Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Önerdiğimiz Başlıklar

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 06-11-2009, 02:19
VraeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
VraeL VraeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Mar 2009
Mesajlar: 1.840
Post Semavi Dinlerin Sümerdeki Kökeni adlı yazıya gelen karşıt görüşlere cevaplar

SEMAVİ DİNLERİN SÜMERDEKİ KÖKENİ ADLI YAZIYA GELEN KARŞIT GÖRÜŞLERE KARŞI CEVAPLAR VE MANTIKSAL SORULAR

Merhabalar mağlup durumdaki hapis hayatı süren gezegenin, tünel kazarak gün ışığı görmeye çalışan masum insanları.

Bu yazıya tesadüf ettiyseniz, yazının içeriğine biraz yabancı kalacaksınız. Fakat yazıyı ilk iki yazımın bir devamı olduğunu biliyorsanız, bu yazının “Semavi Dinlerin Sümer’deki Kökeni” adlı yazılarıma gelen karşıt tezlere karşı yazılmış bir yazı olduğunu biliyorsunuz demektir.

İsterseniz fazla uzatmadan başlayalım.

Evet, yazıyı yazdık, çeşitli kaynaklardan yararlandık, görüşlerimizi savunduk, kaynaklarımızı sunduk. Tahmin ettiğim gibide hep aynı tarzda karşıt görüş geldi. Önceki yazılarımda bu görüşlerin temelinin “genel olarak semavi dinlerin tanrısı olan Allah’ın/Yehova’nın Sümerlere geçmişte bir din gönderdiği bu yüzden benzerlikler olduğu ve benzerliklerin arasındaki çeşitli farklıkların var olmasının sebebinin ise bu dinin zamanla yozlaştığı fikrine dayanmakta olduğunu” söylemiştim. 2. yazıma da yine aynı temele dayanan görüşler geldi. Anlayacağınız binanın temelini saptadık, orayı bir güzel patlatalım. Öyle bir patlatalım ki, 11 Eylül’de ikiz kulelerin temelini patlatan mühendisler bile kıskansınlar (.


“Sümerlere de Hak Dini İnmiştir” Tezi

Bu tezi açıklamaya gerek yok sanırım. Adından belli zaten. Sümerlere de peygamber inmiş, onlara da Allah ayet vs indirmiş mantığı var. Aradaki farkların, mesele Sümerlerin çok tanrılı olmasının, sebebi ise bu dinlerin yozlaşmasından dolayı olduğu savunuluyor. Yani zamanla bozulmuş, çarpıtılmış.

Tezin geçersizliğine değinmeden önce ne cevap geleceğini çok merak ettiğim bir soru var önce onu sormak istiyorum:


Tanrının Yozlaşmaya göz yumması durumu:

Semavi dinlerin tanrısı olan Allah’ın/Yehova’nın Sümerlere geçmişte bir din gönderdiği savunuluyor. Sümerlerin inançları ile Semavi dinler arasındaki çeşitli farklılıkların var olmasının sebebi ise Sümerlerin yozlaşmasına, sonradan bozulmalarına bağlanılıyor.

Soru: Tanrı sonsuz güçte olduğuna ve her dilediği gerçekleştiğine göre neden gönderdiği dinin yozlaşmasına engel olmadı?
Eğer amacı Sümerleri test etmek idiyse, o zaten her şeyi bilen bir varlık değil mi, teste neden ihtiyaç duydu?

Şimdi gelelim bu tezi geçersiz kılan etkenlere:


Satürn gezegeni ve tatil günü tutarsızlığı:


Sümerlerde Satürn gezegeni kötülüğü temsil ediyor. Bu yüzden Satürn gezegenin simgelediği Saturday (türkçede Cumartesi) günü yas günü, kötülüklere karşı dinlenme günü, hüzün günü olarak kabul görülüyor.

Bu olay yahudilerde ve müslümanlarda da var. (hristiyanlarda varmı bilemem). Fakat yahudilerde bir fark ile varlık gösteriyor bu benzerlik. Saturn gezegeni sümerlerin tersine iyiliği simgeliyor. Bu yüzden yahudilerde ismi Satürn gezegeninden gelen Saturday (cumartesi) günü iyilik, neşe, sevgi, mutluluk ile dinlenme günü olarak kabul görülüyor. Günümüzde islam aleminde ise bu Cuma günü olarak devam ediyor!

Soru: Madem Sümerlere de hak dini indi ve Sümerlerde Satürn gezegeni kötülüğü temsil ediyor, neden tanrının günümüzdeki dinlerinde Satürn gezegeni kötülüğü temsil ediyor? Tanrı neden görüş değiştirdi?

Suların kana çevrilmesi olayı!


Sümerlerde İnanna adlı bir tanrıça tecavüze uğradığı için sinirlenip suları kana çeviriyor.

Tevrat'ta ise Musa adlı peygamber, mısırlı bir firavunun Yehova ya tapınmadığı gerekçesiyle, yehova’nın kendisine verdiği güç aracılığıyla, mısırdaki suları kana çeviriyor.

Soru: Madem Sümerlere de hak dini inmiş ve madem Sümerlerdeki tanrıça İnanna aynı semavi dinlerin kitaplarında geçtiği gibi Musa’ya benzer şekilde suları kana çeviriyor, o halde bu İnanna adlı Sümer tanrıçasının bir peygamber olduğu anlamına gelir.
Fakat nedense Sümerler bu şahsiyetlere tanrı-tanrıça diyorlardı. O halde buradan Sümerlere gönderilen peygamberlerin yoldan çıktığı, yozlaştığı sonucu ortaya çıkıyor. Yani kısacası tanrının gönderdiği peygamber defolu çıkıyor. Bu nasıl mümkün olabiliyor?


Levh-i Mahfuz kitabı:


Sümerlerdeki bir anlayışa göre tanrıların istekleri gökteki yıldızlarda yazıyor.

Semavi dinlerden olan İslam’da ise tanrının bütün âlemlere ve uygarlıklara gönderdiği kuralların yazılı olduğu bir kitap var. Bu kitap Allah ile birlikte gökte yer alıyormuş.

Soru: Madem Sümerlere de hak dini inmiş ise, Sümerlerde neden Levh-i Mahfuz adında bir kitap yok. Ayrıca neden Sümerlerde tanrının/tanrıların istekleri gökte yazılı oluyor da semavi dinlerde gökte yer alan bir kitapta yazılı oluyor. Neden arada böyle bir fark var. Tanrı neden sistem değiştirdi? Tanrı neden not defteri tutmaya başladı?



Tek taraflı bakış açısı sorunu:

Sümerlerin dininin bozulduğunu, yozlaştığını, asıl dinin günümüzdeki din olduğunu savunan insanlar sanırım durumun tersini hiç düşünmediler.

Soru: Asıl orijinal dinin Sümerlerin dini olduğunu, bu dinin KASITLI OLARAK bozularak günümüze getirilmediği ne mâlüm? Doğru olan inancın günümüzdeki inanç olduğunu neye dayanarak iddia ediyorsunuz?


“SÜMERLER ÇOK ESKİ ZAMANLARDA YAŞADIĞI İÇİN ONLARDAN ALINTI YAPILAMAZ” TEZİ


Biraz uzunca değineceğim bu konuya. Elimden geldiğince akıcı ve keyifli bir üslup kullanmayı düşünüyorum. Atlanmadan ve sakince okunursa problem olmaz.

“Sümerler çok eski zamanlarda yaşadığı için onlardan alıntı yapılamaz” tezini savunan bir insanın kültür devamlılığı, devletlerin yok olmasının neyi simgelediği, toplumlar arası kültür ve geleneklerin ne şekilde birbirine geçtiği ve benzeri konularda, oldukça bilgisiz olduğu ve bu konular çerçevesi içerisinde hayal gücünü kullanamadığı sonucuna varılır.

