PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Tevrat ayetine göre inkârcılığın sebebi


abdulKADİR
22-05-2009, 16:23
Tanrı, ''İnsanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım'' dedi, ''Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun.'' (Tevrat-Bereşit, Yaratılış 1/26)

Midraş'a göre, Moşe(Musa) Rabenu Tora'yı (Tevrat) yazarken bu pasuğa (ayet) geldiği zaman, kullanılan çoğul ifadeden [''yapalım''] rahatsız olur. Zira bu ifade kolayca, ''BİR''den çok YARATICI'nın var olduğu şeklinde yorumlanabilecektir.

Tanrı'ya ''Evrenin Hakimi!'' der.
''Bu şekilde söyleyerek neden tanrıtanımaz kişilere koz veriyorsun?''
''Yaz!'' diye cevap verir Tanrı.
''Kim hataya düşmek isterse, düşecektir. Ama [şu daha önemli:] herkes, herşeyi yaratan YARATICI'nın, insanı yaratırken hizmetkâr meleklere danıştığını bilsin.''

Böylece Tanrı, büyük atılımlar amaçlayan kişilere, bunu yapmadan önce mutlaka başkalarına danışmaları gerektiğini öğretmiştir. Ve bunu yaparken, pasuktan(ayetten) kutsiyete aykırı sonuçlar çıkarmak isteyenler olabileceği ihtimalinden de çakinmemiştir.

Tanrı'nın Moşe'ye(Musa) verdiği cevapta ''kim hataya düşmek isterse...'' demesi, içten bir şekilde araştıran kişinin pekala doğruya ulaşacağını; ama küfür için sebep arayanların da, bunu kolayca bulacağını ifade etmektedir.
(Tora Bereşit, Türkçe çeviri, Gözlem Basın-Yayın, İstanbul, s.11)

azınlık
22-05-2009, 17:05
Peki inkarcılığın sebebi ne oluyor bu durumda?

A.

abdulKADİR
22-05-2009, 17:46
Peki inkarcılığın sebebi ne oluyor bu durumda?

A.

Tanrı'nın Moşe'ye(Musa) verdiği cevapta ''kim hataya düşmek isterse...'' demesi, içten bir şekilde araştıran kişinin pekala doğruya ulaşacağını; ama küfür için sebep arayanların da, bunu kolayca bulacağını ifade etmektedir.


''Küfür için sebep aramak''

azınlık
22-05-2009, 17:50
Hocam, böyle saçma şey olur mu yahu? Şimdi biz durup durup küfür için sebep mi arıyoruz sence?

A.

hakantimaios
22-05-2009, 18:30
Geçenlerde izlediğim Knowing-Kehanet filmden bir replik "İnsanlar ne görmek istiyorlarsa onu görüyorlar." Galiba burada da,konuyu açan arkadaş inanmayanları bu şekilde görüyor. Ben kendi adıma konuşayım. Ben küfretmek için(ki bu bir dine bağlı olmak otomatik olarak diğer tüm dinlere küfretmek anlamına gelir) sebep aramadım. Sadece olduğu söylenen tanrıyı , inanmamı istedikleri dini veya dinleri tarafsız olarak araştırmak ve öğrenmek için arayıştayım. İnsan bilmediği veya tanımadığı bir inanca kötüdür, batıldır veya yalandır diyemez. Ki eğer diyebiliyorsa o kişinin kendi karakterinde sorun araması gerekir. Ben merak ederim,araştırırım,olaylara ve olgulara kendi mantık çerçevemde objektif olarak bakarım. Zaten bir dine mensup olmam diğer dinlere karşı tarafsız yaklaşmamı engeller. Gerçek anlamda küfre düşmemeniz dileğiyle.Saygılarımla.

Herkes, insanlığı değistirmeye çalısıyor, kimse, kendini değistirmeyi aklından geçirmiyor." - Tolstoy

Paolo
22-05-2009, 20:35
Abdülkadir arkadaşım yukardaki ayette Kutsal Üçlü Birlikten bahsedilir.Yaratalım derken.Musevilerde nasırlık olduğu için kelam tam anlayamıyor.

mehmetsalih
22-05-2009, 20:48
Hocam, böyle saçma şey olur mu yahu? Şimdi biz durup durup küfür için sebep mi arıyoruz sence?

A.

Vala sebep mi araıyorsun? ne arıyorsun bilmem ama inkar etemek çok neşeli bir süreç. Hani bazen çocuklar Babalarına kızarlar çok sevimli olurlar. İşte Gençlerde genelde örgüt, çete vb. şeyleri isterler bunun bir parçasıda inkardır. Güzel bir süreç tadını çıkar bence...


:behindsofa: Böyle birşeydir... :D

abdulKADİR
23-05-2009, 13:37
Hocam, böyle saçma şey olur mu yahu? Şimdi biz durup durup küfür için sebep mi arıyoruz sence?

A.

Geçenlerde izlediğim Knowing-Kehanet filmden bir replik "İnsanlar ne görmek istiyorlarsa onu görüyorlar." Galiba burada da,konuyu açan arkadaş inanmayanları bu şekilde görüyor. Ben kendi adıma konuşayım. Ben küfretmek için(ki bu bir dine bağlı olmak otomatik olarak diğer tüm dinlere küfretmek anlamına gelir) sebep aramadım. Sadece olduğu söylenen tanrıyı , inanmamı istedikleri dini veya dinleri tarafsız olarak araştırmak ve öğrenmek için arayıştayım. İnsan bilmediği veya tanımadığı bir inanca kötüdür, batıldır veya yalandır diyemez. Ki eğer diyebiliyorsa o kişinin kendi karakterinde sorun araması gerekir. Ben merak ederim,araştırırım,olaylara ve olgulara kendi mantık çerçevemde objektif olarak bakarım. Zaten bir dine mensup olmam diğer dinlere karşı tarafsız yaklaşmamı engeller. Gerçek anlamda küfre düşmemeniz dileğiyle.Saygılarımla.


Sayın azınlık ve hakantimaios,her kaidenin bir istisnası vardır ama istisnalar kaideyi bozmaz. Siz başta inkar etmek için sebepler aramamış olabilirsiniz ama çoğunluk inkar etmek istediği için bu isteğine uygun birçok basit sebep bulabilmektedir. Ayrıca ilk inkar gerçekleştikten sonraki süreçte iman etmesi için önüne çıkan her sebep görmezden gelinmekte ve okuduğu her cümle inkar için sebep teşkil etmektedir.
Sayın hakantimaios ''zaten bir dine mensup olmam diğer dinlere karşı tarafsız yaklaşmamı engeller'' demişsiniz. Yanılıyorsunuz.
Eğer bir fikre veya dine sahip olmak diğerleri hakkında objektif değerlendirme yapmayı engelleyecekse yeryüzünde objektiflik kalmazdı. Objektif olmak, bir fikre ve dine sahipken bile diğerleri hakkında tarafsız değerlendirme yapabilme yeteneğidir. Yoksa her türlü düşünceden sıyrılarak değerlendirme yapmak değildir.

Abdülkadir arkadaşım yukardaki ayette Kutsal Üçlü Birlikten bahsedilir.Yaratalım derken.Musevilerde nasırlık olduğu için kelam tam anlayamıyor.

