PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Göremediğiniz Şeylere İnanır mısınız?


hur-kus
26-11-2009, 16:09
‘BEN sadece gördüğüme inanırım’ diyen biri, gerçek anlamda böyle söylemek istemiyordur.
Aslında hepimiz göremediğimiz şeylere inanırız.

Örneğin okulda, bir manyetik alanın varlığını kanıtlamak üzere tasarlanmış şu deneyi yapmış olabilirsiniz:
Düz bir kağıt üzerine demir talaşı serpilir. Ardından kağıt, mıknatısın üzerine tutulur. Kağıt hafifçe titretildiğinde, demir talaşı sanki sihirli bir el değmiş gibi mıknatıs kutupları üzerinde bir araya toplanır ve manyetik alanın biçimini alır.

Bu deneyi yaptığınızda, manyetik alan görülebilir mi?

Hayır, ancak onun demir talaşı üzerindeki etkisi görülür, bu da manyetizmanın varlığına ilişkin ikna edici bir kanıt oluşturur.

Göremediğimiz başka şeylerin varlığını da itiraz etmeksizin kabul ederiz. Güzel bir tabloya bakarken ya da harika bir heykeli hayranlıkla izlerken, onları yapan ressamın veya heykeltraşın varlığı konusunda hiç şüphe duymayız.

Öyleyse, bir çağlayanı ya da günbatımını seyrettiğimizde, bu eserlerin en azından Büyük bir Ressam veya Heykeltraş tarafından yapılmış olma olasılığı üzerinde düşünmemiz gerekmez mi?

Bazıları
Neden İnanmıyor?
Bazı insanların kilisede öğretilenler nedeniyle Tanrı inancını bırakmış olması tuhaf olsa da gerçektir.
Kendisine Tanrı’nın kötüleri cehennem ateşinde yakacağı söylenen Norveçli bir adamın durumu böyleydi. O, Tanrı’nın insanlara bu yolla acı çektirebilecek olmasını bir türlü anlayamadığından ateist oldu.

Sonra bu adam Mukaddes Kitabı Yehova’nın bir Şahidinin yardımıyla araştırmayı kabul etti.
Mukaddes Kitabın, kötülerin cehennem ateşinde işkence gördüklerini öğretmediğini anladığında çok şaşırdı.
Mukaddes Kitap ölümü uykuya benzetir. Mezarda acı hissedemeyiz, hiçbir şeyin bilincinde olamayız. (Vaiz 9:5, 10)
Adam ayrıca, ıslah olmayan kötü kişiler olarak Tanrı’dan hüküm alanların sonsuza dek mezarda kalacaklarını da öğrendi. (Matta 12:31, 32)

Ölülerden geriye kalanlar Tanrı’nın belirlediği zamanda, Cennette sonsuz yaşam elde etme ümidiyle diriltilecekler. (Yuhanna 5:28, 29; 17:3)
Mukaddes Kitaptaki ‘Tanrı sevgidir’ sözleriyle de uyumlu olan bu açıklama onun aklına yattı. (I. Yuhanna 4:8)
Bu samimi yürekli adam Tanrı’nın Sözünü incelemeye devam etti ve zamanla Mukaddes Kitapta anlatılan Tanrı’yı sevmeye başladı.
Bazıları acı ve adaletsizliğin yaygın oluşu nedeniyle sevgi dolu bir Yaratıcı’nın varlığını reddeder.
Onlar, bir keresinde göklere işaret edip şöyle soran İsveçli adam gibi düşünürler: “Bizler burada böyle yolsuzluklar ve kötülükler yaşarken, yukarıda nasıl her şeye gücü yeten, cömert bir Tanrı olabilir ki?” sorusunu hiç kimse yanıtlayamadığı için o da ateist oldu.

Ancak sonra, Yehova’nın Şahitleriyle Mukaddes Kitabı incelemeye başladı.
Asırlardır sorulan ‘Tanrı kötülüğe neden izin veriyor?’ sorusuna Tanrı’nın Sözünde mutluluk veren bir yanıt olduğunu öğrendi.

Bu samimi adam kötülüğün varlığının, Tanrı’nın var olmadığı konusunda bir kanıt oluşturmadığını öğrendi.
Bunu şöyle örnekleyebiliriz:

Bir kişi bir et bıçağı yapabilir. Bir müşteri de bu bıçağı satın alarak onu et kesmek için değil, cinayet işlemek için kullanabilir.
Bu bıçağın kötü amaçla kullanılması onun bir yapıcısı olduğu gerçeğini çürütmez.

Benzer şekilde, dünyanın tasarlanma amacına uygun kullanılmaması, onun bir Yaratıcısı olmadığı anlamına gelmez.
Mukaddes Kitap Tanrı’nın işinin kusursuz olduğunu öğretir. “Haksızlık etmez, sadık ve doğru olan odur.” (Tesniye 32:4)
Tanrı insana güzel hediyeler verdi, fakat bu hediyelerden bazıları kötüye kullanıldı ve sayısız acıya yol açtı. (Yakub 1:17)

Ancak, Tanrı acılara son verecek. Ardından, ‘yumuşak huylu kişiler yeri miras alacak, . . . . ve onda ebediyen oturacak.’—Mezmur 37:11, 29.
İsveçli adam insanların çektiği acıları gördüğünde çok etkilenmişti. Onun başkalarına duyduğu şefkatli ilgi Tanrı’nın varlığını kanıtlar. Peki nasıl?

Çoğu insan için Tanrı inancı dışındaki tek alternatif evrimdir. Evrimciler “en iyi uyum sağlayan varlığını sürdürür” ilkesini öğretir; buna göre insanlar ve hayvanlar yaşamak için kendi türleri arasında rekabet etmektedir.
En güçlü olanlar varlığını sürdürür, zayıflar yok olur. Onlar bunun doğal bir düzen olduğunu söylüyor.
Eğer, güçlü olanlara yer açmak üzere zayıf olanların ölmesi “doğal” ise, o İsveçli adam gibi bazı güçlü insanların acı çeken kişileri görmekten etkilenmesini nasıl açıklayabiliriz?
Tanrı’yı Tanımak..

Bir insan görünümüne sahip olmadığı için Tanrı’yı göremeyiz. Ancak, O Kendisini tanımamızı ister. O’nun hakkında bilgi edinmemizin bir yolu, yaratılışın “tablolarını” ve “heykellerini”, O’nun olağanüstü işlerini gözlemlemektir.

Mukaddes Kitap Romalılar 1:20 ayetinde şöyle bildirir: “Onlar mazur olmasınlar diye, onun [Tanrı’nın] görülmez şeyleri, yani, ebedî kudreti ve ülûhiyeti [Tanrılığı], dünyanın yaratılışından beri yapılan şeylerle anlaşılarak açıkça görülüyor.”

Gerçekten bir tablo ya da heykel üzerinde yaptığınız inceleme sizin sanatçının kişiliğiyle ilgili bir fikir edinmenizi sağladığı gibi, Tanrı’nın harika işleri üzerinde derin düşünmek de O’nun kişiliği hakkında daha iyi bilgi edinmenize yardım edebilir.

Tabii, yaşamla ilgili kaygı verici tüm soruları sadece Tanrı’nın yaratma işlerine bakarak yanıtlayamayız.
Ancak, böyle sorulara Tanrı’nın Sözü olan Mukaddes Kitabı araştırarak yanıtlar bulabiliriz.
Yukarıda sözü edilen iki kişi Mukaddes Kitabı önyargısızca okumaları sonucunda, Tanrı’nın varlığına ve bizim yaşamımızla ilgilendiğine inandılar.

Siz de aynısını yapabilirsiniz

Saygılarımla

vartor
26-11-2009, 17:14
Mukaddes, kitapta, tanrinin insani kendi planlayip yarattigini soyler mi?-soyler
Seytan'i basi bos birakip insani kandirmasina neden olur mu?-olur
"sevecen" tanri, daha ilk hatasinda insani cennetten kovar mi?-kovar.
Havva iki defa hamile kalip, Habil ve kabil'i dogurur mu? -dogurur.
Insanlarin cogalmasi icin, ensest iliskiye goz yumar mi? yumar
Kendine yapilan adak yuzunden iki kardesin birbirne dusup, ilk cinayete sahne olur mu aziz kitap?-olur.
Saymakla bitmez yine kutsal kitaptan cikarabilecegimiz sevecen, adaletli allah sonucu.
Basa birsey diyeyim mi size; yehova'ya degil, seytana dua edin, o olmasa sizler de hayatta olamiyacaktiniz kutsal kitaba gore. Oyle ya, cennetten kovulup Adem ile Havva cogalmasalardi, siz var bile olamaiyacaktiniz kendi inanciniza gore.
Magnetik alan deneyi, bende gorunmeyen fiziksel gucler oldugunu, ve bunu da tanri anlayiisiyla insanlarin karistirdigi fikrini uyandirdi; herkes ayni sekilde dusunmez sevgili yehova sahidi kardesim.

hur-kus
26-11-2009, 17:32
Mukaddes, kitapta, tanrinin insani kendi planlayip yarattigini soyler mi?-soyler
Seytan'i basi bos birakip insani kandirmasina neden olur mu?-olur
"sevecen" tanri, daha ilk hatasinda insani cennetten kovar mi?-kovar.
Havva iki defa hamile kalip, Habil ve kabil'i dogurur mu? -dogurur.
Insanlarin cogalmasi icin, ensest iliskiye goz yumar mi? yumar
Kendine yapilan adak yuzunden iki kardesin birbirne dusup, ilk cinayete sahne olur mu aziz kitap?-olur.
Saymakla bitmez yine kutsal kitaptan cikarabilecegimiz sevecen, adaletli allah sonucu.
Basa birsey diyeyim mi size; yehova'ya degil, seytana dua edin, o olmasa sizler de hayatta olamiyacaktiniz kutsal kitaba gore. Oyle ya, cennetten kovulup Adem ile Havva cogalmasalardi, siz var bile olamaiyacaktiniz kendi inanciniza gore.
Magnetik alan deneyi, bende gorunmeyen fiziksel gucler oldugunu, ve bunu da tanri anlayiisiyla insanlarin karistirdigi fikrini uyandirdi; herkes ayni sekilde dusunmez sevgili yehova sahidi kardesim.

