PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ataol Behramoğlu


güneşinzaptıyakın
08-11-2009, 01:35
13 Nisan (http://turandursun.com/wiki/13_Nisan)1942 (http://turandursun.com/wiki/1942)’de İstanbul (http://turandursun.com/wiki/%C4%B0stanbul)Çatalca (http://turandursun.com/wiki/%C3%87atalca)’da doğdu. İlköğrenimini Kars (http://turandursun.com/wiki/Kars) ve Çankırı (http://turandursun.com/wiki/%C3%87ank%C4%B1r%C4%B1)'da yaptı. 1966 (http://turandursun.com/wiki/1966)'de Ankara Üniversitesi (http://turandursun.com/wiki/Ankara_%C3%9Cniversitesi) Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Rus Dili (http://turandursun.com/wiki/Rus%C3%A7a) ve Edebiyatı (http://turandursun.com/wiki/Edebiyat) bölümünü bitirdi. 1962 (http://turandursun.com/wiki/1962)'de Türkiye İşçi Partisi (http://turandursun.com/wiki/T%C3%BCrkiye_%C4%B0%C5%9F%C3%A7i_Partisi)'ne girerek ilk örgütlenme çalışmalarına katıldı. "Fikir Kulüpleri Federasyonu (http://turandursun.com/wiki/Fikir_Kul%C3%BCpleri_Federasyonu)"nun (FKF (http://turandursun.com/wiki/FKF)) kurucuları arasında yer aldı. "Dönüşüm" dergisininin kuruluş çalışmalarına katıldı, sahipliğini üstlendi.
1970 (http://turandursun.com/wiki/1970)'te İsmet Özel (http://turandursun.com/wiki/%C4%B0smet_%C3%96zel)’le birlikte "Halkın Dostları" dergisini çıkardı. Aynı yıl İngiltere (http://turandursun.com/wiki/%C4%B0ngiltere)'ye, daha sonra Fransa (http://turandursun.com/wiki/Fransa)'ya gitti. Paris (http://turandursun.com/wiki/Paris)'te otel katipliği, öğretmenlik yaptı. 1972 (http://turandursun.com/wiki/1972)'de Moskova Üniversitesi (http://turandursun.com/wiki/Moskova_%C3%9Cniversitesi) Edebiyat Fakültesi'nde Sovyet edebiyatı üzerine inceleme yaptı. 1974 (http://turandursun.com/wiki/1974)'te Türkiye'ye döndü. İstanbul Şehir Tiyatroları (http://turandursun.com/wiki/%C4%B0stanbul_%C5%9Eehir_Tiyatrolar%C4%B1)'nda dramaturg olarak çalıştı. 1975 (http://turandursun.com/wiki/1975)'te kardeşi Nihat Behramoğlu (http://turandursun.com/wiki/Nihat_Behramo%C4%9Flu)'yla birlikte "Militan" dergisini kurdu. "Sanat Emeği" dergisinin kurucuları arasında yer aldı.
1979 (http://turandursun.com/wiki/1979)'da Türkiye Yazarlar Sendikası'nın genel sekreteri oldu. Yayınevlerinde çalıştı. 12 Eylül (http://turandursun.com/wiki/12_Eyl%C3%BCl) harekatından sonra 1982 (http://turandursun.com/wiki/1982)’de Barış Derneği Davası nedeniyle 10 ay tutuklu kaldı. 1984 (http://turandursun.com/wiki/1984)’te Fransa (http://turandursun.com/wiki/Fransa)’da Sorbonne Üniversitesi (http://turandursun.com/wiki/Sorbonne_%C3%9Cniversitesi)’ne bağlı Centre de Poetique Comparee bölümünde Türk ve Dünya Şiiri üstüne seminerler izledi, çalışmalar yaptı. İlk şiirleri "Ataol Gürus (http://turandursun.com/wiki/Ataol_G%C3%BCrus)" takma adıyla Yeni Çankırı, Yeşil Ilgaz, Çağrı (http://turandursun.com/wiki/%C3%87a%C4%9Fr%C4%B1) gibi yerel gazete ve dergilerde yayınlandı.
Yükseköğrenimi sırasında Yapraklar, Dost (http://turandursun.com/wiki/Dost), Evrim (http://turandursun.com/wiki/Evrim), Ataç (http://turandursun.com/w/index.php?title=Ata%C3%A7&action=edit&redlink=1) gibi dergilerde çıkan şiirleriyle dikkat çekti. Bu dönemin şiirlerini biraraya getiren ilk şiir kitabı "Bir Ermeni General" 1965 (http://turandursun.com/wiki/1965)'te basıldı. Gençlik dönemi şiirlerinde Orhan Veli (http://turandursun.com/wiki/Orhan_Veli), Attilâ İlhan (http://turandursun.com/wiki/Attil%C3%A2_%C4%B0lhan) ve İkinci Yeni şiirinin ortak özellikleri etkin. Gerçek şiir kimliği 1965 (http://turandursun.com/wiki/1965)-1971 (http://turandursun.com/wiki/1971) arasında Papirüs, Şiir Sanatı, Yeni Gerçek, Yeni Dergi ve Halkın Dostları'nda çıkan şiirleriyle oluştu. Bu şiirlerde toplumcu, etkin bir edebiyat anlayışının örnekleri yer aldı.
Uzun yıllar siyasi nedenlerle Fransa'da ikamet etti. Şiirleri bütün büyük dillere çevrildi. Toplumcu gerçekçi şiir ilkelelerine yöneldi, şiirini yeni biçim ve tema arayışlarıyla besledi. Çevirileriyle de dikkat çekti. Edebiyat ve kültür üzerine yazdıkları, antoloji (http://turandursun.com/wiki/Antoloji) ve diğer çalışmalarıyla kuşağının önde gelen yazarları arasına girdi.Kendisi halen İstanbul Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünde doçent sıfatıyla anabilim dalı başkanlığı görevini yürütmektedir.


