
26-11-2009, 16:09
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Oct 2009
Mesajlar: 434
|
|
Göremediğiniz Şeylere İnanır mısınız?
‘BEN sadece gördüğüme inanırım’ diyen biri, gerçek anlamda böyle söylemek istemiyordur.
Aslında hepimiz göremediğimiz şeylere inanırız.
Örneğin okulda, bir manyetik alanın varlığını kanıtlamak üzere tasarlanmış şu deneyi yapmış olabilirsiniz:
Düz bir kağıt üzerine demir talaşı serpilir. Ardından kağıt, mıknatısın üzerine tutulur. Kağıt hafifçe titretildiğinde, demir talaşı sanki sihirli bir el değmiş gibi mıknatıs kutupları üzerinde bir araya toplanır ve manyetik alanın biçimini alır.
Bu deneyi yaptığınızda, manyetik alan görülebilir mi?
Hayır, ancak onun demir talaşı üzerindeki etkisi görülür, bu da manyetizmanın varlığına ilişkin ikna edici bir kanıt oluşturur.
Göremediğimiz başka şeylerin varlığını da itiraz etmeksizin kabul ederiz. Güzel bir tabloya bakarken ya da harika bir heykeli hayranlıkla izlerken, onları yapan ressamın veya heykeltraşın varlığı konusunda hiç şüphe duymayız.
Öyleyse, bir çağlayanı ya da günbatımını seyrettiğimizde, bu eserlerin en azından Büyük bir Ressam veya Heykeltraş tarafından yapılmış olma olasılığı üzerinde düşünmemiz gerekmez mi?
Bazıları
Neden İnanmıyor?
Bazı insanların kilisede öğretilenler nedeniyle Tanrı inancını bırakmış olması tuhaf olsa da gerçektir.
Kendisine Tanrı’nın kötüleri cehennem ateşinde yakacağı söylenen Norveçli bir adamın durumu böyleydi. O, Tanrı’nın insanlara bu yolla acı çektirebilecek olmasını bir türlü anlayamadığından ateist oldu.
Sonra bu adam Mukaddes Kitabı Yehova’nın bir Şahidinin yardımıyla araştırmayı kabul etti.
Mukaddes Kitabın, kötülerin cehennem ateşinde işkence gördüklerini öğretmediğini anladığında çok şaşırdı.
Mukaddes Kitap ölümü uykuya benzetir. Mezarda acı hissedemeyiz, hiçbir şeyin bilincinde olamayız. (Vaiz 9:5, 10)
Adam ayrıca, ıslah olmayan kötü kişiler olarak Tanrı’dan hüküm alanların sonsuza dek mezarda kalacaklarını da öğrendi. (Matta 12:31, 32)
Ölülerden geriye kalanlar Tanrı’nın belirlediği zamanda, Cennette sonsuz yaşam elde etme ümidiyle diriltilecekler. (Yuhanna 5:28, 29; 17:3)
Mukaddes Kitaptaki ‘Tanrı sevgidir’ sözleriyle de uyumlu olan bu açıklama onun aklına yattı. (I. Yuhanna 4:8)
Bu samimi yürekli adam Tanrı’nın Sözünü incelemeye devam etti ve zamanla Mukaddes Kitapta anlatılan Tanrı’yı sevmeye başladı.
Bazıları acı ve adaletsizliğin yaygın oluşu nedeniyle sevgi dolu bir Yaratıcı’nın varlığını reddeder.
Onlar, bir keresinde göklere işaret edip şöyle soran İsveçli adam gibi düşünürler: “Bizler burada böyle yolsuzluklar ve kötülükler yaşarken, yukarıda nasıl her şeye gücü yeten, cömert bir Tanrı olabilir ki?” sorusunu hiç kimse yanıtlayamadığı için o da ateist oldu.
Ancak sonra, Yehova’nın Şahitleriyle Mukaddes Kitabı incelemeye başladı.
Asırlardır sorulan ‘Tanrı kötülüğe neden izin veriyor?’ sorusuna Tanrı’nın Sözünde mutluluk veren bir yanıt olduğunu öğrendi.
Bu samimi adam kötülüğün varlığının, Tanrı’nın var olmadığı konusunda bir kanıt oluşturmadığını öğrendi.
Bunu şöyle örnekleyebiliriz:
Bir kişi bir et bıçağı yapabilir. Bir müşteri de bu bıçağı satın alarak onu et kesmek için değil, cinayet işlemek için kullanabilir.
Bu bıçağın kötü amaçla kullanılması onun bir yapıcısı olduğu gerçeğini çürütmez.
Benzer şekilde, dünyanın tasarlanma amacına uygun kullanılmaması, onun bir Yaratıcısı olmadığı anlamına gelmez.
Mukaddes Kitap Tanrı’nın işinin kusursuz olduğunu öğretir. “Haksızlık etmez, sadık ve doğru olan odur.” (Tesniye 32:4)
Tanrı insana güzel hediyeler verdi, fakat bu hediyelerden bazıları kötüye kullanıldı ve sayısız acıya yol açtı. (Yakub 1:17)
Ancak, Tanrı acılara son verecek. Ardından, ‘yumuşak huylu kişiler yeri miras alacak, . . . . ve onda ebediyen oturacak.’—Mezmur 37:11, 29.
İsveçli adam insanların çektiği acıları gördüğünde çok etkilenmişti. Onun başkalarına duyduğu şefkatli ilgi Tanrı’nın varlığını kanıtlar. Peki nasıl?
Çoğu insan için Tanrı inancı dışındaki tek alternatif evrimdir. Evrimciler “en iyi uyum sağlayan varlığını sürdürür” ilkesini öğretir; buna göre insanlar ve hayvanlar yaşamak için kendi türleri arasında rekabet etmektedir.
En güçlü olanlar varlığını sürdürür, zayıflar yok olur. Onlar bunun doğal bir düzen olduğunu söylüyor. Eğer, güçlü olanlara yer açmak üzere zayıf olanların ölmesi “doğal” ise, o İsveçli adam gibi bazı güçlü insanların acı çeken kişileri görmekten etkilenmesini nasıl açıklayabiliriz?
Tanrı’yı Tanımak..
Bir insan görünümüne sahip olmadığı için Tanrı’yı göremeyiz. Ancak, O Kendisini tanımamızı ister. O’nun hakkında bilgi edinmemizin bir yolu, yaratılışın “tablolarını” ve “heykellerini”, O’nun olağanüstü işlerini gözlemlemektir.
Mukaddes Kitap Romalılar 1:20 ayetinde şöyle bildirir: “Onlar mazur olmasınlar diye, onun [Tanrı’nın] görülmez şeyleri, yani, ebedî kudreti ve ülûhiyeti [Tanrılığı], dünyanın yaratılışından beri yapılan şeylerle anlaşılarak açıkça görülüyor.”
Gerçekten bir tablo ya da heykel üzerinde yaptığınız inceleme sizin sanatçının kişiliğiyle ilgili bir fikir edinmenizi sağladığı gibi, Tanrı’nın harika işleri üzerinde derin düşünmek de O’nun kişiliği hakkında daha iyi bilgi edinmenize yardım edebilir.
Tabii, yaşamla ilgili kaygı verici tüm soruları sadece Tanrı’nın yaratma işlerine bakarak yanıtlayamayız.
Ancak, böyle sorulara Tanrı’nın Sözü olan Mukaddes Kitabı araştırarak yanıtlar bulabiliriz.
Yukarıda sözü edilen iki kişi Mukaddes Kitabı önyargısızca okumaları sonucunda, Tanrı’nın varlığına ve bizim yaşamımızla ilgilendiğine inandılar.
Siz de aynısını yapabilirsiniz
Saygılarımla
|

