Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 22-07-2009, 00:48
Cem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cem Cem isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 23 Sep 2004
Mesajlar: 2.478

Başarı Ödülü Başarı Ödülü Başarı Ödülü Onur Üyeliği 

Standart Bask Modeli Kürt Sorununu Çözer mi?

İspanya'daki Bask ülkesi üç eyaletten oluşuyor: Biscaye, Alava ve Gipuzkoa. Bask ülkesi, İspanya'da, Katalonya ile birlikte 1980 yılında özerk statüye kavuştu. Referandumda yüzde 90 oyla kabul edilen özerklik statüsü Bask bölgesine önemli yetkiler sağlıyor. Bu statüye göre, üç eyaletten her biri kendi parlamentosunu seçiyor, vergileri topluyor ve bunların sadece bir bölümünü Madrid'e aktarıyor. Özerk hükümet, eğitim, kültür, sağlık, ekonomi, sanayi alanlarında kendi politikalarını belirliyor. Baskça yayın yapan iki televizyon kanalı mevcut. Bask ülkesinin, son zamanlarda ETA eylemlerine hedef olan kendi polis gücünün adı ise Ertzainza. (http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1998/02/05/27337.asp)

AİHM geçtiğimiz aylarda ayrılıkçı ETA'ya yakınlığıyla tanınan Batasuna Partisini'nin İspanyol Mahkemeleri tarafından kapatılmasını onaylayan bir karar aldı. Ancak söz konusu kararın Bask halkının yukarıda belirtilen haklara sahip olduğu bir ortamda alındğına da dikkat çekmek gerekli.

İspanyolların Basklara verdiği özerkliğin Türkiye'de Kürtlere verilmesi sizce Kürt Sorunu'nu çözer mi, tam olarak çözemezse bile en azından İspanya'da olduğu gibi ayrılıkçı terörü halkın büyük kısmından koparıp marjinal kalmasını sağlar mı?

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 22-07-2009, 01:44
nogada - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
nogada nogada isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 May 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 2.318
Standart

Cem´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İspanya'daki Bask ülkesi üç eyaletten oluşuyor: Biscaye, Alava ve Gipuzkoa. Bask ülkesi, İspanya'da, Katalonya ile birlikte 1980 yılında özerk statüye kavuştu. Referandumda yüzde 90 oyla kabul edilen özerklik statüsü Bask bölgesine önemli yetkiler sağlıyor. Bu statüye göre, üç eyaletten her biri kendi parlamentosunu seçiyor, vergileri topluyor ve bunların sadece bir bölümünü Madrid'e aktarıyor. Özerk hükümet, eğitim, kültür, sağlık, ekonomi, sanayi alanlarında kendi politikalarını belirliyor. Baskça yayın yapan iki televizyon kanalı mevcut. Bask ülkesinin, son zamanlarda ETA eylemlerine hedef olan kendi polis gücünün adı ise Ertzainza. (http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1998/02/05/27337.asp)

AİHM geçtiğimiz aylarda ayrılıkçı ETA'ya yakınlığıyla tanınan Batasuna Partisini'nin İspanyol Mahkemeleri tarafından kapatılmasını onaylayan bir karar aldı. Ancak söz konusu kararın Bask halkının yukarıda belirtilen haklara sahip olduğu bir ortamda alındğına da dikkat çekmek gerekli.

İspanyolların Basklara verdiği özerkliğin Türkiye'de Kürtlere verilmesi sizce Kürt Sorunu'nu çözer mi, tam olarak çözemezse bile en azından İspanya'da olduğu gibi ayrılıkçı terörü halkın büyük kısmından koparıp marjinal kalmasını sağlar mı?

Hayır çözmez çünkü bu sorun dış bağlantılı bir sorundur.Gerçek manada bir TÜRK-KÜRT sorunu değildir.Yapaydır amacı kürt hakları değil,yapay sorunlar ve kaoslar çıkarmaktır...

Saygılarımla...

Görmeyipte Korktuklarımız Sevmediklerimiz,Görmeyipte Sevdiklerimiz İnandıklarımızdır...!!!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 22-07-2009, 09:42
kafasikarisik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kafasikarisik kafasikarisik isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2008
Mesajlar: 567
Standart

