PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Türkiye'ye sosyalizm gelse..


pante
11-09-2009, 15:34
Günümüz şartlarında pek olası görünmese de, sosyalizme istekli olanımız çok.
Varsayalım ki şartlar elverdi ve Türkiye'de işçi sınıfı önderliğinde bir devrim gerçekleşti. Siz de devrimci önderlerden birisiniz ve parti içinde önemli bir görevdesiniz.

Günümüzdeki sosyoekonomik durumun aynı olduğunu düşünerek yanıtlayalım.
Yani; Kürt sorunu, demokratik durum, dini yapı ve Diyanet, askerlik, aşiretler, topraksız köylüler, fabrikalar, kobiler, villalar-konaklar-yalılar-apartmanlar-siteler- gecekondular, varoşlar-mezralar, yatlar-kotralar, gemiler-gemicikler hep aynı.

Duruma hakimsiniz ve ortam yatışmış. Ne yapılacağı, ne olacağı bekleniyor.
Ama borsa çökmüş, bankalar kapatmış, kaçan kaçmış, kaçamayan endişe ile devam ediyor.

Öncelikle neler yapardınız ve nelerin yapılmasını isterdiniz? Kısa ve uzun vadede planlarınız ne olurdu?

saroz
11-09-2009, 16:11
İlkönce toprak ve fabrikalara sosyalist işçi devleti adına el koyardım. Tarımsal üretimi uzmanlar desteğinde sanayi ile birleştirip üretimi iç tüketim ve dış ticaret ilişkilerine göre planlardım.

Kürt halkına refrandum ile berabermi ayrımı olmak istediklerini sorardım. Bu arada birlikte olmanın avantajları hakkında propagandasını yapardım.

Diyanet işlerini dağıtırdım. Tüm ibadethaneler açık kalır. İnanan kimselerin kıyafetine ve ibadetlerine karışmazdım.

Ancak devlet ödemelerini keserdim. imamlar işsiz kalırdı. Camiler,, kiliseler, sinagoglar dindarlarca kullanıma devam ederler ancak dini örgütlenme ve siyaset yapamazlar.

Küçük toprak sahipleri ve küçük esnaf, atölye işlerine aynen devam ederdi. Büyük fabrikalar ve topraklara halk adına el koyardım.

Eğitim üniversite bitene kadar ücretsiz olur, her öğrencinin üniversiteyi bitirip işe yerleştirilmesine kadar tüm ihtiyaçlarını devlet karşılar.

Her ailenin bir evi olur. kira ödenmez.

Her vatandaşın sağlık hizmeti ücretsiz olarak sağlanır.

Su, elektrik, telefon, ulaşım ücretsiz sağlanır.

İstanblue
11-09-2009, 16:11
Sosyalizm gelse olacaklar belli ,

Kürt nüfus haricindeki diğer insanlar eşşek gibi çalışıp kürtlere bakarlar.

Kürtlerde devlet bize bakmıyor ki söyleminden kurtuluruz.

Birde çoklu evlenme serbest olursa değme keyiflerine, on çocuk çıkar 20-30 çocuğa.

saroz
11-09-2009, 16:53
Sosyalizm gelse olacaklar belli ,

Kürt nüfus haricindeki diğer insanlar eşşek gibi çalışıp kürtlere bakarlar.

Kürtlerde devlet bize bakmıyor ki söyleminden kurtuluruz.

Birde çoklu evlenme serbest olursa değme keyiflerine, on çocuk çıkar 20-30 çocuğa.


Ne alıp veremediğin var senin Kürtlerle. Sosyalizmde bile başka birşey düşünemiyormusun?

İlk işim seni sınırdışı etmek olurdu valla:-))

cigi
11-09-2009, 17:28
İlk işim seni sınırdışı etmek olurdu valla:-))

Seni gidi fasist sosyalist seni...:)

saroz
11-09-2009, 17:42
Seni gidi fasist sosyalist seni...:)

Hem vallah hem billah:-))

cigi
11-09-2009, 17:47
Hem vallah hem billah:-))

Allah seni islah etsin ne diyeyim.:biggrin1:

evrensel-insan
11-09-2009, 17:59
Saygideger cigi;

Eee, iste "diktatorluk" budur. Verirsin, bir ideolojik inancsal dogrunun eline ulkeyi; o da kendi dogrusu temelinde; digerlerini bertaraf eder. Toplumsal kisiligin ve ideolojik inancsal dogrularin, halki kendi dogrulariyla, yonetmesi, yonlendirmesi de, budur zaten.

Ben bosuna demiyorum, birey yetistirmek, birey bilinci kazandiracak bir egitim-ogretim kurma sistem ve isleyisi gereklidir diye.

Saygilarimla;
evrensel-insan

mayonez
11-09-2009, 18:08
İlkönce toprak ve fabrikalara sosyalist işçi devleti adına el koyardım. Tarımsal üretimi uzmanlar desteğinde sanayi ile birleştirip üretimi iç tüketim ve dış ticaret ilişkilerine göre planlardım.

Kürt halkına refrandum ile berabermi ayrımı olmak istediklerini sorardım. Bu arada birlikte olmanın avantajları hakkında propagandasını yapardım.

Diyanet işlerini dağıtırdım. Tüm ibadethaneler açık kalır. İnanan kimselerin kıyafetine ve ibadetlerine karışmazdım.

Ancak devlet ödemelerini keserdim. imamlar işsiz kalırdı. Camiler,, kiliseler, sinagoglar dindarlarca kullanıma devam ederler ancak dini örgütlenme ve siyaset yapamazlar.

Küçük toprak sahipleri ve küçük esnaf, atölye işlerine aynen devam ederdi. Büyük fabrikalar ve topraklara halk adına el koyardım.

Eğitim üniversite bitene kadar ücretsiz olur, her öğrencinin üniversiteyi bitirip işe yerleştirilmesine kadar tüm ihtiyaçlarını devlet karşılar.

Her ailenin bir evi olur. kira ödenmez.

Her vatandaşın sağlık hizmeti ücretsiz olarak sağlanır.

Su, elektrik, telefon, ulaşım ücretsiz sağlanır.


Harbiden bunları yaparmıy dın özellikle kalın puntolarla belirtiğim yerleri
Söylediğin bir şey diğeriyle çelişiyor
İbadethaneler açık olacak diyorsun ama dini örgütlenme ve siyaset yapamazlar diyorsun
E ne anladım ben bundan
Bu neye benziyor biliyor musun?
Üstad Necip Fazıl Kısakürek in bir sözü aklıma geldi
Camiler serbest ama bütün yolları yasak ; Onlar meydana hakim, bizse camide tutsak N.F.K.
O zaman dindarlara neden özgürlük veresiniz ki?

saroz
11-09-2009, 18:15
Harbiden bunları yaparmıy dın özellikle kalın puntolarla belirtiğim yerleri
Söylediğin bir şey diğeriyle çelişiyor
İbadethaneler açık olacak diyorsun ama dini örgütlenme ve siyaset yapamazlar diyorsun
E ne anladım ben bundan
Bu neye benziyor biliyor musun?
Üstad Necip Fazıl Kısakürek in bir sözü aklıma geldi
Camiler serbest ama bütün yolları yasak ; Onlar meydana hakim, bizse camide tutsak N.F.K.
O zaman dindarlara neden özgürlük veresiniz ki?


Dini örgütlenme ve siyaset yasak diyorum. Çünkü din kişisel tercih meselesidir. Ben aeist bir komünist olarak namuslu dürüst dindarlara karşı değilim. ibadetlerini neden engelleyeyim. Ancak din tüccarlarının yokolmasını sağlamak zorundayım. onların üreme koşulları dini örgütlenme ve siyaset yapmaktır.

İnanan insanlar camisine de gitsin kilisesinede.

Camiye giden yollar serbest ama din tüccarına yasak. bumudur seni rahatsız eden?

mayonez
11-09-2009, 18:25
Dini örgütlenme ve siyaset yasak diyorum. Çünkü din kişisel tercih meselesidir. Ben aeist bir komünist olarak namuslu dürüst dindarlara karşı değilim. ibadetlerini neden engelleyeyim. Ancak din tüccarlarının yokolmasını sağlamak zorundayım. onların üreme koşulları dini örgütlenme ve siyaset yapmaktır.

İnanan insanlar camisine de gitsin kilisesinede.

Camiye giden yollar serbest ama din tüccarına yasak. bumudur seni rahatsız eden?

Sen bence olayı hemen çarpıtmaya başlamışsın
Samimi dindarlar örgütlenmesinde ne zarar vardır
Samimi bir şekilde kendine taraftar bulmaya çalışıyor
Sende hemen bunları din tüccarı yaptın ya
Asıl din tüccarı kim biliyor musun?
Kominizmden bir örnek vereyim sana
Soyvetlerin başlarında inanılmaz bir din düşmanlığı baş göstermişti.
Meydanlara çıkan halk her köşe başında bir papazı doğramaktaydı
Kilisenin malları talan ediliyordu
ama baktıki sovyetler bu iş böyle olmuyor daha sona göz boyamak için sözde dünyaya Sovyetlerin dine karşı olmadığını dini özgürlüklerin istediği gibi yaşandığı bir ülke olarak göstermek için birkaç camiyi, kiliseyi dünya medyasına tanıtma kampanyasına girdi
Asıl bu ve buna benzer düşüncede olanlar din taciridir

Din tüccarlarının yasaklanması beni rahatsız etmez fakat senin elinde bir ölçüt mü var bu din tüccarı bu değil diye?

cigi
11-09-2009, 19:12
Saygideger cigi;

Eee, iste "diktatorluk" budur. Verirsin, bir ideolojik inancsal dogrunun eline ulkeyi; o da kendi dogrusu temelinde; digerlerini bertaraf eder.

Evrensel hocam;

Saroz saka yapmisti ben de biraz katkida bulundum.:)

Dönelim basligin konusuna.

cigi
11-09-2009, 19:17
Din tüccarlarının yasaklanması beni rahatsız etmez fakat senin elinde bir ölçüt mü var bu din tüccarı bu değil diye?

Elbette var.
Türkiye Cumhuriyeti yönetimlerinin baslarinda bulunan partiler ve siyasiler.
Diyanet isleri baskanligi ve bütün personeli.
Cemaatler ve tarikatlar.
Bunlarin hepsi din tüccarlaridir.

Bunlar ortadan kalkmazsa, sosyalizme gecit olmaz.:eyebrows:

cigi
11-09-2009, 19:36
Yani; Kürt sorunu, demokratik durum, dini yapı ve Diyanet, askerlik, aşiretler, topraksız köylüler, fabrikalar, kobiler, villalar-konaklar-yalılar-apartmanlar-siteler- gecekondular, varoşlar-mezralar, yatlar-kotralar, gemiler-gemicikler hep aynı.


Sevgili pante;

Sivil ve katilimci bir anayasinin, bagimsiz yarginin, evrensel hukuk kurallarinin, insan haklarinin, sokaktaki esitligin ve tam bir laik demokrasinin saglam temellerinin atilmasinin; öncelikler oldugunu düsünüyorum.

Sokaktaki esitligi ve adaleti saglayabilmek; sanirim sosyalizmin basariya ulasabilmesi icin de olmazsa olmazlarin basinda gelecegini düsünüyorum.

Daha sonra üretim ve modern egitimi ayni cizgide gelistirecek gelecege yönelik planli atilimlar olmasi gerekiyor.

Egitimi modernlestirip caga ve gelecege ayak uyduran bir anlayisi oturtan,modern tarimi, üretimi gelistiren ve esit bir sekilde gelir dagilimini saglayan ülkelerin, sosyalizme ulasmalari icin, insanlarin egolarini asmalarinin gerektigini düsünüyorum.

pante
12-09-2009, 00:50
Saroz ve Cigi'ye teşekkürler.
Ben sosyalist devrim düşüncesinde olmadığım için katılamıyorum.
Sevgili Cigi'nin yazdıklarının tümü yapılması gereken işlerden.
Cigi'nin yazdıklarının tümü ve Saroz'un fabrikalara el konması dışındaki tüm saydıkları işler bana göre ulusal demokratik devrimle ele alınacak ve çözüme kavuşturulacak konular.
Sosyalizmin bu demokratik devrimden tek farkı: proleterya diktatörlüğü ve üretim araçlarının kamulaştırılması ile özel mülkiyetin kaldırılması.
Tabi eğer farklı bir sosyalizm düşünülmüyorsa..
Örneğin demokratik sosyalizmde proleterya diktatörlüğüne gerek duymayabilir, burjuva sınıfını ortadan kaldırabilir, ama kobi çapında özel mülkiyete müsaade edilebilir. Ayrıca tek partide diretilmeden, sosyalizm çerçevesinde çok partililiğe ve demokratik seçimlere olanak sağlanabilir.
Ancak amaçlanan ister demokratik sosyalizm olsun ister Marksist-Leninist sosyalizm, bilhassa Türkiye şartlarında öncelikle düşünülmesi gereken demokratik devrimdir. Bu aşama geçilmeden Türkiye'de sosyalist devrimin mümkün olması ancak asırlar sonra, dünya ülkelerinin çoğu sosyalizme geçtikten sonra mümkün olabilir. Ama demokratik devrimle hem sosyalist dönemde yapılması düşünülenlerin birçoğu yapılmış olur hem de sosyalizmin önündeki antidemokratik engeller, bilinçsizliğe, eğitimsizliğe ve güvensizliğe dayalı engeller kaldırılmış olur.

İstanblue
12-09-2009, 03:29
Saygideger cigi;

halki kendi dogrulariyla, yonetmesi, yonlendirmesi de, budur zaten.




Dünya üzerinde sosyalizmi istemeyen tek kesim halk, ne garip değilmi burjuva rakı sofralarında marksist devrim yapar hep.

cigi
12-09-2009, 10:37
burjuva rakı sofralarında marksist devrim yapar hep.

Raki sofrasinda devrim mi olur Istanblue?
Nostalji yapiyorlar.
En büyük problemleri bir türlü ayilamamalari.:)

Ama demokratik devrimle hem sosyalist dönemde yapılması düşünülenlerin birçoğu yapılmış olur hem de sosyalizmin önündeki antidemokratik engeller, bilinçsizliğe, eğitimsizliğe ve güvensizliğe dayalı engeller kaldırılmış olur.

