PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Polise Taş, Askere Selam!


pante
16-10-2009, 19:53
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=959514&Date=16.10.2009&CategoryID=77

80 öncesinde de durum böyleydi.
68 hareketi ve sonrasında askere, orduya saygı vardı.
Polise atılan taş, aleyhte slogan, askere kesinlikle atılmazdı.
Polisin durduramadığı olaylara asker müdahale ederdi. Asker geldiğinde alkışlarla karşılanır ve zor kullanmaya gerek olmadan eylem kendiliğinden sona ererdi.

Hakkari'de Kürt çocuklarında bile askere duyulan bu saygı, bu kadar karalama-yıpratma çabasına rağmen ordunun hala sevgisini ve saygınlığını koruduğunu gösteriyor.

Herkes polis olmuyor ama her erkek asker oluyor. Tüm zor şartlarına rağmen askerlikten nefret etmiyor. Hayatı boyunca askerlik anılarını anlatmaktan hoşnut oluyor. Sevgi ve saygıda azalma yerine artış oluyor.
Polislikte de zorunluluk olmuş olsa, belki nefreti kat kat artardı insanların.

Bu fark neden?
Nedir orduyu güvenilir kılan?

ozgurrr
16-10-2009, 20:30
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=959514&Date=16.10.2009&CategoryID=77

80 öncesinde de durum böyleydi.
68 hareketi ve sonrasında askere, orduya saygı vardı.
Polise atılan taş, aleyhte slogan, askere kesinlikle atılmazdı.
Polisin durduramadığı olaylara asker müdahale ederdi. Asker geldiğinde alkışlarla karşılanır ve zor kullanmaya gerek olmadan eylem kendiliğinden sona ererdi.


sonra başlarına ne geldiyse askerden geldi bunu da unutmayalım

nogada
16-10-2009, 20:58
Asker halk dilinde emir kuludur.Memleketin en vahim durumalrında kendinde müdahele hakkı bularak durumu düngün hale getirmeye çalışır.Bu elbetteki bir ülkenin demokrasi anlayışını geriletir ama uzun vadede milletin kurtuluşunu sağlar.Bu durumda o zaman yapılan Asker'in tavrı vatanın parçalanmaması ve kardeş kanının akmasını önlemeye yönelikti ve haklı bir tavır içindeydi.Bu yüzden bu durumda ASKER'i suçlayamayız.Yarın bir gün şeriat gelecek diyorsunuz kimileriniz,işte onu engelleyecek yegane güçde yine ordudur.Ordu içerde ve dışarda her zaman memleketin refah ve huzuru için hareket edecektir.

Saygılarımla...

evrensel-insan
16-10-2009, 21:03
Saygideger arkadaslar;

Bu farkin en onemli nedeni algidan gelir. Polis asayisi "saglar/saglayamaz" asker ise; vatani "korur", algilanan budur. Bu su anda olan algidir. Benim gorusum degildir. Toplum, ayrica polis ile "yuzyuze gelir", direk temas vardir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Cem
16-10-2009, 21:04
Türklerin tarihinde savaşların çok büyük bir yeri vardır.

Gerek Selçuklu tarihini gerekse Osmanlı tarihini okuduğumuzda sanatsal, kültürel, bilimsel atılımları ve bunların tarihini değil daha ziyade savaşların tarihini okuruz. Savaşla-silahla biçimlenen bu düzende halk ister istemez orduya güvenmek, onu saymak, en yukarılara koymak durumundadır. Sadece Selçuklu ve Osmanlı tarihi değil T.C. tarihinde de savaşların rolü büyüktür. Dersimlilere yöneltilen askeri güç, Kore Savaşı, Kıbrıs Savaşı ve PKK'ya karşı yürütülen düşük yoğunluklu savaş (Genelkurmay tabiridir).

Günümüz dünyasında yükselen değerler barış, demokrasi ve özgürlükler olduğu için ordunun önem sırası alt sıralara doğru inme eğilimindedir.

Günümüzde ordumuzun saygınlığı 10-20 yıl öncesine göre daha azdır. Bunda gerek ergenekon bağlantıları, gerek yerli yersiz muhtıralar, gerek Şemdinli bombacılarının kollanması gibi pek çok olay sayılabilir.

nogada
16-10-2009, 21:14
Günümüz dünyasında yükselen değerler barış, demokrasi ve özgürlükler olduğu için ordunun önem sırası alt sıralara doğru inme eğilimindedir.



Sayın Cem günümüzde yükselen değerlere ve dünyanın durumuna bir bakın,hatta bu yükselen değerlerin savunucusu ülkere bir zahmet bakın,dünyadaki kaosun oluşmasındaki baş aktörler.Sözde olduktan sonra bu barış ve özgürlükler güzel ama gelgelelimki buna kim inanır?

Ne yazıkki bu savaşların bitmesi zor gözüküyor,bunun içinde direk müdahele eden ülkeler,belli başlı terörist örgütleri besleyenler,psikolojik savaşlar gibi bir çok faktör bulunmakta.

Yükselen trend demiyorum ben buna o yüzden,insanlara gösterilmeye çalışılan trend diyorum ben buna...

Saygılarımla...

Cem
16-10-2009, 22:34
Dünyada artık 3-5 ülkedeki ufak çatışmalar haricinde savaşlar yok.

Az sayıda ihtilaflı sınır meselelerini hariç tutarsak dünyadaki ülkelerin snırları artık bellidir.

Günümüzde haçlı seferi, viyana seferi, timurun batı seferi vs. yoktur ve de olamaz.

Filistin, Afganistan ve Türkiye gibi bazı ülkelerdeki azınlıklar, etnik ve dini unsurlar nedeniyle yaşanan görece ufak çarpışmalar haricinde dünyanın geçmiş yüzyıllara göre büyük bir barış döneminde olduğu söylenebilir.

Günümüzde savaşlar ekonomik ve kültürel düzlemde yapılıyor. Futbol maçlarında yapılıyor, eurovision'da yapılıyor, firmalar düzeyinde yapılıyor.

Silahlı savaşların gitgide tarih sahnesinden çekilmekte olduğunu söyleyebiliriz. Silahlı mücadeleler ise daha ziyade terör ve gerilla savaşı düzeyinde yaşanıyor ki bunların yaşandığı ülke sayısı oldukça az ve askeri değil polisi ilgilendiriyor daha ziyade.

Bu durumun Türkiyeye yansıması da kaçınılmazdır. Bu nedenle ordunun önemi yerini giderek sivil değerlere bırakmak durumundadır.

cenker
16-10-2009, 22:50
Türk devletleri ordu etrafında kurulmuş ve bu ordu zayıflayınca devletler yok olmuş gitmiş.Bu da toplumsal hafızaya işlemiş o yüzden ordu sevgisi türklerin kanına damarına iliğine işlemiştir.Orduyu kendinden görür.Milletin bir paçası olarak görür.Subaylar da eskiden beri halk çocuklarından çıkmışlardır.Zenginler soylular askerlik mesleğiyle ilgilenmezler.Halbuki avrupa ülkelerinde genelde soylular arasından çıkar askerler.

dilaver
16-10-2009, 22:56
Pante meydanı boş bulmuş gene uydurmuş da uydurmuş

Bir 78 li olarak asla böyle bir şey olmadıgını söyleyebilirim. 78 hareketi orduya faşist Türk ordusu olarak bakmıştır ve asla sempati göstermemiştir. Bu o dönemin tüm siyasi hareketlerinin yayınlarınıda bolca mevcuttur.

78 devrimci hareketi Kemalizme asla sempati ile bakmamış ve onu ciddi bir biçimde eleştirerek mahkum etmiştir.

78 hareketinden bu konuda en ufak bir kuşkusu olanlar gerçek ordunun yüzünü 12 Eylül'de görmüşlerdir. Acaba 12 Eylül deki ordu Sirius gezegeninin ordusu muydu.

68 hareketi için Kemalizm etkilenmesi degerlendirilmesi yapılabilir ve de dogrudur. Bunu 78 in tüm siyasi hareketleri de yapmıştır. 78 in ortak sloganlarından biri şu idi :

Bimri Coleti Biji Azadi ve

Azadiya Milletan Yex Buna Halkan

Ve tüm siyasetlerin mitinglerinde bu ortak olarak ve bu dille atılırdı, bu dille afişleme yapılır, yazı yazılırdı.

Kim ki 78 ller ordu yanlısı diyorsa yalan söylüyordur.

Gereken linkler de verilebilir. O dönemdeki siyasi hareketlerin arşivlerl nette mevcuttur.

saygılarımla

AYATA
16-10-2009, 23:17
Türklerin tarihinde savaşların çok büyük bir yeri vardır.



ya sizin tarihinizde......:painkiller:

Cem
16-10-2009, 23:24
"Türklerin tarihinde" dedim ayata, "Siz Türklerin" değil.

Varsa konunun özüne yönelik görüşlerini alalım tabi varsa bir görüşün :)

Faşizm genellikle konular üzerine uzun tahliller yapamaz. Sloganlar ve sembolik ifadeler düzeyinde kalır. Argümanları zayıftır. Hitler dönemine bakın. Slogan ve simgesel anlatımlar bolluğudur faşizm. Genellikle tekdüze suçlamalar, kısa demagojiler. Konunun özünden uzaklaşılır. Düşmanlık ve suçlama üzerine kurulur faşizm. Sizin tek farkınız azıcık daha modernleşmiş olmanız. buna da neofaşizm deniyor..

nogada
16-10-2009, 23:27
Hangi Türklerin katagorisine giriyoruz biz sayın Cem?

Şu çılgın Türklermi?

Yoksa Beyaz Türklermi?

pante
16-10-2009, 23:47
Pante meydanı boş bulmuş gene uydurmuş da uydurmuş

Bir 78 li olarak asla böyle bir şey olmadıgını söyleyebilirim. 78 hareketi orduya faşist Türk ordusu olarak bakmıştır ve asla sempati göstermemiştir. Bu o dönemin tüm siyasi hareketlerinin yayınlarınıda bolca mevcuttur.

78 devrimci hareketi Kemalizme asla sempati ile bakmamış ve onu ciddi bir biçimde eleştirerek mahkum etmiştir.

78 hareketinden bu konuda en ufak bir kuşkusu olanlar gerçek ordunun yüzünü 12 Eylül'de görmüşlerdir. Acaba 12 Eylül deki ordu Sirius gezegeninin ordusu muydu.

68 hareketi için Kemalizm etkilenmesi degerlendirilmesi yapılabilir ve de dogrudur. Bunu 78 in tüm siyasi hareketleri de yapmıştır. 78 in ortak sloganlarından biri şu idi :

Bimri Coleti Biji Azadi ve

Azadiya Milletan Yex Buna Halkan

Ve tüm siyasetlerin mitinglerinde bu ortak olarak ve bu dille atılırdı, bu dille afişleme yapılır, yazı yazılırdı.

Kim ki 78 ller ordu yanlısı diyorsa yalan söylüyordur.

Gereken linkler de verilebilir. O dönemdeki siyasi hareketlerin arşivlerl nette mevcuttur.

Bak sen!
Sallayan ben miyim yoksa sen mi?
68'de de' 78'de de' hicbir sey degismemistir.
Birak o donemi' Gazi Olaylarinda bile ayni ozellik yasanmistir.

Su yazdigin Kutce sloganlari ise cok kucuk bir azinlik bilir.
78'de Kawa ve Rizgari orgutleridir yogun olarak Kurtce kullanan.
Onun disindakiler bilinmez.
Burada 78'li cok arkadas var.
Ama senin yazdigini dogrulayan bir kisi dahi bulamazsin.
Sargon, Cem, Frodo dahil.
Dogrulasinlar bakalim, herkesin ortak sloganimiymis, herkes biliyor muymus.
Sallamak budur asil.
Tum siyasetlerin mitinginde ortakmis, bu dille afisleme yapilirmis.
Sen iyice sasirmissin.
Yalanin daniskasi budur.

Ver linkleri, bekliyorum.

Lestat
16-10-2009, 23:51
bunu ben de tv de gördüm.gerçekten şaşırdım.kendimce yorumlamaya çalıştım ama sonuçsuz kaldı.tam bu konuda konu açmayı düşünürken pante nin zaten açmış olduğunu gördüm..
kim söyledi bu konuda hatrlamıyorum ama polis insanlarla askerden daha fazla yüzyüze olduğu için olabilir,bu mantıklı geldi bna da.
peki bu çocukları sokağa salan anne babalar.evet konusu burası değil ama acıncak insanlar bunlar,çocukların arkasına saklanmak,minicik ellerin arkasına saklanmak..

bu çocuklar bunları bilinçli olarak mı yaptı,bilinçsiz olarak mı bunu da düşündüm,yani önceden ailelerinden almış bir uyarı olabilir mi sadece bu sıralar için böyle davranmanız gerekiyor diye..

eğer gerçekten bu çocuklar askere saygı duyuyorsa bir kaç sene sonra onlarda dağa çıkıp çarpışmaya katılmayacaklar mı yani?katacaklarsa bu çocukların fikri sonradan nasıl değişiyor,nasıl kayboluyor bu çocuklar..eğer bu durum yeniyse yani bu tavır,10 sene sonra pkk nın durumunu bir aklıma getirmek istiyorum..
türlü türlü çelişen yorumlar yapılabiliniyor..

başlığı takip edicem özellikle belli kişilerin yorumlarını çok merak ediyorum devamında..

Cem
17-10-2009, 00:00
Hangi Türklerin katagorisine giriyoruz biz sayın Cem?

Şu çılgın Türklermi?

Yoksa Beyaz Türklermi?

vatansızlık paranoyasındaki Türkler deyimini seviyorum ben.

dilaver
17-10-2009, 00:22
Öncelkle pante :

Halkın bazı kesimleri içinde 'sıkıyönetimin çatışmaları önleyerek sükunet getireceği' şeklindeki eğilimlerin yayılması ve bu şekilde halkın direnme mevzilerinin dağıtılmaya çalışılmasına karşı mücadele edilmelidir. Aynı şekilde sıkıyönetirnin Ecevit'in 'eşgüdümünde' olduğu ve faşistlerin üstüne gideceği gibi aldatmacalara da asla yer bırakılmamalıdır.(...)
Fabrikalarda, okullarda, işyerlerinde, mahallelerde, her yerde yeni yeni direniş mevzileri, yeni yeni direniş komiteleri örgütlenmelidir."(2)

http://www.devrimciyol.org/Devrimci%20Yol/kitaplar/kitap10_a30.htm

buradan alıntı. Ordu ve sıkıyönetimi dev yolun degerlendirmesi

http://www.devrimciyol.org/Devrimci%20Yol/kitaplar/kitap8_a16.htm

Bu da çiçek toplarken ölen insanların lstesi pante. Bunlar gümrük muhafızlarıyla çatıştılar.

http://www.devrimciyol.org/Devrimci%20Yol/kitaplar/kitap15_a.htm

Burada da birinci elden Kürt meselesi var, kitaptan izlemeniz dilegiyle.

