
20-05-2014, 00:10
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
|
|
knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı
eyvallah mrdragon zaten ben de o dediğini savunuyorum ( tek bir ayetin bile atılamayacağı gerçeği) sadece merak ettiğim için vefik saminin bakış açısını merak ettimdi.
|
Tüm samimiyetimle yazmaktayım ki; sizin ne zaman ciddi ne zaman işin gırgırında olduğunuzu çözemedim gitti. İngilizce bilmiyor olmamdan bilistifâde, " O 'it' zar atmaz" cümlesiinden hareketle benim it-köpek üzerine döktüreceğimi düşünmüş olmalıydın. Aslında bu doğrultuda epeyce de yazmıştım. Sonra söz konusu cümleyi Hz. Google'a yazıp taratmak geldi aklıma. İngilizcede "it" sözcüğünün "O" mânâsına geldiğini öğrendim sâyende. Teşekkür mü etmeliyim; bilemiyorum.
Gelelim sadede.
Bir kitabın bu güne kadar değişmeden gelmiş olması o kitabın Tanrısallığına delil olamaz. Kitabın ilâhi vahye dayanıp daynmadığı içinde barındırdığı ilkesel yaklaşımlarla anlaşılır.
İncilde MESİH;"Evetiniz evet, hayırınız hayır olsun." buyurur
Şimdi bunun neresini eksiltecek neresine 'ek' yapacak, neyini yamultacaksın ?
Mekke'nin 'ulu'(!) Rab'bi insanların ölüm korkusunu, ebedi hayat beklentisini, Cennet arzusu ve Cehennem korkusunu Kur'an'ın başından sonuna hoyratça kullanır. Bir Tanrı aciz insanın bu zaaflarından istifâde ederek kendine iman devşirmeye tenezzül eder mi ? Arap'ın Allah'ı bunu yapmaktan hiç çekinmiyor eğer farkındaysan. İnsanların eline kılıç tutuşturup onları birbirine boğazlatıyor; sonra da "Onları siz öldürmediniz fakat Allah öldürdü" (Enfâl: 17)deyiveriyor. Hattâ, aciz kullarına tuzak kuracak kadar boş işlerle iştigâl etmeyi "mahâret" biliyor.
MESİH ise şunu buyuruyor:
"...Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak." (Yuhanna: 8/32)
Dikkat edin!...
MESİH bu hitabı inaçsızlara, başka dinden insanlara yapmamış.
Mûsâ'nın Rabbine iman ettiğini ileri süren Yahudilere yapmış..
Onlar da senin Kur'an'a olan bağlılığın gibi, Tevrat'a bağlı olduklarını düşünüyorlardı.
Konu Vefik Sami tarafından (20-05-2014 Saat 00:19 ) değiştirilmiştir.
|

20-05-2014, 00:58
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Feb 2014
Mesajlar: 649
|
|
|
Tüm samimiyetimle yazmaktayım ki; sizin ne zaman ciddi ne zaman işin gırgırında olduğunuzu çözemedim gitti. İngilizce bilmiyor olmamdan bilistifâde, " O 'it' zar atmaz" cümlesiinden hareketle benim it-köpek üzerine döktüreceğimi düşünmüş olmalıydın. Aslında bu doğrultuda epeyce de yazmıştım. Sonra söz konusu cümleyi Hz. Google'a yazıp taratmak geldi aklıma. İngilizcede "it" sözcüğünün "O" mânâsına geldiğini öğrendim sâyende. Teşekkür mü etmeliyim; bilemiyorum.
|
Devamını okumadım henüz ama buraya hemen cevap yazayım...
öyle anlaşıldıysa özür dilerim. Einsitieinin "Tanrı zar atmaz" diye bilinen sözünün ingilizce aslında "he" veya "god" kelimesinin değil "it" zamirinin kullanılmış olduğunu biliyordum ( yanlış olabilir)
O yüzden bunu ifade edebilmek için o şekilde yazmıştım ama böyle anlaşılabileceği aklıma gelmemişti.
"Âdemoğlunun bildiği her şeyin bilmek istediğinden ibaret oluşu yüzünden biz insanlar birbirimize yardım edemiyoruz."
|

20-05-2014, 01:21
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Feb 2014
Mesajlar: 649
|
|
|
Bir kitabın bu güne kadar değişmeden gelmiş olması o kitabın Tanrısallığına delil olamaz
|
Eğer matematiksel bir kodla çok çok çok düşük olasılık hesaplarına göre nesnel bir şekilde korunduğu ispatlanırsa arkasında görünmez bir el olduğunun delili olur. neyse bu konuya şimdilik girmeyelim.
|
Kitabın ilâhi vahye dayanıp daynmadığı içinde barındırdığı ilkesel yaklaşımlarla anlaşılır.
|
Buna katılıyorum. Ancak ben şu o ilkeye uymuyor eliyorum bu uyuyor kabul ediyorum demiyorum. Bir kitabın içine 20-30 tane dostoyevski cümlesi ekleyip o kitabın algılanışını yükseltebiliriz. Dostoyevski cümlesi olmayanları ne yapacağız?
