Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 02-08-2009, 09:13
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart PKK Ne İstiyor?

Site içinde PKK'nın şu şu amaçları var, şunların peşinde yazdığınız vakit malum mihraklar tek ses halinde ''nereden biliyorsun'', ''nereden duydun'', ''sana öyle geliyor'' minvalinde yanıtlar döşemekte hiç gecikmiyorlar.

Sanırsınız ki terör örgütü onlardan sorulur, ve onlara sormadan da bu ayrılıkçı kalkışma ve tedhiş odağı kitle hakkında kelam edemezsiniz. Zaten yapılmak istenen de budur ve alttan altta PKK'nın mazlum bir milletin meşru savunucusu olduğu; meşru müdafaa ötesinde bir saikleri olmadığı gibi gerçeklerden kopuk, absürd şablonlar beyinlere yerleştirilmeye çalışılır.

PKK'nın ayrılma niyetinde, otonomi derdinde a s l a olmadığını ısrarla ispatlamaya çalışırlar bu malum odaklar. Bakalım fiili durum onları haklı çıkarıyor mu? aslında başka yerde de söylemiştim: BU yeryüzüne haklı doğarak intikal eden muhteremleri, haksız olduklarına ikna etmek pek güçtür. ama umudumuzu kaybetmeyelim.

Şairin de söylediği gibi: ''İnsan bu alemde hayal ettiği müddetçe yaşar''.

PKK meclis üyesi Rüstem Cudi şöyle savlıyor:

'' * HPG saflarına katılan genç gerilla adaylarının inkar ve imha siyasetine en anlamlı cevabı verdiklerini söyledi. Kürt halkı üzerindeki şiddet yönelimlerine dikkat çeken Cudi, örgütsel ve meşru savunma savaşında üstün olduklarını söyleyerek, herkesin hesaplarını doğru yapması gerektiğini söyledi.

* Cudi, Kürt halkının özgürlüğünü kazanmak için yeni bir hamle sürecini başlattıklarını söyledi ve devamla, “Yeni bir yaşamda pratikleşmek için eğitimlerinizi tamamlamış oldunuz.

* Başta Önder Apo şahsında Kürt ve Kürdistan’ın özgürlüğü ve Kürdistan’ın ilerlemesi için önemli kararlar aldık. Bu kararlar temelinde hareketimizin tüm üyeleri önünde önemli görevler beklemektedir. Bu görevlerin gerçekleşmesi için eksiksiz tüm değer ve şerefimiz üzerine yenim ettik. Verdiğimiz söze bağlı olarak görev ve sorumluluklarımızı yerine getireceğiz.

* Nasıl ki, birinci hamle sürecinde gerilla güçlerimiz ve Kürt halkı geliştirdiği direniş ile düşmanı çaresiz bir duruma düşürdüyse, bu ikinci hamlemizde de böylesi görevler hem gerilla güçlerimizi hem de Kürt halkını beklemektedir” dedi.

* Bu günden sonra Şehit Sidar eğitim devresinin üyeleri HPG güçlerimizin üyeleridir. Bu şekilde Kürt halkının değerleri, özgürlük ve demokrasi umutları onları bekleyen en temel görevlerdir. Bu görevler üzerinde hasiyetle duracaklarına gerilla güçlerimize katılımları ile büyük bir moral ve güç katacaklarına inanıyoruz. Bu temelde tüm arkadaşlara başarılar diliyoruz.”


Rüstem bey'in aktardıklarından bazı sorunsallar sarihleşiyor; bakalım nelermiş onlar:

1- 40 gerilla adayı eğitimini tamamlamış ve mukatele arifesine gelmiş.


2- Savaşları meşru ve örgütsel imiş.


3- Kürt halkı özgür değilmiş, esir oluyorlar yani, dolayısıyla Kürdün ve Kürdistan'ın özgürlüğü için savaşacaklar imiş.