Ayrıca Dev Yol dan daha sonra ayrılan Kurtuluş grubunu Kürdistan sömürgedir tezini bilmek bilir misin.

Ama zannetmem.

Konumuz orduya karşı tavır idi, ama Kürt meselesinde Dev Yol un tavrıı da koyarım ortaya.

Başka çarpıtman varsa düzeltebilmek için buradayım. Sana tavsiyem 78 üzeride çarpıtma yapmaya yeltenme. İstedigini yaz seni ciddiye almam. Ama gençlerin kafalarını buladırmana izin vermem. Ve biz komünistler hayatta oldugumuz müddetçe de bunu yapamazsınız. Gerçekleri de asla çarpıtmayız. Hata ya da sevaplarımızla 78 devrimdi. Ve size kalmadı.

saygılarımla

pante
17-10-2009, 00:53
http://www.devrimciyol.org/Devrimci%...itap10_a30.htm

buradan alıntı. Ordu ve sıkıyönetimi dev yolun degerlendirmesi

http://www.devrimciyol.org/Devrimci%...kitap8_a16.htm

Bu da çiçek toplarken ölen insanların lstesi pante. Bunlar gümrük muhafızlarıyla çatıştılar.

http://www.devrimciyol.org/Devrimci%.../kitap15_a.htm

Şu verdiğin linkleri kendin okudun mu Dilaver?
Önceki mesajında iddia ettiklerinle ne ilgisi var bu linklerdeki yazıların?
Bana o yazdığın sloganların linklerini ver, diyordun ya hepsi arşivlerde mevcut diye.
Ben o sloganları ilk defa duyuyorum, duyan varsa beri gelsin.
Sen de anlaşılan bulamayınca, sıkıyönetim, öldürülenler vs. ile ilgili hiç alakasız linkleri vermişsin.
Belki ararsan, Rızgari sitesinde falan bulursun. :lol:

Konumuz orduya karşı tavır idi, ama Kürt meselesinde Dev Yol un tavrıı da koyarım ortaya.

Başka çarpıtman varsa düzeltebilmek için buradayım. Sana tavsiyem 78 üzeride çarpıtma yapmaya yeltenme. İstedigini yaz seni ciddiye almam. Ama gençlerin kafalarını buladırmana izin vermem. Ve biz komünistler hayatta oldugumuz müddetçe de bunu yapamazsınız. Gerçekleri de asla çarpıtmayız. Hata ya da sevaplarımızla 78 devrimdi. Ve size kalmadı.


Konumuz orduya olan saygı ve güvendi.
Sen kalktın Kürtçe sloganlara getirdin konuyu.
Onda da iddialarını kanıtlayamadın.

Senin o dönemi iyi bildiğinden de şüpheliyim artık.
Demek ki 78-79'da henüz toydun, tesadüf bir fraksiyona girdin ve ordan başka dünyan olmadı herhalde.
O fraksiyonun da, THKO devamı olduğu, Halkın Kurtuluşu vb. olduğu yolunda şüphelerim de var.
Bir de şu ağzında "Komünistim" lafını sakız yapanlara hiç güven duyulmazdı bizim tarafta.
Sen de nedense sürekli "Biz komünistler", "Ben komünistim" deyip duruyorsun.
Biz profesyonel iken bile "demokratız" derdik, "sosyalist olmaya çalışıyoruz" derdik.
Sen neymişsin be Dilaver. :lol:

dilaver
17-10-2009, 01:02
Pante

sana kanıtlayacagım diye tüm zamanımı harcayamam. Bu başlıklarda devrimclerin orduya karşı tavırlarını sana kanıtladım sanıyorsam.

Merak etme onları da yarı araşşştırırım ve sana iletirim.

Burada seni başlıgını cevabı var.

Devrimciler hiç de orduya seni baktıgın gibi bakmıyor.

Bu konuda sustun, yarın da Kürt meselesinde susacaksın merak etme.

Hiç merak etme, yaşamım konusunda mücadele kaybetmem. Bunu sen de çok iyi biliyorsun. Kürtlere yarın öbür gün gelelim de, şimdi sen başlıgının konusuna gel. Bu senin yöntemin her halde. Devrimciler orduyu nasıl degerlendirmişler.

saygılarımla

negri
17-10-2009, 01:04
Öncelkle pante :

Halkın bazı kesimleri içinde 'sıkıyönetimin çatışmaları önleyerek sükunet getireceği' şeklindeki eğilimlerin yayılması ve bu şekilde halkın direnme mevzilerinin dağıtılmaya çalışılmasına karşı mücadele edilmelidir. Aynı şekilde sıkıyönetirnin Ecevit'in 'eşgüdümünde' olduğu ve faşistlerin üstüne gideceği gibi aldatmacalara da asla yer bırakılmamalıdır.(...)
Fabrikalarda, okullarda, işyerlerinde, mahallelerde, her yerde yeni yeni direniş mevzileri, yeni yeni direniş komiteleri örgütlenmelidir."(2)

http://www.devrimciyol.org/Devrimci%20Yol/kitaplar/kitap10_a30.htm

buradan alıntı. Ordu ve sıkıyönetimi dev yolun degerlendirmesi

http://www.devrimciyol.org/Devrimci%20Yol/kitaplar/kitap8_a16.htm

Bu da çiçek toplarken ölen insanların lstesi pante. Bunlar gümrük muhafızlarıyla çatıştılar.

http://www.devrimciyol.org/Devrimci%20Yol/kitaplar/kitap15_a.htm

Burada da birinci elden Kürt meselesi var, kitaptan izlemeniz dilegiyle.

Ayrıca Dev Yol dan daha sonra ayrılan Kurtuluş grubunu Kürdistan sömürgedir tezini bilmek bilir misin.

Ama zannetmem.

Konumuz orduya karşı tavır idi, ama Kürt meselesinde Dev Yol un tavrıı da koyarım ortaya.

Başka çarpıtman varsa düzeltebilmek için buradayım. Sana tavsiyem 78 üzeride çarpıtma yapmaya yeltenme. İstedigini yaz seni ciddiye almam. Ama gençlerin kafalarını buladırmana izin vermem. Ve biz komünistler hayatta oldugumuz müddetçe de bunu yapamazsınız. Gerçekleri de asla çarpıtmayız. Hata ya da sevaplarımızla 78 devrimdi. Ve size kalmadı.

saygılarımla

devrimci yol üzerinden sorunsallarımı tartışıyorsunuz? ortayolculukla itham ettiğiniz bir örgütün üzerinden prim yapmak ta yeni adet olsa gerek. mücadele ettiğiniz safların yayın organları ile konuşun.

dilaver
17-10-2009, 01:16
negri

knimin geçmişte eyi savundugunu bldigimiz için oun gözüe sokuoruz sadece. Bu kadar basit.

saygılarımla

negri
17-10-2009, 01:21
pante'den devrimci yolcumu olur? : ) kasıklarım çatlayacak. bu kadarda dönülmezki allasen. kim inanır. : )

negri
17-10-2009, 01:24
devrimci yolu sorunsallarınıza malzeme yapmayın. pante, artık muhatap alınmayacak düzeye gelmiş görülüyor. boşa kürek sallamaya devam etsin. : )

kafasikarisik
17-10-2009, 01:25
Silahlı savaşların gitgide tarih sahnesinden çekilmekte olduğunu söyleyebiliriz. Silahlı mücadeleler ise daha ziyade terör ve gerilla savaşı düzeyinde yaşanıyor ki bunların yaşandığı ülke sayısı oldukça az ve askeri değil polisi ilgilendiriyor daha ziyade.

Bu durumun Türkiyeye yansıması da kaçınılmazdır. Bu nedenle ordunun önemi yerini giderek sivil değerlere bırakmak durumundadır.
siz nerede yaşıyorsunuz?
Bunları gidin pentegona söyleyin. ABD nin yıllık silah harcaması 300 milyar dolar. Çoğu saldırı silahları.
2. dünya savaşından sonraki 65 yıl içerisinde, bir ülkenin topyekün başka bir ülke tarafından işgali; Sovyet-Çekoslavakya, Sovyet-Afgan, ABD-Vietnam (kısmen), ABD-Afganistan ve ABD-Irak olmak üzere 5 kez olmuştur. Bunun 2 adedi son 6-7 yılda gerçekleşmiştir.
Sıcak çatışmaların en düşük düzeyde olduğu dönem soğuk savaş dönemidir.
1990 lardan sonra tüm dünyada sıcak çatışma patlaması yaşanmıştır. Bosna, Körfez, kafkasya vs vs.
http://www.savaskarsitlari.org/arsiv.asp?ArsivTipID=1&ArsivAnaID=8649

pante
17-10-2009, 01:35
sana kanıtlayacagım diye tüm zamanımı harcayamam. Bu başlıklarda devrimclerin orduya karşı tavırlarını sana kanıtladım sanıyorsam.

Merak etme onları da yarı araşşştırırım ve sana iletirim.


Bulamazsın, kanıtlayamazsın.
Sallayan kimmiş gördük.
Yine de bulursan getir, ben o dönemi gün gün yaşamış adamım.
Kalkıp da kanıtlanabilecek bir iddiaya neden karşı çıkayım.
Diyorum işte, Cem, Sargon, Frodo, aydoe her kim varsa çıksın söylesin.
"evet bu sloganlar o dönem ortak sloganlardı, her mitingde söylenirdi" diye seni doğrulasınlar. Yok öyle birşey.

Devrimciler hiç de orduya seni baktıgın gibi bakmıyor.

"Devrimciler orduya şöyle-böyle bakıyor" demedim ben. Çarpıtma.
Çocukların haberini verdim ve 68'den beri sol kitlelerin aynı nitelikte olduğunu vurguladım.
Örgüt liderleri, teorisyenleri tabi ki kitlelerden farklı düşünebilir, yazabilir.
O dönemin dergilerinde ordu aleyhinde yazı bulabilirsin. O başka birşey.
Pratikteki durum başka.

pante
17-10-2009, 01:44
knimin geçmişte eyi savundugunu bldigimiz için oun gözüe sokuoruz sadece. Bu kadar basit.


Hiçbir şey sokamadın gözümüze Dilaver.
Bulamadığın için ilgisiz linkleri verdin, belki tutar diye.
ama tutmadı. Yok çünkü öyle link.

Ayrıca benim Dev-Genç'teki düşüncelerim ile bugünkü düşüncelerim arasında pek fazla fark yok.
Ama siz uçmuşsunuz. Sürekli fikir değişikliği, sürekli tasfiye.
Bu kadar da geçmiş inkar edilmez ki.

pante'den devrimci yolcumu olur? : ) kasıklarım çatlayacak. bu kadarda dönülmezki allasen. kim inanır. : )

Ne o! Aklın almadı değil mi?
Tabi alışmışsınız günümüzün Kürtçülük kuyruğuna takılmış liberal solcularına.
Benim görüşlerime şaşarsınız.
Hangi görüşüme şaştın bakim?
PKK'ya terörist dememize mi?
Biz ki PKK'dan önce Dev-Sol'u terörist olarak görmüşüz, daha önce parçamızken. Şoven teröristlerden mi esirgeyeceğiz lafımızı?

devrimci yolu sorunsallarınıza malzeme yapmayın. pante, artık muhatap alınmayacak düzeye gelmiş görülüyor. boşa kürek sallamaya devam etsin. : )

Bak ben seni hiç muhatap almıyordum ama bu laflarından sonra aldım.
Kimin ne düzeye geldiğini konusunda benim de fikrim var elbet, senin olduğu gibi.
Ama kimin boşa kürek sallayıp sallamadığını zaman gösterecektir.
İşte Ufuk uras'ın durumu.
Kürt kuyrukçusu liberal solculuk yapmanın sonu.

negri
17-10-2009, 01:54
Ne o! Aklın almadı değil mi?
Tabi alışmışsınız günümüzün Kürtçülük kuyruğuna takılmış liberal solcularına.
Benim görüşlerime şaşarsınız.
Hangi görüşüme şaştın bakim?
PKK'ya terörist dememize mi?
Biz ki PKK'dan önce Dev-Sol'u terörist olarak görmüşüz, daha önce parçamızken. Şoven teröristlerden mi esirgeyeceğiz lafımızı?
aklımız alır almasınada, durumun vehametine şaşarız. devrimci yolculuktan gelip ulusalcı nasıl olmuşsun ona şaşarız? hadi kurtuluşçuydum emepli oldum döneklikte birinci oldum desen anlarım, tkpliydim sipten bozma tkpde ulusalcılaştım desene anlarımda devrimci yolcu adama senin gibi olmayı yakıştıramam. devrimici yoldan enternasyonalistliği alamamış kaba saba köylüler gibisin hemşo.
ha birde unutma pkkyi kuranlar arasında devrimci yolcularda var. pkk kurulurkenki hali başka şimdiki hali başka. o bizim sorunumuz değil. kürt sorununa bakalım.

pante
17-10-2009, 01:59
aklımız alır almasınada, durumun vehametine şaşarız. devrimci yolculuktan gelip ulusalcı nasıl olmuşsun ona şaşarız? hadi kurtuluşçuydum emepli oldum döneklikte birinci oldum desen anlarım, tkpliydim sipten bozma tkpde ulusalcılaştım desene anlarımda devrimci yolcu adama senin gibi olmayı yakıştıramam. devrimici yoldan enternasyonalistliği alamamış kaba saba köylüler gibisin hemşo.

Sen enternasyonalliğin ne olduğunu biliyor musun da, bende olmadığını söyleyebiliyorsun?
Ne adına?
Yurtseverlik ve ulusalcılıktan dolayı mı?
Sen devrimcilerin yurtsever olmadığını, ulusal birlikten yana olmadıklarını sanıyorsan, haltetmişsin.
Açar okursun, 70'li yılların Devrimci Gençlik dergilerini.
Ayrılığı savunan tek yazı görebilecek misin bakalım.

negri
17-10-2009, 02:01
Bİşte Ufuk uras'ın durumu.
Kürt kuyrukçusu liberal solculuk yapmanın sonu.
ha şunu bileydin hemşo. ufuk urastan post, senden dost olmaz. : ) senin bu forumda dilaver-frodo ikilisinin yanında olduğun günleri hatırladım. hani bir laf vardır, bilirmisin? keser döner, sap döner, gün gelir devran döner. keser birinin kafasına indi, sap birini gözüne girdi. devran döneli baya oldu. sen derdine yan. bilimselfelsefede Cemle uğraş.

aydoe
17-10-2009, 02:02
Polis maaşlı devlet memurudur,herkes polis olmuyor ama hemen hemen herkes asker oluyor.
Dilaver'de 80 den sonra asker olmuş 81-82 de askermiş yani karşı çıktığı düşman gördüğü ordunun içinde ve TSK hizmetinde yer almış.
Emniyet teşkilatında çalıştımı bilmiyorum!
Bizim o dönemde askeri farklı görmemizin nedeni askerin çoğunluğunun halkın çocuklarından oluştuğunu bilmemizdi.

