Orijinalini görmek için tıklayınız : Semavi Dinlerin Sümerdeki Kökeni adlı yazıya gelen karşıt görüşlere cevaplar
SEMAVİ DİNLERİN SÜMERDEKİ KÖKENİ ADLI YAZIYA GELEN KARŞIT GÖRÜŞLERE KARŞI CEVAPLAR VE MANTIKSAL SORULAR
Merhabalar mağlup durumdaki hapis hayatı süren gezegenin, tünel kazarak gün ışığı görmeye çalışan masum insanları.
Bu yazıya tesadüf ettiyseniz, yazının içeriğine biraz yabancı kalacaksınız. Fakat yazıyı ilk iki yazımın bir devamı olduğunu biliyorsanız, bu yazının “Semavi Dinlerin Sümer’deki Kökeni” adlı yazılarıma gelen karşıt tezlere karşı yazılmış bir yazı olduğunu biliyorsunuz demektir.
İsterseniz fazla uzatmadan başlayalım.
Evet, yazıyı yazdık, çeşitli kaynaklardan yararlandık, görüşlerimizi savunduk, kaynaklarımızı sunduk. Tahmin ettiğim gibide hep aynı tarzda karşıt görüş geldi. Önceki yazılarımda bu görüşlerin temelinin “genel olarak semavi dinlerin tanrısı olan Allah’ın/Yehova’nın Sümerlere geçmişte bir din gönderdiği bu yüzden benzerlikler olduğu ve benzerliklerin arasındaki çeşitli farklıkların var olmasının sebebinin ise bu dinin zamanla yozlaştığı fikrine dayanmakta olduğunu” söylemiştim. 2. yazıma da yine aynı temele dayanan görüşler geldi. Anlayacağınız binanın temelini saptadık, orayı bir güzel patlatalım. Öyle bir patlatalım ki, 11 Eylül’de ikiz kulelerin temelini patlatan mühendisler bile kıskansınlar (.
“Sümerlere de Hak Dini İnmiştir” Tezi
Bu tezi açıklamaya gerek yok sanırım. Adından belli zaten. Sümerlere de peygamber inmiş, onlara da Allah ayet vs indirmiş mantığı var. Aradaki farkların, mesele Sümerlerin çok tanrılı olmasının, sebebi ise bu dinlerin yozlaşmasından dolayı olduğu savunuluyor. Yani zamanla bozulmuş, çarpıtılmış.
Tezin geçersizliğine değinmeden önce ne cevap geleceğini çok merak ettiğim bir soru var önce onu sormak istiyorum:
Tanrının Yozlaşmaya göz yumması durumu:
Semavi dinlerin tanrısı olan Allah’ın/Yehova’nın Sümerlere geçmişte bir din gönderdiği savunuluyor. Sümerlerin inançları ile Semavi dinler arasındaki çeşitli farklılıkların var olmasının sebebi ise Sümerlerin yozlaşmasına, sonradan bozulmalarına bağlanılıyor.
Soru: Tanrı sonsuz güçte olduğuna ve her dilediği gerçekleştiğine göre neden gönderdiği dinin yozlaşmasına engel olmadı?
Eğer amacı Sümerleri test etmek idiyse, o zaten her şeyi bilen bir varlık değil mi, teste neden ihtiyaç duydu?
Şimdi gelelim bu tezi geçersiz kılan etkenlere:
Satürn gezegeni ve tatil günü tutarsızlığı:
Sümerlerde Satürn gezegeni kötülüğü temsil ediyor. Bu yüzden Satürn gezegenin simgelediği Saturday (türkçede Cumartesi) günü yas günü, kötülüklere karşı dinlenme günü, hüzün günü olarak kabul görülüyor.
Bu olay yahudilerde ve müslümanlarda da var. (hristiyanlarda varmı bilemem). Fakat yahudilerde bir fark ile varlık gösteriyor bu benzerlik. Saturn gezegeni sümerlerin tersine iyiliği simgeliyor. Bu yüzden yahudilerde ismi Satürn gezegeninden gelen Saturday (cumartesi) günü iyilik, neşe, sevgi, mutluluk ile dinlenme günü olarak kabul görülüyor. Günümüzde islam aleminde ise bu Cuma günü olarak devam ediyor!
Soru: Madem Sümerlere de hak dini indi ve Sümerlerde Satürn gezegeni kötülüğü temsil ediyor, neden tanrının günümüzdeki dinlerinde Satürn gezegeni kötülüğü temsil ediyor? Tanrı neden görüş değiştirdi?
Suların kana çevrilmesi olayı!
Sümerlerde İnanna adlı bir tanrıça tecavüze uğradığı için sinirlenip suları kana çeviriyor.
Tevrat'ta ise Musa adlı peygamber, mısırlı bir firavunun Yehova ya tapınmadığı gerekçesiyle, yehova’nın kendisine verdiği güç aracılığıyla, mısırdaki suları kana çeviriyor.
Soru: Madem Sümerlere de hak dini inmiş ve madem Sümerlerdeki tanrıça İnanna aynı semavi dinlerin kitaplarında geçtiği gibi Musa’ya benzer şekilde suları kana çeviriyor, o halde bu İnanna adlı Sümer tanrıçasının bir peygamber olduğu anlamına gelir.
Fakat nedense Sümerler bu şahsiyetlere tanrı-tanrıça diyorlardı. O halde buradan Sümerlere gönderilen peygamberlerin yoldan çıktığı, yozlaştığı sonucu ortaya çıkıyor. Yani kısacası tanrının gönderdiği peygamber defolu çıkıyor. Bu nasıl mümkün olabiliyor?
Levh-i Mahfuz kitabı:
Sümerlerdeki bir anlayışa göre tanrıların istekleri gökteki yıldızlarda yazıyor.
Semavi dinlerden olan İslam’da ise tanrının bütün âlemlere ve uygarlıklara gönderdiği kuralların yazılı olduğu bir kitap var. Bu kitap Allah ile birlikte gökte yer alıyormuş.
Soru: Madem Sümerlere de hak dini inmiş ise, Sümerlerde neden Levh-i Mahfuz adında bir kitap yok. Ayrıca neden Sümerlerde tanrının/tanrıların istekleri gökte yazılı oluyor da semavi dinlerde gökte yer alan bir kitapta yazılı oluyor. Neden arada böyle bir fark var. Tanrı neden sistem değiştirdi? Tanrı neden not defteri tutmaya başladı?
Tek taraflı bakış açısı sorunu:
Sümerlerin dininin bozulduğunu, yozlaştığını, asıl dinin günümüzdeki din olduğunu savunan insanlar sanırım durumun tersini hiç düşünmediler.
Soru: Asıl orijinal dinin Sümerlerin dini olduğunu, bu dinin KASITLI OLARAK bozularak günümüze getirilmediği ne mâlüm? Doğru olan inancın günümüzdeki inanç olduğunu neye dayanarak iddia ediyorsunuz?
“SÜMERLER ÇOK ESKİ ZAMANLARDA YAŞADIĞI İÇİN ONLARDAN ALINTI YAPILAMAZ” TEZİ
Biraz uzunca değineceğim bu konuya. Elimden geldiğince akıcı ve keyifli bir üslup kullanmayı düşünüyorum. Atlanmadan ve sakince okunursa problem olmaz.
“Sümerler çok eski zamanlarda yaşadığı için onlardan alıntı yapılamaz” tezini savunan bir insanın kültür devamlılığı, devletlerin yok olmasının neyi simgelediği, toplumlar arası kültür ve geleneklerin ne şekilde birbirine geçtiği ve benzeri konularda, oldukça bilgisiz olduğu ve bu konular çerçevesi içerisinde hayal gücünü kullanamadığı sonucuna varılır.
Öncelikle Sümerlerin doğma ve yıkılma tarihinden bahsedelim.
Sümerler M.Ö. 3500’lerde varlık göstermeye başlayan bir topluluk. Bu demek değildir ki, birden bire birisi onları oraya ışınladı. 3500’lerde ortaya çıkmak demek, geniş sınırlara ulaşarak toplu halde ve yerine oturmuş bir kültür-gelene-görenek hazinesiyle bir arada yaşamaya başladıkları tarih demektir. Kısacası devlet olduğu tarih demektir.
Yıkılışı ise 2000’li yıllarda gerçekleşmiştir. Sami bir devletten olan Sargon’un Sümerlere saldırması ile Sümerler son bulmuştur. Sargon Sümer şehirlerini birleştirerek Babil olarak bildiğimiz, halkı Sümerliler ve Samilerden oluşan bir imparatorluk kurmuştur.
Kilit nokta burası. “Ahanda Sümerler yıkıldı, ahanda artık onlardan alıntı yapamazlar, ahanda onlar teee 2200’lerde son buldu” şeklinde bir anlayış var.
Şimdi bu yanlış anlayışı bir düzeltmek lazım. Bir devletin yıkılması demek kültürünün, gelenek ve göreneklerinin yok olduğu, tarihten silindiği anlamına gelmez. Çünkü o bölgedeki halk farklı bir devlet ya da imparatorluk altında yaşamaya devam eder. Halk ile birlikte o halkın kültürü de yaşar. O halkın arasına gelen diğer devletin halkı ile aralarında kültür bağı-kültür alışverişi olur. Kimi şeyler değişir kimi şeyler değişmez. Ama sonuçta kültür devam eder, yok olmaz!
Tarihin bize sunduğu bilgiler ışığında geçmişe baktığımızda Sümerleri ele geçiren Akadlıların, Babil imparatorluğu adı altında Sümerliler ile yaşadıklarını görürüz. Aralarında bir kültür alışverişi var. İllaki 2 toplumdan biri etkilenecek. Ve etkilenen toplum Sümerler değil, akadlılar oluyor. Sümer kökenli halk, Babil imparatorluğunun sonlarına doğru silinmeye başlasa da Babillileri oldukça iyi etkilemeleri sonucu kültürleri, yazıları, gelenek ve görenekleri devam ediyor.
Zaten Babilliler, Sümerlilerden öyle bir etkilenmişler ki yazısı, tanrıları, yasaları, sanatları vs hep Sümer kökenlidir. Ufak tefek değişim geçirmiş olabilirler. Farklı tanrılar ön plana çıkmış olabilir, yasalar hafiflemiş y ada ağırlaşmış olabilir. Fakat sonuçta kültür ve inanç aynı kalmıştır.
Peki bu nereye kadar sürüyor?
Bu durum, yani Babil aracılığı ile Sümerlerin her türlü efsanesinin, hikâyesinin, geleneğinin, göreneğinin en önemlisi de inançlarının ve tanrılarının devamlılığı RESMİ OLARAK en az İ.Ö 300’lere kadar devam ediyor. Günümüzde ise tanrı ve tanrıçalar insanların pek haberi olmadan melek, cin, şeytan sıfatlarıyla semavi dinlerde yer almaktalar. Yani hayla devam ettikleri söylenebilir. Fakat çok büyük değişimler ile. Kısacası onlar ölmedi kalbimizde (. Az sonra değineceğim nasıl yer aldığına.
Gelelim can alıcı noktaya!
Araplar etkilendi mi, etkilendiyse ne zaman kadar bu etki sürdü?
Arapların etkilenmemesi imkânsız. Özellikle İslam öncesi panteondaki tanrıların/tanrıçaların Sümer ve Mısır kaynaklı olduğunu anlamak zor değil:
Örneğin El-Lât Sümer tanrıçası İnanna’ya karşılık gelmekte.
Aynı şekilde el Uzza’da yine İnanna’ya karşılık gelmekte.
İnanna dediğimiz bu tanrıça bırakın Arapları ta Tunus yarımadasına, romaya, yunana hatta ve hatta Hıristiyanlığın içine giriyor.
Nasıl mı?
Farklı toplumlardaki birçok tanrıça aslında İnanna’ın bir yansımasıdır. Fakat isim değişikliği geçiriyorlar. Mesela Akadlılar inanna’yı İştar şeklinde telaffuz ediyor fakat Ashtart şeklinde yazıyorlar. Ashtart kelimesi diğer toplumlara geçerken Astarte şeklinde geçiyor. Bu ve benzeri şekillerde iyice evrimleşiyor ve Roma’ya kadar gidiyor. Sonra Hıristiyanlık çıkıyor ve Astarte adlı bu tanrıça Hıristiyanlığa Astaroth adlı düşmüş bir melek olarak giriyor.
Bakın, gördünüz mü? Mezopotamya tanrıçası yüzlerce yıl değişti ve Avrupa’ya kadar gelip Hıristiyanlığın içine girdi. (ayrıca Meryem ananın birçok niteliği, bu tanrıçadan gelmedir yine)
(Aynı tanrıçamız taa Tunus yarım adasındaki Kartaca devletinde bile yine astarte adı ile, yunanlılarda ise Afrodit olarak geçmektedir.)
