Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji > Evrim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #41  
Alt 25-01-2019, 00:23
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart

Türkü´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir başkası bu cümleyi kursa normal karşlanabilir . Siz kurunca başka bir şey aranıyor altında.
Eheh, bu ilginçmiş aslında merakta ettim aslında, o başka şeyi.
Türkü´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sanki evrim ve biyolojinin bilen ve araştıranlarını ideolojik davranıyor
diye suçlar gibi bir algı oluşturuyorsunuz hissine kapıldım. YANLIŞMIYIM ? Yanlış olmam en büyük temennim.
İdeolojik olmayan bakışa asla bir sözüm olamaz, bu böyle anlaşılıyorsa da kelimelerin kısıtlı olmasından ötesi değildir.

Zaten ideoloji olmadan bakılsın diye bu kadar şey yazarken, araştıranın emek dökenin, objektif bakanın hakkını es geçmem, dediğim gibi kısıtlı ifadelerin sonucudur anca. O kadar kusuru da olsa gerek yazışmaların.

Dahasını söyleyim, ben de kendimi asla "bilen" olarak görmem, bunu iddia da etmem, çünkü bilen (bu konuda bir kaç yazıda yazdım) demek, o bildiği şeye hükmeden demektir.
Ben mikrobu gördüm diyelim, bu beni onu bilen yapmaz, ona inanan yapar. Bilmek bu noktada yazıldığı gibi anlamdan çok daha ötesinde bir anlamdır.

Ben anca yaşayanım, Evrim dene şeyi bu anlamda yaşantıma entegre etmeye çalışıyorum ki, olayım bu, bilmek bu noktada çok özel bir yerde.

O yüzden orada ki bilen okuyan da zaten işi kinayesi, bilen böyle yapmaz anlamında yani.
Hem bilen olacak hemde ideolojisine malzeme yapacak, buna bilen denmesi de nezaketendir.
Türkü´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ha birde Evrim yüzeysel konuşulacak bir konu değil.. Bilenlerin yani içinde olanlar için konuşulacak bir konudur.
Bu da ayrı bir sıkıntı değil mi?

Evrimi anca akademikler konuşur, tamam konuşsunlar ama bu bizi "direkt" ilgilendiren bir şey, içinde yaşıyoruz, Evrim uzayda olan bir konu değil ki.
Yanımızda, çevremizde, hatta içimizde ta ruhumuza bile işlemiş diyebiliriz.
Yargıladığımız şeylerden tutunda, sevdiğimize, alışkanlıklarımıza her şeyimize sinmiş bir şeyden bahsediyoruz.
Akademikler bunun akademik boyutunu konuşsunlar, ama bunun "yaşamsal" yönünü de konuşulmaz dersek, Evrim halka inmez. Halka inmeyince o bir avuç çırpınsın dursun, meramlarını anlatamazlar ki.
Toplumlar sayfalarca yazı okumayı sevmezler, helede teknik yazı okumayı hiç sevmezler. Evrim sayfalarda kalır gider.

Sırf konunun bile amacında halka inmek var aslında, forum sakinleri olarak bizlerde halk sayılırız, ayrıca ziyaretçiler vs. "Evrimsel düşünce" dedim, bu pekala yapılabilir, içinde çok fazla teknik detay olmadan düşünmek, zor olmasa gerek. Başka türlü bu kutsal bir şey gibi, konuşamazsak, sadece akademikler konuşsun dersek, işin bizi ilgilendiren yönü "Evrimin yaşamsal yönü" bunu kim konuşacak?
Onuda bilenler konuşsun demeyiz herhalde.

Siyaseti siyasetçiler, tarihi tarihçiler, sanatı sanatçılar vb. konuşsun demiyorsak, bunları halka indire biliyorsak, buna ruhsat veriyorsak, Evrimi de halka indirmeliyiz... Bunun başka yolu yok.
Yani konuşmalıyız, konuşmalıyız, konuşmalıyız.... başka türlü o bilinmez...

Sevgiler

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #42  
Alt 25-01-2019, 00:50
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.128
Standart

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Eheh, bu ilginçmiş aslında merakta ettim aslında, o başka şeyi.
Ruhculuk felasife ciğim Ruhculuk.

Evrim ve ruhculuk aynı yerde olur mu sen açıkla istersen.

Evrime inanan değil , anlayan idrak eden birisi , evrimin neresinden Ruhu çıkartabilir?

Birde Ruhun evrimi diye birileri akademi kurarsa hiç şaşmam. Ortamda uygun.

Marsta abdest almayı bir çocuğa anlatamayan adamı bilimin adına başına rektör atadıgın yerde her iş olur.


Aslında demek istediğim.

Bu Evrim konusu varya , tanrı ve ruh hikayelerinin KESİNLİKLE olmadığının tek ispatıdır.

