Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 15-12-2013, 03:46
Erdem Alaca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Erdem Alaca Erdem Alaca isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Jun 2013
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 1.496
Standart Karen Fogg'u hatırlamak

Mehmet Ali Birand: Efendim, bize Karen Fogg'un çocukları diyorsunuz. Çok gücümüze gidiyor. Sanki o. çocukları diyorsunuz gibi geliyor.

Rauf Denktaş: İyi ya Mehmet Ali Bey, biz de zaten öyle diyemediğimiz için Karen Fogg'un çocukları diyoruz. Anladığın için tebrik ederim.
Denktaş ile Birand arasındaki bu konuşma, uluslararası bir toplantı sırasında geçmiş. Bu konuşma sonrası Mehmet Ali Birand her zamanki pişkinliği ile gülerek "ilahi Sayın Denktaş, sizinle hiç kimse baş edemez vallahi" diyerek çekip gitmiş.(1)

Hem Denktaş, hem Birand; ikisi de rahmetli oldular bilindiği üzere, bu konuşma da bizlere bir anı olarak kalmış oluyor.


Öğrenebildiğim kadarıyla "Karen Fogg Çocukları" kavramını icat eden, yine Rauf Denktaş'mış. Denktaş, bu benzetmeyi, "Avrupa Avrupa" diye tutturan ve Türkiye'nin her şeyini Avrupa Birliği'ne endeksleyen ve bunun için siyasi iktidarlar üzerinde baskı kurmaya çalışan STK ve medya mensupları için yapmış.

Karen Fogg kimdi?

Bir dönemin (1999-2002) Avrupa Birliği Komisyonu Ankara Temsilcisi olan bayandı. 2002 yılında, bir Türk hacker tarafından Fogg'un internet üzerindeki yazışmaları ele geçirildi.(2) Bu yazışmalar Doğu Perinçek tarafından "Karen Fogg'un E-Postalları" adıyla 2002 yılında kitaplaştırıldı.(3)

Aslında bu kitaptan, yine Doğu Perinçek'in 09.Aralık.2013 tarihli Aydınlık gazetesindeki köşe yazısı vasıtasıyla haberdar oldum.

Köşe yazısında Perinçek, Karen Fogg'un "Türk tarihinin hakkından nasıl geleceğiz?" sorusunu ortaya attığını belirtiyordu.(4)

Şu yukarıdaki tek soru bile, bayan Fogg'un; ülkemizde geçirdiği zaman içerisinde, diplomatlığın dışında bazı ek işlerle haşır neşir olduğunun kanıtıdır.

Peki bu ve bunun gibi e-postalarında, Bayan Fogg kimlerle yazışıyordu? Hepimizin az çok bildiği isimler aslında, bulabildiklerimden bazıları: Sami Kohen , Ferai Tınç, Emine U., Şahin Alpay, Mehmet Altan, Cengiz Çandar, Mehmet Ali Birand ve Cüneyt Ülsever.(5)

Bayan Fogg'un ele geçirilen e-postalarını, dolayısıyla Doğu Perinçek'in kitabını merak ettim, aradım, ancak eski bir kitap olduğundan olsa gerek bulamadım...

Ben de internet üzerinden e-postaların peşine düştüm; pek yok ama olanlar da fena değil hani:



Karen Fogg'dan Şahin Alpay'a
"Bana göre bundan sonra izlenecek yol, Kuzey Kıbrıs'ta Türklerin sesi olan Denktaş'ın itibarını azaltmak ve onun Ankara'daki hiyerarşi ile askeri temsil ettiğini AB'ye göstermektir."(6)
Karen Fogg 1 Nisan 2001 tarihinde gönderdiği maille Cengiz Çandar'dan AB'nin çıkardığı Güncel Haber için makale istiyor ve son cümlesinde parantez içinde diyor ki:

"Birinci sayfada AB ve Avrupa bütünleşmesi olarak tercihen katışıksız Türk görüşünün dışında bir şeyler yazan her ay başka bir seçkin Türk köşe yazarının makalesi var. Nitekim Şahin Alpay IGC üzerine, Lale S güvenlik ve savunma üzerine, Cüneyt C tarım üzerine, Emine Y telekom üzerine yazdı. Ferai T, mehmet Ali B, Samy C, Semih İ, Zeynep G Mithat M, Mim Kemal bu yoldan geçtiler. (...) şimdi senin sıran. Güncel bir Avrupa konusu üzerine Türkçe 400-500 kelimelik bir makale üretmek ve bize e postayla 9 Nisan'a kadar (...) bizim konuk köşe yazarımız olur musun? (Ödeme mümkün, bize makbuz gönder.)"

Çandar'ın 3 Nisan tarihli yanıtı şuydu:

"Sevgili Karen,
Senin bir önerini nasıl geri çevirebilirim? Sizin sayfalarınızdan geçenler kuyruğunda en son sırada oluşum şaşırtıcı..."(7)
Kim ola ki bunlar?

"Kullanılacak Kuvvetler: Uyuyan Güzeller" ve "Tecrit edilecek Kuvvetler: Uyuyan Köpekler" (7)
Şimdilik bunlar... Eğer kitabı bulabilirsem, Karen hanımın ilginç bulduğum diğer e-postalarını da burada paylaşırım elbet...