Kısacası Mezopotamya’dan başlayıp Hıristiyanlığın içine kadar giren bir kültürün, Arapları etkilemediğini, Sümerlilerin inançlarından Arapların ya da Yahudilerin haberinin olamayacağını söylemek oldukça yanlış ve cahilce olur. Zaten Sümerlerden ilk etkilenen ve kültürüne Sümer kültürünü kalıcı bir şekilde koyan toplum Araplar, daha doğrusu Samilerdir.
Şimdi geldik bu konuda en önemli detaya!
Yahudiler !!
Yahudileri atlamamak gerek!
Çünkü bu işte çok büyük payları var, çünkü Sümer kültürünün Araplara geçmesi Yahudilerin aracılığı ile oluyor denilebilir. Kendileri zaten M.Ö 2000 civarlarında doğup, M.Ö. 1000’lerde YEHUDA KRALLIĞINI KURDULAR. Krallıktan bahsediyoruz burada. Bu bilgi, kültür, gelenek, görenek, bilim, ilim kısacası her şey demektir. Bu krallığın Babil devleti ile yaptığı ticaret, anlaşmalar vs Sümer kültürünün ne derecede yayılmasına olanak sağlar söylemeye gerek yok sanırım.
Bunun yanı sıra en ama en büyük etki Babil devletinin Yehuda Krallığını İşgal etmesi, yıkması ve oradaki bilim adamları ve sanatkârları alıp Babil’e götürmesidir. Bu bilim adamları ve sanatkârlar orada öğrendiği Sümerden kalıp Babilde gelişme gösteren Sümer kültürünü, sanatını, bilgisini, Babil imparatorluğu yıkıldıktan sonra oradan kaçarak bir güzel iyice yaymışlar ve Yahudi toplumuna aktarmışlardır. Oradan Araplara iyice Sümer kültürü aşılanmış, İslam öncesi Arap kültürünün zemini oluşmuştur.
Artık bu kadar yazılandan ve açıklamadan sonra kimse çıkıp ta “yahu Sümerler m.ö 2000’lerde yıkıldılar, Arapların nerden haberi olsun, tabletleri çıkarıp geri gömecek halleri yok ya” gibi saçma cümleler de bulunmaz diye umut ediyorum.
“KAYNAĞINIZ NEDİR, KANITINIZ NEDİR?” SORUSU
İlk yazıya karşı böyle bir soru sorulmuştu. Kaynağınız nedir diye. Göstermiştim kaynağı. Fakat insanların forum sitelerindeki başlıkların altındaki uzun yorumları okumamak gibi bir alışkanlıkları var. Haliyle oradaki belirttiğim kaynağı göremediler. Yeniden belirtelim efendim.
Yazımdaki Sümerlerle ilgili bilgilerin/hikayelerin/yazılanların kaynağı için:
- Muazzez İlmiye Çığ - Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni.
(Ayrıca bu kitapta kanıt olarak Sümerlerle ilgili anlatılan hikâyelerin/bilgilerin yazdığı tabletlerin resimleri de bulunmaktadır !)
Siz şimdi Muazzez İlmiye Çığ nerden biliyormuş diyeceksiniz. Muazzez İlmiye Çığ Dünyaca ünlü Türkiye’nin en büyük Sümerolog’udur efendim. 74 BİNLİK BİR TABLETTEN oluşan çivi yazılı belgeler arşivini oluşturmuştur kendisi.10 BİNLERCE TABLETİN ışığında 10’larcada kitabı vardır Sümerlere dair. Atatürk kendisinden bizzat istemiştir Sümerlerin üzerine çalışmalar yapmasını. Dünya’nın önde gelen isimlerindendir ki, kendisinden daha önceki çok büyük isimler ile çalışmıştır Sümerlerin ve tabletlerin üzerinde. Gidip biraz araştırın bunları, Samuel Noah Kramer’i araştırın. Sümerlere dair kaç bin tane tablet olduğunu, bunların tercüme edilip edilmediğini, bu tabletlerdeki bilgilerin ne zamandır deşifre edildiğini araştırın.
Şunu da belirtmeden geçmeyelim. Tabletlerin hepsi Sümerlere ait diye bir şey yok. Komşu uygarlıklar, yakın çevredeki uygarlıkların yazıtlarındaki, tabletlerindeki bilgiler, diğer tabletlerdeki bilgileri doğrulamaktalar. Yani kısacası olaylara tek taraflı da bakılmıyor.
Umarım doyurucu bir yazı olmuştur.
Ne Mutlu İlgi duyarak okuyup bir şeyler kapabildim diyene!
Saygılarımla Valzerk…
29 Ekimde Muazzez Hanım anlatıyordu önce Asuroloji olarak kurmuşlar kürsüyü sonra Atatürk bırak Asurları Sümerlere yoğunlaş demiş.
Atatürk dinler için gökten indiği varsayılan dogmalar derken boşa dememiş.
Vrael,öce sorularına cevap vermek isterim,tanrı niye gönderdiğinin yozlaşmasına engel olmadı, birincisi Tanrı insanları özgür irade ile yaratmış ve onları bir yaratanın var olduğunu bildirmiş,hükümlerini bildirmiş o yaşantı tarzında yaşamalarını emretmiştir. gönderilen haberciler ışığında bunları bildirmiş, zaman içöerisinde çoğalan sülale ve ırklar yeni bir yerleşimin , yeni bir coğrafyanın keşfi ve merakına düşüp halklarından ayrılmıştır, zaten bunuda insanın yaşam tarzı ve tarihsel bulgulara dayanarak söylememiz çok doğaldır.dağılan insan topluluklarının zaman içersinde sapkın ve rahat hayat yaşama isteği nefislerinin içine doğmuş,çoğalan insanların kimisi kendi çıkarı uğruna kendini ya tanrı ilan etmiş yada bir tanrı olmadığını savunmuştur, çünkü kendi rahatı için o insanların emeğini kullanmak, o insanları zevkleri uğruna kullanmak istemiş kimi zaman zoraki ,kimi zaman karşısındakinin de rahat tavırlara müsahama göstermesinden kaynaklı ,bu isteğinde başarılı olmuştur. bu olaylar zaman içersindeki değişime vakıf olarak farklı inanış tezleri, farklı görüşler, kendi kafalarında hayalcilik geliştirmeleri böyle sebepler doğurmuştur. o halklardan bunları yapmayan , güzel ve sağlam ahlaka sahip birini ise Allah haberci olarak secmiş her dağılan halka haber ulaştırılmıştır.yani dini Allah değil insanlar yozlaştırmış her yozlaşıda yeni bir haberci gelmiştir, nitekim ismi açıklanan peygamberlerle beraber , ismi açıklanmayan ve toplamı 124000 olan peygamber gönderildiği hadis ve kuran-ı kerimce bildirilmiştir.insanın 1000 yıllardır yaşamasıda bunu imkansız kılmamaktadır.bu bağlamda yüve ilahi güç sahibi ve maddeden nezih Allah'ın insanlar içinde durarak insanlara hükümdar olması abestir,onun için yine maddevi olmayan ve hem görünebilen hemde şartlara göre görünmeyen memurları olan meleklerle insanları tekrar tekrar haber yollamıştır.çünkü önemli olan gelen haberin doğtuluğunu ve hükümlerini tutmak insanın dirayetinde olması , bundan dönüldüğündeyse, azabla ve lanetle onlara verilen mülk ve canların tekrar geri alınmasıda bu evrenin yaratıcısına hiç zor değildir.eğer dünyaya gelmeden önce ortada verilmiş bir söz varsa, ve bu bir sınavsa tabiki Allah bunları insan ömrünün sonuna dek inanmasını kendi enjekte etmez, insanın kendi nasıl , ne derce bu hükümlere bağlı ve saygılı olduğunu test eder.o yüzden bunu insanların, kendi yaşamını, yaratıcısının verdiği hükümlere nasıl bağlılık göstereceğini ,göstermek üzere yaşayıp görmesi için göndermiştir.O herşeyi bilir ama sen bilmessin o yüzden burda yaşar kendini öğrenirsin, yaşamada görmeden sana sen böylesin dese, sende ona ben yaşamadımki nerden biliyim dersin.sümerlere gelince , diyorsunki samiler tarafından yıkıldı, madem yıkıldı, osmanlıda bizansı yıktı fakat onlara bir zorlama yapılmadı ve dinlerini yine yaşadılar, bunun içinse istanbulda var olan bir çok eski kilise hala günümüzdedir ve hala faaldir. nasıl gelmedi onların inancı bugüne kadar öyleyse.yehuda imparatorluğunun kurucusu yadı adı taşıyan şahıs, hz. yakubun oğlu, hz. yusufun abisidir, hz , yusufun yaşadığı dönem , kuran-ı kerimde anlatılan yusuf dönemindeki mısır halkının ,mısırda duvarlara tasvir ettiği yedi yıl bolluk ve kıtlık yıllarını anlatan tasvirler mevcut.bu durumda yehuda imparatorluğunun, bu tasvirlere dayanarak, çünkü bu tasvirlerinde tarihi var, yahudilerin babillerin sığınması olduğu zamanda, bu bilgileri ordan aldığını gözlemleyemeyiz.mısır firavunlarından akhenaton musadan yaklaşık 75 yıl önce krallık yapmış olup, tek tanrı inancını kendiliğinden savunmuştur, güneşinde tanrısı olarak bir varlık kabul edip, güneşi yön alarak göğe el açıp dua etme yoluna yönelmiştir, musa peygamber 2. ci ramses dönemine eşit yaşadığından ve musevilik dininin musadan sonra başladığını baz alırsak ve yehuda impararluğunun 1000 yılında kurulduğundan bahsedersek, tek tanrı inancının , yahudilerin babilden alındığını boşa çıkartmış oluruz.mısırda bulunan akhenaton inanışı tasvirleri,kronolojik tarih ve akhenatonun tanrıya yazdığı şiirde buna kanıttır.bu bağlamda m.öden önce kurulmuş olan yehuda imparatorluğunun, ileri gelenleri , sanatçı, vs. babilden esinlenip bir şey almadığını görürüz çünkü kronolojik mısır tarihide bunu yalanlamaktadır. hem akhenatonun yaşadığı dönem hz. yusufun hemde hz. musanın yaşadığı dönem m.ö den önce 1000 yılında kurulan yehuda imparatorluğunun, mısır kronolojisiyle, peygamberlerin yaşadığı dönemin tasvir ve elde edilen diğer kanıtlarıyla babil mitolojisinden bir şeylerin alınmasını yalanladığı gün gibi aşikardır.Tanrı, uludur, birdir, tektir.
Ondan başkası yoktur.
Bir tanedir,
O’dur her varlığı yaratan.
Bir ruhtur Tanrı, görünmeyen bir ruh…
Ta başlangıçta vardı Tanrı.
Tek varlıktı o.
Hiçbir şey yokken o vardı.
Herşeyi o yarattı…
Ezelden beri gelen varlığı,
Ebediyete kadar sürecek.
Gizlidir Tanrı, kimse görmemiştir onu.
İnsanlara ve yarattıklarına sır kalır her zaman…
''buda akhenatonun tanrısına yazdığı şiirdir.''
büyük ihtimalle mısır azizi olan ve dili ibranice olan hz. yusufun mirasının, o döneme kadar gelen bilgileri ışığında hareket etmiştir. yada yine yakup peygamberin soyundan yaşayanlardan haberdar olup , mısırda tek tanrı inancına yer vermiştir. tek tanrının İbranicedeki isimlerinden biri olan Adonai sözcüğü,dünyanın en eski dillerinden biri ve kalıntı kanıtlarıyla ortaya çıkan ibranice buna bir örnektir.
(.
Tamda beklediğim tarzda bir yorum geldi.
Hani nerde Satürn gezegeni tutarsızlığına karşı sorduğum soruların cevabı?
Hani nerde İnanna’nın suları kana çevirmesi olayına karşı sorduğum soruların cevabı?
Hani nerde tek taraflı bakış açısına karşı sorduğum dayanağın kaynağının cevabı?
Hani nerede not defterinin açıklaması? (.
Hani nerde tek taraflı bakış açısına getirdiniz gerekçe?
Tek verilen cevap tanrı neden engel olmadı soruma gelmiş. O da cevap değil, soruyu sorduğum durumun farklı bir açıklaması olmuş.
