Orijinalini görmek için tıklayınız : Taraf bir skandalı daha ortaya çıkarttı.
Taraf'tan ortalığı karıştıracak iddia
Askeri taburda el bombası patlamış 4 asker şehit olmuştu. İşte bu olayla ilgili Taraf'ın haberi çok konuşulacak..
Taraf'tan yine ortalığı karıştıracak bomba bir iddia daha.. Gazete tim komutanın bombanın pimini çekip askere verdiğini yazdı. Gazete iddiasını görgü tanıkları erlere dayandırdı.
Elazığ'da Koçyiğitler Taburu'nda meydana gelen patlamayla ilgili resmi açıklama mevzide bekleyen erin üzerindeki el bombasının kazayla patladığı belirtilmişti.
4 askerin şehit olduğu olayın üzerinden 10 gün geçti. Ancak Taraf gazetesi olayla ilgili herkesi şoke edecek bir haberle kamuoyunun karşısına çıktı.
Mehmet Baransu imzalı habere göre, 4 askerin öldüğü patlamada nöbette uyuyan askere kızan tim komutanı askerin eline pimi çekilmiş bombayı tutuşturmuş..
Taraf "Pimini çekip bombayı verdi" manşetiyle çıktı.. Haberin spotunda ise "Elazığ'da tim komutanı, nöbette uyuyan askere ceza olarak pimini çektiği el bombasını tutmasını emretti. Bomba patladı, dört şehit" ifadeleri yer aldı..
Haberin devamı ise aynen şöyle:
Komutan pimi geri vermedi
Elinde pimi çekilmiş el bombası bulunan er Öztürk, Teğmen Tümer'in bulunduğu mevziye giderek "25 yaşına geldim 75 gün askerliğim kaldı. Beni öldüreceksiniz" dedi ve pimi kendisinden istedi.
Ama komutan Tümer, "nöbet yerine git, ben gelip takacağım zamanı biliyorum" karşılııını verdi. Bunun üzerine Öztürk,çevredeki diğer mevzilere pim aramaya arkadaşlarından yardım istemeye gitti. İkinci kez komutanının yanına gelidğinde yine aynı cevapla karşılaştı
Tekrar mevziler arasında dolaşmaya başladı. Olayın üzerinden çok geçmeden de arkadaşları Mesut Bulut, İbrahim Yaman ve Ali Osman Altın'ın bulunduğu mevziye geldi. Bu sırada Öztürk'ün elleri terlediği için bomba büyük bir gürültüyle patladı. Öztürk ve üç arkadaşı olay yerinde yaşamını kaybetti
Bece ordudaki bazı subay ve asubayların belli periodlarla sağlık kontrolunden geçmeleri gerekir. Bunu ordudaykende düşünürdüm....
Ordu böyle subayları terfi ettirir. Her zaman ihtiyaç duyacağı tiplerdir bu subaylar. İnsan unsurunun 2. planda olduğu bir sistemde farklı bir durum düşünülemez.
Ordu, daha fazla sömürü karşısında isyan olasılığı olan, üreten geniş emekçi kitlelerini baskı altında tutma aracıdır.
Burjuvazi bu aracı işlevsel kılabilmek için halktan koparır ve duygularını alır.
Tercih değil, sömürücü için zorunluluktur bu durum...
Yaktınız, yıktınız mahvettiniz orduyu sayın saroz
Görende sizi orduya düşman sanacak...
Eger Taraf'in bu haberi dogru ise,
bu türk ordusu icindeki insanlar arasinda, insanliktan nasibini almamislarin insanlarinda olabilecegini gösterir.....
bu insanlar kendi askerine böyle dengesiz cezalar verebiliyorken,
acaba askeri görev sürecinde diger islerinde sadece sorumlulugunu kaldirabilecegi seyleri mi yapmaktalar ?
tam bir skandal....tam bir vahset...bir trajedi....
er'ini köylü sürüsü olarak degerlendiren bir askeri yönetimin gösterdigi bir davranis bozuklulugu...
Haberi Taraf'ın sitesinde bulamadım. İnternette yazılar var ama sitede bulamadım. Bulabilen varmı?
Derken buldum
http://www.taraf.com.tr/haber/39631.htm
Haberi şuanda Taraf internet sitesinin politika bölümünde bulabilirsiniz.
Gazetede çok ayrıntı ve olayı gerçekleştiren subayın ifadeleride var. Subaya göre pimi çekilmiş bombayı askere eğtim ve ceza amaçlı vermiş. Nobet sırasında uyuyan bir kişiye ne tur presedurler uygulanacağı bellidir. Tutanak tutulur ya Disiplin ceazsı verilir yada askeri yargıya.
Haber Hürriyet gazetesi internet sitesindede yayınlanmaya başladı.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12351675.asp?gid=229
eğer bu haber doğruysa, ordunun ne kadar kirlendiğini açıkça görmekteyiz adı geçen şahıs ibrahim öztürk, benim yoldaşımdı...
kendisini yakından tanırım, olayın bir kaza sonucu olması çok farklıydı ama bu şekilde kasıtlı yapılan bir manyaklıksa elbet bununda hesabı sorulur...
yeniden elinde güç tutanların, güçlerini nasıl kullandıklarını, insanların neden askere gitmediklerini daha iyi anlıyabiliyoruz...
Averroes
26-08-2009, 16:07
Son günlerde ülkemizde hangi mahfillerden geldiği aşikar olan bir takım çevrelerin ülkemizin gözbebeği TSK'yı yıpratmaya çalıştıkları ibretle izlenmektedir. TSK gücünü halktan alan Atatürk Milliyetçiliğine sıkı sıkıya bağlı, ülkemizin jeo-politik ve jeo-stratejik konumunun ve bu konumun doğurduğu risklerin farkında olan vesire vesaire...
Bakın, yönetim kademesine olayla ilgili soru sorun internet sitelerinden yukarıdaki cümleyi vereceklerdir. İnanmayan not alsın. Yiyin ağalar yiyin... Laikliğin ve Kürt ayrılıkçıların canı sağolsun...
Sayın schopenhauer
Kışlalarda zaman zaman çeşitli inthar ve kaza haberleri göruyorduk. Basında ya küçük bir haber olarak geçiyordu yada çoğusunda hiç geçmiyordu. Ama bu olay farklı, bu olayda 1 kayıp olsaydı dedğin yazılar olabilirdi ama 4 tane kayıp var. Sanırım bu olay bu kadar kolay geçiştirilmeyecek.
İnternet sitelerinde geçen son haberlere göre emri veren subay tutuklanmış. Burda taraf gibi gaztelerin olmasının önemi birkez daha ortaya çıkıyor. İşin ilginç yanı belki o askerlerin içinde taraf gazetesini sevmeyenlerde vardı.
O teğmene jet tutuklama
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=205063
Taraf gazetesi aynı toplumsal baskıyı uygulayan polislerin içindeki Fettullahçı çeteleri de eleştirmeye başladığı zaman, belki kendini tuvalet kağıdı olmaktan kurtarabilir. "AKPyi ve Fettullah Gülen'i Bitirme Planı" adlı fotokopi paçavrasıyla sevgi çiçeği demokrat AKP'yi mazlum göstermeye çalışan propaganda bülteni Taraf, neden TSK'ya saldırıyor? Militarizme karşı çıktıkları için mi? Yoksa emperyalizme ve AKP'ye göbekten bağlı oldukları için mi? Taraf gazetesi neden bünyesinde Kenan Evren aşığı, Amerikan hayranı yazarlar barındırıyor?
Özgürlük ve demokrasi aşığı (!) Taraf gazetesinin, neye taraf olduğu belli. Vakit gazetesi bile onların seviyesine inemez.
Taraf gazetesi aynı toplumsal baskıyı uygulayan polislerin içindeki Fettullahçı çeteleri de eleştirmeye başladığı zaman, belki kendini tuvalet kağıdı olmaktan kurtarabilir. "AKPyi ve Fettullah Gülen'i Bitirme Planı" adlı fotokopi paçavrasıyla sevgi çiçeği demokrat AKP'yi mazlum göstermeye çalışan propaganda bülteni Taraf, neden TSK'ya saldırıyor? Militarizme karşı çıktıkları için mi? Yoksa emperyalizme ve AKP'ye göbekten bağlı oldukları için mi? Taraf gazetesi neden bünyesinde Kenan Evren aşığı, Amerikan hayranı yazarlar barındırıyor?
Özgürlük ve demokrasi aşığı (!) Taraf gazetesinin, neye taraf olduğu belli. Vakit gazetesi bile onların seviyesine inemez.
1- Bence Tarfa saldırabileceğiniz en yanlış yerden saldırdınız. Ortada bir fotokopi varsa onu gerçeğide vardır. Gerçeği bulunamamsı o belgeyii değersiz yapmaz. Bu konunun muhatabları konuyu sumenalt etmek için kapatmak için elinden geleni yaptılar siz konuyu tekrar gündeme getiriyorsunuz. Bence bu konuyu hiç açmayın zaralı çıkarsnız.
2- Taraf gazetesi bu haberi soruşturma dosyasında almış. İlgili teğmen tutuklandı. Anlamadığım nokta bu askerler sizin çocuğunuz yada kardeşiniz olsam birileri hesap vermesini istemeycekmiydiniz ? Birilerinin hesap vermesi gerekmiyor mu ? Bu askerler için hiç mi yüreğiniz sızalamadı ? Bu askerlerde ordunun bir parçası değilmi ki bu haberi orduya saldırmak olarak algılıyorsunuz.
1- Bence Tarfa saldırabileceğiniz en yanlış yerden saldırdınız. Ortada bir fotokopi varsa onu gerçeğide vardır. Gerçeği bulunamamsı o belgeyii değersiz yapmaz. Bu konunun muhatabları konuyu sumenalt etmek için kapatmak için elinden geleni yaptılar siz konuyu tekrar gündeme getiriyorsunuz. Bence bu konuyu hiç açmayın zaralı çıkarsnız.
2- Taraf gazetesi bu haberi soruşturma dosyasında almış. İlgili teğmen tutuklandı. Anlamadığım nokta bu askerler sizin çocuğunuz yada kardeşiniz olsam birileri hesap vermesini istemeycekmiydiniz ? Birilerinin hesap vermesi gerekmiyor mu ? Bu askerler için hiç mi yüreğiniz sızalamadı ? Bu askerlerde ordunun bir parçası değilmi ki bu haberi orduya saldırmak olarak algılıyorsunuz.
1. Komik bir yaklaşımla olaya girmişsiniz Özgür. Belgenin bir "aslı" olduğu belli ancak o belgenin "gerçek" olduğuna inanmak biraz zor. Yani sahte bir belge hazırlayıp bunun fotokopisini çekerek sahte kamuoyu yaratmaya çalışmayacak kadar mı masum görüyorsunuz Tarafgilleri? AKP'yi mazlum göstermeye çalışmayacak kadar vicdanlı mı Taraf? Madem Taraf bu kadar sağlam muhabirlik (muhbirlik) yapıyor o halde belgenin gerçeğine de ulaşabilirlerdi değil mi? Ama yapamadılar çünkü belgenin gerçeği yoktu. Ayrıca söz konusu sahte fotokopi belgede TSK'nın yazışma tarzına uymayan tutarsızlıklar göze çarpmaktaydı.
2. Taraf denen propaganda bülteninden gelen hiçbir habere inanmıyorum maalesef, nasıl Vakit gazetesinden gelen haberlere inanmıyorsam. Taraf gazetesi yaptığı hizipçilik ve AKP militanlığı ile kendisini bu noktaya getirdi. TSK içinde de her kurumda olduğu gibi ruh hastası insanlar olabilir, varsa ayıklanmalıdırlar, ancak bilinçli ve düzenli bir AKP propagandası yapan Taraf gazetesinin nasıl çarpıtmaya gittiğini göremiyor musunuz? Taraf'ın yaptığı bu militanlığın sebebinin anti-militarizm değil sermaye yalakalığı olduğunu görmek çok mu zor? "Rejimin güvencesi polistir" diyen Emre Aköz zihniyetinin bu ülkede 1 Mayıs'ta polisler solculara saldırdığında nasıl mutlu olduğunu anlayamıyor musunuz?