|
Mekke'nin 'ulu'(!) Rab'bi insanların ölüm korkusunu, ebedi hayat beklentisini, Cennet arzusu ve Cehennem korkusunu Kur'an'ın başından sonuna hoyratça kullanır. Bir Tanrı aciz insanın bu zaaflarından istifâde ederek kendine iman devşirmeye tenezzül eder mi ? Arap'ın Allah'ı bunu yapmaktan hiç çekinmiyor eğer farkındaysan. İnsanların eline kılıç tutuşturup onları birbirine boğazlatıyor; sonra da "Onları siz öldürmediniz fakat Allah öldürdü" (Enfâl: 17)deyiveriyor. Hattâ, aciz kullarına tuzak kuracak kadar boş işlerle iştigâl etmeyi "mahâret" biliyor.
|
Kuranı anlamıyorsun.
Mesela:
1. Rahman,
2. Kuran'ı öğretti.
3. İnsanı yarattı.
4. Ona beyanı (açıklama yeteneğini) öğretti.
5. Güneş ve ay bir hesap ile (hareket etmekte) dir.
6. Yıldızlar ve ağaçlar secde etmektedirler.
7. Göğü yükseltti ve ölçüyü/dengeyi koydu.
8. Ki ölçüyü aşmayasınız.
9. Ölçüyü adaletle gözetiniz; ölçüyü kaybetmeyiniz.
10. Yeryüzünü tüm yaratıklar için yarattı.
11. Orada meyvalar, salkımlı hurma ağaçları vardır.
12. Kabuklu taneler ve baharatlar.
13. (Ey insanlar ve cinler), Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
( 7. ayette kuran boyunca değişik anlamlara işaret edilen "gök" kavramı kullanılır. hadi tepemizdeki gök olsun hadi uzayın derinlikleri olsun bu noktada farketmiyor ayrıca tartışırız 8. ayette ölçüyü aşmayasınız diyor ve 9. ayette ölçüyü adeletle gözetiniz diye evrensel bir ilkeye geçiş yapıyor... buna itirazın olmaz herhalde herşeyde ölçülü davan diyor ama aynı zamanda "göğün dengesini bozmayın diye yüzyılımıza seslenmediğini ben iddia edemem. Kuran bunu hep yapar. Savaş ile ilgili ayetlerde onları Allah öldürdü diye bambaşka bir konuya geçer bir anlık; ki ben bu üsluba bayılıyorum insanı sürekli ayık tutuyor sürekli bir şeylere dikkat kesiliyorsunuz asla dalgınlıkla okunacak bir kitap değil sürekli insanın beynini yumrukluyor..Oları Allah öldürdü'yü "sağa sola saldırın hücuum" gibi anlayan Kuranı işine geldiği gibi okuyor demektir; sürekli uyanık olacaksın sürekli sorgulayacaksız falan ayette şöyle dediydi burada bunu söylemiş olması dikkatimi çekti bir daha bir daha bakayım diyeceksin; emin olacaksın)
Öte yandan:
İlahi bir kitap:
-benim eşimle olan ilişkilerimi
-toplumla ilişkilerimi
-eğer bir devlet kurarsam diğer devletlerle ilişkilerimi
-eğer bana saldırı olur da savaşmak zorunda kalırsam nasıl savaşacağımı
vs. vs.. de düzenlemeli. Bunlardan hiç bahsetmiyorsa "bazı bazı gören bazı bazı görmeyen" bir tanrı imajı varsa ben o kitaba şüphyle bakarım.
Eğer bahsediyorsa mesajın gerçekten ne olduğunu ayrıca anlamaya çalışırım.
İslam dünyasının bugüne kadar yanlış uygulamaları benim de reddim. o ayrı bir tartışma konusu.
"Âdemoğlunun bildiği her şeyin bilmek istediğinden ibaret oluşu yüzünden biz insanlar birbirimize yardım edemiyoruz."
|

20-05-2014, 10:45
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
|
|
knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı
Eğer matematiksel bir kodla çok çok çok düşük olasılık hesaplarına göre nesnel bir şekilde korunduğu ispatlanırsa arkasında görünmez bir el olduğunun delili olur. neyse bu konuya şimdilik girmeyelim.
|
"Bu matematiksel kod" üfürmesini sn. mrdragon ile epey tartışmış ve bir sonuç alamamıştın. Kur'an, insanlara Tanrı katından gelmiş bir mesaj/uyarı olduğu iddiasında ise, bu amaca uygun hazırlanmış olması gerekirdi. En sıradan câhil insan da, en bilgili/âlim insan da okuduğunda kendisine hitap eden birşeyler bulmalıydı değil mi ? Niye insanlar kitaptaki "mûcize"yi görmek için kodlarla uğraşsın ki ?
Kitabın öncelikli amacı/görevi nedir ?
Muhammedin hanımları sıra yüzünden kavga edince hemen gökten 'âyet' indiren Allah, Aişe üzerinden sürdürülen "ifk" hâdisesinde onun suçsuz olduğunu ancak bir ay sonra açıklayabildi. Yoksa Muhammed'in mevzûyu araştırıp incelemesi mi bir ay sürmüştü ?
"Matematiksel kod"muş.
Pehhh...
