Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 23-12-2005, 01:41
Suffiyun Suffiyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Dec 2005
Mesajlar: 109
Suffiyun - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart The Sound of İslam : Yusuf İslam

Esselamun Aleykum ve Rahmatullah ve Berakatuh

Milyonların dine dönmesine,hak yolu bulmasına vesile olan,kendisi de bu rücû örneklerinden olan Yusuf İslam,eski hayatını kenara itip,Allah(c.c)'a koştu,O(c.c)'nu diledi,ve yoluna girdi...

Bugün tüm dünyada İslam Okulları açmakta,milyonlarca yeni nesile İslamiyet'i öğretmekte,ilahileriyle kıtalara İslam'ın sesini ulaştırmakta,

Avrupa'da "Charity" denildiğinde ilk akla gelenlerden biri,Yani iyilik,yardım etme...

Tanıyalım Yusuf İslam'ı,



Yusuf Islam, dünyanın çeşitli bölgelerinde insanlık adına yaptığı çalışmalardan ötürü Gloucester Üniversitesi tarafından doktora unvanıyla ödüllendirildi. 30 yıl önce islamiyeti kabul edip Cat Stevens olan adını Yusuf İslam'a çevirmiş ünlü şarkıcı, özellikle savaş bölgelerinde yetim kalmış çocuklara yaptığı yardımlarla tanınıyor. Yusuf İslam ödülünü Kasım ayında alacak.



Yıllar önce Müslüman olarak Yusuf İslam adını alan İngiliz müzisyen Cat Stevens, Roma'da “Nobeller Nobeli” olarak nitelendirilen barış ödülüyle onurlandırıldı. İslam, Nobel ödülü kazanmış kişileri bir araya getiren toplantıda, ödülünü eski Sovyet lideri Mihail Gorbaçov'un elinden aldı. Beşincisi düzenlenen Nobel sahipleri toplantısı, cuma sona erecek.

Gorbaçov, resmi adıyla “Barış adamı ödülü”nü İslam'a takdim ederken, aralarında Şimon Peres, Lech Walesa, Rigoberta Menchu gibi isimlerin bulunduğu Nobel barış ödülü sahiplerine çağrıda bulundu ve onlardan, dünyada barış sürecini güçlendirip kolaylaştırabilecek girişimlerde bulunmalarını istedi.

Mihail Gorbaçov, “Böylece barışın hüküm süreceği bir dünya için sözleşme hazırlayabilir, bunu gelecek toplantımızda bütün dünya halklarına sunabiliriz” dedi.

“Barışı ve halklar arasında uzlaşmayı yücelten ve terörizmi kınayan” çabaları dolayısıyla ödüle layık görüldüğü açıklanan Yusuf İslam da ödülünü aldıktan sonra konuşurken, “müziğin; hem tabuları yıkmak gerektiğini göstererek, hem de gençlere umut ve zafiyetlerini dile getirme fırsatı vererek toplumun gelişmesine katkıda bulunduğunu” söyledi.



Yusuf İslam, ‘Barış Treni’ ile İstanbul’da

Müslüman olduktan sonra pop müziği bırakıp ilahi albümleri yapan Yusuf İslam (Cat Stevens), yıllar sonra Cat Stevens döneminde efsane olan parçası ‘Peace Train’i (Barış Treni) yeniden aranje etti.

Peace Train’in de yer aldığı ‘Night of Remembrance’ albümü dün Türkiye’de piyasaya verildi. Sanatçı, yeni ve eski arkadaşlarının söylediği şarkılardan oluşan albümün tanıtım konseri için İstanbul’a gelecek. 14 Ekim Cuma günü saat 21.00’de Yedikule Zindanları’nda gerçekleşecek konserde Yusuf İslam, Native Deen grubunun şeref konuğu olacak.



