
08-11-2009, 01:35
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
|
|
Ataol Behramoğlu
13 Nisan1942’de İstanbulÇatalca’da doğdu. İlköğrenimini Kars ve Çankırı'da yaptı. 1966'de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. 1962'de Türkiye İşçi Partisi'ne girerek ilk örgütlenme çalışmalarına katıldı. "Fikir Kulüpleri Federasyonu"nun (FKF) kurucuları arasında yer aldı. "Dönüşüm" dergisininin kuruluş çalışmalarına katıldı, sahipliğini üstlendi.
1970'te İsmet Özel’le birlikte "Halkın Dostları" dergisini çıkardı. Aynı yıl İngiltere'ye, daha sonra Fransa'ya gitti. Paris'te otel katipliği, öğretmenlik yaptı. 1972'de Moskova Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Sovyet edebiyatı üzerine inceleme yaptı. 1974'te Türkiye'ye döndü. İstanbul Şehir Tiyatroları'nda dramaturg olarak çalıştı. 1975'te kardeşi Nihat Behramoğlu'yla birlikte "Militan" dergisini kurdu. "Sanat Emeği" dergisinin kurucuları arasında yer aldı.
1979'da Türkiye Yazarlar Sendikası'nın genel sekreteri oldu. Yayınevlerinde çalıştı. 12 Eylül harekatından sonra 1982’de Barış Derneği Davası nedeniyle 10 ay tutuklu kaldı. 1984’te Fransa’da Sorbonne Üniversitesi’ne bağlı Centre de Poetique Comparee bölümünde Türk ve Dünya Şiiri üstüne seminerler izledi, çalışmalar yaptı. İlk şiirleri "Ataol Gürus" takma adıyla Yeni Çankırı, Yeşil Ilgaz, Çağrı gibi yerel gazete ve dergilerde yayınlandı.
Yükseköğrenimi sırasında Yapraklar, Dost, Evrim, Ataç gibi dergilerde çıkan şiirleriyle dikkat çekti. Bu dönemin şiirlerini biraraya getiren ilk şiir kitabı "Bir Ermeni General" 1965'te basıldı. Gençlik dönemi şiirlerinde Orhan Veli, Attilâ İlhan ve İkinci Yeni şiirinin ortak özellikleri etkin. Gerçek şiir kimliği 1965-1971 arasında Papirüs, Şiir Sanatı, Yeni Gerçek, Yeni Dergi ve Halkın Dostları'nda çıkan şiirleriyle oluştu. Bu şiirlerde toplumcu, etkin bir edebiyat anlayışının örnekleri yer aldı.
Uzun yıllar siyasi nedenlerle Fransa'da ikamet etti. Şiirleri bütün büyük dillere çevrildi. Toplumcu gerçekçi şiir ilkelelerine yöneldi, şiirini yeni biçim ve tema arayışlarıyla besledi. Çevirileriyle de dikkat çekti. Edebiyat ve kültür üzerine yazdıkları, antoloji ve diğer çalışmalarıyla kuşağının önde gelen yazarları arasına girdi.Kendisi halen İstanbul Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünde doçent sıfatıyla anabilim dalı başkanlığı görevini yürütmektedir.
Şiirleri- Bir Ermeni General (1965)
- Bir Gün Mutlaka (1970)
- Yolculuk Özlem Cesaret ve Kavga Şiirleri (1974)
- Ne Yağmur... Ne Şiirler... (1976)
- Kuşatmada (1978)
- Mustafa Suphi Destanı (1979)
- Dörtlükler (1983)
- İyi Bir Yurttaş Aranıyor (1983) (Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından oyunlaştırılmıştır.)
- Eski Nisan (1987)
- Türkiye Üzgün Yurdum, Güzel Yurdum (1985)
- Kızıma Mektuplar (1985)
- Şiirler 1959-1982 (1983)
- Bebeklerin Ulusu Yok (1988)
- Bir Gün Mutlaka (1991)
- Sevgilimsin (1993)
- Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var (1991)
- Beyaz İpek Gibi Yağdı Kar (2008) Cumhuriyet Kitapları
- Aşk İki Kişiliktir
- Aşk
- Gizlice Sevgilim
- Bu Aşk Burada Biter
- İki Ağıt
- okyanusla İlk Karşılaşma
- Hayata Uzun Veda
Düzyazı
- Yaşayan Bir Şiir (1986)
- Şiirin Dili-Anadili (1995)
- Mekanik Gözyaşları (1997)
- Nazım’a Bir Güz Çelengi (1997)
- Kardeş Türküleri (1986)
- Sivil Darbe (Cumhuriyet Kitapları)
- Kimliğim İnsan (Cumhuriyet Kitapları)
Anı
- Aziz Nesin’li Fotoğraflar (1995)
Gezi
- Başka Gökler Altında (1996)
- Yurdu Teninde Duymak (Cumhuriyet Kitapları)
Mektup
- Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar (1995)
Antoloji
- Büyük Türk Şiiri Antolojisi (2 cilt, 1987)
- Dünya Şiiri Antolojisi ( 4 cilt,1997 Ataol Behramoğlu-Özdemir İnce)
Çeviri
Çocuk
- Dünya Halk Masalları (2007) Cumhuriyet Kitapları
- Düşler Kuruyorum (2008) Cumhuriyet Kitapları
|

