildir.
Bir zenci çocuk, Türk okuluna gider, ilk gün hocalarından birisi tanışma hoşbeşten sonra bizde gayet sıradan bir olay sayılacak birşey yapar; çocuğun başını okşar. Çocuk o heyecanla evine koşar, "Anne, anne, bir beyaz başımı okşadı."
Bu, günde yüzlerce farklı yerde yani yüzlerce defa tekrarlanan olaylardan sadece birkaç tanesi. Bunların hepsini bir araya getirdiğimde ben karşımda mükemmel bir resim buluyorum. Hiç lamı cimi yok, güzel şeyler oluyor ve inşallah daha da güzel şeyler olacak.
"Bir zamanlar biz de millet hem nasıl milletmişiz,
Dünyaya medeniyet nedir öğretmişiz." Rahmetli Akif'in bu satırlarının bir kez daha tarih sahnesinde canlanacağını düşünmek bile hoş bir duygu. Hamaset filan diye karalamaya çalışanlar hamasetin kelime anlamının kökünü bile eminim bilmiyorlardır.

Ha bu okulların finansörlerini merak ediyorsan söylüyüm; Türk Milleti...
Geçen ramazan boyunca sadece Konya'da Türkmenistan'daki okulların 6 aylık ihtiyacını karşılayacak miktarda kermes, hibe toplantıları falan düzenlendi. Konya Türkmenistan'a bakıyor, Malatya Özbekistan'a, Isparta Habeşistan'a vs.. Böyle gidiyor. O toplantılardan birine katılmanı gerçekten isterdim.
Elbetteki zorunuza gidecektir, bunu anlıyorum, hoşunuza gitmesi mümkün değildir. Ancak eleştirirken hiç olmazsa olan biteni çarpıtmayın. Olanın kendisini eleştirin, olmayanları yamayarak eleştirmek ayıp be.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:46 .