Madem Taraf bu kadar demokrat, neden Kenan Evren hayranı yazarları var?
gozunuz kararmis sizin , radikallik boyle bir sey iste :)
desenizki ordunun tarihinde boyle andiclar hic yok , ilk defa boylesi ortaya cikarildi,, hem o fotokobi belgesini oraya taraf mi koydu ki , gercegini taraf bulsun
sanik avukati dahi belgenin arama sirasinda bulundugunu inkar edemiyor , size ne oluyor , ordamiydiniz taraf muhabiri belgeyi sanigin cekmecesine koyarken,
akp tarafi pek sevmez , hurriyetin dahi cesaret edemedigi mansetleri atmistir taraf ,polisin onca eylemini de yeri gelmis elestirmistir taraf,
alin son olay , yalan mi ? uydurmami? ne yapacakdi taraf , milli menfaatler , devletin yuksek cikarlari icin , aman ordu yipranmasin diye ustune mi yatacak di ?
adamlarin dunya gorusunu begenmiye bilirsiniz , hic sozum olmaz , ama bir ithamda bulunacaksaniz , ortaya tarafin yalan haberlerini getirir koyarsiniz , ondan sonra konusuruz ,,
ekleme: hem emre akoz taraf yazari degildir ki yahuu , insaf et gayri ,, birde evet normal ulkelerde rejimin garantisi polisdir ,
akp tarafi pek sevmezHadi ya! :D
1. Emre Aköz, Taraf çizgisine oldukça yakın bir yazardır. Tıpkı Tarafgiller gibi AKP hayranlığı konusunda kendisiyle çelişebilecek ve liberalizmi satabilecek kadar tutarsızdır. Alevi düşmanlığı konusunda da benzer bir çizgideler.
2. Normal ülkelerde rejimin garantisi polis değildir. O dediğiniz Gestapo sistemi (Gestapo yerine Fettullahçılar da diyebiliriz) faşist devletlere özgüdür. Normal ülkelerde rejimin garantisi halktır. Bilmem anlatabildim mi?
3. Taraf gazetesini takip ediyorum ve AKP'ye karşı çıkması konusunda ciddi eylem göremiyorum. Tam tersine Taraf yazarları her yazılarında ölçüsüz bir AKP hayranlığıyla propaganda yapıyorlar. AKP'yi bazen kraldan daha kralcı olarak eleştirdikleri doğru ama "dindarlar eziliyor" diyerek Islamcı faşizmin ideolojik tabanını oluşturanlar bunlar.
Taraf gazetesine karşı getirdiğim argümanlara neden cevap yok? Taraf gazetesi, Aziz Nesin'in Ergenekoncu olduğunu iddia eden Vakit'e özenerek, Madımak vahşetini Ergenekon'un üstüne attı. Çok mu dürüstçe bir davranış bu? Taraf neden Kenan Evren hayranı bir yazar barındırıyor ve Kenan Evren'i eleştiren ilanları basmayı reddediyor?
Sayın Molloch
Tepkiniz Bu haberi yayınlanması ilgili değilde Tarfaın genel duruşuyla ilgiliyse buna birşey diyemem. Zaten bu konuyu daha önce tartışmıştık.
hurriyetin dahi cesaret edemedigi mansetleri atmistir taraf
hurriyetin dahi cesaret edemedigi manset mi ? :pound::pound::pound:
Bunu hangi anlamda söyluyorsunuz.
Hüriyetin ne zaman sansasyonel bir haberine rasladınız.
rejimin garantisi halkdir dediginiz sey havada kalir ,
demokratik ulkelerde rejimin mesrutiyetini evrensel hukuk normundan,yasalardan alir . Hukukun kolluk gucu ise polisdir. asker degil ....bu bir bakis acisidir bunda suc yada yanlis arayacak bir durum yoktur..
emre akgoz aleviler hakkinda ki son yazilari alevi dusmanligindan degil kendince bir durum tespiti yapmasidir , genel cizgisinde alevi dusmanligi yoktur , emre akgozun temel cizgsinde bir sapmada yoktur , ki olsa ne olur , bunlar tanrisal ustu yaratiklar degil her allahin gunu goruslerini yazan kisiler , ister katilirsin ister katilmazsin ,,ama siddetle yasaklamayla susturmakda kimsenin haddine degildi
ve
dindarlar eziliyor taraf icin bir arguman degildir , kendi dunya gorusleri icersinde butun yasam bicimlerinin serbestce ve ozgurce ifade edilebilmesi ve yasanabilmesine tarafdirlar , ne yani senin keyfin icin insanlar inandiklari degerlerden vazmigecsinler
bu kenan evren hayrani yazar kimdir? soylersen bir bakabilirim,
yine soyluyorum ve yaziyorum bir gazeteyi ideoljik yada dunya goruslerinden dolayi elestirmek kadar sacma bir sey olamaz , kose yazarlarinin yorumlarini begenirsin begenmezsin ama gazet icin bakilacak kistas verdikleri haberler dogrumudur yalanmidir carpitma varmidir bunlari getir onumuze
Tepkiniz Bu haberi yayınlanması ilgili değilde Tarfaın genel duruşuyla ilgiliyse buna birşey diyemem. Öyle. Taraf gastesinin insani kaygılarla ya da adalet arayışıyla bu tür haberleri yayınladığını düşünmüyorum. Onlar Fettullahçı abileri ne emrederse onu yaparlar, pilli bebekler gibi.
buda bir gorusdur , ne yapayim yani
onemli olan taraf bu gorusu empoze etmek icin yalan uydurma carpitma haber yapiyor mu , bunlari tartisalim
bakin ben ucuz sark numarasina kaymadan hurriyeti cumhuriyeti milliyeti vb diger gazeteleri one surmeden konuyu dallandirmadan budaklandirmadan , sadece taraf uzerinde yogunlasarak tartisalim diyorum ,,,
birde su kenan evren hayrani yazarin adini verecekdiniz , ayrica ilan konusunda acmanizi rica edecegim ,,
Öyle. Taraf gastesinin insani kaygılarla ya da adalet arayışıyla bu tür haberleri yayınladığını düşünmüyorum. Onlar Fettullahçı abileri ne emrederse onu yaparlar, pilli bebekler gibi.
Eğer 4 insan haksız yere hayatlarının baharında canlarından oluyorsa.
Varsın yayınlasın, hangi kaygıyla yayınlıyorsa yayınlasın.
Mutezile
26-08-2009, 23:20
Ozgur, yargı safhası bitmiş mi; malum şahıs hüküm almış mı?
Hayır sayın Mutezile, adı geçen subay şimdilik tutuklu, hükümlü değil. tabiki henüz yargı safhası başlamamış bile. Olay sadece bir idda. Sanırım hüküm giymeden birini suçlu ilan edilmemeli demek istiyorsunuz. Ancak ister yargılanıp ceza alsın, ister hiç yargılanmasın bu hiç önemli değil. Sonuçta 4 insan ölmüş. Tabikii benim bir yargı makamı filan değilim, ben ancak vicdanen yargılayabilirim ve bu yargılamda gögü tanıklarının verdiği ifade benim için çok önemli.
Kaldı ki burda kimseyi suçlu filanda ilan etmedik sadece idalları dile getirdik.
taraf burda bir iddayi haberlestiriyor , iddasi maddi kanitlar olarakda tanik ifadelerine dayaniyor , yani sallama bir sey yok ,
ancak mahkemeler tarafindan basin yasagi konulmadigi muhdettce herkes haber alma ozgurlugune dayanarak mahkeme oncesi sirasi ve sonrasi bilgilendirilir , zaten buda tc yasalarindaki mahkemelerinin aksi bir karar olmadikdan sonra halka acik olma hukmune dayanmakdadir ..
bunu haberlestirmek icin mahkemenin hukum kararini beklemek kadar da absurd bir sey dusunemiyorum ,,, bu haber olmayacaksa hic bir sey haber olmaz :)
Deist Bedo
27-08-2009, 00:17
Katil devlet başka ne beklenirki
ne alaka deist bedo
devlet dedigin ete kemige burunmus bir cisim degildir ki , bir aracdir ,toplumsal mekanizmadir , yasalarimizda tegmenlerin emri altindaki erleri oldurmeleri serbest diye bir kanun mu var ,,
katil olan insanlardir , devlet ise ancak cezalandirmada onlemede yetersiz olur , ki o zaman zaten o devlet degildir basibozukluktur
Mutezile
27-08-2009, 00:22
Hayır sayın Mutezile, adı geçen subay şimdilik tutuklu, hükümlü değil. tabiki henüz yargı safhası başlamamış bile. Olay sadece bir idda.
Teşekkür ederim sayın Ozgur
Burda yazılanları okudukça hayretim bir kat daha artıyor. Hadi ben askerlik yapmadım yapan arkadaşlar da mı bilmiyor o kurumda neler döndüğünü. Çıkın sokta herhangi bir vatandaş ile sohbet esnasında konuyu rütbelilerin uygulamasına getirin bakalım daha neler işitilecek. Silahı askerinin eline verip intihar ettireninden tutun da daha kaç tane bu tür olay dinledim ben birinci görgü tanıklarından. Ha bu başlıkta sorunumuz haberin taraf gazetesi tarafından duyurulması mı. Taraf adlı gazeteden habersiz bu ülkenin herhangi bir köyünden askere gidip bu tür uygulamalara şahitlik etmiş kişiler de mi taraf taraftarı?
malum komutan tutuklandı askerlerin verdikleri ifadeler doğrı hala bu canileri korumaya kalkanlar mı var??
o oyle bir korkudur ki , insanlarin iliklerine kanina dna sina kadar isler , askerlik sirf bu yuzden turkiyede zorunludur , butun herkesin o ogutme makinasindan gecmesi bilinc altina o korkunun yerlesmesi icin ,
bazilari demiski el bombasini neden bos araziyi atmamis ,, atamaz ,atsa askerligi yanar , kendi yanar , o oyle bir psikoloji ki , o bariyeri asamaz olumune o bombayi tutar..
evrensel-insan
27-08-2009, 01:08
Saygideger niveru;
bazilari demiski el bombasini neden bos araziyi atmamis ,, atamaz ,atsa askerligi yanar , kendi yanar , o oyle bir psikoloji ki , o bariyeri asamaz olumune o bombayi tutar.-niveru-
Boyle bir psikolojinin dine teslimiyetten farki ne ki! Tum sorun, birey bilinci alamamak. Sonucta dini mentaslite ve uygulama ile; askeri mentalite ve uygulamasi arasinda hic bir fark yok. Sonucta, kulsun ve emir kolesisin.
Ayrica bu olay, gorevi uygulatan sahis acisindan da; askeriyedeki kisilerin, nasil bir psikoloji icinde olduklarini gosteriyor. Ha "vatan sagolsun", ha "elhamdulillah, muslumanim" varsa bir mentalite farki, birisi gostersin!
Nerde canin ve yasamin onemi, degeri!
Saygilarimla;
evrensel-insan
Mutezile
27-08-2009, 01:42
Yargılanma, hele adil yargılanma her şüpheli/tutuklu için evrensel bir haktır. Masumiyet karinesi de yine evrensel bir realitedir. Öyleyse şüphelinin kendini aklama hakkı, savcının da iddiasını temellendirme sorumluluğu mevcut.
Şüphelinin yüzüne hüküm okunurken dahi, suçu sabit değildir. Olayın temyiz-yargıtay aşaması vardır. Tekrar tutuklu,yargıtayda temyizin ''duruşmalı'' görülmesini talep edebilir. Kendisinin o duruşmaya katılma hakkı yoktur, ama avukatı ilgili ceza dairesindeki temyiz duruşmasına katılması mevzu bahistir.
Bundan sonra da aşamalar söz konusudur.
Tashih-i Karar talebi; hatta kanun yararına bozma talebi. Biri avukatından diğeri hatırladığım kadarıyla Cumh. Başsavcısından gelebilir.
İnsanların yargılanması, hüküm giymesi son derece ciddi bir iştir. Hafife alınamaz, suç subut bulmadıkça yargılanan suçsuzdur.
Bu gerçekler ışığında bu topic altında yapılmak istenen, Yargının yapması istenen, ve nihayetinde de yapılan Yargısız İnfaz'dır.
Herkesin kafasına göre akıl yürüterek, tevatürle hüküm verilmesi yolu ''çok şükür ki'' kapalıdır..
Silahlı kuvvetler içindeki işleyişi yaşamış ve bezmiş biriyim. Haksızlıkları, şiddeti gözümle gördüm. Ama genel durum bu değildir, ve genelde istisnai durumu teşkil eder bu haksızlıklar. Dolayısıyla bir takım izlenimlerden genel hüküm çıkarmak asıl haksızlığın kendisidir. Bu ordu gökten zembille inmemiştir. 81 vilayetinde yaşaya anaların doğurduğu çocuklardır neticede. Bir görev yapmaktadırlar. Geçmişte abileri demokrasiyi katletme gibi suçlar işlemişlerdir. Ee, dünyanın bir çok ülkesinin ordusu bu hatalara düşmektedir..
Başımızın ucunda ABD ordusu 1,5 milyon sivil Iraklıyı katlederken (hem de yasak misket bombası kullanarak) ....