Verdiğiniz cevap şu:
çoğalan insanların kimisi kendi çıkarı uğruna kendini ya tanrı ilan etmiş yada bir tanrı olmadığını savunmuştur, çünkü kendi rahatı için o insanların emeğini kullanmak, o insanları zevkleri uğruna kullanmak istemiş kimi zaman zoraki ,kimi zaman karşısındakinin de rahat tavırlara müsahama göstermesinden kaynaklı ,bu isteğinde başarılı olmuştur. bu olaylar zaman içersindeki değişime vakıf olarak farklı inanış tezleri, farklı görüşler, kendi kafalarında hayalcilik geliştirmeleri böyle sebepler doğurmuştur. o halklardan bunları yapmayan , güzel ve sağlam ahlaka sahip birini ise Allah haberci olarak secmiş her dağılan halka haber ulaştırılmıştır. yani dini Allah değil insanlar yozlaştırmış her yozlaşıda yeni bir haberci gelmiştir, nitekim ismi açıklanan peygamberlerle beraber , ismi açıklanmayan ve toplamı 124000 olan peygamber gönderildiği hadis ve kuran-ı kerimce bildirilmiştir.insanın 1000 yıllardır yaşamasıda bunu imkansız kılmamaktadır.bu bağlamda yüve ilahi güç sahibi ve maddeden nezih Allah'ın insanlar içinde durarak insanlara hükümdar olması abestir,onun için yine maddevi olmayan ve hem görünebilen hemde şartlara göre görünmeyen memurları olan meleklerle insanları tekrar tekrar haber yollamıştır. Demişsiniz ki, insanlar birbirinden ayrıldı, aralarından uyanık olanlar diğerlerini ezdi kendini tanrı ilan etti ya da yeni dinler uydurdu, Allahın indirdiği dinde bozuldu. Allah ise aralarına inip onları uyarmadı, onlara hükmetmedi çünkü abes kaçardı.
Bu ne saçmalıktır, bu ne cahilliktir, bu ne hayal gücünden yoksunluktur böyle.
Yahu biz Allah aralarına insin, aralarında dursun da onları uyarsın ya da yönetsin falan mı dedik? ? ? ? Benim yazımdan anladığınız bu mudur? Ohooooooo. Boş yere yazmışım o kadar şeyi.
Biz diyoruz ki, tanrı sonsuz güçtedir, o uyanıklık yapıp ta yeni dinler üreten, ya da kendini tanrı ilan eden insanların bunu yapmasını engelleyemez mi yani? İsterse o kişilerin düşüncelerini değiştiremez mi? İsterse o kişilerin hedefine ulaşması için gerekli şartları bozamaz mı? İsterse o kişilerin akıllarındaki o fikirleri unutturamaz mı? Mantıksal olarak bakıldığında sonsuz güçte olduğuna göre bunların hepsini yapabilmesi lazım.
Fakat neden yapmamış diye soruyoruz size?
Siz ise gelmiş tanrı aralarına inseydi, aralarında dursaydı ve hükümdar olsaydı abes olurdu diyorsunuz.
Bu ne saçma bir cevaptır böyle…
Pes doğrusu…
Ha bide demişiniz ki:
Tanrı insanları özgür irade ile yaratmış İnsan Suresi, 30. Ayet:
“Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
Tekvîr suresi, 29. Ayet:
“Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.”
Allah dileyemedikçe biz dileyemiyorsak, bunun neresi hür iradedir, bunun neresi özgür iradedir sorarım size?
Evet, geldik aynı cevabın içindeki ikinci saçmalığa:
osmanlıda bizansı yıktı fakat onlara bir zorlama yapılmadı ve dinlerini yine yaşadılar, bunun içinse istanbulda var olan birçok eski kilise hala günümüzdedir ve hala faaldir. nasıl gelmedi onların inancı bugüne kadar öyleyse. Demişsiniz ki Osmanlı bizansa şöyle şöyle davrandı bizansın inancıda günümüze kadar geldi.
Yani şimdi Osmanlı ile Bizans arasındaki savaş sonucunda Bizansın inancı günümüze kadar geldi diye, Sümer ile Babil arasındaki savaş sonucunda da Sümer’in inancı günümüze kadar gelmeli öyle mi? Ha yani bu bir kural öyle mi?
Bir şey soracağım yanlış anlaşılmasın, meraktan soruyorum amacım dalga geçmek değil.
Bu yorumu yazarken Jack Daniels mi içtiniz yok Jonnie Walker mi? Yoksa beyaz mı takılıyorsunuz?
Ha birde bunun yanı sıra hani Sümerlerinki niye günümüze kadar gelmedi sözünüze karşı şunları da söylemek isterim.
Gelmiştir efendim, gelmiştir. Fakat 3 bin yılda bir ton değişikliğe uğrayarak gelmiştir. Benim “semavi dinlerin Sümerdeki kökeni” adlı yazılarımda zaten bu dinlerin nasıl değişerek günümüze kadar geldiğini ve günümüzdeki diğer dinleri nasıl etkilediğini anlatmaktadır.
Gidip yeniden bir okuyun isterseniz. Gerçi doğru düzgün okuyup okumadığınızda meçhul. Okusaydınız bu cümleyi kurmazdınız zaten.
Demişsiniz ki:
yehuda imparatorluğunun kurucusu yadı adı taşıyan şahıs, hz. yakubun oğlu, hz. yusufun abisidir, hz , yusufun yaşadığı dönem , kuran-ı kerimde anlatılan yusuf dönemindeki mısır halkının ,mısırda duvarlara tasvir ettiği yedi yıl bolluk ve kıtlık yıllarını anlatan tasvirler mevcut.bu durumda yehuda imparatorluğunun, bu tasvirlere dayanarak, çünkü bu tasvirlerinde tarihi var, yahudilerin babillerin sığınması olduğu zamanda, bu bilgileri ordan aldığını gözlemleyemeyiz. Yani şimdi mısırda yedi yıllık kıtlık yıllarını anlatan tasvirler var diye Yahudi bilim adamları babil devletine götürüldüğünde orda hiçbir şey öğrenmedi diyorsunuz öyle mi?
Ne alaka?
Elma yeşildir o halde çimler meyvedir demekten farksız şu sözleriniz.
Geldik ikinci “okuduğunu anlamam bundan dolayı da alakasız cevap verme” vakasına.
Demişsiniz ki:
musa peygamber 2. ci ramses dönemine eşit yaşadığından ve musevilik dininin musadan sonra başladığını baz alırsak ve yehuda impararluğunun 1000 yılında kurulduğundan bahsedersek, tek tanrı inancının , yahudilerin babilden alındığını boşa çıkartmış oluruz. Yahu lütfen birisi bana yukarıdaki yazımdan “Yahudiler tek tanrı inancını babillerden almıştır” cümlesini çıkartıp göstersin.
Ben böyle bir şey mi dedim, böyle bir şey mi iddia ettim?
Yukarıdaki yazımda tek tanrı inancına değinmedim bile.
Ben dedim ki; babile götürülen Yahudi sanatkar ve bilim adamları babil devletinin kültüründen, biliminden, iliminden ve inancından etkilenip bunlardan bir çok şey kapıp geri dönmüşlerdir dedim.
Siz ise gelmiş bana geçmişte akhenaton adlı bir firavun tek tanrı inancını mısırda yaymaya kalkmıştır, yaymaya çalıştığı inanç tek tanrılı olduğuna görede kesin yusuf’un mirasından öğrenmiştir diyorsunuz.
Yuh ya !!!!
Way bea…. Akhenaton adlı bir firavun tek tanrı adına bir şiir yazmış. O zaman kesin Yusuftan etkilendi. Kesin kesin. Başka çıkar yolu yok dimi?
Siz kesin Jack Daniels içtiniz, Jonnie Walker bu kadar saçmalatmaz adamı. Zaten ne bir paragraf, ne bir büyük harf kullandığınız var. Aklınıza ne geliyorsa alakasız alakasız yazıyorsunuz. AYRICA SORULARIMADA CEVAP VERMİYORSUNUZ. Böyle yaptığınız takdirde tartışmanın ne manası var? Ya karşıma bir şey içmeden çekmeden gelin ya da bu tartışma bitsin.
Saygılarımla…
Vrael... dostumm emeğine sağlık ama aynı zamanda emeğine yazık..
bu dindar arkadaşlar üzüm yeme derdinde değiller ki.. bağcı dövme derdindeler...
ama burada sana gereksiz konuşuyorken merak etme soru işaretleri bırakmayı başarıyorsun.. çünkü araştırıyorsun.. inceliyorsun... seni yürekten kutluyorum.. başarılar
kolay gelsin
Haklısın uyar. Ama yinede 1 kişi bile yazılanları okuyup birşeyler öğrenmişse o kârdır diyorum ve yazıyorum.
Özellikle bu sitede. Çünkü bu sitede belirli etkenlerden dolayı karanlıktan kopup aydınlığı yakalamaya yaklaşan insan sayısı çok. Yakalayabilme şansı yüksek olan insan sayısı da çok. Ayrıca aydınlığı yakalayabilmiş saygıdeğer insanlarımız var.
Önemli olan ilgi göstermek, konuları yorumları ile birlikte okumak. Zaman varsa tabi.
(malasef bu ülkedeki ekonomik zorluk ve siyasi karışıklık pek zaman ve kafa bırakmıyor halkımızda)
Seninde ilginden dolayı teşekkür ederim.
Hepimize kolay gele...
sayın VraeL,
bu gibi içerikli ve nitelikli iletiler asla boşa değildir zaten.
Bu gibi başlıkları okuyanlar sadece başlığa cevap/itiraz yazanlar değil. Hem okuyucu sayımız üye sayımızdan çok daha fazla. Yani birçok insan, belki dini konularda şüpheye düştüğünden, belki başka bir sebeple, belki de tesadüfen sitemize rastgeliyor ve üye olmadan okuyor. Ve mutlaka öyle veya böyle her okuyanın aklında birşeyler yer etmiş oluyor. Ayrıca bu gibi başlıklardan zaten dinlerden özgür olan bizler de faydalanıyoruz.
Yani kısacası: teşekkürler. :)
saygılarımla
(.
Tamda beklediğim tarzda bir yorum geldi.
Hani nerde Satürn gezegeni tutarsızlığına karşı sorduğum soruların cevabı?
Hani nerde İnanna’nın suları kana çevirmesi olayına karşı sorduğum soruların cevabı?
Hani nerde tek taraflı bakış açısına karşı sorduğum dayanağın kaynağının cevabı?
Hani nerede not defterinin açıklaması? (.
Hani nerde tek taraflı bakış açısına getirdiniz gerekçe?
Tek verilen cevap tanrı neden engel olmadı soruma gelmiş. O da cevap değil, soruyu sorduğum durumun farklı bir açıklaması olmuş.
Verdiğiniz cevap şu:
Demişsiniz ki, insanlar birbirinden ayrıldı, aralarından uyanık olanlar diğerlerini ezdi kendini tanrı ilan etti ya da yeni dinler uydurdu, Allahın indirdiği dinde bozuldu. Allah ise aralarına inip onları uyarmadı, onlara hükmetmedi çünkü abes kaçardı.
Bu ne saçmalıktır, bu ne cahilliktir, bu ne hayal gücünden yoksunluktur böyle.
Yahu biz Allah aralarına insin, aralarında dursun da onları uyarsın ya da yönetsin falan mı dedik? ? ? ? Benim yazımdan anladığınız bu mudur? Ohooooooo. Boş yere yazmışım o kadar şeyi.
Biz diyoruz ki, tanrı sonsuz güçtedir, o uyanıklık yapıp ta yeni dinler üreten, ya da kendini tanrı ilan eden insanların bunu yapmasını engelleyemez mi yani? İsterse o kişilerin düşüncelerini değiştiremez mi? İsterse o kişilerin hedefine ulaşması için gerekli şartları bozamaz mı? İsterse o kişilerin akıllarındaki o fikirleri unutturamaz mı? Mantıksal olarak bakıldığında sonsuz güçte olduğuna göre bunların hepsini yapabilmesi lazım.
Fakat neden yapmamış diye soruyoruz size?
Siz ise gelmiş tanrı aralarına inseydi, aralarında dursaydı ve hükümdar olsaydı abes olurdu diyorsunuz.
Bu ne saçma bir cevaptır böyle…
Pes doğrusu…
Ha bide demişiniz ki:
İnsan Suresi, 30. Ayet:
“Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
Tekvîr suresi, 29. Ayet:
“Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.”
Allah dileyemedikçe biz dileyemiyorsak, bunun neresi hür iradedir, bunun neresi özgür iradedir sorarım size?
Evet, geldik aynı cevabın içindeki ikinci saçmalığa:
Demişsiniz ki Osmanlı bizansa şöyle şöyle davrandı bizansın inancıda günümüze kadar geldi.
Yani şimdi Osmanlı ile Bizans arasındaki savaş sonucunda Bizansın inancı günümüze kadar geldi diye, Sümer ile Babil arasındaki savaş sonucunda da Sümer’in inancı günümüze kadar gelmeli öyle mi? Ha yani bu bir kural öyle mi?
Bir şey soracağım yanlış anlaşılmasın, meraktan soruyorum amacım dalga geçmek değil.
Bu yorumu yazarken Jack Daniels mi içtiniz yok Jonnie Walker mi? Yoksa beyaz mı takılıyorsunuz?
Ha birde bunun yanı sıra hani Sümerlerinki niye günümüze kadar gelmedi sözünüze karşı şunları da söylemek isterim.
