Orijinalini görmek için tıklayınız : Bask Modeli Kürt Sorununu Çözer mi?
İspanya'daki Bask ülkesi üç eyaletten oluşuyor: Biscaye, Alava ve Gipuzkoa. Bask ülkesi, İspanya'da, Katalonya ile birlikte 1980 yılında özerk statüye kavuştu. Referandumda yüzde 90 oyla kabul edilen özerklik statüsü Bask bölgesine önemli yetkiler sağlıyor. Bu statüye göre, üç eyaletten her biri kendi parlamentosunu seçiyor, vergileri topluyor ve bunların sadece bir bölümünü Madrid'e aktarıyor. Özerk hükümet, eğitim, kültür, sağlık, ekonomi, sanayi alanlarında kendi politikalarını belirliyor. Baskça yayın yapan iki televizyon kanalı mevcut. Bask ülkesinin, son zamanlarda ETA eylemlerine hedef olan kendi polis gücünün adı ise Ertzainza. (http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1998/02/05/27337.asp)
AİHM geçtiğimiz aylarda ayrılıkçı ETA'ya yakınlığıyla tanınan Batasuna Partisini'nin İspanyol Mahkemeleri tarafından kapatılmasını onaylayan bir karar aldı. Ancak söz konusu kararın Bask halkının yukarıda belirtilen haklara sahip olduğu bir ortamda alındğına da dikkat çekmek gerekli.
İspanyolların Basklara verdiği özerkliğin Türkiye'de Kürtlere verilmesi sizce Kürt Sorunu'nu çözer mi, tam olarak çözemezse bile en azından İspanya'da olduğu gibi ayrılıkçı terörü halkın büyük kısmından koparıp marjinal kalmasını sağlar mı?
İspanya'daki Bask ülkesi üç eyaletten oluşuyor: Biscaye, Alava ve Gipuzkoa. Bask ülkesi, İspanya'da, Katalonya ile birlikte 1980 yılında özerk statüye kavuştu. Referandumda yüzde 90 oyla kabul edilen özerklik statüsü Bask bölgesine önemli yetkiler sağlıyor. Bu statüye göre, üç eyaletten her biri kendi parlamentosunu seçiyor, vergileri topluyor ve bunların sadece bir bölümünü Madrid'e aktarıyor. Özerk hükümet, eğitim, kültür, sağlık, ekonomi, sanayi alanlarında kendi politikalarını belirliyor. Baskça yayın yapan iki televizyon kanalı mevcut. Bask ülkesinin, son zamanlarda ETA eylemlerine hedef olan kendi polis gücünün adı ise Ertzainza. (http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1998/02/05/27337.asp)
AİHM geçtiğimiz aylarda ayrılıkçı ETA'ya yakınlığıyla tanınan Batasuna Partisini'nin İspanyol Mahkemeleri tarafından kapatılmasını onaylayan bir karar aldı. Ancak söz konusu kararın Bask halkının yukarıda belirtilen haklara sahip olduğu bir ortamda alındğına da dikkat çekmek gerekli.
İspanyolların Basklara verdiği özerkliğin Türkiye'de Kürtlere verilmesi sizce Kürt Sorunu'nu çözer mi, tam olarak çözemezse bile en azından İspanya'da olduğu gibi ayrılıkçı terörü halkın büyük kısmından koparıp marjinal kalmasını sağlar mı?
Hayır çözmez çünkü bu sorun dış bağlantılı bir sorundur.Gerçek manada bir TÜRK-KÜRT sorunu değildir.Yapaydır amacı kürt hakları değil,yapay sorunlar ve kaoslar çıkarmaktır...
Saygılarımla...
kafasikarisik
22-07-2009, 09:42
İspanya son yıllarda dikkatimi epey çeken bir ülke, hem bize benzer sorunlarının üstesinden gelmiş olması, hemde bana göre bazı konularda orta ve kuzey Avrupadan çok daha demokratik tutum sergilemesi. Galiba sebebi tuzu kuru Avrupalılar yanında damdan düşen Avrupalı konumunda olması. Tek falsosu Irak işgalindeki tutumu oldu. Bu da belki diktatörlerden çok çekmiş bir ülke oluşuna bağlanabilir.
Temel yanlışımız soruna ırklar perspektifinde bakmamız. Türklerin hakları bu olsun, Kürtlerin hakları bu olsun yaklaşımı ırkçılıktan başka nedir? İspanya'nın sorunu ırklar bazında değil bölgesel bazda çözdüğü görülüyor. Yerel yönetimler çok önemli ama malesef hükümet tersine adımlar atıp yerel yönetimlerin yetkilerini merkezi idareye bağlamaya çalışıyor. TOKİ ve bazı bakanlıkların imar planı yapma yetkisini Belediyelerden alması buna örnektir.
Dış bağlantı konusunda nogada haklı. İspanya komşusu Fransa ile sıkı terör işbirliği antlaşmaları yapıp bunları ciddi olarak uyguladıktan sonra epey yol almıştır. Tabi sınır komşularından gelen desteği kesmek yeterli değil, ETA nın her türlü uluslararası desteğini, para ve silah akışınıda kesmeyi başardığını düşünmek lazım.
BASK bölgesinin bizim güneydoğu'nun tersine İspanya'nın en zengin ve sanayileşmiş bölgesi olmasıda dikkate alınmalı.
Ispanya konusunda ben de tartismak istiyordum. Tam isabet olmus. Gectigimiz hafta Güney Ispanya'da tatil yaptim. Bu arada Ispanya'nin tarihi üzerine okumaya calistim. en ilgi cekici gelen sey Ispanya'nin da ayni Isvicre gibi resmi olarak kabul edilmis 4 dilinin olmasi oldu. Bölgesel özerklikler oldugunu biliyordum ama resmi dil konusunu bilmiyordum. Isvicre'de Almanca, Fransizca, Italyanca ve oldukca kücük bir bölgede konusulan Romansca resmi dil olarak kabul edilmis durumda. Isvicre'nin yüzyillardan beri süren konfederastif yapisi, daha dogrusu bir kantonlar birligi olmasindan dolayi cok sayida resmi dil insana garip gelmiyor. Ama Ispanya ulusal birlik saglamis bir ülke ve özerklikler ile resmi dillerin kabul edilmesi cok yeni bir olay. Resmi dillerin kabul edilmesi Franco'nun ölümünden sonra demokrasiye gecilmesi ile gerceklesiyor.
Ispanya'nin 4 resmi dili basta en yaygin konusulan, bizim Ispanyolca dedigimiz Kastilya dili. Bu dil 13. yüzyilda X. Alfonso'nun Latince yerine Kastilya Latince'sini resmi dil olarak kabul etmesiyle gelismeye basliyor. 14. ve 15. yüzyildan sonra bu dili kullanarak yazan edebiyatcilar sayesinde Ispanyolca altin cagini yasiyor.