Sayın vartor cevabınız için teşekkür ederim.

Dediğiniz gibi herkes benim gibi düşünmez, sizin gibi de düşünmeyebilir...

Kimsenin böyle bir talebi de yok zaten...

Sorularınızın cevaplar aslında var da sizin bakışınızdaki birini tatmin edeceğini sanmam...

Neyse,

Siz kendi fikrinizi ben kendi fikirimi özgürce korkmadan yazmaya devam edersek, belki bir gün aynı fikirde buluşuruz.. Kim bilir..

Nede olsa bizi de sizide bu dünyada seven çok insan yok .. :)

Bu yüzden birbirimize iyi bakmakta fayda var.

Önemli olan saygı ve sevgi

Hürmetler

milomanara
26-11-2009, 18:11
Yahu afedersiniz, bu "görmediğine inanmayanlar" argümanı ne gerzek bir argümandır. Bir akıllı inanlar, ateistler aptal ya da cahil(!)

Haddini bilmez arkadaşım, bahsettiğin manyetik alan bugün evine gelen elektriğin üretiminden, böbreğindeki taşı görüntülemeye kadar sayısız uygulamada kullanılmaktadır. Tanrı, cin, peri, noel baba, şeytan, zeus, thor gibi, hem görünmeyen hem de varlığı her hangi bir şekilde kanıtlanamanayan bir olgu değildir. Tasarımcı savı sadece cansız komplekslik için geçerli olabilir. Canlılığın nasıl kompleks olduğunu birikimli olasılığa dayalı doğal seçilim son derece tatminkar bir şekilde açıklar. Tablonun ressamı var diye insanın da yaratıcısı olmak zorunda değildir. Ateistleri bu düz mantığı kuramayacak kadar salak görenler, aslında değerli zamanlarını saçmalık tebliği ile harcayan zavallılardır.

vartor
26-11-2009, 18:26
Önemli olan saygı ve sevgi

Sizin ateistlere kor demeniz, saygisizliktan ziyade, bilgisizlik oldugu kanaatinda oldugum icin,
iyi niyetinizden suphe etmiyorum. Iman edenin kiliflari da boldur, her seye bir izahlari yine kitaba dayali mantilariyla vardir. Haklisiniz, sizin bulundugunuz yerde daha once bulundugum icin, tatmin olmadigimdan simdiki yerimdeyim:)Sevgiyle kal kardesim.

recluse
26-11-2009, 21:16
Yahu afedersiniz, bu "görmediğine inanmayanlar" argümanı ne gerzek bir argümandır. Bir akıllı inanlar, ateistler aptal ya da cahil(!)

Haddini bilmez arkadaşım, bahsettiğin manyetik alan bugün evine gelen elektriğin üretiminden, böbreğindeki taşı görüntülemeye kadar sayısız uygulamada kullanılmaktadır. Tanrı, cin, peri, noel baba, şeytan, zeus, thor gibi, hem görünmeyen hem de varlığı her hangi bir şekilde kanıtlanamanayan bir olgu değildir. Tasarımcı savı sadece cansız komplekslik için geçerli olabilir. Canlılığın nasıl kompleks olduğunu birikimli olasılığa dayalı doğal seçilim son derece tatminkar bir şekilde açıklar. Tablonun ressamı var diye insanın da yaratıcısı olmak zorunda değildir. Ateistleri bu düz mantığı kuramayacak kadar salak görenler, aslında değerli zamanlarını saçmalık tebliği ile harcayan zavallılardır.


"Akilli konusur,cunku soylemek istedikleri var;aptal konusur,zira kendinin birseyler soylemek mecburiyetinde oldugunu sanir..." Plato

Hic olmazsa Hurkus isimli arkadasin seviye ve saygi cercevesinde olmasina bir hurmetiniz olsun.Sonra butun inananlar saygisiz sizler saygili oluyorsunuz nasil bir ahlak ve nasil bir vicdansa.

Sevgi ve Saygilar

ozgurrr
26-11-2009, 21:18
Öyleyse, bir çağlayanı ya da günbatımını seyrettiğimizde, bu eserlerin en azından Büyük bir Ressam veya Heykeltraş tarafından yapılmış olma olasılığı üzerinde düşünmemiz gerekmez mi?


Düşünmediğimizi nereden çıkarttınız ? Düşünüp sizin bulduğunuz sonucu bulamadık diye neden düşünmüyor olalım ?

Ayrıca insanoğlu bunları düşünmeseydi hala güneşe tapıyor olurdunuz.

milomanara
26-11-2009, 21:40
"Akilli konusur,cunku soylemek istedikleri var;aptal konusur,zira kendinin birseyler soylemek mecburiyetinde oldugunu sanir..." Plato

Hic olmazsa Hurkus isimli arkadasin seviye ve saygi cercevesinde olmasina bir hurmetiniz olsun.Sonra butun inananlar saygisiz sizler saygili oluyorsunuz nasil bir ahlak ve nasil bir vicdansa.

Sevgi ve Saygilar
Sevme, sayma beni arkadaşım. Beynini çalıştır kafi! Plato'nun alıntısı yerinde olmuş, lakin alakasız minvalde lakırdı ediyorsun.

recluse
26-11-2009, 21:55
Sevme, sayma beni arkadaşım. Beynini çalıştır kafi! Plato'nun alıntısı yerinde olmuş, lakin alakasız minvalde lakırdı ediyorsun.

Cevap icin tesekkurler

Alakali aslinda ama gorme sansin yok:
Konuyu takip ediyorum sadece ve uslubun bana kirici gibi geldi.
Beynimi de senin istedigin rotada calistirmami bekliyorsan, once benim anlayacagim dili kullanmayi bilmelisin ok.
Yoksa gerisi sagir sezsizlik...

Sevgi ve Saygilar

güneşinzaptıyakın
26-11-2009, 22:32
‘BEN sadece gördüğüme inanırım’ diyen biri, gerçek anlamda böyle söylemek istemiyordur.
Aslında hepimiz göremediğimiz şeylere inanırız.

..........................................


Benzer mantık şekli seri tecavüzcülerde vardır mesela, onlarda tecavüz ettikleri kişinin aslında evet dediğini söylerler, aslında onlar istiyorlardı diye savunurlar kendilerini, magdur ısrarla size hayır demiş denildiğinde ise gene aslında evet diyordu derler, benzer bir mantık olmuş özetle...

hur-kus
27-11-2009, 10:00
Yahu afedersiniz, bu "görmediğine inanmayanlar" argümanı ne gerzek bir argümandır. Bir akıllı inanlar, ateistler aptal ya da cahil(!)

Haddini bilmez arkadaşım, bahsettiğin manyetik alan bugün evine gelen elektriğin üretiminden, böbreğindeki taşı görüntülemeye kadar sayısız uygulamada kullanılmaktadır. Tanrı, cin, peri, noel baba, şeytan, zeus, thor gibi, hem görünmeyen hem de varlığı her hangi bir şekilde kanıtlanamanayan bir olgu değildir. Tasarımcı savı sadece cansız komplekslik için geçerli olabilir. Canlılığın nasıl kompleks olduğunu birikimli olasılığa dayalı doğal seçilim son derece tatminkar bir şekilde açıklar. Tablonun ressamı var diye insanın da yaratıcısı olmak zorunda değildir. Ateistleri bu düz mantığı kuramayacak kadar salak görenler, aslında değerli zamanlarını saçmalık tebliği ile harcayan zavallılardır.

Sayın milomanara,

Bu tartışma platformu gerçekten özgürse, yani bu forum bir engizisyon anlayışıyla yönetilmiyorsa,

Herkesin aynı telden çalması zorunlu değilse,

Bırakın da sizin yaptığınız gibi biz de fikirlerimizi açık yüreklilikle ifade edelim...

Bunu yapmak niye "haddini bilmezlik" oluyor.?

Karşı fikirlere karşı tahammülsüzlüğünüz "yobazlık" gibi anlaşılmaz mı?

Ben kimse için onu kastetmedim ancak asıl size göre "inanlar aptla veya cahil" değilmidir? Bunu her fırsatta dile getirmezmisiniz?

Tanrı veya Şeytan ın varlığı konusunda delil olmadığından bahsediyorsunuz,

deliller var da sizin kullanmakta olduğunuz "ölçü/test aletleriniz" bunları okuyamıyor olamaz mı?
Belki de Tanrı ile bir sorun yaşadınız ve aranız bozuk, onu yok sayıyorsunuz... Bunda benim bir suçum yok. :)

"Canlılığın nasıl kompleks olduğunu birikimli olasılığa dayalı doğal seçilim son derece tatminkar bir şekilde açıklar."...diyorsunuz,

Bu konuda, bir biyokimyacı ile yapılan bir söyleşiyi okumanızı tavsiye ederim, sonra yine isterseniz bir birimizi kırıp incitmeden yazışabiliriz.