Gelmiştir efendim, gelmiştir. Fakat 3 bin yılda bir ton değişikliğe uğrayarak gelmiştir. Benim “semavi dinlerin Sümerdeki kökeni” adlı yazılarımda zaten bu dinlerin nasıl değişerek günümüze kadar geldiğini ve günümüzdeki diğer dinleri nasıl etkilediğini anlatmaktadır.
Gidip yeniden bir okuyun isterseniz. Gerçi doğru düzgün okuyup okumadığınızda meçhul. Okusaydınız bu cümleyi kurmazdınız zaten.
Demişsiniz ki:
Yani şimdi mısırda yedi yıllık kıtlık yıllarını anlatan tasvirler var diye Yahudi bilim adamları babil devletine götürüldüğünde orda hiçbir şey öğrenmedi diyorsunuz öyle mi?
Ne alaka?
Elma yeşildir o halde çimler meyvedir demekten farksız şu sözleriniz.
Geldik ikinci “okuduğunu anlamam bundan dolayı da alakasız cevap verme” vakasına.
Demişsiniz ki:
Yahu lütfen birisi bana yukarıdaki yazımdan “Yahudiler tek tanrı inancını babillerden almıştır” cümlesini çıkartıp göstersin.
Ben böyle bir şey mi dedim, böyle bir şey mi iddia ettim?
Yukarıdaki yazımda tek tanrı inancına değinmedim bile.
Ben dedim ki; babile götürülen Yahudi sanatkar ve bilim adamları babil devletinin kültüründen, biliminden, iliminden ve inancından etkilenip bunlardan bir çok şey kapıp geri dönmüşlerdir dedim.
Siz ise gelmiş bana geçmişte akhenaton adlı bir firavun tek tanrı inancını mısırda yaymaya kalkmıştır, yaymaya çalıştığı inanç tek tanrılı olduğuna görede kesin yusuf’un mirasından öğrenmiştir diyorsunuz.
Yuh ya !!!!
Way bea…. Akhenaton adlı bir firavun tek tanrı adına bir şiir yazmış. O zaman kesin Yusuftan etkilendi. Kesin kesin. Başka çıkar yolu yok dimi?
Siz kesin Jack Daniels içtiniz, Jonnie Walker bu kadar saçmalatmaz adamı. Zaten ne bir paragraf, ne bir büyük harf kullandığınız var. Aklınıza ne geliyorsa alakasız alakasız yazıyorsunuz. AYRICA SORULARIMADA CEVAP VERMİYORSUNUZ. Böyle yaptığınız takdirde tartışmanın ne manası var? Ya karşıma bir şey içmeden çekmeden gelin ya da bu tartışma bitsin.
Saygılarımla…
sevgili Vrael, büyük harfi , paragrafı boşver , anlattıklarımı anlamışsın zaten. diyorumki tanrı hür irade vermiştir, vermişse zaten onların beynine , onların dinini bozmama, yada kendi kanunlarını bozmama gibi birşeyi enjekte etmesi hür irade anlamına gelmez.ayrıca verdiğin ayetlerde ,''Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz'' örneğide şudur, yani onların o sapkın durumunun gerçeğe dönmesini ancak Allah dilerse olur, öteki türlü kendi yaratılış gayesinde olan özgür irade ile iman gerçeğine aykırı düşer , bunu anlattım.
Gelelim ikincisine,diyorsunki Babiller, yehuda impararluğunu işgal etti ve alınan esir yahudiler ordan ,gelenek, görenek, sanat, kısaca bütün herşeyi aldı, ''bu nedemek'' demekki senin inancına göre o dönemdeki gelenek göreneklerde din inancıda var.ayrıca bu adamlar ,Babiilerden o kadar kolay kurtulup, tekrar yehudaya dönüp bu kadar kolayca, öğrenebildiklerini yaymışmıdır, o dönemde çok zor gibi gözüküyo, yada kendilerince yeni , küçük bir topluluk kurupmu yapmışlardır.
Yahudilerin,Mısır kökenli olduğu bilinir,ben diyorumki Mısır 'daki duvarlarda tasvir edilen bolluk ve kıtlık tasvirleri ,Kuran-ı kerimde anlatılan yusuf suresiylede çakışmakta,buna istinaden o dönemin tasvir ve kronolojisi
Mısırda tek tanrı inancının , Mezopotamyada bulunan Babil krallığının inancıyla ters düştüğünü gösterir.
Sümer tabletlerinde ,yusuf suresinde anlatılan hiç birşey yoktur, bu sadece Kuran-ı kerimde ve tevratta var,tasvirlerde bunu ortaya koyan bi kanıt olduğuna göre, Mısır kronolojisinde, akhenatonun m.ö 1300 küsür yıllarında yaşayıp,yine duvar tasvirleri olduğuna göre,bu firavunun, birden içine böyle bir ilham doğduğunumu düşünelim'' ki farzedelim öyle'' hem bir tek tanrı inancının gerçekliğini görürüz, öyle olmadığını düşünürsek firavun hanedanlığını bir süre yönetmiş olan hz. yusufun bıraktığı izleri buluruz, buda şu ana kadar, zaman içinde tek tanrı inancına dönüşen, ve Babilden m.ö 1000 yıllarında alındığı idaa edilen gelenek, görenek ve çok tanrılı dinlerin ,3 semavi din inanışına onlardan geçip, tek tanrı inancına dönüşmediğini gösterir.halen bunu iddaa etmek,tarihi yalanlamaktır.
insanlığa sümer ve babillerden,mezopotamyadan uzak bir yer olan Mısır tarihinin ,m.öden 1000 yılında karşılaşan yahudilerin, m.öden 1300 yıl önce gördüğü ve işittiği, tek tanrı inancını görmesden gelip, çok tanrılı din olan babil inancından, böyle bir inanış sistemine geçip tek tanrı inancını yaymala nın düpedüz yalan olduğu ortada.
Çünkü hem onlardan esinlenip,çoklu tanrı inancını yaşamak ve sonradanda zaman içinde,bunu tek tanrı inancına dönüştüğünü, sümer ve babilden geldiğini idddaa ediyosunuz,bunuda m.öden 1000 yılında karşılaşıp kısaca herşeyi onlardan aldığını savunup, inanışlarınında sümer ve babil kaynaklı olup çoklu tanrıdan geçtiğini söylüyosunuz. Oradan de hristiyanlığa geçtiğini, Fakat m.ö den 1300 yıl önce tek tanrı inancı mısır tarihine yansımış durumdayken,bu söylemler benim için boşa çıkar kardeşim, bende kendi görüşümü kanıtlarıyla sunuyorum.
böylece beni ,satürn gezegeni ve inanna tanrıçası enterase edemez,ayrıca jack daniels de içmedim, hiç bişey içmedim , zaman kısıtlı olduğundan, çok zaman kaybı olduğundan büyük harf ve paragrafa dikkat etmiyorum,şimdi biraz daha dikkatli olmaya çalıştım bu konuda,ha bunlardan sonra gelecek cevap ancak bana karşı alınmış, düpedüz saçmalık olur, ben bunu tarafsız birine anlatsam muhakkak haklı çıkarım.. emin ol.yinede görüşlerini bekliyorum ama biliyorumki yine bişeyler uydurucaksın.:bump2:
sevgili Vrael, büyük harfi , paragrafı boşver , anlattıklarımı anlamışsın zaten. diyorumki tanrı hür irade vermiştir, vermişse zaten onların beynine , onların dinini bozmama, yada kendi kanunlarını bozmama gibi birşeyi enjekte etmesi hür irade anlamına gelmez.ayrıca verdiğin ayetlerde ,''Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz'' örneğide şudur, yani onların o sapkın durumunun gerçeğe dönmesini ancak Allah dilerse olur, öteki türlü kendi yaratılış gayesinde olan özgür irade ile iman gerçeğine aykırı düşer , bunu anlattım.
Gelelim ikincisine,diyorsunki Babiller, yehuda impararluğunu işgal etti ve alınan esir yahudiler ordan ,gelenek, görenek, sanat, kısaca bütün herşeyi aldı, ''bu nedemek'' demekki senin inancına göre o dönemdeki gelenek göreneklerde din inancıda var.ayrıca bu adamlar ,Babiilerden o kadar kolay kurtulup, tekrar yehudaya dönüp bu kadar kolayca, öğrenebildiklerini yaymışmıdır, o dönemde çok zor gibi gözüküyo, yada kendilerince yeni , küçük bir topluluk kurupmu yapmışlardır.
Yahudilerin,Mısır kökenli olduğu bilinir,ben diyorumki Mısır 'daki duvarlarda tasvir edilen bolluk ve kıtlık tasvirleri ,Kuran-ı kerimde anlatılan yusuf suresiylede çakışmakta,buna istinaden o dönemin tasvir ve kronolojisi
Mısırda tek tanrı inancının , Mezopotamyada bulunan Babil krallığının inancıyla ters düştüğünü gösterir.
Sümer tabletlerinde ,yusuf suresinde anlatılan hiç birşey yoktur, bu sadece Kuran-ı kerimde ve tevratta var,tasvirlerde bunu ortaya koyan bi kanıt olduğuna göre, Mısır kronolojisinde, akhenatonun m.ö 1300 küsür yıllarında yaşayıp,yine duvar tasvirleri olduğuna göre,bu firavunun, birden içine böyle bir ilham doğduğunumu düşünelim'' ki farzedelim öyle'' hem bir tek tanrı inancının gerçekliğini görürüz, öyle olmadığını düşünürsek firavun hanedanlığını bir süre yönetmiş olan hz. yusufun bıraktığı izleri buluruz, buda şu ana kadar, zaman içinde tek tanrı inancına dönüşen, ve Babilden m.ö 1000 yıllarında alındığı idaa edilen gelenek, görenek ve çok tanrılı dinlerin ,3 semavi din inanışına onlardan geçip, tek tanrı inancına dönüşmediğini gösterir.halen bunu iddaa etmek,tarihi yalanlamaktır.
insanlığa sümer ve babillerden,mezopotamyadan uzak bir yer olan Mısır tarihinin ,m.öden 1000 yılında karşılaşan yahudilerin, m.öden 1300 yıl önce gördüğü ve işittiği, tek tanrı inancını görmesden gelip, çok tanrılı din olan babil inancından, böyle bir inanış sistemine geçip tek tanrı inancını yaymala nın düpedüz yalan olduğu ortada.
Çünkü hem onlardan esinlenip,çoklu tanrı inancını yaşamak ve sonradanda zaman içinde,bunu tek tanrı inancına dönüştüğünü, sümer ve babilden geldiğini idddaa ediyosunuz,bunuda m.öden 1000 yılında karşılaşıp kısaca herşeyi onlardan aldığını savunup, inanışlarınında sümer ve babil kaynaklı olup çoklu tanrıdan geçtiğini söylüyosunuz. Oradan de hristiyanlığa geçtiğini, Fakat m.ö den 1300 yıl önce tek tanrı inancı mısır tarihine yansımış durumdayken,bu söylemler benim için boşa çıkar kardeşim, bende kendi görüşümü kanıtlarıyla sunuyorum.
böylece beni ,satürn gezegeni ve inanna tanrıçası enterase edemez,ayrıca jack daniels de içmedim, hiç bişey içmedim , zaman kısıtlı olduğundan, çok zaman kaybı olduğundan büyük harf ve paragrafa dikkat etmiyorum,şimdi biraz daha dikkatli olmaya çalıştım bu konuda,ha bunlardan sonra gelecek cevap ancak bana karşı alınmış, düpedüz saçmalık olur, ben bunu tarafsız birine anlatsam muhakkak haklı çıkarım.. emin ol.yinede görüşlerini bekliyorum ama biliyorumki yine bişeyler uydurucaksın.:bump2:
Yahu sizin tanrın sonsuz güçte ve her dilediği gerçek olan değil mi? Tamam ozaman. İnsanların akıllarına girmedende gayet önleyebilir o halde.
Mesela:
O bahsettiğin uyanık, içine aç gözlü vb şeyler doğan bireylerin dini yozlaştırabilmesi yada yeni dinler getirebilmesi için diyelim ki paraya ihtiyacı var. O halde o sonsuz güçteki tanrın o bireyin gerekli miktardaki paranın eline geçmesini engellesin.
Yani hiç mi hiç bir çıkar yolu yokmuşta, sizin bu sonsuz güçteki sevgili tanrınız dinlerin yozlaşmasına göz yummuş?
Ayrıca;
Sizin bu tanrınız herşeyi bilen ve geleceği görebilen bir tanrıysa bozulacağını bile bile neden eski uygarlıklarada hak dini indirmiştir? ? ? ?
Bunun sebebi nedir?
Açıklayınız lütfen!
Demişsiniz ki:
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz'' örneğide şudur, yani onların o sapkın durumunun gerçeğe dönmesini ancak Allah dilerse olur, öteki türlü kendi yaratılış gayesinde olan özgür irade ile iman gerçeğine aykırı düşerWuuuuwwhh. Mükemmel bir Nesh'ti doğrusu.