Tanrı ve ruh var mı yok mu diye aklında sorular soran birisi ,EVRİM konusuna YÜZEYSEL olarak bile bakıp samimi bir şekilde okusa kesin cevaba ulaşacak

Ama

İşte EVRİM konusu neredeyse her yerde yasak. Biyoloji ise SEÇMELİ

Tanrıcı ve Ruhcuların EVRİMDEN ve anlaşılmasından korkup bu tip tedbirler alması hiç bir boka yaramayacak. Önünde sonunda Evrim tüm insanlar tarafından anlaşılacak ve Tanrı ile Ruh müzelerde hak ettigi yeri bulacak.

Evet yüzeysel tartışmasını yapmak yerine bu işin Bılginlerinin ortaya koyduklarını okumak daha verimli.

Aptal bir dinciye maymundu , fotosentezdi , oksijendi , tek hücreliydi diye tartışmaya girmeye gerek yok. Direk KİTABIN ve yazarların ismini verip haydi anca gidersin demek gerekir.
Alıntı ile Cevapla
  #43  
Alt 25-01-2019, 12:58
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart

Türkü´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ruhculuk felasife ciğim Ruhculuk.
Hah tamam teşekkürler, açıklık getireyim, o kolay.
Öncelikle piyasada ki "Ruhçuluk" denen şey nedir hiç bilmem, onlarla bir ilgim, bilgim yok.
Dinlerde ki ruh deyince onuda bilmem, ama Doğa ve Ruhlar deyince işin şekli değişir, bak o konuda ilgi ve bilgi sahibiyimdir. Lakin kutsalım da değildir, hiç bir şey dokunulmazım değildir, buna doğa ve ruhlar da dahildir, ama bu araştırmak, gözlemek, söylemek gibi şeyleri yapmama da engel değildir.
Hayat gözümde zaten düzgündür, düzgün olanı da düzeltmeye çalışmam, iyi bir gözcüyümdür, gözcü zaten düzeltmeye de çalışmaz, gözler.
Kısacası "Doğal seçilmişlik" bilincine tam sahibimdir.

Tabii Ruhlar denen şeyden senin veya başkasının ne anladığını da bilmem, herkesin HAYALİN DE RUH TARİFİ VARDIR, okumuştur, duymuştur vs. aslında bu ruhlar konusunu da hiç kimse bişi bilmez ama fikirleri de hiç bitmez. İnsanların böyle hiç bilmediği konularda, çok şey bilmelerinin açıklaması da, insanlarda "bilmiyorum" diye bir kod olmamasından kaynaklıdır. Tanrı konusuda hakeza öyledir, kimse konuşmamıştır, görmemiştir, temas etmemiştir vb. ama sadece okumuştur ve duymuştur, inansın inanmasın herkes o konuda hem fikirdir, çok iyi bilirler!
Çok iyi bildikleri içinde tartışırlar, bilginin dayanılmaz hazlarına gark olmaktır bu da.
İşte ben bunu anlamıyor, insan bilmediği bir şeyi nasıl bilebilir! Galiba bu kod bende genetik bir bozukluk olarak var, ben bilmediğim bir şeyi biliyorum diye iddia etmem, lafını da yapmam. Bilmeyince lafta yapamıyorum haliyle, Evrimsel bir eksiklik herhalde bu!

Ben Ruhlar deyince ne anladığımı, bildiğimi bir kaç yazımda dile getirdim, Lilith yazımda da vardır mesela, "Ruh organik bir yazılımdır" dedim, yazdım da yazdım.
Yani benim nazarım Ruhlar denen şeyler organik yazılımlardır, tam bağımsız bitkiyi bitki, hayvanı hayvan, insanı insan yapan şeylerdir.

Özetle bu yazdıklarımın ötesiyle alakam, bağım, bilgim yoktur.

---

Şimdi organik yazılım dediğim şey dursun bir kenarda, ona sonra geleceğim, gelelim Bilime, bilimde bugün "yazılım" denen şeye yavaş yavaş geçti, aslında sürece ta harflerden, başlayarak gelişen bir sürecin sonunda gelindi. Taşa yazmaktan, kod yazmaya geçen uzun bir süreçti bu.
Şu an bu yazıları yazdığımız PC Ler, Cepler de bu yazılımlarla iş görüyor. Sadece teknik donanım yeterli değil, havada uçan uçaklara, yerde ki arabalara, bir sürü makineye kadar yazılımlar hayatımıza girdi, Lakin insanın bu yazılım denen olayı, doğada ki tam bağımsız organik bir yapıya henüz daha geçemedi, yapay/sanal zekadan bahsetmiyorum, kendi kendine yetebilen, tam organik özgür bir yapıdan bahsediyorum, ayrıca üreyecek çoğalacak vs. ona daha çok var, yani yazılım olarak hâlâ "ilkel" bir durumdayız, ya da kısıtlı diyelim ama organik yazılıma doğru da tam gaz gidiyoruz.

