Orijinalini görmek için tıklayınız : Charles Darwin ve yaşamın kökeni
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/imagecache/makale_genel/images/darwin-origin-species.jpg
Yeniden ele alınan el yazmaları ve notlar, Charles Darwin'in türlerin kökeni dışında yaşamın kökeni sorunu konusunda da ileri bir kavrayışa sahip olduğunu gösteriyor.
Charles Darwin (http://haber.sol.org.tr/haberleri/darwin) 150 yıl önce Türlerin Kökeni’ni yayınladığında, yaşamın kökeni (http://haber.sol.org.tr/haberleri/yasamin-kokeni) konusundan kasten uzak durmuştu. Kitabının son paragrafında ‘Yaratıcı’dan bahsetmesi de bu işe kalkışmak istemediğini düşündürmüştü. Valencia’daki Cavanilles Enstitüsü’nden Juli Peretó’nun liderliğindeki uluslararası bir ekip, şimdilerde bu görüşün yanlış olduğunu, İngiliz doğa (http://haber.sol.org.tr/haberleri/doga) bilimcinin ilk ataların nasıl ortaya çıktığını açıkladığı diğer çalışmaları göstererek kanıtlıyorlar.
Darwin 1859’da, kitabı Türlerin Kökeni’nde, “Yeryüzünde yaşamış tüm organik varlıklar, ilkel bir formun soyundan geliyor olabilirler”, diye açıklıyor ve bu ifadeyi, biyoçeşitliliğin altında yatan süreçleri anlamak için kullanmaya karar (http://haber.sol.org.tr/haberleri/karar) veriyor.
Valencia Üniversitesi, Cavanilles Evrimsel Biyoloji ve Biyoçeşitlilik Enstitüsü araştımacısı ve çalışmanın baş yazarı olan Juli Peretó, “Darwin, kitabının bu baskısının, teorisi için çok büyük önem taşıdığına emindi ve cansız kimyasal maddenin canlı maddeye dönüşümü konusunda inanılmaz modern, materyalist ve evrimsel bir vizyona sahipti” diyor.
Origins of Life and Evolution of Biospheres dergisinin son sayısında yer alan çalışma, Darwin’in ilk türlerin kökeni üzerine de gelişmiş fikirleri olduğunu ve bu konu üzerine oldukça kafa yorduğunu ortaya koyuyor. Peretó, “Darwin’in, ilahi bir müdahalenin olduğuna inanmak istediğini düşünmek son derece yanlış, ayrıca Türlerin Kökeni’ndeki ‘Yaratıcı’ kelimesini de (ki ilk baskısında bu ifadeyi kullanmaz), etrafa mahçup olmamak için eklediği ve sonradan buna pişman olduğu net bir şekilde belgelenmiştir” diye ekliyor.
Araştırmacılara göre, Darwin’in yaşamın kökenine dair tüm görüşleri, kişisel yazışmalarında ve defterlerinde bulunabilir. Darwin’in, 1863’te Londra’nın sosyal kulübü Athenaeum’da yayınlanan, foraminifer (delikli ve sert kabukla kaplı tek hücreliler) mikroorganizmalar üzerine olan bir kitabın eleştirisinde, “cansız bir varlıktan canlı bir varlığın oluşması” ifadesini kullanarak görüşünün bilinmesine izin vermiştir.
İspanyol, Amerikan ve Meksikalı bilim insanlarını içeren uluslararası ekip, sadece cümleleri, yazıları ve mektup (http://haber.sol.org.tr/haberleri/mektup) paragraflarını detaylı bir şekilde incelemekle kalmadı, Darwin’in yaşamın kökenine dair tüm görüşlerini, orjinal el yazmalarında yer aldıkları haliyle internete de koydular.
Yaşamın kökeni hipotezi
Darwin’in, 1837’ye tarihlendirilmiş bir defterde yer alan “hayati olaylarla kimya yasalarının arasındaki yakın ilişki, cansız varlıklardan canlı varlıkların oluşması hipotezini makul kılıyor” ifadesi araştırmacılara gereken ipucunu verdi.
1871’de İngiliz botanikçi ve kaşif arkadaşı Joseph D. Hooker’a yazdığı ünlü mektupta, Charles Darwin (http://haber.sol.org.tr/haberleri/charles-darwin), içinde, kimyasal bileşenler ve yeterli miktarda enerji yardımıyla evrimsel madde olarak düzenlenen cansız maddenin olduğu küçük sıcak bir havuz hayal eder.
Diğer bir değişle Darwin, meslektaşları Alfred Russel Wallace ve Ernst Haeckel gibi, cansız varlıktan canlı varlığın oluşumunun Evrim Teorisi’nin tutarlılığı açısından önemli olduğunu kabul etmiştir. Ancak, “aynı zamanda, toplumun önünde konuşurken bunu dile getirme konusunda isteksiz olduğundan bilimin bu soruyla ilgilenmek için henüz yeterince gelişmediğini ve çözümü görecek kadar yaşayamayacağını da kabul eder” diye de ekliyor Peretó.
(soL-Dış Haberler)
charles darwin mi?
bakın hakaret etmiyeceğim ama darwin gibi ırkçı ve türk düşmanı bir insanı nasıl savunuyorsunuz bilemiyorum?...
o tam bir cani b bir gerçek ....ben mi "türkler aşşağı ırktır" dedim?hayır,bunu söyleyen DARWİN.sizin savunduğunuz darwin.bizim adımıza elimine edilecek diyen DARWİN.kimileri onu savunmaya çalışıyor onları kınıyorum...
şimdi gösterceklerim bunun birer kanıtı ..........
VAY VAY VAY VAY!!!!!!ŞU ALTAKİ YAZIYI “EVRİM ÇALIŞKANLARI” DİYE BİR SİTEDEN ALDIM MUTLAKA OKUYUN ALTINDADA YANITIM VAR………
Darwin Türk düşmanı ya da ırkçı mıydı?
Ara sıra bizim medyada duyduğumuz bir iddiadır, Darwin’in Türk düşmanı olduğu, Türklerin alçak bir ırk olduğunu iddia ettiği. Aslına bakarsanız Darwin’in Türkler hakkındaki düşünceleri konumuzla pek ilgili değil, zira biz Darwin’i savunma derneği değiliz. Bizim milletimiz konusunda böyle düşünceleri vardıysa, “Hata etmiştir,” deriz olay biter. Bizi ilgilendiren adamcağızın bilimsel çalışmaları, politik ya da tarihsel konulardaki görüşleri değil. Eninde sonunda Viktoryen dönemi bir orta sınıf beyefendisinin Türk milletini övmesi bizi göklere çıkarmayacağı gibi yermesi de herhalde zarar vermeyecektir.
