Orijinalini görmek için tıklayınız : Evrİmİn tek bİr delİlİ yoktur
Yanlış anlaşıldıysam özür dilerim ama benim anlatmak istediğim bilimsel platformlarda tartışma, "test edilebilen deliller"e sahip iki tarafın bilgi paylaşımıdır. Burada taraflardan biri "test edilemeyen veriler"e sahip. Yani ileri sürdükleri veriler bilimsel anti-tez niteliğinde değil. Bu yüzden manasız bir tartışmaya girilmiş, demek istedim.
Saygılar
Yanlış anlaşıldıysam özür dilerim ama benim anlatmak istediğim bilimsel platformlarda tartışma, "test edilebilen deliller"e sahip iki tarafın bilgi paylaşımıdır. Burada taraflardan biri "test edilemeyen veriler"e sahip. Yani ileri sürdükleri veriler bilimsel anti-tez niteliğinde değil. Bu yüzden manasız bir tartışmaya girilmiş, demek istedim.
Saygılar
Tamam anladım ben yanlış anlaşıldıysam ben özür dilerim.Fakat pozitif bir ilim olamasada bile sosyal bir düşünceye girdiği için ilimsel olarak felsefe babında düşünülebilinir bu konu sayın taylan74...
Saygılar...
Yüce firavun Neferkamin Anu (ya da gerçek kimliğiyle, çakma Akhenaton),
Öncelikle şunu belirteyim. Senin kısa bir süre önce foruma veda ettiğini söyleyen Akhenaton olduğunu anlamamak için ya çok saf olmak yada senin hiçbir yazını okumamış olmak gerekir. Nedenini bilmem ama “O şahsı tanımam” diyerek alenen yalan söylüyorsun. Senden başka herjangi bir kimsenin bu forumda “ortodoksin bilim” ibaresini kullandığını, yine senden başka herhangi bir kimsenin Homo Sapiens’in bir atası olmadığını iddia ettiğini görmedim. Ve yine ne hikmetse, verdiğin link bile Akhenaton isimli şahsın bloğuna yönleniyor. O da firavun, sen de firavun. Firavun ismi kullanan başka birini de hiç görmedim. Yalandan nefret ederim, o yüzden kusura bakma, karşımda yalancı bir insan olduğunu bilerek yazacağım.
yahu şakamı yapıyorsun yoksa laf olsun diiyemi yazıyorsun, 90 Lı yıllarda Evrim Teorisinin çöktüğünü tüm dünya bilirken senin hala masal anlatmanın bilimsellikle uzaktan yakından alakası yok.
Yalancı olduğun kadar, cahilsin de. Evrim teorisinin çöktüğü falan yoktur. Her bir fosil buluntusu, teknolojideki tüm gelişmeler evrim kuramını desteklemektedir ve şimdiye dek evrim kuramının hilafına olan tek bir bulgu mevcut değildir. Evrim gerçeği ile baş edemeyeceğini gören yaratılışçılardan bir kısmı evrimi kabul etmiş ve Michael Behe liderliğinde “Akıllı Tasarım” tezini üretmişlerdir. Bunların tezlerinin tamamı da bilim adamlarınca çürütülmüştür. Akıllı tasarım tezlerinin okul kitaplarına girmesi konusunda ABD’de taraflar mahkemelik olmuş ve tüm davaları evrimci bilim adamları kazanmıştır.
“Evrim teorisi çökmüştür” demek, Dünya’nın düz olduğunu iddia etmekle eşdeğerdir ve aleni cahillik alametidir.
2000 de ne bulunmuş , kafadan sallama biz ne zaman ne bulunduğunu gayet iyi biliyoruz, hani ortada bir teoriniz olsa gam yemiyecem, Ortada Evriim Teoriniz yok evrimcilik yapıyorsunuz.
2000 lerde ne bulunmuş yazda forum bilsin.
Cevabımda fosillerin büyük kısmı senin uzman 1975’de nalları diktikten sonra, bir kısmı da 1990’lar ve 2000’li yıllarda bulunmuştur demiştim, çarpıtma. Al bak sana son 12 yılda bulunan fosillerin listesi. Forumdaki herkes de bilsin.
http://www.talkorigins.org/faqs/homs/recent.html#omo (http://www.talkorigins.org/faqs/homs/recent.html#omo)
Sapiensin atası şu yazıyı yazdığım ana kadar yoktur ve bulunamayacaktır, çükü sapiens evrim değildir.Zaten bir gecede erctustan sapiens yapan bilimde bunu bilir, Evrimsel sürekliliğin çöktüğü zaten ortadadır.kalkım masallara inanmamızı beklemiiyorsun heralde.
Yine bir cahillik deklarasyonu. Hiçbir bilim adamı Sapiens’in kökeninde Erectus’un olduğunu iddia etmiyor. Bunu sen söylüyorsun. Homo Erectus, Homo Ergaster’den ayrılan bir koldur, Erectus olarak soyu tükenmiştir.
Evrimsel süreklilik diye bir şey yoktur. Canlılar ille de evrim geçirecek diye bir şey yoktur. Mevcut koşullar uygunsa, canlıların avantaj sağlayabileceği durumlar yoksa evrim geçirmezler. Bugün yüz milyonlarca yıl önceki atalarıyla birlikte yaşayan, yine milyonlarca yıl boyunca değişmemiş türler mevcuttur.
Sapiens’in atasının olmadığı, evrimle ortaya çıkmadığı safsatadır. İnsanda bulunan 32.000 bin genden sadece 300 tanesi şempanze ile farklılık gösterir. Yani DNA’mız %99 oranda özdeştir. Şempanze ile ortak atamız 6 milyon yıl önce, orangutan ile 14 milyon yıl önce yaşamıştır. Bulunan hominid fosilleri de Sapiens’e giden yolu açıklayacak mahiyettedir. Senin bunu kabul etmiyor olman, seni ilgilendiren bir husustur.
Harun yahyanın bu bilgileri sitelerinden yazması sizin yarınıza, önce ne söylemek istediğimi anla, sonra yorumla.
Hani harun yahya çarpıtma yapıyor diye kendinizi yırtıyorsunuzya, siz allahını yapıyoprsunuz.
Harun Yahya da senin gibi “evrim teorisi çökmüştür” diyor. Senin ondan ne farkın var? Bildiğin farklı bir şey varsa açıkla herkes öğrensin. “Homo Sapiens’i uzaylılar getirip Dünya’ya bıraktı” mı demek istiyorsun? Ya da kimsenin aklına gelmemiş başka şeyler mi biliyorsun? Şu kerametini açıkla artık.
Bu konularda acemi olduğun belli, benim yazdığımı kendini akklamak için bana satmışsın. Benim ve Çalışmayı yapan bilim adamının söyleminini Türkçe meali ile anlatayım ;
Evrimsel süreklilik çökmüştür.
Umarım anlarsın.
Burada da cahilliğin kimde olduğu açıkça görülüyor. Evrimsel süreklilik diye bir şey olduğunu inanmışsın ama öyle bir şey yok. Neanderthal fosili bulundu diye bunun Sapiens’in atası olması gerekir diye bir şey yoktur. Böyle bir şeyi öne sürmen evrimden hiç nasibini almadığını gösteriyor. Tekrar söylüyorum, Neanderthaller Homo Sapiens'in atası değil, kuzenidir. Erectus’lar gibi, Neanderthal olarak tarih sahnesinden silinmişlerdir.
Senin blogdaki yazıyı da okudum. Zırvalarla, yanlışlıklarla dolu. Temeli yanlış atınca binanın da böyle yamuk olması çok normal. Bloğundaki çarpıtmaları da açıklayacağım burada. Herkes görsün doğruları.
masala gerek yok " Miising Link ' ten bahset, slayt evrimcisi değiliz. Yazmış olduğun bu haritayı birde bulgularla yaz bakalım.Ayetlerden bile daha kötü bir inandırıcılığı var.
Sapiens’e giden Hominid türlerini ve bulguları aşağıdaki linklerden görebilirsin.
http://www.talkorigins.org/faqs/homs/species.html (http://www.talkorigins.org/faqs/homs/species.html)
http://www.talkorigins.org/faqs/homs/specimen.html (http://www.talkorigins.org/faqs/homs/specimen.html)
Kayıp link senin iddian. Öyle bir şey yoktur. Yeni ara formlar bulundukça insanın evrim süreci daha iyi anlaşılacaktır, o kadar.
Ha bak arada evrime dahil edilmeyip saklanan insan formatı dışındaki fosillerden bahsetmiyorum.
İngiltere ve amerika bunları oldukça iyi saklıyor.Bakınız Çin arkeolojisi.
Hangi formattaymış peki bu fosiller? Bilgi ver önce. Şu Mısır'daki, İnka'lardaki yumurta kafalardan mı bahsediyorsun?
Yahu bizim -mış-muş gibi ifadelere ihtiyacımız yok.Sapiensin çıkardılar ne oldu, genetik olarak öncelliği olmadığı ortaya çıktı.
Dünyadan haberin yok. Daha önce de söyledim. İnsan ile birlikte şempanze, köpek, sıçan, kedi, makak maymunu, platypus (ornitorenk) ve farenin genomu da çıkarıldı. İnsan ve şempanze 6 milyon yıl önce ayrıldı, 300 tane gende farklılık var. DNA’mız %99 oranda aynı. Al sana bir öncellik.
İnsan ile farenin yolu da 90 milyon yıl önce ayrıldı ve 5.000 civarında gen farklılığımız var. 32 bin gende 5 bin gen. Al sana başka bir öncellik.
Bu arada, Neanderthal DNA’sı insana şempanzeden çok daha yakındır. Ama, dişilerden geçen mitokondriyal DNA’lardan Neanderthaller’in atalarımız olmadığını anlayabiliyoruz. İnanmıyorsan al bu linkteki yazıları oku. İngilizce bilmiyorsan, o senin problemin.
http://www.talkorigins.org/faqs/homs/mtDNA.html#firstfull (http://www.talkorigins.org/faqs/homs/mtDNA.html#firstfull)
http://akhenaton.ipbfree.com/index.php?showtopic=15 (http://akhenaton.ipbfree.com/index.php?showtopic=15)
Gelelim linkini verdiğin blogdaki yanlışlar ve çarpıtmalara…
İnsan gibi olduğu düşünülen Australopithecus ,Afrikanın aynı kısımlarında yaklaşık 2,000,000 yıl önce yaşadı.
Australopithecus tek bir hominid değildir. Australopithecus olarak isimlendirilen hominidler şunlardır. Bu hominidler farklı dönemlerde, 4.2 – 1.5 milyon yıl öncesinde yaşamıştır.
Australopithecus anamensis
Australopithecus afarensis
Australopithecus africanus
Australopithecus garhi
Australopithecus aethiopicus
Australopithecus robustus
Homo-Erectusu üretmek 1,000,000 yıl daha alır. En sonunda 900,000 yıl sonra , ilk ilkel insan ortaya çıktı , kanıtların bulunduğu alanın ismi verildi Neanderthal.
Erectus 1.8 milyon yıl ile 300 bin yıl öncesinde yaşamıştır.
Neanderthaller 230 bin ile 30 bin yıl önce yaşamıştır. Neanderthaller ilk ilkel insanlar değildir.
Gelişmiş Australopithecus ve Nenderthal arasında 2,000,000 fazla zaman geçmiş olmasına rağmen iki grubun araç ve gereçleri neredeyse birbirinin aynısı. (Görünüşleri konusundaki inanış aynı olduğu)
Büyük zırvalık, son derece yanlış bilgiler.
Neanderthaller kemiklerden mızrak başı yapabiliyorlardı, taştan aletler yapabiliyorlardı. Australopithecus’ların alet yapabildiğini iddia etmek cahilliktir. Alet kullanma Erectus’lar ile başlar.
Görünüşlerinin aynı olduğuna inanılıyor demek ise cahilliğin daniskasıdır. Neanderthal beyni modern insandan bile büyüktür, 1450 cc dir. Afarensis beyni ise 375-500 cc arasında değişir. Neanderthallerin boyu 168 cm kemikleri çok kalındır, Afarensis’lerin 107-152 cm arası, kemikleri narin yapıdadır. Aralarında daha birçok bariz farklılık mevcuttur.
Derken , ANİDEN ve AÇIKLANAMAZ biçimde ,35,000 kadar önce yeni bir insan ırkı Homo Sapiens ortaya çıktı. Cro-Magnon diyede adlandırılan bu modern insan bize oldukça benzer. Mağara sanatından dolayı mağara adamıda denir.
Homo Sapiens’in ortaya çıkışı 200-120 bin yıl öncesine tarihlendirilir. Cro-Magnon da bir Sapiens’tir ayrı bir tür değildir. 40-10 bin yıl önce arasında Avrupa’da yaşamış modern insanlardır. Dolayısıyla, Sapiens’in ortaya çıkışı Cro-Magnon’lardan çok daha öncedir.
Şimdilik bu blogdaki çarpıtmaların bu kadarı yeterli. Görüldüğü gibi temel tamamen yanlış ve bu da ortadaki cahilliği açıklıyor. Blogdaki diğer yanlışları da fırsat bulduğum bir ara açıklayacağım.
Ortada bir teori olsa çökertecezde teori yokki, CSİ miami filmine döndü evrim.DNA bakıyoruz ya......bu yöntem sadece o dizide geçer çünkü. Irkları ve dağılımı açıklayamaz.Açıklar diyorsan buyur meydana en azından bilim dünyası senden öğrenir.
Mitokondriyal DNA analizleri ırkların dağılımını ve modern insanın Afrika’dan diğer kıtalara yayılımını çok güzel bir şekilde bir şekilde açıklar. Irkların ortaya çıkışını açıklayan, Evirm kuramıdır, DNA analizleri değil.
Söylediklerinin büyük çoğunluğu bilim dışı safsatalar. Kendince bir şeyler uydurmuş veya bir yerlerden bir şeyler duymuşsun, aynı terelellileri bıkmadan usanmadan söyleyip duruyorsun. Madem modern insanın ortaya çıkışını evrim açıklayamıyor, sen açıkla da bilelim artık. Yeni bir din yaratırsın belki böylelikle…
Neferkamin Anu
26-07-2009, 23:27
Firavun ismi kullanan başka birini de hiç görmedim. Yalandan nefret ederim, o yüzden kusura bakma, karşımda yalancı bir insan olduğunu bilerek yazacağım.
İşiniz gücünüz niklere göre yazmak değilmi, konuya hakim olamayınca bu doğal sonuç.
Yalancı olduğun kadar, cahilsin de. Evrim teorisinin çöktüğü falan yoktur. Her bir fosil buluntusu, teknolojideki tüm gelişmeler evrim kuramını desteklemektedir ve şimdiye dek evrim kuramının hilafına olan tek bir bulgu mevcut değildir.
Geyik yapanları ve demagoji yapanları sevmem.Hele ki yalancıları ;
Çok merkezli evrim teorisi
daha sonra bu teorinin çökmesiyler yayınlanan bir makaleye evriim teorisi diye sarılma...!!!!!!
yaz bakalım bunlarıda okuyucu aydınlansın.
Ben bildiğim için tekrarlama gereği hissetmiyorum.
“Evrim teorisi çökmüştür” demek, Dünya’nın düz olduğunu iddia etmekle eşdeğerdir ve aleni cahillik alametidir.
Geyik değil bilimsel bilgi lazım bize, amerikada oynanan bir takım siyasi oyunlar beni bağlamaz.
Ne der S.J Gauld, bilim tarihinin okadar büüyük kısmı hikaye ki !!!!! bu hikayeyi iyi anlamda ele alıyorum !!!! Ama yinede hikaye işte.
Cevabımda fosillerin büyük kısmı senin uzman 1975’de nalları diktikten sonra, bir kısmı da 1990’lar ve 2000’li yıllarda bulunmuştur demiştim, çarpıtma. Al bak sana son 12 yılda bulunan fosillerin listesi. Forumdaki herkes de bilsin.
http://www.talkorigins.org/faqs/homs/recent.html#omo (http://www.talkorigins.org/faqs/homs/recent.html#omo)
Bu kıvırmayı harun hocadanmı öğrendin. profun ölümünden 12 yıl sonrada fosil bulunur 50 yıl sonrada.Farklı bir şey bulunmuyor, teori içerisinde var olan fosillerden yenisi bulunuyor.Her gün bir takım fosillerin çıkması evrimin doğruluğunu kanıtlamaz.Çarpıtma yapmayı bırak.
Yine bir cahillik deklarasyonu. Hiçbir bilim adamı Sapiens’in kökeninde Erectus’un olduğunu iddia etmiyor. Bunu sen söylüyorsun. Homo Erectus, Homo Ergaster’den ayrılan bir koldur, Erectus olarak soyu tükenmiştir.
Kıvır tabi lazım olacak.
Bunu söyleyen ben değilim evrim konusunda tartışmasız otorteler söylüyor, harita ve resimleri yapanda ben değilim. Bir yaşımıza daha girdik tabii bu söylemle nette çeşit çeşit evrimci varmış. Senin bu yaxzdığına diğer evrimciler gülümsemeyle bakar.
Bak yine sana resim vereyim ; iyi bak.......kafadan sallama.
http://akhenaton.ipbfree.com/index.php?showtopic=15
sapiensin kökeninde erectus yokmuş.....
vaybe....
sapiensin kökünü yaz bakalım.
malum işin b**unu çıkardınız, harun yahya bile yanınızda masum kalır.
Sapiens yazının devamına cevap yazmıyorum sen bu işi henüz bilmiyorsun. Öğrendiğin zaman tartışalım.
Okuyucuya çok merkezli teori ve mtaDNA yı yazda öğrensin. Bir arada nette Mising Link diye tarat bakalım eksik halka neymiş biraz çalışta sonra karşıma çık.Bu halinle sıkıyorsun çünkü.Seni VGM kum havuzuna yolluyorum.
tensiz.denek
27-07-2009, 01:48
Bunu söyleyen ben değilim evrim konusunda tartışmasız otorteler söylüyor, harita ve resimleri yapanda ben değilim. Bir yaşımıza daha girdik tabii bu söylemle nette çeşit çeşit evrimci varmış. Senin bu yaxzdığına diğer evrimciler gülümsemeyle bakar.
Hangi bilimsel otoritelerden bahsediyoruz burada? ve onların hangi yayınlarıdan? Bir önceki mesajımda Tüba'nın evrime nasıl baktığını anlatan linkler vermiştim. Göz attınmı acaba onlara?
Saygılar,
Sevgili sapiens homosapiensin kökeninde homo erectus olduğunu hiç bir bilim adamı iddia etmiyor demek gerçek dışı olur. Belki %99 u Homo Erectus vardır der.
Neferkamin Anu
27-07-2009, 12:42
Hangi bilimsel otoritelerden bahsediyoruz burada? ve onların hangi yayınlarıdan? Bir önceki mesajımda Tüba'nın evrime nasıl baktığını anlatan linkler vermiştim. Göz attınmı acaba onlara?
Saygılar,
Linkteki yazıyı okursanız evrim konusunda tartışmasız otoriteleri görebilirsiniz. Evrim kavramını dinselleştiren ortodoksin bilim adamları benim ilgi alanımda değil. Bilim dünyası kontrol edilebilir bir yapıdır ve modern kabul edilen insanoğlunun götürülmek istendiği noktaya beyaz ve siyah önlüklü rahipler vasıtasıyla götürülür.
Bugün gelişmiş üniversitelerdeki bilim adamlarının açıklamalarını araştırısanız ortodoksin bilimin insana dair anlatıların dışında yazılar yazanları nasıl aforoz ettiklerini görürsünüz.Fakat inanç sizin gözlerinizi kör etmiş.
Sevgili sapiens homosapiensin kökeninde homo erectus olduğunu hiç bir bilim adamı iddia etmiyor demek gerçek dışı olur. Belki %99 u Homo Erectus vardır der.
Yahu EDİT, kendi, verdiği resime bile aykırı söylem yapıyor. Evrim teorisi diiye bir teori şuan dünya üzerinde bulunmaz. Sapiensin dna sına bakıp evrim var demekle evrim olmuyor.
Neferkamin Anu doğru söylüyorsun dünya üzerinde Evrim Teorisi diye birşey kalmadı. Teori kısmı gitti Evrim kaldı oda bilimsel gerçek olarak.
Neferkamin Anu
27-07-2009, 15:27
Neferkamin Anu doru söylüyorsun dünya üzerinde Evrim Teorisi diye birşey kalmadı. Teori kısmı gitti Evrim kaldı oda bilimsel gerçek olarak.
Konu başlığımız sapiens ve sapiensi kimse evrimle açıklayamaz, çünkü evrim değil genetik mühendisliktir.
tensiz.denek
27-07-2009, 16:16
Linkteki yazıyı okursanız evrim konusunda tartışmasız otoriteleri görebilirsiniz. Evrim kavramını dinselleştiren ortodoksin bilim adamları benim ilgi alanımda değil. Bilim dünyası kontrol edilebilir bir yapıdır ve modern kabul edilen insanoğlunun götürülmek istendiği noktaya beyaz ve siyah önlüklü rahipler vasıtasıyla götürülür.
Bugün gelişmiş üniversitelerdeki bilim adamlarının açıklamalarını araştırısanız ortodoksin bilimin insana dair anlatıların dışında yazılar yazanları nasıl aforoz ettiklerini görürsünüz.Fakat inanç sizin gözlerinizi kör etmiş.
Verdiğin linkteki yazını okudum. Kaynak olarak 22 yıl önceden kalma bir makaleyi, 34 yıl önce ölmüş bir yaratılışçı bilimadamının bir sözünü, ve söylediği sözü "evrimsel süreklilik yoktur" olarak yanlış yorumladığın başka bir bilimadamının 2 lafıyla 67 ülkenin bilim akademilerinin imzaladığı bir iap protokolünü fes etmişsin.
Sayfana daha fazla ziyaretçi çekmek için yapıyorsan bunları, gerçekten gerek yok. Sayfan hakettiği ziyaretçiyi zaten zaman içinde alacaktır.
Akhe bilimkurgu bende severim. Fakat bilimkurgu ile gerçek yaşam arasında bir çizgi vardır. Gerçek hayatında o çizginin sanal hayatında olana göre daha kalın çizdiğini ümit ederim.
Saygılar,
Neferkamin Anu
27-07-2009, 17:03
Verdiğin linkteki yazını okudum. Kaynak olarak 22 yıl önceden kalma bir makaleyi, 34 yıl önce ölmüş bir yaratılışçı bilimadamının bir sözünü, ve söylediği sözü "evrimsel süreklilik yoktur" olarak yanlış yorumladığın başka bir bilimadamının 2 lafıyla 67 ülkenin bilim akademilerinin imzaladığı bir iap protokolünü fes etmişsin.
tensiz boşa yormayalım kendimizi ,
Sen doksanların sonuyla çöken evrim teorisini yaz bakalım miillet öğrensin.
Çökmüş bir teori karşısında dna analizine bakarak teori oluşturmak kadar akıl ve bilim dışı ne olabilir.
Öncelikle okuyucudan sürekli bilgi kaçırıyorsunuz.
Bu ülke insanı çok merkezli teori nedir neden çökmüştür yerine bir makale niye evrim teorisi diiye geçirilmiştir onları yaz bize.
Biraz genbilim sitesine baksan Dna yaklaşımının evrimi açıklayamayacağını göreceksin fakat inanç kötü bir şey.
Bilim adamlarınada yaratılışcı şucu bucu diiye sıfatlar takarak sapiensi evrim ürünü yapabilme gibi çalışmalar mevcut.Çamur at izi kalsın ile bilimsellik olmaz.Varsa delikanlı biir bilim adamı Sapiensin Atasını ortaya koyar. Atası olmayan bir şeyi bilim diye savunmak nedendir bunu anlayamadım bu dünyada.
tensiz.denek
27-07-2009, 17:38
tensiz boşa yormayalım kendimizi ,
Sen doksanların sonuyla çöken evrim teorisini yaz bakalım miillet öğrensin.
Akhe, evrim teorisi çökmüş olsaydı inan bana yazardım. Sen tam bir inkar içindesin. Ama senin probleminin bunların hepsinden daha derin olduğuna inanıyorum.
Çökmüş bir teori karşısında dna analizine bakarak teori oluşturmak kadar akıl ve bilim dışı ne olabilir.
Blogunda akıl ve "bilimin içinde" olan hiçbirşeye rastlayamadım
Öncelikle okuyucudan sürekli bilgi kaçırıyorsunuz.
Bizler gizli ajanız. İşimiz bu.
Bu ülke insanı çok merkezli teori nedir neden çökmüştür yerine bir makale niye evrim teorisi diiye geçirilmiştir onları yaz bize.
Çok merkezli teori senin icad ettiğin birşey ise bilmiyorum. Patentini aldın mı? Anlat bakalım neymiş.
Bilim adamlarınada yaratılışcı şucu bucu diiye sıfatlar takarak sapiensi evrim ürünü yapabilme gibi çalışmalar mevcut.Çamur at izi kalsın ile bilimsellik olmaz.Varsa delikanlı biir bilim adamı Sapiensin Atasını ortaya koyar. Atası olmayan bir şeyi bilim diye savunmak nedendir bunu anlayamadım bu dünyada.
Bahsettiğin bilimadamı evrimin çöktüğünü fln söylemiyor. Kendisi evrimci ve yaratılışçı. Onun sözlerini çarpıtan sensin. Üzerine de bilimadamlarına "delikanlı" gibi sıfatlar takarak beni sıfat takmakla suçluyorsun.
Konu başlığımız sapiens ve sapiensi kimse evrimle açıklayamaz, çünkü evrim değil genetik mühendisliktir.
Neferkamin Anu, evrim sapiensi gayette açıklıyor fakat sen görmek istemiyorsun. Hadi bunu bir kenara bırakalım yazdığını iyice okursan demek istediğin şu anlama geliyor Sapiens'e kadar evrimle gelmiştir fakat bir tek sapiensi uzaylılar genetik olarak oluşturmuştur. Yani sapiens hariç diğer canlıların evrimle oluştuğunu kabul ediyorsun.
Bu arılardaki değişim evrimle ilgili olabilir mi ?
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=201665&page=1
tensiz.denek
28-07-2009, 14:20
Bu arılardaki değişim evrimle ilgili olabilir mi ?
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=201665&page=1
Habere göre çevredeki değişim arılardaki mutasyonu hızlandırmış. Doğal koşullarda böyle bir mutasyon daha az sık görürelecekken tarımsal ilaçlama ve kimyasal maddeler arılarda mutasyon oluşum hızını hızlandırmış.
Bu zararlı mutasyona güzel bir örnek: Mutasyon, canlının görüşünü engelleyerek canlının hayatta kalabilme şansını düşürmüş.
Eğer bu mutasyon görüşü engelleyen değil, geliştiren bir mutasyon olsaydı, zamanla daha iyi görebilen arıların popülasyonunda doğal seçilime bağlı bir artış gözlenirdi.
Dolayısıyla bu olay değişim evrime mekanizmalardan biriyle ilişkilidir fakat evrimin tamamına değil.
Saygılar,
Neferkamin Anu
28-07-2009, 16:48
japonyada kişi başına yıllık kitap 25 adet civarındadır, Türkiyedeki bu durum ise tam tersi olarak kitap başına 6 kişi düşer.
Durum bu noktada iken evrimci evrimi bilmez dinci dini, ne olacak bizim bu halimiz bilmiyorum.
Çok merkezli evrim teorisinin çöktüğünü bilmeyen evrimcilerimiz varken bu ülkede bilimsel tartışma nasıl yapılabilir, daha teorilere hakim olunmazken yapılan tüm tekrarlar inanç değilmidir.
Ben boşuna kendimi yırtmıyorum Ateizm bir inançtır diye.
İnançlar hakikat düşmenı olarak yalanlardan daha tehlikelidir demiş usta boşunada söylememiş.
Hadi bilmiyorsanız ben size söyleyim ,
90 sonlarına kadar savunulan Çok merkezli Evrim teorisi çökmüş yerine bir makale MtaDna alınmıştır.
Evrimciyim diyorsanız bari bunu bilin.
Evrim teorisinin tarihsel gelişimini bilmiyorsanızda şu kitabı okyun, evrimin sefaletini göreceksiniz.
Roger lewin , Modern İnsanın Kökeni.
Okuyun Türkiye okuyun sizi ne din kurtarır nede Ateizm,
Sizi tek kurtaracak okumaktır fakat oda 2 gruptada yok.
Neferkamin Anu
28-07-2009, 16:52
Neferkamin Anu, evrim sapiensi gayette açıklıyor fakat sen görmek istemiyorsun. Hadi bunu bir kenara bırakalım yazdığını iyice okursan demek istediğin şu anlama geliyor Sapiens'e kadar evrimle gelmiştir fakat bir tek sapiensi uzaylılar genetik olarak oluşturmuştur. Yani sapiens hariç diğer canlıların evrimle oluştuğunu kabul ediyorsun.
İşte anlaşamadığımız nokta bu , Bilim sapiense gelinceye kadar her şeyi evrimle açıklayabilir, fakat bir gecede sapiens evrimleşti diiyerek bu iş akıl ve mantık sınırlarını zorlar.
Bu iki anti-tezde düşünceyi kavrayamamış yunan felsefesinin ürünüdür. Felsefelerin kökü yanlış olduğu için epistomolojilerinizin yetrsiz kalıp insana dair gerçekçi teorilerin ortaya koyulamamasının altındada bu yatar.
İki anti tezde yanlıştır.
Zaten bunu anlayan bilim adamları eski felsefelere sarılarak bugün sıra dışı teorilere imza atmaktadırlar ki, bunun yegane yaşayan örneği Hawking ' tir.
Jenerik Yunan felsefesi ve buna bağlı ortodoksin bilim (üniversite ) ve dinler çökmüştür.
Neferkamin Anu ,
Sistemli evrim karşıtlığınınzı her fırsatta devam ettiryorsunuz.
Fakat sizin bu sapience yi evrim açıklayamaz derken ,
mtDNA teorisi çökmüştür derken ,
ortaya koyduğunuz bilimsel kanıtlarınız nelerdir?
Sözleriniz afaki birer iddia mı yoksa kanıtları olan iddialar mı?
Yoksa havanda su mu dövüyorsunuz.
Charles darwin,Roger lewin ve diğer evrimcilerin itirafları için
http://www.evrimcilerinitiraflari.com/16.htm
Neferkamin Anu
28-07-2009, 17:55
Neferkamin Anu ,
Sistemli evrim karşıtlığınınzı her fırsatta devam ettiryorsunuz.
Fakat sizin bu sapience yi evrim açıklayamaz derken ,
mtDNA teorisi çökmüştür derken ,
ortaya koyduğunuz bilimsel kanıtlarınız nelerdir?
Sözleriniz afaki birer iddia mı yoksa kanıtları olan iddialar mı?
Yoksa havanda su mu dövüyorsunuz.
sayın yönetim kurulu üyesi,
Sistemli evrim karşıtlığı evrim denen teorinin kilise temeli üzerine oturtulmasından kaynaklıdır. Evrim denilen olgu bir ayağı din olan batı kültürünün bir parçasıdır ve devletler tarafından kontrol edilir.
Batı tipi evrim İnsanı şu ana kadar açıklayamamıştır, açıklayamazda . Bunu diile getiren bir çok bilim adamı kendi sistemleri içerisinde Aforoz edilmiştir.
Batı tipi evrimin bilimsel olduğu iddia ediliyorsa akıl ve mantık ilkelerinin kabul edeceği teorileri ortaya koymak zorundadır, kapalı kapılar ardında Radyo karbon tarihlendirmeleriyle oynayarak teori bozulmasın diye bilim adına yalan söylemesi sadece bu teorinin bir inanç olduğunu gösterir, Yanagunide bulunanları çinde , saray bosnada evrime ters arkeolojik bulguları saklamasıda bu yüzdendir.
Evrim bir inançtır, insanoğlunun gerçek tarihinden uzak bir jeneriğin dünyayı kablo şebekesi gibi saran yönetenlerin eğitim ağından savrulan yalanlardır.
Biraz açık fikirli olunuz ve önünüze geleni bilim diye yutmayınız, bu fosilllerdeki şemaya uymayan bir çok fosil kalıntıları saklanmaktadır. Artık bunu Bağımsız Bilim dünyası bilmektedir. Teorilere din gibi sarılıp insanın geçmişinin üstünün bir şekilde örtülmesi sizi rahatsız etmiyorsa Evrimi savunmaya devam ediniz, siz gündelik hayatlarınızda rutin işlerinizi yaparken sizin adınıza düşünüp önünüze bilimsel bilgi budur diye servis yapanlar nihayetinde var değilmi... !!!!!!! ??????
http://www.forbiddenarcheology.com/
Neferkamin Anu
28-07-2009, 17:58
Charles darwin,Roger lewin ve diğer evrimcilerin itirafları için
http://www.evrimcilerinitiraflari.com/16.htm
İşte bu ülkenin yegane sorunu, okumayan yurdum insanı gerçek bilgiyle HY sayesinde tanışıyor ve bunları HY yazınca tümden red ediyor.
ben ne diyorum, bu ülkede ateizmin yegane savunucusu HY dir. HY olmasa ateizm biter.
Neferkamin Anu, ben senin neye inandığını anlamakta zorluk çekiyorum. Evrim yok herşeyi Tanrı mı yarattı diyorsun yoksa Evrim sapiense kadar var sapiensi Uzaylılar mı yaptı diyorsun ?
Neden sürekli dışardan bir müdahale gereksinimi duyuyoruz? Darwin'e de çok yapıldı bu. İnsanı açıklamakta doğal seleksiyon yetersiz kalıyor dendi. Ben kesinlikle kabul etmiyorum. Bize dışardan bir müdahale yapılmış olamaz. Yapıldıysa çok kötü bir mühendislik ki, bunun çok bariz örnekleri var.
- kadınların doğum anını genellikle başka bir kadının yardımı olmadan atlatamaması gibi.
- Doğal hiç bir silahın olmaması gibi. (pençe, köpek dişi)
- Alet kullanımının aşamalı gerçekleşmesi
- Doğamızdaki yoketme ve şiddet güdüsü
Sapiense çok fazla doğa üstü nitelik yüklüyoruz. Ben çok gelişmiş canlılar olduğumuzu düşünmüyorum. Beyinlerimiz hala doğada çıplak gezdiğimiz milyonlarca yıllık dönemlerin izlerini taşıyor.
Biraz açık fikirli olunuz ve önünüze geleni bilim diye yutmayınız, bu fosilllerdeki şemaya uymayan bir çok fosil kalıntıları saklanmaktadır. Artık bunu Bağımsız Bilim dünyası bilmektedir. Teorilere din gibi sarılıp insanın geçmişinin üstünün bir şekilde örtülmesi sizi rahatsız etmiyorsa Evrimi savunmaya devam ediniz, siz gündelik hayatlarınızda rutin işlerinizi yaparken sizin adınıza düşünüp önünüze bilimsel bilgi budur diye servis yapanlar nihayetinde var değilmi... !!!!!!! ??????
Bu bilgiye nerden eriştiniz bilmiyorum ama bizden daha fazla bilgiye sahipseniz bunları nesnel kanıtlar olarak sunun. Altta linkini verdiğiniz siteye göz attım. Birtakım Hindu simgeleri ve alternatif bilim saçmalığının izlerine rastladım. Komplo teorisi üretmek yerine gerçekleri konuşun. Ayrıca "Bağımsız bilim dünyası" da nedir?? Bilim disiplin içerir.Tüm farklı fikirler biraraya getirilip test edilir. En çok test edilen ve bu testlerden başarılı sonuçlarla çıkan veriler bir başka daha sağlam veriyle sınanana kadar doğru kabul edilir. Bu bir ruhbanlık değil gerçeğin belgelenmesidir. Bizler aptal beyni uyuşmuş müritler değiliz. Evrimi savunmak, akla en uygun olanı savunmak demektir.
Doğada hiç bir şey bir anda ortaya çıkmaz. Bunu açıklayabilecek, test edebilecek kimse yoktur. Her canlı bir öncekinden değişerek evrilir, gelişir. Akla uygun olanı budur. Bundan daha doğal daha mantıklı bir açıklama düşünemiyorum. Uzaylılar tarafından klonlanmak veya doğaüstü bir yaratıcı fikri insanın ne kadar hayalci bir varlık olarak evrildiğini göstermekten başka bi işe yaramaz . :)
Firavun emmi,
Aynı şeyleri tekrarlayıp durma. Biryerlerden 2-3 tane saçmalık okumuşsun, aynı masalları anlatıp duruyorsun. Sadede gel artık. İddialarını ispatla ve sorulara yanıt ver.
1. Evrim var mıdır, yok mudur?
2. Evrim vardır ama modern insanın ortaya çıkışı evrimle açıklanamaz mı diyorsun? Böyle diyorsan bunu neye dayanarak söylüyorsun?
3. İnsan evrimle ortaya çıkmadıysa, nasıl çıktı? Bir tanrı tarafından mı yaratıldı, yoksa uzaylılar tarafından mı Dünya'ya salıverildi? Bunlardan biri ise kanıtların, dayanakların nelerdir?
4. Neden konuyla ilgili bilim adamlarının neredeyse tamamı, bilim dışı olduğu halde (senin iddian bu) evrimin gerçek olduğunu iddia etmektedir? Bundan çıkarları nedir?
5. Yüzbinlerce bilim adamına inanmamamızı, sadece sana inanmamızı gerektiren kanıtların nelerdir?
6. "The Man from Earth (http://www.imdb.com/title/tt0756683/)" isimli filmdeki Cro-Magnon adamı sen misin? İddialarını bizzat yaşadıkların ve gördüklerinden mi aktarıyorsun?
Şimdi sorulara cevap ver ve iddialarını tek tek ispatla bakalım. Ayakların yere basıyor mu yoksa hayaller dünyasında mı geziniyorsun herkes bilsin.
Neferkamin Anu
29-07-2009, 22:26
6. "The Man from Earth (http://www.imdb.com/title/tt0756683/)" isimli filmdeki Cro-Magnon adamı sen misin? İddialarını bizzat yaşadıkların ve gördüklerinden mi aktarıyorsun?
Bunu ben yazsam frodo anında mesajdan cezayı patlatırdı.
Evrim karşıtları, antibiyotik direnci konusunda GIKINIZ cıkmıyo, ne iş?
mustafakemal
30-07-2009, 01:53
demirtunç
allah vardır sitesini belirttiğiniz gibi objektif olarak okumuştum.fakat kanıt maalesef yok.Sitede devamlı işte bunu evrimciler açıklayamıyor şunu çözemiyor gibi birçok ifade var.
olabilir herşey açıklanamamış olabilir,ama elle tutulur gözle görülür açıklamalara da aynı sizin yazdığınız gibi objektif olarak inanmak gerekir.
ve zamanla daha çok olgu açıklanacak,çünkü her yeni gün insanlık daha da büyük bilimsel yol katediyor.
farkındamısınız evrende hiçbir doğal süreç "ol deyince oldu" ifadesi ile bağdaşmıyor.
herşey ama herşey yavaaş yavaaş oluyor,10 yılda vs değil.
doğrudan allaha karşı gelebilen tek iradeli bir varlık olan şeytan da mı sizce bir tanrı olabilirmi?insana secde etmiyor ben ateşten yaratıldım diyor.ateşten yaratılan bir melek.melekler tek iradeli,şeytan denilen varlık da asli olarak bir melek ve tek iradeli.
bunu beyinsel mantık kuralları içinde nasıl açıklarsınız ??
ama lütfen masalsı ve zor olmasın.
bu olay biraz gılgamış ve nuh vakasına benziyor.
ve ayrıca demirtunç allahı bana kanıtlamayı unutmayın,ama şöyle gözle görülür bir biçimde olursa sevinirim..biraz zor sordum ama,ne yapalım beni de karşıya geçtikten sonra buzağaya tapan yahudiler gibi düşünün..:)
evrensel-insan
30-07-2009, 02:08
Saygideger arkadaslar;
Insanoglu evrilerek mi olustu?, yaratilarak mi olustu?, ki uzayi savunanlar icinde; insanoglunun nakli bir yaratimdir, sonucta. Ya da uzaylilarin, kendilerini insanogluna evirmesidir. Siz bunlari tartisin durun. En iyisi ve tutarlisi benim teorim. VARDI ve VARSAYDI.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Neferkamin Anu, neden benim ve sapiensin sorduğu sorulara tam cevap vermeyorsun. Çok ciddie merak ediyorum senin bu konuda ne düşündüğünü.
Evrim teorisi İLK VAR OLUŞ'u nasıl açıklar?
Evrim teorisi var olmuş olan oluşumun içindeki değişimleri açıklar.Bu yüzden yaratıcı kavramına ters olduğunu diretmek bir nevi evrimin amacını saptırır.Evrim oluşmul olan düzenin nelerle süre gelerek bu günlere ulaştığını inceler,araştırır ve açıklama yapar.Fakat sanırım bazıları bunu tam olarak anlayamayıp evrimi=Tanrı yok olarak değerlendiriyor.Bu olsa olsa mantık yada bilgi eksikliğinden yada önyargılı bir düşünceden kaynaklanmaktadır.
Saygılarımla...
Teşekkür ederim. O zaman anlıyorum ki Evrim Teorisi YARADILIŞ'ı inkar etmez. Yaratılan yaratığın evrildiğini söyler ve onun teorilerini üretir. Doğrumudur?
tensiz.denek
01-08-2009, 02:27
Evrim teorisi İLK VAR OLUŞ'u nasıl açıklar? Evrim teorisi ilk varoluşu açıklamaz. İlk varoluştan itibaren canlıların nasıl evrildiklerini açıklar. Bir canlının evrilmesi için ilk önce varolması gereklidir. Varolmayan bir canlı evrilemez. Dolayısıyla ilk varoluş evrim teorisinin kapsama alanına girmez. İlk canlı abiyogenezin araştırma alanıdır.
Saygılar,
hayir ,
Eger yaratilisin iciersine evrimi sokarsan , o zaman kuran dahil butun kutsal kitaplari cope atman lazim ,
Belki yeni bir din anlayisi ile evrim din icersine dahil edilebilir , ama simdiki tek tanrili dinlerin konseptisi buna izin vermez
Sayın tensiz.denek'ten alıntıdır.
Evrim teorisi ilk varoluşu açıklamaz.
Peki EVRİM TEORİS'ni ilk ortaya atan Darwin, neden bu konuda görüşler belirtmiştir?
tensiz.denek
01-08-2009, 02:36
Teşekkür ederim. O zaman anlıyorum ki Evrim Teorisi YARADILIŞ'ı inkar etmez. Yaratılan yaratığın evrildiğini söyler ve onun teorilerini üretir. Doğrumudur?
Sayın meo,
Evrim bilimsel bir teoridir. Yaratılış ise bilimin dışındadır. Dolayısıyla evrim teorisi yaratılışı ne inkar edebilir ne de tasdikleyebilir. Buna rağmen ikisini bir arada kabullenmek isteyenler için evrim teorisinin kutsal kitaplarla çakıştığı noktalar vardır. Asıl sorun da buradan kaynaklanmaktadır zaten. Canlıların bir anda yoktan yaratılması, sudan ve çamurdan yaratılış, evrenin ve dünyanın 6 günde yaratılması, adem ve havva'nın ortaya çıkışı, bütün canlıların ve dünyanın insanın sömürüsü için yaratılmış olması vs asıl çakışma noktalarındandır.
Saygılar,
Sayın niveru'dan alıntı.
Belki yeni bir din anlayisi ile evrim din icersine dahil edilebilir
Nasıl böyle bir görüşe sahip oldunuz anlayamadım.
Sayın tensiz.denek
Yüce Yaradanın böyle bir gücü olmama ihtimali yoktur. (Tabii bu benim görüşüm) Bilim sizce varoluşu açıklayabilir mi?
tensiz.denek
01-08-2009, 02:45
Sayın tensiz.denek'ten alıntıdır.
Evrim teorisi ilk varoluşu açıklamaz.
Peki EVRİM TEORİS'ni ilk ortaya atan Darwin, neden bu konuda görüşler belirtmiştir?
Darwin bir bilimadamı olarak atollerin oluşumundan hayvancılığa kadar daha birçok konuda da görüşler belirtmiştir. Darwin sadece evrim alanında çalışmalar yapmıyordu. Mesela daha bugün Darwin'in okyanustaki balıkların yüzme hareketlerinin okyanus akıntılarını etkileyebileceğini düşüncesinin doğrulandığına dair bir haber okuduk. Bu konu da evrim teorisinin içine girmez mesela.
Saygılar,
Bana 'insan' konusuna girip girmeyeceğimi soruyorsun. Sanırım bu konudan tamamıyla uzak duracağım. Benim yirmi yıldır üzerinde çalıştığım bu yapıt ise hiçbir şeyi çözümlemeyi veya cevaplamayı başaramayacak. Ama insanın evrimi konusunda akıl almaz derecede hayal kırıklığına uğradım. CHARLES DARWIN
Bu söz evrim teorisinin çöküşü demek değil mi?
Geçmişte yetenekli bazı antropologlar büyük bir hata yaparak bir tür timsah femur kemiğini ve üç tırnaklı bir at tırnağını insanların atasından kalıntılar olarak yorumlamışlar. Wray Herbert
nasil mi?
eger kuran incil tevrat uydurulmus seyler degilse ,icersinde evrimi barindirmaz ,,
ortadogulu tek tanrili dinlerin insanligin yaratilmasi konusunda sadece adem tezi vardir,
yeni kurancilar cok cok zorlama yorumlarla , ademden kastin tek insan degil , insan toplulugu olduguna yonelik iddalari vardir ama , bunun ayaklari yere basmaz ,,
hatta allah , kuranda insanlar icin inet koyun gibi hayvalarida var ettigini soyle , ama bu hayvanlar dogal olarak degil , insan katkisi ile var olmuslardir , dogada kendi halinde olagelmis hayvanlar degildir ...
anlatmak istedigim , evrim ile dini bagdastirarak , tek bir yaraticiya varmak istiyorsaniz elinizdeki malzeme buna uygun degil , o zaman yeni bir din ortaya koymalisiniz ,
Ben daha fazla sayfa israfına girmeyeyim. Kaynakları ile birlikte EVRİMCİLERİN İTİRAFLARINI göndereyim inceleyin.
http://www.evrimcilerinitiraflari.com/16.htm
Dediğim gibi kaynaklar da mevcut.
ps: evrim teoriside her yeni bulunan kanitlar fosiller kesiflerle kendi icinde de evrimlesmektedir , bugun darwinin ilk ortaya koydugu tezden cok daha degisik bir noktadadir
Sayın niveru'an alıntı
hatta allah , kuranda insanlar icin inet koyun gibi hayvalarida var ettigini soyle , ama bu hayvanlar dogal olarak degil , insan katkisi ile var olmuslardir , dogada kendi halinde olagelmis hayvanlar degildir
Bu konuda bilimsel deliliniz????
nasil mi?
eger kuran incil tevrat uydurulmus seyler degilse ,icersinde evrimi barindirmaz ,,
hatta allah , kuranda insanlar icin inet koyun gibi hayvalarida var ettigini soyle , ama bu hayvanlar dogal olarak degil , insan katkisi ile var olmuslardir , dogada kendi halinde olagelmis hayvanlar degildir ...
İlkinde ne demek istemişsiniz tam anlamadım.Yani bunlar uydurulmuş olsaydı içlerinde evrimimi barındıracaktı mı demek istediniz?
İkincisinde insan katkısı ile var olmuşlardır teziniz nedir.Yani insanlar labaruvar koşullarındamı bu hayavnları üretmişlerdir.Doğada kendi halinde oluşan hayvanlar değillerdir,yani evrimle değil,insan katkısı ile var olmuşlardır diyorsunuz.
Sanırım yazım hataları var aksi halde çok komik gözüküyorlar...
Saygılarımla...
tensiz.denek
01-08-2009, 03:07
İkincisinde insan katkısı ile var olmuşlardır teziniz nedir.Yani insanlar labaruvar koşullarındamı bu hayavnları üretmişlerdir.Doğada kendi halinde oluşan hayvanlar değillerdir,yani evrimle değil,insan katkısı ile var olmuşlardır diyorsunuz.
Sayın nogada, niveru bazı hayvanların yapay seçilimle evcilleştirilmelerini kastetmiştir. Koyun, keçi, inek, öküz, at, köpek, tavuk, domuz vs. Bu hayvanlar insanlar tarafından yapay seçilim ile bu görünüme gelmişlerdir. Oysaki kutsal kitaplara göre bu hayvanlar gökten insanlar faydalansın diye indirilmiştir veya yaratılmışlardır.
Saygılar,
Sayın nogada, niveru bazı hayvanların yapay seçilimle evcilleştirilmelerini kastetmiştir. Koyun, keçi, inek, öküz, at, köpek, tavuk, domuz vs. Bu hayvanlar insanlar tarafından yapay seçilim ile bu görünüme gelmişlerdir. Oysaki kutsal kitaplara göre bu hayvanlar gökten insanlar faydalansın diye indirilmiştir veya yaratılmışlardır.
Saygılar,
Zannedersem öyledir sayın tensiz.denek,zaten belirttiğim üzere yazım hatası yada devrik cümle olduğundan demek istediği anlaşılmıyor.Fakat burda insan katkısıyla var olmamışlardır,insan katkısı ile evcilleşmişlerdir.
Sayın niverunun ilk söylediğindede bir devrik cümle hatası var yada noktalama esksikliği onu anladıysanız,bunada bir açıklama getirirseniz sevinirim.Sayın niveru...
İnsan katkısı ile hayvan varoluşunu açıklamayla evcilleştirmenin arasında nasıl bir bağ var ki?
Bana 'insan' konusuna girip girmeyeceğimi soruyorsun. Sanırım bu konudan tamamıyla uzak duracağım. Benim yirmi yıldır üzerinde çalıştığım bu yapıt ise hiçbir şeyi çözümlemeyi veya cevaplamayı başaramayacak. Ama insanın evrimi konusunda akıl almaz derecede hayal kırıklığına uğradım. CHARLES DARWIN
Bu söz evrim teorisinin çöküşü demek değil mi?