Devrimcilerin askere ithafen söylediği böyle bir marş var ama polisler için söylenen bir marş maalesef hiç bir zaman olmadı.

ay ışığı jandarmanın
süngüsünü yakıyor
mahpus yoldaş pencereden
jandarmaya bakıyor

ve diyor ki o, jandarma sen
kardeşimsin köylümsün
kırlarında salgın gezen
köyden geldin belki dün

jandarma biz sosyalistiz
dostuz yalnız biz sana
kurtuluşun bizimledir
elini uzatsana

jandarma sen ah bir bilsen
sana ne iş verdiler
belki bir gün zabit sana
köylünü kurşunla der

anan karın çocukların
köyünde aç kaldılar
ne hükümet el uzatır
ne ağadan medet var

jandarma biz sosyalistiz
dostuz yalnız biz sana
kurtuluşun bizimledir
elini uzatsana

negri
17-10-2009, 02:12
Sen enternasyonalliğin ne olduğunu biliyor musun da, bende olmadığını söyleyebiliyorsun?
Ne adına?
Yurtseverlik ve ulusalcılıktan dolayı mı?
Sen devrimcilerin yurtsever olmadığını, ulusal birlikten yana olmadıklarını sanıyorsan, haltetmişsin.
Açar okursun, 70'li yılların Devrimci Gençlik dergilerini.
Ayrılığı savunan tek yazı görebilecek misin bakalım.
sende enternasyonelliğin zerresini göremeyiz, sen nasyonalistlikten ileri gidemezsin. bir devrimcinin yurtseverliğinin ve ulusalcılığının referans noktası halk ve savaş durumunda halkın emperyalistlere karşı mücadelesi olabilir hemşo. ayrılığı savunmakla ayrılığı istemeyip mecbur kalanınan vaziyetin bu olduğunu anlamak arasındaki farkıda o dergilerden sen okursun.

pante
17-10-2009, 02:24
sende enternasyonelliğin zerresini göremeyiz, sen nasyonalistlikten ileri gidemezsin. bir devrimcinin yurtseverliğinin ve ulusalcılığının referans noktası halk ve savaş durumunda halkın emperyalistlere karşı mücadelesi olabilir hemşo. ayrılığı savunmakla ayrılığı istemeyip mecbur kalanınan vaziyetin bu olduğunu anlamak arasındaki farkıda o dergilerden sen okursun.

Ben de antiemperyalistliğin dışında zerre kadar nasyonallik yoktur.
Hatta öyle ki birisine bugüne dek "Nerelisin?" diye sormamışımdır.
Kimseye de hemşerim, hemşo, toprak vs. dememişimdir.
"Türküm" deme ihtiyacı duymadım, hele Dilaver gibi "özbeöz Türküm" demedim hiç.
Sadece ilkokul dönemlerindeki andımız dışında.
Bir tek bu yıl babamın-dedemin köyünü ilk kez görmek nasip oldu, kökenimizin Çepni olduğunu öğrendim, onu yazdım.
Anam Kürt, babam Türk idi. ben de tam ortasındayım.
Herkese tavsiye ederim. Buradan manzara çok güzel.

KızıL
17-10-2009, 02:37
80 ve sonrasında hiçbir yapının askerlere iyi baktığını görmedim açın yayınlarına bakın yada süreklı lınk lınk diyorsunuz lınk koyun askerleri öven orduya güven duyan devrimci yapıları koyun...

askeriye zorunludur kımse keyfine gitmıyor! her türk asker doğat gibi saçma sapan bişey inanan bazıları var onlar dışında..
ayrıaca askerden kaçamıyorsun! askere gitmezsen vicdani redçi olsan hapis yatıyorsun bunuda geçtim askerlikle ilgili olumsuz bişeyler söylersen askerlıkten soğutma adı altında davalar açılıyor yine hapis yatıyorsun!

peh bu mu sevgi şartları herşey ortada zorla gidiyorsun!
güle oynaya gidenleride sonradan gördük..
orduya güven şimdi çok az insanda kaldı..

evrensel-insan
17-10-2009, 02:39
Saygideger pante;

Herkese tavsiye ederim. Buradan manzara çok güzel.-pante-

Walla, disaridan manzara daha guzel; hem kendini de gorursun.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
17-10-2009, 02:45
Walla, disaridan manzara daha guzel; hem kendini de gorursun.

Saygıdeğer Evrensel-İnsan;

Dışardan değil hatta, yukardan.
20 yaşlarından beri ülke-dünya-toplum-insan konularında hep göğe çıkarım.
Seyrederim alemi, mavi gezegene bakarak.
Enternasyonal olabilmenin, etnik kökeni değil insanı önemseyebilmenin iyi bir yöntemidir gökten bakmak.

evrensel-insan
17-10-2009, 02:50
Saygideger pante;

Disarinin zaten siniri yoktur.

Kah cikarim gokyuzune, seyrederim alemi;
Kah inerim, yeryuzune, seyreder alem beni.

Ama; benim dedigimde; kendinden de disari cikmak var. Mesela; tartismadaki birisinin, kendin oldugunu gorebilmek gibi. Bu da tabiki; diyalektigi ve inancini/dogrusunu/ideolojisini asabilmek le mumkun.

Cunku, sonucta nerden bakarsan bak, eger kendinin disina cikamiyorsan; icerdesin, demektir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

3.yol
17-10-2009, 03:20
jandarma sen ah bir bilsen
sana ne iş verdiler
belki bir gün zabit sana
köylünü kurşunla der
- Aydoe

Sayin Aydoe,
Mars/siir guzelmis, ama ben ozellikle bu dortlukten Ordu kurumuna karsit olma anlami cikariyorum. Askerin kendisine degil .... cunku o asker de bizim koyludur diyor diger dortluklerde ..... "ah bir bilsen sana ne is verdiler" kisminda da serzenis var.

Sonra "belki bir gun zabit sana koylunu kursunla der" diyor.

Zabit kimdir ?

"Rütbesi teğmenden binbaşıya kadar olan asker"
http://www.anlambilim.net/zabit-nedir-56571.htm

Ordu kurumunu yoneten kisim ust rutbelilerdir. Jandarma ya da asker vatani gorevini yapan kisidir.

Bu mars/siirden ordu kurumuna karsitlik , ordunu icinde yer almak zorunda olan koylu Jandarmaya ve askere de sevgi duygularini algiliyorum.

Belki siz de ayni anlamda yazdiniz , bilmiyorum ....

Ama belki de o asili haberdeki jandarma jipindeki kimselerde o yorenin insaniydi, belki de O cocuklarla Kurtce konusuyorlardi o resimde .....

Bilemeyiz....

Saygilar,

3.yol

evrensel-insan
17-10-2009, 03:31
Saygideger ucuncuyol;

Ordu kurumunu yoneten kisim ust rutbelilerdir. Jandarma ya da asker vatani gorevini yapan kisidir.-ucuncuyol-

Bu siiri ve de muzigini bende bilirim. Bu "devrimcilerin" jandarmaya seslenisidir. Yani, "sen aslinda bir emir kulusun, sen emri ustlerinden alacagina, gel bak bize kulak ver. Cunku sana verilecek emirle, senin yakinlarini oldurmen senden istenecektir" icerikli bir yaklasim.

Aslinda ne aci degilmi? Ordu dahil, ulkeler dahil ve dunya dahil; aslinda azinligin elinde. Devrimlerde, ya da darbeler, oyle tum ulkeyi ele gecirmeyle olmuyor. Gereken, yerleri ele gecir yeter. Sonucta bu hiyerarsik zincirleme de; asker hem en altta, hem de cogunlukta.

Bu da gosteriyorki, guc fizik gucu degil; fizik gucunu elinde tutanin elinde.

Hatirlayalim. Ortadogunun, en guclu ordularindan, Sah'in ordusu nasil bolundu.

Aslinda ilginc degilmi? Bir askeri birligi dusun; A kasabasinda bir ayaklanmayi bastirmaya gidiyor ve "vur emrini" aldiginda, bir bakiyor, vurmasi gereken; kasabalisi, arkadasi, belki akrabasi, sulalesi, hatta ailesi. Sence bu durumda, elinde silahi olan asker; "vur emrini kime uygular, yakinlarina mi?, yoksa vur emrini veren komutanina mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
17-10-2009, 03:31
ha şunu bileydin hemşo. ufuk urastan post, senden dost olmaz. : ) senin bu forumda dilaver-frodo ikilisinin yanında olduğun günleri hatırladım. hani bir laf vardır, bilirmisin? keser döner, sap döner, gün gelir devran döner. keser birinin kafasına indi, sap birini gözüne girdi. devran döneli baya oldu. sen derdine yan. bilimselfelsefede Cemle uğraş.

Bu mesajı görmemişim.
Görseydim, daha önce giderdim Cem'le uğraşmaya. :)

Dilaver-Frodo'nun yanında olduğum günleri hatırlıyorsun ama benim sitedeki duruşumun hiç bir zaman değişmediğini göremiyorsun.
Girdiğim zaman neysem oyum.
Aç 2006'yı, aç 2007'yi gör tartışmaları.
Sen daha dünkü veletsin.
Kafan basmaz bunlara.
Devran elbet döner. Dikkat et o keserler, balyozlar senin başına inmesin birgün.

pante
17-10-2009, 03:38
80 ve sonrasında hiçbir yapının askerlere iyi baktığını görmedim açın yayınlarına bakın yada süreklı lınk lınk diyorsunuz lınk koyun askerleri öven orduya güven duyan devrimci yapıları koyun...

askeriye zorunludur kımse keyfine gitmıyor! her türk asker doğat gibi saçma sapan bişey inanan bazıları var onlar dışında..
ayrıaca askerden kaçamıyorsun! askere gitmezsen vicdani redçi olsan hapis yatıyorsun bunuda geçtim askerlikle ilgili olumsuz bişeyler söylersen askerlıkten soğutma adı altında davalar açılıyor yine hapis yatıyorsun!

peh bu mu sevgi şartları herşey ortada zorla gidiyorsun!
güle oynaya gidenleride sonradan gördük..
orduya güven şimdi çok az insanda kaldı..

Şunları yazarken insanın ayakları yere basar yahu.
Saroz bir, sen iki.
Boşa sallıyorsunuz Dilaver gibi. Ee, üzüm üzüme baka baka kararırmış.
O da şimdi harıl harıl geçmişi karıştırıyor.
Ufacık bir nota bile razı, yeter ki iddiasına denagojik de olsa bir haklılık payı verdirtecek bilgi kırıntısı bulabilme peşinde.

Sen de yazıyorsun ama, sırf karşıt görüş bildirmek ve babalığına dalkavukluk için.
Ben somut yazıyorum somut. belgesiyle, kanıtıyla.
Sana onlarca link veririm buraya.
Onlarca anketi, araştırmayı koyarım ortaya.

Sizi gidi bilimsel olmayan sosyalist geçinenler sizi.
Nerde bilimselliğiniz?
Siz sosyalizmin S'sine bile sahip değilsiniz.

KızıL
17-10-2009, 03:42
pante ordan burdan lınk deyip başka bişey demiyorsun.. sana göre herşeyi sen biliyorsun zaten senin bu tavrını bildiğim için gülüyorum valla ne diyeyim.. sen hiçbir yapının ordu yanlısı olduğunu ıspat edemezsin hadi o meşhur lınklerinden verirmisin bize??

hangi devrimci yapılar mış onlar tsk ya selam duran??
hadi lınk versene....

ayrıca askerlıkle ilgili yazdıklarımıda çürütsene??
o maddeleri o yasayı o vicdani reddi??
bilimsel sosyalist olma yolunda ilerliyoruz bizler ama yolumuz alal nasyonal sosyalistliğe çıkmıyor belki ondan analaşamıyoruzdur...

siparisci
17-10-2009, 05:50
pante ordan burdan lınk deyip başka bişey demiyorsun.. sana göre herşeyi sen biliyorsun zaten senin bu tavrını bildiğim için gülüyorum valla ne diyeyim.. sen hiçbir yapının ordu yanlısı olduğunu ıspat edemezsin hadi o meşhur lınklerinden verirmisin bize??

hangi devrimci yapılar mış onlar tsk ya selam duran??
hadi lınk versene....

ayrıca askerlıkle ilgili yazdıklarımıda çürütsene??
o maddeleri o yasayı o vicdani reddi??
bilimsel sosyalist olma yolunda ilerliyoruz bizler ama yolumuz alal nasyonal sosyalistliğe çıkmıyor belki ondan analaşamıyoruzdur...

Yahu Allah aşkına bu devrimci diye nitelendirdikleriniz kimlerdir, nasıl birileridir? Hangi devrimci yapmışmış,

alnında devrimci yazan bir grup insan yapmış. Oldu mu ?

-InVi-
17-10-2009, 07:20
Komunizm ugrunda eline silah almis bir sosyalist devrimci, Burjvanin Mülkünü Koruyan Askere mi saygili idi ? eger cidden böyle idiyse, demek Türkiyede hic bir zaman ciddiye alinabilecek komunist olmamis :)
Bize Devrimci diye sunulanlarda o zaman Bernsteinci reviziyonistlermiydi ki acep?
Birde Asker denilince akla ne geliyor ?
"Peygamber Ocagindaki Mehmetcik ( Muhammedcik) mi ?"
yoksa
"Cogunlugu Proleter Sinifin Cocuklarindan olusan, Askeri Yönetimin gözünde "köylü sürüsü" olarak bilinen, Er'ler mi ?"
Cidden türkiydeki devrimciler göbekten Natoya bagli TSK'ya büyük saygilari mi vardi ?
Hemen hemen herseyimizde oldugu gibi "devrimciligimiz"de bize özgü birsey galiba.
Ise bakin Italyadaki Devrimciler Isvicreye kacmakta olan "Duce" Mussoliniyi pesinin izini sürmekte, ve yakladigi yerde "Devrim Mahkemesinde" yargiladiktan sonra, cezayi infaz etmek ile mesgul iken, bizimkiler "selama" durmak icin firsat kollamak ile mesgulmüs....

pante
17-10-2009, 11:56
hangi devrimci yapılar mış onlar tsk ya selam duran??
hadi lınk versene.