Müslüman olduktan sonra Yusuf İslam adını alan Cat Stevens, müzik orucunu bozdu. Yusuf İslam, 27 yıllık aradan sonra ilk kez bir şarkıyı piyasaya çıkarıyor. Yusuf İslam'ın 'Indian Ocean' (Hint Okyanusu) adını verdiği parçası, pazartesi gününden itibaren yusufislam.org.uk. internet sitesinden indirilebilir. Yusuf İslam, şarkıyı bir yıl önce yazmaya başlamış, Güney Asya'daki tsunami felaketinden sonra bitirmiş. Hindistanlı besteci A.R. Rahman, A-ha'dan Magne Furuholmen (keyboard) ve Travis'ten Neil Primrose'un (davul) katkılarıyla Londra'da kaydedilen şarkıdan elde edilecek gelir, hayır işlerinde kullanılacak.



Dünyanın en ünlü rock yıldızlarından biriyken Müslüman olan ve Yusuf İslam adını alarak rock müziği bırakan Cat Stevens, yeni albümü Night Of Remembrance'ın tanıtımı için Asır Media'nın davetlisi olarak İstanbul'a geldi. "İslami hip-hop'' tarzıyla dikkatleri üzerine çeken Amerikalı grup Native Deen ile birlikte dün Sultanahmet'te yeni albümünü imzalayan Yusuf İslam, Ramazan çadırlarının arasında gezerken vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. "Dini Bilir misin" (Deen You Know) adlı albümün sahibi Native Deen grubu da albümlerini imzaladı. Native Deen'in önceki akşam Yedikule Zindanları'nda verdiği konsere konuk sanatçı olarak katılan Yusuf İslam, konserin ikinci yarısında da gitarını eline alıp üçparça söyledi. Yusuf
İslam'ı dinlemeye gelenler arasında Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, kısa bir süre önce Çin'da kaza geçiren ve kolundan ağır yaralanan işadamı İhsan Kalkavan, Yaşar Alptekin, dansçı Tolgahan, Mustafa Topaloğlu da vardı. İşadamı İhsan Kalkavan, geçtiğimiz yıl İngiltere'den Washington'a gitmek üzere uçağa binen ancak Amerikan yönetimi tarafından ülkeye sokulmadan geri gönderilen Yusuf İslam'a, Amerika'da konser vermesi için 7 milyon dolar teklif edildiğini ancak İslam'ın bu teklifi reddettiğini söyledi. Native Deen grubu ile birlikte sahneye çıkan Yusuf İslam, Ramazan ayında İstanbul'da olmanın büyük mutluluk olduğunu ifade etti.



Önceki gün Amerika'ya gitmek isteyen Yusuf İslam, ülkeye girişi tehlikeli isimler listesinde görüldüğü için uçağı ineceği Dulles'a daha varmadan Maine'deki Bangor Havaalanı'na indirilir ve uçaktan çıkarılarak sorguya alınır. Eski şarkıcı, dört yıl önce İsrail'in Ben Gurion Havaalanı'nda olduğu gibi Amerika'nın Bangor Havaalanı'na acilen indirilen uçaktan çıkarılarak sorguya alınıp sınır dışı ediliyor…



Müslüman olduktan sonra Yusuf İslam adını alan Cat Stevens, dünyanın Pakistan depremine duyarsız kaldığını belirterek, bu ülkeye daha fazla ve koordineli yardım yapılması çağrısında bulundu.

Dağlık Keşmir bölgesinde hala depremin yaralarını sarmaya çalışan binlerce evsiz olduğuna işaret eden İslam, “Yardımların dağıtılabilmesi için helikopterler ve diğer ulaşım araçlarına duyulan ihtiyaç konusunda çok daha fazlası yapılmalıydı” dedi.

Dünyadaki birçok ülkenin bu konuda “suçlu” olduğunu ifade eden İslam, “Niçin hükümetlerin yardım faaliyetlerine katılabilecekleri hızlı hareket eden hazır bir güç yoktu?” diye konuştu.

Felaketlerin sona ermediğini ve yeni felaketlerin yaşanacağını belirten İslam, “Her zaman birlikte olmalı ve daha fazlasını yapmalıyız” dedi. Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref bu hafta yaptığı bir açıklamada, kurtarma ve insani yardımların deprem bölgelerine yeterince hızlı şekilde ulaşmadığını duyurmuştu.