Saygılarımla

Bir Biyokimyacıyla Söyleşi

ŞU ANDA Lehigh Üniversitesi’nde (Pennsylvania, ABD) biyokimya profesörü olan Michael J. Behe 1996’da Darwin’in Kara Kutusu: “Evrim Teorisi”ne Karşı Biyokimyasal Zafer başlıklı bir kitap yayımladı.
Uyan! dergisinin “Nasıl Var Olduk? Rastlantıyla mı, Tasarımla mı?” başlıklı Eylül 1997 tarihli sayısında, Behe’nin kitabından alıntıların yer aldığı bir dizi makale yayımlandı. Darwin’in Kara Kutusu kitabı yayımlandıktan sonraki son on yılda evrimci bilim adamları Behe’nin ortaya attığı iddialara karşılık vermeye çalıştılar. Eleştirmenler Behe’yi, dinsel inancının (kendisi Katoliktir) bilimsel yargı yeteneğini köreltmesine izin vermekle suçladılar. Başkaları da onun yürüttüğü mantığın bilimsel olmadığını ileri sürdüler.

Uyanış! dergisi, görüşlerinin neden bu kadar tartışmaya yol açtığını öğrenmek için Profesör Behe’yle söyleşi yaptı.

UYANIŞ:
NEDEN YAŞAMIN AKILLI TASARIMI KANITLADIĞINI DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

PROFESÖR BEHE:
Karmaşık şekilde işleyen bir düzen gördüğümüz her seferinde bunun tasarlandığı sonucuna varıyoruz. Örneğin her gün kullandığımız makineleri düşünün: çim biçme makinesi, araba ya da çok daha basit şeyler. Benim kullanmayı sevdiğim örneklerden biri fare kapanıdır. Bir fareyi yakalama işlevini yerine getirmek amacıyla bir araya getirilmiş farklı parçalar gördüğünüz için onun tasarlandığı sonucuna varırsınız.
Bilim, canlı organizmaların en küçük kısımları olan moleküllerin, organizmaları hayatta tutmak için nasıl işlediğini ortaya çıkaracak kadar ilerledi. Şaşırtıcı olarak bilim adamları moleküler seviyeye indiklerinde işleyen karmaşık makineler buldular. Örneğin canlı hücrelerin içinde, malzemeleri hücrenin bir tarafından öbür tarafına taşıyan küçük moleküler “kamyonlar” bulunuyor. Ayrıca bu “kamyonlara” sağa veya sola dönmesini söyleyen minik moleküler “işaret levhaları” da var. Bazı hücrelerin de onları sıvı içinde iten “dıştan takma motorları” var. Başka koşullarda, işleyen böyle karmaşık bir düzeni gören biri bunun tasarlandığı sonucuna varır. Darwin’in evrim teorisinin iddialarına rağmen bu karmaşıklığı başka şekilde açıklayamayız. Tutarlı olarak bu tür bir düzenin tasarıma işaret ettiği sonucuna vardığımızdan, bu moleküler sistemlerin de akıl sahibi biri tarafından tasarlandığını düşünmekte haklıyız.

UYANIŞ!:
SİZCE MESLEKTAŞLARINIZIN ÇOĞU AKILLI TASARIMLA İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZE NEDEN KATILMIYOR?

PROFESÖR BEHE:
Birçok bilim adamı düşüncelerime katılmıyor, çünkü onlar akıllı tasarım düşüncesinin bilimdışı sonuçlara götürdüğünün, doğadan daha üstün bir şeye açıkça işaret ettiğinin farkındalar. Bu sonuç birçok insanı rahatsız ediyor. Oysa bana her zaman, bilimin, neye işaret ederse etsin her kanıtı izlemesi gerektiği öğretilmişti. Bence sırf varılan sonuç istenmeyen felsefi anlamlar taşıyor diye kanıtların açıkça gösterdiği bir şeyden geri çekilmek cesaretsizliktir.

UYANIŞ!:
AKILLI TASARIM FİKRİNİ KABUL ETMENİN CEHALETİ KÖRÜKLEDİĞİNİ İLERİ SÜREN ELEŞTİRMENLERE NASIL KARŞILIK VERİYORSUNUZ?

PROFESÖR BEHE: Doğada bir tasarım olduğu sonucuna varmak cehaletten kaynaklanmaz.
Bu sonuç bilmediklerimize değil, bildiklerimize dayanır. Darwin bundan 150 yıl önce Türlerin Kökeni kitabını yayımladığında hayat basit görünüyordu. Bilim adamları hücrenin, deniz çamurunda kendi kendine oluşabilecek kadar basit yapıda olduğunu düşünüyorlardı. Ancak bilim o zamandan beri hücrelerin muazzam ölçüde –21. yüzyılımızdaki makinelerden bile kat kat– karmaşık olduğunu keşfettiler. Bir işlevi olan bu karmaşıklık, bir amaç için yapılmış tasarıma işaret eder.

UYANIŞ!:
BİLİM, EVRİMİN BAHSETTİĞİNİZ KARMAŞIK MOLEKÜLER MAKİNELERİ DOĞAL SEÇİLİM YOLUYLA YARATABİLECEĞİNE DAİR BİR KANIT BULDU MU?

PROFESÖR BEHE:
Eğer bilimsel eserleri incelerseniz hiç kimsenin, evrimin bu kadar karmaşık moleküler makineleri nasıl oluşturduğunu açıklayan ciddi bir girişimde bulunmadığını göreceksiniz. Bunu ne deneysel olarak ne de ayrıntılı bilimsel bir model geliştirerek yaptılar. Kitabım yayımlandığından beri geçen son 10 yılda Ulusal Bilimler Akademisi ve Amerikan Bilim Geliştirme Derneği gibi birçok bilimsel teşkilat, yaşamın akıllı tasarımı kanıtladığı fikrinden uzak durmak için ellerinden geleni yapmayı üyelerinden sürekli talep etmesine rağmen ortada böyle bir girişim yoktur.

UYANIŞ!:
BİTKİLERİN VEYA HAYVANLARIN BAZI ÖZELLİKLERİNE İŞARET EDEREK ONLARIN EKSİK ŞEKİLDE TASARLANDIĞINI İDDİA EDENLERE NASIL BİR CEVAP VERİYORSUNUZ?

PROFESÖR BEHE:
Bir canlıdaki bazı özelliklerin amacının bilinmemesi onların önemli bir rol oynamadığı anlamına gelmez. Bir zamanlar, körelmiş olarak görülen organların, insan vücudunun ve diğer canlıların eksik tasarlandığını gösterdiği düşünülüyordu. Örneğin körelmiş organlar oldukları sanıldığından apandis ve bademcikler önceleri ameliyatla alınıyordu. Ancak sonradan bunların bağışıklık sisteminde önemli bir rol oynadığı ortaya çıktı ve artık körelmiş organlar olarak görülmemeye başlandı.
Akılda tutulması gereken bir başka nokta şudur: Görünüşe göre biyolojide bazı şeyler tesadüfen olmaktadır. Fakat arabamda bir darbe izi olması veya lastiğinin patlak olması arabanın veya lastiğin tasarlanmamış olduğu anlamına gelmez. Benzer şekilde biyolojide bazı şeylerin tesadüfen olması, son derece gelişmiş, karmaşık yaşam makinesinin de tesadüfen meydana geldiği anlamına gelmez. Böyle bir iddia hiç mantıklı değil.

Bence sırf varılan sonuç istenmeyen felsefi anlamlar taşıyor diye kanıtların açıkça gösterdiği bir şeyden geri çekilmek cesaretsizliktir...Michael J. Behe

digeri_1
27-11-2009, 15:30
Ben kimse için onu kastetmedim ancak asıl size göre "inanlar aptal veya cahil" değilmidir? Bunu her fırsatta dile getirmezmisiniz?

-hur kus

Bence sırf varılan sonuç istenmeyen felsefi anlamlar taşıyor diye kanıtların açıkça gösterdiği bir şeyden geri çekilmek cesaretsizliktir.
Prof Behe

Bir şey diyecm. Evrimi joker olarak görüyorsunuz. ben Dawkins in "kör saatçi" kitabını da okudum. Başka kitapları da . İmkansız olarak görülen ( bir de mucizelere inanmazsınız) ne olduysa doğal seçilimle evrimle olduğunu söylüyorlar.Bunun nasıl olduğunu bilmiyorlar ama bir şekilde gerçekleşmiş deniliyor. Yani somut veri yok. Bakarsan bağ olur bakmazsan dağ olur :) Zamanla süper ,komplex bir yapı nasıl kendiliğinden kazanılıyor. Nasıl gerçekleşti ? evrimle, bu nasıl bu şekilde gidiyor ? doğal seçilimle .

Bravo.