Benimde siraladigim demokratik acilimlarin gerceklestigi ve halklarinin yasadiklari ülkelerde sosyalizme ulasilamiyor, Türkiye gibi bir muz cumhuriyetinde; sosyalizm, emekci sinifin devrimi gibi laflar üretenlerin ayaklari ise 2 metre yukaridan basiyor.:)

Günümüzde sosyalizme en yakin ülke Isvec'tir bir adimlari kalmistir fakat nedense o tek adimi atamiyorlar. Yazilari ile kan, ter kokan, aslan emekci, sapina kadar sosyalist olan arkadaslarimizin, bu son adimin neden atilamadigini yazmalarini cani gönülden isterim.:)

Daha sonra Isvec, Hollanda gibi ülkelerin, yasam standartlarini, demokratik sistemlerini ve halklarinin egitimlerini, kültür seviyelerini; Türkiye ile karsilastirmalarini rica ediyorum.

Türkiye'de bulunan sistem, yönetimler ve halkin kafa yapisi ile, demokratik devrimde gerceklesemez. Ancak darbe olur.
Ya askeri, ya da siyasal...

Salt belli bir zümreyi korumaya ve kollamaya yönelik bu darbelerde sistemi 50 sene geriye atar. Cünkü var olan sistemi caga ve yasam satandartlarina uyarlamak yerine, kendi cikarlari ugruna onun icine comak sokmaya calisirlar.

Türkiye'de son 7 sene icinde uygulananlar, bunun en güzel ve canli örnegidir.Bu yönetimin yerine baska bir yönetim gelirse, degisecek hic bir sey yoktur. Siyasi partilerin ve siyasilerin kisir cekismelerinden, kayikci kavgalarindan, yandaslarina devlet dairelerinde kadro tahsisati ayarlamalarindan baska ne görebileceginizi umuyorsunuz?:)

pante
13-09-2009, 00:43
Başlığı açarken konudan uzak durulacağını tahmin ediyordum.
Çünkü reelde de böyledir, internette de.
Konu devrim olduğunda ilgi yüksektir de devrimden sonra yapılacaklara geldiğinizde söylenecek sözler azalır. Çünkü artık düzene olan eleştiriler, sloganvari söylemler, ajiteye dayalı nutuklara yer yoktur. Ne emeğin yüce değer olduğundan, ne işçi onurundan, ne sömürüden, ne bir ölür bin doğarız'dan, ne zincirlerimizden bahsetmeye gerek kalmamıştır.
Artık laf değil iş zamanıdır ama hep mücadeleye kafa yorulmuş, sosyalizme yoğunlaşılmamıştır.

Üretim araçlarının mülkiyeti değildir bütün mesele.
Devletin yıkılıp herşeyin yeniden yapılandırılması da boş söylemdir.
İşte devlet de, devletin tüm kurumları, binaları, personelleri de elindedir sosyalistlerin. Devrim yapılmıştır, binaların da yıkılacak hali yoktur.
Üstelik de devrim nedeniyle büyük bir kriz oluşmuştur. İşçi-memur-emekli maaşları ödenememiş, ne ile ödeneceği de belli değildir. Bir de kalkıp da birşeyleri daha yıkıp devirmenin alemi yoktur. Çünkü yerine yenisini koymak büyük finansman gerektirir.
Tabi tüm bunlar zaman içinde hallolur ama daha önce projesi yapılmamışsa düze çıkabilmek için bu zaman yılları alabilir. O yıllar içinde de halk perişan olur ve eski dönemi arar, devrime de, devrimcilere de lanet eder.
Devrimciler, devrim öncesi "Nasıl olsa bunların çalışması yapılıyordur" diye düşünür belki. Ama devrimden sonra yanıldıklarını anlarlar. Ya hiçbir çalışma yapılmamıştır ya da yapıldığı söylenen çalışma çok basittir, uygulaması mümkün değildir.
Kimisi de "Devrimi yaptık da sosyalizmi kurmak mı kaldı? Yeter ki devrim olsun, sosyalizm nasıl olsa kurulur." diye düşünür. Ama silahla gelen (halkı kucaklayamadığı takdirde) silahla gidebilir.

Şimdi soralım. Sosyalist devrimi savunan sosyalist partilerimizin iktidar olduklarında neler yapacaklarına dair bir çalışma programları var mıdır?
Varsa internetten buna ulaşabilir miyiz?

kafasikarisik
13-09-2009, 01:15
Sayın Pante,

Doğan Avcıoğlu'nun klasörler dolusu devrim sonrası yapılacaklar programı olduğu söylenirdi. Söyleyen kim? Sağ kolu Hasan Cemal.
Sağ kolu Hasan Cemal olanın devrimi şeyden çıkar mı? Sanmam.

Devrim sonrası ne olacağını bilmem ama olamayacağı kabak gibi belli.
Bizim devrimcilerden olsa olsa, islami cumhuriyet devrimine kıyakçı olur.

pante
13-09-2009, 01:26
Doğan Avcıoğlu'nun klasörler dolusu devrim sonrası yapılacaklar programı olduğu söylenirdi. Söyleyen kim? Sağ kolu Hasan Cemal.
Sağ kolu Hasan Cemal olanın devrimi şeyden çıkar mı? Sanmam.


Sağ kolu Hasan Cemal yoldan çıkmıştır.
Ama bu dediğinde doğruluk payı vardır.
Doğan Avcıoğlu devrim sonrası için çalışma yapan ender devrimcilerden biridir.
Önceki mesajımda sosyalist devrimcilere katılmadığımı, ulusal demokratik devrimden yana olduğumu yazmıştım.
Doğan Avcıoğlu da ulusal demokratik devrimcidir ve çalışmaları bu yöndedir.

dilaver
13-09-2009, 01:31
ŞERH

daha sonra katılmak üzere.

saygılarımla

kafasikarisik
13-09-2009, 01:46
Sağ kolu Hasan Cemal yoldan çıkmıştır.
Bunu sanmıyorum. Konuyu dağıtmak istemem ama D. Avcıoğlu'na en yakınındakiler tarafından fena kelek atıldığını düşünüyorum.

Bir arkadaşın babası ile konuşurken bize solculuğu Mehmet Barlas öğretti demişti, ben herhalde isim benzerliği olan arkadaşından bahsediyor diye düşünmüştüm.
Yok oğlum, senin bildiğin Mehmet Barlas deyince şok olmuştum.

Ortada deşifre olan ajanlar varken, kimlerin deşifre olmadan devam ettiği sorusu aklımı ciddi anlamda kurcalar.

Ha illa devlet ajanı olması gerekmez, araziye uymak, ortamdaki statüsünü arttırmak, hayat şartları, menfaati icabı vs anlamında, inanmadığı bir davanın en sıkı savunucusu olabilir insanoğlu.

Dönekler gerçekten dönekmidir? Yoksa şartlar ortadan kalkınca takiyyeyi bırakanlarmıdır?

cigi
13-09-2009, 01:47
Şimdi soralım. Sosyalist devrimi savunan sosyalist partilerimizin iktidar olduklarında neler yapacaklarına dair bir çalışma programları var mıdır?
Varsa internetten buna ulaşabilir miyiz?

Sevgili pante;
Ben bunlari bulabildim:

http://sosyalistdemokrasipartisi.org/belge/program.htm

http://www.tsip1974.com/yeni_sayfa_1.htm

http://www.shp.org.tr/parti-programi/

Bu linklerdekiler parti programlari bulunanlar.

pante
13-09-2009, 02:14
Sevgili Cigi;

Verdiğin linklerden shp ve Sosyal Demokrasi Partisinin de programı demokratik devrim çerçevesindeki işler. Sosyalizm diye tanımlanamaz. TSİP'in programında yetersiz de olsa bir sosyalizm programı var. Gerekirse bilahare ele alırız.

TSİP'e ilaveten TKP'nin de var, tabi adına program denilebilirse.

http://www.tkp.org.tr/dosyalar/tkp/tkp-program.pdf

En kapsamlı program ÖDP'nin gözüküyor. Ama bana göre o da demokratik devrim çerçevesi çiziyor. Sosyalizme yönelik içeriği zayıf.

http://www.odp.org.tr/genel/program.php

KızıL
13-09-2009, 06:37
oo sevgili pante destanlar yazılır bu konuda...:)

ilk önce halkın gücünü desteğini arkama almak için ugrasırım...
ve sokaklarda halkın içinde analizler yaparım ve yaptırırm...

insanların maddi durumları gayet kötü bu çok açık ilk hedeflerim tabiki kamulaştırma, kentlileştirme ve toprak reformu olur..

çok verimli topraklarımız var bunu bize kullandırmayan emperyalizmden bağını kopartırım.

sonra sanayimizde kamulaştırmayla devletleştirdiğim fabrıkalarda tam verim çalışma düzeni kurarım, vardiyalar sık çalışma saatleri kısa fazla istihdam, ve sosyal güvence..

ben hemen zenginlerden almaya başlarım kesinlıkle işsiz ve evsiz insan bırakmam,
herkes oturduğu evin sahibidir!

ulaşım sağlık eğitim ilk aşamada ücretsiz tabi saydıklarımın hepsini yaparak ilerliyorum..

arada hemen ölmeden kenan evren ve arkadaşları sağ bulduklarımın hepsini yargılarım..

dini dergahlar v.s gözü hemen dikip yasadışı örgütlenmelerine müdehale ederim...

bol sayıda bilim adamı eğitim üyesi aydın ile hem kültürel hem bilimsel çalışma için kolları sıvarım...

yoruldum biraz yatayım :)


kürt halkına şuanki t.c den ayrılma sebebplerine dair uzun bir çalışma başlatırım doğu ile batının arasındaki farkı kaldırırım her halk kardeştir diyerek ayrılma faslını kapatırım abd ye bir tekmede burdan atarım....

diyanet i kapatırım tüm ibadethaneler açık kalır bazılarını müze yaparım, kara şarşafı yasaklarım ilk aşamada...

dini gericileşmeyi yok ederek kı zor uzun bi süreç abd ye bir tekme daha atarım....

bu sırada arada derede kalan zenginlerle ilgilenırım anlaşırım hepsiyle yok öyle yatlar katlar villalar fabrıkalar v.s kaçan kaçar kalanlarda halkındır... :)

emperyalist güçlerin yapacağı bi sürü isyan olacaktır.. halkın bilinçlendirilmesi siyasallaştırılması çok öncelikli bunu asla ikinci plana atmam, tiyatro, bale , senfoni ücretsiz devlet sanatçılara maaaş verecek...
sanırım varoşları hepten yıkarım düzenli konutlarla düzgün altyapıyla merkezi sistemle yeni yerleşim yerleri kurarım.. arada yıkılan herşey geri dönüşüme tabi tutulacak.. tüm reklam tabelalarını metal v.s geri dönüşümle kazanırım...


ben baya yaşlandım ilk aklıma gelenlerle bişeyler yaptım benden sonra ki yönetim eğer halkı unutursa tarihin sayfasına bir çözülüş daha yazılır...


pante programımızın nesini beğenmediğini çok merak ettim?? adına program denebilirse kısımlarından bahsedersen adının program olduğunu sana anlatabilirim...
kapitalizm koşullarında mücadele eden bir örgütün parti programıdır! bu sosyalismin programı değildir....eleştiriyorsan eksık gedik fazla yanlış ne bulduysan bunlardan bahset bence...

pante
13-09-2009, 12:52
herkes oturduğu evin sahibidir!

Herkesin anlayabilmesi için uzun uzun destan gibi yazılardan kaçınalım ve kısa yazılarla konu konu gidelim. İfadelerimize de dikkat edelim, yanlış yapmayalım.
Örneğin, alıntıdaki cümleyi açalım.

"Herkes oturduğu evin sahibidir"

Başlık yazımda yalıların, köşklerin, konakların, villaların, lüx apartmanların, sitelerin, gecekonduların, varoşların, mezraların ne olacağını sormuştum.
Bu durumda Bebek'te yalısı olan, Emirgan'da köşkü olan, Tarabya'da villası olan oturduğu yerin sahibi olarak kalacak, Bağcılar'da bodrum katta oturan da oranın sahibi kalacak. Altınşehir'de gecekondusu olan da oranın.
lüx bir dairede kirada oturmakta olan da oturduğu yeri sahiplenmiş olacak.
Öyle mi?

Not: Saroz'un "Kürt sorunu konusunda referanduma giderim." fikrini şimdilik açmadım. nedeni konunun Kürt tartışmasına sapmaması içindir. Sırası geldiğinde o konuya da değiniriz.

cigi
13-09-2009, 12:59
Sevgili Cigi;

Verdiğin linklerden shp ve Sosyal Demokrasi Partisinin de programı demokratik devrim çerçevesindeki işler. Sosyalizm diye tanımlanamaz. TSİP'in programında yetersiz de olsa bir sosyalizm programı var. Gerekirse bilahare ele alırız.

TSİP'e ilaveten TKP'nin de var, tabi adına program denilebilirse.

Sevgili pante;

Haklisin ben de, bulabildiklerim bunlar diye belirttim. TKP'nin programini da okudum.

Senin verdigin linkde ÖDP nin programini da okudum fakat onda da bir cok slagonvari yazilimlar oldugunu düsünüyorum. Ekonomi bölümünde bu daha cok siritiyor.

Bir parti programinin ekonomi bölümünün bu kadar basit olmasina hayret ettim.Bu programa göre Türkiye'nin ekenomisi uyarlamaya kalkisilsa 3 ayda ekonomi cöker diye düsünüyorum.:)

Sevgili pante,

Devleti hantal durmundan ve cok büyük külfetler ile ugrastiracak, enerjisini bosa harcayacak yönetim sekillerinden kurtulmak gerekir.

Yerel yönetimlerin söz sahibi olmalari, cok modern, birbirlerine bagli yönetim anlayisi, kontrol mekanizmasi ve iletisim aglarinin kurulmasi ile üretimin her konuda arttirilmasi, su anda ki gelismis ülkeleri, bu seviyeye getirmistir. Fakat daha sonra araya liberallerin girmesi ile emekcilerin haklari kötülesmeye baslamistir. Bu ayri bir konu.