Sevgili Meo yazdığın sözü söyleyen Darwin 1882 ölen birisi. Darwin hayattayken söylediği sözü nasıl olurda evrim teorisinin çöküşü olarak örnek verebilirsiniz. İnsanın evrimine ait fosillerin %90 dan fazlası 1900 yılından sonra bulunmuşken
Sayın Ki-Adi'den alıntı.
Sevgili Meo yazdığın sözü söyleyen Darwin 1882 ölen birisi. Darwin hayattayken söylediği sözü nasıl olurda evrim teorisinin çöküşü olarak örnek verebilirsiniz. İnsanın evrimine ait fosillerin %90 dan fazlası 1900 yılından sonra bulunmuşken
Dikkat ederseniz söylenen söz insanın evrimi ile ilgili değil. O konuya girmeyi daha düşünmemiş bile. Bu açıklamasında sanırım hayvanlarla ilgili açıklama yapmış. Ayrıca az önce ki verdiğim linki incelerseniz ne demek istediğimi sanırım anlarsınız.
tensiz.denek
01-08-2009, 03:30
Ben daha fazla sayfa israfına girmeyeyim. Kaynakları ile birlikte EVRİMCİLERİN İTİRAFLARINI göndereyim inceleyin.
http://www.evrimcilerinitiraflari.com/16.htm
Dediğim gibi kaynaklar da mevcut.
Sayın meo,
Evrim teorisi bilim dünyasında gayet yerleşmiş bir teoridir. Linkini verdiğiniz sayfa HY sayfasıdır ve HY'nin bu yazıları paragraflarından izole ederek, yukarıdan-aşağıdan kırparak yayınladığı ve üzerine de cümlelerin içinde geçtikleri paragrafların anlam bütünlüğünü bozarak magazincilik yaptığı bütün arkadaşlarımız tarafından iyice bilinmektedir.
Mesela bilimadamlarının yaptıkları bir araştırma sonucunda "sandığımızdan daha karmaşıkmış" şeklinde yaptıkları bir yorumu HY "evrim teorisi birkez daha çöktü" şeklinde yorumlamaktadır. Eğer şüpheci bir karakteriniz varsa bizim söylediklermize güvenmeyin ama HY'ya hiç güvenmeyin.
Evrimi öğrenmek istiyorsanız, doğa üstü olandan, tanrıdan, cinlerden, ruhlardan bahsetmeyen ve her cümleyi allah yaratmıştır diye bitirmeyen yazarların kitaplarını tercih edin. Çünkü doğa-üstü bilimdışıdır ve bilim bilimdışı olanla açıklanamaz.
Bunun dışında bazı Darwin dahil bazı evrimbilimciler çözemedikleri bir problemle karşılaşılaşabilirler, moralleri bozulabilir, depresyona girebilirler. Bilimadamları da bizim gibi insan. Yeni şeyler keşfettiklerinde, meslektaşlarından yardım aldıklarında, teknoloji ilerlediğinde ve yeni aletlerde daha kaliteli araştırmalar yapmaya başladıklarında kendilerini toparlayıp işlerine devam edeceklerdir. Yaptıkları biriki depresif yorum bütün teoriyi çökertmeyecektir. Ben fizik öğrencisiyken bazı teoremlerin saçmalığı hakkında sıklıkla olumsuz yorumlar yapıyordum. Bu yorumlarım henüz hiçbir teoremi çürütemedi.
Saygılar,
Sayın Ki-Adi'den alıntı.
Sevgili Meo yazdığın sözü söyleyen Darwin 1882 ölen birisi. Darwin hayattayken söylediği sözü nasıl olurda evrim teorisinin çöküşü olarak örnek verebilirsiniz. İnsanın evrimine ait fosillerin %90 dan fazlası 1900 yılından sonra bulunmuşken
Dikkat ederseniz söylenen söz insanın evrimi ile ilgili değil. O konuya girmeyi daha düşünmemiş bile. Bu açıklamasında sanırım hayvanlarla ilgili açıklama yapmış. Ayrıca az önce ki verdiğim linki incelerseniz ne demek istediğimi sanırım anlarsınız.
Dikkat ettim. Son satırı okursan insanın evrimi ile ilgili olup olmadığını anlarsın. Sonuç olarak ister insanın evrimi ile ilgili olsun ister olmasın, ister sede hayvanlarla alakalı olsun önemli değil. Önemli olan Evrim konusundaki önemli gelişmeler 1900lü yıllarda yaşanmıştır. Yani Darwin öldükten sonra. Onun için Darwin yaşarken bazı şeyler arasında bağlantı kuramamış olması çok normaldir
Sayın tensiz.dene^'ten alıntı.
Evrimi öğrenmek istiyorsanız, doğa üstü olandan, tanrıdan, cinlerden, ruhlardan bahsetmeyen ve her cümleyi allah yaratmıştır diye bitirmeyen yazarların kitaplarını tercih edin. Çünkü doğa-üstü bilimdışıdır ve bilim bilimdışı olanla açıklanamaz.
O zman Evrim Teorisinin dinlerle ve yaratılışla bir sorunu olduğunu kabul ediyorsunuz. Bilimin açıkladığı / açıklayabileceği bir varoluş hikayesi / tezi / hipotezi sizce var mı? Şu anda bilinemez diye bir yanıt vermezsiniz umarım. Açıklamanızdan "Eğer bilim bunu açıklayamazsa bilimdışıdır ve bilimdışı olan da Yaradılışla açıklanır" anlaşılabilir mi? Eğer Evrim Teorisinin ve ya Abiyogenezin varoluşla ilgili bir açıklaması yoksa ve bu açıklamayı yapamazsa Evrim Teorisine inananların / bu teoriden beklentileri olanların durumu ne olur?
İyi geceler
saygılar.
tensiz.denek
01-08-2009, 03:56
Zannedersem öyledir sayın tensiz.denek,zaten belirttiğim üzere yazım hatası yada devrik cümle olduğundan demek istediği anlaşılmıyor.Fakat burda insan katkısıyla var olmamışlardır,insan katkısı ile evcilleşmişlerdir.
Sayın niverunun ilk söylediğindede bir devrik cümle hatası var yada noktalama esksikliği onu anladıysanız,bunada bir açıklama getirirseniz sevinirim.Sayın niveru...
Sanırım sayın niveru kutsal kitaplar uydurulmamış ve gerçekten kutsal olsalardı evrime de geniş yer verirlerdi diye düşünüyor. Kutsal kitaplar insanların, hayvanların ve alemin -bugün hesapladığımız zaman ölçeğine göre- bir anda ortaya çıktığını söylüyorlar. Bu biranda ortaya çıkma, kaburga kemiğinden yaratılma vs, hayalgücü yüksek herhangi bir insanın düşünebileceği basit şeyler. Bu basit anlatımlar, gerçekte olanları anlamamız için yeterli gelmiyor.
Anlamak için bilimsel enstrümanlar gereken mesela bir evrim teorisi, izafiyet teorisi, sicim teorisi gibi karmaşık teorilere kutsal kitaplarda rastlayamıyoruz. Bu da ortadoğu merkezli dinlerin insanlar tarafından uydurulmuş olma ihtimallerini yükseltiyor.
Benim fikrim özellikle kuran'da hiçbirimizin ihtiyacı olmayan Ahzâb 33.50 gibi surelerin gereksiz ve kutsal amaçların dışında amaçlara hizmet etmek için oraya konduğudur. Kutsal olamyan hiçbirşeyin gerçekten kutsal kitaba girebileceğini düşünmüyorum. Eğer peygamberin cinsel hayatı yerine mesela evrim suresinden bahsedilseydi:
Evrim 34.56 "Ey müninler, biliniz ki hepinizin atası birdir, ve o ne insandır ne kedidir. Soyağacınızdaki yapraklar her rüzgarla dalgalanır, aranızda aklı selim vücudu sağlam olanlar dalda kalır, diğerleri rüzgarla havalanır. Allah bunları yanına almaktadır, amacı hayatın dallanıp budaklanmasıdır. Allah şüphesiz çok merhametlidir." Evrim suresi gerçek olsaydı ve kuranla bilim çakışmasaydı sizinle biz bu forumda aynı tarafta aynı şeyi savunuyor olurduk.
Saygılar,
Yaratılışa inanan insanlar evrim karşıtlığı yaparak çıkmaz yola girdiklerinin farkında değiller. Evrimi kabul edemiyorlar çünkü inandıkları kitaplarda yazanlara aykırı. Bü yüzdende evrime kabul etmiyorlar. Evrimi kabul etmedikleri vakit bu sefer daha büyük bir sorun çıkıyor. Meo'nun verdiği linkte 3.5 milyon yıllık ayak izlerinin İnsana ait olduğunu iddia ediyorlar. Eğer evrim yoksa ve o 3.5 milyon yıllık ayak izleri İnsana aitse çok büyük sorun çıkıyor. 3.5 milyon yıl boyunca insanoğlu ne yaptı? Nasıl olurda Piramidlerden tut uzay mekiğine kadar herşey son 7bin yıl boyunca yapılır. Diğer kalan zamanda insan oğlu ne yaptı? Kitaplarda geçen bütün hikayeler hatta kitapların kendileri bile son 6-7 bin yıla ait biraz daha genişletirsek son 10bin yıla ait diyebiliriz. Evrime inanmayanlar bu aradaki Muazzam boşluğu nasıl dolduracaklar çok merak ediyorum
tensiz.denek
01-08-2009, 04:29
O zman Evrim Teorisinin dinlerle ve yaratılışla bir sorunu olduğunu kabul ediyorsunuz. Bilimin açıkladığı / açıklayabileceği bir varoluş hikayesi / tezi / hipotezi sizce var mı? Şu anda bilinemez diye bir yanıt vermezsiniz umarım. Açıklamanızdan "Eğer bilim bunu açıklayamazsa bilimdışıdır ve bilimdışı olan da Yaradılışla açıklanır" anlaşılabilir mi? Eğer Evrim Teorisinin ve ya Abiyogenezin varoluşla ilgili bir açıklaması yoksa ve bu açıklamayı yapamazsa Evrim Teorisine inananların / bu teoriden beklentileri olanların durumu ne olur?
İyi geceler
saygılar.
Sayın meo,
Canlılığın ilk başlangıcı konusunda birçok hipotez var. Hepsini bildiğimi söylersem yalan söylemiş olurum. Bu başlangıç hipotezleri üzerine yapılan testlerde canlılık için gereken organik moleküller organik olmayan moleküllerden üretilebilinmiştir. Fakat bugüne kadar bu hipotezlerin hiçbiri doğrulanıp teori olamamıştır.
Ben biyolojide ilk canlının aranılmasını fizikte yerçekimi kuvvetini taşıdığı düşünülern gravitron parçacığının aranmasından farklı görmüyorum. Zamanla teknoloji ilerledikçe ve yeni nesil bilimadamları yetiştikçe, bu sürede de dünyamız hala yaşanılır bir gezegen olmaya devam ederse bu sorulara kaide diyebileceğimiz cevaplar verilebileceğini düşünüyorum.
Bununla beraber yinede sayfamızda yayınladığımız abiyogenez hipotezi videosuna bir göz atabilirsiniz. Benim en akla yatkın bulduğum hipotez budur. http://www.evrim-teorisi.org/index.php?option=com_hwdvideoshare&task=viewvideo&Itemid=106&video_id=31
Tabi sorunuza yanıt vermek gerekirse, laboratuar koşullarında bir canlı organik maddelerden yaratılamadığı sürece ilk canlılığın nasıl oluştuğu sorusu cevapsız kalacaktır.
Yaratılışçılık konusunda da, yaratılışçılık test edilebilir olmadığı için -bilimsel metodlar yüzyıllar içinde değişmediği sürece- bilimsel olarak kabul edilemez. Yani binlerce yıl içinde laboratar koşullarında ilk canlı üretilmezse, abiyogenez ne kadar başarısız bir teori ise, yaratılışçılık da o kadar başarısız olacaktır. Çünkü hiçbirzaman bir bilimadamı yoktan bir canlı yaratmak istediğinde tanrı ortaya çıkıp yoktan bir canlı yarattıramayacaktır, çünkü tanrı bunu yapmaz. Dolayısıyla yaratılışçılık test edilebilir değildir.
İnsanlık olarak teknoloji konusunda bugüne kadar az bir yol kat ettik, daha atom enerjisinin keşfi bir yüzyılı bulmadı. Şahsi fikrim birgün ilk canlının oluşumunun laboratuar koşullarında başarılı olacağıdır. Hiçbirşeyin yoktan var olabileceğine inanmıyorum ve gözlemlerim beni yanıltmıyor.
Saygılar,
tensiz.denek
01-08-2009, 04:43
Kitaplarda geçen bütün hikayeler hatta kitapların kendileri bile son 6-7 bin yıla ait biraz daha genişletirsek son 10bin yıla ait diyebiliriz. Evrime inanmayanlar bu aradaki Muazzam boşluğu nasıl dolduracaklar çok merak ediyorum
Sayın Ki-Adi,
Truva düşmek üzereyken Zeus kazdağındaki altarında savaşı yönetirken Hera tarafından uyutulmuş. Bu hikayeye benzer bir şekilde kutsal kitapların içinde insanların 3.5 milyon yıl boyunca uyutulduğuna dair birşeylerin bulunabileceğine güvenim sonsuz.
Saygılar,
Sevgili sapiens homosapiensin kökeninde homo erectus olduğunu hiç bir bilim adamı iddia etmiyor demek gerçek dışı olur. Belki %99 u Homo Erectus vardır der.
Sayın Ki-Adi,
Bu yazınızı kaçırmışım, yeni gördüm. Birkaç sene öncesine kadar Erectus'un çoğunlukla Sapiens'in atası olarak değerlendirildiği doğrudur. Ancak son dönemde hazırlanan çizimlerde Erectus, soyu tükenen ayrı bir tür olak resmedilmektedir. Birkaç örnek vereyim:
Resim 1 (http://skepacabra.files.wordpress.com/2008/09/evolutionary-tree.jpg)
Resim 2 (http://www.amnh.org/education/resources/rfl/web/hhoguide/images/familytree_lg.jpg)
Resim 3 (http://www.iupui.edu/~mstd/a103/Human%20Origins%20Chart_files/iskull.gif)
Resim 4 (http://www-tc.pbs.org/wgbh/nova/hobbit/images/tree-01.jpg)
Resim 5 (http://tobavolcano.googlepages.com/chart23.JPG/chart23-full.jpg)
Resim 6 (http://rationalrevolution.net/images/Fig_04.gif)
Resim 7 (http://www.all-creatures.org/hope/gw/human_evolutionary_tree.gif)
Bunların yanı sıra, daha az miktarda olmakla birlikte, Erectus'u Sapiens'in kökünde gösteren çizimler de mevcuttur.
Sonuç olarak, son dönemde genel temayül, Erectus'un Sapiens'in atası olmadığı şeklindedir.
Saygılar...
Selam
Evrimcilere bir sorum olacak size göre insan evriminin en büyük delilleri nelerdir?
Maddeler halinde kısa bir şekilde yazarsanız sevinirim.
kafasikarisik
04-08-2009, 16:13
İnsan evriminin en büyük delili insanın kendisidir.
İnsanda var olan hiç bir özellik kendisine has değildir.
Hepsi başka canlılarda var olan özelliklerdir.
Kimi daha gelişmiştir, kimi körelmiştir.
İnsan sıfırdan varolmuş olsaydı hiç bir organının diğer hayvanlara benzememesi gerekirdi.
demir_tunc
04-08-2009, 18:40
kafası karışık senin iyice kafan karışmış. verdiğin delile bak. madem organlar benziyo neden sizin pagan dininize göre bizden önceki hayvanlardaki muhteşem özellikler bizde yok?
Selam
Evrimcilere bir sorum olacak size göre insan evriminin en büyük delilleri nelerdir?
Maddeler halinde kısa bir şekilde yazarsanız sevinirim.
Öncellikle evrimin en büyük delili dünyanın geçmişidir. Dünyanın geçmişi canlıların hepsinin birden bir saniyede ortaya çıkmayıp belirli zamanlarda yavaş yavaş ortaya çıktığını gösteriyor. Bu ortaya çıkışsa genellikle gelişmişe doğru bir ortaya çıkış.
Daha sonra canlılar arasındaki genetik benzerlikler.
Fizyolojik benzerlikleri ilk olarak delil olarak verebiliriz.
tunamert
05-08-2009, 16:30
Gericiler neden Darwin den korkar?
Anne tarafınızdan mı maymunsunuz? baba tarafınızdan mı?
1860 yılının Haziran ayında İngiliz Bilim Geliştirme Derneği’nin yıllık toplantısı için 700 dinleyici toplantı salonunu doldurmuştu.
Darwin karşıtı fikirleriyle sivrilen Oxford Piskoposu Samuel Wilberforce konuşmasını yaparken dinleyici sıralarında oturan Huxley’e döndü ve şöyle dedi:
“Acaba dede tarafınızdan mı yoksa nine tarafınızdan mı maymundan geliyorsunuz?”
Darwin ünlü kuramı “Evrim Teorisi”ni ortaya attığından bu yana dünyanın her dininden gericilerinin hâlâ aynı zeka ve espri seviyesini aynı kelimelerle korumaları “evrim”in bir kısım insan için hiç de geçerli olmadığını ispat ediyor ironik bir şekilde…
Darwin’in yardımcılarından Tomas Henry Huxley ise bu gerici din adamına şu yanıtı verdi:
“Büyükbabamın yeteneğini çok ciddi bir bilimsel tartışmayı sırf komediye dönüştürmek amacıyla kullanan etkili ve zeki bir adam olmasındansa bir maymun olmasını tercih ederim.”
Darwin’in “Evrim Teorisi”ni ortaya koyduğu 1858 yılından bu yana gericiler cephesinde bir gelişme yok, ama ilerici cephe 1858′leri çoktan geride bıraktı. Gericiler dedelerinin maymun olmadığını söyleyedursunlar her bilimsel gelişme Darwin’i haklı çıkardı.
Bugün bilim dünyasında Darwin’in teorisi bir kuram olarak tartışılmaz, yerçekimi yasası, suyun kaldırma kuvveti, e=mc2 gibi bilimsel bir doğru olarak kabul edilir.
Buna karşı çıkanlarınsa bilim dünyasında değil sadece sirklerde yerleri olabilir ama o sirklerde bile şempanzelerle yarışmaları gerekir insanları eğlendirebilmek için…
Gericilerin Darwin’e ve “Evrim Teorisi”ne bu kadar büyük ve köklü bir düşmanlık beslemelerinin nedeni incelemeye değer bir konu ama öyle yüzeysel bir şekilde değil, çok daha derinlemesine.
Dinciler Tanrının kitabını değil
ekmek teknelerini savunuyorlar
“Evrim Teorisi”ne karşı çıkan dincilerin temel kaygısı Allah’ın kitaplarını savunmaktır. Çünkü Tevrat’ta da, İncil’de de, Kuran’da da yeryüzünün ve insanın nasıl yaratıldığı açık ve ayrıntılı bir şekilde anlatılır.
Kutsal kitaplara göre Allah yeryüzünü yani dünyayı altı günde, insanoğlunu ise “anında” yaratmıştır. Tanrı “ol” demiştir ve insan olmuştur. Bu nedenle Kutsal kitaplara göre bir “Yaradılış Hikayesi” vardır.
Ancak sadece Kutsal kitaplarda değil tüm mitolojilerde de gerek yeryüzünün gerekse insanoğlunun ortaya çıkışı benzer bir yaradılış hikayesiyle anlatılır.
İşte Darwin’in “Evrim Teorisi” bu kutsal hikâyeyi sona erdirmektedir. Eğer evrim varsa ve hele hele bu milyonlarca yıl sürmüş ve hâlâ da sürüyor ise kutsal kitaplarda yazılanlar gerçek değildir. Bu ise kutsal kitapların hiç de ilahi olmadığını yani tanrı ürünü olmadığını ortaya çıkarır. Böylesi bir durumda evrim varsa kutsal kitapların dönemi kapanmış demektir.
Ancak Evrim düşmanlarının derdi elbette ki kutsal kitaplar değildir. O kutsal kitaplar olmasa, din adamlarına da yer yoktur. Darwin dönemini ele alacak olursak Oxford Piskoposu sadece kitabı değil kiliseyi de terketmek zorunda kalacaktı ki bu da onun ekmek kapısını terk etmesi demekti.
Dinin her dönem için en büyük geçim kapısı, rant alanı olduğunu düşünürsek din adamlarının Evrim’e bu kadar düşman olmalarının nedenini çok daha iyi kavrayabiliriz.
Fakat Evrim teorisinin çok daha özel bir yönü vardı. Bir kısım din adamı, bir kısım kilise ve hatta bazı Müslüman din adamları da bir süre sonra çark ettiler: Evrim’in aslında kitapta yazdığını, evrimi sağlayanın bizzat Allah olduğunu, evrimin Allah öyle istediği için gerçekleştiğini vaaz etmeye başladılar.
“Peki neden 1858′de Darwin bu teoriyi ortaya atana kadar hiçbir din adamı çıkıp da bunun kutsal kitaplarda olduğunu, Allah’ın evrimi kurguladığını söylemedi?” diye soru sorarsanız din adamlarına bir cevap veremezler.
Ne hikmetse bir bilim adamı bunu ortaya atana kadar hiçbir dinin din adamının evrimden haberi bile yoktu!
Ama dincilere yine de sığınacak bir kapı açalım, bizim ülkemizde mollalar bilmezler belki ama aslında Darwin de din adamı sayılır: Cambridge’teki Rahip Okuluna gitmiş ama din adamı eğitimini yarıda bırakmıştır!
Gericinin bilim anlayışı: Jeolojiye evet biyolojiye hayır!
“Evrim Teorisi”nde asıl dikkati çeken nokta hep insanın kökeni oldu. İnsan maymundan mı evrilmişti yoksa yeryüzüne insan olarak, yani ademoğlu olarak mı gönderilmişti?
Oysa “Evrim Teorisi”, yeryüzünün üzerindeki tüm maddelerle birlikte bir evrim sürecinden geçtiğini ve geçmekte olduğunu ortaya koyar.
Yeryüzündeki toprak, kayalar, denizler evrim geçirerek oluşmuştur. Bugün üzerine bastığımız toprak milyonlarca yıllık bir evrim sonucunda oluşmuştur.
Dolayısıyla evrimin ilk halkası jeolojiyle ilgilidir. Fakat din adamları jeolojik evrime karşı çıkmamışlardır. Ne de olsa insan değil topraktır evrim geçiren.
Hatta botanik ve zooloji bilim dalları gelişirken bile din adamlarının direnişi gelişmemiştir. Üstelik botanik ve zooloji genellikle din adamlarının bir ek uğraşı olarak gelişmiş ve bilim dalına dönüşmüştür daha sonra.
Yine Darwin insan dilinin kökenlerine gitmiş, dilin de evrildiğini açıklamıştır. Filolojinin gelişmesi din adamını hiç de rahatsız etmemiştir.
Evrimin tek halkası rahatsız etmektedir tutucuları ve din adamlarını; insanın kökeni.
Onlara göre Adem ve Havva ortak anamız ve babamızdır ve insanoğlu da buradan çoğalmıştır. Fakat maymundan gelmeyi kabul etmeyen ve bir gurur meselesi yapan tutucu, nasıl olup da Adem ve Havva’dan türediğini bir türlü aklına getirmemektedir.
Eğer Darwin haklı olursa hepimiz insanlaştık demektir ve bu hiç de kötü bir şey değildir; en azından bugün insanız demektir.
Ama eğer Yaradılış Hikayesi doğru ise, atalarımızın ya kendi kızkardeşleriyle, ya anneleriyle, ya babalarıyla, ya oğullarıyla birleşmiş olması gerekir!
Fakat gerici için bunun önemi yoktur. O anası ile birlikte olmayı bile düşünür ama maymundan geldiğini asla kabul edemez…
İnsan biyolojisine yapılan arkeolojik kazı
Darwin’in buluşu tutucu ve gerici insanlara kabul edilemez geldi. Oysa aynı tutucular arkeoloji biliminin gelişmesine ses çıkarmadılar.
Arkeologlar toprağı kazdı ve kazdıkları her katmanda yeni bir uygarlık buldu, yeni insanlık buldu.
Herkes destekledi.
Hayvan ve bitki fosilleri buldu, kaya parçaları buldu, dinozorları buldu.
Herkes destekledi.
Ama Darwin arkeolojiyi bizzat insanoğlunun biyolojisine yapmaya kalktı.
On bin yıl öncesine, yüz bin yıl öncesine, milyon yıl öncesine vurdu kazmayı. Vurdukça insansı maymunlara ulaştı.
Ama insanlar bu arkelojiye dur dediler ve kazıyı durdurmaya çalıştılar. Çünkü ortaya çıkan eser insanın kökenini, maymunları işaret ediyordu.
İnsanın Evrim’i büyük bir tutuculukla, büyük bir gururla reddetmesinin nedeni aslında ne Kutsal Kitabı, ne dini, ne Allah’ı savunmaktı. Onlar sadece kendi varlıklarını, savundular. Eğer tersi olsaydı, jeolojiye ve kayaların değişimine de ses çıkartmaları gerekirdi.
Zaman geçti yeryüzünün yaşı ortaya çıkarıldı. İnsanoğlu elektriği ve ışık hızını buldu. Einstein açıktan bir sosyalistti ama Darwin kadar tepki çekmedi. Din adamları fiziğin gelişimine karşı çıkmadı. Oysa o fizik, dine ve kutsal kitaplarda yazılanlara büyük darbe vuruyordu.
Aynı şekilde kimya gelişti, matematik gelişti, diğer bilim dalları gelişti. Gelişen her bilim dalı kutsal kitapların temellerini sarstı. Ama din adamları seslerini çıkartmadılar. Çünkü onlar tanrıyı ve kutsal kitapları değil sadece kendi geçmişlerini koruyorlardı.
İnsan ruhuna yapılan arkeolojik kazı
Darwin’den sonra ikinci büyük tepki başka bir arkeoloğa gösterildi, bu da tıp kökenli bir bilim adamıydı Freud.
Darwin’in insanın biyolojik kazısını yapması gibi Freud da insanın “ruh kazısı”na başladı.
İnsana yapılan bu arkeoloji tüm gericileri hatta sıradan insanları bile ürküttü. Çünkü kazı devam ettikçe insanın ruh derinlikleri katman katman açıldıkça Darwin’in teorisine doğru yol alınıyor ve insanların hayvani dönemlerine, içgüdüsel varlıklarına gidiliyordu.
Darwin’e maymun diyen gerici Freud’a sapık dedi ve çıktı işin içinden.
Üstelik Darwin’in biyolojik materyalizmine karşı Freud ruhla ilgileniyordu. Bu, gericileri mutlu edebilirdi. İnsanın salt biyolojik bir madde değil aynı zamanda bir ruh, yani mânâ olduğunu göstermişti Freud.
Fakat Freud’un günahı daha büyüktü, o insanın maymundan geldiğini söylemiyordu, Adem ve Havva efsanesini yaratan insan ruhunun derinliklerine iniyor ve insana bu hayvani geçmişini hatırlatıyordu. Üstelik bu hayvani yanın hiç kaybolmadığını, insan ruhunun doğal bir parçası olduğunu söylüyordu.
Adem ve Havva’yı efsaneleştiren gerici sapık olmuyordu ama bunun kökenini gösteren bilim adamı sapık oluyordu gericiye göre.
Gerici kendi maymunluğuyla da kendi sapıklığıyla da yüzleşmekten korkuyordu.
Korkuyor ve gerçeğin ortaya çıkmaması için sadece kara çalıyordu.
Enteresandır gericiler hiçbir dönem ne Darwin’e karşı ne de Freud’a karşı bir bilimsel çalışma yürütemediler, onların tek bir yanlışını bile bulamadılar ama sadece tek bir şey yaptılar, birine maymun diğerine sapık dediler.
Ve bilimsel kanıtlardan daha etkili oldu bu yaftalamalar gericiliğe açık insan kitlelerinin üzerinde.
Sömürücü sisteme yapılan arkeolojik kazı
Ama Darwin’in ve Freud’un asıl tehlikeli yanı doğrudan toplumsal mücadelelerde ortaya çıktı. Benzer bir kazıyı toplumsal sınıfların tarihinde Marks başlattı.
“Sınıf arkeolojisi”nde dünyanın düzeni ortaya çıktı, bugünün işçileri ve burjuvalarının Allah’ın hikmeti olmadığı, geçmişte böylesi bir sömürünün olmadığı ortaya çıktı.
Marks, kazıda gericinin sinir sistemine vurdu kazmayı. Gericinin tek derdi, sınıflı toplumu, buna bağlı olarak ataerkil yapıyı, emekçilerin sömürülmesini ve kadının ikinci sınıf olmasını, kısacası kendi düzenini savunmaktı.
Bu düzenin kendi düzeni değil Allah’ın düzeni olduğunu iddia ediyor ve insanlara da Allah’a itaat edin diyordu.
Allah’a dua ediliyor, kiliseye ve camiye bağışlar yapılıyor, din adamları ve burjuvalar krallar gibi yaşıyor, emekçilerse sürünüyordu.
İşte “Evrim Teorisi” bu insan yapımı düzeni sarsıyordu.
Eğer Evrim varsa, sömürü sonradan ortaya çıkmış demekti. Nitekim ilk toplumlarda sınıfların, sömürünün, cins ayrımının, din ayrımının olmadığı ortaya çıkmıştı.
Sosyalizmse tüm bunları bir ideolojiye dönüştürüyor ve kapitalist düzenin tüm kavram ve kurumlarına darbeler indiriyordu.
Dertleri Evrimi yok saymak değil Devrim’i bastırmak!
Marks en büyük şeytandı, Darwin onun temeliydi ve hep birlikte anıldılar.
Ayakların eşit olma mücadelesinde başlar buna razı olmuyordu.
Onlara göre Allah burjuvayı burjuva, işçiyi işçi olarak, din adamını din adamı olarak yaratmıştı. Ama Marks ve Darwin el ele vermiş bunu yıkmaya çalışıyordu.
Bugün gazetelere tam sayfa ilan verenler Darwin’e saldırıyı hep Marks’a ve sosyalizme saldırıyla bu nedenle birleştirmektedirler. Mesele Darwin’in “Evrim Teorisi”ni değil Marks’ın Devrim Çağrısını bastırmaktır.
Eğer Evrim varsa, insanlar bir zamanlar bugünkü gibi değillerdi demektir, sınıflar dün yoksa ve sonradan ortaya çıktıysa, yarın da ortadan kaldırılabilir.
Darwinci “Evrim Teorisi”nin Marks’ta devrimciliğe dönüşümü bu şekilde oluyordu.
Fakat din adamlarının tutucu teorisine göre böyle gelmiş böyle giderdi ve insanlar bu duruma biat etmeliydi. İnsanlık sadece çalışacak, sömürülecek, itiraz etmeyecek aksine dua edecekti.
Bu, Evrimin kadere dönüştürülmesiydi.
Ya da tersinden söylersek “Evrim Teorisi” kaderciliğin yıkılması demekti.
Tutucuların kaderciliğini besleyen ikinci olgu mucizelerin varlığıydı.
Kaderin olduğu yerde insanın bu kaderden kurtulması ancak mucizeyle olurdu. O nedenle insanlar biat etmeli, kaderlerine razı olmalı ve bir mucize beklemeliydi.
Evrimle kaderine başkaldıran insan mucizeyi gökte aramadı. Artık mucize değil, devrim peşindeydi.
Tüm sömürücü düzenlerin ve düzenbazların dinsel kılıf arkasına sakladıkları, mucizelerle, kaderle, kısmetle sıkı sıkıya örttüğü düzen, Evrimci arkeoloji ile artık bir antik kent gibi meydana serilmişti.
Bu kente ilk adımını atan Marks artık Promethe’leri de mitolojinin derinliklerine gönderiyor ve çalışan, yaratan, üreten insanın devrimci gücünü ortaya çıkarıyordu.
Tüm din adamları, tüm sömürücüler bu nedenle Darwin’den korkuyordu.
Çünkü Darwin’in açtığı kapıdan Sosyalizm geliyordu.
Ve devrimci mücadele sömürücü sınıfları tüm tapınaklarını ortadan kaldırıyordu.
Gericiler Darwin’den korkmayacaktı da ne yapacaktı?
Devrimci Evrim’den Gerici Evrim’e
Fakat bir süre sonra gericiler bu teorinin devrimci yanıyla savaşmaktansa her zamanki yöntemleyle bu teoriyi gericileştirmeye giriştiler.
Darwin’in Evrim şeması maymundan insana geçişi öngörüyordu ve bir basamak teorisiydi. Bu basamaklar geçmişten günümüze uzandığında maymundan insana doğru bir ilerlemeyi simgeliyordu. İlkel maymundan uygar insana geçişti bu.
Bu ilerleme düşüncesi ilk anda insanlığın ilkel komünal sistemden sosyalizme doğru olan yükselişini de çağrıştırıyordu. Ama çağrıştırdığı çok daha derin bir imge vardı. Uygar toplumun burjuvasının derinlerinde de bir maymun gizliydi: Emekçi.
Bir bakıma bu, işçilere kapitalizmde reva görülen muameleyi gösteriyordu. Daha sonra aynı sistem içine zenci de yerleştirildi, hatta açıkça maymun denilerek. Ve yine Üçüncü Dünyalı insan, doğulu, barbar denilerek aynı yere kondu.
Marks’ın toplumun ezilenleri için yaptığı bu çağrışım kapitalizmin elinde birden gerici bir evrimciliğe dönüştü ve ezilenler maymun ilan edildi. Bu gerici evrimcilikte evrim sürekliydi ama ezme ve ezilme de sürekli olacaktı. O halde hep maymunlar ve uygar insanlar toplumda birlikte yer alacaktı.
Tarihin belki de en devrimci buluşu kapitalistlerin elinde en gerici teoriye böylece dönüştürülüverdi. Oysa Darwin, evrim teorisindeki basamakların sadece zamanı gösterdiğini ve bir ilerlemeyi kastetmediğini açıkça yazmıştı. Ama ilerlemeci Marksizmin teorik açığını bulan kapitalizm buradan ilerlemeci bir reformculuk yaratmıştı bile.
Fakat kapitalistlerin bu tahrifatına çok daha büyük bir tahrifatı faşistler ekledi, onlar bazı insan gruplarını, alt insan sınıfına soktular ve bir ırklar basamağı yarattılar. Böylelikle ırkçılık doğdu ve üstelik referans olarak da Darwin’i aldı.
Oysa Darwin’in teorisi bir biyoloji teorisiydi ve insanların biyolojik varlıkları ile toplumsal varlıkları farklıydı. Fakat ırkçı faşistler insanı tamamen biyolojik yaratıklara dönüştürerek insanlığı hayvani bir sistem olan faşizme sokmaya çalıştılar.
Bugün insanlığın geleceği için çalışan sosyalistler için, Darwin ve “Evrim Teorisi”, her türden gerici dinci ideolojilere, her türden kapitalist ve sömürücü fikirlere, her türden ırkçı faşist sapıtmalara ve elbette reformcu düzen savunuculuğuna karşı, bir “Devrim Teorisi” olarak ele alınmalı ve savunulmalıdır.
demir_tunc
07-08-2009, 13:47
Evrim safsatasına bir darbe daha..
körelmiş organ denen organlar hayati öneme sahip...
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=163707&cat=220&dt=2009/08/06
kafasikarisik
07-08-2009, 13:52
Kullanılmayan organların körelmesi Lamarck'çı düşüncedir. Önce evrimi öğrenin sonra karşı çıkın.
Evrimin olmadığına EVRİMCİLER bile kanaat getirdiler. Ama hala hararetli savunucuları mevcut.
tensiz.denek
07-08-2009, 14:47
Evrimin olmadığına EVRİMCİLER bile kanaat getirdiler. Ama hala hararetli savunucuları mevcut.
Hangi EVRİMCİLER evrimin olmadığına kanaat getirmişler?
Daha önce bir sürü söz yazdım ama siz türkçe oldukları için kabul etmediniz. İngilizcelerinide gönderdim yine kabul etmediniz.
tensiz.denek
07-08-2009, 15:26
Daha önce bir sürü söz yazdım ama siz türkçe oldukları için kabul etmediniz. İngilizcelerinide gönderdim yine kabul etmediniz.
Birincisi ingilizcelerini göndermediniz. Kime ait olduğu belli olmayan bir yazı ingilizce bir yazıyı tercüme etmemi istediniz. Bende tercüme ettim. Benden "kırmızı başlıklı kız" hikayesinin bir paragrafını tercüme etmemi rica etseydiniz onu da tercüme ederdim.
İkincisi türkçesini verdiğiniz yazıların orijinal ingilizce kaynaklarını gösteremediniz. Bu durumda sitem etmeye hakkınız yok.
Size Darwin'in bütün yazışmalarının bulunduğu bir adres verdim. 4000 mektup ve 10000 not arasından bahsettiğiniz mektup/notu göstermenizi istedim onu da gösteremediniz. Hala yaratılışçı sayfaların papağanlığını yapmaya devam ediyorsunuz.
EVRİMCİ dediğiniz bilimadamlarını araştırırsak bilimsel gerçekleri kabullenmeyen, bilimi bilimsel olmayanla açıklayabileceklerini düşünen dindar, dinadamları dışında dostları olmayan sözdekutsal kitaplara inanan, yaratılışçılar olduklarını görürüz.
Herhangi bir örnek verin EVRİMCİ dediğiniz evrimcilere. Wikipedia bize hangi kiliseye bağlı çalıştıklarını söyleyecektir.
Saygılar,
Sayın tensiz.denek'ten alıntı.
Hala yaratılışçı sayfaların papağanlığını yapmaya devam ediyorsunuz.
Papağanlıktan bahsedeceksek siz de EVRİMCİ sayfaların papağanlığını yapıyorsunuz demem gerekir ama ben öyle düşünmüyorum. Herkes inanmak istediğine inanır demenizi beklerdim. Papağanlık "İNSANIM" diyen kimseye yakışmaz.
Daha önce ingilizce bir yazı yazdım. İnanın ingilizceden hiç anlamam. Sözlükte çevireceğim diye uğraştım. başaramadım ve buraya yazdım.
"The pathetic thing is that we have scientists who are trying to prove evolution, which no scientist can ever prove"
Sizin çeviriniz aşağıdaki gibi idi.
Sayın tensiz.denek'ten alıntı.
Burada "Acınası olan şey, hiçbir bilimadamının hiçbir zaman kanıtlayamayacağı evrimi kanıtlamaya çalışan bilimadamlarımızın olmasıdır." Yazıyor.
Dediniz. Teşekkür ederim. Bu sözü söyleyen "Dr Robert Millikan"
Hangi kiliseye bağlı acaba?
Saygılar.
tensiz.denek
07-08-2009, 21:14
Sayın tensiz.denek'ten alıntı.
Hala yaratılışçı sayfaların papağanlığını yapmaya devam ediyorsunuz.
Papağanlıktan bahsedeceksek siz de EVRİMCİ sayfaların papağanlığını yapıyorsunuz demem gerekir ama ben öyle düşünmüyorum. Herkes inanmak istediğine inanır demenizi beklerdim. Papağanlık "İNSANIM" diyen kimseye yakışmaz.
Daha önce ingilizce bir yazı yazdım. İnanın ingilizceden hiç anlamam. Sözlükte çevireceğim diye uğraştım. başaramadım ve buraya yazdım.
"The pathetic thing is that we have scientists who are trying to prove evolution, which no scientist can ever prove"
Sizin çeviriniz aşağıdaki gibi idi.
Sayın tensiz.denek'ten alıntı.
Burada "Acınası olan şey, hiçbir bilimadamının hiçbir zaman kanıtlayamayacağı evrimi kanıtlamaya çalışan bilimadamlarımızın olmasıdır." Yazıyor.
Dediniz. Teşekkür ederim. Bu sözü söyleyen "Dr Robert Millikan"
Hangi kiliseye bağlı acaba?
Saygılar.
:D Dr. Robert A. Millikan'ın bir sözü demek.
Birincisi kendisi ünlü bir nobel ödüllü fizikçidir EVRİMCİ değil.
İkincisi 1953 yılında rahmetli olmuş. Yani o zamandan beri 56 yıl geçti. 56 yıldan beri yapılan keşifleri sıralamamı istermisiniz?
http://www25.uua.org/uuhs/duub/articles/robertmillikan.html
Ayrıca bu adreste Dr. Robert Millikan'ın biyografisi var ve kendisnin bilimin ve evrimin en temel şekilde birbirlerine bağlı olduğunu düşündüğünü kariyerinin sonuna doğru yazdığını söylemiş. Burası(Unitarian Universalist Historical Society) da kaynak göstermemiş. HYci olarak sizde göstermemişsiniz. Hanginize inanalım?
Şans eseri ki bu bahsettiğniz "çarpıtma" HY'nin iyi bilinen çarpıtmalarından biridir. Buyurun okuyun
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?option=com_content&view=article&id=53&Itemid=110
"The pathetic thing is that we have scientists who are trying to prove evolution, which no scientist can ever prove"
cümlesini google da tırnaklarla beraber arayın. Kaçtane sonuç gördüğünüzü ve bu sonuçların kaçının HY'nin sayfası olduğunu söyleyin. Nobel ödüllü bir fizikçinin evrim konusundaki bir düşüncesi sadece o kadar internet sayfasını etkilemiş olabilir mi?
Saygılar,
NOT: Papağancılıktan kastettiğim size verilen bilginin doğruluğunu kontrol etmeden ezberden tekrarlamanızdır. Bu sözleri ezberden tekrarlamadan önce doğruluğunu kendizin kontrol etseydiniz keşke.
http://atschool.eduweb.co.uk/sbs777/vital/evolutio.html
http://atschool.eduweb.co.uk/sbs777/vital/evolutio.html
Kardeşim, sen beynini organ mafyasına mı kaptırdın?
Adam sana ayrıntısıyla, güzelce açıkladı HY'nın yapmış olduğu çarpıtmayı ama sen hala ısrarla bilmediğin dilde yazılmış linkler vermeye devam ediyorsun. Verdiğin link İskoç kilisesine ait bir siteye ait. Harun Yahya tarzı çarpıtmalardan başka birşey yok bunlarda.
Ya, biraz kafayı kullanın. Uzaya giden mekikleri papazlar, imamlar mı yapıyor yoksa bilim adamları mı? Galileo "Dünya dönüyor" dediğinde engizisyonculara kelleyi kaptırıyordu az daha. Peki sonunda kim haklı çıktı? Diğer konularda her zaman kim haklı çıkıyor? Dünya 6.000 yıl yaşında mı yoksa çok daha mı eski?
Bütün bunları görmemek mümkün değil. Bilimi bilim adamları yapar, din adamları değil. Seni sen yapan aklına ihanet ediyorsun ama bunun bile farkında değilsin.
Ekmek teknesini korumak için evrime saldıranları anlıyorum ama bu beyni yıkanmışlara körükörüne inanan yarım akıllıları anlamak mümkün değil...
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Kardeşim, sen beynini organ mafyasına mı kaptırdın?
Kimseye bir şey kaptırdığım yok. Ama evrime inananların bir yerlerini kaptırdıkları kesin. :)
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Adam sana ayrıntısıyla, güzelce açıkladı HY'nın yapmış olduğu çarpıtmayı ama sen hala ısrarla bilmediğin dilde yazılmış linkler vermeye devam ediyorsun. Verdiğin link İskoç kilisesine ait bir siteye ait. Harun Yahya tarzı çarpıtmalardan başka birşey yok bunlarda.
Sayın tensiz.denek’le aynı anda göndermişiz yazılarımızı. Ayrıca bu sitenin kime ait olduğu önemli değil ki. Hele kiliseninse daha da garip geliyor bana. Oktar BABUNA’yı konuşturmayan, konuşturmak istemeyenler de bu bahsettiğiniz kilisenin bağlı olduğu kurum değil mi? Yani kiliselerde aslında EVRİM TEORİSİ’nin çökmesini istemiyorlar.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Ya, biraz kafayı kullanın.
Evet ya kafayı kullanmamız lazım. Olayı dün gece Mine hanım çok güzel açıkladı. “Bütün olaylar TESADÜFİ olmuştur. Bilim kendini tesadüflere odaklamıştır. YARADILIŞCILARLA aynı ortamda bulunmak istemem. (Çünkü sorduklara sorulara TESADÜFTEN başka cevabı yok.) Ben darwinizme inanarak huzur buldum, cennete cehenneme, yaratıcıya inanmıyorum” dedi. (Evrim teorisinin inanca karşı kurulmuş bir örgütün İNANÇSIZLIĞA İNANMA kurgusu olduğunu kabul etmiş oldu.) Kafayı kullanmamızın lazım olduğu kesin.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Uzaya giden mekikleri papazlar, imamlar mı yapıyor yoksa bilim adamları mı?
Elbette ki bilim adamları. Ama ilk var oluşa da çok güzel bilimsel ve inandırıcı açıklamaları var. Değil mi? :)
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Bilimi bilim adamları yapar, din adamları değil. Seni sen yapan aklına ihanet ediyorsun ama bunun bile farkında değilsin.
Evet haklısın. Bilimi bilim adamları yapar. Ama ilk yaradılış bilimin değil Yüce ALLAH’ın bir sanatıdır. Akla ihanet etme konusunda evrimcilerin eline kimse su dökemez. Ara evrim formu var mı yok mu?
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Ekmek teknesini korumak için evrime saldıranları anlıyorum ama bu beyni yıkanmışlara körükörüne inanan yarım akıllıları anlamak mümkün değil...
Evet haklısınız. Sizi anlamak cidden mümkün değil. Bana ilk oluşumu bilimle açıklayabilecek var mı? Ha pardon daha evrimcilerin babaları bırakın Harun Yahya’yı, daha Oktar BABUNA’nın karşısına çıkmaya cesaret edemediler ki. Neden? Çünkü verecekleri bilimsel cevapların hepsi çürüdü dökülüyor. :)
Dün gece ki tüm olaylara, konuşmalara, delillere çarpıtma diyenler tamamen önyargılıdır. Adamlar bilmem kaç milyon yıllık tavşan fosili getirdi. Tavşan bilmem kaç milyon yıldır hiç evrim geçirmemiş. Demek ki neymiş? Evrim YOK.
Saygılar.
tensiz.denek
08-08-2009, 13:37
Sayın tensiz.denek’le aynı anda göndermişiz yazılarımızı. Ayrıca bu sitenin kime ait olduğu önemli değil ki. Hele kiliseninse daha da garip geliyor bana. Oktar BABUNA’yı konuşturmayan, konuşturmak istemeyenler de bu bahsettiğiniz kilisenin bağlı olduğu kurum değil mi? Yani kiliselerde aslında EVRİM TEORİSİ’nin çökmesini istemiyorlar.
HY papağancılığının üzerine birde Oktar BABUNA papağancılığı başladı.
Evet ya kafayı kullanmamız lazım. Olayı dün gece Mine hanım çok güzel açıkladı. “Bütün olaylar TESADÜFİ olmuştur. Bilim kendini tesadüflere odaklamıştır. YARADILIŞCILARLA aynı ortamda bulunmak istemem. (Çünkü sorduklara sorulara TESADÜFTEN başka cevabı yok.) Ben darwinizme inanarak huzur buldum, cennete cehenneme, yaratıcıya inanmıyorum” dedi. (Evrim teorisinin inanca karşı kurulmuş bir örgütün İNANÇSIZLIĞA İNANMA kurgusu olduğunu kabul etmiş oldu.) Kafayı kullanmamızın lazım olduğu kesin.
Video:
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?option=com_hwdvideoshare&task=viewvideo&Itemid=106&video_id=14
YAzılar:
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?view=items&cid=2%3Asss-evrim&id=24%3A500-aminoasitlik-bir-proteinin-rastgele-oluabilme-olasl-tuem-artlar-goez-oenuende-bulundurularak-hesaplandnda-10950-de-1-yani-sfr-ihtimal-ckyor1-bu-hesaplama-da-kendi-kendine-oluumun-imkanszln-goestermektedir&option=com_quickfaq&Itemid=100
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?view=items&cid=2%3Asss-evrim&id=23%3Aevrim-teorisine-goere-buetuen-bu-karmak-yaplar-canl-yaamlar-salt-rastlantlar-sonucu-mu-olutu&option=com_quickfaq&Itemid=100
Elbette ki bilim adamları. Ama ilk var oluşa da çok güzel bilimsel ve inandırıcı açıklamaları var. Değil mi? :)
Evrim teorisi ilk canlıyı açıklamaz.
Evet haklısın. Bilimi bilim adamları yapar. Ama ilk yaradılış bilimin değil Yüce ALLAH’ın bir sanatıdır. Akla ihanet etme konusunda evrimcilerin eline kimse su dökemez. Ara evrim formu var mı yok mu?
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?view=items&cid=2%3Asss-evrim&id=25%3Aevrim-teorisinin-oengoerdueue-geci-formlarnn-bulunamad-soeyleniyor-doru-mu&option=com_quickfaq&Itemid=100
Evet haklısınız. Sizi anlamak cidden mümkün değil. Bana ilk oluşumu bilimle açıklayabilecek var mı? Ha pardon daha evrimcilerin babaları bırakın Harun Yahya’yı, daha Oktar BABUNA’nın karşısına çıkmaya cesaret edemediler ki. Neden? Çünkü verecekleri bilimsel cevapların hepsi çürüdü dökülüyor. :)
Evrim teorisi ilk canlıyı açıklamaz.