26-11-2009, 17:14
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
Mukaddes, kitapta, tanrinin insani kendi planlayip yarattigini soyler mi?-soyler
Seytan'i basi bos birakip insani kandirmasina neden olur mu?-olur
"sevecen" tanri, daha ilk hatasinda insani cennetten kovar mi?-kovar.
Havva iki defa hamile kalip, Habil ve kabil'i dogurur mu? -dogurur.
Insanlarin cogalmasi icin, ensest iliskiye goz yumar mi? yumar
Kendine yapilan adak yuzunden iki kardesin birbirne dusup, ilk cinayete sahne olur mu aziz kitap?-olur.
Saymakla bitmez yine kutsal kitaptan cikarabilecegimiz sevecen, adaletli allah sonucu.
Basa birsey diyeyim mi size; yehova'ya degil, seytana dua edin, o olmasa sizler de hayatta olamiyacaktiniz kutsal kitaba gore. Oyle ya, cennetten kovulup Adem ile Havva cogalmasalardi, siz var bile olamaiyacaktiniz kendi inanciniza gore.
Magnetik alan deneyi, bende gorunmeyen fiziksel gucler oldugunu, ve bunu da tanri anlayiisiyla insanlarin karistirdigi fikrini uyandirdi; herkes ayni sekilde dusunmez sevgili yehova sahidi kardesim.
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