Bu tip sloganvari programla iktidara gelen bir partinin ne yapabilecegini, diger ülkeler olan iliskilerine nasil yön verecegini merak etmeye basladim.

Molloch
13-09-2009, 20:33
Ben sosyalist devrim değil, sosyalist evrim diyorum. Bence tankla, topla, tüfekle sosyalizm getirilmez. Getirilse de zaten sosyalizm olmaktan çıkar başka bir şey olur, bknz: Sovyetler.

Ben sağlam ve güçlü sendikalar, kapitalizmin kısıtlanması, güçlü bir sosyal devlet ve yoksullar için sosyal programlar gibi gerçekçi hedefler peşinde koşuyorum.

KızıL
13-09-2009, 22:50
sevgili pante öncelikle benim programla ilgili sorularıma cvp vermemişsiniz??
bunu hatırlatayım...

sonra evet herkes oturduğu evin sahibi kişi bebekte oturuyorsa oranın sahibi varoşta kırada oturanda oranın sahibi varoşları varoş yapan neyse oralatrda sorun neyse biz onları halledeceğiz herkese boğazda yalı veremeyiz değil mi?? türkiye 75 milyon herkes boğazda yalıda oturmak ister.. ve sosyalizm kımseyi elınden tutup kapı dışarı etmez..

istenılırse varoşları yıkarız ve güzel bir kentleşme sağlarız, bunu yukarda da belirttim

insanların istekleri ve düşünceleri bu konuda önemli, bknz. halkın devlet yönetimine katılımı üzerine lenin.

pante
13-09-2009, 23:36
sevgili pante öncelikle benim programla ilgili sorularıma cvp vermemişsiniz??
bunu hatırlatayım...

Sevgili Kızılordu;

Senin programın sosyal demokrasi programı olmuş, sosyalizm değil. :)
TKP'nin programı ise dediğim gibi program denemeyecek kadar basit ve yetersiz.
Seçim vaatlerine benziyor.

herkese boğazda yalı veremeyiz değil mi

Sosyalizmde eşitlik ilkesi yok mu?. Sosyalizm geldikten sonra da bir kesim yalılarda, bir kesimin gecekondularda oturması normal mi?

istenılırse varoşları yıkarız ve güzel bir kentleşme sağlarız,

İstenmezse olmayacak mı? İstenmediği için sınıf farkı devam mı ettirilecek?
Varsayalım ki herhangi bir yalı sahibi, daha önce bir fabrikatördü. Fabrikası devletleştirildi. Kendisi de bir işyerinde planlama bölümünde görevlendirildi.
O bölümde aynı işi yapan diğer eleman gecekonduda 2 göz odada yaşayacak, o ise lüx yalıda yaşamaya devam mı edecek?

K.C.
13-09-2009, 23:39
Pante sen yalıları ne yapmayı düşünüyorsun?
Benim de aklım takıldı valla, yalılara, havuzlu villalara...

aydoe
13-09-2009, 23:41
En güzelini ben alırım,parti üyesiyim.

evrensel-insan
14-09-2009, 00:01
Saygideger arkadaslar;

Hukumete bagislarsiniz. O da devlet ekonomisine dahil eder.

Saygilarimla;
evrensel-insan

KızıL
14-09-2009, 00:07
sevgili pante siz programı anlamamışsınız ben bişey diyemem buna tek tek okumamışsınız heralde... ayrıca tekrar söylıyorum o sosyalizmin programı değildir! o kapitalizmde mücadele veren sosyalist bir parti programıdır!
beğenmediğiniz ilkeleri varsa yada eksıkleri söylersiniz bizde emın olun işlem yaparız insanlar o programla tkp nin düşüncelerini öğrenıyor kı biz bunu görüşmelerde kullanıyoruz okur gelirsiniz tartışırız konuşuruz.. ;)


sosyalizmdeki eşitlik ilkesi villalardan yalılardan v.s den insanları atın mı diyor?? onları çıkarın gecekonsuya koyun mudiyor?? yada herkes yalıda mı kalacak diyor??

istenmesi sözümden kasıt devletin istemesidir.. halk zaten isteyecek yok ben gecekonduda oturacağım diyen var mı?? yani o yerleşim yerleri imarsızi altyapısız hatta projesiz adı üstünde gece kondu insanlarımızı buralarda oturtmıyacağız elbette...

benim yazdıklarım sosyal demokrasiyse dünyada sosyal demokrasi olan bir ülke yok demek ki...

uzun uzadıya yada çok detaylı yazmadım zaten ben onları..
kı sende uzun uzun yazma demişsin bu sistem bu planlar burda 10 dk de yapılacak işler değil bizimkisi sadece laf...

sınıf ayrımı olmıyacak zaten, çalışanlar emeklerine saatlerine işlerinin ağırlığına göre maaş alacak ama kımseyide 2 göz gecekonduda bırakmıyacağız.. bu saçma bir düşünce.. kaldıki kazanılmış bazı haklar vardır sosyalizm başladıktan sonra farklıdır önceden farklıdır...

eğer siz yada birisi herkese boğazda yada başka yerde yalı yapabilirse onuda veririz...

pante
14-09-2009, 01:23
Pante sen yalıları ne yapmayı düşünüyorsun?
Benim de aklım takıldı valla, yalılara, havuzlu villalara...

Bu başlık sosyalist devrimciler için.
Ben ulusal demokratik devrimciyim.
Demokratik düzene geçildiğinde örneklerini gördüğünüz sosyalistlerin programlarında yer alan birçok madde zaten halledilecektir. Bu maddeler demokratik düzenin, halk iktidarının maddeleridir.
Bu düzende kapitalizm ortadan kaldırılmış olmayacak, sınıflar devam edecek ama demoklesin kılıcı gibi demokratik düzenin balyozu kapitalistlerin tepesinde olacaktır. Hiçbir haksızlığa-hukuksuzluğa meydan verilmeyecektir.

Eğer demokratik düzen süreci içinde halk sosyalizmde karar kıldığı takdirde sosyalist aşamaya geçilebilir.

Sosyalizme geçildiğinde yalılar-villalar ne mi olur?

Boğaz kıyıları ve diğer tüm deniz sahilleri tamamen boşaltılır, halkın kullanımına açılır.
Kıyı haricindeki tüm lüks konutlar kamulaştırılır. Kimisi çocuk kreşlerine, sosyal etkinliklere, kimisi iç turizmde halkın kullanımına, kimisi devlet lojman ve misafirhanelerine dönüştürülür. Orta düzeyde olanlar, her aileye sadece 1 ev olmak üzere sahiplerinde kalır. Zamanla halkın geneli bu orta düzeye eriştirilir. Sağlıksız, yetersiz gecekondu ve diğer konutlarda oturanlara öncelikle boşalan fazlalık konutlardan tahsis edilir. Bilahare yeterli sayıda toplu konut yapılarak herkes benzer standartlarda ve aile nüfusuna uygun büyüklükte ev sahibi olur.
Aynı uygulama kasaba ve köylere de yansıtılır.

KızıL
14-09-2009, 03:35
hımm bak aklıma geldi bazı tarihi yalılarıda müze yapalım...

cigi
14-09-2009, 10:16
‘Benim vergimle yoksul tedavi edilmesin’ isyanı

Obama’nın yoksullara ucuz sigorta içeren sağlık reformu, muhafazakârları kızdırdı. 2 milyon kişi Beyaz Saray önünde toplanıp, “Sosyalizm istemiyoruz”, “Hain Obama” sloganları attı

10 yılda 900 milyar yük getirecek

http://w9.gazetevatan.com/Benim_vergimle_yoksul_tedavi_edilmesin_isyani/259103/30/Dunya

pante
16-09-2009, 18:39
ŞERH

daha sonra katılmak üzere.


Öyle kalkıp da "ŞERH" yazıp kenara çekilmek yok Dilaver.
İşte meydan, buyrun anlatın görelim.
Neye şerh koymuşsun, neyi reddediyorsun, karşı fikrin nedir bilelim.
Bizim de elbet ona göre yanıtlarımız olacaktır.
Ama "şerh" deyip kenara çekilmek; "Yazılanlara ben katılmıyorum ha, ona göre!" demektir. Senin katılmaman önemli değil ki, görüşlerin önemli, tabi varsa. :)
"Daha sonra katılmak üzere" ilavesi de katılacağın anlamına gelmiyor. Bu başlık sürekli güncel değil ki hatırlayabilesin. Böyle unuttuğun çok şey var.

Burada sosyalizmi-komünizmi en çok savunan sensin, bu başlıkta en başta seninle tartışmak üzere açıldı. Ama görüyorum ki fikirlerim, demokratik devrim düşüncelerim seni korkutuyor. Başedemeyeceğini biliyor, o yüzden kaçıyorsun.

Bir daha da güncellemem.

evrensel-insan
16-09-2009, 19:00
Saygideger pante;

"Iyi bilenmissin" Senin hic boyle "meydan okudugunu" gormemistim. Aman dikkat et; dilaver bu ne olur, ne olmaz. Insallah, bu cikisin "geri tepmez" :smow: :puke:

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
16-09-2009, 20:26
"Iyi bilenmissin" Senin hic boyle "meydan okudugunu" gormemistim. Aman dikkat et; dilaver bu ne olur, ne olmaz. Insallah, bu cikisin "geri tepmez"

Kendine güveniyorsa gelir, görüşlerini yazar.
benim bir konuya "şerh" deyip kenara çekildiğim görülmüş mü? :lol:

evrensel-insan
16-09-2009, 21:16
Saygideger pante;

Neyse ben sana; yaratici, tanri, god, Allah, ilah v.s. konusunda; henuz "serh" demedim. Bu "banko, rest, v.s." gibi birsey.:director:

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
16-09-2009, 23:04
Sosyalizmde yanlış bilinen, yanlış uygulanan bir kavram vardır; eşitlik.
Hayata başlamada, eğitimde, adalette, kadın-erkek arasında eşitlik sağlanabilir de, her konuda eşitlik düşünülmesi ve uygulanması olanaksızdır.
"Herkesin yeteneğine ve yaptığı işe göre eşit ücret" ilkesi ne yazık ki, herkesi aynı kaba koyacak şekilde yok denecek kadar az bir fark ücretle uygulandığında; bu eşitlik değil haksızlık olur ki, bunun örnekleri sosyalist ülkelerde yaşanmıştır.

Bir toplumda sadece işçi yoktur. Köylü, çiftçi, memur, esnaf, bürokrat, teknokrat vb. meslek sahipleri de vardır.
İşçiler de çırak, kalfa, postabaşı, usta, ustabaşı diye sınıflandırılır.
Bu hiyerarşiyi bir fabrika için düşündüğümüzde üst basamakları da;Teknisyen, tekniker, uzman, şef, mühendis, başmühendis, müdür, genel müdür olarak mevkilendirebiliriz.
Çırak ile kalfa arasında yaptığı işe, yeteneğe, emeğe göre 1 birim fark konulduğunda, çırak ile genel müdür arasındaki fark 100 birimin üzerine çıkacaktır.
Dolayısıyla kazançta eşitlikten söz etmek mümkün değildir.
Kazançta eşitlik olamayacağı için yaşam düzeyinde de eşitlik olamaz.
Bu fark, çalışanların bir kısmının daha iyi evde yaşaması, daha iyi giyinmesi, daha iyi eğlenmesi demektir. Yani, daha kaliteli yaşaması demektir.
Komünleşme anlayışı ile buna engel olunması insanları hoşnutsuzluğa sürükler, bunalımlara neden olur.
ML sosyalizmi bu uygulamaya açık olmasa da, komünleşmeyi toplumsal evrime bırakıp doktrinleri arasına katmayan demokratik sosyalizmle bu uygulama mümkün olabilir.

rodof
16-09-2009, 23:19
Bu düzende kapitalizm ortadan kaldırılmış olmayacak, SIRA BENDE MİSALİ HINCINIZIMI ALACAKSINIZ, sınıflar devam edecek ama demoklesin kılıcı gibi demokratik düzenin balyozu kapitalistlerin tepesinde olacaktır.AMAN PEŞİNEN KORKUTMAYIN BİR SÜRELİĞİNE LAZIM OLURLAR ,İŞİNİZ BİTİGİNDE BALYOZU .. Hiçbir haksızlığa-hukuksuzluğa meydan verilmeyecektir.O HALDE TÜM İÇTENLİĞİMLE TEŞEKÜRLERİMİ BİR BORÇ BİLİRİM ..

aydoe
16-09-2009, 23:26
Bu başlık çok önemli ve çok güzel bir başlık.
Sosyalizm nasıl kurulacak nasıl gelişecek ,komünizme nasıl geçilecek bunların net olarak ortaya konulması gerekir.
Lafta olmaz gerçekle yüzleşmek gerekli.
Ben komünizmin sonuna kadar arkasındayım ama yaşama geçirilebileceğinden de şüphedeyim.
Bana yolunu gösterenin yoldaşıyım.
sevgiler

cigi
16-09-2009, 23:38
Bana yolunu gösterenin yoldaşıyım.


Yolu bilen var mi?:lol:

rodof
16-09-2009, 23:38
Dolayısıyla kazançta eşitlikten söz etmek mümkün değildir.



selam yeni buluşmu ,bilim neye kadirmişte haberimiz yok ..arkadaş nerede yazıyor bu ,sosyalizmin neresinde merak etim ,yoksa yeni bir evrimleşmemi ne ..demeki putasyon uğradı .

cigi
17-09-2009, 01:09
arkadaş nerede yazıyor bu ,sosyalizmin neresinde merak etim ,yoksa yeni bir evrimleşmemi ne ..demeki putasyon uğradı .

Sosyalizmi kitaplardan okudunuz ve simdi o kitaplar tozlu raflarda duruyorlar.

Sosyalizm nerde ve ne zaman gerceklesti?

cyctec3
17-09-2009, 01:22
Sosyalizmde yanlış bilinen, yanlış uygulanan bir kavram vardır; eşitlik.
Hayata başlamada, eğitimde, adalette, kadın-erkek arasında eşitlik sağlanabilir de, her konuda eşitlik düşünülmesi ve uygulanması olanaksızdır.
"Herkesin yeteneğine ve yaptığı işe göre eşit ücret" ilkesi ne yazık ki, herkesi aynı kaba koyacak şekilde yok denecek kadar az bir fark ücretle uygulandığında; bu eşitlik değil haksızlık olur ki, bunun örnekleri sosyalist ülkelerde yaşanmıştır.

