PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : GÜLŞEN NASIL KAYBOLDU(parmisce)


parmis
17-05-2009, 20:30
Göz yaşlarımı sildim ; son kez öptüm oğlumu kayınvalideme çaktırmadan hazırlayıp arka bahçeye bıraktığım valizimi alıp işe gidiyor gibi çıktım evimden..İçimde bin bir endişe ve kaygıyla...
On dört yaşında gelin geldim bu kapıya tam altı yıldır kayın validem,
ben eşim ve beş yaşındaki oğlum beraber oturuyoruz.. Hiç aile olmadık, kocam tek kelimeyle hımbılın, sessizin, yeteneksizin biri.. Annesi verir tüm kararları onun ve benim adıma.Henüz resmi nikahımız bile yok... Ailem Kara Denizli İstanbul’a gelince bende biraz serpilip gelişince başıma bir şey gelmeden beni tanıdıkları bu kadının oğluna verdiler on beş yaşında anne oldum.
Her şey içimde kalmıştı eşimi sevmiyordum, saymıyordum, istemiyordum her şeyde yeteneksiz olan kocam yatakta da yeteneksizdi içimdeki kadınlık dugularını tatminden uzak; işini bitirir ,sırtını döner yatardı . Bir yerlerde devlet memuruydu her sabah sefertasına yemeğini hazırlar arkasından "İnşallah bir daha eve dönemezsin" diye dua ederek yolcu ederken kayınvalidem; dualarla okuyup üflemelerle onu yolcu ederdi sonra biz iki kadın günlük işlerimize gömülürdük ..Kayınvalidem iyi bir kadındı beni acıtmaz incitmez her konuda yardımcı olurdu; çok bunaldığım bir gün çalışmak istediğimi söyledim olamaz sen ilkokul mezunusun iş bulamasın dediler; direttim İstanbul ‘da iş mi yoktu ... Birkaç işe girdim çıktım kapalıydım, başımda sıkıca sardığım eşarbım uzun eteğim yada pantolonum vardı.. İlk girdiğim iş bir lokantada bulaşıkçılıktı ama çok barınamadım garsonun biri bana taktı, beni taciz etti.. Sonra birkaç iş daha değiştim kimi giyimimi beğenmiyor.. kimi başka şeyler istiyordu...
Sonunda bir şirkette hem aşçılık hem sekreterlik gibi bir iş buldum. Yeşim yönetiyordu şirketi bana da çok yakın davrandı; işi öğretti telefonla konuşmayı öğretti her şey iyi gidiyordu, samimi olmuştuk ona evdeki yaşantımı, kayınvalidemi, kocamı sevmediğimi anlatıyordum.. Bir sabah işe gelince Yeşim beni odasına çağırdı"gel Gülşen ben fark ettim ki sen çok güzel bir kadınsın giyim tarzını biraz değiştirip bakalım" dedi..
Kısa bir etek, yakası oldukça açık bir bluz ve topuklu ayakkabılar giymemi sağladı sonrada saçımı düzeltti, makyaj yaptı bana; gerçekten çok güzeldim , boyum, endamım, duru bir cildim büyük siyah gözerim vardı ve makyaj bunları daha da ortaya çıkarmıştı"şimdi geç sekreter masasına otur yarın kuaföre gider kaşını saçını düzelttiririz" dedi..
Yepyeni bir hevesle oturum sekreter masasına patron gelince ilk kez gülümsedi " gün aydın "dedi bana.. Yeşim’e "yenimi sekreter hanım" diye sordu Yeşim gülerek "Gülşen i tanımadınız mı Salim Bey "dedi.. Patron hiç etrafımdan ayrılmıyordu yada bana öyle gelmişti..
Akşam eve giderken eski kıyafetlerimi giydim Yeşim"Gülşen bekle bende size geliyorum bu gece sizde kalsam olur mu ?" deyince şaşırdım.. Yeşim o gece bizde kaldı kayınvalidemin de kocamın da gönlünü kazandı; şıktı güzeldi yemyeşil harika gözleri vardı edalıydı ama biraz tombuldu.. Gece Yeşim'le konuşa konuşa aynı yatağı paylaştık Yeşim orama burama dokunuyor fark etmez gibi yapıyordu bende heyecanlanıyordum..