Alın bakın bilim adamları ne diyor ;


"Yaşamın bir rastlantı sonucunda başlama olasılığı ,bir matbağadaki patlama sonrasında geniş kapsamlı bir sözlüğün oluşma olasılığıyla karşılaştırılabilir"
-Biyolog Edwin Conklin


"Günümüzde tüm bilgilerle donanmış dürüst bir kişişimdiki durumda ancak ,yaşamın kökeninin belirli bir anlamda mucize olduğunun anlaşıldığını ifade edebilir." -Biyolog Francis Crick


"Bir kişinin,canlı bir organizmanın kendiliğinden türemiş olmasının olanaksızlığını kabul etmesi için ,bu işin büyüklüğünü enine boyuna düşünmesi yeterlidir" - Biyokimyacı George Wald


"Yaşamın inorganik (cansız) maddeden başlayarak geliştiğine ilişkin varsayım,şimdiki durumda hala bir iman olayıdır" -Matematikçi J.W.Sullivan




Bu bilimadamları sanırım cahil değil dimi !

vartor
27-11-2009, 16:51
Bu bilimadamları sanırım cahil değil dimi !
Sevgili natan, isin zorlugundan bahsetmisler ama alternatifi, ol dedi oldu, daha mi olasilikli geliyor sizin mantiginiza? Ustelik, sozde tanrinin yazdirdigi bunca rehber kitaptan sonra, insanlarin icine dustukleri, tanri adina yapilan bunca acimasiz katliamlara ragmen....
Tabi ki, dinin kabahati yok, insanlarda is yok diyeceksiniz eger imanliysaniz; ben de tam aksini dusunuyorum, sizin beyninizde sekillendirdiginiz dinle, kainati yaratan, ol dedi oldu dusundugunuz gucun hic ilgisi olamiyacagini, bu mevhumlar tanri degil, insan karakterini daha cok yansittigi icin, insan uydurmasindan baska birsey degildir diyecegim.
Sonucdsa, insanla var olan, ve defalarca sekil degistirip gunumuze ukasan bir kavram tanri kavrami; insanlik tarihi boyunca, neleri geldi gecti ve bugun imanlilarin inandigindan da guclu, iman edildi, kurbanlar(insan) verildi. Sonra ne oldu? O tanri bitti, insanlar bilgil derecelerine gore, yenillerini yaratti.
Bu son yarattiklari da olume mahkum; bugun degilse yarin, Kurbanlar adayarak, birbirini olmayan insan ustu varliklar icin kirarak degil, ancak insanlar birbirine saygi ve sevgiyle yanastiklari gun dunya cennet olacaktir.
not: kac bin sene sonrasi diye sormayin, benim ve sizlerin goremiyecegi muhakkak; ateistlerin sayisi cogaldikca, umitler de artacak:)

Nazzam-Cubbai
28-11-2009, 13:49
suna cevab vere bilirmisiniz

seytan diyor
‘Eğer yere kapanır da bana tapınacak olursan, bütün bu şeyleri sana vereceğim’

isa cevab veriyor

Tanrın olan Efendimize tapınacaksın ve yalnız O’na kulluk edeceksin’.

tam bir Müslüman cevabi
-----------------------------


ama nedendir isa sonradan kendini tanri ilan ediyor ,

İsa Tanri
1.Yaratıcı (Yuhanna 1:1-3; Kol. 1:15-17).
2.Yaratılmadı (Yuhanna 1:1-3; Kol. 1:15-17).
Tomas O'na (Isaya), «Rabbim ve Tanrım!» diye cevap verdi.Yuhanna 20:28
Bedendeki Tanrı (Yuhanna 1:1,14; 8:58 with Çıkış. 3:14; Kol. 2:9; Phil. 2:5-8; İbr. 1:
Rom 9:5 (Isa)övülecek Tanrı'dır. Amin.
1Yu 5:20(Isa) Kendisi gerçek Tanrı ve sonsuz yaşamdır.
Yuhanna 6:55-56 Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir. Bedenimi yiyip kanımı içen bende yaşar, ben de onda.


Tanrı üç kişilikte kendini gösterir. - 2 Kor. 13:14; 1 Pet. 1:2
İsa Tanrı'dır. - Yuhanna 1:1,14; 8:58; Koloseliler. 2:9; Heb. 1:6-8
Tanri İsa bir insan oldu. - Filimun. 2:5-8
İsa'nın iki doğası vardır: Tanrı ve İnsan - Koloseliler. 2:9; 1 Tim. 2:5
İsa nin tanriligni reddeden herkes Cehenneme gidecektir. - Esinleme. 20:11-15


benim sorum su acaba roma hiristiyanligi ele gecirince seytani fikirleri isa ya mi soktu , veya seytan isayin maskesinimi takti

saygilar

Natan
29-11-2009, 17:33
İsa farklı bir şey söylemiyor ki! Niye isayı müslümanlaştırıyorsunuz . İsa Tanrıya tapınılacağını söylemiş, Rabbe tapın diyor, ama Ona tapınılmasına yada Dua edilmesine birşey demiyor. İstefanos bunu yaptı. Bun yanlış olduğu da yazılmıyor. Yada birçok kişinin önünde eğilip tapındığıda yazılmıştır. sizn iddanıza göre isa sıradan bir peygamberdi ,ama çok sonra onu ilahlaştırdılar dimi ? Bu yanlış. Bu Müslüman bakış açısı ve doğru değil, Öyle olsaydı, Kuran da kutsaldır diyeceğiz, İncil de iznikte bozuldu felan dememiz lazım. Ancak İznikte böyle birşeyin yapıldığına dair bir kanıt, belge vs var mı ? Yok , ee, o zaman :) Müslüman bakış açısıyla hrıstıyanlığı değerlendirmeyin bence yanılırsınız

sevgi ve dostça

Nazzam-Cubbai
03-12-2009, 01:36
Musanin ilk emri

yanima baska bir sey koymayin ,buyuruyor Tanri
i hem Yahudilik ve Islam Tanri bir diyorlar

yani hiristlikten önceki ve sonraki dinler ayni seyleri soylüyor
-

milomanara
03-12-2009, 02:17
Sayın milomanara,
Öncelikle pasifist , sevgi kelebeği tavrınızı sırnaşık ve itici bulduğumu belirteyim.
Bu tartışma platformu gerçekten özgürse, yani bu forum bir engizisyon anlayışıyla yönetilmiyorsa,

Herkesin aynı telden çalması zorunlu değilse,

Bırakın da sizin yaptığınız gibi biz de fikirlerimizi açık yüreklilikle ifade edelim...

Bunu yapmak niye "haddini bilmezlik" oluyor.?

Karşı fikirlere karşı tahammülsüzlüğünüz "yobazlık" gibi anlaşılmaz mı?

Ben kimse için onu kastetmedim ancak asıl size göre "inanlar aptla veya cahil" değilmidir? Bunu her fırsatta dile getirmezmisiniz?
Kimsenin fikirlerini ifade etmesine itirazımız yok fakat gökten ve gaipten indiği iddia edilen kaynaklara dayanarak başkalarını "görememezlikle" itham edebilme cüretini ancak bir yobaz, bir cahil, bir haddini bilmez gösterebilir.
Tanrı veya Şeytan ın varlığı konusunda delil olmadığından bahsediyorsunuz,

deliller var da sizin kullanmakta olduğunuz "ölçü/test aletleriniz" bunları okuyamıyor olamaz mı?
Belki de Tanrı ile bir sorun yaşadınız ve aranız bozuk, onu yok sayıyorsunuz... Bunda benim bir suçum yok.

"Canlılığın nasıl kompleks olduğunu birikimli olasılığa dayalı doğal seçilim son derece tatminkar bir şekilde açıklar."...diyorsunuz,

Bu konuda, bir biyokimyacı ile yapılan bir söyleşiyi okumanızı tavsiye ederim, sonra yine isterseniz bir birimizi kırıp incitmeden yazışabiliriz.

Saygılarımla
Şimdi hacı, orda dur! ""ölçü/test aletleriniz" dediğin, havadaki nemden, milyonlarca ışıkyılı uzakdaki patlamarı izlemeye kadar milyonlarca ölçü aletimiz var. Bunların algılayamadığı; cin, peri, noel baba, pegasus, unicorn, zeus, thor, hatta aşağıdaki tanrı gibi[1 (http://news.softpedia.com/news/The-Phalic-Shrine-Thai-Temple-of-the-Penises-62449.shtml)] milyonlarcası var. Neye inanırsan inan ama başkalarını körlükle itham etme, yok bunları(cin, peri, vs...) ben görüyorum diyorsan zaten şizofrensin(eğer medikal tanımı kabul ediyorsan) o vakit ben ne yapıyorum burada, değil mi?

Şimdi gelelim, güzeller güzeli Michael BEHE insanına. Bu yaratılışçı, ID'ci cibiliyetsiz zat, Dover eyaletinin okullardaki akıllı tasarım öğretimine karşı açtığı davada tanık(ID bilir kişisi olarak dinlendi) ve ne dedi biliyor musun? Astrolojinin, kendi bilim tanımı içine girdiğini söyledi[2 (http://www.talkorigins.org/faqs/dover/day11pm.html)]!!! Yani Behe amcaya göre astroloji bir bilimmiş! Rica edeyim, referans diye gösterdiğin kişiler angut olmasın. Bu hıyara göre Medyum Memiş bile bilim adamı!

Tanrına yakın bana uzak ol, kal sağlıcakla.

http://news.softpedia.com/images/news2/The-Phalic-Shrine-Thai-Temple-of-the-Penises-3.jpg

aberko
03-12-2009, 03:01
görmediğim şeye neden inanmayayım? yeter ki ölçüp biçebileyim ve mantığa yatsın. allahı ne ölçüp biçebiliyorum ne de bir mantığa koyabiliyorum. ha, koyamıyorsam ve varsa da kendi kabahati. benim insan olduğumu bilecek, ona göre bir kitap gönderecek.

´´asanda , hasanda ´´
03-12-2009, 12:39
Görmediğim şarlere inanmak.

Örnek: melek , şeytan , iblis , cin , kader , kısmet..vs

Çünkü onları göremiyorum:D

saroz
03-12-2009, 14:59
Bu basit mantık oyunu onlarca yıldır kullanılır dinciler tarafından. Ama artık insan aklı evreni algılamaya başladı. daha yolun çok başında ama teizmi fersah fersah solladı.