Sen böyle bir kod olduğuna inanıyorsan, bizlerin müdâhele etmesi söz konusu olmaz.
Ama bu kod üfürmeleri baydı artık.
Ömer Çelakıl da senin yöntemleri takip ederek her sureden bir elementin atom numarasını çıkarıyor.
Görüyormusun Mucizeyi ?
Baştan sona hurûfilik akıyor.
E, Kitapta insanlara Cennet rüşveti dağıtıp, onları Cehennem ile korkutma dışında kayda değer bir şey bulunmayınca başlarsınız mûcize üretmeye. Lâkin; inandığını iddia ettiğin Arabın baş putu seni tekzib eder.
"Bizi, mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu..." (İsrâ: 59)
knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı
Buna katılıyorum. Ancak ben şu o ilkeye uymuyor eliyorum bu uyuyor kabul ediyorum demiyorum. Bir kitabın içine 20-30 tane dostoyevski cümlesi ekleyip o kitabın algılanışını yükseltebiliriz. Dostoyevski cümlesi olmayanları ne yapacağız?
|
Katılıyorsun da; muhtemelen gülmekten katılıyorsun.
Çünki İncil ile alâkalı düşüncelerimi doğru anlayamamışsın.
Ben hiç bir yerde "Filan ilkeye katılırım da feşmekân ilkeye katılmam" demedim.
Benim katılmadığım hususlar, Tanrısal gerçekliğe, ilkeselliğe uymadığını düşündüğüm hususlar. Bir örneğini de burada - MESİH ile İblis arasında geçtiği rivâyet edilen diyalıg - verdim. Anladığım kadarıyla sen ilke ile kural arasındaki farkı bilmiyorsun.
İlke; sâdece bizi değil, sahibini de bağlar.
Misal Tanrı bizlere "Evet'iniz evet, hayırınız hayır olsun" deken, kendisi yalan söyleyemez.
Ama kural; sadece belli şartlara bağlıdır ve o şartlar ortadan kalktığında kural da geçerliliğini yitirir. Misal; İmsak vaktinden akşam ezanına kadar oruç niyetiyle yeme-içmeyi terk gibi.
Dünya üzerinde doğruluğu, iyiliği, merhameti, yardımlaşmayı tavsiye etmeyen din neredeyse yok gibidir. Kur'anda bu hususlarla ilgili âyetler olması onu özel yapmaz. Senin Kur'andan "ilke" diye seçip verdiğin örnek; Allah'ın "Her şeyi ben yarattım" iddiasının değişik versiyonlarından biri...
*
Akıl hastalarından birisi, kendisini muayeneye gelen ekibe "Ben Tanrı'yım. Tez önümde secde edin ve bana şükredin" demiş. Doktor; "Tamam şükredelim de, bize ne verdin de şükür istiyorsun ?" deyince beriki celâllenip gürlemiş.
" Size tırnak vermeseydim; uyuzlarınızı tatlı tatlı kaşıyabilir miydiniz ?"
*
Ben Tanrısal/ilâhi kaynaklı olduğunu anlayabildiğim hiç bir ilkeye karşı çıkmam. Kurallar ile ilkeler arasındaki illiyet bağını kurmadan da hiç bir kuralı takmam. Çünki Tanrıyı nesnel olarak görmedim. Bizzat karşı karşıya kalıp kendisiyle konuşmadım. Eğer O'na inanacaksam, ancak bu ilkesellik bağlamında inanabilirim.
Muhammed'in "Bana vahyolunuyor" üfürmesine değil.
knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı
Kuranı anlamıyorsun.
|
Aslında uzunca bir süredir bunu sana ben ve diğer arkadaşlar da söylemekte. Fakat sen, Kur'anda kendini inandırdığın argümanlar bulduğun müddetçe, bizim uyarılarımızın hiç bir kıymet-i harbiyesi olmayacak gibi görünüyor.
Konu Vefik Sami tarafından (20-05-2014 Saat 10:58 ) değiştirilmiştir.
|

20-05-2014, 15:13
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Feb 2014
Mesajlar: 649
|
|
|
"Bu matematiksel kod" üfürmesini sn. mrdragon ile epey tartışmış ve bir sonuç alamamıştın. Kur'an, insanlara Tanrı katından gelmiş bir mesaj/uyarı olduğu iddiasında ise, bu amaca uygun hazırlanmış olması gerekirdi. En sıradan câhil insan da, en bilgili/âlim insan da okuduğunda kendisine hitap eden birşeyler bulmalıydı değil mi ? Niye insanlar kitaptaki "mûcize"yi görmek için kodlarla uğraşsın ki ?
|
Çık bakalım sokağa "evetiniz evet hayırınız hayır olsun" de kaç kişi kaç farklı şey anlayacak senin tanrısallık ilkesi de dakkada gümleyecek.. ha tabi senin buna da çözümün var inanç ne de olsa kişisel bir şey...
