Orijinalini görmek için tıklayınız : Evrİmİn tek bİr delİlİ yoktur
demir_tunc
08-07-2009, 22:26
Arkadaşlar evrimin tek bir tane bile delili yoktur. Ne ara geçiş formu vardır ne yararlı mutasyon vardır.... hiçbirisi yoktur. eğer evrim olsaydı milyonlarca hatta trilyonlarca arageçiş formu olurdu, herhangbir canlıyı mutasyona uğratınca her defasında dna sına yeni bir özellik eklenirdi. ve buna benzer birçok şey olurdu. ama bunların hiçbiri yoktur. dolayısıyla evrim diye birlşey yoktur. zaten evrim denen şey eski bir dgmatik pagan dinidir. bilimle de alakası yoktur.
Ne ilk hücre açıklanmıştır.
Ne hayvanların birbirine nasıl dönüştüğü,
Ne maymunun nasıl insana dönüştüğü,
Bu bilgilerin nasıl oluştuğu,
(Tesadüfen bilgi oluşur mu? Şaka mı bu?:)
Buna benzer yüzlerce konunun açıklaması yoktur. Var diyen varsa açıklasın yerle bir ediyim. Hadi bakalım hodri meydan.
EVRİM İN BİLİMLE DE DOLAYISIYLA DİNLE DE ALAKASI YOKTUR. DİN DE BİLİM DE EVRİMİ YALANLAMAKTADIR. BİLİM ALLAH IN VARLIĞINI BULMUŞTUR. SENELERCE ATEİST OLARAK HAYATINI SÜRDÜRÜP BİRÇOK ATESİT YETİŞTİREN "ANTONY FLEW" DA DNA DAKİ MUHTEŞEM TASARIMI GÖREREK ALLAH A İNANDIĞINI AÇIKLAMIŞTIR. BİR MASADA İSMİNİZİN YAZILI OLDUĞUNU GÖRSENİZ BUNUN TESADÜF OLDUĞUNU DÜŞÜMEZSİNİZ DüŞÜNENE DE DELİ DERSİNİZ. AMA DNA DAKİ BİNLERCE ANSİKLOPEDİYE SIĞACAK BİLGİNİN NASIL OLUR DA TESADÜFEN OLUŞTUĞUNU SÖYLEYEBİLİRSİNİZ. BU DURUMDA SİZ NE DURUMUNA DÜŞÜYORSUNUZ?
İnkar edenlerin örneği bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyip (duyduğu veya bağırdığı şeyin anlamını bilmeyen ve sürekli) haykıran (bir hayvan)ın örneği gibidir. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akıl erdiremezler.(2/171)
İŞTE BU DURUMA DÜŞÜLÜR...
http://www.turandursun.com/forumlar/images/geruh/misc/progress.gif
tensiz.denek
08-07-2009, 22:34
Sayın demit_tunc
Formumuzda yenisin, dolayısıyla heyecanlısın, enerji dolusun, anlıyorum. Ama önce biraz dolaşmalı, daha önce bu konular hakkında atılan başlıklara bir göz atmalısın.
Arageçiş formlarından anladığın şey ne bilmiyorum ama şu videomuzu bir izle istersen.
http://www.evrimteorisi.org/index.php?option=com_hwdvideoshare&task=viewvideo&Itemid=106&video_id=25
Araformdan kastedilenin ne olduğunu, ne olmadığını daha iyi anlayacaksın.
Saygılar,
demir_tunc
08-07-2009, 22:58
Aslan sen bu forumda eski olabilirsin ama bu konularda yenisin sanırım. Ben bu konular senelerdir biliyorum. Şu an videoyu izliyorum bi komedyenin stand up show u var. evrime delil henüz duyamadım. eğer bu video da evrime delil varsa sen burda yazarsan okuyup öğrenelim.
demir_tunc
08-07-2009, 23:13
Yaratılış atlası kitabında bazı hayvanların maket ( orjineliyle tamamen aynı ) fotolarının kullanıldığını anlatıyor. :)))) Bu ne len. Bu mu evrimi ispatlıyor. veya bu kitaba zarar veriyor. O maketler orjinal hayvanla aynı yani evrimi çürütüyor yine. Bir de orda kendi de söylemiş bu maketler orjinal hayvanlarla aynı diye. Yazık adam eleştire eleştre bunları mı bulmuş . Bilimsel açıklama bu mu? Bilim adamı bu mu. Ancak kötü bir showman olabilir. Rezaletttt...
demir_tunc
08-07-2009, 23:15
10 trilyon Eski Türk Lirası 10 milyon yeni türk lirası orada bahsedilen rakamç daha doğru düzgün araştırma yapmamış. gerçi araştırmadan konuşmak ateistlerin genel özelliği. :)
tensiz.denek
08-07-2009, 23:21
Aslan sen bu forumda eski olabilirsin ama bu konularda yenisin sanırım. Ben bu konular senelerdir biliyorum.
Evet ben konulara yeniyim. Aradan 20 yıl geçtikten sonra da yeni olmaya devam edeceğim.
evrime delil henüz duyamadım. eğer bu video da evrime delil varsa sen burda yazarsan okuyup öğrenelim.
O videoyu araformların ne olduğununda hem fikir olmamız açısından önerdim.
Bu sorulara daha önce forumlarımızda cevap verdik. Eski konuları arayıp okumanda ve zaten açılan tartışmaları devam ettirmende herhangi bir sakınca yok.
Ne ara geçiş formu vardır ne yararlı mutasyon vardır.... hiçbirisi yoktur.
http://www.evrimteorisi.org/index.php?view=items&cid=2%3Asss-evrim&id=16%3Amutasyonlarn-her-zaman-tahrip-edici-olduu-ve-genetik-bilgiyi-azaltt-soeyleniyor&option=com_quickfaq&Itemid=100
Ne ilk hücre açıklanmıştır.
Evrim teorisi ilk hücreyi kapsamaz
Ne hayvanların birbirine nasıl dönüştüğü,
http://www.evrimteorisi.org/index.php?view=items&cid=2%3Asss-evrim&id=17%3Afaydal-mutasyon-oran-cok-az-iken-yeni-oezelliklerin-olumas-dolaysyla-yeni-tuerlerin-evrimi-nasl-gerceklemektedir&option=com_quickfaq&Itemid=100
Ne maymunun nasıl insana dönüştüğü,
http://www.evrimteorisi.org/index.php?view=items&cid=2%3Asss-evrim&id=10%3Ainsanlar-maymunlardan-mi-geldi&option=com_quickfaq&Itemid=100
Bu bilgilerin nasıl oluştuğu,
(Tesadüfen bilgi oluşur mu? Şaka mı bu?:)
http://www.evrimteorisi.org/index.php?view=items&cid=2%3Asss-evrim&id=23%3Aevrim-teorisine-goere-buetuen-bu-karmak-yaplar-canl-yaamlar-salt-rastlantlar-sonucu-mu-olutu&option=com_quickfaq&Itemid=100
demir_tunc
08-07-2009, 23:22
Ara form resimleri evrimle dalga geçmek içn zaten öyle arageçiş formu olmayacağını konuyu bilen biraz anlar. Ama Evrimcilerin iddia ettikleri gibi ara geçiş formu yoktur. varsa 10 milyon tl.sini alsın gidip.
Evrim ilk hüceryi kapsamaz ne demek.? E biyolojinin temeli diyosunuz niye ilk hücreye gelince orayı kapsamıyor. bir de buraya link koyma o linkler yazdıklarıma cevap deil. ilk koyduğun link stand show çıktı. evrimle bi alakası yok. bişeyler yazıcaksan yaz. evrime delil yazabilrisin mesela 1 tane. evet 1 tane yaz ikna olucam söz:)
Karşılıklı tartışırsam karşı görüşü ciddiye alıyomuş gibi olurum demiş. sabahtan beri bilimden mi bahsdiyo kitabu eleştiriken. bir tane bilimle alakalı bişey var mı? kendinizi kandırmayı. baya komik oluysunuz:)
Bu videoyu niye yolladın hala anlamadım. Evrimle ilgili bir delil izlemedim ben . kendi çalan kendi oynayan şıracı bozacı bi ekibin kendi arasında muhabbeti var. bilimsel bişey yok.
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?view=items&cid=2%3Asss-evrim&id=16%3Amutasyonlarn-her-zaman-tahrip-edici-olduu-ve-genetik-bilgiyi-azaltt-soeyleniyor&option=com_quickfaq&Itemid=100 (http://www.evrimteorisi.org/index.php?view=items&cid=2%3Asss-evrim&id=16%3Amutasyonlarn-her-zaman-tahrip-edici-olduu-ve-genetik-bilgiyi-azaltt-soeyleniyor&option=com_quickfaq&Itemid=100)
bu sayfada benim dikkatimi şu satırlar çekti
Zararlı ve yararlı mutasyonları şu örneğe benzetebiliriz: "Okuduğunuz cümledeki harflerin yerlerinin kayması" tümcesinde "okuduğunuz" kelimesindeki "n" harfi "m" ye dönüştüğünde cümle yeni bir anlam kazanmaktadır. Bu yararlı bir mutasyondur, çünkü yeni cümlemiz de anlamlıdır. Ama cümlemizden "harflerin" kelimesini çıkarttığımızda cümle anlamında tahribat meydana gelecektir. Bu da zararlı bir mutasyondur.
örneğin; Saçını taramak isteyen kız arkadaşıma tarağımı verdim cümlesindeki 't' harfi mutasyona uğrayıp 'y' harfine dönüşse cümle yeni bi aklam kazanıcak buda yararlı bi mutasyon örneği olur mu? :) :)
basit bi cümlede bile mutasyon zararlıyken bi canlda nasıl yararlı olur?
Sevgili Demir Tunc bu konuları yıllardır bildiğini söylüyorsun fakat evrimin e sinden haberin yok. Evrim ilk canlıyı neden kapsamıyor diye yakınıyorsun. İlk canlı evrimle oluşmadı ve böyle bir iddia ortaya atan da yokki evrim ilk canlıyı kapsasın. Evrim ilk canlıyı kapsar fakat sadece ilk canlı oluştuktan hemen sonrasından başlamak üzere. İlk canlı oluştuktan sonrası evrimin işidir.
Eğer yıllardır bu konuları biliyorsan hala nasıl hiç bir ara geçiş formu yok diyorsun? Merak ediyorum ara geçiş formunda kastın nedir? Nasıl bir şey bekliyorsun? En basitinden homo heidelbergensis insan evriminde bir ara geçis değilmidir? Sence bir ara geçiş nasıl olmalıdır?
milomanara
09-07-2009, 01:03
Sevgili tensiz.denek,
Bunların biri gidiyor biri geliyor. Ben artık önyargılı kimseyi aydınlatma misyonu içinde görmüyorum kendimi. Bizler evrimi savunmak zorunda değiliz. Adam evrimin konusunu bile bilmiyor, ilk hücreden bahsediyor, laf anlatmaya çalışıyoruz. Lüzumsuz, gereksiz... Evrim'in dünyada okutulmadığı üniversite yokken, suudi arabistanda lise ders kitaplarında bile bahsedilmek zorunda kalmışken, bizim bu vahabi armutlarına bir şey anlatmamıza zaten gerek yoktur. Sorusunu soran sorar, tutarlılığı ölçüsünde cevaplarız ama böyle her 15 yaş zekasındaki heyacanlı dindarı söndürmek benden geçti artık. Bıktım...
Ortada evrimin varlığı gibi bir tartışma yok zaten. Böyle bir tartışmayı bizim meşrulaştırmamaız lazım. Varsa sorular alalım, ama sanırım bundan sonra bu tür mesajların altına, başkalarını yanıltmaması için, anlaştığımız bir not düşüldükten sonra, mod arkadaşlardan başlığın kitlenmesini rica etmemiz gerekecek. Bıktığımızdan bırakıyoruz, cevap verememişiz gibi olmasın...
İsteyen sorar, dostça cevaplarız, isteyen cehalet bataklığında diplere doğru yavaş yavaş batar.
yucemanitu
09-07-2009, 01:17
Tamam evrim yok diyenler buyrun anlatın insan nasıl ortaya çıktı, buyrun anlatın ve anlattıklarınızı da bilimsel temellere dayandırın. İnsanın çamurdan yaratıldığı gibi bilimdışı akıldışı bir şeyi ortaya sürmeden tezinizi anlatın bakalım.
tensiz.denek
09-07-2009, 01:52
Bunların biri gidiyor biri geliyor. Ben artık önyargılı kimseyi aydınlatma misyonu içinde görmüyorum kendimi. Bizler evrimi savunmak zorunda değiliz. Adam evrimin konusunu bile bilmiyor, ilk hücreden bahsediyor, laf anlatmaya çalışıyoruz.
Sayın milomanara,
Daha konuyu doğru dürüst kimseyle konu hakkında konuşmamışken yeni başlık açarak açılış mesajında "Ben biliyorum siz bilmiyorsunuz" anlamına gelen cümleler kuran birisinden öğrensek öğrensek egosunun ne kadar büyük olduğunu öğrenebiliriz. Ego büyük olunca haliyle çekim gücü de büyüyor, hemen dünyanın kendi etraflarında yörüngede döndüğünü zannediyorlar. Bir bilseler ki kendileri dünyanın umrunda değil. Dünya gelişmeye ve değişmeye devam ediyor onlarsa bunun farkında değil.
Forumun varolma amacı bilgiyi paylaşmaktır. Bilgi sunmadan neyi paylaşmayı bekliyorlar anlamıyorum.
Saygılar,
milomanara
09-07-2009, 01:59
Sayın milomanara,
Daha konuyu doğru dürüst kimseyle konu hakkında konuşmamışken yeni başlık açarak açılış mesajında "Ben biliyorum siz bilmiyorsunuz" anlamına gelen cümleler kuran birisinden öğrensek öğrensek egosunun ne kadar büyük olduğunu öğrenebiliriz. Ego büyük olunca haliyle çekim gücü de büyüyor, hemen dünyanın kendi etraflarında yörüngede döndüğünü zannediyorlar. Bir bilseler ki kendileri dünyanın umrunda değil. Dünya gelişmeye ve değişmeye devam ediyor onlarsa bunun farkında değil.
Forumun varolma amacı bilgiyi paylaşmaktır. Bilgi sunmadan neyi paylaşmayı bekliyorlar anlamıyorum.
Saygılar,
Kesinlikle katılıyorum, forumun bu süne zararlısı ve diğer haşerata karşı bir tedbir alması gerek. İfade özgürlünü engellemeden, bunları okunabilir haşerat başlığında mı toplamalı, ne yapmalı acaba...
demir_tunc
09-07-2009, 09:56
Ki adi ; evrim ilk canlıyı da canlılar arasındaki gelişimi de açıklayamaz. arageçiş formu denen olay da yoktur. zaten mantıken de olamaz. varyasyon vardır. yani türlerarası dna daki bilgi dahilindeki çeşitlenme. ama türler arası geçişe dair bir delil veya bulgu yoktur.
milomanara; klasi taktik yapmışsın. evrimin tek bir delili yok diyorum. sen hala evrim tatışılcak bişeyy deil diyosun. varsa bir tane delil söyle evrime. bir tane delil çok mu zor. (evet)
atlas; evrim yok diyenler insan nasıl ortaya çıktı. çamurdan mı oluştu demişin. zaten insan yapısı çamurun yapısıyla aynı. ayrıca zaten evrimciler de insanın çamurdan geldiğini iddia ediyorlar kökeninde. ki bu doğrudur. evrimcilerle ayrıldığımız nokta. tesadüfen çamurdan kumdan kale bile olmuşmayacağını kabul eden evrimciler çamurdan tesadüfen insan oluşmuştur diyorlar. Allah a inananlar da çamurdan Allah ın dilemesiyle oluşmuştur diyorlar. hangisi daha mantıklı ve bilimsel artık söylemeye gerek yok. tesadüfen çamurdan kale oldu desem bana deli dersin. sen insan oluştu diyosun. bu kaleyi akıllı bi varlık yaptı desem beni desteklersin. peki insanı akıl sahibi bir varlık yarattı diyince niye desteklemiyosun?
hakaret edeceğinize yazdıklarıma cevap verin. sözde özgürlükçüler...
Demir tunc evrim canlılar arasındaki gelişimi çok güzel açıklıyor. Evrim hakkında biraz araştırma yapsaydın nasıl açıkladıklarını görürürdün.
Sana bir soru sormuştum. Senin ara geçiş formundan anladığın nasıl birşeydir. Nasıl bir şeydir ki senin mantığına uymuyor? Ciddi ciddi merak ediyorum. Senin ara geçiş formundan anladığın nedir?
Birde insan çamurdan oluşmuştur diyen evrimci kimmiş onu bi söylesene?
demir_tunc
09-07-2009, 10:55
Evrimin açıkladığı bir konu veya bir delil söyle. hepsini açıklıyor ne demek. sen de biliyosun böyle bişey olmadığını. arageçiş formu denen olay bir canlının dna sında değişiklikler sonucu yavaş yavaş başka bir canlıya dönüşmesidir. dna da değişiklik sadece mutasyon yoluyla olur. ama şu ana kadar gözlenlenmiş yararlı mutasyon örneği yoktur(bateri vs. saptırmalar haricinde) yararlı mutasyon örneği yoksa dna nasıl değişmiştir. ve hangi canlılar arasında değişiklik olmuştur ve bu canlılar nerdedir. milyonlarca olmaları geretiği halde.
ayrıca evrim ilk hücrenin çamur içinde oluştuğunu iddia eder. bilmiyosan iyi araştır.
İlk hücrenin çamur içinde oluşması hipotezlerden biridir bunun gibi bir kaç hipotez daha vardır. Sen yazarken evrimciler insanın çamurdan oluştuğunu söylediklerini yazdın şimdide kıvırıp ilk hücrenin diyorsun.
Evrimi bir kenara bırakırsak bütün insanlar Ademden geldiğini varsayarsak insanlardaki deri rengi neden değişmiştir? afrikada yaşayanlar siyah renkte iken soğuk bölgelerde yaşayanlar neden beyaz renklidirler? Bu renk farkları nasıl oluşmuştur? Allah siyah insanları lanetlemiş midir?
demir_tunc
09-07-2009, 11:16
İşte evrimle ilgili bilgiszliğini ortaya koyan yazı. varyasyon denen birşey vardır. buna tür içindeki çeşitlenm denir. fakat bu çeşitlenme dna nın izin verdiği miktarda olur bunun dışına çıkamaz. mesela bütün köpek türlerinin dna sında uzun kulağın da kısa kulağında uzun tüyün de kısa tüyün de bilgisi vardır. dna çeşitlenerek biçok köpek türü oluşmuştur. İlk insanda da şu an ki tüm insanların bilgileri vardır. esmer ten çekik göz vs. varyasyon sayesinde bu çeşitlilik olmuştur. bunun evrimle bir ilgisi yoktur. çünkü var olan dna bilgisiyle oluşan bir çeşitliliktir. dna ya yeni bilgi eklenmemiştir. hepsi de kendi içinde kusursuzdur. bana bilgisiz diyorsunuz ama kendiniz evrimin e sinin tek bir noktası kadar blginiz yok. haberinizi olsun.
ayrıca evrim insan çamurdan geliyor demedim orada özellikle "kökeninde" kelimesini kullandım öyle anlaışmasın diye ama yine öyle anlamışsın.
Ben bir ara geçiş formuyum :D Canlı kanıtım.
Yirmilik dişlerimden biri çıkmadı. Atalarım tahılla birlikte et yemeğe başladı, öğütücü dişler işlevlerini kaybetmeye başlayınca yok olmaya da başladı.
Tensiz veya Milomanara, Lucy'nin diş sayısıyla ilgili bir bilginiz var mı?
tensiz.denek
09-07-2009, 12:37
Tensiz veya Milomanara, Lucy'nin diş sayısıyla ilgili bir bilginiz var mı?
Lucy tam bir geçiş formu. Çenede hala yeterince yer var dolayısıyla 4. azı dişi daha düşmemiş. http://elucy.org/compant.html mandible- superior
Saygılar,
demir_tunc
09-07-2009, 14:51
Verdiğin linkte birşey çıkmadı ama ben yine de lucy meselesini aydınlatıyım. Ayrıca link koymayın buraya açıklama yapın. Kaç gündür hiçbir konuda açıklama yapılamadı. Koskoca sitede kimse savundukları konularla ilgili açıklama yapamıyor. yazık...
http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/11386/LUCY_MASALI
Bu işler bi diş sayısıyla olmaz ayrıca daha evrimden haberiniz yok. trilyon tane delil olması lazım. kokoca milyarlarca çeşit canlılığı bir dişle açıklamaya çalışıyosunuz. trilyon delilden bahsediyorum . komik olmayın.
En el hak
09-07-2009, 15:24
trilyon delilmi,4 milyar yıllık canlılığın oluşumu sürecinde trilyon delil ha :)
suç sende değil saftirik kardeş,bilgileri aldığın adnan oktarda,güzel sanatlar mezunu bu zat,evrimsel biyolojinin palentolojinin,jeolojinin tüm tezlerini çürüttüğünü idaa edip sizin gibi EDİT sayesinde kendi cennetini şimdiden varedip keyif çatıyor.
sen harun yahyadan copy yapmaya devam et,çok görmüyorum
EDİT
demir_tunc
09-07-2009, 15:29
Yani burda kendi görüşünde olan kişileri de rezil ediyosun jazz arkadaş. şu an yeryüzünde yaşan canlı sayısı bilinmiyor ama 100 milyarlarca olduğu tahmin ediliyor. canlı yaşamını 100 seneden hesaplayalım hadi fazla fazla olsun. 4 milyar sene içinde kaç tane 100 sene var? 40.000.000 adet 100 senelik dilim içinde 100 milyar canlının varlığından hesaplarsak. 40.000.000 x 100.000.000.000 = 400.000.000.000.000.000 gibi bir rakam çıkıyor. bu da 1 trilyonun yaklaşık 400.000 katı. yani 1 trilyon diyerek baya az delil istiyorum. kapişşşş?
kim safmış net bir şekilde gördük. bir grup açmışsın evrimle ilgili sorularınızı cevaplayalım diye daha basit bir hesabı bile yapamıyosun. yazık yazık bu gençlik nereye gidiyor.
EDİT. rezil ediyosun arkadaşlarını da.
En el hak
09-07-2009, 16:01
ara geçiş fosillerinden bir kısmı;(sen dikkate alma demir) Balıktan hem su hem karada yaşayan amfibyumlara geçişi gösteren ara formlar: Tiktaalik rosae, Osteolepis, Eusthenopteron, Panderichthys, Elginerpeton, Obruschevichthys, Hynerpeton, Tulerpeton, Acanthostega, Ichthyosgtega, Pederpes finneyae ve Eryops; amfibyumlardan ilk sürüngenlere geçiş aşamasını gösteren: Proterogyrinus, Limnoscelis,Tseajaia, Solenodonsaurus, Hylonomus ve Paleothyris; dört ayaklı sürüngenlerden memelilere geçişi gösteren: Protoclepsydrops, Clepsydrops, Dimetrodon ve Procynosuchus; iki ayaklı sürüngenlerden kuşlara geçildiğini gösteren: Compsognathus, Protoavis, Pedopenna, Archeopteryx, Changchengornis, Confuciusornis ve Ichthyornis… “Yürüyen balina” da denilen Ambulocetus‘u, ilk at türlerini, insan-primat ortak atadan insana geçişi gösteren çok sayıda ara geçiş türlerinin fosillerini, Ardipithecus, Australopithecus, Homo habilis, Homo erectus‘u ve daha diğer pek çok ara form fosilleri var...
Evrim karşıtları, kendilerine ne kadar ara form gösterilirse gösterilsin kabul etmiyor. Tüysüz kuşlar, tüylü-gagalı sürüngenler, dört ayaklı balıklar, insan maymun karışımı canlıların kalıntıları onlara göre kanıt değildir. “Onlar ara geçiş formu değil, öylece yaratılmış, farklı türlerdir” deyip işin içinden çıkıyorlar.
not: demir kusura bakma bu fosilleri müslümanlar bulmadığından isimler latince,
milomanara
09-07-2009, 17:24
Ben bir ara geçiş formuyum :D Canlı kanıtım.
Yirmilik dişlerimden biri çıkmadı. Atalarım tahılla birlikte et yemeğe başladı, öğütücü dişler işlevlerini kaybetmeye başlayınca yok olmaya da başladı.
Tensiz veya Milomanara, Lucy'nin diş sayısıyla ilgili bir bilginiz var mı?
Sevgili K.C.
Lucy de var, başkaları da var. Tensiz zaten çok güzel bir karşılaştırma sayfası göstermiş ama sitede yollarını bulamamışlar anlaşılan.
Evrimin delili yoktur gibi bir deli saçmasını ciddiye alıp cevap vermek istemiyorum. HY'nin saçmalıklarından c/p yapıp bizleri mat ettiğini sanan cehalet neferleri bırakınız öyle sansınlar. Dawkin'in gösterdiği, HY'nin iki ayrı alemden canlıyı aynı sanmasını "hata olabilir" diye tanımlayan. Balık zokası olan caddisfly'ın gerçeğinin aynısı olduğunu iddia eden. Kendini bilmez, laf olsun beri gelsin modeli adamlara ne denebilir ki? Lucy üzerine HY sayfası göndermiş, "süper" antropolog HY şıp diye anlamış Lucy'nin nesli tükenmiş maymun olduğunu. Yalan değil bizlerde nesli tükenmemiş maymunuz.
Bu zavallı insanlar cahil HY'nin masallarına can havli ile sarılıyorlar. Neanderthal'a "Kafkas" gibi bir insan ırkı diyebilecek[1 (http://www.harunyahya.org/evrim/hy_hayatin_gercek_kokeni/hk7.html)] kadar karacahil'e inanmaları değil, bunları yazmalarındaki cahil cesaretidir sinirimi bozan.
http://img198.imageshack.us/img198/7538/sapiensneanderthalcompa.jpg
Dünyanın en itibarlı üniversiteleri:
Yale(Darwin'i kutluyor): http://opa.yale.edu/sp/darwin/evolution.html
Oxford: http://evolve.zoo.ox.ac.uk/Evolve/Welcome.html
En itibarlı bilim dergisi, Nature(evrim için komple bir bölümü var): http://www.nature.com/evoeco/index.html
Daha tek tek yazamayacağım yüzlercesi. Bütün bunların karşısında ne koyuyorlar önümüze HY! :)
Evrim vardır yoktur, tartışmasına girmem. HY'nin itibarı zaten sıfırın altındadır. Okusun o da öğrensin bana ne! Evrimi samimiyetle merak edene bildiğim kadarıyla anlatmaktan mutlu olurum.
demir_tunc
09-07-2009, 17:25
bunlar ara fosil deyince ara fosil olmuyor ki. bir tanesi hakkında bana detaylı yaz ara fosil olduğuyla ilgili. mesela ilki Tiktaalik rosae neden ara fosil. ne özelikleri var. nerden ara fosil oldğu kanaatine varıldı. açıkla hep birlikte öğrenelim. sadece bi tanesini açıkla kabul edicem diğerlerini istemicem söz.
burda bir arafosil göremiyorum. iki mükemmel kafatası var. iki mükemmel canlının birbirine bir anda dönüşmesi için böyle bir mekanizma olması gerekiyor. dna da bir anda değişiklik gerekiyor. dna yı değiştiren tek şey mutasyonlar. ve mutasyonların da böyle bir etkisi olmadığı biliniyor. bu kafataslarından hangisi birbirine evrilmişse daha önceinin dna sına ne olmuş ki diğerine dönüşmüş bunu söyleyebilir misiniz? eğer o dna ya ne olup da diğer canlıya dönüştünü açıklayamıyosanız buna ara form diyemezsiniz. hadi bakalım.
Demir tunç, bir anda dönüşmek diye birşeyin söz konusu olmadığını kaç kişi söylerse ikna olacaksın bilemiyorum. Yok böyle bir şey.
Ara geçiş formundan anladığın form Tanrı Pan gibi birşeyse zaten sana evrimi anlatmak da mümkün değil.
Dünyanın en saygın üniversitelerinin konu hakkındaki linklerini vermişler. Sen okso-fortta prof musun? Biyoloji, jeoloji v.s.'de ihtisasın mı var?
Zannedersem, nasıl ki biz kur'an'ı düzinelerce ilmi yalayıp yutmadan anlayamıyorsak (size göre) sizin de evrimi birkaç düzine bilimi hatmetmeden anlamanızın imkanı yok.
Grip aşısı niye her yıl yenilenir, bilgin var mı? Grip virüsü ne oluyor da önceki yılın aşısıyla sonraki yıl etkisiz hale gelemiyor?
Ascendent
09-07-2009, 21:00
Michigan Eyalet Üniversitesi'nden biyolojist Richard Lenski'nin 25 yıldır üstlenmiş olduğu deney halen devam etmektedir ve evrimi kanıtlamasından öte onunla ilgili bilgilerin pekiştirilmesine, daha fazla şeyleri anlayabilmemize olanak sağlamaktadır. İngilizce bilen arkadaşlar bu konudaki "A new step in evolution" adlı yazıyı okuyabilirler.
Link: http://scienceblogs.com/loom/2008/06/02/a_new_step_in_evolution.php
Bazı kullanıcıların bu yazıya yaptığı yorumları cevaplandırmış Richard Lenski.
Link: http://scienceblogs.com/loom/2008/06/05/e_coli_evolution_followup.php
Bilmeyenler için ben deneyi ve ne hakkında olduğunu kısaca özetleyeyim. Bir düzine E. coli adlı bakteriyi içinde besin ve su olan deney kaplarına koyuyor ve her gün bir miktarını alıp başka bir düzine deney tübüne naklediyor.25 yıldır bu işi tekrarlayan Lenski'nin bakterileri tercih etmesinin sebebi onların çok daha hızlı türemesi. En baştaki bakteriyle bugünkü mevcut bakteri arasındaki karakteristik farklılıkları da fosil oluşturarak ölçüyor .Evet fosil oluşturmak yanlış okumadınız. Yaptığı şey bir deney tüpünü dondurmak ve işte size bir yapay fosil. Ardından karşılaştırmaları yapıyor. Bakterilerin bu yapay deney ortamında hayatta kalabilmek için nasıl evrim geçirdiğini,bir jenerasyon bakteriyle diğer jenerasyon bakterinin DNA'larında meydana gelen farkları adeta zamanı hızlandırarak görebiliyorsunuz. Verdiğim linkte çok daha ayrıntılı bilgiler yer alıyor.
Bunun yanı sıra internetten ücretsiz okuyabileceğiniz BBC Knowledge dergisinin 2009/Nisan sayısında "Evolution in action" adlı makale (sayfa 42) de aynı deneyden bahsediyor fotoğraflarla, grafiklerle ve daha da ayrıntılı açıklamalarla.
Link: http://www.nxtbook.com/nxteu/BBC/knowledge_200904/#/0
Ortada oldukça fazla kanıt var.Bunu söylemek istemezdim ama sizler papağan gibi ortada kanıt yok kalıbını kullanıp duruyorsunuz.Çünkü sadece birbirinizi dinliyorsunuz.Aslında bir gözlerini açıp kanıtlara bakabilseniz göreceksiniz. Bana diyeceksiniz ki bana bir türden öteki türe geçişteki kanıtı göster.Git ve modern paleontoloji laboratuvarlarına ve müzelere bir bak,paleontolojistlerle konuş.Ordaki kanıtların mükemmelliğine bak.Evrimin kanıtı yok diyorsun dur sana göstereyim.Fosillerle başlayacağım.Şu anda dünyadaki müzelerde tarihlenmiş,belgelenmiş ve türler arasındaki ilişkileri analiz edilmiş milyonlarca fosil var.Zamana döküldüğünde aralarındaki anatomik bağlantılar sadece evrimle açıklanabiliyor.Tüm hayat büyük bir aile ağacıyla birbirine bağlı.Fosiller hayat formlarının bu ağactaki ayrı dallar şeklinde bireysel olarak, zaman içinde nasıl değiştiğini gösteriyor.
http://img269.imageshack.us/img269/4636/52662899.jpg
http://img269.imageshack.us/img269/2325/50623288.jpg
http://img269.imageshack.us/img269/6901/61808202.jpg
http://img269.imageshack.us/img269/5383/42004450.jpg
http://img269.imageshack.us/img269/8445/60163163.jpg
http://img269.imageshack.us/img269/7066/90019577.jpg
Şu kafataslarına bakın.Şempanze gibi bir türden günümüz insanına evrim geçirdiğimiz için atalarımızın beyinlerinin son 3 milyon yıl içinde ne kadar büyüdüğünü gösteriyor.
Ama bunlardan daha ikna edici bir kanıt var.Yaşayan her canlının her hücresinin içinde 4 kimyasal maddelik bir kod var: DNA.
Bugün gelişmiş araçlar DNA'ları sıfır hata payıyla analiz edip karşılaştırabiliyor.Yani Darwin'in evrim teorisi test edilebilir.Peki sonuç nedir? Tahmin edebileceğiniz gibi sonuç fosilleri doğrulamaktadır.DNA bütün hayatı kodlara bağlar. Ve iki tür fiziksel olarak birbirine ne kadar yakınsa kodları da o kadar benzerdir.Bazı dinci insanlar bunları bilmiyorlar.Ama bazıları da biliyor ve onların stratejileri çok daha acayip: tanrıyı bu bilimsel sonuçlara bağdaştırmak.
Son söz olarak kendi vücutlarımızda da bulunan bazı küçük örnekler göstermek ve birkaç bilim adamının sözlerine yer vermek istiyorum. Vücutlarımızdaki işlevsiz organların varlığı gerçekten büyük bir tartışma konusu ve sadece bu bile evrimin olduğu yönünde başlı başına büyük bir kanıt bana kalırsa. Yine bu konuda bir arkadaşın bahsettiği gibi 20'lik dişlerimiz, apandist, ayaklardaki serçe parmaklar ve daha nicesi. Peki ya yüzlerce metre suyun altında yaşayan ve göz yerine belli belirsiz göz çukurları olan balıklara ne demeli? Bunlardan bir tanesi mesela Kör Meksika balığı (latince Astyanax Fasciatus Mexicanus).Bu balığın göz çukurları benzer balık türlerinin gözlerinin olduğu noktada ama içinde göz yok çünkü o kadar derinde güneş ışığı yok. Dolayısıyla gözden vazgeçip başka bir yöntem geliştirmiş etrafını algılayabilmek için. Biraz etrafımıza baksak gerçekten de inanılmaz kanıtlar bulabiliyoruz.Bilim adamı olmamıza gerek yok.Çünkü evrim bizi,hayatımızı anlatıyor.Burda hepimiz bir oyuncuyuz.
Harvard Üniversitesi araştırmacılarından Howard Berg diyor ki: "Evrimin temelindeki düşünce mükemmel,güzel ve yalın.Özünde şu yatıyor; etrafta dolaşıyor ve birşeyleri değiştiriyorsunuz.Sonra,'Bu benim hayatta kalmam yönünden bir yarar sağladı mı,sağlamadı mı?' diye soruyorsunuz.Sağlamadıysa o bireyler ölüyor ve bu düşünce kayboluyor.Eğer başarılıysa bireyler başarı sağlıyor.Çevrede dolaşmayı ve gelişmeyi sürdürüyorsunuz.Olağanüstü güçlü bir teknik."
Yazmam epey vaktimi aldı.Sonuna kadar okuyabilen herkese teşekkür ederim.
-Çağan
demir_tunc
09-07-2009, 21:38
grip virüsü kodunu değiştiriyor. fakat bunu dna sındaki bilgille yapıyor. dna sına yeni bilgi eklenmiyor. evrim için dna ya yeni bilgi eklenmesi lazım. mesela kurbağalar suda bailayıp karaya çıkıyor. ama bunun tamamı dna sında var. sudayken mutasyona uğrayıp karaya çıkmıyor. bir an dönüşme yok demişsin tamam ben de öle bişey demedim. yavaş yavaş dönüşme nasıl oluyor. mutlaka bir harf dahi olsa dna da değişliklik olmalı. bu değişlik nasıl oluyor da faydalı olabiliyor. ve bu değişikliğe kim karar veriyor.
Ascendent
09-07-2009, 22:02
gösterdiğim kanıtlara tek tek cevaplar bekliyorum demir_tunç. karşılıklı tartışma şeklinde konuyu devam ettirelim.
demir_tunc
09-07-2009, 23:02
kanıt göremiyorum ben. kafataslarını boyutlarına göre sıralamak bir kanıt deil. bunlar arasında nasıl bir geçiş olmuştur ve bunların boyutları haricinde gelişmilik olarak birbirinden farkı nedir. evrim canlılar yavaş yavaş büyümüştür mü diyo ? böle bişey duymadım.
Sevgili demir tunç tamam evrim yalan hiç bir ara geçiş yok ( ara geçişten ne anladığın sorumada hala cevap vermedin). Bana şu sorunun cevabını ver Adem ne zaman yaratıldı?
demir_tunc
09-07-2009, 23:06
arageçiş formu iki canlı arasındaki oluşan herhangi bir canlı. ama yarısı bir canlı yarısı diğer canlı demiyorum. Hz. Adem in ne zaman yaratıldığını nerden biliyim ben. ama il insan milyonlarca sene öncesine dayanıyor sanıyorum. milyon yıl önce yaratılmış olabilir. Kuran da buna dair bir bilgi yok.
Ascendent
09-07-2009, 23:14
kanıt göremiyorum ben. kafataslarını boyutlarına göre sıralamak bir kanıt deil. bunlar arasında nasıl bir geçiş olmuştur ve bunların boyutları haricinde gelişmilik olarak birbirinden farkı nedir. evrim canlılar yavaş yavaş büyümüştür mü diyo ? böle bişey duymadım.
Hayır elbette öyle birşey duymadın çünkü öyle birşey yok. Çünkü çarptırıyorsun.Ateistleri hiçbir iddiana cevap vermeyip kelime oyunları yapmakla suçlarken aynı hokkabazlığı sen yapıyorsun. Gayet de iyi biliyorsun ki burda anlatılmak istenen kafanın büyümesi değil, içindeki beynin gelişmesi. İlkel bir primatla günümüz insanının sahip olduğu bilgi farkını destekleyen bir örnek.
Sana anlatıyorumhala nasıl bir geçiş olmuştur diyorsun. Bak bunlar karbon 14 yöntemi kullanarak yaşları hesaplanan fosiller ve DNA'ları tesbit edilmiş.Birbirleri arasındaki bağ ortaya çıkartılmış. Yani buna anti tez olarak kullanabileceğin hiç birşey yok.
Ascendent
09-07-2009, 23:18
Bu arada Richard Lenski'nin deneyine hala cevap vermedin. Ben muhtemelen vereceğin cevabı da yazayım da.
"Bu mutasyondur.Mutasyon bir canlının DNA'sına yeni birşey eklemez.Bu zaten canlının DNA'sında mevcuttur."
Hayır canlının DNA'sı değişmiştir ve bu aynı bilim adamı tarafından da ispatlanmıştır.
Tamamda yukarda gösterilen ara geçişleri kabul etmiyorsun. Neye dayanarak ara geçiş değil diyorsun?
Bak Muhammed efendinin hadislerine ordan Ademin 6-7 bin yıl önce yaratıldığını söylediğini görürsün.
http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=2438
milomanara
09-07-2009, 23:39
Evrim hızla mürekkep yalamışların anlayabileceği bir olgu olmaktan çıkıyor. BBC'de yayınlanan David Attenborough'nun Darwin'in Yaşam Ağacı isimli belgeselinde ara-form örnekleri verilmiş. sonbaharda da Dawkins'in yeni kitabı geliyor. Bunun gibiler kaçacak delik bulabilecekler mi bakalım...
