PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ülke’yi var eden nedir?


güneşinzaptıyakın
23-10-2009, 09:18
Bizlere çocuk'luğumuzda okullarda ülkeleri var eden ana unsurun millet ve uğruna akıtılan kan olduğu öğretilmiştir. Gerçek Dünya bu öğretilerden farklıdır, çevremize baktığımızda millet/ulus kavramı olmayan devletler görüyoruz, din/ortak kültür bağlamında yapılanmış devletler görüyoruz, son dönemde ülke’de federalizm tartışılır oldu, farklı milletlerin/kavimlerin uzlaşması ile oluşturulan bir devlet sisteminide öğrenmiş olduk, özetle devlet kavramını oluştururken toplumlar lokal gerçekler yada dayatma sistemler doğrultusunda bir devlet yapılanması içine giriyorlar. Tarih’in gösterdiği gibi hiçbir şey kalıcı olmuyor, toplumların ihtiyaçları yada bakış açıları değiştikçe devletin öznel tanımı da değişiyor sık sık.

Yugoslavya dağıldığında bir komünist devlet daha yıkıldı diye kınalar yakan camia, şimdilerde ülke’de federalizm’in konuşulmaya başlaması ile aman bizde Yugoslavya olmayalım örneğinden hareketle, kitlelere kutsal bir kavramın yıkılabileceğini söylüyorlar. Verilen örnekte homojen bir yapıya sahip Yugoslavya’nın ana unsurlarını oluşturan Boşnak, Sırp, Hırvat, Sloven vs. gibi kimliklerin tarih boyunca yaşadıkları dinsel, milliyetçi vs. savaşları ve çekişmeleri unutuyorlar, Tito’nun değneği altında zapturap altında olmaları gerçeği zaten bahsedilmiyor, özlenen totaliter bir rejim olduğu için olabilir belki. Peki Çekoslavakya’ya ne demeli? Bir refarandum ile ülkeyi ve devleti ikiye ayırdılar, dün kutsal Çekoslavakya devleti içinde yaşayan toplum bu gün Çek ve Slovakya devlet’lerinin kutsal çatısı altında yaşıyorlar. Örnekleri çoğaltmak mümkün.

Toplumlar bir arada yaşayabilmek için çeşitli kurumlar oluştururlar, bunların içinde devlet en karmaşık ve değişken yapıya sahip olandır, aynı zamanda devlet kurumu salt gücü tek elinde toplayan tek toplumsal yapılanmadır, 20. yy. itibari ile oluşturulan devlet üstü (BM vb.) yapılar ancak güçlü devlet’lerin siyasi çıkarları yönünde uygulamalarda bulundukları için devlet kurumuna muadil olmamışlardır. Tüm İnsanlık tarihi boyunca devlet toplumların bir arada yaşamasını sağlayan kurum olarak var ola gelmiştir. Son 150 yıldır devletin var olma gerekçesi, devletin olmaması gerektiği sistemler ve bunları savunan kitleler uzun zamandır toplumlarda zaman zaman etkili de olmuşlardır. Toplumların genel istekleri doğrultusunda devletin sistem değiştirmesi, evrilmesi hep çok sancılı olmuştur genelde.

Devletin temelini oluşturan toplumların harcı geçen yüz yıl boyunca genel çoğunlukla ulus devlet olmuştur, mevcut ulus devlet’lerin içindeki farklı milliyetçi sesler hep sorun olmuşsada, zaman zaman siyaset iç savaş seviyesine yada düşük yoğunluklu savaş seviyesine tırmansa da, ayrılıp iki ayrı ulus devlet olsalarda ulus devlet sistemi bir şekilde yaşamıştır, günümüzde çözülmeye başlayan yerini daha zayıf bağlarla ilişkilendirilmiş federatif yada farklı bir yapısal sistem içeren devlet’lere bırakmaktadır. Hiçbir zaman mevcut toplumsal uzlaşmanın temelini oluşturan ortak paydalar öğretildiği gibi kutsal olmamış aksine her zaman koşullar ve toplumsal çıkarlar doğrultusunda değişmiştir.