Hala devrimciler diyerek çarpıtma içindesiniz. Bak Dilaver'e bu konuda ne yanıt vermişim:

"Devrimciler orduya şöyle-böyle bakıyor" demedim ben. Çarpıtma.
Çocukların haberini verdim ve 68'den beri sol kitlelerin aynı nitelikte olduğunu vurguladım.
Örgüt liderleri, teorisyenleri tabi ki kitlelerden farklı düşünebilir, yazabilir.
O dönemin dergilerinde ordu aleyhinde yazı bulabilirsin. O başka birşey.
Pratikteki durum başka.

Askerlikle ilgili ise saçmalamışsın.
Tabi ki zorunlu olacak. Gönüllü olunacağı zamanlar da gelecek elbet.
Okula da zorunlu gidiyorsun.
Hangi çocuk keyfinden gidiyor.
Okulda da kötü muamele, dayak var. geçmişte çok daha fazlaydı, şimdi az.
Askerlikte de aynı.
Otorite şarttır. Şu sitede bırak otoriteyi elden bakalım, ne oluyor.

Ben ise askerliği methetmedim. "Zorunlu olmasına rağmen, her erkek askerlikten geçmesine rağmen yine de nefret etmiyor, polislik olsa nefreti kat be kat artardı" dedim. Bu farkı anlayamıyorsan, sen ne devrimciliği, ne sosyalizmi anlayabilir, anlatabilirsin.
Konu asker-polis farkıdır. Halkın askere-polise olan yaklaşım farkıdır.
Bak birisi demiş ki: "Polisle sürekli yüzyüze olunduğu içindir"
Bu bir fikir. Sizin gibi bu farkı reddetmemiş, konuyu hemen Kürtçülüğe, Kürtçe sloganlara, ordu düşmanlığına çekmemiş.
Sen de kalk, "Hayır, öyle bir fark yok" de, açıkla. Ya da "Hayır, polis daha fazla sevilir" de, açıkla.

negri
17-10-2009, 13:23
Ben de antiemperyalistliğin dışında zerre kadar nasyonallik yoktur.
meselede antiemperyalistliğinin filizlenip meyve vermesi. anti emperyalistlik geride kaldı, devir antikapitalistlislik devri. antiemperyalistliğe sarılıp vatan savunmasına geçiyor, kürtçü-türkçü ayrımında taraf olman. ulusdevletin yokolduğu bir devirde kürdistan kurulup kurulmaması meselemi? kürdistan kurulursa savaş çıkmayacak insanlar ölmeyecek. kurulmazsa kaptalizmin yarattığı krize insanlar kurban edilmiş olacak. istediğiniz insanların yararıysa insanlara ayrılığın kapitalizmin ekmeğine yağ süreceğini sürekli anlatıp, gruplaşmayı engellemek olmalı. ama sen nasyonalliğe yöneliyorsun. nasyonallik nedir? nation=millet, ulus. nasyonallik=ulusalcılık. sen ulusalcı değilmisin?

Hatta öyle ki birisine bugüne dek "Nerelisin?" diye sormamışımdır.
ben sordum ve sorarım. kötü niyet yoksa sormak meselemi?

Kimseye de hemşerim, hemşo, toprak vs. dememişimdir.
ben demişimdir ve derim. memleketlim değilsede derim. yakınlık gösterip gülümsemenin zararımı var?

negri
17-10-2009, 13:31
Dilaver-Frodo'nun yanında olduğum günleri hatırlıyorsun ama benim sitedeki duruşumun hiç bir zaman değişmediğini göremiyorsun. Girdiğim zaman neysem oyum.
: ) gülünç. fazla uzağa gitmeden 6 aydır yazdıklarını karşılaştır. forumda yaşanan olaylarda duruşunu karşılaştır.
Sen daha dünkü veletsin.
Kafan basmaz bunlara.
: )
Devran elbet döner. Dikkat et o keserler, balyozlar senin başına inmesin birgün.
yazdıklarımı adam gibi okursan zararlı bir insan olmadığımı anlarsın. haklısın, keserin de balyozun da başına ineceği yazar, benim. çünkü gözönünde olanım.

mehmetsalih
17-10-2009, 13:55
Selam,

Burada Askeri Polisten ayırma kayırma gibi bir durum yok. Sadece Askerlerin onlara karışmayışı ve bunun sonucunda oluşan doğal bir sonuç Yoksa bİlinçli bir mesaj veya ayırma kayırmadan doğan birşey yok. Burda atmazlarsa başka yerde atarlar. Polislerede taş atmazlar. Ama eylemlerini bastırıp yasakladıklarında tabi bir sonuçta taşlı olaya dönüşür. Burada Kürtlerin ilk atakta değil devamlı savunmada oldukları malum. Yani Kuran'a uyan bir haktan ve milleten bu çıkar. Bu halk gerçek bir Kuran direniş ruhuna sahip (Bakara, 190-191)

m.salih
kıvançla...

pante
17-10-2009, 13:57
anti emperyalistlik geride kaldı, devir antikapitalistlislik devri. antiemperyalistliğe sarılıp vatan savunmasına geçiyor,

Vah vah! Bunlarıda mı duyacaktık?
Antiemperyalizm bitmişmiş. :rofl:
Kimlerle dansettiğinizi görün, buyrun okuyun.
Devir antikapitalizm devriymiş.
Böyle aldatıyorlar, böyle saptırıyorlar insanları işte.

Yahu sen bunları duyduğun yere sormadın mı, nasıl bitti, kim bitirdi diye?
Şu bitişi bir tahlil et bize de aydınlanalım hele.
Yoksa bu bağımsızlık politikalarına karşı emperyalistlerin propagandası olmasın?

kürtçü-türkçü ayrımında taraf olman. ulusdevletin yokolduğu bir devirde kürdistan kurulup kurulmaması meselemi? kürdistan kurulursa savaş çıkmayacak insanlar ölmeyecek. kurulmazsa kaptalizmin yarattığı krize insanlar kurban edilmiş olacak.

Buraya dikkat. Saçmalamanın son perdesi.
Hem emperyalizm bitmiş, hem ulus devlet yokolmuş.
Öyleyse Kürdistan kurulabilirmiş.
Bre şaşkın, ulus devlet bittiyse, Kürtlerin ulus devlete ne ihtiyacı var o zaman?
Düşünemiyormusun madem, "Artık ulus devlet anlayışı yokoldu. Bu Kürtler 50-100 sene geride kalmış, ulus devlet peşinde koşuyor hala. Gerici bir düşünce bu."
Yok aklınca, "ulus devlet, emperyalizm bitti ama, kapitalizm var. Kapitalizmden kurtulması için Kürdistan gerek." sonucuna varacaksın.
Kapitalizm varsa sadece Kürd'e mi var. Türk'e, Laz'a, çerkes'e yok mu?
Kapitalizm Kürt işçisini sömürüyor da, Türk işçisinin artık değerini ödüyor mu?

istediğiniz insanların yararıysa insanlara ayrılığın kapitalizmin ekmeğine yağ süreceğini sürekli anlatıp, gruplaşmayı engellemek olmalı. ama sen nasyonalliğe yöneliyorsun. nasyonallik nedir? nation=millet, ulus. nasyonallik=ulusalcılık. sen ulusalcı değilmisin?

Biz de daima onu yaptı, onu yapıyoruz.
Tek bir iletimi gösteremezsin, gruplaşmayı körükleyecek.
Bizim ulusalcılığımızın milliyetçilik olmadığını yazmıştım. "ulusal birlikçilik" tir ulusalcılık, nasyonallik değil. Kavram benzeşmesinden yola çıkıp kendince eşitleme yapma. Ulusalcılığın nasıl oluştuğuna, nasıl kurulduğuna bak.
Ulusalcılık ilhamını Lenin"in anti-emperyalizm, bağımsızlık ve devrim söyleminden alır. Milliyetçilikle teması ise konjonktüreldir. En belirgin özelliği de konjonküre göre söylemini değiştirebilmesidir. Şimdi sen aşağıdaki başlığa şaşar kalırsın bu aklınla:

http://www.tumgazeteler.com/?a=2641454

O kadar da izah ettim "Yurtseverlik ve Milliyetçilik" başlığında. Ama anlamak istemeyene anlatamazsın. O, karalayabilmek için, bir sosyalisti yurtseverliğinden dolayı, önce yurtsever=milliyetçi şeklind ekategorize eder.
Ardından da milliyetçilik=nasyonalizm der, ardından "Hitler de nasyonalistdi" diyerek faşist damgasını vurur. Faşistler tarafından komünist diye taşlanan, kurşunlanan sosyalist, bir anda faşist yapılıverir, yaftacılar tarafından.
İşte senin gibilerin özgürlükçülük anlayışı bu kadardır. Ama şu cümlemi bile anlayamazsın. "Bunun özgürlükle ne ilgisi var?" diye düşünürsün. Çünkü sizin özgürlük anlayışınız daracık bir alan. Yaftalamak da özgürlük kısıtlamasıdır. Ulusalcılıkla milliyetçiliği aynı kefeye koymak özgürlükçü olmamaktır.
Bu kafalar sağda vardır, solda da.
Sağdakiler örnek, sosyaldemokratları komünist olarak nitelemesidir. Örneği 70'li yıllarda MHP'lilerin Ecevit'i suçlaması gibi.
Soldakilere örnek sosyal demokratları kapitalist olarak nitelemesidir. Örnek Lenin.
Çabalama anlayamazsın. Senin için yazmadım zaten. :)

negri
17-10-2009, 16:14
Vah vah! Bunlarıda mı duyacaktık?
Antiemperyalizm bitmişmiş. :rofl:
Kimlerle dansettiğinizi görün, buyrun okuyun.
Devir antikapitalizm devriymiş.
Böyle aldatıyorlar, böyle saptırıyorlar insanları işte.Yahu sen bunları duyduğun yere sormadın mı, nasıl bitti, kim bitirdi diye?
Şu bitişi bir tahlil et bize de aydınlanalım hele.
Yoksa bu bağımsızlık politikalarına karşı emperyalistlerin propagandası olmasın?
not: operasyon geçirdim, uzun yazamıyorum.

aydınlatayım hemşo,
emperyalizm=bir devletin başka bir devleti sömürmesi. ulusdevlete bağlı.
kapitalizm=sermayenin halkı sömürmesi. ulusdevelete bağlı değil.
bu kavramlarda hemfikirmiyiz? devam edelim..
bugün sömüren kim? kapitalistler.. yani burjuva sınıfı..
sömürülen kim? halk ve sadece ismi kalmış ulusdevletin kaynakları(bir başka yazımda ulusdevletin sadece adı kalmış demiştim)..
sermayenin önünde engel varmı? yok.. sermaye bütün duvarları yıkıp istediği gibi at oynatıyor..
sınırların anlamı kalıyormu? kalmıyor.. sadece kapitalizmin oyunlarını oynarken sınırları kullanıyor..
kapitalistlerin aralarındaki bağlaşma sona erip birbirleriyle rekabete girmişmi? evet.. ulusdevletin kurumsal yapısı kapitalistlerin bağlaşmasını sağlıyordu.. ulusdevlet sadece ismi ile kalınca kapitalist savaşım hız kazandı.

gördüğün gibi iş bu şekilde yürüyor, süreç işliyorda işliyor.. bir gün sana karşılıklı kahve içerken anlatırım..

Buraya dikkat. Saçmalamanın son perdesi.
Hem emperyalizm bitmiş, hem ulus devlet yokolmuş.
Öyleyse Kürdistan kurulabilirmiş.
Bre şaşkın, ulus devlet bittiyse, Kürtlerin ulus devlete ne ihtiyacı var o zaman?
Düşünemiyormusun madem, "Artık ulus devlet anlayışı yokoldu. Bu Kürtler 50-100 sene geride kalmış, ulus devlet peşinde koşuyor hala. Gerici bir düşünce bu."
Yok aklınca, "ulus devlet, emperyalizm bitti ama, kapitalizm var. Kapitalizmden kurtulması için Kürdistan gerek." sonucuna varacaksın.
Kapitalizm varsa sadece Kürd'e mi var. Türk'e, Laz'a, çerkes'e yok mu?
Kapitalizm Kürt işçisini sömürüyor da, Türk işçisinin artık değerini ödüyor mu?
anlatımım bozuk. nedenide operasyon. kürdistan gerek demiyorum, önce insan diyorum.

bugün kapitalizmin istediği kürdistanın kurulmasımı? evet. ama önce kriz sonra devlet diyor. kürdistan sadece isim olarak bir devlet olacaktır. refah ve huzurlu bir yaşam yine olmayacak.
kürdistan kurulmaması durumunda savaş ya da iç ayaklanma çıkıp, halk zarar görecekmi? evet.
toprak parçası, halktan ve ölecek insanlardan dahamı değerli? hayır.
kürdistan kurulursa kaç kürt kürdistana gider? bilmiyorum.