Tabi denebilir ki bilimsel bir gerçek olarak ırkçılık yanlıştır, dolayısıyla Darwin’in bu konudaki görüşleri bilimsel olarak evrim kuramına gölge düşürebilir. Bu göreceli olarak biraz daha akla yakın bir itiraz. Ama yine de bunun da geçerliliği yok, zira bilim denen kurumun başarılı olmasının temel sebeplerinden birisi, bilginin o bilgiyi üretenden, keşfedenden bağımsız olarak ele alınması. Dolayısıyla evrim kuramı, temelleri Darwin tarafından atılmış olsa bile, Darwin’in kişisel olarak doğruları ve yanlışlarından bağımsız, bir çok insan tarafından toplanan verilerle desteklenen bir kuram (ya da, Darwin bu konuda haksız olsaydı, yine Darwin’den bağımsız bu verilerle yanlışlanmış olacaktı).
Yine de, kayda geçmesi için bu iddialarla ilgili bir iki söz söylemekte fayda var. Sadede gelir isek:
Darwin’in Türk düşmanı olduğu iddialarının kaynağı olan şu mektup.
Burada Darwin gerçekten de Türk’lerin Avrupa toplumlarından daha az uygar olduğunu ima ediyor, zira Avrupa toplumları Türkleri “yenmiş” durumda. Ancak gözden kaçmaması gereken bir nokta, bu imayı kabul edersek, bundan birkaç yüz yıl önce de Avrupa’lıların daha az uygar oldugunu söylediğini kabul etmemiz gerekiyor, zira o zaman da Türkler Avrupa’lıları yeniyordu… Ama yine de bir daha uygar, daha az uygar ayrımı var ki, bu günümüzdeki liberal düşünceler çerçevesinde savunulabilecek bir görüş değil.
Daha genel olarak, “İnsanın Kökeni” kitabından bir pasajın incelemesi şu adreste.
Kısaca, bu pasajda görüldüğü gibi, Darwin gerçekten de ırkları daha uygar daha az uygar diye sıralamış. Tabi, burada “cezayı hafifletici unsurlar” var: Darwin’in yaşadığı zaman, İngiltere’nin koloniyal projelerinin en tepede olduğu zamanlar, ve bu zamanlarda İngiliz toplumu genel olarak diğer ırklara karşı yüksekten bakan, paternalistik bir tavır içindeler. Darwin’in kişisel olarak Türklere ya da herhangi bir halka husumet beslediğini gösteren hiç bir delil yok, adamcağız politik konulardan uzak durmuş zaten genelde. Fakat yine de hepimizin görüşleri, içinde bulunduğumuz toplum tarafından etkileniyor, dolayısıyla Darwin’in uygarlıklar arasında ileri-geri farkı görmesi çok da şaşırtıcı olmamalı. (Tabi eklenebilir ki, o zamanlarda yaşayan Osmanlı’nın bir çok aydını da aynı görüşü– Avrupalıların daha üstün olduğunu) savunuyorlardı.
Her halikarda yukarıda bahsettiğimiz bilimsel kuramların kurucularından bağımsız olduğu gerçeğini tekrar vurgulamamız gerek — Darwin bu fikirlerini açıklayalı 120 seneden fazla zaman geçti. Çağdaş evrim teorisinin kurucusu Darwin olsa da bugünkü evrim anlayışımız onun anlayışıyla bir degil. Günümüzde evrim kuramı ve evrimsel biyologların topladıkları veriler, ırkların birbirinden daha üstün ya da alçak olduğu görüşünü desteklemiyor. Dolayısıyla Darwin bu konuda ne yazmış olursa olsun, bugünkü evrimsel biyologların ırkçı olmak bir yana, topladıkları veriler ve popülasyonlar arasındaki farkları evrim ışığında açıklamaları ile, ırkçılığa karşı bilimsel kanıtlar ortaya koydukları söylenebilir.
Son olarak, biraz farklı, ama bu meseleyle ilgili bir konu, kölelik konusunda, Darwin’in zamanının toplumsal görüşlerinin oldukca ilerisinde, ve ırkçılıktan uzak oldugunu görebilirsiniz. (Tekrar etmekte fayda var, Darwin köleliğe karşı çıkmamış olsaydı da, bu durum onun ortaya attığı evrim kuramının geçerliliğine gölge düşürmezdi.)
Darwin hayatı boyunca köleliğe şiddetle karşı çıktı. Hatta, bu sene yeni çıkan bir araştırma, Darwin’in köleliğe karşı duydugu öfkenin evrim teorisini yayınlamasındaki motivasyonlarından birisi olduğunu ileri sürüyor. Zira Darwin’in yaşadığı dönemde, köleliği haklı çıkarmaya çalışanlar zencilerle beyazların farklı türler olduğunu, o yüzden beyazların zencileri kullanmasının normal olduğunu savunuyorlardı. Halbuki Darwin, evrim kuramının bir sonucu olarak, tüm insanların aynı kökenden geldiğini, dolayısıyla eşit olduklarını gösteriyordu, bu da köleliğe karşı güçlü bir argümandı. İlgilenirseniz, kitabın Amazon sayfası burada.
Bu arada, tarihin bir cilvesi olarak, Amerika’da köleliği bitiren başkan olan Abraham Lincoln ile Darwin’in aynı tarihte ve günde doğmuş olmalarını da not etmek gerekir.
Sonuçta, Darwin çok iyi bir bilim insanıydı, ama hatalar da yaptı. Tıpkı kalıtım meselesini tamamen yanlış çözmesi gibi, ırkların uygarlık düzeyleri konusundaki bazı görüşleri de zamanı için normal olsa da bugün savunulacak cinsten değil, ve bizler dahil kimse de bu görüşleri savunmaya çalışmıyor. Öte yandan Darwin’in Türklere karşı özel bir husumet beslediğini işaret eden birşey de yok. O yüzden, başlıktaki soruların yanıtları kısaca, “Hayır,” ve “Hayır, ama zamanının adamıydı,” diyebiliriz.
Ve bütün bunlardan bağımsız olarak, ne Darwin’in bazı konularda hata yapması başka konularda haklı olduğu gerçeğini değiştirir, ne de bugünkü evrimsel biyoloji Darwin’in 120 sene önceki görüşlerine indirgenebilir.
Yazan: Erol Akçay
YANITIM
SAYIN EROL AKÇAY,
dovru darwinin o zamanlar yaptıkları beni alakadar etmez kardeş….ama şu var ki o ve şimdiki bilimsel denilen (ama bilimsel olmayan ) evrim teorisi..aynı şeyleri savunmakta..doğal seleksiyon,aynı.kardeş sayın EROL AKÇAY , şu anki bilimde o zamnki bilimde hala savaşılarak hayatta kalınabiliceğini savunuyor….
hala savaşılarak gelişilebilceği savunuluyor…bunun başka bir açıklaması yok ,olamaz,,,,,bu amaç hiç bir şekilde iyi birşeymiş gibi österilemz….
bu arada hadi diyelim o ırkçı neden hala adamcağız diyorsunuz anlamış değilim…..!!!!
