Orijinalini görmek için tıklayınız : Bilime Güvendim Diyenler<:D
mehmetsalih
22-05-2009, 18:37
Geçen Kadın İnsan mıdır? diye bir başlık açtım tahmin edebileceğim polemik dolu cevaplardan başka hiçbir eleştiri alamadım. Aklı başında bir kaç değerli üyenin istisnai durumları bunun dışındadır ki biz zaten çoğunluğu yanlış görürüz. Bu pek önemli değil ama bu başlığada aynı cevapları almamak için not düştüm. İşin garip yanı Kadınla ilgili yazının içeriğinden haberdar olmayanları dahi sezebildim. Mehmet- Salih o zaman Müslümandır yanlıştır kanısı ''aynen şuan Bilim doğrudur'' konusuna gönderme yapar.
Artık diyebiliriz ki saflar netleşmiş Dincisi , Dinsizi , Kafiri , Müslümanı herkes Kitaplarını yeniçağın madasına uygulamaya çalışmaktadır. Aynen Kadın konusu gibi. Diyebilirim ki Bilime güvenen birçok insana sadece İnsanların çoğu Bilim, Teknoloji dediğinden desteklemesi sözkonusudur. Benim bu başlığımı görenlerden bana destek vereceklerini beklememem tıpkı dogmalaşan Kadın anlayışı gibi.
Sizlere birkaç örnek vererek konuya giriş yapacam. Bizim doğunun bir kısmında özelde geçmiş zaman içerisinde Namus davası için İnsan öldürmek, kan davası bir şerefti. Bu töreye uymayanda şerefsizdi. Şuan ise ''Kandavası yanlış töresine uymayan şerefsiz veya katildir'' Yani bir çağ diğer çağın eleştirisinden ibarettir. Bana cevap yetiştirmek veya karşı çıkmak isteyenlere şu sözüm var : ''yazacağınız şeyler yeni olsun, malumun ilanı olmasın'' zaten ben böyle sırf söz olsun diye mesaj yazanlarıda salıyorum ama burada ciddi bir konuyu dağıtanlara lütfen mesaj yazmayın çağrısında bulunuyorum.
Vikipedi Bilim Nedir?
« Her türlü düzenden yoksun duyu verileri ile düzenli düşünceler arasında uygunluk sağlama çabasıdır.
Albert Einstein (http://tr.wikipedia.org/wiki/Albert_Einstein)
« Gözlem ve gözleme dayalı akıl yürütme yoluyla dünyaya ilişkin olguları birbirine bağlayan yasaları bulma çabasıdır. Bertrand Russell (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bertrand_Russell)
Kısaca yukarıda Bilimin tanımını okumanız ve Bilim hakkında düşüneceğiniz aynı paraleliktedir. Ama Bilimin canlı görüntüsünü şöyle tanımlayabiliriz. Hani Çocuklar büyüye büyüye çevreyi tanırlar ya
işte Bilim adamlarıda evreni, gökyüzünü büyüye büyüye tanırlar. Ama burada dikkat edilmesi gereken bir nokta varki Richard Dawkins oğluna nasihat ederken Şeytanın Papazı adlı kitabında şöyle söylemeye çalışır ''Bilim Adamları ile Peygaberler arasındaki fark şudur; Peygamberlerin Allah ile görüştükleri Tarihe karışmış. Ama Bilim Adamları ise şuan yaşıyorlar ve bize sundukları veriler güvenilirdir''
Batlamyus döneminden sonra Dünya'nın Yuvarlak olmadığı söylendi. Daha öncede Yuvarlaktır sözleri dolaşıyordu. Sonrasında Endülüs Bilim Adamları bunu kabul etmediler; Dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlamaya çalıştılar fakat Halkın çoğu buna inanmıyordu aksine düz olduğuna inaıyorlardı. Hatta Kilise meclisleri bu söyleme sahip olanları cezalandırıyordu ki şimdide düz olduğuna güveneler aynı psikolojik baskıya maruz kalmaktadırlar. Peki neden o zaman düz deniliyordu? Verebileceğim bir cevap varsa oda ''o zaman kanıtlanmış ve kuşkuya mahal bırakmayacak deililer vardıki Dünya gözleme ve duyulara düz olduğunu kanıtlıyordu'' Yani o zaman Dünya düz görülüyordu şimdi de uzaydan bakılınca geoit görülüyor Fark = Gözlem ve zaman farklılığı...
Bu yazımı okuyanlar bu ne demek istiyor veya amacı nedir diyecekler. Amacım orada olanı açıklamaktan başka birşey değildir.
Gözlem: Kökü GÖZ yani şuan yazarken ekranda okuduklarımızı beynimize! ulaştıran. Doğrusu benim gözlerim sizin gözleriniz gibi değildir. Çünkü gözlerim doğuştan düşüktür. Yakına gitmeden renkleri ve yazıları fark etmem. Ama gözlük takarken farklı bir görüntü gibi gelir bana. Bu gözlük siyahta, kızrmızıda olabilirdi tabi. Gözlemlere göre kaç tane renk var? bir sürü ama görebildiklerimiz !.. Kırmızı, beyaz, siyah vb.
Peki; Bizim gördüklermiz gerçekten olduğu gibimidir? Yoksa farklı mıdır? Aletlerin ve duyularımızın söyledikelrinin doğru olduğunun tatmin edici, TAHMİN bırakmayacağı kanıtı nedir?
*Bilim Adamlarının Doğru söylediğinin kanıtı nedir?
*Güneş Dünya etrafında döndüğü tahmin ediyordu. Bunu söyleyen gözlemdi...
Sonra Bilim İnsanları sabit olduğunu açıkladı, daha sonra yine Bilim Adamları kendi yerinde çok hızlı döndüğünü ilan etti.. Ne malum yanlış olduğu? ...
Tez - Antitez - Sentez çağlar değişir. Bir zaman Din çok popilerdi ve herkes doğruluğuna güven verirdi. Başka bir zaman Felsefe başka bir zaman ise Mistiksizim şimdi ise Bilim ne malum gelecek yalan çıkarmasın Bilimi??? Bilim devam etsin çünkü Bilim sadece maddeyi ele alır fakat başka alanlarda varki maddeyi inkar eder işte o zaman Bilime Güvendim Diyenler<:D şu olur yani gerici, yobaz... :fencing:herşey şu görüntüden ibarettir...
Herçağ aynı şeyi borazanla haykırır ama başka bir çağ bu çağa lanet eder. İşte doğru olanlar azınlıkta kalan -dışlananlardır...
Sevgili MehmetSalih
Bilimin yanıldığını gösteren gene bilimdir.Bilimin kendisi bile ben bilime köküne kadar güveniyorum demez çünkü bu bilim olmaktan çıkar. Bilimsel metodta bile hipotezi doğrulamak diye birşey yoktur. Bilimadamı ortaya koyduğu hipotezi yanlışlamaya çalışır. Ortaçağda dünyanın düz olduğu bilimle bulunmuş olabilir. Fakat sonrasında takınılan tutum bilim değildir. Çünkü bilim hiç bir zaman ben değişmez doğruyum demez.
Bugün bilim eğer yanılıyorsa bunu ne peygamber ne tanrı ne de başka birşey gösterecektir. Bilimin yanıldığını gene bilim gösterecektir. Bilime işte bu noktada güvenilir. Bilimin bulduğu doğruya değil.
Gözlem, İngilizce "observation" için bulunmuş Türkçe karşılıktır. Observation, sadece göz değil tüm duygular ile dış dünyadan veri toplamak anlamına gelir.
Shakespeare'in "herşey bakanın gözlerindedir" deyişinden yola çıkıyorsan ne ala ... ancak bilim "bilyorum" demez, "arıyorum" der. Desteksiz, üfürükten, kolaycı bilmek her derde deva kutsal kitapların takipçilerinin işidir; üstelik bunu bile bilimi emellerine alet etmeden doğru dürüst kıvıramazlar.
Örneğin; hala dünyanın küre olduğu bilinmiyor olsaydı üzerinde yaygaralar kopardıkları Kur'an ayetleri için "Gördün mü? Ta o zamanlar yazdırmış Allah dünyanın düz olduğunu ..." diyor olurlardı.
A.
Sevgili MehmetSalih
Bilimin yanıldığını gösteren gene bilimdir.Bilimin kendisi bile ben bilime köküne kadar güveniyorum demez çünkü bu bilim olmaktan çıkar. Bilimsel metodta bile hipotezi doğrulamak diye birşey yoktur. Bilimadamı ortaya koyduğu hipotezi yanlışlamaya çalışır. Ortaçağda dünyanın düz olduğu bilimle bulunmuş olabilir. Fakat sonrasında takınılan tutum bilim değildir. Çünkü bilim hiç bir zaman ben değişmez doğruyum demez.