Daha zekice argümanlar bulmalısınız:)

vesper
03-12-2009, 15:43
İnanırım, görüp duyabilseydim zaten inanmazdım bilirdim:D

saroz
03-12-2009, 16:57
İnanırım, görüp duyabilseydim zaten inanmazdım bilirdim:D


Çok güzel, işte biz de inanmayı değil, bilmeyi tercih ediyoruz.

siz bilmediğiniz bir şeye inanıyorsunuz :pound:

Biz bilmediğimiz şeye inanmayız...:eyebrows:

vesper
03-12-2009, 17:15
:D:D bunu bir arkadaşla konuşmuştuk burada

Ben de inanmak kavramı yok bir şeyi ya bilirim ya bilmem demişti

Olabilir güzel bir mantık:)

milomanara
09-12-2009, 23:40
Yanlış mantık. Arkasında sağlam kanıt olan bazı olgulara bilmeden de inanırsınız. Mesela "各花入各眼 - gè huā rù gè yǎn"[1 (http://www.chinese-tools.com/chinese/proverbs/01.html)] Çince bir atasözünün hanzi[2 (http://en.wikipedia.org/wiki/Chinese_character)] ve pinyin[3 (http://en.wikipedia.org/wiki/Pinyin)] ifadesidir. Güvendiğiniz Çince bilen bir arkadaşınız bu ifade doğrudur derse, bu sizin için yeterli kanıttır ve siz bu ifadenin doğruluğuna inanırsınız. Ama ifadenin ne olduğunu bilmiyorsunuzdur. Ya da, "E = mc2" formülünün anlamını bilmediğiniz halde doğru olduğuna inanıyorsunuzdur. Çünkü güvenilir kaynaklar(uzmanlar) doğru olduğunu söylemektedirler. Yani inanmanıza yetecek kadar kanıt vardır.

Gel gelelim, Allah, Gök Tengri, Teslis Tanrı, Yehova, Zeus, vs... ilahların hiç birinin varlığına dair güvenilir kanıt yoktur! Bu yüzden "görsem inanmazdım, bilirdim" gibi gerzek ifadelerle kavram kargaşası yaratmayalım. Her inanç saçma değildir. Mesnetsiz inançlar, her hangi kayda değer bir kanıta dayanmayan inançlar saçmadır.

vesper
15-12-2009, 00:13
aslında buna cevap vermek bile gereksiz ya neyse...

Demek Tanrının varlığıyla ilgili inanış ve ''gè huā rù gè yǎn'' sözünün Çince bilmediğimiz halde bir çinli öyle olduğunu söyledi diye hanzi ve pinyin olduğuna inanmamız bir tutuluyor...

Peki bu da güzel... Çok dahiyane

Ayrıca görseydim inanmazdım bilirdim gerzek bir ifade de değildir. İnancın/dinlerin işleyişinde bu mantık yatar. Kalpten inanmak, iman etmek... Hatta iman konusunda St. Augustine şöyle der ''inanmak görünmeyene iman etmek, bilinmeyeni bilmektir.'' Sonuna kadar katılıyorum.

Evet görmüyoruz ve kanıt yok... Bu şekilde istediğimiz ve bu şekilde hissettiğimiz için inanıyoruz. Kanıtlar olsaydı bunları tartışmak yerine hep beraber bir gerçeği biliyor ve ona göre yaşıyor olurduk. Ben bunu ifade etmeye çalıştım ve bir anlam karmaşası göremiyorum

Esenlikler...

Freester
22-12-2009, 01:26
Anlamadığım konu görmediğim bişeye inanmak biraz garip geliyor düşünsenize bütün bir hayatınızı dua ederek yada ain yaparak yada her neyse nasıl ibadet ederek geçiriyorsunuz ama görmediğiniz birşeye bunu yapıyorsunuz vede öldükden sonrada nereye gitceğinizi tam olarak bile bilmiyorsunuz bu nasl bi çelişkidir ?

tayyare
23-12-2009, 01:08
Anlamadığım konu görmediğim bişeye inanmak biraz garip geliyor düşünsenize bütün bir hayatınızı dua ederek yada ain yaparak yada her neyse nasıl ibadet ederek geçiriyorsunuz ama görmediğiniz birşeye bunu yapıyorsunuz vede öldükden sonrada nereye gitceğinizi tam olarak bile bilmiyorsunuz bu nasl bi çelişkidir ?

aaaa ! niye öyle diyorsunuz ?
kimi zamanları darbe, çiftleşme, anarşi, manarşi yapmayarak dua ile piç ettiğiniz için...
mutlaka,
size güzel bir yer ayırılmıştır !
müsterih olunuz lüften .

vesper
23-12-2009, 18:12
Anlamadığım konu görmediğim bişeye inanmak biraz garip geliyor düşünsenize bütün bir hayatınızı dua ederek yada ain yaparak yada her neyse nasıl ibadet ederek geçiriyorsunuz ama görmediğiniz birşeye bunu yapıyorsunuz vede öldükden sonrada nereye gitceğinizi tam olarak bile bilmiyorsunuz bu nasl bi çelişkidir ?

Sn freester

dinlerden özgür arkadaşlar bazen durumu öyle bir ifade ediyor ki, hakikaten inanan taraflar iyice uçuk gibi anlaşılıyor :D Öyle bir söylediniz ki ben de birden noluyoruz dedim:D Bu kadar basit değil gerçekten. Siz inanmadığınız için belki de size böyle geliyor.

Başkasını bilmem şu an kendi adıma yorum yapacağım...

Madde bana basit geliyor. Maddede bir enerji olduğunu düşünmüşümdür hep(ya da hep değil çocukken inançsızdım:D) insanların da bir ruhu olduğunu. Ruh olmadan ne anlamımız var hayal edemiyorum. Ben Tanrıyı sevgi olarak görürüm. Bizi seven yüce bir varlık. Bu varlık da bizden büyük bir şey istemiyor. Yalnızca insan olmamızı istiyor.

Tanrıyı görmedim, varlığını da bilmiyorum ama bir şekilde hissediyorum işte. Tanrı, biz insanların verdiği bir isim buna Yüce Varlık, Kutsal Ruh, Göksel Baba da diyebiliriz. Evrenin kendisi de diyebiliriz. Sonuç olarak yürekten inandığımız şey evrende bir çeşit düzenleyici, ruhsal bir varlık olduğudur. Buna bugün insanlar Tanrı diyor, Allah diyor, Rab diyor. Asıl anlaşılması gereken Bu varlığın belli bir şeklinin ve boyutunun olmadığı… Her an her yerde olan her şeyi ve herkesi kapsayan bir varlık olduğu. Kendi adıma çok tanrı var demediğim gibi 1 tanrı var da demem. Çünkü Tanrı ruhtur, ruhu da sayamazsınız. Burada varlığın birliğinden söz edebiliriz ancak. Çünkü her şey Tanrıda toplanır.

İbadetlere gelince… Yine kendi adıma konuşmak gerekirse şekilci ibadetlere karşıyım. Zaten hristiyanlıkta en önemli ibadet duadır. Hristiyanların duadan anladığı Tanrıyla konuşmaktır. Ayinlerde de yine Tanrı hatırlanır, İsanın hayatı anlatılır, ilahiler söylenir. Herhangi bir şekilci davranışın olduğunu düşünmüyorum.

Öldükten sonra ne olacağımız hakkında bir bilgimiz yok. Ama inanç size bilgi vermez zaten. Bu konuda tek geçerli olan hislerinizdir, deneyimlerinizdir, hayat görüşlerinizdir. Ben hristiyanım ama daha önce çevremdeki Müslümanlardan dolayı ben de müslümandım çocukken de inançsızdım. Bugün benim Hristiyan olmam kendi deneyimlerimin, düşüncelerimin ve hissetiklerimin sonucudur. Burada bir kesinlik yok. Yalnızca beni yansıtan bir durum var.

Umarım anlatabildim

esenlikler

Freester
24-12-2009, 15:09
Sayın vesper sizin anlatmak istediğiniz. Size biraz mizah şekilde anlatayım benim sevgilim var ama ismini ve kendisini bilmiyorum ama ben onu seviyorum o beni sevmesede misali görmesede ? Vede yukarda söledim. Görmeden ve varlığı tam olarak ıspatlanmadan nasıl bu kadar inanma duygusu ve güdüsü taşıyabiliyor insanlar ben bunu anlamak istiyorum ? vede ortak bi tanrı allah ve her neyse bu kadar büyük bir güç neden insanları tek 1 din altında toplamıyor? işinemi gelmiyor? yada inançlılar gibi söleyim bize akıl verdi seçme ve özgür irade verdi biz onu bulmalıyız . Ama bence bu açıklama bile saçmalık . Kısaca şöle diğim inanç
Bana göre mantığı insanlari egiterek dogruya goturmek yerine masallarla uyutup kati kurallarla korkutma bicimi. bir nevi uyusturucu. Bundan ötesi olamaz.

vesper
25-12-2009, 01:55
evet ne demek istediğinizi anlıyorum ve yukarıda da dedim dinlerden özgür arkadaşlar bu konuda kendi görüşlerini dile getirdiklerinde zaman zaman benim bile güldüğüm anlamsız bulduğum olmuştur.

Ama çok farklı bakış açılarımız var. Mesela Tanrıya inananlar her şeyi insan mantığıyla anlamanın mümkün olmadığını savunurlar, dinlerden özgürlerse insan aklının alamayacağı hiçbir şey olmadığını iddia ederler. Siz yorumlarınızı 2. grubun mantığıyla yapıyorsunuz bense 1. gruptayım aksaklık buradan çıkıyor.