Evet EDİT, aşağıdaki videoyada yap yorumlarınıda nasıl kıvırdığını dinleyelim hep beraber...
http://www.youtube.com/watch?v=Y2r-d0SVq4c
demir_tunc
10-07-2009, 00:00
beyinin geliştiğini nasıl anlıyosun. yumuşak dokular fosilden anlaşılmazki. espiri herhalde bu. bir de bu deil canlılar nasıl birbirne dönüştü. bun cevaplayın.
hadislerde kurana aykırı çok şey var. Dediğim gibi 6-7 bin gibi bir bilgi Kuran da yok. o yüzden onu delil getiremezsiniz. hadi Kuran dan bilime aykırı veya çelişkili bir şey söyleyin.
bir de araform var diyenler dawkinsin anlatımında da izledim ara form getirene eski parayla 10 trilyon veriliyo. bu evrimciler çok mu zengin. anlamadım. götürüp alsınlar paralarını.
Ascendent
10-07-2009, 00:20
beyinin geliştiğini nasıl anlıyosun. yumuşak dokular fosilden anlaşılmazki. espiri herhalde bu.
beynin geliştiğini sinir hücrelerinin sayısının artmasıyla anlarsın. sinir hüclerinin sayısının artmasıyla beynin kapladığı alan doğru orantılıdır.
bir de bu deil canlılar nasıl birbirne dönüştü. bun cevaplayın.Videoda anlatıyor canlıların nasıl dönüştüğü.
Taş üzerinde izi olan canlının (Archaeopteryx) hem tüyleri var ama aynı zamanda bugüne kadar hiçbir kuşta görülmemiş bir şekilde kanatlarının önünde pençeleri varmış.Dahası bir gagaya değil üzerinde dişler bulunan bir de çenesi varmış.Demek oluyor ki yarı sürüngen yarı kuş. Daha açık anlatmamı ister misin?
demir_tunc
10-07-2009, 00:28
anlatmamışsın ki . ben bunlar birbirine nasıl dönüşüyo diyorum. sen demekki böyle diyosun. bunları birbirne çeviren mekanizma nedir. bunlar ayrı ayrı varedilmiş diyorum ben. sen diyosun birbirne dönüşmüş. birbirine dönüştüren mekanizma nedir? ben onu soruyorum. mekanizma açıklanmadan atmakla olmaz. ben de kediler dinozorlara dönüşmüştür derim o zaman. bana hiç bişey diyemezsin. nasıl dönüştüğünün açıklanması lazım. yoksa dönüştü denilemez. kapişş?
milomanara
10-07-2009, 00:30
O yapıştırmadan ben HY saçmalıklarının önünü alayım, Bir blog'da (http://us.geocities.com/harunyahyagercegi/yanit2.html) arkadaşın biri HY kaynaklarla dökümünü yapmış.
*** Evrimcilerin surungenlerden kuslarin gecisleri icin verdikleri ornek olan Archaeopteryx, bir gecis canlisi degildir! Archaeopteryx kus olarak yaratilmis bir kustur!
YANIT: Gerek BAV ve Harun Yahya, gerekse diger bilimsel yaratiliscilar Archaeopteryx ile ilgili pek cok gercegi cok carpitmislardir. Oncelikle Harun Yahya ve grubu, Archaeopteryx'den bahsedebilecek bir bilgi ve egitim birikimine sahip degildirler, zaten yazdiklari da bunu gostermektedir; ayrica Archaeopteryx ile ilgili pek cok gercegi yalan soyleyerek, ve bilimsel ilkeleri perisan ederek carpitmaktadirlar. Cunku Archaeopteryx'in surungenlerden gelisen bir kus oldugu hipotezini destekleyen bulgular, bilimsel yaratiliscilara buyuk darbeler vurmaktadir. Bilimsel yaratiliscilara gore Archaeopteryx veya diger hic bir surungen kusa evrimlesmemistir, sadece kus olarak Tanri tarafindan yaratilmistir (1, 2). Halbuki paleontoloji ve kuslarin evrimi ile ugrasan bilim insanlari icin gerek Harun Yahya'nin, gerekse ABD'li bilimsel yaratiliscilarin soylediklerinin hic bir bilimsel ve akilci degeri, bilimsel destegi yoktur! (3, 4, 5, 6, 7). Dunya'daki tum biyoloji, ornitoloji ve paleontoloji otoriteleri ve bilimcilerinin birlestigi bir nokta vardir: Kuslar, birden fazla ortak ata-surungenden evrimleserek, kus haline milyonlarca yilda gelmislerdir; fakat bu ortak atanin Protoavis mi oldugu, Archaeopteryx mi oldugu yoksa her ikisinin de farkli ortak atalardan mi farklilastigi kesinlik kazanmamistir. Ama kesinlikle Archaeopteryx surungenlerden kuslara bir gecis hayvanidir. Isin komik yonu, Harun Yahya, asagida verilen ve kendi fikirlerini curuten bazi referanslari sanki kendi fikirini kanitlayan bilgiler gibi sunmakta, bilimde ve referans verilisinde buyuk bir sahtekarlik yapmaktadir. Binlerce bilimsel makaleye gore, Archaeopteryx bir surungen, bir dinozordur, cunku:
1) Archaeopteryx iskelet sisteminin yapisi acisindan dinozorlara cok yakindir. Comsognatus (ve diger Theropoda dinozorlar )gibi iki ayaginin uzerinde, one egilimli durmaktadir. Tum iskelet sistemi, kuslardan farklidir ve bir dinozora benzemektedir. 2) Archaeopteryx'in diger kuslarin aksine agzinda dinozor disleri mevcuttur ve cene yapisi dinozorlara benzemektedir. 3) Archaeopteryx'in 23 kuyruk vertebrasindan olusan kuyrugu hic bir kus turunde yoktur. Bu kuyruk, Triassic ve Jurassic donemlerde gorulen kuyruklu ucan Saurianlada mevcuttur. Bu kuyruk hayvanin ucmaya calisirken veya kosarken ani yon degistirmelerine yardimci olmaktadir. Modern kuslarda bu kuyruk ufalmis ve tek kemige donusmustur. 4) Archaeopteryx'in agirlik merkezi ve kanat iskelet yapisi tum diger kuslardan farklidir, bu Archaeopteryx'in bildigimiz kuslarin uctugu kadar rahat ucamayacagini kanitlamaktadir. 5) Bilinen 6 Archaeopteryx iskeletinde (Harun Yahya'nin iddia ettigi minik bir sternuma sahip hayvanin 7. Archaeopteryx olup olmadigi tartismalidir, (3), sternum mevcut degildir; olsa bile cok kucuk olma ihtimali vardir. Halbuki kuslardaki FURCULA (lades kemigi) denen kemik yapisi onlarin ucmayi saglayan guclu kaslarinin tutulmasini mumkun kilmaktadir. 6) Surungenlerde ayaktaki metatarsal kemikler birbirinden ayridir, modern kuslarda bu metatarsal kemikler tek kemik olarak kaynamistir. Archaeopteryx'den once olusmus ve anatomik olarak Archaeopteryx'e cok benzeyen, Compsognatus'da ayaktaki metatarsallar ayridir, Archaeopteryx'de ise bu metatarsallar kaynamistir, yani Archaeopteryx ayak metatarsal kemikleri acisindan kus ile surungenler arasindabir yerdedir. 7) Archaeopteryx'in ayaklari Theropoda dinozor atalarina benzemektedir, uc uzun ayak parmagi , bir de geri giden kisa parmak. 8) Archaeopteryx'in kanatlarinda hic bir kusta olmayan dinozor penceleri mevcuttur; bir tek Hoatzin kusu isimli bir kusun gelisim evresinde kisa bir sure icin kanat penceleri olusur (Hoatzin kusu icin asagiya bakiniz). Kuslarda on kol kemikleri birlesmis ve kaynamistir ve bunlar kanatlara tutunur; Archaeopteryx'de ise kanatlarin ucunda dinozor penceleri vardir. 9) Archaeopteryx'deki pektoral kaslar, dinozorlarda, surungelerde oldugu gibi ince gastral kaburgalara tutunmaktadir. 10) Iyi ucucu kuslarda hava kesecikleri, akcigerlerden kemiklere kadar uzanip tutunurlar, boylece ucus sirasinda harcanan enerjinin saglanmasi icin, oksijen gereksinimini karsilanmis olur. Archaeopteryx'de hava kesecikleri olmadigi gosterilmistir; yani Archaeopteryx iyi ucucu bir kus degildir. (Not: bu konudaki bazi resimler icin "Uctu Uctu Dinozor Uctu" isimli yazinin resimlerine bakini
Archaeopteryx'de kuslarda olan ozellikler de vardir: 1) Kuslardaki kemiklerin buyume merkezi uclardadir; surungenlerde ise bu kemigin merkezindedir. Archaeopteryx'de bosluklu kemige ait bir ize rastlanmamistir. 2) Archaeopteryx'in penceli kanadinda ve kuyrugunda tuyler vardir, bu da onu surungenlerden ayiran ve kuslara yaklastiran bir ozelliktir. 3) Archaeopteryx'in tuyleri asimetrik ve aerodinamik bir yapi gosterir. Deve kusu, hindi gibi ucma yetenegini yitirmis kuslarda ise tuyler simetrik yapidadir. Bu ozelligi ile Archaeopteryx ucabilen kuslara daha yakindir. Bu ozelliklere gore, bilimsel ilkeler isiginda Archaeopteryx bir surungendir, ama kus ozellikleri tasiyan bir gecis surungenidir. Ya da soyle de denebilir, Archaeopteryx, kendi doneminde hem kus ozellikleri hem de surungen ozellikleri tasiyan, kusun atalarindan birisidir. Tabii, kuslarin olusumu milyonlarca yil surmustur, pek cok diger surungen kus mevcuttur, bunlarin hepsinin birden fazla ortak atasi olabilir. [1)Harun Yahya, "Evrimcilerin Yanilgilari", sayfa: 13-20 2)Harun Yahya, "Evrim Aldatmacasi", sayfa:22-24 3)Pat Shipman, "Taking the Wing: Archaeopteryx and the Evolution of Bird Flight", A Touchstone Book, 1999, 4) Kevin Pedian and Luis Chiappe, "The Origin of Birds and their flight", Scientific American, February 1998, Sayfa:38-47. 5)Peter Wellnhofer, "Archaeopteryx", Scientific American, May 1990 sayfa:70-77. 6) Kevin Pedian,"Early Bird in Slow Motion", Nature, August 1996, 382: 400-402. 7)Alan Feduccia, "The origin and evolution of birds", 1996, Yale University Press
*** Evrimciler Archaeopteryx'in kanatlarinda pencelerinin olmasinin onu dinozora benzettigini soylemektedirler, halbuki bugun, kanatlarinda penceleri olan baska bir kus vardir. Hoatzin kusu buna ornektir. Oyleyse Evrimciler yanilmaktadirlar.
YANIT: Hoatzin kusu hakkinda soyledikleri Harun Yahya'nin ve yaratiliscilarin gerek genel biyoloji konusunda gerekse, Hoatzin kusu konusunda ne kadar cahil olduklarini ve gercekleri ne kadar carpittiklarini gostermektedir. Hoatzin kusu Guney Amerika'nin yagmurlu ormanlarinda yasayan yaklasik 50- 60 cm uzunlugunda bir kustur. Yumurtadan yeni cikan Hoatzinlerde kanadin ucunda pence oldugu icin, uzun sure Hoatzinler belirli bir siniflamaya konulamamislardir (1, 2). Geleneksel olarak, Galliformes grubuna konmus olsalar da, oncelikle Archaeopteryx gibi kotu ucan bir kus cinsidir, buyurlerken uzun sure ucamazlar; sindirim sistemleri tamamen diger kuslardan degisiktir. DNA analizleri, Cuculidea isimli bir cesit guguk kusuna daha yakin olduklarini gostermistir. Yumurtadan cikan yavrularda kanatlarda bulunan penceler bir sure sonra yokolurlar ve tuylere donusurler. Biyologlar ve ornitologlar icin Hoatzin, kusu gunumuzde yasayan ve Archaeopteryx'e gelisim sureci icinde bazi benzerlikler gosteren nadir kuslardan birisidir ve Archaeopteryx'den sonra bazi dinozor-kuslarin evrimlesmesinden gelismis olabilir. Ozellikle kanatlardaki pencelerin yavrularda olmasi ve bunun erginlikle yokolmasi, Hoatzin'de kanatlarda -yavruyken de olsa- pence gelistirebilme yetenegi oldugunu gostermektedir. Bu ornek Archaeopteryx'e bir acidan yakinligi olan tek ornektir ve Archaeopteryx"in kuslara evrimlesmekte olan bir dinozor olma hipotezini ortadan kaldirmaz aksine, guclendirir.[ 1) Pat Shipman, "Taking the Wing: Archaeopteryx and the Evolution of Bird Flight", A Touchstone Book, 1999 sayfa: 195-197. 2) Hedges SB et al, "Pylogenetic relationship of the hoatzin, an enigmatic South American Bird"Proceedings of National Academy of Sciences, 92:11662-11665, 1995
*** Evrimcilerin Archaeopteryx ile ilgili iddialari Archaeopteryx"ten 75 milyon yi daha yasli PROTOAVIS isimli kus tarafidan curutulmustur. Dolayisiyla Archaeopteryx kuslarin atasi degildir, cunku kendisinden eski kuslar da vardir !
YANIT: Evrimciler hic bir zaman kuslarin atasi tek bir yaratiktir dememislerdir. Bu yaklasimda nasil seriatcinin ya da bilimsel yaratiliscinin bilimsel bilgiyi kendi istekleri dogrultusunda carpittigi gorulmektedir. Kuslarin birden cok atasi vardir, Archaeopteryx tesadufen bulunan atalardan birisidir. Archaeopteryx bundan 150 milyon yil once yasamistir, ama ondan onceki 100 milyon yil icinde kuskusuz ki, pek cok surungen ve dinozor turu, hem memelilere hem de kuslara evrimlesmelerini surdurmuslerdir; hic unutulmamasi gereken surelerin milyon yillarla ifade edilmesidir; Homo sapiens'in ve yakin atalarinin 50 000 yil -1 milyon yil once evrimlestigi goz onune alinirsa ve bir milyon yillik bir surenin ne kadar uzun oldugu hatirlanirsa, bu evrim imkansiz degildir. Protoavis, Archaeopteryx'ten 75 milyon yil once yasamistir; cok parcali bir iskeleti vardir, ama kuslara Archaeopteryx'ten daha fazla benzemektedir; fakat bir dinozor kustur. Ama bu bilgi kuslarin surungenlerden evrimlestigi hipotezini curutmez, sadece guclendirir. Cunku bu demektir ki, en az 225 milyon ile 150 milyon yil once, kuslara ve surungenlere benzeyen yaratiklar vardi; ve 65 milyon yil once dinozorlar yokolana dek, en az bir 160 milyon yil evrimlesmeyi surdurduler. Bu evrimlesme icinde Sinosauropteryx (surungenlere yakinlik), Velaciraptor ( uzun kapici kollar), Iberomesornis (guclu kanatlar, omuzdan goguse inen kemikler, yerden yukselme yetenegi), Enantiornithes ( iskelette daha fazla kaynama, alula ve artmis ucus yetenekleri), Aoalulavis (alula ve ucus yetenegi) ve daha pek cok dinozor iskelet yapisina sahip, dinozor dislerine, pencelerine ve baska ozelliklerine sahip dinozor kus evrimlesmesini surdurmustur. [1)Pat Shipman, "Taking the Wing: Archaeopteryx and the Evolution of Bird Flight", A Touchstone Book, 1999, 2)Kevin Padian and Luis Chiappe, "The Origin of Birds and their flight", Scientific American, February 1998, Sayfa:38-47. 3)Peter Wellnhofer, "Archaeopteryx", Scientific American, May 1990 sayfa:70-77. 4) Kevin Pedian,"Early Bird in Slow Motion", Nature, August 1996, 382: 400-402. 5) Alan Feduccia, "AThe origin and evolution of birds", 1996, Yale University Press.]
milomanara
10-07-2009, 00:43
beyinin geliştiğini nasıl anlıyosun. yumuşak dokular fosilden anlaşılmazki. espiri herhalde bu. bir de bu deil canlılar nasıl birbirne dönüştü. bun cevaplayın.
hadislerde kurana aykırı çok şey var. Dediğim gibi 6-7 bin gibi bir bilgi Kuran da yok. o yüzden onu delil getiremezsiniz. hadi Kuran dan bilime aykırı veya çelişkili bir şey söyleyin.
bir de araform var diyenler dawkinsin anlatımında da izledim ara form getirene eski parayla 10 trilyon veriliyo. bu evrimciler çok mu zengin. anlamadım. götürüp alsınlar paralarını.
Bak arkadaşım, anlaman biraz zor görünüyor ama biz deneyelim. Aşağıdaki videoda deniz anası geni aşılanan farenin nasıl parladığını göreceksin. Yani DNA canlılar arası evrensel bir koddur. DNA yapılarına bakarak hangi canlının hangi canlıyla daha çok ortak gen içerdiğini bulabiliyoruz. Dolayısıyla tüm canlıların hangi akrabalık derecesiyle birbirine bağlı olduğunu, hangisinin tür hangisinin alt-tür olduğunu anlıyoruz. Tavukda inaktifleşmiş diş geni olması, tavuğun dişleri olan atasından geldiğini gösterir yoksa tavuk ne yapsın dişi?
Bir diğeri, anatomik benzerlikler. Balinanın yüzgeci içindeki kemiklerin bir kol şeklinde olmasının ne anlamı vardır? Bir anlamı yoktur, sadece bize balinanın bir zamanlar kollarını kullanan bir canlı olduğunu gösterir. Her canlı bir diğeri ile araformdur ve genetik akrabalığı ölçüsünde, anatomik olarakda benzerlikler taşır.
Bilim nasıl kayaların yaşını milyonlarca yıl öncesine dönük tespit edebiliyorsa, canlıların değişim mekanizmasını da çözmüştür/çözmektedir. Dağlar oluştuğunda bilimadamları ortalıkda yoktu ama nasıl oluştuğunu geliştirdikleri tekniklerle açıklarlar. Bir daha dağ oluşturun yoksa inanmam mı diyeceksin?(diyeceksin gibi geliyor ama, hadi bakalım...)
Tuzağa düşme. Aklını kullan...
http://www.youtube.com/watch?v=s1wnKzRR03I
demir_tunc
10-07-2009, 09:20
Arkadaşlar sorumu kimse anlamıyor sanırım. birbiri arasındaki bağ kanıtlanmış falan var diyorusunuz. Allah canlılığı aynı yapıdan yaratmış birbirine benzemesi normal. mesela nokia nın iki ayrı telefonu olsa ama özellik olarak birbirine çok benzese siz bunlar biribirine çok benziyo sonraki model diğerinden dönüşmüş mü dersiniz. yoksa bunlar ayrı ayrı yapılmış mı dersiniz. (gerçi size belli olmaz :) ) benim sorduğum soru bu canlılar nasıl birbirine evrimleşmiş bu mekanizma nedir. dna nın keşfiyle neo darwinizm kuruldu ve bunu açıklamaya çalıştı ama hezeyandan başka birşey olmadı. şu an evrimciler bu mekanizmayı açıklayamıyor. siz de bu yüzden cevaplayamıyorsunuz sorumu. dna ya ne oluyor da bir sürüngen yavaş yavaş kuşa benzemeye başlıyo ve milyonlarca senede kuş oluyor. dna ya olan şeyi soruyorum. nedir bu mekanizma. çok net soru aslında. ama cevabı olmadığı için siz de anlayamıyorsunuz. size de hak veriyorum durumunuz zor. richard hocanız da açıklayamıyo siz nasıl açıklıcaksınız. :)
milomanara
10-07-2009, 10:44
Arkadaşlar sorumu kimse anlamıyor sanırım. birbiri arasındaki bağ kanıtlanmış falan var diyorusunuz. Allah canlılığı aynı yapıdan yaratmış birbirine benzemesi normal. mesela nokia nın iki ayrı telefonu olsa ama özellik olarak birbirine çok benzese siz bunlar biribirine çok benziyo sonraki model diğerinden dönüşmüş mü dersiniz. yoksa bunlar ayrı ayrı yapılmış mı dersiniz. (gerçi size belli olmaz :) ) benim sorduğum soru bu canlılar nasıl birbirine evrimleşmiş bu mekanizma nedir. dna nın keşfiyle neo darwinizm kuruldu ve bunu açıklamaya çalıştı ama hezeyandan başka birşey olmadı. şu an evrimciler bu mekanizmayı açıklayamıyor. siz de bu yüzden cevaplayamıyorsunuz sorumu. dna ya ne oluyor da bir sürüngen yavaş yavaş kuşa benzemeye başlıyo ve milyonlarca senede kuş oluyor. dna ya olan şeyi soruyorum. nedir bu mekanizma. çok net soru aslında. ama cevabı olmadığı için siz de anlayamıyorsunuz. size de hak veriyorum durumunuz zor. richard hocanız da açıklayamıyo siz nasıl açıklıcaksınız. :)
Ya arkadaşım senin klavyenden çıkanı gözün görüyor mu? Bu canlılar nasıl bir birine değişmiş sorusu zaten bütünüyle evrimin konusu. Otur oku! Evrimin işleyişi üzerine yüzbinlerce makale, yayın, belgesel var. Ne diyoruz, birikimli olasılıklı doğal seleksiyonla evrim. Tüm canlıları yaratan tanrın her birini başka zaman dilimde yaratıp 99%'unu beğenmemiş ve dünya üzerinden kaldırmış. Bunun nasıl olduğunu anlatan tonlarca kanıta rağmen dönmüş, jeologlara dağ oluşturun göreyim der gibi, anlamsız sorular soruyorsun. Yeni tür oluşumu gözlemleri (http://www.talkorigins.org/faqs/speciation.html)'ne bakarsan, tanrının hala işin başında olduğunu, yeni türler yaratmakta olduğunu göreceksin! Yoksa tanrı değil mi o? Oku, öğren gel anlamadığın yeri sor. Kimse sana bütün mekanizmayı, bütün evrimi baştan anlatamaz. Hele ki sen zaten öğrenme niyetinde değilsin. Derdin muhteşem! biyoloji, antropoloji, paleontoloji, taksonomi bilginle evrimin olmadığını gösterip nobel almak. Bizle de kafa buluyorsun burada! Hadi canım, hadi...
Genel bir fikir versin diye senin seviyene uygun bir video veriyorum aşağıda:
http://www.youtube.com/watch?v=faRlFsYmkeY
En el hak
10-07-2009, 11:08
amilomanara abim;
sorular ne kadar basit ve ard niyetli olsada cevapsız bırakmamanı istiyorum,demirin niyetinin eksiklerini gidermek ve birşeyler öğrenmek olmadığı aşikar,fakat benim gibi konu hakkında daha çok eksikleri olan arkadaşlar var ve inanın bana yazdıklarınız büyük katkı sağlıyor.çok teşekür edrim,saygılar bizden
demir_tunc
10-07-2009, 13:26
Yine cevap yok. doğal seleksyonun evrimleştirici bir gücü olmadığını evrimciler de kabul ediyor.
doğal seleksyon dna da bir deşiiklik meydana getiriyor mu?
bu sorumu cevaplayın. anlatıldı demek cevap değilki. anlatılan şeylerin tamamı hikaye dna da değişikliğe neden olan mekanizmayı soruyorum. mutasyon haricinde dna da değişim gerçekleştiren bir mekanizma olmadığı biliniyor artık. dna da değişiklik olmadan da evrim olmuyor.
sorumu cevaplayın. ?
DNA DA DEĞİŞİKLİĞE YOL AÇAN MEKANİZMA NEDİR. ?
DOĞAL SLEKSYON DEMEYİN BİR DAHA KENDİNİZİ REZİL ETMEYİN. DOĞAL SELEKSYON GÜÇLÜ VE SAĞLIKLININ HAYATTA KALMASIDIR. SAĞLIKLI CANLILAR SAĞLIKLI NESİLLERE NEDEN OLUR AMA O NESLİN BAŞKA BİR TÜRE DÖNÜŞMESİNİ SAĞLAMAZ. BUNUN İÇİN DNA NIN DEĞİŞMESİ GEREKİR.
Ascendent
10-07-2009, 13:59
dna da değişikliğe sebep olan mekanizma hücrenin kendisi zaten. her hücre bilinci olan bir varlık. dolayısıyla hayatta kalmak için kendini değiştirmesini niçin anlamıyorsun? bu değişiklikler de kalıtımla sonraki nesle aktarılıyor böylece evrim gerçekleşmiş oluyor.
milomanara
10-07-2009, 15:01
amilomanara abim;
sorular ne kadar basit ve ard niyetli olsada cevapsız bırakmamanı istiyorum,demirin niyetinin eksiklerini gidermek ve birşeyler öğrenmek olmadığı aşikar,fakat benim gibi konu hakkında daha çok eksikleri olan arkadaşlar var ve inanın bana yazdıklarınız büyük katkı sağlıyor.çok teşekür edrim,saygılar bizden
Sevgili jazz_01, faydalanmana ve beğenmene sevindim. Hatırın için devam ediyorum, yoksa bunlarla sonuçsuz, anlamsız tartışmalara girmek taraftarı olmadım hiç.
Yine cevap yok. doğal seleksyonun evrimleştirici bir gücü olmadığını evrimciler de kabul ediyor.
Büyük biyolog! Hangi evrimci demiş onu acaba?
doğal seleksyon dna da bir deşiiklik meydana getiriyor mu?
bu sorumu cevaplayın. anlatıldı demek cevap değilki. anlatılan şeylerin tamamı hikaye dna da değişikliğe neden olan mekanizmayı soruyorum. mutasyon haricinde dna da değişim gerçekleştiren bir mekanizma olmadığı biliniyor artık. dna da değişiklik olmadan da evrim olmuyor.
sorumu cevaplayın. ?
DNA DA DEĞİŞİKLİĞE YOL AÇAN MEKANİZMA NEDİR. ?
DOĞAL SLEKSYON DEMEYİN BİR DAHA KENDİNİZİ REZİL ETMEYİN. DOĞAL SELEKSYON GÜÇLÜ VE SAĞLIKLININ HAYATTA KALMASIDIR. SAĞLIKLI CANLILAR SAĞLIKLI NESİLLERE NEDEN OLUR AMA O NESLİN BAŞKA BİR TÜRE DÖNÜŞMESİNİ SAĞLAMAZ. BUNUN İÇİN DNA NIN DEĞİŞMESİ GEREKİR.
Onun için oku da gel diyoruz sana. Daha önce defalarca anlattık, yine anlatalım.
Canlının genleri üzerinde mutasyon (http://en.wikipedia.org/wiki/Mutation#Beneficial_mutations)(özellikle faydalı mutasyon örneği verdim, HIV'e dayanıklı insanlar faydalı mutasyona örnektir) ve epigenetik (http://en.wikipedia.org/wiki/Epigenetics)(bazı genlerin aktive bazılarının inhibe olması -tavuğun deactive olmuş diş geni gibi) rassal değişiklikler yaparlar. Bunu renk bazında tutarak amazon kurbağalarını örneklemiştim daha önce. Şöyle ki, kurbağanın, kolay anlaşılması için, sadece deri pigment renginin mutasyonla değiştiğini varsayalım. Aynı ortamda hem kırmızı, hem yeşil, hem mor, hem turuncu, çeşit çeşit kurbağamız olsun(elbette renkle beraber, aktive/deaktive olan deri ıslaklığı, dilin yapışkanlığı vs.. bir çok özellik vardır, ama örnek sayfalara sığmaz hepsini çeşitlersek). Şimdi mutasyon ve epigenetik işlerini yaptılar sıra kör saatçi(doğal seçilim)de; bu kurbağalardan "uygun" olanı(bakın güçlü, hızlı, yavaş, iyi gören, kötü gören demiyorum "uygun" olanı diyorum) örneğimiz renkle alakalı olduğundan, atıyorum yaşadığı çevre bodur böğürtlen bitkisi ile domine edilmiş olsun, dolayısıyla yırtıcılarından en iyi saklanan mor renkli kurbağa "uygun" olacaktır. Şimdi doğal seleksiyonun acımasız tırpanı "uygun" olmayanların üzerine savrulacak, yırtıcı bir kuş olarak, yeşili beğenmeyen karşı cins kurbağa olarak, ya da güneşin zararlı ışınları olarak uygun olmayan kurbağaları gen havuzundan atacak. Eğer başka bir coğrafi ortama geçebilen ve orada "uygun" olabilen mor dışındaki kurbağa olmazsa onların genleri doğal seleksiyonca silinecektir(yani ölecekler/nesillerini devam ettiremeyecekler). Doğal seleksiyon direk olarak canlı genlerini etkilemez elbette, ya onu komple kaldırır ya da vize verir. Böylece doğal seçilim eleğinden geçebilen genler bir sonraki adımda tekrar mutasyon ve epigenetikle yönlendirilir. Doğal seleksiyon ekleyici değil, silicidir. Bu süreç seçicinin insan olduğu evcilleştirme prosedürleri ile doğrulanmıştır. Doğa da hiç olmayan köpek türünü insan kurtları evcilleştire evcilleştire, doğan yeni canlıları istedikleri özelliklere sahip başka akrabaları ile ürete ürete bugün yüzlerce köpek türü, yediğimiz muz, güvercin türleri, Mendel'in bezelyeleri gibi canlıları oluşturmuştur. bu mantığın doğruluğunu kanıtlamakla beraber, doğanın seçici olduğu durumda oluşması beklenen ve oluşan özellikleri tokat gibi bazı kendini bilmezlerin suratına çarpmaktadır.
Daha basit nasıl anlatılır bilmiyorum. Okuduğum araştırdığımdan süzülen en yalın anlatabildiklerim bunlar. Yukarıda bir cümle ile anlattığım her konu üzerine kitaplar var. Rassallık, indirgenemez komplekslik, kerte kerte evrim...
Yapay ya da doğal seçilimi inkar etme cüretini göstermeden önce, sokakdaki köpeklere, yediğin muza bakmanı öneririm...
demir_tunc
10-07-2009, 19:06
Ascendent.
tam bir fiyasko yazdığın. Hücre bilinçli bir varlık dna sını kendi değiştiriyor ve sonraki nesle aktarıyor. Bu söylediğini evrimciler bile söylemiyor. Ne gözleme ne deneye hiçbişeyedayalı olmayan tamamen atmasyon bir cümle. Hiçbir hücre kendini değiştremez. Dna sını değiştiremez. sonradan kazandığı hiçbir özelliği sonraki nesle aktaramaz. Lamarksöylüyodu bunları dna nın keşfiyle Neo darwinizm bu yüzden orataya atıldı zaten. böyle bişeyein mümkün olmadığı anlaşıldığı için.
Milomanara
Bu anlattıkların bunu yazanların hayal gücü sadece bilimsel bir tarafı yok.
Ünlü bir evrimci olan İngiliz paleontolog Colin Patterson, doğal seleksyonla ilgili söylediği şey:
"Hiç kimse doğal seleksiyon mekanizmalarıyla yeni bir tür üretememiştir. Hiç kimse böyle bir şeyin yakınına bile yaklaşamamıştır. Bugün neo-Darwinizmin en çok tartışılan konusu da budur."
Doğal selekyonun evrimleştirici gücü yoktur. Dna de değişiklik yaşamadığı sürece bir canlıda dönüşüm olamaz. Dna da değişiklik doğal seleksyonla, milyonlarca yıl beklemeyle olmaz. Sadece mutasyonla olur.
Bu arada HIV e dayanıklı insanlar nasıl mutasyon örneğidir? İnsan mutasyona uğrayıp dna sında HIV e karşı bir mekanizma bilgisimi oluşmuştur. Eğer böyle değilse örnek olamaz.
Genel bir fikir versin diye senin seviyene uygun bir video veriyorum aşağıda:
http://www.youtube.com/watch?v=faRlFsYmkeY
bu ne bilim kendisini çizgi filmlerlemi doğrulamaya çalışıyor bilimin ilerleyebilmesi için artık çekin şu kirli ellerinizi bilimin üzerinden
bende size bi soru sorayım o zaman çizgi filmin başında tek hücre birden parçalanarak 2 hücreye dönüşüyor canımı sıkılıyorda birden kendisini bölüyor bölünme zamanına kendisi mi karar veriyor yoksa şiir yazmak için ilham gelmesi gibi birden kendisine ilham mı geliyor şimdi bölüneyim yoksa insanlık var olamicak diye mi düşünüyor aslında asıl soru şu o hücre nasıl oluştu ? ilk hücre nasıl oluştu nasıl birden bire ortaya çıktı?
demir_tunc
10-07-2009, 21:20
Hücrenin ikiye bölünme bilgisi DNA sında var. O işlemi DNA sında bilgi sayesinde yapıyor. Yoksa akıl sahibi şuurlu bir canl değil. Ne seviyesinden bahsediyorsun ? Hücre dna sındaki bilgiler dahilinde hareket edebilir ama dna sında başka bir canlıya dönüşme bilgisi yoktur. Kusura bakmayın yine olmadı.
milomanara
10-07-2009, 22:07
aslında asıl soru şu o hücre nasıl oluştu ? ilk hücre nasıl oluştu nasıl birden bire ortaya çıktı?
Evrimin konusu dışına çıkmayalım. Bahsettiğiniz konu abiyogenez (http://tr.wikipedia.org/wiki/Abiyogenez)'dir. Açarsanız ilgili bir başlık orada tartışılır.
Ünlü bir evrimci olan İngiliz paleontolog Colin Patterson, doğal seleksyonla ilgili söylediği şey:
"Hiç kimse doğal seleksiyon mekanizmalarıyla yeni bir tür üretememiştir. Hiç kimse böyle bir şeyin yakınına bile yaklaşamamıştır. Bugün neo-Darwinizmin en çok tartışılan konusu da budur."
Bana HY'den araklama zırvalarla gelmeyiniz! En azından dürüst olup kaynak gösterin! Yazıyı arakladığın yer: http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/14900/
HY bir çok bilim adamına yaptığı gibi, cımbızlama yöntemiyle önce tezatı sonra cevabı veren bilimadamlarının tezat kısımlarını alıp, gerisini göstermemekte ve insanları yanıltmaktadır. Bu yüzden, ne eğitimi gereği, ne de şu ana kadar ortaya koyduğu performansı gereği saygın bir kaynak değildir. Bu iddianın cevabını aşağıdaki sayfada bulabilirsin. Kasıtlı yanlış alıntılamasını aşağıdaki sayfada bulabilirsin, ben sana özetleyemeyeceğim. Git öğren!
http://talkorigins.org/faqs/patterson.html
Bu anlattıkların bunu yazanların hayal gücü sadece bilimsel bir tarafı yok.
Allah, allah... Bak sen... Evrim cahilleri anlasın diye masal anlatır gibi anlatıyoruz bir de bilimsel olmamakla suçlanıyoruz! Bana ne kardeşim evrimden haberin yoksa. Hangi aşamasında kaynak istediğini söyle o zaman...
Doğal selekyonun evrimleştirici gücü yoktur. Dna de değişiklik yaşamadığı sürece bir canlıda dönüşüm olamaz. Dna da değişiklik doğal seleksyonla, milyonlarca yıl beklemeyle olmaz. Sadece mutasyonla olur.
Biz duvara mı konuşuyoruz birader?Doğal seleksiyon, avcı olur, karşı cins olur, soğuk olur, sıcak olur, "uygun" genleri seçer derken duvara mı konuşuyoruz!!!!
Bu arada HIV e dayanıklı insanlar nasıl mutasyon örneğidir? İnsan mutasyona uğrayıp dna sında HIV e karşı bir mekanizma bilgisimi oluşmuştur. Eğer böyle değilse örnek olamaz.
Aynen öyle canım, HY'de bulamadın di mi bunu? :D Nasıl maymunlar HIV'e yakalanmıyorsa, aynı genetik kod'a sahip insanlar da yakalanmıyor. Mutasyon zaten DNA'da olur!!!
demir_tunc
10-07-2009, 22:26
milomanara
baya cahilsin arkadaşlarını rezil etme. mutasyonun ne olduğunu bile bilmiysun. doğal seleksyonda uygun gen seçilmez güçlü hayvan hyatta kalır. bütün bilgilerin yanlış. bu arada farzetmekle bilim olmaz deneyle olur.
milomanara
10-07-2009, 22:30
milomanara
baya cahilsin arkadaşlarını rezil etme. mutasyonun ne olduğunu bile bilmiysun. doğal seleksyonda uygun gen seçilmez güçlü hayvan hyatta kalır. bütün bilgilerin yanlış. bu arada farzetmekle bilim olmaz deneyle olur.
Sallamakla olmaz, kaynak göstereceksin...
Bak ben sana cahil diyorum ve nedenini kaynaklarla açıklıyorum. Sen de öyle yap, görülsün kimin cahil olduğu...
hadislerde kurana aykırı çok şey var. Dediğim gibi 6-7 bin gibi bir bilgi Kuran da yok. o yüzden onu delil getiremezsiniz. hadi Kuran dan bilime aykırı veya çelişkili bir şey söyleyin.
Şimdi hadisleri es geçelim güvenmediğin için. İki ayak üstünde yürüyen alet yapıp kullanabilen ateşi kontrol edebilen canlılara senin için insan diyelim. Ortalama 1.8 milyon yıldan beri dünya üzerinde var olmuş oluyoruz bu durumda. İslam derki Allah Ademe a'dan z'ye kadar herşeyi öğretti. Ademden sonrada hiç durmadan peygamberler yolladı. Tabi onlara birşeyler öğretmeden bırakmadı. Kuranda geçen hikayeler hep 3000-4000 yıl öncesine kadar gidiyor. Biraz daha büyütelim 6-7bin diyelim. Bu durumda ;
Adem 1.8 milyon yıl önce (ortalama) yaratıldıysa nasıl olurda medeniyete ait en eski kalıntılar 10bin yıl öncesine kadar gidiyor. Aradaki 1.79 milyon yılda insanlık ne yaptı?
Kuran daki hikayeler öncede dediğim gibi en iyimser bakışla 6-7bin yıl öncesine kadar yani medeniyetin gelişimi ile paralel bir şekilde başlıyor. Peki 1.79 milyon boyunca ne oldu. Ademin soyu neler yaptı?
Neden kitaplar sadece son 3-4bin yılda geldi. Ondan önce neden hiç büyük kitap gelmedi?
demir_tunc
10-07-2009, 23:17
miomanara;
daha fazla dillendirme bence iyice rezil olmadan. ben diyorum ki. 2+2=4 sen diyosun ki delil göster. aman doğal seleksyonun ne olduğunu ortaokul çocukları bile biliyo.
ki- adi;
Allah hz. Adem e a dan z ye herşeyi öğretti diye bir ayet yok. Kelimeleri öğretti diye bir ayet var. yanlş bilgi. ne zaman ne meniyet olduğu bilinmiyor. çok eskiler de de teknoloji olmuş olabilir. kabataş vs. bilgilerin tamamı varsayımlardan ibaret. net olaylardan konuşalım. evrime delil gösterin mesela. Allah neden bunu böyle yapmış sorusunu sormayın çok komik oluyo. bu bir delil değil çünkü.
http://turandursun.blogspot.com/
En el hak
10-07-2009, 23:45
Cahil ile sohbet etmek güçtür bilene, Çünkü cahil ne gelirse söyler diline. :nono::nono::nono::nono:
milomanara
10-07-2009, 23:55
miomanara;
daha fazla dillendirme bence iyice rezil olmadan. ben diyorum ki. 2+2=4 sen diyosun ki delil göster. aman doğal seleksyonun ne olduğunu ortaokul çocukları bile biliyo.
Yoo, ben iyice rezil olmak istiyorum. Anlat bakalım tek bir kanıt olmayan evrimi. Mesela balinanın niye kolu olduğunu, tavuğun neden diş geni olduğunu, kendi ayaklarında neden kavrayıcı kaslar olduğunu anlat da hepimiz aydınlanalım. Anlamadın değil mi Colin Patterson'ın gerçekde ne dediğini. Yazalım öğren madem öyle, orjinal mektubunuda altına ekliyorum.