Bir toplumda sadece işçi yoktur. Köylü, çiftçi, memur, esnaf, bürokrat, teknokrat vb. meslek sahipleri de vardır.
İşçiler de çırak, kalfa, postabaşı, usta, ustabaşı diye sınıflandırılır.
Bu hiyerarşiyi bir fabrika için düşündüğümüzde üst basamakları da;Teknisyen, tekniker, uzman, şef, mühendis, başmühendis, müdür, genel müdür olarak mevkilendirebiliriz.
Çırak ile kalfa arasında yaptığı işe, yeteneğe, emeğe göre 1 birim fark konulduğunda, çırak ile genel müdür arasındaki fark 100 birimin üzerine çıkacaktır.
Dolayısıyla kazançta eşitlikten söz etmek mümkün değildir.
Kazançta eşitlik olamayacağı için yaşam düzeyinde de eşitlik olamaz.
Bu fark, çalışanların bir kısmının daha iyi evde yaşaması, daha iyi giyinmesi, daha iyi eğlenmesi demektir. Yani, daha kaliteli yaşaması demektir.
Komünleşme anlayışı ile buna engel olunması insanları hoşnutsuzluğa sürükler, bunalımlara neden olur.
ML sosyalizmi bu uygulamaya açık olmasa da, komünleşmeyi toplumsal evrime bırakıp doktrinleri arasına katmayan demokratik sosyalizmle bu uygulama mümkün olabilir.


sayın pante problemde buya;

ideolojiler fizibiliteden çok duyguların çevresinde hayat buldugu için çokda uygulanabilir olmayan sistemler ortaya çıkmata ve sonra yeni bir devrim gerekmekte.

bu baglamda salt akılın var oldugu yerde ideoloji yoktur, ideolojide duyguda vardır, duygu varsa duraksama vr durma hali ile zxamnda geri kalma hali ile devrime ihtiyac vardır. biza devrime gerek duydurmayacak dinamik bir sistem lazım. bu bağlamda temel eşitlikler hep var olmalıdır mesela; eğitim sağlık adalet gibi, bunların dışında sizinde dediğiniz gibi iki tuglayı üst üste koyamayan bir adamla çılgınlar gibi çalışan adamı bir eşit olun derseniz çılgınlar gibi çalışan adamdan bir elzem bir vefa bekleyeceksiniz buda bir idealisliğin gereğini doğuracak ve ikinci kuşakta bu çılgın gıbı calışan adamın oğlu hayır ben elzem sergilemek degil emeğimin tam karşılığını almak istiyorum diyecek.

her neyse ne sosyalizm ne kapitalizm nede bir baska ideoloji, genelde bu tarz ideolojiler kapitallerin emelerine öyle hizmet etmiştirki en kral kominist bile bunu anlayamamış bu baronlşarın oyunlarına yıllarca gelmiştir.

sovyet rusya zamanında dayılar dunyayı ikiye bölüp dünyanın nimetleri çatır çatır yerken bizde bizbirimizi yok o dogru yok bu dogru diye kırdık gecırdık temelde hep kapitalist baronlara hizmet ettik.

işte ben bu bağlamd aben her turlu siyasi ideolojiye dibine kadar karşıyım.

yaşasın dinamik,adil ve özgürlükçü modernist sistemler diyorum.

pante
18-09-2009, 23:18
Bu başlık çok önemli ve çok güzel bir başlık.
Sosyalizm nasıl kurulacak nasıl gelişecek ,komünizme nasıl geçilecek bunların net olarak ortaya konulması gerekir.
Lafta olmaz gerçekle yüzleşmek gerekli.

Başlık önemli ama nedense Kürtçülük kuyruğuna takılmış sosyalistleri göremiyoruz başlıkta.
Yoksa sosyalizm bir maske mi onlar için?
Bir halt bilmediklerine kalıbımı basarım.
Konuyu sosyalizmden açıp Kürtçülüğe getirenlerin sosyalizmin gelmesi halinde yapılması gerekenler hakkında tek bir fikri yok.
Onlar feodal ağaları, göbeğini kaşıyan derebeyleri başlarında olsa da, ayrı bir devlete razılar. Çünkü şoven duyguları buna sürüklüyor.
Kürtler=PKK diyenlerden de bu beklenir ancak. Sosyalizmin S'sini bilmezler, hatta istemezler. Bütün dertleri kimlik sorunu. Psikolojik vaka...

saroz
19-09-2009, 15:03
Sosyalizm, 1917 ve 1960 lara kadar sovyetler birliğinde ulusal sorunu çözme başarısı göstermiş bir örnektir.

Rafların tozlu kitaplarında değil, hayatın içinde gerçekleşmiş bir teoridir.

Türkiyede sosyalizm iktidara geldiği anda kürt halkına soracak (referandum); beraberce emperyalizme ve işbirlikçi burjuva ile feodal ağalara karşı savaşmaya devammı edeceğiz, yoksa ayrılmakmı istiyorsunuz?

Bu sırada kürt ve türk emekçilerinin birlikte mücadelesi savunulacak ve anlatılacaktır.

Referandum sonucu ise, kayıtsız şartsız uygulanacaktır. Ayrılık kararı verilirse sosyalist iktidar buna zorluk çıkarmayacaktır.

Çünkü sosyalizm de, halkların gönüllü birlikteliği ilkesi ile ulusların kendi kaderini tayin hakkı vardır.

Bu fikrimi en başta yazmıştım. ancak okumadan eleştirme alışkanlığı olan arkadaşlar bu eylemlerini sürdürmekte ısrar ediyorlar.

İstanblue
19-09-2009, 15:51
Bu başlık çok önemli ve çok güzel bir başlık.
Sosyalizm nasıl kurulacak nasıl gelişecek ,komünizme nasıl geçilecek bunların net olarak ortaya konulması gerekir.
Lafta olmaz gerçekle yüzleşmek gerekli.
Ben komünizmin sonuna kadar arkasındayım ama yaşama geçirilebileceğinden de şüphedeyim.
Bana yolunu gösterenin yoldaşıyım.
sevgiler


Dünya üzerinde yahudiler zora düşmeden böyle bir ideoloji asla gündeme gelmez. Sosyalizmin amacı yahudi varlığını yahudi olmayan burjuva karşısında üstün kılmaktır. Bakınız Levy karl Marks " Yahudi Sorunu "

saroz
19-09-2009, 15:57
Dünya üzerinde yahudiler zora düşmeden böyle bir ideoloji asla gündeme gelmez. Sosyalizmin amacı yahudi varlığını yahudi olmayan burjuva karşısında üstün kılmaktır. Bakınız Levy karl Marks " Yahudi Sorunu "


O zaman sovyetlerbirliği bir masaldı. hiç yaşanmadı:)

Sen şu kullandığın resmin sana ait olan özelliklerini hala anlatmadın?

pante
19-09-2009, 18:02
Sosyalizm, 1917 ve 1960 lara kadar sovyetler birliğinde ulusal sorunu çözme başarısı göstermiş bir örnektir.

Rafların tozlu kitaplarında değil, hayatın içinde gerçekleşmiş bir teoridir.

Pöh!
Laf olsun torba dolsun!
Örnek ver deyince ağzını açamazsın ama lafazanlığa gelince ha babam yaz.
İçi boş olduktan ve kimseyi inandıramadıktan sonra.

Sovyetler Birliği, ulusal sorunları, bastırarak halletmiş, susturmuştur.
Referandum yaparak değil.

Referandum sonucu ise, kayıtsız şartsız uygulanacaktır. Ayrılık kararı verilirse sosyalist iktidar buna zorluk çıkarmayacaktır.

Hadi oradan!
Anlaşma mı yaptın bunun için?
Bir garantin mi var?
Türkiye'de de referandum olup olmayacağına halk karar verecektir. Sen ya da senin gibi ne dediğini bilmeyenler değil.

evrensel-insan
19-09-2009, 18:08
Saygideger arkadaslar;

Bakin bu basliga ilk defa yaziyorum. Bence, asil tartisilmasi gereken; gelmesi istenen sosyalizm den ne algilandigi ve bu algida ortak noktalarin ortaya cikisi ve bu ortak noktalardan hareket.

Soru basit, herkes; kendi ideolojik/inancsal dogrusuna gore; su gelmesini istedigi sosyalizmden ne anliyor?

"Sosyalizm, gelirse" derken; neyin gelmesini ve nasil gelmesini istiyor. Buyrun, burdan basliyalim ve herkes kendi algiladigi ve gelmesini istedigi sosyalizmi bir ortaya koysun da gorelim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Titan
19-09-2009, 19:08
Sevgili arkadaşlar, başlık;

Türkiye'ye sosyalizm gelse idi...buradan devam edebilir miyiz?

HuBBeZ
19-09-2009, 19:11
Her birey eşittir.
Her birey eşit haklara sahiptir.

...bu ikisi arasında zig zaglar çizmek zor zenaat vesselam.

esron
19-09-2009, 19:44
Her birey eşittir.
Her birey eşit haklara sahiptir.

...bu ikisi arasında zig zaglar çizmek zor zenaat vesselam.

Bunu okuyunca George Orwell geldi aklıma:

Bütün hayvanlar eşittir ama domuzlar daha çok eşittir... :madgrin:

HuBBeZ
19-09-2009, 19:53
Bir de sorabilir miyim?

"Burjuva sınıfını kaldırmak" ya da "yok etmek" ne demektir?

Ne manaya gelir?

evrensel-insan
19-09-2009, 19:57
Saygideger HuBBeZ;

"Burjuva sınıfını kaldırmak" ya da "yok etmek" ne demektir?-HuBBeZ-

Halihazirda olan mi?, yoksa ileride olusacak olan mi? Bu arada "isci sinifi, ya da bilinci" var mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

esron
19-09-2009, 19:59
Bir soruya da, soru sorulmadan cevap verildiğini görecek miyim şurada?:fish:

evrensel-insan
19-09-2009, 20:08
Saygideger esron;

Bu da bir felsefi yanasimdir. Sorularla, karsisindakinin cevabini alip; onu dusuncesiyle daha yakindan tanimak ve onu dusundurtmek. En azindan sorulan sorular vasitasiyla.

Saygilarimla;
evrensel-insan

esron
19-09-2009, 20:15
Doğru ama karşınızdakiyle anlaşmak için değil, anlaşmamak için bir yaklaşım... Felsefi hiç değil...

evrensel-insan
19-09-2009, 20:17
Saygideger esron;

Martin Heiddegger (1889-1976)

Doğru ama karşınızdakiyle anlaşmak için değil, anlaşmamak için bir yaklaşım... Felsefi hiç değil...-esron-

Bu da genelde batida olmayan bir bakis acisi. "Kritik dusunce" diye birsey duydunuz mu? Bunun amaci da; alisilagelmis, kalicilasmis yerlesmis ve sadece evet, hayir; var, yok; dogru, yanlis v.s. icerikli ve karsilikli ve hic bir icerigi olmayan cevaplari onlemek icin, sorulan soru cesidi ve bu tip bir dialog uzerine dusunce uretimidir. Amac, karsilikli dialog ve bilgi, gozlem, deneyim ve bilinc alis verisidir. Tartisma, atisma, ikna olma-etme ve "birinin digerine dogrularini kabul ettirme cabasi" degil

Saygilarimla;
evrensel-insan

esron
19-09-2009, 20:45
Ya da lâf salatasının felsefi açılımı...

evrensel-insan
19-09-2009, 21:20
Saygideger esron;

Yorumun icin, tesekkurler. Bilgi ortadadir. Isteyen ogrenir, isteyen ogrenmez.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Molloch
19-09-2009, 21:27
Kürtçe'nin seçmeli dil olarak öğretilmesinde ve Kürtçe yayın kanalları olmasında ne zarar var ki?

esron
19-09-2009, 22:41
E-İ

Bilgi ortadadır da, bilgiye herkesin yüklediği anlam başka başkadır...

Bir insanın kafası tek şekilde işlemek zorundadır...

Dinler konusunda hangi şekilde işliyorsa kafanız, iş sosyalizme veya Kürt açılımına geldiğinde de öyle işleyecek...

Farklı işliyorsa, adalet mekanızmanız yoktur...

Yoksa Zülfü Livaneli gibi saçmalarsınız...

evrensel-insan
19-09-2009, 22:45
Saygideger esron;

Dinler konusunda hangi şekilde işliyorsa kafanız,-esron-

Birincisi cogul konusurken, kimleri kastediyorsunuz? Ikincisi, benim; dinler konusunda kafam "nasil isliyormus?" soyleyide ogreneyim, bari. Bu arada bu konuda yazilmis, hic bir yazimi okudunuzmu? Yoksa; kisileri etiketlemek daha mi "kolayiniza geliyor?"

Saygilarimla;
evrensel-insan

İstanblue
19-09-2009, 22:50
Kürtler olduğu sürece Türkiye'de adalet sağlanamaz, ta ki kürtler kuzey ırağa postalanıp orda ki Türkmenler ülkeye gelir o zaman sosyal düzen sağlanır. İşin içine kürt girince olay sosyal olmaktan çok emperyalizmle işbirliği içine girmeye dönüşür.

esron
19-09-2009, 22:58
Saygideger esron;

Dinler konusunda hangi şekilde işliyorsa kafanız,-esron-

Birincisi cogul konusurken, kimleri kastediyorsunuz? Ikincisi, benim; dinler konusunda kafam "nasil isliyormus?" soyleyide ogreneyim, bari. Bu arada bu konuda yazilmis, hic bir yazimi okudunuzmu? Yoksa; kisileri etiketlemek daha mi "kolayiniza geliyor?"

Saygilarimla;
evrensel-insan

Peki sizin tarzınızla sohbet edelim...

Cevaplıyorum sorunuzu:

Din konusunda ayrıştırlan düşüncelerin, bir potada birleştirmesi için zihinsel ve duygusal bakış açılarının kişiden kişiye farklılık gösterdiğini öneren felsefik yaklaşımları irdeleyip, farkın farkında olma evrenselliği içinde misiniz?

