Orijinalini görmek için tıklayınız : PKK Ne İstiyor?
Mutezile
02-08-2009, 09:13
Site içinde PKK'nın şu şu amaçları var, şunların peşinde yazdığınız vakit malum mihraklar tek ses halinde ''nereden biliyorsun'', ''nereden duydun'', ''sana öyle geliyor'' minvalinde yanıtlar döşemekte hiç gecikmiyorlar.
Sanırsınız ki terör örgütü onlardan sorulur, ve onlara sormadan da bu ayrılıkçı kalkışma ve tedhiş odağı kitle hakkında kelam edemezsiniz. Zaten yapılmak istenen de budur ve alttan altta PKK'nın mazlum bir milletin meşru savunucusu olduğu; meşru müdafaa ötesinde bir saikleri olmadığı gibi gerçeklerden kopuk, absürd şablonlar beyinlere yerleştirilmeye çalışılır.
PKK'nın ayrılma niyetinde, otonomi derdinde a s l a olmadığını ısrarla ispatlamaya çalışırlar bu malum odaklar. Bakalım fiili durum onları haklı çıkarıyor mu? aslında başka yerde de söylemiştim: BU yeryüzüne haklı doğarak intikal eden muhteremleri, haksız olduklarına ikna etmek pek güçtür. ama umudumuzu kaybetmeyelim.
Şairin de söylediği gibi: ''İnsan bu alemde hayal ettiği müddetçe yaşar''.
PKK meclis üyesi Rüstem Cudi şöyle savlıyor:
'' * HPG saflarına katılan genç gerilla adaylarının inkar ve imha siyasetine en anlamlı cevabı verdiklerini söyledi. Kürt halkı üzerindeki şiddet yönelimlerine dikkat çeken Cudi, örgütsel ve meşru savunma savaşında üstün olduklarını söyleyerek, herkesin hesaplarını doğru yapması gerektiğini söyledi.
* Cudi, Kürt halkının özgürlüğünü kazanmak için yeni bir hamle sürecini başlattıklarını söyledi ve devamla, “Yeni bir yaşamda pratikleşmek için eğitimlerinizi tamamlamış oldunuz.
* Başta Önder Apo şahsında Kürt ve Kürdistan’ın özgürlüğü ve Kürdistan’ın ilerlemesi için önemli kararlar aldık. Bu kararlar temelinde hareketimizin tüm üyeleri önünde önemli görevler beklemektedir. Bu görevlerin gerçekleşmesi için eksiksiz tüm değer ve şerefimiz üzerine yenim ettik. Verdiğimiz söze bağlı olarak görev ve sorumluluklarımızı yerine getireceğiz.
* Nasıl ki, birinci hamle sürecinde gerilla güçlerimiz ve Kürt halkı geliştirdiği direniş ile düşmanı çaresiz bir duruma düşürdüyse, bu ikinci hamlemizde de böylesi görevler hem gerilla güçlerimizi hem de Kürt halkını beklemektedir” dedi.
* Bu günden sonra Şehit Sidar eğitim devresinin üyeleri HPG güçlerimizin üyeleridir. Bu şekilde Kürt halkının değerleri, özgürlük ve demokrasi umutları onları bekleyen en temel görevlerdir. Bu görevler üzerinde hasiyetle duracaklarına gerilla güçlerimize katılımları ile büyük bir moral ve güç katacaklarına inanıyoruz. Bu temelde tüm arkadaşlara başarılar diliyoruz.”
Rüstem bey'in aktardıklarından bazı sorunsallar sarihleşiyor; bakalım nelermiş onlar:
1- 40 gerilla adayı eğitimini tamamlamış ve mukatele arifesine gelmiş.
2- Savaşları meşru ve örgütsel imiş.
3- Kürt halkı özgür değilmiş, esir oluyorlar yani, dolayısıyla Kürdün ve Kürdistan'ın özgürlüğü için savaşacaklar imiş.
4- Pratikleşme için eğitimlerini almışlar gerillalar. Bunun öztürkçesi: Sivil halka TnT ve diğer patlayıcılar ile pusu, askere mayınlı pusu, değişik suikast 'pratikleri'nin eli kulağında.
5- Kürdüistan'ın ve Kürdün özgürlüğü adına ant içmişler. Yani ölmek, öldürmek var / dönmek yok diyor Rüstem bey.
6- Kürt halkının 'desteğini' hudutsuz olarak talep ederken; gerillaya aş, para, techizattan esirgemeyiniz-aklınız varsa- mesajını iletiyor.
7- Hareketin muvaffakiyeti ve iyi niyet dilekleri.....
PKK ne istiyor?
Bunu ''PKK ne istediğini n e r e d e n biliyorsun'' cevherini herseferinde yumurtlayanlar yanıtlasın.:hippie:
Rüstem Cudiyle başka bir söyleşiden (ANF'den):
* Türkiye’de sol hareket şimdiye kadar Kürt halkı ile doğru bir yoldaşlık geliştirebilmiş değildir. Buna yakınlaşmamıştır. Hala da Kürt sorununun Türkiye’nin birincil sorunu olduğunu söylemeye çekinmektedirler. Hala bazı yerlerde, geçmiş sosyal şovenizmin de etkisiyle, ‘önce Türkiye’nin sorunlarını çözelim, sonra Kürt sorununu çözelim’ demektedirler. Kürt sorununa dönük bu yaklaşımın artık zamanı geçmiştir. Bu büyük bir yanlışlıktır. (Bölücübaşı bundan farklı konuşmuyordu..Devrimciler saflarımıza katılmaya geç kaldı falan ayağı yapıyordu. Oysa katıldılar, büyük ekseriyetle hem de.)
* * PKK’yi sürecin dışında bırakan mesajlar veriliyor…
- 30 yıllık bir mücadele vardır ve bu mücadeleyi PKK yürütmüştür. Bu otuz yılda biz oynamıyorduk, bir mücadele yürüttük. ‘PKK dışında kalsın, ama Kürtler için bazı şeyler düşünüle bilir’ yaklaşımı çözümün önünü kapatıyor. Bu davayı Kuzey Kürdistan’da ve bütün parçalarda PKK ve Önderlik ortaya çıkarmıştır. Eğer Kürt ulusal ve bölgesel güçleri bu sorunun çözümünde aktif bir rol oynamak, bir katkı sahibi olmak istiyorlarsa ve eğer bunda gerçekten samimiyet varsa PKK’yi sürecin dışında bırakma yaklaşımları ister istemez kuşkularımızı arttırmaktadır. Bu tür inisiyatifler üzerinde kuşkumuz olacaktır ve bu inisiyatifleri esas almayacağız. Önderlik ve bütün Kürt değerleri üzerinde saldırılar olursa buna da müsaade etmeyeceğiz.''
...adam daha ne desin?
''PKK ne düşünüyor.'' Şimdi anladın mı ne düşündüğünü?
Mutezile
02-08-2009, 09:16
PKK NE DÜŞÜNÜYOR?
2009'Londra'da yapılan ''Kürtler ve Kürdistan...'' adlı konferanstan:Kentucky Üniv. öğret. gör. Richard Olson:
***......Ama Kürt tarafının sadece bunu istediğini düşünmüyorum, onlar Kürt nufusunun belli bir yoğunlukta olduğu yerlerde bir otonomi biçimini istiyor.
5 YIL İÇİNDE OTONOMİ OLABİLİR
Yani; 'tamam Türkiye'nin birliğini istiyoruz, resmi dil olarak Türkçe, Türkiye'nin bayrağı olabilir ama bölgemizi yönetmek istiyoruz' diyorlar. Ve Avrupa Birliği de, otonom bölgeleriniz olursa, devletin de yerelin de bayrağı olur diyor.
Şöyle özetleyebilirim; önümüzdeki dönemde, bu beş sene içerisinde olabilir, Kürt ulusal hareketi bu boyutları gerçekleştirecektir. Tabii Türkiye buna karşı direnecektir ve çok fazla görüşmeler, müzakereler olacaktır. Ama seçim sonuçlarının bunun gerçekleşmei için yeterince temelli olduğunu söyleyebilirim.
Belki ilk adım olarak, anadilde eğitim hakkını, bu yakın dönemlerde görebileceğimizi düşünüyorum. Bu büyük bir adım, Türk milliyetçileri, kemalistler falan buna karşı çıkacaktır. Bunları, beş yıl içerisindeki gerçekleşeceğini düşündüğüm müzakerelerde göreceğiz. Fakat 29 Mart seçimlerinin sonuçlarının bu başlamamış müzakereler için önemli bir rol oynayacağını düşünüyorum."
***Haifa Üniversitesi öğretim görevlisi Mişel Eppe de, Güney Kürdistan'daki gelişmeleri değerlendirdi. Güney Kürdistan'daki durumun karmaşık bir şekilde durduğunu belirten Eppe, şöyle konuştu: "Masanın üzerine, umutlar, tehlikeler ve dilemmalar konulmuş.
Bu umutlar şöyle özetlenebilir: İlk kez gönlünce bir Kürt otonomisine sahip olmak, yani Kürt ulusalcıları kendi uluslarını inşa etme durumundalar.
En el hak
02-08-2009, 13:19
sevgili mutezille,
konuya biraz daha geniş bakmanı öneririm,böyle yapmazsak şayet bu ülkedeki yobaz ve softalardan bir farkımız kalırmı.
islam forumunda yazılarını keyifle takip edip doğrularını kazanım olarak kabul edenlerden biriyim,çok iyi bir mantığa ve birikime sahip olduğununda farkındayım,sorun şu ÖNYARGI...
inan bana dostum,devletin 30 yıllık resmi ideoloji mantığıyla hareket edip başlığını öyle hazırlamışsın.
devlet bile pkk nin tartışılmaz bir kürt gerçeği olduğunu kabul etmişken senin gibi bir dostumun böylesi kalıplaşmış bir yazıyı kaleme alması inan beni çok şaşırttı.
yıllardır süregelen ermeni oyunu,dış mihrakların oyunu dene dene ne kazandı bu ülke.son bir haftadır yeni kürt açılımı ve sorunun çözümünün temelinde yatan şeyin ne olduğunu biliyormusun.pkk nin 15 ağustosta sona erecek olan tek taraflı ateşkes süreci.eğer pkk bir kürt hareketi olmasaydı
devlet neden bu terihi kaale alsın,şu an var güçleriyle bir şeyler üretmeye çalışmaları ne yi gösterir.
beni yanlış anlamanı istemem kardeşim,savaş çığırtkanı değilim.şiddet kimden gelirse gelsin tasvip etmem,ama bu ülkede sürekli kanayan bir kürt gerçeği olduğunu ve bunun sonucunda pkk nin doğduğunu bir kez daha düşünmeni isterim.
senin gibi bir dostumla tartışma ortamı yaratıp sana karşıymışım izlenimi beni rahatsız eder.bu yüzden benim için konu kapanmıştır,senden isteğim konuya birazdaha geniş bakman... saygılarımla
Mutezile
02-08-2009, 19:35
Sevgili jazz;
inan bana dostum,devletin 30 yıllık resmi ideoloji mantığıyla hareket edip başlığını öyle hazırlamışsın.
devlet bile pkk nin tartışılmaz bir kürt gerçeği olduğunu kabul etmişken senin gibi bir dostumun böylesi kalıplaşmış bir yazıyı kaleme alması inan beni çok şaşırttı.
Güzel sözlerin için teşekkürler. Aynı fikirde olmayabiliriz. Ben statükocu olmayı da kabullenebilirim. Önyargılarım da vardır, muhakkak.
Ama bunlar şu açmazlardan ikimizi de kurtarmıyor:
* Devlet= Akepe değildir
* PKK bir katliam makinasıdır. Dağa çıkmıştır. Tarihte ki onlarca yüzlercesi gibi. Almanyanın Baader - Meinhof; İngilterenin IRA; İspanyanın ETA ile nasıl mücadele ettiğini;
* o ülkelerin bölünüp bölünmediğini,
* herkesin keyfine göre bu ülkelerde anadilinde eğitim alıp alamadığını
* Otonomi verilip verilmediği.
Bunları çözmek için amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Ayrılıkçı, etnik terör Türkiye'ye özgü sıradışı bir durum değil. Dünyanın bir çok yerinde (Tamil'i hatırlayalım) var olan bir tedhiş hareketi.
Nasıl mücadele edileceği, metodolojisi belli.
Halkın bir kesimini, etnik bir bölümünü bu ayrılıkçı terör grubu ile bütünleşik görmek; bence asıl sorun burada..
Bir şey eklemek istiyorum; Mecliste sayısal çoğunluğu bulunan partinin bu konuda 7 yıldır bir dediği diğerini tutmuyor. İlkesiz; fırdöndü bir içpolitika. Şimdi Pentagon'un, Beyaz Saray'ın baskıları sonucu bu noktaya geldiler.
Afganistana asker gönderme konusu ile bu ''Kürt Açılımı'' aslında içiçedir; her ne kadar alakasız görünse de sevgili Jazz..
Mutezile
02-08-2009, 19:57
122/1. maddesindeki anlatımla “ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten ve dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketleri” nden başka bir şey olmayan PKK’nın ve yandaşlarının eylemlerine bir “çözüm” bulmak için daha fazla “demokrasi” yi öne sürmek, Anayasa’ya açıkça aykırıdır. Dahası, ülkeyi parçalanmaya doğru sürüklemektir..
Bu tutumun Anayasa’yı çiğnemek, onu hiç saymak, bu nedenle de iktidarın meşruluk sınırını aşması demektir. Çünkü, her şeyden önce, Anayasa’nın 10. maddesinin hükmü şudur:
“Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
... Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”
Bu nedenle, eğer Kürt kökenli vatandaşlara özgü olarak ayrı bir “demokrasi”, başka bir deyişle “demokratik hak ve özgürlük!” tanınırsa, bu, açıkça Anayasa’nın bu maddesini yok saymak demektir.