RUS organ mafyasıyla ilgili korkunç gerçekler ortaya çıkıyor. Bir Çeçen komutan Yusuf İslam'a mektup yazarak, "Çok sayıda Çeçen çocuk hapishanelerde öldürülüp organları İsrail'deki hastanelere satılıyor. Yardım edin" dedi.

Rusya'nın Çeçenistan'daki soykırım politikası tüm hızıyla devam ederken, Çeçen komutanlar Yusuf İslam'a mektup yazarak yardım istediler. Yeni Şafak gazetesinin verdiği habere göre mektupta çok sayıda Çeçen çocuğun hapishanelerde kaybolduğuna dikkat çekilerek, "Rusların onları öldürdüğü ve organlarını İsrail hastanelerine sattıkları" belirtildi. Toplama kamplarında tutulan Çeçen genç ve çocukları ile ilgili tartışmalar devam ederken, Rus organ mafyasıyla ilgili korkunç iddialar ortaya çıktı. Bir Çeçen generalin Yusuf İslam'a yazdığı bir mektupta Çeçenlerin topyekün bir soykırım politikasıyla karşı karşıya olduğu belirtilerek, "Ruslar onları anavatanlarından ayrılmaya zorluyorlar. Ayrılmayanları da Rus kültürü altında asimile ediyorlar" denildi.

2 metrelik çukurlarda işkence

Mektupta, Rus askerlerin çeçen sivilleri iki metre derinliğindeki çukurlara koyarak işkence ettiği ifade edilerek şöyle denildi: "Bu durum ünlü Fransız Gazetesi Le Monde'da yayınlandı. Avrupalı parlamenterler, sözde bu durumu soruşturmak için geleceklerini Ruslara önceden söylediler. Rus askerleri Avrupalı parlamenterler gelmeden önce, sivilleri çukurlardan taşıdılar ve yerlerine askerleri koydular." Mektupta ayrıc, "Rusların erkek çocukların gelecekte birer mücahit olmalarını engellemek için parmaklarını kestikleri" de ifade edildi.





Native Deen'in stiline baktığınızda sokaktaki rap gibi gözüküyor fakat bu gençlerin müziği farklı. Çalışmalarıyla sokaktaki gençleri etkiliyor ve kendilerine çekiyorlar. Nasıl ki her konunun bir terminolojisi varsa sokakların da bir dili var. Bu insanlara ulaşabilmeniz ancak onların lisanlarını konuşmanızla mümkün. Native Deen, müziklerinde bu dili kullanarak insanlara ulaşıyor. Bu gençler imajları ve yaptıklarıyla kimliklerini ortaya koyuyor.
YUSUF İSLAM



'Çocukluğunuzda dinî duygularınız nasıldı?"

" Annem İsveçli bir Babtist, babam Kıbrıslı bir Rum Ortodokstu. Evde az veya çok az bir Hıristiyanlık havası vardı. Londra'nın merkezinde eve en yakın bir Roma Katoliklerinin okuluna gönderildim. Orada Allah'a inanmamızı öğrettiler. Ama, Allah'a giden tek yolun İsa aracılığıyla olduğunu söylediler. Allah île direkt bir ilişkimiz yoktu. Bu inancı kabul etmiştim. Çünkü ana-babamın inancı böyleydi. Onların benden daha iyi bildiklerini farzederdim.

''11 yaşında iken karışık dinlerden öğrencilerin bulunduğu bir okula gittigimde az veya çok kiliseden ayrılmıştım. Ama, İsa'nın üzerimdeki etkisi, Teslis'in ne manaya geldiğini düşünmeden devam ediyordu.



"İslamla şereflenmeden önce yine dindar mıydınız? Değildiyseniz, önceki inancınızı niçin değiştirdiniz? Sizi İslama çeken özellik neydi?
"Dış dünya benim için çok çekici idi. Çok eğlenceli ve heyecanlıydı. Müziğe başladığım sırada, dini daha ciddiye almam gerektiğine dair duygularım olmasına rağmen, sözde bir Hıristiyan haline geldim.

Kilisenin akılcı yönü, pazar günleri günah işleyenlerin affedilmesi bana iki yüzlülük gibi geldi. Bu düşünce kiliseden ayrılmama sebep oldu.