Sevgili Paolo, bu konuda sizinle aynı düşünmüyoruz ve bu farklılığımız aramızdaki en bariz farktır.:)
Yahudilerin ''yürekleri nasırlı olanları'' elbette çoğunluktur ama bunun sebebi, kutsal kitaptaki ''üçlü birliği'' görmemeleri değildir bizce.
Kur'anda da ''BİZ'' formuyla gelen yüzlerce ayet vardır (tevrattan daha fazla) ve bu ayetlere genellikle yahudilerin getirdiği yorumlar gibi yorum getirilir(diğer yorumları burda almamıştım).
Yahudiler, müslümanlar ve sayıları az da olsa bazı hristiyan mezhepler ''üçlü birliği'' kabul etmediklerinden bu ayetler tevil edilmiştir.
Onun için aramızdaki bu en bariz farkı, ortak birçok inancımızın yanında bir ayrılık sebebi olarak görmemek taraftarıyım ben.

Vala sebep mi araıyorsun? ne arıyorsun bilmem ama inkar etemek çok neşeli bir süreç. Hani bazen çocuklar Babalarına kızarlar çok sevimli olurlar. İşte Gençlerde genelde örgüt, çete vb. şeyleri isterler bunun bir parçasıda inkardır. Güzel bir süreç tadını çıkar bence...


:behindsofa: Böyle birşeydir... :D

Mehmetsalih kardeş, sembol ve benzetme tam yerinde olmuş. :)
kızgın-asi evlat=inkarcı kul

Ama asi evlatlar birgün yaptıkları hatayı görürler de, inkara şartlanmış kullar ölüp dirilmeden görmezler:(

Paolo
23-05-2009, 14:12
Sayın abdülkadir Yaratılıştaki gibi birçok yerde daha üçlü birlik vardır Eski Ahitte.Kutsal Üçlü birlik demek üç tanrı demek değildir.Elbette Allahın bazı sıfatları olması çok normaldir.Dediğinize katılıyorum.Bazı farklılıklar var diye birbirimize önyargılı ve katı davranıcağız anlamına gelmemektedir.

brknea
23-05-2009, 15:13
Maide 51

Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez.

abdülkadir ve paolo fazla yakınlaşmasanız iyi edersiniz. Siz ayrı dünyaların insanlarısınız yada başka tanrının kulları mı denir artık.. Latife ediyorum kimse alınmaz umarım.


Kim hataya düşmek isterse, düşecektir.

Öncelikle tanrının bu kehanetinin tutmadığını bilmenizi isterim. Zira o biricik dinimden çıkmadan evvel çıkmamak için her türlü absürdlüğe göz yumacak kadar mantığımdan taviz vermiştim. Yani küfretmeye yer aramak gibi bir niyetim hiç olmadı. Tabi siz buna inanırsanız. Ama inanmazsanız da inanmamak istemiş ve konuya zaten başından öyle yaklaşmışsınızdır demektir.

Zannederim bir konuda inanmak yada inanmamak kararının verilmesini - hele ki bu konu dinse zira kendisi birçok yönden insan aklını kendi lehine parmaklıklar ardında bırakan bir müessesedir. - baştan inanmamak isteniyor gibi gayet istisnai olduğu her aklı başında insanın anlayabileceği bir sebebi öne sürerek ve bu sebebi kaide sayarak açıklamak ancak bir dindardan, yani aklını devre dışı bırakmış ve dogmaların söylediğini esas alan bir organizmadan beklenebilir.

Galiba mevzubahis dindar şahıslar bunca öğrenilenin ve bunca sarfedilen cümlenin hatrına bir gün olsun evin dışına çıkıp nasıl göründüğüne bakmaya cesaret edebilmiş kişiler değil.

Sizin bu durumunuz; aynen benim ilk paragrafın başındaki, şahsımın inanç yolculuğuyla ilgili açıkladığım gerçekleri herhangi birinin kabul etmemesini, benim yine kendi iddiam olan son cümlemle açıklamayı mantıklı görebilmemle çok benziyor. Zira burada benim yapmam gereken kanıtlayıcı yargıyı esas yargıdan ve onu bağlayan durumlardan bağımsız bir yargı olarak seçmem olmalıydı.

Bilmem anlatabildim mi.?

mehmetsalih
23-05-2009, 19:56
"Ey ehl-i Kitab ! Bizimle sizin aranizdaki müsterek bir kelimeye gelin ! Ancak Allah`a ibadet edelim. Hiç bir seyi O`na ortak kosmayalim. Allah`i birakip baziniz bazisini Rab edinmesin." (Al-i Imran suresi, 64)

Dost edinmenin fikir olarak olduğunu hatırlatmak isterim. Yoksa allah ayete ''kitap ehl-i sizi sevmese bile onları sevin'' der.

Ayrıca Ey iman edenler! Siz öyle kimselersiniz ki, inanmayanlar sizi sevmedikleri halde onları seversiniz... (Ali İmran 3/119)

pante
23-05-2009, 20:26
Bu başlıktan ve yazarın alıntısından bir şey anlayamadım ben. Ne alaka?

Tevrat'ın Yaratılış 26. ayetindeki sorunu çoğul ifadesinde görenlerin asıl Kur'an'daki çoğul ifadelerine bakmaları gerekmez mi?
Yazar, kendi inandığı kitap dururken neden Tevrat'taki bu ifadenin inkarcılığa sebep olduğu saçma iddiasını ortaya atmış acaba?
Üstelik Kur'an'daki çoğul ifadelerinden fazlası da vardır. "Yaratanların en güzeli" der."Yaratıcıların en mükemmelini bırakıp Bal'e mi yalvarıyorsunuz?" der.
Bir inkar sebebi aranacaksa bu ayetlerde aranmalıydı.

Yaratılış'ın 26. ayetinde asıl problem, insanların Tanrı suretinde yaratılmış olduğunun belirtilmesidir. Kur'an ise Allah'ın eşi, benzeri olmadığını yazar.
Öyleyse 26. ayette değinilmesi gereken inkar konusu çoğul ifadesinden ziyade suret ifadesidir.

Tanrı'ya ''Evrenin Hakimi!'' der.
''Bu şekilde söyleyerek neden tanrıtanımaz kişilere koz veriyorsun?''
''Yaz!'' diye cevap verir Tanrı.
''Kim hataya düşmek isterse, düşecektir. Ama [şu daha önemli:] herkes, herşeyi yaratan YARATICI'nın, insanı yaratırken hizmetkâr meleklere danıştığını bilsin.''

Gelelim bu diyaloğa.
Bu ifadeler yazarın kendi senaryosu mu?
Yoksa Tevrat'ta geçiyor mu? Kaynak verilmemiş çünkü.

azınlık
23-05-2009, 21:44
Vala sebep mi araıyorsun? ne arıyorsun bilmem ama inkar etemek çok neşeli bir süreç. Hani bazen çocuklar Babalarına kızarlar çok sevimli olurlar. İşte Gençlerde genelde örgüt, çete vb. şeyleri isterler bunun bir parçasıda inkardır. Güzel bir süreç tadını çıkar bence...

he he he :dance:

memetsalih bayılıyorum yorumlarına.

Bak koçum, ben hür vicdanlı bir insanım. Şimdiye kadar hiçbir inancım olmadı; o "Allah sözü" dediğiniz kitabı okudukça durumunuzu daha iyi anlıyorum. Ama bu abidik yorumlar size beş dakikalık rahatlamalar sağlamanın dışında birşey vermez.