İspanya son yıllarda dikkatimi epey çeken bir ülke, hem bize benzer sorunlarının üstesinden gelmiş olması, hemde bana göre bazı konularda orta ve kuzey Avrupadan çok daha demokratik tutum sergilemesi. Galiba sebebi tuzu kuru Avrupalılar yanında damdan düşen Avrupalı konumunda olması. Tek falsosu Irak işgalindeki tutumu oldu. Bu da belki diktatörlerden çok çekmiş bir ülke oluşuna bağlanabilir.
Temel yanlışımız soruna ırklar perspektifinde bakmamız. Türklerin hakları bu olsun, Kürtlerin hakları bu olsun yaklaşımı ırkçılıktan başka nedir? İspanya'nın sorunu ırklar bazında değil bölgesel bazda çözdüğü görülüyor. Yerel yönetimler çok önemli ama malesef hükümet tersine adımlar atıp yerel yönetimlerin yetkilerini merkezi idareye bağlamaya çalışıyor. TOKİ ve bazı bakanlıkların imar planı yapma yetkisini Belediyelerden alması buna örnektir.
Dış bağlantı konusunda nogada haklı. İspanya komşusu Fransa ile sıkı terör işbirliği antlaşmaları yapıp bunları ciddi olarak uyguladıktan sonra epey yol almıştır. Tabi sınır komşularından gelen desteği kesmek yeterli değil, ETA nın her türlü uluslararası desteğini, para ve silah akışınıda kesmeyi başardığını düşünmek lazım.
BASK bölgesinin bizim güneydoğu'nun tersine İspanya'nın en zengin ve sanayileşmiş bölgesi olmasıda dikkate alınmalı.

insanlar yağmurdan kaçar
ama su dolu küvetlerde
otururlar. C.Bukowski
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 22-07-2009, 11:53
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

Ispanya konusunda ben de tartismak istiyordum. Tam isabet olmus. Gectigimiz hafta Güney Ispanya'da tatil yaptim. Bu arada Ispanya'nin tarihi üzerine okumaya calistim. en ilgi cekici gelen sey Ispanya'nin da ayni Isvicre gibi resmi olarak kabul edilmis 4 dilinin olmasi oldu. Bölgesel özerklikler oldugunu biliyordum ama resmi dil konusunu bilmiyordum. Isvicre'de Almanca, Fransizca, Italyanca ve oldukca kücük bir bölgede konusulan Romansca resmi dil olarak kabul edilmis durumda. Isvicre'nin yüzyillardan beri süren konfederastif yapisi, daha dogrusu bir kantonlar birligi olmasindan dolayi cok sayida resmi dil insana garip gelmiyor. Ama Ispanya ulusal birlik saglamis bir ülke ve özerklikler ile resmi dillerin kabul edilmesi cok yeni bir olay. Resmi dillerin kabul edilmesi Franco'nun ölümünden sonra demokrasiye gecilmesi ile gerceklesiyor.

Ispanya'nin 4 resmi dili basta en yaygin konusulan, bizim Ispanyolca dedigimiz Kastilya dili. Bu dil 13. yüzyilda X. Alfonso'nun Latince yerine Kastilya Latince'sini resmi dil olarak kabul etmesiyle gelismeye basliyor. 14. ve 15. yüzyildan sonra bu dili kullanarak yazan edebiyatcilar sayesinde Ispanyolca altin cagini yasiyor.

Ispanya'nin diger resmi dillerinin hepsi de ülkenin kuzeyindeki bölgelerde kullaniliyor: Bunlar Galicya, Bask ve Katalan dilleri. Wikipedi'deki haritadan bu bölgeleri görebilirsiniz.

http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0spanya

Galicya'da kullanilan ve resmi dil olarak kabul edilmis olan gallego dili, Portekizce'ye benzeyen bir dilmis. Galicya, Kelt kökenli oldugu icin ülkenin en eski kültürlerinden biri bu yüzden de kültürlerinden ve dillerinden büyük gurur duyuyorlar.

Bask bölgesinde Euskera dili konusuluyor ve resmi dil sayilmis durumda. Tabelalar ve bircok yerde bu dil kullaniliyor. Bircok kentin iki adi var. Bu dil Bask ülkesinin bir bölümü sayilan Navarra'nin bazi kesimlerinde de kullaniliyor. Basklarin kökeni tam olarak bilinmiyor, ancak cok eski bir yerlesik halk olduklari biliniyor.