"That brush with Sunderland (I had never heard of him before) was my first experience of creationists. The famous "keynote address" at the American Museum of Natural History in 1981 was nothing of the sort. It was a talk to the "Systematics Discussion Group" in the Museum, an (extremely) informal group. I had been asked to talk to them on "Evolutionism and creationism"; fired up by a paper by Ernst Mayr published in Science just the week before. I gave a fairly rumbustious talk, arguing that the theory of evolution had done more harm than good to biological systematics (classification). Unknown to me, there was a creationist in the audience with a hidden tape recorder. So much the worse for me. But my talk was addressed to professional systematists, and concerned systematics, nothing else."
Yani der ki(birebir çevirmiyorum, meal yani), "söz konusu olay doğa tarihi müzesini bir grup yaratılışçının ziyareti sırasında, sistematik olarak konuştuğum tartışma grubu sırasında oldu, bu benim yaratılışçılarla ilk karşılaşmamdı. Çok lakayıt bir gruptu. "evrim ve yaratılıştan" bahsetmemi istediler ve Ernst Mayr'ın evrimin biyolojik sistematiğe iyilikten çok kötülüğü dokunduğunu tartışan bir makalesini uzatıverdiler. Bu sırada dinleyiciler arasındaki bir yaratılışçının kayıt cihazı varmış. Ve benim için çok daha kötüsü, o konuşma profesyonel sistematik ve alakalı sistematikle ilgiliydi, başka bir şey değil."
Colin Patterson doğal seleksiyona ve etkilerine inanmayan bir bilimadamı değildir. Git yalanlarını başka yerde, başkalarının kafalarını karıştırmak için söyle! Bir de utanmadan bizleri cehaletle suçlama, şimdiye kadar sayınızla bizlerde müslümanların çoğu yalancı her halde gibi bir izlenim uyandırdınız bile. Bilmediğin mevzuda konuşma!
Orjinal Mektup:
http://img30.imageshack.us/img30/8127/patterson.gif
En el hak
10-07-2009, 23:57
demir,
ya senin kendine ait hiç fikrin yokmu,şimdi bol bol copy yapıyorsun,ama birgün gelirde amilomanara gibi birinin karşısında sözlü tartışmaya girersen küçük dilini yutarsın.gerçi seni hor görmüyorum inandığın tanrının sana gönderdiği kitap ortada,ne aldınki ne veresin
demir_tunc
10-07-2009, 23:59
bence de insanın kendini bilmesi güzel. :) ben senin bildiklerini biliyorum ama sen benim bildiklerimi bilmiyosun. hangimiz cahil belli.
http://turandursun.blogspot.com/ (http://turandursun.blogspot.com/)
milomanara
11-07-2009, 00:03
bence de insanın kendini bilmesi güzel. :) ben senin bildiklerini biliyorum ama sen benim bildiklerimi bilmiyosun. hangimiz cahil belli.
http://turandursun.blogspot.com/ (http://turandursun.blogspot.com/)
polemiğe girme de konuya dön. Ortaya çıkan bir yalanın, doğal seleksiyonla ilgili bir asılsız iddian ve sayısız cahil cesareti savın var. Geldiysen buraya delikanlı gibi savun bakalım. Araştır cevap ver!
Dikkat edersen İslam derki dedim. Neyse önemli değil. Önemli olan Adem 1.8 milyon yıl önce yaratıldı ve kuranda anlatılan olayların en eskisi çok yakın geçmişe aittir. Bu arada ne oldu? Teknoloji olmuşsa neden kuranda bunlar geçmez? Neden 3 kitap son 4 bin yılda geldi?
Allah neden bunu böyle yapmış diye sormuyorum. Eğer senin dediğin gibi evrimi kabul etmezsek bu sorular kendiliğinden çıkıyor.
En el hak
11-07-2009, 00:10
amilomanara abim,
bence demir gibi arkadaşların varolması büyük kazanç,bu tip arkadaşları dinleye dinleye onların kafamda oluşturduğu soru işaretlerini araştırarak ve en son kuranı tam 2 kez okuyarak hayal dünyamdan kurtuldum.bunun içindirki demir ve demir gibi düşünen arkadaşlara tşkler.
En el hak
11-07-2009, 00:15
demir
konuyla alakalı değil ama bu sitede 10 defa yazdım hiç kimse cevap vermedi,şu ahzap 50-51-53 açıklamasını yapabilirmisin güzel kardeşim,
bak sende cevap vermezsen ,amilomanara abime soracam,
demir_tunc
11-07-2009, 00:25
Cevaplayacak birşey yokki bu ayetlerde. Sen kendi açından bakarak ona göre yorumlayacaksın. ben de gerçekleri görüp ona göre anlıcam. bi de burası evrim bölümü. sen evrimi ispatla. bu tarz konuları
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=11100&page=7
bu bölümde konuşalım. evrimi çökertince Kuran a geçtin bakıyorum :)
bunlar turan dursun taktikleri. bu ayetlerde anlatılanlarda bir gariplik yok.
KURAN
1- Surat astı ve yüz çevirdi;
2- Kendisine o kör geldi diye.
3- Nerden biliyorsun; belki o, temizlenip-arınacak?
4- Veya öğüt alacak; böylelikle bu öğüt kendisine yarar sağlayacak.
5- Fakat kendini müstağni gören (hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını sanan) ise,
6- İşte sen, onda 'yankı uyandırmaya’ çalışıyorsun.
7- Oysa, onun temizlenip-arınmasından sana ne?
8- Ama koşarak sana gelen ise,
9- Ki o, 'içi titreyerek korkar' bir durumdadır;
10- Sen ona aldırış etmeden oyalanıyorsun.
Mesela bu ayetler de Allah tarafından hz. Muhammed e sert bir uyarı var. ama ben bunu delil olarak göstermeye kalksam. siz eminim "bunu da inandırıcı olsun diye yapmış" diyeceksiniz. o yüzden siz de bu tarz konuları delil getirmye çalışmayın. net deliller bulun. mesela bir çelişki bulun. yoruma açık iki tarafın da kendine göre doğru anlayabileceği şeyleri bırakın. hadi bakalım ha gayret...
http://turandursun.blogspot.com/
milomanara
11-07-2009, 00:34
polemiğe girme de konuya dön. Ortaya çıkan bir yalanın, doğal seleksiyonla ilgili bir asılsız iddian ve sayısız cahil cesareti savın var. Geldiysen buraya delikanlı gibi savun bakalım. Araştır cevap ver!
Evet diğer konuları ilgili yerlerde tartışalım lütfen, arkadaş ortaya çıkan yalanının arkasında duracak, nasıl yapacaksa...
Bu arada sevgili jazz,
ilk yazdığında yazım hatası sandım ama amilomanara değil milomanara (http://www.milomanara.it/) olacak :) Sevdiğim bir çizerin ismidir. Kırmızı "A" ateist(hem de anti-teist) anlamına ;)
demir_tunc
11-07-2009, 00:39
ne yalanım var? söyler misin? söyleyemezsen neden böyle birşey söyledin açıklar mısın?
http://turandursun.blogspot.com/
milomanara
11-07-2009, 00:47
ne yalanım var? söyler misin? söyleyemezsen neden böyle birşey söyledin açıklar mısın?
Doğal seleksiyonun evrimcilerce reddedildiğini söylemen ve buna Colin Patterson'ı örnek vermen. Bu bir yalandır. Ne Colin Patterson ne de başka evrimciler doğal seleksiyondan şüphe etmezler.
Ünlü bir evrimci olan İngiliz paleontolog Colin Patterson, doğal seleksyonla ilgili söylediği şey:
"Hiç kimse doğal seleksiyon mekanizmalarıyla yeni bir tür üretememiştir. Hiç kimse böyle bir şeyin yakınına bile yaklaşamamıştır. Bugün neo-Darwinizmin en çok tartışılan konusu da budur."
Yoo, ben iyice rezil olmak istiyorum. Anlat bakalım tek bir kanıt olmayan evrimi. Mesela balinanın niye kolu olduğunu, tavuğun neden diş geni olduğunu, kendi ayaklarında neden kavrayıcı kaslar olduğunu anlat da hepimiz aydınlanalım. Anlamadın değil mi Colin Patterson'ın gerçekde ne dediğini. Yazalım öğren madem öyle, orjinal mektubunuda altına ekliyorum.
"That brush with Sunderland (I had never heard of him before) was my first experience of creationists. The famous "keynote address" at the American Museum of Natural History in 1981 was nothing of the sort. It was a talk to the "Systematics Discussion Group" in the Museum, an (extremely) informal group. I had been asked to talk to them on "Evolutionism and creationism"; fired up by a paper by Ernst Mayr published in Science just the week before. I gave a fairly rumbustious talk, arguing that the theory of evolution had done more harm than good to biological systematics (classification). Unknown to me, there was a creationist in the audience with a hidden tape recorder. So much the worse for me. But my talk was addressed to professional systematists, and concerned systematics, nothing else."
Yani der ki(birebir çevirmiyorum, meal yani), "söz konusu olay doğa tarihi müzesini bir grup yaratılışçının ziyareti sırasında, sistematik olarak konuştuğum tartışma grubu sırasında oldu, bu benim yaratılışçılarla ilk karşılaşmamdı. Çok lakayıt bir gruptu. "evrim ve yaratılıştan" bahsetmemi istediler ve Ernst Mayr'ın evrimin biyolojik sistematiğe iyilikten çok kötülüğü dokunduğunu tartışan bir makalesini uzatıverdiler. Bu sırada dinleyiciler arasındaki bir yaratılışçının kayıt cihazı varmış. Ve benim için çok daha kötüsü, o konuşma profesyonel sistematik ve alakalı sistematikle ilgiliydi, başka bir şey değil."
Colin Patterson doğal seleksiyona ve etkilerine inanmayan bir bilimadamı değildir. Git yalanlarını başka yerde, başkalarının kafalarını karıştırmak için söyle! Bir de utanmadan bizleri cehaletle suçlama, şimdiye kadar sayınızla bizlerde müslümanların çoğu yalancı her halde gibi bir izlenim uyandırdınız bile. Bilmediğin mevzuda konuşma!
Orjinal Mektup:
http://img30.imageshack.us/img30/8127/patterson.gif
demir_tunc
11-07-2009, 10:13
Doğal seleksyon var zaten. :) Doğal seleksyonun evrimleştirici gücü yok. Hele DNA ya hiçbir etkisi yok. Evrimciler zaten NEODARWİNİZM i bu yüzden ortaya attı. doğal seleksyon mekanizmasıyla dna etkilenmediği için. mutasyonlar ortaya attılar. süper cahilsiniz bi de bilmiş bilmiş konuşuyosunuz.
http://turandursun.blogspot.com/ (http://turandursun.blogspot.com/)
sevgili demir tunç seni tebrik ederim hepsini haklamışsın 8 sayfa olmuş hala ortada milyonca olması gereken ara formlardan hiç biri yok
evrimciler bu videoyu izlesin belki biraz daah akıllıca düşünürler
"http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-7562116653418399973&hl=tr&fs=true"
demir tunç,
Bunca verilen örnekler yetmediyse al bunlarıda oku.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=10041
Gerçi bakmala görmek arasında fark vardır. Okusanda anlıyacağının zannetmiyorum.
milomanara
11-07-2009, 13:17
Doğal seleksyon var zaten. :) Doğal seleksyonun evrimleştirici gücü yok. Hele DNA ya hiçbir etkisi yok. Evrimciler zaten NEODARWİNİZM i bu yüzden ortaya attı. doğal seleksyon mekanizmasıyla dna etkilenmediği için. mutasyonlar ortaya attılar. süper cahilsiniz bi de bilmiş bilmiş konuşuyosunuz.
http://turandursun.blogspot.com/ (http://turandursun.blogspot.com/)
Onun için duvara mı konuşuyorum diyorum işte, leopardan kaçan ceylan ondan daha hızlı koşarsa yaşayacak mıdır? Evet. Genlerini bir sonraki nesile aktarabilecek midir? Evet. Fizyolojisi gereği yavaş koşanlar gen havuzundan temizlenip ceylan türünün koşma hızı artmakta mıdır? Evet. Sen neden bahsediyorsun be arkadaşım? Rahmetli Colin Patterson evrimi ve doğal seleksiyonu bilen ve anlatan bir adamdı. Pis cımbızlamalarla hatırasına hakaret etmeyin bari.
Darwin zamanında gen mi vardı da mutasyon, epigenetik olsun? Adam doğal seleksiyonla evrim ve bazı değiştirici mekanizmalar demiş, bilmiyorki onların ne olduğunu, nasıl bilsin? Yok ki gen falan o zaman.
İşine gelenleri cevaplayıp işine gelmeyenlerden kaçmak yok, maden doğal seleksiyon türleri değiştirmez, biz yapay seleksiyonla nasıl köpek yaptık? Yediğimiz muz çekirdekli atasından günümüze nasıl geldi?
Hala tavuğun diş geni, insan ayağındaki kavrayıcı kas, balinanın kolu vs.. konularında konuşmuyorsun büyük! antropolog... öyle bir satır sallanıp tartışma kaçılmaz, kaynaklarıyla arkasında dur söylediğinin.
milomanara
11-07-2009, 13:19
sevgili demir tunç seni tebrik ederim hepsini haklamışsın 8 sayfa olmuş hala ortada milyonca olması gereken ara formlardan hiç biri yok
evrimciler bu videoyu izlesin belki biraz daah akıllıca düşünürler
"http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-7562116653418399973&hl=tr&fs=true"
Senin okuman var mı arkadaşım? Kimin haklandığını görmüyorsun her halde?
Zaten bu saçma sorulara cevapları, başkaları öğrensin diye yazıyorum. Yoksa bu arkadaşın anlama yolu uzun biraz, sonuç alamıycaz ondan...
demir_tunc
11-07-2009, 13:50
milomanara;
ALINTI.
Onun için duvara mı konuşuyorum diyorum işte, leopardan kaçan ceylan ondan daha hızlı koşarsa yaşayacak mıdır? Evet. Genlerini bir sonraki nesile aktarabilecek midir? Evet. Fizyolojisi gereği yavaş koşanlar gen havuzundan temizlenip ceylan türünün koşma hızı artmakta mıdır? Evet. Sen neden bahsediyorsun be arkadaşım?
ÜSTTE Kİ YAZIN TAMAMEN DOĞRU. AMA BURDA DNA DA DEĞİŞİLİK NERDE VE EVRİM NEREDE?
Senin yapay seleksyon dediğin de varyasyon. o da bilimseldir vardır. ama "gen eşiği" içinde hayvanda değişiklik olmaz. yani dna dışına çıkılamaz ve yeni bilgi eklenmez. hepsini birbirine karıştırmışsınız. gözünüzü seviyim bilmiş bilimiş konuşmayı bırakın.
http://turandursun.blogspot.com/
Milat allah razı olsun. Ama benimle alakası yok. Allah inkar için hiçbir delil indirmediğini ve inkarın herzaman yenileceğini ayetlerde bildirmiştir. Hiçbirzaman tersi olmayacak.
Kendisi hakkında hiç bir delil indirmediği şeyi Allah'a ortak koştuklarından dolayı küfredenlerin kalplerine korku salacağız. Onların barınma yerleri ateştir. Zalimlerin konaklama yeri ne kötüdür.(3/151)
Allah, kafirlere mü'minlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez. (4/41)
http://turandursun.blogspot.com/
milomanara
11-07-2009, 14:19
milomanara;
ALINTI.
Onun için duvara mı konuşuyorum diyorum işte, leopardan kaçan ceylan ondan daha hızlı koşarsa yaşayacak mıdır? Evet. Genlerini bir sonraki nesile aktarabilecek midir? Evet. Fizyolojisi gereği yavaş koşanlar gen havuzundan temizlenip ceylan türünün koşma hızı artmakta mıdır? Evet. Sen neden bahsediyorsun be arkadaşım?
ÜSTTE Kİ YAZIN TAMAMEN DOĞRU. AMA BURDA DNA DA DEĞİŞİLİK NERDE VE EVRİM NEREDE?
Senin yapay seleksyon dediğin de varyasyon. o da bilimseldir vardır. ama "gen eşiği" içinde hayvanda değişiklik olmaz. yani dna dışına çıkılamaz ve yeni bilgi eklenmez. hepsini birbirine karıştırmışsınız. gözünüzü seviyim bilmiş bilimiş konuşmayı bırakın.
Yahu kopuyorum gülmekten bazen. Sen şimdi bunların arasında genetik bir fark yok diyorsun yani:
http://img196.imageshack.us/img196/4653/gwolf.jpghttp://img269.imageshack.us/img269/1672/chihuahua121.jpg
Ya da
http://img17.imageshack.us/img17/3690/banana1u.jpghttp://img34.imageshack.us/img34/8536/wildbananarj9.gif
Senin ne genden haberin var, ne mutasyondan, ne de doğal ya da yapay seleksiyondan...
demir_tunc
11-07-2009, 14:28
Cidden bilmiyorsun rezil etme kendini de arkadaşlarını da. Tüm köpeklerin dna sında uzun kulak kısa kulak veya kısa tüy uzun tüy bilgileri vardır. Ama kimisinde farklı açığa çıkar kimisinde farklı açığa çıkar. bu da varyasyondur. konuyu saptırmışsın ayrıca. ceylanların kendi içinde hızlı konuşmasından bahsederken muzla köpek resmi koymuşsun. ben dna da değişiklik yok derken doğal seleksyonla ceylanların dna sında değişiklik olmaz dedim. sen konuyu nereye getirmişsin. ön yargısız bu yazıları okuyan kişi konuyu anlar.
http://turandursun.blogspot.com/
milomanara
11-07-2009, 14:42
Cidden bilmiyorsun rezil etme kendini de arkadaşlarını da. Tüm köpeklerin dna sında uzun kulak kısa kulak veya kısa tüy uzun tüy bilgileri vardır. Ama kimisinde farklı açığa çıkar kimisinde farklı açığa çıkar. bu da varyasyondur. konuyu saptırmışsın ayrıca. ceylanların kendi içinde hızlı konuşmasından bahsederken muzla köpek resmi koymuşsun. ben dna da değişiklik yok derken doğal seleksyonla ceylanların dna sında değişiklik olmaz dedim. sen konuyu nereye getirmişsin. ön yargısız bu yazıları okuyan kişi konuyu anlar.
Doğal seleksiyon evrimin yönünü çizer, mutasyon ve epigenetikle ortaya çıkan rassal değişimleri bir yöne iter, o yön hayatta kalma yönüdür. Genetik değişikliklere yok açan mekanizmalar doğal seleksiyonun temizlemesi olmadan çalışamaz. Bu yüzden doğal seleksiyon evrimin ana unsurlarından biridir.
İşte o bahsettiğin tüm köpeklerin DNA'sı ataları olan kurttan farklı. Anlat bakalım nasıl başka bir alt türe dönüştüklerini bize. Madem insan allahın yaratmadığı bir köpeği bir muzu yapabiliyor, doğa neden çok daha uzun zamanda çok daha fazlasını yapamasın?
Bir de şu diline pelesenk olan varyasyonun tanımını ve nasıl ortaya çıktığını kaynak göstererek verirsen, ne demek istediğini anlayıp cevaplarız. Yok ben HY'den başka kaynak tanımam dersen işin zor tabi.
Bu arada hala HIV mutasyonu ile ilgili konuşmadık seninle, ne oldu HY'de bulamayınca kesildin galiba...
Demir Tunç, evrimin sana göre delili yok diye kabul etmeyebilirsin bu normaldir fakat evrimi delili yok diye kabul etmiyorken öte taraftan kesinlikle uzaktan yakından ne bir delili ne bir teorisi nede bir hipotezi olan sadece bir kitapta yazıyor diye çamura şekil verilip yaratılan bir insan hikayesine hiç tereddüt etmeden doğru olarak kabul ediyorsun. Eğer sen delil olmadan inanmayacaksan neden delili olmayan birşeyi doğru kabul ediyorsun?
evrensel-insan
11-07-2009, 16:17
Saygideger Ki-Adi;
Delillerde birer inanctir. Musluman bir kisi icin inanilan tek bir delil vardir, o da kuran. O buna inandigi icin burada yazan hersey onun icin kanittir. Bu her konu icin gecerlidir.
Bir kisi; ideolojisinin dogrulugunu benimsedigi bir kisinin yazdiklarini okur, ve onu delil kabul ederek ona inanir. Tarihin de zaten en buyuk sorunu budur. Yazanin bakis acisiyla yazilmasi ve subjektif icerik tasimasi. Dolayisiyle de; deliller de, ideolojik inancsal dogrusallarin; dogrulariyla paraleldir. Oyuzden, bir inanca gore delil olan, diger inanca gore olmaz.
Saygilarimla;
evrensel-insan
evrensel-insan
11-07-2009, 16:33
Saygideger Ki-Adi;
Denilenlerin daha net anlasilmasi icin, soyle ornek vereyim. Sen, evrimin dogrulari soyledigine inandigin icin; senin acindan, evrimci icerikli bilgiler dogrudur ve delildir.
Bir musluman da; islamin dogrularina inandigi icin; onun icinde islamin kaynaklari, yani kuran, hadis, ayet, veya islam uzerine yazi yazan kisiler, Harun Yahya gibi, dogrudur ve delildir.
Delillerin dogrulugunun ne oldugu; bu yuzden goreceli ve degiskendir. ideolojik inancsal dlgrusalliklardan; hangisinin dogrulugunun kabul edildigi konusudur.
Isin ilginci; ayni katogori de bile; bu dogruluklar degiskendir. Mesela muslumanlikta, biri sirf kurani; digeri kuranin yaninda hadisleri de, delil kabul eder.
Eger beni sorarsan; ben, evrensel insan olarak; insanoglu acisindan bakiyorum. Cunku sonucta; ideolojik inancsal dogrusalliklarin, farkli dogrularini ortaya atanda, dogrulayanda, delil kabul eden etmeyen de insanogludur. Sorun ve celiskisi de; insandisi, yani madde veya tanri yanasimindan kaynaklanmaktadir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sevgili Evrensel-İnsan dediklerinde haklısın. ben evrime doğruları söylediğine inandığım için inanıyorum. Fakat bu göz ardı etmememiz gereken bir detay var o da evrimin yani bilimin dogmatik olmayışıdır. Bilim bize bugün bu doğrudur derken ve bu konu yanlışsa ve yanlışlığı henüz bilinmiyorsa bu yanlışı ortaya çıkaracak gene bilimdir. Evrim bugün için bir konuda hataylısa bu hatayı düzeltecek olanlar gene evrimcilerdir. İşin din kısmına baktığımızda ise bunun hiçte böyle olmadığını görüyoruz. Sonuç olarak evrimin doğrularına inanıyorum çünkü bu doğrular yanlışsa bunu gene evrim gösterecektir.
evrensel-insan
11-07-2009, 18:19
Saygideger Ki-Adi;
Ben senin bakis acina bir elestiri getirmiyorum. Sadece senin dogrularinla bakmayanlarin, senin bakis acinla ve dogrularinla bakmani onlardan beklemenin abes oldugunu soyluyorum. Senin dogrularinin delilleri, onlar icin olamaz. Ayni onlarin dogrularinin delilleri senin icin delil olamayacagi gibi. Bilimsellikte; eger dogrular yanlislanabilecek dogruluga eristiyse; mumkundur. Bu temelde; evrim teorisini, ne kadar bilimsel olarak algilayabiliriz?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Ascendent
11-07-2009, 20:49
nasıl fiyaskoymuş yazdığım?
hücre değil mi duvarına yaklaşan besini içeri alan,yabancı maddeye engel olan? hücre değil mi ölüm zamanı geldiğinde intihar eden? böylelikle hücrenin hayatta kalma yetisine ve ilkel bir bilince sahip elemanlardan oluştuğunu söylemek yanlış olmaz.
gel gelelim değişikliklerin kalıtımla aktarılmasına. insanların bazen kuyrukla doğmalarını nasıl açıklıyorsun bunu bana bir söyler misin?
bir de senin savunduğun görüş şu sanırsam. zaten o bilgiler dna içinde var. bir canlı sadece o varolan bilgileri kullanarak değişiyor. o zaman allah niye insanın dna'sına kuyruk eklesin. eğer maymunu insandan yapmadıysa ? veya tam tersi.
laf kalabalığı yapıyorsun gibime geliyor. 9 sayfa oldu sadece keyfine gelen şeyleri cevaplıyorsun. gönderdiğimiz tonlarca linklerdeki,videolardaki,resimleri hiç sayıyorsun. bilimi de kuran'daki alıntılarla açıklıyorsun. aynı kitaptır ki dünyanın insanlar için yaratıldığını,hayvanların da insanlara faydalı olması için yaratıldığını söyler ancak insanlar ortalıkta yokken milyonlarca yıl nice canlılar hüküm sürmüş,gezegene egemen olmuş. biz insanlar sadece son 70.000 yıldır varız burada...
arkadaşlar antalya'ya çalışmaya gidiyorum bir müddet forumlarda olamayacağım. şu arkadaşı bi çevirin sonra evrim sitesine editör yapalım kendisini. ben böyle inatçı adam görmedim. yok da yok :D
iyi günler,herkese kolay gelsin
Sevgili evrensel dediklerinde haklı olabilrsin fakat ben bilimsel birşeyi bilimsel yaklaşarak kabul etmeyip bunun karşısına bilimsel olmayan tamamen bir hikaye olan bir şeyi doğru diye dayattırılmasını anlamıyorum.
Ben şimdi dünya güneşin etrafında çekim kuvveti ile dönüyora gerçek değil hiç bir kanıtı yok deyip gerçek ise dünya güneş etrafında görülmeyen bir at arabası tarafından döndürülüyor dersem ne kadar tutarlı olurum?
evrensel-insan
11-07-2009, 21:10
Saygideger Ki-Adi;
Sana gore ve de bana gore tutarli olmazsin. Yalniz, unutma; uzun zaman; gunes duzdur, dunya okuzun boynuzundadir v.s. soylemleri yurudu gitti. Galile'ye bile inanmadilar. Dolayisiyle, tutarlilik konusu kendi bunyesindedir. Sen tutarliligi kendi dogrularinda; baskasi, kendi dogrularinda arar. Sana tutarli gelen, ona; ona tutarli gelende sana, tutarli gelmez.
Saygilarimla;
evrensel-insan
bazi insanlarda birbirnine benziyor, evrim yoluyla mi gerceklesti bu benzerlik?
Ayrica örneklere bakiyorum da hep hayvan böcek türü, neden insani örnek veremiyorsunuz? nerede bu insan üreten evrim?
Onun için duvara mı konuşuyorum diyorum işte, leopardan kaçan ceylan ondan daha hızlı koşarsa yaşayacak mıdır? Evet. Genlerini bir sonraki nesile aktarabilecek midir? Evet. Fizyolojisi gereği yavaş koşanlar gen havuzundan temizlenip ceylan türünün koşma hızı artmakta mıdır? Evet. Sen neden bahsediyorsun be arkadaşım? Rahmetli Colin Patterson evrimi ve doğal seleksiyonu bilen ve anlatan bir adamdı. Pis cımbızlamalarla hatırasına hakaret etmeyin bari.
Bunu anlamadım nasıl yani ceylan türünün koşma hızı artmaktadır.
yıllar ilerledikçe koşmalarında bi hızlanmamı olmakta ceylanlar ne zamandan beri varlar binlerce yıl desek her yıl saatte 1 km hızlansalar şimdi uçaklarla yarışmaları gerekirde yanlış mı anladım yanlış mı anlatıldı?
milomanara
11-07-2009, 22:00
Bunu anlamadım nasıl yani ceylan türünün koşma hızı artmaktadır.
yıllar ilerledikçe koşmalarında bi hızlanmamı olmakta ceylanlar ne zamandan beri varlar binlerce yıl desek her yıl saatte 1 km hızlansalar şimdi uçaklarla yarışmaları gerekirde yanlış mı anladım yanlış mı anlatıldı?
Hayır ceylan, avcısıyla girdiği silahlanma yarışı sonucu hızlı koşan bir hayvan olmuştur. Elbette bir kullandığı enerjiyle sınırlı bir hızlanmadır bu. Her yıl bir km hızlanamazlar. Geldikleri nokta bu süreçle oluşmuştur. Aynı gözün ve diğer organların kademe kademe gelişmesi gibi. Doğal selesiyonu açıklayan unsurlardan biri bu silahlanma yarışıdır. Aynı mantıkla ağaçlarda daha fazla güneş almak için yüksek olmak durumundadır ama bunun kullandığı enerjiyle sınırlı olması lazım bu yüzden 300 m yüksekliğinde ağaç yoktur.
Biraz mantık...
demir_tunc
11-07-2009, 22:15
Ki adi evren yoktan oluşmuş canlılık kambriyen devrinde yoktan bir anda meydana gelmiş. açıklaması nedir bunun ? YARATILMIŞ...
daha net delil mi var?
milomanara
12-07-2009, 00:08
Ki adi evren yoktan oluşmuş canlılık kambriyen devrinde yoktan bir anda meydana gelmiş. açıklaması nedir bunun ? YARATILMIŞ...
daha net delil mi var?
Daha önce değinilmiş bir konu bu:
Mesela Richard Dawkins'in Kör Saatçi kitabından yapılan aşağıdaki alıntı, Google'da "o halde orada meydana gelmiş gibilerdir" cümlesini aratınca 4010 adet sayfa bulmaktadır. Söylemeye gerek yok, çoğu yaratılış şarlatanlarının.
"... Kambriyen katmanları, başlıca omurgasız gruplarını bulduğumuz en eski katmanlardır. Bunlar, ilk olarak ortaya çıktıkları halleriyle, oldukça evrimleşmiş bir haldeler. Sanki hiçbir evrim tarihine sahip olmadan, o halde, orada meydana gelmiş gibiler. Tabi ki, bu ani ortaya çıkış, yaratılışçıları oldukça memnun etmektedir. (Richard Dawkins, The Blind Watchmaker, London: W.W. Norton 1986, s.229)"http://www.kuranbilgisi.com/Cevaplar_16.html
Aşağıda elimdeki 10.Baskı kör saatçiden(sf 294) kendi yazdığım kısım var.
"Günümüzden 600 milyon yıl önce oluşan kambriyen kayaç katmanları, ana omurgasız gruplarının çoğunu bulduğumuz, en eski kayaç katmanlarıdır. Bu fosillerin çoğunu ilk ortaya çıkışlarında ileri bir evrim düzeyinde buluyoruz; sanki hiç evrimsel tarihleri yokmuş ve oraya bırakılmışlar gibi... Söylemeye hacet yok, bu ani ortaya çıkış yaratılışçıları çok mutlu ediyor. Fakat her gruptan evrimciler bunun fosil kayıtlarında çok büyük bir boşluğu temsil ettiğine inanıyor; bir nedenle 600 milyon yıl öncesindeki devirlerden gelen çok az sayıda fosil olmasından doğan bir boşluk var. iyi bir neden bu hayvanların vücutlarında yalnızca yumuşak bölümler olmasıdır; fosilleşecek kabuklar, kemikler yoktur."
Bana kalırsa bu insanları kandırmanın en aşağılık yollarından biridir. Bilinçli çarpıtmadır.
ilgili post:
178187
Hayır ceylan, avcısıyla girdiği silahlanma yarışı sonucu hızlı koşan bir hayvan olmuştur. Elbette bir kullandığı enerjiyle sınırlı bir hızlanmadır bu. Her yıl bir km hızlanamazlar. Geldikleri nokta bu süreçle oluşmuştur. Aynı gözün ve diğer organların kademe kademe gelişmesi gibi. Doğal selesiyonu açıklayan unsurlardan biri bu silahlanma yarışıdır. Aynı mantıkla ağaçlarda daha fazla güneş almak için yüksek olmak durumundadır ama bunun kullandığı enerjiyle sınırlı olması lazım bu yüzden 300 m yüksekliğinde ağaç yoktur.
Biraz mantık...
madem girdiği silahlanma yarışı sonucu hızlı koşan bi hayvan olmuş neden kendisini avcısından kurtarabilecek bi hıza ulaştıktan sonra mesela 150 km gibi hıza ulaştıktan sonra bu sınırı koymamışlar ki hala yakalanıp ham oluyorlar avcılarına
biraz daha mantık...
tensiz.denek
12-07-2009, 23:12
madem girdiği silahlanma yarışı sonucu hızlı koşan bi hayvan olmuş neden kendisini avcısından kurtarabilecek bi hıza ulaştıktan sonra mesela 150 km gibi hıza ulaştıktan sonra bu sınırı koymamışlar ki hala yakalanıp ham oluyorlar avcılarına
biraz daha mantık...
Bir antiloptan bahsedersek, ki ceylandan daha hızlıdır, saatte 150 km gibi bir hıza çıkması için ancak bir kayalıktan fln düşmesi gerekir.
Antiloplar kayalıktan düşmediklerinde saatte maksimum 70-80 km kadar hızlara çıkabilirler ve çitadan sonra en hızlı canlıdırlar. Çitalardan (110km/s) daha yavaş olmalarına rağmen çok daha uzun süre boyunca (yarım saat kadar bu hızda) koşabilirler bu da onları tehlikeden yeterince uzaklaştırır.
Hızlanma yarışında enerji önemlidir. Çitalar etobur olduklarından aldıkları besin otoburların aldıkları besine oranla çok fazla enerji içerir. Otoburların aynı besin için bütün gün boyunca otlamaları, gerekirken çitaların bir iki günde bir öğün beslenmesi onlar için yeterlidir.
Bunun dışında herşey bir istatistik meselesi, çitalar 2 saniyede 80 km gibi bir hıza çıkabilmelerine rağmen çok uzun süre boyunca koşamazlar ve genelde yaşlı antilopları gençlere tercih ederler. Yaşlı antilopların ölümü ise sürüyü fazla etkilemez çünkü yaşlı antiloplar geride yeterince döl bırakmışlardır.
Bunun dışında antiloplar artık daha fazla hızlı gidemiyorlarsa şüphesiz bu onların artık biyolojik hız sınırlarına dayandıkları için veya henüz daha hızlı gidebilecekleri metabolizmik yapıya sahip olabilecek kadar evrilmedikleri içindir.
Bütün bunlara besin zinciri denir, ilkokulda öğretildiği üzere, ve besin zinciri ekosistemin temel taşlarından biridir. ekosistemde canlılar birbirlerine paralel olarak evrilirler. Buna eşevrim denir:
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?option=com_content&view=article&id=138:e-evrimin-bir-oernei&catid=25:hayat-deiimdir&Itemid=109
Bir hayvan türünün ekosisstemde hayatta kalabilmesi için "ham olması" gereklidir. Yoksa "ham olmayan" bireylerin sayıları artar ve ekosistemdeki bütün kaynakları tüketirler. Bütün kaynakları tüketince besin bulamazlar ve bu sefer toplu olarak ölürler. Daha sonta leş yiyenler tarafından ekosisteme tekrar dahil edilirler. Yani kısaca "ham olmanın" türlerin devamında önemli bir yeri vardır. Canlıların hepsinin hayatta kalabilmesi için birbirlerinin hayatından ödün vermeleri gerekmektedir.
Tabi burada insanları konunun dışına koyuyoruz. İnsanlar zekalarıyla "ham olmaktan" büyük oranda kurtulmuşlar ve dünyayı sayısal anlamda istila ederek kaynaklarını büyük oranda tüketmeye başlamışlar. Esas neler olacağını bu kaynaklar tükenince göreceğiz. Harry Harrison 'un Yer Açın! Yer Açın! kitabını tavsiye ederim.
Saygılar,
demir_tunc
13-07-2009, 13:23
oooooooo milat çok pis yapıştırmışsın. hellall..
milomanara
13-07-2009, 13:30
oooooooo milat çok pis yapıştırmışsın. hellall..
O "yapıştırıyor" ama sen arazisin bakıyorum :) 86 no'lu post senin için sorularla dolu.
demir_tunc
13-07-2009, 13:37
Kaç kere cevaplıcam. varyasyon bir tür içinde çaşitlenmedir "gen eşiği" vardır. o tür dışna çıkmadan tür içinde çeşitlenme olur.
http://www.sempativet.net/irklar.asp?id=2 (http://www.sempativet.net/irklar.asp?id=2)
ama o tür hiçbir zaman başka bir türe dönüşmez bunun için dna da değişiklik olması gerekir. doğal seleksyon dna da değişikli yapmaz. mutasyonda bozucu bir etki oluşturur.konu net.
milomanara
14-07-2009, 00:21
Kaç kere cevaplıcam. varyasyon bir tür içinde çaşitlenmedir "gen eşiği" vardır. o tür dışna çıkmadan tür içinde çeşitlenme olur.
http://www.sempativet.net/irklar.asp?id=2 (http://www.sempativet.net/irklar.asp?id=2)
ama o tür hiçbir zaman başka bir türe dönüşmez bunun için dna da değişiklik olması gerekir. doğal seleksyon dna da değişikli yapmaz. mutasyonda bozucu bir etki oluşturur.konu net.
:) Canlılar değişir de, evrilmez diyorsun yani... Buna kaynak gösterebilecek misin?
Doğal seleksiyonun genetik değişiklik yaptığını kim söyledi ki? Evrim doğal seleksiyonun eleme mekanizması ile işler diyoruz. Genleri değiştirir demiyoruz...
Mutasyon'un bozucu olduğu yanlış bir iddiadır. HIV ya da verdiğim linkteki diğer örnekler bunu göstermektedir. 14.yy'da Avrupa'daki veba salgınından mutanlar sağ çıkmıştır ve popülasyonda mutant sayısı artmıştır. Bugün çoğu Avrupalının sahip olduğu bu bağışıklık örneği Afrikalılarda görülmemektedir. Bunlara ne diyeceksin, zararlı mı bu mutasyonlar?
:) Canlılar değişir de, evrilmez diyorsun yani... Buna kaynak gösterebilecek misin?
Doğal seleksiyonun genetik değişiklik yaptığını kim söyledi ki? Evrim doğal seleksiyonun eleme mekanizması ile işler diyoruz. Genleri değiştirir demiyoruz...
Mutasyon'un bozucu olduğu yanlış bir iddiadır. HIV ya da verdiğim linkteki diğer örnekler bunu göstermektedir. 14.yy'da Avrupa'daki veba salgınından mutanlar sağ çıkmıştır ve popülasyonda mutant sayısı artmıştır. Bugün çoğu Avrupalının sahip olduğu bu bağışıklık örneği Afrikalılarda görülmemektedir. Bunlara ne diyeceksin, zararlı mı bu mutasyonlar?
Madem mutasyonların yararlı olduğuna inanıyorsun seni mutasyona maruz bırakalım belki kanatların çıkarda uzun mesafeleri yürüyerek kat etmek zorunda kalmazsın heryere uçarak gidersin karizman artar ne dersin kabul mu ? açılın milomanara geliyooooorrrrrr :plane:
milomanara
14-07-2009, 12:10
Madem mutasyonların yararlı olduğuna inanıyorsun seni mutasyona maruz bırakalım belki kanatların çıkarda uzun mesafeleri yürüyerek kat etmek zorunda kalmazsın heryere uçarak gidersin karizman artar ne dersin kabul mu ? açılın milomanara geliyooooorrrrrr :plane:
Espriler ince ve zeka pırıltısı içerdiğinde keyifli oluyor. Bu yüzden ciddi olmanı rica ederim.
Mutasyonun etkisinin bir sonraki nesilde görüleceğinden bile haberin yok ki, ne anlatayım sana ben?
demir_tunc
14-07-2009, 17:39
milomanara
iyi araştır evrimciler de bu şekilde olduğunu anlatıyorlar. şimdi ben sana nasıl ispatlıyım. sen tersini söyleyen evrimci varsa yazısını koy. "gen eşiği" bunları duydun mu. doğal seleksyon dna yı değiştirmiyosa evrimle ilgili bir etkisi olamaz. fıkra mı bu?
Değerli arkadaşlar
Doğal seleksiyon anladığım kadarıyla şu :
Binlerce yılda oluşan değişik canlılar (DNA daki tüm mutasyon olasılıkları)
ayrı ayrı canlılar oluşturuyor. Bunlardan sadece koşullara uyum gösterebilenler hayatta kalabiliyor diğerleri öldüğü için uygun mutasyon
hayatına devam edebiliyor ve o sonraki 1000 yıla geçebiliyor..