Öncelikle Sümerlerin doğma ve yıkılma tarihinden bahsedelim.
Sümerler M.Ö. 3500’lerde varlık göstermeye başlayan bir topluluk. Bu demek değildir ki, birden bire birisi onları oraya ışınladı. 3500’lerde ortaya çıkmak demek, geniş sınırlara ulaşarak toplu halde ve yerine oturmuş bir kültür-gelene-görenek hazinesiyle bir arada yaşamaya başladıkları tarih demektir. Kısacası devlet olduğu tarih demektir.

Yıkılışı ise 2000’li yıllarda gerçekleşmiştir. Sami bir devletten olan Sargon’un Sümerlere saldırması ile Sümerler son bulmuştur. Sargon Sümer şehirlerini birleştirerek Babil olarak bildiğimiz, halkı Sümerliler ve Samilerden oluşan bir imparatorluk kurmuştur.

Kilit nokta burası. “Ahanda Sümerler yıkıldı, ahanda artık onlardan alıntı yapamazlar, ahanda onlar teee 2200’lerde son buldu” şeklinde bir anlayış var.

Şimdi bu yanlış anlayışı bir düzeltmek lazım. Bir devletin yıkılması demek kültürünün, gelenek ve göreneklerinin yok olduğu, tarihten silindiği anlamına gelmez. Çünkü o bölgedeki halk farklı bir devlet ya da imparatorluk altında yaşamaya devam eder. Halk ile birlikte o halkın kültürü de yaşar. O halkın arasına gelen diğer devletin halkı ile aralarında kültür bağı-kültür alışverişi olur. Kimi şeyler değişir kimi şeyler değişmez. Ama sonuçta kültür devam eder, yok olmaz!

Tarihin bize sunduğu bilgiler ışığında geçmişe baktığımızda Sümerleri ele geçiren Akadlıların, Babil imparatorluğu adı altında Sümerliler ile yaşadıklarını görürüz. Aralarında bir kültür alışverişi var. İllaki 2 toplumdan biri etkilenecek. Ve etkilenen toplum Sümerler değil, akadlılar oluyor. Sümer kökenli halk, Babil imparatorluğunun sonlarına doğru silinmeye başlasa da Babillileri oldukça iyi etkilemeleri sonucu kültürleri, yazıları, gelenek ve görenekleri devam ediyor.

Zaten Babilliler, Sümerlilerden öyle bir etkilenmişler ki yazısı, tanrıları, yasaları, sanatları vs hep Sümer kökenlidir. Ufak tefek değişim geçirmiş olabilirler. Farklı tanrılar ön plana çıkmış olabilir, yasalar hafiflemiş y ada ağırlaşmış olabilir. Fakat sonuçta kültür ve inanç aynı kalmıştır.

Peki bu nereye kadar sürüyor?

Bu durum, yani Babil aracılığı ile Sümerlerin her türlü efsanesinin, hikâyesinin, geleneğinin, göreneğinin en önemlisi de inançlarının ve tanrılarının devamlılığı RESMİ OLARAK en az İ.Ö 300’lere kadar devam ediyor. Günümüzde ise tanrı ve tanrıçalar insanların pek haberi olmadan melek, cin, şeytan sıfatlarıyla semavi dinlerde yer almaktalar. Yani hayla devam ettikleri söylenebilir. Fakat çok büyük değişimler ile. Kısacası onlar ölmedi kalbimizde (. Az sonra değineceğim nasıl yer aldığına.

Gelelim can alıcı noktaya!
Araplar etkilendi mi, etkilendiyse ne zaman kadar bu etki sürdü?

Arapların etkilenmemesi imkânsız. Özellikle İslam öncesi panteondaki tanrıların/tanrıçaların Sümer ve Mısır kaynaklı olduğunu anlamak zor değil:

Örneğin El-Lât Sümer tanrıçası İnanna’ya karşılık gelmekte.
Aynı şekilde el Uzza’da yine İnanna’ya karşılık gelmekte.
İnanna dediğimiz bu tanrıça bırakın Arapları ta Tunus yarımadasına, romaya, yunana hatta ve hatta Hıristiyanlığın içine giriyor.

Nasıl mı?
Farklı toplumlardaki birçok tanrıça aslında İnanna’ın bir yansımasıdır. Fakat isim değişikliği geçiriyorlar. Mesela Akadlılar inanna’yı İştar şeklinde telaffuz ediyor fakat Ashtart şeklinde yazıyorlar. Ashtart kelimesi diğer toplumlara geçerken Astarte şeklinde geçiyor. Bu ve benzeri şekillerde iyice evrimleşiyor ve Roma’ya kadar gidiyor. Sonra Hıristiyanlık çıkıyor ve Astarte adlı bu tanrıça Hıristiyanlığa Astaroth adlı düşmüş bir melek olarak giriyor.

Bakın, gördünüz mü? Mezopotamya tanrıçası yüzlerce yıl değişti ve Avrupa’ya kadar gelip Hıristiyanlığın içine girdi. (ayrıca Meryem ananın birçok niteliği, bu tanrıçadan gelmedir yine)
(Aynı tanrıçamız taa Tunus yarım adasındaki Kartaca devletinde bile yine astarte adı ile, yunanlılarda ise Afrodit olarak geçmektedir.)

Kısacası Mezopotamya’dan başlayıp Hıristiyanlığın içine kadar giren bir kültürün, Arapları etkilemediğini, Sümerlilerin inançlarından Arapların ya da Yahudilerin haberinin olamayacağını söylemek oldukça yanlış ve cahilce olur. Zaten Sümerlerden ilk etkilenen ve kültürüne Sümer kültürünü kalıcı bir şekilde koyan toplum Araplar, daha doğrusu Samilerdir.

Şimdi geldik bu konuda en önemli detaya!
Yahudiler !!
Yahudileri atlamamak gerek!
Çünkü bu işte çok büyük payları var, çünkü Sümer kültürünün Araplara geçmesi Yahudilerin aracılığı ile oluyor denilebilir. Kendileri zaten M.Ö 2000 civarlarında doğup, M.Ö. 1000’lerde YEHUDA KRALLIĞINI KURDULAR. Krallıktan bahsediyoruz burada. Bu bilgi, kültür, gelenek, görenek, bilim, ilim kısacası her şey demektir. Bu krallığın Babil devleti ile yaptığı ticaret, anlaşmalar vs Sümer kültürünün ne derecede yayılmasına olanak sağlar söylemeye gerek yok sanırım.

Bunun yanı sıra en ama en büyük etki Babil devletinin Yehuda Krallığını İşgal etmesi, yıkması ve oradaki bilim adamları ve sanatkârları alıp Babil’e götürmesidir. Bu bilim adamları ve sanatkârlar orada öğrendiği Sümerden kalıp Babilde gelişme gösteren Sümer kültürünü, sanatını, bilgisini, Babil imparatorluğu yıkıldıktan sonra oradan kaçarak bir güzel iyice yaymışlar ve Yahudi toplumuna aktarmışlardır. Oradan Araplara iyice Sümer kültürü aşılanmış, İslam öncesi Arap kültürünün zemini oluşmuştur.

Artık bu kadar yazılandan ve açıklamadan sonra kimse çıkıp ta “yahu Sümerler m.ö 2000’lerde yıkıldılar, Arapların nerden haberi olsun, tabletleri çıkarıp geri gömecek halleri yok ya” gibi saçma cümleler de bulunmaz diye umut ediyorum.


“KAYNAĞINIZ NEDİR, KANITINIZ NEDİR?” SORUSU

İlk yazıya karşı böyle bir soru sorulmuştu. Kaynağınız nedir diye. Göstermiştim kaynağı. Fakat insanların forum sitelerindeki başlıkların altındaki uzun yorumları okumamak gibi bir alışkanlıkları var. Haliyle oradaki belirttiğim kaynağı göremediler. Yeniden belirtelim efendim.