Hiç öyle ucundan sağından solundan değiştirmeye gerek yok.
Orda açık açık yazıyor, "allah dileyemedikçe siz dileyemezsiniz" diyor. Daha ne diye kafadan kafadan uydurma anlamlar ekliyorsunuz? Gayet net bir şekilde belirtmiş Allah Dede.
Yani şimdi bu laftan "insanların sapkın durumunun gerçeğe dönmesini ancak Allah dilerse olur" anlamını neye dayanarak çıkarttınız?
Hangi kelimeye ya da cümleye bakarak "insanların sapkın durumunundan" ve "bunun gerçeğe dönüşmesinden" bahsedildiğini anladınız ? ? ?
Ayrıca;
Eğer o ayette allah "insanların sapkın durumunun gerçeğe dönmesini ancak Allah dilerse olur" anlamını vermek istediyse neden direk bu şekilde yazmadı da "allah dilemedikçe sizde dileyemezsiniz" şeklinde yazdı ? ? ? ? ?
Bunun sebebi nedir bana açıklayabilir misiniz?
Geldik sorduğun soruya:
Demişsiniz ki:
bu adamlar ,Babiilerden o kadar kolay kurtulup, tekrar yehudaya dönüp bu kadar kolayca, öğrenebildiklerini yaymışmıdır, o dönemde çok zor gibi gözüküyo, yada kendilerince yeni , küçük bir topluluk kurupmu yapmışlardır.
Yahu öyle güldüm ki bu laflarınıza.
Sanırım siz sanıyorsunuz ki, yehuda krallığı yıkılınca ne kadar yahudi varsa öldü, bilim adamları sanatkarlar falanda babile götürüldü, sonra babil yıkılınca onlarda dağıldı yok oldu, öyle mi? xD
Yahu bilgisizliğinden bu kadarı olmaz !
Babil Sürgünlüğü denilen birşey var efendim, hiç mi hiç duymadınız, okumadınız?
Pers kralı Babili fethettikten sonra yahudilerin tekrar filistin'e dönmesine izin verdiğini hiçmi hiç bilmezsiniz?
Hadi tarih okumadınız, kitabı mukaddeste yazıyor bu olay 70 yıl babilde kaldılar, sonra geri döndüler yahudiler vs vs diye.
Üstüne bide adamlar Kudüs tapınağını yeniden kuruyorlar, düşünün artık. Koca Kudüs tapınağından bahsediyoruz burda.
YAhu birde demişsiniz ki, "o dönemde nasıl yayacaklar, çok zor gibi gözüküyor"
:D:
Yoğ canım :D
Birde öyle bir diyişi var ki gören de bu konuda master yaptı zannedicek.
Geldik bir türlü anlamadığınız, anlamak istemediğiniz konu mısır konusuna:
Şimdi siz tutturmuşsunuz "mısırdada vardı tek tanrı inancı, yahudilerde o inançtan önce ve sonra ordaydı, o yüzden yahudilerin tek tanrı inancını babilden aldığı tezi çürür" diye.
Yahu ben kaç bin defa söyleyeceğim, yeter artık...
Ben ne zaman dedimki tek tanrı inancını babilden aldılar diye.
Ya lütfen biri bana bu cümlemi çıkarsın göstersin, cidden yeter artık.
Efendim şimdi bu babil ve yehuda krallığından babile giden bilimciler konusunu yazıma niye yazdığımı, neden bu konuyu açtığımı bir söyleyeyim de bitsin artık bu saçmalık:
Semavi dinlerin sümerdeki kökeni 2 adlı yazımda mindar nickli üye şuna benzer birşey söylemiş:
"Yahu muhammed yada araplar nerden bilecekler sümer yada babil kültürünü ve inancını, onlar çok eskide yaşadı" diye.
Şimdi ben size sümer ve babil inancının taa günümüze kadar bir şekilde geldiğini ve taaa tunus yarım adasına hatta romaya kadar gittiğini söyledim ve kanıtladım mı? Evet!
Ve Yahudilerin babilde 70 yıl kalıp geri filistine döndüklerini hem tarih, hemde kitabı mukaddes söylüyor ve doğruluyor mu, doğruluyor!
E o halde babilden alınan bu kültürün, bilginin, ilimin, bilimin, yahudiler tarafından öğrenilmesi ve saklanılıp günümüze kadar gelebilmesi mantıksal ve bilimsel olarak mümkün mü, mümkün!
Kısacası Muhammed'in yada arapların sümer kültürünü nerden bileceklerini açıkladım ve kanıtladım mı, evet!
ee daha ne?
Daha ne diye tutturmuşsunuz yok mısırda da vardı tek tanrı inancı, yok akhenaton yaymaya çalıştı falan diye. Bize ne kardeşim mısırdaki tek tanrı inancından, yahudilerin geçmişte orda yaşamalarından.
Sonuçta hem kitabı mukaddesi hemde tarihi dayanak göstererek sümer inancının babilliler, babilliler aracılığı ilede yahudilerden araplara geçebileceğini size kanıtladık. Konu kapanmıştır, bu kadar basit.
Saygılarımla...
Vrael dostum, ilkönce ''Allah dilemedikçe siz dileyeemzsiniz ''ayetini her türlü anlamak mümkün,ben sana sapkınlığı örnek verdim sadece, mesela şunu düşün,Hz. Yusuf kuyuya atılır , kardeşlerini ondan kurulduğunu zanneder, fakat ondan kurtulmamışlardır
Allah , kardeşlerini Yusuf'un ayağına getirir yani O dilemedikçe hiç bir şey gerçekleşmez, bide bunu örnek veriyim.
Sonra niye onların para kazanmasını filan engellemedi,çünkü o insanların kötü ahlakının onların sonu olmasının sebepleri olarak gösterilmiştir, onlara bu hususta hizmet etmiş olan halkında , basit ve ahlaksız, inançsız yada sapkın inançları yüzünden habercinin sözüne uymadıklarından dolayı bunları onların yokoluşunun sebepleri yapmıştır.
Hak din iniyor , insanlar kendi uydurduğu düzmece hayattan ödün vermeyip , peygamberin sözüne itimat etmeyip yalanlayıp kovuyolar,o yüzden başka haberciye gereksinim duyulmadan , inananlar dışında herkes helak oluyor.bozulacağını zaten Allah biliyor fakat insan bilmiyor, görüp öğrensinler diye yaşıyorlar hak dinin o olduğunu yalanlayanlar, kendi kendini bozuyor ve olayın gerçek olduğunu helak edilirken anlıyorlar, geriye dönüş olmuyor. sonra hem dünya hayatı hüsran hemde ahiret.yani onlar inanmadığını, bozduğunu görüyor. yoksa Allah bozmuyor kendi dinini.
Gelelim tek tanrı inancına, sen diyorsunki ben tek tanrıdan bahsetmiyorum, fakat olayın özü bu zaten.Diyorsunki, sümer inancının , yahudilerce,babilden alınıp araplara geçmiş olduğunu kanıtladık, bende diyorumki sümer ve babil inancı çok tanrılı değilmi,
evet!peki bu adamlar bu çok tanrılı dini bu kadar bir zamanda nasıl teke düşürdüler,neden Allah diye bir kelam ortaya çıktı,demekki yahudilerce inanılan birçok tanrılı din yoktu.Mısır'a baktığımızda m.ö 1350 yılında tek tanrı inaşı göze çarparken, bu adamlar nasıl olduda çok tanrılı dini bire düşürüp bi inanç geliştirdi, yani ssen diyorsunki sümer ve babil inancını ve bilgileri alındı , zaman içinde tek tanrı inancı yaygın oldu, çünkü iddaa edilen şey, alınan inanç çok tanrılı inanç.babillerden 100 yıllar sonra oldu deniyor, tek tanrılı inanç, bende Mısır'da zaten vardı diyorum.
Umarım anlatabilmişimdir. yani bunu eleştiri olarak düşünme,gerçek bir gözlemci olarak bak, çünkü bunu iddaa eden herkes, sümer ve babil vasıtasıyla alınan çok tanrılı inanç sayesinde , bilgisi ve kültürüyle,tek tanrılı inanca geçildiğini savunuyo.eğer öyleyse neden m.ö 1350 yılında tek tanrı inancı vardı, onu soruyorum.Demekki babilden alınan inanç sayesinde, tek tanrı inancına geçilmedi, geçilmiş olsa Mısır böyle bişeyi yapardı ve buda tarihte gözlemlenirdi.fakat kültürünü , ilmini bilemem,çok tanrılı inançtan alınıp zaman içinde tek tanrı inancının yaygın olduğunu Mısır tarihi ve akhenaton yalanlıyo, ben değil.
Saygılarımla...
İşimden ve dersimden dolayı pek vakit bulamıyorum, yarın imkanım olursa cevap yazacağım.
saygılarımla...
tamam kardeşim..yeterki benimde görüşlerimin bir gerçekliği olsun, yani sırf inanmamak için sümer ve babil ısrarınında durmassan sevinirim.
saygılarımla...
Mongus,
Gelelim tek tanrı inancına, sen diyorsunki ben tek tanrıdan bahsetmiyorum, fakat olayın özü bu zaten.Diyorsunki, sümer inancının , yahudilerce,babilden alınıp araplara geçmiş olduğunu kanıtladık, bende diyorumki sümer ve babil inancı çok tanrılı değilmi,
evet!peki bu adamlar bu çok tanrılı dini bu kadar bir zamanda nasıl teke düşürdüler,neden Allah diye bir kelam ortaya çıktı,demekki yahudilerce inanılan birçok tanrılı din yoktu.
Sormuş olduğun bu soruya, başka bir başlıkta yazdığım bir yazıdan bir bölümü alıntılayarak yanıt vermek istiyorum.
5. BABİL, MARDUK, ENUMA ELİŞ (YARADILIŞ DESTANI) VE TEK TANRIYA GEÇİŞ
Marduk, tıpkı Tammuz gibi başlangıçta bitki, ağaç ve tarım tanrısı iken, Semitik ırkın etkisiyle güneşle de özdeşleştirilmeye başlanmıştır. Marduk, Babil kentinin tanrısıydı, kentin güçlenmesiyle bu tanrı da güçlendi. Çünkü o dönemde hangi kent diğerlerinden daha güçlüyse o kentin kralı baş kral, o kentin tanrısı da baş tanrı oluyordu. Marduk, M.Ö. 20 yy.da Kral Hammurabi tarafından baş tanrı ilan edilmiş, M.Ö. 16 yy.da Kral Buhtunnasr tarafından Tek Tanrı ilan edilmiştir (bu açıdan Marduk tarihteki ilk tek tanrıdır, M.Ö. 12 yy.daki Mısırlı tek tanrı Aton ve Musa’nın tek tanrısı Yehova/Yahve/Elohim’den çok daha önce). Ancak Kral Buhtunnasr, bu tek tanrı kabulünü kendiyle sınırlı tutmuş, ulusuna yayma gücünü gösterememiştir.
Enuma Eliş (“gökyüzünde” anlamına gelen Sümerce kelime… Destanın anlatan şiirin ilk sözüdür ve destan bu nedenle bu isimle adlandırılır) Yaratılış Destanı’na göre Tanrı Marduk, ilk kaosun canavarı Tiamat’ı (tuzlu suların da kişiselleştirilmesidir, Marduk tatlı ve tuzlu suyu birbirinden ayırmıştır, tatlı-tuzlu suyun birbirine karışmadığı Kuran’da da geçer ve Müslümanlarca “o dönem bilinemeyecek şeyler Kuran’da yazıyor” diye yorumlanır; oysa Enuma Eliş destanı, Kurandan binlerce yıl öncedir) öldürür ve böylece “yeryüzünün ve gökyüzünün efendisi” olur. Tiamat’ın yarısından gökyüzünü, diğer yarısından yeryüzünü yaratır; Taimat’ın damarlarından nehirleri, kemiklerinden dağları yaratır. Böylece dünya daha önce soyutken, somut bir hale bürünür. Marduk, tanrıların tanrısı konumuna gelir, tanrılara hizmet için insanlar yaratılır. Diğer tanrılar kendi güçlerini ve isimlerini Marduk’a verirler, böylece Marduk’un 50 kadar ismi olur (Allah’ın 99 ismi gibi). Marduk ve eşi Belti, Tammuz ve İnanna’nın Babil versiyonudur, kutsal evlilik ve birçok konu benzerlik gösterir.