Şimdi diğerlerinin var olduğuna ve yok olma sebeplerinin çevre koşullarına uyumsuzluk olduğuna kanıt nedir diye sorsam acaba ne cevap verirsiniz ?
Bu korelasyonu nasıl kuruyorsunuz ?
Saygılarımla...
demir_tunc
14-07-2009, 18:08
doğal seleksyon o deil. mutasyonla bir sürü çeşit canlı oluşmaz. bu canlılığın tek bir tanesi bile oluşmaz. ilk canlı nasıl oluşmuştur bunun açıklanması lazım. hiçbir canlı tam mükemmel olmadan hayatta kalamaz hemen ölür. o yüzden ilk oluştuğu anda mükemmel olması lazım. ayrıca kendi çiftiyle oluşması lazım. böyle bişey nasıl olur. hem tesadüfen milyonlarca sayfa bilgi bir anda oluşcak hem de çiftleşebileceği çiftiyle oluşcak. sabep? ve nasıl? mesela bir sperm dişi vücuna girdi mi dişinin yumurtası ona elektromanyetik dalgalar yayar bu dalgaları algılayan spermler ona doğru yol almaya başlar. ve yumurtaya gelince yumurtaının yapısının sanki önceden mikroskopta incelemiş gibi onun içine girmeye yarayan bir sistemle hareket eder. mesela ilk canlı inceleyerek vücudunda ona uygun sperm oluşturması lazım. ama bir canlı kendi vücudunda bir yapı oluşturamaz. bu sperm daha önce hiç gitmediği bir yeri nasıl bilebilir. niye dişi oluşur. çiftleşme mekanizması nasıl olşutu oluşana kadar nasıl çiftleşildi.bir de beklemeyle ihtiyaca göre doğa mekanizma üretmez böyle bir sistem yok. hezeyan içinde hezeyan bir teori. yakında herkes sırtıyla gülecek. biz nasıl böyle bir şeye inandık diye.
evrimcileri bitiren sorular
isimli bir başlık açtım oraya da beklerim.binlerce soru sorucam.
http://turandursun.blogspot.com/
milomanara
14-07-2009, 18:09
milomanara
iyi araştır evrimciler de bu şekilde olduğunu anlatıyorlar. şimdi ben sana nasıl ispatlıyım. sen tersini söyleyen evrimci varsa yazısını koy. "gen eşiği" bunları duydun mu. doğal seleksyon dna yı değiştirmiyosa evrimle ilgili bir etkisi olamaz. fıkra mı bu?
Spekülasyon ve HY alıntılarından başka bir şey yapmıyorsun. Henüz engin bilgini göremedik. Hala yararlı mutasyon örnekleriyle ilgili tek kelime edemedin.
demir_tunc
14-07-2009, 18:11
yararlı mutasyon yoktur. var denlenler her zamanki gibi çarpıtma ve demogojidir. söyleyin açıklayım.
milomanara
14-07-2009, 18:16
Değerli arkadaşlar
Doğal seleksiyon anladığım kadarıyla şu :
Binlerce yılda oluşan değişik canlılar (DNA daki tüm mutasyon olasılıkları)
ayrı ayrı canlılar oluşturuyor. Bunlardan sadece koşullara uyum gösterebilenler hayatta kalabiliyor diğerleri öldüğü için uygun mutasyon
hayatına devam edebiliyor ve o sonraki 1000 yıla geçebiliyor..
Şimdi diğerlerinin var olduğuna ve yok olma sebeplerinin çevre koşullarına uyumsuzluk olduğuna kanıt nedir diye sorsam acaba ne cevap verirsiniz ?
Bu korelasyonu nasıl kuruyorsunuz ?
Saygılarımla...
Sayın keci,
Mutasyon ve epigenetik etkileri nesilden nesile ortaya çıkar. Bugün bilim adamları belirli bir organın ya da uzvun oluşması için kaç nesil gerekeceğini hesaplayabiliyorlar. 1000 yıl olarak bölmek anlamlı olmaz.
Dediğiniz gibi her nesil oluşan bu küçük değişikliklerin doğal seleksiyonun etkisi altında faydalı olanları hayatta kalabiliyor ve gen havuzu hayatta kalmaya olumlu etkisi olmayan değişikliklerden arınıyor.
malesef wiki'de konunun Türkçesi çok kısa tutulmuş, deneysel olarak gözlenmiş bazı örnekleri bu linkten okuyabilirsiniz, isterseniz daha önce okuduğum bir kaç ayrı deneyi de bulup sunmaya çalışırım. http://en.wikipedia.org/wiki/Natural_selection#Examples_of_natural_selection
demir_tunc
14-07-2009, 18:23
ilk canlı nasıl oluştu. mutasyon hiçbir zaman yararlı olmazken. şu an tenolojiyle yeri dolduramayan organları nasıl oluşturdu. mesela bir canlının kalbini 1000 senede olştursa (ki böyle bir mekanizma yok doğada) 1000 sene o canlı türü kalpsiz mi yaşadı. :)))))))) komikmisiniz? pardon:) her organı için 1 sene bile desen bir sene deil 1 saat bile herhangibir organı olmadan insan yaşamını sürdüremez. ilk anda hepsi olmalı. 1 milyon senede bu hale geldi falan:)) ne bunlar fıkra mı. bi de bunlara inanıp kendinizi aydın falan görüyosunuz ya. gülüyorum sadece.
milomanara
14-07-2009, 19:01
yararlı mutasyon yoktur. var denlenler her zamanki gibi çarpıtma ve demogojidir. söyleyin açıklayım.
Yukarıda verdim, açıkla lütfen
ilk canlı nasıl oluştu. mutasyon hiçbir zaman yararlı olmazken. şu an tenolojiyle yeri dolduramayan organları nasıl oluşturdu. mesela bir canlının kalbini 1000 senede olştursa (ki böyle bir mekanizma yok doğada) 1000 sene o canlı türü kalpsiz mi yaşadı. :)))))))) komikmisiniz? pardon:) her organı için 1 sene bile desen bir sene deil 1 saat bile herhangibir organı olmadan insan yaşamını sürdüremez. ilk anda hepsi olmalı. 1 milyon senede bu hale geldi falan:)) ne bunlar fıkra mı. bi de bunlara inanıp kendinizi aydın falan görüyosunuz ya. gülüyorum sadece.
İlk canlının nasıl oluştuğu(ilk kendini kopyalayabilen molekülü kastettiğinizi varsayıyorum) evrimin konusu değildir. Abiyogenez(eğer biliyorsanız) konusunda varsa mevcut başlıkda, yoksa kendiniz bir tane açarak tartışabilirsiniz.
Yine yararlı mutasyon yoktur saçmalığını tekrar ediyorsunuz, yukarıda örnekleri verildi.
Siz anlamıyosunuz diye bilim yanlış olacak değil. İnançla körelmiş muhakemenizi kullanamayacağınızdan, detaylı açıklama için zamanımı ayıramayacağım. Burada sormadan önce, http://www.evrim-teorisi.org/ sitemizi incelerseniz büyük zaman kaybından kurtulacağımıza eminim.
demir_tunc
14-07-2009, 19:54
nerde yararlı mutasyon ben göremedim yazıyı tekrar yollarsan veya yazı numarasını belirtirsen.
Evrimcileri Bitiren Sorular ...
Evrim teorisi canlılıkla ilgili tek bir konuyu bile açıklayamamıştır. Evrimciler kendi mantık örgülerinde bir çok sistem uydrup canlılığın kolaylıkla oluşabileceğini ve gelişip insana gelebileceğini zannederek inanılmaz bir yanılgı içindedirler. Bu bölümde de evrimcilerin içinden çıkamayacağı trilyonlarca sorudan sorabildiğim kadarını sorucam. ömrüm yettiğince.
Soru 1: Evrim canlılığın hayatta kalma ve hayati konularda gelişerek evrimleşmesinden bahseder. böyle bir mekanizma zaten yoktur. ama biz yine de soralım. insanın gözünün üstünde kaş olmasının nasıl bir hayati fonksiyonu vardır.? evrim neden böyle bir kıl yumağını gözün üstüne koymuştur (sözde evrim koymuştur.tabiki yaratan Allah tır) bunun estetik görünüm haricinde hayati bir fonsiyonu var mıdır? yoksa niye oluşmuştur?
Soru 2. kadınlarda neden sakal ve bıyık çıkmamaktadır. ? erkek de neden çıkmaktadır. estetik bir unsur olan bu özellikler evrim sürecinde nasıl belirlenmiştir. hayati fonksiyonu yoktur çünkü.??? Erkek de sakalların sınırları dna da nasıl bir evrimsel süreçte belirlenmiş olabilir. Sakalın sınırlarının canlının hayatta kalmasıyla hiçbir alaksı yoktur. Bu estetiği nasıl elde etmiştir ve neden?
Soru 3: maymunların saçları uzamazken neden insanın saçı uzar. bu nasıl bir evrimsel süreçle neden olmuştur?
Soru 4: göz neden iki tanedir.tek gözlede görülebilir. ikinci göz hayati değildir. hatta göz tek başına bile hayati bir organ değildir. neden olumuştur.???
Soru 5: kulak neden oluşmuştur. dışarıdaki ses dalglaarını mutasyonlar sonucunda oluşan (sizin anlatımınızla) ucube canlılar nasıl farketmiş ve vücudunda böyle bir sistem ve organ oluşturup bunu beynine bağlayıp algılar hale getirmiştir?
Sen imdi bana gözünün üstünde kaşın var diyerek hakaret mi etmektesin?
Ne tüysüz erkekler ne sakallı kadınlar var sen hormonları duydun mu?
Maymunlarda berber olmadığındandır.
Doğru walla sende göz olmasa da olurmuş nasılsa göremiyorsun.
Eskiden kulağı kesikmiş insanların.
Kırmızı başlıklı kız masalını okumanı öneriririm.
milomanara
14-07-2009, 20:43
nerde yararlı mutasyon ben göremedim yazıyı tekrar yollarsan veya yazı numarasını belirtirsen.
Nasıl göremiyorsun anlamadım, defalarca istedim habuki,106'da bulabilirsin. öncelikle HIV'e bağışıklık konusunu açıkla sonra aşağıdakilerden devam edeceğiz:
http://www.gate.net/~rwms/EvoMutations.html
http://www.talkorigins.org/faqs/mutations.html#Q2
demir_tunc
14-07-2009, 22:00
aymeo bilimsel açıklamaların beni ne kadar tatmin etti bilemezsin. cevaplamasaydın eşke rezil olmazdın en azından. canım yaa. yazıkk..
Milomanara "Yararlı mutasyon" denilen olay hücreye yeni ve faydalı bilgi kazandıran mutasyon demektir. Biri mutasyona uğrayıp hücresinin bilgi kaybıyla herhangibir hastalık karşısında direnç gösteriyorsa bu yararlı mutasyon demek değildir. Bu şuna beziyor. Bir kişinin eğer gözleri körse göz hastalıklarına yakalanmaz. O yüzden göz körlüğü göze faydalıdır demeye benziyor. Yararlı mutasyondan kasıt herhangibir konuda avantaj sağlaması değil. hücreye ve canlıya yeni bir özellik katmasıdır. komik olmayın.
6. neden insan konuşaibliyor. bu hayati bir ihtiyaç değil. ses telleri nasıl oluştu. mükemmel şarkılar söyleyen insan bu özelliğe nasıl kavuştu?
7. neden 10 tane parmağımız var bu hayati bir ihtiyaç deil tek parmağımız da olabilirdi. hatta elimiz de olmayabilirdi.
8. dişlerimizin sırası nasıl oluştu. keskin dişler nasıl ve neden önde oluştu da diğerleri arkada oluştu?
9. termitler nasıl görmeden mühendislik, tarım, doktor vb. birçok meslek bilgisi gerektiren bir çok iişi yapabiliyor?
10.arılar altıgen şekli nasıl buldular. matematikçilerin uzun hesaplar sonucu enuygun şekil olarak bulduğu altıgen şeklini arı milyonlarca senedir farklı coğrafyalarda da olsa dünyanın her yerinde aynı
şekilde yapıyor. bu bilgiyi ona kim verdi?
11. atlar neden laktik asit sentezlemezler. neden çatlayana kadar koşarlar. onların hayatlarıyla bunun ne ilgisi vardır.? acaba insana hizmet için mi yaratılmışlardır?
12. çölde deve gibi bir canlı neden oluşmuştur. ilk oluştuğu anda tüm özellikleri üzerinde barındırması gereken bu canlının hörgüçleri neden insanın üzerine oturabileceği şekildedir. ?
13. neden tırnağımız var? bizim için hayati bir durum değil? ve neden uzuyor?
14. kalp neden bizim kontrolümüz dışında atıyor. ilk oluşan insanda bu şekilde olması gerekiyor mutasyon için zaman yok. çünkü uyuduğu anda eğer kendi kontrolünde olsa ölücek?
15. damarlarımız nasıl oluyorda vücudun her yerinde canlı ilk oluşunca vücudunun her yerinde olması gerkeiyor. olmazsa eğer olmayan kısımlar bir saat bile geçmeden ölecektir.?
milomanara
14-07-2009, 22:25
Milomanara "Yararlı mutasyon" denilen olay hücreye yeni ve faydalı bilgi kazandıran mutasyon demektir. Biri mutasyona uğrayıp hücresinin bilgi kaybıyla herhangibir hastalık karşısında direnç gösteriyorsa bu yararlı mutasyon demek değildir. Bu şuna beziyor. Bir kişinin eğer gözleri körse göz hastalıklarına yakalanmaz. O yüzden göz körlüğü göze faydalıdır demeye benziyor. Yararlı mutasyondan kasıt herhangibir konuda avantaj sağlaması değil. hücreye ve canlıya yeni bir özellik katmasıdır. komik olmayın.
Sallamayalım lütfen, nasıl yanlış bildiğin şeyleri bu kadar rahat yazabiliyorsun anlamadım. Mutasyon bilgi kaybı demek değildir. Genlerde meydana gelecek her türülü değişiklik mutasyondur. Çoğunlukla genlerdeki kopyalama hatalarıdır mutasyonlar(bkz:wiki (http://en.wikipedia.org/wiki/Mutation)) Aşağıda verilen HIV bağışıklığı açıklaması sen istesende istemesende mutasyondur. Hem de yararlı bir mutasyondur.
Bununla beraber, yazılarına benim yaptığım gibi kaynak göstermeni rica ederim. Öznel spekülasyonlarını kale alıp cevap vermemizi bekleme.
6- HIV Bağışıklığı
HIV*, T-Lenfositleri, makrofagositler, dendritik hücre ve nöronlar da dahil olmak üzere çok sayıda hücre tiplerine bulaşır. AIDS** lenfositler, bilhassa CD4 + T hücrelerinin öldürülmesiyle, hastayı fırsatçı enfeksiyonlara karşı savaşmayı olanaksız kılınca meydana gelir. “HIV virüsü, T-hücrelerinin yüzeyinde bulunan moleküllere bağlanmalıdır. Bu moleküllerden birisi CD4 (veya CD4 reseptörü) olarak adlandırılır; bir diğeri C-C kemokin*** reseptör 5 olup, çeşitli şekillerde CCR5, CCCKR5 ve CKR5 olarak bilinir. Bazı insanlar CCR5 geninin mutasyona uğramış alelini taşırlar, ki bu durum T-hücrelerinin yüzeyinde bu proteinin eksikliğiyle sonuçlanır.” Homozigot bireyler HIV enfeksiyonu ve AIDS’e karşı dirençlidirler. Mutasyona uğramış alelin frekansı öyle yüksektir ki, AIDS’e hiç maruz kalmamış bazı popülasyonlarda bu alel için daha önceden seçilim olması muhtemeldir.
—————————————-
*HIV = Human Immunodeficiency Virus – AIDS’e neden olur
**AIDS = Acquired Immune Deficiency Syndrome
***Kemokin = Yardımcı T - hücrelerini harekete geçiren ve biyolojik olarak etkin türevlerine dönüştüren; bağışıklıkla, iltihaplanma ve bulaşıcı hastalıklarla ilgili olan küçük sitokinler (hücrelerce salgılanan - haberci - proteinler)
İvan Karamazov
14-07-2009, 22:30
Yararlı mutasyondan kasıt herhangibir konuda avantaj sağlaması değil. hücreye ve canlıya yeni bir özellik katmasıdır.
meğer mutasyon nedir ne değildir bilmediğim için evrimi mantıklı buluyormuşum bunca zamandır... aydınlandım doğrusu...
kafasikarisik
14-07-2009, 22:31
12. çölde deve gibi bir canlı neden oluşmuştur. ilk oluştuğu anda tüm özellikleri üzerinde barındırması gereken bu canlının hörgüçleri neden insanın üzerine oturabileceği şekildedir. ?
İçinde deve ve hurma geçmeyen bir dinci söylev niye yoktur?
6-deveye deh bürs diyebilmek için.
7-deveyi güdebilmek ve hurma toplayabilmek için.
8-hurma ve deve eti yiyebilmek için.
Evrimi çürüttüğünü zannettiğin herşey evrimin kanıtı.
demir_tunc
14-07-2009, 22:43
sorularıma cevap verilme ihtimali olmadığı için sorularımla ilgili yapılacak (cevap verilemediği için) espirileri kaale almıcam. bilginize...
milomanara
14-07-2009, 23:11
sorularıma cevap verilme ihtimali olmadığı için sorularımla ilgili yapılacak (cevap verilemediği için) espirileri kaale almıcam. bilginize...
Arkadaşlarla bilimsel kuramları yerle bir eden! sorularını tartışırken arada önceki yazıma da cevap vereceksin her halde değil mi?
sevgili demir tunç güzel sorular sormuşsun ama bu sorularının arada kaynamaması için yeni bi başlıkta açsaydın daha iyi olurdu kanımca
ayrıca artık wikipedia nın bilgilerine güvenmiyorum bu sitedeki bilgiler güvenli değil bence bu sitedeki bilgileri geçerli kabul etme çünkü kimin yazdığı belli değil canı sıkılan yazıyor
kafasikarisik
14-07-2009, 23:30
Sayın demir_tunç,
Evrime karşı olmanıza karşı değilim. Bilim zaten tez ve anti tezler üzerinden gelişir.Ama ortaya evrim fikri yanlıştır tezi atıyorsanız evim teorisinde olduğu gibi yanlışlanabilir doğrulanabilir tezler ile gelin. Evrim yokturun anti-tezi yaradan vardır değildir. Doğrulanamayan-yanlışlanamayan bir şey bilim değil inanç olur. Bilimin veya inanç birbirlerinin rakibi de değildir yoldaşıda.
Önce bu noktada anlaşmamız gerekir ki devam edebilelim. Yoksa size ne kanıt koyarsak koyalım inancınıza göre cevap vereceksiniz.
Sorduğunuz soruların cevabını evrim zaten veriyor. Giriş seviyesindeki bir evrim kitabında bile cevapsız sandığınız soruların cevabı var. Özgüven patlaması yaşamanız galiba yeterince araştırmamanızdan kaynaklanıyor. Araştırmış olsanız daha ince ve sofistike sorular sormanız gerekir. Öncelikle karşı olduğunuz konunun argümanlarını çok iyi bilmelisiniz ki eksik-hatalı yanlarını teşhir edebilesiniz.
Burda ateistler hatim indiriyor. Sizden de beklenen önce evrimi hatmetmenizdir. O zaman sormuş olduğunuz soruların evrimciler için hiçte teorilerini tökezletecek sorular olmadığını göreceksiniz.
Yoksa espirili yanıtlar almaya devam edersiniz.
demir_tunc
14-07-2009, 23:41
Kafasıkarışık ben evrimcilerin çoğu kitabını oudum buradakilerden de daha iyi biliyorum. bu yazıyla kendinizi kandırmayın. bu soruların giriş seviyesindeki bi evrim kitabı değil hiçbir şekilde cevabı yok sen de biliyosun. varsa bir tanesini cevapla soru yazmayı durdurcam. açık çek...
Mesela kalple ilgili sorumu ele alalım. evrimin mantığına göre doğal seleksyon ve mutasyonlarla canlılı çeşitleniyor ve güçlüler hayatta kalıyor ve bu milyonlarca senede oluyor. (tamamen hayal bir açıklama)
kalp bizim isteğimiz dışında atıyor. kalbin bir canlıda ilk oluştuğu anda bizim isteğimiz dışında çalışabiliyor olması gerekiyor. eğer o şekilde olmazsa milyonlarca sene vakit yok 10-15 saat sonra canlı uyuyacak ve o kalp çalışmaz hale gelicek. yani 15 saat içinde mutasyona uğrayıp dna sına bu bilgiyi işlemesi lazım. yoksa uyur ve ölür. bu soruyu evrim açıklasın. evrimi kabul edicem. cevabını bekliyorum.söz veriyorum.
not: ben burada evrimin mantıklarıyla anlattığım için binlerce hezeyan içeren şeyleri sanki olabiliyormuş gibi bir cümleyle anlatmak zorunda kalıyorum. örn: kalp ilk oluştuğunda demek zorunda kalıyorum. halbuki kalpsiz canlı yaşayamaz. veya hemen mutasyona uğraması lazım diyorum. halbuki doğada öyle her yerde radyasyon yok yani bu kolay bi olay değil zaten. dna da mutasyon, kalbin kendi kendine atma bilgisini oluşturamaz. çünkü bu bilgidir. bilgi tesadüfen oluşmaz.
kafasikarisik
15-07-2009, 00:28
Bir kere kalp denilen şey dolaşım sisteminin bir parçasıdır. Dolaşım sistemi her çok hücreli canlıda bulunmaz. Mesela bitkilerde yoktur. Süngerler, sölenterler, yassı ve yuvarlak solucanlarda da çok basit bir yapıdadır ve bu canlıların (hayvanların) kalbi yoktur. Süngerlerin beyni de yoktur.
Dolaşım sistemi açık ve kapalı olarak ikiye ayrılır.
Açık dolaşım sistemi: omurgasızların büyük kısmında görülür.Kalbe kan getiren ve götüren damarlar çok kısadır, kalp genelde genişlemiş bir damar şeklindedir. Genelde kalp tek bölmeli basit yapıdadır. Bazılarında nadiren çok bölmeli kalbe rastlanır.Kılcal damar ağı yoktur.Bu hayvanların çoğunda soluma trake ile sağlandığından kan oksijen ve co2 taşımaz. Kan toplar ve atar damarlar birbirlerine bağlı olmadığından hücrelerin arasından ve sinüs boşluklarından akar. Bu hayvanlardan örneğin hamam böceği bırakın oksijensiz ortamı vakum ortamında bile günlerce canlı kalabilir.
Kapalı Dolaşım sistemi: Bütün omurgalılar ahtapotlar ve halkalı solucanlarda görülür. Bu hayvanlarda kan O2 ve CO2 taşır. kan akış hızı yüksektir. Kılcal damarlar oluşmuştur.
Görüldüğü gibi evrim basamağında tırmandıkça basitten karmaşığa doğru bir dolaşım sistemi ortaya çıkmaktadır. Kalp insanda bulunduğu hali ile bir anda ortaya çıkmamamış, dolaşım sisteminin bir parçası olarak kendinden önce gelen canlılardan miras olarak alınmıştır.
Mutasyon üreme esnasında olur, cizgi filmlerdeki gibi örümceğin ısırması, radyasyon değmesi vs gibi sebeplerle yaşayan bir canlıda bir anda 3. kol, 3. göz, 2. burun, örümcek hisleri vs peydahlanmaz.
Buyrun size dolaşım sistemi.
milomanara
15-07-2009, 00:30
Mesela kalple ilgili sorumu ele alalım. evrimin mantığına göre doğal seleksyon ve mutasyonlarla canlılı çeşitleniyor ve güçlüler hayatta kalıyor ve bu milyonlarca senede oluyor. (tamamen hayal bir açıklama)
kalp bizim isteğimiz dışında atıyor. kalbin bir canlıda ilk oluştuğu anda bizim isteğimiz dışında çalışabiliyor olması gerekiyor. eğer o şekilde olmazsa milyonlarca sene vakit yok 10-15 saat sonra canlı uyuyacak ve o kalp çalışmaz hale gelicek. yani 15 saat içinde mutasyona uğrayıp dna sına bu bilgiyi işlemesi lazım. yoksa uyur ve ölür. bu soruyu evrim açıklasın. evrimi kabul edicem. cevabını bekliyorum.söz veriyorum.
not: ben burada evrimin mantıklarıyla anlattığım için binlerce hezeyan içeren şeyleri sanki olabiliyormuş gibi bir cümleyle anlatmak zorunda kalıyorum. örn: kalp ilk oluştuğunda demek zorunda kalıyorum. halbuki kalpsiz canlı yaşayamaz. veya hemen mutasyona uğraması lazım diyorum. halbuki doğada öyle her yerde radyasyon yok yani bu kolay bi olay değil zaten. dna da mutasyon, kalbin kendi kendine atma bilgisini oluşturamaz. çünkü bu bilgidir. bilgi tesadüfen oluşmaz.
Evrimi bizlerden iyi bilipte mutasyonun ne olduğunu bilmemen gerçekten kara mizah.
Gözü bıraktın kalbe mi geçtin şimdi? :)
Ondan sonra kulak, ondan sonra cinsiyetler....
Anlamadığın bizim de sana anlatamadığımız şey canlıların kerte kerte çok uzun zaman içinde değişmesi ve bunun ara-formlarının çoğu zaman ortalıkda olduğu. Daha önce verdiğim göz videosunda bizimkinden basit göze sahip canlıları gördün. Sen sanıyorsun ki, iki odacıklı kalbi olan bir canlı mucize bir şekilde dört odacıklıya bir nesil sonra dönüşüyor. Yanlışın burada. Konuyu anlatan makaleler veriyorum. Malesef Türkçeleri yok. Benimde şu anda çevirecek vaktim yok.
http://pandasthumb.org/archives/2008/03/evolution-of-th-5.html
http://www.sciencedaily.com/releases/2006/09/060930094021.htm
http://physrev.physiology.org/cgi/content/full/83/4/1223#II. EVOLUTIONARY ASPECTS OF CHAMBER FORMATION
Kerte kerte kardiovasküler sistemin gelişim adımları:
http://img32.imageshack.us/img32/5086/liemetal2001faovevoaort.gif
Bu arada faydalı mutasyon örneklerimi çürüttüğün! :) sallamalarının kaynaklarını bekliyorum...
Sayın keci,
Mutasyon ve epigenetik etkileri nesilden nesile ortaya çıkar. Bugün bilim adamları belirli bir organın ya da uzvun oluşması için kaç nesil gerekeceğini hesaplayabiliyorlar. 1000 yıl olarak bölmek anlamlı olmaz.
Dediğiniz gibi her nesil oluşan bu küçük değişikliklerin doğal seleksiyonun etkisi altında faydalı olanları hayatta kalabiliyor ve gen havuzu hayatta kalmaya olumlu etkisi olmayan değişikliklerden arınıyor.
malesef wiki'de konunun Türkçesi çok kısa tutulmuş, deneysel olarak gözlenmiş bazı örnekleri bu linkten okuyabilirsiniz, isterseniz daha önce okuduğum bir kaç ayrı deneyi de bulup sunmaya çalışırım. http://en.wikipedia.org/wiki/Natural_selection#Examples_of_natural_selection
Sayın milomanara
Ben 1000 yıl derken örnek olarak demiştim elbette uzun bir zamanı kastettim. Siz deney derken bilim adamlarının bu konuda sebepleri kullanarak bu sürecin aynısını gerçekleştirmeyi mi, yoksa var olan delilleri kullanarak bunları mantıklı bir düzende arka arkaya getirmeyi mi kastediyorsunuz ?
Birde kalın işaretlediğim kelimeler hala şüphelerim içerisinde; hayatta kalma ile faydalı mutasyon arasındaki korelasyon hangi paramatre ile kurulmuştur.
Bu deneyin tekrarlanma olasılığı yoktur ki ?
Birde hayatta kalmaya olumlu yada olumsuz herhangi bir etkisi olmayan
mutasyonlar ne oluyor. ?
Yukarıda sordum galiba ama merak ettiğim bu türleri mutasyonları birbirleri ile ilişkilendirmek nasıl mümkün olabiliyor. Bugün bir doğumu görmedikçe çocuğun anası bile belli olmuyorken, sırf benziyor diye önceki tür şuydu sonraki tür bu diyebilmek nasıl mümkün olabiliyor ?
Şimdi DNA analizi diyeceksiniz ama,
DNA 'lar farklı değilse zaten mutasyonda yok ortada öyle değilmi ?
% 0,1 lik bir değişiklikte bir canlıyı kuştan, aslana çevirdiğine göre;
benzese bir türlü benzemese bir türlü ....
Saygılarımla
demir_tunc
15-07-2009, 10:16
evrimcilere sorular
16. neden meyveler vardır. meyvelerin bulunduğu ağaca hiçbir faydası yoktur. tam tersi bütün besinini emer. eğer o meyveleri yiyen bir canlı olmazsada çürür gider. evrim mekanizması neden böyle insanla uyumlu yiyecekler üretmiştir.
17. sebzeler neden vardır. ve ateşle birleşince nasıl oluyor da insanın damak tadına uygun hale gelebiliyor.evrim ve tesadüfler bunu nasıl ayarlamıştır?
18. koyun gibi herşeyiyle insanın işine yarayan bir canlı nasıl olurda bu kadar uysaldır. evrim, insanlar bundan rahat faydalansın diye mi koyunu uysal oluşturmuştur yoksa koyunu insanların hizmetine veren Allah mıdır?
19. sulu meyveler mesela karpuz üzüm gibi nasıl olurda suyun en az olduğu yaz aylarında yetişir. evrime göre olsa en kuru meyvelerin yaz ayında suluların kış ayında olması gerekirdi. neden böyle olmuştur? (Allah insanın yazın su ihtiyacı olacağı için meyveleri bu şekilde yaratmıştır.)
20. neden c vitaminince zengin meveler (portakal mandalina) kış ayında yetişir. evrim insanların kışın hastalanacağı için c vitaminine ihtiyacı olduğunu düşünüp güzel lezzetler oluşturup bu meyvelerin kış ayında oluşmasını mı sağlamıştır?
21. neden mandalina dilim dilimdir. bu ağaç daha önce bir insanı ve ağız büyüklüğünü görerek buna göre bir dilimleme sistemimi geliştirmiştir?
22. karpuzun içi kırmızı dışı yeşildir. kırmızı ve yeşil kontrast renklerdir. resim bilgisi olanlar bilir birbirine en uyumlu renklerden ikisidir. evrimin sanat bilgisimi vardır? bu renkleri nasıl belirlemiştir? aynen domatesin, çileğin kendisi kırmızı sapı yeşildir. buna benzer birçok meyve ve sebzede bu uyum vardır? neden?
23. ağaçlar neden yeşildir. yeşil en dinlendirici renktir. evrim bunu nerden biliyor?
24. kah pıhtılaşması nasıl oluşmuştur. ilk anda oluşmassa canlı ilk yaralanmasında ölür çünkü?
25. su neden tüm sıvıların aksine üstten donar. eğer alttan donsa canlılık olmazdı. buna kim karar vermiştir?
Sevgili demir tunç
İyi niyetinizi takdir ediyorum, sorularınızdaki ince düşünceyide anlıyorum.
Ama bir islam forumunda değiliz biz anti-teistlerin olduğu bir forumdayız.
Sizin yapmaya çalıştığınız Mona Lisa tablosunu tasvir etmek, halbuki bu forumdaki arkadaşlar daha renkleri ve geometrik şekilleri bilmiyor. Bunun ötesinde görme yetileri yok..
Dolayısıyla bu yapmaya çalıştığınızın burada bir anlamı yok..
O yüzden önce renk ve şekil bilgisi hakkında bilgi vermeniz gerekli...
Sağlıcakla ve selametle kalın...
Saygılarımla..
kafasikarisik
15-07-2009, 11:31
12. çölde deve gibi bir canlı neden oluşmuştur. ilk oluştuğu anda tüm özellikleri üzerinde barındırması gereken bu canlının hörgüçleri neden insanın üzerine oturabileceği şekildedir. ?
Yok ben deveye takıldım. Devedeki mucizeyi çözmeden olmaz.
1- Devenin hörgücünün insanın üzerine oturabileceği şekilde olduğunu mu düşünüyorsun? deve hörgücü üzerinde oturmak hoş bişeymidir?
2 - Niye insanlar deve hörgücü şeklinde koltuk kanepe araba koltuğu vs yapmazlar?
3 - Deveye hiç bindiniz mi? Bindiniz ise neden semersiz eğersiz binmediniz? Eğer insanın üzerinde oturacağı şekilde ise insanlar neden binek hayvanlarına eğer-semer yapma ihtiyacı duydular? Fabrikasyon hatası mı var? Yoksa insanlar Allahın yarattığı şekli kibirleri yüzünden mi beğenmiyorlar?
4 - Devenin hörgücünü insanların oturması için tasarlayan niye dizginleri koymayı unutmuştur? Sadece oturma odası olarak tasarlayıp, dizgin takılınca ulaşım aracı olacağı aklına mı gelmemişdir?
5 - Bunlar insanları imtahan etmek içinmidir? İmtahanı geçen müminlere cennette araba koltuğu şeklinde hörgüçleri olan develer mi verilecektir?
Dün b.sayar ile çizimler yapan ve bu işte oldukça yetenekli 2 gencin bürosunda idim. Bazı çizimler yaptırmak için. Sohbet sırasında dehşetle fark ettim ki bu 21.yy teknolojisi beceri ile kullanan gençler yaşadıkları dünyanın küresel olduğundan bile bi haberdiler.
Aynen şöyle dedi: " Abi şimdi yola çıktık Amerika'yı geçtik nereye gideriz, yıldızlara mı ?"
Nedense demir tunç kardeşimizi hatırlattılar bana. Şimdi demir'e bitkilerin, meyvelerin şu an tükkettikleri gibi "yaratılmadığını" binlerce yılda insanın zorlu çabalarıyla evcilleştirilerek bizim damak zevkimize uygun hale geldiğini anlatsak bir işe yarar mı acaba ?
Sanmıyorum.
INCREDİBLE !!! demir tunç demek sen evrimin ne olduğundan bu kadar habersizsin.
evrimcilere sorular
16. neden meyveler vardır. meyvelerin bulunduğu ağaca hiçbir faydası yoktur. tam tersi bütün besinini emer. eğer o meyveleri yiyen bir canlı olmazsada çürür gider. evrim mekanizması neden böyle insanla uyumlu yiyecekler üretmiştir.
Meyvelerin içinde ağaçların tohumları vardır.Ağaçlar meyvelerinin yiyen canlılar asıtasıyla tohumlarını çevreye yayarlar. Hayvanların dünya üzerinde meyve veren bitkilerden önce var oldular.
Dolayısıyla bitkiler meyve üretmeye hayvanları taşıyıcı olarak kullanabilecekleri durumlar oluştuktan sonra başladılar.
17. sebzeler neden vardır. ve ateşle birleşince nasıl oluyor da insanın damak tadına uygun hale gelebiliyor.evrim ve tesadüfler bunu nasıl ayarlamıştır?
eğer sebzeleri bir yaratıcı insanlar yesin diye yarttıysa neden pişirmeye ihtiyaç olacak şekilde yaratmış. bilakis hiç pişirmeye gerek kalmadan yenebilmesi gerekirdi.
18. koyun gibi herşeyiyle insanın işine yarayan bir canlı nasıl olurda bu kadar uysaldır. evrim, insanlar bundan rahat faydalansın diye mi koyunu uysal oluşturmuştur yoksa koyunu insanların hizmetine veren Allah mıdır?
Halen yabani koyunlar var.Mesela Anadaolu yaban koyunu koruma programı var ve vahşi doğada yaşıyorlar.Oldukçada insana yaklaşmayan kaçan yabani havyanlar.Uysal değiller.
19. sulu meyveler mesela karpuz üzüm gibi nasıl olurda suyun en az olduğu yaz aylarında yetişir. evrime göre olsa en kuru meyvelerin yaz ayında suluların kış ayında olması gerekirdi. neden böyle olmuştur? (Allah insanın yazın su ihtiyacı olacağı için meyveleri bu şekilde yaratmıştır.)
Yazın hayvanların suya ihyiyaçı daha fazladır. O yüzden sulu meyveleri hiç kaçırmazlar. Meyveyi yeyince tohumunuda bağırsaklarında taşırlar.ve başka yere ekerler. Hayvanların bu davranışı bitkilerdeki yaz sıcağında sulu meyveler veren bitkilerin evrilmesini sağlamıştır.
20. neden c vitaminince zengin meveler (portakal mandalina) kış ayında yetişir. evrim insanların kışın hastalanacağı için c vitaminine ihtiyacı olduğunu düşünüp güzel lezzetler oluşturup bu meyvelerin kış ayında oluşmasını mı sağlamıştır?
C vitamince zengin meyve ve sebzeler yazında bolca yetişir .Yaz aylarının meyve ve sebzelerinde C vitamin sıkıntısı yoktur.
Portakal ve mandalina meyve ve sebzenin az olduğu kış aylarında taze olarak tüketilebilecek bir C vitamin kaynağı olduğu için önemlidir.eğer onlar olmassa başka sebzelerde tüketilebilir.Soğan gibi.
21. neden mandalina dilim dilimdir. bu ağaç daha önce bir insanı ve ağız büyüklüğünü görerek buna göre bir dilimleme sistemimi geliştirmiştir?
Bu bitki evrimine büyük ihtimel tek dilimli ve küçüçük boyutlu olaak başladı fakat zamanla dilim sayısında artış bitkiye bir avantaj sağladı.
Dilimler içlerinde çekirdeğin içine yerleştiği rahimleri gibdir.Eğer mandalina nın tekbir rahmi olsaydı ve oda ezilseydi yada bir terinde çürüseydi. Bütün çekirdeklerin hayatı tehlikeye girerdi
22. karpuzun içi kırmızı dışı yeşildir. kırmızı ve yeşil kontrast renklerdir. resim bilgisi olanlar bilir birbirine en uyumlu renklerden ikisidir. evrimin sanat bilgisimi vardır? bu renkleri nasıl belirlemiştir? aynen domatesin, çileğin kendisi kırmızı sapı yeşildir. buna benzer birçok meyve ve sebzede bu uyum vardır? neden?
Karpuzun kabuğuda fotosentez yaparak tohumları için çalışır.o yüzden yeşildir.
Bitkiler meyvelerinin kırmızı olmasının kendileri istememiştir.Onlarda böy kontrast oluyor çok da güzel oluyor şeklinde bir bilinç yoktu.
Tıka basa bitkiyle dolu bit orman da yeşil yaprakların arasında hayvanlar en rahat gördükleri meyveleri toplamışlardır.Buda zaman içerisinde kırmızı rengin meyvelein renkleri arasında baskın hale gelmesini sağlamıştır.
]23. ağaçlar neden yeşildir. yeşil en dinlendirici renktir. evrim bunu nerden biliyor?
Yeşildir çünkü fotosentez olayının gerçekleştiği korofil moleküllerinin merkezinde mağnezyum elementi ardır. Bitkiye yeşil rengi bu metal verir.
[B]24. kah pıhtılaşması nasıl oluşmuştur. ilk anda oluşmassa canlı ilk yaralanmasında ölür çünkü?
Kan pıhtılaşma özelliğinin belkide ilk havyanlar oluşmaya başladıı dönemlerde kazanmaya başlamıştır.Evrim çok uzun süreçlerde işler.
[B]25. su neden tüm sıvıların aksine üstten donar. eğer alttan donsa canlılık olmazdı. buna kim karar vermiştir?
Su molekülünün elektriksel kutululuğu nedeniyle donduğunda moleküller birbirne en uzak noktada olmaya çalışır. Bu yüzden donmuş tesisat borularımız elerimizde patlar.