Yazımdaki Sümerlerle ilgili bilgilerin/hikayelerin/yazılanların kaynağı için:
- Muazzez İlmiye Çığ - Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni.


(Ayrıca bu kitapta kanıt olarak Sümerlerle ilgili anlatılan hikâyelerin/bilgilerin yazdığı tabletlerin resimleri de bulunmaktadır !)

Siz şimdi Muazzez İlmiye Çığ nerden biliyormuş diyeceksiniz. Muazzez İlmiye Çığ Dünyaca ünlü Türkiye’nin en büyük Sümerolog’udur efendim. 74 BİNLİK BİR TABLETTEN oluşan çivi yazılı belgeler arşivini oluşturmuştur kendisi.10 BİNLERCE TABLETİN ışığında 10’larcada kitabı vardır Sümerlere dair. Atatürk kendisinden bizzat istemiştir Sümerlerin üzerine çalışmalar yapmasını. Dünya’nın önde gelen isimlerindendir ki, kendisinden daha önceki çok büyük isimler ile çalışmıştır Sümerlerin ve tabletlerin üzerinde. Gidip biraz araştırın bunları, Samuel Noah Kramer’i araştırın. Sümerlere dair kaç bin tane tablet olduğunu, bunların tercüme edilip edilmediğini, bu tabletlerdeki bilgilerin ne zamandır deşifre edildiğini araştırın.
Şunu da belirtmeden geçmeyelim. Tabletlerin hepsi Sümerlere ait diye bir şey yok. Komşu uygarlıklar, yakın çevredeki uygarlıkların yazıtlarındaki, tabletlerindeki bilgiler, diğer tabletlerdeki bilgileri doğrulamaktalar. Yani kısacası olaylara tek taraflı da bakılmıyor.

Umarım doyurucu bir yazı olmuştur.

Ne Mutlu İlgi duyarak okuyup bir şeyler kapabildim diyene!

Saygılarımla Valzerk…
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 06-11-2009, 02:30
ozgurrr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ozgurrr ozgurrr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Sep 2009
Mesajlar: 369
Standart

29 Ekimde Muazzez Hanım anlatıyordu önce Asuroloji olarak kurmuşlar kürsüyü sonra Atatürk bırak Asurları Sümerlere yoğunlaş demiş.

Atatürk dinler için gökten indiği varsayılan dogmalar derken boşa dememiş.

The Greatest Story Ever Sold
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 06-11-2009, 04:53
mongus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
mongus mongus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 821
Standart

Vrael,öce sorularına cevap vermek isterim,tanrı niye gönderdiğinin yozlaşmasına engel olmadı, birincisi Tanrı insanları özgür irade ile yaratmış ve onları bir yaratanın var olduğunu bildirmiş,hükümlerini bildirmiş o yaşantı tarzında yaşamalarını emretmiştir. gönderilen haberciler ışığında bunları bildirmiş, zaman içöerisinde çoğalan sülale ve ırklar yeni bir yerleşimin , yeni bir coğrafyanın keşfi ve merakına düşüp halklarından ayrılmıştır, zaten bunuda insanın yaşam tarzı ve tarihsel bulgulara dayanarak söylememiz çok doğaldır.dağılan insan topluluklarının zaman içersinde sapkın ve rahat hayat yaşama isteği nefislerinin içine doğmuş,çoğalan insanların kimisi kendi çıkarı uğruna kendini ya tanrı ilan etmiş yada bir tanrı olmadığını savunmuştur, çünkü kendi rahatı için o insanların emeğini kullanmak, o insanları zevkleri uğruna kullanmak istemiş kimi zaman zoraki ,kimi zaman karşısındakinin de rahat tavırlara müsahama göstermesinden kaynaklı ,bu isteğinde başarılı olmuştur. bu olaylar zaman içersindeki değişime vakıf olarak farklı inanış tezleri, farklı görüşler, kendi kafalarında hayalcilik geliştirmeleri böyle sebepler doğurmuştur. o halklardan bunları yapmayan , güzel ve sağlam ahlaka sahip birini ise Allah haberci olarak secmiş her dağılan halka haber ulaştırılmıştır.yani dini Allah değil insanlar yozlaştırmış her yozlaşıda yeni bir haberci gelmiştir, nitekim ismi açıklanan peygamberlerle beraber , ismi açıklanmayan ve toplamı 124000 olan peygamber gönderildiği hadis ve kuran-ı kerimce bildirilmiştir.insanın 1000 yıllardır yaşamasıda bunu imkansız kılmamaktadır.bu bağlamda yüve ilahi güç sahibi ve maddeden nezih Allah'ın insanlar içinde durarak insanlara hükümdar olması abestir,onun için yine maddevi olmayan ve hem görünebilen hemde şartlara göre görünmeyen memurları olan meleklerle insanları tekrar tekrar haber yollamıştır.çünkü önemli olan gelen haberin doğtuluğunu ve hükümlerini tutmak insanın dirayetinde olması , bundan dönüldüğündeyse, azabla ve lanetle onlara verilen mülk ve canların tekrar geri alınmasıda bu evrenin yaratıcısına hiç zor değildir.eğer dünyaya gelmeden önce ortada verilmiş bir söz varsa, ve bu bir sınavsa tabiki Allah bunları insan ömrünün sonuna dek inanmasını kendi enjekte etmez, insanın kendi nasıl , ne derce bu hükümlere bağlı ve saygılı olduğunu test eder.o yüzden bunu insanların, kendi yaşamını, yaratıcısının verdiği hükümlere nasıl bağlılık göstereceğini ,göstermek üzere yaşayıp görmesi için göndermiştir.O herşeyi bilir ama sen bilmessin o yüzden burda yaşar kendini öğrenirsin, yaşamada görmeden sana sen böylesin dese, sende ona ben yaşamadımki nerden biliyim dersin.sümerlere gelince , diyorsunki samiler tarafından yıkıldı, madem yıkıldı, osmanlıda bizansı yıktı fakat onlara bir zorlama yapılmadı ve dinlerini yine yaşadılar, bunun içinse istanbulda var olan bir çok eski kilise hala günümüzdedir ve hala faaldir. nasıl gelmedi onların inancı bugüne kadar öyleyse.yehuda imparatorluğunun kurucusu yadı adı taşıyan şahıs, hz. yakubun oğlu, hz. yusufun abisidir, hz , yusufun yaşadığı dönem , kuran-ı kerimde anlatılan yusuf dönemindeki mısır halkının ,mısırda duvarlara tasvir ettiği yedi yıl bolluk ve kıtlık yıllarını anlatan tasvirler mevcut.bu durumda yehuda imparatorluğunun, bu tasvirlere dayanarak, çünkü bu tasvirlerinde tarihi var, yahudilerin babillerin sığınması olduğu zamanda, bu bilgileri ordan aldığını gözlemleyemeyiz.mısır firavunlarından akhenaton musadan yaklaşık 75 yıl önce krallık yapmış olup, tek tanrı inancını kendiliğinden savunmuştur, güneşinde tanrısı olarak bir varlık kabul edip, güneşi yön alarak göğe el açıp dua etme yoluna yönelmiştir, musa peygamber 2. ci ramses dönemine eşit yaşadığından ve musevilik dininin musadan sonra başladığını baz alırsak ve yehuda impararluğunun 1000 yılında kurulduğundan bahsedersek, tek tanrı inancının , yahudilerin babilden alındığını boşa çıkartmış oluruz.mısırda bulunan akhenaton inanışı tasvirleri,kronolojik tarih ve akhenatonun tanrıya yazdığı şiirde buna kanıttır.bu bağlamda m.öden önce kurulmuş olan yehuda imparatorluğunun, ileri gelenleri , sanatçı, vs. babilden esinlenip bir şey almadığını görürüz çünkü kronolojik mısır tarihide bunu yalanlamaktadır. hem akhenatonun yaşadığı dönem hz. yusufun hemde hz. musanın yaşadığı dönem m.ö den önce 1000 yılında kurulan yehuda imparatorluğunun, mısır kronolojisiyle, peygamberlerin yaşadığı dönemin tasvir ve elde edilen diğer kanıtlarıyla babil mitolojisinden bir şeylerin alınmasını yalanladığı gün gibi aşikardır.Tanrı, uludur, birdir, tektir.
Ondan başkası yoktur.
Bir tanedir,
O’dur her varlığı yaratan.
Bir ruhtur Tanrı, görünmeyen bir ruh…
Ta başlangıçta vardı Tanrı.
Tek varlıktı o.
Hiçbir şey yokken o vardı.
Herşeyi o yarattı…
Ezelden beri gelen varlığı,
Ebediyete kadar sürecek.
Gizlidir Tanrı, kimse görmemiştir onu.
İnsanlara ve yarattıklarına sır kalır her zaman…
''buda akhenatonun tanrısına yazdığı şiirdir.''