Dün gece ki tüm olaylara, konuşmalara, delillere çarpıtma diyenler tamamen önyargılıdır. Adamlar bilmem kaç milyon yıllık tavşan fosili getirdi. Tavşan bilmem kaç milyon yıldır hiç evrim geçirmemiş. Demek ki neymiş? Evrim YOK.
Sadece yaratılışçıların konuk olarak çıkarıldığı, -objektif kaldığını iddia ederken cevapları önceden konuklara hazırlatılmış soruların sorulduğu- moderatörün de kökünden yaratılışçı olduğu bir tartışma programında evrimin tartışılması mümkün değildir. Siz kendinizi rahatlamış, bize karşı zafer kazanmış mı hissediyorsunuz? Bugün gülücükler saçarken görüyorum sizi. Güzel çünkü o program sizin için hazırlandı. Sizin desteğinizi almak, HaberTürk'ün Allah'ın tarafında evrimin karşısında olduğunu göstermek kendilerine nice yararlar sağlayacaktır.
Bilimin tanımının içine tanrıyı sokmak evrim teorisini değil, çökertse çökertse türkiye'de bilimi çökertir.
Saygılar,
Elbette ki bilim adamları. Ama ilk var oluşa da çok güzel bilimsel ve inandırıcı açıklamaları var. Değil mi? :)
Sayın meo,
Evrimin ilgi alanına girmez ancak, bilim adamlarının canlılığının başlangıcıyla ilgili gayet mantıklı ve inandırıcı açıklamaları vardır. Bunları tartışırız. Ama öncelikle, tahsil durumunuzu bilmem lazım ki anlayabileceğiniz dilde konuşalım.
Peki din adamlarının bu konudaki mantıklı, bilimsel ve inandırıcı açıklamaları nelerdir? Olduğunu iddia ettiğinize göre, böyle birşeyler var demektir.
Evet haklısın. Bilimi bilim adamları yapar. Ama ilk yaradılış bilimin değil Yüce ALLAH’ın bir sanatıdır. Akla ihanet etme konusunda evrimcilerin eline kimse su dökemez. Ara evrim formu var mı yok mu?Saygılar.
Konu dönüp dolaşıp "ara fosil yok" olayına geliyor. Şimdi sana aynı türe ait, bir değil birkaç tane ara fosil gösterirsem, evrime inanacak ve Harun Yahyacıların yalancı olduğunu kabul edecek misin?
Hadi bakalım, hamle sırası sende...
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
HY papağancılığının üzerine birde Oktar BABUNA papağancılığı başladı.
Bu papağancılık konusunu daha önce açıklamıştım. Tekrar gerek duymuyorum. Linkler vermişsiniz. Harun Yahya’nın yanlı, taraflı yayın yaptığını çarpıtmalar yaptığını iddia ettiniz. Şimdi sizin yaptığınız da bu değil mi?
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Evrim teorisi ilk canlıyı açıklamaz.
Açıklamaz demeniz biraz mantıksız geliyor. AÇIKLAYAMAZ. Çünkü işine gelmez. Sizin dediğinizin yani açıklamaz dediğinizin doğru olduğunu kabul edelim. O halde açıklamadığı bir durumu başkası açıklıyorsa ona neden karşı çıkar. Elinde bir kanıt olmadığı halde.
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
http://www.evrim-teorisi.org/index.p...faq&Itemid=100 (http://www.evrim-teorisi.org/index.php?view=items&cid=2%3Asss-evrim&id=25%3Aevrim-teorisinin-oengoerdueue-geci-formlarnn-bulunamad-soeyleniyor-doru-mu&option=com_quickfaq&Itemid=100)
Bu linkte ara formla ilgili bir delil mi var?
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Sadece yaratılışçıların konuk olarak çıkarıldığı, -objektif kaldığını iddia ederken cevapları önceden konuklara hazırlatılmış soruların sorulduğu- moderatörün de kökünden yaratılışçı olduğu bir tartışma programında evrimin tartışılması mümkün değildir. Siz kendinizi rahatlamış, bize karşı zafer kazanmış mı hissediyorsunuz? Bugün gülücükler saçarken görüyorum sizi. Güzel çünkü o program sizin için hazırlandı. Sizin desteğinizi almak, HaberTürk'ün Allah'ın tarafında evrimin karşısında olduğunu göstermek kendilerine nice yararlar sağlayacaktır.
Bilimin tanımının içine tanrıyı sokmak evrim teorisini değil, çökertse çökertse türkiye'de bilimi çökertir.
Sadece yaradılışçılar çıktı ama evrimcilerinde davet edildiğini davete icabet etmediklerini belirtildi. Ayrıca telefonla katılanlar da çok agresif ve cevapları tutarsızdı. Acaba neden gelmediler, GELEMEDİLER? (Moderatör otomobil göndereyim gelin dedi neden gelemedi. Hiç kimse ile muhatap değilim dedi ama telefona neden çıktı? ALLAH inancına karşı inançsızlığa iman etme örgütünün bir kurgusu olduğunu itiraf etmesine rağmen bu kurguya hala insanlar neden inanır?) Kimseye karşı zafer kazandığımızı hissetmiyoruz. Bu bir oyun değil ki ne zaferi olsun. Bu kuram insanı ebedi olarak ezaya çekecek bir teoridir. Bu konuda insanları aydınlatmaya çalışanlara destek veriyoruz hepsi bu. Harun Yahya’yı sevmem. Ama yaradılışı açıkladığı için destekliyorum. Hepsi bu.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Evrimin ilgi alanına girmez
Bu konuda yukarıdaki sorduğum soru size de geçerli.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
ancak, bilim adamlarının canlılığının başlangıcıyla ilgili gayet mantıklı ve inandırıcı açıklamaları vardır.
O mantıklı ve inandırıcı açıklamaları nelerdir? :):):)
Sayın Sapiens’ten alıntı.
tahsil durumunuzu bilmem lazım ki anlayabileceğiniz dilde konuşalım.
İnsanları sınıflara ayırdığınızı biliyordum ama tahsil durumuna göre de ayırdığınızı bilmiyordum. Ama yine de gocunmam söylerim. LİSE.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Peki din adamlarının bu konudaki mantıklı, bilimsel ve inandırıcı açıklamaları nelerdir? Olduğunu iddia ettiğinize göre, böyle birşeyler var demektir.
YARADILIŞ. Bu açıklamayı duymadığınızı varsayarak yapıyorum. Sorduğunuza göre duymamışsınız. :)
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Konu dönüp dolaşıp "ara fosil yok" olayına geliyor. Şimdi sana aynı türe ait, bir değil birkaç tane ara fosil gösterirsem, evrime inanacak ve Harun Yahyacıların yalancı olduğunu kabul edecek misin?
Madem var dün akşam neden götürmediniz. Ama hala şansınız var götürün Harun Yahya’ya 10 milyon YTL yi alın. Vermezse hep beraber gereğini yapalım.:)
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Hadi bakalım, hamle sırası sende...
Şimdi de sizde. :)
tensiz.denek
08-08-2009, 17:38
Bu papağancılık konusunu daha önce açıklamıştım. Tekrar gerek duymuyorum. Linkler vermişsiniz. Harun Yahya’nın yanlı, taraflı yayın yaptığını çarpıtmalar yaptığını iddia ettiniz. Şimdi sizin yaptığınız da bu değil mi?
Hayır. Takdir ederseniz ki uzun zamandır bu konu üzerinde çalışıyorum. Evrimsel mekanizmaların nasıl işlediği konusunda HY'dan daha geniş bir bilgi birikimine sahip olduğumu üdşünüyorum. Çünkü sıkışınca Allah'a havale etmiyorum konuyu.
Açıklamaz demeniz biraz mantıksız geliyor. AÇIKLAYAMAZ. Çünkü işine gelmez. Sizin dediğinizin yani açıklamaz dediğinizin doğru olduğunu kabul edelim. O halde açıklamadığı bir durumu başkası açıklıyorsa ona neden karşı çıkar. Elinde bir kanıt olmadığı halde.
Açıklamazda açıklayamaz da. İşine gelmemesiyle alakası yok. Bir canlının "evrimleşmesi" için ortaya çıkmış olması gerekir. Bu konu sayısız kere tartışıldı. Hep aynı şeyleri tekrarlıyoruz. Yaşamı zeus'un, siriuslülerin, andromedalıların, atlantislilerin, tesadüfün veya herhangi birşeyin başlattığı evrim teorisini ilgilendirmez. Daha önce elektomanyetizma örneğini vermiştim. Elektrik ve manyetizma maxwell tarafından birleştirilen iki farklı kuramdır mesela. Daha önce birbirleriyle ilişkili oldukları biliniyordu fakat aralarındaki bağ maxwell denklemleri yazana kadar bulunamamıştı. Eğer hayatın başlangıcı, abiyogenez veya herhangi bir tez, tez olmaktan çıkıp kuramlaşırsa evrim teorisiyle elektrik ve manyetizmanın yaptığı gibi bir araya gelerek birbirlernin tamamlayacaklardır.
Bu linkte ara formla ilgili bir delil mi var?
Hayır. Takip ederseniz araformla ilgili delili sapiens'in vereceğini söylediğini görürsünüz.
Ben örnek vereyim. Dünyanın en prestijli dergilerinden Nature dergisinden bir makaleye ait resimler:
http://www.nature.com/nature/journal/v450/n7172/images/nature06277-f2.2.jpg
http://www.nature.com/nature/journal/v450/n7172/images/nature06277-f3.2.jpg
http://www.nature.com/nature/journal/v450/n7172/images/nature06277-f4.2.jpg
HY'nin yaptığı gibi resimleri gösterip "bak aynısı" demiyor bu bilimadamları. Kemikleri en ince detaylarına kadar araştırıyorlar. Kemiğin fonksiyonlarında zaman içinde gerçekleşen değişimlerden, kemikteki aşınmalardan, genetik bulgulardan yola çıkarak buluşlarını yayınlıyorlar. Basit bir "bak aynısı değişmemiş" halkın saflığını hedef alan yanıltıcı bir anlatımdır. Halk bu küçük kemiklerden ve kemiklerin zaman içinde geçirdiği değişimlerden habersizdir. HYcilerin yaptığı gibi "resimlerin arasındaki 10 farkı bulun" değildir iki fosili karşılaştırmak. Detaylı bir analiz gerektirir.
Sadece yaradılışçılar çıktı ama evrimcilerinde davet edildiğini davete icabet etmediklerini belirtildi. Ayrıca telefonla katılanlar da çok agresif ve cevapları tutarsızdı. Acaba neden gelmediler, GELEMEDİLER? (Moderatör otomobil göndereyim gelin dedi neden gelemedi. Hiç kimse ile muhatap değilim dedi ama telefona neden çıktı?ALLAH inancına karşı inançsızlığa iman etme örgütünün bir kurgusu olduğunu itiraf etmesine rağmen bu kurguya hala insanlar neden inanır?) Kimseye karşı zafer kazandığımızı hissetmiyoruz. Bu bir oyun değil ki ne zaferi olsun. Bu kuram insanı ebedi olarak ezaya çekecek bir teoridir. Bu konuda insanları aydınlatmaya çalışanlara destek veriyoruz hepsi bu. Harun Yahya’yı sevmem. Ama yaradılışı açıkladığı için destekliyorum. Hepsi bu.
Çünkü akademisyenler akıllarını kullanmasını bilen insanlar. Orada yaratılışçıların karşısına kim çıkarsa "Allah a karşı geliyor" görünerek -artık kime denk gelirse- ateist, misyoner, mason, faşist, damgası yiyecektir. Genelde kendi halinde dış dünyayı umursamadan yaşayan akademisyenler için büyük bir dert olurdu ateist damgası yiyip her tartışmada yaratılışçıların karşısında evrimi savunup değerli zamanından çalınacak birisi için. Televizyona çıkmak medyatik olmak demektir. Medyatik olmak ise hiçbir akademisyenin hoşuna gitmez.
Akşamki televizyon programını tartışmak istiyorsanız ayrı bir başlık açın. Bu mesaj başlığını gereksiz iletilerle doldurmaya gerek yok.
Madem var dün akşam neden götürmediniz. Ama hala şansınız var götürün Harun Yahya’ya 10 milyon YTL yi alın. Vermezse hep beraber gereğini yapalım.:)
HY'nin bahsettiği araformlar yeryüzünde yoktur. Çünkü HY evrimde bahsedilen araformun ne olduğunu anlamıyor. O şunun gibi canlılar istiyor araform olarak:
http://image.examiner.com/images/blog/wysiwyg/image/crocoduck.jpg
Bu canlılar doğada yok. Zaten erimsel süreçlerle varolmaları mümkün değil. Dolayısıyla rahatlıkla aptalları hedef alan akıllı bir oyunla 10M TL bahsinde bulunabiliyor. Sizden ricam, en azından turandursun.com'da okumuş ve tartışmış bir insan olarak bu oyunlara gelmemenizdir.
Saygılar,
ancak, bilim adamlarının canlılığının başlangıcıyla ilgili gayet mantıklı ve inandırıcı açıklamaları vardır.
Şimdilik fazla zamanım yok, çıkmam lazım ama eve dönünce sana mantıklı bir canlılığın başlagıcı teorisi göstereceğim.
Ama ara fosilleri göstermeden çıkmam.
Madem var dün akşam neden götürmediniz. Ama hala şansınız var götürün Harun Yahya’ya 10 milyon YTL yi alın. Vermezse hep beraber gereğini yapalım.:)
Balinaları bilirsin, denizlerde yüzen memeli hayvanlardır. Senin benim gibi onlar da memelidir. Akciğerleri vardır, denizde uyuyamazlar. Beyinlerinin bir lobu dinlenirken diğeri ile yüzeye çıkıp hava alırlar, sonra diğer lob dinlenir vs.
Öncelikle, aşamaları çok iyi bilinen balinanın evrimine ait genel bir tabloyu, bilahare ara formlara it fosil buluntularının remini verelim. Bakalım gerçekten ara formlar var mıymış...
http://scepticon.files.wordpress.com/2009/01/whales-graph.jpg
Mesonychids :
http://earth.unh.edu/esci402/mesonychid2.jpg
Pakicetus :
http://www.rescast.com/Images/specimens/Pakicetus.jpg
Ambulocetus :
http://skywalker.cochise.edu/wellerr/students/whales/whales_files/image008.jpg
Rodhocetus :
http://skywalker.cochise.edu/wellerr/students/whales/whales_files/image010.gif
Diğer fosiller müteakip postta olacak. Post başına max. 5 resim imkanı var malesef.
Dorudon :
http://www-personal.umich.edu/~gingeric/PDGwhales/PDGdorudonskel.jpg
Basilosaurus :
http://daley.med.harvard.edu/assets/Willy/Basilosaurus.jpg
http://www-personal.umich.edu/~gingeric/PDGwhales/PDG20050233.jpg
Gördüğün gibi, ara formların olmadığı safsatası kocaman bir yalandır. Evrimcilerin elinde binlerce, hatta milyonlarca ara form mevcuttur. Resimlerde gördüğün gibi, karada yaşayan bir memeli denizde yaşamaya adapte olmuş ve böylelikle balinaların ve yunus balıklarının atası olmuştur.
http://www.evolution-textbook.org/content/free/figures/03_EVOW_Art/18_EVOW_CH03.jpg
Yukarıda verdiğim linkteki resme bir göz atıver. Alttaki modern balinadanın leğen kemiği ve arka ayak kalıntısını (pelvis and hindlimbs) da göstermeden geçmeyelim.
Daha detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsin.
http://www.edwardtbabinski.us/babinski/whale_evolution.html
Tam burada başka bir resim daha verelim ki anatomik benzerlikleri göresin.
https://apevolution.wikispaces.com/file/view/Evidence_For_evolution_1.GIF
Sırasıyla, kaplumbağa, yunus balığı, insan, at, yarasa ve tavuk ön ayaklarını görüyorsun. Gördüğün gibi bunların hepsi tetrapod (4 ayaklı) ve aynı atadan geliyorlar.
Şimdi ne diyeceksin çok merak ediyorum doğrusu...
Araforumcular, bırakın ara formu biraz ara verip şu antibiyotik direncine gelin yav.
Ara forum Ara forum diye yırtınanlara sorum var, Fosil nasıl oluşur biliyormusunuz da ara forum istiyorsunuz.
Buyrun cevaplayın...
Sevgili Meo, evrim karşıtı olan bir çok arkadaşa sordum neredeyse hepsi kaçamak cevaplar verdiler. Sanada sorayım. Adem ne zaman yaratıldı?
Sayın Sapiens’ten alıntı.
ancak, bilim adamlarının canlılığının başlangıcıyla ilgili gayet mantıklı ve inandırıcı açıklamaları vardır.
O mantıklı ve inandırıcı açıklamaları nelerdir? :):):)
Bahsettiğim teoriyi aşağıda veriyorum. Biraz uzunca ancak kısa bir yazı ile birkaç milyar yıllık karmaşık bir süreci açıklamak pek olası değil. Gerçi, (küçümsemek için söylemiyorum, sakın yanlış anlamayın) Lise seviyesinde eğitim ile burada anlatılanları gerektiği şekilde anlayabilmek mümkün değildir. Ancak, bilim adamlarının canlılığın ortay çıkışı konusunda mantıklı bir teori ortaya atamadıkları söyleminin doğru olmadığını göstermek istiyorum. Mantıksız gördüğünüz bir yer varsa, gösterin, üzerinde konuşalım.
Canlılık nasıl ortaya çıktı...
1952 yılında, genç kimyacı Stanley Miller, yaşam öncesi koşulları laboratuarda yaratma deneyi gerçekleştirdi. Bir cam balona ilkel dünya atmosferindeki gazları-metan, azot, hidrojen, su buharı- doldurdu, biraz da karbondioksit ekledi. Okyanusa benzetmek için balonu suyla doldurdu. Enerji vermek için ısıttı ve bir hafta boyunca, şimşek ve yıldırım etkisi elde etmek üzere, içinde kıvılcımlar çaktırdı. Deney sonunda balonun dibinde kırmızı-turuncu bir çökelek belirdi. Bu madde canlılığın ana bileşenleri olan amino-asitler içeriyordu. O güne kadar, kimse bunların bu kadar basit elementlerle yaratılabileceğini düşünmeye cesaret etmemişti. Cansız madde ile canlılık arasında ilk köprü kurulmuş oluyordu.
Canlılar dünyasının iki temel özelliği vardır. Kimyasal bileşimleri karbon, hidrojen, oksijen ve azottan yapılmıştır, ve enerji kaynakları güneştir.
Canlılık, uzun zaman zannedildiği gibi, okyanuslarda değil, büyük olasılıkla, kıyılarda, sığ gölcüklerde, lagunalarda doğdu. Sonra derin sulara okyanuslara gidişi, çoğunlukla zararlı mor ötesi ışınlardan korunmak içindir. Bu ortamlarda bulunan kuvars ve balçık, uzun molekül zincirlerinin tutulmasını ve birbirlerine bağlanmasını kolaylaştırdı. Son zamanlarda yapılan deneyler, bunu doğrulamıştır. Balçıkla birlikte olunca, kimyasal bileşimlerini oluşturan maddeler, kendiliğinden birleşip, küçük “nükleik asit” zincirleri, oluşturuyor. Bunlar ileride genetik bilgileri taşıyacak olan DNA ların basit birer modeli.
Balçıktaki iyonlar, yani elektron kaybetmiş veya fazladan elektron kazanmış atomlar, çevrelerindeki maddeyi kendilerine mıknatıs gibi çekip reaksiyona itiyorlar. Günümüzdeki “oligo elementler”, yani küçük elementler de zaten ilkel okyanuslardaki bu küçük iyonların evriminin ürünüdür. Bunlar sayesinde moleküllerin birleşme süreçleri devam ediyor.
Bu kez başka bir olgu işin içine giriyor. Kimi protein molekülleri “hidrofil” (su-seven), kimileri “hidrofob” (sudan-kaçan) yapıda. O zaman bu proteinler kendi üzerlerine kıvrılıp, dış yüzeyleri su-seven, iç yüzeyleri sudan-kaçan amino-asitlerden oluşan küçük damlacıklar şeklini alıyorlar. İşte bu küçük damlacıklar veya hücreler, canlılığın, dirimin, bilinç ve zekaya kadar uzanacak evrimin temeli. Evrimin sürebilmesi için böyle hücrelerin, bir iç ve dışın oluşması kesinlikle gerekliydi.
Bu hücreler henüz canlı değil. O sıralarda bunlar akıl almaz miktarda çoğalıyorlar. Yarı geçirgen olmak gibi bir özellikleri var. Dışarıdan moleküller içeri girebiliyor. Bu sayede bu cansız hücrelerin içinde bir kimya süreci oluşabiliyor. Bu durum hücrelerin zamanla farklılaşmasına izin veriyor. Sadece, çevreyle uyum sağlayabilmiş kimyasal yapıdaki hücreler yok olmaktan kurtuluyor. Örneğin, enerji üretme yeteneği olanlar, ötekilerine üstün geliyor. İşte Darwin’in önceden söylediği doğal seçilme ve ayıklanma süreci de bu.
Bu seçilme süreci hızla devam ediyor. Kimi cansız hücreler içinde, dört molekülden oluşan ve RNA dediğimiz bir nükleik asit var. Son zamanlarda bu asidin kendi kendisinin kopyasını çıkarabilme yeteneğine sahip olduğu ispatlandı. Dolayısıyla içinde RNA bulunan bir cansız hücre ikiye bölünse, yeni bir hücre oluşumu için gereken plan veya formül bu RNA da ilkel biçimde var olacaktır. Böyle RNA’lara sahip cansız hücrelerin kendilerini güvenceye aldıkları düşünülüyor.
Canlılığın belirgin üç davranış özelliği vardır. Kendi varlığını koruyabilmesi, kendi kimyasal sürecini yönetebilmesi ve kendini çoğaltabilmesi. Bu üç özellikten biri yoksa canlılık söz konusu olamaz. Örneğin bir tuz kristali canlı değildir. kendi kendini kopyalayıp çoğalabilir, fakat enerji üretemez.
Burada ilginç bir örnek virüslerdir. Bunlar canlı ile cansız sınırındadır. Üremek için başka bir canlı hücreye ihtiyaçları vardır. Canlı hücreyi bir fotokopi makinası gibi kullanan bir tür asalaktır. Tütün yapraklarında hastalığa yol açan bir virüs üzerinde yapılan bir deney ilginç sonuç vermiştir. Bu virüsler lâboratuara alınıp kurutulursa, normal bir şeker veya tuz gibi kavanozda senelerce saklanabilecek bir kristal elde edilir. Burada virüs çoğalmaz, kımıldamaz, dışarıdan hiçbir madde almaz, yani kısacası yaşamaz. Sadece bir kristaldir. Sonra bir gün bu kristal tozun üzerine biraz su ilave edip, bir tütün yaprağına damlatın. Virüs eski gücünü tekrar kazanıp, ürkütücü bir hızla çoğalmaya başlamıştır. Tütün yaprağının üzerinde hastalık belirtileri çok geçmeden kendini gösterir. Bir ara bu özelliklerinden dolayı virüslerin, canlılığın kökeni olduğu sanıldı. Fakat bunun doğru olmadığı artık anlaşıldı. Virüsler aslında ilkel değil, tam tersine en üst düzeyde yetkinleşmiş yapılardır. Fazla yer tutan hantal üreme sistemlerini atıp, sadece en gerekli olanlara sahip olacak şekilde, yaşamsal minimum düzeylerine inmek üzere, evrime uğramış hücreler olduğu sanılıyor.
Şimdi tekrar, içinde RNA taşıyan hücremize dönelim. Bunların içindeki kimyasal mekanizma işlemeye devam ediyor. RNA iplikçikleri, ikişer ikişer sarılıp, bir çift sarmal biçiminde yapılaşıyorlar. Buna DNA diyoruz. Bu yapı çok istikrarlı. Dolayısıyla, seçilme sürecinde kendini temel yapı taşı olarak kabul ettiriyor. DNA ile proteinler arasında kimyasal diyalog başlıyor ve birbirleriyle uyuşuyorlar. Dünyadaki tüm canlı varlıkların genleri dört molekülden kurulu, çift sarmal biçiminde bükülmüş, sadece dört harften oluşan bir alfabeyle yazılmış, çok uzun sözcüklere benzeyen diziler halindedir. Bazıları kusursuz bir uygunluk içinde, ikişer ikişer birbirine geçmeli durumdadır. DNA’lar, evrenin kimyasal evrim sürecinin, mantıksal yapı taşlarıdır.
Her hücre geometrik dizi ile bölünüp hızla çoğalmaya başlar. Böylece, yaklaşık 4 milyar yıl önce oluşan ilk hücreler, 500 milyon yıl boyunca kimyasal seçilme, ayıklanma süreci yaşadıktan sonra, yıldırım hızıyla çoğalıp dünyayı istila ederler. Bu sanki bir patlama gibi kabul edilecek, oldukça kısa bir sürede gerçekleşir. O dönemde bunları yok edecek hiç bir şey yoktur. DNA’nın baş yeri almasının nedeni, çok çeşitli canlı yapılar kurulmasına imkan vermesi dolayısıyla, seçilip ayıklanma sonucu, mantıken sadece DNA sayesinde çoğalanların ayakta kalmasıdır.
DNA’lı hücrelerde evrim devam eder. Önce, mayalanma mekanizmaları seçilip gelişiyor. Böyle sistemler bugün de var. Bazı bakteriler, oksijen olmadan mayalanma sürecini işletiyor ve metan ve karbondioksit gazlarını ve başka maddeleri üretiyorlar. Sonra, fotosentez ve solunum sistemleri, klorofil ve hemoglobin üzerine kurulu olarak türüyor. Bu çeşitlilik, canlılığın başlangıcında, daha ilk hücreler belirir belirmez başlıyor. Dirim, yaşam ağacı çok erken dallanıyor. Avustralya’da 3,5 milyar yaşında fotosentezci tipte bakteri fosilleri bulunmuştur.
Fotosentezci hücrelerin ürettiği oksijen, solunum yapan hücreler tarafından emiliyor, ve bir ortak yaşam durumuna geçiyorlar. Bu arada atmosferdeki oksijen, fotosentez sonucu artıyor. Yüksek katmanlarda oksijenin bir türevi olan, ozon tabakası oluşuyor. Ozon tabakası mor ötesi ışınları süzen bir filtre görevini yapıyor. Böylece ortam koruma altına alınınca çoğalma ve yayılma daha kolay gerçekleşiyor.
Bu ilkel hücreler evrim sürecinde birer çekirdek kazanıyorlar. Bunun nasıl gerçekleştiğinden emin değiliz. Öne sürülen en yeni kurama göre, bu yeni aşama garip bir “çiftleşmenin” sonucu gibi görünüyor. Bitkisel ve hayvansal hücrelerin, yani fotosentezci ve solunum hücrelerinin, içlerine giren işgalcileri bağırlarına basıp, ortak yaşam durumuna geçmelerinden türediği sanılıyor.. Bitkisel hücrede bunlar şimdi kloroplast’a, hayvansal hücrede mitokondril’e dönüşmüş durumda. Mitokondriller ilerde evrim sürecinde etkili olacak özelliklere sahiptir.
Şimdi şu soru sorulabilir. Doğada başka evrim yolları da var mıydı? Kuşkusuz doğa olabilecek tüm üreme ve metabolizma biçimlerini tanımış, her yolu denemiştir. Ama bildiğimiz biçimiyle canlılık, bütün öteki yolları ortadan kaldırmıştır. Okyanusların en derin yerlerinde, ve çok ender olarak görülen, kükürtlü magma yığıntılarının çevresinde yapılaşmış başka bir yaşam türü bugün artık biliniyor. Her şeyin sarı ve kırmızı olduğu bir tür su altı vahaları bunlar. Klorofil olmadığı için buralarda yeşil renk yok. Bakterileri, mikro hücreler, onları çok küçük balıklar, onları da daha iri balıklar yiyorlar.
Tekrar, artık çekirdekleri de oluşmuş ve çok çeşitli şekiller kazanmış olan hücrelere dönelim. Bu hücreler bir süre sonra evrime zorlanıyorlar. Topluluk halinde bulunan hücreler evrim açısından üstünlüğe sahipler. Bugün hala var olan bir amip'in davranışı, bunu anlamakta yardımcı olabilir. Bu amip bakterilerle beslenir. Besini ve suyu kesilirse bir tehlike hormonu salgılar. Bunun üzerine başka amipler onun yanında toplanıp, binden fazla amip içeren koloniler halinde yığılırlar. Ortam koşulları düzelirse ayrılıp tek başlarına devam ederler Canlılığın başlarında, bu türden bir “toplumsallaşma mantığının” rol oynamış olması akla yakındır.
Bir araya gelmeyi başarmış hücre toplulukları, bir süre sonra iş bölümüne yöneliyorlar. Bazıları sindirime, bazıları yer değiştirmeye, bazıları enerji depolamaya. Yavaş yavaş kuşaklar boyunca çoğaldıkça, içlerindeki DNA’ lar ile kendi özelliklerini torunlarına aktarmaya başlıyorlar. Böylece organ gelişimi evrimi oluşuyor.
Belki şu soru akla gelebilir. bütün bunlara rağmen hala yaşayan tek hücreli canlılar neden gruplaşmamıştır? Bunun yanıtı çok basittir: Çevrelerine iyi uyum sağlayacak özelliklere yeterince sahip olabildikleri için. Amipler ve terliksi hayvanlar bunlara örnektir. Ayrıca sularda, okyanuslarda bugün hala çok büyük sayılarda, Plankton denilen mikroskobik canlılar yaşamaya devam etmektedir. Başka bir etki olmadığı takdirde bunların yaşamı sürecektir.
Çok hücreli organizmalar, su yosunları, denizanaları, süngerler gibi en basit çok hücreli canlı örneklerinden itibaren, değişik dallarda evrimlerini sürdüreceklerdir. Mantarlar, bitkiler, böcekler, balıklar, sürüngenler, kuşlar ve memeliler gibi. Fakat bu evrim sürecindeki en önemli aşama, cinselliğin bulunuşudur. Bunun sisteme nasıl girebildiği net olarak bilinmiyor. Bir görüş bunu hücrelerin birbirini yerken, başka türlerin genlerini de yapılarına alıp karıştırmasına bağlıyor. Hangi gerekçe ile olursa olsun, cinselliğin keşfi, canlılar dünyasında bir devrim yaratıyor. Cinsellik sayesinde, doğa genleri harmanlıyor ve çeşitlilikte patlama yaşanıyor. Biyolojik evrimin asıl büyük serüveni başlıyor. Doğa deneylerini, bire bir gerçek canlılar üzerinde yapıyor. Yeni gelişen bir tür, çevre koşullarına uyum sağlayamıyorsa yok oluyor. Çok sayıda bu tip deney yaşanınca, sonuçta olağanüstü çeşitlilik ortaya çıkabiliyor.
Burada başka çok önemli bir olgu kendini gösteriyor. Organizmanın içine zaman faktörü giriyor, yani yaşlanma ve ölüm. Ölüm de cinsellik kadar önemli. Doğa gelişmesini sürdürmek için ihtiyacı olan atomları, molekülleri mineral tuzlarını yeni baştan dolaşıma sokar. Büyük Patlamadan beri sayıları değişmeden kalmış olan atomları, yeniden harmanlama sürecine tabi tutar. Ölüm sayesinde canlılar dünyası kendini yenileyebilir, adeta yeniden doğar. Tüm canlı varlıklarda hücreler sürekli olarak çoğalırlar, ama kimyasal bir zaman osilatörü veya sayaçları vardır. Çoğalma işleminin sayısını 40 ila 50 arasında sınırlayan bir tür iç saat gibi çalışır. Bu sayıya ulaşınca, genlerine programlanmış olan bir mekanizma onları ölüme sevk eder. Bu kötü kaderden sadece kanserli hücreler kaçınabilir. Bunlar, uzmanlaşıp farklılaşmadan süresiz olarak çoğalmaya devam ederler. Ama bunların ölümsüzlüğü, ait oldukları organizmanın ölümüne yol açar. Yani ölüm, yaşamın zorunlu bir koşuludur, ‘canlılığın mantığı’ gereğidir. Hücreler bölündükçe, genetik mesajlarındaki hataları da tekrarlamış ve çoğaltmış olurlar. Bu hatalar birikir ve sayısı o kadar yükselir ki, organizma bozulmaya başlar, kanserleşir ve ölür. Ölüm bireyler için hoş değildir şüphesiz, fakat türlere verilmiş bir ödüldür. Türlerin “optimum performans” düzeyini korumasını sağlar.
Evrim kesintisiz devam eder. Üç büyük yenilik ortaya çıkar. Asalaklara ve virüslere karşı korunmayı sağlayan bağışıklık sistemi, biyolojik ritimlerin, çoğalmanın denetimini sağlayan hormon sistemi, ve dışarısıyla iletişimi düzenleyen sinir sistemi. İlk organizmalar dahi çoğalmak için hücrelerini koordine etmek ihtiyacındadırlar. Ancak bir kaç bin hücreden oluşan küçük bir kurtçuk bile, başına doğru bezeler halinde toplanan sinir iplikçiklerine sahiptir. Evrim ilerledikçe bu sistem gelişecek, birbirine bağlanmış nöronlardan oluşan ağ biçimini alacak ve giderek beyin halinde toparlanacaktır. Aslında, bu üç sistem, yani sinir, hormon ve bağışıklık sistemleri, canlılar sudan çıkar çıkmaz daha hızlı görülmeye başlıyor.
Canlılık, suyun kenarındaki balçıklarda başladı, atmosfer yeterli olmadığından, mor ötesi ışınlardan korunmak için çoğunlukla suda gelişti ve şimdi artık bir atmosfer oluştuktan sonra tekrar sudan çıkmaya başlıyor. Ama niye? Çünkü okyanuslarda, sığ sularda canlı türleri kum gibi kaynıyor. Rekabet amansız. Besin bulmak için karaya çıkıp, yumurtlamak için suya dönmek bazı türlere avantaj sağlıyor. Bunun bilinen ilk örneği bir tür balık. Kocaman yüzgeçli, küçük su birikintilerinde yaşayan bu balık, ara sıra böcekleri algılamak için başını sudan çıkarıyor. Kuşaklar sonra, bu türün ardılları, karada daha uzun süre kalmayı göze alıyorlar. Solungaç yapıları havadaki oksijeni alabiliyor ve gözyaşları gözlerini nemli tuttuğu için, suda olduğu gibi karada da görebiliyorlar. Art arda gelen ayıklanmalarla bu tür gelişiyor. Daha sağlam yüzgeçler ve kuyruk beliriyor. Bugün bu türün ardılları kurbağalar ve benzeri öteki çift-yaşamlılardır. Bu garip balığın gözyaşları olmasaydı belki bizler de var olmayacaktık.
......
Bundan sonraki evrim sürecini de merak eden varsa, onu da yayınlayabiliriz.
Ekmek teknesini korumak için evrime saldıranları anlıyorum ama bu beyni yıkanmışlara körükörüne inanan yarım akıllıları anlamak mümkün değil...
Lütfen genelleme yapmadan, saygısız konuşmadan fikirlerimizi söyleyelim.
Hepimiz insanız! Hepimiz. Kim olursa olsun, insanız.
Kimse yarım akıllı değildir. Yarım olan bilgisidir.
Evrim teorisi ilk canlıyı açıklamaz.
1.si Harun Yahya'cı değilim. Dün programda izledim ve fazla sevmedim.
2.si bu insanlara neden papağan diyorsunuz. Hadi Harun Yahya'yı geçtim, diğer papağan dediğiniz doktor olan birisi. Düşüncesini beğenmiye bilirsiniz ama bu kişinin doktorluğunu dikkate almamazlık yapamazsınız.
Ve 3.sü,
Evrim neden ilk canlıyı açıklamaz?
Açıklayamaz deseydiniz sormazdım sorumu ve lütfen evrim Tanrı inancı ile ilgilenmez demeyin, ilk oluşumla ilgilenmez demeyin. Ciddi bir şekilde bunun mantıklı bir açıklaması nedir?
Saygılar
Evrim neden ilk canlıyı açıklamaz?
Sayın envyME
Öncelikle evrimin böyle bir sorunu yoktur ve ilk canlı evrimin ilgi alanı degildir. Evrim ilk canlıdan sonrası ile ilgilenir.
Esas sizin sorunuzun cevabı ise, henüz bilmiyoruz ve bilmedigimiz şeyi de Allah yaptı diye bir kenara atamayız. Muhtelif teoriler var ama bunları kanıtlayacak yeteri kadar veri yok. O halde ögrenene kadar bekleyecegiz ve bu işi dogaüstüne havale etmeyecegiz.
Bizler kanıt olmadıgı için cevap yok diyoruz. Peki siz cevaplarken bir kanıta ulaşabiliyor musunuz.
saygılarımla
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Allah'a havale etmiyorum konuyu.
Mevzu havale etmek değil. Bana göre HAKİKAT.
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Açıklamazda açıklayamaz da.
Çünkü bu konu darwinizmin tıkandığı, çıkış yolu bulamadığı, çıkış yolu bulamadığı için açıklamadığı/ açıklayamadığı ve açıklayamayacağı bir konudur. Ve bu konu benim değil abiyogenezin konusudur der ve bir nevi konuyu başka bir tarafa HAVALE eder ve içinden sıyrılır. :)
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Hayır. Takip ederseniz araformla ilgili delili sapiens'in vereceğini söylediğini görürsünüz.
Ben örnek vereyim. Dünyanın en prestijli dergilerinden Nature dergisinden bir makaleye ait resimler:
Bu vermiş olduğunuz bilimsel bir veri değildir. Çünkü darwinizmcilerin çizimlerinden biridir. Sadece bir çizim. Yoksa ben mi yanlış görüyorum?
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
HY'nin yaptığı gibi resimleri gösterip "bak aynısı" demiyor bu bilimadamları.
Ama gerçek birer fosil yerine resim çizip ona ilk önce kendileri, daha sonra insanları inandırıyorlar. :)
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Kemikleri en ince detaylarına kadar araştırıyorlar.
Resimdeki kemikleri. Pardon çizimdeki.
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Çünkü akademisyenler akıllarını kullanmasını bilen insanlar. Medyatik olmak ise hiçbir akademisyenin hoşuna gitmez.
Sanırım Mine hanımda medyatik olmama isteğinden dolayı show yapmaya çalıştı ama darwinizmin asıl hedefini ve gayesini yansıtarak –size göre- eline yüzüne bulaştırdı.
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Akşamki televizyon programını tartışmak istiyorsanız ayrı bir başlık açın. Bu mesaj başlığını gereksiz iletilerle doldurmaya gerek yok.
Akşamki TV programı evrimle ilgili idi. Bu konunun başlığı da evrimle ilgili olduğu için sadece örnek verdim. Hepsi bu.
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
HY'nin bahsettiği araformlar yeryüzünde yoktur. Çünkü HY evrimde bahsedilen araformun ne olduğunu anlamıyor. O şunun gibi canlılar istiyor araform olarak:
Bu canlılar doğada yok. Zaten erimsel süreçlerle varolmaları mümkün değil. Dolayısıyla rahatlıkla aptalları hedef alan akıllı bir oyunla 10M TL bahsinde bulunabiliyor. Sizden ricam, en azından turandursun.com'da okumuş ve tartışmış bir insan olarak bu oyunlara gelmemenizdir.
Yukarıda ki söyleminizden evrim geçiren yaratıkların hiç ara değişikliğe uğramadan bir üst modeline geçtiğini anlayabilir miyiz? Anlayabilirsek aslında bilmeden evrimi sizde inkar ediyorsunuz. Çünkü evrime göre canlılar bir anda şimdiki hallerini almamış tek atadan çoğalarak bu konumlarına gelmişlerdir. Ve bu süreç milyonlarca yıl almıştır. Ara form fosillerinin olmaması evrimin çöküşüne sebep değil mi?
Saygılar.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Öncelikle, aşamaları çok iyi bilinen balinanın evrimine ait genel bir tabloyu, bilahare ara formlara it fosil buluntularının remini verelim. Bakalım gerçekten ara formlar var mıymış...
Evet varmış. Adamlar ne güzel çizmişler. :)
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Diğer fosiller müteakip postta olacak.
Fosillerin çizimleri ve ya maketleri diyecektiniz sanırım.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Gördüğün gibi, ara formların olmadığı safsatası kocaman bir yalandır. Evrimcilerin elinde binlerce, hatta milyonlarca ara form mevcuttur. Resimlerde gördüğün gibi, karada yaşayan bir memeli denizde yaşamaya adapte olmuş ve böylelikle balinaların ve yunus balıklarının atası olmuştur.
Çöldeki bulunan fosille ilgili resimden nasıl böyle bir sonuç çıkardınız anlayamadım. Kafası ile çenesi farklı fosil gibi olmasın. :) (Pitdown adamı)
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Alttaki modern balinadaki leğen kemiği ve arka ayak kalıntısını (pelvis and hindlimbs) da göstermeden geçmeyelim.
Çok ama çok BİLİMSEL çizimler. Pardon veriler.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Şimdi ne diyeceksin çok merak ediyorum doğrusu...
Darwinizm çukuruna düşmüş inanca karşı açtığınız savaşta (Daha önceki yazışmalarda bir arkadaş TV programı hakkında “yaradılışçılar, evrimcilere karşı zafer kazandı gibi görüyorsunuz” ibaresine karşılık bu yazıyı yazdım. Elbette ki savaş diye bir tabiri şahsım adına kabul etmiyorum. Bu bir oyun değildir.) Elbet bir gün gerçekleri göreceksiniz. Umarım hiç kimse için geç olmaz. Söyleyeceklerim bundan ibarettir.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Lise seviyesinde eğitim ile burada anlatılanları gerektiği şekilde anlayabilmek mümkün değildir.
Merak etmeyin. Anlama kapasitemin olduğunu düşünüyorum. Ama bu tabiriniz bile insanları nasıl sınıflara ayırmayı adet edindiğinizin açık göstergesidir.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Bilimsel bir yazı göndermişsiniz. Bunun tamamını sayfa israfı olmaması adına buraya alıntılamadım.
Acaba şimdiki bilim adamları, biyologlar, fizikçiler bu deneyi neden yapmıyor. Yaptılar da bir şeyleri gerçekleştiremediler mi yoksa? Sonuçta verdiğiniz tarihten bu yana 57 sene geçmiş. Bilim de doğru orantılı (ama bu orantı çok daha hızlı) olarak gelişmedi mi? Yaptılarsa bunu dünya kamuoyu ile niçin paylaşmıyorlar?
Saygılar.
Sayın Ki-adi’den alıntı.
Sevgili Meo, evrim karşıtı olan bir çok arkadaşa sordum neredeyse hepsi kaçamak cevaplar verdiler. Sanada sorayım. Adem ne zaman yaratıldı?
Bu söyleyeceklerim benim şahsi düşüncelerimdir. Hz. Adem bundan yaklaşık olarak 10-12000 yıl önce yaşamıştır. Bu çok eski diye bilinen insan fosilleri ise daha yenidir. Bildiğim kadarıyla buluntuların yaşını hesap edebilmek için karbon 14 testi yapılıyor. Son 100 yılda sera gazlarından dolayı doğada olması gerektiğinin çok fazlası ile karbon gazı olduğunu düşünürsek bulunan fosillerin yaşarlını olması gerektiğinden çok çok çok fazla hesaplanması olağan. (Tabii bunlar benim şahsi görüşlerim.)
Saygılar.
Evet varmış. Adamlar ne güzel çizmişler. :)
Fosillerin çizimleri ve ya maketleri diyecektiniz sanırım.
Meo, gözünün önündeki fosillere çizim demen gerçekten şaşırtıcı, hatta inanılır gibi değil. Kendini öyle şartlamış, Harun Yahya'ya o kadar güvenmişsin ki "ara fosil" olamaz, yoktur düşüncesini gözünle gördüklerin bile değiştiremiyor. Ama yılmak yok, bunların gerçek fosiller olduğunu ispatlayacam sana.
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/1/18/Dorudon_atrox_Senckenberg.jpg/800px-Dorudon_atrox_Senckenberg.jpg
Bak bu Dorudon fosili aynen müzede durduğu haliyle fotoğraflanmış. Bu da mı çizim? Daha yakından görmek istiyorsan aşağıdaki linki tıkla, parmak uçlarına kadar gör ve kendi ellerinle bir mukayese et. Bakalım benzerlik görebilecek misin...
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/1/18/Dorudon_atrox_Senckenberg.jpg
http://taxonomy.zoology.gla.ac.uk/~rdmp1c/teaching/L1/Evolution/l1/pakicetus.jpg
Bu da mı çizim?
Bir de şu linktekilere bak.
http://traumador.blogspot.com/2008/05/whales-te-papa-part-6.html
Şu animasyona bir göz atsan da fena olmaz.
http://channel.nationalgeographic.com/channel/content/morphed/
Al bak, burada da bir Basilosaurus fosili, müzede duruyor. Yanında da adamlar var. Bak bakalım, bu da mı çizim.
http://ocean.si.edu/ocean_hall/meet_basilosaurus.html
Aşağıdaki linkte de çölde bulunan Basilosaurus fosili ile ilgili bilgiler var.
http://www-personal.umich.edu/~gingeric/PDGwhales/Whales.htm
Çöldeki bulunan fosille ilgili resimden nasıl böyle bir sonuç çıkardınız anlayamadım. Kafası ile çenesi farklı fosil gibi olmasın. :) (Pitdown adamı)
Çölde gördüğün o fosil, 2005 yılında Mısır'da bulundu. Tabbi şimdi sen "çölde balina fosili nasıl çıkabilir" diye düşünüyorsun. Çıkar, gayet güzel çıkar. Eskiden orası denizdi çünkü. Himalayalar'ı bilirsin, binlerce metre yükseklikte sıradağlardır. Himalayaların zirvesinde deniz kabuklularındanm oluşan katmanlar vardır. Bugün gördüğün o yüksek dağların bulunduğu yer 200 milyon önce deniz kenarıydı.
Piltdown fosili bir kandırmacadan ibarettir. Tıpkı bugün Harun Yahya'nın yapmış olduğu gibi. Bunun 70 milyon yıllık jaguar kafatası olduğunu iddia etmektedir. Sizin gibi inananları bulduktan sonra adama hak vermemek de elde değil aslında.
Hala "ara fosil yoktur" diye iddia edeceğini de biliyorum. İnanç böyle birşey işte. Beynin paralize olması durumu.
Acaba şimdiki bilim adamları, biyologlar, fizikçiler bu deneyi neden yapmıyor. Yaptılar da bir şeyleri gerçekleştiremediler mi yoksa? Sonuçta verdiğiniz tarihten bu yana 57 sene geçmiş. Bilim de doğru orantılı (ama bu orantı çok daha hızlı) olarak gelişmedi mi? Yaptılarsa bunu dünya kamuoyu ile niçin paylaşmıyorlar?
Senin bilmiyor olman, yapmadıkları anlamına gelmez. Oku bakalım bilim adamları o tarihten itibaren neler yapmışlar. Burada uzun uzun anlatmayacağım.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Miller-Urey_Deneyi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Miller-Urey_Deneyi)
Biraz daha bilgi verelim. Miller-Urey deneyinin önemi iki şeye dayanır. Birincisi, Lise laboratuvarında bile yapılabilecek kadar basit olması. İkincisi, inorganik bileşiklerden biyokimyasal süreçlerin temel taşı olan aminoasitlerin ortaya çıkabileceğini ilk gösteren çalışma olması.
Bugün aminoasitlerin doğada ortaya çıkması bilinen bir konudur. Çünkü uzay, aminoasit, şeker gibi organik moleküllerle doludur. Mesela, 1969 yılında düşen Murchison meteorunda 70 farklı aminoasit bulunmuştur ve bunlardan sadece 3 tanesi yeryüzünde mevcuttur. Yani uzay, dünyada mevcut olmayan aminoasitlerde mevcuttur. Bu göktaşında bunların keşfi sonrası, panspermia gibi hayatın dünya dışı kaynaklı yollardan başladığı teorileri de tartışılır zemine oturmuştur.
Murchison meteoru (http://tr.wikipedia.org/wiki/Murchison_g%C3%B6kta%C5%9F%C4%B1)
Canlılığın ortaya çıkışının bir özetini de yapayım sana, belki lazım olur:
Canlı hücreler aminoasitlerden ortaya çıkabilirler. Ama bunun için, önce peptitler oluşur, sonra peptitlerden polimerler, hypercycle'lar, protobiont'lar, ilkel hücreler. Yani süreç adım adım gelişir. AA havuzunda peptitlerin oluştuğu bilinen bir şeydir. Peptitlerin kendilerini kopyalayıp çoğaldıkları da bilinen bir şeydir.. Yani olay, daha basit formların birleşerek daha karmaşık formlara dönüşmesidir. Süreç şu şekildedir.
Aminoasitler -> Peptidler -> Hypercycle -> RNA + Cell Membrain -> ribozom -> DNA -> Protocell -> Anaerobik cell -> Aerobik cell -> Prekaryot -> Ökaryot
Elbet bir gün gerçekleri göreceksiniz. Umarım hiç kimse için geç olmaz. Söyleyeceklerim bundan ibarettir.
Biz zaten gerçekleri görmüş insanlarız, göreceğimiz başka gerçek yok. Umarım sen de çok geç olmadan gerçekleri görürsün. Ama hiç umudum yok, onu da söyleyeyim...
Sayın Ki-adi’den alıntı.
Sevgili Meo, evrim karşıtı olan bir çok arkadaşa sordum neredeyse hepsi kaçamak cevaplar verdiler. Sanada sorayım. Adem ne zaman yaratıldı?
Bu söyleyeceklerim benim şahsi düşüncelerimdir. Hz. Adem bundan yaklaşık olarak 10-12000 yıl önce yaşamıştır. Bu çok eski diye bilinen insan fosilleri ise daha yenidir. Bildiğim kadarıyla buluntuların yaşını hesap edebilmek için karbon 14 testi yapılıyor. Son 100 yılda sera gazlarından dolayı doğada olması gerektiğinin çok fazlası ile karbon gazı olduğunu düşünürsek bulunan fosillerin yaşarlını olması gerektiğinden çok çok çok fazla hesaplanması olağan. (Tabii bunlar benim şahsi görüşlerim.)