Asurluların bölgede güçlenmesi ile kendi tanrıları olan Tanrı Asur güçlenmiş ve Marduk önemini kaybetmiştir. Asur, Marduk’un tüm tek tanrılık özelliklerini almıştır. Asur’da da ağaç motifi karşımıza çıkar çünkü Tanrı Asur bir ağaç şeklinde tecelli ederek dünyayı yaratmıştır. Yahudilerin ataları, Tanrı Asur ile tek tanrıyla tanışırlar ve Kabala inancı başlar (Vikipedi’den Kabala için bilgi: Kabbala alimleri fikirlerini Zohar'da kaydetmişlerdir. Tanrı birdir. Bütün varlıklar ondan doğmuştur. Onun varlığında anlayış, hikmet meydana gelmiştir. Hikmet baba, anlayış ise anadır. Bunlardan oğul olarak ilim doğmuştur. Akıldan Azamet ile Kudret meydana gelmiştir. Bunlar Tanrı'nın iki kolu mesabesindedir. Tanrı bunların birincisiyle hayatı doğurur: İkincisiyle onu yok eder. Kabbala tefekkürüne göre Tanrı hiçbir çıkar düşünmeden sevmek (aşk) ve kalp nuru aracılığıyla, ruh kendi benliğinden tecerrüt eder, aslına kavuşur. O zaman Tanrı'nın irade ve tefekküründen başka kendisinin irade ve düşüncesi kalmaz. İnsan için böyle bir İlahi Aşka malik olmak büyük nimettir).
Böylece zamanla Yahudilik İnancı gelişir, Sümer’in eski tanrıları meleklere, peygamberlere ve şeytanlara dönüşür (Tek Tanrı gene yalnız kalmaz).
ben çok şey yazdım ahbap , Mısır tarihi var bide ortada, bambaşka şeyler var, sadece sümer ve babille sınırlı değil bu işler, arkeologlar bile, lut kavmini, orda olup bitenlerin tarihini,yaşananları,sodom ve gomoreyi bulmuşlar.mezopototamyadan uzak ve ayrı mısırdaolan tek tanrı varlığı var, gerçekten sümer hikayesi,bir hikayeden ileri gitmiyo, benim için sümerlerden ve babilden gelen tanrı ve inançlar çürüdü artık.ben Allah bilir diyorum,geri dönüşmüycek bir Allah inancına ve islama bağlıyım.La ilahe illallah muhammeden resulullah.biliyorum ateistlikte bi hastalık gibi, bir çeşit hastalık.ben Allah ve islam inancına enjekte edilmiş biriyim.ama insanların kafamı doldurmasıyla değil,manevi bir olguyla,o yüzden hem kendi çıkarttığım kanıtlar, hemde kendi bilincimle bu yoldayım.
saygılarımla..
ben çok şey yazdım ahbap , Mısır tarihi var bide ortada, bambaşka şeyler var, sadece sümer ve babille sınırlı değil bu işler
Sana kim iddia etti ki bu işler Sümerle, Babille sınırlı diye? Anlamamak için direndiğinden, neye karşı çıktığını bilmiyorsun. Sümer'in bu kadar öne çıkmasının nedeni, bize yazılı kaynak bırakan en eski uygarlık olmasıdır. Ayrıca yazımı iyi okursan, Mısır'daki ilk tek tanrı olan Aton'a da atıf var. Ancak Marduk, hem Aton'dan hem de Yahweh'ten 400 yıl önce tek tanrı olarak anılıyordu. Sen tek tanrı inancına nasıl bir anda hoooop diye gelindiğini sormuştun, ben de öyle hoooop diye gelinmediğini yazdım sana. Soru sorup cevap istiyorsun, sonra da yazdığın şeye bak.
benim için sümerlerden ve babilden gelen tanrı ve inançlar çürüdü artık.
Tüh, cehennemde yanacaksın demek ki. Oysa bütün dünya Sümer ve Babil tanrılarına tapıyor. Biz hepimiz cennette olacağız, sen tek başına cehennemde olacaksın desene!
Sümer, Babil tanrılarının ve dinlerinin burada anlatılmasının nedeni, "İşte gerçek tanrılar bunlardır. Tapılacaksa bunlara tapınmalıdır" demek değil ki! Tek tanrılı dinlerin hangi kaynaklardan geldiğini tartışmaktır amaç. Sana burada gerçek din duyurarak peygambercilik oynamıyoruz. Senin için bunlar gerçeği ifade etmiyorsa, bunu yüksek sesle dile getirme. Aksi takdirde, Sümer ve Babil tanrıları/tanrıçaları, geçmiş medeniyetlerin halkları, tarihçiler ve arkeologlar bu duruma çok üzülürler!!!
ben Allah bilir diyorum,geri dönüşmüycek bir Allah inancına ve islama bağlıyım.La ilahe illallah muhammeden resulullah.biliyorum ateistlikte bi hastalık gibi, bir çeşit hastalık.ben Allah ve islam inancına enjekte edilmiş biriyim.
"Enjekte edilmek"... Kim tarafından? Seni kim Allah ve İslam inancına enjekte etti? Büyük ihtimal Allah diyeceksin. Allah seni kendine mi enjekte etti? Seni etti, başkalarını niye etmedi?
ama insanların kafamı doldurmasıyla değil,manevi bir olguyla,o yüzden hem kendi çıkarttığım kanıtlar, hemde kendi bilincimle bu yoldayım.
Sen çok araştırdın İslam dinini ve diğer dinleri de kendi aklınla seçmiş oldun değil mi? İnsanlar kafanı doldurmadı yani! Senin müslüman olma nedenin ailen, çevren, aldığın eğitim ve yaşadığın ülke. Sen, tıpkı herkes gibi insanların doldurmasıyla bu dine girdin, araştırıp da birşey bildiğin için değil. Birçok başlıktan ve yorumundan biliyorum, Kuran'ı dahi bilmiyorsun. Kuran'ı bilmeden kendi kendine çıkarttığın kanıtlarla işte böyle sonuçlara ulaşırsın. Hem bunlar İslam'ın da değil, sadece senin kendi cevabın.
İşte sana birşeyler enjekte edenler, yaşadığın toplumdaki insanlar. Neden müslüman olduğunu tekrar düşün, sonra müslümanlık üzerine düşün. Kendine birşeyler zerk etmeyi bırak, açık bir zihinle araştır.
neden enjekte oldu kalbin meylinden,kalb meylederse Allah'ta sana yaklaşır, sana varlığını kanıtlar,gerçekten var olduğunu ,sana hzırladığı manevi zeminle bildirir.
Mısur da ise ,yusuf zamanı hariç hep putlara tapılmıştır.sonrada akhenaton oldu.Stephan Langdon yaz ,googleye bak,oxford üniversitesi arkeoloji bilim profösörü, benim sana anlattığım sümerlerden farklı bişey yazmamış.Mardukta,asıl ilah olan ve tüm insanlığa haber gönderen Allah'tır.Sıfatlarını tanrılaştırmış, putlaştırmış ve tanrıları bir doğa gücü olarak feyzalmışlardır.oxford bile bunu söylüyor.
neden enjekte oldu kalbin meylinden,kalb meylederse Allah'ta sana yaklaşır, sana varlığını kanıtlar,gerçekten var olduğunu ,sana hzırladığı manevi zeminle bildirir.
Mısur da ise ,yusuf zamanı hariç hep putlara tapılmıştır.sonrada akhenaton oldu.Stephan Langdon yaz ,googleye bak,oxford üniversitesi arkeoloji bilim profösörü, benim sana anlattığım sümerlerden farklı bişey yazmamış.Mardukta,asıl ilah olan ve tüm insanlığa haber gönderen Allah'tır.Sıfatlarını tanrılaştırmış, putlaştırmış ve tanrıları bir doğa gücü olarak feyzalmışlardır.oxford bile bunu söylüyor.
Sevgili son peygamber Mongus,
Benzerin Muhammed gibi açıktan sallamaktasın. Marduk'u Allah yaptın. Bu gaybı bilen bir tek sen olduğun için yeryüzünde, sanırım Cebrail aracılığıyla vahiy gelmiş olmalı. Ama bana tebliğde bulunmana gerek yok, ne sana ne de uydurma tanrına iman edecek değilim.
Langton'u da, Kramer'i de, Hooke'u da, Frankfort'u da, Jocabsen'i de, Çığ'ı da bilirim. Sen o google'a biraz daha takıl. Ama saplantılarını "pause" etmezsen, birşeyi mukayese edeceğin yok, gereksiz çaba.
Oxford'a bu kadar güvenin varsa, Oxford'un evrim hakkında söyledikleri konusunda ne düşünüyorsun? "Abi, adamlar öyle söylüyorsa doğrudur" diyecek misin?
adam zaten ,biz kanıtları bulduk,bunun sonucunda bu olayların ,tüm insanlığa haber gönderen tek tanrı olduğunu gördük diyor. evrimcilerin görüşleriyle , bu kanıtların çeliştiğinide söylüyor fakat gerçeğin,gerçekten var olan tek tanrı olduğunu,insanların ismini ve sıfatlarını bozup,hayali ve putperest inançlar geliştirdiğini söylüyor abicim, daha ne diyim.Bende bunları bilmeden önce yazmıştım sıfatlarını, kendi hayal güçlerinin ve sıfatlarını kullanarak,çok tanrılı din sistemine geçtiklerini, bu a benim bu konuda gerçekten doğru bir tespit yaptığımı gösteriyo, yoksa bilgiçlik taslamıyorum ahbap.
ilkönce ''Allah dilemedikçe siz dileyeemzsiniz ''ayetini her türlü anlamak mümkün,ben sana sapkınlığı örnek verdim sadece, Öncelikle çok açık ve net bir cümleyi her türlü ayrı ayrı anlamanın ne gereği var ne amacı var anlayabilmiş değilim.
Yahu açık açık yazıyor işte, ben dilemezsem sizde dileyemezsiniz diyor Allah ve insan iradesini kısıtlayıp hür iradeden mahrum ediyor insanı.
Yok şu anlam var, yok bu anlam çıkar şeklinde neshlere gerek yok çünkü bu ayet zaten başlı başına bir anlamdır.
Geldik neden önlemedi sorusuna verdiğiniz karşı cevabınıza:
çünkü o insanların kötü ahlakının onların sonu olmasının sebepleri olarak gösterilmiştir, onlara bu hususta hizmet etmiş olan halkında , basit ve ahlaksız, inançsız yada sapkın inançları yüzünden habercinin sözüne uymadıklarından dolayı bunları onların yokoluşunun sebepleri yapmıştır.
Hak din iniyor , insanlar kendi uydurduğu düzmece hayattan ödün vermeyip , peygamberin sözüne itimat etmeyip yalanlayıp kovuyolar,o yüzden başka haberciye gereksinim duyulmadan , inananlar dışında herkes helak oluyor. bozulacağını zaten Allah biliyor fakat insan bilmiyor, görüp öğrensinler diye yaşıyorlar hak dinin o olduğunu yalanlayanlar, kendi kendini bozuyor ve olayın gerçek olduğunu helak edilirken anlıyorlar, geriye dönüş olmuyor. sonra hem dünya hayatı hüsran hemde ahiret.
Yani şu anlattıklarınızdaki çelişkiyi saçmalığı nasıl görmezsiniz anlayamıyorum.
Yahu madem bu insanlar peygambere inanmyacaktı madem habercinin sözüne uymayacaklardı, Allah uymayacaklarını bile bile neden gönderdi bu habercileri o halde?
Ayrıca yine Allah her şey bilen ve geleceği de bilebilen bir varlıksa bu yarattığı insanlarım peygamberin sözüne uymayacağını bile bile neden BU ŞEKİLDE yarattı bu insanları?
Bilmiyor mu bu insanların gelecekte peygambere uymayacağını. O halde neden onları kendi dinine uyacak ve peygambere inanacak şekilde yaratmıyor da bu insanların dünyada cehennem hayatı yaşamasına göz yumuyor.
Bu mudur Allahın merhameti? Bu mudur Allahın büyüklüğü?
Size bunun gibi birçok mantıksal soru soruyorum fakat işinize geleni cevaplıyorsunuz ki cevaplarınızda olayı kurtarmıyor, yine bir çelişki çıkıyor (. Bakalım bu sorularımdan hangileri işinize gelicek.
Diyorsunki, sümer inancının , yahudilerce,babilden alınıp araplara geçmiş olduğunu kanıtladık, bende diyorumki sümer ve babil inancı çok tanrılı değilmi,
evet!peki bu adamlar bu çok tanrılı dini bu kadar bir zamanda nasıl teke düşürdüler,neden Allah diye bir kelam ortaya çıktı,demekki yahudilerce inanılan birçok tanrılı din yoktu.Mısır'a baktığımızda m.ö 1350 yılında tek tanrı inaşı göze çarparken, bu adamlar nasıl olduda çok tanrılı dini bire düşürüp bi inanç geliştirdi, yani ssen diyorsunki sümer ve babil inancını ve bilgileri alındı , zaman içinde tek tanrı inancı yaygın oldu, çünkü iddaa edilen şey, alınan inanç çok tanrılı inanç.babillerden 100 yıllar sonra oldu deniyor, tek tanrılı inanç, bende Mısır'da zaten vardı diyorum.
yani bunu eleştiri olarak düşünme,gerçek bir gözlemci olarak bak, çünkü bunu iddaa eden herkes, sümer ve babil vasıtasıyla alınan çok tanrılı inanç sayesinde , bilgisi ve kültürüyle,tek tanrılı inanca geçildiğini savunuyo.eğer öyleyse neden m.ö 1350 yılında tek tanrı inancı vardı, onu soruyorum.