Bugün bilim eğer yanılıyorsa bunu ne peygamber ne tanrı ne de başka birşey gösterecektir. Bilimin yanıldığını gene bilim gösterecektir. Bilime işte bu noktada güvenilir. Bilimin bulduğu doğruya değil.
bilim deneydir, deneyler ise imkanlar ile kısıtlıdır. insan bilimde aştım diyebilir ama aştıgı sadece ilkel egosudur. bilimin temeli egodur yani:)
şahalamut
23-05-2009, 10:10
dogru ve gerçeklik arasındaki farkı bulmak üzere yola çıkmış olmaktır aslında yeryüzünde yaşanan ve çaglar arasındaki popülerlik,dogru degişkenlik göstersede gerçeklikte bunu yapamasın degişken degildir.antik çaglarda bile yeryüzünü anlama ve cevaplar arama çabası varken ve insanlar farkında bile degillerken dünya yuvarlak degilmiydi gibi bir gerçeklik çıkarki ortaya,ayrıca belirtilmelidirki bilinen bir çok dogru aksi ispatını her zaman bekler,bilim bunu sorgulamayı kendine görev edinir.yıllarca demir oranı bakımından popüler olan ıspanak gibi,sonrasında yapılan hesaplamanın yanlışlıgından kaynaklanan hata giderilince gerçek anlaşılmış oldu..ama dersenizki bunun da degişmeyecegini nerden biliyoruz ya bu yapılan hesaplama yanlışsa tabiki buda sorulabilir ve sorulmalıda çünkü sorgudur bilimin kendisi ilerlemenin geregide bu degilmidir.
saygılar
mehmetsalih
23-05-2009, 12:21
Bilimin yanıldığını gösteren gene bilimdir.
Bilim CAN nedir? daha bu sorunun cevabını bulamadı. Bende diyorumki devam etsin nasıl olsa evren dışı bilşeye ulaşamaz. Yarın CAN ortaya çıkıp Bilim kardeş sen çekil derse işte o zaman seninle konuşuruz.
Bilim kuşku duyma kültürüdür.
Prof.dr Rennan Pekünlü ve Richard Feyman'ın kısa ve güzel iki yazısı forumumuzda Sn dilaver tarafından asılmıştı. Bu konuya iligi duyanların okumasını tavsiye ederim.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=7547
Bilim CAN nedir? daha bu sorunun cevabını bulamadı. Bende diyorumki devam etsin nasıl olsa evren dışı bilşeye ulaşamaz. Yarın CAN ortaya çıkıp Bilim kardeş sen çekil derse işte o zaman seninle konuşuruz.
Bugün can nedir, bilim bunu bulamaz diyenler, dün güneş nedir, yıldızlar nedir, evren nedri, insan nasıl meydana gelmiştir gibi sorular soruyorlardı ve bunları bilim bulumaz diyorlar. Dün bu soruları soranlar bugün cevaplarını alıyorlar ise yarında senin gibi sorular soranlar da cevaplarını alacaklardır. Hiç merak etme.
Keşke bilime güvenenlerin çok fazla güvenmemelerini nasihat ederken aynı şekilde de Kuran'a da çok güvenenlerin, çok fazla güvenmemelerini nasihat etsen söylediklerin mantıklı olurdu. Ortaya kanıtlarla gelen bilime güvenmeyin diyorsun ama ortada kanıtı olmayan bir kitaba güvenin diyorsun. Bu çok tutarlı bir yaklaşım değildir.
Bugün can nedir, bilim bunu bulamaz diyenler, dün güneş nedir, yıldızlar nedir, evren nedri, insan nasıl meydana gelmiştir gibi sorular soruyorlardı ve bunları bilim bulumaz diyorlar. Dün bu soruları soranlar bugün cevaplarını alıyorlar ise yarında senin gibi sorular soranlar da cevaplarını alacaklardır. Hiç merak etme.
Keşke bilime güvenenlerin çok fazla güvenmemelerini nasihat ederken aynı şekilde de Kuran'a da çok güvenenlerin, çok fazla güvenmemelerini nasihat etsen söylediklerin mantıklı olurdu. Ortaya kanıtlarla gelen bilime güvenmeyin diyorsun ama ortada kanıtı olmayan bir kitaba güvenin diyorsun. Bu çok tutarlı bir yaklaşım değildir.
hani demişya filozof ; düşünüyorum öyleyse varım, o varlık candır:)
arkadaşın anlatmak istediği can o bu can, yani varlık ve farkındalık
mehmetsalih
23-05-2009, 13:54
Dediğin filozof Descartestir ama can o değildir maalefffeeef.... Dünya nedir? güneş nedir? bunun bilinemeyeceğini söyleyen yok(tu) dostum... :D
mehmetsalih
23-05-2009, 13:56
Ayrıca Kur'ana güvenelim veya güvenmeyelim bu ayrı bir tartışma çünkü sen hala benim kur'ana nasıl baktığımı bilmiyorsun.
Bilim CAN nedir? daha bu sorunun cevabını bulamadı. Bende diyorumki devam etsin nasıl olsa evren dışı bilşeye ulaşamaz. Yarın CAN ortaya çıkıp Bilim kardeş sen çekil derse işte o zaman seninle konuşuruz.
vatikan ve kilise engizisyonunun 2000 yıllık paranoyasını ortaya koydugunun
farkındamısın
metafizikçilierin bilimin keşfettiklerine e canım bizim kitap yazıyordu
şeklindeki pişkinliklerinim çoklugunu kanıt göstererek
ve 2000 yıllık metafizik tarihinde bu sorunun cevabını metafizikçilerin
verememe beceriksizliklerine bakarak
CAN ı açıklamayı bilime bırakıp köşelerinde biz biliyorduk tatavası
yapmayacaklarını nerden biliyorsunki
Ayrıca Kur'ana güvenelim veya güvenmeyelim bu ayrı bir tartışma çünkü sen hala benim kur'ana nasıl baktığımı bilmiyorsun.
Ozaman sana soruyorum. Tamam bilime güvenmeyelim. Çevremizde olup bitenlerle ilgili soruların cevaplarını nerden alacağız. Dünya yuvarlak mı? Güneşte neler oluyor? İnsanlar bu dünyada ilk ne zaman nasıl ortaya çıktı vs vs gibi soruların cevaplarını nereden öğrenceğiz?
mehmetsalih
23-05-2009, 16:36
Ki-Adi yaptığın eleştiri çok yerindedir. Ama şunuda unutmamak lazım benim söylediklerim BİLİMİ DIŞLAYALIM, YOK EDELİM One'nin beni anladığı gibi değildir. Yada Bilim yanılır yalan söylerde değildir. Kısaca ben ortada olanı açıklıyorum ve olaylara septist bir anlayış çizilmesi gerektiği anlayışındayım. Ayrıca Marx gibi işçileri savunalım derken Dine afyon diyelim mantığı ki Böyle bir sözüde 26 yaşlarında söylemiş ve bu onu bağlar diye bir sınırda tanınmaz. Aynı şekilde Bilimci olalım derken Hint zenginliğini, Demokratiso savunalım derken sokratesi red edelim anlamında gelmez.
Sadece diyorum ki yanılmaz ve yanılamaz yasası olamaz. Hatta sitede gözlediğim bazı kişiler yada hepsi diyeyim Ahlak ve marifetide artık Bilime bağlamış durumda. Ben tamamen olmasada osho anlayışını taktir ederim. Çünkü Bilim ile Madde üstünü çok güzel ve beraber yürütür. Yani diyorum ki Bilim hayatın esası değildir. Çok güzel sonuçlar vermiş olabilir ki veriyor. Ama bu anlama gelmez ki herşey Bilimdir. Nasılki siz(?) Bilimi Dine karşı kulanarak tüm Dinleri veya Madde dışı bazı gerçekleri yok saymaya çalışırsınız. Buna karşı bir zamanlar Din derken Kilise anlayışı ile Bilimi yasaklamıştır. Bu anlayışlar İnsan denen varlığın sezgilerini, gözlemlerini birbirinden bağımsız kılmaya veya koparmaya çalışır ki İnsan ne cansız yaşar nede fiziksel bedensiz....
Esenlikle Kalın
Sevgili Mehmetsalih
Dediklerini anlıyorum.Daha öncede dediğim gibi benim ve bilime güvenen insanların güvendiği bilimin bir konuda bugün için getirdiği açıklama değildir. Bizim güvendiğimiz eğer o getirdiği açıklama yanlışsa gene bunu bilim ortaya çıkaracaktır. Bu bilimin getirdiği her açıklamada bu böyle olmuştur.