http://bilimteknik.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=18180



Şiirleri

Bir Ermeni General (1965 (http://turandursun.com/wiki/1965))
Bir Gün Mutlaka (1970 (http://turandursun.com/wiki/1970))
Yolculuk Özlem Cesaret ve Kavga Şiirleri (1974 (http://turandursun.com/wiki/1974))
Ne Yağmur... Ne Şiirler... (1976 (http://turandursun.com/wiki/1976))
Kuşatmada (1978 (http://turandursun.com/wiki/1978))
Mustafa Suphi Destanı (1979 (http://turandursun.com/wiki/1979))
Dörtlükler (1983 (http://turandursun.com/wiki/1983))
İyi Bir Yurttaş Aranıyor (1983 (http://turandursun.com/wiki/1983)) (Ankara Sanat Tiyatrosu (http://turandursun.com/wiki/Ankara_Sanat_Tiyatrosu) tarafından oyunlaştırılmıştır.)
Eski Nisan (1987 (http://turandursun.com/wiki/1987))
Türkiye Üzgün Yurdum, Güzel Yurdum (1985 (http://turandursun.com/wiki/1985))
Kızıma Mektuplar (1985 (http://turandursun.com/wiki/1985))
Şiirler 1959-1982 (1983 (http://turandursun.com/wiki/1983))
Bebeklerin Ulusu Yok (1988 (http://turandursun.com/wiki/1988))
Bir Gün Mutlaka (1991 (http://turandursun.com/wiki/1991))
Sevgilimsin (1993 (http://turandursun.com/wiki/1993))
Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var (1991 (http://turandursun.com/wiki/1991))
Beyaz İpek Gibi Yağdı Kar (2008) Cumhuriyet Kitapları
Aşk İki Kişiliktir
Aşk
Gizlice Sevgilim
Bu Aşk Burada Biter
İki Ağıt
okyanusla İlk Karşılaşma
Hayata Uzun Veda
Düzyazı