…kültürünü , ilmini bilemem,çok tanrılı inançtan alınıp zaman içinde tek tanrı inancının yaygın olduğunu Mısır tarihi ve akhenaton yalanlıyo, ben değil.
Ya fallahi kafayı yiyeceğim.
Bak Mongus !
Ben Sümer ve babil’den alınan çok tanrılı inançların tek tanrılı inançlara çevrildiğini,
Yahudilerin tek tanrılı inancı Sümerlerden yada babillerden öğrendiğini falan savunmuyorum!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Benim yazılarımda böyle bir şey yazmıyor. Ben böyle bir şeyi de iddia etmiyorum. Bu kafanamı sokuyon kulağınamı sokuyon ne napıyosan yap ama anla artık !
Ben diyorum ki Sümer ve babildeki bir takım faktörler alınmıştır. Yazılarımdaki benzerliklerde hep bu faktörlerdir. Örnek vereyim:
Mesela: Havvanın kaburgadan yaratılmasının aslında Sümer tanrısı Enki’nin hasta olan kısmının kaburgası olması ve bu kaburgayı, adı “kaburganın hanımı” anlamına gelen bir tanrıçanın iyileştirmesine dayanması.
Mesela, İsa’nın (eğer varsa) kendisini tanrının oğlu olarak tanıtmasının sebebinin arkasındaki
etmenlerin Sümer’e dayanması!
Mesela, kutsal gün olayının aslında Sümerlerdeki Satürn gezegenine dayanması.
Mesela, örtünme baş örtüsünün aslında Tanrılar namına cinsel ilişkide bulunan Sümer rahibelerinin diğer kadınlardan ayrılması için taktıkları örtülere dayanması!
Mesela Yahudilerin üstün kavim olma olayının aslında Sümerlerinde kendilerini üstün kavim olarak göstermelerine dayanması.
Yazımda hep bu tür şeyler var !!!!
Tek tanrı inancını Yahudilerin babilden öğrendini falan yok.
Anlatabildim mi? Anladınız mı?
Artık hayla tek tanrı çok tanrı akhenaton makhenaton diye tutturacaksınız yuh size !!!!
Konu tek tanrı inancı değil.
Konu, ilk 2 yazımdaki bahsettiğim büyük başlıklar halinde olan benzerliklerdir.
Ve eğer, bu benzerliklerin olmasının sebebini sümerlerede hak dini inme tezine bağlıyorsanız, o halde benim bu tezi çürütün tespitlerime bir cevap yazarsınız. Bu kadar basit !!!
Gerçi yazmıyorsunuz. (.
Sallama sallama sebeler uydurup “Satürn gezegeni olayı ve benzerleri beni bağlamaz” diyerek bu tutarsızlıklardan kaçıyorsunuz. (.
Saygılarım ve Sabırlarımla…!!!
ha tamam bende diyorumki, sümerlere hak din inmiştir.bunuda kuran-ı kerimdeki kavimlerin helaklarından anlarız,çünkü adı verilen ve verilmeyen bir çok kavimden bahseder.bazıları örnek olarak belirtilmiştir,zaten insanlığa 124000 peygamber geldiği söyleniyor.
kalıntıları bulunan bazı helak kavimlerinin izleri bulundu, mesela lut kavminin kalıntıları var.ad kavmi ve semud kavmininde arkeologlar tarafından kalınyıları bulundu.ismi geçmeyenlerde var ,mesela İtalyadaki pompei şehri var,burda lut kavminin ,iki ayrı yerleşim yeri, sedum ve gomorenin ,bir duvarda yazılı olduğu ortaya çıktı.buda aynı akıbetin yani Allah'ın adaletsiz davranmadığı gösterir,çarpık hayatlar, puta tapmalar,her türlü cinsel münasebetki 10 yaşındaki çocuklarla,35-40 yaşındaki adamların cinsel münsabetteki taşlaşmış kalıpları bulundu.azap aynı.
yani bundan çıkarabileceğimiz sonuç,o dönemde çok peygamber geldiğinden sümerlerede haberci yollanmıştır.zaten oxford üniversitesi arkeoloji uzmanları ,yaptığı çalışmalarda sümerlerin tanrı anlayışının Allah'ın sıfatlarının, hayalcilik yoluyla,o sıfatları doğa güçlerine yorduklarını,bunları taşlaştırıp ,sıfatlardan esinlenip isimler konulduğunun
bilgisine varmışlardır.yani onlarada gelen hak dini yozlaştırmış,çarpıtmışlar.büyük ihtimalle görev verilen peygambere uymamışlardır.o yüzden ,ismi geçmeyen peygamberleride göz önüne alırsak muhakkak haberci gelmiş ve uymamanın cezası helak olmuştur.
Allah o insanların ruhunu yarattığı zaman gösterilen gerçeğe karşı söz aldı,bütün ruhlar iman ettiğini söyledi.fakat insan yaratılışında bir imtihan söz konusuydu.öyleyse sizi imtihan edicem diyerek dünyaya göndermeye başladı.kim benim sözüme,hükümlerime uyarsa o kurtuluşa erecek dedi.insan, Allah'ın nazarında bir çöp bile olmayan dünyaya itimatmı gösterecek, yoksa yaratılışnda olan ilahi bir çekim bulunan ve geldiği yeri akıl edebilecek,hissedip bu dünyaya fazla itimat etmeyip rabbinin asıl olan nimetini ve ölümsüz bir şekilde istediğinimi yapacak,görmesini istedi. çünkü insanların hepsi söz vermiş ve iman ettik demiş.bu sözünde kimler durduysa onları şereflendirecek.
asıl hayatta herkes söz vermiş,yani firavunundan tut nemruduna,hitlerine kadar.insana kolay azap ediliyo ,yani hem bedeni hem ruhi,insana verilen nimet,istediğini yap istediğni yapma,ama Allah'a iman et denir.yiyip içiyosun istediğini yapıyosun.aslında iş çok vahim,o koskoca melekler,bir dakikada dünyayı yerle bir edebilecek büyük melekler bile emre tabi.sürekli Allah'a ibadet içersindeler,onu zikir ve secde ederler.evrenin yükünü taşırlar ,bunları yaparkende sürekli Allah'a bağlı bir şekilde hiç hafızalarından çıkmıycak biçimde ibadettelerdir.
sedum ve gomore yazısı pompeide ,bir duvarda bulunmuş,muhtemelen yahudi kölelerce
yazılmış,lut kavminden haberi olan yahudi köleleri pompeinin azgın ve cinsellikte sınır tanımayan,putlara tapan bir kavim olduğunu gözler önüne seriyor.görebilen için bu çok büyük bir kanıttır.
saygılarımla..anlıyorum sabrını, bak sabır insanı muhakkak doğruluğa ulaştırır.ama zordur.
Hayla aynı şeyler, hayla aynı tavır...
ha tamam bende diyorumki, sümerlere hak din inmiştir.bunuda kuran-ı kerimdeki kavimlerin helaklarından anlarız,çünkü adı verilen ve verilmeyen bir çok kavimden bahseder.bazıları örnek olarak belirtilmiştir
kalıntıları bulunan bazı helak kavimlerinin izleri bulundu, mesela lut kavminin kalıntıları var.ad kavmi ve semud kavmininde arkeologlar tarafından kalınyıları bulundu.ismi geçmeyenlerde var ,mesela İtalyadaki pompei şehri var,burda lut kavminin ,iki ayrı yerleşim yeri, sedum ve gomorenin ,bir duvarda yazılı olduğu ortaya çıktı.buda aynı akıbetin yani Allah'ın adaletsiz davranmadığı gösterir,çarpık hayatlar, puta tapmalar,her türlü cinsel münasebetki 10 yaşındaki çocuklarla,35-40 yaşındaki adamların cinsel münsabetteki taşlaşmış kalıpları bulundu.azap aynı.
Yahu nerden biliyorsunuz ki izleri bulunan o kavmin semud kavmi olduğunu?
Kanıtınız nedir o kavmin semud kavmi olduğuna dair?
zaten oxford üniversitesi arkeoloji uzmanları ,yaptığı çalışmalarda sümerlerin tanrı anlayışının Allah'ın sıfatlarının, hayalcilik yoluyla,o sıfatları doğa güçlerine yorduklarını,bunları taşlaştırıp ,sıfatlardan esinlenip isimler konulduğunun
bilgisine varmışlardır.
yani onlarada gelen hak dini yozlaştırmış,çarpıtmışlar.büyük ihtimalle görev verilen peygambere uymamışlardır.o yüzden ,ismi geçmeyen peygamberleride göz önüne alırsak muhakkak haberci gelmiş ve uymamanın cezası helak olmuştur.
Söylemekle olmuyor efendim öyle.
Hani nerde ozaman belge, kanıt.
Sümerlerin Allahın sıfatlarını, hayalcilik yoluyla,o sıfatları doğa güçlerine yorduklarını,bunları taşlaştırıp ,sıfatlardan esinlenip isimler koyduklarına dair kanıtlar nerde, hazırlanan belgeler nerde?
yani şu olmuştur bu olmuştur diyip, tamam biz kazandık diyerek olayı kapıyorsunuz. Ne kanıt var ne mantıksal bir açıklama var. Oh ne güzel ya. Tartışmanın başından beri yapıyorsunuz bunu.
Üstüne bide sorularımıda cevaplamıyorsunuz.
Hani başlıktaki sorularımın cevabı ? ? ?
Hani nerde allahın insanı yaratması ile ilgili sorduğum soruların cevabı ? ?
Hani nerde önceki yorumlarımda sorduğum diğer soruların cevabı ? ?
Yok efendim yok cevap vereceğiniz yok.
Yahu ben tam 3 yorumdur şu şu sorularımın cevabı nerde diye sormaktan
bıktım artık ! ! ! ! !
Sizi kaale alarak yanlış yapıyoruz biz.
Harcağım emeğe, kaybettiğim zamana, klavye tuşlarına basarken harcadığım vücut enerjime yazık...
Siz hiç bir kanıt göstermeden, "büyük ihtimalle, büyük olasıklıkla" vs gibi kelimeleri dayanarak göstererek, böyle boş boş yorumlar koyup, sorulan sorulardan kaçarak yorumlaşmaya ve tartışmaya devam ediniz kafanıza göre.
Artık şahsım sizi rêlemiyor (!) (.
Eyvallah Vrael,yinede sağol,şahsınada teşekkürler.
Sen devam et kardeşim,sümerlerin kökenine,5000 yıl önce yaşayan insanların uyduruk tanrılarının,yüce Allah'a dönüştüne inan,onların younda git.
5000 yıl öncesinin insanı ilkel yaşamış diye sende ilkel yaşa.
Allah'ı inkar edip rahatla.zaten görebilen için her şey ayettir.
şeytan oynar insanla,mücadele etmen gerekir.
bi gün senide beklerim asıl diyardaki cennet bara,belki gideriz ayrı diyarlara
ben isterimki kimse yanmasın.umarım yüce Allah sizleride bağışlasın.
Saygılarımla.sağlıcakla kal.
Sen söyle sizin cennetteki barmen'e senin günahları bize yazsın :)))
Siz çok akıllısınız ya Allah ya Muhammed diyip cennete kapağı atacaksınız biz enayiyiz yanlız son saniyede tövbe ettik mi cennette komşuyuz ona göre bizi görünce şaşırmayın ne oluyor diye :))))
Allah2ın bizzat,elçisine vermiş olduğu sözdür .
kendisine iman,peygamberine uyan,yarattıklarına inananları affediceği.
inşaallah yola gelip sizde cennet ehli olursunuz.
fakat son saniyede ölümü görmeden önce dönmek daha iyidir.
bu düşünce size şeytan tarafından fısıldanıp,enjekte edilmekte.
o yüzden o kovulmuş şeytanı yenin.ondan üstün olduğunuzu ona ve Allah'a
kanıtlayın bir an önce:)
Eyvallah Vrael,yinede sağol,şahsınada teşekkürler.
Sen devam et kardeşim,sümerlerin kökenine,5000 yıl önce yaşayan insanların uyduruk tanrılarının,yüce Allah'a dönüştüne inan,onların younda git.
5000 yıl öncesinin insanı ilkel yaşamış diye sende ilkel yaşa.
Allah'ı inkar edip rahatla.zaten görebilen için her şey ayettir.
şeytan oynar insanla,mücadele etmen gerekir.
bi gün senide beklerim asıl diyardaki cennet bara,belki gideriz ayrı diyarlara
ben isterimki kimse yanmasın.umarım yüce Allah sizleride bağışlasın.