Dinle bilim çok güzel anlaşılar yeter ki din, bilimin kendisinin yanılabileceğini kabul ettiği gibi , kendisinin de yanılabileceğini kabul etsin. Yoksa ben karşı çıkalamaz doğruyum diyen bir din ile bilim hiç bir zaman geçinemez.
mehmetsalih
23-05-2009, 17:11
Ki-Adi önemli olan Bilim Bilim diyenler Meditasyonu unutmasınlar. Çünkü unutmayalım ki İnsanın dışında bir Dünya olduğu gibi İçindede bir Dünya vardır. Bu Din değildir. Din sadece avvam yani sıradan halka hitap etmek için kıssalar anlatarak gönül ferahlığı verir. Ama Buda, İbn arabi gibiler farklı bir dünyaya sahiptirler ve bunu farklı yaşarlar.
Ki-Adi önemli olan Bilim Bilim diyenler Meditasyonu unutmasınlar. Çünkü unutmayalım ki İnsanın dışında bir Dünya olduğu gibi İçindede bir Dünya vardır. Bu Din değildir. Din sadece avvam yani sıradan halka hitap etmek için kıssalar anlatarak gönül ferahlığı verir. Ama Buda, İbn arabi gibiler farklı bir dünyaya sahiptirler ve bunu farklı yaşarlar.
AHA :)
ibni arabi den söz açıldığına göre kuran için osmanın muhabbetleri deme
ihtimalin varmı
mehmetsalih
23-05-2009, 20:01
One sanırım bu konu Bilim üzerinde bakıyorum siz Direksiyonu yine çeviriyorsunuz. Kur'an ile ilgili başka başlıklar var merak ediyorsan bir göz at.
One sanırım bu konu Bilim üzerinde bakıyorum siz Direksiyonu yine çeviriyorsunuz. Kur'an ile ilgili başka başlıklar var merak ediyorsan bir göz at.
ibni arabi islama sığamamış çok muhteşem bir alimdir onu anmışken
sırada ibni sina ibni rüşt farabi gibi kaynagını rasyonel akıldan alan
üstadlarıda anmamak olmaz :)
gelelim bilime
ilkel bir kabile yaşantısını ele alalım
hastalandıgınız zaman gidersiniz kabile meydanına totemlere sunaklara
her neyse büyücüler tarafından kutsanırsınız filan , şifa umarsınız
tıpta placebo etksimiydi ne kendi, inancınızın beden kimyası üzerindeki
psikolojik yaptırım etkisi beyninize mutluluk hormonları salgılatır
ve başağrınız geçer
peki acıktıgınız zaman ne yaparsınız ??
büyücü ve totem e gitmekle dua ile karnınızın doymayacagını çok
iyi bilirsiniz dimi ?
işte bilim bu noktada devreye girer ağaç keser yay yaparsınız
dal keser ok yaparsınız , hayvan kemiklerini taşlara sürter sivriltir
ok ucu yaparsınız
ve gider bir hayvan avlar onu pişirir yersiniz açlığınız giderlimiş olur
burda bilimin işi işlevi ne olaki ???
derseniz size oku hedefe yöneltirken balistik hesaplamalarını
tasları sivriltirken agacları keserken mekanik yasalarını
hatırlatırım
neymiş bilim ???
bilim işte bu
bilim bunların toplam genellenmiş adı
bilim bunlarla ugraşır
ne sanıyorsanız bilimi bilemem ama
bilim ne rezil nede sefil olmayı gerektiren platformlarda olmadı şimdiye
kadar ve
güven unsuru gerektirecek bir özellikte yoktur bilimde
sürekli form gelişiminde olan bir mevzuya kesinlik kazandırmak
bilim adına kusursuzlugu iddia eden varsada yalancıdır
en azından PI 3.14 ün 500 basamagını tam olarak kullanmayı
başarıncaya kadar bilimsel hiç bir kural kesin degildir
ne anladık şimdi zatıalinizden dinleyelimmi ? :)
Dinle bilim çok güzel anlaşılar yeter ki din, bilimin kendisinin yanılabileceğini kabul ettiği gibi , kendisinin de yanılabileceğini kabul etsin.
:yell:
Laf salatası ...
Din ile batı bilimi yollarını rönesans ile ayırdı çünkü din ile bilimin anlaşamayacağı açıktı. "Yanılıyor olabilirim" diyen bir semavi din bilen beri gelsin.
A.
:yell:
Laf salatası ...
Din ile batı bilimi yollarını rönesans ile ayırdı çünkü din ile bilimin anlaşamayacağı açıktı. "Yanılıyor olabilirim" diyen bir semavi din bilen beri gelsin.
A.
dikkat ediyorum mesajların temel mantıgını anlamadan yada bunu alışkanlık
haline getirmiş bir huy edinmiş olarak anında negatif tavır koyuyorsun
kimse seni uyarmıyormu ?
panik atak belirtileri veriyorsun; sakin sakin okuduktan sonra sakince
cevaplaman kişisel gelişimin için daha faydalı olur
evrensel-insan
23-05-2009, 22:25
Saygideger arkadaslar;
Bilim ile din arasindaki farki bize en acik bir sekilde gosteren veriler sunlardir. Birincisi, din de; bilimde bir dusunce urunudur. Bilim dusunceden yola cikar, hipotez ortaya atarak, daha sonra bu teori olarak; gozlem ve deneye sunulur.
Kanitlandiginda da; bilimsel kanit olur. Yalniz bir seyin bilimsel olabilmesi icin; yanlislanir olabilmesi; ve sadece yanlislanana kadar gecerli olabilmesi, yani epistemolojik olabilmesi gerekir. Iste bilim burada an olarak sona erer. Taki yeni bir hipotez/teori/deney/gozleme kadar.
Din de dusuncenin urunudur. Aradaki en buyuk fark; dinin hipoteze degil; inanca bagli olmasidir. Eger bir teori veya ideoloji inancsalsa; ispat degil; dogruluguna inanmak gerekir. Buradaki en buyuk fark; inancin, ne dogrulugunun ne de yanlislanabilirliginin olmamasidir. Ustelik; bilim, algi olarak; yansiyanin bes duyuyla ve somutla algilanmasina hitap ederken; inanc, algi olarak; sezgiye ve duyuma dayanan ve soyutu isaret eden bir durum tasir.
Insanoglu; inancsal yapisiyla; sosyal-siyasal-toplumsal duzen ve sistemler kurmuslardir. Din de bu sistemlerden ve duzenlerden biridir. Ayrica din; yasam ile degil; olum(olmek) ile; dunya ile degil; dunya otesi ile, doga ile degil; dogaustu ile, yani; kisaca gerceklerle degil; inancsal dogrularla sekillenir.
Dinin sekillenisi; ufak tefek tarihi yenilikler eklenmeye de calisilsa; sabittir.
Dinin mentalitesi; verilen buyruklara harfiyen uymak ve dusunce uretmemektir.
Dinin amaci; insanoglunun tek elinde olan, yasami gozardi etmek ve yasami olum ile gostermemektir. Cunku amac; yasami kisinin kontrolunden almaktir.
Dinde korku vardir, endise vardir, Bilim ise; kisiye bir yuk yuklemez.
Kisaca, konu bilime guvenmek veya bilime baglanmak v.s. degil; insanoglunun devamli sorgulayan nedenleyen ve hem kendi turu ve cinsi; hem de kendi disinda kalanlar icin; daha teknik ve gelismis, daha cevapkar bir yasam ve iliski surmektir.
DIN; INSANOGLUNU ARAC OLARAK KULLANIR
BILIM ISE; INSANOGLUNUN ARACIDIR.
Saygilarimla;
evrensel-insan
dikkat ediyorum mesajların temel mantıgını anlamadan yada bunu alışkanlık
haline getirmiş bir huy edinmiş olarak anında negatif tavır koyuyorsun
Bu seni niye bu kadar ırgalıyor, nüfusuna mı geçirecen beni?
A.
:yell:
Laf salatası ...
Din ile batı bilimi yollarını rönesans ile ayırdı çünkü din ile bilimin anlaşamayacağı açıktı. "Yanılıyor olabilirim" diyen bir semavi din bilen beri gelsin.
A.
Sevgili azınlık dikkatli okuduysan dinle bilimin geçinebilmesi dinin hatalarını kabul etmesine bağlı dedim. Böyle bir din var mı yok mu beni ilgilendirmez. Yoksa ilelebet dinle bilim bir arada anılamaz.
mehmetsalih
24-05-2009, 13:38
Kanitlandiginda da; bilimsel kanit olur.