AÇIKLAMAM LAZIM: lütfen 700 yıl hakimiyet vermiş,barış ve huzur dağıtmış ,şanlı bir devlet olan OSMANLI İMPARATORLUĞUNU VE ONUN MİLLETİNİ bu pis işlere alet etmiyiniz…..siz osmanlının bu fikre (savaşarak gelişiliceğine) asla ve katiyen sıcak bakmamıştır…….ki şu ankşi bilim hakli ise vede gerçekse o mektupta yazanlar doğru olmak zorundadır…yani yaşam mücadelesinde olma olayından bahsediyorum……o zaman mektup doğru olur…..çelişkili yazıların ,çelişkili yazarı EROL AKÇAY,lütfen biraz daha mantıklı düşünsün……ayrıca onun gibi düşünenler varsa fikirlerin değiştirsinler…!!!!!
UNUTULMAMALIDIR Kİ…………….
evrim bilim nekadar ilerlerse ilerlesin…,,,,bu yaşam mücadelesiden vaz geçmiyecektir…nitekim bu iddaa çıktığından beri 200 yıldan fazla geçmiş ve bu iddaa her zaman en önemli dayanak olmuştur….bu tür inanan insanları kınıyor ve kendilerini yine kendi VİCDANLARI ile başbaşa bırakıyorum………….!!!!!
DARWİN KEHANETLERİ.......................
Darwin ortaya attığı hipotez neticesinde bazı kehanetler öne sürmüştür.bu kehanetleri çoğu kişi bilmesine rağmen görmezden gelir...
mesela darwin 'in oğlunun yazdığı kitapta (darwin'in hayatı ve mektupları) bu konuya değinilmiştir.kitapta darwin bir arkadaşına mektup yazmıştır.buraya kadar herşey normal AMA kötü tarafı yeni başlıyor....
darwin 'e göre Türkler medeniyetten nasibini alamamış,AŞŞAĞI BİRER IRKmış vede yakın gelecekte elimine edileceklermiş...hatta bu yüzden Türkler arası bir popilasyon şimdiki türklerden bile daha aşşağı GORİDEN DAHA MEDENİYETSİZ varlıklar olacakmışız...
HERKEZE demiyorum ama bazı insanlar bu fikirleri öncü edinmiş ve Türkleri dünya üzerinden hele hele verimli bir yer olan Anadoludan çıkartmaya çalışmışlardır.1. ve 2. dünya savaşların en büyük ve kanlı nedeni olan bu teori naziler ve onlar gibiler için bir ideoloji olmuştur.
hele hele doğal seleksiyon......
savaşın en can alıcı nedeni işte buydu.....
hiç bir insan ,hiç bir kişi,vede hiçbir kurum ve kuruluş bu teorinin doğal seleksiyon bölümünü inkar edemez.edemiyeceği gibi bir taraftanda bunun faydalı olduğunu söyleyemez.
doğal seleksiyon gibi bir VAHŞET asla huzura,dengeye, ve barışa neden olamaz.insanlar kendilerini "evrim gerçek olabilir ama maymun gibi olmak zorunda değiliz" -"bizler barıştan yanayız" diyenler ancak kendilerini kandırırlar........!!!!!
öyle sanırlar AMA DEĞİLDİR.......
yinede hepinize saygı ve sevgi diliyorum ,,,,hoşçakalın......
DARWİN KEHANETLERİ.......................
Darwin ortaya attığı hipotez neticesinde bazı kehanetler öne sürmüştür.bu kehanetleri çoğu kişi bilmesine rağmen görmezden gelir...
mesela darwin 'in oğlunun yazdığı kitapta (darwin'in hayatı ve mektupları) bu konuya değinilmiştir.kitapta darwin bir arkadaşına mektup yazmıştır.buraya kadar herşey normal AMA kötü tarafı yeni başlıyor....
darwin 'e göre Türkler medeniyetten nasibini alamamış,AŞŞAĞI BİRER IRKmış vede yakın gelecekte elimine edileceklermiş...hatta bu yüzden Türkler arası bir popilasyon şimdiki türklerden bile daha aşşağı GORİDEN DAHA MEDENİYETSİZ varlıklar olacakmışız...
HERKEZE demiyorum ama bazı insanlar bu fikirleri öncü edinmiş ve Türkleri dünya üzerinden hele hele verimli bir yer olan Anadoludan çıkartmaya çalışmışlardır.1. ve 2. dünya savaşların en büyük ve kanlı nedeni olan bu teori naziler ve onlar gibiler için bir ideoloji olmuştur.
hele hele doğal seleksiyon......
savaşın en can alıcı nedeni işte buydu.....
hiç bir insan ,hiç bir kişi,vede hiçbir kurum ve kuruluş bu teorinin doğal seleksiyon bölümünü inkar edemez.edemiyeceği gibi bir taraftanda bunun faydalı olduğunu söyleyemez.
doğal seleksiyon gibi bir VAHŞET asla huzura,dengeye, ve barışa neden olamaz.insanlar kendilerini "evrim gerçek olabilir ama maymun gibi olmak zorunda değiliz" -"bizler barıştan yanayız" diyenler ancak kendilerini kandırırlar........!!!!!
öyle sanırlar AMA DEĞİLDİR.......
yinede hepinize saygı ve sevgi diliyorum ,,,,hoşçakalın.........
doğal seleksiyon gibi bir VAHŞET asla huzura,dengeye, ve barışa neden olamaz.insanlar kendilerini "evrim gerçek olabilir ama maymun gibi olmak zorunda değiliz" -"bizler barıştan yanayız" diyenler ancak kendilerini kandırırlar........!!!!!
öyle sanırlar AMA DEĞİLDİR.......
sayın SULTAN,
evrim kuramı, ahlaki, sosyal veya siyasi bir teori değildir.
Bu gibi ''ahkam'' kesme işlerine dalmadan önce, evrim kuramını (evrim karşıtlarından değil, evrimbilim temsilcilerinden) en azından ana hatları ile öğrenmeniz uygun olur.
saygılarımla
sayın ulpian....
biliyorum.yani yazdıklarımın ne hakkında olduğundan çok eminim.ama tatir buyurursunuz ki evrim siyasi veya kültürellikle alakası olmasa bile bunlara etki etmektedir.bu inkar edilemez bir gerçek.
kişi evrim teorisini kabul veya red eder ise işte o zaman hayatının her bir cm karesinde ayrı bir değişim yaşıyacaktır...
bu formun sıralaması : Turan Dursun Sitesi Forumları (http://www.turandursun.com/forumlar/index.php) > Genel Forumlar (http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=3) > Evrim Teorisi (http://www.turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=20) ve daha sonra Charles Darwin ve yaşamın kökeni...
yani burada darwin ve siyasi ,ekonomik,kütürel v.s. bağlarıda tartışıla bilir....burası bu konuyu genel olarak tartışmak için uygun.ben böyle düşünüyorum yanlış ise lütfen iletin...