:drama:

esron
19-09-2009, 23:03
Kürtler olduğu sürece Türkiye'de adalet sağlanamaz, ta ki kürtler kuzey ırağa postalanıp orda ki Türkmenler ülkeye gelir o zaman sosyal düzen sağlanır. İşin içine kürt girince olay sosyal olmaktan çok emperyalizmle işbirliği içine girmeye dönüşür.

E bu da bir çözüm tabii ve bu meseleye bakarken, "Kürtlerin hak ve özgürlükleri yoktur," diyenler kadar mantıklı...:smow:

evrensel-insan
19-09-2009, 23:05
Saygideger esron;

Din konusunda ayrıştırlan düşüncelerin, bir potada birleştirmesi için zihinsel ve duygusal bakış açılarının kişiden kişiye farklılık gösterdiğini öneren felsefik yaklaşımları irdeleyip, farkın farkında olma evrenselliği içinde misiniz?-esron-

Aynen. Ben, evrensel-insan olarak herkesin kendi icin ve kendi kimlik kisilik degerleri icin kabullendigi degerlerin farkinda olurum. Ne kisiler, ne de kisisel degerler benim konum degildir. Benim konum, dogal dusuncenin; her konudaki sorunlu yapilanisi ve isleyisidir. Bunu ortaya koymak ve icinde yer almadan gostermektir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

HuBBeZ
19-09-2009, 23:23
Sorum hala baki;

Geçmiş iletilerin birinde yazıyordu;

"Burjuva sınıfının yok edilmesi" ya da "kaldırılması" diyordu?

Ne demektir?

pante
19-09-2009, 23:27
Sık sorulan sorulara da yer verelim:

Sosyalizm geldiğinde tek parti mi olacak?
Bir zümrenin, bir sınıfın diğer sınıflara diktatörlüğünü uygulayıp mı sistem kurulacak?
Parlamenter demokratik sistem kaldırılacak, seçme ve seçilme özgürlüğü sadece sosyalist-komünist parti ile mi mümkün olacak?
Sosyalizm uygulamaları özgürce eleştirilebilecek mi?

Aile ve evlilik müesseseleri kaldırılacak mı?
Çocuklar aile içinde değil, devletin elinde mi yetiştirilip büyütülecek?

Üretim araçlarının devletleştirilmesi gibi tüm özel mülkiyetler de kaldırılacak mı?
Örneğin 3G'ye geçildi. Vatandaş görüntülü telefona kavuşabilecek mi?
İnternete sahip olabilecek, forumlarda yazışabilecek mi?

HuBBeZ
19-09-2009, 23:46
Herkesin eşit olmadığı ancak herkesin eşit haklara sahip olduğu ülkeler şu anda dünyanın direksiyonunu elinde tutan ülkelerdir.

Yanıtını aradığınız her türlü durumun cevabı aslında doğru soruları sormaktan geçecektir.

Her bir birey eşit olamaz...zaten değildir.

Ahlaksızla dahiyi, ahmak ile dürüstü, paranoyak ile bilim adamını, memur ile yatırımcıyı, tombalacı ile çobanı, çiftçi ile sanatçıyı aynı potada görürseniz çuvallarsınız.

Kişilerin temel ihtiyaçlarını, ihtiyaçları kadar olmak kaydı ile tek bir merkezden vaad edip uygulamaya kalkarsanız altından kalkamazsınız.

Emeğin ne olduğunu anlamak için sadece işçi olmak gerekmez. Emek kavramını da sadece işçiye mal edemezsiniz.

Öncelikle emek nedir, burjuva nedir ve ne değildir bunları anlamak lazım...

...burjuva yüksek gelirli, zengin ve patron manasına mı gelir?

Burjuva ile aristokrasi ne derece birbirine karışmakta ne derece ayrıştırılabilinmektedir?

Burjuva emek harcamadan yer alınan bir sınıf mıdır?

Bunları sentezleyemeyen kalabalıklara sosyalizm, sosyal demokrasi, teokrasi, totaliterizm ya da demokrasi veya şimdiki ucube sistem dahil ne versen olur.

kafasikarisik
19-09-2009, 23:48
Şimdi soru "Türkiye'ye sosyalizm gelse.." ya,
Bırakın gelmesini ihtimali belirse, bizim dinci demokratlar ile libaraller "nerde kaldı bu paşalar?" demezse ben ne olayım. Daha önceleri oldu da ordan ilham alıyorum.

Neyse bende biraz karalayayım.
Sosyalizm öyle devrimle filan, geçti o günler.
20. YY başlarında değiliz. Uluslararası barış gücü anında demokrasi getirir o ülkeye. Bizim tayfa da yabancı generaller ile masada el sıkışır. (Bkz. Irak vs.)
Ama oldu diyelim.
Ben olsam.
1- Özel eğitim kurumları, sağlık kuruluşları, banka ve finans kuruluşları, özel güvenlik şirketi, vs derhal kamulaştırırım.
2- Veraset, devir ve intikal de, belli limit üstü miktarı kamulaştırırım.
3- Bir şirkette sahip olunacak hisse miktarını kısıtlarım. Gerçek anlamda, halka açık şirketler, halka ait şirketler haline dönüşür böylece.

imhotep
20-09-2009, 23:54
Sosyalizmde yanlış bilinen, yanlış uygulanan bir kavram vardır; eşitlik.
Hayata başlamada, eğitimde, adalette, kadın-erkek arasında eşitlik sağlanabilir de, her konuda eşitlik düşünülmesi ve uygulanması olanaksızdır.
"Herkesin yeteneğine ve yaptığı işe göre eşit ücret" ilkesi ne yazık ki, herkesi aynı kaba koyacak şekilde yok denecek kadar az bir fark ücretle uygulandığında; bu eşitlik değil haksızlık olur ki, bunun örnekleri sosyalist ülkelerde yaşanmıştır.

Bir toplumda sadece işçi yoktur. Köylü, çiftçi, memur, esnaf, bürokrat, teknokrat vb. meslek sahipleri de vardır.
İşçiler de çırak, kalfa, postabaşı, usta, ustabaşı diye sınıflandırılır.
Bu hiyerarşiyi bir fabrika için düşündüğümüzde üst basamakları da;Teknisyen, tekniker, uzman, şef, mühendis, başmühendis, müdür, genel müdür olarak mevkilendirebiliriz.
Çırak ile kalfa arasında yaptığı işe, yeteneğe, emeğe göre 1 birim fark konulduğunda, çırak ile genel müdür arasındaki fark 100 birimin üzerine çıkacaktır.
Dolayısıyla kazançta eşitlikten söz etmek mümkün değildir.
Kazançta eşitlik olamayacağı için yaşam düzeyinde de eşitlik olamaz.
Bu fark, çalışanların bir kısmının daha iyi evde yaşaması, daha iyi giyinmesi, daha iyi eğlenmesi demektir. Yani, daha kaliteli yaşaması demektir.
Komünleşme anlayışı ile buna engel olunması insanları hoşnutsuzluğa sürükler, bunalımlara neden olur.
ML sosyalizmi bu uygulamaya açık olmasa da, komünleşmeyi toplumsal evrime bırakıp doktrinleri arasına katmayan demokratik sosyalizmle bu uygulama mümkün olabilir.

Sosyalizmdeki eşitlik kavramı da yanlış anlaşılırsa teori baştan çöpe gitti demektir. Sistemin temelini eşitlik oluşturur.

Bu eşitlik, dışkımıza kadar eşitlik değildir. Marksist külliyatı çok iyi bilmem ama ML'nin de bunu kastettiğini sanmıyorum.

Sosyalizm bana göre kelimenin en geniş anlamıyla kapitalizm karşıtlığıdır. Kapitalizmin sömürüsüne karşı eşitlikçi bir sistemdir. Buradaki eşitliğin temel kıstası "emek"tir. Yani insanlar emeklerine göre eşittir. Bir işçi ile fabrika müdürünün emeği nasıl kıyaslanır onu net olarak tespit edemem. Saat başı ücret olmayacağı belli. Sanırım onu da ölçecek formüller geliştirilecektir.

Bunların farklı işler yapıyor olmaları emek kurlarının tespit edilemeyeceği anlamına gelmez. Eğer bir formülasyon bulunursa eşit emeğe eşit ücret çok doğru bir yoldur. Ben öyle çırakla genel müdür arasında 100 kat fark göremiyorum. Birisi evrimi gereği diyelim, genel müdür olamamıştır. Bu onu daha kötü standartlarda yaşamaya itmemeli.

Önemli olan bireysel yetenekler değil işe verilen emektir.

Saygılar

pante
21-09-2009, 00:08
Bunların farklı işler yapıyor olmaları emek kurlarının tespit edilemeyeceği anlamına gelmez. Eğer bir formülasyon bulunursa eşit emeğe eşit ücret çok doğru bir yoldur. Ben öyle çırakla genel müdür arasında 100 kat fark göremiyorum. Birisi evrimi gereği diyelim, genel müdür olamamıştır. Bu onu daha kötü standartlarda yaşamaya itmemeli.

Sevgili İmhotep;

100 birim fark demiştim, yanlış anlaşılmasın 100 kat değil.
Yani, çırak ile kalfa arasında 10 TL fark varsa,
Bu fark çırak ile genel müdür arasında 1000 TL fark oluşturur.
Diyelim ki bir çırak 500 TL. alıyorsa, bir genel müdür 1500 TL. alır.
Birim fark 10 TL. değil, 20 TL. olursa bu defa çırak 500 alırken genel müdür 2500 TL alır.

Bu fark da bir yaşam kalitesi farkına neden olur ki bu doğaldır.
Ama 89 yılında beraber çalıştığımız Sovyetler Birliğinden-Litvanya'dan bir profesör ki bir sayaç fabrikasının genel müdürüydü aynı zamanda. Aldığı maaşın yaklaşık 120 dolara tekabül ettiğini söylüyordu. Ortalama bir işçinin maaşının ne kadara tekabül ettiğini sorduğumda "80-100 dolar" demişti.
Aradaki fark sadece 20-40 dolardı. Ve memnun olmadığı belliydi. Benim o sıra 1000 doların üstündeydi gelirim ki onun kariyerinden 1-2 kademe aşağıdaydım.

Ve bugün hala "Sosyal demokrasilerdeki gibi fırsat eşitliği, hukuki eşitlik, eğitimde eşitlik demiyoruz. Sosyalizmde her yönden tam eşitlik diyoruz." diye yazan sol var.

imhotep
21-09-2009, 00:18
Ben burada yanlış bir şey göremiyorum. Sevgili profesörümüz olaya dışarıdan bakarak bir memnuniyetsizlik içerisinde. Ayrıca 120 dolara bakıp da korkmamak lazım. Türkiye'de bir işçi de 80-100 dolardan fazla bir ücret alıyor. Olayı sistem içerisinde değerlendirmek lazım. Eğer ülkenin geliri düşükse bir işçi 80-100 dolar alıyorken bir profesörün 120 dolar alması gayet hakçadır. Ülkeyi değiştirelim, diyelim ki Türkiye! İşçi 1000 TL ücret alıyorsa bir profesör de 1200 TL almalıdır. Tabi sisteme dışarıdan bakıp, kapitalizm ile kıyaslanınca profesörün maaşı elbet az gözükecektir. Ama burada belirleyici olan işçinin ücretidir bana kalırsa. Dediğim gibi, kişinin yetenekleri değil verdiği emek önemlidir.

Saygılar

cigi
21-09-2009, 01:28
Dediğim gibi, kişinin yetenekleri değil verdiği emek önemlidir.


Sevgili imhotep;

Emekci var, emekliyeni var, sürüngeni var, oturani var, horulduyani var.:D

Yetenegin, aklin, azmin olmazsa, verdigin emek ne kadar olursa olsun; bosa gidecektir.
Olay bu kadar basit degil.:)

Sümeyye1
21-09-2009, 01:43
Allahın izniyle islam geldiği zaman sosyal adalette sağlanacak.

aydoe
21-09-2009, 01:59
''Allahın izniyle islam geldiği zaman sosyal adalette sağlanacak. ''

İslam 1400 sene önce gelmiş ya hala neyini bekliyorsunuz?

imhotep
21-09-2009, 02:01
Sevgili imhotep;

Emekci var, emekliyeni var, sürüngeni var, oturani var, horulduyani var.:D

Yetenegin, aklin, azmin olmazsa, verdigin emek ne kadar olursa olsun; bosa gidecektir.
Olay bu kadar basit degil.:)

Burada işin esprisi emeğinin değeri değil. Önemli olan emeğin verilmiş olması. Emek en yüce değerdir. Öbür türlüsü kişisel özelliklerin yüceltilmesidir ki bu hiç de adil değildir. Kişi hangi yeteneklerle doğacağına kendisi karar veremez. O yüzden de buradan vurup kişiler arası eşitsizlik yaratmak da haksızlıktır.

Bence olay çok net ama mevcut sistem içinde değerlendiriliyor her şey. O yüzden de herşey hayal geliyor. :)

Saygılar

imhotep
21-09-2009, 02:02
Allahın izniyle islam geldiği zaman sosyal adalette sağlanacak.
İslam önce köleliği kaldırsın sonra gelsin :D

evrensel-insan
21-09-2009, 02:11
Saygideger arkadaslar;

Sumeyya1 arkadas, galiba "seriat" demek istedi. Aslinda ilginc; bir bayanin neye dayanarak ve nasil seriati; disiliginin yasam ve iliskisine "uygun" gordugunu hep merak etmisimdir. Bence, bu merakimi gidermek icin tam firsat.

K.C. Dahil, bizim sitede seriati savunan bir bayanimizin olmamasi, bu konuyu simdiye kadar hep "cevapsiz" birakmisti. Bence, ilk defa bu firsati yakaladim.

Buyrun, Sumeyre1 arkadasim; nedir islam ve sen nasil bir islam duzeni arzu ediyorsun? Yada bize islam sosyalizminden mi, bahsedeceksin?