SORU: Amaçlarının önce özerk, arkasından da bağımsız bir Kürdistan olduğunu her olanakta dile getiren PKK ve uzantıları ile nasıl olacaktır da demokratik bir platformda anlaşma sağlanacaktır?
İngilterenin IRA; İspanyanın ETA ile nasıl mücadele ettiğini;
Bencede İngiltere ve İspanyadaki süreci incelemek gerkiyor.
İngilterede atılan demokratik adımlarla olaylar bitmiştir.
Yine İspanyada 1979 yılında atılan demokratik adımlar sayesinde ETA halk desteğini önemli ölçüde yitirmiş marjinal bir örgüt olmuştur.
Dünyanın bir çok yerinde (Tamil'i hatırlayalım) var olan bir tedhiş hareketi.
Evet Tamil'i bir hatırlayalım....
http://www.halkcephesi.net/Yazarlarold/Garbis/tamil%20kaplanlari%20PKK.htm
* Devlet= Akepe değildir
Size göre demokratik bir ülkede devleet nedir...
Mutezile
02-08-2009, 20:13
Garbis Altınoğlu, TKP/ML örgütünün teorisyenliğini ve genel sekreterliğini yaptı. TİKKO'ya yakın internet sitelerinde hâlâ yazıları yayımlanıyor.....
Tıpkı PKK'da olduğu gibi sol örgütlerde de lider seviyesinde Ermeniler var. Türkiye Komünist Partisi-Marksist/Leninist (TKP/ML)'nin askerî kanadı olarak ortaya çıkan terör örgütü Türkiye İşçi-Köylü Kurtuluş Ordusu'nda (TİKKO) çok sayıda Ermeni'nin varlığı dikkat çekiyor.
Garbis adlı arkadaşın yazısını az kalsın okuyup cevap yazıyordum ki; neyse ki son anda ''bir bakalım'' demişim.:)..
Hani ideoloji olur da; bu kadarı değil ozgur.
Garbis adlı arkadaşın yazısını az kalsın okuyup cevap yazıyordum ki; neyse ki son anda ''bir bakalım'' demişim.:)..
Hani ideoloji olur da; bu kadarı değil ozgur.
Yani bu adam Anadolulu bir ermeni olmasa bir alman olsa, bir amerkalı olsa okuyup değerlendirecektiniz. Alıntınızda bol bol ermeni vurgusu yapılmış...
Tamilleri sormuştunuz hatırlayan var mı diye bende adres belirttim. Yinde Tamillerle ilgili bazı saptamaların bakın derim.
Garbis, hatırladıgım kadarıyla çok mert ve devrimci bir insandı. Yazıyı okumadım ama okuyacagım. 12 Eylül'de çatışmada bir gözünü kaybederek yakalandı ve gerek sorguda gerekse cezaevlerinde son derece kararlı bir tutum takındı.
Sonra yıllarca Sinop cezaevinde tecritte kaldı. Sinop'un rutubeti ki bilinir.
Garbis'in yönettigi örgür şimdi bildigimiz TİKKO degildir. 70 li yıllarda Halkın Birligi adlı dergiyi çıkarırlardı ve Partizan dergisini çıkaran eylemlerde bulunan Tikko ile farklı idiler. Partizan tam bir Mao'cu örgüt iken HB Aep çizgisinde idi.
Ancak her iki örgütün de liderleri köken olarak Kaypakkaya'nın Tkp-ml sinden gelmişlerdi. Sosyal Emperyalizm tartışmaları sırasında ayrıştılar ve her iki örgüt de TKP-ML, TİKKO adını kullandı. O zamanki MK ayrıştıgı için ve önderleri de ilk örgütün kurucularu oldugu için buna hakları vardır.
Zannedersem daha sonra Garbis'in başında oldugu örgüt MLKP oldu ve o dönemden gelen HY hareketi ile birleşti. Ama bundan tam da emin degilim.
saygılarımla
Mutezile
02-08-2009, 20:54
Ozgur;
* Batasuna neden kapatıldı; AİHM başvurusu neden reddedildi?
* Ayrılıkçı etnik terör ile siyasi partilerin organi bağ kurması hangi ülkede meşru
* IRA & Sean FINN'de mi yoksa?
nerede?
Yani bu adam Anadolulu bir ermeni olmasa bir alman olsa, bir amerkalı olsa okuyup değerlendirecektiniz. Alıntınızda bol bol ermeni vurgusu yapılmış...
Yazımdaki vurgu adamın ermeni olmasında da değil. O sadece bir saptama. Adamın hayata ve siyasete fanatik / ideolojik bir açıdan bakıyor olması.
Bilimsel bir makale var ise elinde, verirsin linkini seve seve okurum.
Ozgur;
* Batasuna neden kapatıldı; AİHM başvurusu neden reddedildi?
* Ayrılıkçı etnik terör ile siyasi partilerin organi bağ kurması hangi ülkede meşru
* IRA & Sean FINN'de mi yoksa?
Batasunanın neden kapatıldığını bilmiyorum. Ancak bildiğim birşey var, verdiğiniz örneklerdeki İngilterde ve ispanyadaki kadar demokratikleşebilirsek ayrılıkçı hareketler marjinalleşecektir.
Bilimsel bir makale var ise elinde, verirsin linkini seve seve okurum.
Zaten bilimsel bir makele diye sunmadım. Okursunuz yada okumasınız bu beni ilgilendirmez, sadece sizin sorunun cevabıyıdı...
saygılarmla...
Bence bu konu tartışılırken insanların biraz duygusal bağlardan uzaklaşarak,akıl yürütmesi gerekir.
PKK tabiki bazı koşulları öne sürerek kendini kürt halkının koruyucusu ilan edecektir ,bu süreçte bazı sözde demokratik hareketlerde yapmaya kalışacaktır,fakat denildiği ve asıl düşünceleri olduğu üzere bu aslında ayrılıkçılağa giden yolun ilk basamağıdır.
Kürtler bağımsız bir ülke kursalar dahi hiçbir zaman kendi kendini yöneten bir yapıya sahip olamayacaklardır.Zaten ona destek verenlerin aynı topraklarda gözü olanlar oldukları unutulmamalıdır.Bu bölgenin içinde bir kürt devleti kurulması,Amerika ve ona isteklerini yaptıran İsrail gibi ülkelerin çıkarına olacak,hem iran gibi bir ülke kıskaca alınacak,hemde ortadoğuda bir tane daha uydu devlet sahibi olacaklardır.
Ayrıca bölgede zengin petrol kaynakları olmakla beraber bunalrı yönetecek olan devletler pek tabikide,onlara bu koduna yardım edenlr olacaktır.Amerika her ne kadar Irak'a özgürlük getirmek için gittiğini söylesede,bunda petrolün çok önemli bir apyı vardır.Dünyaya bu amacın açık bir şekilde gösterememiş ve bu kürdistan oluşumu ile gösterememiş olduğu şeyi tamamlıyacaktır.
IRA ve ETA incelendiğinde PKK'nın yanında oldukça masum ve medeni kaldıklarını görmek için aralarında yaşamaya gerek yoktur.Bu gün PKK cahil,sefil ve kendi koruduğunu iddia ettiği bir halkı kıyımdan geçiren tek örgüttür.
Bölgeye yapılan yardımlarıda ve insan kaynakalrınıda yok etmeye çalışarak,halkı çaresiz bırakıp kendilerine yandaş arıyarak aslında ne kadar acımasız bir oluşum olduğunu adeta ispat eder niteliktedir.Ve dış bağlantılarla beraber büyüdüğü de halkının iyiliğini değil başkalarının iyiliğini düşündüğü ve kendisinin de adi bir maşa olduğu gerçeğini değiştirmez.
Kaldıki bir oluşum düşününki hiçbir ülkede huzur sağlayamamış hep ayrılıkçı olmuş olsun.Bu nitelik kürtlerin DNA larınamı işlemiş bunu anlayamıyorum.Bakınız İran,Türkiye,Irak hepsinde bir ayrılıkçı hava estiriyorlar.
Bu ülkede yaşıyan tek etnik kimlik kürtmü?Diğer etnik kimlikler neden seve seve Türk olduklarını kabul ediyor ve ülke vatandaşlığında memnun bir halde yaşıyorlar.
Ülkede bir çok kürt vatanperverdirelr.Ayrılıkçıların sayısı azdır.Onalrda silah zoruyla korkutumuş yada cahil olan kesimdir.Bu gün ayrılıkçılarında çok iyi bildiği üzere asıl amaç farklıdır.Kimse kimseyi mazlumu oynayarak kandırmasın lütfen.
Bu ülekde hiçbir yere yapılamyan yatırımlar o bölgelere yapıldı.Bir çok Kürt uyruklu sanatçı,politika ve siyasetçi,akedemisyen,iş adamı,bürokrat,asker bu ülkeye hizmet etti hatta en yukarılarda bulundular bumu ayrım.
Son zamanlarda yapılan düzenlemelerle kendi dillerinde kursalar ve yayın hakkı da verilmeye başlandı ve bu genişleyerek sürecek umudundayım.Peki daha ne isteniyor.Açıkça hak değil bölmek istiyorum deyin bitsin bu olay.Bizim kandıramıyorsunuz bari kendinizi kandırmayın.
Ve son olarak Pkk'nın kendi koruduğunu söylediği halkını katlettğini,bölgenin gelişmesi için oralara gönderilenleri yok edip kokuttuğunu,bölgede masum sivil olarak sadece görevleri için atanan öğretmen,doktor ve mühendisleri yok ettiğini ve bölgenin gerek kalkınma,gerek sosyal haklar gerekse eğitimv e sağlık bakımından yetersiz kılarak,halkını aciz bir duruma getirdiğini ve tek çare olarak da dağı gösterdiğini de unutmamak gerekir.
Vatan namustur, Vatan şereftir,
Vatan korunacak tek hedeftir.
Vatan sevdadır, Vatan aşktır,
Vatan için fedakârlık bir başkadır.
Vatan candır, Vatan kandır,
Vatana sahip çıkmak, imandandır.
Sevgi ve Saygılarımla...
Mutezile
02-08-2009, 21:35
Şu işi gidip imana bağlayana değin çok güzel bir yazıydı, ve keyifle okuyordum nogada:)
Oldu mu şimdi..Hehe
toprak,uğruna can verilebilecek biricik şeydir....
eski bir irlanda atasözü.
Şu işi gidip imana bağlayana değin çok güzel bir yazıydı, ve keyifle okuyordum nogada:)
Oldu mu şimdi..Hehe
Neyseki son satır sayın Mutezile,yani tamamını okumuşsunuz :)
Saygılarımla...
toprak,uğruna can verilebilecek biricik şeydir....
eski bir irlanda atasözü.
Ne kadar güzel bir söz ama değilmi unbe...
Neden bir toprak parçası için can vereyim ki. Nedir toragı bu kadar üstün kılan.
İrdeleyelim.
Avcılıktan tarıma geçişte, insanların sııflara ayrılma sürecinde topragın ve tarımın büyük önemi var. Toprak tekrar ve tekrardan ürün verbiliyor. Ama bir özelligi e var orada duruyor bir yere gitmiyor.
O yüzden kızılderililer beyazların bu topra k sevgisini anlayamamışlardı. Topra k orada diyorlardı, ne isterseniz yapın.
Aslında sorunun özü toprak degil. Topraga ve mülkiyete sahip olabilmek. Ve bu mülkiyetin getirdigi avantajları elde edebilmek.
İşye burada ayrışıyoruz. Mülkiyette.
Ben diyorum ki gelin herkese yetecek olan bu nülkiyeti paylaşalım.
Sayın Nogoda Fatr 13 hakkında ne düşünürsünüz.
13 - Allah geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay’ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu Allah’tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O’nundur. Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.
gelin mülkü siz de sahibine teslim edin. Kuran emri böyle demekte. Siz kimin mülkünü kime paylaştırıyorsunuz.
saygılarımla
evrensel-insan
03-08-2009, 01:03
Saygideger arkadaslar;
Eger bir birey olarak, can vermem gerekirse; bu sadece baska bir insan icin ancak olabilir. Cunku, benim icin; insandan daha degerli hicbirsey yoktur ve olamaz.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sayın Nogoda Fatr 13 hakkında ne düşünürsünüz.
13 - Allah geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay’ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu Allah’tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O’nundur. Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.
Siz ciddimisiniz bu sorunuzla?
Neden işin içine İslamı karıştırıyorsunuz.Bu vatanı her karışına kanımızı,canımızı,terimizi attık biz.Bin yıldır türk yurdu belledik.Üstünde nice zaferler kazandık,nice emperyaliste,nice sömürgeciye mezar ettik.Sizin dedeleriniz,benim dedelerim,eminimki bu forumdaki her kezin soyundan bir YİĞİT ŞEHİT oldu bu topraklarda.Kanımızla aldığımız,canımızla savunduğumuz bu toprakları,birilerinin uşaklığını yapanlara peşkehmi edeceğiz.
Varsınlar denesinler bakalım,ne alıyorlar.
UĞRUNA CANIMIZI VERECEĞİMİZ 75 MİLYON İÇİN BURDAYIZ,GELSİNLER ALSINLAR NE ALABİLİYORLARSA...
Allah bana dünyada nimetler verdi,ona hamd-ü senalar olsun,vatanda benim nimetimdir ALLAH'A ŞÜKÜRLER OLSUN...
Neferkamin Anu
03-08-2009, 01:25
Sn Mutezile,
Amerika ıraktan ayrıldığı zaman kürtleri arapların elinden kim kurtarabilir.
Yeni halepçeler kapıda.
Peki bu sefer bu halepçeler haksızmı olacak.
İhenetin bedeli nedir sizce. ????
Mutezile
03-08-2009, 07:39
Sn Anu;
İhanet edenlerin yok edilmesi haksız değildir anlamına gelen bir cümle sarf ediyorsunuz?!
İnsanların yok edilmesine, hiç bir şart altında müsamaha gösterilemez. Bunun mazur görülebilir bir tarafı yoktur.