"15-16 yaşlarımda şarkı yazmaya başladım. 19'una ayak bastığımda ilk büyük başarımı almıştım. Aşırı derecede içki ve sigara içiyordum. 20 yaşımda da tüberküloz yüzünden hasta düşmüştüm. Hastalık, san'atımda bir duraklama göstermişti. Hayatımı yeniden gözden geçirmem gerekti.

"Doğunun dinî felsefeleri île ilgilenmeye başladım. Hippilik dönemimde bu bende tutkulaştı. Budizm hakkında kitaplar okumaya başladım. Budizmi, katı ve dogmatik kilise öğretilerinden çok çok doyurucu buldum. Budistler gibi kendimi bu dünyadan koparmak için et yemez oldum. Yoga yapmaya, tefekküre dalmaya başladım. Bu, Hıristiyan din anlayışına karşı hoşlandığım ilginç bir alternatifti. Ancak pratiği göçtü.

."Aslında inceleme merakı da sarmıştı beni. Ailemin Rum (Yunan) kökenine doğru gittim. Pisagoras'ı ve her şeyin matematik formülle sonuçlanabileceği ve kainatın matematik kaideler altında işleyebileceği teorisini öğrendim.

"Bunun da pratiği hala mümkün değildi. Bana nasıl yaşanabileceğini söyleyemiyordu. Sonunda elime Kur-'an verilene kadar bana hiçbir dinin yardımcı olamayacağını sandım. İslam hakkında az bir şeyler biliyordum. îslamı, millî, yabancı bir kültür olarak değerlendiriyordum. Yani dinden çok, bir inanç olarak değil de, bu asra ait olmayan bir medeniyet olarak düşünüyordum. Tabii ki bu düşüncem, kitaplarda yazılan îslam ile şekillenmişti.

"Kur'an-ı Kerîmi okuduğumda, yalnız bir Allah'ın ve dinin de yalnız bir din olduğunu farkettim. Yine Kur'an'ın insanlara rehberlikte, hidayette ve imanda en son olduğunu anladım. Kur'an'ı okuyuşumdan bir yıl sonra, Kur'an'ın gösterdiği şekilde yaşamaya çalıştım.

"İslam, insanoğlunu sınıflara ayırmıyor. Tevhidi, nereye giderseniz gidin, her konuda aynı kaideleri göreceğiniz kainatın gayesi olarak gördüm.

"îslamı her çağa uygulanabilecek buldum. Bu arada bir başka şey daha var. Kur'an-ı Kerim kendisi bir mucizedir. îslamın önemi, insan ve ruhu ile direkt olarak konuşmasıdır.

"Kur'an-ı Kerîmi okuduğumda, îslamın belli bir devir dini olmayıp, her çağda ve mekanda uygulanabilir bir din olduğunu, diğer dinler gibi yetersiz olmadığını gördüm. Kur'an-ı Kerîm, değişik seviyedeki insanları muhatap alarak, ruhlarına gerçeği anlatan tek kitaptır. Bu sırrı keşfettiğimde kendi kişiliğimi bulduğumu anladım.

"Bir gün birine rastladım. Londra'da yeni bir cami açıldığını söyledi bana. Dinimi kabul etme zamanı gelmişti. 1977 kışında bir Cuma günü camiye gitmek üzere evden ayrıldım. Cuma namazından sonra imama varıp Müslüman olmak istedigimi söyledim. Müslümanlarla ilk temasım böyle oldu."



Bir zamanların ünlü pop sanatçısı Cat Stevens (Yusuf İslam), güvenlik gerekçesiyle ABD’ye sokulmadı. Yine aynı gerekçeyle, sanatçının içinde bulunduğu uçağın rotası, Washington’dan Maine Havaalanı’na çevrildi. United Airlines’e ait 919 sefer sayılı uçakla Londra’dan Washington’a gitmekte olan Yusuf İslam, ismi ‘izlenenler listesi’nde olduğu gerekçesiyle ABD’ye alınmadı. Sanatçıyı taşıyan uçak, Washinton’dan 1000 kilometre uzaklıktaki Maine Havaalanı’na indiğinde; Yusuf İslam, göçmenlik memurları tarafından sorguya alındı. Sorgunun ardından sanatçının ülkeye girişine izin verilmedi.