Tek bir iletimi gösteremezsin, gruplaşmayı körükleyecek.
grubumuz kurulduğundan beri yazdığın mesajların çoğu bu gruplaşmayı körüklüyor.
Bizim ulusalcılığımızın milliyetçilik olmadığını yazmıştım. "ulusal birlikçilik" tir ulusalcılık, nasyonallik değil. Kavram benzeşmesinden yola çıkıp kendince eşitleme yapma. Ulusalcılığın nasıl oluştuğuna, nasıl kurulduğuna bak.
Ulusalcılık ilhamını Lenin"in anti-emperyalizm, bağımsızlık ve devrim söyleminden alır. Milliyetçilikle teması ise konjonktüreldir. En belirgin özelliği de konjonküre göre söylemini değiştirebilmesidir.
söylemlerinizi değiştirdiğiniz doğrudur. kötünün iyisini arıyorsunuz. iyinin iyisini bulamamışsınız. ayata gibi bir milliyetçi ile elele kolkola yürümek te ulusalcı sosyalist bilincin gereği olmalı. konjoktürel bir hareket olmalı. : ) gülecek durumda değildim. tşk.
Şimdi sen aşağıdaki başlığa şaşar kalırsın bu aklınla:http://www.tumgazeteler.com/?a=2641454
şaşmam. leninist değilim. : )

O kadar da izah ettim "Yurtseverlik ve Milliyetçilik" başlığında. Ama anlamak istemeyene anlatamazsın. O, karalayabilmek için, bir sosyalisti yurtseverliğinden dolayı, önce yurtsever=milliyetçi şeklind ekategorize eder.
Ardından da milliyetçilik=nasyonalizm der, ardından "Hitler de nasyonalistdi" diyerek faşist damgasını vurur. Faşistler tarafından komünist diye taşlanan, kurşunlanan sosyalist, bir anda faşist yapılıverir, yaftacılar tarafından.
İşte senin gibilerin özgürlükçülük anlayışı bu kadardır. Ama şu cümlemi bile anlayamazsın. "Bunun özgürlükle ne ilgisi var?" diye düşünürsün. Çünkü sizin özgürlük anlayışınız daracık bir alan. Yaftalamak da özgürlük kısıtlamasıdır. Ulusalcılıkla milliyetçiliği aynı kefeye koymak özgürlükçü olmamaktır.
Bu kafalar sağda vardır, solda da.
Sağdakiler örnek, sosyaldemokratları komünist olarak nitelemesidir. Örneği 70'li yıllarda MHP'lilerin Ecevit'i suçlaması gibi.
Soldakilere örnek sosyal demokratları kapitalist olarak nitelemesidir. Örnek Lenin.
Çabalama anlayamazsın. Senin için yazmadım zaten. :)
seni anlıyorum. durduğun tarafın yanlış olduğunu gösteriyorum. ulusalcılık ulusal birlikçiliği bir kenara at. insan için insanla hareket diyip izmlere takılmaktan vazgeç. özgürlükmü arıyorsun? özgürlük anlayışımı yazmıştım. senin gibiler diyerek laf kalabalığından başka şey yapmıyorsun. yaftalanmak istemiyorsan yaftalarından kurtul. ne diyorlardı? apoletlerini at ta gel. insan için insanla hareket etmek için dinden özgürlük söylemlerini kenara at.
bu forumda dinlerden özgürlük derken nasılda konjoktürel olarak dincilerle birleştin. karşı taraf ta aynısını yaptı. insan olmakmı dinden özgür olmakmı önemliymiş? şimdi sende bu dediğimden anlamazsın. : ) kafan basmaz. daha dünkü veletsin. ne anlayacaksın! : )

evrensel-insan
17-10-2009, 16:34
Saygideger negri;

Kapitalizm ile emperyalizm bagini/iliskisini/celiskisini kisaca aciklarmisin?

Ben anti emperyalizmin; diyalektigin bir emperyalizm karsiti olarak; ayni emperyalist zihniyeti savundugunu soyluyorum. Senin emperyalizm/antiemperyalist bagi/iliskisi/celiskisi konusundaki gorusun nedir?

Istersen konu dagilmasin diye, bu konudaki goruslerini "Emperyalist Zihniyet" basliginda belirtebilirsin. Baslik, burda.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=248720#post248720

Istersen, basligi bastan okuyup, oyle cevapla. En azindan, benim ne dedigimi algilaman icin. Korkma, basliktaki mesajlarin sayisi fazla degil.:flame:

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
17-10-2009, 18:45
aydınlatayım hemşo,
emperyalizm=bir devletin başka bir devleti sömürmesi. ulusdevlete bağlı.
kapitalizm=sermayenin halkı sömürmesi. ulusdevelete bağlı değil.
bu kavramlarda hemfikirmiyiz? devam edelim..

Hemfikir değiliz.
Sen herşeyi yanlış biliyorsun. Sanıyorsun ki herkes de böyle biliyor, doğrusu bu.
Değil işte.
Başı yanlış olunca kıçına doğru oran büyüyor tabi, piramit gibi kıçı şişiyor.
Neden yanlış. Açıklıyayım:

Bırak ulus devleti falan, hiç alakası yok. Olsa da olur, olmasa da.
Kapitalizm, ticari kapitalizm, sanayi kapitalizmi ve finans kapitalizmi aşamalarından oluşur.
Ticari kapitalizmden hakimiyeti sanayi kapitalizmi almıştır, ondan da finans kapitalizmi. Finans kapitalizmi, kapitalizmin en ileri aşamasıdır.
Ve finans kapitalizmin dışa açılmış hali, yani zaptedici, fethedici, işgal edici hali emperyalizmdir. Finans kapitalizmi varsa emperyalizm de olmak zorundadır. Zorunlu aşamadır. Ticari ve sanayi kapitalizminde de emperyalizm vardır ama zorunlu değildir.
Yani kapitalizm varsa eğer, emperyalizm de vardır. Ama emperyalist olarak, ama emperyalistlerle işbirliği olarak.
Sadece devlete değil, sadece ulus devlete değil, her türlü devlete ve halklara karşı.
Şimdi kalkıp da, kapitalizmi emperyalizmden farklı görmek ve "Antiemperyalizm bitmiştir, dönem antikapitalizm dönemidir." demenin hiçbir geçerli iktisadi, bilimsel açıklaması yoktur. Ama senden beklenebilir.

Edit: Fazla uzatmıyorum. Operasyonun için geçmiş olsun. Rahatlayınca yazarsın.

evrensel-insan
17-10-2009, 20:11
Saygideger pante;

Kapitalizm; tam tesekkullu bir sistem ve yontem; emperyalizm ise bir zihniyettir. Gunumuzde maalesef; dogal dusuncenin gelebilecegi zihniyet emperyalist zihniyettir. Cunku diyalektigin her iki karsit ucunu da icerir.

Kapitalist sistemin; emperyalist zihniyeti vardir. Ama bu zihniyet bilinci ve bilincli kullanimi; tarihsel olarak kapitalizmi yasayabilmis ve yasamakta olan "gelismis" ulkeler icin gecerlidir.

Anti kapitalizm; sistem olarak gunumuzde mumkun degildir. Anti emperyalizm de; zihniyet olarak mumkun degildir. Gunumuzde; emperyalist zihniyet; herturlu ideolojiyi, inanci, tabuyu v.s. bunyasinde tasir.

Dusunce olarak; non emperyalist olabilmek ise; ancak evrensel/insansal temelde mumkundur. Cunku diger tum zihinsel yanasimlar; oyle veya boyle ayrimcidir, taraftir ve dogruluk savasinin icinde s1k1sm1slardir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
17-10-2009, 21:09
Anti kapitalizm; sistem olarak gunumuzde mumkun degildir. Anti emperyalizm de; zihniyet olarak mumkun degildir. Gunumuzde; emperyalist zihniyet; herturlu ideolojiyi, inanci, tabuyu v.s. bunyasinde tasir.

Dusunce olarak; non emperyalist olabilmek ise; ancak evrensel/insansal temelde mumkundur. Cunku diger tum zihinsel yanasimlar; oyle veya boyle ayrimcidir, taraftir ve dogruluk savasinin icinde s1k1sm1slardir.


Yani, diyorsun ki; "Herkes, en başta da sermaye sahipleri nonemperyalist olamayacağına göre, dünya halkları emperyalizme mahkumdur, kaderlerine boyun eğecekler. Ne yaparlarsa yapsınlar, sonuçta yine kapitalizm ve emperyalizm sistem olarak varlığını sürdürecektir. çünkü antikapitalist sistemlerin ve antiemperyalist zihniyetlerin egemen olması mümkün değildir.

Bu liberal görüştür. Liberalizmin kapitalizmden başka alternatif olmadığına dair propagandasıdır. İstenirse bal gibi olur, bulunur alternatif sistemler. Ama insanlara bağlı, toplumsal gelişmelere bağlıdır bu. Bugün çarklar kapitalizm lehine dönmektedir. Yarın farklı olabilir. Yarınların ne olacağına ne kapitalistler, ne de kapitalizm karşıtları karar verebilir. Diyalektiğin dediği olur.

evrensel-insan
17-10-2009, 21:17
Saygideger pante;

Yaziyi okurken, burayi kacirmissin.

Kapitalizm; tam tesekkullu bir sistem ve yontem; emperyalizm ise bir zihniyettir. Gunumuzde maalesef; dogal dusuncenin gelebilecegi zihniyet emperyalist zihniyettir. Cunku diyalektigin her iki karsit ucunu da icerir.

Diyalektik; 20. yuzyilda devrini bitirmistir. Emperyalist zihniyetin ve amerikan idealizminin de saldirganligi zaten bundandir. 21. Yuzyil; epistemolojik mantik ve zihniyet devridir. Emperyalist zihniyet, bu zihniyeti kullanaak; diyalektigin kendi ve karsiti farkini birlestirebilmistir. Su andaki mevcut tum ideolojiler; emperyalist zihniyete sahiptir.

Oyuzden hem felsefe de, hem de bilimde; epistemolojinin ve mantiksal gerceginin cok iyi algilanmasi gerekir. Cunku bu algi; hem emperyalist zihniyetin ne oldugunu ortaya koyar, hem de non emperyalizmi verir.

Bu linke bir goz at.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=13082&page=3

Mesaj 27, 29, 30

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver
17-10-2009, 21:35
http://www.devrimciyol.org/Devrimci%20Yol/afisler/afis7.jpg

http://www.halkcephesi.net/kutuphane/devyol/sayi9/sayi9.htm
bu sayıda

http://www.halkcephesi.net/kutuphane/devyol/sayi9/kurt.htm bu yazıdan bir alıntı :


Ulusal sorun konusuna doğru yaklaşımın temel koşulu Kürt halkının kendi kaderini tayin hakkının kayıtsız şartsız tanınmasıdır. Bu hak, Kürt halkının isterse bağımsız bir devlet olarak örgütlenme hakkı demektir.

Biz bugünkü koşullar altında böyle bir çözümü önermiyor, Kürt ve Türk halklarının oligarşik diktatörlüğe ve emperyalizme karşı ortak bir kurtuluş mücadelesi vermelerini Kürt ve Türk proletaryasının ortak örgütlenmesini ve her iki halkın özgür ve eşit temellerde gönüllü birlikteliğini savunuyoruz. Böyle bir birliğin temel koşulu ise Kürt halkının kayıtsız şartsız bir kendi kaderini tayin özgürlüğüne sahip olmasıdır. Bu özgürlüğü savunmadan birlik çağrıları oligarşinin şöven baskı siyasetinin gölgesinden kurtulamaz. Halkların birliği halkların özgürlüğünden geçer.
Ayrıca bugünkü koşullar altında Kürt halkının ayrılma hakkını kullanma doğrultusunda gerçekleştireceği demokratik muhtevalı bir mücadele karşısında devrimci tavır böyle bir mücadelenin desteklenmesinden başka bir şey olamaz. Yeter ki böyle bir hareket emperyalizmin güdümünde ayrılıkçı ve gerici muhtevaya sahip olmasın. Böyle durumda dahi, devrimciler böyle bir hareketi desteklemeseler bile, bu durumda ortaya çıkacak olan şöven terör politikasına karşı çıkmak yine devrimciliğin ön koşuludur.

Pante istersen diger dev yol sayılarını da karıştır. Ben sence DEv Yol'un yanından bile geçmemişsin.

Bence sen bu 78 degerlendirmelerinden ve dezenformasyondan vazgeç. Bu sularda sen bogulursun ve ben yaşadıgım müddetçe de bu sitede kimseyi bu konuda kandıramazsın.

Dev Yol sapına kadar devrimci bir hareket idi ve hala da öyledir. Dev Yol halklara özgürlük sloganı atardı. Dev Yol dan ayrılan Kurtuluş, Kürdistan sömürgedir derdi.

Maalesef artık arşivler nette pante ve güneş balçıkla sıvanmıyor.

saygılarımla

saygılarımla

negri
17-10-2009, 22:37
Edit: Fazla uzatmıyorum. Operasyonun için geçmiş olsun. Rahatlayınca yazarsın.
teşekkürler..

pante
17-10-2009, 23:09
Pante istersen diger dev yol sayılarını da karıştır. Ben sence DEv Yol'un yanından bile geçmemişsin.

Bence sen bu 78 degerlendirmelerinden ve dezenformasyondan vazgeç. Bu sularda sen bogulursun ve ben yaşadıgım müddetçe de bu sitede kimseyi bu konuda kandıramazsın.

Dev Yol sapına kadar devrimci bir hareket idi ve hala da öyledir. Dev Yol halklara özgürlük sloganı atardı. Dev Yol dan ayrılan Kurtuluş, Kürdistan sömürgedir derdi.

Maalesef artık arşivler nette pante ve güneş balçıkla sıvanmıyor.


Dilaver, sen şimdi ne yaptığını, ne kanıtladığını sanıyorsun?
Önceki verdiğin linkler gibi, bu linkler de alakasız.

Bak, tekrar edeyim:
Konu Kürt meselesi değildir.
Konu, halkın polise saygı ve sevgi duymadığı, ama askere duyduğudur.
Bu konuda solun bile 68'lerden beri polise karşı askere sıcak durduğunu ve polisin başa çıkamadığı birçok olaylı eylemde, asker müdahale ettiğinde alkışlarla karşılandığını ve eylemin olaysız son bulduğunu yazdım.

Sen bunun aksini iddia ettin.
Bunu kanıtlamalısın. Bu konuda şu ana kadar hiçbir şey sunamadın, verdiğin linkler ilgisiz.

İkincisi, konuyla ilgisi olmadığı halde bazı Kürtçe sloganlar yazdın ve bu sloganların solun tüm kesimlerinde ortak slogan olduğunu ve her mitingde, afişte yer aldığını iddia ettin.
Karşı çıktım. Doğru olmadığını söyledim. Kanıt istedim. Yanlış-ilgisiz linkler verdin. Hala getireceksin.

Şimdi de kalkmış Kürt sorunuyla, referandumla ilgili konuları getiriyorsun.
Yayıldıkça yayılıyorsun kanıt bulamayınca.

Senin HK ile ilginden şüphelendiğimi yazmıştım. Şimdi sen kalkmış bana DY'den şüphe belirtiyorsun. Benim senin gibi çarpık, gerçekdışı iddiam olmadı ki.

Kurtuluş, sömürge demiş!
Yahu neyi tartışıyoruz? Konu bu mu ki saptırıyorsun? Ben de biliyorum öyle dediklerini. O dönemde karşı çıktık, şimdi de karşı çıkıyoruz.

Bak, tekrar ediyorum. Boldla işaretliyorum. O kısımlara kanıtın varsa getir.
Yok, kanıt bulamadıysan, kabul et.

dilaver
17-10-2009, 23:20
pante gene çarpıttın.

Dev Yol'un orduya karşı tavrını yazdım, Kürt meselesindeki tavrını da yazdım. Şimdi "hatalı olsa bile kürt milliyetçi kalkışmasına karşı çıkılamaz, onların sorunudur" diyen bir siyasi hareket meydanlarda ne sloganı atacak. İlginçsin ama başka kaçacak deligin de yok, mecbur böyle devam edeceksin ama kimseyi ikna edemezsin.