Ama dediğinizde haklılık payı yok da değil. Her şeyden önce pek çok insan çocukluktan gelen bir alışkanlıkla Tanrıya inanır. Tanrı bize henüz soyut-somut kavramını ayırt edemeden verilir. Çocukken soyut-somut kavramını ayırt edemeden inandığımız başka şeyler de olur örneğin canavarlar, hayaletler, periler… Ama yetişkin olduğumuzda bunlardan sıyrılarak çoğunlukla tek bir şeyi beraberimizde getiririz. TANRI

Kendi adıma bende tersi bir durum oldu. İnançsızken inanmayı seçmiştim. Ama niye inandığımı anlatamam. Yine de Tanrının varlığına gerçekten inanıyorum, evrende bir güç olduğuna, düzenleyici bir mekanizma olduğuna ve bir şekilde ona geri döneceğimize gerçekten inanıyorum. Buna dair bir kanıtım yokama bu söylediklerime yürekten bağlı olduğuma emin olabilirsiniz. Kiliseye gitmek beni mutlu ediyor, İsa’yı seviyorum, İncildeki sözler yaşam felsefeme uyuyor… En fazla bu kadar açıklayabilirim.

(belki ölüm ötesi araştırmaları ve ölüm deneyimleri yaşadığını söyleyen insanları gösterebilirim ama bu da bilimsel sayılmaz yine inanç olur ama bunların da çoğuna inanırım, parapsikolojiyle de derinden ilgilenirim)

Sizin mantığınızı da anlayabiliyorum. Bu kadar insan görmediği bir varlığa nasıl bağlanır, (ibadetler de yoğunsa) bunca şeyi neden yapar diye düşünüyor üstelik bir garantisinin de olmadığını görünce anlam veremiyor olabilirsiniz. Mantıklı bir önermedir. Ama her şeyi de göremeyiz 5 duyu organlarımızla algılayamayız diye düşünüyorum ben. Bunun en güzel örneği sevgi, aşktır. Nasıl neden olduğunu bilemeden birine bir şeye bağlanıveririz. Tanrı inancından çok farklı bir örnek bu ama en azından duyguların her zaman mantıklı açıklamaları olamayabiliyor. Yine de insanlar hissediyor. Tanrı inancında da bir çeşit hissetme durumu var.

İnanan kimseleri de başka insanlara karışmadıkça, kendi inançlarını dayatmadıkça, inançlarını bireysel yaşayabildikçe, başkalarının oyunlarına gelmedikçe, ortalığı karıştırmadıkça sonuna kadar destekliyorum.

Freester
25-12-2009, 02:57
evet ne demek istediğinizi anlıyorum ve yukarıda da dedim dinlerden özgür arkadaşlar bu konuda kendi görüşlerini dile getirdiklerinde zaman zaman benim bile güldüğüm anlamsız bulduğum olmuştur.

Ama çok farklı bakış açılarımız var. Mesela Tanrıya inananlar her şeyi insan mantığıyla anlamanın mümkün olmadığını savunurlar, dinlerden özgürlerse insan aklının alamayacağı hiçbir şey olmadığını iddia ederler. Siz yorumlarınızı 2. grubun mantığıyla yapıyorsunuz bense 1. gruptayım aksaklık buradan çıkıyor.

Ama dediğinizde haklılık payı yok da değil. Her şeyden önce pek çok insan çocukluktan gelen bir alışkanlıkla Tanrıya inanır. Tanrı bize henüz soyut-somut kavramını ayırt edemeden verilir. Çocukken soyut-somut kavramını ayırt edemeden inandığımız başka şeyler de olur örneğin canavarlar, hayaletler, periler… Ama yetişkin olduğumuzda bunlardan sıyrılarak çoğunlukla tek bir şeyi beraberimizde getiririz. TANRI

Kendi adıma bende tersi bir durum oldu. İnançsızken inanmayı seçmiştim. Ama niye inandığımı anlatamam. Yine de Tanrının varlığına gerçekten inanıyorum, evrende bir güç olduğuna, düzenleyici bir mekanizma olduğuna ve bir şekilde ona geri döneceğimize gerçekten inanıyorum. Buna dair bir kanıtım yokama bu söylediklerime yürekten bağlı olduğuma emin olabilirsiniz. Kiliseye gitmek beni mutlu ediyor, İsa’yı seviyorum, İncildeki sözler yaşam felsefeme uyuyor… En fazla bu kadar açıklayabilirim.

(belki ölüm ötesi araştırmaları ve ölüm deneyimleri yaşadığını söyleyen insanları gösterebilirim ama bu da bilimsel sayılmaz yine inanç olur ama bunların da çoğuna inanırım, parapsikolojiyle de derinden ilgilenirim)

Sizin mantığınızı da anlayabiliyorum. Bu kadar insan görmediği bir varlığa nasıl bağlanır, (ibadetler de yoğunsa) bunca şeyi neden yapar diye düşünüyor üstelik bir garantisinin de olmadığını görünce anlam veremiyor olabilirsiniz. Mantıklı bir önermedir. Ama her şeyi de göremeyiz 5 duyu organlarımızla algılayamayız diye düşünüyorum ben. Bunun en güzel örneği sevgi, aşktır. Nasıl neden olduğunu bilemeden birine bir şeye bağlanıveririz. Tanrı inancından çok farklı bir örnek bu ama en azından duyguların her zaman mantıklı açıklamaları olamayabiliyor. Yine de insanlar hissediyor. Tanrı inancında da bir çeşit hissetme durumu var.

İnanan kimseleri de başka insanlara karışmadıkça, kendi inançlarını dayatmadıkça, inançlarını bireysel yaşayabildikçe, başkalarının oyunlarına gelmedikçe, ortalığı karıştırmadıkça sonuna kadar destekliyorum.


Sayın vesper ben kendi hür iradem ile bunları söledim. Vede beni anlıyor olsaydınız benim gibi düşünür ve benim gibi anlatmaya çalışırdınız. Diğer konu tanrının varlığı tam olarak ispatlanamaz. Neden derseniz varsayım ve teori olarak insanları tanrının varlığını kabul etmiş olur zaten inan insan ölümden sonra ne olcağını bilmediği için inanır doğal olarak mesala cennet cehennem gibi yerlerin insanlara sölenilmesi gibi. Diğer konuda ise evreni bir güç yaratmaş ise tekrar ediyorum bunu neden bize bi şekilde göstermiyor yada açıklamıyor ? Bakın 5 duyu organlarımız var bu kesin ama tanrının varlığı kesin değil ? sevgiyi göremiyoruz ama ifade edebiliyoruz ? korkuyoruz korkumusuzu somut bi şekilde ifade edebiliyoruz mesala ? Parapsikoloji ise tam tersine ap ayrı bi konudur bunu din ile bağlaştırmak saçma geliyor bana. Neyse son sözünüzün dilediği gibi bırakalım inananlarada saygı inanmayanlarada saygı. Saygılarımla.

hur-kus
02-02-2010, 05:19
Anlamadığım konu görmediğim bişeye inanmak biraz garip geliyor düşünsenize bütün bir hayatınızı dua ederek yada ain yaparak yada her neyse nasıl ibadet ederek geçiriyorsunuz ama görmediğiniz birşeye bunu yapıyorsunuz vede öldükden sonrada nereye gitceğinizi tam olarak bile bilmiyorsunuz bu nasl bi çelişkidir ?

Sayın Freester,

Bir evde oturuyorsunuz, değil mi?

Belki bu evi bizzat kendiniz inşa etmediniz, hatta onu yapanı da tanımıyorsunuz. Fakat evinizin yapıcısını tanımamanız, onun zekâ sahibi biri olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir.

Evin kendi kendini yapmış olduğu düşüncesi herhalde büyük bir akılsızlık olur!

Uçsuz bucaksız evrenin ve içinde bulunan her şeyin meydana gelmesi için çok daha büyük bir zekânın varlığına gerek olduğu, kısaca zekâ sahibi bir Yaratıcı’nın var olduğu sonucuna varmak mantıklı değil midir?

Gerçekten Kutsal Yazılara göre sadece akılsız biri, yüreğinde “Yehova yoktur” der (Mezmur 14:1; İbraniler 3:4).
Çiçekler, kuşlar, hayvanlar ve insan olarak adlandırılan olağanüstü yaratık, hayat ve doğum mucizeleri, evet, doğanın tüm şahane harikaları kendilerini oluşturan ve üstün zekâ sahibi görünmez bir Sahibin varlığına tanıklık eder (Romalılar 1:20).

Akıl olduğu zaman zihin de vardır. Zihin varsa, sahibi olan bir şahıs da vardır.

Söz konusu üstün zekâ, yaşayan, her şeyi yaratmış olan Üstün Şahsiyet’tir.

Hayatın Kaynağı O’dur (Mezmur 36:9). Gerçekten Yaratıcımız, bütün hamt ve tapınmaya layıktır (Mezmur 104:24; Vahiy 4:11).

Saygılarımla

evrensel-insan
02-02-2010, 05:25
Saygideger hur-kus;

Evet bir zeka var. Bu da insanoglunun zekasi. Bu zeka temelinde, kendi dahil herseyi kavramla ozdeslestirmis. Diyelim sizin dediginiz gibi zeka var olsun, peki bundan insanogluna ne? Neden bu zeka ile insanoglu arasinda bir bag kuruyorsunuz? Bunun geregi, hangi zekanin urunu?

Saygilarimla;
evrensel-insan

hur-kus
02-02-2010, 05:52
Saygideger hur-kus;

Evet bir zeka var. Bu da insanoglunun zekasi. Bu zeka temelinde, kendi dahil herseyi kavramla ozdeslestirmis. Diyelim sizin dediginiz gibi zeka var olsun, peki bundan insanogluna ne? Neden bu zeka ile insanoglu arasinda bir bag kuruyorsunuz? Bunun geregi, hangi zekanin urunu?

Saygilarimla;
evrensel-insan


Sayın evrensel-insan,

İTALYAN ressam ve heykeltıraş Michelangelo’yu herhalde duymuşsunuzdur.
Onun başyapıtlarından herhangi birinin orijinalini hiç görmemiş olabilirsiniz.

