Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Sanat > Edebiyat

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 21-01-2015, 14:57
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart Olacak Olan Olur

Bu şiir tasavvufa ilgi duyup, muhabbet besleyenlere gelsin, zira tasavvuf için bu mesele hazmı zor bir mesele değildir.

Lakin diğer ideoloji ve dinler için aynı şeyi söylemek mümkün değildir, zira onlar "hayatı değiştirmek" için yanıp tutuşurken, bu şiirde ki anlâm zaten herkese hitap etmez.

"Olacak olan olur, olan gerçek olmayan hayaldir."

Bir sufi için hayat budur, kendi hayallerinin bile bulunmadığı, sadece olanın gerçekliği ve onun kabulü üzerine dizayn edilmiş bir sistemdir.
Değişecek tek şey varsa o da kişinin kendidir, başka hiç bir şey değildir.

Diğer bir değişle de hayat düzgündür, hiç bir zamanda yolundan sapmamıştır, hayat ne ise o dur.
Sorun hayatta değil, hayatı sorun gören gözdedir.
Buda tasavvuftaki en büyük problemdir.

Sorun görüyorsan bu içinin yansımasıdır der tasavvuf.
Bu aynı zamanda en büyük fırsattır bir sufi için.

Sorun görülüyorsa, çarede görülmüş demektir.
Köy görünüyorsa, klavuzada hiç gerek yoktur.

Tasavvuf bu anlâmda, somon balıkları gibi hayatın tersine bir yaşayış gibi görülsede,
Aslında ters olan insanların hayatı düzeltmeye, ona ayar çekmeye çalışmalarıdır.
Herkesi kendi gibi düşünmeye vede yaşamaya zorlamak, esas düzeni bozan budur.

Kimse kimse gibi olmak zorunda değildir, bunun için hayat bu kadar renklidir, tek renklide değildir.

Özetle sufi bakış, problemi ortadan kaldırarak çözmek yerine, o problemi fırsata dönüştürme sanatıdır.

Olacak olan olur, kul boşa yorulur... şiir gibidir.

Sevgiler saygılar.
------------------------*


Olacak Olan Olur
Ne geçen bir zaman, ne gelen bir zaman var.
Ne geçmiş bir gün, nede gelecek bir gün var.
Dünya üzerinde asırlar geçmiş derler amma.
Sanma ki tek bir günden, başka bir gün var.

Güneşin doğuşu batışı tekrardan başka bir şey değil.
O tekrarlar tek’i anlatır, maksatıysa teferruat değil.
Sen o tekrarlarla hayalinde garip bir hesap tutarsın.
O tuttuğun hesap dahi, tek bir günü unutturası değil.

O tek bir gün bugündür, yani şimdi, yani şu an.
Hergün bugün, bugünde hergün, yok başka an.
Zamanın en kısa birimini anlasan, ah bir anlasan.
Onda hayal yoktur, gerçek vardır hemde her an.

Ben zamanın içinde değilmişim o benim içimdeymiş.
Bir yanılgıya düşmüşüm, o hayaller gerçek değilmiş.
Zaman dedikleri mefhum, meğer geçmez akçeymiş.
Bugün doğup bugün öleceğim, ömrüm düşüncemmiş.

Bugün doğan bir İnsan, olmayan yarında nasıl ölsün.
Dünü yarını boş verelim, Bugün doğan bugün ölsün.
Birilerinin hesabı kitabıda, senin felâsife’n olmasın.
Zamansızlık gerçektir, hayalde ki zaman şimdi ölsün.

An denileni anlaman için, anda durman gerekir.
Anda bir dur bakalım, yaptığın faaliyet nedir?
Sağa sola bakarsın, birde nefes alıp verirsin.
Bir dene bakalım, söylenen doğru değil midir?

Ne garip değil mi? anda durunca hiç düşünce yok!
Düşünce olmadığı içindir ki huzursuzluk ise hiç yok!
İşte sendeki huzursuzluğun sebebi düşüncelerindir.
Sürekli düşünmekten dolayıdır ki huzura geçiş yok!