Olmayan bir şeyi inkar için sebepler aradığımızı söylüyorsun, pek güzel. Peki sen olanı, yani hayatı inkar için nasıl sebepler buldun kendine? Çok şişmanım, çok çirkinim, sevgilim bana "moron" dedi, hoca bana taktı, elektrikler kesikti ... ?

Bizim için biçilmiş öbür dünyadaki cehennemi bu dünyada yaşamak son derece azap verici bir süreç olsa gerek. Tadını çıkartamayacağına göre bana biraz daha diş bilemekle ve komik yorumlar yapmakla beş dakikalık rahatlamalar elde etmeyi sürdürebilirsin. Hatta yorumlarına katılan abdülKADİR'i de al yanına; bu tür zevkler paylaştıkça artar.

A.

brknea
23-05-2009, 22:07
Ey ehl-i Kitab ! Bizimle sizin aranizdaki müsterek bir kelimeye gelin ! Ancak Allah`a ibadet edelim. Hiç bir seyi O`na ortak kosmayalim. Allah`i birakip baziniz bazisini Rab edinmesin." (Al-i Imran suresi, 64)

Ehli kitab islama davet edilmiş. Ben dostane birşey göremedim. İnancınız bozuk, şirk koşuyorsunuz, bırakın bu işleri gelin birlik olalım diyor. Önkoşul olarak inançlarından caymaları gerekiyor. Ayrıca mehmetsalih eğer ki bu ayet senin istediğin manaya geliyor olsaydı, başka bir tutarsızlıkla karşılaşmış olacaktık. Neyse konu bu değil fazla dağıtmasak iyi olacak.

mehmetsalih
İnkar ya da teslimiyet hangisi daha kolay bunu anlamak için, bu forum ve bunun gibi düşünsel aktivite yapılan sitelere bakmak yeterli. Galiba çoğunluk inkarcılar olacak. Müslümanlar(çoğunluğu) ne yapıyor huşu içinde uyuyorlar.

Ey iman edenler! Siz öyle kimselersiniz ki, inanmayanlar sizi sevmedikleri halde onları seversiniz... (Ali İmran 3/119)

Bir de bu ayete ne kadar uyuyorsun. İşine karışmak istemem ama bir özeleştiri yapman gerekiyor gibi görünüyor. Zira bana pek sevgiyle yaklaşmadın ve çete falan filan gibi suçlamalar da bunu işaret ediyor.

mehmetsalih
24-05-2009, 13:47
Azınlık sen sadece kendini özgür düşünüyorsun o kadar. Ben daha özgürüm desem yanılmıyorum. Çünkü sen Maddeye bağlısın teslimiyet göstermişsin ve şirk içindesin. Sen Evren kadarsın ben ise sonsuz. Şimdi istersen tekrar düşün.... Unutma benim Özgürlük tanımımla senin yapma tanımların arasında sonsuz fark var...



Ehli kitab islama davet edilmiş.
Tam tersi Ehl-i Kitap Kitaplarına uymaya çağırılmış. Ve buna Martin Luther hareketi cevap verdi. Allah'ın izniyle olacal.
Kardeş sevmediğimi nerden biliyorsun ben İnkar edenleri çok severim....
çete falan filan gibi suçlamalar
Bu suçlama değil sadece ortada olanı açıklamadır. Çünkü siz kendinizi çok açık bilirsiniz halbuki benim gözümle biran bile kendinize bakarsanız sizin nasıl hareket etiğinizi bilirsiniz.

azınlık
24-05-2009, 14:39
... Çünkü sen Maddeye bağlısın teslimiyet göstermişsin ve şirk içindesin.

he he, tabi ... :becky:

Şimdi o zihnindeki şartlanmayı (hani bana diyorsun ya) kır biraz da düşün: materyalist felsefe dediğin şey "maddeye bağlılık" mıdır? Benim Allah'ım yok ki şirk koşayım.

... Sen Evren kadarsın ben ise sonsuz ...

Nerede sonsuzsun? Ahirette ... yani ahirete kadar sen bir hiçsin, kulsun; görevin "Allah'ın adamları"na kulluk etmek, onları beslemek.

A.

mehmetsalih
24-05-2009, 15:13
Seninde Allah'ın var ama ona farklıo isim takmışsın. Enerjimi dersi, havamı dersin bilmem vardır. Onun varlığı kanıta muhtaç değildir. Bana gelince ben Allah'ın kuluyum ve ona esirim. Bununla gurur duyuyorum. O benden daha iyi bilir sizleri ve hayatı. O yanılmazdır ama senin madde yanılırdır. O bir şeye evet dediğine kimse hayır diyemez çünkü o kimselerde onun kontrölünde. Sana gelince sen yok olacaksın ya da Yenik düşeceksin. Ben ise Hem bu Dünyada özgürüm ve Arkamda Allah var. Onunla hareket ediyorum. ve sonsuzum. sen kuşku ve şüphe içindesin. gözlerin ve duyguların dışında seni yöneten hiçbir şey yok onlar ise yanlış bilgi veriyorlar sana.

brknea
24-05-2009, 16:10
Tam tersi Ehl-i Kitap Kitaplarına uymaya çağırılmış.

Demek ki dost tutmadan evvel bir önkoşul var.

Ve buna Martin Luther hareketi cevap verdi.

Böyle bir hareket düzene karşı bir örgütlenme gerektirmektedir. Senin gözünde örgüt ne demek tahmin edebiliyorum ve senin örgüt tanımına en güzel uyan örgütler hizbullah ve el kaide. Türkiye'de çetecilikle kimlerin haşır neşir olduğunu, bu insanların dış görünüşlerinden de anlaman mümkün. Bizim gibiler için yüce değerler hak-hukuk'tur. Zira inanmayışımızın gereği olarak bir tek hayatı olan canlılara, sizin gibi ölse de cennete gider tavrıyla yaklaşıp kıyamayız.

Çünkü siz kendinizi çok açık bilirsiniz halbuki benim gözümle biran bile kendinize bakarsanız sizin nasıl hareket etiğinizi bilirsiniz.

mehmetsalih hani gözler ve duyu organları insanları yanıltabiliyordu. Lütfen iddianın arkasında dur.


mehmet kardeşim senden ufak bir ricam olacak. Lütfen benimle tartışırken benim yazdıklarımın bir kısmına yanıt verme, tümüne ver. Eğer bir kısmına yanıt veremiyorsan hiç yanıt verme. Şimdi eğer benim bu topikte yazdığım mesajlarda yanıtlamadığın kısımları da alıp yanıtlamayacaksan, hiç yazma. Eğer yazacaksan ben bu forumda seninle bir daha tartışmaya girmeyeceğim.

Bir de lütfen tartışırken karşındakilerin senin dinine inanmadıklarını bilerek konuş. Ben sizi bilirim diyeceğine ve uygunsuz yakıştırmalar yapacağına da örnekler ver onlar üzerinden konuşalım. Umarım dediklerimi ciddiye alırsın zira kötü bir niyetim yok. Sadece senin gibi iyi bir tartışmacıyla, sırf bu birkaç teferruat yüzünden tartışma zevkinden mahrum kalmak istemiyorum. :)

mehmetsalih
24-05-2009, 16:21
:D gülemk iyi geldi. Allah koşul saymıyor sadece bir tavsiyede ve çağrıda bulunuyor. Eğer inamasada sev diyor. Cevap vermeğim bir nokta varsa hatırlatda köşeye skışalım.

brknea
24-05-2009, 16:28
Mesela son yanıtında bir önceki mesajda yazdıklarımın hepsine bir cevap vermedin ama artık önemi yok.
Sen gülmeye devam et, mantığını bu kadar ihmal etmen sana ilerde büyük bunalımlar getirecek. Aklınla uzun süre savaşamazsın mehmet kardeşim.
Neyse seninle sohbetimiz burada son buluyormuş demek ki. Ne yapalım sağlık olsun.

