Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 21-03-2008, 21:59
faithless faithless isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Mar 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 10
faithless - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart tabulara takılmak yada yıkıp geçebilmek...

neden inanıyor sunuz? hiç düşündünüz mü?
anne ve babanız inandığından dolayımı yoksa toplumun içerisinde yaşabilmek için mi? yada sırf sığınacak bir güç bulabilmek için mi? neden, sizce hangisi?

evet toplumumuz malesef gün geçtikçe dejenere olan bir sisteme sıkışıp kalmış fakat geçmişten beri süre gelen bu tabuyu yani inançsız olma tabusunu yıkamamıştır... *iyi ama neden ki? neden bunca değerler yitirilirken sadece sözde olan bir şeye körü körüne ne fiziksel bir iletişim içerisinde nede sistemsel bir görünürlüğü yada işlevselliği olmayan düz mantığa saplanıp kalınıyor? acaba çok mu kurcalıyoruz diyenler elbette ki olacak ama kurcalamadan mantığını öğrenmeden nasıl bir şeyi içinize sindireceksiniz ki?
ilk başta sorduklarımı biraz daha açıp kendimi yargılamak istiyorum müsadenizle....
anne ve baba baskısı mı ??? : hepimizin bildiği gibi her çocuk büyür peki ilk baştan başlayarak bir bireyin beynine işlenmiş bir fikiri nasıl sıyırıp kazıyabilirsiniz? *tabi ki serbestlik ve özgür irade ile düşünsenize eğer böyle düşünürsem annem veya babam bana kızar... babam beni döver vs... özgür irade nerede kaldı ? nerde kaldı medeniyet? kaldı ki böyle bir psikoloji ile yetişmiş bireyler genel olarak medeni cesareti ileride kırık olan kişiler oluyor... herkes küçüklüğünde babasından ama kimseyi belli bir noktadan sonra kimse etki edemez....
tolumsal dışlanma korkusu mu??? : *evet işte en büyük korkularımızın başında gelin bir durum toplumdan dışlanma... bırakın sistem size uysun ,siz sisteme değil...! ister kabullensinler ister kabullenmesinler belli bir süre sizi rededer sonra sizide diğer insanlar gibi içine alır öyle kabullenmek zorunda kalır... yani siz sisteme ne kadar tepki verirseniz o kadar az tepki görürsünüz ama ne kadar çekinden ne kadar pasif olursanız o kadar dışlanırsınız ve bir o kadar itilir kakılırsınız. hiç bir şey bilmiyorsanız bile durumunuzun tek örneği olduğunuzu düşünün

sığınacak birilerini aramak mı ??: *evet insanız sonuçta bu güne kadar o kadar dayatıldık ki dönüp geriye baktığımızda kilitlenip kalıyoruz... emin olun bu güne kadar bize hep sizin bir üstünüz var bu konuyu şuna soralım buna soralım denilmiştir hiç üstüsinden gelemediğimiz problemler ve sorunlar , en sonunda da çözüm bulunmaz sa yüce yaratıcı(!) dan sonuç beklenir... ama hiç bir zaman insan kendi sınırlarını zorlayıpta yapabileceğinin en iyisini yapmamıştır...

sonuç olarak fazla uzatmadan söylemek istiyorum... tabularınızı yıkın ne için inandığınızı algılayın *hangisi için??? buna gerek var mı peki? aptalca bir inanışın *sizden daha üstününün olabileceğini halen düşünüyormusunuz?

cevaplarınızı bekliyorum...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 22-03-2008, 15:00
LifeOwneR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
LifeOwneR LifeOwneR isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Apr 2007
Mesajlar: 250
Standart Re: tabulara takılmak yada yıkıp geçebilmek...

Ailemiz hangi dine mensupsa bizde o dine mensup olarak doğuyoruz. Bu her yerde böyle. Şuan bir hristiyan yahut musevi İslamiyeti kabul etmiyorsa aynı şekilde hristiyanlığında museviliğinde hak dini olmadığı kanısı müslümanlarda da var. Yani kimin çocuğu olduğumuz, hayata karşı duruşumuzu dininizi toplumdaki yerimizi belirliyor.