Şunu iyi bil, anda yaşayanların her istediği olur.
Şimdi bu sözü de yanlış anlama, bak şöyle olur.
Anda yaşayan isteksizdir, istediği bir şey olsun.
İsteği olmayanında, olan şeyler istemediği olsun.

Yani hiç bir şey istenmese bile, bir şeyler oluyor.
İşte o olan şeyler, kişinin bir nevi isteği oluyor.
Çünkü o kişi, o olan şeyleride asla reddetmiyor.
Reddetmediği için o şeylerde, istenmiş oluyor.

O halde o kişi ancak, olmuş olan ne ise onu yaşıyor.
Herkesten farklı olarak, olmuş olana da razı oluyor.
Önemli olan istemek midir? yoksa yaşamak mıdır?
Yaşamak diyorsan vede yaşıyorsan, meselen nedir?

Hayata kötü olarak bakman, isteklerin olmuyor diye midir?
Yoksa hayat gerçekten mi kötü ki isteklerde bulunuyorsun.
Şu gerçeği kabul et ki, hayatta ancak olacak olanlar olur.
Buda senin isteklerin/hayallerin olmuş olmuyor demektir.

Ve senin açındanda en korkulacak isteksizlik ölümdür.
Gelişen olaylar hep aleyhine olsaydı, sende ölürdün.
Demekki her olay aleyhine değil, bazende lehinedir.
Lehine olduğu içinde, her istediğin olmuş sayılır. (dedik)

Yaşam denilen şeyi sadece istekler/hayallere endekslersen.
İsteksizlik sana ölüm olur, hep isteklerinin hayalini edersen.
Hayat bazen durup, sonsuzluğu dahi düşünmek değil midir?
Varken yokluğu düşünmek, yokluksa isteksizlik değil midir?

Ama dersen ki bu işten hâlâ bir şey anlayamadım.
Anda yaşayanların hem her istediği olmuş oluyor.
Hemde hiç bir istediği olmuyor, peki nasıl oluyor?
Evet haklısın! maalesef bu anlatıldığı gibi oluyor.

Her istediği olur; çünkü istemediği şey yoktur. (cevap bir)
Hiçbir istemediği olmaz; zira istediği şey yoktur. (cevap iki)
Nasıl oluruna gelince, oda razı olmakla oluyor. (cevap üç)
İşte razı olmak, bu meseledeki sorulara kilit cevabı oluyor.

Şimdi bu hayatta daima bir şeyler olmuyor mu?... Oluyor!
Peki o olan şeylerin hepside kötü mü oluyor?... Hayır!
Veya hayatta her istediğini elde edebilir misin?... Hayır!
O zaman kabul etmelisin ki seni yönlendiren bu hayattır.

İster kabul et istersen etme, hayatın seni attığı kumsaldasın.
Kumdan kalenin bilge şövalyesi, akibet bir dalgaya bakarsın.
Ne kul ne Tanrı, ne bilen ne bilmeyen, ne gelen ne gidensin.
İstemeden nefes alıp, istemeden o nefeside verip gideceksin.

Öyleyse sen seni yönetene karşı çıkma, yararı olmaz.
Bu hayata hiç bir etkinde yok, bununda yalanı olmaz.
Evvela bu noktada, kişinin hiçliği kuşatması lazımdır.
O hiçlik anlaşılmadan, bu hayatında anlaşılmış olmaz.

Hiçlik noktasında kalanlarda, istek arzu olamaz.
İstek arzu olmayanda, hayattan beklenti olamaz.
Beklentisi olmayanda, razı olmak yoluna girendir.
Bu yola girenlerde, o yüzden şikayet hâli olamaz.

Olacak olanları istemezsen ; onlar istemediklerin olur.
Olacak olanları kabullenirsen ; istediklerinde hep olur.
Senin bir istediğin yoksa ; istemediğin nasıl olacak ki?
Bir istemediğin yoksa ; olanlar aleyhine niye olacak ki?