Kal sağlıcakla.

azınlık
24-05-2009, 17:17
Seninde Allah'ın var ama ona farklıo isim takmışsın. Enerjimi dersi, havamı dersin bilmem vardır.

...

senin madde yanılırdır.

...

Sana gelince sen yok olacaksın ya da Yenik düşeceksin.

...

sen kuşku ve şüphe içindesin. gözlerin ve duyguların dışında seni yöneten hiçbir şey yok onlar ise yanlış bilgi veriyorlar sana.

memetsalih,

Ben Japonca mı konuşuyorum? Niye şu açık ve seçik sözü anlamamakta direniyorsun? Benim Allah'ım, tanrım, enerjim, reenkarnasyonum, nirvanam yok. Ben bir yaratıcıya inanmıyorum. Bir "yaratıcı" babaya ihtiyacım yok. Noel babaya ihtiyacım olmadığı gibi.

Bu bağlamda maddeye de tapınmıyor, kulluk etmiyorum. Kapiş?

Hepimiz yok olacağız çocuk, hepimiz. Önemli olan son çıkışı, Grand Finale'yi nasıl yapacağımız. Sen olmayan Allah'ına var olması için dua ederken ben dostlarımın beni bir Rakı sofrasında yad etmesini dileyeceğim; fark bu.

Ben aklımla hareket ederim, bir yaratıcı ihtiyacı konusunda hiç şüpheye düşmedim; tıpkı senin bir yaratıcı babaya ihtiyaç hissettiğin konusunda şüpheye düşmediğin gibi.

Kur'an'ı okuyup anlayan senin gibi bir zat nasıl oluyor da bu kadar net anlatılan şeyleri anlamıyor/anlamak istemiyor acep?

A.

mehmetsalih
25-05-2009, 12:39
Bu bağlamda maddeye de tapınmıyor, kulluk etmiyorum. Kapiş?
Sen Kulluk kavramını incele sonra konuş, çocuk.

Hepimiz yok olacağız
Madde yok olurmu? :D


Sen olmayan Allah'ına var olması için dua ederken ben dostlarımın beni bir Rakı sofrasında yad etmesini dileyeceğim; fark bu.
Vardır ve ben varlığımı kabul etiğim gibi kabul ederim. Köre renkleri nasıl anlatacan??? :D


Ben aklımla hareket ederim,
Akıl nedir? Bana göre İKi Tür Akıl vardır biri görecelidir. Diğeri Tanrısaldır. Peygamber dışımızdaki Akıldır ve İçimizdeki Aklı uyandırır.

bir yaratıcı ihtiyacı konusunda hiç şüpheye düşmedim;
tıpkı senin bir yaratıcı babaya ihtiyaç hissettiğin konusunda şüpheye düşmediğin gibi.
İhtiyaç yok ki. Zaten vardır. Var olan bir şeye ihtiyaç duysan nedir? duymasan nedir?

Ayrıca biz Cennete, Ceheneme veya başka birşeye için değil Allah için Kulluk ediyoruz. Hatırı var :D

Sen bir Kızı tavlamak için kendini kaç surata sokuyorsun ve sana bir gülücük atması için neler yapıyorsan ben de Allah'ın bana gülücük atması için kendimi yoruyorum. NOKTA BİTTİ .

azınlık
25-05-2009, 13:42
Sen bir Kızı tavlamak için kendini kaç surata sokuyorsun ve sana bir gülücük atması için neler yapıyorsan ben de Allah'ın bana gülücük atması için kendimi yoruyorum.

O zaman kolay gelsin, Angelina Jolie'nin pas vermesi için debelensen işin daha kolay olurdu :drama:

Sakın şimdi "ben zoru severim" deme! :bounce:

A.

mehmetsalih
25-05-2009, 18:21
Anlaşılan Direksiyonu çevirmeye başladın. Beni burda indir çünkü yolun sonuna geldik :D

azınlık
25-05-2009, 19:48
Beni burda indir çünkü yolun sonuna geldik :D

Zaten yolun sonundaydık. Noktayı sen koymuşsun, yukarı baksana.

Bu arada, nasıl gidiyo Angelina'yla durumlar? :yo:

Hadi ben uzar ... başka bir konuda görüşürüz :car:

A.

Neva
26-09-2014, 19:51
Tanrı, ''İnsanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım'' dedi, ''Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun.'' (Tevrat-Bereşit, Yaratılış 1/26)

Midraş'a göre, Moşe(Musa) Rabenu Tora'yı (Tevrat) yazarken bu pasuğa (ayet) geldiği zaman, kullanılan çoğul ifadeden [''yapalım''] rahatsız olur. Zira bu ifade kolayca, ''BİR''den çok YARATICI'nın var olduğu şeklinde yorumlanabilecektir.

Tanrı'ya ''Evrenin Hakimi!'' der.
''Bu şekilde söyleyerek neden tanrıtanımaz kişilere koz veriyorsun?''
''Yaz!'' diye cevap verir Tanrı.
''Kim hataya düşmek isterse, düşecektir. Ama [şu daha önemli:] herkes, herşeyi yaratan YARATICI'nın, insanı yaratırken hizmetkâr meleklere danıştığını bilsin.''

Böylece Tanrı, büyük atılımlar amaçlayan kişilere, bunu yapmadan önce mutlaka başkalarına danışmaları gerektiğini öğretmiştir. Ve bunu yaparken, pasuktan(ayetten) kutsiyete aykırı sonuçlar çıkarmak isteyenler olabileceği ihtimalinden de çakinmemiştir.

Tanrı'nın Moşe'ye(Musa) verdiği cevapta ''kim hataya düşmek isterse...'' demesi, içten bir şekilde araştıran kişinin pekala doğruya ulaşacağını; ama küfür için sebep arayanların da, bunu kolayca bulacağını ifade etmektedir.
(Tora Bereşit, Türkçe çeviri, Gözlem Basın-Yayın, İstanbul, s.11)

Meleklerin de fikri olmadan kus ucmuyor zaten..:playball:

fosill
26-09-2014, 20:35
sayın neva tevratın bazı bölümlerini okumaya çalıştım.
tanrı sürekli bir diyalog içinde şurdan çıkın şuraya gidin
askerler şu şu oymaklardan olsun
çadırı levliler kursun gibi,
kur'anın ifadelerine pek benzemiyor
tevrat tahrif edilmiş sonradan insanlar tarafından yazılmış olabilir mi
tevrat hakkında geniş bilginiz var mı? aslı olduğuna dair

fosill
26-09-2014, 20:48
Tevrat'ta, İncil'de ve hadislerde insan ve Yaratıcı arasındaki benzerlik şu şekillerde ifade edilir;

Tevrat/Tekvin 1;
“26. Yaratıcı, ‘İnsanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım’ dedi, ‘Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun.’
27. Yaratıcı insanı kendi suretinde yarattı. Böylece insan Yaratıcı suretinde yaratılmış oldu İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı.”
(Ayrıca bkz. Tekvin 5:1)

İncil/1 Korintliler 11:7;
“(…) Çünkü erkek Yaratıcı’nın benzeyişinde olup Yaratıcı’nın yüceliğini yansıtır Kadın ise erkeğin yüceliğini yansıtır.”

