Turan Dursun Sitesi Forumları
  #1  
Alt 30-09-2009, 02:30
anthemoessa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
anthemoessa anthemoessa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jan 2005
Mesajlar: 357
Standart Hinduların Kur'an'ı: Bhagavad Gita

Hindulara göre Bhagavad gita, Tanrı Krişna tarafından Arjuna'ya vahyedilmiş ezoterik bir hazinedir.

Bu kutsal kitabın vahiy öyküsü de ilginçtir, inanışa göre 5000 yıl önce MÖ 3000’li yıllarda "dünya savaşı" denebilecek büyüklükte bir savaş meydana gelir. Bu savaş iyilerle kötüler arasındadır iyi tarafta olan Arjuna, savaşın anlamsızlığını kavrayıp Krişna'dan yardım ister, savaşmak istemez ve bunalıma girer. En sonunda "Bütün bu krallıklar, zenginlikler aslında geçici" der ve silahını elinden bırakarak Krişna'nın tavsiyelerini dinlemeye koyulur. Krişna da ona ebedi hakikatleri tanrısal sırları, hayatın anlamına anlatmaya başlar.

Bu savaşta Krişna beden almış bir şekilde, at arabasının yanında veya içinde olarak resmedilir, arabacı "bilinç"tir, atlar kamçılanan isteklerdir, savaş yaşamdır, tekerlek zamandır araba "beden" ve arabanın sahibi ise "ben"dir. At arabası, maddesel beden içindeki bireysel beni simgeler, arabanın sürücüsü akıl veya zeka ile ilişkilendirilir, atlar 5 duyuyu ve bunlar neticesinde kamçılanan istekleri simgeler zihin ise bunları kontrol eden veya etmeye çalışan dizginlerdir.





Bhagavad Gita'da Tanrı Kavramı:

"Her şeyde beni ve bende her şeyi gören biri için ben asla kaybolmam. O kişi de benim için kaybolmaz. Benim bütün yaratıklarda bulunan varlığıma saygı gösteren bilge yaşam biçimi ne olursa olsun bende var olur" (Bhagavad Gita)

"Maddesel dünyada yaşayan canlılar, benim sonsuz parçacıklarımdırlar, onlar şartlı yaşamları nedeniyle altı duyu organlarına karşı ki bunlara şuur da dahildir, zorlu savaşlar verirler" (Bhagavad Gita)

"Küçücük bir parçamla tüm evrene girişip onu kaplıyorum ve yaşam veriyorum" (Bhagavad Gita)


"Ben tezahür etmemiş halimle içine giriştiğim kozmik evrendeki tüm yaratıkları ve canlıları kapsarım ama onlar beni kapsayamazlar. Ancak buna rağmen bütün yaratılış ve evren benim içimde bulunmaz. Benim akıl almaz mistik gücümü gör! Tüm canlılara hayat verdiğim halde her yerde olduğum halde kozmik evrenin ifade şekillerinin bir parçası değilim. Benim benliğim yaratılışın özüdür yaratılmış tüm varlıklar bendedirler, anlamaya gayret et" (Bhagavad Gita)


Gita panenteist bir metindir, Tanrı yani yaratıcı vardır, evrendir ve fazlasıdır, her yerde ve her şeydedir, insan ruhu da Tanrı'nın bilincinin çok ufak bir parçasıdır yani Tanrı okyanus ise bir insan ruhu okyanustan bir damladır.

Hindu inancında özde kesinlikle birlik vardır (Rig-Veda'da ve Upanişadlarda söylenmiştir) ancak bu birlik tamamen farklı şekillerde tezahür eder, yani bu, ışığın prizmadan geçerek 7 farklı renge ayrılması gibi de düşünebilir, ışık aslında özde 1'dir ama prizmadan geçirilince bu birlik 7 farklı şekilde (renk) görünür/tezahür eder. Hinduizm'de de Tanrı 1'dir ancak kendini Şiva, Vişnu, Brahma şeklinde gösterebilir, bu şekilde tezahür edebilir.