Saygılarımla.sağlıcakla kal.
Sen söyle sizin cennetteki barmen'e senin günahları bize yazsın :)))
Siz çok akıllısınız ya Allah ya Muhammed diyip cennete kapağı atacaksınız biz enayiyiz yanlız son saniyede tövbe ettik mi cennette komşuyuz ona göre bizi görünce şaşırmayın ne oluyor diye :))))
ahaha xD
hayla anlamamışsınız beni ve ne yazmışsınız:
"5000 yıl önce yaşayan insanların uyduruk tanrılarının,yüce Allah'a dönüştüne inan"
2.sayfadaki 19. yorumu hiç okumamışsınız sanırım. (.
sen bizi cennete davet ediyorsun madem, bende seni barıma davet ederdim, fakat cennet bar kapandı 2 saat önce. Yoksa zemzemli bira içerdik senle. nasip olmadı, allahın lütfu işte (.
Neyse mongus kardeş,
sende sağlıcakla kal, zinde kal, ışıkla kal.
ozgur_beyin
12-11-2009, 11:45
yahu mongus din adına sinekten yağ çıkarma peşindesin. ve kuranıda islamıda bilmiyorsun
hac suresi 10da allahın diyorki
lillahi zellamnin lilabid
baştaki li şart edatıdır kesinlik ifade eder yani allahın diyorki
allahın kesinlikle kullarına zulmetmez.
halbuki senin tanrın her şartta kullarına zulmetmiştir anlatılan doğal felaketleri tanrın kendine mal edip senin gibi sinekten yağ çıkarma peşine düşmüştür
sodom ve gomoreye sahip çıkmış ama 2000 yıl önce olan pompei felaketinden haberi olmamış olsa mutlaka onda bir senaryo yazardı kendi yapmış diye.
bu söylediklerimi daha iyi anlaman için haldun tanerin keşanlı ali destanını bilmelisin.
alide işlemediği bir cinayetten içeri girmiş çıkınca mahallesine gelip işlemediği cinayetin
niğmetlerinden (rant) faydalanmaya çalışmıştır. aynı senin tanrında işlemediği cinayetin rantının peşine düşmüş(tabi senarist muhammedin sayesinde)
bilmeyenler için söyleyeyim buresimler lavın altında kalan ve sonra içerde yanan cesetlerin olduğu boşluğa alçı doldurularak elde edilmiştir pompeiden insanlar kaçamamış oldukları yerde ölmüşlerdir bu resim bunu açıklıkla anlatmaktadır
ozgur_beyin
12-11-2009, 11:55
http://www.itibarhaber.com/images/stories/BunlariBiliyormuydunuz/anne-cocuk.jpg
bilmeyenler için söyleyeyim buresimler lavın altında kalan ve sonra içerde yanan cesetlerin olduğu boşluğa alçı doldurularak elde edilmiştir. pompeiden insanlar kaçamamış oldukları yerde ölmüşlerdir bu resim bunu açıkça anlatmaktadır.
Böyle helak etme girişimleri Tanrı'ya yakışır mı ? Tanrı yaşın yaşında kuruda yanar diyebilir mi ? Burda çoluk çocuk yaşlı genç herkes ölmüş. Tanrı kızdı diye alayına mı lav püskürtür bu nasıl adalet ? Bazı yahudilere kızdı diye bütün yahudilerin soyunu kurutmaya çalışan Hitlerden ne farkı var şimdi bunun ?
öyle veya böyle,Azrailin uğradığı yer olduğu belli.insanlar aklı selim yaştaymış şu resimde,sana söylüyüm ,alçı doldurularak yapılıyo bunlar,sen alçıya değil pozisyona bak
eğer orda o çıcuk masumsa.onun canı hafifçe,acı hissettirmeden,fazla acı hissettirmeden alınır.
orda bir mezarlıkta iskelet bulundu,normalda insan mezara dümdüz konulur.o iskeletin kafası hafif yukarda sol tarafına ,korku dolu bakar bi şekilde bulundu.
Allah zulmedici değildir.insanlar kendi kendine zulmeder.geri dönüşlerini böyle hazırlarlar.
ozgur_beyin
12-11-2009, 14:50
Allah zulmedici değildir.insanlar kendi kendine zulmeder.geri dönüşlerini böyle hazırlarlar.
MONGUS
filistinde ne oluyor allah kimden intikam alıyor. zulum niye ve niçin
Allah zulmedici değildir.insanlar kendi kendine zulmeder.geri dönüşlerini böyle hazırlarlar.
MONGUS
filistinde ne oluyor allah kimden intikam alıyor. zulum niye ve niçin
orda bir savaş var,yurt kavgası var.insanlar çıkar uğruna oranın halkını öldürüp birşeylere hakim olabileceğini zannediyor.Allah o insanların canını alırken acı veriyormu acaba,bence vermiyordur.bu drumda o insanları öldürenlerin canını alırken ,ordaki can alıcı faktörleri, onların üzerinde o acıları yaşatabilir.şüphesiz Allak her şeye kadirdir.
sadece zulmedenlere zulmeder.İnsanlar savaşıp birbirlerini öldürürler.fakat bir peygamber gelirde onun sözü dinlenmez ve o peygambere küfür edilirse
koyulan ölçüler topluluklarca aşılırsa ,o topluluk ters düz olur,yerin dibine geçer.
orda bir savaş var,yurt kavgası var.insanlar çıkar uğruna oranın halkını öldürüp birşeylere hakim olabileceğini zannediyor.Allah o insanların canını alırken acı veriyormu acaba,bence vermiyordur..
"Bence"ler başlamış gene.
Sencesinden iyice emin olmak için Mongus, İsrail Filistin'e tekrar fosfor bombası yağdırırırsa oraya git ve canın acıyor mu acımıyor mu bir bak bakalım derim. Vücutları yanan insanların nasıl ağlaya ağlaya öldüklerini gördük televizyonda. Ama herhalde numara yapıyorlardı, çünkü "sence" öyle birşey olamaz. Sırf abartmak için neler neler yapıyor şu insanoğlu.
sadece zulmedenlere zulmeder.İnsanlar savaşıp birbirlerini öldürürler.fakat bir peygamber gelirde onun sözü dinlenmez ve o peygambere küfür edilirse
koyulan ölçüler topluluklarca aşılırsa ,o topluluk ters düz olur,yerin dibine geçer.
Mongus lütfen tek tek cevap ver
1 ) Yahudiler ve Hristiyanlar sizin peygamberinize küfür ediyorlar mı etmiyorlar mı ? ( Yahudiler ve Hristiyanlara göre Muhammed Sahte Peygamberdir )
2 ) Yahudiler filistinlilere zulm ediyorlar mı ?
3 ) Dünya'da ticaret ve finansı kim yönetiyor ?
4 ) Kur'an Allah tarafından bizzat lanetlenen küfür edilen İsrailoğulları ( Yahudiler ) neden hala bu kadar güçlü Allah neden onlara birşey yapmıyor ?
Sonuç zulmeden ve peygambere küfreden Yahudiler sapasağlamlar sizin teorinize göre ters düz olmaları lazımdı.
zaten 2.ci dünya savaşında büyük darbe yediler,tüm inançsız devletlerde yani kendilerine göre inançlılar,birbirlerini öldürdüler.yahudiler şimdi biraz daha güçlü fakat İran ve Türkiyeden çok çekiniyorlar.
"Bence"ler başlamış gene.
Sencesinden iyice emin olmak için Mongus, İsrail Filistin'e tekrar fosfor bombası yağdırırırsa oraya git ve canın acıyor mu acımıyor mu bir bak bakalım derim. Vücutları yanan insanların nasıl ağlaya ağlaya öldüklerini gördük televizyonda. Ama herhalde numara yapıyorlardı, çünkü "sence" öyle birşey olamaz. Sırf abartmak için neler neler yapıyor şu insanoğlu.
Mhammed ümmeti öldürülürse şehit olur.diğerlerinde böyle birşey yok.
Zaten aklı selim bir inanç yok.
zaten 2.ci dünya savaşında büyük darbe yediler,tüm inançsız devletlerde yani kendilerine göre inançlılar,birbirlerini öldürdüler.yahudiler şimdi biraz daha güçlü fakat İran ve Türkiyeden çok çekiniyorlar.
Bu mu cevap ? Senin kriterlerine göre bunların helak edilmesi lazım değil mi ? Peygambere küfür var insanlara zulmetmek var ? Biraz önce söylediklerini tekzip ediyorsun biraz tutarlı olun okuyanlar bari sizi böyle altı boş laflar eden müslümanlar olarak görmesin.
Mhammed ümmeti öldürülürse şehit olur.diğerlerinde böyle birşey yok.
Zaten aklı selim bir inanç yok.
Biz senle şimdi şehitlik meselesini mi tartıştık? Ne alaka?
Sen o adamların "sence" nasıl acı çekmediğini anlatsana.
o insanların canı alınırken,belki canı fazla acımıyodur diyorum.çünkü ortada bir masumiyet var.öyle gözüküyo olamazmı.sonuçta Allah çok yüce ve herşeye kadir.
Zaten can çıkarken yani ölüm sfahası nerden bilelimki onların acısını,kimine daha çok acı kimine daha az.yaralanalarsa tedavi ediliyor.sakat kalanlar gazi oluyor.öyle bir hayat yaşayıp,ahret hayatında mükafat kazanıyorr.
o insanların canı alınırken,belki canı fazla acımıyodur diyorum.çünkü ortada bir masumiyet var.
Bu ne ya?
Böyle cevaplar vererek gerçekten bizlere ayıp ediyorsunuz oturup cevap yazıyoruz o kadar bize hiçbir faydası olmamasına rağmen. Aldığımız cevaplara bak bence öyle öyle olamaz mı fazla acıtmamıştır belki. Evet önce pamuklara sarmış sonra lav püskürtmüş.
Bundan sonra benden cevap beklemeyin yazdıklarınızı görmezden gelicem siz cehalet ile mutlusunuz mutlu kalın.
o insanların canı alınırken,belki canı fazla acımıyodur diyorum.çünkü ortada bir masumiyet var.öyle gözüküyo olamazmı.sonuçta Allah çok yüce ve herşeye kadir.
Zaten can çıkarken yani ölüm sfahası nerden bilelimki onların acısını,kimine daha çok acı kimine daha az.yaralanalarsa tedavi ediliyor.sakat kalanlar gazi oluyor.öyle bir hayat yaşayıp,ahret hayatında mükafat kazanıyorr.
Böyle olduğuna dair bir hüküm varsa, koy ortaya, biz de "bilmiyormuşuz, sayende öğrendik" diyelim.
Ama sen, "sence" ile, Allah'a bir tutum, bir tercih yükleme hakkını nereden buluyorsun? Bu günah değil mi? Hem de büyük günah?
pompeide yanardağ patlamadan önce işaretler vermiş.çoğu insan kaçmış kalanların çoğu ise mallara bekçilik yapsın diye zincirlenen zavallı kölelermiş.o zamanın romasında zina eşcinsellik cinsel özgürlük köleleik insanlara zulüm yapma çok yaygın davranışlar.neden sadece pompei cezalandırılmış?7.4 yetmedi mi diyen sapık zihniyetden ne farkı var bunun?
Böyle olduğuna dair bir hüküm varsa, koy ortaya, biz de "bilmiyormuşuz, sayende öğrendik" diyelim.
Ama sen, "sence" ile, Allah'a bir tutum, bir tercih yükleme hakkını nereden buluyorsun? Bu günah değil mi? Hem de büyük günah?
Ahbap bunların yasak günah olduğu kısmını okumamış daha herhalde. Bırakın cehennem ateşi birazda böyle Allah'ın kelamını değiştirenler ile harlansın hep biz mi yanıcaz cozur cozur.
Arkadaşlar,ben ölüm acısının safhalarından bahsediyorum,hepsi farklı farklı şeyler,ölümde büyük bir aldatıcılık var insana karşı.Gece bir uçaktan atılan bombalardan ölen bir kişiyi gören oluyormu,insanlar oraya bomba atmışsa,oralarda muhakkak tahrip olucak yerler vardır.sonuçta insanların yaptığı hareketler zincirleme olarak ölümlere sebebiyet veriyor.Bu dünyanın önceden oynanmış bir film olup insanların bunu izlenmesi sağlandığını düşünüyorum.
Allah kelamına karıştığım yok ,ben ölüm safhasından bahsediyorum.her insanın ölüm acısının farklı olduğu bilinir.
Mesela şöyle diyim,ben cin gördüm ,o beni tutunca boğazıma uyguladığı baskıdn başka bir acı hissemedim.yani hiç bir yerin kımıldamıyo ve ses çıkaramıyosun,seni felce uğratmış gibi.o yüzden Azrail senin vücudunu felce uğrtatmış gibi canını alır sen acı hissetmessin.