Evrensel bunu gözden geçir istersen. Kanıt nedir?
Azınlık bir defada oldun şu Dinsiz Formatından kurtul. Her zerene kadar Dine karşı kodlanmış gibisin.
Her zerene kadar Dine karşı kodlanmış gibisin.
Her zerremle dine karşıyım; bu doğru.
Dine karşı kodlanmak anlamsız kaçmış, taraflı bile olsa açık bir zihinle kutsal kitapları okumak din gerçeğini anlamaya ve aksini savunabilmek için donanım sahibi olmaya yeter. Yani gerçekten "kodlama" varsa bile bunun müsebbibi "tanrı sözü" kitaplardan başkası değildir.
Bilim ile dini bağdaştırmak, bilimi yıpratmak, bilim dışındaki anlama çabalarını bilime karşı ve ona alternatif olarak sunmaya çalışmak beyhudedir ve sonucu da "millet gider Mersin'e, biz gideriz tersine"dir.
1000 senedir senin yapmaya çalıştığını binlerce islam alimi yapmaya çalışmış ve hepsi de başarısız olmuştur. 1000 yıl öncesinden bugüne islam kaynaklı tek bir icat, tek bir buluş söyleyin ... tersine gitmek sizin kanınıza işlemiş.
A.
mehmetsalih
24-05-2009, 15:18
1000 yıl öncesinden bugüne islam kaynaklı tek bir icat,
Güldürmeyin adamı ya. Sen sadece Bilim ismini duymuşsun o kadar. Şuan övünmeye çallıştığın Bilimin temelini kim attı araştır. İspanya alimleri olacak galiba.... :D azınlık biraz araştır. Bilim diyerek olmaz Bilimin ne olduğunu bil.
evrensel-insan
24-05-2009, 16:38
Saygideger mehmetsalih;
Kanit mesela; su 0 derecede donar ve 100 derecede kaynar gibi. Bes duyuyla algilanabilir ve kavramlanabilir, kanit.
Saygilarimla;
evrensel-insan
mehmetsalih
24-05-2009, 16:55
Bunun böyle olduğunu neyle kanıtlıyorsun?
evrensel-insan
24-05-2009, 16:58
Saygideger mehmetsalih;
Hepsini ayri ayri gozlemleyerek, gozlemlerken farklarinin farkina vararak ve her farkli duruma bir kavram vererek.
Saygilarimla;
evrensel-insan
mehmetsalih
24-05-2009, 17:04
zaten yazımı okumuşsan ben Duyulara güvenilemeyeğini açıklamaışım. Aynı mekan biri için sıcak biri için soğuk olabilir. YANİ kişiye göre değişir.
1000 yıl öncesinden bugüne islam kaynaklı tek bir icat,
Güldürmeyin adamı ya. Sen sadece Bilim ismini duymuşsun o kadar. Şuan övünmeye çallıştığın Bilimin temelini kim attı araştır. İspanya alimleri olacak galiba.... :D azınlık biraz araştır. Bilim diyerek olmaz Bilimin ne olduğunu bil.
:blabla:
Laf salatası yapma, bir tane buluş, bir tane icat söyle bana!
Temelini atmıştır diyorsun ... itirazım yok, temelini atmış. Peki binayı kim çıkmış? Dikkat ettiysen 1400 sene demedim, 1000 sene dedim. Çünkü dinin beyinleri çürütmesi bir süreçtir; yavaş yavaş olur bu işler.
Hadi şimdi sor bakalım wiki abiye bir tane islam buluşu var mı; namaz zamanı ezan okuyan saaten başka?
A.
evrensel-insan
24-05-2009, 17:57
Saygideger mehmetsalih;
Burda duyu yok. Su, buz ve buhar var.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Temelini atmıştır diyorsun ... itirazım yok, temelini atmış. Peki binayı kim çıkmış? Dikkat ettiysen 1400 sene demedim, 1000 sene dedim. Çünkü dinin beyinleri çürütmesi bir süreçtir; yavaş yavaş olur bu işler.
islam coğrafyası şu anki bilimin temellerinin atıldığı yerdir ama dedigin gibi bundan en az 1000 sene öncedir o. düşünün yani, bütün dünya arap rakamlarını kullanıyor, ama islam coğrafyasında bilim adına ne kalmış günümüzde meçhul.
Hadi şimdi sor bakalım wiki abiye bir tane islam buluşu var mı; namaz zamanı ezan okuyan saaten başka?
A.
hahaha, yahu onu da çinliler yapmıştır yahu :D
hahaha, yahu onu da çinliler yapmıştır yahu :D
"Müslüman Çinliler yapmış" diyelim de ayıp olmasın bari :laugh:
A.
mehmetsalih
24-05-2009, 19:27
Azınlık kodlanmış Din düşmanlığını bari insaflı kulan... Al sana iki icat....
Paraşüt Endülüslü Abbas Kasım İbn Firnas , Ameliyat Ebu’l- Kasım El Zehravi’nin, bulduğu ameliyat yöntemleri ve 200 alet hâlâ kullanılıyor.
Burda duyu yok. Su, buz ve buhar var.
Evrensel sanırım sen beni konuşturmak sitiyorsun. Su, buz ve buhar bunların varlığını sana bildiren nedir? Yine Duyularımız değil mi?
evrensel-insan
24-05-2009, 19:31
Saygideger mehmetsalih;
Ben yazimda aciklamistim. Kavramlar; dusuncenin urunudur. Dusunce de algiladigini kavramlastirir. Bu algida iki turludur. Yansiyan algi; yani bes duyu ile algilanan ve sezgisi algilanan; ki bu da, duyu ve inanctir. Bilimin epistemolojik yapisi; sadece bes duyu ile algilanani yani, somutu one cikarir. Anlasilmayan nedir?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Uçma memet, uçma ...
Oku: According to historian Robert Temple, Chinese texts described a form of parachute 21 centuries ago - Tarihçi Robert Temple'a göre 21 yüzyıl (2100 yıl) önceki Çin yazıtları bir çeşit paraşütü tarif ederler.
Kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Parachute
Dur bakalım ameliyat ne işmiş ...
A.
İbn Finas 9. yüzyılda yani 1100 yıl önce yapmış paraşütü. Hala dediğim sınırlar içindeyiz.
A.
Oooops, ameliyatı da tutturamadın. Çağdaş ameliyata en yakın oparesyonlar MÖ 3500'lere gidiyor memet.
Bak: The oldest known surgical texts date back to ancient India about 3500 years ago and many evidences found around the Indus valley civilization show that even dentistry is practised then.Sushruta (also spelled Susruta or Sushrutha) is called as the father of surgery and the first known surgen in the world and even wrote a book and his practices reached the middle east and later to the west .In his book, he described over 120 surgical instruments, 300 surgical procedures and classifies human surgery into 8 categories. Sushruta is also known as the father of plastic surgery and cosmetic surgery.
Bunu çeviremem, uzun ama Susruta denen bilgin için cerrahinin babası diyorlar. Vatandaşın kitabı bile var. Hatta adının "ustura"yı çağrıştırması da cabası (bu benim notumdur).
Hadi bakalım sen biraz daha dolaş sanal alemde.
A.
mehmetsalih
24-05-2009, 19:47
Bilimin epistemolojik yapisi; sadece bes duyu ile algilanani yani, somutu one cikarir. Anlasilmayan nedir?
İşte anlaşılmayan şudur sadece bes duyu sen bu beş duyuya güveniyor musun? Yalan atmadıklarını nerden biliyorsun?
Azınlık bu kadar çırpınma İslam Bilimin temelini atmış Hristiyanlık ise Binayı tamamlamış. Ateizm ise sadece bu yapılanla övünmüştür. Daha ne istiyorsun? Eğer yapılacak bir şey varsa ve yapılmış bir şey varsa İnançlı insanlar yapmıştır. Sen kendinden ve Ateistlerden bahset siz kimsiniz ve ne yaptınız? Aristolar, Platonlar, İbrahimler ve İslar, ve ibn Rüştler, İbn Arabiler bunlar Ateist değil sanırsam.
Bak senin Abu al-Qasim Khalaf ibn al-Abbas Al-Zahrawi'de 936 – 1013 yılları arası yaşamış. Yani yine 1000 yıla uyamadın.
A.
Azınlık bu kadar çırpınma İslam Bilimin temelini atmış Hristiyanlık ise Binayı tamamlamış. Ateizm ise sadece bu yapılanla övünmüştür. Daha ne istiyorsun? Eğer yapılacak bir şey varsa ve yapılmış bir şey varsa İnançlı insanlar yapmıştır.