Yani birlik basit sayısal bir birlik olarak algılanmamalı, birlik öz'dür. Misal: denizdeki dalgalar gibi, bir mekanda bulunan aynı su(öz) çok fazla dalgaya dönüşür, yani bir çok dalga vardır ama hepsi de AYNI sudur, aynı suyun şekil değiştirmiş halidir. Denebilir ki aynı olan su pek çok dalga olarak tezahür etmiştir, Hinduizm'de de bu şekilde... ÖZ olan su Brahman'dır, "Tanrılar" denen varlıklar da sudaki dalgalar gibidir hepsi de BİR olan sudur aslında (Brahman)


Gita'ya göre Krişna maddesel yasaları kanunları yaratmıştır. Ama bu kanunlar yaratıldıktan sonra esaslarına uygun olarak kendi kendine işler. Bu nedenle de genel olarak Hindu dini ve Hindu kitaplarının evrim teorisi ile uyumlu olduğu söylenebilir.

Gita'nın tam olarak ne zaman yazıldığı bilinmemektedir. Hindular, Gita'nın MÖ 3000’li yıllarda oluşturulduğunu söylerler, MÖ 3102 tarihinde Kali Yuga başlamadan hemen önce vahyedilmiştir. Çeşitli batılı bilim adamları ise dilsel ve edebi özelliklere bakarak Bhagavad Gita'nın MÖ 400 ile MÖ 100 yılları arasında yazıldığını söyler. Bununla beraber, Gita’nın en az MÖ 500-550 yılına ait bir metin olduğunu söyleyen batılı bilim adamları da vardır (Juan Mascaro gibi)


Bhagavad gita'ya göre Kurtuluş:


Bhagavad gita, içeriğinde Tanrısal hakikatleri sırları ve evreni açıklamasının yanı sıra, kurtuluş yollarını da anlatmaktadır, Gita'ya göre bir insan genel olarak, aşağıdaki yollardan herhangi birini uygulayarak samsara (doğum ölüm) döngüsünden kurtulup nihai amaca erebilir:

1) Karma yoga: Davranış yoluyla kurtuluştur, harekettir, kişinin niteliklerine göre, sonuç ve karşılık beklentisi olmadan yapılan hareketler, davranışlardır.


2) Jnana Yoga: Mistik bilgi ve meditasyon yoluyla Tanrı’ya ulaşmadır, kişinin bilgi ve bilinç seviyesi transandantal mistik bilgilerle ve felsefeyle ne kadar aydınlanırsa ve kişi bunları ne kadar idrak edebilirse kurtuluşa o kadar yakınlaşır ve nihayet kurtuluşa erer.

3) Bhakti Yoga: İbadet yoluyla, Tanrı sevgisi, Tanrı aşkı yolu ile Tanrı’ya ulaşmadır



Bhagavad Gita’ya göre Maddesel Dünya:


"Toprak, su, ateş, hava, eter, şuur zeka ve sahte ego.. Bu sekiz eleman BANA YABANCILAŞMIŞ MADDESEL ENERJİMİN bütününü oluşturur" (Bhagavad Gita 7:4)

"Her türlü varoluş şekli benim enerjilerimin ifadeleridir. Ben kesinlikle her şeyim, maddesel enerjilerimin etkisi altında değilim, fakat onlar bendeler" (Gita 7:12)

" Maddesel enerjinin (Maya Ve prakriti) içinde yer alan canlı, maddesel doğanın tadını çıkarır, canlı doğanın çeşitli ifadeleri içinden iyi ve kötü ile karşılaşır, bedenin içinde her şeyin tadını çıkaran biri daha vardır.Aşkın olan ve en yüce tadı alan kişi hem gözlemci hem de izin veren üst ruh diye adlandırılır, o Tanrı'dır" (Bhagavad Gita)

Dünyanın durumu Bhagavad Gita’da kutsal İncir ağacı benzetmesiyle harika bir sembolizmle dile getirilir, Banyan ağacının kutsallığı bu benzetmeyle alakalıdır:


“Kökleri yukarıya dalları aşağıya bakan, yaprakları Veda ilahilerinden oluşan asla yok edilemeyen bir banyan ağacı vardır, maddesel doğanın 3 ifade şekliyle beslenir dalları aşağıya ve yukarıyadır, dalları duyu organlarının algıladığı objelerdir, ağacın aşağıya yönelmiş kökleri ise toplumun sonuç veren maddesel faaliyetlerine bağlıdırlar, bu dünya işleridir. Ağacın şekli bu dünyada görülemez, onun nerede başlayıp nerede bittiğini kimse algılayamaz. Her yere kök salmış bu ağacın, kararlılık silahıyla devrilmesi gerekir” (Bhagavad Gita 15:1-4)


Bu kutsal İncir ağacından katha Upanişad’da ve Rig-Veda’da da bahsedilmektedir, yaratılışı ve maddesel dünyayı simgeler. Gölün suyuna “baş aşağı” olarak yansıyan yani ters olarak görülen ağaç gibi, dünya da gerçeğin yanılsaması, ilüzyonudur, MAYA’dır. Vedalar benzetmesinin kullanılmasıın nedeni de Veda ilahilerinin dünyayı ayakta tuttuğu ve sembolik olarak yaşam ağacının yaprakları olmasıdır.