Ispanya'nin diger resmi dillerinin hepsi de ülkenin kuzeyindeki bölgelerde kullaniliyor: Bunlar Galicya, Bask ve Katalan dilleri. Wikipedi'deki haritadan bu bölgeleri görebilirsiniz.
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0spanya
Galicya'da kullanilan ve resmi dil olarak kabul edilmis olan gallego dili, Portekizce'ye benzeyen bir dilmis. Galicya, Kelt kökenli oldugu icin ülkenin en eski kültürlerinden biri bu yüzden de kültürlerinden ve dillerinden büyük gurur duyuyorlar.
Bask bölgesinde Euskera dili konusuluyor ve resmi dil sayilmis durumda. Tabelalar ve bircok yerde bu dil kullaniliyor. Bircok kentin iki adi var. Bu dil Bask ülkesinin bir bölümü sayilan Navarra'nin bazi kesimlerinde de kullaniliyor. Basklarin kökeni tam olarak bilinmiyor, ancak cok eski bir yerlesik halk olduklari biliniyor.
Katalan bölgesinde konusulan Katalanca da Franco diktatörlügü altinda yasaklandigi dönemden sonra bugün kendini toparlamis ve Katalonya'daki Kastilya dilinin yerini almis. 8 milyondan fazla kisinin konustugu bu dil, Fransa'nin Provencal'ine yakin, Latince kökenli bir dildir. 1717 yilinda V. Felipe tarafindan baski altinda tutulan dil, 19. yüzyilda Katalan edebiyati yeniden dogdugunda, ortacag siir yarismalarinin canlanmasiyla yeniden resmi olarak kullanilmaya baslandi. Bu akimin önde gelen sanatcilarindan biri sair Jacint Verdaguer'dir (1845-1902) (Bu son paragrafi gezi rehberinden aynen aktardim, cümle bozukluklari onlara ait :) )
Ispanya, özerk bölgelerden olusuyor. Bence özerk idari yapilanma Türkiye icin de gerekli birseydir. Daha dogrusu heryer icin gereklidir. Koca bir ülkeyi kati merkezi sekilde yönetmek bence ekonomik degildir. Türkiye'deki belediyeler, yani yerel yönetimler cok sinirli yetkilere sahipler, bildigim kadariyla bunlar imar ile ilgili yetkiler. Egitim sistemi, ekonomi ve vergi sistemi, polis teskilati, saglik sistemi gibi seyler tamamen merkezi durumda. Belediyeler bazinda degilse de, kültürel ortakliklari olan bölgeler bazinda yapilacak bir yerellestirme ve yerel meclisler olusturma bence sadece Kürt sorununu degil, bircok baska sorunlari da cözecek özelliktedir.
Basit bir örnek vereyim. Türkiye'nin güneybatisinda hizla gelisen bir turizm sektörü var. Ispanya'yi görünce turizmin ne kadar güclü bir gelir kaynagi olabilecegini anliyor insan. Son yillarda Antalya ve civarina turizm satisi Avrupa'da hizla artti. Onumuzdeki onyillar icinde bu bölgede turizmin daha hizli yayilmasi mümkün. Bu bölgenin yerel meclisi ekonomi, vergilendirme, egitim konularinda sadece bu bölgeye özgü cok sayida uygulama yapabilmeli. Bölgenin turizm potansiyelini kullanacak sekilde bir egitim sistemi, vergilendirme ve tesvik sistemi, saglik sistemi vb. Halbuki su anda bütün bu konular merkezi sekilde cikarilan kanunlarla yapilmaya calisiliyor ve hantal bir merkezi örgütlülükle isler yürümüyor. Bölgelerden toplanan vergiler o bölgenin gelisimi icin kullanilir, merkezi tesvikler ise ek olarak bölgelere aktarilabilir.
......çünkü bu sorun dış bağlantılı bir sorundur....
Kenan Evren bile uzun süredır bu sözu söylemiyor.
Demokratikleşme yönunde atılacak her adım Ülkemizi daha güçlü yapacaktır ve boşa harcadığı kaynaklarını, enerjisini, halkın refahı için kullanacaktır.
Yıllarcak süren bazı antidemokratik uygulamalar ve tabu olan bazı yasakların kalkması ülkemize birşey kaybetirmemiş aksine saygınlığın artırmış.
saygılarımla...
Kenan Evren bile uzun süredır bu sözu söylemiyor.
Demokratikleşme yönunde atılacak her adım Ülkemizi daha güçlü yapacaktır ve boşa harcadığı kaynaklarını, enerjisini, halkın refahı için kullanacaktır.
Yıllarcak süren bazı antidemokratik uygulamalar ve tabu olan bazı yasakların kalkması ülkemize birşey kaybetirmemiş aksine saygınlığın artırmış.
saygılarımla...
Kürtçe yayın yapılmalı,kürtçe öğretim veren dersahneler açılmalı.Fakat bu bölgeye bir özerklik yada kendi içinde bir oluşum verilmemeli.Çünkü karşımızdaki oluşum bir irlanda irası bir ispanyol bask'ı değil ki gözü doysun.Bunların amacı parçalamak zaten olay bu.
Ben kürt kardeşlerimizin bu ülkeden ayrılmayı istediklerini düşünmüyorum.Bu ülkeye kürtler nice sanatçılar,bilim adamları,devlet yöneticileri,iş adamları çıkarmıştır.Peki nerde adaletsizlik hor görme ben göremiyorum da.
Saygılar...
çözmez....basklar yıllardır bağımsızlık peşinde....kürtler....ne yazıkki birilerinin aleti....baskların bağımsızlık örgütü olan ETA örgütü ve eylemleri ile pkaka nın eylemleri ve amaçları vede istekleri farklılıklar göstermektedir..
ETA’yı kuran çekirdek kadro, şiddeti benimsemeyen, bağımsızlık hedefine siyasal katılım yollarını kullanarak ulaşmayı amaçlayan geleneksel Bask milliyetçiği çizgisine sahip PNV’nin (Milliyetçi Bask Partisi) gençlik kolları içinden doğmuştur. Ancak, ETA 1960’lı yılların sonuna doğru bazı devlet görevlilerine suikastlar düzenleyerek şiddet sarmalını başlatmış, Küba ve Vietnam’da yaşanan devrimlerden de etkilenerek milliyetçi ideolojisine Marksist makyajlar yapmış ve nihayetinde şiddeti mücadelesinin vazgeçilmez bir unsuru haline getirmiştir.