İhanet Türkiye Kürd'lerinden de gelmemiştir. Asla. Onların bir kısmı şu anda dtp'te ''siyaset yapan'' ve doğunun en büyük aşiretlerinden birinin üyesi olanlar tarafından dağa adam kazandırma; dağ kadrosunu oluşturma çabaları sonucu; tehditle, korkutmayla, vaatlerle ellerine silah tutuşturularak kendi kardeşine şarjor boşaltır hale getirilmiştir.
Bir kısmı da heyecan, macera meraklısı olduğundan dağa, eşkıyalığa çıkmıştır. Zorla kaçırılan çok genç kızın hikayesini -en yakın tanıklar tarafından anlatılmış- okudum. Dağaçıkmayı reddeden kürt yurttaşın ailesinin başına gelenleri de okudum. O köyün başına gelenler demeliydim aslında.
Kürt yurttaşlarımızı bir ihanetin içinde görmek gibi bir hakkımız olmadığını düşünüyorum.
Toprak-vatan konusuna gelince;
Toprak deyince, TARIM, MÜLKİYET, AVCILIK, ''bir yere gitmiyor'' paradigmasında mahpus olanlar; yurt sevgisinin, aidiyet duygusunun güzelliğinden de keşke keyif alabilselerdi..
Ülkelerin sınırlarının tamamı kanla çizilmiştir. Avrupaya, Rusya'ya, Uzakdoğuya, amerikaya..nereye bakarsan bak. Hepsi için vatan toprakları büyük anlam ifade eder. Afrika kabileleri de bu savaşları yaşamamış mıdır? Hindi-Çin? Uğrunda büyük bedeller ödenmiştir. Sevr ihanet vesikasından bu ülke ne müşküllerle kurtulabilmiştir.
Şimdi otonomi, toprak isteyenlerin kimden yüz bulduklarını sanıyorsunuz?
PKK, isteseniz de, istemeseniz de, kabul etseniz de etmeseniz de, kürt halkının temsilcisidir. Böyle olmasaydı 25 senedir varolamazdı.
Kürtler, Türklerle beraber savaştılar, kurtuluş savaşında. Ayrılmak isteseler de haklarıdır.
Toprak için ölmekten bahsedenlere söylüyorum, Kürtler, aynı cümleyi kurarlarsa ne diyeceksiniz?
Yurt sevgisi mal mülk sevgisidir. önemli olan 7 milyar insandır. Mülkiyet dışında anlatılan hikayeler afyondur.
İnsanlar için tüm dünya, hatta evren vatandır...
kurtuluş savaşı dünya tarihinde firarı en çok olan savaştır...hamidiye alayları bu savaşta neredeydi acaba...ya silahları 1937 ve 1938 de nerede kullanıldı...araştırmak lazım, bilmek lazım.
Mutezile
03-08-2009, 13:06
PKK'nın 25 senedir varolmasının arkasında ulusun bir bölümünün temsilcisi değil; PKK katliamlarında yüzlerce, binlerce kürt kökenli yurttaşlarımızında öldüğü malum; bilakis Kürt kökenli yurttaşlar üzerinden kendi varoluşunu gerekçelendirme yolları arayan bir maşa olduğunu görmek o kadar zor değildir.
Amaçları, şiddete dayalı terörle halkı sindirip korkutarak devlet otoristesini ele geçirmek, alışageldik mayın, pusu ve patlayıcı eylemleriyle güvenlik güçlerini savunmaya zorlamak ve siyasi taleplerini terör eylemleriyle kabul ettirmeye çalışmaktır.
Bu maşa 25 sene nasıl varolagelmiş; bu haklı bir soru:
** Bu soruyu yanıtlarken onlarca yıldır İncirlik üssünden dağ kadrosunu doyuran techizatlandıran ABD unsuru nasıl görmezlikten gelinir? Buradan kalkan helikopterlerin çuvalla taşıdıkları gıda, techizat, prezevatif, ilaç dağa kelimenin tam anlamıyla ''gökten zembille iniyordu(!)..
**İsrail'in bölgesel emelleri doğrultusunda PKK bir piyon işlevi görmüyor mu?
** Bu bölgedeki siyaseti İsrail şekillendirmektedir. Amacı; bölgesinde zayıf ülkeler ve zayıf yönetimler yaratıp kendini güçlü kılmak, başka ülkelerin nükleer silah sahibi olmasını önlemek, su kaynaklarını ele geçirmektir.
**Bu senaryo içerisinde PKK’nın rolü nedir?
PKK demek, bu aşamada Kürt devleti demektir. Kürt devleti demek ise; İran, Irak, Suriye ve Türkiye’yi(gelecek bilinmez kaç yıl içerisinde) bölmek, parçalamak demektir. Bu da; Ortadoğu içerisinde lider olmaya aday olan ülkelerin geleceğini yok etmek, demektir.
**ABD’nin neden PKK’nın başını idam edilmemek koşuluyla Türkiye’ye teslim etmiş olduğu da böylece anlaşılmıştır.
Oyunu ilk bozan PKK olmuş, Barzani yönetiminden koltuk, Kerkük petrollerden pay istemiştir. Bu istek, Barzani’yi rahatsız etmiştir. Ancak PKK’ya karşı savaşamayacağı için doğrudan direnememiştir. Devreye ABD girmiş, PKK ile görüşerek İran PJAK kanadında İran’a karşı savaşmasını, Türkiye’de ise siyasallaşıp legalleşerek gelecekte kurulması planlanan oluşumda yer alması istemiştir. PKK bunları kabul etmiş ancak Irak’taki oluşumda da pay istemiştir. Bu istekleri kabul görmemiştir.
**DTP oyunun bir parçasıdır. DTP olmaz ise bir başkası olur, PKK’nın daha doğrusu Kürt devleti kurmayı, Türkiye’yi bölmeyi amaçlayan bir başka oluşum iş başına getirilir.
AK parti de oyunun bir parçasıdır. Başbakan’ın danışmanı ABD’ye gitmiş, alın bu adamı kullanın sonra çöpe atın, demiştir. Milli bir politikaları yoktur. Türkiyeyi bütünleşik, güçlü tutma gibi bir kaygıları da yoktur..
**Dış politika A. Gül ile beraber ve ondan itibaren ilkesiz, yanardöner, omurgasız, ülke menfaatlerinden uzak şekillenmektedir..
**Ümmet düşüncesinden itizal edemeyenlerden başka bir şey de beklemek zordur aslında..
Mutezile
03-08-2009, 13:07
--------------------------------------------------------------------------------
PKK Kürt kökenleri yurttaşların meselesini böyle mi savunuyor?
Bölücübaşının gözleri bağlı getirildiği günlere dönelim:
Öcalan'ın yargılanması sırasında ifade ettiği gibi; "Başlangıçta bağımsız Kürdistan kurmak gibi bir kavramımız vardı" Ancak örgüt kuruluş hedeflerini gerçekleştiremeyeceğini idrak edince varlığını sürdürebilmek için Türkiye'yi zayıflatmak isteyen ülkelerin geniş desteğiyle eylemlerini sürdürdü.
İddianame'de ayrıntılı olarak gösterildiği üzere; başta terörist devlet olarak nitelenen Yunanistan ve Suriye olmak üzere komşularımızın PKK'ya destek verdikleri açıkça ifade ediliyor. Suriye, Lübnan, Kuzey Irak, İran ve Yunanistan'daki kampları tek tek sayılarak, bu ülkelerin PKK'ya yardımları anlatılıyor. Suriye, Libya ve Yunanistan için terörist devlet ifadesi kullanılıyor.
**Kürt halkı bu ince, aşağılık hesapların neresinde?
**Kürt'lerin müreffeh ve huzur içinde yaşaması mı bu ülkelerin tek derdi? Hadi canım sende!
**PKK yıllarca Suriye güdümünde GAP'ı sekteye uğratmak için çok uğraştı. Türkiye'nin Fırat'ın suyunu tamamen kontrolü altına almasından korkan Suriye, Birecik barajı inşaatını engelleme görevini terör örgütüne verdi. Bekaa vadisinde örgütün yuvalanmasına destek oldu. PKK da taşeronluğu gereği baraj inşaatında çalışan mühendis ve işçilere karşı onlarca terörist eylem gerçekleştirdi.
**GAP kimin için inşa ediliyordu? Lüleburgazlılar için mi?
**Sonraları Yunanistan'ın güdümünde turizmin yoğun olduğu şehirlerde eylemlerini sürdürdü.
Kürt kökenli yurttaşlarımız adına eylem yaptığını iddia eden bu yapılanma topyekün bir maşa; bir hilkat garibesidir..
Bunu çok net görmek lazım.
Mutezile
03-08-2009, 13:09
Sn Saroz'un 21 nolu iletisini bu gerçekler ışığında tekrar değerlendirmek lazım..
Mutezile'nin tespitleri fazlasıyla doğru. Pkk tarihin görüp görebileceği "en kukla" örgüt.
Sadece emperyalist ülkelerin değil, emperyalist olamayan ülkelerin de (Suriye, İran, Ermenistan, Yunanistan vb.) kuklası oldu.
Türkiyeyi yönetenler bu tespiti iyi yapamadılar. Pkk'nın sadece bir kukla olduğunu göremeyip asıl düşmanın "Pkk" olduğu zannettiler ve daha da ötesi Pkk'yı dağdaki teröristlerden ibaret sandılar. Belki böylesi bir indirgemeci tespit kafaları kuma gömmenin kolay bahanesi oluyordu.
Şimdi önümüzdeki süreç Pkk'nın siyasallaştırlması ve Pkk'ya verilecek siyasi tavizlerle geçecek.
Federasyon, eyalet sistemi, özerklik veya yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması gibi zincirleme Türkiyeyi adım adım bölünme sürecine sokacak tavizlerle yürüyecek.
Pkk askeri açıdan yenilgiye uğratılsa bile bu siyasileştirme süreci Pkk'ya tahmin dahi edilemeyecek ölçüde güç kazandıracaktır. Bu bağlamda "Pkk'ya af" talebi bile sadece bir ayrıntıdır çünkü af olsun ya da olmasın her durumda Pkk bir siyasi güç olarak ortada olacaktır.
Peki halk ne durumda? Gerçekten de buradan görüldüğü gibi Pkk'yı mı desteklemekte?
Hiçbir zaman Pkk'ya böyle bir desteği olmamıştır G.doğu halkının.
DTP'nin aldığı oyların Pkk'ya destek anlamına gelmediğini biliyoruz ve daha da fazlası çoğu yerde korku oyudur DTP oyları.
Ayrıca Kürtler'in pek çoğunun da DTP'den ve Pkk'dan nefret ettiğini biliyoruz.
Yani sanıldığı gibi homojen bir Kürt halkı yoktur ortada ama bu "anti-Pkk" oylarını toplayacak bir siyasi örgütlenme oluşturulamadı yıllarca. Bırakın siyasi bir örgütlenmeyi bir sivil toplum örgütlenmesi bile oluşturulamadı.
Örneğin; Pkk İHD adıyla bir sözümona İnsan hakları derneği kurup öldürülen her Pkk'lının hakkını hukukunu savunurken binlerce şehit ve sakat kalan korucuların hakkını savunacak bir "İnsan hakları derneği" bile oluşturamadı devlet.
Devlet hep soruna "askerî" gözlerle baktı ve zaferi namlunun ucunda zannetti.
İnsan hakları, barış, demokrasi, hukuk gibi kavramlar daha çok Pkk ve onun siyasi uzantılarının kullandığı silaha dönüştü. Bu da işin psikolojik boyutu idi ve devlet psikolojik harbi de bilmiyordu.
Bütün bunların üstüne kendi içindeki truva atları ile içeriden darbeler aldı.
Bugün Polis akademisinde Kürt çalıştayı adıyla yapılan bu en uç truva atı operasyonunu 12 kötü adamın üstüne yıkarak çıkamazsınız bu işin içinden.
Bu başından beri bir emperyalist saldırı idi ve emperyalizm ustaca organize etti herşeyi.
Bugün gördüklerimiz sadece bu büyük organizasyonun uç veren tarafıdır.
Oldukça cesur, küstahça ve dalga geçer gibi gelmekteler şimdi.
Peki bütün bunlara rağmen "umutsuz" olabilir miyiz?
Hayır.
kurtuluş savaşı dünya tarihinde firarı en çok olan savaştır...hamidiye alayları bu savaşta neredeydi acaba...ya silahları 1937 ve 1938 de nerede kullanıldı...araştırmak lazım, bilmek lazım.
Güzel soru ayata, hamidiye alayları doğuda ermenileri kırmakla meşguldü:) kırdıran kimdi dersin??
Amerika ıraktan ayrıldığı zaman kürtleri arapların elinden kim kurtarabilir.
Yeni halepçeler kapıda.
Peki bu sefer bu halepçeler haksızmı olacak.
İhenetin bedeli nedir sizce. ????
Kim kime ihanet ediyor, orda bir anayasa var yasalar var neyden bahsediyorsun sen. 5000 masum sivili gazla katleden Barbarların dönemi bitti. Bazılarında hala barbar bir kafa olsada, barbar bir ruha sahip olsalarda barbarlık dönemi bitti artık.
Mutezile
03-08-2009, 21:02
1993-94-95 yıllarında etnik siyaset yapan partilerin hakkari, diyarbakır vs yöre oyları son derece değişken olmuştur.
Neden acaba?
Dağdaki silahlı eşkıyanın varlığı adamın ailesi ve çoluk çocuğu için yakın tehdittir.
Neferkamin Anu
03-08-2009, 21:19
Kim kime ihanet ediyor, orda bir anayasa var yasalar var neyden bahsediyorsun sen. 5000 masum sivili gazla katleden Barbar saddamın dönemi bitti. Bazılarında hala barbar bir kafa olsada barbar bir ruha sahip olsalarda barbarlık dönemi bitti artık.