Görüleceği gibi toplumsal akit tarih içinde bir yerde bozularak yeni akit/akitler yapma ihtiyacı yada zorunluluğu doğmasına yol açmıştır. Toplumsal akdin harcını sağlamlaştıran unsurlar; ulus, millet, din, sınıf, zümre, soy/sop vb. bir çok ortak veya zorunlu istek olmuştur, ama hiç birisi toplumları bir arada tutmaya yardımcı olamamıştır. Sizce devleti kuran toplumları bir arada tutan yada tutması muhtemel ana unsur, en olmazsa olmaz birleştirici unsur nedir? Toplumların birlikteliklerini bitirmeleri, teşbihte hata olmaz babında boşanmaları, farklı sistemleri uygulamaya koymaları doğrumudur? Zaman içinde aksayan yönleri onarılamaz hale gelen sistemlerin tasviye edilmesi yada derin bay pas’lar ile farklı bir yapıya çevrilmeleri zararlı olabilirmi? Devlet kurumu kutsalmıdır? Daha’da ileri bir sorgulama yapacak olursak devlet kurumu gereklimidir? Mevcut krizler ve toplumsal yaralanmaları yaratan devlet kumrumudur? Devletin olmadığı yerde gül bitermi?

nogada
23-10-2009, 20:33
http://photos-a.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc1/hs211.snc1/7818_1229711456291_1034246112_30704026_5368617_n.j pg (http://www.facebook.com/photo.php?pid=30707300&id=1034246112)

Uğruna feda edilen canlardır...

evrensel-insan
23-10-2009, 20:58
Saygideger gunesinzaptiyakin;

Bu konuda benim bireysel gorusum; acik toplum anlayisidir. Yani mekanin cografi sinirlari onemli degildir. Sadece uzerinde yasayan bireyler; kendi aralarindaki farklarin farkinda ve bilincinde olarak ve bu farklarin antiayrimciligini ve esdegerligini savunarak, her farkin da bireyin hak ve ozgurlugu olma vasfiyla yasam ve iliskisini saglayarak ve bunu da sivil toplum kuruluslari ve sivil hukuk guvencesine alarak; olusturduklari devlet ve isleyis mekanizmasinin sadece kendilerine herturlu gereken hizmeti vermesi ve bu verilen hizmetin tam istenilirligini karsilayan bir denetim mekanizmasinin olusturulmasi ve hem hizmet veren ve hem de denetimi olusturan kadrolarin da isteyen her bireye acik olmasi ve katilimci demokrasi yoluyla kararlarin alinmasi.

Saygilarimla;
evrensel-insan

güneşinzaptıyakın
24-10-2009, 00:10
Teşekkürler evrensel-insan, bende biraz adem-i merkeziyetçi bir yön uyandırdı yazdıkların.

''Uğruna feda edilen canlardır...'' belli bir sınır varmıdır feda edilecek can sayısında yoksa sonuna kadarmıdır bu feda sayısı. Her devlet uğruna feda olabilecek canlar ister, istemiştirde. Salt can feda etmek devlet olma niteliğini kazanması için yeterlimidir? Eğer yeterli can feda edilirse devlet kendisini oluşturan topluma daha fazla iş, ücret, sosyal hak, saygı, özgürlük, güvenlik vb. kazanımlarmı verir? Yoksa devletin topluma hizmet verebilmesi için can vermek devamlımıdır? İslamın kurban bayramı kabilinden bir can verme ritüeli değildir sanırım feda edilen canlar?

evrensel-insan
24-10-2009, 00:13
Saygideger gunesinzaptiyakin;

Canlar, neden feda ediliyor, aciklarmisin?

Saygilarimla;
evrensel-insan

güneşinzaptıyakın
24-10-2009, 00:28
Saygideger gunesinzaptiyakin;

Canlar, neden feda ediliyor, aciklarmisin?

Saygilarimla;
evrensel-insan Şahsen bende bu sorunun cevabını merak ediyorum, can'ların feda edilmesinin devlet'in varlık sebebi olduğunu savlıyan nogada sanırım bizleri aydınlatır bu konuda...

evrensel-insan
24-10-2009, 00:44
Saygideger gunesinzaptiyakin;

Bunun tek nedeni, dogal dusunce yapilanisinin tarihler ve nesiller boyu gelen, isleyisi ve degisen sistemlenisinin verdigi tabularin savunu-karsi cikis mucadelesi ve savasimidir. Bu savasim; her tarihi donemde; kendisine uygun bir ideolojik dogru inanci bulmayi basarmistir. Ne varki bu ideolojik dogru inanci; hem savunu, hem de karsi cikisli dogrudur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

güneşinzaptıyakın
24-10-2009, 00:55
Evet soruda bu zaten küşisel olarak ''ideolojik doğru inanç'' nedir? salt kendi doğrularımız devleti var etmek için yeterlimidir?