Havaalanındaki Ulaşım Güvenlik Birimi, sanatçının ‘ulusal güvenlik nedeniyle’ ülkeye sokulmadığını açıkladı. Yusuf İslam, dün öğleden sonra İngiltere’ye döndü. Kıbrıslı Rum baba ve İsveçli bir annenin çocuğu olarak Londra’da doğan Yusuf İslam, 1977 yılında Müslüman olmuştu. Kendini İslamiyet’e adayan Yusuf İslam, Londra’da bir Müslüman okulu kurmuştu.



Alman özel televizyonu Phoenix, Müslüman olup Yusuf İslam adını alan ünlü şarkıcı Cat Stevens`ın hayatını anlatan filmi gösterecek. Yusuf İslam`ın hayatındaki dönüm noktaları nelerdi? Nasıl müslüman oldu?



Yusuf İSLAM’ın Çocukluğu

John TABLOR : Şarkılarınızın pek çoğu çocuklarla ilgili. Çocukluk anılarınızın bunda etkisi var mı? Çünkü çocukluğunuzu geçirdiğiniz yer oldukça özel bir yer.

Yusuf İSLAM : Evet, çocukluğum şehrin batı kısmının merkezi diyebileceğimiz bir yerde geçti. British Museum’un da bulunduğu bu çevrede birçok tiyatro, cafe ve sinema bulunuyordu. Büyüdüğüm yerin yetişmemde önemli etkileri olduğunu düşünüyorum.



onra Drury Sokağı’nda bulunan okula gittim. Orası öğrenmenin tadını almaya başladığım ilk yerdi. Tabi ki bir Hıristiyan - Roma Katolik okuluydu. Fakat bu hayatımdaki ilk sıradışılıktı. Çünkü ben Yunan Ortadoksuydum. Dolayısıyla yaptıkları pek çok şeye katılamıyordum. Bana ahlaktan, cennet ve cehennemden bahsediyorlardı. Ayrıca İsa’yı da anlatıyorlardı. Fakat genelde sadece ahlaki şeyleri ve "iyi" olmam gerektiğini vurguluyorlardı.



Ancak dışarıdaki dünyaya baktığımda, o bulunduğum çevrede, "iyi" olarak nitelendirebileceğim pek az şey vardı. Hayatın paradokslarıyla karşılaşmam ilk o zaman oldu. Tabi daha küçük bir çocuktum ve her çocuk gibi hayallerim ve umutlarım vardı. Ve sanıyorum bunlar benim sanatımı ve ifadelerimi etkiledi. Dünyayı algılayışımda, onu yorumlayışımda ve bunları kelimelere döküşümde çok etkisi oldu. Bu durum beni bizzat çocuklarla birlikte olma ve onlarla çalışma yoluna sevketti. Şu aralar eğitimle ilgileniyorum. Dört tane okul işletmekteyim. Çocukları çok seviyorum ve onlarla birlikte olmaktan çok zevk alıyorum.



John TABLOR :Popüler müzikteki kariyerinizin iki bölüme ayrıldığını görüyoruz. Ve tabi "Matthew and Son " o ilk bölümün en önemli albümü. Siz ayrıca bir pop yıldızı olarak "I Love My Dog", "The First Cut is the Deepest","Here’s Comes My Baby" gibi albümlere de imza attınız. Fakat daha sonra önemli bir engelle karşılaştınız ve tüberküloza yakalandınız. Bunda özel hayatınızın da etkisi var sanıyorum. Özellikle bu hastalık hayatınızı değiştiren fevkalade olaylardan biri gibi geliyor bana. Belki de onlardan ilki.

Yusuf İSLAM : Çok doğru. Bana olanlarla ilgili çok dikkatsizdim. Sizinde söylediğiniz gibi bir pop yıldızı olarak çok hızlı yaşıyordum ve bir dereceye kadar eğlendiğim de söylenebilirdi.