Pinochet,
Hitler,
Stalin,
Auschwitz, Gulag, Ruanda, Cezayir...
Hep orduların vebali vardır bunlarda.. Ama hiç bir Alman ordusunu Hitlerin emrine girdiği için reddetmez, ve lanetlemez. Ya da hiç bir Rus, İtalyan, İspanyol.....Arjantinli.
Bence husumet duyguları beslemek ve yeşertmek için Ordu'dan başka hedefler seçmek daha isabetli olur..Mesela:....
evrensel-insan
27-08-2009, 01:54
Saygideger Mutezile;
Bu psikolojinin yol actigi, alinan dort cani, kim geri getirecek? Bu resmen, bir cinayettir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Mutezile
27-08-2009, 02:00
Güzel insan, ben yargılanmasın; ya da hüküm giydiyse infaz edilmesin mi diyorum.?.Yapma lütfen.. Adamı yargılamadan mı giyotine gönderelim?
Burnumuzun dibinde kadın çocuk demeden 1,5 milyon sivili katleden leş kargasına da bir zahmet sesimizi yükseltelim..190 000 savaşan askeri ile dünyanın bir ucundan geliyor; kendi hidrokarbon rezervleri 30 yıl içinde tükeneceğinden paçaları tutuşmuş bir alçak, masum sivil haklı katlediyor..Hem de cürmümeşhut (suçüstü) halinde..
Bu ülke başkanı Barrack geliyor, ve baştacı ediliyor..Çok üzülüyorum, çok. Bu çapsızlığa, ödlekliğe, alçaklığa..Gerçekten üzülüyorum.
evrensel-insan
27-08-2009, 02:32
Saygideger mutezile;
"Benim dotum kara, seninki benden kara" misali; konuyu kisasa kisas'a getirmiyelim. Baskasinin, ne yaptigi; bu yapilani temize cikarmaz ki! Sonucta; ben sadece bu konuya degindim. Askerin, psikolojik durumuna isaret edebilmek icin. Senin bahsettigin konuda benim bir fikir belirtmem olmadi, cunku konu o degildi.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Kenan Evren sevdalısı olması Taraf'ın tek gafı değil. Bir de Deniz Gezmiş'in ırkçı olduğunu iddia etmeleri var ki, evlere şenlik. Ama bunlara şaşırmamak lazım çünkü "liberal Sol" yani iğdiş edilmiş, muhalefet edemeyen bir Sol yaratmak için atamayacakları çamur yok. Bu yaratıklar anarşist Birgün gazetesini bile Ergenekoncu ve faşist olmakla suçladılar. "Yok artık" diyebilirsiniz ama yaptıkları bu.
http://www.derki.com/haberportal/index.php/basindaki/taraf-i-kim-kullaniyor-baris-yarkadas.html
Ayrıca şu başlıkta Taraf'a yöneltilmiş değişik eleştirileri görebilirsiniz:
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=7653
Ha "vatan sagolsun", ha "elhamdulillah, muslumanim" varsa bir mentalite farki, birisi gostersin!Fark yok evet. Ama Taraf gazetesinin milliyetçilerle uğraşıyorum diyerek "dindarlar eziliyor" propagandası yapması sana da yanlış gelmiyor mu? Kaldı ki ben Yasemin Çongar'ın yazılarını takip ediyorum ve CHP'ye söylemediğini bırakmayan ajan Yasemin, MHP hakkında bile yuvarlak sözler edebiliyor. Bu insanlar sadece ulusalcıların, Kemalistlerin "milliyetçiliğine" karşı çünkü aslında milliyetçilikle alıp veremedikleri yok, sadece AKP iktidarı önündeki engelleri kaldırmak istiyorlar. Solcuların yaptığı "milliyetçilik" onlara bir eleştiri, bir karalama bahanesi veriyor. Neden bu Tarafgiller, Islamcıların milliyetçiliklerini eleştirmiyor? Zaman gazetesi Kemal Kılıçdaroğlu'na Dersimli olduğu için saldırdığında Taraf'ın vicdanı neredeydi?
Islamcılar çok başları sıkıştığında (veya çıkar çatışması olduğunda) milliyetçiliğe karşı çıkıyormuş gibi yapabilirler. Sadece bizim demokrasi çiçeği Fettullahçı AKP değil, Iran'da dünyanın en baskıcı Islam rejimini kuran Ayetollah Humeyni bile "Islamda milliyetçilik yoktur" gibi söylemlerle Kürtleri ve Azerileri kendine çekmeye çalışmıştı. Sonra ne oldu? Islamcılar iktidara geldiler ve iktidarda kalmak için Fars milliyetçiliği ve Islamcılığı birleştirdiler. Yani Islamcılar çatal dilleriyle liberal yalanlar söyleyebilirler ama bu onları asla özgürlükçü ya da milliyetçi karşıtı yapmaz. Tam tersine, çoğu AKP seçmeni hem milliyetçidir hem Islamcı.
Ben bir kaç tane Fettullahçı robotla kavga ettim. Sadece dinci değiller, aynı zamanda milliyetçiler de. Aynı zamanda kadınları günah yuvası olarak görüyorlar, en iyi kadın dindar ev kadını, komünistler en büyük tehlike, Kemalistler zaten Mason, eşcinseller lanetli, ama Amerika nedense bunlar için işbirliği yapılması gereken bir devlet! Fettullahçı robotlardan demokrasi, özgürlük, liberalizm bekleyen insanların aptallıkları başkalarına bu kadar zararlı olmasa, eğlenceli bile olabilirdi.
Kısacası Taraf, Vakit kadar tehlikeli bir gazete.
LifeOwneR
27-08-2009, 06:06
özellikle ordu ve benzeri kurumlarda, güç ve yetki ; karekter olarak sağlam yetişmiş insani değerler taşıyan insanlara verilmelidir. aksi halde bu tür kurumların saygınlığı gün geçtikçe azalır. gerçekten üzücü bir hadise.
Bu olayı ıraktaki, veya başka yerdeki iki grubun çatışması yada birinin diğerine saldırmasıyla eş tutmasınız. Burda iki düşman güç yok. Bir asker herhangi bir çatışmada yada kazada ölürse bu normaldir sonuçta asker, ama böyle bir olay normal değildir. Burdaki olayın diğer olaylardan farkını ve vehametini bu sitedeki herkes anlayabilecek zekaya sahip olduğunu düşünüyorum. İnsanlar çocuklarını hizmet için bir kuruma gönderiyorlar onların bu şekilde bir son için mi gönderiyorlar. İşte işin vehameti burda. Onlardan sorumlu olan insanlar bunu yaparsa kime güvenebilirsın. Bu olay eğer normal bir olaysa düne kadar neden gizlendi.
Düşünün bir askere pimi çekilmiş bir bomba veriyorsunuz. Bomba 45 dakika o insanın elinde. Elinize herhangi bir cisim alın ve 45 dakika patlayacak piskolojisiyle onu sabit tutmaya çalışın bakalım. Kaç kişi sabit tutmayı başarbilecek. Bence bu resmen cinayetle eş değer. Muhtemelen olayda 1 kişi ölse eğtim zaiti denerk kapatılacaktı, ancak 4 kişi ölünce işin rengi değişti. Tabi birde tarfın gazetecilik farkınıda unutmamak gerekiyor.
Merak ettiğim toplumdaki her olay yorumlanırken mahkeme kararı mı beklenir. Örneğin Şaban Dişli ile ilgili o malum evrağı gördükten sonra mahkeme bazı şeyleri düşünmek için mahkeme kararını beklemeye gerek var mı ? Yada daha birkaçgün önce zonguldakta eşi dahil 6 kişiyi öldüren birni vicdanen yargılamak için mahkeme kararını mı bekleyeceksin ?
Kamuoyu basıkısı olmasayıdı Şaban Dişli olayı sumenaltı edilezmiydi. Zonguldakdaki sahıs şunada zanlı, zanlı olması onu toplum gözünde suçsuz mu yapar.
Taraf ve onun gibi düşünenlerin amacı yargılamak değil, suçluların yargılanmasını sağlamak. Olayın sumenaltı edilmesini engellemek.
Bu arda hemen haman bütün gazeteler bu olayı bügünkü sayılarında mecburen vermiş.
Mutezile
27-08-2009, 11:35
Bu olayı ıraktaki, veya başka yerdeki iki grubun çatışması yada birinin diğerine saldırmasıyla eş tutmasınız. Burda iki düşman güç yok. Bir asker herhangi bir çatışmada yada kazada ölürse bu normaldir sonuçta asker, ama böyle bir olay normal değildir. Burdaki olayın diğer olaylardan farkını ve vehametini bu sitedeki herkes anlayabilecek zekaya sahip olduğunu düşünüyorum. İnsanlar çocuklarını hizmet için bir kuruma gönderiyorlar onların bu şekilde bir son için mi gönderiyorlar.
İlginç; gerçekten ilginç.. Demek iki grubun çatışmasını sana çağrıştırıyor Irak-kuşatması.
Burda iki düşman güç yok. Irakta da yoktu. Sivil halka kim düşmanlık besleyebilir Coni'den başka?
Halbuki ben pazar yerine-pazarın olduğu gün- uçaklardan atılan misket bombalarını, havaya uçurulan hastaneleri; kasıtlı olarak imha edilen altyapıyı (su elektrik) hatırlıyorum. Yanıbaşımızda oldu bunlar. 'Dindarlar'ın iktidarında. Sus pussssss... Çıt yok. Afaki 3-5 ah-vah..ve geçti gitti.
1,5 milyon, b i r b u ç u k milyon sivil imha edildi. Jenosid bu değildir de nedir? Hitlerin 6.5 milyonunu zorlayacaklar neredeyse. 2000'li yılların uygar dünyası..Muhterem AB ne yaptı saldırı boyunca?
Sevsinler..
Mutezile
27-08-2009, 11:40
Zonguldakdaki sahıs şunada zanlı, zanlı olması onu toplum gözünde suçsuz mu yapar.
Suçlu mu yapar?
Yukarıda adım adım aktardığım yasal süreçler sizi çokça ilgilendirmiyor sanırım.
Şu an Oktay Yıldırım, ozgur'un evinde kroki ve el bombaları var falan dediği anda, emin ol sabaha karşı evin basılır, derdest edilirsin. Nöbetçi mahkemeye çıkarılır ve soluğu hücrede alırsın. Peki suçlumusun?
Yosa sana iftira mı atıldı?
Yasal sürece ihtiyacın var mı yok mu?
Hukuk neye lazım, kime lazım, ne zaman lazım... az tefekkür, azıcık..ok?
Umarım söylediklerimde ırakta olan insanlık vahşetini savnduğum anlamı çıkartılmıyordur. Ama iki olay arasında hiçbir benzerlik yok. Zaten konumuz ırak değil.
Zonguldaktaki şahıs tabiki hukuken şuan suçsuz ama 7 insan öldürmüş birinin toplum gözünde, toplumun vicdanında suçsuz olabileceğini kimse savunamaz.
kafasikarisik
27-08-2009, 12:16
Askerliğimi yapalı 15 yıldan fazla oldu.
Hala geceleri kabus görürüm. Tekrar askere almışlar baştan yaptırıyorlar filan.
Milleti askerlikten soğutan mecburi askerliğin kendisidir aslında. Askerlik anıları anlatmak güzel oluyorda, gülerek anlattığınız o hikayeleri yaşarken hiç gülmüyorsunuz.
Neticede azcık mürekkep yalamış veya azcık uyanık biri iseniz askerlikteki çoğu uygulama size saçma, gereksiz ve eziyet geliyor ve sizi çileden çıkarıyor.
Ama daha fazla okumuş ve daha fazla uyanık iseniz en saçma uygulamanın elinize silah alıp tanımadığınız biri üzerine ateş etmek ve gerekirse de ölmek olduğunu kavrıyorsunuz. Onu kavrayınca sizi çileden çıkaran tüm uygulamaların aslında zamanı geldiğinde verilecek olan bu en saçma emirin teretdütsüz olarak uygulanması eğitimi ve alıştırması olduğunun farkına varıyorsunuz. Rütbeliler ile yaptığınız kısıtlı sohbetlerde de okullarında aldıkları eğitimin aslında bu yönde olduğunu öğreniyorsunuz. Bir diğer husus ta kılık kıyafet konusundaki katı ve ödünsüz tutumdur.