bu arada ben bu yazıları adnan oktar veya tek yönli kişilerden almadım.bu tüm dünya'da genel bir bilgi.hatta okuduğum evrimci kişilerde bu gerçeği ya atlıyor yada üstü kapalı anlatıyor.hatta yabancı kaynaklarda bunları kabul edenleri bile okudum...gel gelelim açık ve net bir cevap daha bulamadım.bana soracak olursanız olmayan birşeyin cevabıda olamaz saygılarımla.........
sayın SULTAN,
öncelikle mesajınızı buraya yazdığınız için açıklama yapma gibi bir zorunluluğunuz yok. Ben de zaten mod olarak değil, herhangi bir katılımcı olarak size itiraz ettim. modluk bir durum olsa, özel mesaj yolu ile hallederdik birlikte. :)
Tekrar konuya dönecek olursak: evrim kuramının ahlaki değerlerle ilgisi yoktur, gravitasyon teorisi, atom kuramı gibi herhangi bir bilimsel teoridir. Tabiattaki olguları açıklamaya çalışır. Her bilimsel teori gibi, ilke olarak yanlışlanmaya açıktır, bilimsel kriterlere göre eleştirilir, tartışılır, geliştirilir vs.
Herhangi bir bilimsel teorinin yanlışlığını göstermek için, yol açtığı kültürel, siyasi, ahlaki olumsuzluklara işaret etmek, iki farklı kategoriyi birbirine karıştırmak demektir. Umarım açıklayıcı olmuştur.
saygılarımla
sayın ulpian .
evrim teorisinin bilimsel bir teori olup olmadığı benim gözümde tartışmalı bir konudur.ama sizin dediğiniz gibi olsun....
şimdi evrim teorisi bilimsel bir teori diye diğer alanlarda etkili olmaz mı?olur...
hemde nasıl olur.yani arada bir seçim yapmak var.ya tanrı,yada evrim...sorun ta buradan başlıyor.kimsi "bilim ile din ayrıdır" diyor...şimdi bu yüğzden bunlar çarpışıyor...eeeee!!!doğruya doğru ...bir insanın seçiceği her karar onu etkiler.evrimde böyle bir şey....yalan mı?
yani sonuçta evrim herşeyi etkiler...yalan mı?
neyse bana cevap verme zahmetini gösterdiğiniz için teşekkür ederim.....
müşkülpesent
29-11-2009, 20:11
Öncelikle Evrim Teorisinin bilimsel bir süreç içerisinde gelişip, çalışmalarını bu doğrultuda yürüttüğü konusuna açıklık getirmek gerekiyor.
Bilimin tanımı yapıldığında bu daha anlaşılır olabilir.
Bilim: Fiziksel ve maddesel dünyanın gözlem ve deney yaparak elde edilen sistematik bilgisidir.
Temeli belli bir sistematiğe dayanan ve bilimsel basamaklar içerisinde araştırmalarını gerçekleştirerek oluşturulan bu teoriye bilimsel olarak bakmamak oldukça subjektif bir yaklaşımdır. Kaldı ki bilim bunlarla ilgilenmez. Şimdi bu doğrultuda Evrim Bilimini kabaca “zaman içerisinde değişimi inceleyen bilim dalı” olarak tanımlayabiliriz. Süreç içerisinde Paleontolojik bulgular, fosillerin incelenmesi, anatomi ve morfolojik karşılaştırmalar, uygulamaların sadece bir kaçıdır. Yani konusunu ne metafiziktan almıştır ne dogmalardan ne de uydurma teist kitaplardan..
Diğer bir konu, özellikle son yıllarda (evrim teorisinin gün geçtikçe sağlamlaşan adımlarıyla doğru orantılı olarak) çok fazla dile getirilen, Darwin’in Türk düşmanlığı. Bu evrim teorisini örselemek adına verilen çırpınışların acınacak haldeki göstergesi aslında. Aşırı milliyetçi kesimi bu şekilde konudan soyutlama düşüncesi ortadaki Evrim Kuramının var oluşunu engelleyemiyor, engelleyemeyecek de. Kaldı ki evrim fikri ilk olarak Darwin’le de ortaya atılmamıştır. Bu sürecin çıkış noktası olması onu metalaştırıp günah keçisi haline getirmemizi gerektirmez.
Sürekli yeni bulgularla desteklenerek gelişen bu çalışmalar, Darwin’in öne sürdüğü bir takım fikirlerin de yanılgılarını ortaya koydu elbette. Evrimin komplike yapısının geniş zaman içerisindeki dağılımı araştırmaları güçleştiriyor ve bunun için uzun bir süreç gerektiriyor. Bu süreç araştırmalar doğrultusunda yürütülür ve zaman zaman yorumlamalarda hataya düşülebilir. Ama bu hiç bir zaman evrim kuramını bütünüyle çökertmeye yetmez. Çünkü yanılgıların kaynağı yorumlamalardır, somut veriler ise araştırmalarla zaten ortadadır.
Bu durumda, evrim ve din arasında yapılabilecek bir tercihin hatları, gerçek ve yalan arasında yapılabilecek bir tercih kadar belirgindir aslında.
sayın SULTAN,
evrim kuramı, ahlaki, sosyal veya siyasi bir teori değildir.
Bu gibi ''ahkam'' kesme işlerine dalmadan önce, evrim kuramını (evrim karşıtlarından değil, evrimbilim temsilcilerinden) en azından ana hatları ile öğrenmeniz uygun olur.
saygılarımla
Bi az okumuş vatandaş olaraktan soruyom. EVRİM BÖLEMİ BAŞLAMIŞ başlında doru dürüs aydınnatan yok beni.
bu sitede evrimmilim temsilçisi hiç yokmuki.
benim gibin cayil birinin bilem inanamayaca saçma sapan yanıtlar
veriyolar yaa.
herbişee kendi kendinne olmuşmuş.
heee zate femerbahçeyde kasımpaşa yenmedi.
seyirciside olmadı için ortada kanıtta yok.
fener kendi kendinne yenildi.:hat:
bakın hakaret etmiyeceğim ama darwin gibi ırkçı ve türk düşmanı bir insanı nasıl savunuyorsunuz bilemiyorum?...
Ah Sultan.... Ah!
Sana bilimsel bir yazı ,bir araştırma nasıl yapılır anlatmama gerek var mı bilemiyorum ama ben bilimsel yolu ,yıllarını laboratuarlarda ve kimya literatürünün içinde geçiren biri olarak çok iyi bilirim.
"Ara sıra bizim medyada duyduğumuz bir iddiadır, Darwin’in Türk düşmanı olduğu, Türklerin alçak bir ırk olduğunu iddia ettiği......" gibi bir yazının cidden hiç mi hiç önemi olamaz.Bir kere 7. kelimesinde bahsi geçen "iddia" bu yazının çürütülmesinin mührü niteliğindedir.Kaynakça nerededir bu "iddia" da?Darwin'i tanımaya fırsatım olmadı ,malum ayrı dönemlerine düştük Dünya'nın ,bu sebepten onun ırkçı düşünceleri varsa da bunu bilemeyiz.Kaynak yok ,iddiadan öte değil hiçbiri.