Tamam işte ben de onu diyorum. İslam temel atmış, din baskısından kurtulan batı dünyası da binayı tamamlamıştır. Yani el aya, siz müslümanlar yaya. Olayın özeti budur. Din baskısı altında bilim olmaz. Kafanıza sokun bunu.
Batı bilimi de hristiyanlar veya hristiyanlıktan dolayı değil onlara rağmen gelişmiştir. Biz inançsızlara çatmak için hristiyanlardan medet umma; dinlerin karanlık kardeşliği sadece ruhban sınıfına özel bir klüptür.
A.
mehmetsalih
24-05-2009, 20:03
Azınlık senin o dediğin Reform sürecini istersen şu alimden başlat İbn Rüşt çünkü Din ile Bilimi ayıran odur. Üstelik Hristiyanlıklarıondan dolayı değil diyorsun hayır ama bunu yapan Hıristiyanlardır. Ateistleride istersen Stalinin askerleri olarak nitenlendir. Yani Eğer bir gelişme olmuşsa bunu Allah'a inanlar yapmıştır.
Biz inançsızlara çatmak için hristiyanlardan medet umma; dinlerin karanlık kardeşliği sadece
Bakıyorum benden önce sen medet ummuyorsun. Madem sen Bilimi islam dünyasında arıyorsun o zman Hristiyan olsana. Nasıl olsa senin yönetenler sana ilham verenler onlardır.
ruhban sınıfına özel bir klüptür.
İncil, Tevrat ve Kur'an'dan böyle bir ayet varsa haklısın.
mehmetsalih
24-05-2009, 20:05
Yani el aya, siz müslümanlar yaya.
Eğer biz yay kalmışsak bu Dinimizden dolayı değil Moğol ve Batı sömürüsündendir. Bizim Kültürümüzü ve Bilim yutlarımızı bunlar yok etiler. Şunuda eklesem iyi olur Dinsiz Gorbaço da dahildir....
Yani el aya, siz müslümanlar yaya.
Eğer biz yay kalmışsak bu Dinimizden dolayı değil Moğol ve Batı sömürüsündendir. Bizim Kültürümüzü ve Bilim yutlarımızı bunlar yok etiler. Şunuda eklesem iyi olur Dinsiz Gorbaço da dahildir....
Demek siz müslümanların Allah'tan ilham alan bilimi bu barbarlar karşısında aciz kalmış. Hiç garip değil doğrusu; Kur'an'daki matematik hatalarını hatırla ... matematiği zayıf olan bir kavmin kaleleri de bu kadar çabuk düşer tabi.
A.
mehmetsalih
24-05-2009, 20:47
D ne o direksiyon mu değiştirdin... söyle bakalım o meşhur hatayıda yamalayalım.
Direksiyon değiştirmedim, vites büyüttüm. Ama sana yüksek geldi galiba.
Ok, tekrar ikinci vitesteyiz; hani demişsin ya Moğollar sömürdü, batılılar sömürdü diye. Ağlaşıp sızlanmak yerine "Niye şu dünyada sömürülmeyen bi Allah'ın müslüman ülkesi yok? Bu ülkelerin ortak paydası nedir?" diye sorsana kendine.
Diyorum ki pek bi abarttığın islam bilimi koruyamamış sizleri, bu işte bi acaiplik var. Anlatabildim mi?
İlgilenirsen matematik tartışması şu linkte: http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=1464&highlight=allah%FDn+matematik+hatas%FD
A.
evrensel-insan
25-05-2009, 01:37
Saygideger mehmetsalih;
Bes duyunun "yalan atmasi" ndan, neyi kastediyorsun? Kime, neye "yalan atacak?"
Saygilarimla;
evrensel-insan
Bes duyunun "yalan atmasi" ndan, neyi kastediyorsun? Kime, neye "yalan atacak?"
Evrensel dostum,
Demeye çalışıyor ki bazen organlar bozulur ve yanlış sinyaller yollar; mesela renk körüsündür ve gözlerin beynine yalan söyler. Tabi bu tür arızi durumları genele yayıp "duyular aldatıcıdır" demek anca insanlara, inandığı saçmalığı akılcı veya mazur göstermeye çabalayan kişilere özgüdür, üstelik kendisinden bu tür rasyonalizasyonlar istenmediği halde.
İşin öte tarafında diyelim duyular yalan söyler ... peki ya beyin? Düşünüp taşınıp din saçmalıklarına inanan beyin insanı aldatıyor olmaz mı? Olmayan şeyi varmış gibi gösteremez mi? O my god, bilmeden halusinasyonun tanımını yazmışım, pardon. :tape2:
A.
Beynin girdileri sentezleyip doğruya/gerçeğe ulaşması için öncelikle girdilerin doğru olması gerekir.
Girdiler nedir? Öncelikle beş duyuyla algıladığımız dış dünya / fenomenal gerçeklik, bir diğeri edinilen bilgi ki burada da kuşkuculuk asıl olmalı. Deney ve sağlamalar yapılması aşamasından da geçilmeli.
Metafizik alanda ne fenomenal gerçeklik vardır ne kuşkuculukla edinilen bilgi, ne deney, ne sağlamalar. Bilgi teorisi metafizik alanda işlemez bu sebeple.
KC,
Haklısın.
Bu arada elde edilen bilgiyi işlemek de önemli. Hani "bıçak" mevzusu; kasap elinde zanaat aracı, katilin elinde cinayet aleti hesabı.
Veri işleme sürecinde araz oldu mu toplanan veriler hatalı olarak (çarpıtılarak) yanlış önermenin doğrulanmasına hizmet eder. Biz buna halk arasında kendi kendine gelin-güvey olmak diyoruz. Ama sözkonusu olan bir yobaz ve kitapsa adına "ilim" deniyor.
A.
mehmetsalih
25-05-2009, 12:28
Evrensel yukarıdaki yazımdan bir alıntı yapayım cevap olur sanırsam.
şuan yazarken ekranda okuduklarımızı beynimize! ulaştıran. Doğrusu benim gözlerim sizin gözleriniz gibi değildir. Çünkü gözlerim doğuştan düşüktür. Yakına gitmeden renkleri ve yazıları fark etmem. Ama gözlük takarken farklı bir görüntü gibi gelir bana. Bu gözlük siyahta, kızrmızıda olabilirdi tabi. Gözlemlere göre kaç tane renk var? bir sürü ama görebildiklerimiz !.. Kırmızı, beyaz, siyah vb.
Peki; Bizim gördüklermiz gerçekten olduğu gibimidir? Yoksa farklı mıdır? Aletlerin ve duyularımızın söyledikelrinin doğru olduğunun tatmin edici, TAHMİN bırakmayacağı kanıtı nedir?
Viki yardımcı olsun biraz bize:
Antik çağ Yunan bilgiciliğinin kurucusu Protagoras (http://tr.wikipedia.org/wiki/Protagoras) tarihte ilk şüphelenen, şüpheci (septik) düşünürdür. Protagoras (http://tr.wikipedia.org/wiki/Protagoras) “Her şeyin ölçüsü insandır. Her şey bana nasıl görünürse benim için öyledir. Üşüyen için rüzgar soğuk, üşümeyen için soğuk değildir. Her şey için birbirine tümüyle karşıt iki söz söylenebilir” diyerek tümel (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=T%C3%BCmel&action=edit&redlink=1) (külli) bir hakikatin var olmadığını, her insanın kendine ait kanaat ve düşünceleri olabileceğini belirtmiştir. Buna göre Protagoras (http://tr.wikipedia.org/wiki/Protagoras)’ın şüpheciliği göreli şüphecilik (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=G%C3%B6reli_%C5%9F%C3%BCphecilik&action=edit&redlink=1) olarak tanımlanır. Bilgi sorununu sistematik olarak inceleyen ilk şüpheci filozof ise Pyrrhon (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Pyrrhon&action=edit&redlink=1)'dur. Pyrrhon ile birlikte şüphecilik görüşü okullaşmıştır.
Her şeyin ölçüsü insandır. Her şey bana nasıl görünürse benim için öyledir. Üşüyen için rüzgar soğuk, üşümeyen için soğuk değildir. Her şey için birbirine tümüyle karşıt iki söz söylenebilir
"Herşey bakanın gözündedir" - W. Shakespeare.
Ama bilim sözkonusu olduğunda bu bir çelişki olmaktan öteye gitmez. Bilimin esası üzerinde anlaşılmış referans birimler ve ölçümdür. Ölçüm duyulardan bağımsızdır. Hava +5 santigrad derece ise ve burası kutup değilse "hava soğuktur" denir. Bazı insanların üşümüyor olması "ölçü" değildir. Bu zaten bilimsel bir önerme de değildir çünkü "üşümek" hakkında referans bir ölçü birimi yoktur.
