Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji > Evrim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 02-08-2008, 09:52
Cem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cem Cem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 23 Sep 2004
Mesajlar: 2.478

Başarı Ödülü Başarı Ödülü Başarı Ödülü Onur Üyeliği 

Standart Haber: Biyoloji öğretmenleri evrim fikrine neden uzak?

02.08.2008 tarihli ntvmsnbc sitesinden alıntıdır (http://www.ntvmsnbc.com/news/454971.asp):

“Biyoloji öğretmen adaylarının yarısına yakını Evrim Teorisi’ni ya reddediyor ya da kararsız.” Araştırmayı yapan Oğuz Özdemir, “Türkiye’de bilim öğretilemiyor” diyor. Evrim Teorisi hocası Aykut Kence’ye göre ise “Öğrenci dersten geçiyor ama fikre uzak.”

Akademisyen Yrd. Doç. Dr. Oğuz Özdemir’in geçtiğimiz ay yayımlanan araştırmasında biyoloji öğretmen adaylarının ‘Evrim Teorisi’ni benimsemede ve anlamada güçlük çektiklerini ortaya koydu. Hacettepe Üniversitesi’nden 98 öğrenci üzerinde yapılan araştırmada, katılımcıların yüzde 43’ünün Evrim Teorisi’ni benimsediği, yüzde 30’unun kararsız olduğu, yüzde 16’sının ise teoriyi benimsemediği ortaya çıktı. NTVMSNBC Evrim Teorisi’nin eğitim sistemimizdeki yerini Yrd. Doç. Dr. Oğuz Özdemir, Prof. Dr. Aykut Kence ve Doç. Dr. Emine Erktin’e sordu. Özdemir, öğrencilere yapılan en büyük kötülüğün, fen bilgisi derslerinde Evrim Kuramı’nın, Yaratılış’la birlikte işlenerek ikilik yaratılması olduğunu söyledi. Üniversite öğrencilerine evrim dersi veren Kence, “Evrim Teorisi’ni reddeden öğrencilerin görüşlerini değiştirmek zor oluyor ama geçer not alabiliyorlar” dedi. Erktin ise “Türkiye’de evrimin nasıl öğretileceği kritik bir konu” diye konuştu.
Haberin devamı

(Muğla Üniversitesi Eğ. Fak. İlköğretim Böl. Fen Bilgisi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Özdemir):




EVRİM DERSİ ÜNİVERSİTELERDE ZORUNLU OLACAK


Çalışmanızın sonucu hakkındaki yorumlarınız neler? Araştırma yaptığınız gruptaki 98 biyoloji öğretmeni adayından sadece yüzde 43’lük bir oran Evrim Teorisi’ni benimsiyor.
Yaklaşık 14 sene farklı düzeydeki okullarda biyoloji öğretmenliği yaptım. Bunlar benim gözlemlediğim, bildiğim şeylerdi. Lokal bir araştırmayla da bu bulguları elde ettim.

Düşük bir oran mı sizce bu?

Benim yaptığım lokal bir araştırma, örneklem çok sınırlı. Çok iddialı genellemelere ulaşmak çok doğru olmaz açıkçası. Çok daha geniş bir örneklem üzerinde çok daha etraflıca araştırılıp onun üzerinden genellemer yapılması gerektiğini düşünmekteyim. Ama şu bir gerçek ki, gözlemlediğim kadarıyla, biyoloji öğretmenleri, biyoloji öğretmen adayları arasında Evrim Teorisi’nin ne olduğunu bilmeyen ve Evrim Teorisi’ne olumsuz yaklaşanlar var. Bu da Türkiye’de bilim eğitimini olumsuz yönde etkileyen bir faktör. Türkiye’de bu genel bir bilim eğitimi sorunu. Sorunun aşılması sağlıklı bir bilim eğitimi politikasının izlenmesiyle mümkün. Evrim, biyoloji dersinin temel konusudur. Son yıllarda yeni bir tartışma getirdiler: Evrim Teorisi’ni; bir alternatif olarak öne sürülen akıllı tasarım ve “Yaratılış” görüşüyle birlikte müfredata aldılar; öğrenci istediğini seçsin gibi çarpık bir demokrasi anlayışı getirdiler.İnançlarla Evrim Teorisi’nin yan yana, hatta karşı karşıya getirilmesi kadar yanlış bir şey olamaz. Çünkü iki ayrı kulvar... Öğrenciye ikisini birlikte verip, hangisini seçeceğini ona bırakmak çok yanlış bir şey olur.