Bu noktada insan doğasına aykırı davranamayacak, ondan ne bekleniyorsa o da onu verecek, başka şansı yok doğayı TAKLİT EDECEK, ona birinin akıl vermesine, yol göstermesine gerekte yok, TAKLİT ede ede ilerleyecek, şimdiye kadar ne yaptıysa, şimdiden sonrada öyle yapacak, sürece bakıp bunu söylemek hiç zor değil.

Diyeceğim daha ileri ki zamanlar da Bilim yazılımı organikleştirdikçe, doğada ki organiklikle pişti olacak. İşte o zaman Doğayı TAM anlayacaklar, Ruhlar ne demek anlayacaklar, hatta "ilk insanlarla son insanlar" bir birlerini çok daha iyi anlayacaklar. Bu kaçınılmaz bir son, çünkü süreç ona doğru gidiyor. Bunun için kahin olmamama da gerek yok.
Mesele YAZILIM denen şeyde, düğümü bu çözecek.
O gün DOĞA İNSAN OLACAK, İNSAN DOĞA OLACAK. Bu bugün de böyle sayılır ama bu bilinçten fersah fersah uzağız.
Şimdi ara dönemdeyiz, mesela bugünün doğruları zamanla tek tek yanlışlanacak, hatta "bir yanlışın tam göbeğinde yaşıyoruz" da diyorum ben buna, aradayız çünkü, 50 yıl sonra tüm bildiklerimiz sil baştan olacak, hiç zor değil, geçmişi de sil baştan yapan bir gündeyiz mesela, "Biz geçmişi nasıl yanlışladık, gelecekte bizi öylece yanlışlayacak!" "Etme, bulma dünyası" böyle işliyor, eden bulacak... Sürekli bir şeyleri ya inkar ya iman peşindeyiz, herkes böyle mutlu oluyor. Doğrularımız da ara ara UPDATE/UPGRADE ye uğruyor, sessizce eyvallah çekiyoruz, Mesela demişsin ki,
..."Bu Evrim konusu varya , tanrı ve ruh hikayelerinin KESİNLİKLE olmadığının tek ispatıdır."...

İyi de Evrim bir şeyi "Yoklamak veya Varlamak" için kullanılmaz ki, insanların ideolojilerine, inançlarına ispat olmaz ki üste dedim, "Ateist Evrimci, Agnostik Evrimci, Deist Evrimci, Teist Evrimci" bunları da besleyen DOĞA, bunu kabul edebildiğin gün işin şekli değişir/değişiyor.
Evrim en fazla tespit için kullanılır, ki onda da yargılama olmaz, o neyse odur.
BİYOLOJİ bir bilimse-ki bilimdir-o inanç değildir. Bilmek, olanı bilmek, gözlemektir, olmayanı yani inancı Biyoloji ne diye işlesin ki, mantığı yok, herkes dindar olsa, o gene aynı işlevi yapar, olmasa gene aynı işlevi yapar. Objektif bir alandır.
Nihayetin de zor bir seviye, o kadar okulu tahsili, diploması vs. var, merakta olacak, para ile satında alınamayacak bir şey, o herkes içindir, belli bir ideoloji, inanç grubu için olunca, objektiflikte kalmaz.
EVRİM YANLI, TARAFLI, SUBJEKTİF DEĞİLDİR...

Evrimi ideolojimize göre kullanmak, üstte dediğim bu ona uymak değil, onu kendimize uydurmaktır. Bu da EVRİMCİLİK olmaz.

Evrim dediğin gibi olunca zaten "tartışma" zeminlerine meze olmaktan çok daha fazla bir önemi olmuyor, sonrada unutulup gidiyor, yaşama zaten hiç indirilmemiş, bir kutsal sanki ELLEME mantığı var, sadece tartışma için iş gören, lazım olduğunda raftan indirilen bir kitabi bilgi. Kitapta kalan bilgiler de ölüdür, ölünün de ne faydası olacak! Netekim de olmaz.

İnsanlar bu inançları veya bilgileri kendi kendine de bulmadı ki, bulamaz ki, hepimiz doğduğun da bir şeyler hazırdı mesela, BUNU FARK EDEN VAR MI? bu her tarihte böyleydi, 1000 yıl önce doğan için de her şey hazırdı, 10.000 yıl öncede doğan için de her şey hazırdı.... Bundan 1000 yıl sonra doğan için de hazır olacak.... Bugün bile bu böyle! Bu çok ilginç değil mi?