Yaşayan Bir Şiir (1986 (http://turandursun.com/wiki/1986))
Şiirin Dili-Anadili (1995 (http://turandursun.com/wiki/1995))
Mekanik Gözyaşları (1997 (http://turandursun.com/wiki/1997))
Nazım’a Bir Güz Çelengi (1997 (http://turandursun.com/wiki/1997))
Kardeş Türküleri (1986 (http://turandursun.com/wiki/1986))
Sivil Darbe (Cumhuriyet Kitapları)
Kimliğim İnsan (Cumhuriyet Kitapları)
Anı


Aziz Nesin’li Fotoğraflar (1995 (http://turandursun.com/wiki/1995))
Gezi


Başka Gökler Altında (1996 (http://turandursun.com/wiki/1996))
Yurdu Teninde Duymak (Cumhuriyet Kitapları)
Mektup


Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar (1995 (http://turandursun.com/wiki/1995))
Antoloji


Büyük Türk Şiiri Antolojisi (2 cilt, 1987 (http://turandursun.com/wiki/1987))
Dünya Şiiri Antolojisi ( 4 cilt,1997 Ataol Behramoğlu-Özdemir İnce)
Çeviri


Lili'ciğim, Pantolonlu Bulut'dan, Şair İşçidir (Mayakovski (http://turandursun.com/wiki/Mayakovski))
Durgun Yıllarda Gelmiş Olanlar Dünyaya (Aleksandr Blok (http://turandursun.com/wiki/Aleksandr_Blok))
Karıma (Nikola Vaptsarov (http://turandursun.com/wiki/Nikola_Vaptsarov))
Çocuk


Dünya Halk Masalları (2007) Cumhuriyet Kitapları
Düşler Kuruyorum (2008) Cumhuriyet Kitapları

güneşinzaptıyakın
08-11-2009, 01:36
Ben ölürsem akşam üstü ölürüm

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
Ağlamak gibi isterim
Derinden bir tren geçer

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Alıp başımı gitmek isterim
Bir akam bir kente girerim
Kayısı ağaçları arasından
Gidip denize bakarım
Bir tiyatro seyrederim

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlık bir çocukluk bulutu
Gerçeküstü bir ressam
Dünyayı değiştirmeye başlar
Kuş sesleri, haykırışlar
Denizin ve kırların
Rengi birdenbire karışır

Sana bir şiir getiririm
Sözler rüyamdan fışkırır
Dünya bölümlere ayrılır
Birinde bir pazar sabahı
Birinde sararmış yapraklar
Birinde bir adam
Her şeye yeniden başlar

matillda
08-11-2009, 01:57
coşmuşsun "güneş.."
budur..

güneşinzaptıyakın
08-11-2009, 02:01
Dostları özlemle kucaklamayı unutma
Çocuk sevmeyi çiçek koklamayı unutma
En zorlu anındayken bile kavganın
Gökyüzüne bakmayı unutma...

matillda
08-11-2009, 02:02
BEBEKLERİN ULUSU YOK..
İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu
Bebeklerin ulusu yok
Başlarını tutuşları aynı
Bakarken gözlerinde aynı merak
Ağlarken aynı seslerinin tonu

Bebekler çiçeği insanlığımızın
Güllerin en hası,en goncası
Sarışın bir ışık parçası kimi
Kimi kapkara üzüm tanesi
Babalar,çıkarmayın onları akıldan
Analar,koruyun bebeklerinizi
Susturun,susturun söyletmeyin,
Savaştan,yıkımdan söz ederse biri.

Bırakalım sevdayla büyüsünler
Serpilip gelişsinler fidan gibi
Senin,benim,hiç kimsenin değil
Bütün bir yer yüzünündür onlar
Bütün insanlığın gözbebeği

İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu
Bebeklerin ulusu yok
Bebekler çiçeği insanlığımızın
Ve geleceğimizin biricik umudu.