19 sistemi hakkında fazla konuşmamaya çalışıyorum... sonuç alamadığımdan değil.. ben yeterli cevabı aldım o konuda... sizin inkarda direttiğiniz matermatiksel olarak da bana kesin oldu... (örnek= sonuçta "bir zamanlar anadolu'da" filmi "recep ivedikten" kat be kat iyi bir filmdir; bunu ben biliyorum istediğiniz argümanı getirin ben aksine inanmam ben o filmi izlemişim;sinema bilgim tam ve yeterli; fotoğrafçıyım da aynı zamanda... beethoven ile fatsalı fıçı yı da karşılaştırmam zevkler renkler tartışılmaz geyiğine girmem... )
kuzum sen bu kusursuz kainatı kim yarattı sanıyorsun? bu kadar kusursuz bir mühendisin mesajı da olağanüstülükler taşımalıdır. ve taşıdığı da bir çok matematikçi tarafından kabul edildi ve ileride artarak devam edecek bu kabul. ha herkes müslüman mı olacak hayır... ama bu matematiksel sistemi kıvırtmayan matematikçiler reddedemiyecek. yakında BBC de izlersiniz...
Bu 19 sistemini de Ömer Çelakıl gibi; ikiz kodcu gibi yok üçüz bileşimci dördüz alaşımcı gibi matematikten anlamayan mucize avcıları ile aynı kefeye koymanız da ya artniyetli olduğunuzu ya cahil olduğunuzu kanıtlıyor...kaldı ki 19 sistemini ortaya koyanlar her türlü olasılık hesabıyla önce kendi kendierini çürütmeye çalışıyorlar uyguladıkları yöntem çok erdemli bir yöntem...
her neyse bu 19 işinin dibi yok... yalnız öyle atıp savurmayın biraz araştırın ne olur..
|
E, Kitapta insanlara Cennet rüşveti dağıtıp, onları Cehennem ile korkutma dışında kayda değer bir şey bulunmayınca başlarsınız mûcize üretmeye. Lâkin; inandığını iddia ettiğin Arabın baş putu seni tekzib eder.
"Bizi, mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu..." (İsrâ: 59)
|
al işte işine geldiği yerden ayet kırpmışsın hemen çürüteyim mi kendin zahmet edip kendini çürütür müsün? hadi bir kuple çürüteyim dayanamadım.
10:20 = "O'na Rabbinden bir mucize indirilmeli değil mi," diyorlar. De ki: "Gizemler ALLAH'ın yanındadır; öyleyse bekleyin, ben de sizinle birlikte beklemekteyim."
|
Katılıyorsun da; muhtemelen gülmekten katılıyorsun.
|
Evet ilke derken belki de anlamadım tam olarak seni... Bu yüzden buna cevabım bu kadar...karşısındakinin tam olarak ne söylediğini anlamadan cevap vermek bir hatadır. belki de bu konuda bu hataya düştüm. Eski yazdıklarını bulabilirsem bir bakayım. Şu yazdıklarını da bir daha özümsemeye çalışayım.
|
Aslında uzunca bir süredir bunu sana ben ve diğer arkadaşlar da söylemekte. Fakat sen, Kur'anda kendini inandırdığın argümanlar bulduğun müddetçe, bizim uyarılarımızın hiç bir kıymet-i harbiyesi olmayacak gibi görünüyor.
|
Sen de kendini inandığın şeye inandırdığını; ateistler de aynı şeyi yaptığını vs. kabul etsin bunu ben de tekrar düşüneyim. Objektif olarak bu ihtimal herkeste var.. Burada delillerimizi konuşturuyoruz... Sen benim hiç masal ve hikaye anlattığımı gördün mü? Bir iddiam var aynı zamanda kuranın iddiası.. Bu kitap çelişkisidir.. Şükür ben şu ana kadar hiç çelişki görmedim görsem dakika savunmam... Siz bunu anlamıyorsunuz...
"Âdemoğlunun bildiği her şeyin bilmek istediğinden ibaret oluşu yüzünden biz insanlar birbirimize yardım edemiyoruz."
|

20-05-2014, 15:54
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
|
|
|
Bu 19 sistemini de Ömer Çelakıl gibi; ikiz kodcu gibi yok üçüz bileşimci dördüz alaşımcı gibi matematikten anlamayan mucize avcıları ile aynı kefeye koymanız da ya artniyetli olduğunuzu ya cahil olduğunuzu kanıtlıyor...kaldı ki 19 sistemini ortaya koyanlar her türlü olasılık hesabıyla önce kendi kendierini çürütmeye çalışıyorlar uyguladıkları yöntem çok erdemli bir yöntem...
|
Vallâ muhterem; matematikten ve şiirden hiç anlamadığımı tam anlamıyla kazma olduğumu defaatle yazmıştım. Câhil betimlemenizi bu defa büyük/kalın/kırmızı olarak değiştirdim ki, siz dâhil cümle âlem görüp anlasın. Tabi cahi dediysem, yukarıda bahsettiğim alanlarda câhilim. Fazla tevâzû etmeyeyim de birileri gerçek zannetmesin. Matematikten anlamadığım içindir ki; zât-ı âli'nizin "19 mûcizesi" iddialarına hiç girmedim, münâkaşaya müdahil olmayıp işi "ehli"ne bıraktım. Yanlış bilmiyorsam sn. mrdragon matematik öğretmeni. Ben ilkokul diplomam(*) ile boyumu aşan işlere girmeyeyim dedim.