İspanya’nın ETA’nın ilk eylemlerine cevabı oldukça sert olmuş birçok kişi ince eleyip sık dokunmadan tutuklanmış, Bask bölgesinde bir nevi olağanüstü hal ilan edilerek günlük yaşam çekilmez hale getirilmiştir. Bu dönemde ETA’nın silahlı eylemleri Franco rejiminin hataları nedeniyle toplumdan tepki görmemiş aksine örgütün toplumsal zemin kazanmasına hizmet etmiştir. ETA bu dönemde zulme başkaldıran bir özgürlük savaşçısı olarak görülmüştür.
1968’den bu yana düzenlediği kanlı eylemlerle 850 kişinin ölümüne neden olan ETA, İspanya’nın yanı sıra Avrupa Birliği ve ABD tarafından da terör örgütleri listesine alındı.
yaptığı eylemler için aşağıdaki linke baka bilirsiniz....
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/261109.asp
birde pkaka nın eylemlerini yazmaya kalkarsak, sadece ..1987-2001 arasında PKK katillerinin eylemleri sonucu; 5.040 şehit, 3.664’ü asker, 1.177’si korucu, 199’u ise polis. Bu eylemlerde 4.466 vatandaş hayatını kaybetmiş. Yine aynı dönemde, 11.037 asker yaralanmış, 5.474 vatandaş.
Bu ne demek bilir misiniz?
İstiklal Savaşında bu kadar şehit vermedik! İnönü savaşlarında toplam şehidimiz 1.588, Sakarya’da 3.280, Büyük Taarruz’da 2.542! ya siviller, 96 öğretmenimiz şehit olmuş. PKK denen katiller 508 çocuk öldürmüş, 519 kadın. Bir o kadar da yaralı. 305 cami ve PTT binası ile 241 okul tahrip edilmiş, 1.124 iş makinesi yakılmış. Terörün ilk hedefi insan olmuş. Sonra inanç yeri. Sonraki ise halkla devlet arasındaki irtibat. .
gerçek şudur.....İspanya ve Bask sorunu bize örnek olamaz...ilacı başka yerlerde aramak faydasızdır...bize daha ağır bir tedavi gerekiyor...
al bundy
22-07-2009, 15:04
Sargon İSpanya'yı güzel bir şekilde açıklamış.Ben de bazı eklemeler yapmak istiyorum.
İspanya,müslüman egemenliğinden kurtulduktan sonra 4 tane krallığın birleşmesiyle kurulmuştur. İmparatorluk çağında da Franco'ya kadar böyle devam etmiştir. Franco döneminin 1978'de bitmesiyle yeni bir anayasa oluşturulmuş ve şu anda aynı şekilde devam ediyor.
Yönetime gelecek olursak aynı İsviçre'deki gibi tam bir konfederasyon sistemi vardır. 1978 senesindeki anayasada bazı otonom bölgelere tarihlerinden dolayı diğerlerine göre fazla ayrıcalık verilmiştir. Bu iki eyalet Katalunya ve Baskonia'dır. Burada bir eşitsizlik ve ayrımcılık vardır.Bu iki eyalet, Endülüs ve Galiçya gibi daha eski ve tarihi zenginliklerle dolu olan bölgelere göre daha avantajlı olmaları dolayısıyla bu özerklik sistemi ile ilgili İspanya hükümetinin referandum önerisine sıcak bakmamaktadırlar.Yine bu iki eyalet eğitim, sağlık, ekonomi gibi konularda tam bağımsızdır ve istedikleri düzenlemeyi yapabilirler. Baskonia bölgesindeki tairihi kitaplarda sadece Bask tarihi anlatılıp İspanya'ya hiç değinilmemektedir. Aynı şekilde vatandaşların Baskonia'ya ait petrol almaları şart olup geliri sürekli içeride tutma uygulamaları vardır. Terör örgütü ETA faaliyetlerine ara verse de hala resmi olarak varlığını sürdürmektedir.
http://www.lib.utexas.edu/maps/europe/spain_ind_1974.jpg
Daha önemli bir konu Baskonia bölgesi İspanya'nın sanayi olarak en gelişmiş bölgesidir. Başkent Madrid'den sonra en zengin iki otonom bölge Katalunya ve Baskonia'dır. Bu iki bölge,özellikle de Baskonia ekonomik zenginliklerinden dolayı bağımsızlığını elde etmek istemektedir.
Türkiye'ye dönecek olursak kürtler, PKK gibi dış destekli bir örgütün desteğiyle bu özerkliği hatta bağımsızlığı istemişlerdir. Fakat çok fakir olan ve hala ortaçağdaki feodal zihniyetle yaşayan kürtlerin bu haklarına kavuştuğu takdirde varlığını bağımsız olarak sürdüreceğini düşünmek gerçekçi olamaz.
boğaziçi
22-07-2009, 15:28
cok merak ediyorum bu bolge tamamen kurtlerden mi olusuyor,hangi bolge bu, nereyi kimden ayiracaksiniz. oradaki halkin icine girin bakalim, sorun(benim arkadaslarim var)tamami kurtmuymus. turkleri ne yapacaksiniz?bu yaptiginiz boluculukten baska birsey degil.pkaka kendine ornek aramayi biraksin. pkaka bir teror orgutu ve istekleri de imkansizdir. bazilari masummus gibi apo diye bahsediyor bebek katilinden. ondan gelecek fikirlere kimsenin ihtiyaci yok. ozerklik sonra suradanda birazcik toprak, bos hayal bunlar.
Türkiye'ye dönecek olursak kürtler, PKK gibi dış destekli bir örgütün desteğiyle bu özerkliği hatta bağımsızlığı istemişlerdir. Fakat çok fakir olan ve hala ortaçağdaki feodal zihniyetle yaşayan kürtlerin bu haklarına kavuştuğu takdirde varlığını bağımsız olarak sürdüreceğini düşünmek gerçekçi olamaz.
al bundy cok guzel ozetlemissin,selamlar...
Bu ülkeye kürtler nice sanatçılar,bilim adamları,devlet yöneticileri,iş adamları çıkarmıştır.Peki nerde adaletsizlik hor görme ben göremiyorum da.
Saygılar...
Nice sanatçı, nice işadamı vs. çıkmasına çıkmışta hangisi kendi kimliğiyle çıkabilmiş. ve çıkıpta kendi kimliğini ifade edenlerin akibeti ortada dururken...
Ben kürt kardeşlerimizin bu ülkeden ayrılmayı istediklerini düşünmüyorum.
Saygılar...