Katalan bölgesinde konusulan Katalanca da Franco diktatörlügü altinda yasaklandigi dönemden sonra bugün kendini toparlamis ve Katalonya'daki Kastilya dilinin yerini almis. 8 milyondan fazla kisinin konustugu bu dil, Fransa'nin Provencal'ine yakin, Latince kökenli bir dildir. 1717 yilinda V. Felipe tarafindan baski altinda tutulan dil, 19. yüzyilda Katalan edebiyati yeniden dogdugunda, ortacag siir yarismalarinin canlanmasiyla yeniden resmi olarak kullanilmaya baslandi. Bu akimin önde gelen sanatcilarindan biri sair Jacint Verdaguer'dir (1845-1902) (Bu son paragrafi gezi rehberinden aynen aktardim, cümle bozukluklari onlara ait )

Ispanya, özerk bölgelerden olusuyor. Bence özerk idari yapilanma Türkiye icin de gerekli birseydir. Daha dogrusu heryer icin gereklidir. Koca bir ülkeyi kati merkezi sekilde yönetmek bence ekonomik degildir. Türkiye'deki belediyeler, yani yerel yönetimler cok sinirli yetkilere sahipler, bildigim kadariyla bunlar imar ile ilgili yetkiler. Egitim sistemi, ekonomi ve vergi sistemi, polis teskilati, saglik sistemi gibi seyler tamamen merkezi durumda. Belediyeler bazinda degilse de, kültürel ortakliklari olan bölgeler bazinda yapilacak bir yerellestirme ve yerel meclisler olusturma bence sadece Kürt sorununu degil, bircok baska sorunlari da cözecek özelliktedir.

Basit bir örnek vereyim. Türkiye'nin güneybatisinda hizla gelisen bir turizm sektörü var. Ispanya'yi görünce turizmin ne kadar güclü bir gelir kaynagi olabilecegini anliyor insan. Son yillarda Antalya ve civarina turizm satisi Avrupa'da hizla artti. Onumuzdeki onyillar icinde bu bölgede turizmin daha hizli yayilmasi mümkün. Bu bölgenin yerel meclisi ekonomi, vergilendirme, egitim konularinda sadece bu bölgeye özgü cok sayida uygulama yapabilmeli. Bölgenin turizm potansiyelini kullanacak sekilde bir egitim sistemi, vergilendirme ve tesvik sistemi, saglik sistemi vb. Halbuki su anda bütün bu konular merkezi sekilde cikarilan kanunlarla yapilmaya calisiliyor ve hantal bir merkezi örgütlülükle isler yürümüyor. Bölgelerden toplanan vergiler o bölgenin gelisimi icin kullanilir, merkezi tesvikler ise ek olarak bölgelere aktarilabilir.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22-07-2009, 13:27
ozgur_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgur_ ozgur_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jun 2009
Mesajlar: 524
Standart

nogada´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
......çünkü bu sorun dış bağlantılı bir sorundur....
Kenan Evren bile uzun süredır bu sözu söylemiyor.

Demokratikleşme yönunde atılacak her adım Ülkemizi daha güçlü yapacaktır ve boşa harcadığı kaynaklarını, enerjisini, halkın refahı için kullanacaktır.
Yıllarcak süren bazı antidemokratik uygulamalar ve tabu olan bazı yasakların kalkması ülkemize birşey kaybetirmemiş aksine saygınlığın artırmış.

saygılarımla...

Konu ozgur_ tarafından (22-07-2009 Saat 14:06 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 22-07-2009, 14:51
nogada - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
nogada nogada isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 May 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 2.318
Standart

ozgur_´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kenan Evren bile uzun süredır bu sözu söylemiyor.

Demokratikleşme yönunde atılacak her adım Ülkemizi daha güçlü yapacaktır ve boşa harcadığı kaynaklarını, enerjisini, halkın refahı için kullanacaktır.
Yıllarcak süren bazı antidemokratik uygulamalar ve tabu olan bazı yasakların kalkması ülkemize birşey kaybetirmemiş aksine saygınlığın artırmış.

saygılarımla...
Kürtçe yayın yapılmalı,kürtçe öğretim veren dersahneler açılmalı.Fakat bu bölgeye bir özerklik yada kendi içinde bir oluşum verilmemeli.Çünkü karşımızdaki oluşum bir irlanda irası bir ispanyol bask'ı değil ki gözü doysun.Bunların amacı parçalamak zaten olay bu.

Ben kürt kardeşlerimizin bu ülkeden ayrılmayı istediklerini düşünmüyorum.Bu ülkeye kürtler nice sanatçılar,bilim adamları,devlet yöneticileri,iş adamları çıkarmıştır.Peki nerde adaletsizlik hor görme ben göremiyorum da.

Saygılar...