Fakat diğer taraftan çok çalışıyordum. Bir hayli yorucu oluyordu. Dolayısıyla pek düzenli bir hayatım yoktu. Gece geç saatlere kadar çalışıyordum, hatta bir gecede 2 - 3 programa katıldığım oluyordu. O zaman herkes gibi içki ve sigara da kullanıyordum.



Fakat bunun hesabını bir şekilde ödemem gerekiyordu ve o da başıma gelen bu hastalık oldu galiba. 20. yüzyılda bu hastalığı çoktan yendiğimizi düşünmeme rağmen tüberküloza yakalanmıştım. Bu hastalığa yakalanınca sahnelere ara verdim ve iyileşebilmek için istirahata çekildim.

İşte o an, hayat ve anlamı hakkında tekrar düşünmeye başladım. Nereye gidiyordum. Bu düşünceler bende büyük değişikliklere sebep oldu. İstirahatta geçirdiğim süre bunları düşünmem için fevkalade bir olanak sağladı. Çok önemli aslında; maalesef hayatın akışı içerisinde durup düşünecek pek zaman bulamıyoruz.



John TABLOR : "Tea for the Tillerman" adlı albümü çıkardıktan sonra haklı bir ünü yakaladınız. Albümünüz milyonlar sattı. Bu durum sizi nasıl etkiledi?
Daha sonra bir Amerika turunuz oldu. Amerika’yı nasıl buldunuz?

Yusuf İSLAM : Bu tur aslında modern dünyayı anlamamda çok önemli bir etken oldu. O günlerde bir yıldız olabilmek için Amerika’da ses getirmeniz gerekiyordu. Ben de o dağa tırmanarak bunu başardım. Fakat genelde bunu takip eden eğlence ve heyecan ani bir depresyon yaratır. İşte o zaman, dönüp " Dur bakalım, Hepsi bu mu?" diye sorarsınız kendinize. Ve bir sona gelmişsinizdir. Bu sefer ya yaptıklarınızı tekrarlayacaksınızdır ya da farklı bir şey bulmak zorundasınızdır. Sanıyorum benim yaptığım ikincisiydi.



Bir seferinde Rio’da da aynı şeyleri yaşamıştım. Aslında bir müzisyen için oldukça güzel bir yer. Herkes müzikle iç içe. Ama gene aynı soru "İdeal olan ne?" İşte bu nokta kendimi mutlu ve huzurlu hissedebileceğim yeri bulana kadar dönüp dolaşıp geldiğim nokta.



John TABLOR : 70 lerin başından ortalarına kadar oldukça büyük bir üne kavuştunuz. Daha sonra "Back to the Earth" adında bir albüm yaptınız. Ama yeterince ilgi görmedi. O albümden sonra sanki popülaritenizin sonuna gelmiş gibiydiniz. Bu acaba yeni bir şey keşfetmenizin sonucu muydu ?

Yusuf İSLAM : Evet, hayatımdaki başlıca dönüm noktası o albümü yaptığım zamanlara denk gelmişti. Daha yeni yeni İslam’ı keşfetmeye başlamıştım. Bu da bana hediye edilen bir Kur’an sayesinde olmuştu. Daha önce üzerinde hiç düşünmemiştim ama hediye edilen Kur’an’ı okuyordum. Aynı zamanda bir pop yıldızı olarak normal hayatıma da devam ediyordum. Konserler için yolculuklara çıkıyordum, büyük stadyumlarda şarkılar söylüyordum ancak oteldeki odamda yalnız kaldığımda sessizce kendime sadece Kur’an okuyordum. Benim için iki hayat vardı artık. Hayatımdaki en güzel ses Kur’an’dan kopup gelen ses olmuştu. Yıllardır aradığım motivasyon işte buydu. Daha fazla zevk alamadığım şeylerle uğraşmaya son verdim. Bunun yanında hala müziği seviyorum. Ama güzel bir hayat için şarkı söylemeyi bırakıp güzel bir hayat yaşama yolunu seçtim. Bir idol olmak yerine otobüse binen, basit işler yapan normal bir insan olmaya karar verdim. Ve gerçekten ilk başladığım yere geri döndüm. Bir çocuğun, harikulâde umutlarla süslediği "iyi" bir yaşamın yaşandığı "iyi" bir dünyaya. Ama bu sefer nasıl elde edebileceğimi keşfederek.