Artık Yeşim! le beraberdik gündüzleri şirkette, geceleri bizim evde kocamın yatağını terk etmiştim kayınvalidem kızgındı ama aldırmıyorduk şirkette fırsat buldukça Yeşim beni kollarına alıyor uzun uzun öpüyordu yanlış yaptığımı biliyor yinede kendimi alıkoyamıyordum bu arda Yeşim bana kıyafetler, çizmeler, montlar almış şirketin bir odasını giyim odası yapmıştık nerdeyse.. Sonunda Yeşim bana kendi evine
taşınmamı teklif etti düşündüm ve artık evden gitme vaktinin geldiğine karar verdim... İşte birkaç eşyamı bir valize tıkıp, oğlumu öpüp, kimseye haber vermeden Yeşim! in evine taşınıyordum..Tek korkum agabeylerimin beni bulmasıydı Yeşim"bulamazlar merak etme" diyordu..
Yeni bir hayata başlamıştım Yeşim beni el üstünde tutuyor arkadaşlarıyla tanıştırıyor; gece gezmelerine çıkıyorduk patronda bize katılıyordu. Uzun boylu, esmer ve yakışıklıydı.. Üstelik bana anlamlı bakıyordu bende etek boylarımı gittikçe kısaltmış haftada birkaç kez saçlarıma ve kendime bakım yaptırır olmuştum..
Yine eğlenip yiyip içtiğimiz bir gece eve döndüğümüzde patronda bize katıldı yatakta;
çok şaşırmıştım ama Yeşim beni yatıştırmıştı.. Artık üçlü bir yaşam sürüyorduk herşey kaybolmuştu yaşamımda doğruyla yanlışı ayırt edemiyordum günah -sevab ayrımı bitmişti hatta insan bile değildim galiba...
Bu iş böyle sürüp giderken patronun evli olduğunu Yeşim'le yaşadığını; benimde çerez niyetine yendiğimi fark ettim ama olan olmuştu..
Sık sık eğlenmeye gittiğimiz bir barın sahibi benimle ilgileniyordu bana telefon numarasını vermişti gizlice" bunlardan kop sonun kötü diye fısıldamıştı.". Yeşim de artık bana kötü davranıyordu patronu kıskanıyordu benden. Patronda yüz çevirmeye başlamıştı; bende bar sahibini aradım" hemen gel "dedi bana ..Nasılsa alışmıştım hiç yeni bir hata yapacağımı düşünemeden, sevinçle barın yolunu tuttum.. Beni prensesler gibi karşıladı evinin bir odasına yerleştirdi. Loş ışıklar içkiler güzel sözler tam yerimi buldum burada iyiyim mutluyum diye düşünürken alemlerimize arkadaşları katılmaya başladı.. Yeni sevgilim beni"Gulşen bu arkadaşı mutlu et bize çok gerekli."."Gülşen bu abimizi sakın küstürme bak dükkan sahibi
miz" derken bir de baktım her gece başka birinin koynunda sabahlıyorum .. İçkiden beynim bulanmış , itilip kalkılıp, örselenmekten güzelliğim gitmiş çökmüştüm.
Bazen keşki hımbıl kocamla kalsaydım başıma bu kadar iğrenç şey gelmeseydi diye düşündüğüm oluyor.. Ha bittimi sanıyorsunuz? .. Bitmedi bir gün beni geneleve sattılar şimdilerde orada çile dolduruyorum . Bir gün gazetede kayıp ilanımı gördüm ağabeylerim vermiş beni ön dört yaşında evlendirirken başıma iş alacağımı düşünememişlerdi bile şimdi kayıp ilanlarıyla arıyorlardı..
Hayır bulamayacaklardı... Çünkü ben gerçekten kaybolmuştum insan olarak, kadın olarak, anne olarak kaybolmuştum.. Eğitmeden, hayata hazırlamadan,kimliğimi bulmadan evlendirmişlerdi.. Ben günahkardım ama galiba çoğu günahın onardaydı.. yazacak çok şey var...Ama artık neye yarar ki.. Olan oldu işte GÜLŞEN KAYBODU....