Amerika o bölgeden çıktıktan sonra Türkler olmasın kürtleri tanrı bile koruyamaz orda. Bugünkü kürt açılımları ve pkk nın bir süredir sessiz kalmasının ardında yatan gerçek budur işte.
yankinin petrol bekçisi görevini tamamlamış petrol tamamen amerikan-yahudi kontrolüne geçmiştir.Burda dikkat çekilmesi gereken konu kürtlerin yine Türkleri arkadan hancerlemesidir.Bölgede etkin rol oynamasının önüne engel olmuştur.
Bugün yahudilerin pompaladığı medya vasıtasıyla amerika sonrası olacakları gören kürt-islamcılar (akp) yana yana açılıp söylemiyle Türklerle barış planlarını devreye koyarak sözüm ona olayları unutturacaklardır.
Ok yaydan çıkmıştır.Bu oku ne açılım ne tanrı durdurabilir. Araplar pusuda beklemekte ve Türkler kürdün bekçisi olmayacaktır. İnanetin tek cezası ölümdür bizde, ha bize ha başkasına.
1993-94-95 yıllarında etnik siyaset yapan partilerin hakkari, diyarbakır vs yöre oyları son derece değişken olmuştur.
Sayın Mutezile
Bahsetiğiniz dönem o bölgelerdeki en karanlık dönemlerdir. 17.000 faili meçhulun çoğu o dönemlerde işlendi. Ayrıca "Merkez solun" milliyetçi bir çizgiye kaydığı bir dönem.
Mutezile
03-08-2009, 21:39
Sn özgür;
Bu 17 000 rakamının kaynağı hangi araştırma?
Halepçe katliamını bile biz yaptık,saddam diye yutturuldu sayın mütezile...
Yoksa bilmiyormusunuz.
Ya SabıRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR...!!!!!
Sn özgür;
Bu 17 000 rakamının kaynağı hangi araştırma?
Meclik komisyon raporundan
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=251569&Categoryid=4&wid=5
Halepçe katliamını bile biz yaptık,saddam diye yutturuldu sayın mütezile...
Yoksa bilmiyormusunuz.
Ya SabıRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR...!!!!!
Sen niye ustune alınıyorsun ve sahipleniyorsun anlamıyorum. Saddamın yaptıklarından araplar mı sorumlu. Bügün orda yaptıklarını yarın sana yapmaycaklarına kim garanti verebilir. Kaldıki 12 eylulde bu yapılmadı mı ? O dönemin başbakanı tansu çiller bile bu olaylar senin kadar üstüne almıyor :)
Mutezile
03-08-2009, 22:00
Z.L'nin verdiği rakam hangi yıl ki araştırmaya ait, bilgi yok.
Z.L'yi sağlam kaynak saymazsam umarım alınmazsınız. Ben siz başka rakamlar vereyim. Bir haber ajansından:
1995 yılında faili belli olmayan dosyalardan 255'inin faili tespit edildi. 1996 yılında ise 272 dosyanın faili bulunurken bu sayı 1997 yılında büyük bir artış göstererek 3 bin 96'ya ulaştı. Faili meçhul dosyaların yıllara göre ortalama bekleme sürelerinde de değişiklikler gözlendi. 1995 yılında faili belli olmayan dosyaların ortalama bekleme süresi 3 bin 294 gün olarak belirlendi. Bu sayı, 1996 yılında 4 bin 348'e yükselirken 1997 yılında ortalama bekleme sürelerinde büyük bir düşüş oldu ve 1385 gün olarak tespit edildi.
(27 Temmuz 1998, Anadolu Ajansı)
Sizin 17 000 rakamınıza dudak bükenlerde var Sn ozgur:
Apocular da yıllarcadır Türk devletinin yalanını ağızlarında çiğniyorlar. 30 yıllık savaştaki ölü sayısının 30 bin olduğunu tekrarlıyorlar. Gerçek sayı tam bilinmiyor ama bu savaş’ta 500 000 üzerinde Kürt öldürülmüştür.
1978-1998 yılları arasındaki faili meçhullar 100 000 üzerindedir. Sadece Diyarbekir’de faili meçhulların sayısı 10 000 çok çok üzerindedir. Sadece Silvan’da 10 000’in üzerinde faili meçhul olduğu tahmin ediliyor. Batman, Mardin, Şırnak, Bitlis, Van, Dersim, İstanbul, Adana, Mersin ve diğer şehirlerin her birinin faili meçhullarının sayısı da binler ve onbinlercedir. Bütün Kürdistan mezarlık ve ölüm kuyularıdır.
http://www.kerkuk-kurdistan.com/details.aspx?anum=5097
Bu rakamı 1-1,5 milyon olarak verenleri de ararsam eminim bulurum.
Mutezile
03-08-2009, 22:04
Zaten konu başka yerden buraya geldi. Mesele Kürt kökenli yurttaşların başlarında demoklesin kılıcı gibi sallanan PKK tehditi altında özgür irade ile seçme haklarını kullanamamaları gerçeğidir.
Üzücü olan budur.
Doğu ve Güneydoğu'da korucuların ve Jitem'in bir bölümünün suça karıştığını inkar etmek; Mahmut Yıldırım'ı inkar etmek demektir ki bu abes olur. Rakamlarla tahtıravalli oynamaya gerek yok.
offfffffff yaaa tamam dediğiniz olsun. o dönemde orası güllük gülüstanlı herşey
soru sordunuz cevap verdim.
kendiniz çalın, kendiniz oynayın ne diyeyim.
boğaziçi
03-08-2009, 22:19
ABD KANDİL’İ BOŞALTACAK MI?
Kürt Açılımı
Bir “Kürt açılımı”dır gidiyor. Toplum sürekli bu konuyla ilgilenmeye zorlanıyor sanki. Hükümetin çok ciddi girişimlerinin ve tasarımlarının olduğu anlatılmaya çalışılıyor, dünyaya yeni bir model sunulacağı belirtiliyor. Bu arada hafta içinde Ankara’da Türkiye, Kuzey Irak ve ABD heyetlerinin toplantısına merkezi Irak’tan bir nota geliyor, bu toplantının Irak’ın bütünlüğünü sarsacağı bildiriliyor. Aslında doğru söze ne denir, biz baştan beri Irak’ın toprak bütünlüğünü savunmuyor muyduk, bizim ulusal çıkarlarımız bunu gerektirmiyor muydu? Ona kuşku yok, elbette bizim çıkarlarımız bu yöndeydi ama ABD’nin çıkarları bu doğrultuda değildi. Sorun da buradaydı işte…Gerçekte Bağdat’tan gelen nota ABD’nin güç kaybının bir başka göstergesiydi ve kendi güdümündeki Bağdat yönetimini de-artık- tam anlamıyla kontrol edemediği anlaşılıyordu.
Açılımla birlikte Kürt halkına verilecek haklardan ve demokratikleşmeden söz ediliyor. Bunlar zaten 1999’da AB uyum yasaları çerçevesinde verilmemiş miydi? Ortada yeni olan ne var? Olağan koşullarda bunlardan rahatsızlık duymak için bir neden de yok elbette. Sorun başka yerde, bu hakların hayata aktarılamamasında… Peki bu neden böyle?..Soru doğru yanıtlandığında sorun ortaya doğru konmuş olacak…Çünkü PKK silahlarını teslim edip çatışmadan vazgeçmiyor. Buna bağlı olarak, Kürt kökenli yurttaşların bir bölümü ayrılık düşüncesini kafasına yerleştiriyor. Çok yanlış biçimde dönemsel koşulların buna uygun olduğunu düşünüyor. Çünkü kanaat önderleri, kendileri emperyalizmin oyununa geldikleri için, çok karmaşık olan konjonktürü doğru değerlendiremiyorlar. Halk da bu insanlardan, etkileniyor ve sorun büyüyor.
http://www.odatv.com/Siyaset/abd_kandili_bosaltacak_mi-17088.html
P-KAKA'nın ne olduğunu bu başlık altındaki 12.iletiye yazdım.Bunun aksini iddia eden varsa okuduktan sonra cevaplarını yazsında bizde bir fikir sahibi olalım.
Saygılarımla...
Güzel soru ayata, hamidiye alayları doğuda ermenileri kırmakla meşguldü:) kırdıran kimdi dersin??
tarih bilgin çok zayıf anlaşılan 1937 dedik 1938...dedik....bir araştır bakalım o tarihlerde neler olmuş ...bu ülkede.
Mutezile'nin tespitleri fazlasıyla doğru. Pkk tarihin görüp görebileceği "en kukla" örgüt.
Sadece emperyalist ülkelerin değil, emperyalist olamayan ülkelerin de (Suriye, İran, Ermenistan, Yunanistan vb.) kuklası oldu.
Türkiyeyi yönetenler bu tespiti iyi yapamadılar. Pkk'nın sadece bir kukla olduğunu göremeyip asıl düşmanın "Pkk" olduğu zannettiler ve daha da ötesi Pkk'yı dağdaki teröristlerden ibaret sandılar. Belki böylesi bir indirgemeci tespit kafaları kuma gömmenin kolay bahanesi oluyordu.
Şimdi önümüzdeki süreç Pkk'nın siyasallaştırlması ve Pkk'ya verilecek siyasi tavizlerle geçecek.
Federasyon, eyalet sistemi, özerklik veya yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması gibi zincirleme Türkiyeyi adım adım bölünme sürecine sokacak tavizlerle yürüyecek.
Pkk askeri açıdan yenilgiye uğratılsa bile bu siyasileştirme süreci Pkk'ya tahmin dahi edilemeyecek ölçüde güç kazandıracaktır. Bu bağlamda "Pkk'ya af" talebi bile sadece bir ayrıntıdır çünkü af olsun ya da olmasın her durumda Pkk bir siyasi güç olarak ortada olacaktır.
Peki halk ne durumda? Gerçekten de buradan görüldüğü gibi Pkk'yı mı desteklemekte?
Hiçbir zaman Pkk'ya böyle bir desteği olmamıştır G.doğu halkının.
DTP'nin aldığı oyların Pkk'ya destek anlamına gelmediğini biliyoruz ve daha da fazlası çoğu yerde korku oyudur DTP oyları.
Ayrıca Kürtler'in pek çoğunun da DTP'den ve Pkk'dan nefret ettiğini biliyoruz.
Yani sanıldığı gibi homojen bir Kürt halkı yoktur ortada ama bu "anti-Pkk" oylarını toplayacak bir siyasi örgütlenme oluşturulamadı yıllarca. Bırakın siyasi bir örgütlenmeyi bir sivil toplum örgütlenmesi bile oluşturulamadı.
Örneğin; Pkk İHD adıyla bir sözümona İnsan hakları derneği kurup öldürülen her Pkk'lının hakkını hukukunu savunurken binlerce şehit ve sakat kalan korucuların hakkını savunacak bir "İnsan hakları derneği" bile oluşturamadı devlet.
Devlet hep soruna "askerî" gözlerle baktı ve zaferi namlunun ucunda zannetti.
İnsan hakları, barış, demokrasi, hukuk gibi kavramlar daha çok Pkk ve onun siyasi uzantılarının kullandığı silaha dönüştü. Bu da işin psikolojik boyutu idi ve devlet psikolojik harbi de bilmiyordu.
Bütün bunların üstüne kendi içindeki truva atları ile içeriden darbeler aldı.
Bugün Polis akademisinde Kürt çalıştayı adıyla yapılan bu en uç truva atı operasyonunu 12 kötü adamın üstüne yıkarak çıkamazsınız bu işin içinden.
Bu başından beri bir emperyalist saldırı idi ve emperyalizm ustaca organize etti herşeyi.
Bugün gördüklerimiz sadece bu büyük organizasyonun uç veren tarafıdır.
Oldukça cesur, küstahça ve dalga geçer gibi gelmekteler şimdi.
Peki bütün bunlara rağmen "umutsuz" olabilir miyiz?
Hayır.
bu yazımın altına imzamı atarım işte:clap2:
Mutezile
23-08-2009, 08:01
İmralıdaki cani ''Hayatım boyunca elime silah almadım'' diye sallamayı denemiş. PKK'nın kendi sitesinde yapılan bir yanlışlık sonucu elinde otomatik silahla resmi basılıyor. Yanlışlık bir gün sonra farkediliyor ve resim kaldırılıyor.
Site yönetiminden açıklama: 'Bir yanlışlık oldu':)
''Beşerin böyle dalaleteri var, putunu kendi yapar, kendi tapar'' -T.Fikrettendi sanırım-
PKK federasyon istemiyor, otonomi istemiyor, toprak istemiyor diye çığıranlar ve bir başka caniyi; Karayılanı referans gösterenler İmralıdan gelen ''Son Açılım Taslağı' sonrasında dut yemiş bülbül kesildiler.
Bu 'Halkların Kardeşliği' sloganını dillerine pelesenk eden tayfaya hastayım ya.
Oportünist, fanatik tarafgir cemaat. aldınız mı katilden cevabınızı? (Katliamlar yaptığı, yaptırdığı tescil olan, mahkum olan; yargı süreci AİHM tarafından da dikkatle izlenen bir katile katil demek sanırım hakaret değil, durum tespitidir. Şimdi biliyorum kimlerin bu kelimeye takılacaklarını; bağrımı açmış bekliyorum zaten. Bakalım önce kim avdet edecek:))
Mutezile,
Yazılarında çeyrek asırdan beri bu savaşın sürmesine neden CHP-MHP-Asker kesimi söylemlerini okudum. Bunlar uzun yıllar boyu TRT kanallarında veya devlet söyleminde olan medyada okuduğumuz-dinlediğimiz ama akan kanı durdurmaya çözüm olamayan söylemler.
Öncelikle kanımca en büyük hatan Kürt Sorununu salt PKK düzleminde ele alarak sorunun tarihsel arka planını gözden kaçırmış olman. Tarihsel arka planı göremeyince PKK cani bir örgüt olmaktan öte bir anlam taşımıyor senin gözünde.