Bencede kürtlerin ezici bir çoğunulunu ayrılık gibi bir derdi yok. Eğer sahiplenme "kan dökmekse" çanakkalede, sakaryada, edirneden, karsa kadar heryerde kürtlerinde kanı var. Kürtlerin Türklerle yada başka halklarlada sorun yok. Bu insanlar işte, okulda, askerde vs her zamna biraradadırlar. Kız alıp kız vermiştirlerdir. Kürtlerin tek sorun yasal ploatformlarda birşekilde kendilerinide görmeler. Bu illa yasalarda kürt ifadesi geçmesi anlamına gelmeyor ama birşekildede yasalarda kendini görmeli.
Şimdi bazı arkadaşlar göruyorum, kürtlerin kültürleriyle ilgili en ufak talebi bile çok büyük tepki gösteriyorlar. Anlamadığım nokta bu insanlar binlerce yıldır kendi kültürleriyle yaşamıştır. Siirte kendi kültürüyle yaşayan bir kürt, boğaziçindeki villasında yaşayan bir arkadaşa ne zararı var. Bir ülkede kendini inkar etmiş insanlarlamı yaşmak mı daha iyi yoksa herkesin kendini ifade edebildiği, farklılıkların olduğu, herkesin birbirine saygı duyduğu, bir ülkede mi yaşamak daha iyi.
saygılarımla
Yaklaşık 20 milyon nüfusa sahip bir halk ben kürdüm diyor. ne diyeceksiniz? saçmalama sen türksün mü?? ki yıllarca dendi. şimdi denemiyor.
Bir marksist olarak ulusların kendi kaderini tayin hakkını savunuyorum. kürt ulusal hareketi de kendi kaderini tayin hakkına sahiptir. ayrı bir devlet kurma hakkı da dahil.
Biz marksistler, her milliyetten emekçinin küresel sermayeye karşı ortak savaşmak zorunda olduklarını söyleriz. Kürt emekçilerine de türk emekçileri ile ortak mücadele etmeleri durumunda daha güçlü olacaklarını söyleriz. ancak buna rağmen ayrılmak ve ayrı bir devlet kurmak isterlerse buna saygı duyarız.
Dünya da sınırlar sermayeye aittir. emekçilerin sınırları yoktur. mülksüzlerin nasıl sınırları olabilir?
al bundy
23-07-2009, 11:46
Bir marksist olarak ulusların kendi kaderini tayin hakkını savunuyorum. kürt ulusal hareketi de kendi kaderini tayin hakkına sahiptir. ayrı bir devlet kurma hakkı da dahil.
O kadar basit bir şekilde olamaz. Kürt ulusal hareketi dediğiniz şeyin ne kadar bağımsız ve ulusal olduğunu sanıyorsunuz?
Biz marksistler, her milliyetten emekçinin küresel sermayeye karşı ortak savaşmak zorunda olduklarını söyleriz. Kürt emekçilerine de türk emekçileri ile ortak mücadele etmeleri durumunda daha güçlü olacaklarını söyleriz. ancak buna rağmen ayrılmak ve ayrı bir devlet kurmak isterlerse buna saygı duyarız.
Bu saygıyı Rusya'daki Türk halklara veya herhangi bir ülkedeki diğer azınlıklar için de duyun. Gidin diğer gelişmiş ülkelerdeki azınlıkların ukkth'ndan bahsedin,bakalım size ne diyecekler?
Ayrıca tekrar söylüyorum. Bağımsızlık ve özerklik isteyen azınlıklaırn çoğu ülkeye oranla daha refah ve zengin halklardır. Bu fakirlikle böylesine stratejik bir bölgede bağımsız bir Kürt ukkth'ndan bahsedebilir miyiz?
"Dünya da sınırlar sermayeye aittir. emekçilerin sınırları yoktur. mülksüzlerin nasıl sınırları olabilir?"
Evet sinirlari sermaye cizmis ve emekcileri bu sinirlar icine hapsetmistir.
Soyleminizin tam tersi sermaye sinirsiz dolasima sahiptire emek ise sinirlandirilmistir,
Paraniz varsa dunyanin tum ulkelerine gidebilirsiniz ama bir emekcinin seyahat ozgurlugu yoktur.
Bu ezberleri neden hala bozmuyorsunuz ,hadi bir emekci kalkip amerikaya ya da herhangi bir ab ulkesine gitsin bakalim, gidebiliyormu
"Dünya da sınırlar sermayeye aittir. emekçilerin sınırları yoktur. mülksüzlerin nasıl sınırları olabilir?"
Evet sinirlari sermaye cizmis ve emekcileri bu sinirlar icine hapsetmistir.
Soyleminizin tam tersi sermaye sinirsiz dolasima sahiptire emek ise sinirlandirilmistir,
Paraniz varsa dunyanin tum ulkelerine gidebilirsiniz ama bir emekcinin seyahat ozgurlugu yoktur.
Bu ezberleri neden hala bozmuyorsunuz ,hadi bir emekci kalkip amerikaya ya da herhangi bir ab ulkesine gitsin bakalim, gidebiliyormu
Sayın aydoe, yazdıklarınızın anlatmaya çalıştıklarım ile alakasını kuramadım.
UKKTH. ile ilişkilendiremedim.
ancak, bahsettiğiniz dolaşım özgürlüğü sorunu da, küresel sermayaye karşı emekçi sınıfın mücadele etmesini gerektiren nedenlerden birisini oluşturuyor sadece.
O kadar basit bir şekilde olamaz. Kürt ulusal hareketi dediğiniz şeyin ne kadar bağımsız ve ulusal olduğunu sanıyorsunuz?
Bu saygıyı Rusya'daki Türk halklara veya herhangi bir ülkedeki diğer azınlıklar için de duyun. Gidin diğer gelişmiş ülkelerdeki azınlıkların ukkth'ndan bahsedin,bakalım size ne diyecekler?
Ayrıca tekrar söylüyorum. Bağımsızlık ve özerklik isteyen azınlıklaırn çoğu ülkeye oranla daha refah ve zengin halklardır. Bu fakirlikle böylesine stratejik bir bölgede bağımsız bir Kürt ukkth'ndan bahsedebilir miyiz?
Bu kadar basit sayın bundy, sizden ayrılmak isteyen birisini zorla benimle olacaksın demek ne kadar adil sizce?
Sovyetler birliğinde türk halkları değil tüm dünya halkları için bunu savunuruz.
Ayrılmak isteyen ulusun zenginliğine-yoksulluğuna göre karar veremezsiniz. sen ayrılamazsın neden? çünkü yoksulsun. benimle kalacaksın..
olurmu öyle şey...
al bundy
23-07-2009, 12:29
Sovyetler birliğinde türk halkları değil tüm dünya halkları için bunu savunuruz.
Nedense bu savunma olayı sadece Türkiye'deki Kürtler ve Ermeni sorunundan başka bir şeyle ilgili olmuyor.