Şimdi bu bağlamda, benim fikrim, askerlerin asker gibi davranmasının tuhaf olmadığı, tuhaf ve tehlikeli olanın sivillerin saçma kurallara itiraz etmeden uygulamaları ve askerler gibi kendilerini katı kılık kıyafet zorunluluğu içinde hissetmeleridir. Bu yol iyi yol değildir, bu yolun sonu hitabet yeteneği güçlü bir lider etrafında toplanan kalabalıkların liderinin emirlerini sorgulamadn uygulamalarıdır. Tarihin en acı sahneleri bu şekilde oynanmıştır.
kafasikarisik
27-08-2009, 16:33
Taraftan şok bir iddia daha;
Çukurca'da 6 askerin şehit olduğu mayınları asker döşedi iddiası...
http://www.gercekgundem.com/?p=214525
1970 li yılların Tercüman gazetesi vardı. İktidar ile sıkı fıkı olduğundan sol örgütlerin her eylemi, her attığı adım tüm ayrıntısı ile burda yayınlanırdı. Kimsenin elde edemediği bilgiler burda yer alırdı. Sürekli sol örgütlerin vahşi anarşistler olduğu propogandası yapılırdı. Tüm haberleri yalan mı idi? Hayır tabii ki değildi. Ancak belli çevrelerin yayın organı idi.
Ancak sağcıların hiç bir eylemi yazılmaz. Hiç bir sağcı katliam haberi verilmez, görmezden gelinirdi.
"Bana sağcılar ve milliyetçiler cinayet işliyor dedirtemezsiniz. 24 Aralık 1978 Maraş katliamı sonrası - Süleyman Demirel"
evrensel-insan
27-08-2009, 17:44
Saygideger molloch;
Siyasette, budur iste. Hic bosluk tanimaz. Dinin, "acigini" milliyetcilik, milliyetciligin "acigini" din doldurur. Bu arada olan, topluma, halka olur. Eger, bu acik doldurma, dallanir budaklanirsa; bu da zaten; toplum arasi kutuplasma demektir.
Burada tek dikkate alinmasi gereken husus; kim kimin "acigini" kullanirsa, kullansin; kendi ayrimci amacinin cikari icin kullanmaktadir. Yoksa, toplumu, halki dusundukleri icin degil.
Dolayisiyle, taraf; ancak kendi tarafi icin kullanabilecegi, skandali ortaya cikarir. Taraftan; kendi savundugu taraf ile, ilgili bir skandal orta cikarmasini beklemek; hem abes, hem de mantik disi olur. Hic, kimse "kendi tavuguna 'kis' dermi?"
Oyuzden "elhamdulillah Musluman'im" in aradigi acik"vatan sagolsun", "vatan sagolsun" un aradigi acikta "elhamdulillah muslumanim" zihniyetidir. O yuzden de mentalite ve yanasim olarak; iki amacin ve de arac kullaniminin farki yoktur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Taraftan şok bir iddia daha;
Çukurca'da 6 askerin şehit olduğu mayınları asker döşedi iddiası...
http://www.gercekgundem.com/?p=214525
Bu idda yeni değil ki, birkaç ay öncesinde gündeme geldi. Bu konuda konuşan iki subayın ses kasetleri bazı internet sitelerine düştü. Yanilmıyorsam ses kasetleri tvlerdede gösterilmiş olabilir. ve yine yanılmıyorsam bu ses kastleriyle ilgili herhangi bir yalanlama gelmedi.
Taraf sadece bügünkü sayısında onu hatırlatıyor. Verdiğiniz likteki site ise ona istinaden haber yapmş
Mutezile
27-08-2009, 21:21
Zonguldaktaki şahıs tabiki hukuken şuan suçsuz ama 7 insan öldürmüş birinin toplum gözünde,
O kadar yazıyı haybeye astık demek..Hukuksal süreç, masuniyet karinesi falan filan..Hava civa anlaşılan.
''Toplumun gözünde derken'', siz önce bir Dreyfus davasını anımsayın. Orada da alınacak ibretler var..
Hoş boşa yazdığımız tescillendi, artık:) sağlık olsun.
Sayın Mutezile
Hukuk önemsizdir diye birşey söylemedim. Tam aksine benim için bir ülkedeki yaşanabilir yapan en önemli şey hukuk ve hukukun üstünlüğüdür. Kaldı ki bir ülkede hukuğa en fazla ihtiyacı olanlar bizim gibi farklı düşünenlerdir. Yani sizinle farklı düşünmuyorum.
Ancak bir olayda ortada bir suç varsa ve bu suçla ilgili somu deliller varsa bu delilerin üstünde durmak, bunu toplumun bilgisine sunmak ve bu delileri takip etmek birini yargılamak ve suçlu ilan etmek değildir. Tam aksine olabilecek bir hukuksuzluğu önlemektir.
Bu olay için yetkili makamlar ne diyordu kaza. Taraf gazetesi olmasaydı belki bu olay örtbas edilecekti.
Eğer bu olayda subay gerçekten suçluysa ve bügüne kadar tutuklanmayıp tarafın haberinden sonra tutuklanmısa, burda taraf olayda kaybedilen askerlerin hukuğunu savunmuş demektir.
Askerlik hakkında Nefes filminden bir fragaman:
NEFES (http://www.dailymotion.com/video/xa67ui_nefes-filmi-uyursan-olursun_shortfilms)
Askerliği sivil zihniyetle anlayamazsınız. Askerlik sizin hiçbir mantık, etik, kültürel vb. yaklaşımınıza uymaz. Askerlik bambaşka bir şeydir ve Türk askeri olmak bambaşkadır.
Örneğin; demokratik asker veya demokrat komutan gibi kavramlar askeri açıdan gülünçtür. Çünkü "demokrat" olmak bir askeri sıfat değildir, askerin sıfatı kahramanlıktır.
"Kahraman asker" olmak her askerin alacağı en büyük ödüldür ve şehadet en yüksek rütbedir.
Dünyada hiçbir görev insanda böylesine büyük gurur hissi yaratmaz Askerlik zorla, parayla falan yapılacak bir iş değildir. Bu bambaşka bir olaydır.
Bunun bilincine iyi varmak ancak ve ancak "vatan sevgisi" dediğimiz bir bilinç düzeyine ulaşmakla olur.
"Vatan da neymiş" diyen herkes "askerlikte neymiş" der ve bu da doğal bir sonuçtur.
Askerliği anlamak isteyen mantıkla değil ruhla bakacak. Ruhunuzla kavrayamadığınız hiçbir şeyi anlayamazsınız zaten de askerliği hiç anlayamazsınız.
Askerlik bir ruh yaratma sanatıdır.
Son olaylara gelince:
Vahim iki olay olmuş. Bunlar vahim olaylardır, özellikle Teğmenin yaptığı çok vahimdir.
Hatırlarsanız Kıbrıs harekatında da koskoca Kocatepe gemisi batırılmıştı ve çok vahim bir hata idi. 6 şehitimize neden olan diğer olay da büyük bir hatadır. O internete düşen Tlf. konuşlmalarından bunun bir hata olduğu anlaşılmaktadır. Hata vahimdir aynı Kocatepe gemisinin batırılması gibi... Lakin insanın ve silahın olduğu her yerde bu tip hatalar olacaktır. Bunu sıfırlamak na-mümkündür.
Bu meselenin diğer yönü ise Taraf ve malum F tipi medyanın bunu bir anti-Tsk kampanyasına malzeme olarak kullanmasıdır. Emin olun onların umrunda bile değildir şehit askerlerimiz. Onlar mal bulmuş magrib gibi olayın üstüne atlamışlar ve süslü propaganda kasetleri ile halkı ordusundan soğutma çabalarına girişmişlerdir.
Bu onların her zaman yaptığı şeydir. Akrebin doğası budur, daima sokar.
Ayrıca not olarak şunu söylemek isterim ki; bu olayı Taraf ortaya çıkarmamış olay askerî soruşturma ile ortaya çıkmıştır.
Taraf'ın yaptığı belge sızdırma, servis operasyonlaırndan payına düşeni almaktan ibarettir.
Genelkurmay Başkanlığından 17 Ağustos’ta 4 askerin ölümün yol açan el bombası patlamasına ilişkin yaptığı açıklamada olaya sebebiyet veren piyade teğmenin tutuklandığını belirtti. Açıklamada Genelkurmay’ın suç işleyen personeli hakkında her zaman yargı yoluna gittiği ileri sürüldü.
Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde yer alan açıklamada 17 Ağustos’ta Elazığ'daki bir askeri birlikte el bombası patlaması sonucu dört askerin öldürülmesine ilişkin şu iddialar yer aldı: “Aynı gün 8'nci Kolordu Savcılığı tarafından derhal soruşturma açılmış ve olayla ilgili olduğu değerlendirilen Piyade Teğmen aynı gün göz altına alınmıştır. 18 Ağustos günü ise Teğmen sevk edildiği Askeri Mahkeme tarafından 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak' suçundan tutuklanmıştır.
Bu bilgilendirmenin yapılmasının nedeni, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin suç işlediği değerlendirilen personeli hakkında her zaman, yargı yoluna gittiği hususunun bir kez daha ifade edilmesidir.”
Taraf gazetesinde yer alan haberin ardından olaya sebebiyet verdiği belirtilen Teğmen'in tutuklandığı bilgisi verilmişti. Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklaması da olayın basında deşifre olmasından sonra yapıldı.
Lakin insanın ve silahın olduğu her yerde bu tip hatalar olacaktır. Bunu sıfırlamak na-mümkündür.
Sen ver birinin eline pimi çekmiş bombayı, 45 dakika pimi yerine takma...
Bu nasıl bir hatadır...
Bir subay bunu yapabilme cesaretini nerden alabiliyor...
Mutezile
28-08-2009, 23:24
Taraf gazetesinde yer alan haberin ardından olaya sebebiyet verdiği belirtilen Teğmen'in tutuklandığı bilgisi verilmişti. Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklaması da olayın basında deşifre olmasından sonra yapıldı.
Bu düşüncelerini, ki bunlar senin doğrularındır, savunmaya hakkın var. Peki çıkarımın nedir? Kıssadan hisse olarak sen ne alıyorsun bu hadiseden?
Bu arada şu cümleni okurken gülümsemeden edemedim:
Taraf gazetesi olmasaydı belki bu olay örtbas edilecekti.
Böyle düşünebilmek de bir kabiliyet.
zaten taraf olmasaydı dünyadan haberimiz olmayacaktı:)
böyyük komploları ortaya çıkardılar.varolsunlar sağolsunlar:D
Mutezile
28-08-2009, 23:29
Taraf gibi güzide bir ceridenin adını lütfen desturla ağzımıza alalım..
Bu düşüncelerini, ki bunlar senin doğrularındır, savunmaya hakkın var. Peki çıkarımın nedir? Kıssadan hisse olarak sen ne alıyorsun bu hadiseden?
Az önce Soda arkadaş bir gemiden bahsetti. Toplum bu geminin akibetini kaç yıl sonra öğrenebildi.
Mutezile
28-08-2009, 23:35
51. iletimde size, Sayın Özgür bir soru yöneltmiştim. Cevap lütfedersiniz herhalde.
51. iletimde size, Sayın Özgür bir soru yöneltmiştim. Cevap lütfedersiniz herhalde.
Cevabını 54. iletide verdim sanıyorum....
Mutezile
28-08-2009, 23:45
Siz sodanın sözlerine başvurmayınız derim. Başlığı açan sizsiniz, soda değil. Kendi sözlerinizle anlatırsanız görüşünüzü, anlamaya çalışırım.
Anlatırken tabii ki Kocatepe muhripinden de yola çıkabilirsiniz,; NUsret mayın taramadan da..
kafasikarisik
28-08-2009, 23:54
Sadece Taraf olsaydı,
Deniz feneri skandalını öğrenebilecek miydik?
Gemicikleri öğrenecek miydik?
Pırlanta işlerini?
3. köprünün güzargahını?
Dünyanın her yerinde mevcut iktidarın karşıtlarına dair haberleri verip, iktidarın yanlışlarını görmeyen basına, propoganda bülteni denir.
Ömrü iktidar ile sınırlıdır.
Malesef Kocatepe muhripinden batırıldığında ben henüz doğmamıştım. Toplum Kocatepe gemisinin nasıl battığını öğrendiğinde belli bir yaşa gelmiştim.
Benim burda anladığım Tarafın habercilik konusunda 1 numara olduğunu bir kez daha kanıtladığıdır. ve ordunun bu tarz olaylarda daha şefaf olması gerektiğidir....
''Tarafın habercilik konusunda 1 numara olduğunu bir kez daha kanıtladığıdır. ve ordunun bu tarz olaylarda daha şefaf olması gerektiğidir.... ''
Ordu şeffaf olamaz ordunun şeffaf olması doğasına aykırıdır.Abd ordusu ya da hehangi bir ordu neler yaptıklarını açıklıyormu?
Ne yapsaydı şehitelrin ailelerine manyak bir teğmen yüzünden öldüler mi deseydi?