DOĞA BİZE BİR ŞEY GÖSTERMEK İSTİYOR... GÖSTERİYOR DA AMA biz onu yok etmek için cebelleşip duruyoruz, sonuç koca bir sıfır. Demek ki o şey savaşmak, cebelleşmek için değil. DOĞA gösterdiği şeyi niye yok etsin ki veya niye yok edilmesini istesin ki, aksine var ediyor ki GÖSTERİYOR !!!...
Burada doğa, doğaca bir şey söylüyor ama bunu anlamak isteyen de yok maalesef. Varsa yoksa insanların o 4 meselesi, kavgası inançları, fırtınalar hep bu yönde kopuyor. İyi ki de varmış, onlar olmasa dünya hayli sıkıcı yer olacakmış zaar!

DOĞA KENDİ KENDİNİ YOK ETMEZ, biri beğenmedi diye de o şeyi yokta etmez, etmiyorda, etse ederdi de ama etmiyor. Bilakis doğa bize ısrarla gösteriyor, gözümüze sokuyor "bakın bakın" diyor adeta. Biz ne yapıyoruz, gördüğümüz yok etmeye çalışıyoruz, PEKİ BUNCA ASIRDIR NİYE YOK EDİLEMEDİ ŞEYLER?

Soru bu, soruyorum madem Evrim bir ispattı, sağlam da bir ispattı, niye yok edilemedi yanlış şeyler?
Ayrıca aynı Evrimi dinciler de kullandı, hatta kullanıyorlar da bazı bazı ama onlarda yok edemedi o şeyleri. Diyeceğim Evrim üste ki 4 şeye göre değerlendirilmez. Onunla haklı/haksız suçlu/suçsuz bulanmaz, o 4 şeye ispatta olmaz, zaten o 4 ü besleyen de bizatihi Evrimin kendisi!

Kimi, kime şikayet edecen! Mevzu en temelin de bu!

Evrimin ideolojilere, inançlara, hatta siyasetlere alet olması, Evrimin de Evrilmeye çalışılması, Evrime zarar vermez, o artık insanların bilinç altına (eğri/doğru) çakıldı ama aksi durumlar kişinin kendine zarar verir.

İşte bu noktada "EVRİMSEL DÜŞÜNCE" önemli, Evrimsiz düşünceler doğaya yapılan Artistlikten başka bir şey değil, (bu tabiri de sen kullanmıştın o yüzden kullandım) o 4 e bulaşmadan, birine "taraf" olmadan, onları yok etmeden, yok saymadan, bakabiliyor musun? Mesele orada. Öteki türlü bir şeyler çıkarmak mümkün değil, ÇIKMAZ... çünkü o 4 de "suç/suçlu haklı/haksız" hep vardır, Doğada yoktur.

Burada amaçta suç/suçlu bulmak değil, karıştırmayalım, NE OLUYOR ONA BAKMAK! yalın ve saf haliyle bakmak, yargı yok, yargılama yok, bir bakış... Bir çocuk gibi saf bir bakış! Aslında bu bakışı hepimiz de biliriz, çünkü bir zamanlar DOĞA böyleydi bizler için, koşup oyna, gül eğlen. canlı bir yerdi Lakin UNUTTUK BUNU.
Provasını da yaptığımız çokta iyi bildiğimiz bir şeyi UNUTTUK, tuhaf değil mi? Zaten insan için o unuttuğundan daha başka bir gerçeklik hayaldir, anca ona erişebilirse o gerçektir.
Gayri ne ararsa arasın, yanlıştır, yanlış yollardır. Çünkü yaşamadığı bir şey arayan onu bulsada bilemez ki, anca yaşadığını bulan biri, aradığını bulunca hah tamam buldum diyebilir.... Çünkü onu daha önceden deneyimlemiştir, hatırlar onu

---

"Yazılım"a geri döneyim, orada Ruhlar denenden başka, daha inanılmaz bir şey daha var ki, filmi iyice kopartayım, yani "kader" denilenden bahsedeyim birazda. Gerçi ara arada bahsediyorum aslında ama şimdi tam olsun, demir tavına gelmiş o da dövülsün.

YAZILIM denen olayın bir yönü ruhlar olduğu gibi, diğer yönüde kader denilen olaydır. Ve bunun her ikiside zaten "organik" yani canlı yazılım çeşitidirler.
Ortak nokta yazılımdır, kader süreyi belirler o organik olarak yazılıdır, ruh yaşamı belirler o da organik olarak işlevi bellidir, ikisi aynı yolda ilerler, biri yaşamdır, biri ölümdür.
Ölüm burada kusur gibi görülsede, aksine o yaşam denen o arayı belirlemek için vardır, sonsuz yaşam zaten yaşam değildir, o statik bir yapıdır, yaşam, doğum ve ölümle çizili bir alandır. Ölüm onun için vardır, ölüm denen şey kaderdir, o da yaşamı belirlemek için sınırdır.