Ayrılmak isteyen ulusun zenginliğine-yoksulluğuna göre karar veremezsiniz. sen ayrılamazsın neden? çünkü yoksulsun. benimle kalacaksın..
Ayrılmak isteyen her ulusun ayrılmasına izin veriliyor mu? Kaç kere bu olay olmuş? Ayrıca nereleri vereceğiz Kürtlere? Daha da önemlisi bütün Kürtler ayrılmak istiyor mu ve bu istekleri ulusal bir bütünlük içinde olur mu?
Nedense bu savunma olayı sadece Türkiye'deki Kürtler ve Ermeni sorunundan başka bir şeyle ilgili olmuyor.
Ayrılmak isteyen her ulusun ayrılmasına izin veriliyor mu? Kaç kere bu olay olmuş? Ayrıca nereleri vereceğiz Kürtlere? Daha da önemlisi bütün Kürtler ayrılmak istiyor mu ve bu istekleri ulusal bir bütünlük içinde olur mu?
Yaşadığımız coğrafya da kürtler ve ermeniler var. aborjinler den daha sık sözedemeyiz herhalde:))
Kürtler ayrılmak istiyor demedimki. sadece isterlerse ayrılma hakları vardır dedim.
ayrılırlarsa sınırlar ne olur, kimler gider kimler kalır, bunlar teknik sorunlar.
al bundy
23-07-2009, 13:33
Yaşadığımız coğrafya da kürtler ve ermeniler var. aborjinler den daha sık sözedemeyiz herhalde:))
Yaşadığımız coğrafyada Balkanlardaki Türkler var, Nahcivan'ın işgali var, Irak ve Suriye'deki Türkler var bunlardan da hiç döz edildiğini duymadım ben. Ukkth derseniz bunlar için de aynı söylem ve uygulamarı gösterirseniz sizde tutarlılık vardır.
Kürtler ayrılmak istiyor demedimki. sadece isterlerse ayrılma hakları vardır dedim.
ayrılırlarsa sınırlar ne olur, kimler gider kimler kalır, bunlar teknik sorunlar.
Sorun da zaten bu teknik sorunlar. Hangi Kürtler ayrılmak istiyor,ayılırlarsa hangi şehirleri alacaklar, batıdaki Kürtlere nolucak, Kürtlerin istediği bir şekilde ayrılma nerede görümüş, daha sınırları bile belli olmayan Kürdistan Türkiye'nin savaşla aldığı topraklarının ne kadarını talep edecek...
Yaklaşık 20 milyon nüfusa sahip bir halk ben kürdüm diyor. ne diyeceksiniz? saçmalama sen türksün mü?? ki yıllarca dendi. şimdi denemiyor.
Kurdum diyen Kurttur ,Turksun diye dayatmaya gerek yoktur
Bir marksist olarak ulusların kendi kaderini tayin hakkını savunuyorum. kürt ulusal hareketi de kendi kaderini tayin hakkına sahiptir. ayrı bir devlet kurma hakkı da dahil.
Turk ulusal hareketini de desteklemeliyiz, TC kurulusundan itibaren bir ulus devlet olma mucadelesi vermis maalesef kuresellesme masali ile Turk ulus devleti parcalanma surecine sokulmustur.
Biz marksistler, her milliyetten emekçinin küresel sermayeye karşı ortak savaşmak zorunda olduklarını söyleriz. Kürt emekçilerine de türk emekçileri ile ortak mücadele etmeleri durumunda daha güçlü olacaklarını söyleriz. ancak buna rağmen ayrılmak ve ayrı bir devlet kurmak isterlerse buna saygı duyarız.
Etnik ayrilmaya dayali kurt hareketi ilerici degil gerici bir kalkismadir.
Kurt hareketi bir emekci hareketi degil feodal agalarin savasidir ,kurulmaya calisilan Kurt islam sentezi fasist bir devlettir.
Kuzey irakta kurulan Kurt devletinde seriat yasalari uygulamadadir
Dünya da sınırlar sermayeye aittir. emekçilerin sınırları yoktur. mülksüzlerin nasıl sınırları olabilir?
Sinirlara karsi olanlarin etnik ve dini temelde bolunmeyi ve yeni sinirlar cizilmesini savunmasi sol ducunce ile uyumlu degildir.
Ancak sol adina emperyalizme hizmet eden yeni liberallare uygun bir dusunce yapisidir.
Halklari bolmek savasi yurt geneline yaymaya ve savasin surmesine neden olacaktir.
Savunulmasi gereken halkin birligi ve butunlugu temelinde demokratik halk iktidaridir.
kafasikarisik
23-07-2009, 13:54
Emperyalizme ve kapitalizme toz kondurmayanlar yine hoplayacaklar ama,
Bunlar ne kadar zıt yerlerden gelirlerse gelsinler kendi aralarında sürekli ittifaklar kurarlarken karşılarında olan/olabilecek itifakları parçalamak için elinden geleni yaparlar. Bunların asıl düşmanları başka emperyalistler ve başka kapitalistlerdir. Bir mağazanın rakibi başka mağazadır, otomobil fabrikası onun rakibi değildir. Doğal olarak menfaatleri için el oğlu ile ortak olmaktan çekinmezken, rakibinin mirasçıları arasına nifak sokmaktan geri durmazlar. Soğuk savaş döneminde de bunların asıl amacı yekpare duran bloğu dağıtmaktı. Aslanlar sürü halinde daha kolay avlanır, bunlar için en kolay av dağılmış sürüdür.
"Savaş Tanrısı" filmi TV de yayınlandı geçenlerde. İzleyenler ne demek istediğimi anlayacaktır.
kafasikarisik
23-07-2009, 14:02
Aydoe,
Hay ağzına sağlık. :D:D
boğaziçi
23-07-2009, 14:42
Yaklaşık 20 milyon nüfusa sahip bir halk ben kürdüm diyor. ne diyeceksiniz? saçmalama sen türksün mü?? ki yıllarca dendi. şimdi denemiyor.
------------------------
nerede bu 20 milyon?
turkiye...genel nufus74 milyon
turk ..66 milyon 600 bin
kurt..5 milyon
zaza 800 bin
arap 800 bin
cerkes 300 bin
laz 200 bin
diger 300
kaynak ali tayyar onder/ turkiyenin etnik yapisi...
http://www.internethaber.com/images/news/29481.jpg
Türkiye'deki Kürt sayısı belli oldu
22 Mart 2007 Perşembe 07:35
Tarhan Erdem yönetimindeki dev araştırma Türkiye'nin etnik yapısına ilişkin detaylı fotoğraflar çekti.