Tabiki soruşturmasını yapacak ve suçlular gereken cezayı alacak ama bunu ilk aşamada kamu oyuna açıklaması doğru değildir.
Çalışanlarının maaşını ödeyemeyen Taraf ın nasıl bir istihbarat ağı var ki bu kadar bilgi ve belgeyi ele geçirebiliyor ? Bu istihbarat ağı CİA olabilirmi?
iyide kafasi karisik taraf onlarin hepsini yazdi , haberse haber yorumsa kose yazilarindan ,,,
nazli ilacagin zafer mutlunun yikilan okuluna karsi , ona destek veren ,sansurlenen yazisinida taraf basdi ...
yalan haberini bulun getirin , onu tartisalim ,
O bilgiler , iste vicdanli askerlerden geliyor ... Kol kirilir yen icinde kalir felsefesininden dolayi subaylarin yaptiklarinindan dolayi ceza almiyacaklarini bilenler tarafindan
birde aydoe , siz nedediginizin farkindamisiniz , siz askere oglunuzu eti subaylarin kemigi sizin diye mi gonderiyorsunuz ,,, askerde o cocuklarin ayagina diken batsa , genelkurmay onun hesabini vermek zorundadir ,,, ne demek ailelerinden nasil olduklerini saklamak ,, ben bu zihniyeti anlayamiyorum kusura bakmayin
Mutezile
29-08-2009, 00:21
ve ordunun bu tarz olaylarda daha şefaf olması gerektiğidir.... diyorsunuz.. Konuyu açan siz olduğunuz için neler yazdığınıza bir göz attım:
**Sanırım bu olay bu kadar kolay geçiştirilmeyecek.
**Burda taraf gibi gaztelerin olmasının önemi birkez daha ortaya çıkıyor.
**Bence Tarfa saldırabileceğiniz en yanlış yerden saldırdınız. Ortada bir fotokopi varsa onu gerçeğide vardır. Gerçeği bulunamamsı o belgeyii değersiz yapmaz
**Kaldı ki burda kimseyi suçlu filanda ilan etmedik sadece idalları dile getirdik.
**Bence bu resmen cinayetle eş değer. Muhtemelen olayda 1 kişi ölse eğtim zaiti denerk kapatılacaktı, ancak 4 kişi ölünce işin rengi değişti.
**Taraf ve onun gibi düşünenlerin amacı yargılamak değil, suçluların yargılanmasını sağlamak. Olayın sumenaltı edilmesini engellemek.
**Bu arda hemen haman bütün gazeteler bu olayı bügünkü sayılarında mecburen vermiş.
**Zonguldaktaki şahıs tabiki hukuken şuan suçsuz ama 7 insan öldürmüş birinin toplum gözünde, toplumun vicdanında suçsuz olabileceğini kimse savunamaz. (7 insan mı? Mutezile)
**Taraf gazetesi olmasaydı belki bu olay örtbas edilecekti.
**Eğer bu olayda subay gerçekten suçluysa ve bügüne kadar tutuklanmayıp tarafın haberinden sonra tutuklanmısa, burda taraf olayda kaybedilen askerlerin hukuğunu savunmuş demektir.
**18 Ağustos günü ise Teğmen sevk edildiği Askeri Mahkeme tarafından 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak' suçundan tutuklanmıştır.
**...ve ordunun bu tarz olaylarda daha şefaf olması gerektiğidir....
Yargılarınız, yorumlarınızın hülasası böyle..
Şimdi kusura bakmayın, sizi tenkit etmek durumundayım. Siz Ordudan daha şefaf olmasını falan bekliyor değilsiniz bir defa.
**Siz kafanızda orduyu yargılayıp, lanetlemişsiniz. Hüküm verilmiş, bilet kesilmiş..Artık ordu ağzıyla kuş tutsa sizin gözünüzde yeri belli.
**Tarafa beslediğiniz derin muhabbeti her satırda ifade ederken sıkıcı oluyorsunuz. Burada da Tarafa bedava propoganda hizmeti vermiş oldunuz. Umarımı emeğiniz Taraf tarafından takdir edilmektedir.
**Siz olayları saptırıyorsunuz da:
Eğer bu olayda subay gerçekten suçluysa ve bügüne kadar tutuklanmayıp tarafın haberinden sonra tutuklanmısa, burda taraf olayda kaybedilen askerlerin hukuğunu savunmuş demektir.
Önce bunu yazıp sonra kendi kendinizi verdiğiniz tarihlerle tekzip ediyorsunuz.
**Ordu'ya artniyet de yakıştırıyorsunuz, yani:Sanırım bu olay bu kadar kolay geçiştirilmeyecek. Yani taraf olmasa haberimiz olamazdı, çünkü TSK kol kırılır yen içinde kalır mantığı ile hareket ederdi diyorsunuz... İnsaf, az insaf.
**Siz bütün yazılı basını da aşağılıyorsunuz, Tarafı öveyim, yücelteyim derken:
Bu arda hemen haman bütün gazeteler bu olayı bügünkü sayılarında mecburen vermiş.
Ben başkaca bir şeyler söyleyip sizi sıkıntıya sokmak istemiyorum. Yaptığınızın çok doğru olmadığını düşündüğümü izninizle söyleyeyim ama..
Sonra da şu masum cümlenin arkasına sığınıyorsunuz:
**Kaldı ki burda kimseyi suçlu filanda ilan etmedik sadece idalları dile getirdik.
Ben İslam'da değilim, ama İslamdaki 'İhlas' kavramına çok önem veririm. Size de öneririm.
**Siz kafanızda orduyu yargılayıp, lanetlemişsiniz. Hüküm verilmiş, bilet kesilmiş..Artık ordu ağzıyla kuş tutsa sizin gözünüzde yeri belli.
O işi ben yapıyorum mutezile
başkasıyla ugraşmaya gerek yok.
Amacı ve kuruluş kanunu yurt savunması olan bir gücün 1 ordu karargahının İstanbulda konuşlandırılmasıyla ulusal sınırları savunmak arasındaki korelasyon nedir acaba.
Sakın bu İstanbulda yogun olan işçi sınıfının muhtemel kalkışmasını bastırmak olmasın. Örnek mi 15-16 Haziran.
Sahi İstanbulda kimi kime karşı koruyor bu ordu ve onun yerleşik iki tümen kara gücü. Hava ve deniz gücü hariç tabii.
İstanbul nereye sınır.
Devlet bir sınıfın diger snıf/sınıflarüzerine baskı ve tahakküm aygıtıdır ve onu iki şekilde kullanır :
1- ordu
2- adliye ve mahkeme, cezaevi
aksi ise şu istanbuldaki ordu gücünü net açıklayın bana.
saygılarımla
,,, ne demek ailelerinden nasil olduklerini saklamak ,,
Benim böyle bir cümlem yok ,soruşturma tamamlanmadan neyin ne olduğu belli olmadan ailelerin acısına acı katmanın anlamı yok tabiki,askerde kaza kurşunu ile ölende oluyor kendi kendini vuranda oluyor.
Siz askerlik yaptınızmı ,eğitim zaiyatı da vardır askerde hastalanıp ölende vardır ,ayağına diken batanında ailesine bilgi verilmez orası asker ocağı ana kucağı değil ,yan gelip yatma yeri hiç değilidir.
sayin aydoe , ne sorusturmasi tegmen daha ilk ifadesinde olayin bu sekilde oldugunu kabul ediyor , buna ragmen olayin oldugu gun butun ulusal gazetelere kaza oldugu soyleniyor ,,, butun turkiyeye sana bana herkese yalan soyluyorlar ...
bu olayin milli guvenlikle ulusal guvenlikle ne alakasi var ki yuksek gizlilik arz ediyor ve biz bunu dogal karsiliyoruz ,, asil sorun burda bunu dogal karsilamamiz ,,
birde isin icinde CIA olmadigini belirtmek icin alper gumusden bir alinti
http://taraf.com.tr/makale/7144.htm
yazinin son pragrafi neden bu haberin tarafa servis edildigini oldukca iyi analiz etmis
Mutezile
29-08-2009, 00:45
Amacı ve kuruluş kanunu yurt savunması olan bir gücün 1 ordu karargahının İstanbulda konuşlandırılmasıyla ulusal sınırları savunmak arasındaki korelasyon nedir acaba.
Ben mi bunadım ya?
Son yıllardaki 1 mayıslarda işçiye biber gazı sıkan, coplayan, taksime çıkmaması için neredeyse katliam yapan polis değil mi?
Ordunun nerede işçiye el kaldırdığı görülmüş..
Saçma sapan yerlerden ekmek çıkarmaya çalışıyorsun..
Ordunun en büyük 'günahlarından' biri Madımak'a müdahale etmemesidir. Başka da çok kusurları vardır. Ama onlar 81 ilin analarının çocuklarıdır. Gökyüzünden zembille inmediler. Çoğumuzun akrabası, arkadaşı, hısımı. Kusurları olduğunda susmayalım. Susmayalım da yargısız infaz yaparak da başımız göğe ermez.
1. ordu karargahının istanbul gibi kozmopolit bir metropolde olmasını çok fazla yadırgamıyorum..Muhakkak MGK'da da görüşülmüş, üzerinde konsensusa varılmış bir husustur bu..
Ama senin bunu sorgulama hakkını da sonuna kadar savunurum..Tabii ki sorgulayacaksın. Hatta TSK web sayfasında-aynı MİT'de olduğu gibi- İÇ hizmet, iç işleyiş hakkında soruları e-mail ile yöneltme hakkın da var. Özellikle MİT'in ki çok eğlenceli. Doğrudan Silahlı kuvvetlere de sorulabilir, senin sorun. O anlamda yazıyorum.
Taraf habercilikte çok başarılı ve taraf hakkını yememek lazım .
Taraf olduğu için bu tür haberler tarafa servis edilir.
Son yıllardaki 1 mayıslarda işçiye biber gazı sıkan
2008 1 mayısında Taksim meydanına konuşlanan 2000 jandarma piknik için mi oradaydı mutezile, yoksa Oyak için mi.
Yahu el insaf be kardeşim.
12 Eylülü yapan ordu, Kime karşı yaptı.
Ha ordu degişti diyeceksin o zaman kanıtla bana özeleştirisini.
Halka karşı, halk eylemine karşı sürülen gene ordu. Ordu hangi dış savunmayı yapıyor ki. Bu ülkedeki herkes Türk milleti ise kendi vatandaşına dışkı yediren gene ordu.
Kendi ülkesindeki bir dagı almakla övünen gene ordu.
Kendi erine bomba imha cezası veren gene ordu.
Bu ülkede en iyi yerlerde kim var, gene ordu.
Bu ordu acaba kime hizmet eder.
Siz hiç işçi sendikasında görev alan orgeneral gördünüz mü. Ama kaç orgeneral YK üyesidir şirketlerde. Mutezile sen arşivi seversin.
Bana bir tane işiçi sendikası görevlsi orgeneral bulabilirmisin. Bu arada Şirket YK larındaki orgeneralleri de yaz istersen .
saygılarımla
Sayın Mutezile
Zahmet edip yorumlarımı tek tek derleyip toplayıp yorumlamısınız. Bende yorumlarınız tek tek yorumladım. Ancak yorumlarım bitince cevap düğmesine bastım, yorumlar biraz uzun olunca sistemden çıkmışım hepsi gitti. Sanırı sizleri başınada gelmiştir. Ama şunu söyleyeyim yorumlarımın çoğunu yanlış yorumlamısınız. İhlas konusuna gelince. İhlaslı olmak için müslüman olmaya gerek yok ve ihlas subjektif bir kavramdır.
Taraf gazetesinde yer alan haberin ardından olaya sebebiyet verdiği belirtilen Teğmen'in tutuklandığı bilgisi verilmişti. Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklaması da olayın basında deşifre olmasından sonra yapıldı.
Genelkurmayın açıklamasının basında deşifre olmasından sonra yapılmasının bir önemi yok. Genelkurmay soruşturma sürecinin başında açıklama yapmaz.
Burada G.kurmay açıklamasında da olayın aynı gün soruşturulduğunun ve Teğmenin aynı gün tutuklandığının altı çizilmiş. Yani Taraf gazetesi falan olmasa da o Teğmen şu anda yine içerideydi. Olayı Taraf gazetesi açığa çıkarmadı askeri soruşturma açığa çıkardı. Tarafın yaptığı soruşturma belgesini araklayıp olayın yaygarasını kopartarak TSK'ya karşı öteden beri yürüttüğü kampanyaya devam etmek olmuştur.
O şehit olan askerler Taraf'ın zerre kadar umrunda değildir.