Buraya çok iddialı şekilde "hemen çürüteyim" diye aktardığın âyet Yunus Sûresine âit. Yunus Sûresinin iniş sırası İsrâ Suresinden sonradır. Bu duruma göre iki âyeti alt alta koyup yazayım bakalım ne anlayacaksın ?
|
"Bizi, mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu..." (İsrâ: 59)
10:20 = "O'na Rabbinden bir mucize indirilmeli değil mi," diyorlar. De ki: "Gizemler ALLAH'ın yanındadır; öyleyse bekleyin, ben de sizinle birlikte beklemekteyim."
|
Ha; sen şimdi "İniş sırasını kim bilmiş ? Ben rivayetlere inanmam" dersen o zaman şöyle anlatayım. Mûcize, peygamberin yaşadığı dönemde olur. O dönem insanına hitap eder/gösterilir. Sonra gelenler de bu durumu kuşaktan kuşağa aktarır. Ama senin 19 mûcizeni o dönemde kimse anlamamış. 1400 sene sonra gelen Reşad Halife anlamış.
Olur mu ?
Olur.
Yersen
______________
(*) 'İlkokul diplomam' derken, şimdiki matematik bilgim ile ilkokulu dahi zar-zor bitirebileceğimi, kasdettim. Yoksa diplomam biraz daha üskek
|

20-05-2014, 17:28
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Feb 2014
Mesajlar: 649
|
|
|
Ha; sen şimdi "İniş sırasını kim bilmiş ? Ben rivayetlere inanmam" dersen o zaman şöyle anlatayım. Mûcize, peygamberin yaşadığı dönemde olur. O dönem insanına hitap eder/gösterilir. Sonra gelenler de bu durumu kuşaktan kuşağa aktarır. Ama senin 19 mûcizeni o dönemde kimse anlamamış. 1400 sene sonra gelen Reşad Halife anlamış.
Olur mu ?
Olur.
Yersen
|
Vefik Sami,
Yanılgınız şu. Hatta sizin değil; çoğu müslümanın bile yanılgısı şu: ( dilleriyle söylemezler bunu ama az sonrakiifadelerimi davranışlarıyla desteklerler)
Allah insanlığa bir mesaj gönderdi. sadece o dönemin insanlarına değil. Mesela ben ayetlerin nüzul sebebine hemen hemen hiç bakmam. Onlar zanni rivayetler. Nüzul sebebine bakıp da ikna olan müslümana da şaşarım.
Kuran sürekli bir mesajdır. Sürekli yenidir; hep yepyenidir. Onu zanni rivayetlerle sınırlayanlar dini afyon haline getirmişlerdir.
Batı dünyası da zaten "afyon olan dini" bir kenara bıraktıktan sonra ilerlemeye başlamadı mı? (Çünkü nasraniler de incil'e aynı şeyi yaptılar; elçilerini önce reddettiler onun ölümünden sonra onu putlaştırdılar...Ona gerçekten inananlar ise azınlıkt akaldı çünkü insanlar kalabalıklara uyuyor azınlıkta kalanı deli saçması ilan ediyor)
Kuşaktan kuşağa aktarılanlar rivayetlerdir. Mrdragondan kaptığım "Dil tanrısı" kavramı işte burada devreye girer bence. Aslında sizin ve Mrdragonun tüm itirazları aslında benim de itiraz ettiğim şeyler. Sadece temel bir konuda anlaşamadığımız için tartışıp duruyoruz. Sizin sevmediğiniz İslam adına sergilenen görüntülerden ve fiiliyatlardan ben de nefret ediyorum . Aramızdaki fark siz bunların = islam olduğunu ben ise olmadığını savunuyorum.
41:52 -De ki, "Ya o (mesaj) ALLAH'tan idiyse ve siz de onu yalanlamış iseniz? Buna karşı kesin bir tavır alandan daha sapık kim olabilir?
41:53- Onun gerçek olduğu onlara apaçık oluncaya kadar onlara, ufuklarda ve kendi içlerinde ayetlerimizi (işaret ve kanıtlarımızı)göstereceğiz. Rabbinin her şeye tanık olması yetmez mi?
Exstra bie bilgi: Burada "deki" ifadesini hemen herkes elçi'nin o dönem insanlarına söylemesi için yazılan bir "de ki" sanıyor. Hem evet hem hayır!
İnanan ve bu konuyu tartışan herkese diyor:
Diyorum ki: Ya bu mesaj Allah'tan ise ve siz onu yalanlıyor iseniz? Neden kesin bir tavır takınıyorsunuz? Allah sizlere sürekli işaret ve kanıt sunuyor ve sunmaya devam edecek...Rabbim herşeye tanıktır...(19 sistemi de bu kanıtlardan birisidir)
"Âdemoğlunun bildiği her şeyin bilmek istediğinden ibaret oluşu yüzünden biz insanlar birbirimize yardım edemiyoruz."
|

20-05-2014, 23:52
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 May 2013
Mesajlar: 899
|
|
knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı
Çık bakalım sokağa "evetiniz evet hayırınız hayır olsun" de kaç kişi kaç farklı şey anlayacak senin tanrısallık ilkesi de dakkada gümleyecek.. ha tabi senin buna da çözümün var inanç ne de olsa kişisel bir şey...
|
İncilin bu tarz yaklaşımları, ciddi bir felsefi birikimin eseridir. Bu nedenle gerçekten de herkes farklı algılayabilir.