Bilimler Akademisi’nin bir raporu var bu konuda: Biliyorsunuz evrim Amerika’da çok tartışılan bir konu. Bizim de Amerika’ya benzer yanlarımız var. Biyoloji eğitiminde, bilim eğitiminde Evrim Teorisi’yle yaratılışın kıyaslanmasına şiddetle karşılar. İkisi çok ayrı şeyler. Hatta evrimi tartışırken hiçbir şekilde insanların inançlarını tartışmamamız gerekiyor. İki ayrı kulvar... Ölçüleri farklı, metodolojisi farklı, yaklaşımı farklı... Bu çok ayrı bir alan. Evrim Teorisi sadece biyolojinin konusu değil; yeryüzü şekillerinin oluşumundan günümüze kadar gelen bütün süreçleri içine alan bir alan. Dolayısıyla dünyayı anlamak, yeryüzü şekillerini anlamak, geleceğe yönelik öngörüler yapabilmek için Evrim Teorisi’ni doğru bir şekilde bilmek ve anlamak gerekiyor ama inançlarla polemiğe girmeden. Yapılacak en yanlış şey, makalemde de belirttiğim gibi; Evrim Teorisi’yle, öğrencilerin inançları arasında bir ayrım yaratıp “bunların birisini seçin” demek. Bu, çok sağlıksız bir şey. Öğrencilerin bilimsel olguları, bilimsel bir gözle, bilimsel bir yöntemle, başka duygularını karıştırmadan anlayabilmeleri, analiz edebilmeleri ve sonuç çıkarabilmelerini sağlayacak bir tutum olmalı. Konu çok daha derinde; bilim eğitiminin sorunu bu. Dediğim gibi, metodoloji sorunu. Bence yapılması gereken öğretmenlerin bu konuda bilgilendirilmeleri... Öğretmenler ne yapacağını bilmiyor. Beraberlerinde getirdikleri inançların etkisinden kurtulamıyorlar.

Önümüzdeki öğretim yılında Evrim Teorisi seçmeli değil, zorunlu ders olacak. YÖK daha önce bu dersi seçmeli olarak belirlemişti, şimdi uygulama değişecek ve öğretmen adayları bu dersi almaya başlayacaklar.

(Ortadoğu Teknik Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykut Kence):




YARATILIŞ VE EVRİM TEORİSİ BİR ARADA OKUTULUNCA KAFALAR KARIŞTI


Evrim Teorisi’nin bilimdeki yeri nedir; Evrim Teorisi neyi savunuyor? ‘İnsan maymundan gelmiştir’ sözüyle açıklanabilir mi? Ne gibi bilimsel gerçekliklere dayanıyor?

Evrim Kuramı dünyadaki biyolojik çeşitliliği açıklayan bir kuramdır. Yani, dünyadaki canlı çeşitliliğinin nasıl ortaya çıktığını açıklayan bir kuramdır. ‘İnsan maymundan gelmiştir’ şeklinde bir düşünce sadece dinci kesimlerin evrim hakkında halka yaydığı bir görüştür. İnsanın maymundan geldiği konusu Evrim Teorisi içinde çok küçük bir bölümdür. Zaten Evrim Kuramı’na göre insanın atası maymun değildir, Evrim Kuramı sadece insan ve maymunun ortak ataya sahip olduğunu ileri sürer. Dünyada milyonlarca tür oluşmuş, bunlar birbirlerinden türemişler ve bugünkü konumlarına gelmişler. Dünyada yaşamış türlerin yüzde 99’u bugün yoktur. Sadece yüzde 1’i, belki de daha azı günümüze kalabilmiştir. Evrim Teorisi bu konuda türlerin nasıl ve hangi koşullarda yok olduğunu araştırarak insan türünün de diğer canlı türlerinin de yeryüzündeki varlığını sürdürmesini sağlamaya çalışmaktadır. Birçok başka bakımdan da yararları vardır Evrim Kuramı’nın. Örneğin hayvan ve bitki ıslahında, bilişim teknolojisinde, ilaç üretiminde başka birçok sahada, ekonomide, psikolojide, tıpta, tarımda uygulamaları vardır.