Yani aynı suyun sığdığı hacme donmuş hali sığmaz.Buda santimetreküpe sığan su molekülü buz olunca sığmaz daha az H2O molekül girer santimetreküpe.
Daha az molekül daha az ağırlık demektir .O yüzden buz suyun üstünde yüzer.
INCREDİBLE !!! demir tunç demek sen evrimin ne olduğundan bu kadar habersizsin.
Meyvelerin içinde ağaçların tohumları vardır.Ağaçlar meyvelerinin yiyen canlılar asıtasıyla tohumlarını çevreye yayarlar. Hayvanların dünya üzerinde meyve veren bitkilerden önce var oldular.
Dolayısıyla bitkiler meyve üretmeye hayvanları taşıyıcı olarak kullanabilecekleri durumlar oluştuktan sonra başladılar.
Karpuzun kabuğuda fotosentez yaparak tohumları için çalışır.o yüzden yeşildir.
Bitkiler meyvelerinin kırmızı olmasının kendileri istememiştir.Onlarda böy kontrast oluyor çok da güzel oluyor şeklinde bir bilinç yoktu.
[/b]
Verdiğiniz cevaplar sizi tatmin etmin etmiş olabilir ama ben hiç tatmin olmadım ayrıca kırmızı renkli cümleleriniz birbiriyle çelişiyor
birinci cümlede bitkileri zeki canlılar olarak anlatmışsın (bu durumların oluştuğunu nasıl anldılar yoksa altıncı hislerimi var.:couch2:)
ikincisinde bilinç yoktu diyorsun hangisi doğru?
kafasikarisik
15-07-2009, 15:12
Evrimin bir bilimsel teori olarak daha entellektüel bir tartışmayı hakkettiğini düşünüyorum. Kurnazlıkla evrimi yanlışlayamazsınız. Birikiminiz ne yazıkki bilinç ile hayatta kalma/üreme güdüsünü ayırt edemiyor. Böyle olunca da canlı davranışlarında bilinç aramaya çıkıyorsunuz.
Bilinç:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilin%C3%A7
Öncelikle bilinç ne demek öğrenin.
Doğada somut fayda/zarar ilişkisi geçerlidir. Soyut olan güzellik, çirkinlik, renk uyumu vs gibi kavramların oluşması için bilinç gerekir. Salt renk uyumunun o canlıya hiç bir faydası yoktur. Doğada zeka arayışına çıktığınız için zeka yaratıcıda değilse canlılarda olmalı sabit fikrindesiniz. Anlatımlarıda o gözle okuduğunuz için çelişki olduğunu zannediyorsunuz.
milomanara
15-07-2009, 16:40
Sayın milomanara
Ben 1000 yıl derken örnek olarak demiştim elbette uzun bir zamanı kastettim. Siz deney derken bilim adamlarının bu konuda sebepleri kullanarak bu sürecin aynısını gerçekleştirmeyi mi, yoksa var olan delilleri kullanarak bunları mantıklı bir düzende arka arkaya getirmeyi mi kastediyorsunuz ?
Sayın keci, 3 milyon yıllık bir sürecin simulasyonunu kastediyorum tabi ki. Burda önemli olan, şeçilim baskısı parametresi.
Birde kalın işaretlediğim kelimeler hala şüphelerim içerisinde; hayatta kalma ile faydalı mutasyon arasındaki korelasyon hangi paramatre ile kurulmuştur.
Bu deneyin tekrarlanma olasılığı yoktur ki ?
Yukarıda verdiğim HIV bağışıklığı örneğini ele alalın. Çok önemsiz bir mutasyon aslında. Hücrenin yüzeyindeki yapının HIV virüsünün bağlanamayacağı hale gelmesi. Ortamda HIV yokken bu önemsiz mutasyonun hiç bir olumlu/olumsuz etkisi görülmeyecektir ve gen havuzundaki frekansı düşük kalacaktır. Ama yok olmayacaktır da çünkü olumsuz etkisi yok. Ama ortamda HIV varken, bu mutasyona sahip az sayıda birey hayatta kalıp bu özelliği bir sonraki nesile aktarıp bu mutasyonun gen havuzundaki frekansını artıracaktır. Gördüğünüz gibi böyle bir korelasyon yok. Yine verdiğim örnek, Avrupa'da veba salgını yaşandığı için genetik olarak daha çok vebaya bağışıklığı olan insan vardır. Bugün dünya çapında bir veba salgını olsa ataları 14.yy Avrupasından gelen insanların hayatta kalması daha olasıdır. İlaçla müdahale etmezsek tabi.
Birde hayatta kalmaya olumlu yada olumsuz herhangi bir etkisi olmayan
mutasyonlar ne oluyor. ?
Yukarıdaki örnek bunu açıklar sanırım.
Yukarıda sordum galiba ama merak ettiğim bu türleri mutasyonları birbirleri ile ilişkilendirmek nasıl mümkün olabiliyor. Bugün bir doğumu görmedikçe çocuğun anası bile belli olmuyorken, sırf benziyor diye önceki tür şuydu sonraki tür bu diyebilmek nasıl mümkün olabiliyor ?
Şimdi DNA analizi diyeceksiniz ama,
DNA 'lar farklı değilse zaten mutasyonda yok ortada öyle değilmi ?
% 0,1 lik bir değişiklikte bir canlıyı kuştan, aslana çevirdiğine göre;
benzese bir türlü benzemese bir türlü ....
Saygılarımla
Unutmadan 3 milyar genden bahsediyoruz ve bitkilerle bile ortak genlerimiz var. Ne kadarının ortak olduğuna bakıyoruz. Verdiğiniz 0,1% kuş ve aslan arası fark yanlıştır. Bir türün en yakın atasıyla arasında ortalama 1,2% fark vardır. Mesela şempanze ve gibon arasında 1,6% gen farkı var. 3 milyar gen düşünüldüğünde bu çok ciddi bir fark. Doğumu görmedikçe çocuğun anasının belli olmayacağını söylemeniz iddialı olmuş :) Genetetik kodlar çok açıklıkla bu benzerlikleri gösterir. Zaten ortak atanın(ve evrimin) beton gibi sağlam temeller üzerine oturması genetiğin ortaya çıkmasıyla yani 1950'lerden sonra oldu.
evrimcilerden seçme sözler
Evrimciler, bırakın yeni canlıların ortaya çıkışını, insan türünün ırklarını bile açıklayamıyorlar. Meşhur evrimci T. Dobzhansky, bununla ilgili olarak şöyle diyor:
"Darwin'den bu yana bir asır geçtiği halde, insan türündeki farklı ırkların orijinine ait problemi çözemedik. Mesele hala bir asır önceki kadar karışık." (*)
Meşhur evrimcilerden L. Zuckerman da çalışma prensiplerini şöyle dile getirir: "Saf ilmi düşünceyle, fizik ve kimya kanunları ışığında işe başlıyoruz. Fakat, hemen objektif hakikatlerden uzaklaşarak kıyas ve tahmine dayanan sahaya kayıyoruz. Hissi bir sezişle veya izah tarzıyla insanın fosil tarihiyle ilgili hükmü veriyoruz."
Yine evrimcilerden Gould, çaresizliğini şu soru ile dile getiriyor: "Cedlerle nesiller arasında geçiş gösteren hangi deliller var?" O'nun bu sorusuna evrimci anatomi profesörü Kitts şöyle cevap veriyor: "Paleontolojinin (Fosil bilgisi), evrimle ilgili delilleri sağladığına dair parlak sözlerine rağmen, evrimcilerin problemleri çözülememiştir. Bunların en önemlisi, fosiller arasındaki boşluklardır. Evrim için türler arasında geçiş formu gereklidir. Halbuki paleontoloji bunu temin edememiştir."
Evrimcilerin görüş ve düşüncelerinin nereye dayandığını Gish, şu ifadelerle en iyi şekilde dile getiriyor: "Evrim felsefesi, evrimcilerin kendi dünya görüşleri içerisinde yer alan bir inanç sistemidir, bir dindir."
Evrimcilerin temel felsefesini şöyle özetlemek mümkündür: Sanat var, fakat sanatkar yok. Eser var, usta yok. Kitap var, fakat bunu yazan yoktur.
İnsanın sorası geliyor. Madem evrim için geçiş formu gereklidir. Bu geçiş formları da bulunamamıştır. O halde niçin evrimi müdafaa ediyorsunuz?
Sayın milomanara
Korelasyon yok diyorsunuz ama var dolaylıda olsa bir korelasyondan bahsediyorsunuz.
Ama ortamda HIV varken, bu mutasyona sahip az sayıda birey hayatta kalıp bu özelliği bir sonraki nesile aktarıp bu mutasyonun gen havuzundaki frekansını artıracaktır.
İşte burada korelasyon.
Bu mutosyana sahip az sayıdaki bireyin hayatta kalması. Mutasyon ile hayatta kalma arasında. Peki neden bu mutasyona sahip olmayan bireyler hayatta kalmıyor. Veya Bu mutasyona sahip olma ile hayatta kalma arasındaki pozitif ilişki
Sadece GÖZLEM..
HIV mutasyonu olan bireyler bir veri kümesi, Hayatta kalan bireyler bir başka veri kümesi iki küme arasındaki birebir ilişki A dan B ye bir fonksiyon ise bu fonksiyon'nun X parametresi HIV mutasyonudur. f(x) hayatta kalmayı gösterir..
Şunu sorabilir miyim ?
Bu denklemi siz mi yazdınız yoksa var olan bir denklemin
parametrelerinin ne olduğunu mu tahmin etmeye çalışıyorsunuz ?
Saygılarımla...
milomanara
15-07-2009, 17:41
Sayın milomanara
Korelasyon yok diyorsunuz ama var dolaylıda olsa bir korelasyondan bahsediyorsunuz.
İşte burada korelasyon.
Bu mutosyana sahip az sayıdaki bireyin hayatta kalması. Mutasyon ile hayatta kalma arasında. Peki neden bu mutasyona sahip olmayan bireyler hayatta kalmıyor. Veya Bu mutasyona sahip olma ile hayatta kalma arasındaki pozitif ilişki
Sadece GÖZLEM..
Sayın keci, ortamda HIV varsa bir korelasyon olacaktır :)
HIV mutasyonu olan bireyler bir veri kümesi, Hayatta kalan bireyler bir başka veri kümesi iki küme arasındaki birebir ilişki A dan B ye bir fonksiyon ise bu fonksiyon'nun X parametresi HIV mutasyonudur. f(x) hayatta kalmayı gösterir..
Ortamda HIV varsa doğru bir yargı.
Şunu sorabilir miyim ?
Bu denklemi siz mi yazdınız yoksa var olan bir denklemin
parametrelerinin ne olduğunu mu tahmin etmeye çalışıyorsunuz ?
Hayır bu tüm mutasyonlar için genel bir yargıdır. A mutasyonuna (X) parametresi derseniz F(X) hayatta kalma ihtimali olacaktır. Formüle ettiğiniz denklem basitçe doğal seleksiyondur. Elbette böyle matematiksel bir ifadesi yok ama bu şekilde anlatılabilir. Aşağıdaki basit grafik bu mantığı doğrular.
http://img240.imageshack.us/img240/1927/300pxantibioticresistan.png
demir_tunc
15-07-2009, 18:52
ayejj sorularımı cevapladığını bu zannediyosun. ağaçlar neden yeşildir diyorum içinde metal vardır o yüzdn demişsin. felaket. orda bu soruyu sormamın amacı yeşil rengin insanı en rahatlatıcı renk olması ve bunu doğanın nasıl bilmesinden bahsediyorum. kıpkırmızı da olabilirdi mavi de mor da. ama insan için en rahatlatıcı renk. neden? metal den deme de yine. hiçbiris cevap deil bu arada. sen bilimsel açıklamasını yapmışsın. ben tesadüfler bunlara nasıl karar verir manasında soruyorum. daha niye sorduğumu anlamamışsın. zaten rezil etmişsin kendini ve evrimi bu soruları cevaplamaya çalışarak. mesela birisi bana cevap olarak "bunlar en basit evrim kitaplarında bile yazar" demişti. bu bile daha akılcı. dawkins taktiği. cevap yok ama sanki çok kolay konularmış gibi göstermeye çalışma çabaları. komediiii.
ne yani sana gore agaclarin insanlari dinlendirme rahatlatma gibi bir takintilaari , gorevleri mi var ???
daha neler duyacaginiz bakalim ,, ... yahuu daha ne desin ,, ama seninki bayagi mantikli ve makul bir aciklama , insanlari rahatlatmak icin , peki o zaman neden insanlari ten rengi yesil degil , madem bu kadar rahatlatici bir renk , !!
Ne diyim biliminde caresiz kaldigi yerler vardir , boyle mantik onunde , egilmekden baska care yok gibi !
ne yani sana gore agaclarin insanlari dinlendirme rahatlatma gibi bir takintilaari , gorevleri mi var ???
daha neler duyacaginiz bakalim ,, ... yahuu daha ne desin ,, ama seninki bayagi mantikli ve makul bir aciklama , insanlari rahatlatmak icin , peki o zaman neden insanlari ten rengi yesil degil , madem bu kadar rahatlatici bir renk , !!
Ne diyim biliminde caresiz kaldigi yerler vardir , boyle mantik onunde , egilmekden baska care yok gibi !
senin gibi zeki bi canlı dahi yeşilin rahatlatıcı olduğunu yeni öğreniyorken evrim bunu milyonlarca yıl önce nasıl anlamışta ağaçların rengini yeşil yapmış bu soruya senin cevabın ne? :couch2:
Egosantrik psikolojik özellik kişinin etrafındaki her tür olayla kendisini ilişkilendirmesi, neden veya sonuçlara kendi varlığını yerleştirmesi ile oluşur.
Kendini kainatın merkezine koyar ve tüm kainatın insanın hizmetinde olduğunu zanneder .
Domates neden kırmızı,salatalık neden yeşil?
Hayır bu tüm mutasyonlar için genel bir yargıdır. A mutasyonuna (X) parametresi derseniz F(X) hayatta kalma ihtimali olacaktır. Formüle ettiğiniz denklem basitçe doğal seleksiyondur. Elbette böyle matematiksel bir ifadesi yok ama bu şekilde anlatılabilir. Aşağıdaki basit grafik bu mantığı doğrular.
Sayın milomanara
Eğer bu tüm mutastonlar için genel bir yargı ise, bunun doğru olduğunun
delili nedir ? Yani Hayatta kalma olasılığının X 'e bağlı olduğunun;
denklemin içinde ne olduğuda bilinmediğine göre bunlar birbirine paralel
süreçler olamaz mı ? illa ki biri diğerinin sonucu neden olsun ?
Bunu gözlem dışında bir başka yolla yapabilir misiniz ?
Saygılarımla...
demir_tunc
16-07-2009, 09:29
milat çok güzel cevaplamışsın. hayır söylüyoruz en rahatlatıcı renk yeşil diye, sen yeni öğreniyosun demişsin ama söylememize rağmen öğrenemedi. hala ağaçlar insanları rahatltır mı diyo baksana:) yeşil renk insanı rahatlatır. ve milat dediğin gibi insan gibi akıllı (herkes için geçerli deil tabi) bir varlık bile böyle bir bilgiye sahip deilken şuursuz doğa bunu ansıl bilsin?
evrimcilere sorular
26. dünya üzerinde sayısız dalga boyu varken göz kendini nasıl geliştirdi de bunlardan bizim en işe yarayacak olanı algılamamızı sağladı? sivrisinekler gibi gözlerimiz ısıyı da algılayablirdi.
27. sinek kanadığını saniyede 500 kere çırparken kanadı nasıl yanmaz? ilk anda böyle olması lazım kanat hiçbir zaman oluşamaz.
28. kelebeklerin sırtındaki baykuş portresini kim çizmiştir?
29. mide nasıl olurda içindeki etleri parçalarken kendini parçalamaz. ? (burda mukoza isimli sıvıyla içini kaplar diye bi cevap gelebilir. sorum bu deil. mide ilk oluştuğu anda mukoza sistemiyle oluşması lazım yoksa ilk yenilen yemekte mide kendini eritir)
30. deri neden vardır? zombi gibi gözüken insan 1-2 kiloluk etle neden estetik hale gelmiştir?
kafasikarisik
16-07-2009, 10:47
Sorularının hepsinin cevabını veriyorum.
Cevap:İnsan egosu.
Forumda psikolog biri vardı sanırım daha iyi anlatır.
1-5 yaş çocukları ben merkezcidir. Çevrelerindeki tüm nesnelerin kendilerine ait olduğunu düşünür. Bir çocuk elinden alınan nesneler için bu yüzden ağlar. Anne ve babası dahil çevresindeki tüm insanların kendisine hizmet etmek ve ihtiyaçlarını karşılamak için varolduğu zannındadır.
Sizlerde çevrenize bu gözle bakıyorsunuz. Bir çocuğun cep telefonunu eline alıp dişlerini kaşıması gibi. Çocuk cep telefonunu diş kaşımak için kullanır ve bu yüzden yapılıp, ortaya bırakıldığını düşünür. Çünkü kendisi o amaçla kullanmaktadır. Anne babası elinden almaya kalkınca da ortalığı yıkar. O yaştaki çocuğa telefonun işlevinin diş kaşımak olmadığını anlatmak ne kadar zorsa dünyanın sizin için yaratılmadığını anlatmak o kadar zor.
Evrimde bazı yan etkiler vardır. Mesela böceklerin ateşin etrafında sprial çizerek yanması gibi. Aslında bu ay ve güneşe bakarak yol bulmak için evrim tarafından geliştirilen bir sistemin etrafta yakın ışık kaynakları olunca oluşan yan etkisidir.
Bunun gibi diğer canlılarda çok az olan tecrübe aktarımının yan etkisi de inançtır. Küçük çocuklarda büyüklerinin her dediğine inanma eğilimi vardır. Yakınınızdaki çocuklarda bu eğilimi çok rahat test edebilirsiniz. Çocukların masal ve beyaz yalanlara kolayca inanma eğilimi aslında hayatta kalmanın koşuludur. Yakındaki dereye sakın gitme orda öcüler var telkini gidersen dereye düşüp boğulabilirsin telkininden daha etkilidir. Çocuk canavarları görmesine gerek kalmadan büyüklerinin bu söylediğine inanır. Bu inanma eğilimi hayal gücü ile birleşince derede yaşayan ejderhalar inanışına dönüşür. Bu mit belkide çocuğunu tehlikelerden korumak için bir anne veya babanın uydurduğu bir beyaz yalandı.
İlkel kabilelerde ve hatta bizim toplumumuzda bile yaşlı insanların söylediklerine inanma ve onlara saygı duyma eğilimi yaşlı insanların tecrübelerinin fazla oluşu ve bu tecrübelerin test etmeden uygulandığı takdirde hayatta kalma ve üreme şansının yüksek oluşudur.
İnançlarda ortaya bu şekilde çıktılar. Çocuk eğitiminde kullanılan tipik yöntem ödül ve korkutmadır. Uslu olursan (benin dediğim şekilde davranırsan) dondurma alırım (cennet), yaramazlık yaparsan öcülere veririm (cehennem). Bu şartlanmalarla yetişen çocuk zaten inanca eğilimlidir.
İlhamın için teşekkürler Dawkins.
ağaçlar neden yeşildir diyorum içinde metal vardır o yüzdn demişsin. felaket. orda bu soruyu sormamın amacı yeşil rengin insanı en rahatlatıcı renk olması ve bunu doğanın nasıl bilmesinden bahsediyorum. kıpkırmızı da olabilirdi mavi de mor da. ama insan için en rahatlatıcı renk. neden? metal den deme de yine.
demir tunç kolofil molekülünde magnezyum var ondan dolayı yeşil.
Eğer klorofil molekülünde bakır olsaydı bitkiler mavi olurdu. Demir olsaydı kırmızı olurdu.Neden magnezyum demekki fotosentez için en uygunu o da ondan. Ama sen olayın duygusal nedenlerini soruyorsan evrimin bunada cevabı var.
Zeki ve eğitimli bir insan yukardaki bilgiden yola çıkarakda kafasıdaki soru işaretlerinin cevaplarını bulabilir diye düşünmüştüm.Yani herşeyide tek tek açıklamak bazen ayıp oluyor karşımdaki insanı tanımadan aptal yerine koymuş olmayı istemem doğrusu.
Madem sana detaylı açıklama gerekiyor bir şansımızı deniyelim.
İnsanın duygularını içgüdüleri yönetir.İç güdülerimiz milyonlarca yıllık evrimle birlikte genlerimize yerleşmiş davranışsal kalıplardır.Üreme vasıtasıyla nesiller boyu aktarılır.
demir tunç sende 60 milyon yıl önce yaşamış 50 gr ağırlığında bir fare büyüklüğünde atanın yaşamış olduğu ölüm kalım mücadelesinin içgüdüsel tepkileri halen mevcuttur.
Çünkü o fare büyüklüğündekü ata hayatta kalmayı başardığı için sen bugün dünyasın.
Peki o fare büyüklüğündekü atadan itibaren bütün atalarının bir numaralı sorunları neydi?
Cevap: Yiyecek bulmak.
Peki yiyecek en fazla ve en rahat nerde bulunurdu?
Cevap: Tabiki ormanlık çayırlık yeşillik alanlar.Hem bitkisel besinler çoktur .Hem av hayvanları bulunur.Hemde su vardır.
Demekki yeşil rengin insana huzur vermesinin esas kaynağı budur.Yani açlık susuzluk tehlikesi yok.Saklanılabilecek alan çok. O halde güvendeyim hissinin oluşması.
. zaten rezil etmişsin kendini ve evrimi bu soruları cevaplamaya çalışarak. mesela birisi bana cevap olarak "bunlar en basit evrim kitaplarında bile yazar" demişti. bu bile daha akılcı. dawkins taktiği. cevap yok ama sanki çok kolay konularmış gibi göstermeye çalışma çabaları. komediiii.
Aynı fikirde değilim.Cevaplarımın hepsinin arkasındayım.Eğer yanlışlarım varsa ve biri doğrultursabundan dolayıda gocunmam.
INCREDİBLE !!! demir tunç demek sen evrimin ne olduğundan bu kadar habersizsin.
Meyvelerin içinde ağaçların tohumları vardır.Ağaçlar meyvelerinin yiyen canlılar asıtasıyla tohumlarını çevreye yayarlar. Hayvanların dünya üzerinde meyve veren bitkilerden önce var oldular.
Dolayısıyla bitkiler meyve üretmeye hayvanları taşıyıcı olarak kullanabilecekleri durumlar oluştuktan sonra başladılar.
Karpuzun kabuğuda fotosentez yaparak tohumları için çalışır.o yüzden yeşildir.
Bitkiler meyvelerinin kırmızı olmasının kendileri istememiştir.Onlarda böy kontrast oluyor çok da güzel oluyor şeklinde bir bilinç yoktu.
[/b]
Verdiğiniz cevaplar sizi tatmin etmin etmiş olabilir ama ben hiç tatmin olmadım ayrıca kırmızı renkli cümleleriniz birbiriyle çelişiyor
birinci cümlede bitkileri zeki canlılar olarak anlatmışsın (bu durumların oluştuğunu nasıl anldılar yoksa altıncı hislerimi var.:couch2:)
ikincisinde bilinç yoktu diyorsun hangisi doğru?
Dolayısıyla bitkiler meyve üretmeye hayvanları taşıyıcı olarak kullanabilecekleri durumlar oluştuktan sonra başladılar.
Bu ifadenin bitkilere bilinç yüklediğini düşünmek cümleye hangi yönden baktığınızla birlikte değişir.
Unutmayın gerçekte kelimelerin anlamı yoktur sizin onlara yüklediğiniz anlamlar vardır.
Elbetteki bu ifademde bitkilerin bu işlere kendi bilinçleriyle karar verdiğini savunmuyorum.
26. dünya üzerinde sayısız dalga boyu varken göz kendini nasıl geliştirdi de bunlardan bizim en işe yarayacak olanı algılamamızı sağladı? sivrisinekler gibi gözlerimiz ısıyı da algılayablirdi.
27. sinek kanadığını saniyede 500 kere çırparken kanadı nasıl yanmaz? ilk anda böyle olması lazım kanat hiçbir zaman oluşamaz.
Bu söylediğin şey evrimi destekleyen bir şeydir. Şöyle ki;
Canlılık suda başlamıştır.Ve bütün canlıların ataları sularda yaşamıştır. Su elektromanyetik spekturmun bir kısmı hariç bütün dalga boylarını yansıtır. Ancak kızılötesi ile morötesinin arasındaki dalga boylarındaki ışınımları geçirir.
Canlılarda suda evrimleştiği için Canlıların büyük çoğunluğu kırmızı ve mor arasındaki renkleri görme yeteneğine sahiptirler.
Sivrisinek gibi böcekler evrim sürecinde bizden çok önceleri dünya üzerinde arzı endan etmeye başlamış canlılardır. Yani çeşitli özellikler konusunda bizden ilerde olmalarındsa şaşırtıcı bir şey yoktur.
Bu süreçler zarfında bizden çok daha fazla mutasyonlar geçirip çok daha fazla doğal seleksiyon süreçlerine karşı hayatta kalma mücadelesi vermişlerdir. Bu sayede bazı özellikleri ilerlemiştir.
28. kelebeklerin sırtındaki baykuş portresini kim çizmiştir?
Bütün bunlar doğadaki kaotik şartlar sayesinde gelişir.Ama her düzensizlik doğal olarak bir düzen yaratır.
Mesela sanayi devrimi öncesinde ingilterede açık renk ve koyu renk güveler vardı.Açık renk güvelerin kanatları üzerine kondukları nesnelerle(ağaç vb) uyumlu olarak onlara avantaj sağlıyordu .Bu yüzden popülasyon içerisindeki açık renk güvelerin sayısı fazla idi.
Sanayi devrimi sonrası kömür yakımının fazlalaşmasıyla güvelerin konduğu nesnelerin(ağaç vb) kömür islerinde kararması sonucu açık renk güveler avcıları tarafından kolay fark edilir hale geldiler. Sonuç popülasyonda koyu renk güvelerin sayısı arttı.
Yani hiçbir üstün varlığın müdahalesi yok herşey kaotik bir ortamda kendiliğinden gelişiyor.
29. mide nasıl olurda içindeki etleri parçalarken kendini parçalamaz. ? (burda mukoza isimli sıvıyla içini kaplar diye bi cevap gelebilir. sorum bu deil. mide ilk oluştuğu anda mukoza sistemiyle oluşması lazım yoksa ilk yenilen yemekte mide kendini eritir)
Mide olsun diğer organlar olsun hiçbiri akşamdan sabaha ortaya çıkmış şeyler değil.Milyonlarca yıllık evrim sonucunda bu hale gelmişlerdir.
Senin sorun yanılmıyorsam şu, bir organ neden ve nasıl oluşur?
Bir organın oluşmasını o organizmanın hayatta kalma mücadelesi ortaya çıkarır.
O organın en ilkel formunu temsil eden halinin ortaya çıkmasından önce organizmanın genlerinde mutasyonlar birikir.
Ve doğal seleksiyonun zorlayıcı şartları bindirdiğinde genlerinde mutasyonları taşıyanlar hayatta kalır. Böylece organın ilkel formu yolculuğa çıkar.
Zaman içerisinde geçirilen evrim o organı daha fonksiyonel hale getirir.
Midenin en ilkel formları deniz canlıları olan süngerlerde görülebilir.
30. deri neden vardır? zombi gibi gözüken insan 1-2 kiloluk etle neden estetik hale gelmiştir?
Canlı yapıları dış ortamdan soyutlayan yapılara her boyutta rastlarız.
Hücrenin, hücre iç organellerin zarları vardır.
Böreğimizin ,karaciğerimizin beynimizin...vb zarları vardır.
Son olarakda vucudumuzu dış ortamdan soyutlayan derimiz vardır.
Bu şekilde yapılaşma canlılıkta özelleşmeyi getirir.
vezir3000
16-07-2009, 18:02
ya yazmayim yazmayim diyorum .. dayanmiyorum abi aynaya bak evrimin var oldugunu anlarsin anlamiyorsan demekki evrim gecirmemissin ......
EVRIMI ANLAMAYAN ZATEN EVRIM GECIRMEMISTIR.......
Neyse sakinleseyim biraz gerilmistim burda biraz yeniyim . ama gercekten bilimi yobazlarla tartismak cok zor ... önlerine ne kadar bilgi koyarsan koy ya bunlar darwinde takilmis kalmis su günkü bati dünyasinda evirmi kabul etmiyeni adamdan saymazlar yani karsina alip konsumazlar bile adamlar 150 yil önceki ilkel imkanlarla büyük boyutta evrimi anlatmis bu zamanda bilgilere okadar kolay ulasabilmek varken anlamazi git ve anlamak yerine tapmayi ve taptiklarini her sekilde savunmayi tercih eden insanlarla sohbet etmek cok zor arkadas ben 20 yildir ugrasiyom 2 karis yol alamadim ..
sanirim inanc sigara heoin kokain gibi bir bagimlilik yapiyor ve insan bir sekilde onu saglamak icin her seyi yapiyor ama o bagimli insanlar bile yaptiginin dogru olmadigini bilyior..ama yanlis yolda oldugunu anlamak sorunun cözümü icin bir baslangistir...
goglda darwinin hayatiyla alakali yeni bir belgesel baktim oda baya güzeldi evrimle alakali olan bütün aciklari kapatiyor türkce alt yazili sanirim arayan bulmustur ...
saygilar...
EVRIM ANLAMAYAN EVRIM GECIREMEZ......
demir_tunc
16-07-2009, 22:26
evrimcilere sorular
31. aşk, hüzün, üzüntü, sevinç hangi evrimsel süreçlerle oluşmuştur.?
32. neden şahinin gözü zoom yaparken (sözde)evrim sürecinde ondan sonra oluşan canlılarda bu yoktur?
33. canlılardaki şefkat merhamet annelik ve babalık duygularının kökeni nedir?
34. neden gözler renk renktir dudak neden tene çok uyumlu şekilde kırmızıdır?
35. kolumuzu bir yere yaslarsak orayı hissederiz ama belli bir süre sonra orayı hissetmeyiz. bu olay hangi evrim sürecinde neden oluşmştur_ hayati bir durum değil son derece lüks bir durumdur. yoksa giydiğimiz elbiseleri ve oturduğumuz yeri sürekli hissederdik ve bize bu rahatsızlık verirdi. bizim rahatımızı mutasyonlar mı düşünmüştür?
İvan Karamazov
16-07-2009, 22:37
Bu söylediğin şey evrimi destekleyen bir şeydir. Şöyle ki;
Canlılık suda başlamıştır.Ve bütün canlıların ataları sularda yaşamıştır. Su elektromanyetik spekturmun bir kısmı hariç bütün dalga boylarını yansıtır. Ancak kızılötesi ile morötesinin arasındaki dalga boylarındaki ışınımları geçirir.
Canlılarda suda evrimleştiği için Canlıların büyük çoğunluğu kırmızı ve mor arasındaki renkleri görme yeteneğine sahiptirler.
Sivrisinek gibi böcekler evrim sürecinde bizden çok önceleri dünya üzerinde arzı endan etmeye başlamış canlılardır. Yani çeşitli özellikler konusunda bizden ilerde olmalarındsa şaşırtıcı bir şey yoktur.
Bu süreçler zarfında bizden çok daha fazla mutasyonlar geçirip çok daha fazla doğal seleksiyon süreçlerine karşı hayatta kalma mücadelesi vermişlerdir. Bu sayede bazı özellikleri ilerlemiştir.
Bütün bunlar doğadaki kaotik şartlar sayesinde gelişir.Ama her düzensizlik doğal olarak bir düzen yaratır.
Mesela sanayi devrimi öncesinde ingilterede açık renk ve koyu renk güveler vardı.Açık renk güvelerin kanatları üzerine kondukları nesnelerle(ağaç vb) uyumlu olarak onlara avantaj sağlıyordu .Bu yüzden popülasyon içerisindeki açık renk güvelerin sayısı fazla idi.
Sanayi devrimi sonrası kömür yakımının fazlalaşmasıyla güvelerin konduğu nesnelerin(ağaç vb) kömür islerinde kararması sonucu açık renk güveler avcıları tarafından kolay fark edilir hale geldiler. Sonuç popülasyonda koyu renk güvelerin sayısı arttı.
Yani hiçbir üstün varlığın müdahalesi yok herşey kaotik bir ortamda kendiliğinden gelişiyor.
Mide olsun diğer organlar olsun hiçbiri akşamdan sabaha ortaya çıkmış şeyler değil.Milyonlarca yıllık evrim sonucunda bu hale gelmişlerdir.
Senin sorun yanılmıyorsam şu, bir organ neden ve nasıl oluşur?
Bir organın oluşmasını o organizmanın hayatta kalma mücadelesi ortaya çıkarır.
O organın en ilkel formunu temsil eden halinin ortaya çıkmasından önce organizmanın genlerinde mutasyonlar birikir.
Ve doğal seleksiyonun zorlayıcı şartları bindirdiğinde genlerinde mutasyonları taşıyanlar hayatta kalır. Böylece organın ilkel formu yolculuğa çıkar.
Zaman içerisinde geçirilen evrim o organı daha fonksiyonel hale getirir.
Midenin en ilkel formları deniz canlıları olan süngerlerde görülebilir.
Canlı yapıları dış ortamdan soyutlayan yapılara her boyutta rastlarız.
Hücrenin, hücre iç organellerin zarları vardır.
Böreğimizin ,karaciğerimizin beynimizin...vb zarları vardır.
Son olarakda vucudumuzu dış ortamdan soyutlayan derimiz vardır.
Bu şekilde yapılaşma canlılıkta özelleşmeyi getirir.
gayet güzel cevaplar ayejj :) oldukça da mantıklı...
bütün evrenin var olma sebebinin insan olması ve insanın, bu evrenin bir sonucu olması arasındaki farkın ne olduğunu anlayamamaktır cehalet ne de olsa.. :)
Demir Tunç bir sürü soru sormuşsun. Yok kadınların neden sakalları bıyıkları yok.
http://thelongestlistofthelongeststuffatthelongestdomainn ameatlonglast.com/images/beard.JPG
Bu kadın ne oluyor şimdi? Senin Allah'ın bu kadını yaratırken karışıklık mı yapmış?
Neyse benim söylemek istediğim bu değil. Sen inandığın Allah'ın dünyadaki canlılar hariç evrendeki herşeyi bu evrende geçerli olan doğa kanunlarına göre yarattığını kabul ediyorsun. İlk önce dünyayı sonrada evreni toplam 6 günde yarattı demiyorsun. Hepsini big bangle başlayan ve 6 günde değilde milyarlarca yıl süren doğa kanunları içinde oluştuğunu kabul ediyorsun. Peki evrendeki her şey doğa kanunlarına göre işlerken neden canlılarda bu kanunlar içinde oluşmasın? Eğer ben bir Tanrıya (senin arab al-ilah'ın değil) inansaydım evrimide onun yaratma biçimi olarak görürdüm.
demir_tunc
17-07-2009, 14:25
istisnalar kaideyi bozmaz. ayrıca bu tarz olaylar sizin tüm canlılığı mükemmel oluşturduğunu iddia ettiğiniz mutasyonlar yüzünden oluyor. bir de bi tek buna mı cevap veerebiliyosun ve verdiğin cevap bu mu? komikkK...
MUTASYON HEZEYANI
Mutasyonlarla ilgili açıklamalarını da analamk zor değil. bir kere dünya üzerinde canlılar süreli radyasyona maruz kalmıyorlar. öyle bir mekanizma yok. sizin anlattığınıza göre her dakika canlılar mutasyona uğruyo. ama öyle bir durum yok. çernolbilde oldu benim bildiğim onun haricinde mutasyona uğratacak şekilde yoğun bir radyasyon yok dünyada. çernobilde olanları da biliyoruz. binlerce kanser olan kişi. ayrtıca şu anda dünya üzerindeki diğer pek çok hastalığında sebei mutasyonlardır. mesela mongolluk. vb. hastalık ve zarardan başka birşey vermeyen mutasyonlar bu mükemmel canlılığı nasıl oluşturabilir. kamera şakası değil dimi bu ve bir fıkra?
Demir Tunç benim sorduğum asıl soruya cevap ver.
Tek hücreli canlılara ait en eski iz 3.5 milyar yıl öncesine ait. evrende 1.35 milyar yıl olduğuna göre bu arada geçen 10 milyar yılda olan herşeyin birden bire ortaya çıkmadığını kabul ediyorsun. 10 milyar yılda dünyanın oluşumuda dahil hepsinin kanunlara göre oluştuğunu kabul ediyorsun.3.5 milyar yıl önce oluşmaya başlayan hayatın gene belirli kanunlar içinde değilde birden bire sihirbazın şapkasından çıkan tavşan gibi ortaya çıktığını neden iddia ediyorsun. Hani desem btün canlılar aynı anda ortaya çıkmış olsa kimse evrim filan demiyecek. Dünyanın geçmişine bakıyorsun canlılık hep aşama aşama ilerlemiş.
Madem sen soru sordun bende sana sorayım ?
Senin Allah'ın 3.5 milyar yıl boyunca durup durup sürekli yeni bir canlılar yaratacağına yolladığı kitaplarda da dediği gibi 6 gün içinde bütün canlıları hemencik yaratıp bırakmamış?
Peki bütün canlıları senin Allahın yarattıysa neden daha dünyada insanlar yokken değişik değişik canlılar yaratıp onları 5 defa neredeyse tamamını yoketmeye çalışmış?
Neden senin Allah'ın bir şempanze ile bir insanın genetiğini yüzde 99 benzer yaratmış.
kafasikarisik
17-07-2009, 15:24
Ki-Adi,
Evren yaklaşık 6.000 yaşındadır.
Dünya evrenden 2 gün daha yaşlı olup 6000 yıl, 2 günlüktür.
Ayrıca tüm evren insanlar için yaratılmıştır.
Bunların Kuran da yazdığı ibnül, abdül gibi ilim adamlarınca ilimsel olarak kanıtlanmış olup senin söylediklerin evrimci bilim adamlarının hezeyanlarıdır.
Rica ederim.
evrensel-insan
17-07-2009, 16:47
Saygideger arkadaslar;
Bizim cocuklar, eve ugrayan boceklerden, orumceklerden, sineklerden, kelebeklerden, kisaca hasarattan korkar. Hanim da; onlara yakindan bakar. Hal boyle olunca, cocuklari ve evi bu hasaratlardan arindirma gorevi bana duser. Bende, buyuk bir avci edasiyla, mumkun oldugu kadar zarar vermeden,onlari gorundukleri yerden alirim ve evin disina birakirim. Bazan da "cinayet islemek" zorunda kalirim.
Butun bu sure zarfinda ve hanimin da dikkati temelinde; bu hasaratlar, durmadan goruntu ve sekil degistirirler. Hanim "Ben, bu bocegin, soylelisini ilk defa goruyorum" der. Bende "iste evrimin en guzel kaniti" derim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
demir_tunc
17-07-2009, 17:55
ki adi canlılar aşama aşama oluşmamış ki,
kambriyen devrinde birden belirmiş canlılar. bilim adamlarının tamamı kabul ediyor. evrimcilerin "kambriyen patlaması" demesinin sebebi zaten evrime ters bir durum olması.Kuran da evrenin 6 günde değil 6 devrede yaratıldığı anlatılır. ordaki kelimenin manası devredir. bilimsel olarak da Dünya 6 devirde yaratılmıştır.
CANLILARIN AŞAMA AŞAMA GELİŞTİĞİNE DAİR TEK BİR DELİL YOKTUR. BİR DELİL BULANA 10 TRİLYON VERİLİYO. EĞER OLSAYDI O DELİL ÇOKTAN GÖSTERİLMİŞTİ. EĞER OLDUĞU HALDE GÖSTERİLMİYOSA BU EVRİMCİLERİN ALİ DENGESİ BOZUK DEMEKKİ. 10 TRİLYON U KİM İSTEMEZ. VEYA DA BU EVRİMCİLER DOĞRU KONUŞMUYORLAR YANİ BUNA DAİR BİR BULGU YOK.