İşte sana bilimsel bir araştırma ;hadisler ve kaynakçaları.Ne yazık ki hiç biri iddia değil.Tüm bu kitapları (Diyanet onayı ile) Türkiye'de bulabilirsin.
Islami yapitlarin Türklerle ilgili bölümleri genellikle "Kitalu't-Türk" basligini tasir; bu "Türklere karsi savas", ya da "Tükleri öldürüp yok etme" anlamina gelir ve Muhammed'in Türkler aleyhinde söylediklerini içerir. Bunlardan bir ikisine göz atacak olursak:
Ebu Hüreyre'nin rivayetine göre Muhammed söyle diyor: "...Küçük gözlü, kirmizi yüzlü, basik burunlu, ve suratlari kalin deriden yapilmis kalkanlara benzeyen, (yayvan suratli) Türklere karsi savasmadikça kiyamet günü gelmeyecektir. Ve kiyamet günü gelmeyecektir ta ki sizler kivrik kildan yapilmis sandal giyen bir millete (Türklere) karsi savasana kadar". Bu sözler Buhari'nin e's-Sahih adli yapitinin Kitab-i Cihad'indan alinmistir; bu yapit Islam'da, Kur'an'dan sonra en degerli ve en güvenilir kaynak sayilir.
Müslim, Ebu Davud ve Nesei gibi kaynaklarda Muhammed'in söyle dedigi yazili: "Müslümanlar, Türklerle öldürüsmedikçe kiyamet kopmayacaktir. Yüzleri kalkan gibi, üst üste binmis, (kalin) derili olan bu toplumlar... kil giyerler".
Ibn Mace'nin rivayetine göre Muhammed, müslümanlara söyle emretmis görünüyor: "Su da kiyamet alemetlerinden: Kildan (kece) ayakkabi giyen bir toplumla vurusup öldürüseceksiniz. Genis yüzlü, yüzleri kalkan gibi, üst üste binmis derili toplumla vurusmaniz, öldürüsmeniz, kiyamet alametlerindendir. Siz (müslümanlar) küçük gözlü, kizil yüzlü, basik burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmis olan Türklerle öldürüsmedikçe kiyamet kopmaz".
Ebu Davud'un Sünen adli yapitinda Muhammed'in su sözleri var: "(Siz Müslümanlarla) küçük (çekik) gözlü toplum, Türkler, savasacaklardir. Siz onlari, üç kez önünüze katip götüreceksiniz, süreceksiniz. sonunda Arap yarimadasinda karsilasacaksiniz. Birincide onlardan kaçan kurtulur. Ikinci de kimi kurtulur, kimi yok edilir. Üçünçüdeyse onlarin tümü kirilacaktir".
[Bütün bu hususlar için Buhari'nin e's-Sahih (Kitabu'l-Cihad), Müslim'in e's-Sahih (Kitabu'l Fiten), Ebu Davud'un Sünen (Kitabu'l-Menahim); Nesei'nin Sünen (Kitabu'l Cihad), Ibn Mace'de Babut-Türk bölümlerine bakiniz]
Dikkatle okursan Sultan ,şundan duydum ,bundan işittim ,oradan fısıltı oldu ,buradan vahiy geldi değil ,kaynakçanın tamamının "El ŞakŞak-ul Kuran" (Kuran Şakşakcıları) tarafından oluşturulduğunu ve bunların şahika hadisler (en üst düzeyde doğru) olduğunu görürsün.Sultan görülen o ki ,Türke hakaret edenin ,hatta dahası doğrudan öldürme buyruğunu "Allah" katından farz olarak indirenin Muhammed olduğunu görmekteyiz.
......darwin gibi ırkçı ve türk düşmanı bir insanı nasıl savunuyorsunuz bilemiyorum?...
Muhammed gibi birini nasıl savunuyorsun Sultan? Bir Türk veya Türkiye'li olarak kıyamete kadar müslüman olamayacağın ve kıyamete kadar katlinin müslümanlarca vacip olduğu peygamber tarafından buyrulmuşken hem de?
Rica etsem bu kitapları okur ,ardından düşüncelerini burada paylaşır mısın?Emin ol biz burada olacağız.
Saygılar ,esen kal.
sultan boşboşuna kopyalayıp asma bunca yazıyı sen bu teoriyi öğren önce bir!!
biraz oku ama darwini oku!
ayrıca senin muhammedininde türklerle ilgili yazdıklarına bir bak ok??
tekrar söylyorum............................!!!!!!!!!!!!! !!!!!1
ben yazıcaklarım bilimsel demedim...yazacaklarım daha doğrusu yazdıklarım oldukça hür ve geröektir.evrim bilimsel bir teori olabilir ancak ben doğal seleksiyon gibi bir kavramın vede evrimin SONUÇLARINDAN ve tabii ki darwin i savunanlara yazdım bunları....son derece haklıyım.zaten doğal seleksiyonu kabul ediyorsanız darwin!in dedikleride doğru olmak zorundadır..........
ben evrimi yalanlıyıcak başka kaynak bulamadığımdan dolayı böyle bir yazı yazmadım.içiinden bir tane seçtim ve yazdım olay kapandı.........
saygılarımla....
ayrıca kızılordu........
herkez bir "peygamberine bak sen" diyor....yahu nereden kanıtınız mı var???lütfen söyleyin bunu neye dayanarak söylüyorsun...ben evrimi yıllarca araştırdım!!!!madem gerçek neden ateist olmuyayım?madem islam yok bende ateist olurum olur biter!!!!
peygamberimiz hakaret falan etmedi ....lütfen kaynağını gösterde cevaplıyayım....
teşekkür eder.....
AerA..................
ben herkeze yanıt veren bir insanım.söylediklerine açıklık getirmekten zevk duyucam.
"Ebu Hüreyre'nin rivayetine göre Muhammed söyle diyor: "...Küçük gözlü, kirmizi yüzlü, basik burunlu, ve suratlari kalin deriden yapilmis kalkanlara benzeyen, (yayvan suratli) Türklere karsi savasmadikça kiyamet günü gelmeyecektir. Ve kiyamet günü gelmeyecektir ta ki sizler kivrik kildan yapilmis sandal giyen bir millete (Türklere) karsi savasana kadar". Bu sözler Buhari'nin e's-Sahih adli yapitinin Kitab-i Cihad'indan alinmistir; bu yapit Islam'da, Kur'an'dan sonra en degerli ve en güvenilir kaynak sayilir."
sen böyle demişsin......
kardeş öncelikle süylemeliyimki o zamanlar türkler mi yoksa moğollar mı bu söze dahil bilinmiyor.%99 moğollar...ki eğer moğollar ise haklılar.moğollar yıkıcı bir kavimdir......
ayrıca birde şu var.o yazının gerçeğinde türkler kelimesi geçmez....yazının orjineli bu değildir....orjinelinde yine:siz haklısınız demez.o haklı demez.zaten biz osmanlı zamanında araplar ile savaştık istersen haır de!!!!!!!!!