Saygılar.
Sevgili Meo eğer evrim teorisi diye birşey olmasaydı bütün islam alemi, Adem 7-12bin yıl önce yaratılmıştı diyecektiler. Ademin 7-8 bin yıl önce yaratıldığına dair hadislerde mevcudtur.
Dediklerin kısmen doğrudur. Fosillerin yaşlarını hesaplamak için karbon 14 testi yapılır fakat karbon 14 testi ile en fazla 50bin yıl öncesine tarihlendirme yapabilirsin. Bunun için fosil araştırmalarında sadece karbon 14 testi kullanılmaz. Değişik çeşitlerde ve daha geniş zamanda yaş tayini yapabilecek yaş testleri vardır.
Bu durumda 12bin yıldan önceki insanlar ne olmuş oluyor?
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Meo, gözünün önündeki fosillere çizim demen gerçekten şaşırtıcı, hatta inanılır gibi değil. Kendini öyle şartlamış, Harun Yahya'ya o kadar güvenmişsin ki "ara fosil" olamaz, yoktur düşüncesini gözünle gördüklerin bile değiştiremiyor. Ama yılmak yok, bunların gerçek fosiller olduğunu ispatlayacam sana.
Bu önyargılı tavırda neyin nesi? Ben sadece çizim mi demişim? Lütfen dikkatlice okuyunuz. Fosillerin çizimleri ve ya maketleri diyecektiniz sanırım. Demiştim. Ama siz sadece çizimleri yazısını görmüşsünüz fakat maketleri yazısını atlamışsınız.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Hala "ara fosil yoktur" diye iddia edeceğini de biliyorum.
Bilmeyin efendim icraata geçin. Adam bas bas bağırıyor. Bilimsel olarak ara fosil getirin 10 milyon TL vereceğim diyor. O’na gitmeyip bana bir şeyler ispatlamaya çalışmanız aklıma başka şeyler getiriyor.
1) Sizin paraya ihtiyacınız yok. Bu durumda akıl almaz bir durum daha ortaya çıkıyor.
a) Harun Yahya sizin bütün fikirlerinizi çürütmek için elinden gelen bütün gayreti sarf ediyor. O’nun bu çabalarını bir seferde alt edebilecek deliller, kanıtlar elinizde ama siz göstermiyorsunuz. Bu durum çok şaşırtıcı ve komik.
2) Ya da bu gösterdiklerinizin hepsi SAHTE.
Acaba hangisi?
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Senin bilmiyor olman, yapmadıkları anlamına gelmez.
Eğer bu konuda bir yol alınabilmiş olsaydı inanın ki evrim teorisine inananlar Cuma akşamında yapılan programa çıkarlar deneylerini anlatırlar ve yeri yerinden oynatırlardı. Oynatmadıklarına göre bence arpa boyu dahi yol alamadılar.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Biz zaten gerçekleri görmüş insanlarız, göreceğimiz başka gerçek yok. Umarım sen de çok geç olmadan gerçekleri görürsün. Ama hiç umudum yok, onu da söyleyeyim...
Gerçekler: Sizin elinizde ara form olduğu halde Harun Yahya’ya gösterip 10 milyon Lirayı almadığınız. Almaya çalışmadığınız. Benim için bu konuda gerçek, gerçek olduğu kadar komik bir olaydır.
Saygılar.
meo, bu harun yahya hz İsa şu anda dünyadadır diyen kişi değil mi? Mehdi geldi, mehdinin bütün alametleri bende var diyen kişi değil mi? Gerçekten tam bir bilim adamı.
HArun Yahya kadar uyanık adam görmedim ben hayatımda. Yok şukadar para verecem bana ara geçiş canlısı fosili getirin diye fakat istediği ara geçiş canlıları şöyle olmalıymış
http://www.harunyahya.org/evrim/aragecis_acmazi/res/gecis2r.jpg
Ara geçiş canlısına örnek istediği resimdeki gibi canlı arıyor. Kendi kendine hayali ara geçiş standartları üretip sonra bana böyle bi canlı bulun size para vereyim diyor. Doğal olarak onun hayalinde kurduğu ara geçiş canlısı gerçekte olmadığı için evrim çürütülmüş oluyor.
İstediğiniz ara geçiş formunu gösterin HY hiç bir şekilde onu kabul etmeyecektir.
Bu önyargılı tavırda neyin nesi? Ben sadece çizim mi demişim? Lütfen dikkatlice okuyunuz. Fosillerin çizimleri ve ya maketleri diyecektiniz sanırım. Demiştim. Ama siz sadece çizimleri yazısını görmüşsünüz fakat maketleri yazısını atlamışsınız.
Meo, bak güzel kardeşim. Gösterdiğim iskeletlerin hepsi toprak altından çıkartılmış orjinal fosillerdir. Müzelerdeki resimlerini bile verdim. Bunların maket olduğunu nerden çıkartıyorsun? Bir maketin yapılabilmesi için öncelikle ortalıkta bir orjinalinin olması gerekir. Belki bu fosillerin bazı maketleri, bazı müzelerde mevcuttur, bilemem ama bunlar orjinal fosillerdir. Basilosaurus'un toprak altından çıkarılırken çekilmiş resimlerini de gördün. Ne zamandan beri toprak altından maketler çıkıyor?
Bilmeyin efendim icraata geçin. Adam bas bas bağırıyor. Bilimsel olarak ara fosil getirin 10 milyon TL vereceğim diyor. O’na gitmeyip bana bir şeyler ispatlamaya çalışmanız aklıma başka şeyler getiriyor.
1) Sizin paraya ihtiyacınız yok. Bu durumda akıl almaz bir durum daha ortaya çıkıyor.
a) Harun Yahya sizin bütün fikirlerinizi çürütmek için elinden gelen bütün gayreti sarf ediyor. O’nun bu çabalarını bir seferde alt edebilecek deliller, kanıtlar elinizde ama siz göstermiyorsunuz. Bu durum çok şaşırtıcı ve komik.
2) Ya da bu gösterdiklerinizin hepsi SAHTE.
Acaba hangisi?
Adnan hoca ve müritlerinin Habertürk'te katıldığı programı seyrettin sanırım. Moderatör ara formları tarif etmesini istediğinde, önce Babuna'ya dönüp, "onlar dahai iyi bilir" dedi, daha sonra elini göstererek, "yani buralardan böyle kemikler çıkması lazım falan" gibi saçmalıklar geveledi. O an görüldü ki, 300 tane kitap yazdığını iddia eden bu adamın evrimle uzaktan yakından alakası yok. Yazdığı kitaplar, evangelist sitelerden aşırmaların tercümesinden ibaret.
Burada, bu ekibin ara formlarla ilgili sorunu şu. Bunlar, tüm canlıların mükemmel olarak yaratıldığını ve hiç bir şekilde değişmediklerini iddia ediyorlar. Yani mesela benim balina evrimi sürecinde gösterdiğim ara formların her biri onlara göre ayrı birer tür. Oldukları gibi yaratılıyorlar ve o şekilde soyları tükeniyor, onlara göre.
Halbuki, bu geçiş formları arasında büyük benzerlikler var. Arada bulunan her bir form, bir önceki ile bir sonrakini ortak özelliklerini taşıyor. Ataları karada yaşayan bu memeli, milyonlarca yıl boyunca evrim geçirerek suda yaşamaya adapte olmuş. Ama hala memeli, hala suda balıklar gibi uyuyamıyor, çünkü akciğerleri var bizim gibi ve hava alması lazım. Bazı balina türlerinde de kalça kemiği ve arka ayak kalıntısı var. Epeyce küçülmüş, fonksiyonu yok ama henüz tamamen kaybolmamış.
Haruncu ekip bunları ara form kabul etmiyor, asıl sorun burada. Onlara göre ara formlar şu şekilde birşey olmalı.
http://netcevap.org/image/resimler/0025_1.jpg
http://netcevap.org/image/resimler/0023_1.jpg
Doğal olarak bu tarz fosillerin bulunması normal değildir. Çünkü canlılar ellerindeki malzemeyi kullanarak evrim geçirirler. Yani, beyin büyür ama 3 tane beyin olmaz. Uzuvların kısalır ama 5 tane uzvun olmaz. Çünkü karada yaşayan tüm omurgalılar gibi biz de tetrapoduz (4 uzuvlu). Sürüngenler, kuşlar, memeliler vs. hepimiz tetrapoduz. Bir tane omurgamız var, 2 tane olmaz.
Böyle bir iddiayı ancak bilimden zerre nasip almamış, kötü niyetli insanlar öne sürebilir. Bilim açısından bu iddia komiklik ötesidir, hiçbir dayanağı yoktur. Gördüğün gibi 10 milyon olayı tamamen bir kandırmaca. Ama bu sayede senin gibi inançlı insanları oldukça güzel bir şekilde kandırabiliyorlar.
Eğer bu konuda bir yol alınabilmiş olsaydı inanın ki evrim teorisine inananlar Cuma akşamında yapılan programa çıkarlar deneylerini anlatırlar ve yeri yerinden oynatırlardı. Oynatmadıklarına göre bence arpa boyu dahi yol alamadılar.
Evrim bilimsel bir konudur. Bu konuda yapılacak 2 taraflı bir tartışma ancak bilimsel düzeyde yapılabilir. Sıkıştığı yerde "tanrı böyle yaratmıştır" diyen insanlarla tartışma olmaz, çünkü tartışma yapılabilecek zemin ortada yoktur.
Ayrıca, bilim adamları muhatap alıp da bunlarla tartışmaz. Çünkü o takdirde, hem bu adamları bir yerde legalize etmiş olursunuz hem de bilim camiasındaki saygınlığınız hasar görür.
Olayın diğer bir yönü de evrimci bilim adamlarına yapılan baskı ve tehditlerdir. Ülkemizde dinin geldiği yer ortada, din uğruna başkalarına zarar vermeye hazır yığınla cahil insan ortalıkta dolaşıyor. Yani, evrim konusunda bilimsel zeminde bir tartışma imkanı olsa bile, çıkıp konuşacak bilim adamı sayısı bir elin parmağını geçmez.
Habertürk'te geçen gün yapılan tek taraflı program müthiş bir propagandaydı ve Yiğit Bulut ile Habertürk'ün yeni misyonu ile birebir uyumlu idi. Bu program ile bilime halkın gözleri önünde büyük bir darbe indirilirken, dincilik ileriye doğru önemli bir adım daha attı.
Şunu da söylemeden geçmek olmaz, bilimden ne kadar uzaklaşır, ne kadar öbür dünya felsefesine kayarsak, o kadar zayıf devlet oluruz, o kadar gelişmiş ülkelerin sömürgesi oluruz. Bu kadar basit.
Gerçekler: Sizin elinizde ara form olduğu halde Harun Yahya’ya gösterip 10 milyon Lirayı almadığınız. Almaya çalışmadığınız. Benim için bu konuda gerçek, gerçek olduğu kadar komik bir olaydır.
Bak, sana asıl komik olan şeyi göstereyim.
http://harunyahya.org/evrim/darwini_yikan_kafataslari/images/jaguar.jpg
Harun Yahya'nın sitesinde bu jaguar kafatasının 87 milyon yıllık olduğu iddia edilmektedir. Aşağıdaki linkte görebilirsin.
http://harunyahya.org/evrim/darwini_yikan_kafataslari/kafataslari_07.html
Bu ne demektir? 87 milyon yıl önce T-Rex ile oldukça gelişmiş bir memeli olan bu jaguarın aynı dönemde yaşamış olmaları demektir. Böyle aptalca bir şey olabilir mi? Böyle bir salaklığı idda edebilen birini kim ciddiye alıp da karşısına oturur?
Jaguraların da dahil olduğu Panthera sınıfı yaklaşık 6 milyon yıl önce ortaya çıkmıştır. Bu tarihten önce bu canlılara rastlayamazsın. Madem HY bu kadar emin kendinden, çıksın bu fosili bilim adamlarına göstersin, fosilin yaşını tespit etsinler ve böylelikle evrime darbeyi indirsin.
Ama bunu yapmaz, yapamaz, çünkü bu fosiller sahtedir. Üzerinde fosil numarası bulamazsın, üstelik neredeyse hepsi sözde Çin'de bulunmuştur ve sadece kafataslarından ibarettir. Çin'de bazı eskitme teknikleriyle bu tarz sahtekarlık yapılmaktadır, bu bilinen birşeydir. Ama bilim adamlarını kandıramazsın, yaş testi ile fosilin gerçek yaşı kolaylıkla bulunabilir.
Gördüğün gibi asıl komik olan, evrimi bitirdiğini iddia eden bir adamın elinde 87 milyon yıllık olduğunu iddia ettiği kafataslarının olması ve bunları bilim adamlarına gösterememesidir. Eğer bunlar gerçekse, evrim teorisine muazaam bir darbe vurabilir, hatta bir yere kadar bitirebilir.
İşte olay bu kadar basit. Senin göremediğin gerçekler bunlar. Bu adamların misyonu Türk halkını bilimden uzaklaştırmak, din safsatalarıyla doldurmak ve böylelikle güçlü, kuvvetli, Dünya'daki kaynaklardan daha fazla pay alan bir ülke haline gelmesini engellemektir.
tensiz.denek
09-08-2009, 19:14
Mevzu havale etmek değil. Bana göre HAKİKAT.
Sorun da burada zaten
Çünkü bu konu darwinizmin tıkandığı, çıkış yolu bulamadığı, çıkış yolu bulamadığı için açıklamadığı/ açıklayamadığı ve açıklayamayacağı bir konudur. Ve bu konu benim değil abiyogenezin konusudur der ve bir nevi konuyu başka bir tarafa HAVALE eder ve içinden sıyrılır. :)
Bir canlının evrilebilmesi için o canlının var olması gerekir. Varolmayı evrim teorisi açıklamaz. Adı üzerinde nasıl evrildiklerini açıklar. Büyütülecek birşey yok. Bir teori herşeyi açıklamalaıdır diye birşey yok. Yerçekimi ile atom orbitallerini açıklayamazsınız. Bunu anlayamıyorsanız o sizin probleminiz.
Bu vermiş olduğunuz bilimsel bir veri değildir. Çünkü darwinizmcilerin çizimlerinden biridir. Sadece bir çizim. Yoksa ben mi yanlış görüyorum?
Eğer para verip makalenin tamamını görmek istiyorsanız linkini vereyim. Resimleri para vermeden görebildiğimiz için verdim. Üniversitelerden girmeyenler için paralıdır, üye olmak gerekir. Eğer resimlere ait makaleyi okumak isterseniz işte linki:
Transformation and diversification in early mammal evolution:
http://www.nature.com/nature/journal/v450/n7172/full/nature06277.html
Ama gerçek birer fosil yerine resim çizip ona ilk önce kendileri, daha sonra insanları inandırıyorlar. :)
Onu kutsal kitaplar yapar. Hikaye anlatırlar ve inanmamızı beklerler. Siz de inanırsınız. Bizler ise istediğimiz zaman araştırma talebinde bulunup delilleri incelemek üzere başvurabilir ve kendimiz testler yapabiliriz. Eğer başka bulgular elde edersek bunları yayınlarız ve geçerliliği doğrulanır veya yanlışlanır. Bu kutsal kitaplarda olmayan bir otokontrol mekanizmasıdır.
Sanırım Mine hanımda medyatik olmama isteğinden dolayı show yapmaya çalıştı ama darwinizmin asıl hedefini ve gayesini yansıtarak –size göre- eline yüzüne bulaştırdı.
Yiğit Bulut 'un davet ettiği kişilerde seçici olduğunu düşünüyorum. Evrime inanmak darwinist olmayı gerektirmez. Darwinizm bir ideolojidir. Evrim teorisi ise bilimseldir.
Yukarıda ki söyleminizden evrim geçiren yaratıkların hiç ara değişikliğe uğramadan bir üst modeline geçtiğini anlayabilir miyiz? Anlayabilirsek aslında bilmeden evrimi sizde inkar ediyorsunuz. Çünkü evrime göre canlılar bir anda şimdiki hallerini almamış tek atadan çoğalarak bu konumlarına gelmişlerdir. Ve bu süreç milyonlarca yıl almıştır. Ara form fosillerinin olmaması evrimin çöküşüne sebep değil mi?
Hayır. Benimde anlamıyorsunuz derken bahsettiğim buydu.
Daha önce verdiğim örnekte modern bir timsahla modern bir kuş arasında bir canlı görülüyor.bir dönüşüm bile söz konusu değil. Böyle bir canlı dediğim gibi doğada yok. Bu canlıyı oluşturan iki canlıda bugün evrim ağacının birbirinden çok farklı dallarında yaşıyorlar. Şu videoyu bir izleyin.
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?option=com_hwdvideoshare&task=viewvideo&Itemid=106&video_id=34
Evrimsel gelişim kerte kerte olur, küçük küçük değişiklikler zamanla birikerek ilk yaratıkla son yaratık arasında büyük bir fark yaratır. Her bir küçük değişiklik bir araform olarak tanımlanabilir. Bir timsahla bir ördek arasında yüzlerce milyon yılda, milyarlarca nesil boyunca geçirilen değişimin birikimi söz konusudur.
HY'nin araformdan anladığı modern hayvanlarla başka modern bir hayvanı alıp ikisini karıştırmak. Evrimde bahsedilen araform ise -çok büyük ihtimalle soyu tükenmiş- modern olmayan bir hayvanın mesela bir dinazorun kerte kerte gelişimlerle bugünkü modern kuşların atasına gelişimi ve kuşlarında daha sonra kendi evrimsel ağaçlarını oluşturmalarıdır. Bir ördek-timsah mümkün değildir. Evrimde bahsedilen arafosiller ise vardır.
Fakat HYciler bunların hepsini soyları tükenmiş canlılar olarak algılarlar ve değişen canlılar arsında bağ kuracak kadar zeki değildirler. Sapiens zaten size bazı araform fosilleri göstermiş. Aralarındaki bağı görebilmek veya görememektir mesele.
Forum ortamında veya HYnin kitaplarında bunları sadece görsel olarak karşılaştırırsınız. Bir akademisyen ise genetik, radyometrik, osteolojik, paleantolojik, jeolojik verileri kullanarak bu karşılaştırmayı yapar.
Saygılar,
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Bir maketin yapılabilmesi için öncelikle ortalıkta bir orjinalinin olması gerekir.
Ve ya insanın hayal gücünün olması gerekir. :)
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Basilosaurus'un toprak altından çıkarılırken çekilmiş resimlerini de gördün.
Bu konuda bu fotoğrafları düzenleyemeyeceklerinin göstergesi nedir?
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Adnan hoca ve müritlerinin Habertürk'te katıldığı programı seyrettin sanırım. Moderatör ara formları tarif etmesini istediğinde, önce Babuna'ya dönüp, "onlar dahai iyi bilir" dedi, daha sonra elini göstererek, "yani buralardan böyle kemikler çıkması lazım falan" gibi saçmalıklar geveledi. O an görüldü ki, 300 tane kitap yazdığını iddia eden bu adamın evrimle uzaktan yakından alakası yok. Yazdığı kitaplar, evangelist sitelerden aşırmaların tercümesinden ibaret.
Sizin dediğiniz gibi olsun. Evrim Teorisi nedir? Canlıların tek bir atadan türemesi ve modernleşerek gelişmesi. Eğer böyle ise ciddi bir karmaşanın olması lazım gelir. Aşağıdaki duruma sizin inancınız var mı?
Ortamda TESADÜFEN toz ve gaz bulutu oluşuyor. Aaaa o da ne TESADÜFEN ortam ısınmaya başlıyor. Hoppala bu da ne şimdi de soğumaya başladı. Hmm bu TESADÜFLERİ bir TESADÜF daha izliyor ve BÜYÜK BİR PATLAMANIN ardından ortaya şu anda adına dünya dediğimiz varlık çıkıyor. TESADÜFLER birbirini hızla izliyor. Ortamda TESADÜFEN oluşan aminoasitle yine TESADÜFEN oluşan proteinler birbirlerini bularak birleşiyor. Aaaa fosfor, azot, karbon, oksijen, demir, magnezyum gibi elementler TESADÜFEN birleşen aminoasitle proteinin yanına gelip, onlarda bu sisteme dahil oluyor. Sonra TESADÜFEN ortam, nem ve sistem, her şey bir canlının oluşması için pozitif bir ortam oluşuyor. Aaaa ortaya bir canlı çıkıyor. Vücudu var ama kolları, bacakları 800 er tane ve orantısız bir şekilde küçük. Kafası hipopotam, boynu zürafa, kuyruğu fare ile balık karışımı, ayaklarının bir kısmı aslan ayağı, bir kısmı tavşan ayağı, bir kısmı toynaklı at ayağına benziyor. Olsun olsun önemli değil. Bu canlı bir çoğalsın hele. Elbet organlarının bir kısmı körelir bir kısmı da gelişimini tamamlayıp “EVRİM TEORİSİ”ni “TEORİ”likten çıkarıp “GERÇEK”liğe çevirir. Haaa TESADÜFLER bitti mi? Elbette ki bitmedi. Bu oluşan canlı erkek. Bir de dişi lazım. Aynı TESADÜFLER 2. karşıt cins için de gerçekleşmesi gerekiyor. Aaaa gerçekleşti. Sonra bu gelişen iki canlı yine TESADÜFEN dünyanın aynı bölgesinde gelişmiş. (Biri Asyada diğeri de Afrikada değil) Yoksa birbirlerini bulmaları için de TESADÜFE ihtiyacımız olacaktı. (Gerçi önemi yok TESADÜFLERİN oluşması hiç de problem değil) Sonra bu iki canlı çiftleşiyor. İlkinde bir hayvan çeşidi doğuyor. İkincisinde başka bir hayvan çeşidi vs vs derken şimdiki bilmediğimiz ama şimdikine benzeyen birkaç yüz çeşit hayvan oluşmuş. Sonra bu doğan hayvanlar çaprazlama birbirleri ile çiftleşiyor. Olmayan, bulunmayan hayvanlarda bu çiftleşmelerden sonra ortaya çıkıyor. Aaaa maymunun atası da orada. O başka bir hayvanla, doğan hayvan başka bir maymunun atası ile, ondan doğan diğeri ile, ondan doğan başkası ile, ondan doğan da maymunla çiftleşiyor. Aaaa ortada homurdanan ama homurdanması kadar düşünebilen, düşündüğü kadarı ile konuşabilen, konuştuğu kadarıyla yazabilen, yazdığı kadarı ile okuyabilen, okuduğu kadar aktarabilen bir İNSAN ortaya çıkıyor. İşte bu açıklamaya “BİLİM, BİLİMSEL OLARAK EVRİM TEORİSİ” diyor. :)
Ve ya her canlı için ayrı bir TESADÜF oluşması gerekiyor. :)
Bu mudur yani. Sizin inandığınız BİLİMSEL TEORİ BU MU? Kusura bakmayın ben inanmam, inanamam. Neden mi? Mantığıma UY MU YOR. Hayretler içerisinde sizin nasıl inandığınıza anlam veremiyorum.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Ama bunu yapmaz, yapamaz, çünkü bu fosiller sahtedir.
Meo, bak güzel kardeşim. Gösterdiğim iskeletlerin hepsi toprak altından çıkartılmış orjinal fosillerdir. Müzelerdeki resimlerini bile verdim. Bunların maket olduğunu nerden çıkartıyorsun?
Cevap vermeme sanırım gerek yok. Aynı mantıktayız. Siz sahte olduğunu nerden çıkarıyorsanız ben de oradan çıkarıyorum…
Saygılar.
tensiz.denek
10-08-2009, 01:46
Aaaa fosfor, azot, karbon, oksijen, demir, magnezyum gibi elementler TESADÜFEN birleşen aminoasitle proteinin yanına gelip, onlarda bu sisteme dahil oluyor. Sonra TESADÜFEN ortam, nem ve sistem, her şey bir canlının oluşması için pozitif bir ortam oluşuyor. Aaaa ortaya bir canlı çıkıyor. Vücudu var ama kolları, bacakları 800 er tane ve orantısız bir şekilde küçük. Kafası hipopotam, boynu zürafa, kuyruğu fare ile balık karışımı, ayaklarının bir kısmı aslan ayağı, bir kısmı tavşan ayağı, bir kısmı toynaklı at ayağına benziyor. Olsun olsun önemli değil. Bu canlı bir çoğalsın hele. Elbet organlarının bir kısmı körelir bir kısmı da gelişimini tamamlayıp “EVRİM TEORİSİ”ni “TEORİ”likten çıkarıp “GERÇEK”liğe çevirir. Haaa TESADÜFLER bitti mi? Elbette ki bitmedi. Bu oluşan canlı erkek. Bir de dişi lazım. Aynı TESADÜFLER 2. karşıt cins için de gerçekleşmesi gerekiyor. Aaaa gerçekleşti. Sonra bu gelişen iki canlı yine TESADÜFEN dünyanın aynı bölgesinde gelişmiş. (Biri Asyada diğeri de Afrikada değil) Yoksa birbirlerini bulmaları için de TESADÜFE ihtiyacımız olacaktı. (Gerçi önemi yok TESADÜFLERİN oluşması hiç de problem değil) Sonra bu iki canlı çiftleşiyor. İlkinde bir hayvan çeşidi doğuyor. İkincisinde başka bir hayvan çeşidi vs vs derken şimdiki bilmediğimiz ama şimdikine benzeyen birkaç yüz çeşit hayvan oluşmuş. Sonra bu doğan hayvanlar çaprazlama birbirleri ile çiftleşiyor. Olmayan, bulunmayan hayvanlarda bu çiftleşmelerden sonra ortaya çıkıyor. Aaaa maymunun atası da orada. O başka bir hayvanla, doğan hayvan başka bir maymunun atası ile, ondan doğan diğeri ile, ondan doğan başkası ile, ondan doğan da maymunla çiftleşiyor. Aaaa ortada homurdanan ama homurdanması kadar düşünebilen, düşündüğü kadarı ile konuşabilen, konuştuğu kadarıyla yazabilen, yazdığı kadarı ile okuyabilen, okuduğu kadar aktarabilen bir İNSAN ortaya çıkıyor. İşte bu açıklamaya “BİLİM, BİLİMSEL OLARAK EVRİM TEORİSİ” diyor. :)
Ve ya her canlı için ayrı bir TESADÜF oluşması gerekiyor. :)
Bu mudur yani. Sizin inandığınız BİLİMSEL TEORİ BU MU? Kusura bakmayın ben inanmam, inanamam. Neden mi? Mantığıma UY MU YOR. Hayretler içerisinde sizin nasıl inandığınıza anlam veremiyorum.
Bunların mantığınıza uymaması normal çünkü bilgisizliğiniz dolayısıyla evrim teorisi konusunda yanlış tahminlerde bulunmuşsunuz. Lise mezunu olduğunuzu söylemiştiniz. Hocanız evrim dersini atlamış olmalı. sorun değil sizin gibi evrim konusunda eksiği olanlar için internet sayfamıza evrim dersi koyduk:
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?option=com_hwdvideoshare&task=viewvideo&Itemid=106&video_id=38
Anlamadığınız terimler olursa evrim-teorisi.org sitemizdeki terimler sözlüğünden bakabilirsiniz.
Saygılar,
Not:Videoyu sonuna kadar izleyin soru-cevap bölümünde yanılgıya düştüğünüz soruların çoğuna cevap alacaksınız.
kocakaptan35
10-08-2009, 10:13
Albert Einsteinın bir kaç ay önce bulunan son yazılarında dinler hakkındaki yazdıkları oldukça düşündürücü ,bu dünyanın kabul edilen en iyi düşünürü dinleri araştırdıktan sonra bir kaç kelimeyle şöyle özetlemiş.DİNLER KANIMCA İNSANOĞLUNUN YARATTIĞI EFSANELERDİR. Bu sözün bittiği yerdir bir zamanlar dünya düz değildir diyen bilim adamını kilise afaroz ediyordu,bu çağdada gerçeği gören insanlar afaroz edilmek isteniyor.
Evrim neden ilk canlıyı açıklamaz?
Sayın envyME
Öncelikle evrimin böyle bir sorunu yoktur ve ilk canlı evrimin ilgi alanı degildir. Evrim ilk canlıdan sonrası ile ilgilenir.
Esas sizin sorunuzun cevabı ise, henüz bilmiyoruz ve bilmedigimiz şeyi de Allah yaptı diye bir kenara atamayız. Muhtelif teoriler var ama bunları kanıtlayacak yeteri kadar veri yok. O halde ögrenene kadar bekleyecegiz ve bu işi dogaüstüne havale etmeyecegiz.
Bizler kanıt olmadıgı için cevap yok diyoruz. Peki siz cevaplarken bir kanıta ulaşabiliyor musunuz.
saygılarımla
Sayın dilaver,
Alıntıladığınız mesajıma tekrar bakarsanız, açıklayamaz deseydiniz sormazdım diye yazmıştım. Açıklamaz ile açıklayamaz aynı şey değildir. Siz henüz bilmiyoruz diyorsunuz, sayın tensiz.denek açıklamaz diyor. Bazıları evrim Tanrı inancı ile ilgilenmez, ilk yaşam ile ilgilenmez diyor. Bunun sebebi nedir?
Niyetimi bildiğinizi düşünüyorum bu yüzden sorularımı yanlış anlamazsınız umarım.
İlk canlı neden evrimin ilgi alanına girmez?
Saygılar
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Bunların mantığınıza uymaması normal çünkü bilgisizliğiniz dolayısıyla evrim teorisi konusunda yanlış tahminlerde bulunmuşsunuz. Lise mezunu olduğunuzu söylemiştiniz. Hocanız evrim dersini atlamış olmalı. sorun değil sizin gibi evrim konusunda eksiği olanlar için internet sayfamıza evrim dersi koyduk:
Teşekkür ederim. Yeterince o konularda ders gördüm. Araştırmalarımı da vakit buldukça yapıyorum. Ancak sadece Harun Yahya sitelerinde değil. Evrimcilerin hazırlamış olduğu sitelerden de araştırmalar yapıyorum. Mesela bir siteden yaptığım alıntıda Evrim Teorisi nedir sorusuna şu şekilde cevap veriliyor.
“Kısaca demek gerekirse, Darwin’in evrim kuramı birbirini tamamlayan iki öğe içermektedir: (1) Canlı dünyada değişik biçim ve türlerin ortak bir kökten kaynaklanarak geliştiği; (2) Canlılar arasında “yaşam savaşımı” ve “en uyumlunun ayıklanmaktan kurtulması” diye dile getirilen evrimin gerçekleşme düzeneği.”
Ayrıca bu sitedeki yazılardan bir alıntı daha.
“Evrim düşüncesini değil ama geçerliliğini bugün de sürdüren evrim kuramını Charles Darwin (1809 - 1882)’e borçluyuz. Fizik ve astronomide Galileo ile Newton’un yeri ne ise Darwin’in biyolojideki konumu odur.”
Bir alıntı daha.
“Darwin canlıların ortak bir kökten kaynaklandığı savını ilk ortaya atan kişi olmamakla birlikte, bu savı doğrulayan çok sayıda değişik gözlemsel kanıt ortaya koymuştur.”
Bu tür yazıları tahmin edersiniz ki Harun Yahya sitelerinde ve ya evrim karşıtı sitelerde bulamazsınız. Yani size göre de GERÇEK ve DOĞRU bir tanımlama.
Birinci öğedeki evrimin tanımına göre benim daha önce yaptığım evrim teorisi için yapmış olduğum farazi tanım doğru olmuş olmuyor mu?
Saygılar.
tensiz.denek
10-08-2009, 12:47
Açıklamaz ile açıklayamaz aynı şey değildir. Siz henüz bilmiyoruz diyorsunuz, sayın tensiz.denek açıklamaz diyor. Bazıları evrim Tanrı inancı ile ilgilenmez, ilk yaşam ile ilgilenmez diyor. Bunun sebebi nedir?
Niyetimi bildiğinizi düşünüyorum bu yüzden sorularımı yanlış anlamazsınız umarım.
İlk canlı neden evrimin ilgi alanına girmez?
Evrim biliminin tanımına bakarsanız, "canlıdaki genetik bilginin zaman içinde nesilden nesile nasıl değişim gösterdiğini inceleyen bilim dalıdır." olduğunu görürsünüz. Canlının nasıl evrildiğini araştırabilmemiz için o canlının varolması gereklidir. Oluşmamış bir canlının yani canlı olmayan bir canlının nasıl evrildiğini istesede inceleyemez. dolayısıyla evrim teorisi ilk canlının ortaya çıkmasını ne açıklayabilir ne de açıklar. Evrim teorisi "herşeyi" açıklayan bir teori değildir ve "herşeyi açıklamamak" onun eksik, çaresiz bir teori olduğu anlamına gelmez. Sadece bu kadarını açıklaması bile dinlerle büyük bir çelişki içinde olmasına yeter.
İleride birgün abiyogenez veya başka bir modelle ilk canlının ortaya çıkışı açıklanabilirse, bu büyük ihtimalle evrim teorisi ile çelişmeyecektir ve hayatın nasıl başlayıp geliştiğini açıklayan, birleşmiş, daha tümleyici bir teori ortaya çıkacaktır. Daha önce verdiğim elektromanyetizma örneğinde olduğu gibi. Elektrik ve manyetizma daha önceleri birbirinden farklı olarak gelişmiştir fakat maxwell tarafından birleştirilmiştir. Evrim teorisinin geleceğine gelince, bir gün bugün tamam olan evrim teorisi ve bugün eksik olan canlılığın ilk başlangıcının teorisi birleşecek ve birleşmiş yeni bir canlılığın teorisi oluşturacaklardır.
Saygılar,
tensiz.denek
10-08-2009, 13:23
“Kısaca demek gerekirse, Darwin’in evrim kuramı birbirini tamamlayan iki öğe içermektedir: (1) Canlı dünyada değişik biçim ve türlerin ortak bir kökten kaynaklanarak geliştiği; (2) Canlılar arasında “yaşam savaşımı” ve “en uyumlunun ayıklanmaktan kurtulması” diye dile getirilen evrimin gerçekleşme düzeneği.”
Ayrıca bu sitedeki yazılardan bir alıntı daha.
“Evrim düşüncesini değil ama geçerliliğini bugün de sürdüren evrim kuramını Charles Darwin (1809 - 1882)’e borçluyuz. Fizik ve astronomide Galileo ile Newton’un yeri ne ise Darwin’in biyolojideki konumu odur.”
Birinci öğedeki evrimin tanımına göre benim daha önce yaptığım evrim teorisi için yapmış olduğum farazi tanım doğru olmuş olmuyor mu?
Sayın meo,
borçluyuz un altını çizmişsiniz. Evet borçluyuz, sadece Darwin'e değil bütün alanlarda çalışan bütün bilimadamlarına arkalarında bıraktıkları araştırmalardan dolayı borçluyuz. "Borçluyuz" bir kalıptır ve sadece darwin değil bütün bilimadamları için kullanılır. Yerçekimi kanununu Newton'a borçluyuz.
Tanımınız doğru fakat bu tanımın tercümesini yanlış. Sadece tanım cümlesini bilerek evrim teorisini kurduğunuz cümlelerde zarf olarak TESADÜFEN kelimesini kullanarak açıklayamazsınız.
Zamanlamada büyük yanlışlar yapmışsınız. Ortaya çıkan ilk canlının tek hücreli bir canlı olduğu düşünülüyor. Bacaklı veya organelli olarak değil. Kafası hipopotan bacağı zürefa fln değil ilk canlıların kafaya benzer oluşumlar için milyonlarca yıl gerekiyor. Ayrıca eşeyli üreme bu sürecin daha en başlarında ortaya çıkıyor. Düşündüğünüz gibi erkek ve dişi ayrı yerlerde ortaya çıkan farklı canlılar olarak evrilmiyorlar. Eşeyli üreme ortaya çıktıktan sonra aynı türün erkek ve dişi canlıları beraber evriliyorlar. Milyarlarca yıl önce birgün biryerlerde erkeklik-dişilik oluştu ve bu oluşum canlının çeşitliliğini ve dolayısıyla hayatta kalma şansını oldukça arttırdı. Bugün erkek ve dişi canlılar, erkeklik ve dişilik özellğini bu milyarlarca yıl önce gerçekleşen değişime borçludur.
Şu etkileşimli animasyonu bir izleyin ve canlıların ortaya çıkış sırasına bakın:
http://www.johnkyrk.com/evolution.tr.swf
TESADÜFEN lerle kurduğunuz mantık zinciri, konuyu yeni öğrenmeye çalışan bir lise öğrencisinin ilk aklına gelen basit sorulara benziyor. Onun için lisede yeterince bu konuyu işlemediğinizi düşünüyorum. TESADÜFEN kelimsenini anlamını da tersten kullanıyorsunuz. TESADÜF, tamamen şans eseri olmaz. Birikimli seçilim gibi bazı mekanizmalara bağlı olarak çalışır.
Evrim simülatörü videomuz size daha iyi anlatacaktır TESADÜF lerin birikimli seçilimin çarklarından biri olduğunu.
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?option=com_hwdvideoshare&task=viewvideo&Itemid=106&video_id=14
Saygılar,
Ortamda TESADÜFEN toz ve gaz bulutu oluşuyor. Aaaa o da ne TESADÜFEN ortam ısınmaya başlıyor. Hoppala bu da ne şimdi de soğumaya başladı. Hmm bu TESADÜFLERİ bir TESADÜF daha izliyor ve BÜYÜK BİR PATLAMANIN ardından ortaya şu anda adına dünya dediğimiz varlık çıkıyor. TESADÜFLER birbirini hızla izliyor. Ortamda TESADÜFEN oluşan aminoasitle yine TESADÜFEN oluşan proteinler birbirlerini bularak birleşiyor. Aaaa fosfor, azot, karbon, oksijen, demir, magnezyum gibi elementler TESADÜFEN birleşen aminoasitle proteinin yanına gelip, onlarda bu sisteme dahil oluyor. Sonra TESADÜFEN ortam, nem ve sistem, her şey bir canlının oluşması için pozitif bir ortam oluşuyor. Aaaa ortaya bir canlı çıkıyor. Vücudu var ama kolları, bacakları 800 er tane ve orantısız bir şekilde küçük. Kafası hipopotam, boynu zürafa, kuyruğu fare ile balık karışımı, ayaklarının bir kısmı aslan ayağı, bir kısmı tavşan ayağı, bir kısmı toynaklı at ayağına benziyor. Olsun olsun önemli değil. Bu canlı bir çoğalsın hele. Elbet organlarının bir kısmı körelir bir kısmı da gelişimini tamamlayıp “EVRİM TEORİSİ”ni “TEORİ”likten çıkarıp “GERÇEK”liğe çevirir. Haaa TESADÜFLER bitti mi? Elbette ki bitmedi. Bu oluşan canlı erkek. Bir de dişi lazım. Aynı TESADÜFLER 2. karşıt cins için de gerçekleşmesi gerekiyor. Aaaa gerçekleşti. Sonra bu gelişen iki canlı yine TESADÜFEN dünyanın aynı bölgesinde gelişmiş. (Biri Asyada diğeri de Afrikada değil) Yoksa birbirlerini bulmaları için de TESADÜFE ihtiyacımız olacaktı. (Gerçi önemi yok TESADÜFLERİN oluşması hiç de problem değil) Sonra bu iki canlı çiftleşiyor. İlkinde bir hayvan çeşidi doğuyor. İkincisinde başka bir hayvan çeşidi vs vs derken şimdiki bilmediğimiz ama şimdikine benzeyen birkaç yüz çeşit hayvan oluşmuş. Sonra bu doğan hayvanlar çaprazlama birbirleri ile çiftleşiyor. Olmayan, bulunmayan hayvanlarda bu çiftleşmelerden sonra ortaya çıkıyor. Aaaa maymunun atası da orada. O başka bir hayvanla, doğan hayvan başka bir maymunun atası ile, ondan doğan diğeri ile, ondan doğan başkası ile, ondan doğan da maymunla çiftleşiyor. Aaaa ortada homurdanan ama homurdanması kadar düşünebilen, düşündüğü kadarı ile konuşabilen, konuştuğu kadarıyla yazabilen, yazdığı kadarı ile okuyabilen, okuduğu kadar aktarabilen bir İNSAN ortaya çıkıyor. İşte bu açıklamaya “BİLİM, BİLİMSEL OLARAK EVRİM TEORİSİ” diyor. :)
Ve ya her canlı için ayrı bir TESADÜF oluşması gerekiyor. :)
Bu mudur yani. Sizin inandığınız BİLİMSEL TEORİ BU MU? Kusura bakmayın ben inanmam, inanamam. Neden mi? Mantığıma UY MU YOR. Hayretler içerisinde sizin nasıl inandığınıza anlam veremiyorum.
Sevgili Meo evren hakkında ya hiç bir bilgin yok yada bilmemezlikten geliyorsun.
Evrende hiç birşey tesadüffen ortada hiç bir neden yokken ortaya çıkmamıştır. Evrendeki herşey ilk oluşum anının sonuçlarıdır. Bugün için Big Bang in sonucudur. Big bangten sonra gerekli koşullar oluştuktan sonra ilk atomlar ilk maddeler ortaya çıktı. Bu atomlar gerekli koşullar oluştuğu için toz bulutundan yıldızlara kadar evrendekiler oluştu. Yaşamın oluşabilmeside gerekli koşulların oluşmasından sonra olmuştur. Bu şartlar evrenin başka bir yerinde de oluşsa ordada yaşam oluşur.
Evrimde gerekli şartlar olduğu vakit olur. Eğer ilk canlı oluştuğu zaman ve yerdeki koşullar dünyanın heryerinde aynı olsaydı ve hiç bir zaman değişmeseydi bugün canlılık bu kadar çok çeşitli olmazdı.
Bunu domino taşlarının devrilmesi gibi düşün her bir olay başka bir olayı tetikliyor. Ama sen dersin ilk domino taşını Tanrı devirmiştir ona bişi diyemeyiz. Çünkü o an öncesine ait verilerimiz çok kısıtlı. Belki ilk domino taşını deviren başka bir domino taşı vardı şu an için bunu bilemeyiz.
Sonuç olarak Evrendeki hiç birşey tesadüf değildir.
Evrim biliminin tanımına bakarsanız, "canlıdaki genetik bilginin zaman içinde nesilden nesile nasıl değişim gösterdiğini inceleyen bilim dalıdır." olduğunu görürsünüz. Canlının nasıl evrildiğini araştırabilmemiz için o canlının varolması gereklidir. Oluşmamış bir canlının yani canlı olmayan bir canlının nasıl evrildiğini istesede inceleyemez. dolayısıyla evrim teorisi ilk canlının ortaya çıkmasını ne açıklayabilir ne de açıklar. Evrim teorisi "herşeyi" açıklayan bir teori değildir ve "herşeyi açıklamamak" onun eksik, çaresiz bir teori olduğu anlamına gelmez. Sadece bu kadarını açıklaması bile dinlerle büyük bir çelişki içinde olmasına yeter.
İleride birgün abiyogenez veya başka bir modelle ilk canlının ortaya çıkışı açıklanabilirse, bu büyük ihtimalle evrim teorisi ile çelişmeyecektir ve hayatın nasıl başlayıp geliştiğini açıklayan, birleşmiş, daha tümleyici bir teori ortaya çıkacaktır. Daha önce verdiğim elektromanyetizma örneğinde olduğu gibi. Elektrik ve manyetizma daha önceleri birbirinden farklı olarak gelişmiştir fakat maxwell tarafından birleştirilmiştir. Evrim teorisinin geleceğine gelince, bir gün bugün tamam olan evrim teorisi ve bugün eksik olan canlılığın ilk başlangıcının teorisi birleşecek ve birleşmiş yeni bir canlılığın teorisi oluşturacaklardır.
Saygılar,
Bakın sayın tensiz.denek
Ben açık bir insanım. Her düşünceye saygılıyımdır, karşılığında saygı gördüğüm sürece.
Bakın siz de dahil farklı farklı tanımlar yapılıyor veya yapıyorsunuz evrim ile ilgili. Evrim Tanrı ile ilgilenmez ayrıdır, ilgilenemez ayrıdır. Evrim ilk canlı ile ilgilenmez ayrıdır, ilgilenemez ayrıdır. Bugün bilim adamları bunun için çalışmalar yapmıyorlar mı? Yapıyorlar, demek ki ilgileniyorlar. O zaman neden böyle ifadeler geçiyor veya söyleniyor.
Evrim teorisi ile Tanrı inancı neden birbiri ile tartışıyor bunu iyi değerlendirmeniz lazım. Eğer evrim ilk canlı ile ilgilenmiyorsa ve Tanrı inancı ile de ilgilenmiyorsa o zaman neden Tanrı inancı olan birisi bu teoriye karşı geliyor? Veya tam tersini düşünelim, evrim teorisine inanan birisi neden Tanrı inancına karşı çıkıyor? Bu belirsizlikler bir çok şeyi belirsiz hale getirmiyor mu?
Ayrıca, alıntıladığım mesajınızdaki ilk paragraf ile ikinci paragraf birbiri ile çelişmiyor mu? İlkinde olmayan bir canlıyı nasıl açıklasın demişsiniz, ikincisinde ise ileride açıklayabildiğinde demişsiniz.
Ve son olarak, bilime inanan birisi olarak, ilk canlının nasıl ortaya çıkışı açıklanabilirse bu büyük ihtimalle evrim ile çelişmeyecektir demek doğru mu sizce? Yani ileride bilim adamları başka bir teori bulur ve evrimi çökertirlerse düşünceniz ne şekilde olur?
Saygılar
Meo kardeş,
Gösterdiğim fosiller makettir diyorsan ve buna gerçekten inanıyorsan, öyle olsun. Bunlar, insanları kandırmak için bilim adamlarınca topraktan çıkarılmış süsü verilmiş ve müzelere yerleştirilmiş maketler. Bu tespitin Harun Yahya ve asalak müritlerinin bile aklına gelmemişti. Evrimcilerin foyasını tek başına ortaya döktün. Darwinizm'i yıkan adam oldun. Sana kısaca "mehdi" diyebilir miyiz? :)
Şaka bir yana yazdıklarından, temel bilgiler konusunda epey bir eksikliğin olduğu açıkça görülüyor. Öncelikle bunu kabul ederek işe başlamalısın. Yaşın kaç, bilmiyorum ama hiçbir şey için geç kalmış değilsin. Ne kadar çok şey öğrenebilirsen o kadar iyi senin için. Bunları iyi niyetli olduğunu düşünerek söylüyorum. Aşağıda sana bir link vereyim. Evrenin, Dünya'nın oluşumu, canlılığın ortaya çıkışı, türlerin oluşumu, insanın ortaya çıkışı gayet anlaşılır bir şekilde anlatılıyor.
http://www.turandursun.com/forumlar/archive/index.php/t-1822.html
Tamamını oku. Anlayamadığın yerleri tekrar, tekrar oku. Yine de anlayamadığın yerler olacaktır. Anlayamadığın veya sana mantıksız gelen yerleri burada yaz, anlatmaya çalışalım. Başka konularda da sana mantıksız gelen şeyleri yazıp sorabilirsin. Yeter ki, niyetin öğrenmek olsun.
tensiz.denek
10-08-2009, 22:12
Bakın sayın tensiz.denek
Ben açık bir insanım. Her düşünceye saygılıyımdır, karşılığında saygı gördüğüm sürece.
Sayın envyme
Bu düşüncenize katılıyorum ve iletilerimde aynı politikayı bende kullanıyorum.
Bunun dışında yazdıklarınızdan dolayı bazen yeterince akıcı bir dille konuşamadığımı hissediyorum.
Bakın siz de dahil farklı farklı tanımlar yapılıyor veya yapıyorsunuz evrim ile ilgili. Evrim Tanrı ile ilgilenmez ayrıdır, ilgilenemez ayrıdır. Evrim ilk canlı ile ilgilenmez ayrıdır, ilgilenemez ayrıdır. Bugün bilim adamları bunun için çalışmalar yapmıyorlar mı? Yapıyorlar, demek ki ilgileniyorlar. O zaman neden böyle ifadeler geçiyor veya söyleniyor.
İlgilenmez ve ilgilenemez derken bir bilimadamını kastediyorsanız, bir bilimadamını ilgilendirir ilk canlının oluşumu. Çünkü bilimadamı herşeyle ilgilenir.
Evrim teorisine -ilahi- bir kişilik yüklememek için burada açıklamaz ve açıklayamaz kelimesini kullanalım. Bilimsel bir teoriye ilgi yerine bilgi yüklemek daha mantıklı olacaktır.
Evrim teorisi ilk canlının oluşumunu açıklamaz, açıklayamaz da. Buna karşılık evrim teorisinin açıklamadığı fakat açıklayabildiği alanlar vardır. Mesela bazı sibernetik sistemlerin zaman içinde nasıl değiştiklerini açıklayabilir evrim. Evrime ait doğal seçilim ve mutasyon mekaniklerini kullanarak -sözdecanlı adı verilen- sibernetik sistemler birçok alanda canlılığa benzer bir şekilde evrilebilir.
Bugün teknolojinin evrimi, bilgisayarların evrimi, otomobilin evrimi, ceptelefonlarının evrimi, buzdolapların evrimi, evrimin evrimi, dinlerin evrimi, kültürün evrimi,kapitalizmin evrimi gibi evrimi ideolojik veya materyalist alanlarda değişimi açıklamak için kullanabiliyoruz.
Evrim teorisi ise bunların hiçbirini açıklamaz fakat -doğal seçilim, mutasyon gibi terimlerin psödo kopyalarını kullanarak- açıklayabilir.