Dolayısıyla İncir ağacının yani maddesel dünyanın “MAYA” sonucu olduğu oluştuğu veya “maya” olduğu söylenmektedir, maddesel doğaya bulaşan ruhun konumu anlatılır.

Bhagavad Gita’da geçen “Ağacın şekli bu dünyada görülemez, onun nerede başlayıp nerede bittiğini kimse algılayamaz” ifadesi de Tanrı’ya ulaşmak için değil de maddesel zevkler için yaşayanların, dünya hayatında bilinçsizce daldan dala (yaşamdan başka bir yaşama geçme, yani Mokşa’ya ulaşamama) atlayacakları manasına gelir.

Bu ağacın ucunda duyularla algılanan objeler, alt kısmında canlılar, üst kısmında da yarı Tanrılar bulunur. Ağacın köklerini besleyen trimurtinin üçlüsünden biri olan yaratıcı Brahma’dır. Üst dallar sefa sürenler ödül olarak kazandıklarını yaşayınca tekrar aşağılardan başlarlar ta ki Tanrısal şuur ile hareket ederek Mokşa’ya ulaşana dek.


Bhagavad gita'ya göre yeniden doğum/reenkarnasyon:

“Benim veya senin, buradaki herkesin, bütün kralların var olmadıkları bir an asla olmadı ve gelecekte de hiçbir zaman yok olmayacaklar, bilinçli bir insan, bedenlenmiş ruhunun çocukluktan gençliğe oradan da yaşlılığa geçmesinden etkilenmediği gibi ölümden sonra beden değiştirmesinden de etkilenmez.

Maddesel beden devamsız, sonsuz ruh ise değişmezdir, gerçeği gören Rişiler ikisinin de özünü inceledikten sonra bu sonuca varırlar, tüm bedene girişim yapan ruh tahrip edilmez, maddesel bedenlerin hepsi geçicidir ama bedene giren bir ruh asla yok edilemez, sınırlanamaz, ölçülere sığmaz

Ruhun doğumu veya ölümü geçmişte, şimdi veya gelecekte yoktur, o doğmamıştır sonsuzdur, hep varolmuştur ve ilktir, insanın eski giysilerini çıkarıp yenilerini giymesi gibi ruh da kullanılamaz hale gelen eskimiş bedeni bırakarak yeni bedenlere bürünür, tüm canlılar başlangıçta cisimlenmemiş haldedirler, ara dönemde cisimlenirler ve yok olduklarında yeniden cisimleşmemiş hale geçerler.

Havanın kokuyu taşıdığı gibi, ruh da bir bedeni terk ederek diğer bir bedene geçer, ruh yeni bir maddesel bedene bürünürken, gözleri, kulakları, dili, burnu, dokunma duyusu, bedeni.. şuuru ettrafında gruplaşmış belli ilkelere göre olur.”(Bhagavad Gita)



Gita'nın diğer dinlere bakışı:

Gita'ya göre bütün yollar Tanrı Krişna'ya çıkmaktadır, kişi başka bir dinin inanırı olsa dahi eğer kendi inancında samimi ise, kurtuluşa erebilecektir. Başka herhangi bir dindeki bir Tanrı'ya/Tanrı ismine edilen dualar, yapılan ibadetler samimi olmak koşuluyla, "geçerlidir".

Dahası, kişinin belli bir Tanrı inancı olmasa dahi, Karma yoga ve Jnana yoga ile kurtulabilmesi mümkündür ancak Tanrı inancından tamamen ayıklanmış bir karma veya Jnana yoga çok zorlu bir çaba gerektirir.