Apo'nun kravatlı fotoğrafını yayınlayıp "Apo'suz çözüm olmaz" diye günlerdir bir pkk propagandası yürüten Taraf, mehmetçiğin dostu değildir.
Bunlar psikolojik harptir. Bütün Tsk aleyhine yürütülen kampanyalar psikolojik harptir. Bu oltalara takılmayın, bu psikolojik harbin kurban nesnesi olmayın.
Sadece Taraf olsaydı,
Deniz feneri skandalını öğrenebilecek miydik?
Gemicikleri öğrenecek miydik?
Pırlanta işlerini?
3. köprünün güzargahını?
Dünyanın her yerinde mevcut iktidarın karşıtlarına dair haberleri verip, iktidarın yanlışlarını görmeyen basına, propoganda bülteni denir.
Ömrü iktidar ile sınırlıdır.
İşte bu da gerçeğin öbür tarafı. Sadece Taraf okuyanlar gerçekler hakkında hiçbir bilgiye sahip olamazlar. Bu tip gazeteleri okumakla Pravda okumak arasında bir fark yoktur.
Haaa, arada hükümete tavır koymaktadır ama o tavır da özgün bir tavır değildir. O tavırları yoldan çıkma eğilimi gösteren hükümete karşı aynı çobanın koyun sürülerinin değnekle hizzaya getirmesi gibi bir sağdan soldan değneklemesi gibidir. Emperyal mahfillerden güdümlenen Taraf'ın işi emperyal politikaların kusursuz işlemesinde yapacağı teftişçiliktir.
sayın soda taraf ile pravda arasında nasıl bir bağlantı kurduğunuz çok merak ettim??
tarafı hayatta okumam kıme hizmet eder bilirim, yazarlarındanda yönetiminden de haz almam hele sermayesini hiç sevmem...
ancak bu defa haberi doğru yerden vurduğu çok yüksek ihtimal bizde bu olayı araştırmaktayız..
açığa çıkacak lebet kapatılmak istenenlerle kapatılamayanlarda bilinecektir...
sayin aydoe , ne sorusturmasi tegmen daha ilk ifadesinde olayin bu sekilde oldugunu kabul ediyor , buna ragmen olayin oldugu gun butun ulusal gazetelere kaza oldugu soyleniyor ,,, butun turkiyeye sana bana herkese yalan soyluyorlar ...
bu olayin milli guvenlikle ulusal guvenlikle ne alakasi var ki yuksek gizlilik arz ediyor ve biz bunu dogal karsiliyoruz ,, asil sorun burda bunu dogal karsilamamiz ,,
birde isin icinde CIA olmadigini belirtmek icin alper gumusden bir alinti
http://taraf.com.tr/makale/7144.htm (http://taraf.com.tr/makale/7144.htm)
yazinin son pragrafi neden bu haberin tarafa servis edildigini oldukca iyi analiz etmis
Alper Görmüş'e darbe günlüklerinin nasıl servis edildiğini öğrenmiştik.
Belediye önce Özden Örnek'in mülkünü istimlak eder, başbakan da bir törende onun yanına yaklaşır ve varsa bir sorununuz çözeyim der. Özden Örnek de sorununu dile getirir ve Başbakan da hallediverir. Tabii karşlığında da Özden Örnek "günlük" adıyla istihbarat raporlarını "bir şekilde" (ki oğlunun da yardımıyla anlaşılan) Alper Görmüş'e ulaştırır. Oğlu'nun da başbakanın oğlu ile samimiyeti vardır ve Çanakkale adıyla yaptığı berbat belgeseli de AKP'li belediye ve AKP firmalarının sponsor desteğini alır.
Herşey çok tatlı bir şekilde sürüp gider ama bu tatlılık birileri için acı verici cezaevi günleri demektir. Özden Örnek silah arkadaşları hakkında verdiği istihbarat raporları ile onları cezaevinde süründürür kendisi bütün maddi sorunlarını çözmüşken. Askerlik itibarı sıfırlanırken maddi imkanları zirve yapar.
Hayat bir tercihler toplamıdır. Hayata gelmemiz haricinde herşey bizim tercihlerimizden oluşur. Birileri tercihini böyle yapar. Her daim böyle birileri vardır. Savaşta bile böyle tercihler vardır. Irak ordusunun 15 Tümeni devre dışı idi Amerika savaışında.
Kimileri de Mustafa Kemal gibi tercihini maneviyatına göre yapar. Böyleleri de ölümsüzdür. Yüzyıllar boyu hatırlanır, dilden dile anlatılır, kitaplara sığmaz kahramanlıkları.
CIA meselesine gelince:
Taraf'ın CIA ile ilişkisi yoktur çünkü Taraf CIA ile Pentagon arasındaki rekabette bile taraftır.
Taraf: Amerikan adaleti CIA’in ensesinde (http://www.taraf.com.tr/haber/39651.htm)
Yani Taraf Pentagon tarafındadır. Bunu Yasemin hanımın Pentagon'un fikirlerini yakından tanımasından da anlıyoruz:
"Pentagon, TSK içindeki generallerin pek çok konuda ayrıştıklarını ve farklı görüşlerde olduklarını biliyor. Örneğin, Pentagon TSK içinde, İran'a tavır bağlamında ABD ile aynı çizgide olan çok sayıda generalin bulunduğunu da biliyor.” Yasemin Çongar http://www.gercekgundem.com/?p=90546&com=all (http://www.gercekgundem.com/?p=90546&com=all)
sayın soda taraf ile pravda arasında nasıl bir bağlantı kurduğunuz çok merak ettim??
tarafı hayatta okumam kıme hizmet eder bilirim, yazarlarındanda yönetiminden de haz almam hele sermayesini hiç sevmem...
ancak bu defa haberi doğru yerden vurduğu çok yüksek ihtimal bizde bu olayı araştırmaktayız..
açığa çıkacak lebet kapatılmak istenenlerle kapatılamayanlarda bilinecektir...
Taraf, Pentagon'un Pravdasıdır
Pravda Çernobil faciası olduğunda haber yapmamıştı ama Pravda'da ABD aleyhine olan herşey haber olurdu. Yani ABD'de nükleer tesis patlasa haberini yapardı Pravda ama SSCB'de yapmazdı.
Taraf'ın haber yapmadıklarına bakın
ve Taraf'ın takıntılarına bakın.
Pravda'nın takıntısı ABD iken Taraf'ınki TSK'dır.
Ben tek noktaya bakan ve başka birşey görmeyen her gazeteye Pravda derim.
yerinizde olsam pravdanın neden çernobili hemen yazmadığını araştırırdım.. ama sonrasında yazılanları zararın boyutları v.s si pravdada vardır.. pravdayı okuduğunuzu takip ettiğinizi sanmıyorum..
ha pravdanında yayıncılığında taraflılık vardır elbet, ancak bu kadarıda olmak zorunda..
dünyada hangi yayın iktidarını sürekli eleştirmekte??
tarafın orduyu sevmediği hatta ilerici olan her gücü sevmediği çok açıktır...
ancak gel gelelım genel kurmayın açıklamasına??
GENELKURMAY DOĞRULADI
Genelkurmay Başkanlığı, Elazığ'da 4 askerin şehit olmasıyla ilgili olarak görevli teğmenin tutuklandığını açıkladı.Genelkurmay'ın konuya ilişkin açıklaması şöyle:
17 Ağustos 2009 günü, Elazığ'daki bir askeri birlikte el bombası patlaması sonucu dört asker şehit olmuştur.
Aynı gün 8'nci Kolordu Savcılığı tarafından derhal soruşturma açılmış ve olayla ilgili olduğu değerlendirilen Piyade Teğmen aynı gün göz altına alınmıştır. 18 Ağustos günü ise Teğmen sevk edildiği Askeri Mahkeme tarafından "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak" suçundan tutuklanmıştır.
kişi tutuklandı tarafın haberi doğru! askerlerin ifadesi doğru! ancak olayda hala sorun var ibrahim öztürk ün annesi ve babası oğullarının cesedine baktılar ve elleri sap sağlam!
elde bomba patlarsa el nasıl sağlam kalır....
tsk yıllarca eğitim zaiyatı diye nice şehitler gönderdi evlere ama o insanların nasıl öldükleri hiç bilinmedi...
tsk yı bu kadar putlaştıran tapan zihinlere şaşarım...
insanlık dışı uygulamarı ilk değildi sonda olmıyacak...
Onu bunu bilmem de, komünist arkadaşların Taraf gazetesinden övgüyle bahsetmesine gülüyorum! Taraf gazetesi sadece CHPye değil "Sol" olarak geçen her fraksiyona düşmandır. "Gerçek Sol" olarak bildiğiniz TKP, Taraf'ın saldırılarına uğramıyor mu sanıyorsunuz? Deniz Gezmiş'in ırkçı olduğu iddiasını ortaya atan kim? TKP'nin sağcı bir parti olduğunu tepine tepine tekrarlayan Taraf yazarı Roni Marguiles değil mi? "Sağcılar solcu, solcular sağcı oldu" ve "Sol çöktü" iddialarının sadece CHPyi mi hedef aldığını sanıyorsunuz? Tarafgillere göre Ergenekon mitlerine 100% inanan herkes solcu, şüphe duyanlar ise sağcıymış. Yani bu tanıma göre Vakit gazetesi solcu, TKP sağcı.
Alın size Taraf zihniyeti! Tarafgillerin gözünde komünistler en büyük düşmanlardan biridir.
Roni Margulies (Yazar, şair)
‘Sağcıya örnek TKP’
1. Şu anda Ergenekon davasına karşı çıkan, bu davanın geçersiz olduğunu iddia eden herkes sağcıdır. Mesela Türkiye Komünist Partisi! 2. Şu anda Ergenekon davasının sonuna kadar götürülmesi gerektiğini savunan, buna ek olarak ekonomik kriz karşısında çalışanların, emekçilerin doğru dürüst bir direniş gösterebilmesi için elinden geleni yapandır. Üyesi olduğum DSİP’in tüm üyelerinin solcu olduğunu biliyorum.
3. MHP, BBP ve bütün üyeleri.
4. Türkiye’de çeşit çeşit milliyetçi var. Birincisi zaten kendisini milliyetçi olarak tanımlayanlar, örneğin faşistler. Ama burası Türkiye olduğu için, kendisini sol olarak tanımlayan oldukça geniş bir kesim de var, aynı zamanda milliyetçi; aynı zamanda derken de hem solcu, hem milliyetçi anlamında söylemiyorum. Çünkü aynı anda hem solcu hem de milliyetçi olunamaz. MHP ve BBP de milliyetçidir. Ayrıca CHP’den başlayarak yine Türkiye solunun geniş bir kesimini içerir; buna İşçi Partisi ve TKP de dahildir. Aslında kendisine ulusalcı diyenlerin hepsi milliyetçidir.
5. Solcu kategorisine sokmakta zorlanacağım ama darbeye karşı, Genelkurmay’a karşı, Ergenekon’a karşı sağlam duran insanlardır demokratlar. Etyen Mahçupyan.
6. Etyen Mahçupyan.
Taraf gazetesi Madımak'ın Ergenekon işi olduğunu ispatlamıştı ya! Yakında Turan Dursun'un da ne kadar ulusalcı, Islamfobik, darbeci, statükocu, laikçi, Ergenekoncu, Kemalist vb. olduğuyla ilgili bir belge de çıkarırlar herhalde. Hatta sitemizin içinde Ergenekoncu yapılanmalar olduğu bile ortaya çıkabilir.
Bir de Ihsan Arsel var. O da çok Islamfobik bak, kesin Ergenekoncudur. Deniz Gezmiş falan da çok ırkçıydı.
Mutezile
29-08-2009, 07:00
Şimdi yazdıklarımıza cevap alamıyoruz..Cevabı bırak, ucundan köşesinden de değinilmiyor. Yok kardeşim, sizin-dilaverin- güzel hatırı için yeni ileti hazırlayamam. Ben eskisini aynen ve tıpkı tekrar asıyorum..
Daha o noktalar konuşulmadan nereye?
Dilaver'den:
Amacı ve kuruluş kanunu yurt savunması olan bir gücün 1 ordu karargahının İstanbulda konuşlandırılmasıyla ulusal sınırları savunmak arasındaki korelasyon nedir acaba.
Ben mi bunadım ya?
Son yıllardaki 1 mayıslarda işçiye biber gazı sıkan, coplayan, taksime çıkmaması için neredeyse katliam yapan polis değil mi?
Ordunun nerede işçiye el kaldırdığı görülmüş..
Saçma sapan yerlerden ekmek çıkarmaya çalışıyorsun..