İvan Karamazov
17-07-2009, 18:01
klasik bir HY paranoyasıyla daha karşı karşıyayız :)
kambriyen dönemde canlılığın artışında bir patlama olması, ne daha önceden başka canlıların oluşmamış olduğu anlamına ne de daha sonradan başka canlıların oluşmadığı anlamına gelmez. hangi dönemde, kaç filum oluştuğu ise aşağıdaki gibidir:
holosen 12
oligosen 1
eosen 1
jurasik 1
karbonifer 3
devoniyen 1
ordovisyen 1
kambriyen 9
vendian 4
evrimcilere sorular
31. aşk, hüzün, üzüntü, sevinç hangi evrimsel süreçlerle oluşmuştur.?
Aşk= üreme güdüsü
Hüzün,üzüntü= Savunma güdüsü
Sevinç=kendini beğenme güdüsü
Bütün bunlar her canlıda çeşitli şekillerde tezahürleini gördüğümüz standart güdülerdir. Canlılığı koruyabilmenin gereğidirler.
32. neden şahinin gözü zoom yaparken (sözde)evrim sürecinde ondan sonra oluşan canlılarda bu yoktur?
Şahin aını 1000 metreden görmek zorunda üstelikte küçük bir yavru tavşan olablir bu av.Doğal seleksiyonun baskısı bu yönde.
Ama sen böyle bir doğal seleksiyon baskısı altında değilsin.
33. canlılardaki şefkat merhamet annelik ve babalık duygularının kökeni nedir?
Cevap :Üreme güdüsü
34. neden gözler renk renktir dudak neden tene çok uyumlu şekilde kırmızıdır?
Melanin pigmentindeki mutasyonlardan canlıları daha güzel gösterenler popülasyon içinde zamanla baskın hale gelmişler.
Mesela albinolar da var.Demekki o mutasyon göze hoş gelmiyor.
35. kolumuzu bir yere yaslarsak orayı hissederiz ama belli bir süre sonra orayı hissetmeyiz. bu olay hangi evrim sürecinde neden oluşmştur_ hayati bir durum değil son derece lüks bir durumdur. yoksa giydiğimiz elbiseleri ve oturduğumuz yeri sürekli hissederdik ve bize bu rahatsızlık verirdi. bizim rahatımızı mutasyonlar mı düşünmüştür?
Bu sinirlerle alakalı bi durum bir sinirsel uyaranı belli bir süre algılarız sonra algılamaya devam ederiz.Ama artık algılayan bilinç altımızdır.
Bilinç ayı bilgiye sürekli takılı kalamaz. Çünkü hayatta kalabilmek için sürekli yeni eriler uyanık olmalıdır.
O yüzden bazılarını otomatik olarak bilinç altına iter.
Bunu yapamayan canlılar hayatta kalamamışlardır.Bizler yapabilenlerin nesilleriyiz.
Siparişle mutasyon olmaz.Mutasyonlar kaotiktir.Canlılık için işe yaramayan mutasyonlara zaten hastalık diyoruz.
Demir tunç başka soruların varsa onlarıda sor çekinme.
MUTASYON HEZEYANI
Mutasyonlarla ilgili açıklamalarını da analamk zor değil. bir kere dünya üzerinde canlılar süreli radyasyona maruz kalmıyorlar. öyle bir mekanizma yok. sizin anlattığınıza göre her dakika canlılar mutasyona uğruyo. ama öyle bir durum yok. çernolbilde oldu benim bildiğim onun haricinde mutasyona uğratacak şekilde yoğun bir radyasyon yok dünyada. çernobilde olanları da biliyoruz. binlerce kanser olan kişi. ayrtıca şu anda dünya üzerindeki diğer pek çok hastalığında sebei mutasyonlardır. mesela mongolluk. vb. hastalık ve zarardan başka birşey vermeyen mutasyonlar bu mükemmel canlılığı nasıl oluşturabilir. kamera şakası değil dimi bu ve bir fıkra?
İlla ki radyosyonla mutasyon olur diye bir şey yok.Sistemin kendini kopyalarken bile hata riski vardır.Ayrıca çeşitli kimyasallarda mutasyonlara neden olur örnek kanserojen maddeler..
ki adi canlılar aşama aşama oluşmamış ki,
kambriyen devrinde birden belirmiş canlılar. bilim adamlarının tamamı kabul ediyor. evrimcilerin "kambriyen patlaması" demesinin sebebi zaten evrime ters bir durum olması.Kuran da evrenin 6 günde değil 6 devrede yaratıldığı anlatılır. ordaki kelimenin manası devredir. bilimsel olarak da Dünya 6 devirde yaratılmıştır.
CANLILARIN AŞAMA AŞAMA GELİŞTİĞİNE DAİR TEK BİR DELİL YOKTUR. BİR DELİL BULANA 10 TRİLYON VERİLİYO. EĞER OLSAYDI O DELİL ÇOKTAN GÖSTERİLMİŞTİ. EĞER OLDUĞU HALDE GÖSTERİLMİYOSA BU EVRİMCİLERİN ALİ DENGESİ BOZUK DEMEKKİ. 10 TRİLYON U KİM İSTEMEZ. VEYA DA BU EVRİMCİLER DOĞRU KONUŞMUYORLAR YANİ BUNA DAİR BİR BULGU YOK.
İlk sorduğum sorulara cevap alabilmiş değilim.
Eğer tek hücrelisinden insanına kadar bütün canlılar zort diye göz açıp kapayana kadar oluşsaydı dediğini kabul ederdim.Fakat gerçekte bunun olmadığını görebiliyoruz. Kambriyen önceside dünyada yaşam vardı fakat bunlar çok fazla gelişmiş değildi. Edikara faunasına ait ilkin canlıları buna örnek verebiliriz. Kambriyen patlaması ile gelişmiş canlılar evrilmeye başladı. Kambriyen patlamasından sonra bu ilkin canlılardan günümüz gelişmiş canlılarına değil günümüzde oluşacak gelişmiş hayvanların ait oldukları şubeler oluştu. Kambriyen patlaması diye adlandırılan ve evrimcilerin hızlı bir şekilde evrilme dediği olay 25 milyon yıldan fazla sürmüştür. Dikkat edersen 25 milyon yıl çok kısa bir süre olarak varsayılıp bu yüzden patlama adı verilmiştir.
Aşama aşama oluşmuş derken sen istersen aşama aşama yaratılmış de. dünyadaki canlıların hepsinin birden bir anda değilde belirli zaman zarfında oluşmuş ( yaratılmış senin için) olduklarını söylüyorum.
ilk canlıdan insana kadar 3.5 yıl geçmiş. Arada genellikle basitten daha karmaşık yapıya doğru bir ilerleme var.
Bu durumda sen diyorsun ki Allah 3.5 milyar yıl önce ilk canlılyı yaratmış daha sonra belirli aralıklarla diğer canlıları yaratmış. Arada canı sıkılmış 5 kere tamamını yok etmeye çalışmış ve en son artık 3.5 milyar yıl sonra da insanı yaratmış diyorsun.
Kurandaki çevirilerin hepsinde gün olarak yazıyor ve bilim dünyanın 6 günde yaratıldığını bulana kadarda bütün müslümanlar 6 gün olarak kabul ediyordu. 6 devirde yarattı diye kimse birşey demiyordu. Geçmişte gün olarak görüldüğünü Erzurumlu İbrahim Hakkının Marifetname adlı kitabında görebilirsin. Ayrıca Muhammed efendininde hadisleri vardır. Hangi gün neyin yaratıldığına dair.
Bilimsel olarakta Dünyanın 6 devirde yaratıldığını söylüyorsun. Neymiş bu devirler? Birde Kuranda 6 günde dünyayı yarattık demiyor ki 6 günde evrendeki herşeyin yaratıldığını söylüyor.
Evrimciler senin Hy'ni muhattap kabul etmedikleri için 10 trilyon lafına filan aldırış etmiyorlar.
milomanara
17-07-2009, 21:07
Bu kambriyen konusundaki cımbızlamayı daha önce iki kere verdim. Bu arkadaşlara bir şey anlatmak mümkün değil. Okuduklarını bile sanmıyorum.
HY ödülüne gelince, biyoloji bilgisi muhteşem! olduğundan, önü deniz yıldızı arkası balık ya da önü sincap arkası timsah komik komik araformlar arıyor kendisi. Ayrıca haberi veren independent gazetesine göre, Kaliforniya üniversitesinden Dr Kevin Padian "adam yengeç fosili görse, bu bildiğin yengeç evrim yoktur" diyor[1 (http://www.independent.co.uk/news/science/creationist-offers-prize-for-fossil-proof-of-evolution-945289.html)] diye belirtmiş :) Ne taksonomiden ne de biyolojiden haberi yok ki! En son bulunan 47 milyon yıllık fosile bildiğin lemur dedi adam[2 (http://us1.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/14373)] :) Daha önce neden sıradan bir lemur olmadığını, fosilin diş yapısını, pençe - tırnak farkını göstererek anlatmıştım.
Adam IDA'yı anlamıyor daha ne denebilir ki buna!
Neyse bu cahilin buradaki daha cahil kopyalarıyla uğraşacak ne vaktim, ne de hevesim var...
demir_tunc
17-07-2009, 22:53
ayejj
sürekli sorduğum soruların bilimsel açıklamalarını yapıyosun. farkında mısın bilmiyorum. ben onu sormuyorum. bunlar nasıl oluşuştur diye soruyorum. anlatamıyo muyum? hayali şeyler de var gerçi anlattığın şeyler arasında "doğal seleksyonun baskısı" gibi mesela atmasyon bir (sözde) bilmsel terim.
cevap üreme güdüsü demişsin. üreme güdüsü nerden geliyo. neden var? nasıl oluştu? güdü yü güdüleyen nedir? kimdir?
diğer açıklamaların da sorularımın cevabı değil. dediğim gibi ben bilimsel açıkalamalarını sormuyorum. hangi evrimsel süreçte hangi hayati ihtiyaçtan ve nasıl oluştu bunu soruyorum? benim sorularıma cevap veremeyeceğin için soruların bilimsel açıklamalarını yapıp sanki hepsini cevaplıyormuş gibi bir taktik geliştirmişsin de burda evrimciler bile bunkarın cevap olmadığını biliyo. sen kendi kendine eğleniyosun sadece.
bu arada cımbızlama denince akla turan dursuncular gelir. Bir bütün olarak arapça açıklamalarıyla ele alınması gereken Kutsal bir Kitabı cahilce cımbızlama taktiğiyle ele alıp sözde çelişki ve mantıksızlıklar bulduğunu iddia eden turan dursuncuların bu konuda kimse eline su dökemez.
ki adi.
bu söylediğine kendin de inanmıyosun. eğer delil gösterilirse dünya çapında yaratılışla ilgili en büyük etkiyi uyandıran HY yi rezil etmiş olucak bu 10 trilyonda da değerli ateistler için. ama bir delil olmadığı için yapılamıyo. bir tane olsa ve gösterilse ve HY ye üstün gelinse zaten tüm dünya evrimi kabul eder. ama şu an dünyanın %60 ından fazlası reddeyyo evrimiç türkiye %95 reddediyo. HY dünyada evrim karşıtı bir numaralı hareket olara biliniyor. ona üstün gelmek evrimin zaferi olucak. ama bir tek delil bile olmadığı için. kaale almıyoruz gibi taktiksel komik zayıf ve acziyet kokan cevaplar veriliyor. ama 1 gr aklı olan adam bu açıklamalara itibar etmiyo. emin olun.
Benim yukarda yazdıklarımın hepsinin kanıtları mevcuttur. Bilimle ilgilenen özellikle yerbilimleriyle ilgilenen evrimi savunan yada inkar eden farketmez bunların kanıtlanmış olduğunubilir. Örnek vermek gerekirse bana bunları öğreten universite hocam günde 5 vakit namaz kılan namazında niyazında bir insandı. O bile gidipte bana işte canlıların hepsi birden göz açıp kapayıncaya kadar oluştu dememişti. Derste hangi jeolojik devirde hangi canlıların var olduğunu bunların nasıl yokolduklarını sınıfa çok güzel anlatmıştı.
Şimdi bana sorduğum soruların cevaplarını verirmisin?
Dünyanın yüzde bilmem kaçının evrimi reddetmesi önemli değil. Bilim çevresinde kaç insanın evrimi reddettiği önemlidir. bunun için şu araştırmaya bakabiliriz.
Bilimsel camianın büyük bölümü, biyoloji, paleontoloji, antropoloji ve diger disiplinlerdeki görüngüleri açıklayan yagane kuramın Evrim Kuramı olduğunda hemfikirdir. 1987 de yapılan bir araştırmanın sonuçlarına gore Amerika'daki doğa bilimleri alanında 500,000 bilim insanından yaklaşık %99.85'lik bir bolümünün evrim teorisini desteklediği ortaya konulmuştur. Evrim-yaratılış tartışmalarında uzman konumunda olan Brian Alters (http://en.wikipedia.org/wiki/Brian_Alters), doğa bilimleri alanlarında çalışan tüm bilim insanlarının %99.9'unun Evrim Kuramı'nı desteklediğini belirtmiştir. Benzer şekilde, dünyanın değişik ülkelerindeki bilimsel çevreler defalarca Evrim Kuramı'nın bilimsel olduğuna ilişkin bildiriler yayınlamıştır. 1987 yılında Amerika'daki biliminsanları arasında yapılan bir araştırma, 480.000 bilim insanından sadece 700 bilim insanının yaratılışçı ve benzeri açıklamalara itibar ettigini, ya da Evrim Kuramı'na karşı şüphe duyduğunu göstermiştir. Ve bu 700 (%0.158) bilim insanından sadece küçük bir bölümü doğa bilimleri alanında akademik çalışma yapmaktadır Son yıllarda yapılan benzeri karşılaştırmalar, Evrim Kuramı'nı bütünü ile reddeden ya da ona karşı şüphe duyan bilim insanlarının oranının yaklaşık olarak %0.054 civarında olduğunu göstermiştir. Karşı çıkanların %75.1'i biyoloji dışındaki bilim dallarında çalışmaktadır.
kafasikarisik
18-07-2009, 18:16
Kambriyen patlamasının ne kadar sürdüğünü anlamak için;
Eğer Hicretten bu yana geçen süreye 1 saniye dersek, kambriyen patlaması 5 saat sürmüştür. Veya Hicretten bu yana geçen süreyi (yaklaşık 1400 yıl) 1 film karesi olarak ele alırsak, kambriyen dönemi 12 dakikalık bir filmdir.
demir_tunc
19-07-2009, 06:27
kafasıkarışık atma. kambriyen patlamasının patlama olmasının nedeni bir anda yüzlrce canlının kompleks yapılarıyla birlikte ortaya çıkmasıdır. yani yaratılmış olmaları. kambriyen devrinde ve hiçbir devirde eksik kusurlu canlı yoktur. sizin anlattığınız gibi her dakika mutasyon olsa ve sürekli ucube canlılar olsa trilyon hesabıyla ucube canlı fosili olurdu. ama bir tane bile yok.
bir de ben burda bir kafa yapısı farkettim. canlılığın oluşumu anlatılırken. mutasyon ve doğal seleksyondan bahsediliyor. ama sürekli mutasyon olur mu? bir de insanlara zarardan başka birşey vermeyen mutasyon mükemmel bir sanatçı olarak tanıtılıyor. bunlara gerçekten inandığınızı düşünmeye başladım. çok fazla üzerinde düşünmeden """oluyo işte""" gibi bir mantıkla yaklaşıldığını farkettim. olmaz arkadaşlar olmaz. iyi düşünün olmayacağını siz de göreceksiniz.
kafasıkarışık atma. kambriyen patlamasının patlama olmasının nedeni bir anda yüzlrce canlının kompleks yapılarıyla birlikte ortaya çıkmasıdır. yani yaratılmış olmaları. kambriyen devrinde ve hiçbir devirde eksik kusurlu canlı yoktur. sizin anlattığınız gibi her dakika mutasyon olsa ve sürekli ucube canlılar olsa trilyon hesabıyla ucube canlı fosili olurdu. ama bir tane bile yok.
bir de ben burda bir kafa yapısı farkettim. canlılığın oluşumu anlatılırken. mutasyon ve doğal seleksyondan bahsediliyor. ama sürekli mutasyon olur mu? bir de insanlara zarardan başka birşey vermeyen mutasyon mükemmel bir sanatçı olarak tanıtılıyor. bunlara gerçekten inandığınızı düşünmeye başladım. çok fazla üzerinde düşünmeden """oluyo işte""" gibi bir mantıkla yaklaşıldığını farkettim. olmaz arkadaşlar olmaz. iyi düşünün olmayacağını siz de göreceksiniz.
Kambriyen döneminde canlı türleri patlaması olduğu söylenemez. Birim zamanda ortaya çıkan tür sayısında belirgin bir artış yoktur. Devonian'a kadar canlı türleri aynı hızda artışını sürdürür. Devonian'da ise artışı bırakın, azalma başlar. Tam olarak bilinemeyen bir sebepten, türler hızla ortadan yokolur. Bu dinozorların yokoluşuna benzer. Geç kretazözde dinozorları yokeden süreçte de pek çok tür yokolmuştur.
Kambriyen patlaması terimi, elimize kambriyenden kalan daha çok fosil olduğu içindir. Çünkü, o dönemde hayat denizlere yayılmış olup, kabuklu hayvanların denizin dibinde fosilleşmesi daha kolaydır. Gerçi pek çoğu kireçtaşlarını oluşturur ama, söz konusu olan bir kabuklu ise deniz fosilleşmek için karaya göre daha uygundur.
Mutasyon, her yeni bireyle birlikte oluşur, çünkü eşeyli üremekteyiz. DNA ofsetindeki kaymalar bağlı, ebeveynlerden bağımsız mutasyonlar ise ortalama 6 nesilde bir görülür. Gen kayması, bölünmesi, yok olması veya oluşması gibi mutasyonlar ise yaklaşık 8000 yılda bir oluşur. Birikimsel mutasyon sürecinde, faydalı mutasyon oranı 1/400'tür. Yani 400 mutasyondan biri faydalı mutasyondur.
Her canlı evrim geçirmek zorunda değildir ama canlılar evrim geçirir. Mutasyon ile değişir, seleksiyon ile seçilir. Eğer avantaj sağlayacak bir mutasyon geçirmezse, bu mutasyonu seçecek bir doğal baskı yoksa canlı evrime uğramaz. Bu tür canlılar bol miktarda doğada mevcuttur.
Demir Tunc
Jeolojide bir anda dedikleri olay 25 milyon yıldır.Senin anladığın gibi göz açıp kapanıncaya kadar geçen süre değildir. Bir anda demelerinin sebebi 4.5 milyar yıllık süre içinde 25 milyon yılın çok kısa bir süre olmasıdır.
Ayrıca kabriyen devri hakkında ufak bir bilgi ;
Kambriyen boyunca en az dört kitlesel yok oluş yaşandı. Bunlardan ilki Erken Kambriyende gerçekleşti. Bu olayın sonucunda üç lobluların en eski grupları ve birincil resif yapıcı organizmalar olan archaeocyathidler yok oldu. Diğer üç yok oluş Geç Kambriyenin sonuna düzensiz olarak dağılır. Bu yok oluşlardan üç loblular, dallı bacaklılar ve konodontlar ciddi biçimde etkilendi.
Şimdi senin Allah'ın kambriyende göz açıp kapanıncaya kadar yarattıklarından bazılarını daha kambriyen bitmeden yok etmiş oluyor bu durumda.
demir_tunc
19-07-2009, 13:49
400 de 1 deil 4000000000000000000000000000000000000000000 1 bile yararlı mutasyon yoktur. mutasyonlar en iyi htimalle zararsızdır. yararlı diye gösterilen mtasyonlar dna daki bir özelliğin gitmesiyle calının fayda değil vantaj elde etmesidir. daha önce de verğim örnekteki gibi. göz kör olan birisini göz bozukluğu sorunu yaşamaması gibi.
25 katrilyonx katilyonxkatrilyonyıl dahi beklense bir hücre oluşmaz. bir yerde bir kelime bile görseniz yazan kişiyi görmeseniz de bunu biri yazmış dersiniz. hücredeki dna da bir kütüphane dolusu bilgi vardır. madde tesadüfen oluşsa bile bilgi tesadüfen oluşamaz. bilgi, her zaman bir bilgi sahibini göterir. O da Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah tır.
400 de 1 deil 4000000000000000000000000000000000000000000 1 bile yararlı mutasyon yoktur. mutasyonlar en iyi htimalle zararsızdır. yararlı diye gösterilen mtasyonlar dna daki bir özelliğin gitmesiyle calının fayda değil vantaj elde etmesidir. daha önce de verğim örnekteki gibi. göz kör olan birisini göz bozukluğu sorunu yaşamaması gibi.
Harun baba yalan söylemez diyorsun yani.
Bak sana birkaç link vereyim, oku birşeyler öğren.
http://www.evrimteorisi.org/?p=89
http://www.talkorigins.org/faqs/mutations.html#types (http://www.talkorigins.org/faqs/mutations.html#types)
http://www.talkorigins.org/faqs/mutations.html#Q1 (http://www.talkorigins.org/faqs/mutations.html#Q1)
http://www.talkorigins.org/faqs/mutations.html#Q2 (http://www.talkorigins.org/faqs/mutations.html#Q2)
http://www.talkorigins.org/faqs/genetic-drift.html (http://www.talkorigins.org/faqs/genetic-drift.html)
İngilizcem yok diyorsan da söyle, rapidshare'e yükleyeyip sana link vereyim.
Yani anlayamadığım şu: Binlerce bilim adamı, ciddi üniversitelerin tamamı evrim var diyor, sen yok diyorsun. Neye dayanarak bunu söyleyebiliyorsun? Bu konuda neler biliyorsun ki bu kadar emin konuşabiliyorsun?
"Evrim diye birşey olsaydı Kuran'da yazardı, yazmadığına göre yoktur" düşüncesi. Gerçekten enteresan adamlarsınız...
tensiz.denek
19-07-2009, 14:13
400 de 1 deil 4000000000000000000000000000000000000000000 1 bile yararlı mutasyon yoktur. mutasyonlar en iyi htimalle zararsızdır. yararlı diye gösterilen mtasyonlar dna daki bir özelliğin gitmesiyle calının fayda değil vantaj elde etmesidir. daha önce de verğim örnekteki gibi. göz kör olan birisini göz bozukluğu sorunu yaşamaması gibi.
sayın demir_tunc
evrim-teorisi.org sayfamızdaki sıkça sorulan sorular bölümünde mutasyonlar hakkındaki künyelerimizde işinize yarayacak bilgiler bulabilirsiniz.
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?option=com_quickfaq&view=tags&id=12:mutasyon&Itemid=100
Saygılar,
evrimcilere sorular
27. sinek kanadığını saniyede 500 kere çırparken kanadı nasıl yanmaz? ilk anda böyle olması lazım kanat hiçbir zaman oluşamaz.
Evrim karşıtlarının bir diğer evrimi yıkıcı delil gördükleri böceklerin sineklerin kanatları.
Neymiş efendim... bunlar ne kadar mükemmelmiş bunlar bir anda böyle oluşmassa işe yaramazmış.falan filan...
Oysa tabiatta bir örnek var gözlerine batması lazım amam batmıyor nedense.
Sinek kuşugiller familyasındaki kuşların kanatları o kadar gelişmiştir ki,
Türüne bağlı olarak saniyede 15 ila 80 kez kanat çırpabilirler.Havada asılı kalıp kanatlarını çok hızlı çırparak durabilmeleriyle tanınırlar.(Böcek gibi)
Sinek kuşları, başta kırmızı çiçeklerinki olmak üzere birçok çiçek özüne ilgi duyarlar. Genelde çiçek nektarlarından beslenirler ve özellikle dar ağızlı çiçekleri polenleri taşımakta önemli rol oynarlar
Şimdi biz bütün aşamalarıyla biliyoruz ki sinek kuşugiller bütün kuşlar gibi sürüngenlerden evrimleşti.
Demek ki böceklerdeki kanatlarda evrimle oluşabilir.Evrim birini yapabiliyorsa diğerini neden yapamasın.
Yani demir tunç bunda evrimi çürüten sen ne gördün.
Bu arada aklına takılan soruları sormaya devam et.Ne demişler bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp.
Birde gerçeği apaçık gördüğü halde kabul etmemekde çok çok ayıp.
Bilgiyle kal.
ya,aklıma takılan bi konu var
çocuğu olanlar bilir tvd yumurcak tv diye bir kanal var
bu kanalda da zaboo diye bir belgesel geliyor
dikkatimi çeken belgeselde bir canlıyı tanıtırken şöyle yaratılmıştır,böyle yaratılmıştır deniyor sürekli
nat geo wilda baktığımızda ise evrimden sürekli olarak bahsediliyor
şimdi aradaki çelişki çocuklar açısından sakıncalı oluyor
benim oğlum henüz 8 yaşında ama evrimi anlayabileceği kadarıyla ona anlattmaya çalıştım
o saçma kanalı da mümkün olduğu kadar izlettirmemeye çalışıyorum ama ille o belgeseli izlemek istiyor karakterleri sevdiği için
bende çok sansürcü ve yasakçı olmamak için izin veriyorum.
neyse,zaten yaratılmıştır demeleri şu an alakasını çekmiyor pek ancak bizim dikkatimizi çekiyor.
Sevgili Unbe dediğin kanal Samanyolu tv'ye ait yani feytullah gülenin kanalı doğal olarak yaratılmıştır diyecek :)
biliyorum Ki-Adi de
belgeselde de saçma oluyor hakketen yani:D
Milletin dalga geçmeyeceklerini bilseler belgeseli dublajlarken ilahi filan söylecekler belgeselde:)
Evrim karşıtlarının bir diğer evrimi yıkıcı delil gördükleri böceklerin sineklerin kanatları.
Neymiş efendim... bunlar ne kadar mükemmelmiş bunlar bir anda böyle oluşmassa işe yaramazmış.falan filan...
Oysa tabiatta bir örnek var gözlerine batması lazım amam batmıyor nedense.
Sinek kuşugiller familyasındaki kuşların kanatları o kadar gelişmiştir ki,
Türüne bağlı olarak saniyede 15 ila 80 kez kanat çırpabilirler.Havada asılı kalıp kanatlarını çok hızlı çırparak durabilmeleriyle tanınırlar.(Böcek gibi)
Sinek kuşları, başta kırmızı çiçeklerinki olmak üzere birçok çiçek özüne ilgi duyarlar. Genelde çiçek nektarlarından beslenirler ve özellikle dar ağızlı çiçekleri polenleri taşımakta önemli rol oynarlar
Şimdi biz bütün aşamalarıyla biliyoruz ki sinek kuşugiller bütün kuşlar gibi sürüngenlerden evrimleşti.
Demek ki böceklerdeki kanatlarda evrimle oluşabilir.Evrim birini yapabiliyorsa diğerini neden yapamasın.
Yani demir tunç bunda evrimi çürüten sen ne gördün.
Bu arada aklına takılan soruları sormaya devam et.Ne demişler bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp.
Birde gerçeği apaçık gördüğü halde kabul etmemekde çok çok ayıp.
Bilgiyle kal.
ah birde evrimleşme sürecine dair fotoğraflarını bizde görebilseydik ne güzel olurdu şimdi değil mi
çizgi film veya elle yapılan çizimleri değil fotograflarla göstersen ahh ahhhhh
İvan Karamazov
20-07-2009, 14:02
fotoğraf mı? :) 150 milyon yıl öncesinde mi :) insanlar daha yokken mi :) fosil kayıtlarına da bahane bulacağına eminim ama buyur bakalım; kuşlar ve sürüngenler arasında geçişin görüldüğü ilk canlı: hem kuş özellikleri gösteriyor hem sürüngen... bugün kuş ve sürüngen özelliklerini aynı anda üzerinde taşıyan bir canlı yok; ya kuş var, ya sürüngen var.. üstelik bu hayvanın yaşadığı dönemden önce de kuş yok, nedense çeşit çeşit tüm kuşların hepsine, bu hayvandan çok daha sonra rastlanıyor...
http://en.wikipedia.org/wiki/Archaeopteryx
demir_tunc
20-07-2009, 14:06
Sanayi devrimi kelebeklerini mutasyon diye gösteriyosanız ne diyim size... yazık..
Sanayi devrimi kelebeklerini mutasyon diye gösteriyosanız ne diyim size... yazık..
O örnek mutasyon için değil.Doğal seleksiyon örneğidir. Çarpıtmaların bile başarısızlaşmaya başladı.
ah birde evrimleşme sürecine dair fotoğraflarını bizde görebilseydik ne güzel olurdu şimdi değil mi
çizgi film veya elle yapılan çizimleri değil fotograflarla göstersen ahh ahhhhh
http://img65.imageshack.us/img65/5207/hominidsnames.jpg
http://img504.imageshack.us/img504/1023/hominidskulls.jpg
İstediğin fotoğraf olsun...
"Bunlar uydurma modellerdir deme" diye de kafataslarını yanında veriyorum. :)
İstediğin fotoğraf olsun...
"Bunlar uydurma modellerdir deme" diye de kafataslarını yanında veriyorum. :)
evrimcilerin hayal gücü işte :happy: maymun kafataslarına photoshopla insan gözü yerleştirip çizdikleri hayali modellerle ancak kendilerini kandırırlar.
evrimcilerin hayal gücü işte :happy: maymun kafataslarına photoshopla insan gözü yerleştirip çizdikleri hayali modellerle ancak kendilerini kandırırlar.
O maymun dediğin yarı insan-yarı maymun canlılar bile eminim senden daha akıllılardı. Dünyadan, bilimden bihaber, boş boş yaşayıp gidiyorsunuz.
Üniversiteler, bilim adamları bunların hepsi şeytanın oyunları. Siz müslümanları kandırmak için herşey. Olayı çözmüşsün, tebrik ederim seni.
Neferkamin Anu
20-07-2009, 16:38
O maymun dediğin yarı insan-yarı maymun canlılar bile eminim senden daha akıllılardı. Dünyadan, bilimden bihaber, boş boş yaşayıp gidiyorsunuz.
Üniversiteler, bilim adamları bunların hepsi şeytanın oyunları. Siz müslümanları kandırmak için herşey. Olayı çözmüşsün, tebrik ederim seni.
Sen evrimsel çöküşlerden bir habersin heralde.
Demir Tunç Kardeş,
sen anan ile kızın yada anan ile oğlun yada baban ile oğlun yada baban ile kızın arasında bir arageçişsin, aynaya bak ve bir arageçiş formu gör.
Sonacıma, sen Antibiyotik direnci diye birşey duydunmu, haftalık, aylık, evrimin örneğidir, öyle milyonlarca yıla gerek yoktur.
Ama ne demek istediğimi anlayamadı isen, İlkokula yazıl, sonra orta, lise, bida oku, yada Allahın seni baştan yaratsın.
O resimlerdekiler nedir? İnsanların soyu mu? Ataları mı?
Nasıl yakıştırabiliyorsunuz kendinizi buna anlam veremiyorum cidden...
Demir Tunç Kardeş,
sen anan ile kızın yada anan ile oğlun yada baban ile oğlun yada baban ile kızın arasında bir arageçişsin, aynaya bak ve bir arageçiş formu gör.
Sayın walla burda demek istediğinizle ewrimi çok iyi anlatmışıssınız bravo gerçekten darwin bile böyle bir açıklama yaapamamış.Ayakta alkışlıyorum.Sizi hatta geriye doğru evrimide örnekleyerek büyük bir çığırda açmışsınız.Bu benzerlik konusu heralde görsel bir evrim.Mesela bir çocuk tıpkı 4-5 kuşak önceki dedesi yada ananesine de benzeyebiliyor.Buda geriye dönük bir evrim olsa gerek.Böyle giderse belki 15 bin yıl sonra bakmışsınızki birilerinin çocuğu bir maymun olarak doğabilir neden olmasın ;)
Gerçekten son derece can sıkıcı ve bıktırıcı diyaloglar yaşanmış. Bilim ile idealist, dinsel bakış aynı platformda tartışınca kaçınılmaz son tekrarlanıyor.
Bilimden bihaber aklına geleni fikir sanan gördüğünü bilgisizce sadece 5 duyusuyla ve önyargılarıyla izah etmeye çalışan birisiyle başa çıkmak mümkün değil.
Bakın bilimin en önemli kanıtları olan fosillerin, yukarıda kemik yapısına uygun kas,bağ ve yağ dokuları yerleştirilmiş kafaların fotoğraflarına yapılan yorumaq bakın.
ayyy siz kendinizi bunlaramı layık görüyorsunuzz.
Evet biz bu evrimsel gelişme sonucu şu anki ara formlarız. ama sizler milyonlarca yıldır ''kadir inanır ve türkan şoraydınız'' diyesi geliyor insanın.
okumuyorsanız belgeseldemi izlemiyorsunuz yahu???
kafasikarisik
20-07-2009, 17:39
Soyunuzda kimlerin olduğunu nerden biliyorsunuz? Belki de Firavun soyundansınız? ben 5 kuşak öte dedemin kim olduğunu bilmiyorum 25.000 kuşak önceki dedemin kim olduğu çok mu önemli? Tabi 100 kuşak öteden bir vatandaşın yaptıklarından dolayı bir ırkın lanetlendiğine inanırsanız bir primat türünün üyesi olmanız dokunur.
Gerçekten son derece can sıkıcı ve bıktırıcı diyaloglar yaşanmış. Bilim ile idealist, dinsel bakış aynı platformda tartışınca kaçınılmaz son tekrarlanıyor.
Bilimden bihaber aklına geleni fikir sanan gördüğünü bilgisizce sadece 5 duyusuyla ve önyargılarıyla izah etmeye çalışan birisiyle başa çıkmak mümkün değil.
Bakın bilimin en önemli kanıtları olan fosillerin, yukarıda kemik yapısına uygun kas,bağ ve yağ dokuları yerleştirilmiş kafaların fotoğraflarına yapılan yorumaq bakın.
ayyy siz kendinizi bunlaramı layık görüyorsunuzz.
Evet biz bu evrimsel gelişme sonucu şu anki ara formlarız. ama sizler milyonlarca yıldır ''kadir inanır ve türkan şoraydınız'' diyesi geliyor insanın.
okumuyorsanız belgeseldemi izlemiyorsunuz yahu???
Asıl siz 5 duyu organıyla düşünmekten başka bir şey yapamadığınız için metafiziksel düşünemiyorsunuz.Nasıl bir döngü içine sokuyorsunuz kendinizi.Ayrıca kimin ne olduğunu ne işle meşgul olduğunu,eğitim durumunu bilmeden kim oluyorsunuzda bilimden bi haber yakıştırması yapıştırıyorsunuz insanlara...
Bilimden bihaber o kadar çok öğretim üyesi, doç, prof gördüm ki saymakla bitmez. bu nedenle adının önündeki titre bakmam. yazdıklarına bakarım. insan kendisini yazar...
Gerçekten son derece can sıkıcı ve bıktırıcı diyaloglar yaşanmış. Bilim ile idealist, dinsel bakış aynı platformda tartışınca kaçınılmaz son tekrarlanıyor.
Bilimden bihaber aklına geleni fikir sanan gördüğünü bilgisizce sadece 5 duyusuyla ve önyargılarıyla izah etmeye çalışan birisiyle başa çıkmak mümkün değil.
Bakın bilimin en önemli kanıtları olan fosillerin, yukarıda kemik yapısına uygun kas,bağ ve yağ dokuları yerleştirilmiş kafaların fotoğraflarına yapılan yorumaq bakın.
ayyy siz kendinizi bunlaramı layık görüyorsunuzz.
Evet biz bu evrimsel gelişme sonucu şu anki ara formlarız. ama sizler milyonlarca yıldır ''kadir inanır ve türkan şoraydınız'' diyesi geliyor insanın.
okumuyorsanız belgeseldemi izlemiyorsunuz yahu???
Layık görme değil yakıştırma. İkisi farklı şeyler. Layık görme demiş olsaydım maymunlarla insanları bir görürdüm. Yakıştırma dedim çünkü maymunlarla insanlar bir değildir. Orada size aslında küçük düşürme gibi bir söylemim, yorumum olmadı.
Bilimden bihaber o kadar çok öğretim üyesi, doç, prof gördüm ki saymakla bitmez. bu nedenle adının önündeki titre bakmam. yazdıklarına bakarım. insan kendisini yazar...
Size şunu belirtmek isterimki evrime bende inanıyorum,bu bilimsel bir gerçektir.Fakat bunun size Tanrı'yı yok saymanın bir delili olarak gösteren şey nedir onu çok merak ediyorum doğrusu.
Tutturmuşsunuz bir evrim evet evrim vardır ama kör olarak her şeyiylede maymundan gelmişiz diye bir şey kanıtlanmamıştır.Bir teoridir.Adı üstünde Evrim Teorisi,Evrim Kanunu değil.Üstelik bu bir kanun olas dahi Tanrı'nın yokluğuna bir delil değildirki.O da bir ilim ve düzen içinde oluşan bir oluşumdur doalyısıyla,bir programlayanı vardır.
Saygılarımla...
Asıl siz 5 duyu organıyla düşünmekten başka bir şey yapamadığınız için metafiziksel düşünemiyorsunuz.Nasıl bir döngü içine sokuyorsunuz kendinizi.Ayrıca kimin ne olduğunu ne işle meşgul olduğunu,eğitim durumunu bilmeden kim oluyorsunuzda bilimden bi haber yakıştırması yapıştırıyorsunuz insanlara...
Kimin ne kadar bilimle uğraştığı buraya yazdığı yazıların seviyesi koyuyor ortaya.
evet doğru söylüyorsun biz metafiziksel düşünemiyoruz. çünkü metafizik bilimin bir alanı değildir. Tanımında da geçtiği gibi fiziğin ötesinde olanlarla ilgilenir. yani tam size göre tanrı vs. lerdir ilgi alanı.
Birde bilimden bahsetmeyin yahu. tanrınızla yaşayıp gidin. ne zorluyorsunuz kafanızı???
Kimin ne kadar bilimle uğraştığı buraya yazdığı yazıların seviyesi koyuyor ortaya.
evet doğru söylüyorsun biz metafiziksel düşünemiyoruz. çünkü metafizik bilimin bir alanı değildir. Tanımında da geçtiği gibi fiziğin ötesinde olanlarla ilgilenir. yani tam size göre tanrı vs. lerdir ilgi alanı.
Birde bilimden bahsetmeyin yahu. tanrınızla yaşayıp gidin. ne zorluyorsunuz kafanızı???
İnsanlar okullarda boşuna okuyor gerçekten. Ateist olup, bilim yüklemek var iken içimize, ne gerek var okumaya, okutmaya.
Kışkırtıcı mesaj, ardından kötü mesaj. İkiside yanlış, ama sebep olan değil, yapan ön plana çıkartılıp suçlanıyor.
İnsan, insan olmadıktan sonra istediği kadar bilimsel olsun, istediği kadar bilim bilsin. Zerre değeri olmaz gözümde...
Saygılar
Walla ben bilim adamiyim bana 1980 senesinde Hacettepe tip fakultesinde evrim anlatilmisti ,modern biyoloji evrim uzerine kurulmustur.
Ama yaradilis dersi yoktu ílerde koyarlar herhalde':pound:
Bilimin inancla ilgisi yoktur, bilime inanmayabilirsiniz ,bilim inanilmak icin degil yasami anlamak ve daha iyi yasam kosullari yaratmak icindir.
Bilime inanmasanizda bilimin sagladigi teknoloji sayesinde daha konforlu bir yasam surebilmektesiniz , insanin yasam suresi bile uzadi bunu sagliyan bilimdir ,tanri degil .:horn:
Kimin ne kadar bilimle uğraştığı buraya yazdığı yazıların seviyesi koyuyor ortaya.
evet doğru söylüyorsun biz metafiziksel düşünemiyoruz. çünkü metafizik bilimin bir alanı değildir. Tanımında da geçtiği gibi fiziğin ötesinde olanlarla ilgilenir. yani tam size göre tanrı vs. lerdir ilgi alanı.