Konu anthemoessa tarafından (30-09-2009 Saat 02:59 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 30-09-2009, 02:38
anthemoessa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
anthemoessa anthemoessa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jan 2005
Mesajlar: 357
Standart

Bhagavad Gita'dan çeşitli ayetler:

"En yüce gerçek olan o, canlıların içinde ve dışındadır, hareketli ve hareketsiz şeylerin ötesindedir, son derece ince yapısı nedeniyle maddesel duyu organlarıyla algılanıp tanınması olası değildir o hem çok uzakta hem de çok yakındadır" (Bhagavad Gita)



"Ben tezahür etmemiş halimle içine giriştiğim kozmik evrendeki tüm yaratıkları ve canlıları kapsarım ama onlar beni kapsayamazlar. Ancak buna rağmen bütün yaratılış ve evren benim içimde bulunmaz. Benim akıl almaz mistik gücümü görmeye çalış. Tüm canlılara hayat verdiğim halde her yerde olduğum halde kozmik evrenin ifade şekillerinin bir parçası değilim. Benim benliğim yaratılışın özüdür yaratılmış tüm varlıklar bendedirler, anlamaya gayret et" (Bhagavad Gita)



"Maddesel dünyada yaşayan canlılar, benim sonsuz parçacıklarımdırlar, onlar şartlı yaşamları nedeniyle altı duyu organlarına karşı ki bunlara şuur da dahildir, zorlu savaşlar verirler" (Bhagavad Gita)




"Ben tüm gezegenlerle birleşirim onlar da enerjim sayesinde yörüngelerinde kalırlar, ben tüm canlıların bedenindeki sindirim ateşiyim ve dört türlü besnin sindirilebilmesi için nefesle birleşirim, ben bütün canlıların kalbindeyim, anımsama, unutma ve bilim benden kaynalanıyor"( Bhagavad Gita)



"Her şeyde beni ve bende her şeyi gören biri için ben asla kaybolmam. O kişi de benim için kaybolmaz. Benim bütün yaratıklarda bulunan varlığıma saygı gösteren bilge yaşam biçimi ne olursa olsun bende var olur" (Bhagavad Gita)



"İnsanların kalbinde yer etmiş olan ben, onlara gösterdiğim şefkatin bir işareti olarak bilgisizliklerinden doğan içlerindeki karanlığı, bilginin ışığıyla aydınlatırım" (Bhagavad Gita)



"Duyular cansız maddenin üzerinde yer alırlar, şuur duyuların üzerindedir, zeka şuurun üzerindedir, ruh zekanın da üzerindedir.Eğer insan, özbenliğinin; duyuları, zekası ve şuurunun ötesinde transandantal olduğunu biliyorsa düşüncelerini üst spiritüel benlik ile güçlendirerek doymak bilmez zevk düşmanını yenebilir" (Bhagavad Gita)



"Küçücük bir parçamla tüm evrene girişip onu kaplıyorum ve yaşam veriyorum" (Bhagavad Gita)



"Spiritüel doğa başlangıçsızdır ve benim emrimdedir, o maddesel doğanın etki-tepki prensibinin dışındadır, onungözü kulağı kafası eli ayağı her yerdedir böylece üst ruh her şeyi kaplayarak varlığını sürdürür, o duyuların kaynağıdır" (Bhagavad Gita)




"O ışıldayan tüm varlıkların ışığıdır, maddenin karanlığının ötesinde tezahür etmemiş haldedir, o herkesin kalbindedir ve bilimin hedefidir" (Bhagavad Gita)




"Maddesel enerjinin içinde yer alan canlı, maddesel doğanın tadını çıkarır, canlı doğanın çeşitli ifadeleri içinden iyi ve kötü ile karşılaşır, bedenin içinde her şeyin tadını çıkaran biri daha vardır.Aşkın olan ve en yüce tadı alan kişi hem gözlemci hem de izin veren üst ruh diye adlandırılır, o Tanrı'dır" (Bhagavad Gita)




"Güneşin tek başına dünyayı aydınlatması gibi, bedendeki ruh da tüm bedeni şuur ile aydınlatır" (Bhagavad Gita)



"Ben amacım, koruyanım, herkesin sığınağı, evi ocağıyım, herkesin en iyi dostu ve arkadaşı Ben'im. Ben sonsuz tohumum" (Bhagavad Gita)




"Ben tüm canlıların kalbindeki üst ruhum.Tüm canlıları başlangıcı ortası ve sonu Ben'im" (Bhagavad Gita)




"Her ne olursa olsun, ben yaratılmış her şeyin tohumuyum.Bensiz var olabilen hareketli ya da hareketsiz hiçbir şey yoktur" (Bhagavad Gita)




"Ruhun doğumu ya da ölümü, geçmişte şimdi ve gelecekte yoktur, o doğmamıştır sonsuzdur, hep var olmuştur var olan en eski şeydir, ölecek olan bedendir" (Bhagavad Gita)