Milliyet'in Tarhan Erdem yönetiminde KONDA'ya yaptırdığı araştırma, çok farklı sayılarla tartışma konusu edilen Türk vatandaşlarının etnik kimliklere göre dağılımında son derece önemli bulgular ortaya koyuyor.
Yaklaşık 50 bin kişi ile yüz yüze görüşme yapılan araştırmada, yaygın kullanılan adlandırmalar yerine halkın kendini nasıl bildiği, nasıl tanıtmak istediğinin belirlenmesine önem verildi. Bunun için, kimliğe dair sorularda deneklere seçenek sunulmadı ve herhangi bir yönlendirme yapılmadı.
11 milyon 445 bin Kürt
Toplam 73 milyon olan nüfusun 55 milyon 484 bini etnik olarak Türk. Türkiye'de 11 milyon 445 bin Kürt yaşıyor.
Yetişkinlerden elde edilen etnik kimlik dağılımı, toplam 72 milyon 975 olan tüm Türkiye nüfusunda görülmek istenirse, 18 yaş altındakileri elde edilen verilere orantılı olarak eklemek gerekir.
http://www.internethaber.com/images/news/32027.jpg
Türkiye genelinde "her 66 yetişkin için 33 çocuk" varken, doğurganlık oranları daha yüksek olduğu bilinen Kürtler için bu oran farklıdır. Araştırmadaki hane halkı sayısı bilgisine, illerin nüfus artışlarına ve yaş grubu dağılımlarına dayanarak Kürtlerde bu oranın "her 53 yetişkin için 47 çocuk" şeklinde olduğunu temel bir kabul olarak dikkate almak doğru olacaktır. Bu durumu dikkate alan yaklaşımla yapılan çalışmada tüm Türkiye nüfusu içinde Türklerin yüzde 76.03 ile 55 milyon 484 bin, Kürt ve Zazaların yüzde 15.68 ile 11 milyon 445 bin, diğer etnik gruplar toplamının da yüzde 8.3 ile 6 milyon 46 bin kişi olduğu hesaplandı.
yukarıdaki çalışma çok muğlak olmakla birlikte kabaca fikir vermektedir.
http://www.internethaber.com/images/news/79870.jpg
İşte ülkedeki Kürt sayısı
02 Ocak 2009 Cuma 07:38
Türkiye'de Kürt sayısı ne kadar? Çok tartışılan bu konuya Amerikan merkezli bir vakıf da yaptığı araştırmayla katıldı.
Dünya genelinde etnik köken, dil ve din araştırmaları yapan Amerikan merkezli United States Center for World Mission (USCWM) adlı vakfın Aralık 2008 verilerine göre, 74 milyon 398 bin 700 olan Türkiye nüfusunun yüzde 20.8’ini Kürt kökenli
Zazalarla birlikte 15 milyon
Araştırmada, nüfusun yüzde 71’ini oluşturan 52 milyon 826 bin kişinin Türk olduğu, Zazalar ile birlikte Kürtlerin sayısının ise 15 milyon 426 bin olduğu belirtildi. Araştırmaya göre Türkiye’de 1 milyon 313 bin Zaza’nın yaşıyor ve Kürtlerin 5 milyon 902 bini Türkçe konuşuyor.
Araştırmada, Türkiye’de 1.8 milyon Arap, 910 bin Çerkez, 620 bin Fars, 540 bin Azeri, 410 bin Gagavuz, 331 bin Pomak, 328 bin Bulgar, 151 bin Laz, 76 bin Ermeni, 28 bin Süryani, 14 bin Rum ve 13 bin Musevi bulunduğu da vurgulandı.
evrensel-insan
23-07-2009, 17:25
Saygideger arkadaslar;
Bu konunun cozumu; once sorunun gercek resminin ortaya konabilmesi ve bu resmin, kimsenin dogrusuyla karsi cikabilecek bir icerikte olmamasi gerekir. Bence bunun en guzel yoluda; yapilacak referandumdur. Sorun ortaya layikiyle ve tum gercekligiyle ortaya konamazsa; onerilecek herhangibir ideolojik inancsal dogrunun cozumu; sadece yeni sorunlari doguracaktir.
Bu referandumunda ne kadar "durust ve saglikli, guvenilir" olabilecegi, bilhassa; Turkiyenin dogu ve guneydogu Anadolu bolgelerindeki; asiretsel ve feodal yapilanmasindan dolayi ve de kisilerin, bu referandumda; ne kadar baskilardan, emirlerden v.s. bagimsiz ve kendi oz iradeleriyle kaar vermis olup olamayacagi da, ayri bir tartisma konusudur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
boğaziçi
23-07-2009, 17:38
internet bilgileriyle burayi doldurmanin bir anlami yok. bu kitap bes yillik bir arastirmanin sonucunda yazilmistir. zorlasaniz bile 20 milyona yaklasamamissiniz. nufus oranlarinida iyi arastirin. hic gercekci degil.
internet bilgileriyle burayi doldurmanin bir anlami yok. bu kitap bes yillik bir arastirmanin sonucunda yazilmistir. zorlasaniz bile 20 milyona yaklasamamissiniz. nufus oranlarinida iyi arastirin. hic gercekci degil.
Bu çalışmalarda hata oranı elbette var. ancak kürt ailelerin çok sayıda çocuk yaptıklarını ve özellikle güneydoğudaki kürt illerinde mezralarda yaşayan ailelerin çocuklarını kayıt ettirmediklerinide değerlendirirsek 15 milyonun üzerinde bir rakam çıkar.
5 milyon az bir rakam mi , o da kaba saba bir tahminle ,.. birden 5 milyona kadar bir sayin bakalim icinizden , tek tek , her bi rakama bir insani ozdesdirerek ,,,,
dune kadar turkiyede kurd sayisi sifirdi ,buda iyi bir gelisme ,
Birileride rusyada ki azinliklarin haklarini niye savunmuyorsunuz demis , savunuyoruz , ama siz kurdlere en az bile degil , hadi gelin EN FAZLA rusydaki etnik halklar kadar hak tanimaya varmisiniz , bunu goze alabilirmisiniz ,, hadi hadi rusyadaki tatarlar kadar hak vermeye ? ,
Siz once haksizliga ugradigini dusundugunuz kendi soydaslariniz kadar kurdlere bir hakkini verin , ondan sonra rusyadaki turkleri savunmaya yuzunuz olsun ,, sizin once o noktaya seviyeye gelmeniz lazim ... rusyadaki azinliklar kadar hak !..