Saygilarimla;
evrensel-insan

esron
21-09-2009, 02:11
Ben burada yanlış bir şey göremiyorum. Sevgili profesörümüz olaya dışarıdan bakarak bir memnuniyetsizlik içerisinde. Ayrıca 120 dolara bakıp da korkmamak lazım. Türkiye'de bir işçi de 80-100 dolardan fazla bir ücret alıyor. Olayı sistem içerisinde değerlendirmek lazım. Eğer ülkenin geliri düşükse bir işçi 80-100 dolar alıyorken bir profesörün 120 dolar alması gayet hakçadır. Ülkeyi değiştirelim, diyelim ki Türkiye! İşçi 1000 TL ücret alıyorsa bir profesör de 1200 TL almalıdır. Tabi sisteme dışarıdan bakıp, kapitalizm ile kıyaslanınca profesörün maaşı elbet az gözükecektir. Ama burada belirleyici olan işçinin ücretidir bana kalırsa. Dediğim gibi, kişinin yetenekleri değil verdiği emek önemlidir.

Saygılar

İşçi 1000 lira alırken profesör 1200 alacak, emeğin tarifesi bu kadar basit mi hakikaten?

Hangi profesör ve hangi işçiden bahsediyoruz?

Makam şöförü de işçi, madende çalışan da...

Gecesini gündüzünü laboratuvarlarda geçiren de profesör, bilgi dışında bir şeyi olmayan da...

Yani, hayatın her alanındaki emeğin zorluk derecesini ne'ye göre kim belirleyecek?

Ömrü boyunca beş muhteşem tablo ortaya koyan ressam ne alacak?

Her üç günde bir tablo çıkaran?

Sporcuları güdüleyen ne olacak?

Muhteşem eserler veren bir besteci ile, uyduruk esrerler veren bestecinin, "muhteşem" veya "uyduruk" tanımları için referandum mu yapılacak?

Hasta olan insanlara ne olacak?

Sıhhatli vatandaş, maliyeti yüksek hastalara bakıp "eşitsizlik" var, ben de o parayı isterim diyecek mi, hasta gaz odalarına mı yollanacak eşitlik ucuza sağlansın diye?

Vs vs vs, çok çoğalır bu sorular... da... Gerçekten anlamıyorum, hadi yaşanmış örnekler size yetmedi ders çıkarmak için, insanı hiç mi tanımıyorsunuz?

aydoe
21-09-2009, 02:13
Gerçek islamdan bahsedecek yani islam yaşanmıyor ki diyecek.
Nasıl gerçek sosyalizm gelmediyse gerçek islam da gelmemiş daha!

imhotep
21-09-2009, 02:14
Sevgili Eİ, o çok daha farklı bir konu sanırım. Biz sosyalist devrimi yapmak üzereydik nereden girdin şimdi İslam'ın kadın tahlillerine? İslam devrimcisi misin nesin :D

Saygılar

evrensel-insan
21-09-2009, 02:14
Saygideger aydoe;

Ben islam sosyalizmini sordum. Ya da sosyalist islam, tabi seriat degilse.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
21-09-2009, 02:17
Saygideger imhotep;

Ateist, deist, panteist ve panenteist musluman olurda; Sosyalist islam veya islam sosyalizmi olmaz mi, yani!:nod::whip::smash:

Sosyalist islam; seriatci islamin alternatifi midir acaba?

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
21-09-2009, 02:20
Burada işin esprisi emeğinin değeri değil. Önemli olan emeğin verilmiş olması. Emek en yüce değerdir. Öbür türlüsü kişisel özelliklerin yüceltilmesidir ki bu hiç de adil değildir.

imhotep kardesim;

Sen bu emek isini cok basite indirgiyorsun. Olmaz öyle sey.
Ben yaptigim isle ve performansimla ortaya 8 kisilik is cikartacagim, diger kazmalar da aksama kadar bosa zaman harcayacaklar!

Sonra benim aldigim paranin aynisini alacak öyle mi?

Buna dagdaki katirlar bile katila, katila güler imhotep kardesim.:D

imhotep
21-09-2009, 02:21
İşçi 1000 lira alırken profesör 1200 alacak, emeğin tarifesi bu kadar basit mi hakikaten?

Hangi profesör ve hangi işçiden bahsediyoruz?

Makam şöförü de işçi, madende çalışan da...

Gecesini gündüzünü laboratuvarlarda geçiren de profesör, bilgi dışında bir şeyi olmayan da...

Yani, hayatın her alanındaki emeğin zorluk derecesini ne'ye göre kim belirleyecek?

Ömrü boyunca beş muhteşem tablo ortaya koyan ressam ne alacak?

Her üç günde bir tablo çıkaran?

Sporcuları güdüleyen ne olacak?

Muhteşem eserler veren bir besteci ile, uyduruk esrerler veren bestecinin, "muhteşem" veya "uyduruk" tanımları için referandum mu yapılacak?

Hasta olan insanlara ne olacak?

Sıhhatli vatandaş, maliyeti yüksek hastalara bakıp "eşitsizlik" var, ben de o parayı isterim diyecek mi, hasta gaz odalarına mı yollanacak eşitlik ucuza sağlansın diye?

Vs vs vs, çok çoğalır bu sorular... da... Gerçekten anlamıyorum, hadi yaşanmış örnekler size yetmedi ders çıkarmak için, insanı hiç mi tanımıyorsunuz?

Emeğin tarifesi kapitalizmde ucuzdur sevgili esron. Nesini beğenmediniz tarifenin?

Bizim burada kastettiğimiz proleter manada işçi değildir. Genel olarak emekçilerden bahsediyoruz. Alnının teriyle para kazanan herkesi kapsayan bir sistem sosyalizm.

Devlet herkese yeteneğine göre iş verecek.

Muhteşem tablolar yaratan bir ressam emeğinin karşılığını bir fabrika işçisi nasıl alıyorsa bir doktor nasıl alıyorsa alacak. Her üç günde bir resim yapan fakat kalitesiz yapan insanlar da bunu hobi olarak yapabilecekler ama esas olarak toplumsal üretime dahil edilecekler. Yeteneği hangi alanda varsa.

Hasta örneklemeniz felaket :)

Elbette dışkımız eşit olmayacak. Nasıl kişinin yeteneğine göre iş veriyorsa devlet kişinin hastalıklarını da tedavi edecek. Sağlıklı insanı sakatlamak diye bir şey söz konusu değil. Ama sağlıklı insan şunu düşünecek, "Hasta olan ben de olabilirdim".

Ben hala kişisel özelliklerden sıyrılan bir adalet dillendiriyorum :)

Saygılar

imhotep
21-09-2009, 02:23
imhotep kardesim;

Sen bu emek isini cok basite indirgiyorsun. Olmaz öyle sey.
Ben yaptigim isle ve performansimla ortaya 8 kisilik is cikartacagim, diger kazmalar da aksama kadar bosa zaman harcayacaklar!

Sonra benim aldigim paranin aynisini alacak öyle mi?

Buna dagdaki katirlar bile katila, katila güler imhotep kardesim.:D

O senin tecrüben ile alakalı. Sen de çaylaklık dönemlerinden geçmişsindir. Ama eğer senin harcadığın emek daha fazlaysa sen daha çok ücret alırsın.

Saygılar

esron
21-09-2009, 02:34
Emeğin tarifesi kapitalizmde ucuzdur sevgili esron. Nesini beğenmediniz tarifenin?

Bizim burada kastettiğimiz proleter manada işçi değildir. Genel olarak emekçilerden bahsediyoruz. Alnının teriyle para kazanan herkesi kapsayan bir sistem sosyalizm.

Devlet herkese yeteneğine göre iş verecek.

Muhteşem tablolar yaratan bir ressam emeğinin karşılığını bir fabrika işçisi nasıl alıyorsa bir doktor nasıl alıyorsa alacak. Her üç günde bir resim yapan fakat kalitesiz yapan insanlar da bunu hobi olarak yapabilecekler ama esas olarak toplumsal üretime dahil edilecekler. Yeteneği hangi alanda varsa.

Hasta örneklemeniz felaket :)

Elbette dışkımız eşit olmayacak. Nasıl kişinin yeteneğine göre iş veriyorsa devlet kişinin hastalıklarını da tedavi edecek. Sağlıklı insanı sakatlamak diye bir şey söz konusu değil. Ama sağlıklı insan şunu düşünecek, "Hasta olan ben de olabilirdim".

Ben hala kişisel özelliklerden sıyrılan bir adalet dillendiriyorum :)

Saygılar

Niyet iyi ama gerçekleşme şansı sıfır bir sistemden bahsetmenin çok anlamı yok bence...

Ha, ben bu hayali kura kura ölürüm diyorsanız o başka...

Böyle bir düzen o-la-maz, insanı tanıyan herkes bunun olamayacağını bilir...

Bir toplumda, gayet iyi niyetle iki kişi biraraya gelse güzel bir iş için, birisi derhal uyanık sıfatı almayı marifet bilir, bilmem anlatabiliyor muyum?

Devlet dediğiniz kediler ve ren geyiklerinden oluşmayacak herhalde?

İnsanlardan oluşacak bu devlette ilk ortaya çıkacak şey "uyanıklar sınıfı" olacaktır, bunu asla unutmayın...

Güzel hayal kurmalar dilerim dilerim size...:high5:

imhotep
21-09-2009, 02:41
İdealsiz politika yapılmaz zaten. Biz de devrim yaptık ertesi gün sistem aynen böyle oldu demiyoruz. Zaten devrimden sonra ne yapacağımız soruluyor başlıkta. Bu bir süreç meselesi.

Ben de diyorum ki benim hedefim bu. Benim yapacağım politikalar öyle ya da böyle bu sonuca varacak. Geri dönüşün de önünü kapatacağız. Bunu tartışmalarla zaman zaman deneme yanılma yoluyla sağlayacağız.

Bu sistem güzel bir sistem. İmkansız da değil. Sadece sistem dışı düşünmek zor geliyor ve tabi küçük burjuva hastalığının getirdiği zihniyet bunu engelliyor.

Saygılar

unbe
21-09-2009, 02:42
uyumayacak mısınız millet?
bayramda tek nöbetçi mod olarak sizi bekliyorum da:D

cigi
21-09-2009, 02:46
O senin tecrüben ile alakalı. Sen de çaylaklık dönemlerinden geçmişsindir. Ama eğer senin harcadığın emek daha fazlaysa sen daha çok ücret alırsın.


Sana katilmiyorum sevgili imhotep.
Caylaklik ve ustalik baska, caliskanlik ve tembellik bambaskadir.
Bir insanin kanina islemisse uyusukluk ve tembellik; ne yaparsan yap fayda etmez.
Istersen bütün bilgileri beynine gaz tenekesi ile bosalt gene aynidir.
Buna benzer bir cok insan farkliliklarini ne yapmayi düsünüyorsun?

Herkesi Sosyalizmin insan tornasi fabrikasina mi sokacaksin?
Baslangictan sucuk koy, en son noktasindan inek ciksin!:D

unbe
21-09-2009, 02:47
imhotep uyumaya gitti cigicim.

evrensel-insan
21-09-2009, 02:48
Saygideger unbe;

Ne o, bu nobetci konusu yeni bir uygulama mi?

Sumeyye1 arkadasi merak etme. Ben onun sonunda "yanlis adreste oldugunu anladim ve kendisine bildirdim. Su an aramizda degil. Bir daha da gelecegini sanmam. Kizcagiz bence, bu gece de uyuyamaz "Ben nereye dusmusum" diye.

Bu arada elime kirk yilda bir firsat gecmisti. Seriati savunan bir bayandan, neden seriatin savunuldugunu ogrenecektim, olmadi.

Soyle bir aramizda, seriati savunan bir bayan yazarimiz yokki; sorup ogrenelim!

Neyse; konumuz, islam sosyalizmi yada sosyalist islam. Ordan devam.

Saygilarimla;
evrensel-insan

esron
21-09-2009, 02:53
uyumayacak mısınız millet?
bayramda tek nöbetçi mod olarak sizi bekliyorum da:D

Hiç de yatağa yollandığım site olmamıştı, e bu da oldu... :eyebrows:

l3ittersweet
21-09-2009, 10:21
öncelikle sosyalist devrim, hatta milli demokratik devrim, onuda geçtim sosyal demokrasi devrimi(!)' nin bile türkiyedeki örümcek kafalı halk kitlesi benimsenmesi, desteklenmesi en azından kösteklenmemesi pek olası değil.

hiçbir devrim 3 ayda oturmaz, uzun zamanlar ve uzman kadrolar gerekir. tarihte belirli bir güne kavuşan imparatorluk seviyesine gelen tüm devletler teknolojiye saygısı ve değer vermesi sayesinde gelmiştir, işte bu yüzden olası bir devrimde önemli bilim insanları her aşamada görev almalıdır. tarihteki denemelerden ders alınmalı, kemalist devrim iyi analiz edilmelidir. ekonomi konusunda marksizmin, leninizmin temel ilkeleri ile birlikte çin deki "kapitalizm komunizm" birlikteliğide incelenmelidir. her ne kadar devrimden önce milyonlarca sayfa teori oluşturulsa bile, yönetime gelince bu teorilerin pek işe yaramayacağı, yeni bir program gerekeceği bilinmelidir.

fabrika ev araba vs vs gibi metalar organize edilebilecekken (kemalist devrim türkiyede altyapı vs gelişmelerinde hatrı sayılır başarı elde etmiştir) insan mentalitesi, toplum kalitesi, halkın bilime karşı tavrının değişmesi çok daha zorlu bir sınavdır (yine örnek kemalist devrimin bugünkü toplumu geliştirmekte başarısız olması).

doğmamış çocuğa don biçmek gibi, herhangi bir devrimden sonra yapılacak şeyler malesef detaylı olarak irdelenemez, devrim anındaki konjektür, toplum yapısı, devlet yapısı, ordunun silah stoğu vb koşulların tam bilinmesi ile detaylanır program.

herhangi bir devrim olmasa bile, ülkenin ve kürtlerin refahını düşünen herkesin yapması gereken tek şey, doğu ve güney doğuda sosyalizm uygulamak, feodaliteyi yoketmektir. hazine arazilerine kurulacak fabrikalar, ve toprağ ağalarından kamulaştırılacak arazilerde kurulacak tarım kolonileri hem bölgeyi hemde ülkeyi kalkındırcak, hemde sosyalizmin "öcü" olmadığını, sosyalizmden sadece para babası toprak ağaları ve uluslararası multi trilyoner şirketlerin korkması gerektiği halka anlatılabilecektir.

son tahlilde, ülkenin mevcut durumunun hiç iç açıcı olmadığı açıktır, ancak şahsi görüşüm önce sosyal demokrasi devriminin (seçimle başa geçecek sosyal demokrat kadroların hükümet olmasıdır, başka birşey değil) olması, sonrasının dünya konjektürüne göre uygulanması şeklindedir.