Ordunun en büyük 'günahlarından' biri Madımak'a müdahale etmemesidir. Başka da çok kusurları vardır. Ama onlar 81 ilin analarının çocuklarıdır. Gökyüzünden zembille inmediler. Çoğumuzun akrabası, arkadaşı, hısımı. Kusurları olduğunda susmayalım. Susmayalım da yargısız infaz yaparak da başımız göğe ermez.
1. ordu karargahının istanbul gibi kozmopolit bir metropolde olmasını çok fazla yadırgamıyorum..Muhakkak MGK'da da görüşülmüş, üzerinde konsensusa varılmış bir husustur bu..
Ama senin bunu sorgulama hakkını da sonuna kadar savunurum..Tabii ki sorgulayacaksın. Hatta TSK web sayfasında-aynı MİT'de olduğu gibi- İÇ hizmet, iç işleyiş hakkında soruları e-mail ile yöneltme hakkın da var. Özellikle MİT'in ki çok eğlenceli. Doğrudan Silahlı kuvvetlere de sorulabilir, senin sorun. O anlamda yazıyorum.
Ya bu son zamanlarda ahalide gelişen polis-sevgisi neye bağlanmalı acaba. Hadi TSK alerjisini az çok anladık; anladık da polisten bahseden yok. F-Tipi yapılanmanın tasdiki midir yoksa bu tutum.. Ramazan Akyürek tayfasının çalışmalarının takdiri midir?
Bir anlayalım bakalım:hippie:
**Sanırım bu olay bu kadar kolay geçiştirilmeyecek.
Kamuoyu gündemine geldiği için Kıbrıstaki Gemi olayı gibi kolay geçiştirilemeycek.
**Burda taraf gibi gaztelerin olmasının önemi birkez daha ortaya çıkıyor.
ABD de Ebu-garip skandalını basın ortaya çıkartmıştı. Demokratik ülkelerde bu tarz gazetelere ihtiyaç var
**Bence Tarfa saldırabileceğiniz en yanlış yerden saldırdınız. Ortada bir fotokopi varsa onu gerçeğide vardır. Gerçeği bulunamamsı o belgeyii değersiz yapmaz
Tarafın bu konudaki haberini eleştiren bir yazıya karşı yazmıştım.
" Fotkopi varsa Gerçeğide vardır " Bunu ben söylemiyorum birçok yazar, siyasetçi söylüyor.... Bu haberle ilgili kamuoyunda Tarafa hiçkimse saldırmadı. Tam aksine birçok rakip gazete yazarı bunu bir gazetecilik başarısı olarak sundu.
**Kaldı ki burda kimseyi suçlu filanda ilan etmedik sadece idalları dile getirdik.
Yazılarımı incelersen tamamen basının çıkan iddalar...
**Bence bu resmen cinayetle eş değer. Muhtemelen olayda 1 kişi ölse eğtim zaiti denerk kapatılacaktı, ancak 4 kişi ölünce işin rengi değişti.
Olayla ilgili subay "fırsat eğtimi" diye savunma yapmış 1 kişi kaybedilmiş olsaydı fırsat eğitimi kavramı anlaşılabilirdi. Ama burda kayıp 4 ... Olayda subayın "fırsat eğtimi" ifadesi sizcede manidar değil mi ?
**Taraf ve onun gibi düşünenlerin amacı yargılamak değil, suçluların yargılanmasını sağlamak. Olayın sumenaltı edilmesini engellemek.
Olay topluma başlangıçta kaza olarak aktarıldı.... Bu yorumumu genelkurmayın son açıklamasından önce yazmıştım...
**Bu arda hemen haman bütün gazeteler bu olayı bügünkü sayılarında mecburen vermiş.
Yani böyle bir haberi vermeme lüküsleri varmıydı...
**Zonguldaktaki şahıs tabiki hukuken şuan suçsuz ama 7 insan öldürmüş birinin toplum gözünde, toplumun vicdanında suçsuz olabileceğini kimse savunamaz. (7 insan mı? Mutezile)
Sayıların konusunda yanılabilirim...
Olayı toplum nasıl göruyor diye bir anket yaplırsa, ankette sizce ne sonuç çıkar....
**Taraf gazetesi olmasaydı belki bu olay örtbas edilecekti.
Belki..... bunu hiçkimse bilemez...
**Eğer bu olayda subay gerçekten suçluysa ve bügüne kadar tutuklanmayıp tarafın haberinden sonra tutuklanmısa, burda taraf olayda kaybedilen askerlerin hukuğunu savunmuş demektir.
Birçok yayında "Subay Tarafın haberinden sonra tutuklandı" diye geçti. Yazıyı yazarken bir bilgi kirliliği vardı, olay tam net değildi. Zaten dikkat ederseniz "tarafın haberinden sonra tutuklanmısa" demişim. Ama her harukalde taraf burda kaybedilen askerlerin tarafı... Buna sanırım bir itirazınız olmaz.
**18 Ağustos günü ise Teğmen sevk edildiği Askeri Mahkeme tarafından 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak' suçundan tutuklanmıştır.
**...ve ordunun bu tarz olaylarda daha şefaf olması gerektiğidir....
Ordunun şefaflaşmasıyla ilgili basından çıkan bazı yazılar....
http://www.taraf.com.tr/makale/7133.htm (http://www.taraf.com.tr/makale/7133.htm)
http://www.yenisafak.com.tr/Yazarlar/Default.aspx?t=29.08.2009&y=AliBayramoglu (http://www.yenisafak.com.tr/Yazarlar/Default.aspx?t=29.08.2009&y=AliBayramoglu)
http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1133351&AuthorID=63&Date=29.08.2009 (http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1133351&AuthorID=63&Date=29.08.2009)
http://www.taraf.com.tr/makale/7137.htm (http://www.taraf.com.tr/makale/7137.htm)
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=951939&Yazar=MURAT%20YETK%DDN&Date=29.08.2009&CategoryID=98 (http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=951939&Yazar=MURAT%20YETK%DDN&Date=29.08.2009&CategoryID=98)
taraf denen paçavra adıyla taraf olduğunu gösteriyor zaten.
tarafın tek amacı TSKyı yıpratmaktır.
yazarlarının da maaşlarını türkiye dışında yerlerden aldığını düşünmekteyim.
dolayısıyla taraf ne yazarsa yazsın,tam tersi doğrudur.
dürüstlük ve tarafsız gazetecilikle alakaları yok,onurları yok.
Mutezile
29-08-2009, 13:04
Sn Ozgur;
Şimdiye kadar ki en anlamlı iletinizi astınız ve ''yazılı basından'' ne anladığınızı ortaya koydunuz..
Siz yazılı basında deyince ilk aklınıza gelen anlaşılan
* yenişafak
*milliyet
*taraf
*radikal..
Şu listeyi baştan verseydiniz keşke:)
Türkçemizde 'kılavuz ve karga' terimlerini içeren güzel bir deyişimiz var. Kılavuz seçerken, iz takip ederken çok dikkat etmek gerekir. Kılavuz iyi niyetli mi, ehil-yetkin mi?; yoksa ufak hesapların adamı mı? Hoş, siz seçiminizi yapmış, paradigmanızı belirlemişsiniz.
Yalnız bir başka güzide gazete olan vakit, hatta milli gazeteyi listenize eklememişsiniz.
Yeni Şafak'ın olduğu yere onlarda yakışırdı doğrusu..
Mutezile
29-08-2009, 13:07
Sevgili unbe; sert bir üslupla sadece doğruları dile getirmişsin. Tarafın finansörleri, reklam verenlerine bir bakılsın. Fetullah ('t' den sonra h-harfi fetullahın kendi eklemesidir bu arada; sırh kendisinde uhrevi güçler vehmedilmesi için uydurmuştur) cenahının tam desteği altında boy atmış bir ceridedir. Çongar, Altan vs..al birini vur ötekine.
kafasikarisik
29-08-2009, 13:21
Sayın dilaver,
Amacı ve kuruluş kanunu yurt savunması olan bir gücün 1 ordu karargahının İstanbulda konuşlandırılmasıyla ulusal sınırları savunmak arasındaki korelasyon nedir acaba.
Benim evimin karşısında ve mahalle arasında bulunan çevik kuvvetin neden konuşlandırıldığını,
Bahçesindeki panzerlerin ne amaçla tutulduğunu,
Kapıda nöbet tutan polislerin elindeki tam otomatik silahların kime karşı olduğunu,
Her gece otomatik moda alınmış silahların neden şarjör boşalttığını, mahallecek kendimizi savaş filmlerinde hissetme nedenimizi,
1- ordu
2- adliye ve mahkeme, cezaevi
Listenizde polis( içişlerine bağlı kolluk kuvvetleri) neden bulunmadığını,
Polis gücünün ağır silah temini isteyip istemediğini, TSK nın buna neden karşı çıktığını,
ve son olarak Türkiyede herhangi bir gazetede halen görevine devam eden bir TSK mensubu yazar olup olmadığını, ancak halen görevine devam eden polislerin varsa hangi gazetede yazdıklarını açıklarsanız devam edebiliriz.
Benim ordu derken kastım elinde silah olan tüm devlet güçleriydi.
Devlet iki şeydir. Birincisi elinde silah olan güçler, ikincisi ise bu silahlı güçlerin ele geçirdikleri muhalifleri kapatacakları kapalı ve tecrit edilmiş alanlar. Ana damar budur. Diger bürokrasi ise buna tabii olaral oluşur.
Devleti bugünden görelim ama mantık kurgumuzu tarihsel süreci göze alarak yapalım. İlk devlet kurulışları tarihsel süreç içinde bir şef ile onun silahlı muhafızlarından oluşmaktaydı. Daha sonra şef, hakim bir elite dönüşürken, silahlı özel muhafızlar da düzenli ordular haline geldiler.
O zamanın şefe karşı gelenlerin tıkıldıkları işkence zindanları daha sonra günümüzün modern hapishanelerine evrildiler.
Ayrıca taraf gazetesini savunma diye bir derdim ve sorunum yok. Ama dogru bir iş yaptıysa, ya da bir gazetecilik olayı yakalamışsa, bunu taraf yaptı diye göz ardı edemezsiniz.
saygılarımla
İşte sap ve samanın birbirine karıştığı bir durum daha.
Kesinlikle kabul edilemeyecek bir olayı patlatmak başka birşeydir, her gün yeni bir yalan uydurup insanların geleceklerini karartmak başka bir şey.
F tipi basının yalancı dolması taraf' ın neye taraf olduğunu onu savunanlar da iyi bilir ama elbette itiraf etmek istemezler.
kafasikarisik
29-08-2009, 14:04
Sayın taraf savunucuları,
Nazi lerin kendilerini niye "sosyalist" olarak kabul ettiklerini, buna karşın niye tüm sol fraksiyonlara düşman olduklarını.
Nazi kelimesinin NSDAP kısa söylenimi ve açılımının Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (Die Nationalsozialistische Deutsche Arbeiterpartei) olduğunu
Tarihin en büyük sol döneğinin gençliğinde hızlı bir sosyalist olan Mussolini olduğunu ve nasyonel sosyalizmin fikir babası olduğunu.
Gestapo diye bir şey hiç duydunuz mu?
Peki Alman ordusunun nasıl Nazileştiğini bilirmisiniz?
.....Ancak Göring'in başında oturduğu özel polis teşkilatı, sabıka kayıtlarını inceleyerek Bayan Gruhn'un daha önce geçmişte fuhuşle meşgul olduğunu keşif ederek Göring'e rapor etti. Göring'te Hitler'e rapor edince Hitler Blomberg'in evliliğinden vazgeçmesini istedi. Fakat Blomberg vazgeçmediği için 27 Ocak 1938'de bütün görevler ve mevkileri alındı. Bundan bir kaç gün sonra, Göring ve Himmler Kara Kuvvetleri Genel Komutanı Werner von Fritsch (http://tr.wikipedia.org/wiki/Werner_von_Fritsch)'i eşcinselliğinden dolayı suçladı ve daha sonra azledildi. (Fritsch-Blomberg-Affäre)
http://tr.wikipedia.org/wiki/Werner_von_Blomberg (http://tr.wikipedia.org/wiki/Werner_von_Blomberg)
Herman Göring'in Gestapo (nazi gizli polis teşkilatı) kuran kişi olduğunu, Reichstag yangını komplosunu planladığını ve başta koministler olmak üzere tüm nazi muhaliflerini hapse tıktığını, daha sonra görevini Himmlere devrederek Alman Hava Kuvvetlerinin başına geçtiğini bilirmisiniz?
Son olarak; Blombergin eşinin eskiden fahişe olduğu ve Fritsch'in eşcinsel olduğu doğrudur. Ancak, gestapo ele geçirdiği bu bilgileri ifşaa ederek santaj ve halkı etkilemek amacı ile kullanmıştır.