büyük ihtimalle mısır azizi olan ve dili ibranice olan hz. yusufun mirasının, o döneme kadar gelen bilgileri ışığında hareket etmiştir. yada yine yakup peygamberin soyundan yaşayanlardan haberdar olup , mısırda tek tanrı inancına yer vermiştir. tek tanrının İbranicedeki isimlerinden biri olan Adonai sözcüğü,dünyanın en eski dillerinden biri ve kalıntı kanıtlarıyla ortaya çıkan ibranice buna bir örnektir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 06-11-2009, 20:03
VraeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
VraeL VraeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Mar 2009
Mesajlar: 1.840
Standart

(.

Tamda beklediğim tarzda bir yorum geldi.

Hani nerde Satürn gezegeni tutarsızlığına karşı sorduğum soruların cevabı?

Hani nerde İnanna’nın suları kana çevirmesi olayına karşı sorduğum soruların cevabı?

Hani nerde tek taraflı bakış açısına karşı sorduğum dayanağın kaynağının cevabı?

Hani nerede not defterinin açıklaması? (.

Hani nerde tek taraflı bakış açısına getirdiniz gerekçe?

Tek verilen cevap tanrı neden engel olmadı soruma gelmiş. O da cevap değil, soruyu sorduğum durumun farklı bir açıklaması olmuş.

Verdiğiniz cevap şu:
çoğalan insanların kimisi kendi çıkarı uğruna kendini ya tanrı ilan etmiş yada bir tanrı olmadığını savunmuştur, çünkü kendi rahatı için o insanların emeğini kullanmak, o insanları zevkleri uğruna kullanmak istemiş kimi zaman zoraki ,kimi zaman karşısındakinin de rahat tavırlara müsahama göstermesinden kaynaklı ,bu isteğinde başarılı olmuştur. bu olaylar zaman içersindeki değişime vakıf olarak farklı inanış tezleri, farklı görüşler, kendi kafalarında hayalcilik geliştirmeleri böyle sebepler doğurmuştur. o halklardan bunları yapmayan , güzel ve sağlam ahlaka sahip birini ise Allah haberci olarak secmiş her dağılan halka haber ulaştırılmıştır. yani dini Allah değil insanlar yozlaştırmış her yozlaşıda yeni bir haberci gelmiştir, nitekim ismi açıklanan peygamberlerle beraber , ismi açıklanmayan ve toplamı 124000 olan peygamber gönderildiği hadis ve kuran-ı kerimce bildirilmiştir.insanın 1000 yıllardır yaşamasıda bunu imkansız kılmamaktadır.bu bağlamda yüve ilahi güç sahibi ve maddeden nezih Allah'ın insanlar içinde durarak insanlara hükümdar olması abestir,onun için yine maddevi olmayan ve hem görünebilen hemde şartlara göre görünmeyen memurları olan meleklerle insanları tekrar tekrar haber yollamıştır.
Demişsiniz ki, insanlar birbirinden ayrıldı, aralarından uyanık olanlar diğerlerini ezdi kendini tanrı ilan etti ya da yeni dinler uydurdu, Allahın indirdiği dinde bozuldu. Allah ise aralarına inip onları uyarmadı, onlara hükmetmedi çünkü abes kaçardı.

Bu ne saçmalıktır, bu ne cahilliktir, bu ne hayal gücünden yoksunluktur böyle.

Yahu biz Allah aralarına insin, aralarında dursun da onları uyarsın ya da yönetsin falan mı dedik? ? ? ? Benim yazımdan anladığınız bu mudur? Ohooooooo. Boş yere yazmışım o kadar şeyi.

Biz diyoruz ki, tanrı sonsuz güçtedir, o uyanıklık yapıp ta yeni dinler üreten, ya da kendini tanrı ilan eden insanların bunu yapmasını engelleyemez mi yani? İsterse o kişilerin düşüncelerini değiştiremez mi? İsterse o kişilerin hedefine ulaşması için gerekli şartları bozamaz mı? İsterse o kişilerin akıllarındaki o fikirleri unutturamaz mı? Mantıksal olarak bakıldığında sonsuz güçte olduğuna göre bunların hepsini yapabilmesi lazım.

Fakat neden yapmamış diye soruyoruz size?
Siz ise gelmiş tanrı aralarına inseydi, aralarında dursaydı ve hükümdar olsaydı abes olurdu diyorsunuz.
Bu ne saçma bir cevaptır böyle…
Pes doğrusu…

Ha bide demişiniz ki:
Tanrı insanları özgür irade ile yaratmış
İnsan Suresi, 30. Ayet:
“Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

Tekvîr suresi, 29. Ayet:
“Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.”

Allah dileyemedikçe biz dileyemiyorsak, bunun neresi hür iradedir, bunun neresi özgür iradedir sorarım size?

Evet, geldik aynı cevabın içindeki ikinci saçmalığa:
osmanlıda bizansı yıktı fakat onlara bir zorlama yapılmadı ve dinlerini yine yaşadılar, bunun içinse istanbulda var olan birçok eski kilise hala günümüzdedir ve hala faaldir. nasıl gelmedi onların inancı bugüne kadar öyleyse.
Demişsiniz ki Osmanlı bizansa şöyle şöyle davrandı bizansın inancıda günümüze kadar geldi.

Yani şimdi Osmanlı ile Bizans arasındaki savaş sonucunda Bizansın inancı günümüze kadar geldi diye, Sümer ile Babil arasındaki savaş sonucunda da Sümer’in inancı günümüze kadar gelmeli öyle mi? Ha yani bu bir kural öyle mi?

Bir şey soracağım yanlış anlaşılmasın, meraktan soruyorum amacım dalga geçmek değil.

Bu yorumu yazarken Jack Daniels mi içtiniz yok Jonnie Walker mi? Yoksa beyaz mı takılıyorsunuz?

Ha birde bunun yanı sıra hani Sümerlerinki niye günümüze kadar gelmedi sözünüze karşı şunları da söylemek isterim.
Gelmiştir efendim, gelmiştir. Fakat 3 bin yılda bir ton değişikliğe uğrayarak gelmiştir. Benim “semavi dinlerin Sümerdeki kökeni” adlı yazılarımda zaten bu dinlerin nasıl değişerek günümüze kadar geldiğini ve günümüzdeki diğer dinleri nasıl etkilediğini anlatmaktadır.
Gidip yeniden bir okuyun isterseniz. Gerçi doğru düzgün okuyup okumadığınızda meçhul. Okusaydınız bu cümleyi kurmazdınız zaten.