08-11-2009, 01:36
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
|
|
Ben ölürsem akşam üstü ölürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
Ağlamak gibi isterim
Derinden bir tren geçer
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Alıp başımı gitmek isterim
Bir akam bir kente girerim
Kayısı ağaçları arasından
Gidip denize bakarım
Bir tiyatro seyrederim
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlık bir çocukluk bulutu
Gerçeküstü bir ressam
Dünyayı değiştirmeye başlar
Kuş sesleri, haykırışlar
Denizin ve kırların
Rengi birdenbire karışır
Sana bir şiir getiririm
Sözler rüyamdan fışkırır
Dünya bölümlere ayrılır
Birinde bir pazar sabahı
Birinde sararmış yapraklar
Birinde bir adam
Her şeye yeniden başlar
|

08-11-2009, 01:57
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Sep 2009
Bulunduğu yer: isvicre
Mesajlar: 583
|
|
coşmuşsun "güneş.."
budur..
kuşku aramızda bir dil oldukça, her sözcük ayrı çoğalacak beyin kıvrımlarımızda. kuşku aramızda bir dil.
|

08-11-2009, 02:01
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
|
|
Dostları özlemle kucaklamayı unutma
Çocuk sevmeyi çiçek koklamayı unutma
En zorlu anındayken bile kavganın
Gökyüzüne bakmayı unutma...
|

08-11-2009, 02:02
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 07 Sep 2009
Bulunduğu yer: isvicre
Mesajlar: 583
|
|
BEBEKLERİN ULUSU YOK..
İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu
Bebeklerin ulusu yok
Başlarını tutuşları aynı
Bakarken gözlerinde aynı merak
Ağlarken aynı seslerinin tonu
Bebekler çiçeği insanlığımızın
Güllerin en hası,en goncası
Sarışın bir ışık parçası kimi
Kimi kapkara üzüm tanesi
Babalar,çıkarmayın onları akıldan
Analar,koruyun bebeklerinizi
Susturun,susturun söyletmeyin,
Savaştan,yıkımdan söz ederse biri.
Bırakalım sevdayla büyüsünler
Serpilip gelişsinler fidan gibi
Senin,benim,hiç kimsenin değil
Bütün bir yer yüzünündür onlar
Bütün insanlığın gözbebeği
İlk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu
Bebeklerin ulusu yok
Bebekler çiçeği insanlığımızın
Ve geleceğimizin biricik umudu.
Ataol BEHRAMOĞLU
kuşku aramızda bir dil oldukça, her sözcük ayrı çoğalacak beyin kıvrımlarımızda. kuşku aramızda bir dil.
|

08-11-2009, 02:20
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
|
|
Ölüm düşüncesinden
Ürküntü duymazdım belki
İki tarih arasına sıkışmak
Onurumu incitmeseydi...
|

08-11-2009, 09:01
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 29 May 2008
Bulunduğu yer: ADANA!!
Mesajlar: 3.673
|
|
BİR KADINI BEKLEMEK
Bir kadının bana gelecek olması, bir rüzgarı geçerek
Bir şarkıyı geçerek, saçlarının uçuşunda
Bir kadının bana gelecek olması, bir ömür geçecek
Aşkın buruk tadında, buluşması iki yalnızlığın
Bir akşamı geçecek
Belki de dağılan sesleri hüznün ve akşamın
belki de
Bir kadını geçecek
Bir kadını bekliyorum
Eteklerini ve saçlarını uçurarak gelecek
ATAOL BEHRAMOĞLU
ÖRGÜTLENİN!!!
|

08-11-2009, 21:28
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jun 2007
Mesajlar: 2.723
|
|
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz
kafalılar! Ey sadrazam!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey ithalatçılar, ihracatçılar, ey
şeyhülislam!
şairin en sevdiğim dizeleri.
|

09-11-2009, 00:12
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
|
|
TÜRKİYE, ÜZGÜN YURDUM, GÜZEL YURDUM
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Boynu bükük ay çiçeği
Şiirin ve aşkın geleceği
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Dağ rüzgarı, portakal balı
Alçak gönüllü, hünerli, sevdalı
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Yazgısı kara yazılmış gelin
Kurumuş sütü memelerinin
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Harlı bir ateş gibi derinde yanan
Haramilerin elinde bulunan
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Güngörmüş, bilge toprağım
Yunus, Pir Sultan ve Nazım
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Bozlat, ağıt, halay ve zeybek
Dumanı üstünde ekmek
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Yüzü kırış kırış anam
Ağlayan narım, gülen ayvam
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Asmaların üstünde gün ışığı
En güzel geleceğin yakışığı
Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Zinciri altında kımıldayan
Bitecek sanıldığı yerde başlayan
Ataol BEHRAMOĞLU
''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
|

09-11-2009, 00:19
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
|
|
Elinde ne piyon kaldı, ne vezir, ne kale,
Düştü birbiri ardına atlar, filler
Ama şah hâlâ ayak diremekte
Yeni taşlar bulundu çünkü: Köpekler…
''Dörtlüğün son sözcüğündeki niteleme, bana kalırsa, gerçek kimlikleri belki hiçbir zaman bilinemeyecek ihbarcılar ve benzerlerinin yanı sıra ve belki daha çok, gerçek ve “ medya”tik kimlikleriyle toplumun gözleri önünde, ahlak ve kural dışılığı yayıp yaygınlaştırmayı meslek edinmiş kimselere yakışıyor.''
http://erdem43.blogcu.com/kopekler-a..._53806101.html
sevgilerimle
''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:40 .
|