Hadisler;

Kütübi Sitte 3457; Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: “Resûlullah (sav) buyurdular ki: “Sizden biri kardeşiyle dövüşünce yüze vurmaktan sakınsın” (Hadis)

Müslim’in rivayetinde şu ziyade var: “…zira Allah Âdem’i kendi suretinde yaratmıştır” (Buhari, Itk 20; Müslim, Birr, 112, (2612))

Sahih-i Müslim / 45- İyilik, Sile ve Âdâb Bahsi / 32- “Yüze Vurmanın Yasak Edilmesi” Babı 115- (…) Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz buyurdular ki; “Biriniz kardeşiyle kavga ederse yüzden kaçınsın! Çünkü Allah Âdem’i
kendi suretinde yaratmıştır”

Sahih-i Müslim / Cennet / 11- “Cennete, Kalpleri Kuş Kalbi Gibi Olan Bir Takım Kavimler Girecektir” Hadisi Babı 28- (2841) Resûlullah (sav) buyurdular ki; “Allah (Azze ve Celle) Âdem’i kendi suretinde yarattı …”

hadiste de yukardaki benzer ifade var.

Neva
26-09-2014, 21:00
Sayin fosill;
Mevcut kitaplarin hepsinde tahrifat mevcuttur, fakat inanir kesim inanc sebebiyle bunun aksini savunur. Tumu de sonradan yazilmis kitaplardir.

Sephiroth
26-09-2014, 21:05
Sayın Neva

Bildiğim kadarıyla Musevilerde kitaplarının gökten indiğine değilde İnciller gibi insanlar tarafından yazılan Musa'nın ve İsrailoğullarının yaşadıklarını anlatan bir kitap olarak inanıyor.Benim bildiğim sadece Kuran gökten indiğini iddia etmekte.Yanlış mı biliyorum acaba ?

Neva
26-09-2014, 21:11
Sayin Sephiroth;

Musevilikte, on emir'in tanridan geldigine inanilir, ama bu diger dinlerdeki sekliyle gokten inmis olarak algilanmaz, bizzat insanlar(yani eski atalar) tarafindan yazildigina inanilir kismen. Ancak goksel motifler kilit tasidir bir nevi. Malum bahisler farklidir.

Kaldi ki tanri profilleri farklidir dinler arasi doktrinlerde.
Mesela Tevrat tanrisi asagi iner, agaca saklanir oradan seslenir, konusur, guresir, Siyon'da oturur, kizar, sinirlenir, kiskanctir vs.vs.

Sephiroth
26-09-2014, 21:24
Sayın Neva

Açıklamanız için teşekkür ederim.Bana göre YHWH Tanrı profilleri arasında insana en çok benzeyen konumundadır.Bir insanın içinde barındırdığı her duyguya sahiptir-merhamet dışında-Benim asıl merak ettğim Tanrı gibi üstün bir varlık tasarladıktan sonra insanların onu neden kendi seviyesine çektiğidir..

Neva
26-09-2014, 21:43
Sayin Sephiroth;
Evet dogru merhameti olmayan bir tanri profilir, bu da acikca yazilidir, bu baglamda diger dinlere gore, hic kivirma, ort-bas etme, su bu simgedir, oyle denmek istememistir vs. eylemine girilmez. Belki de merhamet/sevgi, somuruye, dinle uyusturmaya cok daha acik kavramlar oldugu icin olabilir.

Diger sorunuza iliskin, kendi algi seviyenize indirgemediginiz bir tanri'yi anlatmaniz oldukca zordur. Tanri'yi tasarlayan insan oldugu icin. Bu sekilde indirgendigi halde, algida yine de problemler cikar. Insanlar genellikle sirra kadem basmis, son derece mistik vs. tanri profillerini tercih ederler tarih boyunca.

Sephiroth
26-09-2014, 22:04
Sayın Neva

Musevilerin şeriat anlayışı oldukça sert bir şekilde işlemektedir.Bende şöyle düşünüyorum nacizane fikrim;insanoğlunu etkisi altına alan en güçlü duygu korkudur.Yeteri kadar korku duyan bir insan herşeyi yapabilir.Belkide YHWH'nin böyle tasarlanmasının sebebide budur.Sevgi-merhamet insanları gevşek kılarken korku sıkı bir elbise gibi sarmaktadır.Bu sayede insanları kontrol altında tutmak kolaylaşır.

Diğer sorumla ilgili;düşünceleriniz gerçekten çok doğru.Bu sayede insanların "onun işine akıl sır ermez" tabusuda yıkılmış oluyor bir nevi.Şuda bir sebep olabilir tabii;dinler insanın Tanrı suretinde yaratıldığına inanır.Bu sayede İnsan-Tanrı ilişki daha çok bir baba-çocuk/anne-çocuk ilişkisine döner.Ancak bu durumdada şöyle bir sorun var bana göre;eğer iyilikler,güzellikler vs..bu gibi şeyler Tanrıdan geliyorsa ve insanda bu suretin bir gölgesi ise,insanın içindeki kin,nefret,öfke vs.. gibi olgularda Tanrı gelmiyor mudur ?

Neva
26-09-2014, 22:25
Sayin Sephiroth;
Korku'nun insanlik uzerindeki etkisi tartisilmaz, kuskusuz. Mesela cok basit bir ornek verelim; Cocuguna gozunun onunde iskence, dayak vs. uyguladiginiz bir anneyi, birkac dakika icerisinde potansiyel seri katil haline donusturebilirsiniz, bunlari uygulayan insandan cok daha vahsi davranislar sergileyebilir, cocugunu kaybetme, zarar gelecek korkusuyla.

Bahsettigimiz kitap tanrisinin profili de(tam olarak benzetmeye uymasa bile) bir nevi boyledir.Ancak bu korku kavraminin icine, akliniza gelen her turlu korkuyu dahil edebiliriz.

Direk YHWH ile baslamadigindan dolayi, gecmisteki disi tanrilara bir oykunmedir . El Sadday(koken tanri) doneminde bunca acimasiz davranislar sergilemez tanri ornegin. Sonra daha da acimasizlasir.

Evet Tevrat bahsettiginiz baglamda bu tabuyu yikar. Suret bahsi zaten bir bariz gondermedir, insan/tanri babinda. Diger sorunuza iliskin; genelde tum dinlerde insan iki ozellige sahiptir, klasik olarak seytani/rabbani seklinde adlandirilir. Bu yuzden kitaplara gore de, tanrinin bu iki yonu mevcuttur. Diger kitaplara baktigimizda, inanclilar tarafindan kotu yonler tamamen insana yuklenip, tanri temize cikarilirken, Tevrat'ta durum bunun tersidir, yani tanri da insan misali iki yonludur.