Evrim teorisi ile bunları açıklayabiliriz çünkü bunlar gerçekte canlı olmasalar dahi canlılık özelliği gösteren sözde-psödo- canlı sistemlerdir.
Evrim teorisi bu sözdecanlı sistemlerin değişimini açıklamaz çünkü sadece gerçek canlıların değişimini açıklar.
İlk canlının oluşumna tekrar gelince, evrim teorisi ilk canlıların oluşumunu ne açıklar ne de açıklayabilir. Çünkü bir canlının -ister sözdecanlı ister gerçek canlı olsun- evrilebilmesi için önce varolması gereklidir.
Evrim teorisi ile Tanrı inancı neden birbiri ile tartışıyor bunu iyi değerlendirmeniz lazım. Eğer evrim ilk canlı ile ilgilenmiyorsa ve Tanrı inancı ile de ilgilenmiyorsa o zaman neden Tanrı inancı olan birisi bu teoriye karşı geliyor? Veya tam tersini düşünelim, evrim teorisine inanan birisi neden Tanrı inancına karşı çıkıyor? Bu belirsizlikler bir çok şeyi belirsiz hale getirmiyor mu?
Çünkü kutsal kitaplar canlıların bir anda, birkaç günde tanrı tarafından ol demekle yaratıldığını söylüyorlar. Adem çamurdan yaratılıyor. Havva ademin kaburga kemiğinden ortaya çıkıyor. Develer ve hurma ağaçları kutsal oluyor. Dünya insanlar faydalansın diye -ve birkaç günde- ortaya çıkartılıyor. Bütün bunlar evrime terstir. Kutsal kitaplar kendilerinin sorgulanmasını yasakladığı için kutsal kitaplarındaki problemleri göremeyen insanlarda bilime ve ilk olarak evrime saldırıyorlar. Neden dinlerden özgürlük forumunda evrime özel bir bölüm var diye zannediyorsunuz? Kutsal kitaplarla en büyük çelişkiler burada yaşandığı ve herkezin evrimi anladığını düşündüğü için. Bilimin başka alanlarındada çelişkiler var fakat ancak bukadarına yetiyor yaratılışçıların akademik bilgisi. O evrim bilgisi de ancak "bakın aynı değişmemiş" demeye yetiyor. Fizik bilimi alanındada kutsal kitaplarla çelişen yerler vardır. Fakat gördüğünüz gibi forumumuzda fiziğe özel bir alan yok. bu bir arz talep meselesi.
Ayrıca, alıntıladığım mesajınızdaki ilk paragraf ile ikinci paragraf birbiri ile çelişmiyor mu? İlkinde olmayan bir canlıyı nasıl açıklasın demişsiniz, ikincisinde ise ileride açıklayabildiğinde demişsiniz.
İlk paragrafla son paragraf çelişki içinde değildirler. Şunu okuduktan sonra o paragrafı tekrar okumanızı rica ediyorum: İlk canlı hiçbir şekilde Darwin'in evrim teorisiyle açıklanamaz. İleride birgün birisi canlılar evrilmeye başlamadan önce canlılığın nasıl başladığını açıklayabilirse şüphe yokki evrim teorisi ile bu ilk canlının oluşumu teorileri birleşecek adı artık evrim teorisi olmayan ama canlılığın başlangıcı ve evrim teorisi olan yeni fakat daha gelişmiş hibrid bir teoriyle karşılaşacağız. Tabiki bu küçük bir detay. Bu son paragraftaki detayı belirtmedeki amacım, bilimsel teorilerin zaman içinde gelişebileceklerini, ve başka teorilerle birleşebileceklerini anlatmak içindir. Modern evrim torisi ile Darwin'in evrim teorisini karşılaştırdığımızda, gen gibi, mutasyon gibi buluntularla bir dizi yeni açıklamalar yapılmış ve evrim teorisi de diğer bütün bilimsel teoriler gibi zaman içinde evrilmiştir.
Ve son olarak, bilime inanan birisi olarak, ilk canlının nasıl ortaya çıkışı açıklanabilirse bu büyük ihtimalle evrim ile çelişmeyecektir demek doğru mu sizce? Yani ileride bilim adamları başka bir teori bulur ve evrimi çökertirlerse düşünceniz ne şekilde olur?
Evet doğrudur.
Birincisi ihtimal kelimesini kullanıyorum. Bir bilimadamı da hiçbirzaman kesin olandan bahsedemez zaten. Bilimde kesinlik yoktur ama hereşy ihtimallerden ibarettir.
İkincisi ileride bir gün -açıklandığında- ilk canlının oluşumu teorisinin evrim teorisi ile uyuşmama olasılığı gibi birşeyin olma ihtimali yok denecek kadar azdır. Çünkü bugün biliyoruz ki, ilk canlı her ne şekilde ortaya çıkmış olursa olsun, zaman içinde bir şekilde evrilecektir.
İkinci sorunuza cevap vermek gerekirse, eğer bilimadamları bir gün canlıların evrilemeyeceğine kanaat getirirse o zaman evrim teorisini yaratılışçılardan korumaktan vazgeçerim ve bu yeni teori ile çalışmalarıma odaklanırım. Yaratılışçılar orayada saldıracaktır büyük ihtimalle. Saldırı bilimsel bir eleştiri olduğu sürece hiçbir sorunum yok. Ben sadece bilime anlamadan yapılan ve bilimsel olmayan saldırılara karşıyım. Burada evrime değilde kuantum teorisine saldırılsaydı onu da savunmaya çalışırdım.
Bütün bununlarla beraber yine belirtmek isterimki evrim teorisinin geçerliliği bugün yerçekimi kadar aşikardır.
Bugün newton'un yerçekimi yasının doğru olduğunu kabul ediyoruz. Amacı da bunlardan fazlasını açıklamak değildir zaten.
Mesela Einstein'in kütle ile zaman arasındaki bağıntıyı açıkladığında kütleçekiminin fotonlar üzerindeki etkisini de açıkladı newtondan farklı olarak. Bu durum Newton'un yasalarını çöpe atmamızı gerektirmedi. Buna bugün bu yaslara klasik mekanik diyoruz ve üniversitelerde ilk öğretilen fiziğe giriş dersleri bunlardır.
Saygılar,
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
borçluyuz un altını çizmişsiniz.
“Borçluyuz”un altını çizmemdeki amaç, bu tanımı herhangi bir siteden değil darwinizme önem veren bir siteden aldığımı göstermek için çizmiştim.
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Tanımınız doğru fakat bu tanımın tercümesini yanlış.
Tanım bana ait değil. Evrimci bir siteye ait.
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Sadece tanım cümlesini bilerek evrim teorisini kurduğunuz cümlelerde zarf olarak TESADÜFEN kelimesini kullanarak açıklayamazsınız.
Pekala, TESADÜFEN kelimesini çıkartalım. KENDİLİĞİNDEN kelimesi koyalım.
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Zamanlamada büyük yanlışlar yapmışsınız. Ortaya çıkan ilk canlının tek hücreli bir canlı olduğu düşünülüyor.
Pekala, tek hücreli olsun. Ayrıca ben o tanımı yaparken farazi olduğunu belirtmiştim. Ama tek hücreli dahi olsa oradan milyonlarca yaratığa geçiş nasıl olur? Bunu aklınız alıyor mu?
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Milyarlarca yıl önce birgün biryerlerde erkeklik-dişilik oluştu ve bu oluşum canlının çeşitliliğini ve dolayısıyla hayatta kalma şansını oldukça arttırdı.
Demek ki TESADÜFLE erkeklik ve dişilik oluştu. Pardon kendiliğinden. Evrim Teorisinin daha önce yaptığımın farazi tercümesini değiştireyim. (Şimdiki zamandan geçmiş zamana)
1- Konuşabilen, yazabilen, düşünebilen, ani kararlar verebilen modern insan.
2- Bilmem ne kemiği olan konuşabilen, yazabilen, düşünebilen ama ani kararlar veremeyen modern insan.
3- Bilmem ne kemiği ve bilmem ne organı olan konuşamayan, yazamayan ama düşünebilen modern insan.
4- Beyni daha büyük olan orangutan başlı top kuyruklu maymunumsu düşünemeyen ama yürüyebilen insan.
5- Beyni daha küçük olan şempanze başlı, orangutan ayaklı, goril pençeli dört ayaklı insanımsı maymun.
6- Maymun.
7- Maymunumsu şempanze
8- Şempazemsi leopar
9- Leoparımsı aslan
10- Aslanımsı kedi
11- Kedimsi fare
12- Faremsi kertenkele
13- Kertenkelemsi sinek
14- Sinekimsi böcek
15- böcekimsi solucan
…
…
…
1250- Kendiliğinden oluşan tek hücreli canlı
1251- Öncesi? :)
1252- Öncesi muamma.
1253- Muammanın ötesinde muamma.
1254- Muammanın ötesindeki bilinmezlik.
1255- Durun bakalım bir gün elbet bileceğiz.
1256- Bu evrimin değil abiyogenezin işi.
(Tanımlamalar tamamen farazidir. Şundan şuna geçmiş, bundan buna geçerek evrilmiş gibi bir açıklama yapmanıza gerek yok olay aşağı yukarı bu şekildedir. Ancak evrim teorisi bu ise sizin kabul etmenizin mantığını anlayamıyorum.)
Bu mudur? (Bu gibi midir?) Canlılar neden sadece dünyada oluştu ki? Başka bir gezegende kendiliğinden oluşma ihtimali yok mu? Varsa neden oluşmadı? Neden sadece dünya? Yukarıdaki farazi anlatımımım oralarda yaşanması muhtemel midir? :)
Saygılar
Sayın Ki-adi’den alıntı.
Sevgili Meo evren hakkında ya hiç bir bilgin yok yada bilmemezlikten geliyorsun.
Evrende hiç birşey tesadüffen ortada hiç bir neden yokken ortaya çıkmamıştır.
Sebepsiz hiçbir şey olmamıştır. Benim iddiamda bu zaten.
Sayın Ki-adi’den alıntı.
Evrendeki herşey ilk oluşum anının sonuçlarıdır.
Şimdi olmayışının sebebi midir bu? Yani şimdi kendiliğinden doğal ortamda ve ya suni bir ortamda bu tür bir oluşum niçin oluşamıyor. Lütfen aklınızı başınıza devşirin. Beni önyargıyla bilgisizlikle suçlayanlar (Aşağılayanlar) acaba kendileri aynı konumda olmasınlar.
Sayın Ki-adi’den alıntı.
Bu şartlar evrenin başka bir yerinde de oluşsa ordada yaşam oluşur.
Neden oluşmadı peki? Sonuçta büyük patlama durumları diğer gezegenlerin oluşmasında da etken olmuştur.
Sayın Ki-adi’den alıntı.
Çünkü o an öncesine ait verilerimiz çok kısıtlı.
Bilmediğiniz konuda, bilgilerinizin kısıtlı olduğu bir durumda nasıl bu kadar BİLİR oluyorsunuz peki?
Sayın Ki-adi’den alıntı.
Sonuç olarak Evrendeki hiç birşey tesadüf değildir.
TESADÜF kelimesini KENDİLİĞİNDEN kelimesi ile değiştirince ne oluyor? Anlatırmısınız.
Saygılar.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Darwinizm'i yıkan adam oldun.
Öyle bir iddiam yok. Maksadım yıkmak değil. Yıkılmış bir binanın altında kalmanızı engelleyebilmek.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Şaka bir yana yazdıklarından, temel bilgiler konusunda epey bir eksikliğin olduğu açıkça görülüyor.
Ben de bilgi eksikliği olduğunu tespit edenler, kendilerinin etrafı görmediklerini/ görmek istemediklerini fark edebiliyorlar mı acaba?
Saygılar
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Sadece tanım cümlesini bilerek evrim teorisini kurduğunuz cümlelerde zarf olarak TESADÜFEN kelimesini kullanarak açıklayamazsınız.
Pekala, TESADÜFEN kelimesini çıkartalım. KENDİLİĞİNDEN kelimesi koyalım.
Yine olmadı ... kendiliğinden olmaz.
A.
Sayın azınlık'tan alıntı.
Yine olmadı ... kendiliğinden olmaz.
Eeee? Ne olacak peki?
Meo, bilgi seviyen düşük ama en azından efendi adamsın.
Şimdi herşeyi bir kenara bırakalım da şu soruya bir cevap ver.
Sende neden memeler var? (erkek olduğun ön kabulü ile soruyorum)
tensiz.denek
11-08-2009, 13:39
Tanım bana ait değil. Evrimci bir siteye ait.
Şöyle tekrar deneyeyim: Tanımınız /evrimci sitenin tanımı doğru fakat bu tanımdan yola çıkarak kurduğununz düşünceler (tercüme derken bunu kastediyorum) yanlış
Pekala, TESADÜFEN kelimesini çıkartalım. KENDİLİĞİNDEN kelimesi koyalım.
Kendiliğinden daha uygun.
Pekala, tek hücreli olsun. Ayrıca ben o tanımı yaparken farazi olduğunu belirtmiştim. Ama tek hücreli dahi olsa oradan milyonlarca yaratığa geçiş nasıl olur? Bunu aklınız alıyor mu?
Evet alıyor. Zaman çizelgesi şu şekilde oluyor
~3.800.000.000 yıl önce ilk canlılardan prokaryot bakterileroluşuyor.
~3.000.000.000 yıl önce ilk fotosentez yapabilen bakteriler
~2.000.000.000 yıl önce ökaryot bakteriler ortaya çıkıyor
~1.000.000.000 yıl önce ilk çokhücreli canlılar ortaya çıkıyor. Bu canlılar basit ökaryot bakterilerin birarada çalışarak hayatta kalma şanslarını arttırmalarıyla ortaya çıkıyorlar. Bu noktadan sonra çeşitlilik de büyük bir artış gösteriyor. Çünkü artık mutasyon, canlılarda sadece bireysel hücrenin metabolizmasını değil, o canlının dış görünümünü ve hayatta kalırken kullanacağı stratejiyi de daha hızlı geliştirmesini sağlıyor.
~~600.000.000 yıl önce ilk hayvanlar ortaya çıkıyor. Bu hayvanların kemikleri vs yok, dolayısıyla çok az fosile rastlanıyor. Daha sonra ileride kemikler gelişecek ve bulunan fosil sayısında artış olacak. buna da kambriyen patlaması denecek. fosil ve resimler için: http://en.wikipedia.org/wiki/Ediacaran_biota
~~570.000.000 yıl önce ilk eklembacaklılar
~~550.000.000 yıl önce hayvan çeşitliliğinde artış görülüyor - kemiklerim oluşumu ve kambriyen patlaması
~~500.000.000 yıl önce balıklar ve deri solunumu yapan canlılar
~~475.000.000 yıl önce kara bitkileri
~~400.000.000 yıl önce böcekler
~~360.000.000 yıl önce yüzergezerler
~~300.000.000 yıl önce sürüngenler
~~200.000.000 yıl önce memeliler
~~150.000.000 yıl önce kuşlar
~~130.000.000 yıl önce çiçekler
~~~65.000.000 yıl önce kitlesel ölün -dinazorların yokolması
~~~~2.500.000 yıl önce insanın ilk ataları
~~~~~200.000 yıl önce insan gibi görünen ilkel insanlar
~~~~~~25.000 yıl önce neandertallerin soyunun tükenmesi
~~~~~~~6.000 yıl önce ilk yazı
~~~~~~~2.500 yıl önce semavi dinlerin başlangıcı
~~~~~~~~600 yıl önce istanbulun fethi
~~~~~~~~150 yıl önce evrim teorisi
Bu tarihsel gelişim boyunca yaklaşık 5 kere kitlesel soy tükenmesi yaşanmıştır.
Demek ki TESADÜFLE erkeklik ve dişilik oluştu. Pardon kendiliğinden. Evrim Teorisinin daha önce yaptığımın farazi tercümesini değiştireyim. (Şimdiki zamandan geçmiş zamana)
1- Konuşabilen, yazabilen, düşünebilen, ani kararlar verebilen modern insan.
2- Bilmem ne kemiği olan konuşabilen, yazabilen, düşünebilen ama ani kararlar veremeyen modern insan.
3- Bilmem ne kemiği ve bilmem ne organı olan konuşamayan, yazamayan ama düşünebilen modern insan.
4- Beyni daha büyük olan orangutan başlı top kuyruklu maymunumsu düşünemeyen ama yürüyebilen insan.
5- Beyni daha küçük olan şempanze başlı, orangutan ayaklı, goril pençeli dört ayaklı insanımsı maymun.
6- Maymun.
7- Maymunumsu şempanze
8- Şempazemsi leopar
9- Leoparımsı aslan
10- Aslanımsı kedi
11- Kedimsi fare
12- Faremsi kertenkele
13- Kertenkelemsi sinek
14- Sinekimsi böcek
15- böcekimsi solucan
…
…
…
1250- Kendiliğinden oluşan tek hücreli canlı
1251- Öncesi? :)
1252- Öncesi muamma.
1253- Muammanın ötesinde muamma.
1254- Muammanın ötesindeki bilinmezlik.
1255- Durun bakalım bir gün elbet bileceğiz.
1256- Bu evrimin değil abiyogenezin işi.
İnsanların ataları hiçbir zaman kedimsi böcekimsi veya sinekimsi olmamıştır. İnsanın evrimi için kamçılı hayvandan başlayarak, yaklaşık yıllarıyla beraber burada yazıyor. İngilizce bilmiyorsanız sadece resimlere bakın:
http://en.wikipedia.org/wiki/Timeline_of_human_evolution
(Tanımlamalar tamamen farazidir. Şundan şuna geçmiş, bundan buna geçerek evrilmiş gibi bir açıklama yapmanıza gerek yok olay aşağı yukarı bu şekildedir. Ancak evrim teorisi bu ise sizin kabul etmenizin mantığını anlayamıyorum.)
Demek Farazi? Eğer düzgün bir tartışma yapacaksanız önce biraz araştırın ve karşınızdakini ciddiye alın. Farz ederek tartışacaksanız farz namazlarınızı kılmaya geri dönünebilirsiniz ve tartışmayı bitiririz. Yaptığınız yanlışlıklar can sıkmaya başlıyor çünkü.
Evrimi kabul ediyoruz. Çünkü evrenin statik olmadığının, dinamik bir değişim içinde bilincindeyiz. Bu canlıların ve çeşitliliğin biranda yoktan varolduğuna inanmıyoruz. Birbirlerinden değişerek geliştiklerine inanıyoruz.
Bu mudur? (Bu gibi midir?) Canlılar neden sadece dünyada oluştu ki? Başka bir gezegende kendiliğinden oluşma ihtimali yok mu? Varsa neden oluşmadı? Neden sadece dünya? Yukarıdaki farazi anlatımımım oralarda yaşanması muhtemel midir? :)
Canlıların sadece dünyada oluştuğunu düşündüğümüzü size kim söyledi? Aramamıza rağmen henüz uzayda başka biryerlerde canlı bulamadık. SETI araştırmaları halen devam ediyor. Uzaya içinde hakkımızda bir uzaylının bilmesi gereken herşeyin bulunduğu şu mesajı yolluyoruz:
http://a52.g.akamaitech.net/f/52/827/1d/www.space.com/images/v_decoded_02.jpg
Henüz hiçbir cevap gelmedi. Marsta halen su ve yaşam bulunabileceğine inananlar var, yaşamın başka biryerlerde başlayıp göktaşlarıyla dünyaya geldiğine inanan var. Europa'nın üzerinde gördüğünüz çizgiler -aynı birzamanlar dünyada olduğu gibi- buz yüzeyin altında okyanus olduğunu ve bu iç hareketler yüzünden buz yüzeyin kırıldığını gösteriyor. Bugün oraya gidip 10 km kalınlığındaki buzu kırıp içeri girip bakacak teknolojimiz yok. İleride birgün bunu başardığımızda ben burada yaşam bulunabileceğini düşünüyorum.
http://www.cosmosmagazine.com/files/imagecache/news/files/20070227_europa.jpg
Tabi sizin bunları umursamanıza gerek yok. Nasıl olsa kutsal kitaplarınız bu konularda hiçbirşey anlatmıyor. Siz, kutsal kitaplarınızın size söylediği gibi dünyanın sizin için yaratıldığını düşünüp öbür tarafa gitmek uğruna dünyanın kökünü kurutmaya devam edin. Neden bayramda harıl harıl kurban keserken hiç birinizin aklına 2 tane ağaç dikmek gelmez?
Bu canlı çeşitliliğinin TESADÜFEN veya KENDİLİGİNDEN olamayacağını varsayan sizler. Bu TESADÜFEN ve KENDİLİĞİNDEN'in güzelliğin, muhteşemliğinin ve kutsallığının esas farkında olamayanlarsınız. Size göre insan dışındaki canlılar sadece secde etmesini bilirler ve insanın emrindedirler. Plajlar toprakla doldurulur, şeyh şamil parkları, büfeler yapılır hiçbirinizin sesi çıkmaz.
Saygılar,
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Meo, bilgi seviyen düşük ama en azından efendi adamsın.
Siz benden çok yaşayacaksınız. Aynı şeyleri ben de sizin için düşünmüştüm.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Sende neden memeler var?
KENDİLİĞİNDEN.:)
Şaka bir yana. Hiçbir şey kendiliğinden ve ya tesadüfi değildir. Kamçılı hayvanın evrilerek insan olmasına inananların başka bir şeye de inanacağını sanmıyorum.
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Demek Farazi? Eğer düzgün bir tartışma yapacaksanız önce biraz araştırın ve karşınızdakini ciddiye alın. Farz ederek tartışacaksanız farz namazlarınızı kılmaya geri dönünebilirsiniz ve tartışmayı bitiririz. Yaptığınız yanlışlıklar can sıkmaya başlıyor çünkü.
Evrimin tanımından bu şekilde bir farazi çıkmaktadır. (Örnek: Sizin verdiğiniz link) Arada kedi-köpek fazla gelmiş, hepsi bu. Ayrıca canınız sıkılıyorsa cevap vermezsiniz olur biter. Sizin canınızı sıkmayacak sorular aklıma gelmiyor.:)
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Tabi sizin bunları umursamanıza gerek yok. Nasıl olsa kutsal kitaplarınız bu konularda hiçbirşey anlatmıyor. Siz, kutsal kitaplarınızın size söylediği gibi dünyanın sizin için yaratıldığını düşünüp öbür tarafa gitmek uğruna dünyanın kökünü kurutmaya devam edin. Neden bayramda harıl harıl kurban keserken hiç birinizin aklına 2 tane ağaç dikmek gelmez?
Kurban kesmekte, ağaç dikmekte ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIM diyen her ferde İslam’ın bir emridir.
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Evrimi kabul ediyoruz. Çünkü evrenin statik olmadığının, dinamik bir değişim içinde bilincindeyiz. Bu canlıların ve çeşitliliğin biranda yoktan varolduğuna inanmıyoruz. Birbirlerinden değişerek geliştiklerine inanıyoruz.
Biz de aksine inanıyoruz. İnançsızlık deryasında yüzenlerin inanma gayreti sanırım bu olsa gerek.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Sende neden memeler var?
KENDİLİĞİNDEN.:)
Şaka bir yana. Hiçbir şey kendiliğinden ve ya tesadüfi değildir. Kamçılı hayvanın evrilerek insan olmasına inananların başka bir şeye de inanacağını sanmıyorum.
Meo, sorumu cevaplamamışsın. Sen önce bir cevapla, ben inanırım veya inanmam, bu benim sorunum.
Söyle bakalım, sende neden memeler var? Seni sünnetli olarak yaratmamış ama sünnet olmanı farz kılmış bir tanrı neden sana memeler bahşetmiş?
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Sende neden memeler var?
Allah insan vücudunda lüzumsuz bir şeyi yaratmaz. Estetik için de olabilir, başka bir şey için de olabilir. Ama sen diyeceksin ki erkekler kadından evrilmiştir.:) Sen ilk önce insan nasıl seçilimle erkek ve ya dişi oldu onu düşün. Kendiliğinden mi? Tesadüfen mi? Nasıl?
Ayrıca sünnet olmak FARZ değil, SÜNNETTİR. Adı üstünde sünnet.
lüzumsuz bişey yaratmaz mı??
apandist nedir? erkeğin vücudundaki kıllar nedir neye lüzumen yaratıldı...
Şimdi olmayışının sebebi midir bu? Yani şimdi kendiliğinden doğal ortamda ve ya suni bir ortamda bu tür bir oluşum niçin oluşamıyor. Lütfen aklınızı başınıza devşirin. Beni önyargıyla bilgisizlikle suçlayanlar (Aşağılayanlar) acaba kendileri aynı konumda olmasınlar.
Bugün oluşamadığını nerden biliyorsun? Dünya ile aynı şartlarda olan binlerce gezegen var evrende. Suni ortamda yapılan deneylerin geçmişi 50 yıl kadardır. Bu kadar kısa sürede bile çok önemli neticeler elde edilmiştir. 50 yıl için kısa dedim çünkü ilk canlının ortaya çıkması milyonlarca sene sürmüştür.
Neden oluşmadı peki? Sonuçta büyük patlama durumları diğer gezegenlerin oluşmasında da etken olmuştur.
Oluşmadığını nerden biliyorsun? Marsta yada Europa da yada güneş sisteminin başka bir yerinde yapılacak çok detaylı araştırmalar sonucunda bir zamanlar yada şimdi bile canlı bulunursa ne olacak? Evrimi kabul edecek misin?
Ayrıca yukarda da dediğim gibi evrende binlerce belki milyarlarca gezegen var. Google da Drake equation diye aratırsan sadece samanyolu galaksisinde canlı yaşamı var olabilecek gezegen sayısını kaç olduğunu görürsün.
Bilmediğiniz konuda, bilgilerinizin kısıtlı olduğu bir durumda nasıl bu kadar BİLİR oluyorsunuz peki?
Bilmediğimiz konuda, bilgilerimizin kısıtlı olduğu konuda Allah bilir deyip tembellik yapmadan bilinmeyenleri araştıran insanlar var.Biz bu insanlara Bilim insanları diyoruz. Ama dur ya sen bilim insanlarının işine gelmeyen açıklamalarını sırf İslamı karalamak için yaptıklarını düşündüğün için pekte güvenmiyorsun.
TESADÜF kelimesini KENDİLİĞİNDEN kelimesi ile değiştirince ne oluyor? Anlatırmısınız.
Kendiliğinden sözünü, durup dururken ortada hiç birşey olmadan birden bire olmuş olay için kullanırsan hiç birşey olmaz. Çünkü Evrende Hiç birşey durup dururken hop diye olmamıştır. Hepsinin bir nedeni ve sonucu vardır. Her bir sonuç başka bir şeyin nedenidir.
Peki Sen, Allahın evreni nasıl yarattığını düşünüyorsun? Kitapta dediği gibi 6 gün içinde her birşeyi kendisi tek tek mi yarattı yoksa Big bangle koyduğu kanunlarla mı yarattı?
demir tunç bence evrilmelisin ...
ben evrim teorisinin tamamına katılmıyorum şahsen...
ama sadece evrim teorisi değil dünyadaki yaşayan herşey kanıt bence şartlara göre varlıklar değişmektedirler. Değişim yaşamın kaynağıdır. fakat bu konunun fazla abartıldığına ve saçmalaştırıldığına inanıyorum...
daha açık fikirli olabilmesin bence arkadaşım...
demir tunç bence evrilmelisin ...
ben evrim teorisinin tamamına katılmıyorum şahsen...
ama sadece evrim teorisi değil dünyadaki yaşayan herşey kanıt bence şartlara göre varlıklar değişmektedirler. Değişim yaşamın kaynağıdır. fakat bu konunun fazla abartıldığına ve saçmalaştırıldığına inanıyorum...
daha açık fikirli olabilmesin bence arkadaşım...
:dizzy:
Ben de atom teorisine tamamen katılmıyorum şahsen.
Atom diye birşey olduğuna inanıyorum, fakat konunun fazla abartıldığına ve saçmalaştırıldığına inanıyorum (yok efendim elektronlarmış da, protonlarmış da).
Her ne kadar benim saçma bulduğum kısımlar hakkında bilim dünyasında herhangi bir ihtilaf olmasa da, bunu benim açık fikirliliğime bağlıyorum. Bence bilim adamları vakitleri çok olduğundan, araştırmalarını kişisel fantazileriyle süslemekteler. Vaktim olduğunda binlerce bilim adamının tevafuken nasıl tam da aynı fantaziye kapılabildikleri hakkında kendime has bir teori geliştireceğim.
bol ironili günler
Meo kardeş,
Allah insan vücudunda lüzumsuz bir şeyi yaratmaz. Estetik için de olabilir, başka bir şey için de olabilir. Ama sen diyeceksin ki erkekler kadından evrilmiştir.
Madem lüzumsuz bir şey yaratmaz, neden sünnetli olarak doğmuyoruz? Çocuklar acı çeksin, bir çok çocuk enfeksiyon kapıp hayatını veya yanlış sünnet sonucu erkekliğini kaybetsin diye mi mesela?
"Erkek memeleri estetik için yaratılmış olabilir" diyorsun. Peki sırf estetik olsun diye her yıl binlerce erkeğin meme kanserinden hayatını kaybetmesi normal midir? Estetik bu kadar önemli ise kıçımızdaki kıllar neyin nesidir?
Erkek memelerinin kadın memeleriyle aynı fizyolojik yapıda olduğunu ve memelerin yavruları emzirmekten başka bir işe yaradığı biliyor musun?
"Memeler başka birşey için de olabilir" demişsin. Ne olabilir mesela?
Sen ilk önce insan nasıl seçilimle erkek ve ya dişi oldu onu düşün. Kendiliğinden mi? Tesadüfen mi? Nasıl?
Eşeyli üremeye geçişin doğal seçilimle alakası yoktur. Madem bizim bilgi seviyemiz düşük, sen anlat bakalım canlılarda eşeyli üreme ne zaman, nasıl ortay çıkmış.
Ayrıca sünnet olmak FARZ değil, SÜNNETTİR. Adı üstünde sünnet.
A’râf 62“Ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ediyorum ve size nasihat ediyorum. Sizin bilmediğiniz şeyleri de Allah tarafından gelen vahiy ile biliyorum.”
Peki sünneti Allah emretmedi ise, sadece bir tebliğci olan peygamber bunu nasıl ortay atabiliyor? Allah sormaz mı, "sen benim yarattığım organı ne hakla kestiriyorsun" diye?
Bir de şuna cevap ver. Neden museviler ile müslümanlar sünnet oluyor da, hristiyanlar olmuyor?
bu sorulara verilecek cevapları ben de merak ettim doğrusu.
heyecanla beklemekteyim.
Bir de şuna cevap ver. Neden museviler ile müslümanlar sünnet oluyor da, hristiyanlar olmuyor?
Hocam,
Kolay yerlerden sormuşsun ...
Çünkü o zamanlar Arap yarımadasında Hristiyanlar'ın esamisi okunmuyordu, ve üstelik Medine'de Hristiyan değil Yahudiler vardı. Bu yüzden sadece Yahudiler'e yaranmak yeterliydi. İşte bu yüzden Yahudi geleneği olan sünnet islama geçiverdi.
Sünnet nedir dersen, kendinden tanrıya bir fedakarlık/armağan/bağlılık gösterisidir; ama nedense sadece erkekler verir. O zamanlar kadınlar adamdan sayılmadığından olsa gerek ...
A.
ugurce82
12-08-2009, 23:18
Ben en çok şu parmağımızın başındaki ufak kıllar var ya onların ne yararı olduğunu merak ediyorum.
Ben en çok şu parmağımızın başındaki ufak kıllar var ya onların ne yararı olduğunu merak ediyorum.
Var, var, terlemek için. Kıllar ayrı mevzu ... :laugh:
A.
Sayın kızılordu’dan alıntı.
lüzumsuz bişey yaratmaz mı??
apandist nedir?
Sayın kızılordu aşağıdaki linkte metee isimli arkadaşın bu konuda detaylı açıklamaları var.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2898&page=25 (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2898&page=25)
Sayın Ki-Adi’den alıntı
Oluşmadığını nerden biliyorsun? Marsta yada Europa da yada güneş sisteminin başka bir yerinde yapılacak çok detaylı araştırmalar sonucunda bir zamanlar yada şimdi bile canlı bulunursa ne olacak? Evrimi kabul edecek misin?
Bulunamazsa? (Ki bulunsa bile bu da Allah’ın yarattığı bir yaratıktır.:) Gelecekle ilgili sadece olmasını istedikleri hayal ile ilerleyen bilim ve bu bilime inanan insanlar. :) Oluştuğunu nereden biliyorsunuz?
Sayın Ki-Adi’den alıntı
Bilmediğimiz konuda, bilgilerimizin kısıtlı olduğu konuda Allah bilir deyip tembellik yapmadan bilinmeyenleri araştıran insanlar var.
Açıklayamadığı konularda işi başka bir bilim dalı olduğu iddia edilen abiyogenezin üzerine atan bir bilim.:) Güldürmeyin.
Sayın Ki-Adi’den alıntı
Biz bu insanlara Bilim insanları diyoruz. Ama dur ya sen bilim insanlarının işine gelmeyen açıklamalarını sırf İslamı karalamak için yaptıklarını düşündüğün için pekte güvenmiyorsun.
Evet. Kamçılı hayvanın insana dönüşmesi çok mantıklı.:))))))))))))))))
Sayın Ki-Adi’den alıntı
Kendiliğinden sözünü, durup dururken ortada hiç birşey olmadan birden bire olmuş olay için kullanırsan hiç birşey olmaz. Çünkü Evrende Hiç birşey durup dururken hop diye olmamıştır. Hepsinin bir nedeni ve sonucu vardır. Her bir sonuç başka bir şeyin nedenidir.
Evet. Haklısın. Proteinler aminoasitlerle birleşmeyi akıl ettiler de tek hücreli bölünerek çoğalan bir canlı meydana geldi. Ha bu arada bu canlının ruhuda tesadüfen oradan geçiyordu.:)
Sayın Ki-Adi’den alıntı
Peki Sen, Allahın evreni nasıl yarattığını düşünüyorsun? Kitapta dediği gibi 6 gün içinde her birşeyi kendisi tek tek mi yarattı yoksa Big bangle koyduğu kanunlarla mı yarattı?
Kitaptaki yazılan neyse o. Tefsirlere bakmanızda fayda var.
Sayın Sapiens’den alıntı.
Madem lüzumsuz bir şey yaratmaz, neden sünnetli olarak doğmuyoruz? Çocuklar acı çeksin, bir çok çocuk enfeksiyon kapıp hayatını veya yanlış sünnet sonucu erkekliğini kaybetsin diye mi mesela?
Sünnetin ne olduğu herkesçe malum. Dini manası ise; yapılması zorunluluk olmadan önerilen fiildir. Yani farz değildir. Ancak, sünnet olmak öyle bir toplumsal konuma geldi ki müslümanlığın simgesi ve bir vecibesi gibi algılanıyor ve uygulanıyor.
Sayın Sapiens’den alıntı.
"Erkek memeleri estetik için yaratılmış olabilir" diyorsun. Peki sırf estetik olsun diye her yıl binlerce erkeğin meme kanserinden hayatını kaybetmesi normal midir? Estetik bu kadar önemli ise kıçımızdaki kıllar neyin nesidir?
:) Çocuğunu doğururken ölen anneler var. Peki onlar doğurmasın mı? Araba kazasında ölenler var diye arabaya binmeyelim mi? Şimdi otomobile lüzumsuz diyebilirmisin? Ben estetiğin önemli olduğunu söylemedim. Sadece fikir yürütmeye çalıştım.
Sayın Sapiens’den alıntı.
Erkek memelerinin kadın memeleriyle aynı fizyolojik yapıda olduğunu ve memelerin yavruları emzirmekten başka bir işe yaradığı biliyor musun?
"Memeler başka birşey için de olabilir" demişsin. Ne olabilir mesela?
Muhakkak sebepsiz değildir. 80’li yıllarda tıp bilim adamları bebeklerinize kesinlikle anne sütü vermeyin diyordu. Şimdi ise ilk 6 ay sütten başka hiçbir şey vermeyin diyorlar. Çok değil 15-20 yıl önce anne sütü de lüzumsuzdu. Şimdi? Apandisit evrime göre körelmiş bir organDI. Şimdi? Bkz. http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2898&page=25 (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2898&page=25)
Sayın Sapiens’den alıntı.
A’râf 62“Ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ediyorum ve size nasihat ediyorum. Sizin bilmediğiniz şeyleri de Allah tarafından gelen vahiy ile biliyorum.”
Bu bahsi geçen ayet Hz. Nuh (A.S.) ile kavmi arasında geçen diyalogdan bahseder.
Sayın Sapiens’den alıntı.
Peki sünneti Allah emretmedi ise, sadece bir tebliğci olan peygamber bunu nasıl ortay atabiliyor? Allah sormaz mı, "sen benim yarattığım organı ne hakla kestiriyorsun" diye?
Peygamberimizin sünnetleri ile İslam tamamlanmaktadır. Sünnet ile ilgili hadis mevcuttur.
Sayın Sapiens’den alıntı.
Bir de şuna cevap ver. Neden museviler ile müslümanlar sünnet oluyor da, hristiyanlar olmuyor?
Yahudiler arasında doğan Hıristiyanlık inanışında da sünnet önceleri tartışma konusu olmuş, ancak havarilerin ve özellikle de Paul'un "gereksiz" olarak görmesi nedeniyle dini bir gereklilik halini almamıştır. Ne var ki Mısır'daki Kıpti topluluğu gibi Afrika'daki bazı Hıristiyan gruplar hem kadın hem erkek sünnetini, ABD'deki bazı Protestan mezhepler ve Filipinler'deki Katolikler ise erkek sünnetini dinen gerekli olarak kabul ederler. Yani aslında hristiyanlıkta da sünnet olma fiili vardır.
kafasikarisik
13-08-2009, 11:27
Evrimin tek bir delili yoktur.
Duyanda dinciler delil olmadan hiç bir şeye inanmaz sanacak.:dance:
Sen hangi delili gördünde cinlere, meleklere, cennete, cehenneme inandın?
Bilimin ortaya koyduklarına inanma, iş sakallı hacı hocaların dediğine gelince delil istemeden iman et. Sıkışınca Allahın hikmeti de, o da olmazsa uydur uydur bu Kuran da hadiste zaten yazıyordu diye salla. Oldu gözlerim doldu.
Bulunamazsa? (Ki bulunsa bile bu da Allah’ın yarattığı bir yaratıktır.:) Gelecekle ilgili sadece olmasını istedikleri hayal ile ilerleyen bilim ve bu bilime inanan insanlar. :) Oluştuğunu nereden biliyorsunuz?
Bulunsada nasıl olsa bir kılıf uydurup onlarıdan kuranda yazdığını söyleriz diyorsun. Peki uzaylılar da müslüman mıdır? 5 vakit namaz kılıyorlarmıdır? Dünyaya hacca mı geliyorlar?
Açıklayamadığı konularda işi başka bir bilim dalı olduğu iddia edilen abiyogenezin üzerine atan bir bilim.:) Güldürmeyin.
Açıklayamadığı konu değil kendisini ilgilendirmeyen bir konudur. İnatla anlamamazlıktan geliyorsunuz. Sen istersen ilk canlıyı Tanrı yaratmıştır ondan sonrası evrimle olmuştur de. Evrim buna doğru yada yanlış demez çünkü evrim canlılar arasındaki değişimleri inceler. Dikkat edersen canlılar arasındaki dedim. Canlılar ile cansızlar arasında değil.
Evet. Kamçılı hayvanın insana dönüşmesi çok mantıklı.:))))))))))))))))
Bunu diyen çamura şekil verilip yaratılan bir insan modeline inanan biri. Senin ki çok mantıklıymış be.
Sayın Ki-Adi’den alıntı
Evet. Haklısın. Proteinler aminoasitlerle birleşmeyi akıl ettiler de tek hücreli bölünerek çoğalan bir canlı meydana geldi. Ha bu arada bu canlının ruhuda tesadüfen oradan geçiyordu.:)
Hala takılmışsın tesadüf ve kendiliğinden olayına. Hepsi başka bir olayın sonuçlarıdır.
Ruh mu? nedir o yenir mi? içilirmi? Sen hiç gördün mü?
Kitaptaki yazılan neyse o. Tefsirlere bakmanızda fayda var.
Diyorsun ki yer ile gök yapışıktı Allah onları ayırdı ilk önce yeryüzünü düzene soktu sonra evreni 7 kat olacak şekilde düzenledi ilk kata yıldızları koydu ve bunların hepsinide 6 günde yaptı.
Sayın Ki-Adi’den alıntı
Bulunsada nasıl olsa bir kılıf uydurup onlarıdan kuranda yazdığını söyleriz diyorsun. Peki uzaylılar da müslüman mıdır? 5 vakit namaz kılıyorlarmıdır? Dünyaya hacca mı geliyorlar?
Size göre kılıf bulmak bana göre Hakikatin ta kendisi.
Sayın Ki-Adi’den alıntı
Açıklayamadığı konu değil kendisini ilgilendirmeyen bir konudur.
Açıklayamadığı değil ise açıklayabildiğidir. Nedir peki dinliyorum. Hem de pür dikkatle.
Sayın Ki-Adi’den alıntı
Bunu diyen çamura şekil verilip yaratılan bir insan modeline inanan biri. Senin ki çok mantıklıymış be.
Allah diledikten sonra olmayacak herhangi bir şey yoktur. Allah dilemezse yaprak bile kımıldayamaz. En azından kendiliğinden/ tesadüfen/ rastlantısal bir canlı var oluşuna inanmıyorum. (Çok güldüm ya.)
Sayın Ki-Adi’den alıntı
Hala takılmışsın tesadüf ve kendiliğinden olayına.
Evet. Yukarıda da belirttim. Pür dikkat dinliyorum sizi. Bilimin varsayımı nedir? Tesadüf/ Kendiliğinden/ Rastlantısal? Ve ya hangi olayın sonucu bir canlı oluştu? (Dikkat ederseniz evrimin demedim bilimin dedim)
Sayın Ki-Adi’den alıntı
Ruh mu? nedir o yenir mi? içilirmi? Sen hiç gördün mü?
Evet. Ruh. Ha pardon siz yenilemeyen, içilemeyen, elle tutulup, gözle görülemeyen şeylere inanmıyordunuz değil mi? Ama yine de açıklayayım.
RUH: İnsanın Aklı gibidir. Şerefi gibidir. Aşkı gibidir. Sevgisi gibidir. Hoşgörüsü gibidir. Yani elle tutulmaz gözle görülmez. Ama sizde bunları göremediğimiz ve elimizle tutamadığımız halde yok diye bilir miyiz? Ruhu görebilmemiz için ölmemiz gerekir. İşte o zaman yenilip, yenmediğini anlayabiliriz. (Umarım ölmeden önce hissedebilirsiniz de daha sonra sıkıntılı durumlara düşmezsiniz)
Sayın Ki-Adi’den alıntı
Diyorsun ki yer ile gök yapışıktı Allah onları ayırdı ilk önce yeryüzünü düzene soktu sonra evreni 7 kat olacak şekilde düzenledi ilk kata yıldızları koydu ve bunların hepsinide 6 günde yaptı.
Kitaptaki yazılan neyse o. Oradan ne anlıyorsanız O. Daha açık nasıl yazayım ki?
Meo,
Yine kendince cevaplar vermişsin. Her zaman olduğu gibi iş döndü dolaştı yine din tartışmasına döndü. "Erkeklerde neden meme var" diye sorunca konu yine yaratılışa kaydı. Çünkü bu soruya bilimsel bir cevap veremezsin. "Allah öyle takdir etmiş, vardır bir bildiği" dersin ancak. Senin yaptığın da bu zaten.
Neyse, bunları bir kenara bırakalım ve konuyu dallandırmayalım. Burada evrimi konuşalım.
80’li yıllarda tıp bilim adamları bebeklerinize kesinlikle anne sütü vermeyin diyordu. Şimdi ise ilk 6 ay sütten başka hiçbir şey vermeyin diyorlar. Çok değil 15-20 yıl önce anne sütü de lüzumsuzdu. Şimdi?
Çok iddialı bir açıklama. Bunu nerden yazdığını anlamadım, hatta çok şaşırdım diyebilirim. Şu olayı bizlere bir gösteriver bakalım. Hangi bilim adamları, hangi gerekçelerle "çocuklara kesinlikle anne sütü vermeyin" demiş. Bunu buraya yazıyorsan ispatlamak durumundasın.
Memeliler milyonlarca yıl boyunca anne sütüyle beslenirken, böyle bir şey söylemen gerçekten şaşırtıcı. Bence sen anne sütünü inek sütüyle karıştırıyorsun.
Apandisit evrime göre körelmiş bir organDI. Şimdi? Bkz.http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2898&page=25 (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=2898&page=25)
Sen de şuradan benim bu konuda daha önce vermiş olduğum bir cevabı oku.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=10041&page=2 (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=10041&page=2)
Sana bir de özet yapayım. Apandiste lenfoid dokusu olduğu doğrudur. Ama bu doku vücudun bir çok yerinde mevcuttur. Apandisin asıl fonksiyonu selülozu sindirmektir. Yani apandis lenfoid dokusu barındırsın diye mevcut değildir, mevcut olduğu için lenfois dokusu barındırır.
Ayrıca, %7 ihtimalle apandisin patlaması ihtimali mevcuttur ve zamanında cerrahi müdahale olmazsa hayati risk taşır. Mesela, yelkenli ile Dünya turuna çıkan herkes, yola çıkmadan apandisini mutlaka aldırır. Bunun yanı sıra, apandisi alınan milyonlarca insan hiç bir sıkıntı çekmeden yaşamaktadır.
Sayın Sapiens’den alıntı.
Çünkü bu soruya bilimsel bir cevap veremezsin.
Sanki sizin her konuda bilimsel açıklamalarınız var ya. Daha var oluşu herhangi bir bilim dalı açıklayamamış. Açıklayabilecek diye hayal ediyorsunuz.
Sayın Sapiens’den alıntı.
Çok iddialı bir açıklama. Bunu nerden yazdığını anlamadım, hatta çok şaşırdım diyebilirim. Şu olayı bizlere bir gösteriver bakalım. Hangi bilim adamları, hangi gerekçelerle "çocuklara kesinlikle anne sütü vermeyin" demiş. Bunu buraya yazıyorsan ispatlamak durumundasın.
Şaşırmana gerek yok. Benim yaşadığım, şahit olduğum bir durum. Bu konuda ispat istiyorsan çevrenizdeki 15-25 yıllık (özellikle çocuk doktorları) doktorlara sorabilirsin.
Sayın Sapiens’den alıntı.
Sen de şuradan benim bu konuda daha önce vermiş olduğum bir cevabı oku.
Ben kaynak gösterilerek yazılan bir yazıyı size kaynak gösterdim. Oradaki arkadaşın yazısında göstermiş olduğu kaynak mynet. Ve Türkçeye çeviren çevirmenin de adı var.
Ayrıca şempanze ile insanın benzerliği/ benzersizliği de ispatlanmış durumda. Sanırım siz benden daha iyi biliyorsunuz.:)
Lord Khuzdul
14-08-2009, 10:04
Burada düşülen yanılgı bilimin değişken karakterinin farkında olmamaktır. Yaratılışçıların sıklıkla tongaya bastıkları mesele de bu. bilim fikir değiştirir. Yeni bilgiler ışığında bu gün doğru dediğine yarın yanlış diyebilir. Bunun nedeni bilimsel metodun karakteridir. Bilimsel metod elindeki teorileri, fikirleri sürekli yanlışlamaya çalışır. Bunların açıklarını arar, istisnalar keşfetmeye çalışır. Buna bilimsel metotta yanlışlanabilirlik ilkesi denir. Evrim teorisi yanlışlanabilir. (Eğer mutasyonların oluşmadığı, oluşsa da sonraki nesillere aktarılamadığı, seçilim veya çevre baskısının daha iyi adapte olan bireylerin üreme başarısını sağlama eğiliminde olmadığı gösterilirse, evrim yanlışlanır) Yaratılış teorisi yanlışlanamaz (Hangi deney ve gözlemle ortaya çıkabilecek durumda yaratılış teorisinin yanlışlanabileceğini söylerseniz sevinirim) dolayısıyla bilimsel değildir.
Bu metodolojiye rağmen evrim teorisi 19. yüzyıldan beri ayaktadır, ve sürekli daha da güçlenmektedir. Bu bir şeyler anlatıyor olmalı sanırım.
Açıklayamadığı değil ise açıklayabildiğidir. Nedir peki dinliyorum. Hem de pür dikkatle.
Evrimin kendi konusu olmadığı için bir açıklama yapmamıştır. Açıklamasını ha abiyogenez yapmış ha evrim yapmış ne fark eder? Hani hiç bir bilim dalı açıklama yapmamış herhangibir fikir üretmemiş olsa anlarımda canlılığın oluşumu ile ilgili birden fazla hipotez varken Evrim bunu niye açıklamıyor diye yırtınmanın anlamı nedir?
Sen, sadece eski mısır mimarisi ile ilglenen birine soruyorsun ki bu eski mısırlılar nerden geldiler. Soruyu sorduğun kişi elbet bir açıklama söyler ama bu kendi bulduğu açıklama değil eski mısırlıların nerden geldiği ile ilginenenlerin yaptığı açıklamayı sana yapar.
Allah diledikten sonra olmayacak herhangi bir şey yoktur. Allah dilemezse yaprak bile kımıldayamaz. En azından kendiliğinden/ tesadüfen/ rastlantısal bir canlı var oluşuna inanmıyorum. (Çok güldüm ya.)
Kendiliğinden bir canlı var oluşuna inanmıyorsun da peki senin Allahın Nasıl var oldu?