Demişsiniz ki:
yehuda imparatorluğunun kurucusu yadı adı taşıyan şahıs, hz. yakubun oğlu, hz. yusufun abisidir, hz , yusufun yaşadığı dönem , kuran-ı kerimde anlatılan yusuf dönemindeki mısır halkının ,mısırda duvarlara tasvir ettiği yedi yıl bolluk ve kıtlık yıllarını anlatan tasvirler mevcut.bu durumda yehuda imparatorluğunun, bu tasvirlere dayanarak, çünkü bu tasvirlerinde tarihi var, yahudilerin babillerin sığınması olduğu zamanda, bu bilgileri ordan aldığını gözlemleyemeyiz.
Yani şimdi mısırda yedi yıllık kıtlık yıllarını anlatan tasvirler var diye Yahudi bilim adamları babil devletine götürüldüğünde orda hiçbir şey öğrenmedi diyorsunuz öyle mi?
Ne alaka?
Elma yeşildir o halde çimler meyvedir demekten farksız şu sözleriniz.


Geldik ikinci “okuduğunu anlamam bundan dolayı da alakasız cevap verme” vakasına.

Demişsiniz ki:
musa peygamber 2. ci ramses dönemine eşit yaşadığından ve musevilik dininin musadan sonra başladığını baz alırsak ve yehuda impararluğunun 1000 yılında kurulduğundan bahsedersek, tek tanrı inancının , yahudilerin babilden alındığını boşa çıkartmış oluruz.
Yahu lütfen birisi bana yukarıdaki yazımdan “Yahudiler tek tanrı inancını babillerden almıştır” cümlesini çıkartıp göstersin.
Ben böyle bir şey mi dedim, böyle bir şey mi iddia ettim?
Yukarıdaki yazımda tek tanrı inancına değinmedim bile.

Ben dedim ki; babile götürülen Yahudi sanatkar ve bilim adamları babil devletinin kültüründen, biliminden, iliminden ve inancından etkilenip bunlardan bir çok şey kapıp geri dönmüşlerdir dedim.
Siz ise gelmiş bana geçmişte akhenaton adlı bir firavun tek tanrı inancını mısırda yaymaya kalkmıştır, yaymaya çalıştığı inanç tek tanrılı olduğuna görede kesin yusuf’un mirasından öğrenmiştir diyorsunuz.
Yuh ya !!!!

Way bea…. Akhenaton adlı bir firavun tek tanrı adına bir şiir yazmış. O zaman kesin Yusuftan etkilendi. Kesin kesin. Başka çıkar yolu yok dimi?

Siz kesin Jack Daniels içtiniz, Jonnie Walker bu kadar saçmalatmaz adamı. Zaten ne bir paragraf, ne bir büyük harf kullandığınız var. Aklınıza ne geliyorsa alakasız alakasız yazıyorsunuz. AYRICA SORULARIMADA CEVAP VERMİYORSUNUZ. Böyle yaptığınız takdirde tartışmanın ne manası var? Ya karşıma bir şey içmeden çekmeden gelin ya da bu tartışma bitsin.

Saygılarımla…
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 06-11-2009, 20:28
uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uyar uyar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.381
Standart

Vrael... dostumm emeğine sağlık ama aynı zamanda emeğine yazık..

bu dindar arkadaşlar üzüm yeme derdinde değiller ki.. bağcı dövme derdindeler...

ama burada sana gereksiz konuşuyorken merak etme soru işaretleri bırakmayı başarıyorsun.. çünkü araştırıyorsun.. inceliyorsun... seni yürekten kutluyorum.. başarılar

kolay gelsin

kuranı okuyun cunku okudukca allahin olmadigini daha iyi anlayacaksiniz .......
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 06-11-2009, 21:48
VraeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
VraeL VraeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Mar 2009
Mesajlar: 1.840
Standart

Haklısın uyar. Ama yinede 1 kişi bile yazılanları okuyup birşeyler öğrenmişse o kârdır diyorum ve yazıyorum.

Özellikle bu sitede. Çünkü bu sitede belirli etkenlerden dolayı karanlıktan kopup aydınlığı yakalamaya yaklaşan insan sayısı çok. Yakalayabilme şansı yüksek olan insan sayısı da çok. Ayrıca aydınlığı yakalayabilmiş saygıdeğer insanlarımız var.

Önemli olan ilgi göstermek, konuları yorumları ile birlikte okumak. Zaman varsa tabi.
(malasef bu ülkedeki ekonomik zorluk ve siyasi karışıklık pek zaman ve kafa bırakmıyor halkımızda)

Seninde ilginden dolayı teşekkür ederim.

Hepimize kolay gele...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 06-11-2009, 21:57
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart

sayın VraeL,

bu gibi içerikli ve nitelikli iletiler asla boşa değildir zaten.

Bu gibi başlıkları okuyanlar sadece başlığa cevap/itiraz yazanlar değil. Hem okuyucu sayımız üye sayımızdan çok daha fazla. Yani birçok insan, belki dini konularda şüpheye düştüğünden, belki başka bir sebeple, belki de tesadüfen sitemize rastgeliyor ve üye olmadan okuyor. Ve mutlaka öyle veya böyle her okuyanın aklında birşeyler yer etmiş oluyor. Ayrıca bu gibi başlıklardan zaten dinlerden özgür olan bizler de faydalanıyoruz.

Yani kısacası: teşekkürler.

saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 07-11-2009, 01:00
mongus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
mongus mongus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 821
Standart

VraeL´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
(.

Tamda beklediğim tarzda bir yorum geldi.

Hani nerde Satürn gezegeni tutarsızlığına karşı sorduğum soruların cevabı?

Hani nerde İnanna’nın suları kana çevirmesi olayına karşı sorduğum soruların cevabı?

Hani nerde tek taraflı bakış açısına karşı sorduğum dayanağın kaynağının cevabı?

Hani nerede not defterinin açıklaması? (.

Hani nerde tek taraflı bakış açısına getirdiniz gerekçe?

Tek verilen cevap tanrı neden engel olmadı soruma gelmiş. O da cevap değil, soruyu sorduğum durumun farklı bir açıklaması olmuş.

Verdiğiniz cevap şu:
Demişsiniz ki, insanlar birbirinden ayrıldı, aralarından uyanık olanlar diğerlerini ezdi kendini tanrı ilan etti ya da yeni dinler uydurdu, Allahın indirdiği dinde bozuldu. Allah ise aralarına inip onları uyarmadı, onlara hükmetmedi çünkü abes kaçardı.

Bu ne saçmalıktır, bu ne cahilliktir, bu ne hayal gücünden yoksunluktur böyle.

Yahu biz Allah aralarına insin, aralarında dursun da onları uyarsın ya da yönetsin falan mı dedik? ? ? ? Benim yazımdan anladığınız bu mudur? Ohooooooo. Boş yere yazmışım o kadar şeyi.

Biz diyoruz ki, tanrı sonsuz güçtedir, o uyanıklık yapıp ta yeni dinler üreten, ya da kendini tanrı ilan eden insanların bunu yapmasını engelleyemez mi yani? İsterse o kişilerin düşüncelerini değiştiremez mi? İsterse o kişilerin hedefine ulaşması için gerekli şartları bozamaz mı? İsterse o kişilerin akıllarındaki o fikirleri unutturamaz mı? Mantıksal olarak bakıldığında sonsuz güçte olduğuna göre bunların hepsini yapabilmesi lazım.

Fakat neden yapmamış diye soruyoruz size?
Siz ise gelmiş tanrı aralarına inseydi, aralarında dursaydı ve hükümdar olsaydı abes olurdu diyorsunuz.
Bu ne saçma bir cevaptır böyle…
Pes doğrusu…

Ha bide demişiniz ki:
İnsan Suresi, 30. Ayet:
“Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

Tekvîr suresi, 29. Ayet:
“Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.”

Allah dileyemedikçe biz dileyemiyorsak, bunun neresi hür iradedir, bunun neresi özgür iradedir sorarım size?