Hiç denedin mi isteksizliği? ; varsa yoksa hep istekler.
İdeolojiler dinler teslim almış ; hani ya nicedir gidenler.
Hayat sunmuşsa ikram ; istemem demek mi marifet?
Doğruya inat fena ; öğretiler çöpe, elveda ey bilenler.

Şu halde ne olursa olsun, olacak olan senin için olur.
Senin için olanı istemem demekse, pek bir garip olur.
Ama ısrarla benim dediğim olsun diye diretirsen eğer.
Olacak olan sen onu anlayana kadar, hep engelin olur.

Hayatı düzeltmeye çalışmak, kişinin kendinden kaçışıdır.
Hayat zaten düzgün, bunu görmeyenin yanlışı bakışıdır.
Kendini tanımak mı istiyorsun? öyleyse kurtul kendinden.
Kendine esir olmakta, bu esareti tanımayanın aldanışıdır.

Düzgün olanı düzeltmeye çalışma, birde seyreyle bakalım.
Dünyayı kurtarmak hoş hayal, bari buna kapılma bakalım.
Dış dünyada gördüğün her şey, iç dünyanın yansımasıdır.
Anca iç dünyanı düzeltirsin, inanmazsan içine bak bakalım.

Olacak olanlar olduğu için, şiir şairde anlâm buldu.
Olacak olan olmasaydı, her hayalci hayalini buldu.
Gerçekler hayal olmaz, bilâkis olanlar sahici oldu.
Olmayanlarsa lafı güzâf, hayal arayan hayal buldu.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 02-04-2015, 13:48
Stepal Kepton Stepal Kepton isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jan 2015
Mesajlar: 279
Standart

Müsaadenizle kişisel fikirlere saygımı hatırlatarak ukala bir tavırla birkaç cümle yazmak istiyorum.

Olacak olan olur demek gerçek manada gerçekliği yansıtmıyor sanki. Olacak olan olacaksa ve bu kesin olarak oluyorsa, olacak kelimesinin bir anlam ifade etmediği gibi sonuçlara ulaşabiliyor. Bir şey kesin olarak oluyorsa, olacağının kime faydası olabilir? Bu durumda kaderin yaşam üstünde ki varlığı, yaşamı alt eder. Biz bu durumda (kendimizin yaşantısını geç) başkasının hayatını yaşıyor değil taşıyor olabiliriz! Böylesi bir durumda fırsattan söz edilemez (bence).

İçinizde ki Yaratıcıya sıkı tutunun! – Stepal Kepton
deistim.com
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 02-04-2015, 14:20
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Müsaadenizle kişisel fikirlere saygımı hatırlatarak ukala bir tavırla birkaç cümle yazmak istiyorum.
Müsade sizin, ne demek! istediğinizi yazabilirsiniz, memnuniyet duyarım.
Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Olacak olan olur demek gerçek manada gerçekliği yansıtmıyor sanki. Olacak olan olacaksa ve bu kesin olarak oluyorsa, olacak kelimesinin bir anlam ifade etmediği gibi sonuçlara ulaşabiliyor.
Eheh, buna düşüncenin BYPASS edilmesi diyebiliriz, doğrudur. Hayatın gerçekliği tüm anlamları boğar, onları anlamsızlaştırır.
Sözde mana vardır, manada söz yoktur, demek gibi bir şeydir bu esasında.