Sorunun kökenine kısaca değineyim:
Osmanlı döneminde gerek Kürtler gerekse onlara benzer konumda olan halklar özerk yaşarlardı. Devlet vergisini alır, savaş olduğunda da askerini alırdı. Kürtler dilleri, eğitimleri, ve iç yaşantılarında ise özgürdü. Bu durum Cumhuriyet'in kurulmasından sonra değişmiştir. T.C. nin ideolojisi Türk milliyetçiliği olduğu için Kürt bölgelerinde de Türkçe eğitim veren okullar yapmış ve Kürt çocukları Türkçe eğitim almak zorunda bırakılmıştır. Kürt şehirlerinin, köylerinin adları Türkçe yapılmıştır. Örneğin halkının tamamı Zaza olan Dersim'in adı Tunceli yapılmıştır. Benzeri ad değiştirme hemen her Kürt bölgesinde yapılmıştır. Kürt çocukları sabahları Türküm andıyla okula girmişlerdir. Atalarının ortaasyadan geldiği öğretilmiştir. Tüm bunlardaki amaç Kürtleri asimile ederek Türkleştirmektir.
Hal böyle olunca Osmanlı döneminde görece özerk yaşayan Kürtler Cumhuriyet döneminde baskı altına girmişlerdir, devleti düşman bilmeye başlamışlardır.
PKK'dan evvel de Kürt-zaza isyanları vardır. Örneğin Dersim İsyanı. Kürt sorunu PKK ile başlayan bir sorun değildir. Tarihsel gelişim süreci incelenmeden sorunu PKK ya indirgemek yanlıştır.
Sorunun bir başka tarihsel kökeni ise Fransa'dan başlayıp dünyaya yayılan milliyetçilik akımıdır. Osmanlı hegemonyasındaki Balkan halklarında ayrılıkçı milliyetçi akımlar 19.yy başlarında başlarken Kürtlerin coğrafi olarak uzak ve geri bölgede yaşamaları nedeniyle 20. yy. da yani T.C. döneminde etkilendikleri görülüyor. T.C. Kürtlere baskı yapmasaydı da Kürt milliyetçiliği ve ayrılıkçılığı görülebilecekti. Bakın Kanada'da Quebeck'liler üzerinde asimilasyon yok ama %49'u ayrılıktan yana.
Devlet Kürtlere karşı yoksayıcı, asimilasyoncu politika gütmeseydi de Kürt milliyetçiliği ve ayrılıkçılığı olabilecekti ama en azından 40.000 insanımız ölmeyecekti.
dağ kadrosunu oluşturma çabaları sonucu; tehditle, korkutmayla, vaatlerle ellerine silah tutuşturularak kendi kardeşine şarjor boşaltır hale getirilmiştir.
40.000 insanın hayatına mal olan bir düşük yoğunluklu savaşın "tehditle, korkutmayla" sürdürülmesi mümkün müdür? Muhakkak ki tehdit edilerek, korkarak katılanlar da vardır. Onlar zaten fırsatını bulduklarında teslim olmuşlar, pişmanlık yasasından faydalanmışlardır.
Kaldı ki zorla, tehditle katılan insanlar yürekten savaşamaz. Verimli olamaz. PKK kendisinden yüzlerce kat güçlü bir orduya karşı savaş verdi. Bir yerde 10 kişilik PKK timi tesbit edildiğinde çevresi en az 2000 askerle sarılıyordu. Bunu gerek medyadan gerekse orada savaşan askerlerin anılarından duymuşsunuzdur. Rakamları ortalama verdim. Böylesine oranlarda savaşmak zorunda kalanların zorla, tehditle oraya getirilmesi mümkün mü, ne derecede mümkün?
Böylesine büyük toplumsal sorunlar kişilerin tehdit edilmesiyle, zorlanmasıyla açıklanamaz. Toplumsal-tarihsel arka plan incelenmelidir. Bunu da kısaca yukarıda vermiştim.
Kaldı ki zorla, tehditle katılan insanlar yürekten savaşamaz. Verimli olamaz. PKK kendisinden yüzlerce kat güçlü bir orduya karşı savaş verdi. Bir yerde 10 kişilik PKK timi tesbit edildiğinde çevresi en az 2000 askerle sarılıyordu. Bunu gerek medyadan gerekse orada savaşan askerlerin anılarından duymuşsunuzdur. Rakamları ortalama verdim. Böylesine oranlarda savaşmak zorunda kalanların zorla, tehditle oraya getirilmesi mümkün mü, ne derecede mümkün?
sen uyuşturucu ve uyarıcı ilaçlar ile o gençleri nasıl ölüme gönderdiklerini bir görseydin...ölümle cezalandırılmış olan o kandırılmış gençlerin boyunlarına içi el bombası dolu torbalar asıp askerin üzerine sürdüklerini korkupta geri kaçanları nasıl kurşunladıklarını bir görseydin...Öldürülen o kandırılmış genç teröristlerin silahlarının içinden çıkan küçük kağıtlara yazılmış notlarda yazılanları okusaydın..Pkaka kamplarındaki o emekli yunan subaylarını görseydin o ermeni subaylarını görseydin..masum çocuk ve kadınları genç teröristlere zorla vurdurduktan sonra bunu devrimin gereği olduğunu anlatan o söylemleri dinleseydin..sırf babası korucu diye tandır fırınına atılarak yakılmış o bebekleri görseydin..belki insanlığından utanırdın...belki!....belkide birkaç kendini adamış fanatiğin başlattığı bir sorunun nasıl bir küçük kibrit alevinden çıkmış bir büyük orman yangını haline geldiğinide görürdün...
Çözüm için aklın sesi (http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=11.11.2007&Newsid=255359&Categoryid=4&wid=5)
Çözüm, Cumhuriyetimizin kuruluş mantığının iyi anlaşılmasında
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&ArticleID=949049&Date=23.08.2009&CategoryID=99
sen uyuşturucu ve uyarıcı ilaçlar ile o gençleri nasıl ölüme gönderdiklerini bir görseydin..
Hiç bir uyuşturucu ve uyarıcı ilaç bir kimseyi aslında istemediği bir şey için mücadeleye itemez. Ancak bu kişi örneğin o örgüte sempati duyuyor, görüşlerini zaten benimsiyor ama ölüm korkusu gibi nedenlerle çekingen davranıyorsa bu gibi noktalarda ilaçlar etkili olabilir.
Ya da bir uyuşturu-uyarıcı ilaç şöyle etkili olabilir: Kişi zaten bir safta yer almış elinde silahı vardır ama kayaların arkasına pısıyordur filan, yeterli cesaret gösteremez. Bazı ilaçlar bu gibi durumlarda daha atılgan savaşmaya yardımcı olabilir.
AKP'li, MHP'li, CHP'li veya apolitik bir kimseyi PKK lı yapan bir ilaç yoktur.
PKK güneydoğuda az mevcutlu timleriyle büyük birliklere saldırdığı için böyle bir "ilaç kullanıyorlar" söylentisi de çıkmıştır. Ben buna pek ihtimal vermiyorum. Bu tür ilaçlar başdönmesi gibi etkiler yaparlar. Sürekli kayalıklarda, uçurumlarda, eğimli yerlerde gezinen insanlar için vücut dengesi çok önemli iken başdönmesi gibi etkileri olan ilaçları kullanmaları pek mümkün görünmüyor.
PKK bir katliam makinasıdır. Dağa çıkmıştır. Tarihte ki onlarca yüzlercesi gibi. Almanyanın Baader - Meinhof; İngilterenin IRA; İspanyanın ETA ile nasıl mücadele ettiğini;
Sanırım PKK nın yaptığı sivil katliamları kasdediyorsun. Ancak bu katliamların özündeki mantık PKK dan değil yöredeki halkın gelenek-göreneklerinden kaynaklanıyor. Geçtiğimiz aylarda gündeydoğudaki sivil halk arasındaki katliamları hepimiz gördük. Bir aşiret veya sülale karşı taraftakiler kadın-erkek, çocuk-yaşlı demeden katletti. Sanırım Urfa'daki olayda 40 kişi öldürülmüştü bir kaç ay evvel.
Karşı taraftakileri toptan imha etme anlayışı doğu ve güneydoğu kültüründe varolan bir olgu. Osmanlıda da varolmuş. Örneğin Fatih İstanbul'u aldığı günün ertesinde şehremini Natoras'ın kafasını vurdurturken on yaşlarındaki iki oğlunun da kafasını vurdurtmuş. Buradaki anlayış sanırım çocuklar büyüdüğünde babalarının intikamının peşinde koşmasın.
Türk ve Kürt halkı el ele vererek Ermeni sivillerini doğu anadolu haritasından silmemişlermiydi? İşte bu gelenek, insanlarını bu halktan alan PKK nın davranışlarına da yansıdı bir dönem ve ciddi sivil katliamları yaptılar.
Baader - Meinhof ile PKK benzetmesini bilgisizliğine veriyorum. Baader - Meinhof olsa olsa Dev-Sol gibi örgütlerle benzeştirilebilir.
IRA konusunda ise İngiltere devletinin IRA ile masaya oturduktan sonra sorunu önemli ölçüde çözdüğünü hatırlatmak isterim.
ETA meselesiyle ilgili ise başlıbaşına bir başlık açmıştım bu forumda:
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=11379
ama seni göremedik, neden acaba?
Çözüm için aklın sesi (http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=11.11.2007&Newsid=255359&Categoryid=4&wid=5)
Çözüm, Cumhuriyetimizin kuruluş mantığının iyi anlaşılmasında
http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...&CategoryID=99 (http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&ArticleID=949049&Date=23.08.2009&CategoryID=99)
Aydoe yazıları inceledim ve hoşuma gitti. Kendi görüşlerime de benzettim. Özdem Sanberk şöyle yazmış:
"Çare eşitlikçi özgürlükçü sosyal içerikli liberal demokrasi hedefinde yatmaktadır." Benim sol-liberalizm olarak adlanırdığım ve savunduğum anlayış da budur.
Bunun dışında emekli bir büyükelçimizden duymanın benim için çok sevindirici olan sözleri:
"Bugün ülkemizde Kürt açılımı ve demokratik açılım adı altında müzminleşmiş tarihsel sorunlarımıza gayri askeri çözüm yolları aranıyor. Bu arayış belki çok geç kalmış ama çok olumlu bir çaba."
1980'lerde hatta 90'larda çoğu insanımız "Kürt Sorunu" sözcüklerini değil "Güneydoğu Sorunu" sözcüklerini kullanırdı. Nerden nereye geldik. Emekli de olsa bir büyükelçimiz gazetelerde bu görüşlerini dile getiriyorsa doğru yoldayız, ilerliyoruz diyorum.
Yıkmak kolay yapmak zordur derler. AKP yapılanı yıkmaya çalışıyor ve bu haliyle de kolay olanı seçiyor.
Pkk ne istiyor sorusuna verilecek cevap tek kelime ile "devlet"tir.
Fark sadece bunun hayal olduğunun şimdilik kaydıyla görülmesi ve süreç adı altında bunun alt yapısı çalışmalarına, ara aşamalara, geçiş formlarına önem verilmesindedir.
Nihai amaç devlettir.
Hiç kimse dil için kültür için kan dökmez, bu yüzden terör yapmaz. Bunlar safları kandırmak için kullanılan argümanlardır.
Apo'ya gelince:
Her zaman derim ki: Bu dünyada meczuplar daima büyük kitleleri peşlerinden sürüklemişlerdir. Bunun pek çok örneği vardır. Hitler de milyonlarca Alman'ı peşinden sürüklemişti veya dini önder kabul edilen ayetullahlar, ağlayıp zırlayanlar, şunlar bunlar...
"O beni anlamıyor, bu beni anlamıyor, kimse beni anlamıyor, Hegel'i aştım, Marks'ı geçtim, tahtaravelliden atladım..." türünden söylemleri olan bir insanın akli dengesini sorgulamak yerine tapınma aracı haline getirmek zaten insalığın bu modern çağda bile temel zihinsel hastalıklarından kurtulamadığının bir göstergesidir.
Böyle başa böyle tarak veya bu tarağa bu kafa...
Durum vahimdir.
Durum bütün insanlık açısından vahimdir.
Tanrı insanı fazlasıyla zaaflı yaratmıştır.
Ve bence bu kötülüklerin kaynağı da o dur.
Mutezile
23-08-2009, 18:16
Tarihsel arka planı göremeyince PKK cani bir örgüt olmaktan öte bir anlam taşımıyor senin gözünde.
Doğru, tespitin yerinde Cem.
PKK senin gözünde nasıl bir anlam taşıyor.
Mutezile
23-08-2009, 18:20
Baader - Meinhof ile PKK benzetmesini bilgisizliğine veriyorum.
Bu ifadeyi kullanmak senin haddin değildir. Aynı tondan da karşılığını alırsın. Demedi deme.
Tedhiş ve şiddeti yaşam tarzı olarak seçme, adam öldürme, sivil halkı yıldırma ve katletme terör örgütlerinin ortak yönleridir. Bu temelde bakarsan aralarındaki koşutlukları sen bile rahatlıkla kavrarsın.
Çok önemli bir tespit; güme gitmesin:
Pkaka kamplarındaki o emekli yunan subaylarını görseydin o ermeni subaylarını görseydin
Bu sadece görünen yüzü.. İncirlikten kalkan ve dağ kadrosuna gıda, techizat atan helikopterleri de eklemek lazım. PKK'nın uyuşturucu ticaretinden milyon dolarları cukkaya attığını da.
Amerikalılar tarafında çatışma alanından helikopter ile alınıpda incirlik üssündeki yer altında inşa edilmiş hastaneye getirilerek tedavi edilen teröristleride biliyorum..ve hatta çok zeki olanların seçilip özel eğitim için amerikaya götürüldüklerinide biliyorum.....ama sadece benim bilmeme ne yazıkki bir anlam taşımıyor...söylememde bir anlam taşımıyor..bizim insanımız bellediklerinin söyledikleri dışındakine ne yazıkki inanmıyor...
cem bey gördüm dediklerime bile inanmıyor...rengi ve tarafı belli olduğundandır belkide zorlamaya gerek yok...