Evet. Yukarıda da belirttim. Pür dikkat dinliyorum sizi. Bilimin varsayımı nedir? Tesadüf/ Kendiliğinden/ Rastlantısal? Ve ya hangi olayın sonucu bir canlı oluştu? (Dikkat ederseniz evrimin demedim bilimin dedim)
Sana yazdığımız cevapları tam okumayıp mı cevap yazıyorsun? Sapiens arkadaşın verdiği linkte ( http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=1822 ) gayet detylı açıklaması varken neden aynı soruyu soruyorsun?
Evet. Ruh. Ha pardon siz yenilemeyen, içilemeyen, elle tutulup, gözle görülemeyen şeylere inanmıyordunuz değil mi? Ama yine de açıklayayım.
RUH: İnsanın Aklı gibidir. Şerefi gibidir. Aşkı gibidir. Sevgisi gibidir. Hoşgörüsü gibidir. Yani elle tutulmaz gözle görülmez. Ama sizde bunları göremediğimiz ve elimizle tutamadığımız halde yok diye bilir miyiz? Ruhu görebilmemiz için ölmemiz gerekir. İşte o zaman yenilip, yenmediğini anlayabiliriz. (Umarım ölmeden önce hissedebilirsiniz de daha sonra sıkıntılı durumlara düşmezsiniz)
Akıl ,aşk gibi şeyler beyin fonksiyonları sonucu oluşan şeylerdir. Beyninin fonksiyonlarında bir sorun oluştuğu vakit saydığın şeylerden eser kalmaz.
Kitaptaki yazılan neyse o. Oradan ne anlıyorsanız O. Daha açık nasıl yazayım ki?
Gayet kaçamak bir cevap olmuş. Ben sana ben ne anlyıorum dememin sen ne anlıyorsun sana göre nasıl oluştu dedim. Daha önce yazdıklarıma karşı çıkmadığına göre Evrenin 13.5 milyar yılda değilde 6 günde yaratıldığına inanıyorsun demektir.
Daha önce Ademin yaklaşık 10bin yıl önce yaratıldığını söylemiştin. Adem önceki insanlar ne oluyor diye sana sormuştum bir cevap vermedin?
Kuranda bu ateşi kullanan iki ayak üstünde yürüyen alet kullanan ve insan olmayan fakat insana çok benzeyen canlılar için neden bir açıklama yapmamış? Onlar ne şimdi insan mı değil mi?
Sanki sizin her konuda bilimsel açıklamalarınız var ya. Daha var oluşu herhangi bir bilim dalı açıklayamamış. Açıklayabilecek diye hayal ediyorsunuz.
Sana bu konuda bir kaç tane bilimsel teori olduğunu söylemiş ve bir tanesini detaylı olarak vermiştim. "Oku, anlamadığın yer varsa söyle, konuşalım" da demiştim. Vermiş olduğum yazıyı okumadığın gibi, hala aynı şeyleri söyleyip duruyorsun be Meo...
Şaşırmana gerek yok. Benim yaşadığım, şahit olduğum bir durum. Bu konuda ispat istiyorsan çevrenizdeki 15-25 yıllık (özellikle çocuk doktorları) doktorlara sorabilirsin.
Doktorların "çocuklarınıza kesinlikle anne sütü vermeyin" dediğini ve buna şaşırmamamız gerektiğini söylüyorsun. Ya Meo, buna şaşırmamanın mümkünatı var mı? Böyle birşey olabilir mi? Milyonlarca yıl boyunca memelilerin yavruları neyle beslenmiş ve bugüne kadar gelebilmiş ki, bugün anne sütü içmesinler?
Öyle "eski doktorlara sor" falanla cevap olmaz. Bana kanıt göstereceksin. Koskoca internette de bulamıyorsan, bir daha böyle saçma sapan bir iddiada bulunma, gülerler adama...
Ayrıca şempanze ile insanın benzerliği/ benzersizliği de ispatlanmış durumda. Sanırım siz benden daha iyi biliyorsunuz.:)
Haşa, bizim senden daha iyi bilmemiz mümkün mü? Mutlaka sen daha iyi biliyorsundur. Anlat bakalım şempanzeye benzememezliğimiz neymiş, biz de öğrenelim. Sana bir de tüyo vereyim. Sakın aşağıdaki yazıyı okumadan cevapmala şu benzememezlik konusunu.
http://www.hurriyet.com.tr/pazar/10523449.asp
http://www.hurriyet.com.tr/pazar/10523449.asp
@Sapiens,
çok hoş ve neşeli bir toplulukmuş. :)
İlk defak okuyorum ve (hani hürriyet'e de pek güvenenlerden olmadığımdan) başka kanyaklara baktım: yazılanlar doğru!
teşekkürler
saygılarımla
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Evrimin kendi konusu olmadığı için bir açıklama yapmamıştır. Açıklamasını ha abiyogenez yapmış ha evrim yapmış ne fark eder? Hani hiç bir bilim dalı açıklama yapmamış herhangibir fikir üretmemiş olsa anlarımda canlılığın oluşumu ile ilgili birden fazla hipotez varken Evrim bunu niye açıklamıyor diye yırtınmanın anlamı nedir?
Bak güzel arkadaşım. Kaçamak cevap konusunda senin eline su dökemem. Ben ne demişim sen ne diyorsun? Ben size “Evet. Yukarıda da belirttim. Pür dikkat dinliyorum sizi. Tesadüf/ Kendiliğinden/ Rastlantısal? Ve ya hangi olayın sonucu bir canlı oluştu? (Dikkat ederseniz evrimin demedim bilimin dedim)” BİLİMİN açıklaması olan o birden fazla hipotezden hangisi sizin aklınıza yatıyor? Sizden duymak istiyorum.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Kendiliğinden bir canlı var oluşuna inanmıyorsun da peki senin Allahın Nasıl var oldu?
Yaratıcıyı zamanla ilişkilendirmek mümkün değildir.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Akıl ,aşk gibi şeyler beyin fonksiyonları sonucu oluşan şeylerdir. Beyninin fonksiyonlarında bir sorun oluştuğu vakit saydığın şeylerden eser kalmaz.
:) Senin veya benim aklımı ve ya düşüncemi görebiliyormuyuz?
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Evrenin 13.5 milyar yılda değilde 6 günde yaratıldığına inanıyorsun demektir.
Daha önce Ademin yaklaşık 10bin yıl önce yaratıldığını söylemiştin. Adem önceki insanlar ne oluyor diye sana sormuştum bir cevap vermedin?
Kuranda bu ateşi kullanan iki ayak üstünde yürüyen alet kullanan ve insan olmayan fakat insana çok benzeyen canlılar için neden bir açıklama yapmamış? Onlar ne şimdi insan mı değil mi?
Bu konudaki düşüncelerimi daha önce açıklamıştım. Sanırım gözden kaçırdınız.
“Bana ‘yok’u nasıl ispat edeceksiniz? Eğer ispat edebilirseniz bu yok değil var olur. İspat edemezseniz buna var demeye imkanınız olmaz. Buradan anlaşılıyor ki ALLAH ‘var’ın ta kendisidir. (N.F.)
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Sana bu konuda bir kaç tane bilimsel teori olduğunu söylemiş ve bir tanesini detaylı olarak vermiştim. "Oku, anlamadığın yer varsa söyle, konuşalım" da demiştim. Vermiş olduğum yazıyı okumadığın gibi, hala aynı şeyleri söyleyip duruyorsun be Meo...
Sayın Ki-Adi’ye de sordum. Size de soruyorum. Tesadüf/ Kendiliğinden/ Rastlantısal? Ve ya hangi olayın sonucu bir canlı oluştu? (Dikkat ederseniz evrimin demedim bilimin dedim)” BİLİMİN açıklaması olan o birden fazla hipotezden hangisi sizin aklınıza yatıyor? Sizden duymak istiyorum.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Şaşırmana gerek yok. Benim yaşadığım, şahit olduğum bir durum. Bu konuda ispat istiyorsan çevrenizdeki 15-25 yıllık (özellikle çocuk doktorları) doktorlara sorabilirsin.
Doktorların "çocuklarınıza kesinlikle anne sütü vermeyin" dediğini ve buna şaşırmamamız gerektiğini söylüyorsun. Ya Meo, buna şaşırmamanın mümkünatı var mı? Böyle birşey olabilir mi? Milyonlarca yıl boyunca memelilerin yavruları neyle beslenmiş ve bugüne kadar gelebilmiş ki, bugün anne sütü içmesinler?
Öyle "eski doktorlara sor" falanla cevap olmaz. Bana kanıt göstereceksin. Koskoca internette de bulamıyorsan, bir daha böyle saçma sapan bir iddiada bulunma, gülerler adama...
Etrafınızdaki doktorlardan daha iyi bir kanıt olur mu? İnternet adresi versek sahte diyorsunuz. Etrafınızdakilere sorun diyorum böyle kanıt olmaz diyorsunuz. Bu perhiz bu ne lahana turşusu?
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Haşa, bizim senden daha iyi bilmemiz mümkün mü? Mutlaka sen daha iyi biliyorsundur. Anlat bakalım şempanzeye benzememezliğimiz neymiş, biz de öğrenelim. Sana bir de tüyo vereyim. Sakın aşağıdaki yazıyı okumadan cevapmala şu benzememezlik konusunu.
Bkz. Nature mayıs 2004
“Bana ‘yok’u nasıl ispat edeceksiniz? Eğer ispat edebilirseniz bu yok değil var olur. İspat edemezseniz buna var demeye imkanınız olmaz. Buradan anlaşılıyor ki ALLAH ‘var’ın ta kendisidir. (N.F.)
Bak güzel arkadaşım. Kaçamak cevap konusunda senin eline su dökemem. Ben ne demişim sen ne diyorsun? Ben size “Evet. Yukarıda da belirttim. Pür dikkat dinliyorum sizi. Tesadüf/ Kendiliğinden/ Rastlantısal? Ve ya hangi olayın sonucu bir canlı oluştu? (Dikkat ederseniz evrimin demedim bilimin dedim)” BİLİMİN açıklaması olan o birden fazla hipotezden hangisi sizin aklınıza yatıyor? Sizden duymak istiyorum.
Eğer dikkatli okusaydın ben cevabımı senin ;
" Sayın Ki-Adi’den alıntı
Açıklayamadığı konu değil kendisini ilgilendirmeyen bir konudur.
Açıklayamadığı değil ise açıklayabildiğidir. Nedir peki dinliyorum. Hem de pür dikkatle."
bu mesajına karşılık verdim. Ben burda Bilim filan göremiyorum. Sizin sorunuza gelirse İlk canlılık derin denizlerde sıcak su kaynaklarında başladığına dair teoriye inanıyorum. Bu hipotezin en büyük kanıtı Europa uydusunda canlı yaşamı yada canlı yaşamına dair izler bulunması olur.
Yaratıcıyı zamanla ilişkilendirmek mümkün değildir.
Ben zamanla filan ilişkilendirmiyorum. Sen kendiliğinden var oluşa inanmıyorum dedin bende sana basit bir soru sordum. Allah nasıl var oldu?
:) Senin veya benim aklımı ve ya düşüncemi görebiliyormuyuz?
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/7964043.asp
Bu daha başlangıç olduğuna göre gelecekte neler olabileceğini bir düşün?
Bu konudaki düşüncelerimi daha önce açıklamıştım. Sanırım gözden kaçırdınız.
O zaman bir daha açıklada ben dahil görmeyen arkadaşlar birdaha görsün.
“Bana ‘yok’u nasıl ispat edeceksiniz? Eğer ispat edebilirseniz bu yok değil var olur. İspat edemezseniz buna var demeye imkanınız olmaz. Buradan anlaşılıyor ki ALLAH ‘var’ın ta kendisidir. (N.F.)
Bana uçan spagetti canavarının yokluğunu ispatla.
“Bana ‘yok’u nasıl ispat edeceksiniz? Eğer ispat edebilirseniz bu yok değil var olur. İspat edemezseniz buna var demeye imkanınız olmaz. Buradan anlaşılıyor ki UÇAN SPAGETTİ CANAVARI ‘var’ın ta kendisidir. (ki-adi.)
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Ben zamanla filan ilişkilendirmiyorum. Sen kendiliğinden var oluşa inanmıyorum dedin bende sana basit bir soru sordum. Allah nasıl var oldu?
Allah zaten vardı ve hep var olacak. Doğmamıştır, doğrulmamıştır. Başlangıcı ve sonu yoktur.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
O zaman bir daha açıklada ben dahil görmeyen arkadaşlar birdaha görsün.
Hz. Adem’den önce başka insanların yaşadığına inanmıyorum.
Hz. Adem bundan 10- 20,000 yıl önce yaşadı. Şu an ki bilim adamları fosil yaş hesaplama yöntemlerinde ya yanılıyorlar ya da özellikle saptırma yapıyorlar.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Bana uçan spagetti canavarının yokluğunu ispatla.
“Bana ‘yok’u nasıl ispat edeceksiniz? Eğer ispat edebilirseniz bu yok değil var olur. İspat edemezseniz buna var demeye imkanınız olmaz. Buradan anlaşılıyor ki UÇAN SPAGETTİ CANAVARI ‘var’ın ta kendisidir. (ki-adi.)
Sen varlığına inanıyorsan VARdır. Ne diyebilirim ki?
Pekala madem sözü kendinize uyarladınız. Buyurun.
“Bana ‘yok’u nasıl ispat edeceksiniz? Eğer ispat edebilirseniz bu yok değil var olur. İspat edemezseniz buna var demeye imkanınız olmaz. Buradan anlaşılıyor ki ALLAH ‘var’ın ta kendisidir. (meo) Siz de kabul ediyormusunuz?
(Asıl söz sahibi N.F. den özürle)
ugurce82
15-08-2009, 12:31
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Ben zamanla filan ilişkilendirmiyorum. Sen kendiliğinden var oluşa inanmıyorum dedin bende sana basit bir soru sordum. Allah nasıl var oldu?
Allah zaten vardı ve hep var olacak. Doğmamıştır, doğrulmamıştır. Başlangıcı ve sonu yoktur.)
Nereden biliyorsun.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
O zaman bir daha açıklada ben dahil görmeyen arkadaşlar birdaha görsün.
Hz. Adem’den önce başka insanların yaşadığına inanmıyorum.
Hz. Adem bundan 10- 20,000 yıl önce yaşadı. Şu an ki bilim adamları fosil yaş hesaplama yöntemlerinde ya yanılıyorlar ya da özellikle saptırma yapıyorlar..)
Böyle bir söze ne denir. içeriğinde bir sürü saçmalık olan din kitaplarına körü körüne inanıyorsunuz. Bilim adamlarına inanmıyorsunuz
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Bana uçan spagetti canavarının yokluğunu ispatla.
“Bana ‘yok’u nasıl ispat edeceksiniz? Eğer ispat edebilirseniz bu yok değil var olur. İspat edemezseniz buna var demeye imkanınız olmaz. Buradan anlaşılıyor ki UÇAN SPAGETTİ CANAVARI ‘var’ın ta kendisidir. (ki-adi.)
Sen varlığına inanıyorsan VARdır. Ne diyebilirim ki?
Pekala madem sözü kendinize uyarladınız. Buyurun.
“Bana ‘yok’u nasıl ispat edeceksiniz? Eğer ispat edebilirseniz bu yok değil var olur. İspat edemezseniz buna var demeye imkanınız olmaz. Buradan anlaşılıyor ki ALLAH ‘var’ın ta kendisidir. (meo) Siz de kabul ediyormusunuz?
(Asıl söz sahibi N.F. den özürle)
Vay be tamam işte allahın varlığı ispat edildi..:scared:
Hz. Adem’den önce başka insanların yaşadığına inanmıyorum. Hz. Adem bundan 10- 20,000 yıl önce yaşadı. Şu an ki bilim adamları fosil yaş hesaplama yöntemlerinde ya yanılıyorlar ya da özellikle saptırma yapıyorlar.
Meo kardeş,
Özellikle şu cevabından sonra seninle tartışmayı uzatmanın hiç lüzumu yok. Bilime inanmayan, bilim adamlarını sahtekarlıkla suçlayan biriyle hangi zeminde neyi tartışayım?
Birkaç tane göğsü yeni tomurcuklanmış huri, birkaç gılman için bilimi, aklı bir kenara koyup, ortaçağdan kalma masallara körükörüne bağlanmaya değer mi? Değmez be kardeşim...
Neyse, seni inancınla, inandıklarınla başbaşa bırakıyorum. Yolun açık olsun...
Sayın uğurce82’den alıntı.
Nereden biliyorsun.
Allah’ın zati ve subuti sıfatlarında var.
Sayın uğurce82’den alıntı.
Böyle bir söze ne denir. içeriğinde bir sürü saçmalık olan din kitaplarına körü körüne inanıyorsunuz. Bilim adamlarına inanmıyorsunuz
Tam tersi durum da sizin için geçerli değil mi?
Sayın uğurce82’den alıntı.
Vay be tamam işte allahın varlığı ispat edildi..
Buyurun yokluğunu ispat edin o halde.:)
Sayın Sapiens'ten alıntı.
Birkaç tane göğsü yeni tomurcuklanmış huri, birkaç gılman için bilimi, aklı bir kenara koyup, ortaçağdan kalma masallara körükörüne bağlanmaya değer mi?
Ben bu bahsettikleriniz için değil Allah'ın muhakkak rızasını kazanıbilmek için inanıyorum.
Ben bu bahsettikleriniz için değil Allah'ın muhakkak rızasını kazanıbilmek için inanıyorum.
Allah senden razı olsun...
Allah zaten vardı ve hep var olacak. Doğmamıştır, doğrulmamıştır. Başlangıcı ve sonu yoktur.
Nasıl var olabiliyor? Hani birşey kendi kendine var olamazdı?
Hz. Adem’den önce başka insanların yaşadığına inanmıyorum.
Hz. Adem bundan 10- 20,000 yıl önce yaşadı. Şu an ki bilim adamları fosil yaş hesaplama yöntemlerinde ya yanılıyorlar ya da özellikle saptırma yapıyorlar.
İşine gelmeyen yerde bilim adamları dine çamur atmak için saptırıyorlar dersiniz. Sana söyledim radyokarbon testi tek yaş tespiti testi değildir diye çok daha güvenilir olanları var diye.
Onu bırak hiç mi yaradılışa inanan biri yokta çıkıp bu fosillerin yaşı yanlıştır demiyor evrimcilerin foyasını ortaya çıkarmıyor? Harun Yahya bas bas bağırıyor 10 trilyon vercem diye. Madem 10 trilyon parası var kursun kendi üniversitesini kendi bilim ekibini , kendi laboratuarlarını ispatlasın o fosillerin yaşlarının yanlış olduğunu. Neden yapmıyorlar? Demek ki fosillerin yaşlarında bir sorun yok!
Sen varlığına inanıyorsan VARdır. Ne diyebilirim ki?
Pekala madem sözü kendinize uyarladınız. Buyurun.
“Bana ‘yok’u nasıl ispat edeceksiniz? Eğer ispat edebilirseniz bu yok değil var olur. İspat edemezseniz buna var demeye imkanınız olmaz. Buradan anlaşılıyor ki ALLAH ‘var’ın ta kendisidir. (meo) Siz de kabul ediyormusunuz?
(Asıl söz sahibi N.F. den özürle)
Sen birşeyin yok oluğunu ispat edemezsek o var demektire getiriyorsun ve bizim bunu kabul etmemizi bekliyorsun.
Bende sana diyorum USC'nin yokluğunu ispatla ispatlayamazsan var olduğunu kabul edeceksin. Sadece USC de değil , Ra'nın , Osiris in yokluğunu ispatla ispatlayamazsan onları kabul edeceksin. Böyle bişi mümkün mü?
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Nasıl var olabiliyor? Hani birşey kendi kendine var olamazdı?
Sanırım verdiğim cevabı daha dikkatli okumalısın. Ben kendiliğinden var oldu diye mi yazdım oraya? “Başlangıcı ve sonu yoktur.” Cümlesinden nasıl kendiliğinden var oluşu çıkardın ki?
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Sadece USC de değil , Ra'nın , Osiris in yokluğunu ispatla ispatlayamazsan onları kabul edeceksin. Böyle bişi mümkün mü?
Bu bahsettikleriniz yaratıktır. Elle tutulur gözle görülür birer yaratık. Onların yoktur diyemem. Ama tanrı değiller.
Ayrıca Sayın Sapiens Nature’nin 2004 mayıs sayısını okuyabildiniz mi?
Sanırım verdiğim cevabı daha dikkatli okumalısın. Ben kendiliğinden var oldu diye mi yazdım oraya? “Başlangıcı ve sonu yoktur.” Cümlesinden nasıl kendiliğinden var oluşu çıkardın ki?
Eğer Allah var ise nasıl var olabiliyor? Hep vardı demek nasıl var olduğunu açıklamıyor. Tamam hep vardıyı kabul edelim nasıl hep vardı? Şimdi ben sana evren döngüler halinde hep vardı desem bir dünya şey sorarsın. Bende sana soruyorum işte nasıl hep var oldu?
Bu bahsettikleriniz yaratıktır. Elle tutulur gözle görülür birer yaratık. Onların yoktur diyemem. Ama tanrı değiller.
Ra'ya Osiris'e yaratık diyen ilk sen varsındır. Bilmiyorsan söyleyim onlarda birer tanrıdır. Demek yoktur diyemiyorsun O zaman onları tanrı olarak kabul ediyorsun.
Ayrıca Sayın Sapiens Nature’nin 2004 mayıs sayısını okuyabildiniz mi?
Sağolsun Yahyanın müritleri sitelerine yazıyı (http://www.harunyahya.org/evrim/dna_uyarisi/dna_uyarisi_04.html)koymuşlar.
Burada şunu diyorlar. Genetikçi Roy Britten genomlar arası farkın %98.5 değil de, %95 olduğunu iddia etmiş. Bütün tantana bu.
Yalnız tarihe dikkat et. Mayıs 2004. Peki, şempanze genomu projesi ne zaman tamamlandı? 1 Eylül 2005'te, yani daha ileri bir zamanda. Ne ortaya çıktı? 32.000 tane genden sadece 300 tanesinde farklılık var. Yani yaklaşık %99 benzerlik mevcut. Aşağıdaki linkten oku, öğren diyeceğim ama ingilizce metin. Neyse, en azından resimlere bakarsın. İnsandaki 2 nolu kromozomun birleşmesine de bak. Gör neden maymun 48, insan 46 kromozommuş.
http://en.wikipedia.org/wiki/Chimpanzee_genome_project
Şuradan da olayı izleyiver.
http://www.youtube.com/watch?v=Lep5-kfI0sI
Madem şempanze benzerliği dedik, sana ilginç bir benzerlik daha göstereyim.
http://www.youtube.com/watch?v=oUAQ4Vacl5k
Gerçi sen "bunlar bilim adamlarının uydurmasıdır" diyeceksin biliyorum ama senin farkın da burada. Lakin, Harun Yahyacılar bile bunu düşünemedi şimdiye dek...
ugurce82
15-08-2009, 15:49
“Başlangıcı ve sonu yoktur.”
Bunu sana kim söyledi.
Bu bahsettikleriniz yaratıktır. Elle tutulur gözle görülür birer yaratık. Onların yoktur diyemem. Ama tanrı değiller.
Ra ve osiris elle tutulur demek.
Yaşın kaç senin :lie:
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Tamam hep vardıyı kabul edelim nasıl hep vardı?
Bu sorunuzun cevabını muhakkak ahiret hayatında hepimiz alacağız.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Ra'ya Osiris'e yaratık diyen ilk sen varsındır.
Ra: Ra, Mısır mitolojisinde (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C4%B1s%C4%B1r_mitolojisi) güneş (http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCne%C5%9F) tanrısıdır (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tanr%C4%B1). Kutsal merkezi Heliopolis (http://tr.wikipedia.org/wiki/Heliopolis)'dir. Genellikle başında bir disk bulunan şahin (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eahin) kafalı insan biçiminde canlandırılmıştır. (Wikipedia’dan alıntı)
Yani insan eli, zekası ile oluşturulmuş bir tasvir. (http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Raheykelcik.jpg) Yani YARATIK. YARATICI DEĞİL.
Osiris: Geb (http://tr.wikipedia.org/wiki/Geb) ve Nut (http://tr.wikipedia.org/wiki/Nut)'un oğlu. Osiris başta erkeklerin dünyasının kural koyucusu olmuş ve Ra (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ra) gökyüzüne kural koymak için dünyayı bıraktığında kardeşi Set (http://tr.wikipedia.org/wiki/Set), Osiris’i öldürdü. (Wikipedia’dan alıntı)
Yani insan eli, zekası ile oluşturulmuş tasvir. YARATIK. YARATICI DEĞİL.
Sanırım başka bir şey söylememe gerek yok.
“Bu bahsettikleriniz yaratıktır. Elle tutulur gözle görülür birer yaratık. Onların yoktur diyemem. Ama tanrı değiller.”
Ben bu şekilde yazdıktan sonra, siz “O zaman onları tanrı olarak kabul ediyorsun.” Sonucuna nasıl vardığınızı anlayabilmiş değilim.
Sanırım “Bu bahsettikleriniz yaratıktır.” Cümlemi okudunuz, “Elle tutulur gözle görülür birer yaratık. Onlara yoktur diyemem.” Diye devam eden cümlemi yarım yamalak okudunuz ama “Ama tanrı değiller.” Cümlemi topyekün okumadan çöpe atmanız anlamsız geldi. Eğer çöpe atmamış iseniz “O zaman onları tanrı olarak kabul ediyorsun.” Demenizdeki mantık neyin nesidir?
Bu sorunuzun cevabını muhakkak ahiret hayatında hepimiz alacağız.
O zaman ilk canlının oluşumu konusundaki soruları sorarken de bunların cevapları gelcekte bulunacak diye düşünürsen iyi olur.
[/B]
Ra: Ra, Mısır mitolojisinde (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C4%B1s%C4%B1r_mitolojisi) güneş (http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCne%C5%9F) tanrısıdır (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tanr%C4%B1). Kutsal merkezi Heliopolis (http://tr.wikipedia.org/wiki/Heliopolis)'dir. Genellikle başında bir disk bulunan şahin (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eahin) kafalı insan biçiminde canlandırılmıştır. (Wikipedia’dan alıntı)
Yani insan eli, zekası ile oluşturulmuş bir tasvir.Yani YARATIK. YARATICI DEĞİL.
Dikkat edersem şahin kafalı insan biçiminde canlandırılmıştır diyor. Yani eksi mısırdaki insanlar Ra yı bu şekilde tasvir etmişler. Tanrı'yı İsa gibi tasvir edenler gibi. Nasıl tasvir edilirse edilsin sonuçta tanrıydı.
Aynı şey Osiris içinde geçerli diğer tanrılar içinde geçerli.
Eski mısırda Tasvir edilen Ra değil Ra ve diğer tanrıların görüntüleridir. Yani onlar O şekle değil şeklin sembol ettiği tanrıya inanıyorlardı.
Yani yaratık değil Tanrıydılar.
“Bu bahsettikleriniz yaratıktır. Elle tutulur gözle görülür birer yaratık. Onların yoktur diyemem. Ama tanrı değiller.”
Ben bu şekilde yazdıktan sonra, siz “O zaman onları tanrı olarak kabul ediyorsun.” Sonucuna nasıl vardığınızı anlayabilmiş değilim.
Sanırım “Bu bahsettikleriniz yaratıktır.” Cümlemi okudunuz, “Elle tutulur gözle görülür birer yaratık. Onlara yoktur diyemem.” Diye devam eden cümlemi yarım yamalak okudunuz ama “Ama tanrı değiller.” Cümlemi topyekün okumadan çöpe atmanız anlamsız geldi. Eğer çöpe atmamış iseniz “O zaman onları tanrı olarak kabul ediyorsun.” Demenizdeki mantık neyin nesidir?
Siz onlara tanrı değil yaratık dediniz ve yok diyemem dediniz. doğru mu?
Bende dedim onlar yaratık değil tanrıydılar. Yukarda birkez daha açıkladım.
Senin dediğine göre yokluğu ispatlanamayan birşey var olmak zorunda bu yüzden de "yok diyemem" dedin.
Bu durumda ne olmuş oluyor. Ra , Osiris vb Tanrıların yokluğunu ispatlayamadığın için onlara var demek zorundasın.
ugurce82
15-08-2009, 16:40
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Tamam hep vardıyı kabul edelim nasıl hep vardı?
Bu sorunuzun cevabını muhakkak ahiret hayatında hepimiz alacağız.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Ra'ya Osiris'e yaratık diyen ilk sen varsındır.
Ra: Ra, Mısır mitolojisinde (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C4%B1s%C4%B1r_mitolojisi) güneş (http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCne%C5%9F) tanrısıdır (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tanr%C4%B1). Kutsal merkezi Heliopolis (http://tr.wikipedia.org/wiki/Heliopolis)'dir. Genellikle başında bir disk bulunan şahin (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eahin) kafalı insan biçiminde canlandırılmıştır. (Wikipedia’dan alıntı)
Yani insan eli, zekası ile oluşturulmuş bir tasvir.Yani YARATIK. YARATICI DEĞİL.
Osiris:Geb (http://tr.wikipedia.org/wiki/Geb) ve Nut (http://tr.wikipedia.org/wiki/Nut)'un oğlu. Osiris başta erkeklerin dünyasının kural koyucusu olmuş ve Ra (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ra) gökyüzüne kural koymak için dünyayı bıraktığında kardeşi Set (http://tr.wikipedia.org/wiki/Set), Osiris’i öldürdü. (Wikipedia’dan alıntı)
Yani insan eli, zekası ile oluşturulmuş tasvir. YARATIK. YARATICI DEĞİL.
Sanırım başka bir şey söylememe gerek yok.
“Bu bahsettikleriniz yaratıktır. Elle tutulur gözle görülür birer yaratık. Onların yoktur diyemem. Ama tanrı değiller.”
Ben bu şekilde yazdıktan sonra, siz “O zaman onları tanrı olarak kabul ediyorsun.” Sonucuna nasıl vardığınızı anlayabilmiş değilim.
Sanırım “Bu bahsettikleriniz yaratıktır.” Cümlemi okudunuz, “Elle tutulur gözle görülür birer yaratık. Onlara yoktur diyemem.” Diye devam eden cümlemi yarım yamalak okudunuz ama “Ama tanrı değiller.” Cümlemi topyekün okumadan çöpe atmanız anlamsız geldi. Eğer çöpe atmamış iseniz “O zaman onları tanrı olarak kabul ediyorsun.” Demenizdeki mantık neyin nesidir?
Allah ta muhammedin zekası ile oluşturulmuş bir tasvir. ona niye i,nanıyorsun. kabe ibrahimin eliyle yapılmış 4 duvar. Niye onu kutsal kabul ediyorsun.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
O zaman ilk canlının oluşumu konusundaki soruları sorarken de bunların cevapları gelcekte bulunacak diye düşünürsen iyi olur.
Bulunamayacak. Bulunduğunda bilim de yaradılışı kabul edecek. Ama bu dönemde yaşayanların bunu görmesi olası değil. Ve iş işten geçmiş olacak. Neden bir yaratıcıya inanmak İSTEMİYORSUNUZ? İnsanın kendinden güçlü bir varlığı neden kabul etmez? İnsan acizdir. Bu acizliğini de kabul etmek durumundadır. Hayatın rastlantısal/ Tesadüfen/ kendiliğinden olduğunu düşünüyorsunuz. Neden amacımızın/ gayemizin olduğunu düşünemiyorsunuz/ düşünmek istemiyorsunuz?
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Eski mısırda Tasvir edilen Ra değil Ra ve diğer tanrıların görüntüleridir. Yani onlar O şekle değil şeklin sembol ettiği tanrıya inanıyorlardı.
Yani yaratık değil Tanrıydılar.
Ra
Osiris
Siz bu tür düşüncelerle kendinizi kandırırsınız ancak. Sadece tanrı tasviri ise neden önünde secde ediliyor? Yukarıdaki resimdekiler tanrı mı? Yapmayın. Güldürmeyin.
NOT: Resimleri ekleyemedim. kusura bakmayın.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Siz onlara tanrı değil yaratık dediniz ve yok diyemem dediniz. doğru mu?
Ortada bu tür heykeller var iken nasıl yok denilebilir ki? Ama yok dememden “zaman onları tanrı olarak kabul ediyorsun” diye bir mantık yürütmenizi anlayamadım.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Senin dediğine göre yokluğu ispatlanamayan birşey var olmak zorunda bu yüzden de "yok diyemem" dedin.
Bu durumda ne olmuş oluyor. Ra , Osiris vb Tanrıların yokluğunu ispatlayamadığın için onlara var demek zorundasın.
Sanırım anlamak istemiyorsunuz. Ben ra ve osiris yok demedim. Vardır dedim. Ama tanrı değiller dedim. Lütfen postları yeniden okuyunuz.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Burada şunu diyorlar. Genetikçi Roy Britten genomlar arası farkın %98.5 değil de, %95 olduğunu iddia etmiş. Bütün tantana bu.
Bahsi geçen TANTANA diye nitelendirdiğiniz olay %3,5 luk bir durum değil. %98,5 aynı olduğu iddia edilen şempanze ve insan genleri aslında %83 oranında farklıymış. Yani bahsettiğiniz gibi %3,5 değil, %81,5 gibi bir yanılma var.
Bkz. Nature mayıs 2004 Araştırma başkanı Dr. Todd Taylor. Araştırmacı ise Dr. Fujiyama. Araştırma yapılan kurum: Riken Genom Bilimi Enstitüsü Yokohama/ Japonya
Sayın uğurce’den alıntı.
Ra ve osiris elle tutulur demek.
Yaşın kaç senin
Yukarıda resimleri siz elle tutamıyorsunuz sanırım. Sizin yaşınız kaç acaba? Gerçi doğru buradan elle tutamayız. Mısır’a ve ya bunları nerelerde sergiliyorlarsa oralara gidip tutabilmemiz lazım. Tabi görevliler müsaade ederse.:)
NOT: Resim ekleyemedim. Ama bahsi geçen (Sizin iddialarınıza göre) tanrı olan (Bana göre) yaratıkların resimleri WİKİPEDİA da var. Bakın ve elle tutulup gözle görülür olup olmadıklarına karar verin.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
O zaman ilk canlının oluşumu konusundaki soruları sorarken de bunların cevapları gelcekte bulunacak diye düşünürsen iyi olur.
Bulunamayacak. Bulunduğunda bilim de yaradılışı kabul edecek. Ama bu dönemde yaşayanların bunu görmesi olası değil. Ve iş işten geçmiş olacak. Neden bir yaratıcıya inanmak İSTEMİYORSUNUZ? İnsanın kendinden güçlü bir varlığı neden kabul etmez? İnsan acizdir. Bu acizliğini de kabul etmek durumundadır. Hayatın rastlantısal/ Tesadüfen/ kendiliğinden olduğunu düşünüyorsunuz. Neden amacımızın/ gayemizin olduğunu düşünemiyorsunuz/ düşünmek istemiyorsunuz?
Hiç bir zaman bu kadar emin olmayın. 200 yıl önce insanların uçması bile hayalken şimdi şimdi gezegenler arası seyehat yapabilcek kapasitedeler.
Ben ateist değilim benim için tanrının varlığıda yokluduğuda eşit mesafede ve bilinemez. Fakat senin inandığın ve kitaplarda geçen İbrahimin Tanrısı yoktur.
Merak etme senden daha çok düşünüyorumdur. Fakat ben cevabı sadece hikayelerle dolu olan bir kitabta aramıyorum.
Siz bu tür düşüncelerle kendinizi kandırırsınız ancak. Sadece tanrı tasviri ise neden önünde secde ediliyor? Yukarıdaki resimdekiler tanrı mı? Yapmayın. Güldürmeyin.
Bana tanrı olmadığını ispatla o zaman. Sana anlatmaya çalıştığımda buydu kaç mesajdan beridir. Bana onların tanrı olmadığını ispatla. Bana Ra'nın Thor'un Mithra'nın vb tanrıların tanrı olmadıklarını ispatla.
Sen kabeye secde ederken veya kabe ye secde eden insanların resimlerini gördüğün zaman Bu insanların veya senin kabeye mi secde ettiğinizimi düşünüyorsun yok kabenin simgelediği varlığa mı?
Ortada bu tür heykeller var iken nasıl yok denilebilir ki? Ama yok dememden “zaman onları tanrı olarak kabul ediyorsun” diye bir mantık yürütmenizi anlayamadım.
Ben heykellerine var deyiniz demedim. Onların tanrı olmadığını ispatlayınız anlamdında yokluğunu ispatlayınız dedim. Onların TANRI olarak var olmadıklarını ispatlayınız.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Ben ateist değilim benim için tanrının varlığıda yokluduğuda eşit mesafede ve bilinemez.
Bana emin olmamam için nasihat ederken siz emin bir şekilde BİLİNEMEZ diyorsunuz.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Fakat senin inandığın ve kitaplarda geçen İbrahimin Tanrısı yoktur.
Bak yine çok emin konuştunuz. Yine N.F. nin sözü geldi aklıma.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Bana tanrı olmadığını ispatla o zaman.
Tanrı olduklarının ispatı var mı ki? Size göre hikaye kitabi bana göre Mukaddes ve Mübarek olan Kuranı Kerimde Allah’ın varlığı gayet net açıklanıyor. (Gerçi bu konular bu sayfanın içeriği olmamalı ama açtığınız için cevaplıyorum) Ama bahsi geçen sözde (Haşa) tanrıların tanrı olmalarına muhtemel hangi deliller var da soruyorsunuz ki?
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Sen kabeye secde ederken veya kabe ye secde eden insanların resimlerini gördüğün zaman Bu insanların veya senin kabeye mi secde ettiğinizimi düşünüyorsun yok kabenin simgelediği varlığa mı?
Yine karıştırıyorsunuz. Bahsettiğiniz dinlerde insanlar sadece (Sizin iddianıza göre) tanrılarını tasvir eden heykelin/ putun önüne geldikleri zaman secdelerini yaparlardı. Ama İslamiyet’te secde sadece Kabe’de olmuyor. Dünyanın neresine gidilirse gidilsin Kabe yöndür. Kabe Yüce yaratıcı olan Allah’ı temsil etmez. Kabe kutsaldır. Ancak Allah’ı temsil etme ve bundan dolayı Müslümanların oraya secde etme gibi bir durum söz konusu değildir. İbadet ancak Allah'a yapılır. O'nu temsil eden ettiği iddia edilen hiç bir şeye hiç bir müslüman secde etmez. Eğer öyle olmuş olsaydı insanın Allah’a en yakın olduğu an olan secde fiili sadece Kabe ve çevresinde yapılır sadece yön olmazdı.
Bahsi geçen TANTANA diye nitelendirdiğiniz olay %3,5 luk bir durum değil. %98,5 aynı olduğu iddia edilen şempanze ve insan genleri aslında %83 oranında farklıymış. Yani bahsettiğiniz gibi %3,5 değil, %81,5 gibi bir yanılma var.
Bkz. Nature mayıs 2004 Araştırma başkanı Dr. Todd Taylor. Araştırmacı ise Dr. Fujiyama. Araştırma yapılan kurum:Riken Genom Bilimi Enstitüsü Yokohama/ Japonya
Meo,
Yüzme bilmediğin halde derin sulara açılmaya çalışıyorsun. Al bak sana bahsettiğin yazının linkini vereyim.
http://www.nature.com/nature/journal/v429/n6990/full/nature02564.html
İnsan ve şempanze genleri arasında %83 oranında fark olduğunu ispatla, bir daha evrim kelimesini ağzıma alırsam ne olayım.
Ama ispatlayamazsan da cahilliğini, bilmediğin konularda konuştuğunu kabul etmiş olacaksın, ona göre.
Hadi bakalım, insanda ve şempanzede bulunan tüm genler arasında %83 oranda fark olduğunu ispatla.
Sızıntı.com.tr den alıntı
Dr. Fujiyama ve ekibi ise, konu hakkında ilk defa detaylı bir inceleme yaptı. Şempanzenin 22. kromozomunu, onun insandaki karşılığı olarak kabul edilen 21. kromozom ile birebir karşılaştıran ekip, toplam 68.000 DNA biriminin tamamen farklı olduğunu buldu. Araştırmacılar, Nature'daki makalelerinde, inceledikleri 231 gen içinde, % 83 gibi son derece büyük bir farklılık nispeti belirlediklerini, inceledikleri genlerin % 20'sinin ise tamamen farklı olduğunu belirttiler
Neymiş? Sizin apaçık çarpıtma içerisinde bulunduğunuz gibi değilmiş. Fark % 3,5 değil. Şimdi sıra “HEPSİNİ İNCELEMEMİŞLER Kİ” ye gelecek. Onlarda kabahat. Hep farklı olanları bulmuşlar. Ve bilimin önünü tıkayıp daha araştırmanın tamamı bitmeden bu makaleyi yayınlamışlar. :):)
ugurce82
15-08-2009, 21:58
Allah ta muhammedin zekası ile oluşturulmuş bir tasvir. ona niye i,nanıyorsun. kabe ibrahimin eliyle yapılmış 4 duvar. Niye onu kutsal kabul ediyorsun.
Meo şu sorulara cevap bekliyorum.
Sayın uğrce82
Ben kuran-ı Kerim’i okuyup anladığım (Dikkat edin anlamak istediğim gibi demedim) için inanıyorum. Elhamdülillah Müslüman’ım. Ama sade bir Müslüman'ım. Siz wikipediadan ra ve osirisi görüp tutup tutamayacağınıza karar verdiniz mi?:)
Bana emin olmamam için nasihat ederken siz emin bir şekilde BİLİNEMEZ diyorsunuz.
Emin olsam bilinemez mi derdim? Var ya da yok derdim. Olup olmadığına emin olmadığım için bilinemez diyorum.
Bak yine çok emin konuştunuz. Yine N.F. nin sözü geldi aklıma.
Al başa döndük işte.
Tanrı olduklarının ispatı var mı ki? Size göre hikaye kitabi bana göre Mukaddes ve Mübarek olan Kuranı Kerimde Allah’ın varlığı gayet net açıklanıyor. (Gerçi bu konular bu sayfanın içeriği olmamalı ama açtığınız için cevaplıyorum) Ama bahsi geçen sözde (Haşa) tanrıların tanrı olmalarına muhtemel hangi deliller var da soruyorsunuz ki?
Yaw sen değilmiydin yokluklarına dair kanıt yok var demektir diyen. Şimdi kalkmış var olduklarının ispatı var mı diyorsun. 1400 yıl önce bir adamın yazdığı Kuranda geçiyor olmasımıdır kanıtın.
Yine karıştırıyorsunuz. Bahsettiğiniz dinlerde insanlar sadece (Sizin iddianıza göre) tanrılarını tasvir eden heykelin/ putun önüne geldikleri zaman secdelerini yaparlardı. Ama İslamiyet’te secde sadece Kabe’de olmuyor. Dünyanın neresine gidilirse gidilsin Kabe yöndür. Kabe Yüce yaratıcı olan Allah’ı temsil etmez. Kabe kutsaldır. Ancak Allah’ı temsil etme ve bundan dolayı Müslümanların oraya secde etme gibi bir durum söz konusu değildir. İbadet ancak Allah'a yapılır. O'nu temsil eden ettiği iddia edilen hiç bir şeye hiç bir müslüman secde etmez. Eğer öyle olmuş olsaydı insanın Allah’a en yakın olduğu an olan secde fiili sadece Kabe ve çevresinde yapılır sadece yön olmazdı.
Benim dediğimden farklı birşey demiyorsun ki. ha heykeli önüne alarak onun temsil ettiği güce secde etmişsin ha yüzünü kabeye dönerek onun temsil ettiği güce temsil etmişsin fark nedir? Allaha secde istediğin yönde olsa birşey demiyecem ama secde edeceksen ille kabeye doğru secde etme zorunluluğu da neyin nesidir.
Ana konudan pek bi uzaklaştık.
ugurce82
15-08-2009, 22:50
Sayın uğrce82
Ben kuran-ı Kerim’i okuyup anladığım (Dikkat edin anlamak istediğim gibi demedim) için inanıyorum. Elhamdülillah Müslüman’ım. Ama sade bir Müslüman'ım. Siz wikipediadan ra ve osirisi görüp tutup tutamayacağınıza karar verdiniz mi?:)
Ra ve osiris adına yapılan putlardan bahsediyorsunuz herhalde. Fakat o zaman ki insanları siz çok salak zannediyorsunuz herhalde. Adamlar heykele tapacak değil ya. O yapıtları tanrılarını tasvir etmek amaçlı yapıldığını anlayamıyor musunuz. Şonuçta ra da osiris te onların tanrılarıdır.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Ana konudan pek bi uzaklaştık.
Evet haklısınız.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Emin olsam bilinemez mi derdim? Var ya da yok derdim. Olup olmadığına emin olmadığım için bilinemez diyorum.
Bilinemez demek geniş zaman içerir. Yani gelecekte de bilinemeyeceği konusunda emin’lik ifade eder.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Yaw sen değilmiydin yokluklarına dair kanıt yok var demektir diyen. Şimdi kalkmış var olduklarının ispatı var mı diyorsun. 1400 yıl önce bir adamın yazdığı Kuranda geçiyor olmasımıdır kanıtın.
Yine konuları karıştırdınız. Yazıyı aynen alıyorum buraya.
Tanrı olduklarının ispatı var mı ki? Size göre hikaye kitabi bana göre Mukaddes ve Mübarek olan Kuranı Kerimde Allah’ın varlığı gayet net açıklanıyor. (Gerçi bu konular bu sayfanın içeriği olmamalı ama açtığınız için cevaplıyorum) Ama bahsi geçen sözde (Haşa) tanrıların tanrı olmalarına muhtemel hangi deliller var da soruyorsunuz ki?
Ne demişim? Var olduklarının ispatını mı sormuşum yoksa tanrı olduklarının ispatını mı?
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Benim dediğimden farklı birşey demiyorsun ki. ha heykeli önüne alarak onun temsil ettiği güce secde etmişsin ha yüzünü kabeye dönerek onun temsil ettiği güce temsil etmişsin fark nedir?
Hayır tamamen farklı şeylerden bahsediyoruz. Heykeli önüne alıp sizin iddia ettiğiniz gibi temsil ettiği güce secde etmek farklıdır. Yönünü kabey dönüp Allah’a secde etmek farklıdır. Kabe Allah’ı temsil etmez. Ayrıca buradaki Secde fiili namazın içindeki secde fiilidir. Bağımsız olarak da (Namazın haricinde) secde edebilirsiniz. Ki insanın Allah’ına en yakın olduğu an secde anıdır. Namaz anında kabeye dönme zorunluluğu namazın farzlarından gelir. Onun haricinde secde etmek isteyen insanın Kabe’ye dönme zorunluluğu yoktur. Niyetinde Allah'a secde etmek olsun yeter. Ama kabe’ye dönerse de güzel bir amel işlemiş olur.
Sayın uğurce82’den alıntı.
Ra ve osiris adına yapılan putlardan bahsediyorsunuz herhalde.
Evet. Sen ne sanmıştın?
Sayın uğurce82’den alıntı.
O yapıtları tanrılarını tasvir etmek amaçlı yapıldığını anlayamıyor musunuz.
Asıl sizin anlayamadığınız bu. Çünkü o tür inanışları olanlar (Tanrısını tasvir edip ona ibadet edenler) sadece tanrıları önlerinde secde ederler başka yerlerde (Tanrılarının olmadığı mekanlarda) bu tür ibadet ve ya secde fiillerini yapmazlardı. Neymiş? Demek ki o tür (Sizin de bahsettiğiniz ve adı PUT olan) heykelciklere tapıyorlardı. O putlarda elle tutulur gözle görülür cismani varlıklardır.
Sızıntı.com.tr den alıntı
Dr. Fujiyama ve ekibi ise, konu hakkında ilk defa detaylı bir inceleme yaptı. Şempanzenin 22. kromozomunu, onun insandaki karşılığı olarak kabul edilen 21. kromozom ile birebir karşılaştıran ekip, toplam 68.000 DNA biriminin tamamen farklı olduğunu buldu. Araştırmacılar, Nature'daki makalelerinde, inceledikleri 231 gen içinde, % 83 gibi son derece büyük bir farklılık nispeti belirlediklerini, inceledikleri genlerin % 20'sinin ise tamamen farklı olduğunu belirttiler
Meo,
Al bak yazının orjinal metni burada.
Human–chimpanzee comparative genome research is essential for narrowing down genetic changes involved in the acquisition of unique human features, such as highly developed cognitive functions, bipedalism or the use of complex language. Here, we report the high-quality DNA sequence of 33.3 megabases of chimpanzee chromosome 22. By comparing the whole sequence with the human counterpart, chromosome 21, we found that 1.44% of the chromosome consists of single-base substitutions in addition to nearly 68,000 insertions or deletions. These differences are sufficient to generate changes in most of the proteins. Indeed, 83% of the 231 coding sequences, including functionally important genes, show differences at the amino acid sequence level. Furthermore, we demonstrate different expansion of particular subfamilies of retrotransposons between the lineages, suggesting different impacts of retrotranspositions on human and chimpanzee evolution. The genomic changes after speciation and their biological consequences seem more complex than originally hypothesized.
Bu metinde senin söylediğin gibi bir durum yok. Burada insandaki 21 nolu kromozom, şempanzedeki 22 nolu kromozom ile karşılaştırılıyor. Şempanzenin 22 nolu kromozomundaki 33.300.000 bazdan %1.44'ü (yaklaşık 480.000 baz) insanın 21 nolu kromozomunda tek bazlı değişime uğramış, ayrıca 68.000 bazda da ilaveler veya eksilmeler mevcutmuş.
Bazlardaki bu farklılıklar protein sentezleyen 231 genin %83'ünde de aminoasit seviyesinde farklılıklar mevcutmuş. Ancak bu farklılıklar çok küçük farklar. Mesela 500 bazdan oluşan bir proteindeki 1 veya 2 bazın değişmiş olması bile farklılaşmış protein olarak kabul ediliyor.