Evet, geldik aynı cevabın içindeki ikinci saçmalığa:
Demişsiniz ki Osmanlı bizansa şöyle şöyle davrandı bizansın inancıda günümüze kadar geldi.

Yani şimdi Osmanlı ile Bizans arasındaki savaş sonucunda Bizansın inancı günümüze kadar geldi diye, Sümer ile Babil arasındaki savaş sonucunda da Sümer’in inancı günümüze kadar gelmeli öyle mi? Ha yani bu bir kural öyle mi?

Bir şey soracağım yanlış anlaşılmasın, meraktan soruyorum amacım dalga geçmek değil.

Bu yorumu yazarken Jack Daniels mi içtiniz yok Jonnie Walker mi? Yoksa beyaz mı takılıyorsunuz?

Ha birde bunun yanı sıra hani Sümerlerinki niye günümüze kadar gelmedi sözünüze karşı şunları da söylemek isterim.
Gelmiştir efendim, gelmiştir. Fakat 3 bin yılda bir ton değişikliğe uğrayarak gelmiştir. Benim “semavi dinlerin Sümerdeki kökeni” adlı yazılarımda zaten bu dinlerin nasıl değişerek günümüze kadar geldiğini ve günümüzdeki diğer dinleri nasıl etkilediğini anlatmaktadır.
Gidip yeniden bir okuyun isterseniz. Gerçi doğru düzgün okuyup okumadığınızda meçhul. Okusaydınız bu cümleyi kurmazdınız zaten.

Demişsiniz ki:
Yani şimdi mısırda yedi yıllık kıtlık yıllarını anlatan tasvirler var diye Yahudi bilim adamları babil devletine götürüldüğünde orda hiçbir şey öğrenmedi diyorsunuz öyle mi?
Ne alaka?
Elma yeşildir o halde çimler meyvedir demekten farksız şu sözleriniz.


Geldik ikinci “okuduğunu anlamam bundan dolayı da alakasız cevap verme” vakasına.

Demişsiniz ki:
Yahu lütfen birisi bana yukarıdaki yazımdan “Yahudiler tek tanrı inancını babillerden almıştır” cümlesini çıkartıp göstersin.
Ben böyle bir şey mi dedim, böyle bir şey mi iddia ettim?
Yukarıdaki yazımda tek tanrı inancına değinmedim bile.

Ben dedim ki; babile götürülen Yahudi sanatkar ve bilim adamları babil devletinin kültüründen, biliminden, iliminden ve inancından etkilenip bunlardan bir çok şey kapıp geri dönmüşlerdir dedim.
Siz ise gelmiş bana geçmişte akhenaton adlı bir firavun tek tanrı inancını mısırda yaymaya kalkmıştır, yaymaya çalıştığı inanç tek tanrılı olduğuna görede kesin yusuf’un mirasından öğrenmiştir diyorsunuz.
Yuh ya !!!!

Way bea…. Akhenaton adlı bir firavun tek tanrı adına bir şiir yazmış. O zaman kesin Yusuftan etkilendi. Kesin kesin. Başka çıkar yolu yok dimi?

Siz kesin Jack Daniels içtiniz, Jonnie Walker bu kadar saçmalatmaz adamı. Zaten ne bir paragraf, ne bir büyük harf kullandığınız var. Aklınıza ne geliyorsa alakasız alakasız yazıyorsunuz. AYRICA SORULARIMADA CEVAP VERMİYORSUNUZ. Böyle yaptığınız takdirde tartışmanın ne manası var? Ya karşıma bir şey içmeden çekmeden gelin ya da bu tartışma bitsin.

Saygılarımla…
sevgili Vrael, büyük harfi , paragrafı boşver , anlattıklarımı anlamışsın zaten. diyorumki tanrı hür irade vermiştir, vermişse zaten onların beynine , onların dinini bozmama, yada kendi kanunlarını bozmama gibi birşeyi enjekte etmesi hür irade anlamına gelmez.ayrıca verdiğin ayetlerde ,''Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz'' örneğide şudur, yani onların o sapkın durumunun gerçeğe dönmesini ancak Allah dilerse olur, öteki türlü kendi yaratılış gayesinde olan özgür irade ile iman gerçeğine aykırı düşer , bunu anlattım.
Gelelim ikincisine,diyorsunki Babiller, yehuda impararluğunu işgal etti ve alınan esir yahudiler ordan ,gelenek, görenek, sanat, kısaca bütün herşeyi aldı, ''bu nedemek'' demekki senin inancına göre o dönemdeki gelenek göreneklerde din inancıda var.ayrıca bu adamlar ,Babiilerden o kadar kolay kurtulup, tekrar yehudaya dönüp bu kadar kolayca, öğrenebildiklerini yaymışmıdır, o dönemde çok zor gibi gözüküyo, yada kendilerince yeni , küçük bir topluluk kurupmu yapmışlardır.

Yahudilerin,Mısır kökenli olduğu bilinir,ben diyorumki Mısır 'daki duvarlarda tasvir edilen bolluk ve kıtlık tasvirleri ,Kuran-ı kerimde anlatılan yusuf suresiylede çakışmakta,buna istinaden o dönemin tasvir ve kronolojisi
Mısırda tek tanrı inancının , Mezopotamyada bulunan Babil krallığının inancıyla ters düştüğünü gösterir.

Sümer tabletlerinde ,yusuf suresinde anlatılan hiç birşey yoktur, bu sadece Kuran-ı kerimde ve tevratta var,tasvirlerde bunu ortaya koyan bi kanıt olduğuna göre, Mısır kronolojisinde, akhenatonun m.ö 1300 küsür yıllarında yaşayıp,yine duvar tasvirleri olduğuna göre,bu firavunun, birden içine böyle bir ilham doğduğunumu düşünelim'' ki farzedelim öyle'' hem bir tek tanrı inancının gerçekliğini görürüz, öyle olmadığını düşünürsek firavun hanedanlığını bir süre yönetmiş olan hz. yusufun bıraktığı izleri buluruz, buda şu ana kadar, zaman içinde tek tanrı inancına dönüşen, ve Babilden m.ö 1000 yıllarında alındığı idaa edilen gelenek, görenek ve çok tanrılı dinlerin ,3 semavi din inanışına onlardan geçip, tek tanrı inancına dönüşmediğini gösterir.halen bunu iddaa etmek,tarihi yalanlamaktır.
insanlığa sümer ve babillerden,mezopotamyadan uzak bir yer olan Mısır tarihinin ,m.öden 1000 yılında karşılaşan yahudilerin, m.öden 1300 yıl önce gördüğü ve işittiği, tek tanrı inancını görmesden gelip, çok tanrılı din olan babil inancından, böyle bir inanış sistemine geçip tek tanrı inancını yaymala nın düpedüz yalan olduğu ortada.