4- Pratikleşme için eğitimlerini almışlar gerillalar. Bunun öztürkçesi: Sivil halka TnT ve diğer patlayıcılar ile pusu, askere mayınlı pusu, değişik suikast 'pratikleri'nin eli kulağında.


5- Kürdüistan'ın ve Kürdün özgürlüğü adına ant içmişler. Yani ölmek, öldürmek var / dönmek yok diyor Rüstem bey.


6- Kürt halkının 'desteğini' hudutsuz olarak talep ederken; gerillaya aş, para, techizattan esirgemeyiniz-aklınız varsa- mesajını iletiyor.


7- Hareketin muvaffakiyeti ve iyi niyet dilekleri.....


PKK ne istiyor?

Bunu ''PKK ne istediğini n e r e d e n biliyorsun'' cevherini herseferinde yumurtlayanlar yanıtlasın.


Rüstem Cudiyle başka bir söyleşiden (ANF'den):

* Türkiye’de sol hareket şimdiye kadar Kürt halkı ile doğru bir yoldaşlık geliştirebilmiş değildir. Buna yakınlaşmamıştır. Hala da Kürt sorununun Türkiye’nin birincil sorunu olduğunu söylemeye çekinmektedirler. Hala bazı yerlerde, geçmiş sosyal şovenizmin de etkisiyle, ‘önce Türkiye’nin sorunlarını çözelim, sonra Kürt sorununu çözelim’ demektedirler. Kürt sorununa dönük bu yaklaşımın artık zamanı geçmiştir. Bu büyük bir yanlışlıktır. (Bölücübaşı bundan farklı konuşmuyordu..Devrimciler saflarımıza katılmaya geç kaldı falan ayağı yapıyordu. Oysa katıldılar, büyük ekseriyetle hem de.)

* * PKK’yi sürecin dışında bırakan mesajlar veriliyor…

- 30 yıllık bir mücadele vardır ve bu mücadeleyi PKK yürütmüştür. Bu otuz yılda biz oynamıyorduk, bir mücadele yürüttük. ‘PKK dışında kalsın, ama Kürtler için bazı şeyler düşünüle bilir’ yaklaşımı çözümün önünü kapatıyor. Bu davayı Kuzey Kürdistan’da ve bütün parçalarda PKK ve Önderlik ortaya çıkarmıştır. Eğer Kürt ulusal ve bölgesel güçleri bu sorunun çözümünde aktif bir rol oynamak, bir katkı sahibi olmak istiyorlarsa ve eğer bunda gerçekten samimiyet varsa PKK’yi sürecin dışında bırakma yaklaşımları ister istemez kuşkularımızı arttırmaktadır. Bu tür inisiyatifler üzerinde kuşkumuz olacaktır ve bu inisiyatifleri esas almayacağız. Önderlik ve bütün Kürt değerleri üzerinde saldırılar olursa buna da müsaade etmeyeceğiz.''




...adam daha ne desin?

''PKK ne düşünüyor.'' Şimdi anladın mı ne düşündüğünü?

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)

Konu Mutezile tarafından (02-08-2009 Saat 09:18 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 02-08-2009, 09:16
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

PKK NE DÜŞÜNÜYOR?

2009'Londra'da yapılan ''Kürtler ve Kürdistan...'' adlı konferanstan:Kentucky Üniv. öğret. gör. Richard Olson:


***......Ama Kürt tarafının sadece bunu istediğini düşünmüyorum, onlar Kürt nufusunun belli bir yoğunlukta olduğu yerlerde bir otonomi biçimini istiyor.

5 YIL İÇİNDE OTONOMİ OLABİLİR

Yani; 'tamam Türkiye'nin birliğini istiyoruz, resmi dil olarak Türkçe, Türkiye'nin bayrağı olabilir ama bölgemizi yönetmek istiyoruz' diyorlar. Ve Avrupa Birliği de, otonom bölgeleriniz olursa, devletin de yerelin de bayrağı olur diyor.