Çok eskiler ta Şamanizmden beri, kader deyince zaten ona "yazgı" veya "yazı" demişlerdir, bu ne kadar tesadüftür bilinmez ama pekte tesadüf olmasa gerektir, yazının bile olmadığı, harflerin bile bulunmadığı zamanlar da bile böyle demişlerdir, "yazgı", "yazı", "alın yazısı" Kader Arapçası ama o da zaten aynı anlamda.

Bir zamanlar yazı yokken, yazgı biliniyordu yazı yoktu, ne zaman ki yazılar hayatlarımıza tam girdi, yazgı da unutuldu gitti.

Şimdi teknolojik olarak yazılımdan bahsediyoruz, onu biliyoruz, biyolojik olarak ilerideyse organik yazılıma geçilecek, bu iş artık durdurulamaz bir yönde de ilerliyor, MERAK durmayacak, insan doğadan ne kadar kaçsada, ona aykırı işler yapsada, DANK edeceği o ayırma gelecek, başka çaresi yok ki.
Yani kader gerçekleşecek, DAİRE illaki tamamlanacak, haliyle şu an bile kaderin yüzünden işler böyle işliyor, sistem tıkır tıkır çalışıyor. Daire tamamlandığında DOĞRU denen şeye, ancak o zamandakiler sahip olacak, SON demek aynı zamanda BAŞLANGIÇ demektir. Yani ilk baştakilerle en sondakiler mantık olarak aynılaşacaklar, Ruh ne demek, Kader ne demek anlayacaklar, öteki türlü arada kalan bizim gibiler, işte onların işi çok zor, gölgeleriyle savaşıp durmaktan, yanıldığını bile anlamaya fırsatları olmayacak.

Nasıl ki her şeyin hazır olduğu bir zamana gözlerimizi açıyoruz, eksik bir şey yok, niye o zaman yanlış zamanda yanlış yerdeyiz dersekte, o keşmekeşten kurtulmakta mümkündür. ONUN DA ÇARESİ VAR YANİ.
DOĞA zaten o fırsatı her zaman veriyorda, insan buna yanaşmak istemiyor, yoksa yargılamaktan suçlamaktan vaz geçildiğinde, hata kusur aranmadığında, ÇARE oradan göz kırpmış demektir bu-ki zaten her zaman göz de kırpar o

Hasılı Doğada kusur yok, kusur bakan gözde olabilir anca, gerçi doğa açısından o da bir kusur değilya, neyse, YAZILIM olayı dediğim gibi düğümü çözecek yegâne anahtardır. Lakin benim bu yazıyı bile yazmam gereksiz gibi ama yazmam gerekmiş ki yazdım.

Doğada kusur yoksa, yazıda da bir hata yok, yargı yok, yargılama yok, neyse o olmuş, tıpkı olması gerektiği gibi, tebessüm eden bir yüz, daha ne olsun ^_^

Sevgiler


Not:
Bu Evrim konusu illa dönüp dolaşıp ideolojik, inanç sarmalına takılıp kalacak gibi görünüyor, onlar olmadan Evrim konuşmak bu kadar mı imkansız?
Bilemiyorum denemeden belli olmaz, olmayacak!

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #44  
Alt 25-01-2019, 20:19
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.128
Standart

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster


Not:
Bu Evrim konusu illa dönüp dolaşıp ideolojik, inanç sarmalına takılıp kalacak gibi görünüyor, onlar olmadan Evrim konuşmak bu kadar mı imkansız?
Bilemiyorum denemeden belli olmaz, olmayacak!
Dunya üzerinde , tanrıcılık , ruhculuk ve bunlara bağlanarak yapılan tüm fikir ve eylemler İDEOLOJIKTİR. Gerisi hakikattir , gerçek olandır.

Evrim , siyasi bir konu deil ki ! İdeolojik inanç sarmalına girsin.
Evrimi , isteyerek gercek dışı olan tanrı ve ruh konularına dahil edip buradan olmayana ( tanrı ve Ruh ) VAR diyen insanlara ideolojik yaftası vurulabilir.


Peki felasife bu altta yazdığın ne şimdi ?

İyi de Evrim bir şeyi "Yoklamak veya Varlamak" için kullanılmaz ki
Bal gibi kullanılır.


Galiba bunu TANRI ve RUH uydurmasını korumak için yazdın

Ama

Var ve Yok Tanrı ve ruh üfürmesi için kullanılamaz ki ? Hatta bilinemez diyenler ve olabilir diyenler içinde kullanılamaz.


Eve geldim , evde Orhan var Hakan yok .

Sordum ! Hakan nerede ?
Cevap ! Hakan okulda .

Burada YOK denilen Hakan evde YOK ama OKULDA var. Hakan YOK MU şimdi ? Varrr.

Tanrı ve RUH için VAR yada YOK denilebilir mi ?