John TABLOR : Aslında bu daha öncede yazılmıştı. Siz bir gün boğulma tehlikesi geçirmiş ve kurtulmak için dua etmişsiniz. Bu olay siz Kur’an okumaya başlamadan önce miydi?

Yusuf İSLAM : Evet bu kronolojik olarak ben Amerika’da, oldukça popülerken, başımdan geçen bir olaydı. Malibu’da bir arkadaşımın deniz kenarındaki evinde olmuştu. Bana kimse yüzmek için uygun bir zaman olmadığını söylemedi. Hani bilirsiniz insanlar bazen yapmamaları gereken şeyleri yaparlar. İşte bende yapmaman gereken bir şeyi yaptım ve daldım suya. Fakat bir müddet sonra akıntının çok kuvvetli olduğunu hissettim ve sahile doğru yüzmeye çalıştım ama bir türlü yapamıyordum İşte tam o anda , bilirsiniz insanın kim olduğunun tam olarak farkına vardığı ve kimden yardım isteyeceğini anladığı o anda, " Allah’ım, eğer beni kurtarırsan bundan böyle hep senin için çalışacağım" diye dua ettim. Ve bir dalga geliverdi. Ben de dalganın yardımıyla var gücümle sahile doğru yüzdüm. Şüpheci bir insan bunun bir tesadüf olduğunu söyleyebilir. Ama eğer bu ölümle yaşam arasında bir tesadüfse o zaman çok önemli oluyor.



Yeni bir İsim

Yusuf İSLAM : Cat Stevens safhasını aştım ve Müslüman oldum. Dolayısıyla yeni bir isme ihtiyacım vardı. Sonunda Kur’an’ı okurken benim için yeni bir kapı açan Yusuf kıssasının olduğu bölüme geldim ve Yusuf ismini çok beğendim. Kendime de yeni isim olarak YUSUF’u seçtim.

Yusuf İSLAM : İngiltere’de en popüler Müslüman.




John TABLOR : Peki İngiltere’den ayrılmayı düşünüyor musunuz?





Yusuf İSLAM : Aslında her adalı sıcak ve rahat sahillere gitmek ister. Ama en sonunda yaşam insanlarla beraber güzeldir. Ben burada yapacak yeterince iş olduğuna inanıyorum.



John TABLOR : İngiltere’deki en popüler Müslüman olmanız hakkında ne düşünüyorsunuz. Bu sizi endişelendiriyor mu ? Durumunuzdan memnun musunuz?



Yusuf İSLAM : Bu benim asıl maksadım falan değil aslında. Ben İslam’ı seçince, her ne kadar normal biri olmak istemiş olsam da, insanlar benim söylediklerime ilgi duyuyorlar. O açıdan söyleyecek bir şeyim olduğunda bunu dile getiriyorum, insanlar da dinliyorlar, bu da beni mutlu ediyor.



Gece geç saatlere kadar çalışıyordum, hatta bir gecede 2 - 3 programa katıldığım oluyordu. O zaman herkes gibi içki ve sigara da kullanıyordum.

Fakat bunun hesabını bir şekilde ödemem gerekiyordu ve o da başıma gelen bu hastalık oldu galiba. 20. yüzyılda bu hastalığı çoktan yendiğimizi düşünmeme rağmen tüberküloza yakalanmıştım. Bu hastalığa yakalanınca sahnelere ara verdim ve iyileşebilmek için istirahata çekildim.

İşte o an, hayat ve anlamı hakkında tekrar düşünmeye başladım. Nereye gidiyordum. Bu düşünceler bende büyük değişikliklere sebep oldu. İstirahatta geçirdiğim süre bunları düşünmem için fevkalade bir olanak sağladı. Çok önemli aslında; maalesef hayatın akışı içerisinde durup düşünecek pek zaman bulamıyoruz.




İşte İslam'ın Sesi :







Allah(c.c) O'ndan ve O'nun gibilerden razı olsun,hizmet nimettir.