Yukarıdaki önerme bir "truizm" örneğidir: her şartta doğrudur, çünkü herşey kişiseldir. Birşeyin kişisel olması onu bilimsel veya bilim-dışı yapmaz.
Gördüğün üzere bilim dediğin şey, senin onun olmasını istediğin şey değil.
A.
evrensel-insan
25-05-2009, 17:36
Saygideger mehmetsalih;
Peki; Bizim gördüklermiz gerçekten olduğu gibimidir? Yoksa farklı mıdır? Aletlerin ve duyularımızın söyledikelrinin doğru olduğunun tatmin edici, Tahmin bırakmayacağı kanıtı nedir?-mehmetsalih-
Birseyin gercekten oldugu gibi , olup olmadigina kim karar veriyor?, Insanoglu.
Herhangibir seyin; kendisi dile gelip; kendisinin ne oldugunu ortaya koyamayacagina gore; neyin ne oldugunu; bir tek insanoglu ortaya koyuyor ve bu konuda alternatifi de yok. Dolayisiyle; neyin ne olup, olmadigi tartismasi; sadece insanoglunu ilgilendiriyor. Dolayisiyle; bilhassa soyut olgularda; her insanoglu kendi degerleriyle kavrami degerlendirdigi icin de; ortak bir nokta ortaya konamiyor.
Saygilarimla;
evrensel-insan
mehmetsalih
25-05-2009, 17:57
Evrensel-İnsan Hani bir söz var ''En iyisini söyledim, daha güzelini de sen söyle'' İşte bizim meselemizde bu... Senin söylediklerin önnse seni sonra beni ikna etmesi lazım. Yoksa duygusalıkla olmaz. Kısaca Bilim Tanrı değildir, Herşey değildir. Bilim yanılabilir ama bu şu anlama gelmez ''Bilim boştur'' kısaca Toptan rediyye anlayışına sahip olmamak lazım. Eğer siz İnkar etmek için bahane ararsanızbaşkasıda Bilimi kabul etmemek için bahane arar. Bu yazımla aslında şunu demek istiyorum artık Bilimi ahlak öğretmeni bile yapanlara ''Bilim MükeMmel Değil''
eylemsel
25-05-2009, 17:58
Saygıdeger evrensel-insan
mehmetsalih bu aralar platoncu takılmaya karar vermişhttp://www.turandursun.com/forumlar/images/icons/icon10.gif
evrensel-insan
25-05-2009, 18:06
Saygideger mehmetsalih;
Yazdiklarimdan, anlasilmayan yer neresi? Belirtirsen; daha aciklayici yazabilirim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
mehmetsalih
25-05-2009, 18:09
tek insanoglu ortaya koyuyor ve bu konuda alternatifi de yok
Alternatif kelimesi mevcudu haklı çıkarmaz. Riyada gördüklerinin gerçek olmadığını Rüyada tesbiyt edemeyeceğine göre... Gerçek hayata nasıl edebilirsin?
Eylemsel Tartışma Kapışma değil bunu bilsen daha sağlıklı olur. Tark kökünden geliyor. Sanırım siz Tartışırken TEBLİĞDEN başka birşey düşünmezsiniz kendinize ayna tutmasanız daha güzel olur.
mehmetsalih
25-05-2009, 18:18
platoncu takılmaya karar vermiş
Ya kusura bakma önceki mesaja eklememişim http://www.turandursun.com/forumlar/images/icons/icon10.gif Bu gülücüğü buraya taşıyorum de niye... Çünkü Platon bu dediğim söylemleri red etmek için kitaplar yazmışşşşş...... Herhalde öyle bir tane Filozof ismini salamışsın nasıl olsa size söre Filozoflar kafayı yer.... tekrar güleyim :D mesele bu olabilir Pyrrhon
evrensel-insan
25-05-2009, 18:28
Saygideger mehmetsalih;
Alternatif kelimesi mevcudu haklı çıkarmaz.-mehmetsalih-
Hakli cikarsa da; cikarmasa da, hak kavrami da; insanogluna aittir, insanoglu icin hak gecerlidir. Yani alternatif yok.
Saygilarimla;
evrensel-insan
mehmetsalih
25-05-2009, 18:40
kavrami da; insanogluna aittir, insanoglu icin hak gecerlidir
Töre cinayetleri ve işlenen herşeyde....
evrensel-insan
25-05-2009, 19:01
Saygideger mehmetsalih;
Senin bir insanoglu olarak algiladigin hersey; insanogluna aittir. Tore cinayetleri de, herseyde.
Buna Tanri da, Allah'ta dahil. Onlarda; insanoglunun dusunce urunu birer kavramdir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
mehmetsalih
25-05-2009, 19:03
Evrensel Bilimden kaydınsa devam edelim o bahs etiğin konudan....
evrensel-insan
25-05-2009, 19:05
Saygideger mehmetsalih;
Bilim dahil, hersey; insanoglunun kendi turu ve cinsi icin, kavramlastirdigidir. Hangi konu?
Saygilarimla;
evrensel-insan
mehmetsalih
25-05-2009, 19:09
Buna Tanri da, Allah'ta dahil. < Bu konu
eylemsel
25-05-2009, 19:35
[mehmetsalihten alıntı]
[zaten yazımı okumuşsan ben Duyulara güvenilemeyeğini açıklamaışım. Aynı mekan biri için sıcak biri için soğuk olabilir. YANİ kişiye göre değişir.
Platon idealar kuramına göre iki evren vardır.İdealar dünyası ve görünüşler dünyası. Asıl gerçek olan idealar dünyasıdır,içinde yaşadıgımız dünya(görünüşler dünyası)idealar dünyasının kopyalarıdır. Görünüşler dünyasının bilgisine duyumlarla ulaşırız;duyumlar ise yanıltıcıdır. İdealar dünyasının bilgisini ise akılla kavrarız.
İnsan idealar dünyasından gelmiştir ve ideaların bilgisini hatırlar. Platona göre bilim yada felsefe yeni bir şey ortaya koymaz.
Platon, insana göre degişen göreceliligi ortadan kaldırmak için idealar dünyasını yani degişmeyen dünya fikrini oluşturmuştur.
Ben bilmedigim konuda sallamam.Ögrenmesini ve inat etmemesini bilirim,bilgisayar degilim.Sizin abuk subuk yazılarınızı okuyunca böyle oluyorhttp://www.turandursun.com/forumlar/images/icons/icon10.gif
... Eğer siz İnkar etmek için bahane ararsanızbaşkasıda Bilimi kabul etmemek için bahane arar ...
İyi de memetsalih,
Benim dinleri reddetmek için zrilyon tane sebebim varken, sen bana inat bilimi kabul etmemek için sebep bulsan ne yazar? Kim kaybeder? Sonuç ortada ...
A.
evrensel-insan
25-05-2009, 19:41
Saygideger mehmetsalih;
Benim algima gore; Tanri da, Allahta; tum soyut kavramlarda; insanoglunun dusuncesinde "canlandirdigiyla" ozdeslestirdigi kavramlardir.
Bu soyutlarin ifadesi; her insanoglunun; kendi "canlandirmasinda" icerigini bulur. Ya da; dunyadaki bir suru inancsal, ideolojiler kendi "canlandirdiklari" dogrulariyla; bu soyutlara; kendi aralarinda ayrimlasarak; cesitli icerikler vermislerdir.
Benim; bu iceriklerden hic birine ihtiyacim yok. Tanrisal yanasim disi, inancsal yanasim disi ve ideolojik yanasim disi, bir serbest dusunurum. Yasam ve iliskimde de; bu soyutlara; ne olumlu, ne de olumsuz bir yer vermem.
Ihtiyaci olan; kendi inancsal ideolojik dogru "canlandirmalariyla"; ister olumlu; ister olumsuz yasam ve iliskilerinde yer verebilirler.
Saygilarimla;
evrensel-insan
mehmetsalih
25-05-2009, 19:49
Evrensel Tanrı derken Kur'anı anlıyorsan yanılmıyorsam. SaltTanrı .... sadece tanrı deizm
evrensel-insan
25-05-2009, 20:33
Saygideger mehmetsalih;
Hayir. Ne Kuran'i, ne Tevrat'i ne de Incil'i algilamiyorum. Tanrisal yanasim ve kavrami algiliyorum. Insanoglunun bu kavrama neden ihtiyac duyarak ortaya attigini ve bugun artik bu kavrama ihtiyac duymamasi gerektigini algiliyorum. Benim icin tanrisal yanasim; tanriyi var-yok veya inan-inanma tartismasina tasima yanasimidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
mehmetsalih
25-05-2009, 20:41
Evrensel ihtiyacın olması veya olmaması bu Tanrı ile ilgili değildir. Düşünüyorum demeki varım gerçeği bu bizim varlığımızın ihtiyaç olduğu kanaatini oluşturmaz. Ayrıca özgür derken neyi kast ediyorsun çok önemli. ben bu konuda bir tabu oluşturmuşsun.
evrensel-insan
25-05-2009, 20:52
Saygideger mehmetsalih;
Karsilikli yazismaya donusuyor. O yuzden ben kesiyorum. Zaten seninle ayni kulvarda yazismiyoruz. Benim kulvarim, tanridisi, tanrisal yanasim disi.