Evrim Teorisi’ni Türkiye’de eğitim-öğretim alanında nasıl bir yerde görüyorsunuz?

Türkiye’de eğitim öğretimdeki yeri bence çok kötü. Liselerdeki biyoloji ders programına 1985’te dahil edilmiş dinsel bir görüş olan ‘Yaratılış’ görüşü var. Derslerde bu görüş ve bilimsel bir kuram olan Evrim Kuramı bir arada okutuluyor. Daha da kötüsü oldu son zamanlarda: İlköğretimde evrimle ilgili bölümler makaslandı. Dünyada evrimle yaratılışı fen derslerinde birlikte öğreten tek laik ülkeyiz.

1985’ten önce bu durum nasıldı?

Evrim Teorisi tek başına okutuluyordu. Karşısında ‘Yaratılış’ görüşüyle birlikte verilmiyordu. Yani, bilim ve din bir fen dersinde karşı karşıya getirilmiyordu.
Bundan iki yıl önce Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mine Tan ve benim danışmanlığımda, yüksek lisans öğrencisi Nazlı Somel tarafından bir anket çalışması yapılmıştı. Bu çalışmaya göre Evrim Kuramı’nı öğrencilerin yüzde 25’i kabul ediyordu. Öğretmenlerin de yüzde 47’si geçerli bir bilimsel kuram olarak görüyordu. Yüzde 53’ü ise tam olarak kabul etmiyordu. Evrim Teorisi’ni kabul etmeyenlerin bir kısmı; ‘Bir kuramdır ispat edilmemiştir’ diyordu, bir diğer kısmı da ‘Benim dini inancımla çelişiyor’ diyordu. ‘Benim dini inancımla çelişiyor’ diyenlerin yüzdesi, genç öğretmenler arasında daha yüksekti. Bu da gösteriyor ki öğretmenlerin eğitiminde bilimsel yaklaşımdan daha çok dinsel kaygılar giderek ağırlık kazanıyor. Bunun sonucu olarak Türkiye Evrim Kuramı’nı kabul eden ülkeler sıralamasında sonuncu. ABD’nin arkasından biz geliyoruz. Ülkemizde ‘Yaratılışçılık’ propagandası çok yaygın bir şekilde yapılıyor. ABD’de de çok yaygın, Avrupa’da örneğin, yaratılışçılık bize ve ABD’ye göre çok daha düşük bir düzeyde.

Eğitimde bu engeller nasıl aşılabilir, bilimin özgürleşmesi adına neler yapılabilir?
Öncelikle Türkiye’yi yönetenlerin bu konuya sıcak bakması lazım. Evrim ve bilim eğitimi özgürce yapılabilmeli. Öğretmenlerin evrimden bahsettiği için soruşturulduğu bir ülkede bunu yapmak çok zor.

Evrim Teorisi dersi veren bir hoca olarak öğrencilerinizin derslerdeki tutumlarını anlatabilir misiniz?

Öğrenciler ilk ve orta eğitimleri sırasında yaratılış görüşüne sahip öğretmenler tarafından eğitilmişlerse, evrim dersinden geçer not alabilmelerine karşın görüşlerini değiştirmek güç oluyor. Benim derslerimde oldukça iyi. Evrimi kabul etmeyenler tek tük çıkabiliyor. Örneğin iki yıl önce tamamen yaratılışçı görüşleri savunan bir öğrencim vardı. Şunu da belirtmeliyim ki evrim, üniversitelerde nispeten özgürce tartışılabiliyor ama basından izlediğimiz kadarıyla evrimden söz eden ilköğretim öğretmenleri sürgün ediliyor, haklarında soruşturma açılıyor, maaş kesme cezasına çarptırılıyor. Tabii bu da diğer öğretmenler üzerinde büyük bir korku ve baskı oluşturuyor. Böyle bir ortamda Evrim Kuramı’nı tartışmakta kendilerini özgür hissedemiyorlar.