Ataol BEHRAMOĞLU

güneşinzaptıyakın
08-11-2009, 02:20
Ölüm düşüncesinden
Ürküntü duymazdım belki
İki tarih arasına sıkışmak
Onurumu incitmeseydi...

KızıL
08-11-2009, 09:01
BİR KADINI BEKLEMEK

Bir kadının bana gelecek olması, bir rüzgarı geçerek
Bir şarkıyı geçerek, saçlarının uçuşunda
Bir kadının bana gelecek olması, bir ömür geçecek

Aşkın buruk tadında, buluşması iki yalnızlığın
Bir akşamı geçecek

Belki de dağılan sesleri hüznün ve akşamın
belki de
Bir kadını geçecek

Bir kadını bekliyorum
Eteklerini ve saçlarını uçurarak gelecek

ATAOL BEHRAMOĞLU (http://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=26)

pervane
08-11-2009, 21:28
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz
kafalılar! Ey sadrazam!


Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey ithalatçılar, ihracatçılar, ey
şeyhülislam!

şairin en sevdiğim dizeleri.

aydoe
09-11-2009, 00:12
TÜRKİYE, ÜZGÜN YURDUM, GÜZEL YURDUM

Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Boynu bükük ay çiçeği
Şiirin ve aşkın geleceği

Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Dağ rüzgarı, portakal balı
Alçak gönüllü, hünerli, sevdalı

Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Yazgısı kara yazılmış gelin
Kurumuş sütü memelerinin

Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Harlı bir ateş gibi derinde yanan
Haramilerin elinde bulunan

Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Güngörmüş, bilge toprağım
Yunus, Pir Sultan ve Nazım

Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Bozlat, ağıt, halay ve zeybek
Dumanı üstünde ekmek

Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Yüzü kırış kırış anam
Ağlayan narım, gülen ayvam

Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Asmaların üstünde gün ışığı
En güzel geleceğin yakışığı

Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Zinciri altında kımıldayan
Bitecek sanıldığı yerde başlayan


Ataol BEHRAMOĞLU

aydoe
09-11-2009, 00:19
Elinde ne piyon kaldı, ne vezir, ne kale,
Düştü birbiri ardına atlar, filler
Ama şah hâlâ ayak diremekte
Yeni taşlar bulundu çünkü: Köpekler…

''Dörtlüğün son sözcüğündeki niteleme, bana kalırsa, gerçek kimlikleri belki hiçbir zaman bilinemeyecek ihbarcılar ve benzerlerinin yanı sıra ve belki daha çok, gerçek ve “medya”tik kimlikleriyle toplumun gözleri önünde, ahlak ve kural dışılığı yayıp yaygınlaştırmayı meslek edinmiş kimselere yakışıyor.''

http://erdem43.blogcu.com/kopekler-ataol-behramoglu_53806101.html

sevgilerimle

Hortlak
09-11-2009, 05:41
Ataol Behramoğlu'nun "köpekler" dediği kimler ki? Yoksa Ahmet Altan gibileri mi kastediyor? Ataol Behramoğlu'nu tanımıyordum ama görünüşe göre o da bazı arkadaşların faşist-ulusalcı dediği kesime mensup sanırım öyle değil mi?

aydoe
09-11-2009, 20:36
Ataol Behramoğlu'nun "köpekler" dediği kimler ki? Yoksa Ahmet Altan gibileri mi kastediyor? Ataol Behramoğlu'nu tanımıyordum ama görünüşe göre o da bazı arkadaşların faşist-ulusalcı dediği kesime mensup sanırım öyle değil mi?

Sevgili Hortlak,
Tamda üstüne basmışsın tabiki onlardan bahsediyor.

''Ahmet Altan “fenomen”ini nasıl açıklamalı?