Özünde, incil dünyevi bir bilinçten bağımsız işlemeyi deniyor. Doğruluk, barış ve sevgi odağından çıkmadan hareket ediyor ve taviz vermiyor.
Birileri oturmuş bir eseri kaleme almışlar ana temaya da, tevratın tüm vahşetini kapatacak simgesel bir karakter-tanrı bağlantısı ve vicdani yaklaşım ürünü koymuşlar. Tanrıyı değiştirmediklerini iddia edip, tanrının insanlık ile olan antlaşmasını yenilediğini, insanlığı bir şekilde bağışladığını dillendirmeye çalışmışlardır.
Mesela, Vefik Sami üstadımın hiç benimsemediği Pavlus'a ait bölümlerde dahi o felsefi yaklaşımın derinliğine uyacak kısımlar görebiliyorsunuz. İncilin total yaklaşımından farklı, daha tarihsel süreçleri de içine aldığından genelde sırıttığı, ve öz duruştan uzaklaşabildiği söylenebilir.
Felsefi kaynakların, daha farklı öznel yorumları oluyor. O yüzden burada bunu söylemiştir üzerinden fazla hareket edemiyorsunuz.
knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı
19 sistemi hakkında fazla konuşmamaya çalışıyorum..
|
Öyle, fazlası ile kısır bir döngüye girmeye neden oluyor. Kişisel inanç meselesi, size göre kusursuz, bana göre en baştan hatalı temeller üzerine oturtulmuş ve tanrıyı hiçe sayan, sözlerini çiğneyerek hareket edilen, aslında kuran tabanında, tanrısal sözleri dahi orijininden kaydırıp şirke girmenize neden olan bir durum.
Bu aşamada bu benim görüşümdür, 19 sisteminin doğruluğu sizin görüşünüzdür. Size tutarlı gelen kısımlar bana tutarsız geliyor, bir başkasına daha tutarlı ya da daha anlamsız da gelebilir.
knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı
kuzum sen bu kusursuz kainatı kim yarattı sanıyorsun? bu kadar kusursuz bir mühendisin mesajı da olağanüstülükler taşımalıdır. ve taşıdığı da bir çok matematikçi tarafından kabul edildi ve ileride artarak devam edecek bu kabul. ha herkes müslüman mı olacak hayır... ama bu matematiksel sistemi kıvırtmayan matematikçiler reddedemiyecek. yakında BBC de izlersiniz...
|
Kainat kusursuz değildir ama diyelim ki kusursuz olsun.
Şimdi siz kusursuz bir yaratıcıyı asırlar boyunca insanların diline hapsedip, bir mesajcı saplantısına boğup, icap ettiğinde mesajcı daha iki kelimeyi bir araya getirtemeden onu insanlar tarafından öldürtüp, elleri kollu bağlı izleyici konumuna getirtip, aynı şekilde ortaya bazı zaman dilimlerinde eser olarak bir kitap bıraktırıp, bu kitapları adam gibi açıklamaktan uzaklaştırıp, insanlar tarafından üzerinde oynama yapılmasına müsade edip, asırlar sonra araplara özel bir coğrafya da zaman içinde oldukça kötü bir dilde, ve tamamen zamanına has üslupta, bahaneler, tehditler, vaadler üretir duruma mı getiriyorsunuz?
Tanrıya paranoyak demek, tanrıya cüce demek, tanrısal kavramları hiçe saymak, ve tanrıyı insan diline köle etmek işte tam olarak bu olsa gerek.
Evrenin yaratıcısının, 1400 yıl sonra birilerinin çıkıp, kitap okuyupta matematik üzerinde kafa patlatmasına ihtiyacı vardı.
Sevgili tanrı, hala bu dünya üzerinde senin bu kusursuz eserin ile tanışmadan garip şekilde yaşayan leyla modunda insanların var ama sen eserinde dahi o bölgeleri göremediğin için, arapların çöllerinde, cennetini dahi onlara has tasarlayacak kıtlıkta görüş açısında olduğundan, bu kısmı dilersen salla gitsin. Ortadoğu ve onların ilkel bakış açıları sana yeter neyine matematik mi diyelim?
Birazda geyik mod; Tanrı tuzak kuranların en hayırlısıdır. İnsanlara 19 tuzağını kurar, ve oturur net hüküm içeren ayetlerini dahi 19'a iman edip şirke giren kullarının, nasıl da düşünmeden alt üst edip yeniden tasarladıklarını izler.