Amerikalılar tarafında çatışma alanından helikopter ile alınıpda incirlik üssündeki yer altında inşa edilmiş hastaneye getirilerek tedavi edilen teröristleride biliyorum..
Gerçekten böyle bir şey varsa, bu ülke hala nasıl üniter bir devlet olarak ayakta duruyor şaşmamak elde değil.
Bu tedaviler ne zamandan beri yapılıyor AYATA?
Güzel memleketimi amerikan uşaklarına peşkeş etmeye çalışan zavallı güruhlar,ne zaman akıllanacaklar yada delikanlı gibi gerçek düşüncelerini söyleyip maskelerini çıkaracaklar çok merak ediyorum doğrusu...!!!
birinci körfez krizinden sonra incirlikte açılan ve bir kaç yıldan beri faaliyeti durdurulmuş olan bir özel birimin kurulduğu zamandan beri...yani 1990 lı yılların başından beri. olarak biliyorum.
PKK senin gözünde nasıl bir anlam taşıyor.
PKK, ayrılıkçı Kürt milliyetçiliğinin sembolü olup geçmişte zaman zaman ciddi sivil katliamlarına imza atan, buna benzer terör yöntemlerine başvurmakla birlikte asıl olarak dağlardaki gerilla güçleriyle T.C. ordusuna karşı askeri mücadeleyi temel almış siyasi bir partidir. Amacı bağımsız Kürdistan kurmaktır.
Baader - Meinhof ile PKK benzetmesini bilgisizliğine veriyorum. Bu ifadeyi kullanmak senin haddin değildir. Aynı tondan da karşılığını alırsın. Demedi deme.
Tedhiş ve şiddeti yaşam tarzı olarak seçme, adam öldürme, sivil halkı yıldırma ve katletme terör örgütlerinin ortak yönleridir. Bu temelde bakarsan aralarındaki koşutlukları sen bile rahatlıkla kavrarsın.Aynen önce dediğim gibi. Baader Meinhoff ile PKK hem yöntemleri hem amaçları hem halk desteği oranları çok farklıdır:
-Baader Meinhoff devletin sistemini değiştirmeyi hedeflemişti, PKK ise o devletten ayrı bir devleti.
-Baader meinhoff'un saldırı hedefleri büyük burjuvazinin temsilcileri, savcılar, ABD ve NATO üsleri gibi hedeflerdi. PKK ise esas olarak T.C. ordusuna karşı gerilla savaşı verdi.
-Baader Meinhoff'un halk desteği yok denecek kadar azdı ve bir marjinal hareketti. PKK ise Kürt nüfusunun tahminen yarısının desteğini, en azından sempatisini almış bir siyasi harekettir.
Pkk kamplarındaki o emekli yunan subaylarını görseydin o ermeni subaylarını görseydin Bu sadece görünen yüzü.. İncirlikten kalkan ve dağ kadrosuna gıda, techizat atan helikopterleri de eklemek lazım. Yunanlıların PKK'ya destek verdiği bir gerçektir. 8 adet stinger füzesi verdiler. Bunlarla 1-2 tane Kobra düşürdü PKK lılar. Yunanlların tarihsel nedenlerle Türkiyeyi haz etmedikleri bilinen bir gerçek ama ABD helikopterlerinin PKK ya yardım görürdüğü bir dedikodudan ibaret.
ABD, PKK'yı hiç bir zaman desteklemedi ve desteklemez de. Bunun pek çok nedeni var:
-PKK kendisinin marksist bir örgüt olarak tanımlar. Bu tanıma ne derece uyduğu ayrı bir tartışma konusu tabi ama ABD bir marksist örgüte arka çıkmaz. ABD nin 20. yy tarihi zaten marksist örgütlere karşı dünyanın dört bir yanında verdiği mücadeleyle geçmiştir.
-PKK nın eylem yaptığı topraklar fakir, verimsiz topraklardır. Şırnak'ın, Hakkari'nin sarp dağlarının ABD için hiçbir çekiciliği olamaz. Bu bölgeler ABD için iyi bir pazar bile olamaz.
-ABD'nin İran gibi kendisine hasım gördüğü ülkelere karşı askeri üs alanı olarak Türkiye, Kuveyt ve Suudi Arabistan üsleri yeterlidir. Ayrıca bir Kürdistan kurdurup orada da üs kurması ihtiyacı yoktur.
-Öcalan'ı Kenyada teslim eden de ABD'dir, geçen yıl K. Irak harekatında PKK kamplarının koordinatlarını TSKya bildiren de ABD'dir. Bunu Genel Kurmay Başkanımız geçen yıl bizzat kendisi söylemiştir TV kameralarının karşısında.
-Türkiye pazarı ABD için PKK nın kuracağı bir kürdistandan çok daha büyük bir pazardır. Büyük pazarı küstürme pahasına küçük pazara yönelinmez.
-ABD için müttefik seçimi temelde çıkarıyla ilgilidir. Türkiyeden ise yeterince çıkarı vardır.
Öyle Amerikan helikopteri PKK ya yardım attı dedikodusu üzerinden bu işlerin tahlili yapılmaz. Kaldı ki bir dönem K. Irakda çekiç güç diye bir askeri güç vardı ve ABD helikopterleri TC izniyle oraya asker ve teçhizat, malzme götürürdü. Bu dedikodu da o dönemden kalmadır. Hiç bir bulgusu, delili yoktur. TSK da zaten bu iddiaları doğrulamamıştır.
Averroes
23-08-2009, 22:39
Sevgili Mutezile,
Terörizm nedir? Ortak bir tanımı yapılmış mıdır? Bana göre terörist olan bir başkasına göre "özgürlük savaşçısı" olabilir mi? Bunun ölçütü var mıdır? Şimdi wikipedia'nın bence de doğru olan terörizm tanımını inceleyelim.
"Terör ya da terörizm, siyasal, dinsel ve ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere; resmî, yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı, yıldırma ve her türlü şiddet içeren yolun kullanımıdır. Terör uygulayan organize gruplara terör örgütü; terör uygulayan şahıslara ise terörist denir."
PKK siyasal hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere; resmî, yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı, yıldırma ve her türlü şiddet içeren yol kullanmış mıdır? Evet kullanmıştır. Tanıma göre bu onu terörist yapar mı? Tanıma göre evet yapar.
Peki devleti inceleyelim o halde? Yıllardır varlığı gizlenen, yasal olarak hiç var olmadığı halde JİTEM adı altında ordu içinde ofisi, komutanı, kimlik kartı bulunan, ve yıllarca Güneydoğu'da Kürtleri kaçırıp, onları öldürdüğü artık ordu tarafından bile inkar edilmeyen bir örgüte ne diyeceğiz. Yukarıdaki wikipedia'nın tanımına uyar mı uymaz mı?
Bugün özellikle MHP'nin tetikçilerinin yurt içinde ve yurt dışında bazı muhalifleri sindirmek için onları öldürdüğü bilinmektedir. Susurluk ve akabindeki gelişmeler uzak bir tarih değildir. Haluk Kırcı'nın ülkücü arkadaşlarıyla Ankara'da 7 TKP'liyi kendi insiyatifiyle öldürdüğü komik bir iddiadır. Nuriş Kardeşlerden Nuri Ergin'in cezaevi penceresinden kafasını çıkartıp "Bu devlet bana Mustafa Duyar'ı (Sabancı suikastı zanlısı) öldürttü" diye bağırmamış mıdır? Peki bu wiki'nin tanımına girer mi?
Peki Hrant Dink, Ogün Samast adlı bir faşistin bireysel olarak tezgahlayıp uygulamaya koyduğu münferit bir cinayetle mi katledilmiştir? Cinayetteki parmağı artık neredeyse belgeli olan dönemim il jandarma alay komutanı yargılanabilmiş midir? Yoksa sadece yer değişikliğiyle mi yetinilmiştir?
Bunun gibi yüzlerce olay sayabilirm size. Sabaha kadar yazsam bitiremem. Fazla sıkmamak için kısa kesiyorum. Şimdi bu bilgilerin ışığında soruyorum:
Sırtını devlete dayayınca adam öldürmek serbest mi oluyor? Dağa çıkınca terörist ama devlet adına cinayet işleyince kahraman mı olunuyor? Şevket Kazan'ın Adalet Bakanı olduğu dönemde sosyalistler içerde açlıktan patır patır düşerken, Ogün Samastlar devletin resmi kolluk kuvvetleriyle kol kola fotoğraflar çektiriyor, ye(diril)mekten sumo güreşçilerine dönüyor. Merhum Hrant Dink ise yerde ayakkabılarının altı delik şekilde kanlar içinde gelecek savcıyı bekliyor. Daha dün yolladığım Diyarbakır Cezaevi hatıralarını okuduğunuzu farz ediyorum. Devlet yapınca, makata jop sokmak, bok yedirmek, insanları biribirine tecavüz ettirmek serbest mi oluyor?
Selamlar
evrensel-insan
23-08-2009, 22:44
Saygideger schopenhauer;
Devlet, ve de sistem terorunu de aciklarmisin?, ideolojik inancsal temeli nedir, terorizmin?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Benim anlamadığım PKK terör örgütüdür vurgusu üzerinde durulduğunda. Kürtler aklanmış aslında bu örgüt ile ilişiksizdir denmek mi isteniyor? ya da sorun aslında Kürtler ayrı devlet istemediler hiç bir zaman, bu talep sadece PKK adlı örgüte ait bir ütopyadır demek isteniyorsa büyük yanlıgı. Türkiye cephesinden bu günlere nasıl gelindi üzerinden PKK nın bulunduğu yere bakıldığında sadece PKK ayrılığı savundu sonucuna ulaşılabilir. Acaba bu örgütün yurtdışı ayağı ile ilgili neler düşünülüyor? PKK gücünü ABD'den mi yoksa başka ülkelerde yaşayan kürtlerden mi alarak bu kadar genişledi? bence bu konuda emperyaller söylemi hikaye. PKK sırtını içinden çıktığı halka dayamış bir örgüttür. Hem maddi hem de manevi desteği de Kürtlerdir. Ha bugün Kürt halkının ayrı devlet hayali yerle bir olmuştur. bu konuda hayali bırakıp biraz gerçekçi olmak gerektiği sonucuna ulaştıkları için kürtlerin çogunluğu ayrı devlet edinme hayalinden vaz geçmiştir. Bu düşünce ne kadar tehlikeli olursa olsun her kürdün bilinç altında içinde nehirlerin aktığı bir kürdistan hayali vardır.
Averroes
23-08-2009, 23:36
Sevgili Evrensel-insan,
Wikipedia'nın tanımı ortadadır. Aklı başında 100 insana terörü tanımla desek üç aşağı beş yukarı bu tanımı verir. Tanım, örgüt yapınca terörist olur ama devlet yapınca "oh" olur demiyor.
Ben bir Kürd'üm ama ne PKK'ya ne DTP'ye gönül bağı ile bağlı değilim. PKK Marksist bir örgüttür, ben Marksist de değilim. Erdal Eren'e de, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına da, Mendres'e de bu ülkede zulüm uygulanmış ve ilkel bir şekilde asılmışlardır. Tek tip vatandaş yaratmaya çalışan, halen Atatürk Türkiye'sinden kalma beylik laflarla 2010 yılına girmeye hazırlanan, ne Komünist'ini, ne Müslüman'ını, ne Liberal'ini mutlu etmeyen ve de edecek gibi görünmeyen, ülkeyi sanki babalarının çiftliği gibi gören Genelkurmay başkanlarının zırt pırt açıklama yaptıkları, darbe yaptıkları bir ülkede yaşamaktan sıkıldım. Demokrasi olacaksa bu ülkede tüm vatandaşlara olmalıdır. Herkes oranı nispetinde meclis de sandalye sahibi olmalıdır. Komünisti de, Şeriatçısı da. Demokrasi halkın kendi kendini yönetmesi demek değil mi? Faraza halk dediki; "Yahu ben bıktım şu liberal, kapitalist politikalardan, artık devlet yönetiminde Marksist bir yapı olmalı. Zannediyor musunuz ki, yüce ordumuz buna cevaz verir? Hani halkın kendi kendini yönetmesi? Demokrasi bu ülkede sadece bir gün uygulanır. O da seçim günüdür. Diğer günler "Ilımlı oligarşik diktatörya"dır, örtülü güç mücadelesidir.
Selamlar
evrensel-insan
24-08-2009, 00:28
Saygideger schopenhauer;
Ben Wiki'nin tanimini degil; seninkini sordum. Sonucta, herseyde oldugu gibi; soyut kavramlarin da tanimi; bir ideolojik inancsal dogru temelinde yapilir ve evrensel ortak bir tanim yoktur. Sor bakalim, bir teroriste, terorun tanimini, sana ne diyecek?
Sonucta teror, "korku salmak" demektir. Bunu ailede bir baba da; mahallede bir kabadayida, okulda bir ogretmen de; bir devletin basi da; tarihte bir lider de yapabilir. Konumuz, bireysel degil; orgutseldir. Yani ideolojik inancsal dogru temelli ve orgutlu olarak, bir amac dogrultusunda "teror salmak veya uygulamak"
Bu temelde; hitler diktatorlugu, terorist bir diktatorluktur. Her turlu, baskici, zorlayici, korkutucu ve sindirici hareket bir terorist harekettir. Irak'in, Afganistan'in isgalleri de; bir devlet terorudur.
Oyuzden, once; terorizmi iyi algilamak ve sonrada; hangi amaca yonelik terorizm oldugunu iyi saptamak, daha sonrada orgutlenisinin icerigini ve bunyesini de iyi algilamak gerekir.
Butun bunlar, eger terorizme karsi bir savas verilecekse; bunun icin gereklidir.