Bütün öğretmenlere ve öğretmen adaylarına eğitim vermek, evrimi onlara tekrar anlatmak lazım. Şimdiki durumda öğretmenler, genelde eğitildikleri süre içinde evrim konusunu çok net öğrenmiyorlar. O nedenle eğitimini almadan mezun oluyorlar. Kulaktan dolma bazı bilgileri olabiliyor. Öte yandan bilim adamları arasında ‘Evrim Kuramı geçerli mi değil mi’ diye bir tartışma yok. Hepsi evrim teorisinin bilimsel geçerliliği konusunda hemfikir. Dinci kesimden bazı insanlar çıkıp, “evrim olmamıştır” diyor. Dinsel kaygılarla evrimin gerçekliğine itiraz eden kimseler nedeniyle tartışma varmış gibi görünüyor. Bilimsel tartışmalar evrimin gerçekliği üzerinde değil, nasıl olduğu üzerinde yapılıyor. Dinle bilimin karşı karşıya getirilerek aralarında bir tartışma varmış görüntüsü yaratmak son derece yanlış. Bu iki alan birbirlerinden ayrı boyutlardadır. Bunları tek boyuta indirmek ne bilime ne de dine yarar sağlar.

(Boğaziçi Üniversitesi İlköğretim Fen Bilgisi Öğretmenliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Emine Erktin):




BİLİM DEĞİL, ÖĞRETİM DERSİ OLACAK


Fen Bilgisi öğretmen adaylarına Evrim Teorisi’ni öğretiyor musunuz?

Aslında temel biyoloji derslerini alıyorlar ancak birkaç senedir müfredatımızda değişiklikler söz konusu. Bu dönem yeni bir ders açıyoruz. ‘Fen öğretiminde kritik konular’ adlı bir ders bu. Bu derste Evrim Kuramı’nı öğrenecek ve tartışacaklar. Öğretmenlerin yeterli bilgiye sahip olmadıklarının biz de farkındayız. Öğretmen adaylarına bu dersi açarak daha donanımlı hale gelmelerini hedefliyoruz. Hepsi Evrim Teorisi’nin nasıl öğretilmesi gerektiği üzerinde çalışacaklar. Ancak bunu bir bilim dersi olarak değil, bir öğretim dersi olarak düşündük. Uygulamasına önümüzdeki dönem başlamak istiyoruz.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 02-08-2008, 21:52
walla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
walla walla isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2006
Bulunduğu yer: Ben anadolunun her karış topragindan, suyundan, güneşinden ve havasından doğdum, ben anadoluyum...
Mesajlar: 1.692
Standart

Türkiye’de eğitim öğretimdeki yeri bence çok kötü. Liselerdeki biyoloji ders programına 1985’te dahil edilmiş dinsel bir görüş olan ‘Yaratılış’ görüşü var
(Bu arada PKK hangi yıl ortaya cıktı)
evrimden söz eden ilköğretim öğretmenleri sürgün ediliyor, haklarında soruşturma açılıyor, maaş kesme cezasına çarptırılıyor. Tabii bu da diğer öğretmenler üzerinde büyük bir korku ve baskı oluşturuyor
ah Turgut Özal Ah. Başimıza bu belaları sen sardın. Şimdi Cennettemisin.

Bedenimin her zerresi Anadoludur. Ben anadolunun her karış topragindan, suyundan, güneşinden ve havasından doğdum, ben anadoluyum...

Konu walla tarafından (02-08-2008 Saat 22:19 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 04-08-2008, 01:30
Ayejj - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ayejj Ayejj isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Apr 2008
Mesajlar: 1.190
Standart

Maalesef bu ülkede okul camiye yenilmektedir.Eğitim sisteminin her kademesinde gördüklerimizde bu sebepledir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 04-08-2008, 19:56
Anyon€ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Anyon€ Anyon€ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Dec 2007
Bulunduğu yer: kaf dağı
Mesajlar: 231
Standart

Biyoloji bölümü içinde birkaç şey söylemek lazım(öğretmenlik daha farklı tabi) biyoloji ülkemizde puanlamada en sonlarda, genellikle öğrenciler açıkta kalmamak için tercih ediyor.Bu mantaliteyle okula giden birinede evrimi kavratmak zor olur herhalde veya eğitim sistemi bu konuda yetersiz.
Sadece biyoloji okumak yerine gerçekten istekli arkadaşların bu bölümü(leri) tercih etmeleri eğitimleri içinde daha kolay olur.

sevgilerle..