Şöyle özetleyebilirim; önümüzdeki dönemde, bu beş sene içerisinde olabilir, Kürt ulusal hareketi bu boyutları gerçekleştirecektir. Tabii Türkiye buna karşı direnecektir ve çok fazla görüşmeler, müzakereler olacaktır. Ama seçim sonuçlarının bunun gerçekleşmei için yeterince temelli olduğunu söyleyebilirim.

Belki ilk adım olarak, anadilde eğitim hakkını, bu yakın dönemlerde görebileceğimizi düşünüyorum. Bu büyük bir adım, Türk milliyetçileri, kemalistler falan buna karşı çıkacaktır. Bunları, beş yıl içerisindeki gerçekleşeceğini düşündüğüm müzakerelerde göreceğiz. Fakat 29 Mart seçimlerinin sonuçlarının bu başlamamış müzakereler için önemli bir rol oynayacağını düşünüyorum."


***Haifa Üniversitesi öğretim görevlisi Mişel Eppe de, Güney Kürdistan'daki gelişmeleri değerlendirdi. Güney Kürdistan'daki durumun karmaşık bir şekilde durduğunu belirten Eppe, şöyle konuştu: "Masanın üzerine, umutlar, tehlikeler ve dilemmalar konulmuş.

Bu umutlar şöyle özetlenebilir: İlk kez gönlünce bir Kürt otonomisine sahip olmak, yani Kürt ulusalcıları kendi uluslarını inşa etme durumundalar.

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 02-08-2009, 13:19
En el hak En el hak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jun 2009
Mesajlar: 417
Standart

sevgili mutezille,

konuya biraz daha geniş bakmanı öneririm,böyle yapmazsak şayet bu ülkedeki yobaz ve softalardan bir farkımız kalırmı.
islam forumunda yazılarını keyifle takip edip doğrularını kazanım olarak kabul edenlerden biriyim,çok iyi bir mantığa ve birikime sahip olduğununda farkındayım,sorun şu ÖNYARGI...
inan bana dostum,devletin 30 yıllık resmi ideoloji mantığıyla hareket edip başlığını öyle hazırlamışsın.
devlet bile pkk nin tartışılmaz bir kürt gerçeği olduğunu kabul etmişken senin gibi bir dostumun böylesi kalıplaşmış bir yazıyı kaleme alması inan beni çok şaşırttı.
yıllardır süregelen ermeni oyunu,dış mihrakların oyunu dene dene ne kazandı bu ülke.son bir haftadır yeni kürt açılımı ve sorunun çözümünün temelinde yatan şeyin ne olduğunu biliyormusun.pkk nin 15 ağustosta sona erecek olan tek taraflı ateşkes süreci.eğer pkk bir kürt hareketi olmasaydı
devlet neden bu terihi kaale alsın,şu an var güçleriyle bir şeyler üretmeye çalışmaları ne yi gösterir.
beni yanlış anlamanı istemem kardeşim,savaş çığırtkanı değilim.şiddet kimden gelirse gelsin tasvip etmem,ama bu ülkede sürekli kanayan bir kürt gerçeği olduğunu ve bunun sonucunda pkk nin doğduğunu bir kez daha düşünmeni isterim.
senin gibi bir dostumla tartışma ortamı yaratıp sana karşıymışım izlenimi beni rahatsız eder.bu yüzden benim için konu kapanmıştır,senden isteğim konuya birazdaha geniş bakman... saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 02-08-2009, 19:35
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Sevgili jazz;


inan bana dostum,devletin 30 yıllık resmi ideoloji mantığıyla hareket edip başlığını öyle hazırlamışsın.
devlet bile pkk nin tartışılmaz bir kürt gerçeği olduğunu kabul etmişken senin gibi bir dostumun böylesi kalıplaşmış bir yazıyı kaleme alması inan beni çok şaşırttı.
Güzel sözlerin için teşekkürler. Aynı fikirde olmayabiliriz. Ben statükocu olmayı da kabullenebilirim. Önyargılarım da vardır, muhakkak.