Biz devrimcilerin orduya sahip çıkmasından bahsediyoruz, konumuz bu. Ama bunu da çarpıttın ve halka indirgedin ya helal olsun sana.

Neyse senin illaki kendini kanıtlama çaban var ama gene sana tavsiyem 78 e fazla bulaşma. Rezil olursun.

Bu kadar yeter. Narsizm kokan tartışmalardan uzak durma kararım var. Bildigimi paylaşırım, gerisi beni ilgilendirmiyor. Siz üste çıkmak için her yöntemi deneyin. Sizin sorununuz.

saygılarımla

negri
18-10-2009, 00:02
BOP'UN KALBİ KÜRDİSTANDIR


bu da devrimci yolun yayın organından.
http://www.devrimcihareket.net/index.php?option=com_content&task=view&id=961&Itemid=1

pante
18-10-2009, 00:20
pante gene çarpıttın.
Dev Yol'un orduya karşı tavrını yazdım, Kürt meselesindeki tavrını da yazdım. Şimdi "hatalı olsa bile kürt milliyetçi kalkışmasına karşı çıkılamaz, onların sorunudur" diyen bir siyasi hareket meydanlarda ne sloganı atacak. İlginçsin ama başka kaçacak deligin de yok, mecbur böyle devam edeceksin ama kimseyi ikna edemezsin.

Biz devrimcilerin orduya sahip çıkmasından bahsediyoruz, konumuz bu. Ama bunu da çarpıttın ve halka indirgedin ya helal olsun sana.

Neyse senin illaki kendini kanıtlama çaban var ama gene sana tavsiyem 78 e fazla bulaşma. Rezil olursun.

Bu kadar yeter. Narsizm kokan tartışmalardan uzak durma kararım var. Bildigimi paylaşırım, gerisi beni ilgilendirmiyor. Siz üste çıkmak için her yöntemi deneyin. Sizin sorununuz.

Eveet!
Bu pes yazısıdır.
Demek ki bir kanıt getiremiyorsun. zaten sen değil, hiç kimsenin getirmesi mümkün değildi. Yok çünkü.
78'e de o kadar sahiplenme. Ben de 74'den itibaren o sürecin içindeyim.
80'e kadar. Neden 80'e kadar? Anlatamadık gördüklerimizi ve 12 Eylül'den 7-8 ay önce (sendikal mücadele haricinde) çekildik kenara. Ne güzel de yapmışım!
Bir tek kitaplarımı denize atmak zorunda kaldım. Onun dışında hiç bir zararım olmadı, gözaltı dahi yaşamadım. Ama en az 100-150 değerli kitabım gitti.
Gerçi 82'de tekrar çıktık piyasaya, sadece anayasaya karşı propaganda için.

Şimdi Dilaver, dediğim gibi ya sen mücadeleye 78'de girmişsin, geçmiş deneyimin yok, ya da çok yüzeysel kalmışsın o dönemde. Ben Ulaş'ın öldürüldüğü günden itibaren gündemin takipçisiydim. 16-17 yaşında da aktif olarak içindeydim solun.

Devrimcilerin "Ordu gençlik elele, milli cephede" sloganını hala hatırlıyorum.
Sen bilmiyorsan eğer, bu sloganı yaz google'a göreceksin.

12 Mart'a kadar ordu karşıtı tek bir söylem yoktur.
12 Mart ise çoğu örgüt tarafından alkışlarla karşılanmıştır, ne yazık ki.
Ziverbey işkencelerinden sonra cuntaya karşı tavır alınmaya başlanmıştır.
Ordu içinde önemli derecede devrimci mevcuttu o dönemde.
Ama cunta bunları tasfiye etmeye başladı.
Tasfiye edilen Sarp Kuray ekibinden 1-2 subayla tanışıklığım ve birlikteliğim de olmuştur.
Saffet Alp'i de duymadıysan eğer, onu da google'dan bulabilirsin. Şehit edilen subaylardandır.
12 Mart ve 12 Eylül dönemleri faşist cunta dönemleridir ve cunta dönemleri dışında orduya hiçbir zaman genel bir tanımla faşist ordu denmemiştir.
Ama tabi ki bugün olduğu gibi, o dönemlerde de hiçbir gücü, etkinliği olmayan küçük gruplar bu tabiri kullanmıştır.

Deniz'ler Türk ordusunun destekçisiydiler ve umutlarını yitirmemişlerdi.
Ama Mahir çok daha yetişmiş bir teorisyendi. Mahir de orduya sıcak duruyordu ama ileriye yönelik öngörüsü doğru çıkmıştı.
Önce orduya sıcak bakışını görelim:

"Milli ittifakları hiçe sayarak, asker-sivil aydın zümreyi Türkiye proletarya hareketinin baş düşmanı ilan eden sol 'sekter' görünüşlü, fakat nihai tahlilde 'emperyalizme teslimiyeti oluşturan' oportünizmin hem ideolojik planda iflas etmesi, hem de sosyal pratikte bozguna uğramış olması, saflarımızda küçük burjuva kuyrukçu görüşlere elbette kuvvet kazandırmıştır."


Dikkatli okudun mu?
Milli ittifaklar: Asker-sivil-aydın zümre
Bunları düşman gören sol sekter görüş var. Bunlar neticede emperyalizme teslimiyetçi oportünistler.
İşte günümüzdeki manzara da bu.

Şimdi gelelim 12 Mart'tan sonraki ordudaki bozulmaya yönelik öngörüsüne:

"Kökenini Osmanlı Devleti'nden ve yirmi beş yıllık Cumhuriyet dönemi küçük-burjuva yönetiminden alan Türk Ordusu'nun küçük-burjuva devrimci geleneği artık son bulmuş, Ordu doğrudan emperyalizmin ve oligarşinin sömürgeci politikasının aleti olmuştur. Bu, Türk Ordusu'nda devrimci-milliyetçilerin hiç kalmadığı anlamında yorumlanmamalıdır. Sosyal olayların sonucu birden ortaya çıkmaz. Ordu ve bürokrasi içinde devrimci-milliyetçiler bir süre daha barınacaklardır. Ancak artık eski güçlerini kaybetmişlerdir. Ve giderek de hızla tasfiye olacaklardır."

Bu bir tepki düşüncesidir. Tepkisel düşünceler döneme mahsustur, değişebilir.
Ama Mahir'in bu düşüncesi döneme mahsus kalmamış, cuntadan sonra 78'de Kenan evren'in genelkurmay başkanlığı ile tasfiye ve yozlaşma devam etmiş, 12 Eylül'de ise zirveye ulaşmıştır. Ve Mahir'in dediği gibi ordu içindeki devrimci unsurlar hızla tasfiye edilmişlerdir.
Ama 90'lı yıllardan sonra ordunun yeniden toparlandığını ve antiemperyalist nitelikler edinmeye başladığını görürüz. Bu değişimi PKK'ya borçluyuz.
Şu anda ordu, 68'lerdeki bakış açısına uygun niteliktedir ve asker-sivil-aydın zümre ile ittifak, devrimciler için yine zorunluluk teşkil eder hale gelmiştir.

dilaver
18-10-2009, 00:25
pante gene uydurdun

Artık devam etmiyorum.

Seni de okuyanlara havale ediyorum.

Senden de devrimci olmaz. Bir tek bu konuda eminim.

saygılarımla

aydoe
18-10-2009, 00:40
:DDilaver'i üzmemeliyiz ,
Gerçektende ben devrime ihanet etmiş bir insanım,Pante'de yolunu şaşırmış ne dediğini bilmiyor .
Devrim kapıda ve biz bunu göremiyor ıskalıyoruz ,komünizm dünyada egemen olacak ama biz bunu görüp gereken desteği veremiyoruz.
Dilaver arkadaşa soruyorum adres?
EMEP mi ,TKP mi, neresi ses yok kardeş, abi adres göster gidelim çalışalım yok ses yok
O 30 yıl öncesinde sabit kalmış değişmedim diye övünmekte ki diyalektik materyalizmin temel ilkesi değişimin sürekli olduğudur.
Ben değiştim ve değişirim de sabitim yok ama sizlerin dogmaları var ,dogmalardan kurtulmadan serbest düşünür olamazsınız :D

pante
18-10-2009, 00:40
pante gene uydurdun

Artık devam etmiyorum.

Seni de okuyanlara havale ediyorum.

Senden de devrimci olmaz. Bir tek bu konuda eminim.

:lol:

Şu smile'ları da pek sökemiyorum ya!
Placebo'dan biraz ders alsam iyi olacak.
Zafere uygun olanlar hangileriydi acaba?
Neyse şunları sıralayalım:
:cheer2:
:peace:
:rockon:
:first:
:wave:

evrensel-insan
18-10-2009, 00:46
Saygideger aydoe;

EMEP mi ,TKP mi, neresi ses yok kardeş, abi adres göster gidelim çalışalım yok ses yok-aydoe-

Adres belli; herkesin kendi dusuncesi, sevgili vatandaslar; ilk hedefiniz kendiniz ve kendi, kendinizi, kendi oz iradenizle bireye yonelik degistirmenizdir, ileri.

Saygilarimla;
evrensel-insan

pante
18-10-2009, 01:02
Adres belli; herkesin kendi dusuncesi, sevgili vatandaslar; ilk hedefiniz kendiniz ve kendi, kendinizi, kendi oz iradenizle bireye yonelik degistirmenizdir, ileri.

O herkesin harcı değil.
Bunun için önce kendi bağımsızlığını kazanması lazım insanın.
Dev-genç içindeyken bile özgürdüm.
Dilaver'in bahsettiği referandum konusuna, onun gibi Taner Akçam menşeili ukkth vb. konulara tavrımı koymuşumdur o dönemde. Oligarşi, faşizm, öncü savaşı tartışmalarında keza aynı şekilde. Ki o Tamer Akçam şimdi ABD'dedir. Mücadele verdiği emperyalizmin kucağında, bağlılık yeminini ederek üniversitesinde görev yapar. Tabi o dönemki görüşleri 180 derece değişmiştir.
Dev-Yol, Dev-sol bölünmesinde de iki tarafa da tavrımı koymuş ve ikisine de katılmamış, bağımsız kalmış ama Dev-Yol'dakilerle temasımı sürdürmüştüm.
O dönemden beri de bağımsız ve özgür düşünmeyi bırakmadım. CHP'ye, DSP'ye bile girdim, biraz ders verip çıktım. :) Gerçi DSP'den Rahşan Hanım'ın gazabına uğradık parti içi demokrasiyi savunduğumuz için.

Biz, bağlanmaktan kurtulduğumuz takdirde, zincirlerimizden de kurtulabiliriz.
Partili olan kişi, yanlışları gördüğünde savunmak, üstünü örtmek yerine hesap sorsa böyle yönetilmeyi haketmeyiz. Her yerde böyle, burada bile.

evrensel-insan
18-10-2009, 01:22
Saygideger pante;

Iyi guzelde; tabusu olan ideolojisi/inancsal ve Tanrisal yanasimi olan, ki bu diyalektik olarak hem pozitif, hem negatif; ozgur degil; savundugu, sahiplendigi, sabitledigi dogrunun esiridir. Ustelik bu dogrusunu kaybetmemek ve baskasina vermek icin, mucadele verir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Cem
18-10-2009, 02:02
Tekrar başlığın ana konusuna dönersek,

Halkın polise ve askere karşı tavrındaki farklılığı nasıl yorumluyorsunuz? Özellikle başlığı açan pantenin onca iletisi olmasına rağmen ben yorumunu göremedim.

Ben görüşümü yazdım. Özellikle militarist geleneğe sahip bir tarihe sahip olmamız ve sivil toplumun gelişiminin bizde geri kalması sebebiyle askerin toplumsal konumumun yukarılarda olduğunu düşünüyorum.

Ancak bu konumun gittikçe düşüşe geçtiğini de sanırım hepiniz gözlüyorsunuz.

Sivil toplumun gelişimiyle askeriyeyi yüceltme son bulacaktır ve gelişim o yönde görünüyor.

Soda
18-10-2009, 02:06
Cem der ki:

Günümüzde ordumuzun saygınlığı 10-20 yıl öncesine göre daha azdır. Bunda gerek ergenekon bağlantıları, gerek yerli yersiz muhtıralar, gerek Şemdinli bombacılarının kollanması gibi pek çok olay sayılabilir


Allah allah. 10-20 hatta 30 yıl önce 12 Eylül oldu ve 12 Eylül uygulamaları daha vahimdi. Peki neden o güne göre daha azmış güven oranı?

Yanlış mantık yürütüyorsun.

Ergenekon şu bu...

Bütün bunlara rağmen TSK'nın en güvenilir kurum olmasını bir REALİTE olarak kabul etmelisiniz artık.

Yani burada "..e rağmen" nasıl böyle olur diye sorup bunu Türk milletinin gözünde TSK'nın apayrı yeri vardır hatta kutsaldır" gerçeğini anlamak için kullanmalısın.

Ama AKP'nin %47'si üzerine olağanüstü düzeyde "işte milli irade budur" tanımı yapanların TSK'nın %85'lik güvenini "efendim %88'di %85'e düştü" diyerek ıncıktı cıncıktı rakamlar üzerinden küçümsemeye çalışması tam da liberal-solcu samimiyetsizliğidir.

Ben buna Altangiller samimiyetsizliği diyorum.

"İşine geldiği yerde işine geldiği gibi yorum yapma" durumu budur.

Sosyolojik realite mi istiyorsunuz?

İşte size realite:

TSK kutsal bir kurumdur.

Bu millet böyle düşünür ve sizler de artık milletten kopuk kalmayın da "yabancılaşmanız" fazla sırıtmasın.

Cem
18-10-2009, 02:37
TSK kutsal bir kurumdur.

Boşuna demiyoruz da sizilerin de bir dini var diye. Sizin kutsalınız bu. Militarizmi kutsamak.

Kusura bakma ama Şemdinli kitap evini bombalayıp bir sivilin ölümüne neden olan askerin adını ilk duyduğunda "İyi çocuktur" diyenleri kutsal kabul edenlerin dinciler kadar değeri yoktur gözümde.

Ölümü kutsayanlarla "dinlerden özgürlük" paydası paylaşılmaz.

Faşizan düşünceler taşıyan ateistlerle ortak çalışmalar yapılmaz. Bunca yıl yapmaya çalıştık ama artık kati sonun geldiği her mesajda, her başlıkta kendini belli ediyor.

Bana uzlaşma önerisi yapan üçüncüyola sodanın mesajını da bir okumasını tavsiye ederim.

Bu adamlarla mı uzlaşma yapılmak isteniyoır. TSK yı kutsal sayan adamlarla??