parmis Güneşin_kızı

Mutezile
18-05-2009, 11:47
Umarım hikaye gerçek hayattan değildir; kurgudur. Bir erkek olarak sadece vicdan azabı hissettim..

Hoş; toplumda nice Gülşen-hikayeleri, ibretlik yaşam öyküleri vardır, insan yine de kurtulmayı başarsın istiyor.

Parmis artık keyifli birşeyler okut:)

OQONUC
18-05-2009, 12:02
Sevgili Parmis;

Kısa bir etek, yakası oldukça açık bir bluz ve topuklu ayakkabılar giymemi sağladı sonrada saçımı düzeltti, makyaj yaptı bana; gerçekten çok güzeldim , boyum, endamım, duru bir cildim büyük siyah gözerim vardı ve makyaj bunları daha da ortaya çıkarmıştı"şimdi geç sekreter masasına otur yarın kuaföre gider kaşını saçını düzelttiririz" dedi..
Yepyeni bir hevesle oturum sekreter masasına patron gelince ilk kez gülümsedi " gün aydın "dedi bana.. Yeşim’e "yenimi sekreter hanım" diye sordu Yeşim gülerek "Gülşen i tanımadınız mı Salim Bey "dedi.. Patron hiç etrafımdan ayrılmıyordu yada bana öyle gelmişti..
...............................

Nefis ve hevanın gerçek yaşamdan uygulama kesitini, harika cümleler ile kurgulamışsınız.

Her hikaye yazarından bir damla barındırırmış velev ki; yaşanmamış olsun. Bu açıdan bu hikayenin yazarının ruhunda açılan derin yaranın tiryakını araması, belki de derdinin ona derman olmasına ve yeniden kaybolduğu karanlıklardan ruhunun aydınlığa çıkmasına sebebiyet verebilir.

En baştan da söz ettiğim gibi sizde yazım kumaşı var. Sakın bırakmayın.
Tebrikler
Selamlar

KızıL
18-05-2009, 20:06
harika yine ama biraz da içaçıcı olsa olmazmı :)

prozac
18-05-2009, 21:17
Eğitmeden, hayata hazırlamadan,kimliğimi bulmadan evlendirmişlerdi.. Ben günahkardım ama galiba çoğu günahın onardaydı.. yazacak çok şey var..

Evet söylenecek çok şey var..Toplumsal yara desek ? :(
Emeğine sağlık parmis ..

parmis
18-05-2009, 21:59
Sevgili Arkadaşlar,
öykülerim de genellikle kadını anlatırım ben öykülerimin çoğu az da olsa yaşanmışlıkların birleştirilmesinden kurgulanmasındandır.. gerçek yada gerçeğe yakın olması bundan sanırım..
İnanın bir gün mutlu, umutlu ve düzgün bir yaşamı olan kadınla karşılaşırsam beni etkilerse onuda yazacağım söz veriyorum:)
BU arda bana yorum yazan ,güzel şeyler söyleyen siz arkadaşlarıma gerçekten teşekkür ediyorum..
Hepinize saygı ve sevgiler..

K.C.
18-05-2009, 22:28
Sevgili Parmis,
İznin olursa ben de bir iki kelam etmek istiyorum.
Eleştirileri nasıl karşılarsın bilmiyorum ama edebiyatçı ağır eleştirileri göğüsleyerek, kendini geliştirerek edebiyatçı olabilendir. (doğuştan gelen yetenekler ayrı)

Öncelikle noktalama işaretlerinde daha dikkatli olmak gerekiyor.
Bu yazın gerçeklikten oldukça uzak göründü bana. Tam olarak niye böyle hissettiğimi çözmeye çalıştım. Sanırım olayların, kızın değişiminin, ve her girdiği ortamı, kendisine karşı yapılmış olan her hareketi oldukça olağan karşılaması, sıradan ve (neredeyse) olması gereken birşeymiş gibi karşılaması gerçekçi görünmedi bana.

Öykün tamamen "olanları" anlatıyor. Olaylar peş peşe ve bir çırpıda. Yüzeysel ve basma kalıp insan tasvirleri var birkaç yerinde ki oldukça yetersiz. Bu kız, bu olanları yaşarken ne hissediyor, ne düşünüyordu? Hiç mi kendi aklı yoktu, bu kadar edilgen nasıl olabiyordu, bu edilgenliğini hiç mi sorgulamıyordu... Yazında eksik olan bir diğer şey bu sorgular, düşünceler olarak göründü bana. Kızın kendine ait hiçbir derinliği, fikri yok. Genç ve cahil bile olsa hiç olağan bir durum değil bu.

Arada bir soluk almak gerek.. Yaşamın kaynağıdır nefes. Hep vererek yaşanmaz.. Soluğu verebilmek için önce almak gerek. Yazının en az bir yerinde kızı durdur. Soluk aldır biraz.. Düşündür onu... İçini yoklasın, keşfe çıksın bilinç altında var olanları... Bakalım bu kez ne olacak? :)

sevgiyle...