Birde bilimden bahsetmeyin yahu. tanrınızla yaşayıp gidin. ne zorluyorsunuz kafanızı???
Metafizik felsefenin bir kolunu oluşturur,felefede bir bilimdir.
Bilimden bahsetmeye gelince pozitif bilimlere hakim bir insanım ve bilimsel düşünebilirim ama aynı şeyi sizin için söyleyemiyeceğim.Çünkü tek yaptığınız anlayamadıklarınızı mutlak gerçek olarak söylüyor olmanız.
Bakın şöyle deseydiniz size saygı duyardım.
"Tanrı belki vardır ama şu an bilimsel olarak bir kanıt bulunmuş değildir,bunun için bu konuda bir yorum yapamıyorum"İşte böyle söyleseydiniz size saygı duyardım.Ve bilime inandığını iddia eden birindende bu şekilde konuşması beklenirdi.Bir şeyi göremiyorsanız bu onun olmadığına işaret değildir.
O resimlerdekiler nedir? İnsanların soyu mu? Ataları mı?
Nasıl yakıştırabiliyorsunuz kendinizi buna anlam veremiyorum cidden...
Sayın EnvyMe,
Modellerde görülen insanoğlunun yakın geçmişteki (3 milyon yıl öncesinden itibaren) ataları. Kimileri doğrudan atamız, kimileri de başka bir dalda soyu tükenen kuzenlerimiz.
Yakıştırma olayına gelince...
Bilimde böyle bir değerlendirme olamaz. İster yakıştırın, ister yakıştırmayın, gerçek bu. Bu durumu kabullenmekten başka çaremiz yok. Siz kabul etmeseniz de torununuz mutlaka kabul edecek. 10 kuşak öneceki dedenizin dünyanın yuvarlak olduğunu kabul etmesini bekleyemezsiniz ama siz de bunun aksini inkar edemezsiniz.
Benim anlayamadığım, dünyadaki bütün ciddi üniversitelerin, bilim adamlarının ezici çoğunun kabul ettiği, her geçen gün daha aleni bir şekilde ortaya çıkan, aksine herhangi bir bulgunun olmadığı bir gerçeği kabullenmemekte neden ve neye dayanarak bu kadar ısrar ettiğinizdir.
Sayın EnvyMe,
Modellerde görülen insanoğlunun yakın geçmişteki (3 milyon yıl öncesinden itibaren) ataları. Kimileri doğrudan atamız, kimileri de başka bir dalda soyu tükenen kuzenlerimiz.
Yakıştırma olayına gelince...
Bilimde böyle bir değerlendirme olamaz. İster yakıştırın, ister yakıştırmayın, gerçek bu. Bu durumu kabullenmekten başka çaremiz yok. Siz kabul etmeseniz de torununuz mutlaka kabul edecek. 10 kuşak öneceki dedenizin dünyanın yuvarlak olduğunu kabul etmesini bekleyemezsiniz ama siz de bunun aksini inkar edemezsiniz.
Benim anlayamadığım, dünyadaki bütün ciddi üniversitelerin, bilim adamlarının ezici çoğunun kabul ettiği, her geçen gün daha aleni bir şekilde ortaya çıkan, aksine herhangi bir bulgunun olmadığı bir gerçeği kabullenmemekte neden ve neye dayanarak bu kadar ısrar ettiğinizdir.
Sayın wolf18 ben evrimi kabul ediyorum.Benim kabul etmediğim evrim gerekçesiyle Tanrı'nın yok sayılması.
3 milyon yıl öncesinden bu güne peki insan ( insan diyorum artık umarım anlaşılıyordur çünkü maymun demek istemiyorum ) bu kadar gelişmişde neden teknoloji 3 milyon yıl öncesine dayanmıyor? Sizin bu teorinizin kabul edilebilmesi için, bu evrenin en azından 2.5 milyon veya biraz daha fazla zamanının boşa geçmesi gerekiyor. Yanlış mı düşünüyorum?
Saygılar
Size şunu belirtmek isterimki evrime bende inanıyorum,bu bilimsel bir gerçektir.Fakat bunun size Tanrı'yı yok saymanın bir delili olarak gösteren şey nedir onu çok merak ediyorum doğrusu.
Tutturmuşsunuz bir evrim evet evrim vardır ama kör olarak her şeyiylede maymundan gelmişiz diye bir şey kanıtlanmamıştır.Bir teoridir.Adı üstünde Evrim Teorisi,Evrim Kanunu değil.Üstelik bu bir kanun olas dahi Tanrı'nın yokluğuna bir delil değildirki.O da bir ilim ve düzen içinde oluşan bir oluşumdur doalyısıyla,bir programlayanı vardır.
Saygılarımla...
Evrim tanrı yoktur demez ki. Evrimin tanrı hakkında bir yorumu yoktur. Tanrı evrimin ilgi alanına girmez. evrim canlılarla ilgilenir.Ancak yaradılışçıların evrimle sorunu vardır.
Evrim teoridir doğru, ama teori hakkında yeterli bilgiye sahip olduğunuzu sanmıyorum. çünkü, teori,kuram ve yasa aynı şeylerdir.
Bir bilimsel kuram veya yasa, tekrarlanmış deneysel testler sonucu onaylanmış bir önermeyi veya bir grup ilgili önermeleri açıklar.
Fizikte kuramlar, evrensel uygulanabilirliği yansıtan “doğal yasa”yla özdeşleştirilen birkaç kavram ve denklemle formüle edilirler.
Kabul görmüş bilimsel kuram ve yasalar, evreni anlayışımızın bir kısmını ve bilginin daha az anlaşılmış alanlarını araştırmada temel oluştururlar.
Kuramlar kolayca terk edilmez; yeni buluşların, önce mevcut kuramsal çatıya uyduğu farz edilir. Ancak pek çok deneysel testler sonrasında yeni fenomen uzlaştırılamayınca, bilim adamları kuramı ciddi olarak sorgulamaya ve değiştirmeye girişirler.
Örneğin, “yerçekiminin sadece bir kuram” olmasından dolayı, birinin yüksek bir binadan düşmeyeceği faraziyesiyle atlaması olası değildir.
Evrim kuramına inanmıyorum, biliyorum. çürütülebilir, yada kısmen yanlışlanabilir. Bilimde dogmatizme yer yoktur.
Yaradılışçılık da öylemi peki?
Evrim tanrı yoktur demez ki. Evrimin tanrı hakkında bir yorumu yoktur. Tanrı evrimin ilgi alanına girmez. evrim canlılarla ilgilenir.Ancak yaradılışçıların evrimle sorunu vardır.
Fakat çoğu insan bunu öne sürerek Tanrı'yı yok sayıyor,ben sadece burda evrimin karşısındayım yoksa kabullenmediğim ve inanmadığım bir şey değil evrim.
Teorinnin ne olduğunu biliyorum,sizde Tanrı kavramını bir teori olarak düşünün o zaman kesin bir deelil ile olmadığı ispatlanırsa o zaman inanmamaya başlarsınız.O zamana kadar da buna cevap veremeyeceğinize göre yok symak sizin matığınıza ters düşüyor.
Saygılarımla...
3 milyon yıl öncesinden bu güne peki insan ( insan diyorum artık umarım anlaşılıyordur çünkü maymun demek istemiyorum ) bu kadar gelişmişde neden teknoloji 3 milyon yıl öncesine dayanmıyor? Sizin bu teorinizin kabul edilebilmesi için, bu evrenin en azından 2.5 milyon veya biraz daha fazla zamanının boşa geçmesi gerekiyor. Yanlış mı düşünüyorum?
Saygılar
Gelişme süreci bu kadar. ne diyebilirsiniz ki. uzun olmuş, kısa olmuş diyemezsiniz. neye göre uzun ya da kısa?
Size şunu belirtmek isterimki evrime bende inanıyorum,bu bilimsel bir gerçektir.Fakat bunun size Tanrı'yı yok saymanın bir delili olarak gösteren şey nedir onu çok merak ediyorum doğrusu.
Tutturmuşsunuz bir evrim evet evrim vardır ama kör olarak her şeyiylede maymundan gelmişiz diye bir şey kanıtlanmamıştır.Bir teoridir.Adı üstünde Evrim Teorisi,Evrim Kanunu değil.Üstelik bu bir kanun olas dahi Tanrı'nın yokluğuna bir delil değildirki.O da bir ilim ve düzen içinde oluşan bir oluşumdur doalyısıyla,bir programlayanı vardır.
Saygılarımla...
Sayın nogada,
Öncelikle, evrimi kabullenme noktasına gelmiş olduğunuzdan memnuniyet duyduğumu belirteyim. Belki de ben önyargılı olarak, kabul etmediğinizi düşünüyordum.
Evrim bilimsel bir gerçektir, bu konuda en ufak bir şüphe yok. Evrim teorisi ise evrimin ne şekilde, hangi mekanizmaları kullanarak gerçekleştiğini açıklamaya çalışan teoridir. Darwin'in 150 yıl önce ortaya atmış olduğu "doğal seçilim" teorisi ile çelişen bir bulgu bugüne dek bulunamamıştır. Aksine, her yeni bulgu, her teknolojik gelişme bu kuramı desteklemektedir.
Evrimin Tanrı'nın yokluğuna delil olamayacağı düşüncenize katılıyorum. Bu düşünce de bir inançtan öteye gidemez. Aslında bilim Tanrı'nın var ve yok olduğuyla ilgilenmez. Gözlemlenebilir, test edilebilir konuları ele alır.
Ancak, evrim gerçeği tek başına tüm ibrani dinlerin belini kırar. Çünkü kutsal kitaplarda anlatılanlardan tamamen farklıdır. İnsanın ortaya çıkışı gibi en önemli konuda yanlış bilgi veren bir kitabın artık kutsallığından söz etmek olası olamaz.
İnsanın evrimi olayına gelince...
Biz doğadan ayrı varlıklar değiliz. Diğer canlılar nasıl evrim geçiriyorsa (az veya çok) biz de evrim geçiriyoruz. Modellerini ve fosil kafataslarını vermiş olduğum insansılar bunun açık göstergelerinden biridir. Modern teknoloji ile birlikte DNA benzerliği de en yakın akrabamızın şempanze olduğunu göstermektedir.
Mesela, erkeklerde meme bulunması da evrimin delillerindendir. Kutsal kitaba bakarsan, Adem'in memeli yaratılmış olması gerekirdi.
Fakat çoğu insan bunu öne sürerek Tanrı'yı yok sayıyor,ben sadece burda evrimin karşısındayım yoksa kabullenmediğim ve inanmadığım bir şey değil evrim.
Teorinnin ne olduğunu biliyorum,sizde Tanrı kavramını bir teori olarak düşünün o zaman kesin bir deelil ile olmadığı ispatlanırsa o zaman inanmamaya başlarsınız.O zamana kadar da buna cevap veremeyeceğinize göre yok symak sizin matığınıza ters düşüyor.
Saygılarımla...
Hala teoriyi anlamamakta ısrar ediyorsun. tanrı ''teorisi'' (yoktur böyle bir teori) iddiasını ortaya koyanlar bir teorinin gereklerini yerine getirebiliyorlarmı?
Hayır.
O zaman yokluğunu ispatla saçmalığına kaçılıyor. Bir topikte tartışılmıştı yokluğun ispatlanamayacağı.
tensiz.denek
20-07-2009, 18:38
Tutturmuşsunuz bir evrim evet evrim vardır ama kör olarak her şeyiylede maymundan gelmişiz diye bir şey kanıtlanmamıştır.
Maymundan gelmişiz diyen sizsiniz. Biz maymunlarla insanların ataları ortaktır diyoruz. Üstelik bunun hakkında o kadar çok da endişelenmenize gerek yok, kimse size maymunsunuz demedi. Bizim türümüzün adı homo sapiens, maymun değil. Bugünkü görüntümüzü bizlerden önce milyonlarca yıl hayatta kalma mücadelesi veren atalarımız hominidlere borçluyuz. Geçmişe bu kadar takılmanızın nedeni kutsal saydığınız kitaplardır. Şunu iyi belleyin, hiçbirşey hücrelerinizdeki DNA'dan kutsal değildir. O 3,800,000,000 yıldır hayat mücadelesi veren atalarınızın size bıraktıkları gerçek mirastır.
Bir teoridir.Adı üstünde Evrim Teorisi,Evrim Kanunu değil.
Yaratılışçıların temel yanılgısı, vaka 6:
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=122228#post122228
Üstelik bu bir kanun olas dahi Tanrı'nın yokluğuna bir delil değildirki.O da bir ilim ve düzen içinde oluşan bir oluşumdur doalyısıyla,bir programlayanı vardır.
Evrimin + neden + var olduğu + bilimi + ilgilendirmez. İster evrimin nedenini tanrı nın varlığına, ister yokluğuna bağlayın, bu durum bilimin umurunda değil çünkü onun konusu değil. Galaksiler, yıldızlar, gezegenler, kayalar, taşlar, canlılar, moleküller, atomlar zaman içinde değişir. Bilim de bu değişimin nasıl olduğuyla ilgilenir. Siz istediğiniz kadar inkar etmeye devam edin. Siz ve çocuklarınız evrilmeye devam edeceksiniz.
Hayat değişimdir.
Saygılar,
Sayın nogada,
Öncelikle, evrimi kabullenme noktasına gelmiş olduğunuzdan memnuniyet duyduğumu belirteyim. Belki de ben önyargılı olarak, kabul etmediğinizi düşünüyordum.
Sayın wolf 18;
Zaten önyargılar olduğu için birbirimizi yeterince tanıyamıyoruz...
Evrim bilimsel bir gerçektir, bu konuda en ufak bir şüphe yok. Evrim teorisi ise evrimin ne şekilde, hangi mekanizmaları kullanarak gerçekleştiğini açıklamaya çalışan teoridir. Darwin'in 150 yıl önce ortaya atmış olduğu "doğal seçilim" teorisi ile çelişen bir bulgu bugüne dek bulunamamıştır. Aksine, her yeni bulgu, her teknolojik gelişme bu kuramı desteklemektedir.
Evrimin Tanrı'nın yokluğuna delil olamayacağı düşüncenize katılıyorum. Bu düşünce de bir inançtan öteye gidemez. Aslında bilim Tanrı'nın var ve yok olduğuyla ilgilenmez. Gözlemlenebilir, test edilebilir konuları ele alır.
Ancak, evrim gerçeği tek başına tüm ibrani dinlerin belini kırar. Çünkü kutsal kitaplarda anlatılanlardan tamamen farklıdır. İnsanın ortaya çıkışı gibi en önemli konuda yanlış bilgi veren bir kitabın artık kutsallığından söz etmek olası olamaz.
İnsanın evrimi olayına gelince...
Biz doğadan ayrı varlıklar değiliz. Diğer canlılar nasıl evrim geçiriyorsa (az veya çok) biz de evrim geçiriyoruz. Modellerini ve fosil kafataslarını vermiş olduğum insansılar bunun açık göstergelerinden biridir. Modern teknoloji ile birlikte DNA benzerliği de en yakın akrabamızın şempanze olduğunu göstermektedir.
Mesela, erkeklerde meme bulunması da evrimin delillerindendir. Kutsal kitaba bakarsan, Adem'in memeli yaratılmış olması gerekirdi
Din kitapları manalar ile insanlara bir şeyler açıklamıştır,zaten o yıllarda günümüzde bulunan bilimsel kanıtlarla insanlığa yaklaşmak doğru bir şey olmayacaktır.Din kitaplarının en temel anlattığı şey insanın her yaptığından sorumlu olduğunu belirterek sorumluluk duygusunu öğretmektir.Toplumsal ve kişisel olarakta insana bulunduğu noktada bir nevi yön vemiştir.Yani bu aslında bu kadar basit bir ilim değildir.Çok karmaşıktır fakat karmaşık olan yanı sadece düz okumayla öğrenilemez.Tabiki pozitif ilimlerlede uğraşacak,sosyal ilimlerdende özellikle felsefe bazında bir çok şey bilmek gerekir.
İnsan düşünen bir varlıktır,Akıl ise bunun sağlayıcısıdır.Fakat akıl bizim elimizde güçlenir.Yani eğitimle ve onu mümkün olduğunca kullanarak yorarark.Aklı en çok çalıştıran şeyler matematik ve felsefe noktalı egzersizlerdir.Ne kadar çok kendimizi yorarsak o akdar daha sağlam olarak düşünürüz.Mesela 10 yıl önce okuduğunuz bir kitabu şu an okusanız çok daha afzla şey görürsünüz eskisine göre,yada 10 yıl önce zorlandığınız bir denklemi,uzun yıllar bu işle uğraştıysanız kalem oynatmadan bile çözebilirsiniz.
İşte biraz emek ve inat gerekiyor,devamlı düşünmek,çalışmak,inandıklarınızın tersi olan dökümanlarıda incelemek kişiyi bilgide doruğa ulaştırır.Kuranı tek başına hiç bir diğer düşünce yada ilimlerden yardım almayarak okursanız bir şey anlayamassınız.Yani bilim uğraşılarak nakış edilir.Tek düzelikle değil.O yüzden teolojik olanlarda belli bir uğraşı ve emekten sonra daha iyi anlaşılınabilir diyorum ben.
Saygılarımla...
3 milyon yıl öncesinden bu güne peki insan ( insan diyorum artık umarım anlaşılıyordur çünkü maymun demek istemiyorum ) bu kadar gelişmişde neden teknoloji 3 milyon yıl öncesine dayanmıyor? Sizin bu teorinizin kabul edilebilmesi için, bu evrenin en azından 2.5 milyon veya biraz daha fazla zamanının boşa geçmesi gerekiyor. Yanlış mı düşünüyorum?
Saygılar
Sayın EnvyMe,
İnsanın evrim sürecinde ne kadar geriye giderseniz, beyin hacminde o kadar küçülme görürsünüz. Bizi insan yapan, vücudumuza nazaran dev ölçüde sayılabilecek bir beyin geliştimiş olmamızdır.
Bize benzeyen, sokakta yürüdüğünde kimsenin "bu da ne" demeyeceği insanlar, yani modern insan olan Homo Sapiens 120 bin yıl ortaya çıktı. Beyin hacmi olarak da bizden pek farklı değiller. Ancak, bilimin, teknolojinin gelişmesi kolay olmadı. 30 bin yıl önce konuşmaya başladık, 5 bin yıl önce yazıyı ancak bulabildik. Bunlar da ancak insanların topluluk halinde yerleşik düzene geçmeleriyle gerçekleşti. Çünkü bilimde ilerleme kümülatif bir süreçtir. Bugün amazon ormanlarında 3'e kadar bile sayamayan insanlardan oluşan yerli kabileleri mevcuttur. Onların beyin hacmi de bizden farklı değil ama bırakın bilimi, teknolojiyi, insan olduklarının bile farkında değiller.
Hala teoriyi anlamamakta ısrar ediyorsun. tanrı ''teorisi'' (yoktur böyle bir teori) iddiasını ortaya koyanlar bir teorinin gereklerini yerine getirebiliyorlarmı?
Hayır.
O zaman yokluğunu ispatla saçmalığına kaçılıyor. Bir topikte tartışılmıştı yokluğun ispatlanamayacağı.
Bakınız sayın saroz ben diyorumki mesela ilk madde nasıl oluştu,komplex yapıların düzenli bir şekilde nsaıl kendini evrimleştirdiği,her şeyde bir yasa olduğu ve düzen olduğunu düşünüyorum.Ve bu düşüncemle diyorumki bunları bir yaratıcı büyük bir akıl ve güç yaratmış olmalıdır.Bu benim teorim işte.Buna katılacak çok kişi var,katılmayanda.Katılmayanlarda yokluğu yada varlığı kesin olarak ispat edilmediği sürece konuşmasın,çekimser kalsınlar diyorum.
Bakınız sayın saroz ben diyorumki mesela ilk madde nasıl oluştu,komplex yapıların düzenli bir şekilde nsaıl kendini evrimleştirdiği,her şeyde bir yasa olduğu ve düzen olduğunu düşünüyorum.Ve bu düşüncemle diyorumki bunları bir yaratıcı büyük bir akıl ve güç yaratmış olmalıdır.Bu benim teorim işte.Buna katılacak çok kişi var,katılmayanda.Katılmayanlarda yokluğu yada varlığı kesin olarak ispat edilmediği sürece konuşmasın,çekimser kalsınlar diyorum.
Sayın nogada,
Bu düşüncelerinizde hiç bir problem yok. Hatta kimbilir, haklı bile olabilrsiniz.
Ancak, bu düşünceleriniz ile kutsal kitapların hiç bir ilgisi yok. Çünkü kutsal kitaplarda bu konularda yer alan ne varsa bilimle çelişmektedir.
Mesela, Tevrat ve Kuran'da önce yeryüzünün, sonra canlıların, en son da göğün (evrenin) yaratılmış olduğu belirtilmektedir. Halbuki evren 13.7 milyar yıl yaşındadır, Dünya ise 4.55 milyar yıl yaşında. Yani evren Dünya'dan 9 milyar yıl daha önce var olmuştur. Parmağındaki yüzüğün atomları bile Dünya'dan çok daha önce dev yıldızlarda, çok yüksek sıcaklıklarda oluşmuş ve süpernova patlamaları ile, Dünya'yı oluşturan toz ve gaz bulutları arasına karışmıştır.
Yani, Tanrı varsa bile, kutsal kitaplarda anlatılanların doğru olması mümkün değildir. Evrim diye birşey olmasa bile, kutsal kitaplardaki çelişkiler ve bilim dışılıklar bunların ortaçağdan kalma masallar olduğunu anlamamıza yeterlidir.
Saygılar...
Sayın wolf18 maddesel bir yaratılış yada manasal bir yaratılış olarak baktığımızda olay biraz değişiklik gösterebilir.Mesela maddesel olarak dediğiniz gibi oluşmuştur fakat manasal olarak ilk olarak Tanrı halife olarak seçtiği insanı baz alarak onun yaşadığı dünyanın bir planını yapmış anlamında da bunu düşünebliriz.En nihayetinde sonuç olarak şu an Tanrı'nın varlığını yoks aymak için gerekli meteryal elimizde yok bunu anlatmaya çalışıyorum ben.
Diğer verdiğim örneğe göre mesela Hz Adem ilk insandır ama hristiyan inancına göre İsa Tanrının ruhudur.Bu durumda Adem Tanrıdan öncemi vardı mesela hayır.Maddesel olarak bakıldığında Adem ilk insan fakat manasal olarak bakıldığında İsa daha önce yaratılmıştır.
Aynı şekilde ruh aleminde yaratılan ve kadre yazılan ilk isim Hz Muhammettir.Fakat son peygamber olarak gelmiştir.Daha önce yaratılmıştır ama dünyaya daha sonra gelmiştir.
Bunun gibi şeyler yani olayları sadece meteryalist maddeci bakış açısıyla değerlendirirsek yanlış evet ama işin metafiziksel yada ruhani boyutu biraz daha farklı oluyor.
Saygılarımla...
Gelişme süreci bu kadar. ne diyebilirsiniz ki. uzun olmuş, kısa olmuş diyemezsiniz. neye göre uzun ya da kısa?
Peki evrim, insanın bu gelişimini nasıl açıklıyor? Yani sayın wolf18 insanlar 30bin sene önce konuşmaya başlamıştır diyor. Günümüze baktığımızda gelişen teknoloji çok ileri.
Lunaparklarda olur ya, raylı sistemi olan. Binersiniz, bir tepeye yavaş yavaş çıkar, sonra tepeyi geçince birden hızlanır. Bunun gibimiyiz şu an?
Birde evrim, insanların ölümünü nasıl açıklar? Yani sağlıklı yaşayan birisi kanser olabilir iken, yıllarca sigara içen birisi kanser olmayabiliyor.
Saygılar
Sayın nogada,
Bu düşüncelerinizde hiç bir problem yok. Hatta kimbilir, haklı bile olabilrsiniz.
Ancak, bu düşünceleriniz ile kutsal kitapların hiç bir ilgisi yok. Çünkü kutsal kitaplarda bu konularda yer alan ne varsa bilimle çelişmektedir.
Kuran bilimle çelişmez bilim kuran çelişiyorsa demek ki bilim yalan söylüyor.
Mesela, Tevrat ve Kuran'da önce yeryüzünün, sonra canlıların, en son da göğün (evrenin) yaratılmış olduğu belirtilmektedir.
gök dediğin 7 kat gök yanlış bilgi vermeyelim evet bazen gökten kasıt 7 kat göğün dışındaki gökten bahsedilir ama burda gök dediğiniz 7 kat gök yani dünya atmosferidir.
Halbuki evren 13.7 milyar yıl yaşındadır, Dünya ise 4.55 milyar yıl yaşında. Yani evren Dünya'dan 9 milyar yıl daha önce var olmuştur. Parmağındaki yüzüğün atomları bile Dünya'dan çok daha önce dev yıldızlarda, çok yüksek sıcaklıklarda oluşmuş ve süpernova patlamaları ile, Dünya'yı oluşturan toz ve gaz bulutları arasına karışmıştır.
Yani, Tanrı varsa bile, kutsal kitaplarda anlatılanların doğru olması mümkün değildir. Evrim diye birşey olmasa bile, kutsal kitaplardaki çelişkiler ve bilim dışılıklar bunların ortaçağdan kalma masallar olduğunu anlamamıza yeterlidir.
Saygılar...
kuranda çelişki yoktur.senin yanlış yorumlaman çelişki olduğu anlamına gelmez.
Peki evrim, insanın bu gelişimini nasıl açıklıyor? Yani sayın wolf18 insanlar 30bin sene önce konuşmaya başlamıştır diyor. Günümüze baktığımızda gelişen teknoloji çok ileri.
Lunaparklarda olur ya, raylı sistemi olan. Binersiniz, bir tepeye yavaş yavaş çıkar, sonra tepeyi geçince birden hızlanır. Bunun gibimiyiz şu an?
Birde evrim, insanların ölümünü nasıl açıklar? Yani sağlıklı yaşayan birisi kanser olabilir iken, yıllarca sigara içen birisi kanser olmayabiliyor.
Saygılar
Sayın EnvyMe,
Teknolojinin gelişimine giden yolun tohumları 16. yüzyılda Avrupa'da, Rönesans ve Reform devrimleri ile atılmıştır. Bu devrimlerle insanoğlu tarihte ilk defa inanç yerine aklı ön plana almış, kutsal kitaplarda anlatılanlarla çelişen gerçeklerin nedenlerini bulmak için yapılan çalışmalar modern bilimin temellerini atmıştır. Matbaanın icadı ile, elde edilen bilgiler büyük kitlelere ulaştırılabilmiş ve böylelikle teknolojik ilerleme, artan bir ivmeyle devam etmektedir.
Bu devrimlere kadar Avrupa'da kilise toplum yaşamına egemendi ve incilde yazılanlar haricinde herhangi bir fikir ortaya atan engizisyona tabi kılınıyordu. O zamanlar Dünya'nın 6.000 yıl yaşında, düz olduğuna ve kainatın merkezinde olduğuna inanılıyordu. Galileo, dünyanın dönmekte olduğunu ileri sürünce, bilindiği üzere kellesini kaybetmekten son anda kurtuldu.
Biyolojiyi ilgilendiren her konu evrimin konusu değildir. Bilim insanın doğal yollarla ölümünü şu şekilde açıklar: Hücrelerimizin bölünme sayısı sınırlıdır ve her bölünmede hücreler bir miktar bozulur, mesela kromozomlardaki telemorler kısalır vs. Hücrelerimiz ortalama 50 defa bölünebilmektedir. Bir yerden sonra bölünen hücrelerdeki deformasyon artık organları taşıyamayacak hale gelir. Bu da sırasıyla yaşlanma ve ölümü getirir. Ölüm yeryüzünde canlılığın devamı için olmazsa olmaz bir mekanizasyondur. Aksi takdirde populasyonlar öyle artar ki, kaynakların yetmesi mümkün olmaz.
Hücre bölünmesinde deformasyonun tek istisnası maalesef kanser hücresidir. Kanser hücreleri sonsuza kadar herhangi bir deformasyona ugramadan bölünür ve çoğalırlar. İnsan vücudundaki tek bir hücrenin deforme olması kanser olmak için yeterlidir. Tek bir hücre bölünerek milyarlarca kanserli hücre oluşturur.
Sigara içmek kanser olma oranını epeyce yükseltir, özellikle ilerleyen yaşlarda. Sağlıklı yaşayan, sigara içmeyen bir insanın kanser olma ihtimali de her zaman mevcuttur. Güneş altında UV ışığa maruz kalma, mangalda karbonlaşmış bir et parçası yemiş olma, iyi durulanmamış bardaklardan vücuda deterjan geçişi gibi bir sürü sebep olabilir.
Elli yaşını geçmiş her erkeğin aklı prostatındadır. Çoğunluk doğru dürüst işeyemez, olur olmaz yerde işemeye kalkışır, bu nedenle kana kana bir şey hatta su bile içemez. Tuvaletin başında dakikalarca bekler. Daha sonra eşeysel işlevleri aksadığı için karısından azar işitir, aşağılanır, semavi dinlerin üstün varlık olarak tanımladığı o erkek süklüm püklüm bir kediye (kedi bile denmez olsa olsa pisik demek gerekir) dönüşür ve daha da vahimi er ya da geç kanserleşmeye başlar. Doksan yaşına gelmiş bir insanın %90 prostat kanseri olma olasılığı vardır.
Ancak bir evrimciye sorarsanız, o size der ki, prostat bezi, sahneye çıkarken ozmos, yani su geçişlerini düzenleme gibi bir görevi üstlenmek için ortaya çıkmıştı; ancak zamanla başka işlevleri de yüklenince, olması gerekenden fazla bir görevi daha üstlendi ve başarılı da olamadı. Eğer bir varlığı korkularından arındırmak için tasarım yapmış olsaydınız, iki paralık bir sifinkter (kapak) ile bu sorunu çözerdiniz. Ancak, evrim gelecek için plan kurmaz, o anda gereksinme duyulan şeyleri en iyi şekilde seçmeye kalkışır. Bu nedenle de evrim her zaman mükemmeli bulamaz.
Kuran bilimle çelişmez bilim kuran çelişiyorsa demek ki bilim yalan söylüyor.
Buna ancak senin gibi akılsız insanlar inanır.
gök dediğin 7 kat gök yanlış bilgi vermeyelim evet bazen gökten kasıt 7 kat göğün dışındaki gökten bahsedilir ama burda gök dediğiniz 7 kat gök yani dünya atmosferidir.
Sâffât-6 Biz en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.
Fussilet-12 Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir.
Mülk-5 Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.
Sen, inandığın Kuran'dan bile bihaber bir cahilsin...
Buna ancak senin gibi akılsız insanlar inanır.
Sâffât-6 Biz en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.
Fussilet-12 Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir.
Mülk-5 Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.
Sen, inandığın Kuran'dan bile bihaber bir cahilsin...
بِزِيَنةٍ yakın ال دْنيا göğü ال سما ء biz bir süsle زينَّا Gerçekten إِنَّا
yıldızlarla الْكَواكِبِ süsledik
6) Gerçekten biz yakın göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik.
فِي gök olarak س ماواتٍ yedi سب ع Böylece onları yarattı َفَق ضا ه ن
أَ م ر ها göğe سماءٍ her فِي ُ كلِّ vahyetti أَ و حى ve و iki günde ي و مينِ
yakın ال دْنيا semayı ال سما ء biz donattık زينَّا Ve و görevini
تَقْدِي ر İşte bu َ ذلِك koruduk وحِْف ً ظا kandillerle بِ م صابِي ح
alîm olanın اْل علِيمِ azîz الْعزِيزِ takdiridir
12) Böylece onları, iki günde yedi gök olarak yarattı ve her
göğe görevini vahyetti. Ve biz, yakın (dünya) semâyı
kandillerle donattık, koruduk. İşte bu, Azîz, Alîm olanın
takdiridir.
بِ م صابِي ح yakın ال دْنيا göğü ال سما ء donattık زينَّا Andolsun وَلَقد
لِلشَّياطِينِ taşlama yerleri ر جوما kıldık. وجعلَْنا ها lambalarla
عذَا ب onlar için َل ه م hazırladık أَ عَت دَنا Ve و şeytanlar için
çılgınca yanan ال سعِيرِ ateşin azabını
5) Andolsun yakın göğü lambalarla donattık ve şeytanlar
için taşlama yerleri kıldık. Ve onlar için çılgınca yanan
ateşin azabını hazırladık.
Ayetlerde çelişki yoktur. Semanın katmanlarıyla atmosferin katmanları aynı şeyler değildir. Birinci kat sema atmosfer ve katmanlarından ibaret değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır bu manadaki ayetleri tefsir ederken şöyle der;
"Biz dünya semasını, en yakın göğü bir zinet ile donattık. "Dünya" "ednâ"nın müennesidir ki, "en yakın" demektir. Bu ifadenin zâhiri, bütün yıldızların en yakın gökte olmasıdır. Şu halde burada en yakın gök, yer kürenin etrafında yalnız ayın yörünge sahasından ibaret değil, yalnız güneş sistemi âlemi de değil, genel olarak yıldızların bulunduğu cisim olan saha, yani üç boyut sahasıdır." (Saffat suresi 6.ayetin tefsiri)
Atmosfer katmanlarıyla beraber birinci kat semanın içindedirler. Yıldızlar da birinci kat semanın içindedirler. Yıldızlar atmosferin katmanları arasında değilidir. Zira Astronomi biliminin verdiği bilgilere göre dünyaya en yakın yıldızın bile uzaklığı ışıkyılı ile hesaplandığı halde, Atmosferin en son tabakası olan Magnetosfer 64000 km'ye kadar çıkmaktadır. Atmosfer dünyayı çepeçevre kuşatmıştır. Yıldızlar ise bundan daha uzaktır.
Ayetlerde çelişki yoktur. Semanın katmanlarıyla atmosferin katmanları aynı şeyler değildir. Birinci kat sema atmosfer ve katmanlarından ibaret değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır bu manadaki ayetleri tefsir ederken şöyle der;
"Biz dünya semasını, en yakın göğü bir zinet ile donattık. "Dünya" "ednâ"nın müennesidir ki, "en yakın" demektir. Bu ifadenin zâhiri, bütün yıldızların en yakın gökte olmasıdır. Şu halde burada en yakın gök, yer kürenin etrafında yalnız ayın yörünge sahasından ibaret değil, yalnız güneş sistemi âlemi de değil, genel olarak yıldızların bulunduğu cisim olan saha, yani üç boyut sahasıdır." (Saffat suresi 6.ayetin tefsiri)
Atmosfer katmanlarıyla beraber birinci kat semanın içindedirler. Yıldızlar da birinci kat semanın içindedirler. Yıldızlar atmosferin katmanları arasında değilidir. Zira Astronomi biliminin verdiği bilgilere göre dünyaya en yakın yıldızın bile uzaklığı ışıkyılı ile hesaplandığı halde, Atmosferin en son tabakası olan Magnetosfer 64000 km'ye kadar çıkmaktadır. Atmosfer dünyayı çepeçevre kuşatmıştır. Yıldızlar ise bundan daha uzaktır.
Fussilet-12 Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir.
Ayet açık. Gök iki günde, 7 kat gök olarak yaratılmış. Yıldızların en yakın gökte bulunduğu söyleniyor. Buna göre Dünya atmosferi ve yıldızların içerisinde bulunduğu evrenin tamamı en yakın gök olarak belirtiliyor. Çünkü 120 milyar ışık yılı uzaklıkta bile galaksiler ve yıldızlar mevcut. Görülemeyen evrende, Dünyaya henüz ışığı ulaşmamış galaksiler de mevcuttur.
Sonuç itibarı ile, atmosfer ve evrenin tamamı birinci kat gök olarak tanımlanıyor. Diğer 6 kat gök nerede onu bilmem ama bildiğimiz evrende olmadığı belli. Dolayısı ile, önce Dünya'nın yaratıldığı, sonra (direksiz olarak-ne demekse) göğün yükseltildiği ifadesi helen geçerli. Bu da bilime aykırı.
Ama sana göre, bilim Kuran'la çelişiyorsa, bilim adamları yalan söylüyordur nasılsa, üzme canını...
Fussilet-12 Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir.
[/left]
ANLAYABİLMEN İÇİN BÜYÜK HARFLERLE YAZIYORUM
Ayetlerde çelişki yoktur. Semanın katmanlarıyla atmosferin katmanları aynı şeyler değildir. Birinci kat sema atmosfer ve katmanlarından ibaret değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır bu manadaki ayetleri tefsir ederken şöyle der;
"Biz dünya semasını, en yakın göğü bir zinet ile donattık. "Dünya" "ednâ"nın müennesidir ki, "en yakın" demektir. Bu ifadenin zâhiri, bütün yıldızların en yakın gökte olmasıdır. Şu halde burada en yakın gök, yer kürenin etrafında yalnız ayın yörünge sahasından ibaret değil, yalnız güneş sistemi âlemi de değil, genel olarak yıldızların bulunduğu cisim olan saha, yani üç boyut sahasıdır." (Saffat suresi 6.ayetin tefsiri)
Atmosfer katmanlarıyla beraber birinci kat semanın içindedirler. Yıldızlar da birinci kat semanın içindedirler. Yıldızlar atmosferin katmanları arasında değilidir. Zira Astronomi biliminin verdiği bilgilere göre dünyaya en yakın yıldızın bile uzaklığı ışıkyılı ile hesaplandığı halde, Atmosferin en son tabakası olan Magnetosfer 64000 km'ye kadar çıkmaktadır. Atmosfer dünyayı çepeçevre kuşatmıştır. Yıldızlar ise bundan daha uzaktır.
ayrıca konu başlığına dönelim evrim olduğuna dair ara fosilleriniz nerde sen onlardan bahset çizgi film ve elle çizilen resimler olmasın mümkünse
Atmosfer katmanlarıyla beraber birinci kat semanın içindedirler. Yıldızlar da birinci kat semanın içindedirler. Yıldızlar atmosferin katmanları arasında değildir.
Sende algılama sorunu var. Bak ne diyor burada. Atmosfer ile birlikte yıldızlar birinci kat semanın içindedir. Sen yıldızları, gece kafanı kaldırdığında gördüğün yıldızlardan ibaret sanıyorsan galiba. Halbuki evrenin her köşesinde yıldızlar vardır. Bunları birbirinden ayıramazsın. Dolayısıyla evrenin tamamını en yakın gök olarak kabul etmen gerekir. Kuran'da da söylenen budur, Elmalılı'nın söylediği de budur.
Farklı düşünüyorsan açık konuş. Verdiğin yorumlar benim söylediklerimle paralel çünkü.
ayrıca konu başlığına dönelim evrim olduğuna dair ara fosilleriniz nerde sen onlardan bahset çizgi film ve elle çizilen resimler olmasın mümkünse
http://www.boneclones.com/images/sc-036-a-lg.jpg
Al bak sana bir adet Australopithecus Afarensis iskeleti. Ayakta durduğuna özellikle dikkat et. Dik olarak yürüdüklerine kanıt, aşağıdaki 3.6 milyon yıllık ayak izleridir.
http://www.ntz.info/picturesbig/p03283.jpg
Sen şimdi buna maymun diyeceksin ama atalarındır bilesin...
Bende yardımda bulunayım wolf18
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/archive/2/2d/20080629182345%21Turkana_Boy.jpg
Sayın walla burda demek istediğinizle ewrimi çok iyi anlatmışıssınız bravo gerçekten darwin bile böyle bir açıklama yaapamamış.Ayakta alkışlıyorum.Sizi hatta geriye doğru evrimide örnekleyerek büyük bir çığırda açmışsınız.Bu benzerlik konusu heralde görsel bir evrim.Mesela bir çocuk tıpkı 4-5 kuşak önceki dedesi yada ananesine de benzeyebiliyor.Buda geriye dönük bir evrim olsa gerek.Böyle giderse belki 15 bin yıl sonra bakmışsınızki birilerinin çocuğu bir maymun olarak doğabilir neden olmasın ;)
Sizi hatta geriye doğru evrimide örnekleyerek büyük bir çığırda açmışsınız.Bu benzerlik konusu heralde görsel bir evrim.Mesela bir çocuk tıpkı 4-5 kuşak önceki dedesi yada ananesine de benzeyebiliyor.Buda geriye dönük bir evrim olsa gerek.