Sephiroth
26-09-2014, 23:42
Sayın Neva

Yani diyorsunuz ki;her Tanrı iki yönlüdür ancak bu durum sadece YHWH profilinde korkusuzca açıklanmaktadır.-gerçi cehennemi vareden ve sürekli bahseden Tanrı(lar)dan şefkat beklemek ne derece akıl karıdır,tartışılır.-Bu durumda şöyle diyebilir miyiz;insanlar iki yönlü bir Tanrı'dan yüz çevirecekleri için bu yön insanlara yüklenmiş ve saflığın simgesi olarak Tanrı bir çıkış/kurtuluş/arınma kapısı olarak gösterilmiştir.-nitekim Hristiyan ve Müslümanların sayısı Musevilere göre kat ve kat fazladır-

Verdiğiniz örneği bende nacizane şu örneğimle devam ettirmek istiyorum izninizle;bir anne düşünelim.Oğluna/kızına tapar derecesinde bağlı ve evladı yakında evlenecek.Otomatikman bu anne geline/damada içten içe kin besler ve evladı ile arasına giren bir engel olarak görür.Bu anlayışa tam olarak oturmayan bir örnek aslında ama burada anne sevgisinden Tanrı ise "yüce varlık" egosundan dolayı evlatlarını kaybetmek istemez.Bu yüzden daha kıskanç bir yapıya bürünür.

YHWH profili konusuna gelirsek;bence bu profilde bir çelişki var.YHWH oldukça kıskanç bir Tanrı,insanların bütün sevgilerine sahip olmak ve onları baskıyla kontrol altına almak istiyor.Ancak biliyoruz ki YHWH bu Tanrının özel ismi ve gerçek okunuşu kimse tarafından bilinmemekte.Ayrıca On Emirden biri "Rabbin ismini boş yere ağzına alma" Diğer bir örnek ise Tevrat'ın Exodus bölümünde Musa YHWY'ye "beni kimin gönderdiklerini sorduklarına ne diyeyim" der YHWH ise "Ben,benim" diye cevap verir-en azından buna yakın bir cevap-Varmak istediğim yer şurası Sayın Neva;
Bu profildeki Tanrı hem herkes tarafından bilinmek isteniyor,hemde gizliden gizliye kendini sıklıkla açığa vurmuyor sanki.Bu bir çeşit çelişki değil midir ? YHWH daha çok şiddet ve terörle kendini açığa vuruyor sanki.
Örneklerimle beraber yazıyı oldukça uzattım,kusura bakmayın lütfen..

Neva
27-09-2014, 21:51
Sayin Sephiroth;

Rica ederim, fikir paylasimlarinda uzun veya kisa yazmakta bir problem yok. Evet, sadece aleni sekilde Tevrat tanrisi profilinde goruruz bunu. Gercekte diger kitaplara baktigimizda da durum ayni sekildedir, ancak inancli mensuplar tarafindan, bu tur pasajlar simgegeseldir, oyle degildir, tanri oyle yapmaz vb. cesitli bahaneler uretilir. Mesela Kuran'a baktigimizda , tanri tuzak kuranlarin en hayirlisidir, iman etmeyenler cehennemle odullendirilir veya Incil'e baktigimizda taniklik edenler tanri cocuklaridir, onlar kandan vs.'den dogmamislardir orneklerinde oldugu gibi.. Fakat bunlara daima bir kilif bulunur.

YHWH konusuna gelirsek; evet hem herkes tarafindan bilinmek ister, zaten kitaptaki pasajlarda da diger tanri profillerden farkli davranislar sergiler vs., diger yanda da sakli kalmak ister. Bunun nedeni isminin ozelligi vs.olmayip, bilinen tanri profillerinden daha farkli, sirra kadem basmamis tanri profilinde olusudur. Ben, benim geregi.. Mesela kitap boyunca soylenip yazilan bircok pasaj, birer vizyon alis-aktaris'tan ote degildir. Bu da acik bir sekilde yazilir, iste vizyon gordum, su kadar kafasi vardi, soyleydi boyleydi seklinde.

Haklisiniz siddet ve terorle aciga vurur, ancak bu ozellikler de zaten Tevrat henuz yokken mevcut yazilmis o donemki ilkel diyebilecegimiz anayasalardan etkilenir koken olarak. Kaldi ki Tevrat donemine iliskin anlatilanlar, kabile doneminden birazcik daha modern sayabilecegimiz toplumsal doneme gecis hikayeleridir.

Sephiroth
28-09-2014, 03:00
Sayın Neva

Öncelikle anlayışınız ve bu fikir paylaşımı için teşekkür ederim."İnsan bilinmeyenden ve bilmemekten korkar" durumu burada ortaya çıkıyor.Ne yapacağını kestiremedikleri bir varlıktansa yaptıklarının sonucunun ne olacağını bilmek ve ona göre önlem almak insanlara daha makul bir yol gibi geliyor sanırım.

YHWH'nin durumunu incelediğimizde aslında onun büyük bir buhranda olduğu kanısına varıyorum ben.Nedenlerinden biri;bir insanla güreşip üstelik ona kaybettikten sonra hala en kudretli olarak konuşması bir garip.Güreşmeyi mecaz olarak adlandırsak bile Tanrı benzetme yoluyla neden kendini bir kaybeden ilan etsin.Bu bir buhran durumu olmasa bile belkide Tanrı-İnsan profilinden yola çıkarak YHWH'nin bir baba misali kendinden sonra gelecek evladını krallık tahtına alıştırmasıda diyebiliriz.Şuanda ki durumuda göz önüne alırsak İsrailoğulları > YHWH teorisinide ortaya çıkabiliriz,belki.

İsrailin şuanda ki nefret suçunuda ele alırsak-şuda bir gerçek ki zamanında Kilise Kara Veba Salgınından bile Musevileri suçlamıştır-YHWH'nin Musaya dediği Babaların Günahları tabirinden bile daha şiddetli bir terör dalgasının mimarıdır.Nietszche'nin dediği babanın sakladığı oğlunda ortaya çıkar sözüde bir nevi;YHWH'nin gizli kalmış bazı noktalarının "evlatları" sayesinde ortaya çıktığını göstermektedir.Tanrıyla güreşen Tanrı'yı birkez daha alt etmiş diyebiliriz.

Dediğiniz gibi her dönem terör ve şiddet dalgası yayılmaktadır.YHWH'de yaratılırken mecburen o dönemin kuralları çerçevesinde var olmalıydı ki yaşamını sürdürsün ve uzun müddet boyunca hatılarsın.

Aklımda ki bir başka önerme ise Musevilerin İsa'yı Mesih olarak kabul etmemesi.Şimdi Yeni Ahiti'i incelediğimizde YHWH'nin sanki dalgalandımda duruldum der gibi oldukça uysal bir hale bürünmesi-eskiye nazaran-Belkide Museviler bu uysal başlılığı ve İsa'nın daha insancıl olan karakterini inançlarına bir hakaret olarak görmüşlerdi.Dünyayı gölgesi altına almak isteyen bir profil gitmiş yerine herşeyden vazgeçmiş ve sevgi-kardeşlik-barış diyerek 80'li yılların Hippilerine dönmüş bir varlık gelmiştir.Şöyle bir örnek verirsek Maço ve Delikanlı olarak bilinen bir babanın eşçinsel bir oğlunun olması gibi,kabul edilemez bir durum..

Neva
28-09-2014, 05:23
Sayin Sephiroth;
Ben tesekkur ederim.Bilinmeyen veya bilmemek bahsi konusunda haklisiniz, belki de bilinen kavramlara sahip cikilmasi cok daha kolay ve anlasilir olmasiyla iliskilidir.(Musevilere iliskin) Bilemeyenler adina da o denli hayal gucu'dur sanirim.