evrensel-insan
24-10-2009, 01:02
Saygideger gunesinzaptiyakin;

Bu sorudan ziyade, dogal dusuncenin isleyisinin bir sorunudur. O acidan cevap bellidir. Guc-otorite-iktidar sahibi olanin ideolojik/inancsal dogrusu. Iste savas ta burda baslar. Cunku bu guc tum mekanda yasayanlari kapsamaz ve kapsamadiklari uzerinde guc ve otoritesini kurar. Onmlarda kendi ve otoriteye karsit; ideolojik/inancsal dogrulariyla her turlu gucu-otoriteyi-iktidari ele gecirme savasi verirler. Neden? Bir onceki iktidarin yerini alarak; aynisini kendi iktidarlarinda yapmak icin. Iste bu kisir dongudur, canlari alan ve canlara "canini ver" emrini veren. Ustelik bu savasin sonuda yoktur ve el degistirir. Ama; her iktidarin yapacagi ise aynidir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Soda
24-10-2009, 23:43
''Uğruna feda edilen canlardır...'' belli bir sınır varmıdır feda edilecek can sayısında yoksa sonuna kadarmıdır bu feda sayısı.


Sonuna kadardır. Benim ilkokul öğretmenim '1 TÜRK kalsa dahi bu al bayrak dalgalanacatır bu topraklarda' derdi. İlkokul yıllarımdan aklımda kalan tek cümle budur. Ne garip...

Kimse devlet için can vermez. Can verenler VATAN için can verir.
Bu millet devletin verdiği madalyaları tutar yere fırlatır. Çünkü devlet demek sırtından hançerlenmek demektir. Çoğu kere vatan devlete rağmen savunulur.
Osmanlı sarayı işgalcilere teslim olmuştu ama buna rağmen vatanı savunan yine savundu.


Önce canını koyacaksın ortaya sonra "vatan" nedir anlayacaksınız.
Vatan can ister; lakırdı, ideoloji, teori, felsefe falan filan tanımaz.

Bırakın bu uydur kaydır batılı ideolojileri. İnsan atasını, ailesini, toprağını, köyünü, obasını, kasabasını ve VATAN'ını korur. Vatanını korumayan insan anasına tecavüz edilirken seyreden insan gibi alçaktır. Vatan namustur, vatan haysiyettir, vatan onurdur, vatan herşeydir.

Hortlak
24-10-2009, 23:53
Ülkeyi var eden insanlığın sosyal gelişimi ve tarihin akışıdır. Devlet bir toprak parçası üzerinde yaşayan ortak paydaları bulunan insanların oluşturduğu, çıkarlarını ve güvenliklerini korumakla görevli politik organizasyon, ülke ise devletin hakim olduğu toprak parçasıdır.

güneşinzaptıyakın
25-10-2009, 00:34
Sonuna kadardır. Benim ilkokul öğretmenim '1 TÜRK kalsa dahi bu al bayrak dalgalanacatır bu topraklarda' derdi. İlkokul yıllarımdan aklımda kalan tek cümle budur. Ne garip...

Kimse devlet için can vermez. Can verenler VATAN için can verir.
Bu millet devletin verdiği madalyaları tutar yere fırlatır. Çünkü devlet demek sırtından hançerlenmek demektir. Çoğu kere vatan devlete rağmen savunulur.
Osmanlı sarayı işgalcilere teslim olmuştu ama buna rağmen vatanı savunan yine savundu.


Önce canını koyacaksın ortaya sonra "vatan" nedir anlayacaksınız.
Vatan can ister; lakırdı, ideoloji, teori, felsefe falan filan tanımaz.

Bırakın bu uydur kaydır batılı ideolojileri. İnsan atasını, ailesini, toprağını, köyünü, obasını, kasabasını ve VATAN'ını korur. Vatanını korumayan insan anasına tecavüz edilirken seyreden insan gibi alçaktır. Vatan namustur, vatan haysiyettir, vatan onurdur, vatan herşeydir. Kırmızı ile belirttiğim beyanlar doğrultusunda;