Unutmamalidirki; Terorizmi yaratan; ideolojik inancsal gorusler ve emperyalizm; terorizme karsi gibi gorunur ama; terorizmin yasamasi; onun iktidarsal amacinin bir aracidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Averroes
24-08-2009, 00:57
Sevgili Evrensel İnsan,
Tanımlar nesnel değildir, öznel algılanır, öznel dayatılır. Kişinin dünya görüşüyle paraleldir. Düşünsel yetisi olmayan yığınlara bedelsiz satabileceğiniz çok kullanışlı, çok anlamlı "bir kitle yönlendirme" ifadesidir. İsrailliler Filistinliler için, Filistinliler İsrailliler için kullanır ve "2 saat konuşmama gerek yok onlara bu sözcükle kızın" demek içindir herşey. "Peki bu adamlar ne istiyor" sorusuna en iyi tecavüz aracıdır. Milliyetçi duyguları yüksek bir Anadolu şehrinde sokaktaki herhangi bir kimseyi işaret ederek yüksek sesle "Bu adam terörist" deyin sadece. Başka birşey demenize gerek yok. Ve olacakları seyredin...
Saygılar
evrensel-insan
24-08-2009, 01:17
Saygideger schopenhauer;
Ulkemiz gibi "gelismekte geri kalmis" ulkelerin en buyuk sorunudur, bu. Hic kimse, kavramin anlamini bilmedigi, algilayamadigi gibi; kendi ifadesini de olusturmaz. Hangi ideolojik inancsal dogruya sahip ve savunuyorsa; onun acisindan bakar. Ya da; kendisine nasil ogretilmisse; onu baz alir. Bir zamanlarin; gomonist, algisi gibi. Hal boyle oluncada; derinligine dusunce degil; yuzeysel etiketlemeler gecerli olur. Bir cumlede hemen etiket verilir. Fasist, gomonist, milliyetci, yurtsever, ulusalci, sosyalist, anarsist, terorist, solcu, sagci, demokrat, dinci, laik, seriatci, bolucu, v.s. Bunlari verenlerin "cahilliginemi "yanarsin, yoksa; bunlari uzerine alanin "ciddiyetine" mi? Kavram kargasasi; bizim ulkemizin, en buyuk sorunudur. Ustelik; kisiler, kendilerini degerlendirecegi yerde; hep baskalarina etiket takma "kolayligina" kacarlar. Bilerek, mi, bilincli mi? Hadi canim sende.
Bugun kac kisi, bir anarsist ile, bir teroristin farkini koyabilir? Bu gun kac kisi; bir hareketin"kurtulus" hareketimi?, yoksa "teror, anarsist, v.s." bir hareket oldugunu ortaya koyabilir. Hele, hele; tarafli bir ideolojik inancsal dogru bakis acisiyla bu mumkunmudur?
Sosyaliste, solcuya, laik'e, komuniste, v.s.; kisaca ayni paralellikte ideolojik inancsal dogru sahiplerine, sordugunda; ulkede "demokrasi yok" derler. Karsi paraleldeki; sagciya, seriatciya, fasiste v.s. sordugunda da; ulkede "demokrasi var" derler. Eeee, varmidir, yokmudur? Sahi, yaw; demokrasi nedir ki?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Mutezile
24-08-2009, 07:47
Cem'den:
ABD, PKK'yı hiç bir zaman desteklemedi ve desteklemez de.
İddiaya var mısın? İspata açık mısın bu konuda, ne kadar eminsin bu yazdığından?
Sn. Schopenhauer: Yazdıklarınızın adresi neden benim?
Sırtını devlete dayayınca adam öldürmek serbest mi oluyor? Dağa çıkınca terörist ama devlet adına cinayet işleyince kahraman mı olunuyor? Şevket Kazan'ın Adalet Bakanı olduğu dönemde sosyalistler içerde açlıktan patır patır düşerken, Ogün Samastlar devletin resmi kolluk kuvvetleriyle kol kola fotoğraflar çektiriyor, ye(diril)mekten sumo güreşçilerine dönüyor. Merhum Hrant Dink ise yerde ayakkabılarının altı delik şekilde kanlar içinde gelecek savcıyı bekliyor. Daha dün yolladığım Diyarbakır Cezaevi hatıralarını okuduğunuzu farz ediyorum. Devlet yapınca, makata jop sokmak, bok yedirmek, insanları biribirine tecavüz ettirmek serbest mi oluyor?
Ben Evrenin derhal yargılanması, maaşının kesilmesi, makam arabasın ve korumalarının alınmasının taraftarıyım. Devletin yaptığı illegal faaliyetler her ülkede var. MI5, Mossad, BND bunların kuruluş amacı yasaların arkasından dolanarak; polis ve askerin, jandarmanın rutin faaliyetlerle aslında yapmayacağı birtakım faaliyetleri icra değil midir? Dünyadaki her ülkede var aşağı yukarı. Her ülkede var olması Özel Harp dairesinin veya JİTEM'in yaptıklarını mazur gösterir mi? Asla!
**İyi de güzel kardeşim ben nerede bu faaliyetleri savundum?
**PKK'nın meşrulaştırma söylemini mi ortaya koyma peşindesiniz?
Pervane'den:
. Ha bugün Kürt halkının ayrı devlet hayali yerle bir olmuştur.
Teröristbaşı'nın son deklarasyonunu ve Karayılan'ı okuyorsunuz değil mi siz? Onlar sizden epey farklı düşünüyorlar da..
Schopenhauer'dan:
Yahu ben bıktım şu liberal, kapitalist politikalardan, artık devlet yönetiminde Marksist bir yapı olmalı. Zannediyor musunuz ki, yüce ordumuz buna cevaz verir?
Legal örgütlenmesini tamamlamış bir parti, faşist, kafatasçı temellere dayanmadığı sürece halkın ilgisine mazhar olduğu takdirde iktidara gelebilir..
Örneğin 18-20 milyon civarında Kürtlerin ta m a m ı DTP'ye oy verseydi; şu anda DTP ya tek başına iktidardı, ya da koalisyon ortağıydı.
Öyle değil mi sevgili Schopenhauer?
Mutezile
24-08-2009, 07:50
Ayata yazdığın ayrıntıyı bilmiyordum-hastane meselesini-. Tevatüre dayandırmıyordur umarım. Gerçekten dehşet bir iddia da bulunmuşsun.
Kaynağını sorsam, yanlış anlamazsın umarım.
Mutezile
24-08-2009, 07:53
Bu arada Cem;
PKK'nın uyuşturucu ticareti hususunda da ayrıca bir reddiye yazmayı unutmuşsun. İstersen hem ABD desteğini, hem uyuşturucu ticaretini birlikte inkar et, ikisine aynı anda sonuçlandıralım..
Neredeyse PKK amme hizmeti yapıyor diyeceksiniz:)
Bu arada Cem;
PKK'nın uyuşturucu ticareti hususunda da ayrıca bir reddiye yazmayı unutmuşsun. İstersen hem ABD desteğini, hem uyuşturucu ticaretini birlikte inkar et, ikisine aynı anda sonuçlandıralım..
PKK uyuşturucu ticareti yapıyor. Avrupalılarla arasının bozulmasının bence en büyük nedeni de budur. PKK temiz, demokratik yapılanmalı bir örgüt değil. Otoriter ve totaliter. Ancak asimile olmakta olan bir halkı uyandırdığı için Kürtlerin önemli bir bölümü ona saygı duyuyor.
Gerilla savaşıyla Türkiye'nin gündemini oraya çekti ve pek çok insanımız sorundan onlar sayesinde haberdar olabildi. Son yıllarda Kürtlerin elde ettiği çeşitli kazanımlar (Kürtçe yayın serbestisi, TRT 6 vs.) PKK'nın yıldırma savaşı sonucunda gelebildi. Gerek Kürtler gerekse Türklerin önemli bir bölümü bunun çok iyi farkında. Ezilen bir kimliğe dolaylı yolda yeniden onurunu kazandırmakta olduğu için PKK nın uyuşturucu ticaretini de, otoriter-totaliter eğilileri de kompanse olabilmektedir.
Cem'den:
Alıntı:
ABD, PKK'yı hiç bir zaman desteklemedi ve desteklemez de.
İddiaya var mısın? İspata açık mısın bu konuda, ne kadar eminsin bu yazdığından?
Evet, sonuna kadar arkasındayım bu görüşümün. Zaten önceki mesajımda madde madde de yazdım bu görüşümün dayanaklarını.
desteklemez ha....Peki neden Kuzey Irak taki pkaka varlığını sona erdirmek için Türkiye ile işbirliğinden özellikle kaçındı...sadece Türk halkı üzerinde bozulan imajını düzeltmek için göstermelik bir takım oluşumlarda bulunmayı seçti..bak aşağıdaki linkte Osman Öcalan pkaka nın amerika desteğini anlatıyor..
http://www.rizem.net/haber-1786--PKK-Amerikadan-destek-gordugunu-itiraf-etti-.html
http://www.hancepek.com/default.asp?m_id=3&c_id=1191&title=PKK'DAN%20AMER%C4%B0KA%20DESTE%C4%9E%C4%B0%2 0%C4%B0T%C4%B0RAFI
ABD sonunda itiraf etti
05 Mart 2008 Çarşamba 12:44
ABD Temsilciler Meclisi üyesi tüm dünyanın bildiği şeyi sonunda itiraf etti ve "üzgünüm" dedi...
ABD'de Temsilciler Meclisinin Demokrat Partili üyelerinden Rush Holt, Washington'ın, terör örgütü PKK'nın Saddam Hüseyin'in Irakında işleri karıştırmasından bir dönem memnun olduğunu belirterek, terör örgütünün şimdiki haline gelmesinde ülkesinin de rolünün bulunduğunu ima etti.
Washington'daki Rumi Forum adlı kuruluşta 'dinlerarası diyalog' konulu bir sunum yapan Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi üyesi Holt, konuşmasının başlarında Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilere değindi.
BİR ZAMANLAR PKK'DAN MEMNUNDUK
Holt, 'her zaman aynı safta yer almadık. ABD'nin, Saddam Hüseyin'in Irakı'nda işleri karıştıran PKK'dan gayet memnun olduğu dönemler kesinlikle vardı. Tabii ki, PKK konusunda biz ve bir ölçüde Türkiye, ektiğimizi biçiyoruz' dedi.
KEŞKE 20 SENE ÖNCESİNE DÖNSEK
Milletvekili Holt, konuşmasından sonra bir gazetecinin Türk Silahlı Kuvvetlerinin Irak'ın kuzeyinde sona eren sınır ötesi operasyonuna ilişkin görüşünü sorması üzerine, 'operasyonun sona ermesinden memnunum. Türkiye'nin PKK'nın yol açabileceği sorunlardan duyduğu kaygıyı anlıyorum ve dediğim gibi, keşke 20 sene öncesine dönebilsek ve ekilmesine izin verdiğimiz şiddet tohumlarını çıkarabilsek' dedi.
Kaynak: Star
belkide Cem Amerikalı senatörden daha iyi biliyordur.....
ayata sen yukarıda verdiğin linkleri okudun mu?
Orada PJAK'dan bahsediliyor. İran Kürtlerinin örgütü PJAK'ı ABD elbette destekliyordur. Çünkü İran rejiminden rahatsız. Orada muhalif hareketleri destekleyecektir. Ama Türkiye'de durum farklı. Türkiye ABD ile aynı paktta. Türkiyede ABD üsleri var.
ABD, PKK yı desteklemez ama PJAK'ı destekler. Saddam dönemindeki Kürt muhalefeti desekler.
ABD'nin devrilmesini istediği bir rejim yok Türkiye'de.
yahu ben sana ne diyeyim arkadaş....pjak dediğin örgütü pkaka ya kim kurdurdu bunun karşılığında pkaka ya ne gibi yardımlar yaptı....yahu siz eleştirdiğiniz dincilerden bin betermişsiniz :) pjak ın ABD tarafından taşaron pkakaya kurdurulduğunu mısırdaki sağır sultan biliyor:pound:
Al pkaka yı vur pjaka a... :)
Averroes
24-08-2009, 16:16
Sn Mutezile,
Alıntıladığınız yerdeki paragraf size yöneltilmiş değildir. Terörizm konusunda ki anlam muğlaklığını ortaya koymak için, "kimin ne kadar terörist olduğuna nasıl karar vereceğiz"i sorgulamak adına verilmiş örneklerdir. Şahsınızla alakası yoktur. Muhatap forumun tamamıdır.
Mutezile: PKK'nın meşrulaştırma söylemini mi ortaya koyma peşindesiniz?
Sch: PKK ile ilgili hislerimi, örgütün kendisinden hazzetmediğimi, ve kullandığı yönetimi de tasvip etmediğimi yazılarımı takip edenler hatırlayacaklardır.
Saygılar
sevgili shoppy,
birak mutezileyi felan, kendisi statükoyu savunmayan herkezi ya "yobaz islamist" veya "pkkcilik" ile itham etmekten baska birsey yapamiyor....
pkk'in tek varlik nedeni, kendisinin savundugu zihniyet'den baska hic birsey degil.....
nitekim yarinlarin türkiyesine hazirlanan bu toplum,
bir yandan pkk'nin varlik alanini daraltmak ile birlikte,
devlet ve askeri bürokrasisi icinde statükocu zihniyeti de tasviye etmektedir...
tüm karin agrisi buradan kaynaklaniyor....
Averroes
24-08-2009, 20:14
sevgili shoppy,
birak mutezileyi felan, kendisi statükoyu savunmayan herkezi ya "yobaz islamist" veya "pkkcilik" ile itham etmekten baska birsey yapamiyor....
pkk'in tek varlik nedeni, kendisinin savundugu zihniyet'den baska hic birsey degil.....
nitekim yarinlarin türkiyesine hazirlanan bu toplum,
bir yandan pkk'nin varlik alanini daraltmak ile birlikte,
devlet ve askeri bürokrasisi icinde statükocu zihniyeti de tasviye etmektedir...
tüm karin agrisi buradan kaynaklaniyor....