EDİT: karakterini kötü yola düşürmek istiyorsan yine düşür. Ama düşerken kendince haklı bir mantığı, geçerli bir gerekçesi olsun.

evrensel-insan
18-05-2009, 22:30
Saygideger parmis;

Akici bir oyku daha. Devamini bekliyoruz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
18-05-2009, 22:36
Asiye Nasıl Kurtulur tarzında bir öykü. O tarzda bir sonuç hayal ediyordum ama sonuca varamadı. Ya da vardıgı yer çözümsüzlük oldu.

Ne mesaj vermek istendi net anlamadım. Ama keyifle okudum.

Keyifle okunmak yeterli ise ok, ama mesaj gerekli ise alamadım.

saygılarımla

parmis
18-05-2009, 22:46
sayın K.C
Elbette eleştirilere açığım.. kısa öykülerde uzun ruhsal tasvirlere yer vermek oldukça güç kaldı ki gerçekten bu öyküyü hayattan aldım kayınvalidesini. hımbıl kocasını onlarla ilgili düşüncelerinide anlattım hatta Yeşim,salim.barcı üçgenindeki düşüncelerinide...

Noktalamalara gelince gerçekten en büyük eksiğim bu da benim yazılarımı algılayışımdan kaynaklanıyor tabii birazada bilgisizlikten:)

sizede teşekkür ediyorum..

saygı ve sevgilerle..

parmis Güneşin_kızı

parmis
18-05-2009, 22:51
Sayın Dilaver,
Mesaj alamadım keyfle okudum diyorsunuz sağolun.. Bana göre buradki mesaj Gülşen'in evliliğe hazır olmadan evlendirilmesi ve İstanbul'un orta yerinde eğitimsiz özentilerle hayata bırakılması..Ve açıkgözler tarafından kullanılması..
Anlatmak istediğim kızlarımızı okutalım eğitelim onları örtüler bile koruyamıyor:)
Tabii bunlar size göre mesaj sayılıyorsa..

saygılar..

Parmis Güneşin_kızı

parmis
18-05-2009, 22:55
SAyın Evrensel-İnsan

sizde beni yüreklendirenlerdensiniz.. Bilmiyorum öykülerimdeki insana yönelik kadına yönelik mesajları alıyormusunuz? kaldı ki ben yazılarda mutlaka bir mesaj vermek gerektiğinede inanmıyorum:)

saygılar..

parmis Güneşin_kızı

evrensel-insan
18-05-2009, 23:01
Saygideger parmis;

Herkesin, cikaracagi "kissadan, hisse" kendi bakis acisinin ve konudaki ilgi-etki-onem iceriginin, algisi temelindedir. Benim bakis acim, insanoglu-insan bagi.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
18-05-2009, 23:18
Tabii bunlar size göre mesaj sayılıyorsa..

Sevgili parmis

Bir sanatçının da evrimi vardır. Ama o sanatçı bir başyapıt yaratmışsa , bundan sonra ondan aşagısı kabul edilemez.

Elbette mesajları aldım, başyapıt yarattıgınız da söylemiyorum. Ama biz izleyenlerin eski yapıtlara oranla daha iyisini beklemek hakkımızdır. Benim eleştirilerimi bu meyanda ele alırsanız amaç hasıl olacaktır.

Daha güzelini yaptınız, yapmasaydınız amenna. Bundan sonra o daha iyiyi daha iyi yapma yükümlülügünüz vardır.

O yüzden benim eleştirilerimi bu temelle alırsanız sevinirim.

saygılarımla

one
19-05-2009, 10:49
sabahı şerifleriniz hayırlı olsun dilaver bey

edebiyata olan desteğinizi takdir etmemek elde değil

walla
20-05-2009, 01:05
Televizyonlarda evlendirme proğramları var, kadınlar cıkıp kendilerini anlatıyorlar, 24 yaşındayım, iki kez evlilik yaptım, 7 yaşında bir kızım ve 5 yaşında bir oğlum var, birinci evliligim 4 yıl sürdü, ikincisi ise sadece 3 ay, buraya bana sahip çıkacak, çocuklarıma babalık yapacak birisi ile evlenmeye geldim...

13-14 yaşında evlilikler, 15-16 yaşında iken 2. çocuk doğmuş, Kaybolan Gülşenler, daha niceleri.

bir tarafta bu kızları Okutan Türkanlar, bir tarafta Türkana söven Muhammetler, olan Gülşenlere oluyor. Yanlış, ısrarla devam ediyor. Böyle bir toplumda yaşamak, bu toplumun üyesi olmak gurur mu, utanç mı veriyor. Utanıyorum.