26-11-2009, 17:32
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Oct 2009
Mesajlar: 434
|
|
vartor´isimli üyeden Alıntı
Mukaddes, kitapta, tanrinin insani kendi planlayip yarattigini soyler mi?-soyler
Seytan'i basi bos birakip insani kandirmasina neden olur mu?-olur
"sevecen" tanri, daha ilk hatasinda insani cennetten kovar mi?-kovar.
Havva iki defa hamile kalip, Habil ve kabil'i dogurur mu? -dogurur.
Insanlarin cogalmasi icin, ensest iliskiye goz yumar mi? yumar
Kendine yapilan adak yuzunden iki kardesin birbirne dusup, ilk cinayete sahne olur mu aziz kitap?-olur.
Saymakla bitmez yine kutsal kitaptan cikarabilecegimiz sevecen, adaletli allah sonucu.
Basa birsey diyeyim mi size; yehova'ya degil, seytana dua edin, o olmasa sizler de hayatta olamiyacaktiniz kutsal kitaba gore. Oyle ya, cennetten kovulup Adem ile Havva cogalmasalardi, siz var bile olamaiyacaktiniz kendi inanciniza gore.
Magnetik alan deneyi, bende gorunmeyen fiziksel gucler oldugunu, ve bunu da tanri anlayiisiyla insanlarin karistirdigi fikrini uyandirdi; herkes ayni sekilde dusunmez sevgili yehova sahidi kardesim.
|
Sayın vartor cevabınız için teşekkür ederim.
Dediğiniz gibi herkes benim gibi düşünmez, sizin gibi de düşünmeyebilir...
Kimsenin böyle bir talebi de yok zaten...
Sorularınızın cevaplar aslında var da sizin bakışınızdaki birini tatmin edeceğini sanmam...
Neyse,
Siz kendi fikrinizi ben kendi fikirimi özgürce korkmadan yazmaya devam edersek, belki bir gün aynı fikirde buluşuruz.. Kim bilir..
Nede olsa bizi de sizide bu dünyada seven çok insan yok ..
Bu yüzden birbirimize iyi bakmakta fayda var.
Önemli olan saygı ve sevgi
Hürmetler
"İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın."
Jesus Christ
Matta 7:12
www.jw.org
|

26-11-2009, 18:11
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 17 May 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.807
|
|
Yahu afedersiniz, bu "görmediğine inanmayanlar" argümanı ne gerzek bir argümandır. Bir akıllı inanlar, ateistler aptal ya da cahil(!)
Haddini bilmez arkadaşım, bahsettiğin manyetik alan bugün evine gelen elektriğin üretiminden, böbreğindeki taşı görüntülemeye kadar sayısız uygulamada kullanılmaktadır. Tanrı, cin, peri, noel baba, şeytan, zeus, thor gibi, hem görünmeyen hem de varlığı her hangi bir şekilde kanıtlanamanayan bir olgu değildir. Tasarımcı savı sadece cansız komplekslik için geçerli olabilir. Canlılığın nasıl kompleks olduğunu birikimli olasılığa dayalı doğal seçilim son derece tatminkar bir şekilde açıklar. Tablonun ressamı var diye insanın da yaratıcısı olmak zorunda değildir. Ateistleri bu düz mantığı kuramayacak kadar salak görenler, aslında değerli zamanlarını saçmalık tebliği ile harcayan zavallılardır.
|

26-11-2009, 18:26
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614
|
|
|
Önemli olan saygı ve sevgi
|
Sizin ateistlere kor demeniz, saygisizliktan ziyade, bilgisizlik oldugu kanaatinda oldugum icin,
iyi niyetinizden suphe etmiyorum. Iman edenin kiliflari da boldur, her seye bir izahlari yine kitaba dayali mantilariyla vardir. Haklisiniz, sizin bulundugunuz yerde daha once bulundugum icin, tatmin olmadigimdan simdiki yerimdeyim  Sevgiyle kal kardesim.
Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
|