Şimdi bir yukarıdaki toplam baz sayısına bak, bir de değişime uğrayan baz sayısına bak. Toplam farklılık %1.5 civarında.
Koyu yaptığım yere bak. İnsan ve şempanze evrimi deniliyor. Günümüzdeki en baba evrimcilerden Fujiyama'nın bilimsel bir çalışmasından size ekmek çıkmaz. Ama anlatılanları cımbızlayıp, çarpıttıktan sonra, senin gibi her şeye inanmaya hazır insanları kandırıyorlar maalesef.
Neymiş? Sizin apaçık çarpıtma içerisinde bulunduğunuz gibi değilmiş. Fark % 3,5 değil. Şimdi sıra “HEPSİNİ İNCELEMEMİŞLER Kİ” ye gelecek. Onlarda kabahat. Hep farklı olanları bulmuşlar. Ve bilimin önünü tıkayıp daha araştırmanın tamamı bitmeden bu makaleyi yayınlamışlar. :):)
Hepsini incelememişler demek ha. İncelendi Meo. Fujiyama'nın bu yazısı 2004'te yayınlandı. Şempanze genomu ise daha önce de gösterdiğim gibi 1 Eylül 2005'te açıklandı.
http://en.wikipedia.org/wiki/Chimpanzee_genome_project (http://en.wikipedia.org/wiki/Chimpanzee_genome_project)
Al bak şuradan, yapılan çarpıtmaları bir okuyuver.
http://www.turandursun.com/levent_demirci/p2020_articleid/5 (http://www.turandursun.com/levent_demirci/p2020_articleid/5)
Yine aynı şey, sana gösterilenleri bile anlayacak kapasitede değilsin ama tek başına, bilim adamlarının %99.9'unun kabul ettiği evrim teorisini çürütmeye soyunuyorsun. Yapma böyle şeyler Meo, sen kim evrim kim...
ugurce82
16-08-2009, 00:57
Sayın uğurce82’den alıntı.
Ra ve osiris adına yapılan putlardan bahsediyorsunuz herhalde.
Evet. Sen ne sanmıştın?
Sayın uğurce82’den alıntı.
O yapıtları tanrılarını tasvir etmek amaçlı yapıldığını anlayamıyor musunuz.
Asıl sizin anlayamadığınız bu. Çünkü o tür inanışları olanlar (Tanrısını tasvir edip ona ibadet edenler) sadece tanrıları önlerinde secde ederler başka yerlerde (Tanrılarının olmadığı mekanlarda) bu tür ibadet ve ya secde fiillerini yapmazlardı. Neymiş? Demek ki o tür (Sizin de bahsettiğiniz ve adı PUT olan) heykelciklere tapıyorlardı. O putlarda elle tutulur gözle görülür cismani varlıklardır.
Anlatılmak isteneni anlamamak için diretiyorsun. Dedin ki allahın yokluğu ispat edilemediği için onun var olduğuna inanıyorum. Yokluğunu ispat ederseniz size inanırım. bende sana diyorum ki uçan spagetti canavarı var mıdır? Çünkü yokluğu ispat edilmedi.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Günümüzdeki en baba evrimcilerden Fujiyama'nın bilimsel bir çalışmasından size ekmek çıkmaz.
:) Bu sözünüzden bu bahsettiğiniz bilim adamının bilim adamı olmadığını evrimci olduğunu ve araştırmalarını ne kadar tarafsız olduğundan bahsettiğinize eminim.:)
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Fujiyama'nın bu yazısı 2004'te yayınlandı. Şempanze genomu ise daha önce de gösterdiğim gibi 1 Eylül 2005'te açıklandı.
Evet bitmeyen bir araştırmaya makale yapmışlar sonradan tekrar düzeltmeye çalışıyorlar hatalarını.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
sana gösterilenleri bile anlayacak kapasitede değilsin
Kimin ne kapasitede olduğu ve olmak için çabaladığı durum belli.:)
Sayın uğrce82’den alıntı.
Anlatılmak isteneni anlamamak için diretiyorsun.
Kim? Sen mi ben mi? Postları oku ondan sonra bu yazdığını bir kez daha oku sonra ben ne yazdım diye düşün.
Sayın uğrce82’den alıntı.
Dedin ki allahın yokluğu ispat edilemediği için onun var olduğuna inanıyorum.
Hayır, bu şekilde bir ifadede bulunmadım. Sanırım anlattığımı değil anlamak istediğinizi anlamışsınız. Ben;
“Bana ‘yok’u nasıl ispat edeceksiniz? Eğer ispat edebilirseniz bu yok değil var olur. İspat edemezseniz buna var demeye imkanınız olmaz. Buradan anlaşılıyor ki ALLAH ‘var’ın ta kendisidir. (N.F.)
Dedim.
Ayrıca “Allah ta muhammedin zekası ile oluşturulmuş bir tasvir. ona niye i,nanıyorsun.” sorunuza da
Ben Kuran-ı Kerim’i okuyup anladığım (Dikkat edin anlamak istediğim gibi demedim) için inanıyorum. Elhamdülillah Müslüman’ım. Ama sade bir Müslüman'ım. (…)
Dedim.
Sayın uğrce82’den alıntı.
Yokluğunu ispat ederseniz size inanırım.
Bunları nerden okuyorsun yahu. Birde bana göstersen. Bakıp göremeyenlerden misin, okuyamayanlardan mısın? Yoksa uyduruyor musun?
Sayın uğrce82’den alıntı.
bende sana diyorum ki uçan spagetti canavarı var mıdır? Çünkü yokluğu ispat edilmedi.
Bu yazıya daha önce net bir şekilde cevap verip üzerine bir soru sormuştum hala o yanıtı bekliyorum. Belli ki sizde bu yazıları okuyup uçan spagetti canavarına inananlardansınız.
Daha önceki yazılarımızdan alıntı.
Sayın Ki-Adi’den alıntı.
Bana uçan spagetti canavarının yokluğunu ispatla.
“Bana ‘yok’u nasıl ispat edeceksiniz? Eğer ispat edebilirseniz bu yok değil var olur. İspat edemezseniz buna var demeye imkanınız olmaz. Buradan anlaşılıyor ki UÇAN SPAGETTİ CANAVARI ‘var’ın ta kendisidir. (ki-adi.)
Sen varlığına inanıyorsan VARdır. Ne diyebilirim ki?
Pekala madem sözü kendinize uyarladınız. Buyurun.
“Bana ‘yok’u nasıl ispat edeceksiniz? Eğer ispat edebilirseniz bu yok değil var olur. İspat edemezseniz buna var demeye imkanınız olmaz. Buradan anlaşılıyor ki ALLAH ‘var’ın ta kendisidir. (meo) Siz de Allah’ın varlığını kabul ediyormusunuz?
“Bana ‘yok’u nasıl ispat edeceksiniz? Eğer ispat edebilirseniz bu yok değil var olur. İspat edemezseniz buna var demeye imkanınız olmaz. Buradan anlaşılıyor ki ALLAH ‘var’ın ta kendisidir. (N.F.)
Sayın meo;
bu ifadeyi çok sık kullandığınızı gözlemlediğim için artık sormadan edemeyeceğim. Lütfen bunu biraz daha açar mısınız? Tam olarak kastedilen ne? ''Tanrı''dışında herhangi bir örnek üzerinde bu mantığı uygulayabilir misiniz?
(Bir de -salt merakımdan soruyorum- Necip Fazıl'ın eserlerinin hangisinde geçtiğini bildirirseniz sevinirim.)
saygılarımla
Sayın ulpian’dan alıntı.
Lütfen bunu biraz daha açar mısınız? Tam olarak kastedilen ne?
“Yok”luğun ispatının olmadığıdır. “Yok”luğun ispatı mümkün değildir.
Sayın ulpian’dan alıntı.
''Tanrı''dışında herhangi bir örnek üzerinde bu mantığı uygulayabilir misiniz?
Elbette. Akıl. Şeref. Düşünce. Örnekleri çoğaltabilirsiniz.
Sayın ulpian’dan alıntı.
Necip Fazıl'ın eserlerinin hangisinde geçtiğini bildirirseniz sevinirim.
Hangi eserinde geçtiğini bilmiyorum. Daha önce TD forumlarından birinde rastladığım bir yazısı idi. (O zaman alıntılamadım.) Daha sonra babamın notlarını okurken Necip Fazıl Memleketimize geldiği gün dostları ve babamla sohbet ederken bu sözü söylemiş babam da not almış. (Oradan alıtıladım) Ama forumda da geçtiğine göre bu sözü bir çok yerde kullandı sanırım.
Sayın meo,
bir Necip Fazıl forumunda (http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?showtopic=3623) bakın şu şekliyle geçiyor ifade:
Allah Yok Diyenlere Bir Sözüm Var! :
Siz Bana Gerçekten "Yok" Olan Bir Şeyi Gösterebilir Misiniz Ki "Yok" u İspat Edebilesiniz? Gösterebilecek Olsanız O Şey Zaten "Yok" Değil "Var" Olur, Gösteremeyincede "Yok" Demeye Fırsatınız Kalmaz... Allah’a "Yok" Diyebilmeniz Ayrıca İspat Ediyor Ki; O, "Var" ın Ta Kendisidir, "Yok" un Da Yaratıcısı....Maalesef orda da kaynak belirtilmemiş, fakat en azından aslına daha yakın olduğundan yola çıkabiliriz.
Bakın sayın meo, bu argümanı ilk kullanan Necip Fazıl değildir, ondan önce bizde de Batı'da da çok sık tekrarlanagelen bir argümandır. Ve yine ta eskilerden beri bu argümanın çürük olduğu ve neden çürük olduğu da açıklanagelmiştir. Yukarda arkadaşlar türlü ifadelerle size bunu çok iyi açıkladılar aslında.
Ama Üstat Necip Fazıl her zamanki gibi bu argümana bir de kendi damgasını vurarak, şiirselleştirmiş adeta. :) (''yok diyebilmeniz bile varlığının kanıtıdır'').
Lütfen bir an olsun samimiyetle anlamaya çalışınız.
Yukarda kullanılan argümanda isterseniz ''Tanrı'' yerine şimdilik X koyalım.
- X'in yok olduğunu bana gösteremezsiniz.
- Dolayısıyla X'in yokluğu ispatlanamaz.
- Ayrıca X hakkında ''yok'' diyebilmeniz bile X'in var olduğunu, var'ın ta kendisi olduğunu gösterir.
Eğer bu argüman mantıksal olarak doğruysa, X yerine ne koyarsak koyalım doğru kalması gerekir. Lütfen X'in yerine peri, goblin, görünmez pembe at gibi kavramları koyunuz ve argümandan çıkan sonuca katılıp katılmadığınızı söyleyiniz.
saygılarımla
Sayın ulpian’dan alıntı.
Eğer bu argüman mantıksal olarak doğruysa, X yerine ne koyarsak koyalım doğru kalması gerekir. Lütfen X'in yerine peri, goblin, görünmez pembe at gibi kavramları koyunuz ve argümandan çıkan sonuca katılıp katılmadığınızı söyleyiniz.
Başa döndük yine. Ben “UÇAN SPAGETTİ CANAVARI” hakkında ne düşündüğümü yazdım. Argümandan çıkan sonuca benim katılıp katılmadığım açık. Ama siz katıldığınız halde katılmama inadındasınız.
Başa döndük yine. Ben “UÇAN SPAGETTİ CANAVARI” hakkında ne düşündüğümü yazdım. Argümandan çıkan sonuca benim katılıp katılmadığım açık. Ama siz katıldığınız halde katılmama inadındasınız.
Ne yazdığınızı okumuştum da, gerçekten ciddi kastettiğinize ihtimal vermemiştim. Demek ki ciddiymişsiniz.
''Uçan Spagetti Canavarı'' hakkındaki görüşünüz şu idi:
Sen varlığına inanıyorsan VARdır. Nediyebilirim ki?
Pekala madem sözü kendinize uyarladınız. Buyurun.
O halde neden tartışıyoruz ki?
Siz yokluğunu ispat edemediğimiz Allah'a inanıyorsunuz. Biz de yokuluğunu ispat edemediğiniz Yüce Canavar'a. Bu noktadan sonra herhangi bir mantıklı tartışma zemini kaldığı düşüncesinde misiniz?
saygılarımla
Sayın ulpian’dan alıntı.
Siz yokluğunu ispat edemediğimiz Allah'a inanıyorsunuz. Biz de yokuluğunu ispat edemediğiniz Yüce Canavar'a.
Uçan spagetti canavarını örnek veren arkadaşın tanrı tasviriyle verdiğini bilmiyordum. Siz de peri, pembe at vs. örnekleri vermiştiniz. Onları da tanrı tasviri için mi vermiştiniz? Önemli değil siz onun (Uçan spagetti canavarı) emirlerini mi uyguluyorsunuz? Demek ki ateist değilsiniz. Bu aşamadan sonra emirleri karşılaştırarak mantıklı bir seçim yapabileceğinizi umuyorum. Ama önyargılı olmadan saf, arı niyetlerle okursanız görmek istediğinizi değil, olan hakikati göreceğinize eminim.
ugurce82
16-08-2009, 19:19
Sayın ulpian’dan alıntı.
Siz yokluğunu ispat edemediğimiz Allah'a inanıyorsunuz. Biz de yokuluğunu ispat edemediğiniz Yüce Canavar'a.
Uçan spagetti canavarını örnek veren arkadaşın tanrı tasviriyle verdiğini bilmiyordum. Siz de peri, pembe at vs. örnekleri vermiştiniz. Onları da tanrı tasviri için mi vermiştiniz? Önemli değil siz onun (Uçan spagetti canavarı) emirlerini mi uyguluyorsunuz? Demek ki ateist değilsiniz. Bu aşamadan sonra emirleri karşılaştırarak mantıklı bir seçim yapabileceğinizi umuyorum. Ama önyargılı olmadan saf, arı niyetlerle okursanız görmek istediğinizi değil, olan hakikati göreceğinize eminim.
Uçan spagetti canavarı tanrısına inanıyoruz sayın meo, buyrun bazı geceler sohbetlerimiz oluyor. Sizi de bekleriz. Müritlerimizden olun. Ey USC daha neler çıkaracaksın karşımıza, bu kafayla bu memleket nereye gider acaba.
Sayın uğurce82’den alıntı.
bu kafayla bu memleket nereye gider acaba.
Evet haklısınız. Dedesinin maymun olduğunu düşünen ve uçan spagetti canavarına inanan insanlarla bu memleket bir yere varamaz.
Allah’ım Hepimizi ıslah eyle. Hepimizi affeyle. Bizlere doğru yolu göster. Amin…
ugurce82
16-08-2009, 19:41
Sayın uğurce82’den alıntı.
bu kafayla bu memleket nereye gider acaba.
Evet haklısınız. Dedesinin maymun olduğunu düşünen ve uçan spagetti canavarına inanan insanlarla bu memleket bir yere varamaz.
Allah’ım Hepimizi ıslah eyle. Hepimizi affeyle. Bizlere doğru yolu göster. Amin…
1. si Dedemizin maymun olduğu konusu bir teoridir. Dünya bilimi bu konuyu henüz ispatlamamış olamamakla beraber, insanoğlunun meydana gelişi ile ilgili bilim adamlarınca en çok üzerinde durulan konudur. Sizin bu lafınıza karşılık şunu sormak istiyorum. Sizce insanoğlu nasıl meydana geldi?
2.si Uçan spagetti canavarı esprisi sizin gibi yokuluğu ispatlanamayan birşey vardır diyenlere karşılık Hawkinsin öne sürdüğü bu felsefeyi çürüten bir antitezdir. Böyle birşeye inanıyor olduğumuzu düşünmeniz zeka seviyeniz konusunda bende soru işaretleri oluşturdu.
Sayın uğurce82’den alıntı.
1.si Dedemizin maymun olduğu konusu bir teoridir. Dünya bilimi bu konuyu henüz ispatlamamış olamamakla beraber, insanoğlunun meydana gelişi ile ilgili bilim adamlarınca en çok üzerinde durulan konudur. Sizin bu lafınıza karşılık şunu sormak istiyorum. Sizce insanoğlu nasıl meydana geldi?
Bu soruyu sormanıza cidden ama cidden çok şaşırdım. Bununla ilgili bir çok soruya bir çok defa yanıt verdim. Her şeyi bırakalım ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIM diyen birisi acaba insanoğlunun nasıl meydana geldiği konusunda ne düşünür?:)
Sayın uğurce82’den alıntı.
2.si Uçan spagetti canavarı esprisi sizin gibi yokuluğu ispatlanamayan birşey vardır diyenlere karşılık Hawkinsin öne sürdüğü bu felsefeyi çürüten bir antitezdir. Böyle birşeye inanıyor olduğumuzu düşünmeniz zeka seviyeniz konusunda bende soru işaretleri oluşturdu.
1-) Uçan spagetti canavarı konusunda sizin ona inanmadığınızı biliyorum. Sizler dalga geçmeye çalıştınız. Bende aynını yaptım.
2-) Benim zeka seviyemi merak edeceğinize kendi zeka seviyenizi bir kontrol ettiriniz. Onca posttan sonra yukarıdaki soruyu sormanız ciddi problemin olduğunu düşünmekten kendimi alamaz oldum.
ugurce82
16-08-2009, 23:40
Sizin daha önceki yazılarınızı takip etme fırsatım olmadı. Yani aslında isnsanların çamurdan yaratıldığını düşünüyorsunuz. Peki bana biraz bu yaratılış ile ilgli bildiklerinizi anlatabilir misiniz?
Sayın uğurce82’den alıntı.
Sizin daha önceki yazılarınızı takip etme fırsatım olmadı.
Demek ki siz şahsınıza yazılan postları okumuyorsunuz. Dikkate almadığınız cevaplara neden soru soruyorsunuz ki. Bu, sanırım ön yargının sizde zirve yaptığını gösteriyor. Bkz.
17/08/2009 10:10 439. post
Sayın uğrce82
Ben kuran-ı Kerim’i okuyup anladığım (Dikkat edin anlamak istediğim gibi demedim) için inanıyorum. Elhamdülillah Müslüman’ım. Ama sade bir Müslüman'ım. Siz wikipediadan ra ve osirisi görüp tutup tutamayacağınıza karar verdiniz mi?
Benim inandıklarımı sanırım biliyorsun. Siz neyi öğrenmeye çalışıyorsunuz?
:) Bu sözünüzden bu bahsettiğiniz bilim adamının bilim adamı olmadığını evrimci olduğunu ve araştırmalarını ne kadar tarafsız olduğundan bahsettiğinize eminim.:)
Evet bitmeyen bir araştırmaya makale yapmışlar sonradan tekrar düzeltmeye çalışıyorlar hatalarını.
Kimin ne kapasitede olduğu ve olmak için çabaladığı durum belli.:)
Meo, sana tekrar cevap vermekle hata yaptığımı biliyordum. Neyse ki hatadan ne kadar erken dönülse o kadar iyidir.
Seni ortaçağ masallarınla başbaşa bırakıyorum...
ugurce82
17-08-2009, 00:38
Sayın uğurce82’den alıntı.
Sizin daha önceki yazılarınızı takip etme fırsatım olmadı.
Demek ki siz şahsınıza yazılan postları okumuyorsunuz. Dikkate almadığınız cevaplara neden soru soruyorsunuz ki. Bu, sanırım ön yargının sizde zirve yaptığını gösteriyor. Bkz.
17/08/2009 10:10 439. post
Sayın uğrce82
Ben kuran-ı Kerim’i okuyup anladığım (Dikkat edin anlamak istediğim gibi demedim) için inanıyorum. Elhamdülillah Müslüman’ım. Ama sade bir Müslüman'ım. Siz wikipediadan ra ve osirisi görüp tutup tutamayacağınıza karar verdiniz mi?
Benim inandıklarımı sanırım biliyorsun. Siz neyi öğrenmeye çalışıyorsunuz?
Madem kuranı okuyup anladınız. Yaratılış konusunu bana anlatın lütfen. Ben anlayamadım çünkü.
Neden cevap vermekten kaçıyorsunuz sürekli. Normal bir şekilde tartışmak istiyorum sadece.
İvan Karamazov
17-08-2009, 00:39
Meo, sana tekrar cevap vermekle hata yaptığımı biliyordum. Neyse ki hatadan ne kadar erken dönülse o kadar iyidir.
Seni ortaçağ masallarınla başbaşa bırakıyorum...
sevgili sapiens,
Hz. Adem’den önce başka insanların yaşadığına inanmıyorum.
Hz. Adem bundan 10- 20,000 yıl önce yaşadı. Şu an ki bilim adamları fosil yaş hesaplama yöntemlerinde ya yanılıyorlar ya da özellikle saptırma yapıyorlar.
meo'ya ait yukarıdaki sözleri okuduktan sonra, acaba daha ne kadar çaba sarf edecek diye düşünmüştüm sizin adınıza :lol:
din ile bilimin, tarihte giriştiği bütün savaşlarda, savaşı kazanan bilim olmuştur ve dinci yobazlar da: "ehehe.. biz bunu zaten biliyorduk; aha kitabımızda yazıyo işte" diye bilime kul olmak zorunda olduklarını anlamışlardır; bunun aksinin yapılacak olması da zaten, dinlerinin yanlış olduğu anlamına gelmekteydi... 100-150 yıl içerisinde hiçbir dinin, evrimle çelişmeyeceğini düşünüyorum ben; hatta o dönemin islamcıları: "evrimden, kuranda bahsediliyor zaten; evrime karşı çıkanlar hep hristiyanlardı" deyip, tonla da kaynaklar gösterip, bugünün hy'lerini unutturmaya çalışacaklar gelecek nesillere... benim üzüldüğüm ise: bugünün müslümanlarından, allah'ın yarattığı evrimi(!) tüm benliğiyle inkar edenlerin, ahirette başlarına gelecek olanlar... allah hepimizi affetsin.
kafasikarisik
17-08-2009, 00:44
Evrimin tek bir delili yoktur.
Duyanda dinciler delil olmadan hiç bir şeye inanmaz sanacak.:dance:
Sen hangi delili gördünde cinlere, meleklere, cennete, cehenneme inandın?
Bilimin ortaya koyduklarına inanma, iş sakallı hacı hocaların dediğine gelince delil istemeden iman et. Sıkışınca Allahın hikmeti de, o da olmazsa uydur uydur bu Kuran da hadiste zaten yazıyordu diye salla. Oldu gözlerim doldu.
Delil görmeden hiç birşeye inanmayan, evrim diyen bilim adamlarını bilim adamı saymayan arkadaşlar;
Sorumu yeniliyorum siz hangi delili gördünüzde yaradılışa inandınız?
Sayın uğurce82’den alıntı.
Madem kuranı okuyup anladınız. Yaratılış konusunu bana anlatın lütfen. Ben anlayamadım çünkü. Neden cevap vermekten kaçıyorsunuz sürekli. Normal bir şekilde tartışmak istiyorum sadece.
Sayın uğurce82 kaçtığım filan yok.
Buyurun.
İkra suresi 2. ayet;
O insanı bir kan pıhtısından yarattı.
Hicr suresi 26. ayet
Andolsun ki biz insanı bir kuru çamurdan, bir şekillenmiş kara balçıktan yarattık.
Araf suresi 11 ayet
Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı.
Zümer suresi 6. Ayet
O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor. İşte Rabbiniz Allah O'dur. Mülk O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl haktan çevrilirsiniz?
Bu ve bu gibi ayetler insanın yaradılışını açıklar. İsterseniz açıklamalarını da (Tefsirlerini de) gönderebilirim.
ugurce82
17-08-2009, 01:52
Sayın uğurce82’den alıntı.
Madem kuranı okuyup anladınız. Yaratılış konusunu bana anlatın lütfen. Ben anlayamadım çünkü. Neden cevap vermekten kaçıyorsunuz sürekli. Normal bir şekilde tartışmak istiyorum sadece.
Sayın uğurce82 kaçtığım filan yok.
Buyurun.
İkra suresi 2. ayet;
O insanı bir kan pıhtısından yarattı.
Hicr suresi 26. ayet
Andolsun ki biz insanı bir kuru çamurdan, bir şekillenmiş kara balçıktan yarattık.
Araf suresi 11 ayet
Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı.
Zümer suresi 6. Ayet
O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Sizin için yumuşak başlı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi analarınızın karınlarında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa yaratıp duruyor. İşte Rabbiniz Allah O'dur. Mülk O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl haktan çevrilirsiniz?
Bu ve bu gibi ayetler insanın yaradılışını açıklar. İsterseniz açıklamalarını da (Tefsirlerini de) gönderebilirim.
Şimdi siz bu ayetleri okudunuz ve kuranı anladınız ve ona iman ettiniz. Sayın meo sadece bu ayetlerde allah insanı 3 farklı şeyden yaratmış
Bunun 4 . süde var ama bulamamışsınız herhelde. Birde bilimin sunduklarıyla alay ediyorsunuz.
Sayın uğurce82’den alıntı.
Birde bilimin sunduklarıyla alay ediyorsunuz.
Alay ediyor değilim. Her zaman olduğu gibi şimdi de karıştırıyorsunuz. Ben dedemin, dedemin dedesinin maymun olduğuna inanmıyorum. Hatta onun dedesinin dedesinin de tek hücreli olduğuna inanmıyorum. Gösterdiğim ayetlerin tefsirleri ansiklopediler dolusu çıkar. Onları da okursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız. Ama siz “Sayın uğurce82” diye başlayan bir iletiyi okumaktan imtina ediyorsunuz. Onları okuyacağınızı sanmam.
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Seni ortaçağ masallarınla başbaşa bırakıyorum...
Sayın Sapiens;
Bu durumda sizi de yakınçağ masallarınızla baş başa bırakmak durumunda kalacağım. (Leküm diniküm veli yediin. Sizin dininiz size, benim dinim bana.)
tensiz.denek
17-08-2009, 03:27
Ben dedemin, dedemin dedesinin maymun olduğuna inanmıyorum. Hatta onun dedesinin dedesinin de tek hücreli olduğuna inanmıyorum.
Neden inanmıyorsunuz sayın meo? Kanıtları yeterli bulmadığınız için mi yoksa kuran size kan pıhtısından ve çamurdan yaratıldığınız söylendiği için mi?
Mesela bahsettiğiniz ikra 2 dediğiniz ayetinde kan pıhtısından yaratılmış olduğumuz düşüncesi kadının hamilelik döneminde regl olmamasından, dolayısıyla regl kanının karının içinde pıhtılaşarak bebeğe dönüştüğünün düşüncesinden geldiği düşünülüyor. Ve bu düşünce de müslümanlardan yüzyıllar önce yunanlı filozoflar tarafından ortaya atılmış.
Bugün ise döllenmiş yumurtadan oluşan kök hücreleri canlıyı oluşturmak üzere bölünürken en ince detaylarına kadar mikroskop altında canlıdaki bu değişimi görebiliyoruz.
Mesela orada "kan pıhtısı"ndan yerine "tek bir hücreden" veya sperm ve yumurtayı kastederek "iki birleşen hücreden" deseydi sizce yaratılışçığın gerçek bir kanıtı olmazmıydı bu ayet?
http://img19.imageshack.us/img19/6743/cathumanembrio.jpg
Soldaki kedi, sağdaki insan embriyosu.
http://www.ccmr.cornell.edu/education/ask/images/150_embryos.jpg
A. Kedi
B. İnek
C: At
D. İnsan
Meo, bu resimler senin için ne ifade ediyor? Bu resimleri görünce ne düşünüyorsun? Bizlere bir anlatıver...
bende sana diyorum ki uçan spagetti canavarı var mıdır? Çünkü yokluğu ispat edilmedi.
Bende size diyorumki çok fazla south park izlemeyin :D psikoloji bozar :)
ugurce82
18-08-2009, 21:56
Bende size diyorumki çok fazla south park izlemeyin :D psikoloji bozar :)
Nogada kardeş. konuya böyle balıklama dalmışın ama oradaki espriyi anladıysan sizin psikolojinizin allaha inanmaktan dolayı bozuk olduğu ortaya çıkıyor.
Nogada kardeş. konuya böyle balıklama dalmışın ama oradaki espriyi anladıysan sizin psikolojinizin allaha inanmaktan dolayı bozuk olduğu ortaya çıkıyor.
Neden hep tartışacakmıyız yani.Az da olsa espri yapıp olayı yumuşatmaya çalışmak kötümü oluyor.Üstelik ben alaycı olsun diye kullanmadım bu cümlemi.Bu arada benim psikolojim gayet düzgün,umarım seninde öyledir...
Sayın tensiz.denek’ten alıntı.
Neden inanmıyorsunuz sayın meo?
Siz niçin inanıyorsunuz? Bilimin verileri, kanıtları yeterli olduğu için mi yoksa inançsızlık isteğiyle oluşan inançsızlığa iman isteği için mi?
Sayın Sapiens’ten alıntı.
A. Kedi
B. İnek
C: At
D. İnsan
Meo, bu resimler senin için ne ifade ediyor? Bu resimleri görünce ne düşünüyorsun? Bizlere bir anlatıver...
Hmmm. Evet. Aklıma ilk gelen ne biliyor musunuz? Torunumun torununun torunu ve onunda torununun torununun torunu sanırım at,inek ve ya kedi olacak.:) Ve ülke yönetecek.:):):):) (Bütün canlılar modernleşerek evriliyor ya)
Hmmm. Evet. Aklıma ilk gelen ne biliyor musunuz? Torunumun torununun torunu ve onunda torununun torununun torunu sanırım at,inek ve ya kedi olacak.:) Ve ülke yönetecek.:):):)
Efendi olduğun kadar, komiksin de... :)
(Bütün canlılar modernleşerek evriliyor ya)
Torununun torunu inek olursa modernleşmiş mi olacak yani? O nasıl söz öyle Meo?...
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Torununun torunu inek olursa modernleşmiş mi olacak yani? O nasıl söz öyle Meo?...
Eee bir gün ineklerin maymunları/ insanı (Tabii bu söylemimden evrime inanıyor mantığı doğmasın. Evrimin ne tür bir surumda olduğunun tespitine yardımcı olmak için bu şekilde bir cümle kullanıyorum) modernize olmuş varlık açısından geçmesi muhtemel değil midir? Sonuçta insan konuşmasını, düşünmesini, ani kararlar vermesini bilmeyen maymundan geldiğine göre ileride bir gün de ineklerin bu bahsedilen olguları yapması muhtemeldir. Haksızmıyım?:D
cruyf111
20-08-2009, 02:00
Sayın Sapiens’ten alıntı.
Torununun torunu inek olursa modernleşmiş mi olacak yani? O nasıl söz öyle Meo?...
Eee bir gün ineklerin maymunları/ insanı (Tabii bu söylemimden evrime inanıyor mantığı doğmasın. Evrimin ne tür bir surumda olduğunun tespitine yardımcı olmak için bu şekilde bir cümle kullanıyorum) modernize olmuş varlık açısından geçmesi muhtemel değil midir? Sonuçta insan konuşmasını, düşünmesini, ani kararlar vermesini bilmeyen maymundan geldiğine göre ileride bir gün de ineklerin bu bahsedilen olguları yapması muhtemeldir. Haksızmıyım?:D
Bu şaka sanırım :playball:
Neden şaka olsun mesela dünyaya bir meteor çarpar ve canlılık büyük oranda yok olabilir,tekrar kalan canlılar arasında bir mücadele ve bu mücedelenin sonucunda galip çıkan bir tür baskın haldeki bir canlı kendini evrimleştirebilir ve bu günkü insandan daha farklı bir şekilde belkide daha gelişmiş bir canlı türü oluşturabilir.Bu inekte olabilir,böcekte olabilir,bu tamamen o zamanın getirdiği koşullar ve canlılar arasındaki mücadele ve çevreye olan dirençle alakalıdır.Evrime inanan biri olarak siz nasıl bu şekilde bu şakamı diyerek yaklaşıyorsunuz anlamadım.Yoksa sadece maymunlarmı evrim geçirme potansiyeline sahip canlılar size göre?
Bence siz şaka yapmış olmalısınız...
Saygılarımla...
tensiz.denek
20-08-2009, 17:26
Siz niçin inanıyorsunuz? Bilimin verileri, kanıtları yeterli olduğu için mi yoksa inançsızlık isteğiyle oluşan inançsızlığa iman isteği için mi?
Bu yüzyılda hala insanın anne rahminde kan pıhtısından yarattığına inanıyorsanız sizin için bura daha fazla yapabileceğimiz birşey yok sayın meo. Kur'anı bilimsel gerçekler konusunda referans kitabı olarak kullanmaya devam etmek istiyorsanız sizin için burada yapabileceğimiz birşey yok. Yolunuz açık olsun.
Saygılar,
Eee bir gün ineklerin maymunları/insanı modernize olmuş varlık açısından geçmesi muhtemel değil midir?
Meo, öncelikle birkaç gerçeği bilmende fayda var.
İnekleri üreten insanlardır. Doğada inek yoktur, zaten insan koruması olmadan savunmasız ineklerin vahşi doğada hayatta kalmalarına imkan da yoktur. Bugün gördüğün birçok farklı inek cinsi, birkaç bin yıl önce insanlar tarafından yaban sığırlarından evcilleştirilerek ve yapay seçilimle türleştirilerek meydana getirilmiştir. İnsanların tercihleri sonucunda kimi inekler süt üretmek üzere, kimi inekler de et üretmek üzere üretilmiştir.
http://media-2.web.britannica.com/eb-media/23/523-004-1AAE9389.jpg
Yukarıda gördüğün Holstein cinsi inek süt üretimi için yapay seçilimle cinsleştirilmiştir.
http://84.16.231.208/i/img/2008/06/20080620_1213958700_rwn7-b.jpg (http://www.interesan.com/d/MTczOTY1/MTczOTQ3)
http://www.resimresimler.com/image/ZU1WbVNiR3k2X0ZGek06
Belçika mavisi adı verilen bu sığır ise et üretimi için cinsleştirilmiştir. Bu sığırlarda, kasların normal olarak gelişmesini sağlayan myostatin hormonu üretimini baskılayan bir gendeki bozukluk nedeniyle %20 oranda daha fazla kas oluşmaktadır. Bu hayvanların yavruları bile öyle kaslılardır ki, sezeryan olmadan anneleri doğum bile yapamaz.
Sonuçta insan konuşmasını, düşünmesini, ani kararlar vermesini bilmeyen maymundan geldiğine göre
Maymunlar kendi aralarında gayet güzel konuşurlar, gayet güzel bir şekilde düşünürler ve karar vermesini de bilirler.
İnsan maymundan gelmemiştir, insan zaten bir maymun türüdür. Senin bunu kabul edememen bu gerçeği değiştirmez.
Maymundan kastın şempanze ise, insan şempanzeden gelmemiştir. İnsan ile şempanzenin ortak atası 6 milyon yıl önce yaşamış, daha sonra insan bir tarafa, şempanze başka tarafa gitmiştir. Ağacın bir dalının diğer iki dala ayrılması gibi. Orangutan ile ortak atamız da 14 milyon yıl önce yaşamıştır. Aşağıdaki resimden görebilirsin.
http://www.vcharkarn.com/uploads/12/12203.jpg
ileride bir gün de ineklerin bu bahsedilen olguları yapması muhtemeldir.
İneklerin ileride birgün bu bahsettiğin olayları yapması mümkün değildir. Bir inek, insan kadar büyük beyne sahip olabilir mi? Hayır. Çünkü bu kadar büyük beynin gerektirdiği protein ve şeker yükünü karşılayabilecek besin mekanizması yoktur. İnsanlarda bunun başlaması alet kullanma yetisi ile gelişmiştir. Bugün şempanzeler de et yerler. Ama faydalanamazlar, çünkü eti yemek için harcadıkları enerji, etten alacaklarından fazladır. İlk insanların eti taşla döğmek suretiyle biraz ön sindirme yaptıkları düşünülür. Bugün bile biz çiğ et yiyemeyiz, pişirir öyle yeriz.
İnekler değil de mesela "şempanzeler ileride birgün insanlar gibi modern varlıklar olması mümkün müdür?" deseydin cevabım şu olacaktı:
Evet mümkündür. İnsanlar bir anda kaybolsa ve bir 10 milyon yıl kadar bekleyebilirsen, şempanzelerin büyük ihtimalle daha zeki, daha becerikli canlılara dönüştüğünü göreceksin. "Ama şempanzeler insana dönüşür mü?" diye sorarsan, cevap şudur: "dönüşmez".
Şempanzeler akıllı, becerikli hayvanlar haline gelebilirler, hatta insanlar gibi dünyada hükümdarlık kurabilirler ancak insan olamazlar. İnsanı insan yapan süreç trilyonlarca, belki çok daha büyük sayıda varyasyonlar neticesinde gerçekleşmiş bir süreçtir ve aynen tekrarlanması olanaksızdır.
Haksız mıyım?
Evet.
İyide sayın sapiens inek burda sadece bir isim arkadaş başka bir hayvan ismide verebilirdi.Sonuçta başka bir canlıda insan gibi yada daha az yada daha fazla gelişmiş bir varlık olarak evrim geçirebilit önemli olan bu noktadır yani.
İyide sayın sapiens inek burda sadece bir isim arkadaş başka bir hayvan ismide verebilirdi.Sonuçta başka bir canlıda insan gibi yada daha az yada daha fazla gelişmiş bir varlık olarak evrim geçirebilit önemli olan bu noktadır yani.
Ben de zaten bunu anlattım. Örneğin şempanzelerin torunlarının milyonlarca yıl sonra çok daha gelişmiş (insana göre değil, atalarına göre) canlılar olabileceğini söyledim. Ancak Meo, ineği örnek olarak verince, inekle ilgili hususları da izah ettim.
İnsan gibi gelişebilecek canlılarda olmazsa olmaz iki husus vardır. Birincisi, büyük bir beyni idame edebilmek için etle beslenmeleri gerekir. İkincisi, alet yapabilmeleri için insanlarda olduğu gibi elleri ve parmakları mevcut olmalıdır.
Bu iki hususu da aynı anda barındırabilen hayvanların türüne bakarsan, insana benzer bir evrim süreci geliştirmesi muhtemel olanların şempanze, bonobo, goril veya orangutan gibi kuyruksuz büyük maymunlar olduğu görülebilir.
İnsan gibi gelişebilecek canlılarda olmazsa olmaz iki husus vardır. Birincisi, büyük bir beyni idame edebilmek için etle beslenmeleri gerekir. İkincisi, alet yapabilmeleri için insanlarda olduğu gibi elleri ve parmakları mevcut olmalıdır.
Bu iki hususu da aynı anda barındırabilen hayvanların türüne bakarsan, insana benzer bir evrim süreci geliştirmesi muhtemel olanların şempanze, bonobo, goril veya orangutan gibi kuyruksuz büyük maymunlar olduğu görülebilir.
Tamam ama arkadaşımız orda inek örneğini öylesine vermiş yani sonuçta bunları düşünerek söylemememiş.Yani maymun olmasına gerek yok her bir hayvan sonuçta ilkel organizmalardan,tek hücrelilerden türediğine göre,inek gibi bir hayvanda insandan daha başka fakat insanın bu günkü konumunda şu gezegendeki en üst sınıfta bir tür haline gelebilir.Nasılsa herkezin kökü ortak değilmi.Yine milyarlarca yıllık bir süreçte neler olur bunu kestiremeyiz.Bu sistem bir şekilde oluşturulmuş olduğuna göre ve düzeninin sonuçları buralara geldiğine göre.Her şey olabilir pek tabikide...
İneği sadece örnek olarak vermiştim. bu ayı da olabilir herhangi başka bir hayvan da. ne farkederki inek, şempanze, orangutan, ayı. Hatta verdiğim örnek bile olabilir. Tek hücreliden insana geliş varsa çift tırnaklı ayaktan 10 parmaklı ayağa da geçiş olabilir?
tensiz.denek
21-08-2009, 00:51
Tamam ama arkadaşımız orda inek örneğini öylesine vermiş yani sonuçta bunları düşünerek söylemememiş.Yani maymun olmasına gerek yok her bir hayvan sonuçta ilkel organizmalardan,tek hücrelilerden türediğine göre,inek gibi bir hayvanda insandan daha başka fakat insanın bu günkü konumunda şu gezegendeki en üst sınıfta bir tür haline gelebilir.Nasılsa herkezin kökü ortak değilmi.Yine milyarlarca yıllık bir süreçte neler olur bunu kestiremeyiz.Bu sistem bir şekilde oluşturulmuş olduğuna göre ve düzeninin sonuçları buralara geldiğine göre.Her şey olabilir pek tabikide...
Sayın nogada,
meo arkadaşımız inek örneğini öylesine değil, dalga geçme amaçlı vermiş. Ve evrimin e'sinden anlamadığını çok iyi gösteren "Eee bir gün ineklerin maymunları/ insanı modernize olmuş varlık açısından geçmesi muhtemel değil midir?" cümlesini kurmuş.
Yani bir göktaşından veya doğal bir felaketten değil, evrimin doğal sürecinde birgün ineklerin insanlardan daha akıllı olabileceğinden bahsetmiş. Tabiki birgün neler olacağını hiçbirimiz bilemeyiz. Ama olasılıklardan konuşursak, insan yeryüzünde varolduğu sürece ineklerde böyle bir beceri geliştirme olaslığı neredeyse yoktur. İnsanlar ortadan yokolduğunda ineklerin yırtıcılardan korunma vasıfları olmadığı için onlarda yokolacaklardır. Birgün insanlar artık ortalarda olmadığında bu "akıllanma" ve "bilinçlenme" şansına erişme ihtimali en yüksek canlılar bize yakınlıkları dolayısıyla primatlar ailesi olacaktır.
Primatların dışında yüksek sosyal kabiliyetleri ve kullandıkları dilin karmaşıklığı dolayısı ile ben yunusların da bilinç kazanabileceklerini düşünüyorum. Fakat suyun altında alet kullanabilme ihtimalleri primatlara göre çok düşük. Dolayısıyla primatlarınkine göre bilinç sahibi olma ihtimalleri de düşük.
Saygılar,
Tamam ama arkadaşımız orda inek örneğini öylesine vermiş yani sonuçta bunları düşünerek söylemememiş.Yani maymun olmasına gerek yok her bir hayvan sonuçta ilkel organizmalardan,tek hücrelilerden türediğine göre,inek gibi bir hayvanda insandan daha başka fakat insanın bu günkü konumunda şu gezegendeki en üst sınıfta bir tür haline gelebilir.Nasılsa herkezin kökü ortak değilmi.Yine milyarlarca yıllık bir süreçte neler olur bunu kestiremeyiz.Bu sistem bir şekilde oluşturulmuş olduğuna göre ve düzeninin sonuçları buralara geldiğine göre.Her şey olabilir pek tabikide...
İneği sadece örnek olarak vermiştim. bu ayı da olabilir herhangi başka bir hayvan da. ne farkederki inek, şempanze, orangutan, ayı. Hatta verdiğim örnek bile olabilir. Tek hücreliden insana geliş varsa çift tırnaklı ayaktan 10 parmaklı ayağa da geçiş olabilir?
Anlattım ama tekrar anlatayım.
Öncelikle ineklerin nasıl ortaya çıktığını anlattım. İneklerin doğada mevcut olan hayvanlar olmadığını, insanlar tarafından evcilleştirileren yaban sığırlarından türetildiğini ve yapay seçilimle farklı cinslerin ortaya çıkarıldığını anlattım, örnekler verdim.
Olayın asıl can alıcı kısmı burada ama gördüm ki Meo yine anlayamamış. Kutsal kitapta inek gibi evcil hayvanların insanların yararı için gökten indirildiği anlatılır. Halbuki inekler bizzat insanlar tarafından üretilmiştir. Gökten falan inmemiştir. Yaratılışçıların görmesi gereken asıl olay budur. Ama nedense bu konuya hiç itiraz edilmemiş.
Daha sonra ne anlattım? Örnek olarak verilen inekler insan gibi zeki canlılar olamaz, çünkü ot yedikleri için büyük beyne sahip olamazlar. Hatta insanlar olmasa yaşamlarını bile idame edemez, kurda kuşa yem olurlar. Aynı hususlar diğer birçok tür için de geçerli haliyle.
İnsanlar gibi gelişmesi muhtemel canlılardan da bahsettim. Et yemesi ve elleri, parmakları olması gerekir dedim. Daha ne söyleyebilirim ki?
Anlattım ama tekrar anlatayım.
İnsanlar gibi gelişmesi muhtemel canlılardan da bahsettim. Et yemesi ve elleri, parmakları olması gerekir dedim. Daha ne söyleyebilirim ki?
Yahu bende diyorumki el parmaklarda evrimin sonucu değilmi,herşey ortak bir canlılıktan gelmedimi.Böyle ise sonuçta tekrar ama başka bir şekilde evrim gerçekleşemezmi?
Ne kadar sabit fikirlisiniz ya anlayamıyorum.O zaman maymunlar tek olarak ve ilk olarakmı türedi,öncesinde başka canlılar yokmuydu,et yiyen canlılardan önce başka formda canlılar yokmuydu.Yani basit anlatıyorum sonuçta sayfa sayfa yazmaya gerek yok.Tek hücreli canlılardan bu günlere geliniyorsa başka canlılardan da başka olusumlar ortaya çıkarak yine ortaya başka formatta gelişmiş bir canlı çıkamazmı(inek demiyorum buna takmış olmanızda ayrıca çok komik)
Yahu bende diyorumki el parmaklarda evrimin sonucu değilmi,herşey ortak bir canlılıktan gelmedimi.Böyle ise sonuçta tekrar ama başka bir şekilde evrim gerçekleşemezmi?
Daha önce ifade ettiğim gibi, bugün yaşamakta olan kuyruksuz büyük maymunlar insanın evrimine benzer bir süreç yaşayabilir, bu mümkün. Ancak bunu, insanoğlunun yokolması ön kabulü ile söyleyebiliriz. İnsanoğlu yeryüzünde hakim oldukça kendisine rakip olabilecek bir türün gelişmesine müsaade etmeyecektir. Tıpkı 200 milyon yıl kadar önce dinazorların memelilerin gelişmesine müsaade etmediği gibi...
Primatlar haricindeki diğer memelilerde bu tarz bir evrim süreci görülebilir mi? Zannetmiyorum.
Evrim ihtiyaçlar nedeniyle, canlı üzerinde tezahür eden çeşitli baskılar neticesinde gerçekleşir. Rastgele meydana gelen mutasyonlar şayet canlıya avantaj sağlıyorsa, doğal seçilim yoluyla seçilir, kuşaktan kuşağa aktarılan genlerle evrim gerçekleşir.
Mesela bir timsaha bakarsan, 200 milyon yıldan bu yana pek değişmemiştir. Çünkü mükemmele yakın bir organizması vardır, kendi antibiyotiğini üretir, doğal düşmanı pek yoktur, aylarca aç kalabilir vs.
İşin diğer bir yönü de şudur. Bir türden ortaya çıkan yeni türler, atasının çeşitli özelliklerini miras olarak alır. Karaya çıkan ilk balıktan evrim geçirerek ortaya çıkan tüm sürüngenler (yılanlar dahil), kuşlar, memeliler (balinalar ve yarasalar dahil) ve hatta biz insanlar, hepimiz tetrapoduz. Yani dört ayaklıyız, ayırıca 5 parmağımız var. Bazı türlerde bu 5 parmak halen durur, bazılarında 4 olmuştur, bazılarında da toynak halinde 1'e düşmüştür. Mesela atlarda böyle olmuştur. 5 parmaktan 1 parmağa evrim olur ancak 1 parmağa düşen bir hayvanın tekrar 5 parmaklı olması münkün olmaz. Aşağıdaki resimlerde, anlattığım olayı görebilirsin.
http://rationalrevolution.net/images/companatomy.gif
http://www.palaeos.org/images/thumb/e/ec/Mammal_manus_homology.jpg/800px-Mammal_manus_homology.jpg (http://www.palaeos.org/images/e/ec/Mammal_manus_homology.jpg)
Peki bu tetrapod ve 5 parmak olayı nereden geliyor? O da aşağıdaki resimde...
http://img34.imageshack.us/img34/9869/tiktaalik.jpg
Şimdi sonuca gelelim. Primatlar haricindeki hayvanlarda insan benzeri bir evrim süreci pek olası değil. Peki nasıl olması mümkündür?
Bence ancak şöyle olabilir. 375 milyon yıl önce olduğu gibi, karada sadece bitkiler ve böcekler vardır. Tiktaalik benzeri bir balık karaya çıkar, evrim geçirir ve insanın ortay çıkışına benzer bir süreç tekrar ortaya çıkabilir.
Konuya ilişkin kişisel değerlendirmem budur.
Tetrapodların evrim sürecini aşağıdaki resimde daha ayrıntılı olarak görebilirsin...
http://users.atw.hu/fishindex/sarcopterygii/tetrapodomorpha/image/evolution-of-tetrapods.jpg
liopleurodon
21-08-2009, 22:18
İnsana benzer bir canlıdan ne kastettiğinizi anlamak güç..
İnsanın diğer türlerle ortak olan atalarının hiç biri yaşamıyor. Bu durumda onlardan birinin benzer bir evrim süreci geçirip insan benzeri olması imkanı sıfır haliyle..
Eğer insan gibi derken kastınız, zeka meselesi ise, bu önlenemeyecektir. Doğada her şeyin bir ilki vardır. Ve birşey bir kere olduysa, emin olun tekrar olacaktır. Kanatlar örneğin, defaten evrimleşmiştir.. Zekada muhakkak başka canlılarda da evrimleşecektir.
Hatta, bizim bunu engellemek için yapacağımız girişimler, bilfiil bu süreci hızlandırabilirde..
Ama insan gibi, kaşı gözü, huyu tüyü vs. insan gibi bir canlının yeniden evrimleşmesi, çok, ama çok uzak, kainatın öbür ucundan bile misliyle çok uzak bir olasılıktır..