Bu münasebetlerin ve e-postaların ortaya çıkmasından sonra Karen hanım Türkiye'den ayrılmak zorunda kalmış; bir başka görüş ise, böyle bir şeyin olmadığı, görev süresi sona erdiği için memleketimizi terk ettiği. Bilemem...

...

Rahmetli Mehmet Ali Birand ile başladık, yine onunla bitirelim istedim:

Birand 2002 yılında, Kıbrıs''ta teslimiyete karşı çıkanları hedef alıp şöyle diyordu:

"Azınlık bir ulusalcı grup, şaşkın şekilde hala ‘vatan elden gidiyor' edebiyatı yapıyor. Bazıları, Karen Fogg çocukları diye hücum ediyorlar. Öylesine cahiller ki, yapılan değişiklikleri ‘AB''ye verilmiş bir ödün' sanıyorlar. Oysa bu ülke ilk defa, tabuları yıkıyor. Örümcek ağlarından kurtuluyor. Ulusalcıların kısır ve kapanık dünyasından kışla disiplinini çağrıştıran yönetim şeklinden kurtuluyoruz. Ulusalcılardan bir köşe yazarının sözlerine katılıyorum: Söz uçar, yazı arşivde kalıp belge olur. Gelecek kuşaklar bu yazıları okuyacak, kimin haklı olduğunu görecek."

Söz uçtu, yazı kaldı. ""Demokrasi palavra, AB sizi kullanıyor" diyen" cahiller, örümcek kafalılar, ırkçılar, paranoyaklar" haklı çıktı. Tabulara ne oldu bilmem ama işbirlikçilerin hayalleri yıkıldı. Birand''ın, "cahiller"in seviyesine gelmesi 8 koca yıl sürdü. O da sonunda ""AB bizi kandırdı"" dedi...(8)
_________________________
(1) www.haberiniz.com.tr
(2) wikipedia.org
(3) www.kitapyurdu.com
(4) Doğu Perinçek, Karen Fogg'un e-Postalları, 5.Basım, s.47, 51 vd
(5) www.ahmetdursun374.blogcu.com
(6) www.ulusalkanal.com.tr
(7) www.odatv.com
(8) www.guncelmeydan.com

1930'lar: Uçak ihraç ediyoruz, 2010'lar: Saman ithal ediyoruz...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 15-12-2013, 04:52
errata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
errata errata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.207
Standart

Rauf Denktaş; ömrünün son evresinde Kıbrıs çıkartmasından on seneler önce TMT ile başlattıkları Türkiye menşeili bölücü ayaklanmanın, Kuzey tarafını Türkiye'ye ilhak girişimlerinin, kundaklamaların, kışkırtmaların hesabını vereceğine böyle boş beylik laflar ederek son nefesine kadar Türk devletinin bir neferi olduğunu kanıtlamış bir insandı.

Türk Devleti de onun bu cansiperane çalışmalarını boş geçmedi elbette.

Denktaş'ın ve dolayısıyla Türk bürokratların cebinin rahatça dolması için Kıbrıs'ın kuzeyini paravan bir gümrük kapısı gibi kullandı. Kadın ticareti, kumar ve uyuşturucu işini Denktaş'la güzel pay ettiler.

Hatta Denktaş'ın bir oğlu bu cereyan esnasında infaz edildi. (Raif Denktaş)

Karen Fogg denen kadın kendini beğenmiş dümdüz ama koltuğu sağlam bir Avrupalı'dan fazlası değildi.

O yazışmalar, sakin kafayla incelendiğinde gayet makuldür. Zira Karen Fogg, sizin de çok iyi bildiğiniz gibi bir Avrupa Birliği Türkiye Temsilcisi idi. Bu temsilcilerin neler yaptığını, nelerle meşgul olduklarını işleri bittiğinde parlamentoya sundukları final raporlarından okuyabilirsin.

Tabi Ulusalcı, muhafazakar zümrenin olayları olduğu nokta temelinde etüt edebilmesi gibi birşey mümkün olmadığından bu epostalar çok büyük olaymış gibi reklamı yapıldı. Yok efendim gazetecilere sipariş haber yaptırıldı falan filan...

"Türk gencinin milli kimliğinden koparın!"
Keşke, ama nasıl ve ne şekilde yapılır. Büyük muamma.
Belki halkçı, sosyalist bir sokak devrimi bunu sağlayabilir.

"Türk Devleti'nin hakkından nasıl gelinecek"
Türk Devleti derin uçurumun eşiğinde, bir ileri üç geri yapan bu hükümetle birlikte laikçi, baskıcı askeri vesayet yerini muhafazakar taşra geri kafalılığına bıraktı.
Türk Devleti'nin hakkından gelmek çok da kolay olmayabilir. Bir formdan diğerine geçiş her seferinde biraz daha yumuşak oluyor gibi.
Muhafazakar zümreyi defetmek, evvelkine nispetle daha kolay olacak. Umalım da bu arada devlet de tüm sistemleriyle birlikte çöksün. Ekonomi zaten içi boş ince çucuklarla sisteme eklemlenmiş bir karton kaplan olduğundan devletin kendini yiyerek bitmesi de zor olmayacaktır. Biraz beklemek lazım.

Bu noktadan sonra ve şu evre göz önüne alındığında gerçekten sosyal demokrasi ve özgürlüğü kavramış bir anlayışın filizlenmesi pek mümkün değilse bile hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır muhtemelen.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:32 .