O yüzden Olacak olan olur ifadesi dâhi nezaketendir, kelimelerin kifayetsizliğine bir örnektir.
Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir şey kesin olarak oluyorsa, olacağının kime faydası olabilir? Bu durumda kaderin yaşam üstünde ki varlığı, yaşamı alt eder. Biz bu durumda (kendimizin yaşantısını geç) başkasının hayatını yaşıyor değil taşıyor olabiliriz!
Hayata kendi iradenle geldiysen, kendi iradenlede gideceksen, dediğin doğru.
Anca o zaman kendi yaşantını yaşamış olursun, diğer türlüsü yaşatılmak olur ki bundan sonrası kaderin alanıdır.
Bu da dinlerin bahsettiği kader anlayışı değildir onuda söyleyim, dinler habire dua, zikir filan edin der.
Arabi bakın ne der:
Bunlar, a’yân-ı sâbitenin belirleyici gücü hakkında yâni kazâ ve kader’in anlamı hakkında hiçbir şey bilmezler. Cehâletleri dolayısıyla da Allah’dan şunu ya da bunu yapmasını tazarru’ ve taleb ederler; duanın gücü sâyesinde olayların ezelde tesbit edilmiş olan rotasını değiştirebileceklerine de saf saf inanırlar.
Dua mua bir şey değiştirmez yani.
Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Böylesi bir durumda fırsattan söz edilemez (bence).
Fırsat dediğimiz şey bireyselliğimizi doyasıya yaşamaksa benim anladığım böyle bir şey yok, bu tasavvufi açıdan mümkün değil.
Hatta Vahdeti vücut denilen şey bile Kesreti vücutsa, (madalyonun diğer yüzü budur) olay zaten bireysel değil bütünseldir.
Bütünlükten kişi kendini birey olarak nasıl ayırabilir? yada parçalayabilir? bu bizim açımızdan imkansızlık demektir.
Buradaki fırsat olanın kendisidir, hayatın kendisidir, çeşitliliğidir vs.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 02-04-2015, 14:29
Stepal Kepton Stepal Kepton isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jan 2015
Mesajlar: 279
Standart

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Müsade sizin, ne demek! istediğinizi yazabilirsiniz, memnuniyet duyarım.

Eheh, buna düşüncenin BYPASS edilmesi diyebiliriz, doğrudur. Hayatın gerçekliği tüm anlamları boğar, onları anlamsızlaştırır.
Sözde mana vardır, manada söz yoktur, demek gibi bir şeydir bu esasında.

O yüzden Olacak olan olur ifadesi dâhi nezaketendir, kelimelerin kifayetsizliğine bir örnektir.

Hayata kendi iradenle geldiysen, kendi iradenlede gideceksen, dediğin doğru.
Anca o zaman kendi yaşantını yaşamış olursun, diğer türlüsü yaşatılmak olur ki bundan sonrası kaderin alanıdır.
Bu da dinlerin bahsettiği kader anlayışı değildir onuda söyleyim, dinler habire dua, zikir filan edin der.
Arabi bakın ne der:
Bunlar, a’yân-ı sâbitenin belirleyici gücü hakkında yâni kazâ ve kader’in anlamı hakkında hiçbir şey bilmezler. Cehâletleri dolayısıyla da Allah’dan şunu ya da bunu yapmasını tazarru’ ve taleb ederler; duanın gücü sâyesinde olayların ezelde tesbit edilmiş olan rotasını değiştirebileceklerine de saf saf inanırlar.
Dua mua bir şey değiştirmez yani.

Fırsat dediğimiz şey bireyselliğimizi doyasıya yaşamaksa benim anladığım böyle bir şey yok, bu tasavvufi açıdan mümkün değil.
Hatta Vahdeti vücut denilen şey bile Kesreti vücutsa, (madalyonun diğer yüzü budur) olay zaten bireysel değil bütünseldir.
Bütünlükten kişi kendini birey olarak nasıl ayırabilir? yada parçalayabilir? bu bizim açımızdan imkansızlık demektir.
Buradaki fırsat olanın kendisidir, hayatın kendisidir, çeşitliliğidir vs.
Ben kendi blogum da zaman zaman fikirlerimi yazarım. Kader ve Dua imkansızdır (bana göre bunları blogum da ayrı başlıklarda yazmıştım). Elbette Kader o kader ise. Yani kader-> kaza, külli ve cüzi irade meseleleri. Eğer aynı kaderden bahsetmiyorsak hemen hemen aynı fikirlerde buluşuyoruz. Özellikle hayatın bulunmaz bir fırsat olduğu konusunda istisnasız hemfikiriz.