Evrim bu konuda Tanrı ve ruh için VAR yada YOK demiyor , demez.

Benim de dediğim gibi OLAMAZ der . Ben yukarıda OLAMAZ dedim. VAR yada YOK demedim. Evrim böyle bir seyi nesnel olarak OLUŞTURMADI OLUŞTURMAZDA zaten .

Çünkü GEREK yok...

Evrim DOĞAYI Oluşturmuş. YADA doğa EVRIMI oluşturmuş . tanrı ve ruh oluşturmamıştır..


Bak bunlar siyasal ideolojik fikirler degil.

Gerçekler.


Bildiğim ne kadar DINCI , TANRICI varsa EVRİM konusuna düşmanca bakıp oradan çeşit ceşit din ve ideoloji türetiyorlar. Aynı tanrı türettikleri gibi.


Soruma cevap verirsende sevinirim.
Ruh dediklerinin , Evrimle alakası olabilir mi ?

Ruh deyince ne dediğimi çok iyi anladığına eminim.


Sevgiler felasife
Alıntı ile Cevapla
  #45  
Alt 26-01-2019, 02:45
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.705

Başarı Ödülü 

Standart

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Eheh, bu ilginçmiş aslında merakta ettim aslında, o başka şeyi.
İdeolojik olmayan bakışa asla bir sözüm olamaz, bu böyle anlaşılıyorsa da kelimelerin kısıtlı olmasından ötesi değildir.

Zaten ideoloji olmadan bakılsın diye bu kadar şey yazarken, araştıranın emek dökenin, objektif bakanın hakkını es geçmem, dediğim gibi kısıtlı ifadelerin sonucudur anca. O kadar kusuru da olsa gerek yazışmaların.

Dahasını söyleyim, ben de kendimi asla "bilen" olarak görmem, bunu iddia da etmem, çünkü bilen (bu konuda bir kaç yazıda yazdım) demek, o bildiği şeye hükmeden demektir.
Ben mikrobu gördüm diyelim, bu beni onu bilen yapmaz, ona inanan yapar. Bilmek bu noktada yazıldığı gibi anlamdan çok daha ötesinde bir anlamdır.

Ben anca yaşayanım, Evrim dene şeyi bu anlamda yaşantıma entegre etmeye çalışıyorum ki, olayım bu, bilmek bu noktada çok özel bir yerde.

O yüzden orada ki bilen okuyan da zaten işi kinayesi, bilen böyle yapmaz anlamında yani.
Hem bilen olacak hemde ideolojisine malzeme yapacak, buna bilen denmesi de nezaketendir.

Bu da ayrı bir sıkıntı değil mi?

Evrimi anca akademikler konuşur, tamam konuşsunlar ama bu bizi "direkt" ilgilendiren bir şey, içinde yaşıyoruz, Evrim uzayda olan bir konu değil ki.
Yanımızda, çevremizde, hatta içimizde ta ruhumuza bile işlemiş diyebiliriz.
Yargıladığımız şeylerden tutunda, sevdiğimize, alışkanlıklarımıza her şeyimize sinmiş bir şeyden bahsediyoruz.
Akademikler bunun akademik boyutunu konuşsunlar, ama bunun "yaşamsal" yönünü de konuşulmaz dersek, Evrim halka inmez. Halka inmeyince o bir avuç çırpınsın dursun, meramlarını anlatamazlar ki.
Toplumlar sayfalarca yazı okumayı sevmezler, helede teknik yazı okumayı hiç sevmezler. Evrim sayfalarda kalır gider.

Sırf konunun bile amacında halka inmek var aslında, forum sakinleri olarak bizlerde halk sayılırız, ayrıca ziyaretçiler vs. "Evrimsel düşünce" dedim, bu pekala yapılabilir, içinde çok fazla teknik detay olmadan düşünmek, zor olmasa gerek. Başka türlü bu kutsal bir şey gibi, konuşamazsak, sadece akademikler konuşsun dersek, işin bizi ilgilendiren yönü "Evrimin yaşamsal yönü" bunu kim konuşacak?
Onuda bilenler konuşsun demeyiz herhalde.

Siyaseti siyasetçiler, tarihi tarihçiler, sanatı sanatçılar vb. konuşsun demiyorsak, bunları halka indire biliyorsak, buna ruhsat veriyorsak, Evrimi de halka indirmeliyiz... Bunun başka yolu yok.
Yani konuşmalıyız, konuşmalıyız, konuşmalıyız.... başka türlü o bilinmez...

Sevgiler
Sevgili Felasife, bu sekilde gidersen karisiklik olur. Ona kestirmeden denir ki; bilimsel bilgi yigilarak gelir. Icinden tek tek cikarmaya kalkarsan din'ler ve siyaset bulasir haliyle.