Çünkü hem onlardan esinlenip,çoklu tanrı inancını yaşamak ve sonradanda zaman içinde,bunu tek tanrı inancına dönüştüğünü, sümer ve babilden geldiğini idddaa ediyosunuz,bunuda m.öden 1000 yılında karşılaşıp kısaca herşeyi onlardan aldığını savunup, inanışlarınında sümer ve babil kaynaklı olup çoklu tanrıdan geçtiğini söylüyosunuz. Oradan de hristiyanlığa geçtiğini, Fakat m.ö den 1300 yıl önce tek tanrı inancı mısır tarihine yansımış durumdayken,bu söylemler benim için boşa çıkar kardeşim, bende kendi görüşümü kanıtlarıyla sunuyorum.

böylece beni ,satürn gezegeni ve inanna tanrıçası enterase edemez,ayrıca jack daniels de içmedim, hiç bişey içmedim , zaman kısıtlı olduğundan, çok zaman kaybı olduğundan büyük harf ve paragrafa dikkat etmiyorum,şimdi biraz daha dikkatli olmaya çalıştım bu konuda,ha bunlardan sonra gelecek cevap ancak bana karşı alınmış, düpedüz saçmalık olur, ben bunu tarafsız birine anlatsam muhakkak haklı çıkarım.. emin ol.yinede görüşlerini bekliyorum ama biliyorumki yine bişeyler uydurucaksın.:bump2:
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 07-11-2009, 19:14
VraeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
VraeL VraeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Mar 2009
Mesajlar: 1.840
Standart

mongus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sevgili Vrael, büyük harfi , paragrafı boşver , anlattıklarımı anlamışsın zaten. diyorumki tanrı hür irade vermiştir, vermişse zaten onların beynine , onların dinini bozmama, yada kendi kanunlarını bozmama gibi birşeyi enjekte etmesi hür irade anlamına gelmez.ayrıca verdiğin ayetlerde ,''Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz'' örneğide şudur, yani onların o sapkın durumunun gerçeğe dönmesini ancak Allah dilerse olur, öteki türlü kendi yaratılış gayesinde olan özgür irade ile iman gerçeğine aykırı düşer , bunu anlattım.
Gelelim ikincisine,diyorsunki Babiller, yehuda impararluğunu işgal etti ve alınan esir yahudiler ordan ,gelenek, görenek, sanat, kısaca bütün herşeyi aldı, ''bu nedemek'' demekki senin inancına göre o dönemdeki gelenek göreneklerde din inancıda var.ayrıca bu adamlar ,Babiilerden o kadar kolay kurtulup, tekrar yehudaya dönüp bu kadar kolayca, öğrenebildiklerini yaymışmıdır, o dönemde çok zor gibi gözüküyo, yada kendilerince yeni , küçük bir topluluk kurupmu yapmışlardır.

Yahudilerin,Mısır kökenli olduğu bilinir,ben diyorumki Mısır 'daki duvarlarda tasvir edilen bolluk ve kıtlık tasvirleri ,Kuran-ı kerimde anlatılan yusuf suresiylede çakışmakta,buna istinaden o dönemin tasvir ve kronolojisi
Mısırda tek tanrı inancının , Mezopotamyada bulunan Babil krallığının inancıyla ters düştüğünü gösterir.

Sümer tabletlerinde ,yusuf suresinde anlatılan hiç birşey yoktur, bu sadece Kuran-ı kerimde ve tevratta var,tasvirlerde bunu ortaya koyan bi kanıt olduğuna göre, Mısır kronolojisinde, akhenatonun m.ö 1300 küsür yıllarında yaşayıp,yine duvar tasvirleri olduğuna göre,bu firavunun, birden içine böyle bir ilham doğduğunumu düşünelim'' ki farzedelim öyle'' hem bir tek tanrı inancının gerçekliğini görürüz, öyle olmadığını düşünürsek firavun hanedanlığını bir süre yönetmiş olan hz. yusufun bıraktığı izleri buluruz, buda şu ana kadar, zaman içinde tek tanrı inancına dönüşen, ve Babilden m.ö 1000 yıllarında alındığı idaa edilen gelenek, görenek ve çok tanrılı dinlerin ,3 semavi din inanışına onlardan geçip, tek tanrı inancına dönüşmediğini gösterir.halen bunu iddaa etmek,tarihi yalanlamaktır.
insanlığa sümer ve babillerden,mezopotamyadan uzak bir yer olan Mısır tarihinin ,m.öden 1000 yılında karşılaşan yahudilerin, m.öden 1300 yıl önce gördüğü ve işittiği, tek tanrı inancını görmesden gelip, çok tanrılı din olan babil inancından, böyle bir inanış sistemine geçip tek tanrı inancını yaymala nın düpedüz yalan olduğu ortada.

Çünkü hem onlardan esinlenip,çoklu tanrı inancını yaşamak ve sonradanda zaman içinde,bunu tek tanrı inancına dönüştüğünü, sümer ve babilden geldiğini idddaa ediyosunuz,bunuda m.öden 1000 yılında karşılaşıp kısaca herşeyi onlardan aldığını savunup, inanışlarınında sümer ve babil kaynaklı olup çoklu tanrıdan geçtiğini söylüyosunuz. Oradan de hristiyanlığa geçtiğini, Fakat m.ö den 1300 yıl önce tek tanrı inancı mısır tarihine yansımış durumdayken,bu söylemler benim için boşa çıkar kardeşim, bende kendi görüşümü kanıtlarıyla sunuyorum.

böylece beni ,satürn gezegeni ve inanna tanrıçası enterase edemez,ayrıca jack daniels de içmedim, hiç bişey içmedim , zaman kısıtlı olduğundan, çok zaman kaybı olduğundan büyük harf ve paragrafa dikkat etmiyorum,şimdi biraz daha dikkatli olmaya çalıştım bu konuda,ha bunlardan sonra gelecek cevap ancak bana karşı alınmış, düpedüz saçmalık olur, ben bunu tarafsız birine anlatsam muhakkak haklı çıkarım.. emin ol.yinede görüşlerini bekliyorum ama biliyorumki yine bişeyler uydurucaksın.:bump2:
Yahu sizin tanrın sonsuz güçte ve her dilediği gerçek olan değil mi? Tamam ozaman. İnsanların akıllarına girmedende gayet önleyebilir o halde.

Mesela:
O bahsettiğin uyanık, içine aç gözlü vb şeyler doğan bireylerin dini yozlaştırabilmesi yada yeni dinler getirebilmesi için diyelim ki paraya ihtiyacı var. O halde o sonsuz güçteki tanrın o bireyin gerekli miktardaki paranın eline geçmesini engellesin.

Yani hiç mi hiç bir çıkar yolu yokmuşta, sizin bu sonsuz güçteki sevgili tanrınız dinlerin yozlaşmasına göz yummuş?

Ayrıca;
Sizin bu tanrınız herşeyi bilen ve geleceği görebilen bir tanrıysa bozulacağını bile bile neden eski uygarlıklarada hak dini indirmiştir? ? ? ?

Bunun sebebi nedir?

Açıklayınız lütfen!


Demişsiniz ki:
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz'' örneğide şudur, yani onların o sapkın durumunun gerçeğe dönmesini ancak Allah dilerse olur, öteki türlü kendi yaratılış gayesinde olan özgür irade ile iman gerçeğine aykırı düşer
Wuuuuwwhh. Mükemmel bir Nesh'ti doğrusu.
Hiç öyle ucundan sağından solundan değiştirmeye gerek yok.
Orda açık açık yazıyor, "allah dileyemedikçe siz dileyemezsiniz" diyor. Daha ne diye kafadan kafadan uydurma anlamlar ekliyorsunuz? Gayet net bir şekilde belirtmiş Allah Dede.

Yani şimdi bu laftan "insanların sapkın durumunun gerçeğe dönmesini ancak Allah dilerse olur" anlamını neye dayanarak çıkarttınız?

Hangi kelimeye ya da cümleye bakarak "insanların sapkın durumunundan" ve "bunun gerçeğe dönüşmesinden" bahsedildiğini anladınız ? ? ?

Ayrıca;
Eğer o ayette allah "insanların sapkın durumunun gerçeğe dönmesini ancak Allah dilerse olur" anlamını vermek istediyse neden direk bu şekilde yazmadı da "allah dilemedikçe sizde dileyemezsiniz" şeklinde yazdı ? ? ? ? ?
Bunun sebebi nedir bana açıklayabilir misiniz?