K.C.
21-09-2009, 11:34
Allahın izniyle islam geldiği zaman sosyal adalette sağlanacak.

Sayın sümeyye, şu başlıkta benzer bir tartışmamız var. (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=6392) Bu konudaki fikriniz üstteki cümlenizden ibaret değilse o başlığa büyük katkılar sağlayacağınızı düşünüyorum.

K.C.
21-09-2009, 11:44
Bu arada elime kirk yilda bir firsat gecmisti. Seriati savunan bir bayandan, neden seriatin savunuldugunu ogrenecektim, olmadi.Soyle bir aramizda, seriati savunan bir bayan yazarimiz yokki; sorup ogrenelim!

Sayın evrensel insan,
madem böyle bir şey öğrenmek için eline bir fırsat geçti şu alttakini niye yaptın hı?

Sumeyye1 arkadasi merak etme. Ben onun sonunda "yanlis adreste oldugunu anladim ve kendisine bildirdim. Su an aramizda degil. Bir daha da gelecegini sanmam. Kizcagiz bence, bu gece de uyuyamaz "Ben nereye dusmusum" diye.

Aslında ben de sümeyye'den ümitliydim. Umarım senin öngörün yanlış çıkar da aramıza dönerek tartışmalara katılır Sümeyye.

pante
21-09-2009, 12:53
Sovyetler Birliğinde sosyalizm (birileri tarafından) yıkılmamıştır.
(sözde) Sosyalizm iflas etmiştir.
Bu uygulamadaki sosyalizme bilimsel sosyalizm diyebilmenin zerre kadar olanağı yoktur.
Bugünkü ML sosyalistlerin mantığıyla kurulacak bir sosyalizm de kesinlikle bilimsel olamaz.

Bu mantık, milyonlarca açların ve yoksulların olduğu bir ülkede, bu insanların "Böyle yaşamaktansa bir komün hayatı olsun, ne varsa paylaşılsın, biz de aç kalmayalım." mantığı gibidir.
Ama dünya bu mantıktaki insanlarla değil, daha adaletli daha sosyal bir düzen kurulması gerektiği düşüncesinde olanlarla doludur.
Tabi ki Afrika'da açlar da var, ülkemizde ve başka ülkelerde sosyal güvencesi olmayıp büyük sıkıntı çeken yoksullar da var. Ama onların mantığıyla değil, ortalama düzeydeki insanların talepleriyle düşünmek gerekir. Böyle bir sosyal düzende açlar, yoksullar zaten kurtulacaktır.
Ama adalet sadece onları kurtarmak değildir. En karmaşık, en zor işleri yapan bir usta tornacı ile, hep aynı demirden somun yapan tornacı aynı maaşa bağlanamaz. Bu dengeli ücretlendirmeleri adaletle sağlayabilecek ücretlendirme uzmanlarına ihtiyaç vardır.

Marks, sosyalizmi en gelişmiş emperyalist ülkede öngörür.
İşte böyle ülkelerde devletin yıkılıp da tepeden tırnağa yeniden organizasyonuna ihtiyaç da olmaz.
Biz bunu İsveç, Norveç, Finlandiya gibi ülkeler için düşünelim.
Bu ülkelerde sosyalizmle kapitalizm arasındaki fark pamuk ipliğine bağlı gibidir.
Halkın sosyalizm isteği gerçekleştiğinde de herşeyin yıkılıp yeniden oluşumuna gerek olmaz. Çok basit sosyal değişikliklerle ve ayarlamalarla bu sağlanır.

Sorun, bizim gibi az gelişmiş ve geri kalmış ülkelerdedir.
Her ülkede sosyalizm kurulmuş olsa da, geri kalmış bir ülkedeki sosyalizmin işçisi ile, gelişmiş ülkenin sosyalist işçisi ile yaşam kalitesi arasında yine uçurum olacaktır. Dünyayı da bir komün yapıp herşeyi ortak paylaşıma bağlamak bir ütopyadır. Bütün mesele bu gelişmemiş ülkeleri kalkındırmak, gelişmiş ülkeler seviyesine getirebilmektir.

yucemanitu
21-09-2009, 13:43
Allahın izniyle islam geldiği zaman sosyal adalette sağlanacak.

Göster bakalım İslam bunu nerde sağlamış işte Müslüman AKP'nin soygunları sahtekarlıkları ayyuka çıkmış durumda. Sen uzayda mı yaşıyorsun Sümeyye bacı?

pervane
21-09-2009, 14:06
Sümeyye1 doğru söylüyor ise islamın ülkemize gelmesine gerek yok toplanıp Arabistana,İrana olmadı Afganistana gidelim arkadaşlar:) oralara islam yüzyıllar önce geldiğinden belki sosyalizmde gelmiştir. gerçi kendisi sosyal adalet sağlanacak diyor bu başlıkta ama!

imhotep
21-09-2009, 14:54
Sana katilmiyorum sevgili imhotep.
Caylaklik ve ustalik baska, caliskanlik ve tembellik bambaskadir.
Bir insanin kanina islemisse uyusukluk ve tembellik; ne yaparsan yap fayda etmez.
Istersen bütün bilgileri beynine gaz tenekesi ile bosalt gene aynidir.
Buna benzer bir cok insan farkliliklarini ne yapmayi düsünüyorsun?

Herkesi Sosyalizmin insan tornasi fabrikasina mi sokacaksin?
Baslangictan sucuk koy, en son noktasindan inek ciksin!:D

Valla cigicim bu tipler için Mao çalışma kampları kurmuş. Tek sorunun bu olsun :D

Bugünkü ML sosyalistlerin mantığıyla kurulacak bir sosyalizm de kesinlikle bilimsel olamaz.

Bak bu konuda ben de neredeyse eminim. Her ML için söyleyemem bunu ama genel olarak baktığımız zaman ML'cilerin daha çok sloganlar üzerinden kendilerini tatmin etmeye çalıştıklarını düşünüyorum. Fazlaca hayal alemindeler. Diyalektiği bir tek kendilerine uygulayamadılar :)

Marks, sosyalizmi en gelişmiş emperyalist ülkede öngörür.

Sevgili Pante, Marks'ın emperyalizm tahlili yok. Zaten olsaydı eğer sosyalizmi emperyalist ülkelerde öngörmez, tam tersi sömürülen üçüncü dünya ülkelerinde öngörürdü. Zira emperyalistler üçüncü dünyadan elde ettikleri zenginliklerden kendi işçi sınıflarına da pay verererek iç çelişkilerini azaltmışlardır. O yüzden Finlandiya, Norveç gibi ülkelerin sosyalizm adına örnek gösterilmesi de sağlıklı olmaz. Bunlar olsa olsa Lenin'in tabiriyle "sosyal emperyalist" olurlar.

Saygılar

esron
21-09-2009, 15:02
Sevgili Pante, Marks'ın emperyalizm tahlili yok. Zaten olsaydı eğer sosyalizmi emperyalist ülkelerde öngörmez, tam tersi sömürülen üçüncü dünya ülkelerinde öngörürdü. Zira emperyalistler üçüncü dünyadan elde ettikleri zenginliklerden kendi işçi sınıflarına da pay verererek iç çelişkilerini azaltmışlardır. O yüzden Finlandiya, Norveç gibi ülkelerin sosyalizm adına örnek gösterilmesi de sağlıklı olmaz. Bunlar olsa olsa Lenin'in tabiriyle "sosyal emperyalist" olurlar.

Saygılar

Pante çok gerçekçi bakıyor konuya...

İmhotep, sense, olmayacak dua edip herlkesin amin demesini istiyorsun bence...

Diyelim, amin diyelim duana... da, adı üstünde:

Olmayacak dua...

imhotep
21-09-2009, 16:30
Sevgili esron,

Ben dua falan etmiyorum. Dua gökten beklenir, ben ise mücadeleyle elde edileceğini düşünürüm. Olmayacak olması da sizin takdiriniz. Neden olmayacağını açarsanız daha iyi olur bana kalırsa. Pante ile de anlaşamadığımız pek fazla bir şey göremiyorum.

Saygılar

esron
21-09-2009, 16:36
Açıkladım daha evvel, Pante insanı tanıyor, insan gerçeğini yok saymıyor ve Finlandiya, Norveç örneğiyle bunu pekiştiriyor...

Siz, parametrelerinizi koymak istediğiniz toplumdaki insanın durumu, yapısı, geleneği gerçeğini hiçe sayıyorsunuz...

Herkesin vücudu her ilâca aynı tepkiyi verir, diye var sayarak hasta tedavi edilmez...

Bu nedenle sizinki olmayacak dua...

imhotep
21-09-2009, 16:41
Sizinki fazlaca sistem içi bir değerlendirme.

Kölelik bir zamanlar meşru bir kurumken bugün insanlık suçu sayılıyor. Bu kurum varken de kaldırmak insan doğasına aykırıydı muhakkak. Ama devrim bu, insanı değiştiriyor.

Saygılar

vartor
21-09-2009, 16:45
Insan akli, bencillik insiyakini yenebilecek kultur ve bigi duzeyine erismedikce, bu tur konular utopya olarak kalma zorundadir. Ha ne zaman erisecek diyecek olursaniz, cevabim "bizler goremiyecegiz" olacaktir.

cigi
21-09-2009, 16:56
Valla cigicim bu tipler için Mao çalışma kampları kurmuş. Tek sorunun bu olsun :D


Yani tembeller in,calismayanlarin ve sisteme baskaldiranlarin sirtlarindan kamciyi eksik etmeyeceksin.
Mao'da aynen böyle yapmisti ve sistemi hala duruyor.:D

Cin'e gidip sistemi ve calisma kosullarini gördün mü imhotepcigim.:)
Senin görmeni cok tavsiye ederim.
Daha sonra Hollanda ve Iskandinavya ülkelerine dogru seninle birlikte bir tur yapariz.

Bu arada eski Dogu Almanya'nin su andaki durumunu da, mutlaka gezip görmeni öneririm.

Cagimizda ha sosyalizme, ha komunizme inanmisin, ha allaha inanmisin; aralarinda hic bir fark görmüyorum.

imhotep
21-09-2009, 17:02
Öyle deme cigi yaw bak Çin uçuyor. Nüfusunun fazla olmasının dezavantajları var elbet ama çatır çatır çalışmıyor mu insanlar? Geçen arkadaşı yolladım oraya bana rapor yollayacak yanında Mao biblosuyla istersen sana da yollayayım bi tane :D

Hollanda, İskandinavya olayına hiç girme bence. Alır elime "Latin Amerika'nın Kesik Damarları"nı ayet okumaya başlarım sonra :)

Almanya da çok farklı değil hatta onlardan daha da beter. Sen benim önüme Batı Avrupa'yı ve onunla ilintili olan bölgeleri gösteriyorsun cigicim. Benim ise elimde geri kalan tüm dünya var. Aman dikkat et bizimkiler tükürdü mü boğar orayı :D

Saygılar

evrensel-insan
21-09-2009, 17:24
Saygideger K.C.;

Su mesajindan sonra;

burası dinlerin tartışıldığı forum değilmi.7 bin ileti yazan biri yukarıdaki 10 basit sorunun cevabını okumuş olması gerekir.Demekki kuran okumadan habire kafanızdakini islam diye yazıp günaha giriyorsunuz.-Sumeyre1-

Anladim ki "yanlis adreste" su mesaji yazdim.

Galiba siz, "yanlis adrestesiniz". Burasi, Turan Dursun'un "Dinlerden Ozgurluk Sitesi" Her turlu dusuncenin serbestce ifade edilebildigi bir site. Yeterki; hakaret, satasma, atisma irkcilik, siddet ve teror savunusu olmasin.-e.i.

Ondan sonra da, kizcagiz; "kayboldu"

Bende, istiyorum Sumeyre1'in geri donmesini. Eger, ogrenemezsem; bir bayanin seriat duzenini, neden ve nasil savundugunu, "gozlerim acik giderim" walla!

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
21-09-2009, 17:27
Saygideger arkadaslar;

"Dort dortluk" musluman, uyemiz Sumeyre1'in, "ustune fazla yuklenmeyin" gelince; bende ona destek verecegim, haberiniz olsun.:laser::frog:

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
21-09-2009, 17:28
Öyle deme cigi yaw bak Çin uçuyor. Nüfusunun fazla olmasının dezavantajları var elbet ama çatır çatır çalışmıyor mu insanlar? Geçen arkadaşı yolladım oraya bana rapor yollayacak yanında Mao biblosuyla istersen sana da yollayayım bi tane :D


Imhotepcigim canim kardesim Cin ucmuyor, iliklerine kadar sömürülüyor!
Ve en cok sömürülenler sizin Mao'nun emekcileri!
Dünya'nin hic bir ülkesinde daha böyle bir sömürü ile karsilasamazsiniz.
Insanin ve caninin zerre kadar degeri olmadigi bir ülkeden bahsediyorum ben.
Yapmayin lütfen.. Birakin artik kitaplarda ki teorilerle ve google sayfalarinin yardimlari ile Dünya'yi tanimayi!

Arkadasina da söyle sadece Hongkong ve cevresindeki bes yildizli otellerinin etrafinda dolasmasin.

Elinde Mao'nun biblosu ile birlikte Kuzey, Dogu ve Bati'da ki yerlesim bölgeleri ile calisma kosullarini gezip görsün.:biggrin1:

imhotep
21-09-2009, 21:05
Yahu cigi, 1.5 milyar insanın yaşadığı bir ülkeden bahsediyoruz. Adamların nüfusu her sene Türkiye kadar artıyor. Nasıl bir bereket bekleyebilirsin oradan? Bu olumsuz koşula rağmen Çin bugün ABD'nin en korktuğu ülke. Tüm dış politikası buna endekslenmiş durumda.