Bu Haber Vatan Gazetesinden alınmıştır.
Taraf gazetesindeki köşesinde sürekli olarak sert eleştiriler yaparak polemik yaratan Rasim Ozan Kütahyalı yine çok tartışılacak sözler sarfetti...
Daha önce Deniz Gezmiş, Che Guevera ve 68 kuşağı için 'Ergenekoncu' imasında bulunarak sol kesimi kızdıran, katıldığı bir televizyon programında sarfettiği sözler nedeniyle de BBP'lilerin saldırısına uğrayan Kütahyalı, bugünkü köşe yazısında da TSK'yı hedef aldı.
'Bu ülkede askere gidilir mi?' başlıklı tahrik edici köşe yazısında, 'şehitlik' olgusunu eleştiren Taraf yazarı, sözlerini 'Böyle bir ortamda askerlik “vatan görevi” sayılamaz' diyerek bitirdi.
şte tartışma yaratacak o köşe yazısı:
Bu ülkede askere gidilir mi?
Türkiye’de en büyük din sömürüsü, en büyük din bezirgânlığı şehitlik makamı ve şehitler edebiyatı üzerinden yapılıyor... Bu vatanın gepegenç dört evladı vicdan kanatan, insanlıkdışı bir “askerî ceza” vesilesiyle canlarını kaybetti... Ders olsun diye pimi çekilmiş bir bombayı bir askerin eline vermek, onu 45 dakika süründürmek ve bu rezalet sonunda üç arkadaşıyla birlikte ölmesini sümenaltı etmeye çalışmak... Böyle bir onursuzluğa imza atabilmek, üstüne de pişkin pişkin bu katledilen çocukların ailelerine “Oğlunuz vatan için şehit oldu, mekânları cennettir” demek... İnsanın çıldırası geliyor...
Defalarca yazdım yine yazıyorum... Türk ordusunun, Türk devletinin şehitlik tabiri üzerinden yaptığı şey ahlaksızca bir din istismarıdır... Türk devletinin şehadet kavramını kullanması laiklik ilkesine temelden aykırıdır... Laik bir devlette dince kutsal sayılan kavramlar ve değerler kullanılamaz... Bu resmen devletin, vatandaşlarının dinî duygularını sömürmesi demektir... Kutsal din duygularının dünyevi işlere alet edilmesi denen şeyin en hası bugün laik Türk devleti ve ordusu tarafından yapılmaktadır... Ve artık buna bir son verilmelidir... Türk medyasının vicdanlı organları da devletin yurttaşlarının dinî duygularını sömürmesine artık alet olmamalıdır... Gazetemiz Taraf da bundan böyle vefat eden askerlerimizle ilgili “Şehit oldular” tabirini asla kullanmamalıdır diye düşünüyorum... Bu feci olay artık böyle bir ilke kararının kesin olarak benimsenmesine vesile olmalıdır... Gerçekten vicdanlı, gerçekten demokrat ve gerçekten laik tüm yazarlara da buradan çağrıda bulunuyorum... Türk devlet zihniyetinin yurttaşlarımızın kutsal dinî duygularını ahlaksızca sömürmesine ARTIK DUR DİYELİM... Bu sömürüye, bu bezirgânlığa ortak olmayalım!
Dört gepegenç insanın, Er Öztürk, Er Yaman, Er Bulut ve Er Altın’ın psikopatça bir ceza sonucu ölmeleri de şehitlik kavramının sömürülmesi aracılığıyla kapatılmak istendi... Türkiye halkının kırsal kökenli dindar çoğunluğunun yani Derin Anadolu’nun genç evlatları 25 yıldır bu kirli, bu karanlık savaşta hep İslami duyguları sömürülerek ölüme gönderildi... Laiklik gerekçesiyle darbe yapan Türk ordusu, subay alımlarında namaz kılan adayları “laiklik” gerekçesiyle içine almayan Türk ordusu, erleri askere çağırırken ve savaşmaya motive ederken her zaman sonuna kadar laiklik ilkesini çiğnedi...
“Burası Peygamber Ocağı, ben de bir Türk subayı olarak beş vakit namaz kılmak istiyorum” diyen kişiler ordudan kovuldu!! Ama erleri orduya çağırırken “Burası Peygamber ocağıdır, siz de gerekirse bu vatan için şehit olup, cennete gidecek mehmetçiklerimizsiniz” dendi... Sadece şehitlik değil mehmetçik tabiri bile tümüyle İslami/manevi duygularla örülü bir kavramdır Derin Anadolu’nun yüreğinde... Mehmetçik tabiri Derin Anadolu’da Hz. Muhammed’i akla getirir... Oğullarını askere “Küçük Muhammed” olarak, “Küçük Peygamber” olarak yani Mehmetçik olarak gönderir bu ülkenin halkının büyük çoğunluğu... O manevi duygular sebebiyle düğün zurnayla gönderir oğlunu askere... Sanki bir dinî ibadet gibidir oğlanı askere göndermek Derin Anadolu’nun dünyasında... Bu ülkenin halkının çoğunluğu için çok sevdikleri oğullarını hacca göndermek ile askere göndermek arasında fark yoktur çoğu zaman... Oğlanları öldürülecek olsa da şehadet makamına ulaşacaktır, mekânı cennet olacaktır... O sebeple, bu kirli iç savaş patlamadan önce uzun süre dindar Kürt halkı da oğullarını gönül rahatlığıyla askere gönderiyordu bu ülkede... Aynı ortak İslami/manevi duygular sebebiyle....
Ne kadar acı, ne kadar trajik ki bu safiyane manevi duyguların istismarı üzerinden ne vatan evlatları bu dört er gibi sebepsiz yere can verdi... Eğitim zayiatı gerekçesiyle kaç asker öldü? Kaç defa yaralı askerler yardım beklerken telsizden “Analar çok mehmetçik doğurur ama Skorsky doğuramaz, helikopteri riske atamayız!” diye cevap geldi... Çünkü ne gerekçeyle, ne ihmaller ne hatalar ne suiistimaller sebebiyle bu ülkenin gençleri ölürse ölsün bu durumu sorgulamıyordu Derin Anadolu... Tam aksine “Oğlum şehit oldu, mekânı cennet oldu” diye seviniyordu belki de... At izinin, it izine karıştığı bu kirli ve karanlık savaşı da sorgulamıyordu... Kendi iç yapısında birazcık dindar subayları bile barındırmayan, derhal kovan Türk Genelkurmay zihniyeti tam gaz din sömürüsüne devam ediyordu “şehit aileleri”yle temastayken... Oğullarını kaybetmiş bu insanların acıları üzerinden, daha fazla din istismarı yaparak daha fazla kan akmasını kışkırtıyordu kimi generaller, subaylar ve politikacılar...
Böyle utanç tablosunun olduğu bir ülkede askere gidilir mi? Böyle bir ortamda askerlik “vatan görevi” sayılabilir mi?
Rasim Ozan Kütahyalı / Taraf
ABD Irak'tan çıkarken, bu bölgenin jandarmalığını Türklere bırakmamak için mi, yoksa dünyada ki ekonomik krizin bedelini askerlerin üzerine yıkmak için mi bu yazılar kasten yazdırılıyor, yolun sonuna mı geliniyor yani?
Sayın Titan,
Genel duruma ve bunların cüretkarlığına bakarak düşünüyorum ki,
yolun sonuna gelinmiyor, çoktan gelindi bile.
Dönüşüm zaten tamamlandı ve şimdi bizler ne yapacağımızı tasarlamalıyız.
Bir Atatürk'ü daha hakketmediğimiz de maalesef ortada.
Gerçekten vicdanlı, gerçekten demokrat ve gerçekten laik tüm yazarlara da buradan çağrıda bulunuyorumdiye yumurtlamış Şeyh Rasim. Hangi ara laik oldukları akıllarına gelmiş? Laiklik madem bu kadar önemli bir değerdi neden Taraf, şimdi hatırladı bunu?
Bu arada Taraf'la ilgili konuları tek bir başlıkta toplasak mı...
Evet, Taraf'ınız tam gaz devam ediyor ücretli vazifesine.
Acaba memleketi tamamen ele geçirdiği zaman "FG paşa" el bombası
yerine çiçek mi atacak bizlere ?
Sayın Titan,
Genel duruma ve bunların cüretkarlığına bakarak düşünüyorum ki,
yolun sonuna gelinmiyor, çoktan gelindi bile.
hako;
ben yolun sonu derken ABD'nin dünyaya egemen olan sistemi ve sömürü düzeninden bahsetmiştim. Yolun sonu onlar ve sömürgeci devlet adamları içindi, umudunu hiçbir zaman yitirme. Dünyanın en büyük sömürge devletlerinden biri olan İngiltere 2. dünya savaşından günümüze kadar varlığını korumuşsa, bu, devlet erkinin halkına aşıladığı umut sayesinde olmuştur. Dünya insanları bu kadar cahilliği, ikiyüzlülüğü, yoksulluğu, vurdumduymazlığı kaldıramaz.
kafasikarisik
29-08-2009, 23:24
Gören, duyan da Taraf mehmetçiklere destek veriyor sanacak. Son bir yıl içerisinde kaç er PKK nın mayın tuzağı ile öldü? Taraf ne tepki verdi?
iyi fikir.bi ton taraf başlığı oldu.hepsini birleştiriyorum.
Bu konuda binlerce sayfa yazsak sanırım bir anlamı olmayacak. Bir noktada uzlaşamaycağız. Bu nedenle polemiği daha fazla uzatmaycağım.
Ancak merak ettiğim bir nokta var. Yaşamda herkes, her kurum bir yerlere hesap vermek zorunda. Toplumsal yaşamda bu bir sigorta işlevi görmekte ve yaşamda bir tür denetim mekaanizmasıdır. Bu yaşamın bir kuralıdır. Örneğin sizler yaşamınızda hiçkimseye hesap vermiyorum diyebilirmisiniz ? Bir burokrat üstüne, Bir siyasetçi halka, Bir işçi patronuna .... örnekleri çoğaltabiliriz. Tabi bunların istisnalar olabilir, örneğin bir patronun kimseye vercek hesabı yoktur.
Sanırım yukardaki tezime karşı çıkacak yoktur. Şimdi istisnalar dışında her kişi ve kurum biryere hesap vermek zorundaysa, ordunun hesap vermesine neden karşısınız... Yada ordunun istisnası ne ?
Mutezile not: Sayın Mutezile Yeni Şafak gazetesini okumuyorum benide ilgilendirmiyor. Ancak şunu belirtmek isterim, Ali bayramoğlu 28 şubat sürecinden önce Yeniyüzyılda çalışıyordu. 28 Şubat surecinde işlerinden kovulan birçok yazar gibi Ali Bayramoğluda 28 şubat mağduru. O Dönemde Yeni Şafak, 28 şubat mağduru birçok gazeteci gibi Ali bayramoğluda kucak açtı. Yani Ali bayramoğlu tam olarak Yeni şafağın çizgisini taşımıyor...
Taraf gazetesi en son bikinili bir fotoğrafı sansürlemiş. Seviyeleri bu işte.
burda ki dert taraf gazetesinin nasıl bir gazete olduğumu?? kımın için yazdığımı?? konuyu nerelere getirmiş orduya toz kondurmamaya çalışanlar...
açınız gazetelerle ilgili bir başlık orda gazeteyide, editörünüde, yazarınıda eleştirin...
mesele benimde nefret ettiğim yeşil sermaya olan bu gazetenin ordunun açıklarını yakalaması...
olay doğrudur. bir komutan 4 eri öldürdü.. pkk 1 eri öldürse kıyamet kopuyor ama bunda neden susuyorsunuz??
o ölenlerdn birisi benim yoldaşımdı.. aileleri ne halde biliyormusunuz??
yok ordu ne yapsa mübahtır...
Alevi şehide Sünni tören
Eruh’ta şehit düşen Murat Taş için yapılan cemevi töreni, “resmî cenaze camide” diye yarıda kesildi. Şehit Taş’ı son yolculuğuna uğurlamak için yakınları önceki gün Alibeyköy Cemevi’nde toplandı. Cemevinin dedesi Hüseyin Güzelgül cenaze duası için hazırladığı konuşmayı yaptı. Bu sırada cemevine gelen ‘yarbay’ rütbeli bir subay, Taş’ın ailesiyle görüştü. Ardından, cemevindeki cenaze, resmî törenin Ataköy Camii’nde olduğu söylenerek yarıda kesildi. Camideki törene CHP lideri Baykal ile Birinci Ordu Komutanı Iğsız da katıldı. Cemevi dedesi Güzelgül şikayetçi: Son görevimizi yapmamıza izin verilmedi
http://www.taraf.com.tr/haber/40598.htm