Geldik sorduğun soruya:

Demişsiniz ki:
bu adamlar ,Babiilerden o kadar kolay kurtulup, tekrar yehudaya dönüp bu kadar kolayca, öğrenebildiklerini yaymışmıdır, o dönemde çok zor gibi gözüküyo, yada kendilerince yeni , küçük bir topluluk kurupmu yapmışlardır.
Yahu öyle güldüm ki bu laflarınıza.
Sanırım siz sanıyorsunuz ki, yehuda krallığı yıkılınca ne kadar yahudi varsa öldü, bilim adamları sanatkarlar falanda babile götürüldü, sonra babil yıkılınca onlarda dağıldı yok oldu, öyle mi? xD

Yahu bilgisizliğinden bu kadarı olmaz !
Babil Sürgünlüğü denilen birşey var efendim, hiç mi hiç duymadınız, okumadınız?
Pers kralı Babili fethettikten sonra yahudilerin tekrar filistin'e dönmesine izin verdiğini hiçmi hiç bilmezsiniz?

Hadi tarih okumadınız, kitabı mukaddeste yazıyor bu olay 70 yıl babilde kaldılar, sonra geri döndüler yahudiler vs vs diye.

Üstüne bide adamlar Kudüs tapınağını yeniden kuruyorlar, düşünün artık. Koca Kudüs tapınağından bahsediyoruz burda.

YAhu birde demişsiniz ki, "o dönemde nasıl yayacaklar, çok zor gibi gözüküyor"
:
Yoğ canım
Birde öyle bir diyişi var ki gören de bu konuda master yaptı zannedicek.


Geldik bir türlü anlamadığınız, anlamak istemediğiniz konu mısır konusuna:

Şimdi siz tutturmuşsunuz "mısırdada vardı tek tanrı inancı, yahudilerde o inançtan önce ve sonra ordaydı, o yüzden yahudilerin tek tanrı inancını babilden aldığı tezi çürür" diye.

Yahu ben kaç bin defa söyleyeceğim, yeter artık...

Ben ne zaman dedimki tek tanrı inancını babilden aldılar diye.
Ya lütfen biri bana bu cümlemi çıkarsın göstersin, cidden yeter artık.


Efendim şimdi bu babil ve yehuda krallığından babile giden bilimciler konusunu yazıma niye yazdığımı, neden bu konuyu açtığımı bir söyleyeyim de bitsin artık bu saçmalık:

Semavi dinlerin sümerdeki kökeni 2 adlı yazımda mindar nickli üye şuna benzer birşey söylemiş:
"Yahu muhammed yada araplar nerden bilecekler sümer yada babil kültürünü ve inancını, onlar çok eskide yaşadı" diye.

Şimdi ben size sümer ve babil inancının taa günümüze kadar bir şekilde geldiğini ve taaa tunus yarım adasına hatta romaya kadar gittiğini söyledim ve kanıtladım mı? Evet!
Ve Yahudilerin babilde 70 yıl kalıp geri filistine döndüklerini hem tarih, hemde kitabı mukaddes söylüyor ve doğruluyor mu, doğruluyor!

E o halde babilden alınan bu kültürün, bilginin, ilimin, bilimin, yahudiler tarafından öğrenilmesi ve saklanılıp günümüze kadar gelebilmesi mantıksal ve bilimsel olarak mümkün mü, mümkün!

Kısacası Muhammed'in yada arapların sümer kültürünü nerden bileceklerini açıkladım ve kanıtladım mı, evet!

ee daha ne?
Daha ne diye tutturmuşsunuz yok mısırda da vardı tek tanrı inancı, yok akhenaton yaymaya çalıştı falan diye. Bize ne kardeşim mısırdaki tek tanrı inancından, yahudilerin geçmişte orda yaşamalarından.

Sonuçta hem kitabı mukaddesi hemde tarihi dayanak göstererek sümer inancının babilliler, babilliler aracılığı ilede yahudilerden araplara geçebileceğini size kanıtladık. Konu kapanmıştır, bu kadar basit.

Saygılarımla...
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 07-11-2009, 23:37
mongus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
mongus mongus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 821
Standart

Vrael dostum, ilkönce ''Allah dilemedikçe siz dileyeemzsiniz ''ayetini her türlü anlamak mümkün,ben sana sapkınlığı örnek verdim sadece, mesela şunu düşün,Hz. Yusuf kuyuya atılır , kardeşlerini ondan kurulduğunu zanneder, fakat ondan kurtulmamışlardır
Allah , kardeşlerini Yusuf'un ayağına getirir yani O dilemedikçe hiç bir şey gerçekleşmez, bide bunu örnek veriyim.

Sonra niye onların para kazanmasını filan engellemedi,çünkü o insanların kötü ahlakının onların sonu olmasının sebepleri olarak gösterilmiştir, onlara bu hususta hizmet etmiş olan halkında , basit ve ahlaksız, inançsız yada sapkın inançları yüzünden habercinin sözüne uymadıklarından dolayı bunları onların yokoluşunun sebepleri yapmıştır.

Hak din iniyor , insanlar kendi uydurduğu düzmece hayattan ödün vermeyip , peygamberin sözüne itimat etmeyip yalanlayıp kovuyolar,o yüzden başka haberciye gereksinim duyulmadan , inananlar dışında herkes helak oluyor.bozulacağını zaten Allah biliyor fakat insan bilmiyor, görüp öğrensinler diye yaşıyorlar hak dinin o olduğunu yalanlayanlar, kendi kendini bozuyor ve olayın gerçek olduğunu helak edilirken anlıyorlar, geriye dönüş olmuyor. sonra hem dünya hayatı hüsran hemde ahiret.yani onlar inanmadığını, bozduğunu görüyor. yoksa Allah bozmuyor kendi dinini.

Gelelim tek tanrı inancına, sen diyorsunki ben tek tanrıdan bahsetmiyorum, fakat olayın özü bu zaten.Diyorsunki, sümer inancının , yahudilerce,babilden alınıp araplara geçmiş olduğunu kanıtladık, bende diyorumki sümer ve babil inancı çok tanrılı değilmi,
evet!peki bu adamlar bu çok tanrılı dini bu kadar bir zamanda nasıl teke düşürdüler,neden Allah diye bir kelam ortaya çıktı,demekki yahudilerce inanılan birçok tanrılı din yoktu.Mısır'a baktığımızda m.ö 1350 yılında tek tanrı inaşı göze çarparken, bu adamlar nasıl olduda çok tanrılı dini bire düşürüp bi inanç geliştirdi, yani ssen diyorsunki sümer ve babil inancını ve bilgileri alındı , zaman içinde tek tanrı inancı yaygın oldu, çünkü iddaa edilen şey, alınan inanç çok tanrılı inanç.babillerden 100 yıllar sonra oldu deniyor, tek tanrılı inanç, bende Mısır'da zaten vardı diyorum.

Umarım anlatabilmişimdir. yani bunu eleştiri olarak düşünme,gerçek bir gözlemci olarak bak, çünkü bunu iddaa eden herkes, sümer ve babil vasıtasıyla alınan çok tanrılı inanç sayesinde , bilgisi ve kültürüyle,tek tanrılı inanca geçildiğini savunuyo.eğer öyleyse neden m.ö 1350 yılında tek tanrı inancı vardı, onu soruyorum.Demekki babilden alınan inanç sayesinde, tek tanrı inancına geçilmedi, geçilmiş olsa Mısır böyle bişeyi yapardı ve buda tarihte gözlemlenirdi.fakat kültürünü , ilmini bilemem,çok tanrılı inançtan alınıp zaman içinde tek tanrı inancının yaygın olduğunu Mısır tarihi ve akhenaton yalanlıyo, ben değil.

Saygılarımla...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Semavi dinlerin Sümer'deki Kökeni VraeL Önerdiğimiz Başlıklar 123 08-06-2015 08:18
Semavi Dinlerin Sümer'deki Kökeni 2 VraeL Önerdiğimiz Başlıklar 36 06-11-2009 03:05
ibrahim aslında firavun muydu-semavi dinlerin kökeni hakkında wolvox İslam 28 06-04-2009 20:59
Bu yazıya mantıklı bir cevap verebilecek var mı? İslam 76 03-08-2007 14:27

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:29 .