* * * * Toplum baskısı, toplumdan dışlanma korkusu ve Ekonomi en büyük etmendir. Bugün ekonomik özgürlüğü olmayan ekonomisi felç bir insanın din karşıtı olabilieceğine inanmıyorum.(Bknz: Japonya'nın tanrısı mı Yoksa Sudan'nın tanrısımı daha güçlü ? ). İnsanların bunları sorgulamamasındaki temel faktör ekonomik muhtaçlık, ekonomik düşkünlüktür. Aç insan daha çok itaatkar olur. Durumu iyi olanların zaten şikayeti yok.

* * * Öte yandan bir de bakan körler var. Bakarlar bakarlar ama bir türlü iman zincirlerini kıramazlar. Hiç bir zaman objektif olamazlar. Bunlar saf inanırlardır hiç bir karşılık beklemeden (cennet hariç) peygamberlerini tanrılarını severler onlara bağlıdırlar. O korku, o sevgi o aşk dedikleri öyle bir işlemiştirki içlerine sorgulamak bir yana düşünceye bile giremez bazı kelimeler. Bu tabuları yıkabilmek için herşeyden önce okuduğunu anlayabilme kurallar çerçevesinde değil hür iradenle inandıklarını sorgulamaktan geçer.

* * *Bizim sınıfımızda kuranı türkçe okumamış ve sürekli propagandasını yapan kendini "Şakirt" olarak * adlandıran bir arkadaşıma bazı ayetlerin türkçe meallerinden bahsettim. Sence doğrumudur diye sordum. "Tövbe" çekip ekledi: "Kuran en büyük mucizedir onu sorgulamak tanrıyı sorgulamaktır ben böyle bir günahtan korkar allaha sığınırım "dedi :? Soru sormak insanın doğası değilmidir? Soru sormak hani nasıl ki karanlık bir yolda yürürken bir adım atabilmek için bir şimşek çakmasını bekleriz , o an oluşan aydınlıktan istifade bir adım daha atarız ya işte soru sormak yolumuzu aydınlatan bu şimşek bu ışık değilmidir ki ? Soru sormak bana insan olduğumu hatırlatıyor. İnsan daki bu merak bu öğrenme arzusu sürdükçe karanlıklar er geç aydınlığa çıkacaktır.

Rüzgarı Şişeye kapatabilir misiniz?


Saygılarımla

Bu maskenin altında bir fikir var! ve fikirler kurşun geçirmez! "V"
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 22-03-2008, 17:45
zapata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
zapata zapata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Mar 2008
Mesajlar: 343
Standart Re: tabulara takılmak yada yıkıp geçebilmek...

İnanma arzusunun nedenlerinden birisi hatta bence en güçlüsü yaradılışmı varoluşmu sorusuna verilemeyen yanıttan kaynaklanıyor. Ayrıca ekonomik nedenlerinde araya girmesi ile kendisini hayatın sıkıntıları karşısında aciz gören insan kendi iradesinin yetersizliği sonucunda teslim olarak sığınacak bir tanrı arayışına girişir. Niçin yaratıldığını veya varolduğunu sorgulamak istese de *(daha önce ne vardı) sorusunun belirsizliğine karşı duramayıp birilerinin onu yarattığı düşüncesinden kopamamakta. Her olgunun öncesindeki neden i bulmak elbette şugün olanaklı değil. Geriye gittikçe bilgi yetersizliği yüzünden sonunda *eh artık onu herhalde tanrı yaratmıştır *noktasına ulaşır. Bu noktadan sonra verilecek yanıt bulamadığı anda sorgulamayı sürdürmeyip artık kendisini tanrıya bırakır. *Varoluşu kabul etmekte zorlanarak yaratıldığı hükmüne varır ve tanrı inancına daha bir kuvvetle sarılır. Ne yazıkki bu şekilde daha iyi yönetilebilir hale gelerek sıradan bir insan olur. Bu andan itibaren artık ona hiçbirşeyi kabul ettiremezsiniz. Konunun özü yaradılışmı varoluşmu sorusuna verilecek yanıtların tercihinde yatmaktadır. Voltaire in bir sözüyle bitirmek istiyorum. " Tanrı olmasaydı bile yaratmak gerekirdi"
Saygılarımla

.....Bütün insanlığa savaşsız, sömürüsüz, özgür ve mutlu bir dünya dileğiyle.....
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:38 .