Görmeyipte Korktuklarımız Sevmediklerimiz,Görmeyipte Sevdiklerimiz İnandıklarımızdır...!!!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 22-07-2009, 14:51
AYATA AYATA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 10 May 2006
Mesajlar: 1.416
Standart

çözmez....basklar yıllardır bağımsızlık peşinde....kürtler....ne yazıkki birilerinin aleti....baskların bağımsızlık örgütü olan ETA örgütü ve eylemleri ile pkaka nın eylemleri ve amaçları vede istekleri farklılıklar göstermektedir..
ETA’yı kuran çekirdek kadro, şiddeti benimsemeyen, bağımsızlık hedefine siyasal katılım yollarını kullanarak ulaşmayı amaçlayan geleneksel Bask milliyetçiği çizgisine sahip PNV’nin (Milliyetçi Bask Partisi) gençlik kolları içinden doğmuştur. Ancak, ETA 1960’lı yılların sonuna doğru bazı devlet görevlilerine suikastlar düzenleyerek şiddet sarmalını başlatmış, Küba ve Vietnam’da yaşanan devrimlerden de etkilenerek milliyetçi ideolojisine Marksist makyajlar yapmış ve nihayetinde şiddeti mücadelesinin vazgeçilmez bir unsuru haline getirmiştir.

İspanya’nın ETA’nın ilk eylemlerine cevabı oldukça sert olmuş birçok kişi ince eleyip sık dokunmadan tutuklanmış, Bask bölgesinde bir nevi olağanüstü hal ilan edilerek günlük yaşam çekilmez hale getirilmiştir. Bu dönemde ETA’nın silahlı eylemleri Franco rejiminin hataları nedeniyle toplumdan tepki görmemiş aksine örgütün toplumsal zemin kazanmasına hizmet etmiştir. ETA bu dönemde zulme başkaldıran bir özgürlük savaşçısı olarak görülmüştür.

1968’den bu yana düzenlediği kanlı eylemlerle 850 kişinin ölümüne neden olan ETA, İspanya’nın yanı sıra Avrupa Birliği ve ABD tarafından da terör örgütleri listesine alındı.

yaptığı eylemler için aşağıdaki linke baka bilirsiniz....

http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/261109.asp


birde pkaka nın eylemlerini yazmaya kalkarsak, sadece ..1987-2001 arasında PKK katillerinin eylemleri sonucu; 5.040 şehit, 3.664’ü asker, 1.177’si korucu, 199’u ise polis. Bu eylemlerde 4.466 vatandaş hayatını kaybetmiş. Yine aynı dönemde, 11.037 asker yaralanmış, 5.474 vatandaş.
Bu ne demek bilir misiniz?

İstiklal Savaşında bu kadar şehit vermedik! İnönü savaşlarında toplam şehidimiz 1.588, Sakarya’da 3.280, Büyük Taarruz’da 2.542! ya siviller, 96 öğretmenimiz şehit olmuş. PKK denen katiller 508 çocuk öldürmüş, 519 kadın. Bir o kadar da yaralı. 305 cami ve PTT binası ile 241 okul tahrip edilmiş, 1.124 iş makinesi yakılmış. Terörün ilk hedefi insan olmuş. Sonra inanç yeri. Sonraki ise halkla devlet arasındaki irtibat. .
gerçek şudur.....İspanya ve Bask sorunu bize örnek olamaz...ilacı başka yerlerde aramak faydasızdır...bize daha ağır bir tedavi gerekiyor...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 22-07-2009, 15:04
al bundy al bundy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Apr 2009
Mesajlar: 598
Standart

Sargon İSpanya'yı güzel bir şekilde açıklamış.Ben de bazı eklemeler yapmak istiyorum.

İspanya,müslüman egemenliğinden kurtulduktan sonra 4 tane krallığın birleşmesiyle kurulmuştur. İmparatorluk çağında da Franco'ya kadar böyle devam etmiştir. Franco döneminin 1978'de bitmesiyle yeni bir anayasa oluşturulmuş ve şu anda aynı şekilde devam ediyor.

Yönetime gelecek olursak aynı İsviçre'deki gibi tam bir konfederasyon sistemi vardır. 1978 senesindeki anayasada bazı otonom bölgelere tarihlerinden dolayı diğerlerine göre fazla ayrıcalık verilmiştir. Bu iki eyalet Katalunya ve Baskonia'dır. Burada bir eşitsizlik ve ayrımcılık vardır.Bu iki eyalet, Endülüs ve Galiçya gibi daha eski ve tarihi zenginliklerle dolu olan bölgelere göre daha avantajlı olmaları dolayısıyla bu özerklik sistemi ile ilgili İspanya hükümetinin referandum önerisine sıcak bakmamaktadırlar.Yine bu iki eyalet eğitim, sağlık, ekonomi gibi konularda tam bağımsızdır ve istedikleri düzenlemeyi yapabilirler. Baskonia bölgesindeki tairihi kitaplarda sadece Bask tarihi anlatılıp İspanya'ya hiç değinilmemektedir. Aynı şekilde vatandaşların Baskonia'ya ait petrol almaları şart olup geliri sürekli içeride tutma uygulamaları vardır. Terör örgütü ETA faaliyetlerine ara verse de hala resmi olarak varlığını sürdürmektedir.

http://www.lib.utexas.edu/maps/europ...n_ind_1974.jpg

Daha önemli bir konu Baskonia bölgesi İspanya'nın sanayi olarak en gelişmiş bölgesidir. Başkent Madrid'den sonra en zengin iki otonom bölge Katalunya ve Baskonia'dır. Bu iki bölge,özellikle de Baskonia ekonomik zenginliklerinden dolayı bağımsızlığını elde etmek istemektedir.