Bence özel şartlarını düşünmeden yargılıyorsun çekik gözlü yoldaşları :D

cigi
21-09-2009, 22:07
Yahu cigi, 1.5 milyar insanın yaşadığı bir ülkeden bahsediyoruz. Adamların nüfusu her sene Türkiye kadar artıyor. Nasıl bir bereket bekleyebilirsin oradan? Bu olumsuz koşula rağmen Çin bugün ABD'nin en korktuğu ülke. Tüm dış politikası buna endekslenmiş durumda.

Bence özel şartlarını düşünmeden yargılıyorsun çekik gözlü yoldaşları :D

Bu olmadi iste imhotep kardesim.
Yani insanin cok fazla olmasi, insana verilen degeri azaltiyor mu?
Nerde kaldi sosyalizm, esitlik, egemen siniflarin yok olmasi teorisi?

ABD ile Cin iliskilerini de yanlis bildigini düsünmekteyim. ABD nin Cin'den korktugu filanda yok. Her sey ABD'nin kontrolü altinda gerceklesiyor.
Her konuda cok ucuz isciligin disinda, Cin büyük kapitallarin su anda parlayan gözdesi.

Örnegin büyük bir bira markasinin buraya fabrika kurdugunu düsün(var fakat isimi vermiyorum) Veya bir dondurma markasinin fabrikasini...

Ülkede tüketim ve ucuz iscilik icin potansiyel cok büyük.

Sevgili imhotep;
Baslik konusu Cin'e dogru kaymaya basladi, istersen bu konuyu fazla uzatmayalim.
Senin cekik gözlü yoldaslarini rahat birakalim.:D

Biz kendi ülkemizle ilgilenelim.

imhotep
21-09-2009, 22:28
Olay madem çok insan var o zaman işçiyi sömürelim değil ki. Her yıl Türkiye kadar bir nüfusa iş bulmak zorunda devlet. Bunun yarattığı bir takım olumsuzluklar var. Ben bunu söylemek istedim.

Kendi ülkemize geri dönersek, pat diye sosyalizm olacak diye bir şey yok. Sosyalizm herşeyden evvel bir refah toplumudur. Ciddi bir sanayileşme ister. Türkiye'de onun için yarın sosyalizm olmaz. Ama sosyalizmi hedefleyen, kapitalizmden sosyalizme geçişi yönetebilecek bir iktidar eliyle bir şeyler yapılabilir.

Bu ara aşamaya demokratik devrim diyorlar ML'ler. Ben ise Kemalizm diyorum.

Saygılar

cigi
21-09-2009, 22:51
Olay madem çok insan var o zaman işçiyi sömürelim değil ki.

Maalesef olay bu sevgili imhotep.
Mao'nun Cin'i, emekcilerini kapitalizme esir vermis durumdalar.
Senden Cin'de ki iscilerin günlük kazanclarini ve calisma sartlarini arastimani rica ediyorum.

Su anda Dünya'da ki irili, ufakli bütün üreticiler ürünlerini Cin'de üretiyorlar ve cok daha fazla para kazaniyorlar.
Anlayabilmen icin söyle bir örnek vereyim.
Dünya'ca ünlü X spor malzemesi üreticisi, Cin'de ürettigi mallarini her tarafta gene ayni ücret karsiliginda satmakta fakat ürüne verdigi ücret nerdeyse 3/4 azalmis durumdadir.

Mao'nun Cin'in de, buna neden izin veriyorlar dersin?:)

imhotep
22-09-2009, 01:56
Lenin'in Rusya'sı NEP'e neden izin verdiyse, Mustafa Kemal'in Türkiye'si İİK'ye neden izin verdiyse Mao'nun Çin'i de benzer bir sebepten izin veriyor cigicim.

Saygılar

cigi
22-09-2009, 02:35
Yani sosyalizm imkansiz bir pembe hayal ve hava kabarcigindan baska bir sey degil imhotepcim.

Komunizme kafa patlatana kadarda allaha inan...
Daha hayirli bir is yapmis olursun.:lol:

evrensel-insan
22-09-2009, 03:19
Saygideger cigi/imhotep;

Ne oldu; islam sosyalizmi, ya da sosyalist islam!? :bounce::wof:

Saygilarimla;
evrensel-insan

imhotep
22-09-2009, 10:50
Valla bir ara İslam sosyalizmini Arap dünyası için düşünmedim değil ama ne bileyim yine de pek tutarlı olmaz. Din sisteme biat eder her zaman. Kaderci, şükürcü yapısıyla sosyalizm önünde bir engel. Ama sosyalizmden sonra dine fazla takmamak lazım. Sonrasında yararlı dahi olur :D

Saygılar

prometheus4517
22-09-2009, 16:39
bütün sayfaları okuyamadım. kısaca göz gezdirebildim. kendi kanaatim, türkiye'de sosyalizmin temellerinin atılabilmesi için, gericiliğin ve dinin EN AZ mustafa kemal dönemindeki düzeye indirilmesi gerekir. şu koşullarda türkiye'de sosyalizm, onu bile geçtim, sosyal devlet ancak pembe bir rüyadır.

cigi
22-09-2009, 17:46
Valla bir ara İslam sosyalizmini Arap dünyası için düşünmedim değil ama ne bileyim yine de pek tutarlı olmaz.

Sosyalizmin siddetli savunucusu Kaddafi; sosyalizmi yesil kitabi ile Libya'da uygulamaya kalkmadi mi?:yo:

Petrol ve diger endüstrileri devletlestiren Kaddafi, daha sonra hepsini özellestirmeye basladi.
Insaat sirketlerinin foseptik cukurlari kazmak icin acilan yerlerden dahi petrol fiskiran bir ülkede sosyalizm gerceklesemedi. Tabii ki buna sosyalizm denemez fakat Kaddafi bu amacla kollari sivamisti.

Libya halkinin her bireyinin devletten aylik gelirleri vardir. Güney bölgelerinde oturanlarin gelirleri biraz daha fazladir.
Devletten maas alarak yan gelip yatanlarin bir ülkesidir Libya.
ABD'yi hic sevmezler fakat ABD ürünlerine deli olurlar.
En büyük lüks, evli erkeklerin daha genc bir kadinla evlenmesidir. ( Evlilikte sinir yoktur)
Her gün imam nikahi ile evlenip, bosanmaniz mümkündür.
Darisi bizim AKP lilerin ve cemaatlerin basina!

Saygideger evrensel-insan;
Islam sosyalizmini soruyordun, Kaddafinin 136 sayfalik yesil kitabini okursan, bilgi sahibi olabilirsin.:)

evrensel-insan
22-09-2009, 18:04
Saygideger cigi;

Bilgi icin, tesekkurler. Ben onlarin Turkiye de faal calisan kolunu kasdetmistim. Kimler; islam sosyalisti?

Saygilarimla;
evrensel-insan

cigi
22-09-2009, 18:10
Saygideger cigi;

Bilgi icin, tesekkurler. Ben onlarin Turkiye de faal calisan kolunu kasdetmistim. Kimler; islam sosyalisti?


Saygideger evrensel-insan;
Ben bilmiyorum.
Islam ile sosyalizm zaten bagdasmaz.
Demokrasi ile sorunu olan islamin, sosyalizm ile uyusabilmesi icin son model bir peygamber ve allah gerekiyor.:D

evrensel-insan
22-09-2009, 18:24
Saygideger cigi;

Islam ile laiklir bagdasir da; neden sosyalizm bagdasmaz. Aciklarmisin? Ya da laiklikte mi, bagdasmaz? Laiklikte, sosyalizm de bir bati urunudur. Fransa ihtilalinden sonraki Avrupadaki; din-ve sosyal-siyasal-toplumsal yasam bileskesini, iyi incelemek gerekir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
22-09-2009, 19:11
Islam ile laiklir bagdasir da; neden sosyalizm bagdasmaz. Aciklarmisin? Ya da laiklikte mi, bagdasmaz? Laiklikte, sosyalizm de bir bati urunudur. Fransa ihtilalinden sonraki Avrupadaki; din-ve sosyal-siyasal-toplumsal yasam bileskesini, iyi incelemek gerekir.


Saygıdeğer Evrensel-İnsan;
Türkiye'ye özgü bir Türk sosyalizmi düşünenlere katılmıyorsun, ona hemen karşı çıkabiliyorsun. Ama İslam sosyalizmine sanki olabilir gözüyle bakıyormuş gibi yansıyorsun.
Neden olamayacağını sormak yerine, sen olabilirliğinin nedenlerini koysan ortaya daha iyi olur bence.

evrensel-insan
22-09-2009, 19:15
Saygideger pante;

Bilirsin; matematikte; "olmayana ergi metodu" vardir. Bu method sayesinde; olmayanlari elimine etmis olursun.

Burada da benim amacim, once olunamiyanlari elimine edecek, bilgi, ve bilince sahip olmak. Ama; sen dahil; gordugum kadariyle, simdiye kadar; islam sosyalizminin, ya da sosyalist islamin; olamiyacagini gosterebilip; elimine eden olmadi.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
22-09-2009, 19:27
Saygideger pante;

Bu basligi acanlara ve sana bir soru soracagim.

Neden genelde liberaller Ataturk'e "karsi" cikiyor ve bu cikisin islami veya muslumanligi savunanlarda ayni paralellikte oldugunu bile bile. Neden, liberaller AKP'yi "demokratik" hatta "ilerici" degerlendiriyorlar?

Neden AKP, kimilerine gore, "gostermelikte olsa demokratik acilimlara" imza atiyor.

Bana, biriniz ya da sen; Liberalizm-Ataturk "karsitligi"-muslumanlik -demokratik acilim-yenilik baglamlarini ortaya koyabilirmi? Empati yapmayi deneyin ve disaridan bakabilme ve notr algi avantajinizi kullanarak; tabi karsitlik duygusalliginiz devreye girmeden, lutfen izah edin.

Cunku, curutum ve elimine; ancak, bir seyin resmine vakif olunursa mumkundur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

aydoe
22-09-2009, 19:35
Islam ile laiklir bagdasir da; neden sosyalizm bagdasmaz. Aciklarmisin? Ya da laiklikte mi, bagdasmaz?

İslam ile laiklik bağdaşmaz sevgili evrenselinsan
http://www.timsah.com/Erdogan-eski-konusma-Ya-Musluman-olacaksin-ya-laik/ZrdVdMgi8dx

evrensel-insan
22-09-2009, 19:37
Saygideger aydoe;

AKP'de oyle diyor. Ama; Ataturk oyle dusunmedi, ya da dusunemedi.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
22-09-2009, 19:39
Neden genelde liberaller Ataturk'e "karsi" cikiyor ve bu cikisin islami veya muslumanligi savunanlarda ayni paralellikte oldugunu bile bile. Neden, liberaller AKP'yi "demokratik" hatta "ilerici" degerlendiriyorlar?


Nedeni basit.

Gitmek istedikleri yerler aynı istasyonda kesişiyor.

Örneğin sen İngiltere'desin ve İran'a gitmek istiyorsun.
Ben de İngiltere'deyim ve Hindistan'a gitmek istiyorum.
Varsayalım ki başka yol yok, zorunlu İstanbul'dan geçilecek.
İstanbul'a kadar mecburen aynı taşıttayız demektir.
Bayağı yol aldık sayılır. Balkanlara yaklaştık.
İstanbul'da dananın kuyruğu kopar. Kafalar tokuşur. :lol:

evrensel-insan
22-09-2009, 19:48
Saygideger arkadaslar;

Empati yapalim ve epistemolojik gercekcilikle dusunelim.

Muslumanlik nedir?

Islam nedir?

Bu ikisi arasindaki bag-iliski nedir?

Gelelim Turkiye'ye;

Islamist bir muslumanlik varmidir?

Varsa nasil?, yoksa neden yoktur?

Islamist olmayan bir muslumanlik mumkunmudur?

Bunu mumkun kilmaya calisan Ataturk, neyi basarmis, neyi basaramamistir? kime ve neye gore?

Son soru;

Ulkemizde muslumanligin ana sorunu nedir?

Bu sorulara verilecek cevaplar isiginda, devam edecegim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Molloch
23-09-2009, 19:21
Atatürk'ün Islamiyet ile laikliği bağdaştırmak gibi bir niyeti yoktu. Atatürk'ün, laikliği Islam toplumuna kabul ettirmek gibi bir niyeti vardı. Atatürk laikliği, geleneksel Islamiyetin kafasını ezerek uygulamıştır. Bunu da az çok başarmıştır. Aradaki farkı vurgulamak istersek: Islam sosyalizmi denen bir ucube olduğu gibi, Islam toplumlarına sosyalizmi kabul ettirmiş partiler ve insanlar da vardır bknz. Sovyetler, Tunus Sosyalist Partisi. Islamiyet ile sosyalizm bağdaşmaz, ancak Müslüman bir nüfusta sosyalizm uygulanabilir, aradaki farkı vurgulamak gerekirse.

Liberallerin Atatürk düşmanlığı yapmalarının sebebi, çok süper ilerici ve radikal olmaları değil, göbekten AKPye bağlı olmalarıdır. Onlar pilli bebek gibi AKP ne emrederse onu yaparlar. Liberallerin bu iktidar yalakalığının sebebi de kendilerini destekleyecek bir halk kesimi olmamasıdır.

pante
23-09-2009, 19:40
Liberallerin Atatürk düşmanlığı yapmalarının sebebi, çok süper ilerici ve radikal olmaları değil, göbekten AKPye bağlı olmalarıdır. Onlar pilli bebek gibi AKP ne emrederse onu yaparlar. Liberallerin bu iktidar yalakalığının sebebi de kendilerini destekleyecek bir halk kesimi olmamasıdır.

Dikkat edilirse bu liberal takımının önemli bir bölümü, geçmişin küçük burjuva devrimcileridir.
Palazlandıktan sonra dönmüş, ve tabi en uygun konum olan liberalizmde konuşlanmışlardır.
Bunlar 12 Eylül cunta döneminde ANAP'ın-Turgut Özal'ın kuyruğundaydılar. Şimdi de AKP'nin.
Bunlar Deniz Gezmiş'e bile milliyetçi provakatör demediler mi?

Muhakkak tıklamalısınız:

http://chernishevskiy.sosyomat.com/blog/3695368