26-11-2009, 21:16
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Oct 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 92
|
|
milomanara´isimli üyeden Alıntı
Yahu afedersiniz, bu "görmediğine inanmayanlar" argümanı ne gerzek bir argümandır. Bir akıllı inanlar, ateistler aptal ya da cahil(!)
Haddini bilmez arkadaşım, bahsettiğin manyetik alan bugün evine gelen elektriğin üretiminden, böbreğindeki taşı görüntülemeye kadar sayısız uygulamada kullanılmaktadır. Tanrı, cin, peri, noel baba, şeytan, zeus, thor gibi, hem görünmeyen hem de varlığı her hangi bir şekilde kanıtlanamanayan bir olgu değildir. Tasarımcı savı sadece cansız komplekslik için geçerli olabilir. Canlılığın nasıl kompleks olduğunu birikimli olasılığa dayalı doğal seçilim son derece tatminkar bir şekilde açıklar. Tablonun ressamı var diye insanın da yaratıcısı olmak zorunda değildir. Ateistleri bu düz mantığı kuramayacak kadar salak görenler, aslında değerli zamanlarını saçmalık tebliği ile harcayan zavallılardır.
|
"Akilli konusur,cunku soylemek istedikleri var;aptal konusur,zira kendinin birseyler soylemek mecburiyetinde oldugunu sanir..." Plato
Hic olmazsa Hurkus isimli arkadasin seviye ve saygi cercevesinde olmasina bir hurmetiniz olsun.Sonra butun inananlar saygisiz sizler saygili oluyorsunuz nasil bir ahlak ve nasil bir vicdansa.
Sevgi ve Saygilar
"Yalnızlığım;insanlar,geveze hatalarımı övüp,sessiz erdemlerimi eleştirmeye başladığında doğdu..." Halil CİBRAN
|

26-11-2009, 21:18
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 17 Sep 2009
Mesajlar: 369
|
|
Öyleyse, bir çağlayanı ya da günbatımını seyrettiğimizde, bu eserlerin en azından Büyük bir Ressam veya Heykeltraş tarafından yapılmış olma olasılığı üzerinde düşünmemiz gerekmez mi?
|
Düşünmediğimizi nereden çıkarttınız ? Düşünüp sizin bulduğunuz sonucu bulamadık diye neden düşünmüyor olalım ?
Ayrıca insanoğlu bunları düşünmeseydi hala güneşe tapıyor olurdunuz.
The Greatest Story Ever Sold
|

26-11-2009, 21:40
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 17 May 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.807
|
|
recluse´isimli üyeden Alıntı
"Akilli konusur,cunku soylemek istedikleri var;aptal konusur,zira kendinin birseyler soylemek mecburiyetinde oldugunu sanir..." Plato
Hic olmazsa Hurkus isimli arkadasin seviye ve saygi cercevesinde olmasina bir hurmetiniz olsun.Sonra butun inananlar saygisiz sizler saygili oluyorsunuz nasil bir ahlak ve nasil bir vicdansa.
Sevgi ve Saygilar
|
Sevme, sayma beni arkadaşım. Beynini çalıştır kafi! Plato'nun alıntısı yerinde olmuş, lakin alakasız minvalde lakırdı ediyorsun.
|

26-11-2009, 21:55
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Oct 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 92
|
|
milomanara´isimli üyeden Alıntı
Sevme, sayma beni arkadaşım. Beynini çalıştır kafi! Plato'nun alıntısı yerinde olmuş, lakin alakasız minvalde lakırdı ediyorsun.
|
Cevap icin tesekkurler
Alakali aslinda ama gorme sansin yok:
Konuyu takip ediyorum sadece ve uslubun bana kirici gibi geldi.
Beynimi de senin istedigin rotada calistirmami bekliyorsan, once benim anlayacagim dili kullanmayi bilmelisin ok.
Yoksa gerisi sagir sezsizlik...
Sevgi ve Saygilar
"Yalnızlığım;insanlar,geveze hatalarımı övüp,sessiz erdemlerimi eleştirmeye başladığında doğdu..." Halil CİBRAN
|

26-11-2009, 22:32
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
|
|
hur-kus´isimli üyeden Alıntı
‘BEN sadece gördüğüme inanırım’ diyen biri, gerçek anlamda böyle söylemek istemiyordur.
Aslında hepimiz göremediğimiz şeylere inanırız.
..........................................
|
Benzer mantık şekli seri tecavüzcülerde vardır mesela, onlarda tecavüz ettikleri kişinin aslında evet dediğini söylerler, aslında onlar istiyorlardı diye savunurlar kendilerini, magdur ısrarla size hayır demiş denildiğinde ise gene aslında evet diyordu derler, benzer bir mantık olmuş özetle...
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:33 .
|