teke tek videosu açılmıyor diğerleri de kısa kısa geçişlerle izlenmekte onun için bütün bölümleri tek part olarak güncelliyorum. dinlerin kökenini ve evrim geçirerek şuanki durumuna nasıl geldiğini bu programlarda çok iyi görmekteyiz.
teke tek programı
tarihin arka odası 1.program
tarihin arka odası 2.program
"Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz. En doğru en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır." Mustafa Kemal ATATÜRK
Bu videoların bir kısımlarını izledim. Ama, iş biraz dine ve islamiyete dokununca "bunları açıklamayacağım" diye kapatılması hoş olmamıştır bence... Özellikle 22.01.2012 tarihinde Murat BARDAKÇI'nın yapmış olduğu Tarihin Arka Odası programında "Mitoloji ve Semavi Dinler" (Gönül hocanın katıldığı) videoda, kafamızı karıştırdınız, dinimize neden öyle el atıyorsunuz gibi mailler gelince; Murat Bardakçı, kaçamak yanıtlarla "Biz islamiyete dokunmuyoruz." gibi ifadeleri ve bazı şeyleri kapatmaları soru işaretidir. Bunun üzerine Murat BARDAKÇI'ya mail gönderdim, ama hiçbir yanıt gelmemiştir. Mail aşağıdadır.
Sayın Murat Bey;
Yaptığınız programı gerçekten takdir ederek izledim. Gönül hocamdan da çok şeyler öğrendim. Ancak tek takıldığım noktayı sizlerle paylaşmak istiyorum; Programın bir kısmında; İslamiyeti özellikle mitolojiden ayrı kavram gibi görmenizi bir türlü anlayamadım. Allah ya da Tanrı, insanlık var olduğu boyunca "Tek Mesaj Gelmiştir" fikri de bir mitolojidir. Allah, insanlara mesaj gönderdi ama, insanlar bunları mitolojileştirdi gibi ifadeler anlatmanıza çok şaşırdım. İnanç zaten mitolojik bir kavramdır. Doğa üstü güçler, peygamberler denilen kavramların hepsi; mitolojinin farklı vücut bulmuş şekilleridir. Yoksa; Tanrı'dan vahiy hep geliyordu, peygamber tekti, birileri diğerlerinden farklıydı. Tek yol islam gibi ifadelerin dolaylı anlatılması bence program içerisinde kafa karıştırmaya ve İslamiyete farklı versiyon verip güçlenmesine neden olmaktan ileri gitmeyecektir. Yakın geçmiş tarihimizde olduğu gibi, sadece başörtüsü konusu yüzünden ülkemizde öldürülen insanlar vardır. Bu nedenle korkunuzu anlıyorum. Ama, ortada da gerçekler bulunmaktadır.
Sonuç olarak; İslamiyette, mitolojiden yadsınamaz ve Mitolojik inançların devamıdır. Tek Tanrılı dinler, Al - İlah, Lat, Uza, Menat'lar ve peygamberlik kavramlarının hepsi mitolojik kökenlidir. Bilimle karşılaştırdığımızda; Evrenle karşılaştırdığımız, nokta kadar olan bu dünyada. Bir Tanrının var olması, bizimle dialog haline gelmesi, çocuk gibi siz yollarınızı bilmezsiniz bakın size peygamberler gönderdim demesi; pek tuhaf kavramlardır. Felsefi açıdan (teorik fizikte bunu tartışmaktadır); Evren yaratılmış mıdır ya da değil midir ? bu konumuzun dışındadır. Korkunuzu çok iyi anlıyorum, ama islamiyette o kadar masum bir inanç değildir.
Bilgilerinize, saygılarımla
Sizin gibi değerli insanların bu programlara devam etmeleri dileğiyle
Bu videoların bir kısımlarını izledim. Ama, iş biraz dine ve islamiyete dokununca "bunları açıklamayacağım" diye kapatılması hoş olmamıştır bence... Özellikle 22.01.2012 tarihinde Murat BARDAKÇI'nın yapmış olduğu Tarihin Arka Odası programında "Mitoloji ve Semavi Dinler" (Gönül hocanın katıldığı) videoda, kafamızı karıştırdınız, dinimize neden öyle el atıyorsunuz gibi mailler gelince; Murat Bardakçı, kaçamak yanıtlarla "Biz islamiyete dokunmuyoruz." gibi ifadeleri ve bazı şeyleri kapatmaları soru işaretidir. Bunun üzerine Murat BARDAKÇI'ya mail gönderdim, ama hiçbir yanıt gelmemiştir. Mail aşağıdadır.
Sayın Murat Bey;
Yaptığınız programı gerçekten takdir ederek izledim. Gönül hocamdan da çok şeyler öğrendim. Ancak tek takıldığım noktayı sizlerle paylaşmak istiyorum; Programın bir kısmında; İslamiyeti özellikle mitolojiden ayrı kavram gibi görmenizi bir türlü anlayamadım. Allah ya da Tanrı, insanlık var olduğu boyunca "Tek Mesaj Gelmiştir" fikri de bir mitolojidir. Allah, insanlara mesaj gönderdi ama, insanlar bunları mitolojileştirdi gibi ifadeler anlatmanıza çok şaşırdım. İnanç zaten mitolojik bir kavramdır. Doğa üstü güçler, peygamberler denilen kavramların hepsi; mitolojinin farklı vücut bulmuş şekilleridir. Yoksa; Tanrı'dan vahiy hep geliyordu, peygamber tekti, birileri diğerlerinden farklıydı. Tek yol islam gibi ifadelerin dolaylı anlatılması bence program içerisinde kafa karıştırmaya ve İslamiyete farklı versiyon verip güçlenmesine neden olmaktan ileri gitmeyecektir. Yakın geçmiş tarihimizde olduğu gibi, sadece başörtüsü konusu yüzünden ülkemizde öldürülen insanlar vardır. Bu nedenle korkunuzu anlıyorum. Ama, ortada da gerçekler bulunmaktadır.