Saygilarimla;
evrensel-insan
mehmetsalih
26-05-2009, 12:13
Evrensel tartışabiliriz ama eğer sen istemiyorsan bu senin sorunun. Yoksa ben seni çok iyi anlıyorum. Kendi yönetmini kulanarak tartışmaya gelmen bence biraz Sübjektif ve özneldri. Yöntemi biz değiil bizim zihin üstümüz belirler.
selanikli
26-05-2009, 16:37
[quote=mehmetsalih;181187]
"Ömer aslında bizim hayallerimizde ve ideallerimizde canlandırdığımız ilk örnektir" Karl Marks
Sayın mehmetsalih;
Marks'ın bu sözü hangi kitabında söyleyebilir misiniz.
Çok ilginç bir söz. Ömer'i düşününce gerçekten de söylemiş olabilir diyorum. Etraflıca bi okumak isterim.
mehmetsalih
26-05-2009, 17:44
Selanikli Das Kapital de Hz. Ömerin kurdugu sistem ve adaletinden muthis ovgulerle soz eder. Çünkü ömerin birinci derece hedef aldığı kişiler zengin kesimiydi. Zaten onu ŞEHİT etirende Emevilerdi. Yanılmıyorsam Birinci cildinde geçiyordu bakacam eğer buldumsa sana iletirirm.
Sevgili mehmetsalih;
Açtığınız bu başlıktaki yazıları okuyalı 2 yada 3 gün oldu ancak o an için işlerim olduğundan ilgili soruları soramamıştım. Konuda arkadaşların yazdıklarını okurken kimi mesajlarda sizin vermiş olduğunuz cevaplarla hayretlere düşmüştüm.
Şimdi sorularımı net bir şekilde soracağım, umuyorum ki aynı netlikte cevap verirsiniz.
Bilim hiç olmasaydı herkes Tanrı'ya yada Kuran'a inanacak mıydı sizce?
Bilim Tanrı'nın (İslam'da anlatılan) varlığını ispatlamak zorunda mıdır?
Tanrı'nın varlığını bilimsel yöntemlerle ispatlanmadı diye bilime güvensizlik konusunda bir ön yargınız mı var?
İleride bir gün bilim olaki Tanrı'nın varlığını ispatlarsa ancak bu ispatladığı Tanrı islamın Tanrı'sı olmazsa yine yanıldı mı diyeceksiniz? Yoksa ispatlanan Tanrı'ya inanıp Kuran'ı Peygamberi kenaramı bırakacaksınız?
Bilimsel verilerin Kuran'daki kimi ayetlerle çeliştiği gerçeği sizin bilime karşı yargısız infaz yapmanıza neden olmuş olabilir mi? Bunu müslüman ülkelerin çoğunda görmek mümkün.
Kuran'a uygun birşeyler çıktığını, bulunduğunu düşündüğünüz zaman bilimsel buluşlara bizim önümüze gelip "bak bilim söylüyor bunu diye gelen kimi müslümanlar niye hep işine gelince bilim doğru söylüyor diyip kanıt ve tanık gösterir. Diğer tüm çelişkileri nasıl unutur? Bu pragmatizm değil midir?
Lütfen sorularımı yanıtlarken yine maddeleyerek cevaplamanızı rica ediyorum. Bu hem sizin kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar hemde arada unutulan hususlar olmaz.
Saygılar.
mehmetsalih
31-05-2009, 11:41
Özne belki alakası yok ama bir olayı anlatmadan geçmeyecem. Bir ara Felsefe derslerine gidiyordum oraya bir (öğrenci olarak)öğretmen geldi Marxizmi çok radikal bir şekilde savunuyordu. Dün gece yatarken onu rüyamda gördüm ismi Özne idi. isminizi sohbet odasından aklımda kalmıştı. sonra ona dedim ki ya sizleri bir yerden tanıyorum. dedi ki ''nerden olacak TD sitesinden'' Neyse bu yazdıklarım konu dışı tabi. Ama öylesine içimden geldi.
Gelelim Bilime...
Sayın Özne bey,
Ben Bilimi tartışırken özgür olmasını dilerim. Çünkü Din ile Bilim çok ama çok ayrı konular. Biri Maddeyi esas alır diğeri ise Madde olmayanı. Şimdi size bir örnek vereyim Biri kalkıp Matematiğin tutarsız olduğunu kanıtlamaya çalışsa bu Tarihin doğru olduğuna kanıt olur mu? Bir kere konular farklı biri sayıları diğeri ise sebep-sonuç yaşanmış olaylar.
Bilim hiç olmasaydı herkes Tanrı'ya yada Kuran'a inanacak mıydı sizce?
Bilimin var olması yada olmaması Tanrının varlığını veya yokluğuna kanıt veya gayri kanıt geğildir. Güneş varsa eğer, yerde olan olaylar Günneşi bağlamaz. Çünkü zaten olayları görmemizi sağlayan güneştir. Sait Kurdi derki :''İslam bir Güneştir gözlerini kapatan kendine yazık eder. Çünkü gözlerin kapanması Güneşin yokluğuna kanıt edğildir''
Bilim Tanrı'nın (İslam'da anlatılan) varlığını ispatlamak zorunda mıdır?
Eğer bir Filolog Tarihteki yazıtları okuyabilse bu Filologsuz Tarih olmaz anlamına gelmez. Sadece Tarihe bir noktada yardımcı olur. Bilim ise Bazı noktalarda Dine yardımcı olabilir.
Tanrı'nın varlığını bilimsel yöntemlerle ispatlanmadı diye bilime güvensizlik konusunda bir ön yargınız mı var?
Ben Bilimi yok edelim, kabul etmeyelim veya yok sayalım diye bir önermede bulunmadım. Sadece Bilim Tanrı değil, yanlımazdır Tezine bir Antitez sundum. Bu sadece daha dikkatli olmamızı sağlamak içindi. En güzel Bilimdir, en doğru yok Bilimdir diyebilirsiniz ama bu Bilimin yanılmazlığı anlamına gelmez. Burada bir örnek vereyim diyelimki iki insan vardır biri çok iyi diğeri ise fazla iyi değil. En iyi olan herzaman iyi olacak diye bir kaide yoktur. Arasıra iyilikte bulun ise her zaman kötü olacak diye bir kaide yoktur.
İleride bir gün bilim olaki Tanrı'nın varlığını ispatlarsa ancak bu ispatladığı Tanrı islamın Tanrı'sı olmazsa yine yanıldı mı diyeceksiniz? Yoksa ispatlanan Tanrı'ya inanıp Kuran'ı Peygamberi kenaramı bırakacaksınız?
Bilim dediğim ve denildiği gibi Kuşku üzerinde kurulmuştur. Herzaman güvenilirdir diye bir garantide yoktur. Herzaman yanılırdır diye bir kaidede yoktur. Bizim Tanrımız kanıtlara dayalı değildir. Çünkü Tanrı Madde değil ki Madde ile kanıtlansın. Sizin anlatığınız olay gelecekte olacak olan bir olaydır. Geleceği ise biz bilmeyiz. Ne dersek af edersiniz ''zırt'' olur.
Bilimsel verilerin Kuran'daki kimi ayetlerle çeliştiği gerçeği sizin bilime karşı yargısız infaz yapmanıza neden olmuş olabilir mi? Bunu müslüman ülkelerin çoğunda görmek mümkün.
Tam aksine Müslümanların Bilime dört elle sarıoldığı bir gerçektir. Ve Kur'an Bilimi yönlendirir havaları oluşmuş. Ayrıca çelişir veya çelişmez bu benim Bilime olan bakış açımı değiştirmez.
Kuran'a uygun birşeyler çıktığını, bulunduğunu düşündüğünüz zaman bilimsel buluşlara bizim önümüze gelip "bak bilim söylüyor bunu diye gelen kimi müslümanlar niye hep işine gelince bilim doğru söylüyor diyip kanıt ve tanık gösterir. Diğer tüm çelişkileri nasıl unutur? Bu pragmatizm değil midir?