Kaldi ki aklibasinda kendi halinde inancli bir insanin, evrimi kabul etmesine bir engel yok. Yoksa tonla insan sayariz, ama bunlarin ciddi kismi cevresel baski(olum fermanlari, isaret edilisler vs.) sebebiyle mecburen taklidi iman'a yonelmis insanlar.
Alıntı ile Cevapla
  #46  
Alt 26-01-2019, 04:01
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart

Türkü´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Peki felasife bu altta yazdığın ne şimdi ?
Bal gibi kullanılır.
Galiba bunu TANRI ve RUH uydurmasını korumak için yazdın

Kullanılır da bir işe yaramaz, yarayacağını da hiç sanmıyorum, Evrim teorisi denen şey çıkalı çok oldu, o kadar tartışmalar oldu, forumda da oldu, bırak bizi Avrupa da oldu, esas orada fırtına koptu, hatta onlar daha çok karşı bu işe, anca "tartışma" başka bir şey yok.

Sonra işi bitince kaldır rafa orada dursun, ötesi yok. Eğer tartışmaya sebebiyet vermesin Evrim denen şey şimdiye kadar da unutulur giderdi, zira insanların çok daha önemli inanç, ideoloji, siyaset gibi meseleleri var. Evrimi kim ne etsin, işin doğrusu bu.
Evrim doğaya yönelik bir şey ama bizler doğadan kopmuşuz, dolayısıyla kontak bir türlü kurulamıyor

Tanrı ruh konusuna gelince bir şeyi korumak için yazmadım, hem merak etme onları koruyan koruyor, onları destekleyenleri de koruyor, desteklemeyenleri de koruyor. Her şey bir merkezden çıkıyor.
Ne demek istediğimi anladın mı?

İpcucu: Kimi, kime şikayet edecen!

Benim bir şey korumama kollamama gerek yok, onları reddetmeme filan da gerek yok, İnsanların veya senin öyle sorunların, ne bileyim korkuların olabilir de "Her şeyi yerinde" gören bir zihinde, ben zaten bahsettiğin korkuları aşmış biriyim.

Tanrıdan bana ne, ruhlardan bana ne? alt tarafı bir İSİM, hepi topu o, İSİM... İşim olmaz, olsa zaten böyle konuşmam ama iş dönüp dolaşıp, defalarca da not düşşem, o dediğime geliyor, gelecek.
Kader galiba, yastık değişir kader değişmezmiş.

Türkü´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Soruma cevap verirsende sevinirim.
Ruh dediklerinin , Evrimle alakası olabilir mi ?

Ruh deyince ne dediğimi çok iyi anladığına eminim.
Ruhtan ne anladığımı üstte anlattım, onun haricini bilmem, senin ne anladığını da bilmem, ben bildiğimi söyledim, sanırım ya ne demek istediğimi anlatamadım, ya da anlattıklarım inandırıcı değil, bilemiyorum.

Ruh deyince Tanrı manrı diye düşünüyorsan, verdiğim tarifte de kısaca bir şey dedim "Yazılım" diye, kadere kadar detay verdim, artık bunu alıp, nasıl anlaşılırsa o, anlaşılmazsa da benim dediğim gene o. Diğer türlüsü bunlar gelecekte netleşecek şeyler, zira yazılım denilen şey organikleştikçe, o bir zekaya, müstakil bir yapıya, bir kimliğe kavuştukça anlaşılacak şeyler.

"Bir yanlışın ortasında yaşıyoruz" derken, burada doğru olanı bulmak diye de bir şey yok, bu teknik olarak bile imkansız, zaten bizler de bunun bilincine erersek, yani "özeleştiri" denen şeyi kendimize işletirsek, anca çıkar yol bulabiliriz. Yok başkalarına işletirsek, geçmiş olsun, şifayı kapmışız demektir.

Ama yok zaten her şeyi biliyoruz dersek, bunda da ısrarlıysak, dediğim çok basit 50-100 yıl için de bildiklerimiz komple yanlışlanacak... Zaman aşımına uğrayacak, geçerliliğini yitirecek. Çünkü geçmiş böyle oldu, zaman aşımına uğradı, bugün de geçmiş olacak ve aynı şey olacak.

Hal böyle olduğu için, geçen ki ay/güneş gecikmesi meselen güzeldi, aynı onun gibi, doğru dediğimiz, öyle bildiğimiz inandığımız şeylere bile "özeleştiri" neşterini vurursak, bu kendi çıkarımıza. Ama habire başkasına o neşteri atarsak "Bir yanlışın ortasında yaşamaya" devam ederiz.