Sevgili kulllarım ne de şekerler öyle, cehennem ateşinde eritip akıllarını başlarına getireyim, benim ne söylediğimi de benden iyi biliyorlar ne de güzel yaratmışım aman da aman sevsinler. Cennetin üst makamlarında duble gölgelik yapacağım ben onlara.....
knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı
Bu 19 sistemini de Ömer Çelakıl gibi; ikiz kodcu gibi yok üçüz bileşimci dördüz alaşımcı gibi matematikten anlamayan mucize avcıları ile aynı kefeye koymanız da ya artniyetli olduğunuzu ya cahil olduğunuzu kanıtlıyor...kaldı ki 19 sistemini ortaya koyanlar her türlü olasılık hesabıyla önce kendi kendierini çürütmeye çalışıyorlar uyguladıkları yöntem çok erdemli bir yöntem...
her neyse bu 19 işinin dibi yok... yalnız öyle atıp savurmayın biraz araştırın ne olur..
|
Aksine 19 formüllleri, tamamen keyfi orijinlere dayanıyor. Çelakıl'ın üfürmelerinden çok daha iyi olduğu konusuna katılırım. Sonuç olarak Çelakıl en birçok noktada saptırırken, totalde 19'cular sadece formülleri değiştiriyorlar. Tabi bazı kritik kelime sayımlarını dahil ettiklerinde onlarda keyfi davranıyorlar.
Yani ne kadar 19 çıkartırsam o kadar iyidir üzerinden hareket etmeleri sıkıntı oluyor.
knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı
al işte işine geldiği yerden ayet kırpmışsın hemen çürüteyim mi kendin zahmet edip kendini çürütür müsün? hadi bir kuple çürüteyim dayanamadım.
10:20 = "O'na Rabbinden bir mucize indirilmeli değil mi," diyorlar. De ki: "Gizemler ALLAH'ın yanındadır; öyleyse bekleyin, ben de sizinle birlikte beklemekteyim."
|
|
En`am Suresi 37 Dediler ki: “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi
ya!” De ki: “Kuşkusuz, Allah bir mucize indirmeye Kaadir`dir.
Fakat çokları bilmiyorlar. “
En`am Suresi 109 Tüm yeminleriyle Allah`a yemin ettiler ki, eğer
kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklar. Söyle
onlara: “mucizeler ancak Allah`ın katındadır. ” mucize geldiğinde
de iman etmeyeceklerini anlamıyor musunuz?
En`am Suresi 158 Neyi bekliyorlar? Kendilerine meleklerin
gelmesini mi, Rabbinin gelmesini mi, yoksa Rabbinin bazı
mucizelerinin gelmesini mi? Rabbinin bazı mucizeleri geldiği gün
, daha önce iman etmemiş yahut imanında bir hayır sahibi
olamamış kişiye imanı hiçbir yarar sağlamayacaktır. De ki:
“Bekleyin! Doğrusu biz de bekliyoruz. “
Yunus Suresi 20 Şöyle derler: “Ona Rabbinden bir mucize
indirilseydi ya!” De ki: “Gayb, Allah`ın tekelinde. Hadi bekleyin; sizinle birlikte ben de bekleyenlerdenim. “
Rad Suresi 7: Küfre sapmış olanlar şöyle derler: “Ona Rabbinden
bir mucize indirilseydi ya!” Sen sadece bir uyarıcısın ve her topluluk
için doğruyu ve iyiyi gösteren bir önder vardır.
Rad Suresi 27: Küfre sapanlar derler ki: “Rabbinden ona bir mucize
indirilseydi ya!” De ki: “Allah dilediğini/dileyeni saptırır.
Doğruya yöneleni de kendisine iletir. “
Ta-Ha Suresi 133: - İnanmayanlar, "Doğru söylediğine dair bize Rabbinden bir mucize getirse ya!" dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili onlara gelmedi mi?
Enbiya Suresi 5: Şöyle de dediler: “Saçma sapan rüyalar bunlar!
Belki de uydurduğu bir yalandır. Belki de bir şairdir o.
Hadi bir mucize getirsin bize, öncekilere gönderildiği gibi… “.
Şuara Suresi 154 :“Sen de bizim gibi bir insansın.
Eğer doğru sözlülerden isen, hadi bir mucize getir. “
Ankebut Suresi 50:Dediler ki: “Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!” De ki: “mucizeler Allah katındadır. Bana gelince, ben açıkça uyaran biriyim.
İSRA:59-KURAN (MUHAMMED'E)Mucize vermeyişimizin sebebi öncekilerin mucizeleri yalanlamış olmalarıdır
MÜMİN:22-KURAN Bunun sebebi, peygamberleri kendilerine apaçık mucizeler getirdikleri halde, inkar etmeleri idi. Allah da kendilerini tutup yakalayıverdi. Doğrusu O, kuvvetlidir; azabı da pek çetindir.
ARAF:103-KURAN Sonra onların ardından Musa'yı mucizelerimizle Firavun ve kavmine gönderdik de o mucizeleri inkar ettiler; ama, bak ki, fesatçıların sonu ne oldu!
2.118 - Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler.Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz âyetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık.
17.59 - Bizi, mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. Semûd kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.
26.4 - Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar.
28.46 - Yine biz (Mûsâ'ya) seslendiğimiz zaman Tûr'un yan tarafında da değildin. Fakat Rabbinden bir rahmet olarak, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmeyen bir kavmi, düşünüp öğüt alsınlar diye uyarman için (o haberleri) sana bildiriyoruz.