Yine de bu İtalyan dâhiyi “olağanüstü ve eşsiz bir sanatçı” olarak adlandıran sanat tarihçisinin görüşüne büyük ihtimalle katılırsınız.

Michelangelo’nun yetenekleri inkâr edilemez. Onun sanatına hayran kalan birinin, bu sanatı yapan olağanüstü bir sanatçının varlığını kabul etmemesi mümkün mü?

Şimdi yerküremizdeki, yani etrafımızdaki yaşamın müthiş karmaşıklığını ve çeşitliliğini bir düşünün.

Yerinde olarak, The New York Times gazetesi bir biyoloji profesörünün şu sözlerini alıntıladı:
“Biyolojinin birçok alanında, tasarımın fiziksel kanıtları görülebiliyor.”

Bu profesör “Yaşam, tasarıma ait kanıtlarla bizi alt ediyor” diye sözlerine devam etti.
Acaba tasarımcıyı kabul etmeden tasarıma hayran kalmak makul olur mu?

Çevresindeki şeyleri iyi gözlemleyen biri olan elçi Pavlus, ‘Yaratan yerine yaratılana saygı gösterenlerden’ söz etti (Romalılar 1:25).

Evrimle ilgili yaygın görüşlerden etkilenen bazı kişiler, tasarımın bir tasarımcının varlığına kesinlikle işaret ettiğini kabul edemiyor ya da kabul etmeyi reddediyor.

Peki evrim kuramı gerçek bilimin en üstün başarılarından biri midir? The New York Times gazetesinde Viyana Katolik başpiskoposu Christoph Schönborn’un sözleri yayımlandı.
Onun vardığı şu sonuca dikkat edin: “Biyolojinin, tasarımı destekleyen karşı konulmaz kanıtlarını inkâr eden ya da mazeretler bulmaya çalışan herhangi bir düşünce sistemi bilim değildir, ideolojidir.”Bir Tasarımcıyı Kabul Etmek Bilimin Sonunu Getirir mi?

Bununla birlikte, bir Yaratıcının varlığına dair kanıtların olduğunu kabul etmenin “araştırma yapmayı engelleyeceğini” düşünenler de var.

New Scientist dergisindeki bir makalede bu korkular dile getirilerek şu görüş ileri sürüldü:

“Bilim, sınır tanımayan bir araştırma alanı olmaktan çıkacak ve ‘işte, tasarımcı böyle yapmış’ şeklindeki aşılmaz bir engelle önü kesilerek sona erecek.”

Bu korku sağlam bir temele dayanıyor mu?

Kesinlikle hayır.

Aslında bunun tersi doğrudur.

Neden?

Evrenimizin ve yeryüzündeki yaşamın var olma nedeni olarak kör bir rastlantıyı ve onu izleyen evrimi kabul etmek, aslında anlamlı bir açıklama elde etme çabasından vazgeçmek olacaktır.

Öte yandan, çevremizde gördüğümüz şeylerin nedeninin zekâ sahibi bir Yaratıcı olduğunu kabul etmek bizi, O’nun fiziksel evrende açıkça görülen zekâsının yapısını ve bu zekânın ortaya koyduklarını araştırmaya yöneltebilir. Şunu düşünün:

“Mona Lisa” tablosunu Leonardo da Vinci’nin yaptığını bilmek, sanat tarihçilerini onun tekniğini ve kullandığı malzemeleri araştırmaktan alıkoymadı.

Benzer şekilde, bir Tasarımcının varlığını kabul etmek de bizi, O’nun tasarımlarındaki ve yarattığı şeylerdeki ayrıntıları ve karmaşıklığı araştırmaktan vazgeçirmemeli.

“Mona Lisa” tablosu ile Leonardo da Vinci arasındaki bağ kurmak ne kadar doğruysa, insan ile yaratıcısı arasında bağ kurmak da o kadar doğrudur diye düşünüyorum.

Saygılarımla

evrensel-insan
02-02-2010, 06:01
Saygideger hur-kus;

Degisen nedir, anlayamadim. Michelangelo'ya bir sanatkar olarak "hayranlik duymak" orda konu kapanir. Bunun bana bir yaptirimi yoktur ki.

Bir zekanin olmasida ayni sey. Varsa var, bunun benim ile ilgisi ne? Ya da onun, benim ile ilgisi ne?

Saygilarimla;
evrensel-insan

hur-kus
02-02-2010, 06:53
Saygideger hur-kus;

Degisen nedir, anlayamadim. Michelangelo'ya bir sanatkar olarak "hayranlik duymak" orda konu kapanir. Bunun bana bir yaptirimi yoktur ki.

Bir zekanin olmasida ayni sey. Varsa var, bunun benim ile ilgisi ne? Ya da onun, benim ile ilgisi ne?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Sayın evrensel-insan,

Zeka sahibi bir Yaracının var olması çok önemlidir. En azından hiç olmamasından iyidir.

Bir sanatçı için eserleri ne kadar önemliyse, Tanrı için de biz o kadar hatta daha fazla önemli olmalıyız.

Bu ne anlama gelir?

Sorunlarla boğuştuğumuz şu zamanda, sorunların insan kapasitesini aştığı bizden çok daha büyük bir zekaya sahip sevgi dolu bir babamızın olduğunu bilmek, ona sığınabileceğimizi bilmek en azından rahatlatıcıdır.

Tanrı somut anlamda insanlık için neler yapacaktır?

Bir sanatçı emek verdiği eserinin zarar görmesinden hoşlanmayacağı gibi, yaratıcı da kirletilen ve harap edilen yer yüzümüzün yok edilmesine izin vermemeli ve vermeyecektir.

Kutsal Kitapta şunları yapacağı kayıtlıdır:

"...yeri harap edenleri harap etmek vakti geldi.” (Vahiy 11:18)

Görüldüğü gibi, yakında insanlık uğruna harekete geçeceğini ve dünyadaki kötülük ve adaletsizliğe son vereceğini söylemektedir.

Ondan da beklememiz gereken şey budur.

Yoksa ilgisiz bir yaratıcı sevgisiz bir baba gibi olurdu.

Yine şunlar vaat ediliyor:

“Biraz bekle ve kötü yok olacaktır; onun yerini araştıracaksın, ve yok olacaktır. Fakat halimler [alçakgönüllüler, YÇ] dünyayı miras alacaklar, ve selâmet bolluğunda lezzet bulacaklardır.
Salihler yeri miras alır, ve onda ebediyen otururlar.”—Mezmur 37:10, 11, 29.

Görüldüğü gibi, kötülerin artık var olmadığı cennet yeryüzünde yaşama fırsatı söz konusudur.
Orada olabilirsek çok büyük bir mutluluk yaşayacağız. Yumuşak başlı ve doğru kişiler o zaman gerçek barışı tadacaklar,...

Temizlenmiş yer yüzünde yaşam nasıl olacak?

"....Millet millete kılıç kaldırmayacak, artık savaşı öğrenmeyecekler. 4 Ve herkes kendi asmasının, kendi incir ağacının altında oturacak; onları korkutan olmayacak; çünkü bu söz göklerin hâkimi Yehova’nın ağzından çıktı."Mika 4:4

Peki, insanları bezdiren hastalıklar ve en büyük düşmanımız olan ölüm hakkında neler olacak?


"4 Gözlerinden bütün gözyaşlarını silecek. Artık ölüm olmayacak, artık matem, feryat ve acı da olmayacak. Önceki şeyler geçti.” Vahiy 21:3,4

Evet sayın evrensel-insan,

Kutsal yazılarda kayıtlı olan evrensel egemenlik davası sonuçlanır sonuçlanmaz Tanrı harekete geçecektir. Her davanın bir süreci olduğu gibi bu dava da yakında sonuçlanacak ve Tanrı'nın haklılığı ve yarattığı eserleriyle ilgilenmesinin sadece sevgisinden dolayı olduğu kanıtlanmış olacaktır.

Bu davada herkes hangi tarafta olduğunu gösterme fırsatına sahiptir.

(Evrensel Egemenlik Davası hakkında daha fazla bilgi isterseniz gönderirim)

Siz hangi tarafta olacaksınız?

Bu konu en azından herkes gibi sizinle de alakalıdır diye düşünüyorum.

Saygılarımla

evrensel-insan
02-02-2010, 07:08
Saygideger hur-kus;

Ben bir birey olarak; sorunlarimla kendim yuzlesip; sorunlarima da cozume kendim yonelebilecek kadar bilincliyim. Kendi turum insanoglundan dialog usullu fikir alisverisi yapabilirim, ama; sonucta yasamim bana aittir ve ben bu yasami kendim, kendi o iradem ile yasatirim. Baska bir guce, zekaya da ihtiyacim yok. Varsa, kendini tanistirir, sonra da; benim zekam ile, onun zekasi; insanlik adina bir suru yararli dusunce ve davranis uretebiliriz.

Zaten insanlarin aleyhine ve zararina bir zeka ise; aman benden ve de insanliktan uzak dursun. Cunku o zaman, benim zekam ondan ustundur.

Benim tarafim bellidir. Turumden tarafim, yani insan ve onun insanligindan. Baska tarafta olmam, zaten hem abes; hem de mantiksal degildir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

hur-kus
05-02-2010, 08:27
Saygideger hur-kus;

Ben bir birey olarak; sorunlarimla kendim yuzlesip; sorunlarima da cozume kendim yonelebilecek kadar bilincliyim. Kendi turum insanoglundan dialog usullu fikir alisverisi yapabilirim, ama; sonucta yasamim bana aittir ve ben bu yasami kendim, kendi o iradem ile yasatirim. Baska bir guce, zekaya da ihtiyacim yok. Varsa, kendini tanistirir, sonra da; benim zekam ile, onun zekasi; insanlik adina bir suru yararli dusunce ve davranis uretebiliriz.