Dinlerden Özgür Olduğunu Sanan;bağımlı dinler üyesi.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 25-08-2008, 22:49
berae - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
berae berae isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Jul 2007
Mesajlar: 38
Standart

okullarda yaratılış ve evrim beraber okutulsun bakalım türkiyede evrimci bulabilecek misiniz o zaman bu ülekede yaratılışçıların başlarına neler geldi( prof.adem tatlı mesela ) üniversitelerde örgütlenip kendi adamlarına masterını ve doktorasını yaptıran bir düzeni kim kabul eder onların yaptığı bilimin önyargısız ve bilimsel olduğunu kim iddia edebilir. bakın ergenekonda neler ortaya çıktı. bunuda kabul etmezsiniz onu da biliyorum ya zaten

şerif

Konu berae tarafından (25-08-2008 Saat 22:52 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 25-08-2008, 23:39
çakırcalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
çakırcalı çakırcalı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Aug 2008
Mesajlar: 467
Standart

walla´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ah Turgut Özal Ah. Başimıza bu belaları sen sardın. Şimdi Cennettemisin.
O geberdi ve çürüdü gitti ama artıkları cenneti yaşıyor.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 25-08-2008, 23:46
frodo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
frodo frodo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.877

Onur Üyeliği 

Standart

berae´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
okullarda yaratılış ve evrim beraber okutulsun bakalım türkiyede evrimci bulabilecek misiniz o zaman bu ülekede yaratılışçıların başlarına neler geldi( prof.adem tatlı mesela ) üniversitelerde örgütlenip kendi adamlarına masterını ve doktorasını yaptıran bir düzeni kim kabul eder onların yaptığı bilimin önyargısız ve bilimsel olduğunu kim iddia edebilir. bakın ergenekonda neler ortaya çıktı. bunuda kabul etmezsiniz onu da biliyorum ya zaten
Kamera şakası filan mı bu ?

Ama "yaratılış" teorisinin (!) ne olduğunu bilen birisi galiba. Belki bizi aydınlatır.

Nedir bu yaratılış meselesi ve bilimselliği nerdedir ?

Buyur barea söz sende ...

İnsani olan her şey kabûlüm.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 26-08-2008, 12:50
berae - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
berae berae isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Jul 2007
Mesajlar: 38
Standart

inanç meselelerinde herkes inancına yakın görüşleri benimseme yönünde eğilim gösterir. inançsız iseniz kabul edeceğiniz evrim olur; eğer inançlı iseniz kabulünüz bir tasarımcının varlığı yönünde olur. insanın kendi içeerisinde galip gelen varoluşsal problemlerine verdiği cevaplar o kişinin düşünce sistemini şekillendirir. örneğin tanrının varlığı ya da yokluğu konusunda bir ispat yapmaya çalışan dekart( inançlı biri ) tanrının varlığına ulaşmış aynı konuda aynı çalışmayı yapan hume( inaçsız biri ) tanrının olmadığı fikrine ulaşmıştı. ama septik olan ve her şeye şüphe ile yaklaşmaya çalışan kant da aynı sorunu incelemiş ve sonunda bir tanrının varlığına kanaat getirmişti ama tanrının fiillerinin daima şüpheyle düşünüldükten sonra mantıklı bir zemine oturtulması gerektiğini söylemişti. ve bu olaydan sonra da septikler içinde kritisist olarak adlandırılmıştı.
sonuç: insan neye inanıyorsa ona yakın olan görüşleri benimser ya da inancına yakın bir fikri ileri sürer. keşke herkes ilk verdiği hükümden( tanrı vardır ya da tanrı yoktur önermeleri) vazgeçebilse de evrim ve yaratılış görüşlerini kantın tanrının varlığı ya da yokluğu meselesinde olduğu gibi tarafsız bir şekilde ele alabilse. bu dileklerle de frodo ya cevap vermiş oldum.