Türkiye'ye dönecek olursak kürtler, PKK gibi dış destekli bir örgütün desteğiyle bu özerkliği hatta bağımsızlığı istemişlerdir. Fakat çok fakir olan ve hala ortaçağdaki feodal zihniyetle yaşayan kürtlerin bu haklarına kavuştuğu takdirde varlığını bağımsız olarak sürdüreceğini düşünmek gerçekçi olamaz.

Konu al bundy tarafından (22-07-2009 Saat 15:11 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 22-07-2009, 15:28
boğaziçi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
boğaziçi boğaziçi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Apr 2009
Mesajlar: 403
Standart

cok merak ediyorum bu bolge tamamen kurtlerden mi olusuyor,hangi bolge bu, nereyi kimden ayiracaksiniz. oradaki halkin icine girin bakalim, sorun(benim arkadaslarim var)tamami kurtmuymus. turkleri ne yapacaksiniz?bu yaptiginiz boluculukten baska birsey degil.pkaka kendine ornek aramayi biraksin. pkaka bir teror orgutu ve istekleri de imkansizdir. bazilari masummus gibi apo diye bahsediyor bebek katilinden. ondan gelecek fikirlere kimsenin ihtiyaci yok. ozerklik sonra suradanda birazcik toprak, bos hayal bunlar.
Türkiye'ye dönecek olursak kürtler, PKK gibi dış destekli bir örgütün desteğiyle bu özerkliği hatta bağımsızlığı istemişlerdir. Fakat çok fakir olan ve hala ortaçağdaki feodal zihniyetle yaşayan kürtlerin bu haklarına kavuştuğu takdirde varlığını bağımsız olarak sürdüreceğini düşünmek gerçekçi olamaz.
al bundy cok guzel ozetlemissin,selamlar...

``biz daima hakikati arayan ve onu buldukca ve buldugumuza kani oldukca ifadeye cur`ret gosteren adamlar olmaliyiz.``mustafa kemal ataturk
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 23-07-2009, 09:59
ozgur_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgur_ ozgur_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jun 2009
Mesajlar: 524
Standart

nogada´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu ülkeye kürtler nice sanatçılar,bilim adamları,devlet yöneticileri,iş adamları çıkarmıştır.Peki nerde adaletsizlik hor görme ben göremiyorum da.

Saygılar...
Nice sanatçı, nice işadamı vs. çıkmasına çıkmışta hangisi kendi kimliğiyle çıkabilmiş. ve çıkıpta kendi kimliğini ifade edenlerin akibeti ortada dururken...


nogada´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben kürt kardeşlerimizin bu ülkeden ayrılmayı istediklerini düşünmüyorum.
Saygılar...
Bencede kürtlerin ezici bir çoğunulunu ayrılık gibi bir derdi yok. Eğer sahiplenme "kan dökmekse" çanakkalede, sakaryada, edirneden, karsa kadar heryerde kürtlerinde kanı var. Kürtlerin Türklerle yada başka halklarlada sorun yok. Bu insanlar işte, okulda, askerde vs her zamna biraradadırlar. Kız alıp kız vermiştirlerdir. Kürtlerin tek sorun yasal ploatformlarda birşekilde kendilerinide görmeler. Bu illa yasalarda kürt ifadesi geçmesi anlamına gelmeyor ama birşekildede yasalarda kendini görmeli.
Şimdi bazı arkadaşlar göruyorum, kürtlerin kültürleriyle ilgili en ufak talebi bile çok büyük tepki gösteriyorlar. Anlamadığım nokta bu insanlar binlerce yıldır kendi kültürleriyle yaşamıştır. Siirte kendi kültürüyle yaşayan bir kürt, boğaziçindeki villasında yaşayan bir arkadaşa ne zararı var. Bir ülkede kendini inkar etmiş insanlarlamı yaşmak mı daha iyi yoksa herkesin kendini ifade edebildiği, farklılıkların olduğu, herkesin birbirine saygı duyduğu, bir ülkede mi yaşamak daha iyi.

saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:21 .