|
İlkönce toprak ve fabrikalara sosyalist işçi devleti adına el koyardım. Tarımsal üretimi uzmanlar desteğinde sanayi ile birleştirip üretimi iç tüketim ve dış ticaret ilişkilerine göre planlardım.
Kürt halkına refrandum ile berabermi ayrımı olmak istediklerini sorardım. Bu arada birlikte olmanın avantajları hakkında propagandasını yapardım.
Diyanet işlerini dağıtırdım. Tüm ibadethaneler açık kalır. İnanan kimselerin kıyafetine ve ibadetlerine karışmazdım.
Ancak devlet ödemelerini keserdim. imamlar işsiz kalırdı. Camiler,, kiliseler, sinagoglar dindarlarca kullanıma devam ederler ancak dini örgütlenme ve siyaset yapamazlar.
Küçük toprak sahipleri ve küçük esnaf, atölye işlerine aynen devam ederdi. Büyük fabrikalar ve topraklara halk adına el koyardım.
Eğitim üniversite bitene kadar ücretsiz olur, her öğrencinin üniversiteyi bitirip işe yerleştirilmesine kadar tüm ihtiyaçlarını devlet karşılar.
Her ailenin bir evi olur. kira ödenmez.
Her vatandaşın sağlık hizmeti ücretsiz olarak sağlanır.
Su, elektrik, telefon, ulaşım ücretsiz sağlanır.
|
Harbiden bunları yaparmıy dın özellikle kalın puntolarla belirtiğim yerleri
Söylediğin bir şey diğeriyle çelişiyor
İbadethaneler açık olacak diyorsun ama dini örgütlenme ve siyaset yapamazlar diyorsun
E ne anladım ben bundan
Bu neye benziyor biliyor musun?
Üstad Necip Fazıl Kısakürek in bir sözü aklıma geldi
Camiler serbest ama bütün yolları yasak ; Onlar meydana hakim, bizse camide tutsak N.F.K.
O zaman dindarlara neden özgürlük veresiniz ki?