AKLIMA BİR ŞEY DAHA GELDİ............................................. ....
arkadaşlar siz niçin ,neden,hangi sebepten dolayı her seferinde gelipte "sen kendi dinine bak" diyorsunuz?
diyelim ki ben bir ateisttim ama evrimi savunmuyorum.....nasıl yazı yazcaksınız?lütfen biraz daha alakalı yazın ......................
arkadaşlar siz niçin ,neden,hangi sebepten dolayı her seferinde gelipte "sen kendi dinine bak" diyorsunuz?
diyelim ki ben bir ateisttim ama evrimi savunmuyorum.....nasıl yazı yazcaksınız?lütfen biraz daha alakalı yazın ......................
Bunu sizin söylemeniz çok ilginç sayın SULTAN,
evrim teorisine karşı çıkarken, evrim teorisiyle hiç alakası olmayan her türlü argümanı getiriyor olan, Darwin'in kişiliğini, sözde ırkçılığını vs. öne süren sizsiniz.
Lütfen, tavsiyemi ciddiye alın ve öyle çok fazla da değil, şöyle bir-iki haftanızı bu konuya ayırarak, evrim kuramını (karşıtlarından değil, bilim insanlarının yazdıklarından) öğrenmeye, anlamaya çalışın.
saygılarımla
yine aynı şeyyyyyy!!!!!!!!!
arkadaşlar ben size (daha doğrusu ulpian) dinimi sorgulamayın demiyorum ki!!!!
ben size bu konuyu eleştirirken karıştırmayın diyorum....
hem ben darwin hakkında yazı yazarım.neden mi?çünkü başlık """Charles Darwin ve yaşamın kökeni """ yani bu yazıları yazmak için uygunda ......anlata bildim mi????
Bakın sayın SULTAN;
neden anlayamıyorsunuz?
Siz şöyle yazdınız bu başlıkta:
charles darwin mi?
bakın hakaret etmiyeceğim ama darwin gibi ırkçı ve türk düşmanı bir insanı nasıl savunuyorsunuz bilemiyorum?...
o tam bir cani b bir gerçek ....ben mi "türkler aşşağı ırktır" dedim?hayır,bunu söyleyen DARWİN.sizin savunduğunuz darwin.bizim adımıza elimine edilecek diyen DARWİN.kimileri onu savunmaya çalışıyor onları kınıyorum...
Evet, başlığın isminde Darwin'in ismi geçiyor ama, ''Darwin ve yaşamın kökeni'' şeklinde. Yani burada bizi ilgilendiren, Darwin'in kişiliği, hayat tarzı, siyasi görüşü vs. değil, kurmuş olduğu evrim kuramı.
Siz de zaten, ''Böyle birisini nasıl savunursunuz. Kınıyorum sizleri'' derken, Darwin'in kaşını, gözünü değil, Darwin'in evrim teorisini savunmamızı kınıyorsunuz.
Ben de diyorum ki, evrim teorisine karşı böyle argüman getirilmez. Birinin ötekiyle alakası yok.
Bakın, tavsiyemi tekrarlıyorum. Lütfen ciddiye alınız. Önce bir düşünün, ''bugün dünyanın dört bir yanında, liberal, komünist, ırkçı, inançlı, inançsız, zenci, beyaz, çekik gözlü onbinlerce bilim insanı, profesör, doktor, asistan, vs. neden evrimin doğru olduğunu kabul etmekte'' diye. Ondan sonra iki haftanızı ayırarak, evrim kuramını (karşıtlarından değil, bilim insanlarının yazdıklarından) öğrenmeye, anlamaya çalışın.
saygılarımla
tamam madem ki "yazının konu ile alakası yok" diyorsunuz.....
bizde yeni bir sayfa açarız ama biraz yanıt vereyim............................
öncelikle demir polata yanıt vereyim....
demirpolat şunu söylemeliyim ki kitabın başlığı çoooooooook büyük bir ihtimal fiziksel özellişklere göre yazılmışşşş.....yani verdiğin özellikler kesinlikle moğollar....kitapın konu başlığı buna göre gönderme yapılmış diye düşünüyorum....
daha ekliyeceklerim var ama vaktim yok hadi ben kaçtım......
bana yanıt verdiğiniz için teşekkür ederim.......
öncelikle şunu söylemeliyim ki TÜRKLERİN ANA YURDU ORTAASYADIR....moğollarında geliş yeri burasıdır.aynı şekilde rusların büyük bir kısmınında yeri orasıdırr.......
hem söylesenize persler zaten Türk değil mi?????hem unutulmamalıdır ki sizin teorinize bakıldığında bu iş çıkmazın içine daha beter girer.ama Türkler ile moğollar gerek kültür gerek zaman gererk dil gerek ise mekan kavramları içerisinde bir birlikti.tabiiii ayrıldıkları en büyük nokta moğolların savaşmaya çooooooooooooooooook daha meraklı olması.ama sorun merak değil.onların putberes dinleri nedeni ile yık ve yağmala yürütmüşler.ayrılan türkler ise bir zaman sonra islam 'ı kabul etmiş ve kurdukları yerlere YERLEŞMEYİ denemişler ve bu konuda çok başarılı olmuşlardır.şimdi gelelim asıl mevzuya.....................
türklerin yada moğolların , yada türkiş moğolların (moğol türk karışımları) tarihi islamdan öncedir.yani kastı geçen türkler fiziksel özelliklere bakılarak TÜRKTÜRLER denmiştir.anacak unutulmaması gereken bir ayrıntı var...türklerde islam'ın kabulinden önce moğollardan yeni ayrılmışlar vede islama ayak uydurmuşlardır.
ancak fiziksel özellik bakımından benzer oldukları için bazıları Türk demiştir.hem söylesene neden "MÜSLÜMAN" KELİMESİNİ HEP "ARAP" OLARAK TASARLIYORSUN???
unutma o yazı şu şekildede açıklana bilir.....
OSMANLI yada SELÇUKLU devirlerinde biz moğollarla sayısız savaş yaptık.niçin müslüman denilen insanlar osmanlılar olmasın?zaten osmanlılar dedikleri kürt,türk,arap,arnavut v.s. karışımı değil mi???bu yazıyı birde böyle yorumlayalım...osmanlılar Türkler ise o zaman osmanlı içindeki araplarda Türklerle dosttane bir bağ oluşturur!bu ters bir mantık değil mi???
benimle tartışma zahmeti gösteren herkeze teşekkür ederim......
müşkülpesent
01-12-2009, 19:39
Bahsedilen ve kaynağı verilen hadislerin sadece tahminler üzerinden (ki bunları da hiç bir mantık çerçevesinde temellendirmeden) fikir yürütmeyle bir insan tarafından nasıl evrim geçirtildiğini görüyoruz. Aslında saptırılmadan önce konumuz da tam olarak buydu; evrim.