Kürt sorununa cözüm arayisindan bahsedince dogal olarak gündeme PKK giriyor. Bu kacinilmaz birsey. Ancak mücadele eden öznelerin stratejileri, taktikleri ve yöntemleri her zaman sürecin seyrine denk düsmeyebilir. Yani özerk bölgelere dayali bir sistem kurulmus olsa PKK savasi birakir mi gibi bir sorunun cevabi acik degildir. Ancak toplumsal sürec, bu özneleri kendi icine alip götürür, öznelerin cevabi dogru ise gelisir, yanlis ise zayiflar.
Bunu aciklamak icin Ermeni ulusal hareketini örnek olarak vermek istiyorum. Recep Marasli'nin bu konuda yaptigi bir calisma var, adi Ermeni Ulusal Demokratik Hareketi ve 1915 Soykirimi. Marasli, kitabinda Ermeni ulusal hareketinin icinden gectigi evreleri inceliyor. Bu evreler konuyu anlayabilmek acisindan son derece önemli.
Marasli Ermeni ulusalciligini dört döneme ayiriyor:
1. 1878-1893 arasi: Bati destegiyle ulusal reform arayislari
2. 1893-1908 arasi: Siyasal radikalizm ve silahli mücadele
3. 1908-1912 arasi: Jön Türk hareketi ile ittifak
4. 1912- katliama kadar: Yeniden silahli mücadele dönemi
Bu süreclerin neden böyle gelistigini degerlendirmeye calisalim. Ilk dönem ayni zamanda ulusal hareketlerin dogmaya basladigi dönem. Bu dönemde Hincak ve Tasnak partileri doguyor. Hincak partisi sosyalist bir parti, Tasnak ise milliyetci-reformist. Tasnak'in politikasi bati destegiyle ulusal reformlar yaptirmak. Balkan'lardaki ulusal hareketlerin durumuna benziyor. Abdülhamit döneminde Ermenilere karsi uygulamalar sertlesiyor ve hareketler radikalizme yöneliyor. Fedailer adi verilen gerilla gruplari olusuyor ve batinin destegi ile bir reform gerceklesmeyecegini anlayan Ermeni gencleri bu Fedai gruplarina katilmaya basliyor.
1908'de Ittihat Terakki'nin özgürlük söylemi bütün ulusal azinliklari etkiliyor. 2. Mesrutiyetin ilani Istanbul'da adeta bayram gibi kutlaniyor. Tasnak partisinin Ittihat Terakki ile ittifak yapmasi ve ITP listesinden 11 milletvekili sokmasi ile Fedai gruplarinin etkinligi azalmaya basliyor. Hala daglarda dolasan Fedai gruplari olsa da, bu gruplar giderek kücülüyorlar. Demokratik gelismelerin yarattigi beklenti gencleri radikalizmden uzaklastiriyor ve Fedai gruplari etkisizlesiyor.
1909 basinda "Türk Ocaklari"nin kurulmasi ve 1910 yilindaki ITP kongresinde "Türkcülerin" programinin benimsenmesi ile Tasnak'in ittifaktan beklentisi kalmiyor. Tasnak Partisi 1911 yilinda ittifaki iptal ettigini acikliyor. Bir taraftan Ittihat Terakki, Abdülhamit'in ermeni karsiti politikasina yönelirken, diger taraftan ermeni ulusalcilari da cete-partizan savasina yönelmeye basliyorlar.
Ermeni hareketinin yasadigi sürec sunu gösteriyor. Demokratik gelismeler yasandiginda, radikal, silahli örgütlenmelerin gücü azaliyor. Silahli mücadele veren örgütler bu süreci bir aldatmaca, kandirmaca olarak degerlendirseler de, bunlar halki ikna etmeye ve radikal bir mücadeleye sürüklemeye yetmiyor. Ama reformlarin silahli mücadeleyi bicak gibi kesip bitirecegini düsünmek de cok dogru degil. Bunun icin bir sürec gecmesi gerekiyor.
Benzer bir sürec ETA'nin Ispanya'daki etkinligi icin de söylenebilir. 1939-1975 arasindaki Franco diktatörlügü sirasinda bir dizi direnis yasaniyor. 68'den sonra ETA'nin silahli eylemleri basliyor, ancak Franco diktatörlügü döneminde bu eylemlere halktan büyük bir tepki gelmiyor. Ne zaman ki rejim 1975'ten sonra demokratik gelisme sürecinde bir stabilizasyon yasiyor, ETA'nin eylemleri tepkiler almaya basliyor. Ancak ETA'nin bu sürecin sonunda ortadan kalktigi, yokoldugunu söylemek mümkün degil. Bu türden egilimi olan örgpütlenmeler varliklarini sürdürmeye devam ediyorlar, ancak taraftar toplamakta giderek zorlaniyorlar.
Bu sürecleri Kürt ulusal hareketi icin de degerlendirmek gerekiyor. PKK, 1980 öncesinde de güclü bir örgütlenme idi, ancak asil kitlesellesmesine 12 Eylül sonrasindaki diktatörlük yillarinda ulasti. Kürt sözcügünü kullanmanin bile tehlike addedildigi bir dönemde silahli ve radikal bir örgütlenme olan PKK güclendi. Rejimin esnedigi, demokratik acilimlarin yapildigi bir sürec yasanacak olsa, PKK'nin böyle bir silahli mücadeleyi sürdürmesi giderek zorlasir. Bunda israr etmesi durumunda kücülme ve etkisizlesme ile karsi karsiya kalabilir. Bu yüzden diplomasi ve demokratik mücadeleye agirlik vermek zorunda kalir. Yine de uzun bir süre silahli mücadele isteginde bulunan kesimler olacaktir.
Formülasyon bence söyle yapilabilir. Birinci kisim devletin izleyecegi politikalar, ikinci kisim Kürt ulusal hareketinin tepkisi
Demokratik acilimlar --> Demokratik alana kayan talepler
Sertlik yanlisi politikalar --> Radikal talepler (ayrilma) ve silahli mücadele
En basta dedigim gibi, öznelerin tepkisi her zaman sürecin seyrine debk düsmeyebilir. Ornegin PKK, demokratik acilimlarin gündeme geldigi bir sürecte silahli mücadeleyi yükseltmek gerektigi tarzinda bir politika olusturabilir. Böyle bir taktik uzun vadede gücten düsmesine yol acacaktir.
5 milyon az bir rakam mi , o da kaba saba bir tahminle ,.. birden 5 milyona kadar bir sayin bakalim icinizden , tek tek , her bi rakama bir insani ozdesdirerek ,,,,
dune kadar turkiyede kurd sayisi sifirdi ,buda iyi bir gelisme ,
Birileride rusyada ki azinliklarin haklarini niye savunmuyorsunuz demis , savunuyoruz , ama siz kurdlere en az bile degil , hadi gelin EN FAZLA rusydaki etnik halklar kadar hak tanimaya varmisiniz , bunu goze alabilirmisiniz ,, hadi hadi rusyadaki tatarlar kadar hak vermeye ? ,
Siz once haksizliga ugradigini dusundugunuz kendi soydaslariniz kadar kurdlere bir hakkini verin , ondan sonra rusyadaki turkleri savunmaya yuzunuz olsun ,, sizin once o noktaya seviyeye gelmeniz lazim ... rusyadaki azinliklar kadar hak !..