Selametle kalınız,

" Siz nerede olursanız olun,Allah(c.c) sizinle birliktedir. " Hadid Sûresi 4. Ayet-i Kerime
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23-12-2005, 03:12
exclusive exclusive isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
Standart

Yusuf İslam'ın müslüman olmadan önceki şarkılarını daha çok severdim.

Neyse, her zaman inançlı ve barış yanlısı bir kişiydi. Bu yüzden hristiyan olmuş müslüman olmuş farketmez “Barışı ve halklar arasında uzlaşmayı yücelten ve terörizmi kınayan” çabalarından dolayı saygıyı ve takdiri hakettiği bir gerçektir...

Dini görüşlerini eskiden de kendime yakın bulmazdım şimdi de bulmuyorum ama "savaş karşıtı" görüşleri için aynı düşünceleri paylaşıyorum derim. Bütün müslümanların Yusuf İslamı örnek almasını temenni ederim.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23-12-2005, 11:06
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Sufiyyun gene uzun bir copy-paste yapmışsın, bunun yerine ilgili linki yazman gerekiyor mesajına. Bunu defalarca söyledim, uzun mesajları buraya yapıştırmayın, ilgili sayfanın adresini yazın sadece. Bu tarzına devam etmen durumunda siteden geçici uzaklaştırma cezası alacağını söyleyim, bu son uyarımdır.

Cat Stevens, namı diğer Yusuf İslam, hıristiyanlıktan islama dönmüş olan tek ünlü kişi olması nedeniyle müslümanların yegane iftiharıdır. Çeyrek asırdan beri hıristiyanlıktan islama dönmüş olan başka hiç bir ünlüyü bilmiyorum. Bilen var mı?

O kadar uzun yazıyı koymuşsun buraya Cat Stevens ile ilgili ama onun nasıl müslüman olduğunu yazmamışsın her nedense İşine gelmedi sanırım.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 24-12-2005, 15:41
Aliminyum Aliminyum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
Standart

İngiliz gazeteci Yvonne Ridley 28 Eylül 2001′de Afganistan’a kaçak yollardan girmeye çalışırken Taliban tarafından Afganistan’da esir alındı. 10 gün boyunca Taliban’ın elinde esirdi. 43 yaşındaki Yvonne Riddley Taliban’a “Eğer beni serbset bırakırsanız Kur’an-ı okuyacağım, İslam dinini araştıracağım” diyerek Taliban esaretinden kurtuldu. Ve bu sözünü tutarak Kuranı Kerim’i incelemeye başladı ve bunun sonucunda müslüman oldu, hacca gitti. Müslüman olduktan sonra 2 kitap yazdı. Şimdilerde İslam Kanalı’nın politika editörlüğünü yapıyor ve sabah saatlerinde politik ajanda isimli bir tartışma programı yapıyor. İnsanları İsrail ürünlerini boykota çağırıyor. Kanal 7 ve Zaman Turkuaz’da yayınlanan Ebru Ateş’in röportajı için http://ahirzaman.ukde.org/index.php?cat=25

İsteyene bolca örnekler verilebilir daha.

Dünya futbol sahası değil Cem. Her Müslüman olan kişi sizin kalenize atılmış bir gol olarak algılanmaz bizde. İftihar vesilesi değil o dediğin, kardeşi adına ve kardeşi için sevinmek. Herkesi kendiniz gibi sanmak saflığından vazgeçmeyeceksiniz.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 24-12-2005, 15:57
Suffiyun Suffiyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Dec 2005
Mesajlar: 109
Suffiyun - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Cem kardeşim keşke su-i zanda bulunmasaydınız,bu yazıyı bu aciz kardeşiniz yazmıştır,İslam Bahçesi forumlarından da buraya aktardım,

Selametle kalınız...

not : Cem kardeşim yazıyı bütünüyle okumadınız sanırım,başına gelen hastalıklardan tutun da birçok vesileyi Yusuf İslam bizlere açıklamış,üstte de mevcut.

" Siz nerede olursanız olun,Allah(c.c) sizinle birliktedir. " Hadid Sûresi 4. Ayet-i Kerime
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:28 .