Zaten insanlarin aleyhine ve zararina bir zeka ise; aman benden ve de insanliktan uzak dursun. Cunku o zaman, benim zekam ondan ustundur.

Benim tarafim bellidir. Turumden tarafim, yani insan ve onun insanligindan. Baska tarafta olmam, zaten hem abes; hem de mantiksal degildir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Sayın evrensel-insan merhaba,

Dediklerinize katılıyorum. İnsanoğlu özgür iradeye sahiptir ve zekasını istediği gibi kullanabiliyor.

Peki sizce insanlar yeteneklerini gerçekten insanlığın çıkarına kullanıyorlar mı?
Sizin gibi iyi niyetli insanların var olduğu muhakkaktır.

Ancak dünyaya baktığımızda gördüğümüz şeyler geleceğe dair bize ümit veriyor mu?

-Doğa katlediliyor,
-Hayvan türleri azalıyor,
-Doğal kaynaklar hızla tüketiliyor...
-Yiyeceklerimizin genetik yapılarıyla oynanıyor, ticari menfaatler halk sağlığının önünde tutuluyor..
-İnsan ilişkileri, gitgide sanal hale geliyor. Sevgisizlik dünyaya hakim..
-Milliyetçi duygular sürekli körükleniyor ve dünya küçük küçük parçalara bölünmeye devam ediyor.

Diyeceksiniz ki, bütün bunları yapan insanlık çözümü de kendisi bulacaktır...

Siz buna gerçekten inanıyor musunuz?

Yaşınız konusunda bir fikrim yok ama, gidişat hiç te iyi değil.
Bırakalım din kitaplarını ve yaratıcıyı bir kenara, bilim adamları bile gelecekten hiç ümitli değiller..
Çoğu bilim adamı dünyanın yakında tamamen çöle döneceğinden hemfikir.

Hangi zeka sizi, bizi kurtaracak?

Bu açıdan da bakıldığında, insan üstü bir zekanın bir yaratıcının var olması fikri bizi korkutmamalı.
Tersine oturduğumuz bu "evin" sahibi olduğunu düşünürsek, bu evin tamamen harap edilmesine izin vermeyeceğini düşünmek yanlış değildir.

Nitekim kutsal kitapta kendisi şöyle diyor:

"18 Fakat milletler gazaba geldi, Senin de gazabını gösterme vaktin geldi. Ölülerin yargılanması, peygamber kullarına, kutsal kişilere ve Senin isminden korkan büyük küçük herkese ödüllerinin verilmesi ve yeryüzünü mahvedenlerin mahvedilmesi için belirlenmiş olan zaman geldi.” Vahiy : 11:18..

Yehova Tanrı, kendi eseri olan bu dünyanın insanoğlu tarafından yok edilmesine izin vermeyecektir. Yakında neler yapacak?

"9 Çünkü kötülerin kökü kazınacak, Fakat Yehova’ya ümit bağlayanlar yeryüzünü mülk edinecek.10 Az kaldı! Artık kötüler olmayacak,Yerlerini arayacaksın, bulamayacaksın.11 Fakat yumuşak başlılar yeryüzünü mülk edinecek, Barış bolluğunda mutluluk bulacaklar...." Mezmurlar 37:9-11

Temizlenmiş yer yüzünde yaşam nasıl olacak? Şöyle yazıyor:

"Millet millete kılıç kaldırmayacak, artık savaşı öğrenmeyecekler. 4 Ve herkes kendi asmasının, kendi incir ağacının altında oturacak; onları korkutan olmayacak; çünkü bu söz göklerin hâkimi Yehova’nın ağzından çıktı." Mika 4:3,4

Peki ya hastalık ve ölüm ne olacak?

"Gözlerinden bütün gözyaşlarını silecek. Artık ölüm olmayacak, artık matem, feryat ve acı da olmayacak. Önceki şeyler geçti.” Vahiy 21:3

Yaratıcımız olan Tanrı sevgi doludur. Onun bize ihtiyacı yoktur ama hayatın kaynağı olduğundan bizim ona ihtiyacımız var.
O kendisini bize farklı yollarla tanıştırır.
Yaratılış onun hakkında biz fikir verir.
Kendi yazılı sözü, bir babanın çocuklarına gönderdiği bir mektup gibidir.

Sahip olduğumuz zekayı, biraz da onu bulmak ve tanımak için kullanırsak ne kaybederiz?

Saygılarımla

evrensel-insan
05-02-2010, 08:33
Saygideger hur-kus;

Butun bunlarin cevabi, benim hemen hemen her yazimda isledigim dogal dusunce yapilanisi ve isleyisinden kaynaklanmaktadir. Dogal dusuncenin temeli insandisi ve insanlikdisidir. Bugun insanoglunun ve dunyasinin icinde bulundugu bu sorunun kokeni budur.

Benim dusuncem ise; evrensel-insan dusuncesidir. Felsefe-psikoloji basligindaki "evrensel'in kosesi" ne en son yazilmis bir mesaj var. Okursan, hem dogal dusunce, hem de evrensel-insan dusuncesi hakkinda bilgi edinebilirsin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

UlulElbab
06-02-2010, 02:13
Çünkü kötülerin kökü kazınacak, Fakat Yehova’ya ümit bağlayanlar yeryüzünü mülk edinecek.10 Az kaldı! Artık kötüler olmayacak,Yerlerini arayacaksın, bulamayacaksın.11 Fakat yumuşak başlılar yeryüzünü mülk edinecek, Barış bolluğunda mutluluk bulacaklar...." Mezmurlar 37:9-11

Selam Sayın Hür-kuş,

Yukarıda ki Ayette "Yeryüzü" ifadesi orjinalde de "Dünya"yı mı ifade ediyor acaba?

Birde cehaletimi hoş görünüz...Mezmurlar Eski Ahit eklenen ve aslında Davutun Zeburu değil mi?

Saygılarımla...

Khaos
10-02-2010, 00:36
sayın hur-kus
insanlar tanrı masalını terketmeye başlayıca bu durumu engelleyebilmek için sanırım yeni bir numara icat etme gereği sizin varlık sebebiniz olmuş.
tanrının gaddarlığının bütün bunlara sebep olduğunu düşünüp ona yeni bir çehre biçmeyi iş edinmişsiniz.
sizin tanrınız cehennemde yakmayıp sonsuz ölümle cezalandırmakla yetinecek yani.
bana pek farklı gelmedi ama.
bir de bu masalı yiyen bir norveçli bilimadamından bahsetmişsiniz.
onlar genelde isviçreli oluyodu ama bu norveçli demek.
işin içine iskandinav bi bilimadamı girince bütün maslları yediririz fikrine nerden kapıldınız arkadaşım.
bu arada manyetik alanları görüyoruz.
sesini bile elde edebiliyoruz.
tanrı ise bütün duyularımızdan ısrarla saklanarak bir tek siz dindarlara kendini gösteriyor ne hikmetse.
verdiğiniz örnek müslümanların aklımızı görmüyoruz ama var örneğini andıran çocuksu bir örnek.
dindarlık da zor be .
kendini inandırabilmek adına insanın kendi aklına bu kadar işkence edebilmesi gerçekten zor.

hur-kus
11-02-2010, 02:20
Çünkü kötülerin kökü kazınacak, Fakat Yehova’ya ümit bağlayanlar yeryüzünü mülk edinecek.10 Az kaldı! Artık kötüler olmayacak,Yerlerini arayacaksın, bulamayacaksın.11 Fakat yumuşak başlılar yeryüzünü mülk edinecek, Barış bolluğunda mutluluk bulacaklar...." Mezmurlar 37:9-11

Selam Sayın Hür-kuş,

Yukarıda ki Ayette "Yeryüzü" ifadesi orjinalde de "Dünya"yı mı ifade ediyor acaba?

Birde cehaletimi hoş görünüz...Mezmurlar Eski Ahit eklenen ve aslında Davutun Zeburu değil mi?

Saygılarımla...


Sayın UlulElbab merhaba,

Yeryüzü ile ifade edile yer küremizdir.

Mezmurlar dediğiniz gibi Zebur diye bildiğimiz kitaptır.

Saygılarımla

hur-kus
11-02-2010, 02:26
tanrı ise bütün duyularımızdan ısrarla saklanarak bir tek siz dindarlara kendini gösteriyor ne hikmetse.
verdiğiniz örnek müslümanların aklımızı görmüyoruz ama var örneğini andıran çocuksu bir örnek.
dindarlık da zor be .
kendini inandırabilmek adına insanın kendi aklına bu kadar işkence edebilmesi gerçekten zor.

Merhaba,

Belki anarchistlerle arası iyi değildir, kim bilir.... :)

Saygılar

UlulElbab
11-02-2010, 16:18
Merhaba,

Belki anarchistlerle arası iyi değildir, kim bilir.... :)

Saygılar

Bence Tanrı Anarşistleri "bile?" sever.:bump2:

O Sevgidir.

Khaos
11-02-2010, 16:34
ama anarşistler tanrıyı sevmez.
çünkü köleliği ve köleleştirmeyi sevmez.
yalanı sevmez.
yalanlar üzerinden insanların sömürülmesini sevmez.
kısaca tanrıyla işimiz olmaz.

Natan
11-02-2010, 17:49
Peki düşüncenize göre tanrının sabrı sınırsız mıdır ?
Bu konuda ne düşünüyorsunuz ?

Khaos
11-02-2010, 18:07
bir şey mi ima etmeye çalışmadığınızı varsayarak;
tanrı yok, o halde hangi sabrından bahsediyorsunuz diyorum...