Daha önce ifade ettiğim gibi, bugün yaşamakta olan kuyruksuz büyük maymunlar insanın evrimine benzer bir süreç yaşayabilir, bu mümkün. Ancak bunu, insanoğlunun yokolması ön kabulü ile söyleyebiliriz. İnsanoğlu yeryüzünde hakim oldukça kendisine rakip olabilecek bir türün gelişmesine müsaade etmeyecektir. Tıpkı 200 milyon yıl kadar önce dinazorların memelilerin gelişmesine müsaade etmediği gibi...
Ben zaten teori olarak ortaya attığım konu dahilinde,insanların olduğu bir dünyadan bahsetmiyorum.Mesela bir göktaşı ile canlılık büyük ölçüde yok olsa ve yeniden bir oluşum süreci başlasa bu süreçten başka inan formatına benzeyen canlıların çıkabileceğini bahsettim.Yani aklı olan düşünebilen varlıklar.Bunun bizim gibi görünmesine gerek yok,kastettiğim şey bulundukları koşuldaki ortama hakim,üst düzey bir tür oluşturmak ile ilgiliydi...
Saygılarımla...
Ben zaten teori olarak ortaya attığım konu dahilinde,insanların olduğu bir dünyadan bahsetmiyorum.Mesela bir göktaşı ile canlılık büyük ölçüde yok olsa ve yeniden bir oluşum süreci başlasa bu süreçten başka inan formatına benzeyen canlıların çıkabileceğini bahsettim.Yani aklı olan düşünebilen varlıklar.Bunun bizim gibi görünmesine gerek yok,kastettiğim şey bulundukları koşuldaki ortama hakim,üst düzey bir tür oluşturmak ile ilgiliydi...
Haklısınız, zaten biz de aynı şeyi söylüyoruz. Eğer doğada bir şey, bir kere gerçekleşmişse, tekrar gerçekleşecek olması kaçınılmazdır.
Saygılar...
Portakaloglu
22-08-2009, 11:42
Klitoris, kadınlarda vajinanın üstünde bulunan erektil cinsel organ. Erkek penisinin homoloğudur. Ancak penis gibi idrar kanalı tarafından delinmemiştir, başlıca işlevi cinsel haz alınmasıdır. Üzerinde ortalama 8000 sinir sonlanması vardır. Bu rakam penisteki sinir sonlanmalarının iki katıdır ve tüm organlardaki sinir hücresi sonlanmasından fazladır.
Klitoris de penis gibi sertleşmektedir. Kadınların en çok haz ettikleri bölgeleri olup eğer embiriyonik çağda testosterona maruz kalma olursa büyüyerek penisi oluşturur.
Yukarıda gördüğünüz bayanlar da bulunan cinsel organ klitorisin tanımıdır.Acaba bayanların neden 3 haz yeri var.Ve bunlardan biri erkek penisinin homoloğu.Evrime kanıtlardan bir tanesi olabilir mi?
merhaba,
ben de bir soru sormak istiyorum.
açıkçası insanın ya da diğer canlıların ilk ortaya çıkmış oldukları gibi kaldıklarını zannetmiyorum.
tabi burada her iki taraftan da ciddi şekilde bu işe kafa yoran ve kıran kırana tartışan arkadaşlar kadar bilgili değilim ama düşündüğüm zaman içinden bana mantıklı gelen bu.
soruma gelince;
eğer yaratılışçılar insanın evrim geçirmediğini söylüyorlarsa (ki öyle) neden bugünkü insan ile birebir aynı birkaç milyon yıllık iskeletler bulunamıyor?
bu kadar sofistike konuşmanın arasında bu basit sorunun atlanmış olduğunu düşünüyorum.(27 sayfa okuyabildim,eğer daha sonraki sayfalarda varsa affola)
tensiz.denek
23-08-2009, 14:58
eğer yaratılışçılar insanın evrim geçirmediğini söylüyorlarsa (ki öyle) neden bugünkü insan ile birebir aynı birkaç milyon yıllık iskeletler bulunamıyor?
Sayın sellim, öncelikle aramıza hoşgeldiniz.
Yaratılışçılardan bunun gibi sorulara cevap vermeyi beklemek pek doğru olmaz. Çünkü ilk insanın yaşı gibi sorulara cevap verirken kullandıkları referans kutsal referans kitaplarında kesin olan bir tarih belirtilmemiştir. "Allah/Tanrı yarattı" demek ve konunun önemini esgeçmek onlar için yeterlidir.
Bununla beraber bugüne kadar ilk insan 200.000, 120.000, 12.000, 4.000 yıl önce yaratılmıştır diyen yaratılışçılara rastladım ve/ya yazılarını okudum. Fakat milyonlarca yıllık geçmişi olan bir insan soyundan bahsedildiğini hiç duymadım. Bildiğiniz gibi kutsal kitaplarda dinazorlardan vs da bahsedilmez.
Kısaca yaratılışçılar için ilk insanın "yaratıldığı" kesindir. Fakat ne zaman "yaratıldığı" kesin değildir.
Saygılar,
kenan-gumus
25-08-2009, 13:25
Merhaba,
Evet evrim teorisi vardır... Vardır Ama
Darwin'in bahsettiği gibi değildir...
Birşeye "TEORİ" demek, zaten o şeyin olmadığının "EN BÜYÜK KANITI"dır.
Bence insan evrimleşmedi, maymundan vs de gelmedi.
Tam tersine, maymunlar insandan gelmiştir... Anlayana...
oldschool
25-08-2009, 13:59
açılan bu konuyu elimden geldikçe sayfa sayfa takip etmeye çalıştım ama konuyu açan arkadaşın istediği gibi 'sadece bir kanıt' dışında laga-lugadan başka birşey görmedim. ve benim de aklıma takıldı evrim var da neden şöyle kesin bir kanıt yok??? saygılar...
tensiz.denek
25-08-2009, 15:43
Merhaba,
Evet evrim teorisi vardır... Vardır Ama
Darwin'in bahsettiği gibi değildir...
Birşeye "TEORİ" demek, zaten o şeyin olmadığının "EN BÜYÜK KANITI"dır.
Bence insan evrimleşmedi, maymundan vs de gelmedi.
Tam tersine, maymunlar insandan gelmiştir... Anlayana...
Aramıza hoşgeldiniz sayın kenan-gumus.
açılan bu konuyu elimden geldikçe sayfa sayfa takip etmeye çalıştım ama konuyu açan arkadaşın istediği gibi 'sadece bir kanıt' dışında laga-lugadan başka birşey görmedim. ve benim de aklıma takıldı evrim var da neden şöyle kesin bir kanıt yok??? saygılar...
Fosiller evrime kanıt teşkil etmektedir. Toprağı kazarken jeolojik katmanlar boyunca derinlere indikçe birbirinden daha eski fosiller buluruz. Siz nasıl bir kanıt arıyorsunuz sayın oldschool?
Saygılar,
kenan-gumus
25-08-2009, 17:56
Madem ki bu dinazor fosilleri delil olarak kabul ediliyor; o zaman petrol ve gazlar nasıl oluştu. Bütün bu dinazorlar vs canlılar fosil oldu ise ne zaman bir fırsatını bulupta insana veya diğer canlılara dönüştü. "http://www.petrol.itu.edu.tr/question/faq_t.html#2 (http://www.petrol.itu.edu.tr/question/faq_t.html#2) adresindeki bilimsel bilgiye göre 20. yüzyılın başından beri süregelen bilimsel araştırma sonuçları, tüm hidrokarbonların yaşamını yitirmiş canlıların artıklarının durgun deniz ve göl gibi ortamların tabanında birikmesiyle oluşmaya başladıklarını ortaya koymaktadır. Deniz, göl veya akarsularda yaşamını yitirmiş olan bitkisel ve hayvansal canlılar (yani ölü organizmalar)"
Dinazorlar Petrol mu oldu insan mı?
Madem ki petrol birçok dinazor kalıntısından oluşuyor, neden hala bunların fosillerine rastlanıyor. Bunlar fosil olmaktan muaf mı tutulmuş? Veya başka hangi canlılar fosil olmaktan kurtulmuş?
Hadi diyelim ki bi kaç tanesi bi yolunu buldu, kaçmayı başardı ve evrimleşerek insan oldu. Peki bu Allah'ın hayvanlarının aklı nasıl gelişti, düşünmeyi nasıl başardılar. Şimdi niye düşünemiyolar. Günümüzde yaşayan hayvanların kafası mı yeterince çalışmıyor. Mevcut maymunlar neden evrimleşemedi, bir maymunun ortalama 30 yıl ömrü varsa, ve de evrimleşmeye başladıysa bugüne kadar gelen maymunlar neden evrimleşemedi. Geride mi kaldılar aceba? Evrimleşen öncü maymunlar, geride kalanlara "aaaa bak kafasızlara hala evrimleşemediler" diye konuşmuşlar mıdır, kendi aralarında aceba? İnsanın da bayağı bi ömrü var yeryüzünde, yapılan araştırmalar onu gösteriyor. Peki insandan sonraki aşama ne, biz ne olacağız? Nasıl bir yaratığa dönüşeceğiz? Veya dönüşmüş olanlar var mı?
Hadi ona da kabul diyelim, Neden bulunan fosillerde tam evrimleşme esnasında yakalanmış bir poz yok :-) Ara fosil yok. Yarım yamalak kanatları çıkmış ama uçmak için hala evrimleşmesinin bitmesini bekleyen bir dinazor fosili neden bulunmadı hala? Bulunamaz çünkü evrimleşme esnasında organların oluşması sürecinde, yarım yamalak bir organla hiçbir canlı yaşayamaz, bu bile evrim teorisinin gerçek olmadığına kanıttır. Yarım mideli, yarım gözlü, yarım boynuzlu yarım vs vs organlı hiçbir canlı yaşayamaz. Tıbben mümkün değil. Yaşayabilmeleri için hemen maymundan insan olması lazım, ya da dinazordan insan olması lazım.
Kenan gümüş öncelikle hoşgeldin.
Dinozorların petrole dönüştüğünü kim söyledi size ? Verdiğiniz linki biraz okuma zahmetine girseydiniz şunları söylediklerini görecektiniz:
Bitkisel ve hayvansal kökenli malzemeler mikroskopik boyuttan gözle görülebilecek boyuta kadar değişen büyüklüklerdeki organik artıklardan oluşurlar.
Peki nedir bu gözle görülenden mikroskobik boyuta değişen bitkisel ve hayvansal artıklar ? Bunların ,sisli algler mavi yeşil algler ve tek hücreli planktonik bitkiler ile tek hücreli hayvanlardan oluştuğu tahmin edilmektedir.
Yani dinozorların petrol olduğu iddiasının sanırım iriliklerinden kaynaklanan bir yanılgı olduğunu bilmiyorsunuz. Bu yanılgı üzerine dinozorların varlığına "ereksel" bir gerekircilik
yükleyerek sizleri kandıranları da unutmamak lazım.(Allah dinozorları boşa yaratmış olmamalı değil mi ?)
Hadi diyelim ki bi kaç tanesi bi yolunu buldu, kaçmayı başardı ve evrimleşerek insan oldu. Peki bu Allah'ın hayvanlarının aklı nasıl gelişti, düşünmeyi nasıl başardılar.
Dinozorları illa bir şeye dönüştürmek çabası da nerden çıktı ? Evrim teorisi dinozorların
memelilere dönüştüğüne dair hiç bir iddiada bulunmaz, size yanlış aktarmışlar.
Ara fosil yok. Yarım yamalak kanatları çıkmış ama uçmak için hala evrimleşmesinin bitmesini bekleyen bir dinazor fosili neden bulunmadı hala? Bulunamaz çünkü evrimleşme esnasında organların oluşması sürecinde, yarım yamalak bir organla hiçbir canlı yaşayamaz, bu bile evrim teorisinin gerçek olmadığına kanıttır. Yarım mideli, yarım gözlü, yarım boynuzlu yarım vs vs organlı hiçbir canlı yaşayamaz.
Bu bahsettiğiniz yaratıklar ancak mitolojik hikayelerin ürünüdür. Evrim böyle çalışmaz.
Yarım yamalak organı olan, uçmak için kanatların çıkmasını bekleyen dinozor hiç olmadı.
Bence "evrimi eleştirme heyacanınızı" biraz dizginleyin ve evrimin ne olduğunu anlamaya çalışın.
Başlangıç için şu linke göz atın:
http://yenisafak.com.tr/diziler/nasa/nasa04.html
İlk öğrenim için bu link size faydalı olabilir:
www.evrimianlamak.org (http://www.evrimianlamak.org)
Biraz daha teorik yazıları kavrayabilirim derseniz evrim sitemizi okuyabilirsiniz.
www.evrim-teorisi.org (http://www.evrim-teorisi.org)
İvan Karamazov
25-08-2009, 20:11
http://yenisafak.com.tr/diziler/nasa/nasa04.html
böyle müslümanlar, niye bu kadar azınlıktalar :) artık çoğalsalar da hepimiz bir süreliğine de olsa rahat bir soluk alsak...
ugurce82
25-08-2009, 20:50
Evrimin tek bir delili yoktur.
Milyonlarca delili vardır.
oldschool
26-08-2009, 14:33
Aramıza hoşgeldiniz sayın kenan-gumus.
Fosiller evrime kanıt teşkil etmektedir. Toprağı kazarken jeolojik katmanlar boyunca derinlere indikçe birbirinden daha eski fosiller buluruz. Siz nasıl bir kanıt arıyorsunuz sayın oldschool?
Saygılar,
bu yaptığınız açıklamadan sonra benim 'ha tamam şu anda evrim hipotezinin doğru olduğuna kesin olarak inandım' mı dememi bekliyorsunuz? nasıl bir kanıt istediğime gelince biraz mantıklı olursa sevinirim... saygılar...
tensiz.denek
26-08-2009, 15:00
bu yaptığınız açıklamadan sonra benim 'ha tamam şu anda evrim hipotezinin doğru olduğuna kesin olarak inandım' mı dememi bekliyorsunuz? nasıl bir kanıt istediğime gelince biraz mantıklı olursa sevinirim... saygılar...
Sayın oldschool,
Hayır, böyle bir beklenti içinde değilim. Yazıdğınız kısa mesajda elle tutulur hiçbirşey söylememiştiniz. Bende aynı şekilde cevap verdim.
Kanıt göremediğinizi söylemişsiniz.
Evrime kanıt nedir, daha kolay anlaşılsın diye tarihbilim analojisi yapalım,
Bir tarihbilimci için yazıtlar nasıl tarihsel bir kanıt teşkil ediyorsa fosillerde bir evrimbilimci için kanıt teşkil ederler.
Fosilleri tek tek ele alırsanız evrimi göremezsiniz. Aynı sadece bir yazıtı okuyarak bütün uygarlıkların tarihini anlayamayacağınız gibi, sadece bir fosile bakarak daha önce yaşamış canlılar hakkında bilgi edinemezsiniz. Tarihbilimciler yazıtları yanyana koyararak birbirleriyle ilişkilendirirler ve karşılaştırırlar. Uygarlıklar arasındaki bağlar ancak bu şekilde çözümlenebilir. Paleontologlar da aynı şekilde buldukları fosilleri yan yana koyarlar, karşılaştırır ve birbirleriyle ilişkilendirirler. Sonuçta elde edilen buluntular, canlılık tarihinin bütün canlılar için ortak olduğunu, canlıların zamanla başkalaşımlar geçirerek türleştiklerini, göstermiştir. Tersinir bir bulgudur bu: Zamanda geriye gidildikçe canlılar basitleşir, ortak atalar ortaya çıkar ve dolayısıyla türleşme azalır.
Fosillerin dışında evrime başka kanıtlar da vardır. Bakteriler üzerinde onarca yıldır yapılan seçilimli türleşme deneyleri, elli yıllık zaman içinde naylon yiyebilen bakterilerin ortaya çıkması, virüslerin evrilerek güçlenmesi, patojen bakterilerin antibiyotik dirençleri geliştirmeleri vs, evrimsel mekanizmalar sonucu oluşmaktadır. Evrimi özellikle bakteriler üzerinde takip edebiliyoruz. Çünkü bakteriler diğer canlılara göre en hızlı üreyen ve büyüyen canlılardır. Hızlı bir şekilde milyonlarca bakteri nesli ortaya çıkartılabilir ve kuramlar kolaylıkla test edilebilir.
En son sitemizde DNA'daki küçük değişimlerin (yani mutasyonların) evrime yol açtığı haberini yayınladık:
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?option=com_content&view=article&id=159:dnadaki-ufak-bir-degisiklik-evrime-yol-aciyor&catid=1:evrim-haberleri&Itemid=104
Bu bilmediğimiz birşey değildi. Fakat bu ve bunun gibi buluntulara herzaman rastlamak mümkün. Bunlara herzaman rastlamamız evrim teorisini teori yapan şeydir.
Saygılar,
dogruluk
26-08-2009, 17:15
Sayın oldschool,
Hayır, böyle bir beklenti içinde değilim. Yazıdğınız kısa mesajda elle tutulur hiçbirşey söylememiştiniz. Bende aynı şekilde cevap verdim.
Kanıt göremediğinizi söylemişsiniz.
Evrime kanıt nedir, daha kolay anlaşılsın diye tarihbilim analojisi yapalım,
Bir tarihbilimci için yazıtlar nasıl tarihsel bir kanıt teşkil ediyorsa fosillerde bir evrimbilimci için kanıt teşkil ederler.
Fosilleri tek tek ele alırsanız evrimi göremezsiniz. Aynı sadece bir yazıtı okuyarak bütün uygarlıkların tarihini anlayamayacağınız gibi, sadece bir fosile bakarak daha önce yaşamış canlılar hakkında bilgi edinemezsiniz. Tarihbilimciler yazıtları yanyana koyararak birbirleriyle ilişkilendirirler ve karşılaştırırlar. Uygarlıklar arasındaki bağlar ancak bu şekilde çözümlenebilir. Paleontologlar da aynı şekilde buldukları fosilleri yan yana koyarlar, karşılaştırır ve birbirleriyle ilişkilendirirler. Sonuçta elde edilen buluntular, canlılık tarihinin bütün canlılar için ortak olduğunu, canlıların zamanla başkalaşımlar geçirerek türleştiklerini, göstermiştir. Tersinir bir bulgudur bu: Zamanda geriye gidildikçe canlılar basitleşir, ortak atalar ortaya çıkar ve dolayısıyla türleşme azalır.
Fosillerin dışında evrime başka kanıtlar da vardır. Bakteriler üzerinde onarca yıldır yapılan seçilimli türleşme deneyleri, elli yıllık zaman içinde naylon yiyebilen bakterilerin ortaya çıkması, virüslerin evrilerek güçlenmesi, patojen bakterilerin antibiyotik dirençleri geliştirmeleri vs, evrimsel mekanizmalar sonucu oluşmaktadır. Evrimi özellikle bakteriler üzerinde takip edebiliyoruz. Çünkü bakteriler diğer canlılara göre en hızlı üreyen ve büyüyen canlılardır. Hızlı bir şekilde milyonlarca bakteri nesli ortaya çıkartılabilir ve kuramlar kolaylıkla test edilebilir.
En son sitemizde DNA'daki küçük değişimlerin (yani mutasyonların) evrime yol açtığı haberini yayınladık:
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?option=com_content&view=article&id=159:dnadaki-ufak-bir-degisiklik-evrime-yol-aciyor&catid=1:evrim-haberleri&Itemid=104
Bu bilmediğimiz birşey değildi. Fakat bu ve bunun gibi buluntulara herzaman rastlamak mümkün. Bunlara herzaman rastlamamız evrim teorisini teori yapan şeydir.
Saygılar,
Bu ona karmaşık gelir sevgili tensiz denek, bence şöyle bir kanıt istiyor kendisi. Maymunken yarım saat içinde insan haline gelmiş bir varlık. Böyle bir kanıtın yoksa inanmaz.
oldschool
27-08-2009, 15:16
Sayın oldschool,
Hayır, böyle bir beklenti içinde değilim. Yazıdğınız kısa mesajda elle tutulur hiçbirşey söylememiştiniz. Bende aynı şekilde cevap verdim.
Kanıt göremediğinizi söylemişsiniz.
Evrime kanıt nedir, daha kolay anlaşılsın diye tarihbilim analojisi yapalım,
Bir tarihbilimci için yazıtlar nasıl tarihsel bir kanıt teşkil ediyorsa fosillerde bir evrimbilimci için kanıt teşkil ederler.
Fosilleri tek tek ele alırsanız evrimi göremezsiniz. Aynı sadece bir yazıtı okuyarak bütün uygarlıkların tarihini anlayamayacağınız gibi, sadece bir fosile bakarak daha önce yaşamış canlılar hakkında bilgi edinemezsiniz. Tarihbilimciler yazıtları yanyana koyararak birbirleriyle ilişkilendirirler ve karşılaştırırlar. Uygarlıklar arasındaki bağlar ancak bu şekilde çözümlenebilir. Paleontologlar da aynı şekilde buldukları fosilleri yan yana koyarlar, karşılaştırır ve birbirleriyle ilişkilendirirler. Sonuçta elde edilen buluntular, canlılık tarihinin bütün canlılar için ortak olduğunu, canlıların zamanla başkalaşımlar geçirerek türleştiklerini, göstermiştir. Tersinir bir bulgudur bu: Zamanda geriye gidildikçe canlılar basitleşir, ortak atalar ortaya çıkar ve dolayısıyla türleşme azalır.
Fosillerin dışında evrime başka kanıtlar da vardır. Bakteriler üzerinde onarca yıldır yapılan seçilimli türleşme deneyleri, elli yıllık zaman içinde naylon yiyebilen bakterilerin ortaya çıkması, virüslerin evrilerek güçlenmesi, patojen bakterilerin antibiyotik dirençleri geliştirmeleri vs, evrimsel mekanizmalar sonucu oluşmaktadır. Evrimi özellikle bakteriler üzerinde takip edebiliyoruz. Çünkü bakteriler diğer canlılara göre en hızlı üreyen ve büyüyen canlılardır. Hızlı bir şekilde milyonlarca bakteri nesli ortaya çıkartılabilir ve kuramlar kolaylıkla test edilebilir.
En son sitemizde DNA'daki küçük değişimlerin (yani mutasyonların) evrime yol açtığı haberini yayınladık:
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?option=com_content&view=article&id=159:dnadaki-ufak-bir-degisiklik-evrime-yol-aciyor&catid=1:evrim-haberleri&Itemid=104
Bu bilmediğimiz birşey değildi. Fakat bu ve bunun gibi buluntulara herzaman rastlamak mümkün. Bunlara herzaman rastlamamız evrim teorisini teori yapan şeydir.
Saygılar,
bakterilerin çok hızlı üreyebilen organizmalar olduğu bilinen bir gerçek. yeni nesilleri kısa sürede görülebildiği için deneysel çalışmalarda kullanılmaktalar. yukarıda verdiğiniz örnekler için; naylon yiyen bakteriler, antibiyotik direnci gösteren bakteriler vs. bunun sonucunda yeni bir tür ortaya çıkmakta mıdır??? ayrıca bildiğim kadarıyla virüsler belli özelliklerinden dolayı (örnek olarak kristalleşme) canlı sayılmıyorlar... aydınlatırsanız sevinirim...
oldschool
27-08-2009, 15:19
Bu ona karmaşık gelir sevgili tensiz denek, bence şöyle bir kanıt istiyor kendisi. Maymunken yarım saat içinde insan haline gelmiş bir varlık. Böyle bir kanıtın yoksa inanmaz.
beni tanımdan etmeden neyin bana karışık geleceği konusunda yorum yapmışsın. sana senin kalitende cevap yazmak isterdim ama kusura bakma bu sayfalar daha başka yazıları hak ediyor.
kenan-gumus
27-08-2009, 18:23
Sayın Frodo,
Hoşbulduk.
Dinozorların petrole dönüştüğünü ben tahmin ettim. Dinozor dışında hangi canlı varlıkların (Gözle görülemeycek kadar küçük), bu kadar büyüklükte
ki petrol katmanlarını oluşturacağını düşünemiyorum. Görünemeyen canlıların atık maddeleri de görünmez değil midir? Görünmez varlıklara inanıyorsun da görünmez olan Allah'ın (Sizin CERN Deneyini yapan arkadaşlarınız, arıyorlardı Allah'ı herhalde buldular ki birdaha sesleri solukları çıkmadı) insanları yarattığına neden inanmıyorsun. Kendinizi neden bu kadar yoruyorsunuz. Mikroskopik boyuttaki canlılar dinozor veya başka canlı olmadıysa, zaten mikroskopik olarak kalmışlardır. bunlar mı oluşturdu yani petrolü gazı... Bu nasıl petrol ve gazdır ki, kullan kullan bitmiyo...
Birde yooooo, Allah dinozorları boşa yaratmışta olabilir, Allah zaten bazı insanları da boşa yaratıyor... Boş boş gelip geçiyolar dünyadan, ne kendine faydası oluyo, ne başkasına...
"ancak mitolojik hikayelerin ürünüdür. Evrim böyle çalışmaz." derken aceba bu evrim denen şey canlı birşey mi bütün yaratılanların sahibi mi? Yani evrim tanrı mı?
düşünebiliyo, türlü türlü canlıları oluşturabiliyor... O zaman Evrim'i bir tanrı olarak kabul etmek gerekir. Madem ki yaşayan birşey vede canlıları oluşturan birşey. Buradan bu yanlış mantık ortaya çıkıyor. Görünmez olan evrim e inanılır da görünmez olan Allah'a niye inanılmaz anlamıyorum...
Evrim'in gerçekleştiği dünya nasıl oluştu diye soruyorum cevap yok (galiba onu da uzay evrimi ile açıklayacaksınız). Hadi bing bang'ten sonra oluştu, bu bing bang denen şey bi madde değil miydi, bu başlangıç maddesi nerde evrildi de kainat oluştu?
Evrim bilgileri için; başlangıçta şuradan, sonra buradan kaynak alabilirsiniz derken Siz bir evrim profesörü müsünüz, rica etsem, diplomanızı mail atabilir misiniz? Ya da jeoloji veya biyoloji veya tıp profesörü müsünüz ki, bana kaynak kitap önerebiliyorsunuz, Sayın Hocam..
Hoşgeldiniz sayın kenan-gumus;
"ancak mitolojik hikayelerin ürünüdür. Evrim böyle çalışmaz." derken aceba bu evrim denen şey canlı birşey mi bütün yaratılanların sahibi mi? Yani evrim tanrı mı?
düşünebiliyo, türlü türlü canlıları oluşturabiliyor... O zaman Evrim'i bir tanrı olarak kabul etmek gerekir. Madem ki yaşayan birşey vede canlıları oluşturan birşey. Buradan bu yanlış mantık ortaya çıkıyor. Görünmez olan evrim e inanılır da görünmez olan Allah'a niye inanılmaz anlamıyorum...
Ama böyle de olmaz ki yani. :)
Önce evrim teorisini (evrimi eleştiren değil, savunan kaynaklardan) bir okuyup ondan sonra tartışmalara dahil olmak daha uygun olmaz mı? Belki haklısınızdır, belki evrim koskoca bir yalandır. Ama önce bu yalanın nasıl bir kurgu olduğunu anlamış olmak gerekmez mi?
saygılarımla
Dinozor dışında hangi canlı varlıkların (Gözle görülemeycek kadar küçük), bu kadar büyüklükte
ki petrol katmanlarını oluşturacağını düşünemiyorum. Görünemeyen canlıların atık maddeleri de görünmez değil midir?
Yakından bakıldığında "sağ duyumuza" ters gibi gelen çok ilginç rakamlar vardır sayın kenan gümüş. Örneğin bakteriler dünya biyokütlesinin büyük çoğunluğunu oluşturur. Yani dünyada yaşayan tüm canlıları terazinin bir kefesine mikroorganizmaları da diğer
kefeye koysak "görünmez" mikroorganizmalar ağır basardı. Daha anlaşılır bir örnek vereyim dünyadaki tüm insanların ağırlığıyla karıncaların ağırlığını karşılaştırsak sizce hangisi fazladır ?
Petrolün varlığında dinozorların etkisi hesaplanmaya değmeyecek kadar azdır.
Evrim böyle çalışmaz." derken aceba bu evrim denen şey canlı birşey mi bütün yaratılanların sahibi mi? Yani evrim tanrı mı?
Evrimin mekanizmalarını en basit biçimiyle bildiğinizi varsayarak bir tanımlama yapmıştım, yanılmışım. Bir daha olmaz merak etmeyin.
Evrim bilgileri için; başlangıçta şuradan, sonra buradan kaynak alabilirsiniz derken Siz bir evrim profesörü müsünüz, rica etsem, diplomanızı mail atabilir misiniz? Ya da jeoloji veya biyoloji veya tıp profesörü müsünüz ki, bana kaynak kitap önerebiliyorsunuz, Sayın Hocam..
Öncelikle size önerdiklerim kitap değil. Masumane biçimde kolay ulaşabileceğiniz linkleri önermiştim. Görüyorum ki merak bile etmemişsiniz. Biraz merak etseydiniz ilk linkin Nasa'da görev yapmış önemli mevkiileri işgal etmiş bir "müslüman" bilim adamı, Prof.Faruk El-baaz ile yapılmış bir söyleşi olduğunu görecektiniz. Önerim hala geçerli korkmayın o linkleri tıklayın.
tensiz.denek
28-08-2009, 00:00
bakterilerin çok hızlı üreyebilen organizmalar olduğu bilinen bir gerçek. yeni nesilleri kısa sürede görülebildiği için deneysel çalışmalarda kullanılmaktalar. yukarıda verdiğiniz örnekler için; naylon yiyen bakteriler, antibiyotik direnci gösteren bakteriler vs. bunun sonucunda yeni bir tür ortaya çıkmakta mıdır??? ayrıca bildiğim kadarıyla virüsler belli özelliklerinden dolayı (örnek olarak kristalleşme) canlı sayılmıyorlar... aydınlatırsanız sevinirim...
Sayın oldschool, bugün naylon yiyebilen bakteri adını verdiğimiz bakteri flavobakteri adını verilen bakterilerden gelmektedir ve evrimin kısa zamanlarda bile büyük işler yapabileceğinin en iyi göstergelerinden biridir. Bir canlı çevresel koşulların baskısı, mutasyon ve doğal seçilim yüzünden yeni özellikler kazanarak başka bir canlıya dönüşmüştür. Bu anlıdaki değişim o derece önemlidir ki naylon yiyen bakteriler artık diğer besinlerle beslenemez hale gelmişlerdir. Dolayısıyla sadece naylon bulunan yerlerde beslenebilirler. Flavobakterisinin geçidiği bu büyük değişim için naylonun ilk sentezlendiği 1930 yılından, bu bakterilerin 1975 yılındaki keşfine kadar geçen 45 sene yeterli olmuştur. Sonuçta ortaya yeni bir tür bakteri çıkmıştır.
http://en.wikipedia.org/wiki/Nylon-eating_bacteria
Virüslere gelince, virüsler hücre dışında canlı değildirler. Fakat RNAlarını hücre içine aktardıklarında onların yarı-canlılıklarından söz edebiliriz. Çünkü konakladıkları hücrenin yaşamsal fonksiyonlarını ele geçirerek çoğalırlar.
Virüsler her ne kadar tam canlı olmasalar bile evrim mekanizmalarının tamamı bu yarıcanlılar üzerinde gözlemlenebilir. Virüsler özellikle hızlı üredikleri ve insan sağlığının önündeki en büyük tehdit oldukları için virüslerin örneğini verdim.
Saygılar,
oldschool
28-08-2009, 14:10
Sayın oldschool, bugün naylon yiyebilen bakteri adını verdiğimiz bakteri flavobakteri adını verilen bakterilerden gelmektedir ve evrimin kısa zamanlarda bile büyük işler yapabileceğinin en iyi göstergelerinden biridir. Bir canlı çevresel koşulların baskısı, mutasyon ve doğal seçilim yüzünden yeni özellikler kazanarak başka bir canlıya dönüşmüştür. Bu anlıdaki değişim o derece önemlidir ki naylon yiyen bakteriler artık diğer besinlerle beslenemez hale gelmişlerdir. Dolayısıyla sadece naylon bulunan yerlerde beslenebilirler. Flavobakterisinin geçidiği bu büyük değişim için naylonun ilk sentezlendiği 1930 yılından, bu bakterilerin 1975 yılındaki keşfine kadar geçen 45 sene yeterli olmuştur. Sonuçta ortaya yeni bir tür bakteri çıkmıştır.
http://en.wikipedia.org/wiki/Nylon-eating_bacteria
Virüslere gelince, virüsler hücre dışında canlı değildirler. Fakat RNAlarını hücre içine aktardıklarında onların yarı-canlılıklarından söz edebiliriz. Çünkü konakladıkları hücrenin yaşamsal fonksiyonlarını ele geçirerek çoğalırlar.
Virüsler her ne kadar tam canlı olmasalar bile evrim mekanizmalarının tamamı bu yarıcanlılar üzerinde gözlemlenebilir. Virüsler özellikle hızlı üredikleri ve insan sağlığının önündeki en büyük tehdit oldukları için virüslerin örneğini verdim.
Saygılar,
öncelikle verdiğiniz değerli bilgiler için teşekkürler. ama ben kısa tutup sonuca vardığınız son cümleyi ele almak istiyorum. "Sonuçta ortaya yeni bir tür bakteri çıkmıştır." demişsiniz. benim bilidiğim kadarıyla bakteriler zaten başlı başına bir türdür, yani farklı özelliklerde bakterilerin çıkması yeni bir canlı türü oluşturmaz. bakteri yine bildiğimiz bakteri. şimdi vereceğim örnek belki komik gelebilir ama biliyoruz ki cam, demir vs yiyebilen insanlar var. yada belli hastalıklara karşı direnci olan ırklar vardır. (siyah derili insanlar kanserin bir türüne yakalanmazlar.) şimdi kimse kalkıp bunların bazı farklı özelliklerinde dolayı farklı bir türe (insan üstü) dönüştüklerini söyleyemez-söylemedi. evet diyeceğiniz şeyi biliyorum; cam, demir vs yiyen insanın genetiğinde bir değişiklik olmamıştır naylon yiyen bakteri gibi. ama sonuç olarak baktığımızda benzer ifadeler. kısacası verdiğiniz örnekler bende bir evrim kanıtı hissiyatı oluşturmadı. umarım anlaşabiliyoruzdur. saygılar...
öncelikle verdiğiniz değerli bilgiler için teşekkürler. ama ben kısa tutup sonuca vardığınız son cümleyi ele almak istiyorum. "Sonuçta ortaya yeni bir tür bakteri çıkmıştır." demişsiniz. benim bilidiğim kadarıyla bakteriler zaten başlı başına bir türdür, yani farklı özelliklerde bakterilerin çıkması yeni bir canlı türü oluşturmaz. bakteri yine bildiğimiz bakteri. şimdi vereceğim örnek belki komik gelebilir ama biliyoruz ki cam, demir vs yiyebilen insanlar var. yada belli hastalıklara karşı direnci olan ırklar vardır. (siyah derili insanlar kanserin bir türüne yakalanmazlar.) şimdi kimse kalkıp bunların bazı farklı özelliklerinde dolayı farklı bir türe (insan üstü) dönüştüklerini söyleyemez-söylemedi. evet diyeceğiniz şeyi biliyorum; cam, demir vs yiyen insanın genetiğinde bir değişiklik olmamıştır naylon yiyen bakteri gibi. ama sonuç olarak baktığımızda benzer ifadeler. kısacası verdiğiniz örnekler bende bir evrim kanıtı hissiyatı oluşturmadı. umarım anlaşabiliyoruzdur. saygılar...
Bakteri bir türdür demek bütün kuşlar bir türdür demekle aynı anlama geliyor.
oldschool
29-08-2009, 15:40
Bakteri bir türdür demek bütün kuşlar bir türdür demekle aynı anlama geliyor.
evet nasıl bakteriler bir türse bütün kuşlar (aves) da bir türdür (bütün uçan canlılar bir türdür demiyorum). ama sizin burdaki tür kelimesin biyolojide kazandığı terim manasından çok sözlük anlamına yakın olan çeşit kelimesini anladığınızı seziyorum. tür, sınıflandırmada en alt birim olup liste tür-cins-aile... diye gider. tabii türden daha altta da varyete vs denilen şeyler de var fakat bunun konumuz dışında olduğunu sanıyorum.
Biyolojik anlamda "tür" cinsel bariyerlerle birbirinden ayrılmış ve gen akışı olmayan canlılık birimleridir.
Bakteriler canlı biliminin taksonomisine göre ana familyalardan birisidir. Tıpkı animalia gibi. Ama bakterilerin kendi içerisinde milyonlarca türünden bahsetmek mümkündür.
evet nasıl bakteriler bir türse bütün kuşlar (aves) da bir türdür (bütün uçan canlılar bir türdür demiyorum). ama sizin burdaki tür kelimesin biyolojide kazandığı terim manasından çok sözlük anlamına yakın olan çeşit kelimesini anladığınızı seziyorum. tür, sınıflandırmada en alt birim olup liste tür-cins-aile... diye gider. tabii türden daha altta da varyete vs denilen şeyler de var fakat bunun konumuz dışında olduğunu sanıyorum.
Oldschool bakalım bilimsel sınflandırma nasıl oluyormuş.
Âlem (regnum)
Alt âlem (subregnum)
Üst bölüm/Üst şube (superdivisio)
Bölüm/Şube (divisio)
Alt bölüm/Alt şube (subdivisio)
Sınıf (classis)
Alt sınıf (subclassis)
İnfra sınıf (Infraclassis)
Üst takım (superordo)
Takım (ordo)
Alt takım (subordo)
İnfra takım (Infraordo)
Familya (familia)
Alt familya (subfamilia)
Oymak (tribus)
Alt oymak (subtribus)
Cins (genus)
Alt cins (subgenus)
Seksiyon (sectio)
Alt seksiyon (subsectio)
Seri (series)
Alt seri (subseries)
Tür (species)
Alt tür (subspecies)
Varyete, çeşit (varietas)
Alt varyete, (subvarietas)
Form (forma)
Alt form (subforma)
Kültivar (cultivars)
Listede sınıfla türün yerini görmüşsündür. Şimdi de Kuşların yani Aves in bu sınıflandırmada nerede olduğuna kısaca bakalım
Alem: Animalia (Hayvanlar)
Şube: Chordata (Kordalılar)
Alt şube: Vertebrata
Sınıf: Aves (Kuşlar)
Bir de aynı şekilde muhabbet kuşunun bilimsel sınıflandırmasına bakalım;
Alem: Animalia (Hayvanlar)
Şube: Chordata (Kordalılar)
Sınıf: Aves (Kuşlar)
Takım: Psittaciformes (Papağansılar)
Familya: Psittacidae( Papağangiller)
Alt familya: Psittacinae (Papağanlar)
Cins: Melopsittacus
Tür: M. undulatus
Bir de Kaya kartalının bilimsel sınıflandırmasına bakalım ;
Alem: Animalia (Hayvanlar)
Şube: Chordata (Kordalılar)
Sınıf: Aves (Kuşlar)
Takım: Falconiformes (Gündüz yırtıcı kuşları)
Familya: Accipitridae (Atmacagiller)
Cins: Aquila
Tür: A. chrysaetos
Bakalım bakterilerde durum neymiş. İlk örnek Burkholderia cenocepacia adlı bakterinin bilimsel sınıflandırılması;
Alem: Bacteria
Şube: Proteobacteria
Sınıf: Beta Proteobacteria
Takım: Burkholderiales
Familya: Burkholderiaceae
Cins: Burkholderia
Tür: B. cenocepacia
İkinci olarakta Pseudomonas aeruginosa bakterisinin bilimsel sınıflandırmasına bakalım;
Alem: Bacteria
Şube: Proteobacteria
Sınıf: Gamma Proteobacteria
Takım: Pseudomonadales
Familya: Pseudomonadaceae
Cins: Pseudomonas
Tür: P. aeruginosa
Şimdi önceki mesajda söylediğim sözümü tekrar söyleyeyim.
Bakteri bir türdür demek bütün kuşlar bir türdür demekle aynı anlama geliyor.
Kafanın takıldığı bir yer var mı?
oldschool
30-08-2009, 10:36
Oldschool bakalım bilimsel sınflandırma nasıl oluyormuş.
Âlem (regnum)
Alt âlem (subregnum)
Üst bölüm/Üst şube (superdivisio)
Bölüm/Şube (divisio)
Alt bölüm/Alt şube (subdivisio)
Sınıf (classis)
Alt sınıf (subclassis)
İnfra sınıf (Infraclassis)
Üst takım (superordo)
Takım (ordo)
Alt takım (subordo)
İnfra takım (Infraordo)
Familya (familia)
Alt familya (subfamilia)
Oymak (tribus)
Alt oymak (subtribus)
Cins (genus)
Alt cins (subgenus)
Seksiyon (sectio)
Alt seksiyon (subsectio)
Seri (series)
Alt seri (subseries)
Tür (species)
Alt tür (subspecies)
Varyete, çeşit (varietas)
Alt varyete, (subvarietas)
Form (forma)
Alt form (subforma)
Kültivar (cultivars)
Listede sınıfla türün yerini görmüşsündür. Şimdi de Kuşların yani Aves in bu sınıflandırmada nerede olduğuna kısaca bakalım
Alem: Animalia (Hayvanlar)
Şube: Chordata (Kordalılar)
Alt şube: Vertebrata
Sınıf: Aves (Kuşlar)
Bir de aynı şekilde muhabbet kuşunun bilimsel sınıflandırmasına bakalım;
Alem: Animalia (Hayvanlar)
Şube: Chordata (Kordalılar)
Sınıf: Aves (Kuşlar)
Takım: Psittaciformes (Papağansılar)
Familya: Psittacidae( Papağangiller)
Alt familya: Psittacinae (Papağanlar)
Cins: Melopsittacus
Tür: M. undulatus
Bir de Kaya kartalının bilimsel sınıflandırmasına bakalım ;
Alem: Animalia (Hayvanlar)
Şube: Chordata (Kordalılar)
Sınıf: Aves (Kuşlar)
Takım: Falconiformes (Gündüz yırtıcı kuşları)
Familya: Accipitridae (Atmacagiller)
Cins: Aquila
Tür: A. chrysaetos
Bakalım bakterilerde durum neymiş. İlk örnek Burkholderia cenocepacia adlı bakterinin bilimsel sınıflandırılması;
Alem: Bacteria
Şube: Proteobacteria
Sınıf: Beta Proteobacteria
Takım: Burkholderiales
Familya: Burkholderiaceae
Cins: Burkholderia
Tür: B. cenocepacia
İkinci olarakta Pseudomonas aeruginosa bakterisinin bilimsel sınıflandırmasına bakalım;
Alem: Bacteria
Şube: Proteobacteria
Sınıf: Gamma Proteobacteria
Takım: Pseudomonadales
Familya: Pseudomonadaceae
Cins: Pseudomonas
Tür: P. aeruginosa
Şimdi önceki mesajda söylediğim sözümü tekrar söyleyeyim.
Bakteri bir türdür demek bütün kuşlar bir türdür demekle aynı anlama geliyor.
Kafanın takıldığı bir yer var mı?
açıklamalar için teşekkürler. şimdi daha anlaşılır oldu. ama her yeni bulunan canlıda sınıflandırmaya bir alt basamak atarsak bu işin içinden çıkılmaz gibi duruyor.
tensiz.denek
30-08-2009, 11:25
açıklamalar için teşekkürler. şimdi daha anlaşılır oldu. ama her yeni bulunan canlıda sınıflandırmaya bir alt basamak atarsak bu işin içinden çıkılmaz gibi duruyor.
Sayın oldschool,
Bir tür içindeki küçük değişiklik zamanla başka türlerin ortaya çıkmasına sabep olacaktır. Eğer aradan daha büyük bir zaman geçerse bu değişiklikler birikmiş olacaklar ve yeni familyalar ortaya çıkabilecektir. Yine zaman içinde familyalarda evrilecek ve yeni sınıflar ortaya çıkabilecektir.
Şu videoya bir göz atarsanız küçük değişimlerin etkilerinin uzun yıllarda ne kadar büyük olabileceğini daha iyi görebilirsiniz.
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?option=com_hwdvideoshare&task=viewvideo&Itemid=106&video_id=18
Saygılar,
demir_tunc
30-08-2009, 11:27
doğada canlı olşturan bir mekanizma yok arkadaşlar. canlıları birbirine dönüştürecek de bir mekanizma yok. arageçiş fosili yok. dna ya sadece mutasonlar etki ediyor yararlı mutasyon örneği yok. canlılarda bilgi var mutasyon canlya bilgi eklemez. ayrıca evrimciler sürekli mutasylardan bahsediyor. doğada sürekli mutasyon diye de birşey yok. doğada mutasyon olmuyor ki. tesadüfen bilgi oluşmaz. kambriyende canlıların çoğu birden birden bire var omuştur. yani yaratılmıştır. canlılardaki olmazsa olmaz özellikler de olmasa da olur özellikler de evrimi çürütür. olmazsa olmaz özelliklerin bir anda oluşması gerekir ama doğada bir anda organ oluşturan bir mekanizma yoktur. olmasa da olur özelliklerin oluşması , örneğin insandaki kaş gibi; evrimin mantığna terstir. çünkü evrim yani şuursuz atomlar estetikten anlamaz ve kaş gibi insan yüzünü değiştiren bir öğeyi kendi kendilerine ekleyemez. evrimin mantığına göre de böyle bir şeye zaten gerek yokrtur. çünkü hayati değildir.
tensiz.denek
30-08-2009, 11:42
doğada canlı olşturan bir mekanizma yok arkadaşlar. canlıları birbirine dönüştürecek de bir mekanizma yok. arageçiş fosili yok. dna ya sadece mutasonlar etki ediyor yararlı mutasyon örneği yok. canlılarda bilgi var mutasyon canlya bilgi eklemez. ayrıca evrimciler sürekli mutasylardan bahsediyor. doğada sürekli mutasyon diye de birşey yok. doğada mutasyon olmuyor ki. tesadüfen bilgi oluşmaz. kambriyende canlıların çoğu birden birden bire var omuştur. yani yaratılmıştır. canlılardaki olmazsa olmaz özellikler de olmasa da olur özellikler de evrimi çürütür. olmazsa olmaz özelliklerin bir anda oluşması gerekir ama doğada bir anda organ oluşturan bir mekanizma yoktur. olmasa da olur özelliklerin oluşması , örneğin insandaki kaş gibi; evrimin mantığna terstir. çünkü evrim yani şuursuz atomlar estetikten anlamaz ve kaş gibi insan yüzünü değiştiren bir öğeyi kendi kendilerine ekleyemez. evrimin mantığına göre de böyle bir şeye zaten gerek yokrtur. çünkü hayati değildir.
Sayın demir_tunc
Yazarken normal yazı karakterleri kullanın. İhtiyaç olmadıkça büyük yazmak tüzük ihlalidir.
Bugüne kadar varolmuş ve soyu tükenmiş bütün canlılarla bugün varolan bütün canlıların aynı anda yaratıldığını söylüyorsunuz. Neden 80 milyon yıllık şempanze fosillerine bugün rastlamıyoruz?
Saygılar,
oldschool
30-08-2009, 11:43
doğada canlı olşturan bir mekanizma yok arkadaşlar. canlıları birbirine dönüştürecek de bir mekanizma yok. arageçiş fosili yok. dna ya sadece mutasonlar etki ediyor yararlı mutasyon örneği yok. canlılarda bilgi var mutasyon canlya bilgi eklemez. ayrıca evrimciler sürekli mutasylardan bahsediyor. doğada sürekli mutasyon diye de birşey yok. doğada mutasyon olmuyor ki. tesadüfen bilgi oluşmaz. kambriyende canlıların çoğu birden birden bire var omuştur. yani yaratılmıştır. canlılardaki olmazsa olmaz özellikler de olmasa da olur özellikler de evrimi çürütür. olmazsa olmaz özelliklerin bir anda oluşması gerekir ama doğada bir anda organ oluşturan bir mekanizma yoktur. olmasa da olur özelliklerin oluşması , örneğin insandaki kaş gibi; evrimin mantığna terstir. çünkü evrim yani şuursuz atomlar estetikten anlamaz ve kaş gibi insan yüzünü değiştiren bir öğeyi kendi kendilerine ekleyemez. evrimin mantığına göre de böyle bir şeye zaten gerek yokrtur. çünkü hayati değildir.
ben de konuyu açan arkadaşı görmeyecek miyiz diye düşünmeye başlamıştım. hani bir bir kuyuya taş atar, akıllılıar çıkaramaz meselesi. tabii bu işin şakası. bu arada burada verdiğiniz bilgiler biraz havada kalmış gibi. bu böyledir, şu şöyle olur gibi veriler yerine daha açıklayıcı bilgiler verirseniz sevinirim. saygılar...
oldschool
30-08-2009, 11:47
option=com_hwdvideoshare&task=viewvideo&Itemid=106&video_id=18[/url]
Saygılar,
evet verdiğiniz linkteki video zamanın nasıl etkili olacağı konusunda yararlı oldu. teşekkürler...
demir_tunc
01-09-2009, 21:15
http://www.timsah.com/Kucuk-kizdan-juriyi-sasirtan-ses/d0Vrdx7mrnS
evrimciler videodaki kızın tesadüfler eseri olduğunu iddia ediyorlar. çok komik :) bu kızın tek bir kaş teli bile tesaüfen oluşamaz.
Bu arada üstteki arkadaş. söylediklerini kanıtlasın demiş. Mesela arageçiş fosili olmadığını kanıtlıyım. Tek bir öneği bile olmadığı için yok. :) kambriyeni herkes kabul ediyor ve canlılar kusurs bir şekilde bir anda var olmuştur. nesini kanıtlıyım arkadaşım. sen arageçiş fosili varsa onu göster. EVRİM DİYE BİŞEY YOK.