Kimin hakkını kime veriyorsun ya:)
sen karar mercii değilsin. hak mücadele ile alınır.
Türkçü gözlüklerini çıkarabilirsen belki bilimsel düşünmeyiş başarabilirsin.
Irkçı bakış açısıyla sorunlar çözülmez.
Bence..................
Bü ülkenin kimseye hak borcu yok..............mücadele ile alacam diyorsan meydan işte...kürtçü gözlükleriniz gözünüzde oldukça Türkçü gözlükler ile bakmaya devam..."ırkçı bakış açısı " cümlesi ise gerçek ile ilgisi olmayan ama sizin elinizden düşürmediğiniz takılmış bir plak çalıp duruyorsunuz kürtçülük yapan ırkçı olmuyorda Türkçülük yapanın yaftası hazır "ırkçı" de git diyorum...başka bir şey demiyorum :) sanada uğurlar olsun.
Bence..................
Bü ülkenin kimseye hak borcu yok..............mücadele ile alacam diyorsan meydan işte...kürtçü gözlükleriniz gözünüzde oldukça Türkçü gözlükler ile bakmaya devam..."ırkçı bakış açısı " cümlesi ise gerçek ile ilgisi olmayan ama sizin elinizden düşürmediğiniz takılmış bir plak çalıp duruyorsunuz kürtçülük yapan ırkçı olmuyorda Türkçülük yapanın yaftası hazır "ırkçı" de git diyorum...başka bir şey demiyorum :) sanada uğurlar olsun.
Kürtler kimlikleri tanınmayan kültürel ve siyasal kimlikleri kabul edilmeyen ezilen bir halktır.
Türk kimliği ise egemen olan iktidarı temsil etmektedir.
Kürtçülük yapmıyorum. ezilen bir halktan yanayım.
ama sen Türkçülük yapıyorsun ve ezenden yanasın. farkımız bu.
sana da uğular olsun, güle güle:)
ezilen halktan yanaysan eğer...Türk'ten yana olacaksın, öz vatanında ezilen Türk başkası değil....bu ülkede yıllardır terörden yatan yargılanan insanmı var...ama bak üstün cesaret ve feragat madalyası almış olanlar yargılanıyor.......neyse cephelerimiz farklı.....
Nedense Kayıp ve Faili meçhul cinayetleri çoğu, üstün cesaret madalya alanların görev yaptığı yer ve zamanda gerçekleşmiş. Ve nedense bu üstün cesaret madalyası sahipleri tutukluluk hiç yaramıyor. Çoğu tutuklanınca biranda ağır şekilde hastalanıveriyorlar.
saroz bana demiski
"Türkçü gözlüklerini çıkarabilirsen belki bilimsel düşünmeyiş başarabilirsin.
Irkçı bakış açısıyla sorunlar çözülmez. "
bunu bana mi soyluyorsun , hayir ciddi ciddi alinti yaptigim yazidan ne anladigini mereka ediyorum , ben derdimi anlatamiyorum galiba ..
turkculuk ve ben , en son yan yana gelebilecek iki sey , ruyamda gorsem hayra yormazdim ,,
Hem haklar mucadele ile alinmaz artik , bu bizi pkk nin eylemlerinin bir hak mucadelesi olduguna cikarir ki , bu yanlistir,
Insanlik artik baska mecralara dogru yol almakda , siddet herden gelirse gelsin bu evrede artik kabul edilemez.
Bu devlet artik bitmistir, yeni bir olusumun sancilarini gozluyoruz butun olan biten de budur , pkk nin ve kurt sorununun tahamul edilebilir seviyelerde tutulmasi politikasi cokmustur, aslinda bir tarihe taniklik ediyorsunuz , yeni bir turkiyenin kurulmasina ,,
Bu gün Milliyet Gazetesi köşesinde Taha Akyol da İspanya örneğini Kürt sorununun çözümü için örnek almışa benziyor:
KÜRT meselesini çözecek hazır bir formül yoktur! Etnik milliyetçi hareketi tatmin edecek bir çözümü halkın ezici çoğunluğu reddedecektir. Kürtler ise seksen yıllık “bütün vatandaşlar Türktür” formülünü reddettiği için bu kavga yaşanıyor zaten.
Sihirli formül yok ama problemin ateşini düşürmek mümkün.
İspanya, 1978 Anayasası ile geniş etnik özerklikler getirdi. Bu, Bask ve KatalanDTP’ye benzeyen Batasuna Partisi kapatıldı, terörle ilişkili politikacılara seçilme yasağı konuldu.
Bunları AİHM hukuken onayladı, Batı kamuoyu da vicdanen haklı buldu. Bask bölgesinde de sükûnetle karşılandı, eskiden olsa kıyamet kopardı.
Evet, sihirli formül yok ama demokratik açılımlarla zaman içinde ateşi düşürmek mümkün. milliyetçiliklerini tatmin etmedi, terörü bitirmedi ama geçen 30 yılda problemin ateşini düşürdü. İspanyol devletinin terörle mücadelesindeki meşruiyeti güçlendi. Bizdeki DTP’ye benzeyen Batasuna Partisi kapatıldı, terörle ilişkili politikacılara seçilme yasağı konuldu.
Bunları AİHM hukuken onayladı, Batı kamuoyu da vicdanen haklı buldu. Bask bölgesinde de sükûnetle karşılandı, eskiden olsa kıyamet kopardı.
Evet, sihirli formül yok ama demokratik açılımlarla zaman içinde ateşi düşürmek mümkün.
http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1121270&AuthorID=62&Date=25.07.2009&b=Kurt%20acilimi&a=Taha%20Akyol&ver=76
kafasikarisik
31-07-2009, 18:03
Bask modeli İspanya'da da işe yaramadı sanırım.
İSPANYA’NIN kuzeyindeki Burgos kentinde Sivil Muhafızların kışlası önünde düzenlenen bombalı saldırıda 22’si kadın, 6’sı çocuk olmak üzere, 46 kişinin yaralandığı bildirildi.
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=ETA_bu_kez_uyarmadi&tarih=30.07.2009&Newsid=251366&Categoryid=30
Üstelik bu sefer IRA ve ETA taktiği olan, kendilerini saldırıdan önce ihbar etme taktiğini de uygulamamışlar.