İlk Evre:
kardeş öncelikle süylemeliyimki o zamanlar türkler mi yoksa moğollar mı bu söze dahil bilinmiyor.%99 moğollar...ki eğer moğollar ise haklılar.moğollar yıkıcı bir kavimdir......
Hiç bir kaynağı, dayanağı olmadan sadece kişisel kaygılar üzerine yapılmış bir tahmin. Üstelik de % 99 pay biçilecek kadar inandırmışsınız kendinizi buna. Moğolların yıkıcılığını özellikle belirtmeniz, Türkiye’deki yanlı tarihle yetiştirildiğinizin de açık kanıtı aslında.
İkinci Evre:
demirpolat şunu söylemeliyim ki kitabın başlığı çoooooooook büyük bir ihtimal fiziksel özellişklere göre yazılmışşşş.....yani verdiğin özellikler kesinlikle moğollar....kitapın konu başlığı buna göre gönderme yapılmış diye düşünüyorum....
Evet öncesinde %99 ihtimal vererek ortaya attığınız fikre kendinizi öyle inandırmış olmalısınız ki “kesinlikle doğrudur” kanısına varmışsınız. Her seferinde fiziksel özelliklerine bakılarak Türk denildiğini söylüyorsunuz. Peki siz moğolları öne sürerken hangi özelliklerine dayanarak bu fikrin doğruluğuna inanıyorsunuz? Ah tabi Moğollar yıkıcıydı, Türklerse yapıcı.
Peki farzedelim sizin teziniz doğru ve hadislerin bahsettiği topluluk Moğollar. Bu durumda kıyametten önce vuruşmanız gereken topluluk Moğollar. 19 yy'dan önce Moğolların dağıldığını göz önünde bulundurursak şu anki hedefi nasıl belirleneceksiniz peki?
Bu konunun üzerinde durmam sadece müslümanlar için değer gören bir hadisin bile işlerine gelmediği taktirde nasıl çarpıtıldığını belirtmek. Yoksa ne Moğollar umrumda, ne Türkler ne de herhangi başka bir topluluk!
Çünkü İnsanlığı kategorileştirenler cevaplarını bir kaç yüzyıl önce aldılar. Yaklaşık ikibin yıldır Aristo’nun ileri sürmesiyle devam eden "emriyonun kandan oluşması fikri" çürütüldü. Bu fikirle doğan “saf kan”, “asil kan”, “kanı bozuk” gibi tabirler de çökmüş oldu. Ama hala bazı kesim bunu devam ettirmekte ısrarlı.
Konu evrim olunca her yol mübah. Çarptır çarptırabildiğin kadar. Ne zaman bu konuyu evrim çerçevesinde tartışmayı öğreneceksiniz merak ediyorum.
Çok doğru söylemişsiniz ,çünkü bende sizinki ile "aynı fikirleri" bu sayfada paylaşmak istiyordum.Ama başlığı bozmakdan öteye gitmiş olmayacağımı sayenizde fark ettim müşkülpesent.Teşekkürler ve hadi artık "Charles Darwin ve yaşamın kökeni" başlığına geri dönelim.
http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/imagecache/makale_genel/images/darwin-origin-species.jpg
Darwin’in, 1837’ye tarihlendirilmiş bir defterde yer alan “hayati olaylarla kimya yasalarının arasındaki yakın ilişki, cansız varlıklardan canlı varlıkların oluşması hipotezini makul kılıyor” ifadesi araştırmacılara gereken ipucunu verdi.
Konuyu toparlayalım istiyorum ;
"Hayati olaylarla kimya yasalarının arasındaki yakın ilişki, cansız varlıklardan canlı varlıkların oluşması hipotezini makul kılıyor"
Yazının devamı için ;
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=14218&page=4
(39.iletiden başlar ve devam eder.)
Önce şu üçünü bir kavrayalım.Bunlara mutlaka ihtiyacımız vardır.
1-) Madde durağan değildir.(Elektronların çekirdek etrafında orbital ismi verilen bölgelerde bulunmaları ve hareketli olmaları gibi.)
2-) Her çeşit madde ,molekül ,atom dış etkilere tepki verir.Verdiği tepkilerle yeni bir denge hali oluşturma eğilimindedir.(Bunun kimyasal tepkimelerde ki adı Le Chatelier ilkesidir.Le Chatelier İlkesine göre, kimyada dengedeki bir sisteme dışarıdan bir etkide bulunulduğunda, sistem bu etkiyi azaltıcı yönde yeni bir denge hali oluşturur.)
3-)Doğada ki dinamikler ,oluşumlar sürekli değişim halindedir.
Bir kimyasal reaksiyonun oluşması için madde ve reaksiyon ortamına ihtiyaç vardır.Etkileşimin daha kolay olması için istenir ki bu maddeler bir çözeltide bulunsun.(Meali ;deterjanın kirleri çözebilmesi için su gereklidir.Su içinde gerçekleşen bir olaydır ki kuru çamaşırdaki kirin üzerine direkt dökülen deterjan işe yaramaz.)
Dünya denizlerinde ilk hayatın suda oluştuğu anlatıyor ya hani ,işte bu çözelti ortamıdır.Zaten var olan atomlar zamanla su içinde şekerler ,lipidler (yağlar) ,aminoasitler ,proteinler v.b molekülleri oluşturur.(Bu olay laboratuar ortamında kontrollü gerçekleştiğinden daha hızlı sonuç alınır.)
Bu moleküller (özellikle şeker ;DNA ve RNA yapısında mevcuttur.) zamanla birbirine eklenerek daha büyük molekülleri oluşturur.(Meali ;uç uca eklenmiş iplerden daha uzun ama ilk başta ki ipden tamamen farklı bir ip oluşumu gibi.Bir DNA molekülü milyarlarca şeker molekülünden oluşan tek bir yapıdır.)Bu moleküllerden bazıları hücre zarı dediğimiz (meali ; hücre için bir deri görevi yapan zar) yapıları oluşturur ,bazıları proteinler denilen yapıları oluşturur v.b.Sistem bir kez uyumlu harekete geçtimi (Meali ;bayır aşağıya bırakılan tekerleğin sürekli hareket etmesi gibi) dışarıdan gördüğü etkilere karşı tepki vermeye ve kendine yeni bir denge hali oluşturmaya başlar.(Hücre zarı ,hücre içi kimyasal reaksiyonların dış etkenlerden etkilenmemesi için yine moleküllerce sistemin kararlılığını korumak amacı ile inşa edilir.)