Geleneksel İslamdan kopmuş ve revize olarak ksımen de olsa demokratlışmış İslamcılarla bile uzlaşma yaparım da soda gibi zihniyetlerle hayatta bir araya gelmem.

Neymiş efenedim dinlerden özgürlük çatısında beraber olunurmuş, geçiniz...

pante
18-10-2009, 02:55
Halkın polise ve askere karşı tavrındaki farklılığı nasıl yorumluyorsunuz? Özellikle başlığı açan pantenin onca iletisi olmasına rağmen ben yorumunu göremedim.


Dilaver'den fırsat olmadı ki yorumumuzu yazalım. :)

Türk ordusu halk ordusudur. Halkın her tabakasından, özellikle de emekçi kesimden ve küçük burjuva kesiminden oluşur. Hemen hemen her ailenin orduyla bir bağlantısı olmuştur. Bu bağlantılar, orduyla olan bağı güçlendiren en büyük faktördür.
Bir diğer konu, halk yenilikleri, devrimleri kendisi yapmak yerine yukarıdan ve özellikle de ordudan beklemiş, nitekim neredeyse tüm yeniliklere, değişimlere imzasını atan ordu olmuştur. Osmanlı'dan itibaren bu böyle gelmiştir.
Kurtuluş savaşıyla pekişen ordu sevgisi, 60 müdahalesinde bile eksilme görmemiş, Menderes'leri savunanlar bile eleştiri oklarını ordu yerine CHP'ye yöneltmişlerdir. 12 Mart ve 12 eylül darbelerinde ise yine ordu yerine, cuntacıları hedef almıştır.
Halkın gözünde ordu dürüsttür, temizdir, güven ve umut vericidir.
İstisnalarla karşılaşsa bile, yolsuzluk ve her çeşit suistimal hallerinde orduyu suçlamak yerine, suistimali yapan subayları sorumlu görmüştür.

Son dönemdeki yıpratma çabalarına ve Ergenekon davalarına da genelde bu açıdan bakmıştır. Darbe teşebbüsüyle suçlananları ordu olarak görmemiştir. "Çünkü ordu komutanının darbe ile ilgisi yoktur, öyleyse ordu suçlanamaz." düşüncesinde olmuştur. Sadece küçük bir kesim etkilenmiş gözükmekte olup, aynı cunta dönemlerindeki etkilenme gibi geçicidir. Fethullahçılara, Bülent Arınç'lara, Taraf, Zaman ve Vakit'lere, DTP'ye ve şoven Kürtlere rağmen bu küçük etkilenme bile ordu için büyük bir başarıdır.

Ordunun gözden düşmesi için, ardı arkası kesilmeyen yolsuzlukların, haksızlıkların, halka karşı ve halktan kopuk tavırların ve sık sık siyasete müdahalelerin olması gerekir ki, bu da olanaksızdır. Ayrıca ordu, halktan da, siyasetçilerden de daha hızlı gelişim ve değişime ayak uydurmaktadır ki, bu yapısı da saygınlığını korumaya önemli katkı sağlamaktadır.

Soda
18-10-2009, 03:00
Boşuna demiyoruz da sizilerin de bir dini var diye. Sizin kutsalınız bu. Militarizmi kutsamak.



Bir kere de şu batıdan öğrendiğiniz kavramlarla düşünmeyin.

Militarizm nedir?

Ben TSK diyorum sen militarizm diyorsun, ben ordu diyorum sen faşizm diyorsun.

Bakın şöyle söyleyeyim:

Türk milleti TSK'ya güvenir gerisi hikayedir.

Sen buna ister militarizm de ister faşizm de.

Bu sosyal bir RALİTE dir.

Her realite Kürt realitesi olacak değil ya...

Madem realiteye bu kadar düşkünsünüz o halde bu realiteyi de kabul edeceksiniz.

İster sevin ister sevmeyin.

Kabul edeceksiniz.


Kusura bakma ama Şemdinli kitap evini bombalayıp bir sivilin ölümüne neden olan askerin adını ilk duyduğunda "İyi çocuktur" diyenleri kutsal kabul edenlerin dinciler kadar değeri yoktur gözümde.

Ölümü kutsayanlarla "dinlerden özgürlük" paydası paylaşılmaz.



Şemdinli olayları ile ilgili Saygı Öztürk'ün kitabını al oku.


http://www.ilknokta.com/urun/S/975-8572-90-3.jpg

Kalıptan çıkmış gibi hep aynı cümleler: "İyi çocuklar" dedi Yaşar Büyükanıt.

Hepiniz aynı tornadan çıkmış gibi olmak zorunda mısınız?

Biriniz de şöyle farklı şöyle dikkat çeken şöyle akıl dolu bir cümle söyleyemeyecek mi?

Biriniz de basmakalıp lafların araksına sığınmadan, şablonlara tutunmadan inceleyerek, analiz ederek şöyle entellektüelce bir şeyler söyleyemeyecek mi?

Eskiden dincileri böyle sanırdım şimdi liberali solcusu hepsinin aynı tornadan çıktığını görüyorum.

Hadi onların cemaati var da aynı torna peki sizin neyiniz var?


Ölümü kutsayanlarla "dinlerden özgürlük" paydası paylaşılmaz.




İşte bu size yakışır. Bebek katillerine "realitedir bu kabul edeceksiniz" "gerilladır onlar" vs.. diye bize katiller ile masabaşı çözüm önerenler asıl ölümü kutsayanlardır.

Hem Pkk övgüsü yapıp hem de aynı zamnda nasıl anti-militarist, demokrat, insancıl falan olabiliyorsunuz?

Merak ediyorum da...

negri
18-10-2009, 12:48
Hemfikir değiliz.
Sen herşeyi yanlış biliyorsun. Sanıyorsun ki herkes de böyle biliyor, doğrusu bu.
Değil işte.
Başı yanlış olunca kıçına doğru oran büyüyor tabi, piramit gibi kıçı şişiyor.
Neden yanlış. Açıklıyayım:

Bırak ulus devleti falan, hiç alakası yok. Olsa da olur, olmasa da.
Kapitalizm, ticari kapitalizm, sanayi kapitalizmi ve finans kapitalizmi aşamalarından oluşur.
Ticari kapitalizmden hakimiyeti sanayi kapitalizmi almıştır, ondan da finans kapitalizmi. Finans kapitalizmi, kapitalizmin en ileri aşamasıdır.
Ve finans kapitalizmin dışa açılmış hali, yani zaptedici, fethedici, işgal edici hali emperyalizmdir. Finans kapitalizmi varsa emperyalizm de olmak zorundadır. Zorunlu aşamadır. Ticari ve sanayi kapitalizminde de emperyalizm vardır ama zorunlu değildir.
Yani kapitalizm varsa eğer, emperyalizm de vardır. Ama emperyalist olarak, ama emperyalistlerle işbirliği olarak.
Sadece devlete değil, sadece ulus devlete değil, her türlü devlete ve halklara karşı.
Şimdi kalkıp da, kapitalizmi emperyalizmden farklı görmek ve "Antiemperyalizm bitmiştir, dönem antikapitalizm dönemidir." demenin hiçbir geçerli iktisadi, bilimsel açıklaması yoktur. Ama senden beklenebilir.

Edit: Fazla uzatmıyorum. Operasyonun için geçmiş olsun. Rahatlayınca yazarsın.

bu yazımı anlaman için aktarıyorum,

Öncelikle kapitalin(sermayenin) doğasını anlayalım. Kapitalin doğasında sınırları aşma eğilimi vardır. İktisadi temelinide marksist teoride bulabilrsin(bkz. artıdeğer, yeniden üretim, sınıriçi arz-talep). Emperyalizm, sermayenin gereksinimlerinin giderilmesi ve çıkarlarının gözetilmesi için gerekli bir sistemdi. Emperyalizm, tarihsel dönemler içinde sermayenin genişlemesi için gerekli ortamı yarattı ve sermayenin genişlemesine yardımcı oldu. Bu yardımları sıralayalım,
1. Haritaların egemen devletler tarafından çizilerek dünyanın paylaşılması,
2. Ticari ve gümrük ayrıcalıklarının tanınması. Tanınan ayıcalıklarla hammadde kaynaklarının sömürüsüne izin verilmesi
3. Sömürgeci idarelerin kurulması
4. Tekelleşmeye izin verilmesi
5. Ulusüstü korporosyanlaşmanın yolunun açılarak üretimin dünya ölçeğine yayılması.
Emperyalizm, bu yolla kapitalin kapitalizm üretimi ve üretim şeklini yayması sağlayarak, kapitalin yeni topraklara yayılmasını sağlarken, kesin sınırlar çizerek emek, sermaye ve malların serbest dolaşımını engelleyerek kapitalin önünü tıkayan bir durum yaratmıştır. Kapital, dünya piyasasını yaratmaya çalışırken emperyalizmle çatışmaya başlamıştır. Buda emperyalizmin sonunu getirmiştir! Emperyalizm, kapitalin ulusdevletlerdeki sivil toplumları, poltik yapıyı ve bürokratik yapıyı kırması ve kendisine bağımlı hale getirmesiyle ortadan kaldırılmıştır. Emperyalizm ortadan kalkarken ulusdevlet te ortadan kaldırılmıştır. Sadece ismi ile kalarak kapitalislerin kriz oyunlarının bugünkü parçası olarak kalmıştır. Sadece isim olarak kalmasının ardında kapitalizmin yeniden yapılanma çabası yatıyor olabilir. Yenidenleşme ve tekerrürleşme mantığı düzleminde krizlerle yaşayan kapitalizm bu tedbiri almak zorundamdır? Bilmiyorum. Ama bu dönemde kapitalin öngördüğü ilkel dünya piyasası şekli içerisinde yaşıyoruz. Bu bağlamda dahada gelişerek kendi belirlediği ölçekleri gerçekleştirmeye gidecek.
Not: Farklı yaklaşım olarak emperyalizmi, imparatorluğa giden yol olarak gösterip bugün imparatorluğun kurulduğunu ifade ederek emperyalizmin sona erdiğini onaylayabiliriz. İki yaklaşımı birleştirip dünya piyasasının kurulmasını imparatorluğun kuruluşu ifade edebiliriz. Kurulan dünya imparatorluğu içindede ulusdevlet kavramını yer alamayacağını ifade edebiliriz.

pante
18-10-2009, 13:04
Öncelikle kapitalin(sermayenin) doğasını anlayalım. Kapitalin doğasında sınırları aşma eğilimi vardır. İktisadi temelinide marksist teoride bulabilrsin(bkz. artıdeğer, yeniden üretim, sınıriçi arz-talep). Emperyalizm, sermayenin gereksinimlerinin giderilmesi ve çıkarlarının gözetilmesi için gerekli bir sistemdi. Emperyalizm, tarihsel dönemler içinde sermayenin genişlemesi için gerekli ortamı yarattı ve sermayenin genişlemesine yardımcı oldu. Bu yardımları sıralayalım,
1. Haritaların egemen devletler tarafından çizilerek dünyanın paylaşılması,
2. Ticari ve gümrük ayrıcalıklarının tanınması. Tanınan ayıcalıklarla hammadde kaynaklarının sömürüsüne izin verilmesi
3. Sömürgeci idarelerin kurulması
4. Tekelleşmeye izin verilmesi
5. Ulusüstü korporosyanlaşmanın yolunun açılarak üretimin dünya ölçeğine yayılması.

Yazının başından 5. madde sonuna kadar geldik. Bu bölümde detaya inmiyorum. Kabul diyorum. Peki ama bu nedir şimdi?

Emperyalizm, bu yolla kapitalin kapitalizm üretimi ve üretim şeklini yayması sağlayarak, kapitalin yeni topraklara yayılmasını sağlarken, kesin sınırlar çizerek emek, sermaye ve malların serbest dolaşımını engelleyerek kapitalin önünü tıkayan bir durum yaratmıştır. Kapital, dünya piyasasını yaratmaya çalışırken emperyalizmle çatışmaya başlamıştır. Buda emperyalizmin sonunu getirmiştir! Emperyalizm, kapitalin ulusdevletlerdeki sivil toplumları, poltik yapıyı ve bürokratik yapıyı kırması ve kendisine bağımlı hale getirmesiyle ortadan kaldırılmıştır. Emperyalizm ortadan kalkarken ulusdevlet te ortadan kaldırılmıştır.

Şu kısmı biraz açar mısın?
Kapitalistleri ve emperyalistleri ayrı insanlar, ayrı şirketler olarak mı düşünüyorsun? Emperyalist olanlar zaten kapitalistler değil mi?
Nasıl biri diğerini engellemiş?
Ne zaman ve nasıl çökermiş, sonunu getirmiş?
Somut örneklerle koyalım.
Emperyalist olmayan kapitalistlerin, emperyalistlerle çatışmasından mı söz ediyorsun?
Kim bu emperyalist olmayan kapitalistler?
Örneğin ABD, İngiltere emperyalizminin sonunu getirenler kimler ve nasıl?

negri
18-10-2009, 13:22
Kapitalizm, ticari kapitalizm, sanayi kapitalizmi ve finans kapitalizmi aşamalarından oluşur.
ticari kaptalizmi kullanırken tarihsel incelememizde tarım toplumundaki üretim ve ticaret ilişkilerinde sömürü amacıyla kapitalist yapılanmayı ifade etmeye çalışıyor oluyorsun. kapitalizmin önemli özelliklerinden biri ticaretin varoluşudur. önemli özellikleri,
1. Üretim ve yeniden üretim
2. Artıdeğerin dalayısıyla halkın sömürüsü
3. Üretilenin ticaret yoluyla arzı.
4. Sömürü nedeniyle sınır tanımamazlık
.
.
Bu özelliklerdende anlaşılabilir, kapitalizm özünde ticareti taşır.