Allah Allah, bunu nerden çıkardın.
bak bida yazıyorum,
Demir Tunç Kardeş,
sen anan ile kızın yada anan ile oğlun yada baban ile oğlun yada baban ile kızın arasında bir arageçişsin, aynaya bak ve bir arageçiş formu gör.
Sonacıma, sen Antibiyotik direnci diye birşey duydunmu, haftalık, aylık, evrimin örneğidir, öyle milyonlarca yıla gerek yoktur.
Ama ne demek istediğimi anlayamadı isen, İlkokula yazıl, sonra orta, lise, bida oku, yada Allahın seni baştan yaratsın.
Geri evrim nerdeymiş, kim demiş, sen bunu nereden uydurdun...
Allah senide baştan yaratsın emi...
Yav kime Evrimi anlatmaya çalışıyoruz.
Yav kime Evrimi anlatmaya çalışıyoruz.
Benim evrimden yana bir sorunum yok,sizin stiliniz her zaman ilgimi çekti odaklandığım konu bu sadece...
Saygılar...
Benim evrimden yana bir sorunum yok,sizin stiliniz her zaman ilgimi çekti odaklandığım konu bu sadece...
Saygılar...
sen bir üstteki mesajıma cavap versene. Hihhh hhaahhhh hhhoooooooo
ayejj
cevap üreme güdüsü demişsin. üreme güdüsü nerden geliyo. neden var? nasıl oluştu? güdü yü güdüleyen nedir? kimdir?
Senin tabirinle güdüleri güdüleyen doğadaki var olma mücadelesidir.Kaos düzeni yaratır.
Düzen ise kaosa sebep olur.Bu zincirleme dönüşüm devam eder gider.Varoluş sürekli değişim dönüşüm oluşum halindedir.
Gördünüz mü demir tunç ve diğer demir tunç gibileri...
Herşeyin bir cevabı var fakat tanrı ortada yok.
Siz zannediyorsunuz ki insanlar yeterli düşünemediği, basiretleri bağlandığı, aklılları yeterince çalışmadığı için inanmıyorlar.
Halbuki asıl basiretleri bağlanan sizlersiniz.Görmediniz mi evrimin tek bir delili yok dediniz yüzlercesi önünüze serildi.
O nasıl olmuş bu nasıl olmuş diye sorular sıraladınınz.Hepsi bilimsel yanıtlarını buldu.
Şimdi anlıyormusunuz kimin basireti bağlı.
Sizin hesaba katmadığınız şey şu,
Siz giderken biz geliyorduk.neyin ne olduğunu gördük o yüzden bugün bu noktadayız.
demir_tunc
21-07-2009, 22:45
doğal seleksyon denen olay zaten var. ama evrimleştirici bir özelliği yok. evrimle de alakası yok. bir de gönderdiğin linkte sanayi devrimiyle ilgili mutasyon olduğu anlatılıyor. felaket yani. siparişe göre mutasyona uğrayan kelebekler. alis harikalar diyarında daha bilimsel gözüküyo..ikincisi yumuşak kısımlar kafaya göre istenildiği gibi yapılandırılabilir. aşağıdaki linkte aynı kafatasından yola çıkılarak yapılan 3 ayrı çalışma var. çizimlerin bilimsel bir değerinin olmadığını sadece yapan kişinin o kafatasından çıkarmak istediği görüntünün oluştuğunu gösteren ibret verici bir örnek.
http://harunyahya.org/evrim/hy_evrim_aldatmacasi/evrim7.html (http://harunyahya.org/evrim/hy_evrim_aldatmacasi/evrim7.html)
http://turandursun.blogspot.com/
demirtunç
cafeye bi uğrayın size sorular sorulan bi başlık var orda....
http://harunyahya.org/evrim/hy_evrim_aldatmacasi/evrim7.html (http://harunyahya.org/evrim/hy_evrim_aldatmacasi/evrim7.html)
1960'lı yıllarda, 50 sene önce çizilmiş modelleri mi örnek olarak gösteriyorsun? Bak günümüzde kafatasından yüz modellemesi ne şekilde yapılıyor.
http://img188.imageshack.us/img188/1029/pbmareconstruct.png (http://img188.imageshack.us/i/pbmareconstruct.png/)
Ayrıca kafatasının yüzünün neye benzediğinin evrimle ne alakası var? Esas olan kafatası kemiklerindeki farklılıklardır ve bunlardan yeterince bilgi edinilebilir.
Sana sorulmuş, seni bekleyen bir sürü soru var muhtelif konularda. Bi omuz atıver...
tensiz.denek
21-07-2009, 23:13
ikincisi yumuşak kısımlar kafaya göre istenildiği gibi yapılandırılabilir. aşağıdaki linkte aynı kafatasından yola çıkılarak yapılan 3 ayrı çalışma var. çizimlerin bilimsel bir değerinin olmadığını sadece yapan kişinin o kafatasından çıkarmak istediği görüntünün oluştuğunu gösteren ibret verici bir örnek.
1960larda bu çizimler kafaya göre mi yapılyor bilmiyorum ama bugün 1960 larda olan teknolojiye göre çok daha ileri seviyede işlem gücüne sahip bilgisayarlarımız var ve bu bilgisayarlarda kas dokularından deri hücrelerindeki gerilmelere, kemiklerin yürümeyi ve koşmayı nasıl etkilediklerine kadar birçok simülasyon sanal ortamda yapılabiliyor. Bir kafatasının üzeirne gelebilecek kas ve deri dokusunun kalınlığı, yüksekliği ortalama olarak bellidir.
Bugün kriminoloji laboratuarlarından sadece çene kemiği ile bile ortamala yüz şeklinin nasıl olduğuna dair bilgiler elde edilebiliyor. Bu tekniklerin bilgisayarlar sayesinde 1960 larda olduğundan çok daha gelişmiş olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Biraz belgesel kanalı izlemeniz bunu bilmeniz için yeterli.
Saygılar,
mustafakemal
22-07-2009, 03:36
demir tunç..bana allahı kanıtlayabilirmisin ?..ama "gönüllerde" istasyonuna uğramadan...
buyur..
doğal seleksyon denen olay zaten var. ama evrimleştirici bir özelliği yok. evrimle de alakası yok. bir de gönderdiğin linkte sanayi devrimiyle ilgili mutasyon olduğu anlatılıyor. felaket yani. siparişe göre mutasyona uğrayan kelebekler. alis harikalar diyarında daha bilimsel gözüküyo..
demir tunç, kelebekler örneğini mutasyon olarak vermedim. Üstelikte link falanda vermedim. Yani çarpıtmanın iftiracılığında bu kadarına da pes doğrusu...
İşte sanayi devrimi kelebekleri örneğini yazdığım ileti herkes buyursun baksın mutasyonda demedim linkte vermedim.
Bütün bunlar doğadaki kaotik şartlar sayesinde gelişir.Ama her düzensizlik doğal olarak bir düzen yaratır.
Mesela sanayi devrimi öncesinde ingilterede açık renk ve koyu renk güveler vardı.Açık renk güvelerin kanatları üzerine kondukları nesnelerle(ağaç vb) uyumlu olarak onlara avantaj sağlıyordu .Bu yüzden popülasyon içerisindeki açık renk güvelerin sayısı fazla idi.
Sanayi devrimi sonrası kömür yakımının fazlalaşmasıyla güvelerin konduğu nesnelerin(ağaç vb) kömür islerinde kararması sonucu açık renk güveler avcıları tarafından kolay fark edilir hale geldiler. Sonuç popülasyonda koyu renk güvelerin sayısı arttı.
Yani hiçbir üstün varlığın müdahalesi yok herşey kaotik bir ortamda kendiliğinden gelişiyor.
Siz bırakın evrimin tek bir delilinide
ANTİBİYOTİK DİRENCİNİ ANLATIN. yada bir fırın ekmek daha yiyin.
Siz bırakın evrimin tek bir delilinide
ANTİBİYOTİK DİRENCİNİ ANLATIN. yada bir fırın ekmek daha yiyin.
Tamam sayın walla bu konuda çok bilgilisiniz bunu anladık.Ama polemik yapacağınıza bize bilgi hazinenizi açıp anlatmak istemezmiydiniz acaba?
Tamam sayın walla bu konuda çok bilgilisiniz bunu anladık.Ama polemik yapacağınıza bize bilgi hazinenizi açıp anlatmak istemezmiydiniz acaba?
Polemik yapan yok.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=11378
bi bak.
demir_tunc
24-07-2009, 15:15
mustafa kemal aşağıdaki siteyi objektif olarak okursan Allah varlığının net bir gerçek olduğunu görebilirsin
http://www.allahvardir.com/ (http://www.allahvardir.com/)
walla
bakteri konusunu açıkladım aşağıdan bakabilirsin.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=11378 (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=11378)
vezir3000
24-07-2009, 20:37
okuyorum demekki varim...
emekleriniz icin tesekürler, sanirim bazi arkadaslar bu konu üzerinde doktora yapmis nor mal bir vatandasin bu bakar bilmesi anormal...
bende evrim hakkinda genel bilgiye sahibim ama detaylara giridigimde boguluyorum:)
walla
bakteri konusunu açıkladım aşağıdan bakabilirsin.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=11378 (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=11378)
Kendine göre açıkladığını söylüyorsun ama bak, aynı yerde, açıklaman üzerine sana bir soru sorulmuş. Bu soruyu da yanıtlaman gerekmez mi? Ben açıkladım diyerek işin içinden sıyrılmak yok öyle.
Neferkamin Anu
25-07-2009, 01:55
http://img188.imageshack.us/img188/1029/pbmareconstruct.png (http://img188.imageshack.us/i/pbmareconstruct.png/)
Ayrıca kafatasının yüzünün neye benzediğinin evrimle ne alakası var? Esas olan kafatası kemiklerindeki farklılıklardır ve bunlardan yeterince bilgi edinilebilir.
Sana sorulmuş, seni bekleyen bir sürü soru var muhtelif konularda. Bi omuz atıver...
Sapiens,
sapiensin atası kimdir. !!!!??????
hadi bilen varsa cevaplasın.
Sapiens,
sapiensin atası kimdir. !!!!??????
hadi bilen varsa cevaplasın.
Sayın Akhenaton,
Bakıyorum farklı bir kimlikle tekrar tezahür etmişsiniz. Bize hoşgeldiniz demek düşer.
Şu soruyu sormaktan bıkmamış olduğunuzu da görüyorum. İnsanın evrim sürecinde henüz karanlıkta olan noktalar olduğu doğrudur ancak Homo Sapiens'e uzanan evrim süreci genel hatlarıyla bilinmektedir. Birkaç resimle evrim ağacını gösterelim.
http://www.globalchange.umich.edu/gctext/Inquiries/Inquiries_by_Unit/Unit_5_files/image017.jpg
http://www.iupui.edu/~mstd/a103/Human%20Origins%20Chart_files/iskull.gif
Gördüğünüz gibi, Sapiens'in ortaya çıkışı bilinmeyen bir süreç değildir. Fosil buluntuları ve DNA analizleri de bu süreci desteklemektedir. Sanırım siz modern insanın uzaylılar tarafından Dünya'ya getirildiğini veya benzer birşeyi iddia ediyorsunuz. Neye dayanarak böye birşeyi iddia ettiğinizi öğrenebilir miyiz?
demir_tunc
25-07-2009, 12:04
bu resimler hikaye. bu canlıların birbirine dönüşmesini sağlayaca mekanizma yoktur. bunların hesi ayrı ayrı yaratılmıştır.
bu resimler hikaye. bu canlıların birbirine dönüşmesini sağlayaca mekanizma yoktur. bunların hesi ayrı ayrı yaratılmıştır.
Böyle anlamsız, basit ve cahilce sözler söyleyeceğine bizlere bi anlat bakalım neden bu resimler hikayeymiş? Hangi bilimsel gerekçelerle bu canlıların birbirine dönüşmesini sağlayan mekanizmaların olmadığını iddia ediyorsun? Bu canlıların milyonlarca yıl arayla ayrı ayrı yaratılmış olmasını neye dayanarak söyleyebiliyorsun?
Bildiğin birşeyler varsa anlat. Bilmiyorsan da, bilmediğin konularda konuşmaman gerektiğini öğren. Etin ne budun ne ki, evrim teorisini çökertmeye soyunuyorsun?
Neferkamin Anu
25-07-2009, 16:04
Sayın Akhenaton,
Bakıyorum farklı bir kimlikle tekrar tezahür etmişsiniz. Bize hoşgeldiniz demek düşer.
Bu şahsı tanımam.
Gördüğünüz gibi, Sapiens'in ortaya çıkışı bilinmeyen bir süreç değildir. Fosil buluntuları ve DNA analizleri de bu süreci desteklemektedir. Sanırım siz modern insanın uzaylılar tarafından Dünya'ya getirildiğini veya benzer birşeyi iddia ediyorsunuz. Neye dayanarak böye birşeyi iddia ettiğinizi öğrenebilir miyiz?
Bakınız Sapiensin genetik olarak ispatlandığı gibi bir masalı halka anlatıp kandırabilirsiniz , fakat bilim adamlarını pek kandırabilme şansınız yok. DNA analizi dediğiniz şey sadece CSİ Miami filminde geçer gerisi masaldır.
Sapiensin DNA analizine bakarak evrim teorisi oluşturmak dünya üzerinde çökmüş bir düşüncedir,
Bakınız ne der konunun uzmanı ;
Konu uzmanı Theodosius Dobzhansky şu yorumu yapar : Modern insanın fosil bakımından soydaş bir çok akrabaya sahipken ATASI yoktur.
Şimdi birde sizin meşhur evrim haritanıza bir başka konu uzamanı bakarsa ;
Yazar James Shreeve Neanderthal Muamma: Modern İnsanın Köklerini Çözmek adlı kitabında bu iki farklı ırkın, üreme olarak farklı olmasından dolayı çiftleşmemiş olduğunu belirtir. Karbon testlerinden bölgede yaşayan modern insanın Neanderthal adamdan kırk bin yıl daha önceden orada olduğu gösterilir ve böylece evrimsel süreklilik teorisi de çöker. Bugün dünya üzerinde geleneksel bilimin kaçamak cevaplar vererek konuyu kapatma çabalarına karşın bu düşüncelere katılmayan arkeolojik, antropolojik ve tarihi revizyonistler, insanın kökleriyle ilgili farklı bir görüşe ihtiyaç duyulması altında birleşmektedirler.
daha bir dolu bilim adamıda aktarabiliriz.
Dünya üzerinde Sapiensin Evrim ürünü olduğunu kimse şu satırları yazdığım ana kadar ispatlayamadı, ispatlayamayacakta.
Sapiensin Evrim ürünü olduğu düşüncesinin bu topraklardaki yegane koruyucusu harun yahyadır. Harun olmasa insanlar düşünebilmeyi ve evrimi sorgulamayı öğrenecekler fakat, HY ateistlere çalışması sonucu mevcut teorilerin içine tanrı kavramını sentezleyerek vermesi gerçek düşünce ve teorilerin üstünü örtmektedir.
Ha bu arada çok merkezli evrim teorisinin 90 larda çöktüğünü niye yazmayıp okuyucudan kaçırırsınız onuda anlamam.İnanç kötü şey.
Böyle anlamsız, basit ve cahilce sözler söyleyeceğine bizlere bi anlat bakalım neden bu resimler hikayeymiş? Hangi bilimsel gerekçelerle bu canlıların birbirine dönüşmesini sağlayan mekanizmaların olmadığını iddia ediyorsun? Bu canlıların milyonlarca yıl arayla ayrı ayrı yaratılmış olmasını neye dayanarak söyleyebiliyorsun?
Bildiğin birşeyler varsa anlat. Bilmiyorsan da, bilmediğin konularda konuşmaman gerektiğini öğren. Etin ne budun ne ki, evrim teorisini çökertmeye soyunuyorsun?
çökmüş bi teoriyi neden savunuyorsun sen onu anlat yukardaki sorulara cevabın nedir?
Bakınız Sapiensin genetik olarak ispatlandığı gibi bir masalı halka anlatıp kandırabilirsiniz , fakat bilim adamlarını pek kandırabilme şansınız yok. DNA analizi dediğiniz şey sadece CSİ Miami filminde geçer gerisi masaldır.
Sapiensin DNA analizine bakarak evrim teorisi oluşturmak dünya üzerinde çökmüş bir düşüncedir,
Bakınız ne der konunun uzmanı ;
Konu uzmanı Theodosius Dobzhansky şu yorumu yapar : Modern insanın fosil bakımından soydaş bir çok akrabaya sahipken ATASI yoktur.
Neferkamin Anu,
Bakın konunun uzmanı Theodosius Dobzhansky (http://tr.wikipedia.org/wiki/Theodosius_Dobzhansky)dediğiniz adam 1975 yılında ölmüş. Aradan 35 sene geçmiş. Peki bu adamın "yoktur" dediği modern insan atalarına ait fosillerin bulunma yılları nedir? 1977'de bulunan Homo Antecessor dışındakilerin hepsi 1990'lı ve 2000'li yıllarda bulunmuş. Yani hepsi de senin uzmanın ölümünden sonra bulunmuş. Aşağıdaki linkten bak bakalım, hangi fosiller nezaman bulunmuş:
http://www.talkorigins.org/faqs/homs/species.html
"Harun baba yalan söylemez" diyerek oradan aldıklarını burada satmaya çalışırsan işte böyle rezil olursun.
Şimdi birde sizin meşhur evrim haritanıza bir başka konu uzamanı bakarsa ;
Yazar James Shreeve Neanderthal Muamma: Modern İnsanın Köklerini Çözmek adlı kitabında bu iki farklı ırkın, üreme olarak farklı olmasından dolayı çiftleşmemiş olduğunu belirtir. Karbon testlerinden bölgede yaşayan modern insanın Neanderthal adamdan kırk bin yıl daha önceden orada olduğu gösterilir ve böylece evrimsel süreklilik teorisi de çöker. Bugün dünya üzerinde geleneksel bilimin kaçamak cevaplar vererek konuyu kapatma çabalarına karşın bu düşüncelere katılmayan arkeolojik, antropolojik ve tarihi revizyonistler, insanın kökleriyle ilgili farklı bir görüşe ihtiyaç duyulması altında birleşmektedirler.
Modern insanın evrim ağacı olarak vermiş olduğum resimleri incelemiş olsaydın, Neanderthallerin Homo Sapiens'in atası değil, kuzeni olduğunu görürdün. Sapiens'in soy ağacı sırasıyla;
Australopithecus Afarensis, Australopithecus Africanus, Homo Habilis, Homo Ergaster, Homo Heidelbergensis, Homo Sapiens şeklindedir. Neanderthaller Homo Heidelbergensis'lerin bir koludur.
Bir zamanlar modern insanın atası Neanderthal gibi biliniyordu, çünkü mevcut buluntularda, Sapiens ile Neanderthal arasında kalan bir şey yoktu. Ancak devamında yapılan başka keşifler durumun böyle olmadığını gösterdi. Çünkü bilim adamları felsefe değil, bilim yapar. Ellerindeki buluntulara göre konuşurlar.
Senin bahsettiğin yazar da bundan bahsediyor zaten. Yine eski bir bilgi. Ayrıca, son birkaç yılda bulunan iyi korunmuş durumdaki Neanderthallerden önemli miktarda DNA elde edilebildi ve şu anda iki ayrı grup Neanderthal genomunu çıkarmak üzere çalışıyorlar. Merak ediyorsan aşağıdaki linkten okuyuver.
http://www.talkorigins.org/faqs/homs/mtDNA.html#firstfull
Ha bu arada çok merkezli evrim teorisinin 90 larda çöktüğünü niye yazmayıp okuyucudan kaçırırsınız onuda anlamam.İnanç kötü şey.
Şu çok merkezli evrim teorisi nasıl birşeymiş, ne zaman çökmüş, kim çökertmiş şunları bize bir anlat da aydınlatıver bizi.
çökmüş bi teoriyi neden savunuyorsun sen onu anlat yukardaki sorulara cevabın nedir?
Yukarıdaki soruların cevabını verdim. Şimdi sen anlat bakalım evrim teorisi nasıl çökmüş, kim çökertmiş?
Evrim karşıtı olan arkadaşlar, evrimi kabul etmeyebilirsiniz bu normal karşılanabilir fakat evrimi kabul etmeyipte karşısında kabul ettinizini detaylarıyla açıklarsanız daha iyi olur. Hani hangi Tanrıya inanıyorsanız o tanrı neden 3.5 milyar yıl önce tek hücreleri yaratmaya başlayıp daha sonra belir zaman aralıklarıyla değişik değişik canlılar yaratmaya devap edip aralarda yaratıkları canlıları topluca yok etmeye kalktığı gibi şeyleri açıklarsanız çok daha açıklayıcı olursunuz.
demir_tunc
26-07-2009, 13:55
bana açıkla demişsin de. bim açıklamam kolay kambriyende canlılar birden çıkıyor ortaya. diğer dönemlerde oluşan canlıların da birbirne dönüşeceği bir mekanizma yok. demekki hepsi ayrı ayrı YARATILMIŞ. ben neyi açıklıyım. sen canlıların birbine nasıl dönüştüğünü açıkla. zaten bilimsel bütün veriler evrimi çürütüyor. mutasyon doğal seleksyon varyasyon bunların hiçbiri bir canlıyı evrimlştirmiyor veya başka bir canlıya dönüştürmüyor. ne dönüştürüyor o zaman?
demir_tunc
26-07-2009, 14:02
Ki adi
sorduğun soru çok saçma. neden Tanrı 3.5 milyar beklemiş ne demek yaaa? bunla evrimi mi ispatlıyosun. veya Allah ın varlığına zarar mı verdiğini düşünüyosun? Öyle istemiş cevabı. :) sen öyle sorarsan be de sana evrim niye beklemiş derim. madem bu kadar yetenekli evrim ve madem her dakka mutasyon oluyo neden milyarlarca sene sürmüş canlılığın oluşumu.
Dünya hyatı bir denemedir. Allah her zaman insanlar için alternatifler yaratır. Her zaman için inkar edenlerin de yapacakları açıklamarı yaratır Allah. Hz. Musa nın mucizesinde dahi insanlar. Orda tusunami olmuştur deyip mucizeyi kabul etmeyebilirler. Eğer herşey çok net olsaydı o zaman herkesin Allah ın varlığını kabul etmesi gerekirdi. O zaman da imtihan olmazdı. bak senin bu konumunla ilgili Kuran da ne geçiyor.
Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkâr edenler ise, "Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?" derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz. 2/26
Demir Tunç hala kambriyende canlılar birden ortaya çıkmış diyorsun. Eğer dünya üzerindeki tek hücrelisinden insana kadar bütün canlılar Kambriyende hop diye ortaya çıksaydı tamam derdim fakat kambriyende bir an denilen zaman 25 milyon yıldır ve oluşan canlılar günümüzdeki canlıları çok uzak ataları ortaya çıkmıştır.
Ben sana Tanrı var yada yok diye evrimi örnek vermiyorum. Diyorumki Tanrı var ise bu canlıları hangi kurala göre yarattı. Tanrıya inanan insanlar evrendeki yıldızından küçücük bir meteora kadar herşeyi evrende geçen kanunlara göre oluştuğunu kabul ediyorlar. Bu kanunları Tanrının koyduğu söylüyorlar.
Eğer sende evrendeki herşeyin evrende geçerli olan kanunlara göre oluşutğunu kabul ediyorsan Tanrı evrendeki canlılar hariç herşeyi koyduğu kanunun sonucuna göre yaratmayı seçmişse canlıları neden koyduğu bu kanunların sonucuna göre yaratmayı seçmesin?
Ama sen ne diyorsun Allah 10 milyar yıl boyunca evrendeki herşeyi fizik kanunlarıyla yaratmış daha sonra iş dünyadaki canlılara gelince 3.5 milyar yıl boyunca durup durup yani canlılar yaratmış arada sıkılmış 5 kere yok etmeyi düşünmüş.
Neden kitaplarda geçen Tanrı, kitaplarında söylediği gibi 6 günde yaratmamış dünyayı?
Dindar insanlarla neden tartışıyorsunuz anlamak mümkün değil. Sorduğu sorulara gerekli linkleri verirsiniz olur biter. Zaten bir takım soruları sorma cesaretini bulabilmiş. Bundan sonrası gelecektir diye düşünüyorum. Ne kadar delil, kanıt verirseniz verin yine de şartlanmışlıkları yüzünden ikna olmayacaktır.Kendisi araştırıp doğrusunu bulsun bence. Bilimsel gerçeklere mi inanacak yoksa 1400 yıl önce yazılmış bir çöl masalına mı inanacak? Buna kendisi karar vericek.
Neferkamin Anu
26-07-2009, 16:25
Neferkamin Anu,
Bakın konunun uzmanı Theodosius Dobzhansky (http://tr.wikipedia.org/wiki/Theodosius_Dobzhansky)dediğiniz adam 1975 yılında ölmüş. Aradan 35 sene geçmiş. Peki bu adamın "yoktur" dediği modern insan atalarına ait fosillerin bulunma yılları nedir? 1977'de bulunan Homo Antecessor dışındakilerin hepsi 1990'lı ve 2000'li yıllarda bulunmuş. Yani hepsi de senin uzmanın ölümünden sonra bulunmuş. Aşağıdaki linkten bak bakalım, hangi fosiller nezaman bulunmuş:
http://www.talkorigins.org/faqs/homs/species.html
"Harun baba yalan söylemez" diyerek oradan aldıklarını burada satmaya çalışırsan işte böyle rezil olursun.
yahu şakamı yapıyorsun yoksa laf olsun diiyemi yazıyorsun, 90 Lı yıllarda Evrim Teorisinin çöktüğünü tüm dünya bilirken senin hala masal anlatmanın bilimsellikle uzaktan yakından alakası yok.
2000 de ne bulunmuş , kafadan sallama biz ne zaman ne bulunduğunu gayet iyi biliyoruz,
hani ortada bir teoriniz olsa gam yemiyecem,
Ortada Evriim Teoriniz yok evrimcilik yapıyorsunuz.
Harun yahyanın bu bilgileri sitelerinden yazması sizin yarınıza, önce ne söylemek istediğimi anla, sonra yorumla.
Hani harun yahya çarpıtma yapıyor diye kendinizi yırtıyorsunuzya, siz allahını yapıyoprsunuz.
Sapiensin atası şu yazıyı yazdığım ana kadar yoktur ve bulunamayacaktır, çükü sapiens evrim değildir.Zaten bir gecede erctustan sapiens yapan bilimde bunu bilir, Evrimsel sürekliliğin çöktüğü zaten ortadadır.kalkım masallara inanmamızı beklemiiyorsun heralde.
2000 lerde ne bulunmuş yazda forum bilsin.
Modern insanın evrim ağacı olarak vermiş olduğum resimleri incelemiş olsaydın, Neanderthallerin Homo Sapiens'in atası değil, kuzeni olduğunu görürdün. Sapiens'in soy ağacı sırasıyla;
Bu konularda acemi olduğun belli, benim yazdığımı kendini akklamak için bana satmışsın. Benim ve Çalışmayı yapan bilim adamının söyleminini Türkçe meali ile anlatayım ;
Evrimsel süreklilik çökmüştür.
Umarım anlarsın.
Australopithecus Afarensis, Australopithecus Africanus, Homo Habilis, Homo Ergaster, Homo Heidelbergensis, Homo Sapiens şeklindedir. Neanderthaller Homo Heidelbergensis'lerin bir koludur.
masala gerek yok " Miising Link ' ten bahset, slayt evrimcisi değiliz. Yazmış olduğun bu haritayı birde bulgularla yaz bakalım.Ayetlerden bile daha kötü bir inandırıcılığı var.
Ha bak arada evrime dahil edilmeyip saklanan insan formatı dışındaki fosillerden bahsetmiyorum.
İngiltere ve amerika bunları oldukça iyi saklıyor.Bakınız Çin arkeolojisi.
Bir zamanlar modern insanın atası Neanderthal gibi biliniyordu, çünkü mevcut buluntularda, Sapiens ile Neanderthal arasında kalan bir şey yoktu. Ancak devamında yapılan başka keşifler durumun böyle olmadığını gösterdi. Çünkü bilim adamları felsefe değil, bilim yapar. Ellerindeki buluntulara göre konuşurlar.
Yahu yine çarpıtmalardasın.
neanderthal ile sapiense ait bulguları yazda forum evrimsel süreklilik olmadığını öğrensin, ben sıkıldım İnançlı kişilere yazmaktan. Ortodoksin bilim Judeocu inançtır.
ve şu anda iki ayrı grup Neanderthal genomunu çıkarmak üzere çalışıyorlar. Merak ediyorsan aşağıdaki linkten okuyuver.
http://www.talkorigins.org/faqs/homs/mtDNA.html#firstfull
Yahu bizim -mış-muş gibi ifadelere ihtiyacımız yok.Sapiensin çıkardılar ne oldu, genetik olarak öncelliği olmadığı ortaya çıktı.
Şu çok merkezli evrim teorisi nasıl birşeymiş, ne zaman çökmüş, kim çökertmiş şunları bize bir anlat da aydınlatıver bizi.
Ohoooo daha evrimi bilmiyorsunuz evrim yazıyorsunuz, işimiz allaha kaldı demekki.
http://akhenaton.ipbfree.com/index.php?showtopic=15
Yukarıdaki soruların cevabını verdim. Şimdi sen anlat bakalım evrim teorisi nasıl çökmüş, kim çökertmiş?
Ortada bir teori olsa çökertecezde teori yokki, CSİ miami filmine döndü evrim.DNA bakıyoruz ya......bu yöntem sadece o dizide geçer çünkü. Irkları ve dağılımı açıklayamaz.Açıklar diyorsan buyur meydana en azından bilim dünyası senden öğrenir.
Neferkamin Anu
26-07-2009, 16:31
Bilimsel gerçeklere mi inanacak yoksa 1400 yıl önce yazılmış bir çöl masalına mı inanacak? Buna kendisi karar vericek.
Bilimsel gerçekler nedir ?
İnanç !!!!!!
1400 yıl önceki bilgiler nedir ?
İnanç !!!!!!
İşte batı felsefesi.
Dindar insanlarla neden tartışıyorsunuz anlamak mümkün değil. Sorduğu sorulara gerekli linkleri verirsiniz olur biter. Zaten bir takım soruları sorma cesaretini bulabilmiş. Bundan sonrası gelecektir diye düşünüyorum. Ne kadar delil, kanıt verirseniz verin yine de şartlanmışlıkları yüzünden ikna olmayacaktır.Kendisi araştırıp doğrusunu bulsun bence. Bilimsel gerçeklere mi inanacak yoksa 1400 yıl önce yazılmış bir çöl masalına mı inanacak? Buna kendisi karar vericek.
Tabi ya sayın ilim adamı burası zaten karşılıklı link paylaşım sitesi,tartışma sitesi değil.
tensiz.denek
26-07-2009, 17:38
yahu şakamı yapıyorsun yoksa laf olsun diiyemi yazıyorsun, 90 Lı yıllarda Evrim Teorisinin çöktüğünü tüm dünya bilirken senin hala masal anlatmanın bilimsellikle uzaktan yakından alakası yok.
2000 de ne bulunmuş , kafadan sallama biz ne zaman ne bulunduğunu gayet iyi biliyoruz,
hani ortada bir teoriniz olsa gam yemiyecem,
Ortada Evriim Teoriniz yok evrimcilik yapıyorsunuz.
Harun yahyanın bu bilgileri sitelerinden yazması sizin yarınıza, önce ne söylemek istediğimi anla, sonra yorumla.
demir_tunc, akhenaton (veya neferkamin anu her kim ise) ve evrim teorisini kabul etmekte güçlük çekenler
Evrimteorisinin geçersizliği konusundaki boş laflarınız can sıkıcı olmaya başladı. Sizin bilimsel kaynak seçimi konusundaki cahilliğiniz bu ülke için büyük tehtittir. Bilimsel gerçekler konusunda eksiklikleriniz varsa bunu bilimsel kitaplar, makaleler, araştırmalar okuyarak gideriniz. HY'nin kitaplarının hiçbir bilimsel geçerliliği yoktur.
Bilimsel konularda Türkiye'de en yatkili ağız Tüba, Türkiye Bilimler Akademisidir. Madem kitap okumuyorsunuz, Tüba duyurulara bir göz atın. Bize inanmıyorsanız sizin muhattabınız orasıdır.
98 duyurusu:
http://www.tuba.gov.tr/duyuru.php?id=49
http://www.tuba.gov.tr/duyuru.php?id=50
Türkiye dahil, Dünya'daki bütün bilim akademilerinin evrim öğretimi konusunda imzaladıkları iap bildirisi:
http://www.tuba.gov.tr/userfiles/file/files_tr/haberler/Evolution%20statement.pdf
2009 duyurusu:
http://www.tuba.gov.tr/duyuru.php?id=149
Tüba'nın desteklediği ve çevirdiği Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi Evrim ve Yaratılışçılık kitapçığı:
http://www.tuba.gov.tr/userfiles/image/haber/kurumdan/bilim_yaratiliscilik_baski_2.pdf
Sayın Prof.dr ali demirsoy'un okumanız gereken bir yazısı:
http://www.evrim-teorisi.org/index.php?option=com_content&view=article&id=118:evrim-ogretisi-uygarlamak-icin-neden-gereklidir&catid=14:evrim-teorisi&Itemid=108
Sizin muhattap alacağınız insanlar akademisyenlerdir. Evrim Teorisi konusunda Türk Bilimadamlarının nasıl düşündüğünü daha detaylı öğrenmek istiyorsanız buyurun, tembellik yapmayın tüba ile iletişim kurun. İşte email adresi: tuba@tuba.gov.tr
Size bilmeniz gerekenleri anlatacaklardır.
Saygılar,
yahu şakamı yapıyorsun yoksa laf olsun diiyemi yazıyorsun, 90 Lı yıllarda Evrim Teorisinin çöktüğünü tüm dünya bilirken senin hala masal anlatmanın bilimsellikle uzaktan yakından alakası yok.
2000 de ne bulunmuş , kafadan sallama biz ne zaman ne bulunduğunu gayet iyi biliyoruz,
hani ortada bir teoriniz olsa gam yemiyecem,
Ortada Evriim Teoriniz yok evrimcilik yapıyorsunuz.
Harun yahyanın bu bilgileri sitelerinden yazması sizin yarınıza, önce ne söylemek istediğimi anla, sonra yorumla.
Hani harun yahya çarpıtma yapıyor diye kendinizi yırtıyorsunuzya, siz allahını yapıyoprsunuz.
Sapiensin atası şu yazıyı yazdığım ana kadar yoktur ve bulunamayacaktır, çükü sapiens evrim değildir.Zaten bir gecede erctustan sapiens yapan bilimde bunu bilir, Evrimsel sürekliliğin çöktüğü zaten ortadadır.kalkım masallara inanmamızı beklemiiyorsun heralde.
2000 lerde ne bulunmuş yazda forum bilsin.
Bu konularda acemi olduğun belli, benim yazdığımı kendini akklamak için bana satmışsın. Benim ve Çalışmayı yapan bilim adamının söyleminini Türkçe meali ile anlatayım ;
Evrimsel süreklilik çökmüştür.
Umarım anlarsın.
masala gerek yok " Miising Link ' ten bahset, slayt evrimcisi değiliz. Yazmış olduğun bu haritayı birde bulgularla yaz bakalım.Ayetlerden bile daha kötü bir inandırıcılığı var.
Ha bak arada evrime dahil edilmeyip saklanan insan formatı dışındaki fosillerden bahsetmiyorum.
İngiltere ve amerika bunları oldukça iyi saklıyor.Bakınız Çin arkeolojisi.
Yahu yine çarpıtmalardasın.
neanderthal ile sapiense ait bulguları yazda forum evrimsel süreklilik olmadığını öğrensin, ben sıkıldım İnançlı kişilere yazmaktan. Ortodoksin bilim Judeocu inançtır.
Yahu bizim -mış-muş gibi ifadelere ihtiyacımız yok.Sapiensin çıkardılar ne oldu, genetik olarak öncelliği olmadığı ortaya çıktı.
Ohoooo daha evrimi bilmiyorsunuz evrim yazıyorsunuz, işimiz allaha kaldı demekki.
http://akhenaton.ipbfree.com/index.php?showtopic=15
Ortada bir teori olsa çökertecezde teori yokki, CSİ miami filmine döndü evrim.DNA bakıyoruz ya......bu yöntem sadece o dizide geçer çünkü. Irkları ve dağılımı açıklayamaz.Açıklar diyorsan buyur meydana en azından bilim dünyası senden öğrenir.
evet evrimciler cevaplanacak bi çok soru var sizleri bekliyoruz.özellikle akhenatonun verdiği linkte :)
ayrıca http://www.ulusalbilimlerakademisininyanilgilari.com/
Tabi ya sayın ilim adamı burası zaten karşılıklı link paylaşım sitesi,tartışma sitesi değil.
Yaklaşıma bak!!! Ben ilim veya bilim adamı değilim ama şunu çok iyi biliyorum ki tartışma birilerine bişeyi kabul ettirmek demek değildir. Tartışma tarafların delillerini ortaya koyarak üzerinde konuşması mümkünse fikir birliğine varması olamıyorsa yeni deliller toplamak üzere ara verilmesi demektir.
Sen bilimsel delilleri, hiç bir pozitif delil getirmeyen, argümanı masal olan bi adama kabul ettirmeye çalışıyorsun. İstediğin kadar ikna etmeye çalış adam ikna olmuyor işte. Sürekli ayetlerden ve tanrıdan bahsedip duruyor. Bu tartışma değil havanda su dövmektir.
Yaklaşıma bak!!! Ben ilim veya bilim adamı değilim ama şunu çok iyi biliyorum ki tartışma birilerine bişeyi kabul ettirmek demek değildir. Tartışma tarafların delillerini ortaya koyarak üzerinde konuşması mümkünse fikir birliğine varması olamıyorsa yeni deliller toplamak üzere ara verilmesi demektir.
Sen bilimsel delilleri, hiç bir pozitif delil getirmeyen, argümanı masal olan bi adama kabul ettirmeye çalışıyorsun. İstediğin kadar ikna etmeye çalış adam ikna olmuyor işte. Sürekli ayetlerden ve tanrıdan bahsedip duruyor. Bu tartışma değil havanda su dövmektir.
Ben hiçbir şey kabul ettirmeye çalışmıyorum ayrıca burda kimsenin ne yapacağına dair söz söylemek size düşmez,özelliklede emrivaki bir dille.Forumlarda binlerce konu 200bine yakın yorum vardır.Çeşitli şekilde tartışılmış geek bilimsel,gerek düşünsel gerekse tarihsel olarak hepsini bulabilirsiniz.Ama balıklama atlamayla böyle konuşmak ne kadar doğrudur.
Deililer ortaya koyulur bakıpda gören inanır yada idrak eder bu kişinin olaya tek düze bakması yada konuya ne kadar hakim olmasıyla ilgilidir.Sonuçta düşünceler özeliikle oturmuş olanlar hemen değişecek şeyler değildir.Bu heriki taraf içinde geçerlidir.
Dediğiniz linklerdende 1000lercesi bulunmaktadır.Benim demeye çalıştığım şey insanların ancak tartışmalarla bir yere geleceğidir,bu link vermekten daha etkili olmaktadır.Herhangi bir şey için link vermek ancak tartışmayı ispat niteliği taşırki,her verilen ilginin karşısında da anti-tez üreten bilgi platformlarıda vardır.
O zaman hiç konuşmaya gerek yok,boşuna kimse kimseye bir şey anlatmaya çalışmasın...
Saygılar...