Siz çelişir diyorsunuz ama kimileri çelişmez diyor. Bu bir süreçtir. Ama ben bir nedenden dolayı bunları söylemiyorum. Keşke bunları söylerken Nikimi değiştirerek! yazsaydım o zaman siz aynı şeyi söylermiydiniz? Yani bir Müslüman değilde bir Panteist bunları yazsaydı...? veya ''Kadın İnsa Mıdır?'' başlığını. Ben kimseye yanlış gözüyle bakmama ''budamı var?'' gözüyle bakarım. Ayrıca nasıl ben Bilim yanılabilir diyorum siz ''Dine hemen saldırıyorsunuz'' aynı mantığı sizin aynı suça sizinde ortak! olduğunuzu unutmayın. Çünkü ben Bilim ile Dini çok farklı konular olarak algılarım. ve bu yüzden biz birbirmizi anlamaktan sorun yaşarız.
mehmetsalih,
Sizin söylediklerinizin toplamından şöyle bir sonuç çıkıyor.Bilim yanılabilir .Doğru bildiklerimizden şüphe edelim.
Peki tanrıyla ilgili bize öğretilen bilgilerden şüphe etmeyelim mi? Senin mantığınla bakınca ondanda şüphe etmeliyiz.
Ozaman yine başa döndük.Bilim de zaten her bilgiden şüphe etmeyi gerektirir. Yani yine sarılacağımız ip bilim olmak zorunda.
mehmetsalih
31-05-2009, 12:16
Sevgili Ayejj;
Yani yine sarılacağımız ip bilim olmak zorunda. Diyorsun. Bende diyorum ki Sen ya su ya ekmek diyebilir misin? Ya Bilim Ya Din zorlaması bir hevestir ve geçici bir süreçtir. Bazı zamanlar Bilim kendisini Dine uyarmak için çalışır bazende tam tersi olur. Bende diyorum ki dengeli olalım hiç birnide atmayalım, hiç birinede sarılmayalım. Allah temizliği över ama günde bu yemeği ye, bunu yeme demez. Bazı nefis tezkiyesi ve toplumsal ibadetler bırakır. Bunlar Allah ile Kişli arasındaki genel ilişkilerdir. Aynı şekilde diyorsunki Peki tanrıyla ilgili bize öğretilen bilgilerden şüphe etmeyelim mi? Senin mantığınla bakınca ondanda şüphe etmeliyiz. Sen burada Tanrıya inanman için zaten şüphe etmen lazımdır. Hatta Kur'an'a inanabilmen içinde Kur'an'a eletiri yağdırman lazımdır. Çünkü bunu Tanrı sana söylüyor. Hemen Kur'an'ın ilk ayetlerinde seni muhatap alıyor. ve sen eğer Tanrı Bilimde ararsan bulamazsın çünkü Tanrı orada değildir. Bilim yıllardır Can nedir bildi mi? Hayır çünkü onun alanına girmez. ve Tanrı senin şahdamarından sana daha yakındır. Yani seninle sen sadece his etsen inanırsın. ve hiçbir Müslüman Tanrıya inançları düzgün değildir hemen hemen. Hatta bazı Hristiyanlar bunu daha canlı yaşar Kutsal Ruh anlayışıyla. ve Tanrı Buyrukları emir olarak değil rahmet olarak, sevgi ve uyandırıcı, hatırlatıcı olarak görülmeli. Yani Bilimin işi kanıtlar ve gözlem üzerinde ama Dinin alanı bu değildir. Çün DİN YAŞANIR, TANRI YAŞANIR. Tanrı Domuz etini yasaklamışsa bu Domuzun diğer varlıklardan farklı olduğuna işaret etmeyebilir. Fakat Tanrı yanıltı ve seni sınar. Eğer yanıltma olmasa sınava ne hacet??? Eğer Tanrının varlığı şıp diye herkese görünürse o zaman gizem nerde kalır??? ve Tanrı adına iş yapılmaz Tanrının ruhu olarak, halifesi olarak işler yapılır. Bu söylediklerim başlıktan kopuyor bu yüzden konuyu farklılaştırmamak lazımdır.
Yine ekleyeyim Dinin saçmalığı Bilimin pürüzsüz olduğuna kesinlikle kanır değildir. ve Bilime yanılmaz, Tanrı, Kutsal gözlüğüyle bakılmamalı.
evrensel-insan
31-05-2009, 18:06
Saygideger mehmetsalih;
Zaten bir teori, yanlislanabilir olmazsa; bilimsel olmaz. Onun bilimselliginin sinirinida epistemolojik guncellik belirler. Inancin, bilimden en buyuk farki; inancsal dogrular temeline oturtulmasidir. Sadece inanan icin dogrulanabilir. Ne inanan; onun dogrusalligini; ne de inanmaya onun yanlislanabilirligini bilimsel olarak ortaya koyamadigi icinde, inanclar; bilimsel degil; inancsaldir.
Tanri konusu da; zaten bilimsel olamaz; ne inanci dogrulayanin; ne de inanci yanlislayanin; bilimsel bir ortaya koyacagi yoktur. O yuzden inanan dogrular, inanmayan da; yanlislar. Ama; hem dogrulayan, hem de yanlislayan; bu kararlarini inancsal olarak alirlar ve biribirlerine ispat etme, kanitlama olanagi yoktur. O yuzden de INANCLAR, INANCSAL DOGRUSALLIK ICERIKLERINDEN DOLAYI TARTISMA DISIDIR. Sadece bilimsel olarak ve epistemolojik temelde ortaya koyulamazlar. BILIMSEL EPISTEMOLOJIK ORTAYA KONANLAR ISE INANCSAL OLAMAZ. Cunku ortaya konusu; ispatlanir ta ki yanlislanana kadar.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
31-05-2009, 19:22
Saygideger mehmetsalih;
Sana soyle izah etmeye calisayim. Tanri; konusu, bilimin bir konusu degildir ve bilimsel degildir.
Tanri konusu felsefenin bir konusudur.
Felsefenin varliga bakan koluda metafiziktir.
Metafizige gore; varliga uc turlu bakis acisi vardir. Tanri maddedir. Tanrinin madde oldugunu kimse savunmuyor ve zaten madde konusu bilimin ve bilimselligin isledigi bir konudur. Yine metafizigin ortaya koyduguna gore; bu konudaki ideolojik inac maddeselliktir ve materyalizmdir. Materyalizm de, maddeden yola ciktigi icin; tanriyi yok sayar. Halbuki felsefeden degil; bilimden yola cikarak; "tanri bilimsel degil; ve bilimin konusu degildir" demelidir. Iste bilimin felsefi soylemi; yani epistemolojik soylem budur.
Gelelim ikinci bakis acisina; bu da varliga dusunceden bakis acisidir. "Tanri bir dusuncedir" der. Burada da; felsefeni metafizik dalina gore ortaya atilan bu ideoloji, idealizmdir.
Felsefenin son bakis acisi ise; Kavramdan yola cikar ve "tanri bir kavramdir." der. Benim, bireysel bakis acim budur.
Bunun nedeni de; dusunceden iki turlu bakis acisi vardir. Biri inancsal, digeri bilimsel. Tanri konusuna dusuncenin inancsalligiyla bakarak bilimsel olamazsin. Ama; tanri kavramina; dusuncenin dusuncesi ile bakarsan; bilimsel olabilirsin. Nasilmi? Herseyin; madde-dusunce-kavram- bir insanoglu kavramsal urunu oldugunu ortaya koyarak ve inancsal dogrular yerine; dusunsel gercekler, yani davranislarin ortada olanini, kimsenin iradesine bagli kalmadan ortaya koyarak; Yani; gercekci olarak ve gercekleri; icinde yer almadan ortayakoyarak.
Iste tanri konusuna; kavramsal bakmak; hem felsefi hem de bilimseldir. Gercek bakis acisi oldugu icinde; epistemolojiktir.
Epistemolojik anlamda da; tanri bir kavramdir ve kavram olarak vardir. Bu kavramin ifadesi de; her ifade edenin kendi dogrusu temelindedir. Dogrularda goreceli ve degiskendir. Ben bireysel olarak; tanri kavraminin neyi ifade ettigini ve neden ortaya atildigini dahaonceleri isledim ve yeri geldikce de islemekteyim.
O yuzden, eger sen; veya herhangibiri, tanri konusunu tartisacaksa; once onun felsefi temelini ortaya koymasi gerekir. Cunku tanri konusunun bilimsel bir alani yoktur ve olamaz. Bilimin konusu degildir. Yalniz; bilimin konusu olmayan tanriya; benim gibi; bilimsel felsefeden yani epistemolojiden yola cikarak yanasilabilir.
Saygilarimla;
evrensel-insan