Ama bunlar şu açmazlardan ikimizi de kurtarmıyor:

* Devlet= Akepe değildir

* PKK bir katliam makinasıdır. Dağa çıkmıştır. Tarihte ki onlarca yüzlercesi gibi. Almanyanın Baader - Meinhof; İngilterenin IRA; İspanyanın ETA ile nasıl mücadele ettiğini;

* o ülkelerin bölünüp bölünmediğini,

* herkesin keyfine göre bu ülkelerde anadilinde eğitim alıp alamadığını

* Otonomi verilip verilmediği.


Bunları çözmek için amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Ayrılıkçı, etnik terör Türkiye'ye özgü sıradışı bir durum değil. Dünyanın bir çok yerinde (Tamil'i hatırlayalım) var olan bir tedhiş hareketi.

Nasıl mücadele edileceği, metodolojisi belli.

Halkın bir kesimini, etnik bir bölümünü bu ayrılıkçı terör grubu ile bütünleşik görmek; bence asıl sorun burada..

Bir şey eklemek istiyorum; Mecliste sayısal çoğunluğu bulunan partinin bu konuda 7 yıldır bir dediği diğerini tutmuyor. İlkesiz; fırdöndü bir içpolitika. Şimdi Pentagon'un, Beyaz Saray'ın baskıları sonucu bu noktaya geldiler.

Afganistana asker gönderme konusu ile bu ''Kürt Açılımı'' aslında içiçedir; her ne kadar alakasız görünse de sevgili Jazz..

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 02-08-2009, 19:57
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

122/1. maddesindeki anlatımla “ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten ve dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketleri” nden başka bir şey olmayan PKK’nın ve yandaşlarının eylemlerine bir “çözüm” bulmak için daha fazla “demokrasi” yi öne sürmek, Anayasa’ya açıkça aykırıdır. Dahası, ülkeyi parçalanmaya doğru sürüklemektir..


Bu tutumun Anayasa’yı çiğnemek, onu hiç saymak, bu nedenle de iktidarın meşruluk sınırını aşması demektir. Çünkü, her şeyden önce, Anayasa’nın 10. maddesinin hükmü şudur:

“Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
... Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”
Bu nedenle, eğer Kürt kökenli vatandaşlara özgü olarak ayrı bir “demokrasi”, başka bir deyişle “demokratik hak ve özgürlük!” tanınırsa, bu, açıkça Anayasa’nın bu maddesini yok saymak demektir.

SORU: Amaçlarının önce özerk, arkasından da bağımsız bir Kürdistan olduğunu her olanakta dile getiren PKK ve uzantıları ile nasıl olacaktır da demokratik bir platformda anlaşma sağlanacaktır?

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 02-08-2009, 20:05
ozgur_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgur_ ozgur_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jun 2009
Mesajlar: 524
Standart

Mutezile´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

İngilterenin IRA; İspanyanın ETA ile nasıl mücadele ettiğini;


Bencede İngiltere ve İspanyadaki süreci incelemek gerkiyor.

İngilterede atılan demokratik adımlarla olaylar bitmiştir.
Yine İspanyada 1979 yılında atılan demokratik adımlar sayesinde ETA halk desteğini önemli ölçüde yitirmiş marjinal bir örgüt olmuştur.

Mutezile´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Dünyanın bir çok yerinde (Tamil'i hatırlayalım) var olan bir tedhiş hareketi.
Evet Tamil'i bir hatırlayalım....

http://www.halkcephesi.net/Yazarlaro...lari%20PKK.htm


Mutezile´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
* Devlet= Akepe değildir
Size göre demokratik bir ülkede devleet nedir...