Evet, Tevrat tanrisi hem yenilir, hem yener bir nevi hikayenin akisinda. Bu baglamda da garip bir sekilde mutevazi denilebilecek (tanri kavramina iliskin) bir profil sergiler.Bu bir buhrandan ziyade, bir nevi kabaca, gozunde fazla buyutme, bak seninle guresip uyluguna tekme dahi atabiliyorum demeye benzer bence hikayeye gore. Musevilikteki anlayis, dini anlamda babadan ogula devredilen bir kavram degildir eger yasayi koruyacak yetkinlige sahip degilse..Ancak evet tum topluma iliskin babalarin gunahlarinin, ogullarda gorulmesi anlayisi vardir. Belki de bu da korkutma sekillerinden biridir, olmasaydi bugun hala inancli insanlar aglama duvari onunde aglamazdi sanirim.

YHWH gercekte teori degildir. Daha ustte belirttigim gibi " ben, benim" kavramindan dolayi. Oyle olmus olsaydi gunde birkac kez "Shema YIsrael" demezlerdi mesela..

Black Death, Kan iftirasi , Roma'nin bir kisminin yikilisi, illuminatiler vs.ler, onlarca komplo teorisinde, her zaman ayni toplum suclanir, tarih icinde de suclanmistir. Bir nevi "sen neymissin be abi!" seklinde diger toplumlar tarafindan abartilirken, bu ilgili toplumlarin biraz da durumunu ortaya koyar. Dusunun biri cikip size diyor ki; Israogullari ustun kilinmistir, siz de buna sorgusuz sualsiz inaniyorsunuz, durum bir nevi boyledir yani. Boyle bir ortamda da zaten Museviler bu tip komlo teorilerini pek kazimazlar.

Mesela bahsettiginiz veba'da Avrupa'nin buyuk orani kirilmistir, ama ne hikmetse cingeneler saf gumus icerek ayakta kalmayi basarmistir. Veya insanlarin bir kismi ibadethanelere kapanip veya evinde dua ederken, bu suclanan toplum ilkel maske vs.yi kullanip, hem tedavi etmeye calismis, hem de bu insanlarin iclerinde bulunmustur. Bu biraz da Turkiye'deki 9.bilmemkac yetmedi mi vs. anlayisi ile esdegerdir.

https://encrypted-tbn1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTLM1xM2wslwuWW2t92dAUlnfaif2jXP BmBrMQcC-_pt93ndBiXhttps://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSX080Kus4_tMXkaVDpLDF2N1G9e1X7d MAqFbY3RY0ztOM0EnrS


Evet, Isa'yi mesih olarak kabul etmezler, dini kimlik olarak da kabul etmezler kendi inanclarina iliskin, ancak yeni ahitte anlatilan tamamiyla hristiyan alemi veya anlayisi tarafindan yazilmis, bezenmis pasajlardir. Bu yuzden dalgalandim da duruldum davranisi sergileyen tanri Musevilerin degil, Incil tanrisi'dir.

Hayir bunu hakaret olarak gormezler, zira doktrinler farklidir. Isa'nin dinsel kimligi, dinlerarasi saygi mesafesinden ote gecmez diyebiliriz Hristiyan alemi adina. Mesela bir Musevi sofraya oturmadan once elini vs. yikanip otururken, kabini kacagini yikarken, bu Incil'de elestiri konusu olur.

Sephiroth
03-10-2014, 07:02
Sayın Neva

Açıklamalarınız için teşekkür ederim.Sizinle fikir alış-verişinde bulunarak aklımdaki birkaç soruyada cevap buldum diyebilirim.Nacizane bir sorum daha olacak Musevilik ve YHWH ile ilgili değilde İsevilik ve YHWH ile ilgili.

Dediğiniz gibi Eski-Yeni Ahit Tanrı profili birbirinden oldukça farklıdır.Taban tabana zıt demek yanlış olmaz sanırım.Şimdi İseviler İsa'nın Eski Ahitte geçen Mesih olduğunu ileri sürerken neden Musevi inançlarından çok daha farklı bir yol izlemişlerdir ? Bir örnekle açıklamak gerekirse;Museviler sağa doğru yürürken bir anda birisi çıkıyor ve bende sizdenim diyor ancak yola sol taraftan devam ediyor.İseviliğin temelini atan insanlar neden Museviliğe göre çok ters bi doktrin kullanmışlardır ? YHWH'nin Eski-Yeni Ahitte adı geçen aynı varlık olduğunu düşünürsek birkaç bin yıl sonra neden bu derece değişim göstermiştir ? İsevilere sorsak İsa-Yeni Ahit birleşiminin Musa-Eski Ahit olgusunun şeriat inancını kaldırmak için gönderildiğini söyler.İseviliğin temeli Eski Roma'da ve Yunanistanda atılmıştır.Acaba insanlar o zamanki Pagan inanışlarının şartlarına göre mi şekillendirdiler bu sistemi ?

Eğer bu varlık 2 kitaptada aynıysa ve Musa-İsa arasında ki dönemde bu derece değişim gösteriyorsa İsa'dan sonra günümüze kadar geçen ikibinyıllık bir dönemde nasıl bir düşünce değişimine uğramıştır kimbilir.Gerçekten YHWH var olsaydı eğer Psikolojik açıdan incelenmesi gereken ilk varlık olurdu.

Neva
03-10-2014, 11:42
Sayin Sephiroth;
Fikir alis-verisleri iyidir, baska turlu uretip, cogaltip, irdeleyemeyiz.
Evet tamamen haklisiniz, cok ayri tanri profilleridir. Farkli yol izlemelerinin en belirgin sebebi, hristiyanlik doktrinindeki kilisedir, yani kilise mantigidir. Ikinci sebep ise donemin baskin Roma ve o donem Roma'sinin goksel unsurlar inancidir. Isin icine birazda gnostizm sosu doktugunuzde bir nevi corba olur. Helenlesme'ye yonelenler de cabasidir.

Dinlerin icerik bakimindan sistematigi geregi, farkli bir yol izlemek zorunda kalmislardir. Ornegin mevcut kitabin, birebir aynisini anlatan bir isim, yani Isa, o donem toplumuna hic cekici gelmezdi. Cunku Roma yonetimi mevcuttu. Kendi doktrinlerine iliskin, paganliktan evrilmis, insanin(yani Isa'nin) kurban secilisi figuru veya Isa'nin yahudiler tarafindan oldurulme sahneleri vs. filan ses getirmistir o donem icin.

Mesela bugun hicbir Isevi, hikayeye dair, Isa'nin 12 tablet kanunlari icerigince olduruldugunu bilmez, icinde bilenler varsa da bunu dile getirmez inancindan oturu. Tipik pagan inancini kapsayan maddelerdir bir kisim maddeleri. Ve donem Roma kanunlari apacik ortadadir tarihsel surecte. Kitapta majisyen tanri tadinda bir Isa profili okurlar, iste korlerin gozunu acti, su ustunde yurudu, bilmemkac ekmekle bilmemkacbin insani doyurdu, oluyu diriltti vs.vs. mucizeler.

Elbette cok fazla degisime ugradigi muhakkaktir, hristiyan tarihinini derinlemesine okursaniz, Isa'ya taniklik eden pek cok Isevi hunharca oldurulmus, maji, buyuculer vs. insanlar icine seytan kacmis diyerek diri diri yakilmis, bazilari sapkin adlandirilarak kokleri kazinmistir. Ornegin, kiliseyi reddedenler, Isa'nin tanriligini kabul etmeyenler Kataristler vs.