28.47 - Kendi yaptıkları sebebiyle başlarına bir musibet gelip de, "Ey Rabbimiz! Bize bir Peygamber gönderseydin de âyetlerine uysaydık ve mü'minlerden olsaydık" diyecek olmasalardı, seni peygamber olarak göndermezdik.
28.48 - Onlara katımızdan gerçek gelince, "Mûsâ'ya verilen (mucize)lerin benzeri niçin buna da verilmedi" dediler. Onlar daha önce Mûsâ'ya verilen (mucize)leri inkâr etmemişler miydi? Onlar, "İki sihirbaz birbirlerine destek oluyor" dediler. "Biz hepsini inkâr ediyoruz" dediler.
28.59 - Rabbin, ülkelerin merkezî yerlerine, kendilerine âyetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe oraları helâk edici değildir. Zaten biz, halkları zalim olmadıkça memleketleri helâk etmeyiz.
|
Yukarıdaki ortalama mucize beklentisine karşılık tanrının bahanelerini birleştirin ve dikkat edin. Mucizeler verildiğinde hala inkar ederseniz sonunuz helak olur. Bakın demek ki, helak olacağız 19'unuz sayesinde. Hani o dönemin müşrikleri, helakta dilemişler de, tanrı peygamber aranızdayken vermem demiş. Yoksa peygamberliğe mi soyundunuz?
Alttaki bazı ayetleri, bu evrensellik dilimine yeniden gönderme olsun diye verdim. Aslında kuran yazarlarının farklı dönemlerde aynı beklentiye giren ama farklı güç dengelerine karşılık göstermiş olduğu bahane mekanizması-helak dengesi açığa çıksın.
Tabi bir de, dikkat edin, önceki kitapların mucizelerini anlatmak kuran adına büyük bir olaydır. Şimdi önceki peygamberlerin mucizeleri ile övünmeyi deneyen, ve onları bir öğüt mayetinde göstermek isteyen kitabın ciddi anlamda insanların bu sözlere karşı elbetteki mesajcıdan mucize beklemesini anlayamaması ve mecburen dilden bahane üretmesinin açılımı nedir?
knowledgetowisdom´isimli üyeden Alıntı
Sen de kendini inandığın şeye inandırdığını; ateistler de aynı şeyi yaptığını vs. kabul etsin bunu ben de tekrar düşüneyim. Objektif olarak bu ihtimal herkeste var.. Burada delillerimizi konuşturuyoruz... Sen benim hiç masal ve hikaye anlattığımı gördün mü? Bir iddiam var aynı zamanda kuranın iddiası.. Bu kitap çelişkisidir.. Şükür ben şu ana kadar hiç çelişki görmedim görsem dakika savunmam... Siz bunu anlamıyorsunuz...
|
Evet anlasak zaten tartışma olmazdı. Bana göre kitap en baştan, en sona kadar her anlamda hatalar ile donatılmış. Varlığı dahi tanrıyı cüceleştiren ve onu putlaştıran cinsten. Ben yine de tekrar edeyim, şayet kuran tanrının sözü ise, tek söylemeniz gereken şey ne anlamamız gerektiği değildir. Lütfen kuranı gidin okuyun demeniz yeterli olacaktır.
T anrı konuşmayı becerebilmişse zaten sorun yoktur ama o konuşmayı beceremiyor diye siz diliniz ile tanrınızı düzeltmekten vazgeçin. Mantıken iman ettiğiniz tanrıya en büyük saygısızlıkta bu oluyor da tanrı yok olunca imanlı hiçkimse bu eylemi yapmaktan vazgeçmiyor.
|

02-06-2014, 21:46
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
|
|
"İsa bütün bunları halka benzetmelerle anlattı. Benzetme kullanmadan onlara hiçbir şey anlatmazdı. Bu, peygamber aracılığıyla bildirilen şu söz yerine gelsin diye oldu: " Ağzımı benzetmeler anlatarak açacağım, Dünyanın kuruluşundan beri Gizli kalmış sırları dile getireceğim." Matta 13:34/35
Soru: Matta 13.34'te geçen alıntı hangi peygamber aracılığı ile Kutsal Kitabın neresinde dile getirilmiştir?
Cevap : ???
__________________________
Ek olarak :
Bu durumda İsa'nın ve diğer peygamberlerin şu sözleri nasıl gerçekliğini koruyacaktır:
|
Size doğrusunu söyleyeyim, yer ve gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa'dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile yok olmayacak. Matta 5:18
Ot kurur, çiçek solar, Ama Tanrımız'ın sözü sonsuza dek durur. Yeşeya 40: 8
|
Konu Natan tarafından (02-06-2014 Saat 21:51 ) değiştirilmiştir.
|

01-09-2014, 23:26
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Sep 2014
Mesajlar: 211
|
|
Arkadaşlar sormak istiyorum sizce Hristiyanlık Yahudi tohumlarıyla filizlenmiş sonra ondan kopmuş bir inanç mıdır yoksa Hristiyanlığı oluşturan insanlar alsında hiç Yahudi değil miydi?Şabat gününü,domuz yasağını,fısıhı yok saymaları bana düşündürücü geliyor...
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:59 .
|