şerif
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 26-08-2008, 13:11
Master2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Master2 Master2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Aug 2008
Mesajlar: 25
Standart

inanç meselelerinde herkes inancına yakın görüşleri benimseme yönünde eğilim gösterir. inançsız iseniz kabul edeceğiniz evrim olur; eğer inançlı iseniz kabulünüz bir tasarımcının varlığı yönünde olur.
Berae, tamam iyi güzel söylüyorsunda, üniversiteler bilim öğrenme-öğretme yeridir, orada girerken din gömleğinizi çıkartmanız gerekir aksi halde o bölümle ilgilenmemek toplumun yararına olur,illaki inanç diyorlarsa ilahiyat fakültelerinde okunabilir mesela. Yoksa hava olaylarını incelemek için kimse meteorolog olmasın, mikail meleği düzenliyor desinler.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 26-08-2008, 14:58
frodo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
frodo frodo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 5.877

Onur Üyeliği 

Standart

berae´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
inanç meselelerinde herkes inancına yakın görüşleri benimseme yönünde eğilim gösterir. inançsız iseniz kabul edeceğiniz evrim olur; eğer inançlı iseniz kabulünüz bir tasarımcının varlığı yönünde olur. insanın kendi içeerisinde galip gelen varoluşsal problemlerine verdiği cevaplar o kişinin düşünce sistemini şekillendirir. örneğin tanrının varlığı ya da yokluğu konusunda bir ispat yapmaya çalışan dekart( inançlı biri ) tanrının varlığına ulaşmış aynı konuda aynı çalışmayı yapan hume( inaçsız biri ) tanrının olmadığı fikrine ulaşmıştı. ama septik olan ve her şeye şüphe ile yaklaşmaya çalışan kant da aynı sorunu incelemiş ve sonunda bir tanrının varlığına kanaat getirmişti ama tanrının fiillerinin daima şüpheyle düşünüldükten sonra mantıklı bir zemine oturtulması gerektiğini söylemişti. ve bu olaydan sonra da septikler içinde kritisist olarak adlandırılmıştı.
sonuç: insan neye inanıyorsa ona yakın olan görüşleri benimser ya da inancına yakın bir fikri ileri sürer. keşke herkes ilk verdiği hükümden( tanrı vardır ya da tanrı yoktur önermeleri) vazgeçebilse de evrim ve yaratılış görüşlerini kantın tanrının varlığı ya da yokluğu meselesinde olduğu gibi tarafsız bir şekilde ele alabilse. bu dileklerle de frodo ya cevap vermiş oldum.
Hayır berae cevap vermiş olmadın. Felsefi düzeyde varlık tartışması değil sözkonusu olan. "Okullarda bilim mi yoksa inançla şekillenmiş dogmalar mı okutulsun" tartışma konusu budur.

Evrime rağmen bir tanrı olabilmesi 'olasılık aralığındadır'. Bu, yani tanrının varlığı veya yokluğu evrimin konusu değildir. Ama evrimin konusu canlılığın doğal seçilim yoluyla değiştiği, çeşitlendiği ve türleştiğidir. Evrim biyolojinin temelidir.
Bilimsel gözleme, olgulara, dolaylı biçimde fosillerle desteklenen araştırmalara
dayanır. Her bilimsel disiplin gibi doğrulanabilir ya da yanlışlanabilir önermeler getirir.

Tanrı her canlıyı bu günkü gibi birden yarattı düşüncesi bilimsel değildir. Öncelikle kanıtlanması veya yanlışlanması mümkün değildir. Bu bir inancın ifadesidir. Tıpkı meleklerin veya cinlerin var olduğuna inanmak gibi. Bir labaratuar ortamında cinleri, melekleri inceleyemezsiniz. Ama örneğin şempanze ile insan arasındaki benzerliği genotip ve fenotip olarak inceleyebilir, sonuçlara ulaşabilir ve tartışmaya açabilirsiniz.

İnsani olan her şey kabûlüm.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:18 .