Bugun inancli musevilerin duvarda aglamalari pek cok kisiye garip/anlamsiz gelir, ornegin onlar bu ritueli yaptiklarinda, gecmis atalarinin yaptiklari yuzunden nesillerin baslarindan gecenlere aglar ve bir nevi bagis dilerler Tanri'larindan. Ama en onemli nokta o yanlislarin asla unutulmamasidir yeni nesillere iliskin.(surgunler, kitliklar, belalar, ibadetin engellemesi vs.)

Oysa hristiyan aleminde, oldurulen, hunharca yakilan onca Isevi insana dair tek bir anma dahi yoktur. Kisaca kanla yazilmis bir doktrindir. Onceki dinden cok bir farki yoktur gerci, aradaki tek fark onceki din bunu bir tanri emri sebebiyle, farkli inanctaki digerlerine yaparken, hristiyanlikta kilise babalarinin emri ile Isevi'ler yine kendilerinden olanlari yok etmistir. Kilise doktrinine uymayan, her gorus, sapkin veya seytana karismis olarak kabul edilmistir.

Bu yuzden, bugun hangi Isevi ile konussaniz, size en kestirmeden "Sana tokat atana obur yanagi'ni da uzat" pasajini kostura kostura sevgi tomurcugu(!) halinde getirir, pasifizm'e davetiye cikarmaya bayilir gnostizm motif sebepli, oysa ayni pasaj onceki kitapta sadece tanri'ya iliskin olarak varolur. Yani o tokat sadece tanridan geldiginde, diger yanaginizi da uzatirsiniz. Onun disinda hic kimse icin gecerli degildir.

Ama psikolojik olarak, eger varolsaydi, incelenecek bir kimlik olabilirdi bu konuda hemfikirim sizinle. Kuskusuz her kitabin kendi YHWH kimligini incelemek babinda.

Sephiroth
04-10-2014, 08:58
Sayın Neva

Söylediklerinize bakılırsa bu Dinin ismi Kilisevilik olsa çok daha mantıklı ve inanç sistemine daha oturaklı olurmuş.İsanın kurban edilme ritüelinide Teistlerin çok sevdiği acındırma taktiği olarak düşünebiliriz sanırım.Tabii dönemin Pagan inanışlarındaki geçmişten gelen kurban olgularıyla harmanlayarak.

Musevilerin yaptığı katliamlar genelde üstün insan mantığından kaynaklanıyor ve buna bir kulp bulmuyorlar;Tanrı böyle dedi olayı var.Ancak İseviler katliamlarına bir kulp bulma konusunda oldukça yetenekliler.Salem Cadı Mahkemeleri buna tam uygun olmasada bir örnek gösterilebilir.Tabii Dini inançların insanın düşünmesini kısıtlayan durumlarınıda unutmamak gerek.İsevilik bir nevi aşcının yaptığı yemek tarifi gibide diyebiliriz.Biraz bundan,biraz şundan vs vs..

Tanrının vurduğu yerde gül biter..Atasözü böyle olsa çok daha iyi olurmuş.Tabii derinlemesine düşününce vardır bir hikmet,onun işine karışılmaz gibi durumlar soru sorma-sorgulama-düşünce-cevap arayışı gibi olgulardan insanı uzaklaştırmak için,inanılan Tanrının herşeyi bilen bir varlık olarak anlatılmasına sebep olmuştur,bilinen bir gerçek.Ancak dönemin etkisiyle beraber direkt olarak değilde İsevilikte bilinçaltına daha yavaş ve etkili olarak işlenmişte diyebiliriz.

İseviliğin Teslis olayıda zaten Tanrıdan çok insanın yüceltildiği bir alan oluşmasına sebep olmuştur.Tabii her Din kendi inananlarının üstün kılındığını düşünür.Ancak burada İnsan Tanrı seviyesine çekilmiş-ya da Tanrı insan seviyesine-bu sayede Önder,yol gösterici olarak seçilen biri ilk defa Tanrının tam yansıması olmuştur.İsa için Tanrı-Kral tabirini yapmak çokta abes durmuyor sanki..

Neva
14-10-2014, 03:50
Evet, oyle anilsa(Kilisevilik) sanirim daha dogru olurdu. Musevilere iliskin evet kulp bulmuyorlar ve aleni sekilde yapmislar, ancak pek ustun insan mantigi sebebiyle degil de, tanri yasasinin idamesi ve korunmasi seklinde, zira tanri anlayislarinda kendi doktrinlerine iliskin tanri oyle buyuruyor. Onlar da bu buyrugu yerine getirince ustun insan olacaklarini dusunuyorlar. Tanri'ya topu atip isin icinden cikiyorlar kisaca.

Tanri'ya iliskin gul biter ornegi yerinde olmus, ancak Musevilikte bu ifade edilirken, eski atalarin yaptigi yanlislara iliskin verilen cezalarin(aclik, kitlik vb.) unutulmamasi icin onemli gorulur. Halk anlayisinda da benzer ornek, annenin vurdugu yerde gul biter denir ya hani, anne vurur ama mutlaka sonunda pisman olur uzulur, cocuk da bir daha ayni seyi yapmamaya dikkat eder filan, onlar da tanriyi o sekilde algilamis olabilirler. Zira yaptiklari hatalardan(atalara iliskin) haberdarlar.

Iseviligin teslis olayi, insani yuceltse de, kendi icinde de komik bir durum olusturuyor hristiyan doktrini adina; Isa=Tanri, ama ayni tanri kendi olumunu planliyor, hatta kitaba gore kotulere, hatta donemin gok tanricasina iliskin kendini kurban ediyor filan gibi bir durum olusuyor.

Elbetteki tanri=kral gibi de dusunebiliriz.

Sephiroth
14-10-2014, 04:21
Sayın Neva

Musevilerin yasa koruyuculuğu üstün insanlıktan değilde,üstün insan olmaya giden yoldan geliyor diyorsunuz yani,bu aydınlatma için teşekkür ederim öncelikle.

Tabii anne örneği çok yerinde olmuş.Ancak pişmanlık olgusunu YHWH için kullanamayız sanırım.Nitekim bu örnekte çocuk;bir daha anneyi üzmek istemez.Ancak Musevilikte aynı noktadan daha sert bir tokat yemekten korkar.Tabii Tanrıdan korkmak her inançta vardır ama YHWH daha gaddar bir varlıktır.Bir nevi diktatör tavırlı ebeveyn tarafından yetiştirilmekte diyebilir.Bunun sonucunda onlarda ebeveynlerinden(YHWH) ne görüyorsa onu yapıyor.

İsevilik farklı bir doktrinle eskileri yıkarak geldiğini iddia ederken keşke eski inançların gazabı ve günahı dindirmek için kurban vermek geleneğini bir kenara bıraksaymış.Belki daha inandırıcı olurmuş.

Tanri'ya topu atip isin icinden cikiyorlar kisaca.

Teizmin asıl çıkmazı burada bence.Herşeyi Sıfır (0) noktasından başlatıyorlar ve o başlangıca Tanrı adını veriyorlar.Onca yol yürüdükten sonra en ufak bir nasıl sorusuyla tekrar (0) noktasına geri dönüyorlar.Bir nevi;maratonda sürekli koşmak ancak bitiş yerine başlangıca varmak gibi birşey oluyor.