Sevgiler

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #47  
Alt 26-01-2019, 04:27
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart

Neva´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Felasife, bu sekilde gidersen karisiklik olur. Ona kestirmeden denir ki; bilimsel bilgi yigilarak gelir. Icinden tek tek cikarmaya kalkarsan din'ler ve siyaset bulasir haliyle.
Valla bir tuhaflık olduğu kesin sevgili Neva, ben o kadar bulaşmasın dedikçe, bir şekilde de bulaşıyor. Neticede asırların getirdiği alışkanlıklar etkili oluyor bunda sanırsam, insanlar bunlarla "varlar", Evrim bu açıdan çok daha yeni ve genç bir konu, o yüzden Evrim konuşma düzeyine geldikçe bunlar da kaçınılmaz oluyormuş onu görmüş oluyorum böylece.
Tabii bu mesele raflarda da durabilir ama o zaman da hiç adı sanı geçmez, unutulup gider ki, çoğunca da olan bu olmuş.

Evrimsel düşünmek bu açıdan hayli zor olsada, imkansız da değil, pek çok kolaylıklar, pratiklikler de sunuyor, amacım da zaten odur.

Bir şey konuşulmazsa, halka inmezse, o yaşama adapte olmazsa, tatlı tatlı konuşulmazsa, o şey unutulmaya mahkumdur. Evrim de zaten bu aşamada, o unutulanları gün yüzüne çıkartmak değil midir? Bir nevi hatırlatmaca.
Tabii bunun için de konuşmak gerekiyor ki, meselede biraz sıkıntılar olsada, ben açıkcası oldukçada mennunum, hiç konuşmamaktan, az da olsa konuşmak iyidir diye düşünüyorum.

Sevgiler

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #48  
Alt 26-01-2019, 04:49
Neva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Neva Neva isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.705

Başarı Ödülü 

Standart

Sevgili Felasife, evrim bir olgu, yani nesnel olarak gozlem veriyor,dayatiyor. Sorun su ki, halka indigi zaman, zaten halka bir kesim tarafindan empoze edilmis maymun seysinden ote gidemiyor. Cok az sayida aklibasinda kendi halinde inanirla konusabilirsin bunu objektif olarak. Kaldi ki inanmadigini iddia eden kesimde bile problem soz konusu cok zaman. Bir de insanlarin handikaplari bir noktadan sonra bilim acisindan inkara goturuyor. Tabusu var zira henuz onu asmis degil.

Ancak anlama cabasi degisken bir durum elbette. Yani canliligi ruh zannetmek de ayri bir komedi.
Alıntı ile Cevapla
  #49  
Alt 26-01-2019, 05:20
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart

Neva´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Felasife, evrim bir olgu, yani nesnel olarak gozlem veriyor,dayatiyor. Sorun su ki, halka indigi zaman, zaten halka bir kesim tarafindan empoze edilmis maymun seysinden ote gidemiyor.
Yani.
Halkın zaten bunu çokta dört dörtlük anlaması beklenmez, beklemekte hata olur ama nedir, onu konuşabiliyor bile olması, mevzuyu bilmese de ona itici gelmez.
Öteki türlü zaten halkada dayatılan da maymun şeysi, başkası değil, halk buna itiraz eder tabii ki de, bence de haklılar Evrim sadece o değil zaten, illaki o yönü de var ama bu da halkı ilgilendirmiyor, ama olayı bütün olarak ele almak, tür değilde türler demek, işin şeklini otomatikman değiştirir. Zaten meselenin nüfus gibi diğer ayakları da var ki, bunlar halkı daha çok ilgilendirir.

Mesela şehirliler pek doğa konularını bilmez, onların doğa ile ilintileri tatilden ötesi değildir ama köylüler kırsal kesimler bu konularda doğal olarak daha meyillilerdir, neticede onların da kendi gözlem ve deneyimleri vardır, bilgi birikim sahibidirler.
Evrimin bir doğa kanunu, yaşayışı, gözlemleri olduğunu, köylüler çok daha iyi anlayacaklardır.
Ama öyle veya böyle Evrim denen şey insana sorumluluklar yüklüyor, bunun da duyurulması, paylaşılması da gerekiyor. Nihayetinde doğa herkesi ilgilendiren bir konu.

Sevgiler

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #50  
Alt 26-01-2019, 20:08
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.128
Standart

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tanrıdan bana ne, ruhlardan bana ne? alt tarafı bir İSİM, hepi topu o, İSİM... İşim olmaz, olsa zaten böyle konuşmam ama iş dönüp dolaşıp, defalarca da not düşşem, o dediğime geliyor, gelecek.
Kader galiba, yastık değişir kader değişmezmiş.
Alt tarafı bir İSİM dedikten sonra banada susmak düser. Susarım .

Neva nında dediği gibi " canlılıgı Ruh sanmak komedi "

arada sırada lafa giriyorum senide yoruyorum konteyner uzmanı.

Kendine iyi bak.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
düşünce, düşünmek, evrim, sorgulama

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:12 .