Bu adamı çok seviyorum. Gerisi yeşillik...
Mutezile
25-08-2009, 08:25
Cem baltayı taşa fena vurmuşsun. Herhalde işten döndüğün, ve yorgun olduğun, kafanın çok meşgul olduğu bir saatte ayataya o yanıtı yazdın.
Konuyu ayrıca açmaya gerek görmüyorum. Nedense webcamden senin mahcup mahcup gülümsediğini görer gibiyim:)
pjak ın ABD tarafından taşaron pkakaya kurdurulduğunu mısırdaki sağır sultan biliyo
PJAK ile ne alakası var konumuzun? PJAK, İran'da bir Kürt devletinin peşinde. ABD tabiki destekleyecektir PJAK'ı. PJAK'ı kim kurduysa kurdu bu önemli değil ABD için. ABD için önemli olan İran rejiminin kendisi için bir tehdit olduğudur. PJAK, İran rejimine karşı mücadele ettiği için ABD'den ve İsrail'den destek alır ama PKK alamaz. Almadı da zaten. ABD, Türkiye rejimine muhalif değil ki PKK yı desteklesin. Şu kadarcık muhakeme yapamayan bir insanla tartışmam bile hata zaten.
Mutezile, bir ETA meselesi orataya attı, salt bu konuyla ilgili başlık açtım mutezile efendi yok.
Baader Meinhoff benzetmesinin ne kadar büyük bir hata olduğunu madde yazdım yanıt yok.
Ayata PKK'ya ilaçlarla adam kazandırıyorlar dedi. İlaç mevzusunu uzun uzun anlattım, tık yok.
Mutezile anti-PKK söylemleriyle başlığı almış götürüyorken tarihsel arka planı kaçırıyorsun dedim ve açıklamaya çalıştım bununla ilgili en ufak yanıt verilemiyor.
ABD'denin PKK'yı desteklemesinin ABD çıkarına olmadığını uzun uzun maddelerle yazdım verilen yanıt Irak ve İran'daki Kürt örgütlerin ABD tarafından desteklendiği oldu. :)
Baltayı kim taşa vurdu acaba?
Önceki mesajlarımda anlatmaya çalıştığım yukarıdaki söylemlerim yanıtlanırsa tartışmaya devam edebilirim yoksa tartışma monologa döneceği için benim için başka bir anlamı kalmaz.
Statüko nedir?
Neden birileri sürekli diğerlerini statükocu olmakla eleştirir?
Statüko Cumhuiyet midir?
Statüko Laiklik midir?
Statüko vatanseverlik midir?
Statüko nedir?
Yoksa,
statüko AB midir; IMF midir, statüko ABD ve onun BOP projedisi midir, ılımlı İslam projesi midir,
statüko küreselleşme midir, yeni dünya düzeni midir, statüko emperyalizm midir?
Statüko nedir?
Birileri hâla Türkiye'ye kapalı devre bakmaktadırlar.
Asıl statüko budur.
Asıl "statükocu bakış" budur.
Statüko nedir?
Neden birileri sürekli diğerlerini statükocu olmakla eleştirir?
Statüko Cumhuiyet midir?
Statüko Laiklik midir?
Statüko vatanseverlik midir?
Statüko nedir?
Yoksa,
statüko AB midir; IMF midir, statüko ABD ve onun BOP projedisi midir, ılımlı İslam projesi midir,
statüko küreselleşme midir, yeni dünya düzeni midir, statüko emperyalizm midir?
Statüko nedir?
Birileri hâla Türkiye'ye kapalı devre bakmaktadırlar.
Asıl statüko budur.
Asıl "statükocu bakış" budur.
Tam isabet. Ve bu bakışlar, ambalajı değişse de içinde ki özünü yıllarca koruyarak insanlara dünyayı dar etmiştir.
PJAK ile ne alakası var konumuzun? PJAK, İran'da bir Kürt devletinin peşinde. ABD tabiki destekleyecektir PJAK'ı. PJAK'ı kim kurduysa kurdu bu önemli değil ABD için. ABD için önemli olan İran rejiminin kendisi için bir tehdit olduğudur. PJAK, İran rejimine karşı mücadele ettiği için ABD'den ve İsrail'den destek alır ama PKK alamaz. Almadı da zaten. ABD, Türkiye rejimine muhalif değil ki PKK yı desteklesin. Şu kadarcık muhakeme yapamayan bir insanla tartışmam bile hata zaten.
Mutezile, bir ETA meselesi orataya attı, salt bu konuyla ilgili başlık açtım mutezile efendi yok.
Baader Meinhoff benzetmesinin ne kadar büyük bir hata olduğunu madde yazdım yanıt yok.
Ayata PKK'ya ilaçlarla adam kazandırıyorlar dedi. İlaç mevzusunu uzun uzun anlattım, tık yok.
Mutezile anti-PKK söylemleriyle başlığı almış götürüyorken tarihsel arka planı kaçırıyorsun dedim ve açıklamaya çalıştım bununla ilgili en ufak yanıt verilemiyor.
ABD'denin PKK'yı desteklemesinin ABD çıkarına olmadığını uzun uzun maddelerle yazdım verilen yanıt Irak ve İran'daki Kürt örgütlerin ABD tarafından desteklendiği oldu. :)
Baltayı kim taşa vurdu acaba?
Önceki mesajlarımda anlatmaya çalıştığım yukarıdaki söylemlerim yanıtlanırsa tartışmaya devam edebilirim yoksa tartışma monologa döneceği için benim için başka bir anlamı kalmaz.
dedim ya sen fanatikleşmişsin kulağından yakalayıp getirsek teröristi sen yine inanmazsın ve mutlaka bir kulpunda olacaktır.:der:
nitekim yarinlarin türkiyesine hazirlanan bu toplum,
bir yandan pkk'nin varlik alanini daraltmak ile birlikte,
devlet ve askeri bürokrasisi icinde statükocu zihniyeti de tasviye etmektedir...
tüm karin agrisi buradan kaynaklaniyor....
Hık demiş burnundan düşmüş ... bak gülüşü bile aynı Tayyip amcası gibi ...
Diğer şartlar sabit kaldığı durumda Afganistan'da haşhaş ekimi devam ettiği ve ABD tarafından teşvik ve hatta organize edildiği sürece, Kuzey Irak'ta petrol çıktığı sürece, Güneydoğu'da feodalite ve toprak ağalığı düzeni sürdüğü sürece ... statükoyu, onu-bunu korumaya gerek olmaksızın PKK varlığını sürdürecektir.
PKK ancak ya PKK'nın yönetim kadrosu veya TSK tarafından tasviye edilebilir. PKK yöneticileri masada iyi bir yer kapmayı garanti altına almadan PKK'yı tasviye etmek istemiyorlar. Plan Kuzey Irak Kürt yönetimi hatta ve hatta Irak yönetimine Türkiye'nin vesayet etmesini sağlamaktır, aksi halde Kürtler ile Araplar birbirlerine girecekler. Yani Türkiye'nin vesayeti olmadan Irak Kürtleri'nin hayatı pek kolay olmayacak. Ancak sorun şu ki mevcut Türkiye Hükümeti'nin PKK ile aynı masada yer alması mümkün değil, yanlış anlaşılmasın; istemediklerinden değil, kamuoyu baskısı buna izin vermez.
Sonucu zaman gösterecek, ne zaman ki Amerikan ordusu çekilmeye başlar bu işler o ya da bu şekilde çözüm yoluna girer.
Yoksa öyle PKK'nın varlık alanı, statüko, yeni düzen falan lafları boşa lakırdıdır. Ayrıca toplum denen şey öyle zırt diye statükocu bürokrat ve askerleri tasviye falan gibi işlere kalkışamaz.
A.
Yoksa,
statüko AB midir; IMF midir, statüko ABD ve onun BOP projedisi midir, ılımlı İslam projesi midir,
statüko küreselleşme midir, yeni dünya düzeni midir, statüko emperyalizm midir?
Statüko nedir?
Birileri hâla Türkiye'ye kapalı devre bakmaktadırlar.
-Dersim'e gidip silah zoruyla binlerce yıllık Dersim'in adını Tunceli yapan AB midir, ABD midir yoksa topraksevici Türkçülerimiz midir?
- Kürt çocuklarına Türküm andı söyleten zihniyet Türkçü zihniyet midir yoksa AB'ci zihniyet midir?
- Türk ordusunun 30.000 PKK'lıyı öldürürken kullandığı silahlar ABD malı F16, Sikorsky, Apache, M-16 lar mıdır değil midir?
-Genelkurmay Başkanımız şubat 2008'de yapılan K.Irak harekatında PKk kamplarının yerinin ABD tarafından bildirildiğini kendilerinin de bombaladığı söylemiş midir söylememiş midir?
-Öcalan'ı kendi elleriyle teslim eden ABD midir değil midir?
Sen Kürtleri asimile etmeye çalış ondan sonra ayaklandıklarında da emperyalist kışkırtması olarak açıkla. İşte Osmanlı kafası. Demekki Cumhuriyet'in gelmesi Osmanlı kafasının değişmesi için yeterli değilmiş. Osmanlı da Balkan miletleri milli özgürlükleri için mücadeleye başladığında emperyalist kışkırtması diyordu. Hem Balkan milletlerini kölen yap, ayaklandıklarında da emperyalist kışkırtması de. İşte aynı zihniyet.
BOP ve Ilımlı islam projesi diye projeler yoktur. Bunlar ulusalcılarımızın hayallerinde yarattağı sahte projelerdir. Hiç bir somut bulguları olmadığı gibi gerçek tam tersidir. BOP ve Ilımlı İslam projesi safsatalarını ortaya atanların amacı Kürt özgürleşme hareketini boğmaktır.
evrensel-insan
26-08-2009, 03:26
Saygideger cem;
Demekki Cumhuriyet'in gelmesi Osmanlı kafasının değişmesi için yeterli değilmiş.-cem-
Maalesef; kafa yapisinin degisebilmesi icin; sistemlerin degismesi degil; birey bilincinin kendi oz degerlerini yaratmak icin; her veriyi, sorgulamasi-nedenlemesi gerekir.
Tabi her turlu tabu degerlerinden arinabildigi olcude. Bireyi olmayan ve birey yetistirme gibi bir sistemi bulunmayan ulkemizde, o yuzden dusunce 18. ve 19. yuzyilda takili kalmis.
Saygilarimla;
evrensel-insan
'' BOP ve Ilımlı islam projesi diye projeler yoktur.''
Bizim başbakan Tayyip herhalde hayal dünyasında yaşıyor ki BOP eşbaşkanıyım diye ortalarda dolanıyor.
İslamın ılımlısı olmaz ama içirebilmek için ılık diye bizi kandırıyorlar.
Cem bey...
şimdi sana Osmanlı'nın derebeylik sistemini kaldırdığını ama bunu iki yerde başaramadığını, bu yerlerden birinin eflak-boğdan diğerinin güneydoğu anadolu olduğunu anlatmanın.
Güneydoğudaki İsyanların hemen hemen hepsinin dine ve aşiret vede aşiret ağaları kökenli olduğunu anlatmanın (en güzel örneğininde pkaaka nın aşiret sistemine hiç dokunmaması gerçeği olduğunu)
Amerikanın kullandığı piyonlara aslında hiç önem vermediği, bir taraftanda onları kışkırtıp silahlandırırken diğer taraftan onların savaştığı orduları desteklediğinin bir çok örnekleri olduğunu
Amerikanın iki türlü plan uyguladığı, birinin perde önünde görüldüğü diğerinin perde arkasında belli olduğunu...
Amerikanın operasyon için verdiği koordinatlarda asla bir zaiyat verilmediğini (yakalanan terörist ifadeleri)
Kürt çocuklarına okutulan andın millet aidiyetinden çok devlet aidiyeti ile yani vatandaşlık ilgili olduğunu...Atatürk'ün Söylemiş olduğu "Türkiye cumhuriyetini kuran Anadolu halkına Türk milleti denir kelimesi ile gene dayalı ırkçılığı ortadan kaldırdığını ve vatandaşlık bağına Türk ismini verdiğini..Asıl ırkçılığı kürtçülern yapmış olduğunu..
Dersim denilen bölgede nüfus çoğunluğunu aslında kürtleşmiş Alevi Türkmenlerin oluşturduğunu..(Asimile olma sebebi osmanlının Sünni kürtleride kullanarak Alevilere yaptığı ağır katliamlardan kurtuılmak amacı ile kürtlere yakınlaşma sonucu olduğunu)
yazdıklarına bakılınca Türkleri işgalci katil güruhlar olarak gördüğünü....
anlatmanın hiç gereği yok.
Garbis adlı arkadaşın yazısını az kalsın okuyup cevap yazıyordum ki; neyse ki son anda ''bir bakalım'' demişim.:)..
Hani ideoloji olur da; bu kadarı değil ozgur.
mutezile nin ulusal niteliklerle sorunu var galiba, kürtlere karşı ermenilere karşı, TKP/ML de Garbis Altınoğlu varmış da buda ermenilerin türkiyeyi bölmek istediklerini gösteriyor diye yazıyor.herkesin ülkeyi bölmeye çalıştığı paranoyası halen bir kesim insan üzerinde etkisini sürdürüyor. bu ülkede en ufak demokratik mücadele uzun yıllar bu şekilde çarpıtılmaya çalışıldı . birde bu arkadaş TKP7ML TİKKO ile TKP/ML DHB nin ayrı örgütlenmeler olduğunu da bilmiyor galiba.keşke herkes Garbis Altınoğlu kadar bu ülkeyi sevse ve bu uğurda G. Altınoğlunun yaptığı fedakarlığın onda birini yapabilse...
kimse unutmasın ki türk olmak ne kadar onur duymak sebebiyse bir ermeni olmak veya kürt olmak ta o kadar onur duyma sebebidir.bu gerçek bazıları böyle olmasınını istemiyor diye değişmez, buna herkes kendisini alıştırsa iyi olur...