Fakat bu denge hali kalıcı değildir ,çünkü doğanın dinamikleri ,olayları değişkendir.Atomların oluşturduğu sistemi korumak için yaptığı hücre zarı her zaman işe yaramaz.Bu hücre zarına sahip oluşumun birleşmesi ,örgütlenmesi gerekir.(Ayrıca bakınız ;tek hücreli canlılarda oluşan volvox kolonileri).Bu örgütlenmeler ,her atom dizilimi farklı yapıda olan maddeler için doğası gereği farklı olacaktır.(Meali ;aşırı sağ örgütlenmeler ve aşırı sol örgütlenmelerin farklı doktrinler yüzünden farklı örgütlenmelere ihtiyaç duyması gibi).Etkilerle baş gösteren tepkilerde ,bu farklılaşma kimi maddelerde kemikler ,kimilerinde kıkırdak ,kimilerinde sadece daha kuvvetli hücre zarı oluşumuna yol açar.
Lakin bu da bir çözüm değildir.Oluşmuş olan herşey bir örgüt çatısında daha kuvvetli ,daha dirençli ve daha stabil olacaktır.Bu sebeple bağımsız ihtiyaçlardan ortaya çıkan organ sistemleri canlı dediğini oluşturur.(Meali ;askeriyede istikamcısından pilotuna kadar hepsinin askeriye çatısında buluması ve hep beraber aynı amaca hizmet etmeye çalışmaları daha başarılı sonuçlar verir.).
İlk canlı (kimyasal tepkimelerini korumak ve devamını sağlamaya calışan polimerik yapı) suda oluşmuş tek hücrelidir.Daha sonra volvoxlar (tek hücrelilerden oluşan en ilkel çok hücreli.) benzeri farklı polimerik yapılar ,yapılarını geliştirerek örneğin bir balığı ,bir yengeci oluşturur.İlk başda oluştudukları protein zincirleri ve DNA'ları farklı olduğundan kimi balık kimi yengeç olur.Yaşam koşullarına göre kendi içinde türlere bile ayrılırlar.
Sudan ilk çıkış ise ;su ortamının yarattığı etkilere suda cevap veremeyecek polimerik yapıların kendini kurtarma çabasıdır.(Bazı canlılarda karadaki etkilere cevap veremez.).Sonrasında her canlı (kimyasal tepkimelerini korumak ve devamını sağlamaya calışan polimerik yapı) değişen dinamiklere uygun olarak değişmeye başlamıştır.Buna Evrim deniliyor.Doğa dinamikleri karşısında yılmadan ,yeni moleküler modifikasyonlarla ,gelecek kuşaklara aktarılacak ayakta kalabilme çabası.
HEDEF???
NASIL BİR HEDEF???
moğollara yıkıldı tezini koyman senin hatandır!!!
moğollar yıkıcıdır bunun üzerindede tartışabiliriz.ben sözümün arkasında duran bir insanım.............!!!!!moğol yıkıcıdır.hatta fırsat olunca akraba oldukları Türklerlede çarpışmışlardır!!!ben gerçekleri söylüyorum...
tarihi verileri yok eden bir moğoldu(timur) her yeri yıkıp yıkarak anadoluya kadar gelen moğoldu (cengiz han) ve bunun gibi binlercesi.........
hem söylesene bizim mi gizlerimiz daha şekik yoksa moğolların mı?bizim mi burnumuz daha basık moğolların mı?bana trabzonluların basık burunlu olduğunu mu söylüyorsun????
bu arada :
"Konu evrim olunca her yol mübah. Çarptır çarptırabildiğin kadar. Ne zaman bu konuyu evrim çerçevesinde tartışmayı öğreneceksiniz merak ediyorum. " demişsin(!)
"müşkülpesent" ben sence yalan mı söylüyorum?bunlar yalan mı?bunların olayları çarptırmak ile herhangi bir alakası yok!!!bilimsel olarakta tartışırız,politik olarakta siyasi olarakta geri kalan her şekildede........
saygılarımla SULTAN...
müşkülpesent
02-12-2009, 15:17
Öncelikle bunun bu konu hakkında sana vereceğim son cevap oldunu belirtmek isterim. Çünkü “Charles Darwin ve Yaşamın Kökeni” başlığı altında ısrarla konuyu sabote etmeye çalışıyorsun. Ve ben bunu devam ettirmek niyetinde değilim.
HEDEF???
NASIL BİR HEDEF???
moğollara yıkıldı tezini koyman senin hatandır!!!
moğollar yıkıcıdır bunun üzerindede tartışabiliriz.ben sözümün arkasında duran bir insanım.............!!!!!moğol yıkıcıdır.hatta fırsat olunca akraba oldukları Türklerlede çarpışmışlardır!!!ben gerçekleri söylüyorum...
tarihi verileri yok eden bir moğoldu(timur) her yeri yıkıp yıkarak anadoluya kadar gelen moğoldu (cengiz han) ve bunun gibi binlercesi.........
Hatalı olarak öne sürdüğün tezimi bana Moğolların yaşadıkları bir yeri harita üzerinde göstererek kanıtlayabilirsin. Böylelikle hadiste bahsi geçen hedefinizi ve katliyam çizelgenizi daha net öğrenmiş oluruz. Büyük harflerle şaşkınlığını gösterdiğin hedeften kasıt bu. Neden bahsediyoruz ki biz?
Ayrıca tüm bu gerekçeler sunulmadan salt senin tahminlerine dayanarak, hatalı olduğum kanısına varmam.
İkincisi, sürekli dile getirdiğin moğolların yıkıcılığı konusu. Oysa Osmanlılar üç kıtaya yayılırken bunu etrafa Çiçekler yayarak yapmışlardı? Hangi gerçekleri söylüyorsun? Gerçek nedir? Senin kişisel görüşlerin mi?
hem söylesene bizim mi gizlerimiz daha şekik yoksa moğolların mı?bizim mi burnumuz daha basık moğolların mı?bana trabzonluların basık burunlu olduğunu mu söylüyorsun????
Söylemlerinle Moğolları yeni keşfetmenin heyecanı içerisinde olan bir insan profili çiziyorsun. Bahsettiğin özellikler Orta Asya Türklerini de çok iyi betimliyor oysa..
Konu evrim olunca her yol mübah. Çarptır çarptırabildiğin kadar. Ne zaman bu konuyu evrim çerçevesinde tartışmayı öğreneceksiniz merak ediyorum. " demişsin(!)
"müşkülpesent" ben sence yalan mı söylüyorum?bunlar yalan mı?bunların olayları çarptırmak ile herhangi bir alakası yok!!!bilimsel olarakta tartışırız,politik olarakta siyasi olarakta geri kalan her şekildede........
saygılarımla SULTAN...
Sorun şu ki, ben senin tahminlerine dayalı ve hiç bir mantık çerçevesinde sorgulanmamış fikirlerini önemsemiyorum. Dediğin gibi bilimsel tartış, siyasi tartış, ortaya somut veriler koy ondan sonra devam edelim.
Ama her başlık kendi çerçevesinde değerlendirilsin elbette..
zaten bende başlığı değiştirmek isterdim........ANCAK::::::
unutmaki bir ben birde sen yaZIyorsun yani ben tek başıma yazmıyorum..bundan sonra diğer konu başlığında tartışırız......saroz un açtığı yerde.........