1- Sonuna kadar derken sanırım tek bir birey kalmayana kadar durumu kast edilmek istenmektedir yanlış anlamadıysam, toplumun tamamen yok edildiği ve üstünde o toplumun birlikte olma ve yaşama aktidini simgeleyen ve aynı zamanda uygulayan devlet'in var olma sebebi kalmayacaktır netekim değilmi? Devleti yürütecek kişi kalmamıştır netekim, üstelik devletin var olma nedenlerinden birisi olan vatan üstünde yaşayacak kimsede kalmamış olacaktır. Mücadele sonuç itibari ile yenilmiş olacaktır bu noktada, toplum genel olarak kitle halinde asla ölüme gitmemiştir ve gitmezde, bu sav genel anlamda imkansız olsada biz teorik olarak devam edelim, mücadele hele siyasi mücadele başarı kazanmak adına yapılır, hiç bir siyasi mücadele son bulmak adına yapılmaz, bu noktada son birey kendini feda edene kadar savlaması slogan olmaktan çıkıp gerçek hayatta tezahür edebilmesi için, gerçek anlamda kitlesel olarak katılım gerektirir, bu söylem pratikte uygulama bulamıyacak bir slogandan öteye geçemez. Ne diyor Kemalizm'in aşkın yazarı Doğan Avcıoğlu döneme ait çalışmasında kurtuluş savaşı için tahlil bölümünde ''ortada halk yoktu, sadece esnaf vardı''. Kitleleri savaşa dahil etmek amacı ile kurulan ''İstiklal mahkemeleri'' ve uygulamalarıda bu savlama için güzel örnektir.

2- Bu sav'da slogandan öteye geçemez, genelleme yapılamaz çünkü feda edilen can bir bireye aittir, kendi içsel çıkarını yine kendisinden başka kimse bilmez asla bilemez, savaş kişisel ve siyasal çıkar için yapılır, vatan sipesifik bir kavramdır unutmayalım, bir kaç serdengeçti bu nokta dışındadır, vatan için can vermek kavramı için ilk önce hangi vatan sorusuna bakmak lazım, örnek: Çekaslovakya için can veren vatanseverler ile Çek cumhuriyeti için can verecekler arasındaki fark. Vatan-millet-sakarya söylemi tam bu noktada hatırlanması gereken en güzel bir slogandır. Tüm bireyler kişisel yada siyasi çıkarlar için savaşır, vatan gibi bazı kavramlar kitleleri gaza getirmek için söylenir. Hele üzerinde yaşanacak toprak yoksa gibi bir takım kavramlar bu noktada yetersiz kalır, toplum zaten bir yerde zaman-mekan kavramı dahilinde var olmak zorundadır, sorun toplumun devlet akdi yani bir arada yaşama akdi yaparken ortaya koyduğu kurallardır. Özgür yada manda altında yaşanan yerde vatandır, sömürge altında yaşanan yerde vatandır, sorun o toprak üstünde yaşayan kitlelelerin devlet akdi yani bir arada yaşama akdi yaparken ortaya koyduğu kurallardır. Devleti tanımlayan nokta burada başlar.

3- Vatan değil unutmayalım devlet kurumu yani onun arkasındaki toplumun genel çıkarları can ister, vatan sipesifik bir kavramdır, devletin oluşturduğu bir söylemdir somut bir olgu değildir. Birinci maddede açıkladığım gibi feda edilecek kimse kalmadığı zaman devletin de anlamı kalmaz. Siyasi sistem olmadan hiç bir kurum yada toplum birlikte yaşayamaz, devlet bu siyasi sistemi yürütme ve savunma kurumu olarak toplumun birlikte olma akdi hususunda varlığını meşru kılar, sloganlar ile devlet kurumu kurulamaz ve yürütülemez, devlet kurumunu kontrol etmeden asla toplum yönetilemez, toplumu bir arada ve birbirine saygılı şekilde yaşama yönlendiren devlet kurumu olmadan hiç bir şey savunulamaz, devlet olmadan vatan olmaz, olamaz...

4- Vatan'ı kutsal bir doğma olarak algılamak ile devleti kutsal bir doğma olarak algılamak arasında terminalojik ayrımdan başka bir fark yoktur. Toplum bir arada olma akdini red ederse (bkz. İspanya iç savaşı, Yugoslavya iç savaşı vb.) vatan kavramı değişmiş demektir kitlenin bir kısmı açısından. Yugoslavya'yı vatan ve namus olarak gören kitle için Bosna Hersek nedir? Bosna hersek'i vatan olarak gören kitle için Yugoslavya neyi temsil eder? Makedonya ile Yugoslavya arasındaki fark vatan kavramı ile açıklanamaz...

dönerim bu konuya...

dogruluk
25-10-2009, 04:21
BAYRAĞI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR..
TOPRAK; EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR.... http://www.blogcu.com/kaynak/img/blogcontent/smilie/smiley-wink.gif