Birden “Taraf” ideologluğuna sıçradı.
Ordu işiyle gücüyle meşgul olmalıymış.
Adama, sen neden romanlarını yazmakla yetinmiyor da “Taraf” gibi bir gazetenin başyazarlığında, siyaset yazarlığının da ötesinde, ucu sonu belirsiz, karanlık entrikaların içinde ve başında yer alıyorsun diye sormazlar mı?''
http://www.mansethaber.com/haber/24531-guncel-candar-ve-cemal-cok-kizacak.html

Ataol Behramoğlu

güneşinzaptıyakın
10-11-2009, 02:00
Her zaman sanat ile siyaset karıştırılmıştır, bundan nasibini en çok Nazım almıştır elbette. Sanata sadece sanat olarak bakabilsek keşke, siyasi edebiyat yapanlar ne olacak o zaman değilmi? onuda okuyanın anlayışına bırakalım tüm sanat üstadları gibi. Her şariin arkasından konuşacak olsak siyasi olarak, sanata yer kalmaz her daim. Biz sanat konuşalım bundan sonra...

Unuttum, nasıldı annemin yüzü

Unuttum, nasıldı annemin yüzü
Unuttum, sesi nasıldı annemin.
Gece bir örtü olsun anılardan
Kara yüreğime örtüneyim.

Unuttum, nasıldı annemin gülüşü
Unuttum, nasıldı ağlarken annem.
Yaşam sallasın kollarında beni
Küçücük oğluyum onun ben.

Unuttum, elleri nasıldı annemin
Unuttum, gözleri nasıldı bakarken.
Kuru ot kokusu getirsin rüzgar
Yağmur usulcacık yağarken.

rostube
24-11-2009, 11:56
ataol behramoğlu'na saygılarımı sunuyorum değerli bir insandır

güneşinzaptıyakın
29-11-2009, 03:11
Gök sanki eriyecek mavilikten
Çimenler uykulu ve sıcak
Bir kadın geçiyor
Çıplak ayaklarını kalbime basarak

güneşinzaptıyakın
02-07-2011, 02:55
BELLUM OMNIUM CANTRA OMNES


Kurdudur' diyor
Bir düşünür
Ve ekliyor:
'Bellum omnium cantra omnes'
Yani
Yatkındır savaşa
Birbiriyle herkes...

Şu sonuç çıkar
Bu saptamadan:
Doğası gereği
Savaşçıdır insan...

Doğruluk payı
Var mı bu görüşte?
Yanlışlık var mı?
Varsa nerde?...

İnsan insanın
Kurduydu belki
Gerçek kurttan
Yokken farkı...

Onu kurttan
Ayıran özellik
Akıl olmalı
Ve üretkenlik

Ürününü
Emeğinin
Alırsan, sevinçle
Dolar yüreğin

Ve hele ortak bir
Yaratıysa bu
Daha da büyür
Mutluluğu

Oturursun
Aynı sofraya
Emektaş olmanın
Mutluluğuyla

Şimdi sormak
Gerekir yeniden
İnsan insanın kurdu mu gerçekten?

İnsan insanın
Kurduydu belki
Gerçekten kurttan
Yokken farkı

Ama gelişen
Bir şey var onda
Sevgiye, iyiye
Doğruluğa

Yaratırken
Emeğiyle
Yaratır çünkü
Kendini de...

Soruyu yeniden
Ve şöyle sormalı:
Sevgiye, iyiye
Barışa kim karşı?

Emeğinin
Hakkını alan
Ne çıkar umar
Savaştan?

Dünyayı ortakça
Kardeşçe üreten
Ne yarar umar
Kötülükten?

Şimdi değiştirip
Bu kavramları
Yeniden ve şöyle
Söylemek olası:

Emekçi insan var, barıştan yana
Dünyayı kardeşçe yaratan, üreten..
Ve kurtlar - savaşta çıkarları...
Vurarak, kırarak, ezerek sömüren

katre_07
25-08-2011, 02:33
çünkü hiç bir kelebek ..
tek başına yaşayamaz sevdasını..
severken hiç bir böcek ..
hiç bir kuş yalnız değildir..
ölümdür yaşanan tek başına ..
aşk iki kişiliktir..