Sonuç olarak; İslamiyette, mitolojiden yadsınamaz ve Mitolojik inançların devamıdır. Tek Tanrılı dinler, Al - İlah, Lat, Uza, Menat'lar ve peygamberlik kavramlarının hepsi mitolojik kökenlidir. Bilimle karşılaştırdığımızda; Evrenle karşılaştırdığımız, nokta kadar olan bu dünyada. Bir Tanrının var olması, bizimle dialog haline gelmesi, çocuk gibi siz yollarınızı bilmezsiniz bakın size peygamberler gönderdim demesi; pek tuhaf kavramlardır. Felsefi açıdan (teorik fizikte bunu tartışmaktadır); Evren yaratılmış mıdır ya da değil midir ? bu konumuzun dışındadır. Korkunuzu çok iyi anlıyorum, ama islamiyette o kadar masum bir inanç değildir.
Bilgilerinize, saygılarımla
Sizin gibi değerli insanların bu programlara devam etmeleri dileğiyle
Öncelikle Gönül Tekin, adından anlaşılacağı üzere Sümer ve Babil'e gönül vermiş çok nadir bir araştırmacıdır gözümde. Fakat İslamiyet sözkonusu olduğunda, İslamiyet ile Sümer-Babil dinleri arasında ilişkiden kaçınması, yani suya-sabuna dokunmaması, hiç hazzetmediğim bir davranıştır.
İkinci olarak, sözde Tarihçi için şıracının şahidi bozacıdır diyerek, şu bağlantıyı istifadenize sunuyorum:
Televizyonda insanların gözüne baka baka "dinler mitoloji kökenli hehe" demek 'cesaret' ister. Bir insandan bu tip birşey talep etmek bencilliktir. Bizimkisi gibi geri toplumlarda bu tip kahramanlıklara girmek insanın ömrünü kısaltır.
Bu bakımdan, insanların her doğruyu her yerde söylemek istemeyişine saygı göstermek gerekir. Asıl kınama, doğruları bildiği hâlde yanlışları doğru gibi sunanlara olmalıdır.
Hristiyanlığa Yahudiliğe giydirip de İslam'a gelince ''Tek Gerçek vardır kem küm küm'' demek onları konuşmayalım demek olsa olsa takiyyedir.Murat Bardakçı en mükemmel din bizim diyor yahu bu kadar araştırmacı bir Tarihçi'nin bunu içtenlikle söylemesi üstelik bunca şeyi bilmesine rağmen ne kadar mümkün?
Yurtdışından yayın yapan bir sitede takma isimlerle fikir belirtiyoruz, bu neden böyledir? Kaldı ki çoğumuz toplum tarafından tanınan kimseler bile değiliz.
Sen kalkmışsın "açık açık bildiklerini söylemeliler" diyorsun.
Bu ülkede dini ve etnik sebeplerle boğazı kesilen, yakılmaya çalışılan, ensesinden vurulan, boktan sebeplerle hapse atılıp çürümeye terkedilen ne kadar insan var?
Doğruyu bilenin doğruları söylememesi, yanlış konuşanın söylediklerinden daha kötüdür. Eyvallah.
Ancak ısrarla insanların kendilerini tehlikeli, nahoş durumların içine atmasını istemek açıkça saygısızlıktır. Sen o insanların o kadarını Habertürk gibi bir TV kanalında aktardıklarına şükret. Herkes Turan Dursun değil, olması da beklenmez.
Devamında da Hacerul Esved'i soruyorlar onu da Gönül Tekin : Biliyorum ama söylemeyeceğim diyor...
Kabe'deki "Kara Taş" olarak bilinen "Hacer-ül Esved"in metorik bir taş olduğu söylenir. Ama bu taş "Obsidyen" de olabilir.
Bu konuda Celal Şengör Hocamız,
sunumunun 12. dakikasında Anadolu'da çıkan bir obsidyenin ticaret yoluyla Sina dağında bulunduğu bilgisine yer verir.
Bilindiği gibi sönmüş yanardağların eteklerinde (bkz; Vezüv (İtalya), Etna (Sicilya) sönmüş volkanlarına) cam gibi parlak taşlar bulunur. Bu taşların parlaklığı yanardağdan aldığı yoğun ısı altındaki karbondan gelir. Bu yüzden obsidyen taşlar bir elmas gibi parlak olur ve Eski Çağlar'da bıçak, balta, ok vb. gibi kesici aletler olarak ticarette kullanılırdı.
Celal Şengör Hocamıza, bu bulguyu verdiği ve Hacer-ül Esved ile yakın irtibatını hatırlattığı için kendisine teşekkürü bir borç bilir, bundan sonraki araştırmalarında başarılar dileriz!