Ticari kapitalizmden hakimiyeti sanayi kapitalizmi almıştır, ondan da finans kapitalizmi. Finans kapitalizmi, kapitalizmin en ileri aşamasıdır.
tarihsel anlamda bu kapitalizm kavramları hep beraber olmuştur. kavramsal ayrım gereksiz. marx'ın tarihsel materyalizm yaklaşımı içinde feodalizmden kapitalizme geçişi tarihte bir noktaya yerleştirdiğimizde, ticari, sanayi ve finans kapitalizmin beraber olduğunu görebiliriz. senin yaklaşımında hangi kapitalist yaklaşımın hangi tarihte daha yoğun yaşandığını anlıyorum. bugün finans kapitalizm daha yoğun yaşanıyor diyebilirsin.
Ve finans kapitalizmin dışa açılmış hali, yani zaptedici, fethedici, işgal edici hali emperyalizmdir. Finans kapitalizmi varsa emperyalizm de olmak zorundadır. Zorunlu aşamadır. Ticari ve sanayi kapitalizminde de emperyalizm vardır ama zorunlu değildir.
tam tersine finans kapitalizmin yoğun olduğu dönemde emperyalizm gereksizleşmiştir. bu dönem en somut göstergedir. ticari ve sanayi kapitalizmin olduğu dönemlerde kapitalizmin genişlemesi ve gelişmesi için emperyalizm zorunluydu. bunu bir döngü olarak ifade ederiz. teorik olarak ifadelerin doğru. ticari, sanayi ve finans kapitalizm için sınırların olmaması yani emek, sermaye ve mal dolaşımı önünde engel olmaması gerekiyor. ancak tarihsel gelişim senin ifade ettiğin gibi olmamıştır.
Yani kapitalizm varsa eğer, emperyalizm de vardır.
kapitalizm için emperyalizm vardı. bu dönemde kapitalizm varsa emperyalizm olması gerekmiyor.
Şimdi kalkıp da, kapitalizmi emperyalizmden farklı görmek ve "Antiemperyalizm bitmiştir, dönem antikapitalizm dönemidir." demenin hiçbir geçerli iktisadi, bilimsel açıklaması yoktur. Ama senden beklenebilir.
bu dönemde yaşanan ayaklanmaların şeklini incelediğimizde, antiemperyalist eylemler olmadığını görebilirsin. IMF ve Wb karşıtı istanbul eylemlerinde saldırı hedefi emperyalizmin kurumları olmamış, kapitalin kurumları olmuş. gereklilik açısından bakacaksak, antikapitalist olmamız gerekli. antiemperyalist, olduğumuzda USA karşıtı olmakla yol alınmayacağını görmeli. USA'yı elemine edersen FR gelir. bu döngü sürüp gider. kapitalizmi elemine edersen, anarşizm, faşizm ya da sosyalizm gelir.

negri
18-10-2009, 13:33
Yazının başından 5. madde sonuna kadar geldik. Bu bölümde detaya inmiyorum. Kabul diyorum. Peki ama bu nedir şimdi?
kapitalizmin emperyalizmle gelişmesinin bir açıklaması.
Şu kısmı biraz açar mısın?
Kapitalistleri ve emperyalistleri ayrı insanlar, ayrı şirketler olarak mı düşünüyorsun? Emperyalist olanlar zaten kapitalistler değil mi?
Nasıl biri diğerini engellemiş?
Ne zaman ve nasıl çökermiş, sonunu getirmiş?
Somut örneklerle koyalım.
Emperyalist olmayan kapitalistlerin, emperyalistlerle çatışmasından mı söz ediyorsun?
Kim bu emperyalist olmayan kapitalistler?
Örneğin ABD, İngiltere emperyalizminin sonunu getirenler kimler ve nasıl?
kapitalizm ve emperyalizm farkını aktardım. kapitalistle emperyalizst farklıdır demedim. marx'ın ifadesinin youmlanışıyla ifade edilecek olursa 'emperyalizm, kapitalist hegemonyanın oluşması için genişlemenin politik biçimidir.' benim yaklaşımımda emperyalizm, tarihin bir sayfasına kadar kapitalist genişlemenin süvarisiydi. stratejik bağlamda değerlendirebilirsin.

mep
18-10-2009, 14:00
He.!He!He!
Site ne güzel olmuş be..? 12 Eylül öncesi gibi..!
Dedem Anlatırdı " İşte Devrimci yol'cularla,Halkın Kurtuluşçuları yada İGD lilerle bilmem kimler bi sarardı birbirine ,birinin nuh dediğine öbürü peygamber demezdi havanlar ortaya konulur havanda su döğülür sonrada " Eee! hani bundan yağ filan çıkmadı deyip şaşırırlardı " derdi de ordan aklıma geldi..bi koşu havan'la su getireyimmi..? yağ çıkarmaya çalışıcanızmı.. Her kese ayrı ayrı şaşırdım he..!
hele cem abi bi laf etmiş gözlerime inanamadım..

Ölümü kutsayanlarla "dinlerden özgürlük" paydası paylaşılmaz.

Faşizan düşünceler taşıyan ateistlerle ortak çalışmalar yapılmaz. Bunca yıl yapmaya çalıştık ama artık kati sonun geldiği her mesajda, her başlıkta kendini belli ediyor.

Sitenin dinlerden Özgürlüğü misyon edinmiş bi site olduğunu düşünüyodum..
ama alt kanadında acayip şeyler sırıtmaya başladı..İnsan öldüren herkesi lanetlediğim için
ve bir güruhun yaptığı katliamlarıda buna dahil ettiğim için kendimi Faşist hissettim birden..Bu faşist hissiyatından kurtulmak için pkk'nın yaptığı katliamları lanetlemeyip doğalmı karşılasam acaba..? Faşistlik hissinden kurtulurmuyum böyle yaparsam..!

pante
18-10-2009, 14:23
Şu kısmı biraz açar mısın?
Kapitalistleri ve emperyalistleri ayrı insanlar, ayrı şirketler olarak mı düşünüyorsun? Emperyalist olanlar zaten kapitalistler değil mi?
Nasıl biri diğerini engellemiş?
Ne zaman ve nasıl çökermiş, sonunu getirmiş?
Somut örneklerle koyalım.
Emperyalist olmayan kapitalistlerin, emperyalistlerle çatışmasından mı söz ediyorsun?
Kim bu emperyalist olmayan kapitalistler?
Örneğin ABD, İngiltere emperyalizminin sonunu getirenler kimler ve nasıl?

kapitalizm ve emperyalizm farkını aktardım. kapitalistle emperyalizst farklıdır demedim. marx'ın ifadesinin youmlanışıyla ifade edilecek olursa 'emperyalizm, kapitalist hegemonyanın oluşması için genişlemenin politik biçimidir.' benim yaklaşımımda emperyalizm, tarihin bir sayfasına kadar kapitalist genişlemenin süvarisiydi. stratejik bağlamda değerlendirebilirsin.

Bond yazılı sorulara verilmiş olan yanıtın yetersizliği ve geçersizliği de gösteriyor ki:
Oportünist sol sekter görüşün vardığı nokta, emperyalizmin ve antiemperyalist mücadelenin inkarı olmuştur. Henüz bu noktaya gelmemiş olan sapmaların da varacağı yer burasıdır.

negri
18-10-2009, 15:35
Şu kısmı biraz açar mısın?
açalım.
Kapitalistleri ve emperyalistleri ayrı insanlar, ayrı şirketler olarak mı düşünüyorsun? Emperyalist olanlar zaten kapitalistler değil mi?
kapitalist ve emperyalist kavramını ayrıştırmadım. bu kavramlar, emperyalizmle kapitalizmin yol ayrımına kadar bazen birleşmiş bazen de ayrılmış kavramlardı. Karışık olduğu için basit ifade edeyim. Emperyalist, o ülkeyi fetheden, sömüren ve kurumsal yapıyı hazırlayan, kapitalistse sermayeyi kullanarak sömürendir. Burada fatih kişi, kapitalistin emriyle o ülkeyi feth etmediğini ya da vergiye bağlamadığını ifade etmeliyim. Çünkü kapitalistin emrinde ülke fetheden emperyalist değil, kapitalistin aracıdır. Emperyalist kavramı kapitalizmin emperyalizmi tasfiyesi ile ortadan kalmıştır.
Nasıl biri diğerini engellemiş? Ne zaman ve nasıl çökermiş, sonunu getirmiş? Somut örneklerle koyalım.
Emperyalizm, kapitalin sınırları aşma doğasına engeller duruma gelmiştir. Emperyalizmde varolan sınırlar, emeğin, sermayenin ve malların serbest dolaşımını engellemeye dünya piyasasının oluşması zeminini tehdit eder hale gelmişti. Emperyalizmi temsil eden bürokratik yapı, poltik yapı ve sivil toplum kuruluşları (sendikalar vb) sermayenin önünde engel di. Bu yapı ve kuruluşlar kapitalizme hizmet eder duruma getirilmiş, sadece isimleri ile kalıp içleri boşaltılmış ya da pasif hale getirilmiştir. Örneklerle somutlaştırılamayacak kadar geniş bir konu. Basit şekilde aktardım. Geçmişten bu döneme gelişmeleri tahliletmek gerekir.
ABD, İngiltere emperyalizminin sonunu getirenler kimler ve nasıl?
Kapitalistler. : )

Hortlak
20-10-2009, 10:29
Türklerin tarihinde savaşların çok büyük bir yeri vardır.

Gerek Selçuklu tarihini gerekse Osmanlı tarihini okuduğumuzda sanatsal, kültürel, bilimsel atılımları ve bunların tarihini değil daha ziyade savaşların tarihini okuruz. Savaşla-silahla biçimlenen bu düzende halk ister istemez orduya güvenmek, onu saymak, en yukarılara koymak durumundadır. Sadece Selçuklu ve Osmanlı tarihi değil T.C. tarihinde de savaşların rolü büyüktür. Dersimlilere yöneltilen askeri güç, Kore Savaşı, Kıbrıs Savaşı ve PKK'ya karşı yürütülen düşük yoğunluklu savaş (Genelkurmay tabiridir).


Çarpıtmayın. Hangi milletin tarihinde savaşların büyük yeri yoktur önce onu bir söyleyin. Açın Avrupa tarihlerini İngiltere-Fransa, Rusya-Almanya, Almanya-Fransa sürekli savaş halindedir, hatta bazı savaşların adı Yüz Yıl Savaşları, 30 Yıl Savaşları şeklindedir. Gidelim Roma dönemine, Kartacalılar'dan başlayıp İran ve Mısır'a kadar dünyanın merkezinde savaşmadıkları millet yok, dönüp düne gidelim 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı nerede ne zaman çıktı bunlar? Hatta onu geçelim, Kore, Cezayir, Vietnam, Çekoslovakya'nın işgali, Kamboçya, Irak, Afganistan, Afrika'daki durum... Demek ki savaşlar tarihte büyük yer işgal ediyor ve özellikle politik yönden güçlü milletlerin (diğer bir deyişle büyük milletler) tarihleri savaşlarla dolu...

Bu saçma girişten sonra da "Türk tarihi öğretilirken kültürel, bilimsel atılımları okumayız genelde savaş okuruz" deyip alttan alta "Türkler barbardır" diyorsun, bilerek ya da bilmeyerek! Şimdi birincisi, eğitim düzeni böyledir, dünyanın her ülkesinde tarih derslerinde bu tarz şeyler öğretilir çünkü tarih dersi eğitim kurumlarında vatandaşlık ve millet şuuru vermenin önemli bir parçasıdır. İkincisi kültürel, bilimsel atılımları anlatıp çocukların bunlardan bir şeyler öğrenmelerini beklemek hayalciliktir, baksanıza siz bile bu yaşınızda daha neyin ne olduğunu anlayamamamışsınız küçücük çocuklar sanat ve bilimin sosyal tarihteki önemini nasıl algılasın?

Ardından bu ahmakça (ahmaksınız demiyorum iddialarınız ahmakça diyorum) tezlerden "bu yüzden halkın orduya ister istemez güvenmesi normaldir" sonucuna varıyorsunuz!? Şimdi buna ne diyelim? Acaba dünyanın her ülkesinde atanmışların seçilmişlerden daha çok güvene mazhar olduğundan haberdar mısınız? Sanmıyorum. Bunun dışında ordunun görevi ülkeyi korumak olduğuna göre her halkın ordusuna güvenmesinde yadırgayacak ne var?

Son olarak Türkiye tarihinde savaşların rolü büyüktür demişsiniz, hadi bakalım;

1. Kore Savaşı:

Bu savaş bizimle alakalı olmayıp dünyanın bir ucunda gelişmiştir, Türkiye'de hiçbir sosyal etkisi olmamıştır denebilir. Türkiye dışında Yunanistan da dahil pek çok NATO ülkesi bu savaşa iştirak etmişlerdir. Demek ki saçmalıyorsunuz bu konuda.

2. Kıbrıs Savaşı:

Bu savaş da Türkiye tarafından başlatılmamıştır, Türkiye bu harekatı yapmaya açıkça mecbur bırakılmıştır. Rumlar Türkler'e yönelik soykırım teşebbüsünde bulunmasaydı Türkiye kat'iyen adaya girmeyecekti. Yani Kıbrıs Türkler'i soykırımdan kurtarılmıştır, orduyu alkışlamanız gerekir bu yüzden. Nitekim Batı ülkeleri bile bunun farkında, karşı oldukları nokta Türkiye'nin adadaki varlığı. Fakat konuya dönecek olursak bu da Türkiye sınırları dışında küçük çaplı bir savaştır ve Türkiye tarafından başlatılmamıştır.

3. PKK'ya karşı yürütülen savaş:

Bu durumda herhalde İngilizler'in İRA'ya (90 yılı geçti sanırım), İspanyollar'ın ETA'ya (40 yılı geçti), ABD'nin El Kaide'ye (15 yıl olacak yakında) yönelik tavırlarını da savaş olarak nitelersiniz. Aa şu duruma bak herkes aralıksız savaşıyor resmen!? Yani bir terör örgütü var ve ülke buna karşı kendisini savunuyor, düşük yoğunluklu savaş ise bir terim (sandığınız gibi Fatih Terim değil ama) siz bunu alıyorsunuz klasik anlamıyla savaş ile bir tutuyorsunuz, buna artık kargalar güler diyeceğim ama kargalar öldü bile.

Dersim'e hiç girmiyorum sadece bu zihinsel yetenek seviyesiyle Menemen kalkışmasını da bu listenize ekleyebileceğinizi söylemek isterim.

Yani o kadar yalan yanlış yazıyorsunuz ki, maalesef düzeltmeye kalkınca yanlıştan uzun oluyor, diğer arkadaşlar da sabretsin zaman buldukça düzeltmelere devam edeceğim. İnsanların yalan-yanlış bilgilerle yanıltılmasına gönlüm el vermiyor.

hako
20-10-2009, 20:26
78 devrimci hareketi Kemalizme asla sempati ile bakmamış ve onu ciddi bir biçimde eleştirerek mahkum etmiştir.

78 hareketinden bu konuda en ufak bir kuşkusu olanlar gerçek ordunun yüzünü 12 Eylül'de görmüşlerdir. Acaba 12 Eylül deki ordu Sirius gezegeninin ordusu muydu.


12 Eylülün mimarı olan şahsı Kemalizm'in dediklerini yapmış halde görüyorsanız sizin sorununuzun hacmi çok büyüktür.

Kenan Evren'in neye yol açtığı ortadayken bunu söyleyebilmek manasızdır.