Konu ozgur_ tarafından (03-08-2009 Saat 09:18 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 02-08-2009, 20:13
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Garbis Altınoğlu, TKP/ML örgütünün teorisyenliğini ve genel sekreterliğini yaptı. TİKKO'ya yakın internet sitelerinde hâlâ yazıları yayımlanıyor.....

Tıpkı PKK'da olduğu gibi sol örgütlerde de lider seviyesinde Ermeniler var. Türkiye Komünist Partisi-Marksist/Leninist (TKP/ML)'nin askerî kanadı olarak ortaya çıkan terör örgütü Türkiye İşçi-Köylü Kurtuluş Ordusu'nda (TİKKO) çok sayıda Ermeni'nin varlığı dikkat çekiyor.
Garbis adlı arkadaşın yazısını az kalsın okuyup cevap yazıyordum ki; neyse ki son anda ''bir bakalım'' demişim...

Hani ideoloji olur da; bu kadarı değil ozgur.

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 02-08-2009, 20:21
ozgur_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgur_ ozgur_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Jun 2009
Mesajlar: 524
Standart

Mutezile´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Garbis adlı arkadaşın yazısını az kalsın okuyup cevap yazıyordum ki; neyse ki son anda ''bir bakalım'' demişim...

Hani ideoloji olur da; bu kadarı değil ozgur.
Yani bu adam Anadolulu bir ermeni olmasa bir alman olsa, bir amerkalı olsa okuyup değerlendirecektiniz. Alıntınızda bol bol ermeni vurgusu yapılmış...

Tamilleri sormuştunuz hatırlayan var mı diye bende adres belirttim. Yinde Tamillerle ilgili bazı saptamaların bakın derim.

Konu ozgur_ tarafından (02-08-2009 Saat 20:30 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 02-08-2009, 20:30
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

Garbis, hatırladıgım kadarıyla çok mert ve devrimci bir insandı. Yazıyı okumadım ama okuyacagım. 12 Eylül'de çatışmada bir gözünü kaybederek yakalandı ve gerek sorguda gerekse cezaevlerinde son derece kararlı bir tutum takındı.

Sonra yıllarca Sinop cezaevinde tecritte kaldı. Sinop'un rutubeti ki bilinir.

Garbis'in yönettigi örgür şimdi bildigimiz TİKKO degildir. 70 li yıllarda Halkın Birligi adlı dergiyi çıkarırlardı ve Partizan dergisini çıkaran eylemlerde bulunan Tikko ile farklı idiler. Partizan tam bir Mao'cu örgüt iken HB Aep çizgisinde idi.

Ancak her iki örgütün de liderleri köken olarak Kaypakkaya'nın Tkp-ml sinden gelmişlerdi. Sosyal Emperyalizm tartışmaları sırasında ayrıştılar ve her iki örgüt de TKP-ML, TİKKO adını kullandı. O zamanki MK ayrıştıgı için ve önderleri de ilk örgütün kurucularu oldugu için buna hakları vardır.

Zannedersem daha sonra Garbis'in başında oldugu örgüt MLKP oldu ve o dönemden gelen HY hareketi ile birleşti. Ama bundan tam da emin degilim.

saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 02-08-2009, 20:54
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Ozgur;

* Batasuna neden kapatıldı; AİHM başvurusu neden reddedildi?

* Ayrılıkçı etnik terör ile siyasi partilerin organi bağ kurması hangi ülkede meşru

* IRA & Sean FINN'de mi yoksa?

nerede?


Yani bu adam Anadolulu bir ermeni olmasa bir alman olsa, bir amerkalı olsa okuyup değerlendirecektiniz. Alıntınızda bol bol ermeni vurgusu yapılmış...
Yazımdaki vurgu adamın ermeni olmasında da değil. O sadece bir saptama. Adamın hayata ve siyasete fanatik / ideolojik bir açıdan bakıyor olması.

Bilimsel bir makale var ise elinde, verirsin linkini seve seve okurum.

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:17 .