"İnsanın eski elbiselerini çıkarıp yenilerini giymesi gibi, ruh da eskiyen ve artık kullanılamayacak hale gelmiş bedenini bırakıp yeni maddesel bedenine bürünür" (Bhagavad Gita)




"Toprak, su, hava, ateş, eter, şuur, zeka ve sahte ego...bu sekiz eleman bana yabancılaşmış maddesel enerjimin topla.ını oluşturur" (Bhagavad Gita)




"Tüm yaratıkların aslı iki tip doğada ifadesini bulur.Ben bu dünyadaki maddesel ya da spiritüel her şeyin hem aslı hem de çözülüp yok oluşuyum, her şey ipe dizilmiş mücevher taneleri gibi bendedir" (Bhagavad Gita)



"Denizdeki fırtınanın uçurup götürdüğü bir sandal gibi, hükmedilemeyen duyular da şuuru sürekli meşgul ederek aklı uçurup götürür" (Bhagavad Gita)



"En günahkar kişi olsan da spiritüel bilginin sandalına bindiysen,acıların okyanusunu kuşkusuz baştan aşağı aşacaksın" (Bhagavad Gita)



"Alevlenen ateşin odunu kül haline getirmesi gibi, bilginin ateşi de maddesel faaliyetlerin reaksiyonunu(günah ve sevap) yakıp kül eder" (Bhagavad Gita)




"Yaşam boyunca acının ve mutluluğun bir görünüp bir kaybolması, mevsimlerin gelip gitmesi gibidir, onlar 5 duyunun algılamasıyla oluşurlar kişi paniğe kapılmadan bunları anlayışla karşılamasını öğrenmelidir" (Bhagavad Gita)
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 02-10-2009, 10:49
paslıçivi paslıçivi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
Standart

Dahası, kişinin belli bir Tanrı inancı olmasa dahi, Karma yoga ve Jnana yoga ile kurtulabilmesi mümkündür ancak Tanrı inancından tamamen ayıklanmış bir karma veya Jnana yoga çok zorlu bir çaba gerektirir.
burda mokşa diye adlandırılan şey benim mutlak mutluluk dediğim şey.. yani dünyadaki kazanım kayıplardan arınmış sürekli bir coşku hali.. egonun o insanı dünyevi arzularını peşinden koşturma olayından arınma olayı.. arzu yoksa mutsuzluk da yok.. insanın özvarlığında zaten varoluşun hediyesi mutlak mutluluk var.. ama insanoğlu binlerce yıldır zihin denen kavramla hastalanmıştır.. zihin bir hastalıktır.. ve zihnin yöneticisi karar vericisi egodur(sahtebenliktir).. bundan arınılıp temizlenmedikçe bir tanrıyla ilintili inancınız olmak zorunda, ateizm de buna dahildir.. sahtebenlikten ve onun çok kurnaz savunma düzeneklerinden kurtulduğunuzda yaşamınızda tanrı diye bir kavram kalmıyor.. yaşadığınız içten gelen coşku, cesaret sizi anda yaşatıp yaşamın keyfine varıyorsunuz.. bir tanrı varmı yokmu sizin umrunuzda değil artık.. varoluşla bütünleşme denen bir bir bilinç düzeyi bu.. meditasyonda ustalaşıp bu işi başarabilirseniz bunu deneyimleyebilirsiniz.. burda bahsettiklerim sözle anlaşılabilecek şeyler değil, deneyimleyip yaşamanız lazım..

bu arada katkılarınız çok güzel.. teşekkürler.. ilgiyle takipteyim..


Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 31-12-2017, 19:28
Engse Hohol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Engse Hohol Engse Hohol isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Feb 2010
Mesajlar: 1.865
Standart


Swachh Sikkim - India's first state with 100 percent sanitation coverage!
Temiz Sikkim - Hindistan'ın %100 sanitasyon kapsamındaki ilk eyaleti.
Sikkimliler doğanın korunmasına ve temizliğine özen gösteriyorlar.

islamın yıkıma uğraması karşısında müslümanların, el-lah'ı ayakta tutundurabilmek için yalanlar söylemeleri kaçınılmazdır. hohol : aesir
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 31-12-2017, 21:53
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart

"Küçücük bir parçamla tüm evrene girişip onu kaplıyorum ve yaşam veriyorum" (Bhagavad Gita)
Dabi dabi.

Tanrılıkta iyi bir meslek değil herhalde, sürekli kendini ispat için, habire ben, ben, ben, bu nedir yahu

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:36 .