İçinizde ki Yaratıcıya sıkı tutunun! – Stepal Kepton
deistim.com
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 02-04-2015, 14:38
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben kendi blogum da zaman zaman fikirlerimi yazarım. Kader ve Dua imkansızdır (bana göre bunları blogum da ayrı başlıklarda yazmıştım). Elbette Kader o kader ise. Yani kader-> kaza, külli ve cüzi irade meseleleri. Eğer aynı kaderden bahsetmiyorsak hemen hemen aynı fikirlerde buluşuyoruz. Özellikle hayatın bulunmaz bir fırsat olduğu konusunda istisnasız hemfikiriz.
İllaki hem fikir olamayada gerek yoktur aslında, neticede hayat rengarenktir, bunlar hayatın renkleridir, o renkler (ben onlara inançlar, ideolojiler diyorum) olmasaydı, çok monoton veya statik bir ortamda olurduk ki buna tahammül ederdik belki ama çok fırsatta kaçardı, kendimizi bile bilemezdik vs.
Tasavvufta tam bu noktada üstte dediğim gibi bu problemi fırsata dönüştürme sanatıdır.

Sevgiler

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 03-11-2017, 15:03
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
Standart

Soru - Bizim mükemmellik hakkında oldukça uzun bir düşünce tarihimiz var. Mükemmel insan ya da mükemmellik diye bir şey var mıdır?

P'taah - Mükemmellik ya da mükemmel olan, sizde inanılmaz bir ikiye bölünmüşlük duygusu yaratır, çünkü mükemmellikten anladığınız tamamlanmış, bitmiş bir üründür, öyle değil mi? Oysa ne siz, ne de başka realitedeki herhangi bir şey bitmiş, tamamlanmış değildir, asla da olmayacaktır, çünkü bir şey biterse artık yoktur. Her şey büyüme ve genişleme hali içindedir, devinimsiz kalamaz. Hareketsiz tek molekül bile yoktur, aksi halde var olamazdı. Ne makrokozmosta, ne de mikrokozmosta devinimsiz bir şey vardır.
Öyleyse hepinizin ulaşmaya can attığı mükemmellik hali bir saçmalıktan ibarettir.
Bu fantastik paragraf, bir yazarın, daha doğrusu medyumun oturumlarından alınmadır, o da bir uzaylının yani P'taah'ın ağzından bu sözleri söylemiştir.

Söylediği şeye bakar mısınız? "Mükemmellik sizde ikiye bölünmüşlük yaratır" diyor. Demek ki noksanlık dediğimiz şey, gerçekte mükemmel olan ki bu ne acayip bir şeydir.
Yani o yargıladığımız, acımasızca eleştirdiğimiz, beğenmediğimiz bu hayat mükemmel ama biz hayalde ki mükemmeli aradığınız için, çok şeyleri ıskalıyorsunuz demektir bu.
Sufizm de bu zaten vardır "Her şey merkezinde" deyip, ikiye bölünmüşlüğü reddeden bir anlayıştır bu.

O yüzden P'taah'a her ne kadar fantastik bir kişilikte olsa, söylediği şeye eyvallah diyorum. Neticede insanın mükemmellik anlayışı, kendi başının belasıdır. Hayat zaten mükemmel, dinamik vs.

Sorun tek bir noktaya odaklanmasında yatıyor, İnsan odaklı bir canlıdır, oysa odaksız da bakabilmelidir.

Olacak olan olur.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bitaraf olan bertaraf olur axial Politika 12 23-08-2010 12:03
Baydemir: TBMM olacak, Kürdistan Parlamentosu da olacak. irsArtvin Politika 0 01-08-2010 21:05
Doğal olan iyi , kimyasal olan kötü… değil mi ??? uyar Biyoloji 1 23-09-2009 12:21
anlamasan da olur önemli olan okumak sahozgur İslam 18 20-04-2009 21:23
bi sorum olacak.. twilight20 İslam 15 11-09-2006 17:05

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:59 .