Orijinalini görmek için tıklayınız : Suikast Girişimi
"Şeyini şeyettiğimin şeyi" ne suikast girişiminde bulunulmuş. Olayı medyadan okuyanlar buna boşaltım organlarının en dibiyle gülmüş olmalılar.
Ayrıntılara girmeye gerek yok. Suikast zanlılarından birinin "Şeyini şeyettiğimin şeyi"nin evinin krokisinin bulunduğu kağıdı yutmaya çalışması haberi, insanın tüylerini diken diken ediyor doğrusu (!)
AKEPE destekçileri olayı son derece ciddiye alıp,
"Aha gördünüz işte!
Darbeciler günden güne azıttılar!" yaygarasıyla yine ortalığı bulandırıyorlar. Eeee, ne de olsa "Şeyini şeyettiğimin şeyi", demokrasi kahramanı...
Öte yandan, Denizci Yarbay Ali Tatar kendini vurdu.
"Bak, bak, baaak! Hesap vermemek için intihar etti. Demek var birşeyler. Suçsuz olsa hiç intihar eder miydi?" hezeyanları.
Üstelik cenazesi cemevinden kaldırılmış. Kızılbaşın tekiymiş!"
Neymiş? "Türkiye bağırsaklarını temizliyor"muş.
Hala anlayamadınız değil mi, ampul demokratları.
Bunlar size temizledikleri bağırsaklarından çıkanları yutturmaya yemin etmişler.
Afiyet olsun.
Ama biz yutmayacağız!
Elbet bu yaptıklarının hesabının sorulacağı günler gelecek.
Siz darbe paranoyasıyla, bu "müslüman demokratların" kuyruğuna takılmaya devam edin bakalım.
Umarım sıra size geldiğinde, bu faşistlere karşı sizi savunacak birileri hala bulunur.
"Umarım sıra size geldiğinde, bu faşistlere karşı sizi savunacak birileri hala bulunur.
Umarım yanılıyorumdur..
Ancak gördüğüm kadarı ile Türk toplumunun özellikle eğitimli kesimi başta olmak üzere çok büyük bir kısmı artık "şeyimden aşşağı kasımpaşa" takılıyor.
Halk ise geçim derdinde..
Egemenler arası kavgalarda ne olup bittiğini bile anlayamayacağımız günler çok uzak değil.
Egemenler derken muzistan'nın korkuluklarından söz etmiyorum elbette..
Neyse..
Yapacak bir şey yok.
Yandaşların üzerine şehvetle atladığı, IQ seviyesi düşük senaryo enflasyonunun amacı nedir ?
Arınç vakasında ordu içindeki bir köstebeğin 'yakalattırılmamış' olması , gericiliğin hanesine başarı olarak kaydedilmelidir.
Ancak işin medyada tartışıldığı yönünden bakarsak tarafdarların aşırı dozda saçma senaryolara inanmaları korkutucudur. Bu kişilerin önemli miktarının gerçekden hepten akıl dumuruna uğradığını düşünmekteyim.
Bu ve benzeri senaryoların TSK yı yıpratmak-dan öte artık bizzat hükümet ve hükümet etme yeteneğini dumura uğrattığı görülmüyor mu ?
AKP kendi altını kendi oyuyor. Nato planları çerçevesinde ilan edilmek üzere olan İç savaş durumunda ne ampul, ne de ReTE kalır.
farkındamıyız ?
basitrasin
24-12-2009, 19:06
Herkese selam.
Fikirleri ne olursa olsun. Bir siyasetçinin öldürülmesi korkunç bir olay olurdu. Ben 80 öncesini çok iyi hatırlıyorum. Darbeye zemin hazırlamak için yapılan provokasyonları gördüm, yaşadım. Daha yargı sürecinin başında olan bu olay için hemen hüküm vermemek gerekir. Biraz sabredersek yargının gerçekleri ortaya çıkardığını göreceğiz.
Ayrıca Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından, bir daha darbe olmaması için, Ergenekon davasının sonuçlanmasını dört gözle bekliyorum.
Saygılarımla.
Zaferden,
vergi kesildiği nerede görülmüş :)
En az AKP'ye veya herhangi bir partiye kayıtsız şartsız biat etmek kadar tehlikeli olan birşey varsa, o da Silahlı Kuvvetlerin kayıtsız şartsız masumiyetine güvenmek olur.
Ortada korkunç bir iddia ve bu iddiayı destekleyen ipuçları haberi var. Henüz doğru düzgün birşey bilinmiyorken, süreç yargıdayken her zamanki gibi TSK'yı veya TSK'ya ait personeli komplo kurbanı ve masum olarak göstermek bana son derece tuhaf geliyor.
saygılarımla
"Komşular yetişin, beni öldürecekler" diye car car bağıran Bülent Arınç'ın hezeyanlarının aksine bu suikast iddiasının tamamen gerçek dışı olduğu anlaşılmıştır.
Zaten bir Albay ve Binbaşının suikast yapacağını düşünmek bile ahmaklıktır.
G.Kurmay bu subayların "görevlendirildiğini" ifade etmiştir yani bireysel, habersiz, kendi başına bir hareket değil G.Kurmay'ın bir faaliyetidir.
Şimdi herkes bu faaliyetin ne olduğunu anlamaya çalışıyor ki bunun "takip" olduğu G.kurmay açıklaması ile netleşmiştir.
Bu noktadan sonrası ise daha çok Bülent Arınç'a bilgi sızdıran bir subayın takibi olduğu anlaşılmaktadır.
İhtimal o dur ki, G.kurmay o meşhur imzasız mektuplar gönderen subayı tespit etmiş sırada bağlantıları kesinleştirecek yani bir nevi suç üstü yapacak bir çalışma kalmıştır.
AKP'nin F tipi cevval istihbaratçıları bir karşı-operasyonla bunu engellemiş gözükmektedirler ama nereye kadar?
G.Kurmay'ın artık bu Pentagon'un adamlarının TSK'ya karşı yürüttüğü asimetrik psikolojik harekata sessiz kalmayacağı aşikardır.
Aksinini düşünmek bile korkunçtur.
subaylar araç kiralarken,özellikle GPS sistemi olmayan araçlar seçmişler
http://www.8sutun.com/Arinc-suikast-girisiminde-ilginc-iddialar_63838.html
:D
artık olaylar insanlarla alay etme boyutunda.yalnız hakkını yemeyim arınç emine ayna'ya "yaratık" dedi ya acaip güldüm...kendisi de farklı bir tür yaratık o ayrı!
Suikast haberleri tamamen medya'nin rayting amacli asiri yorumlarindan kaynaklaniyor.
Tabiiki boyle bir haber de AKP'nin magduriyet durumundan siyasi pay cikarmasina yariyor.
Simdi ortada resmi olarak aciklanmis gercekleri siralayalim:
1) Yakalananlar ozel hareket birimlerine ait ust rutbeli subaylar.
2) Ele gecirilen belgelerde / notlarda basbakan yardimcisinin, TBMM baskaninin adresleri var.
3) GenelKurmay'in aciklamasina gore bu subaylar ordu icindeki kostebegi yakalamaya calisiyorlar.
Ben bu gerceklerden sunu cikariyorum:
Genelkurmay, Taraf'ta yayimlanan AKP ve Gulen'i bitirme eylem planlari, savciliklara yollanan islak imzali belgeler daha oncesinde Daglica baskininin ordu istihbarati tarafindan onceden biliniyor belgelerinin basina sizmasindan sonra belli ki bu bilgilerin hangi ust rutbeli subayin disariya sizdirdigini arastirmaya baslamis....
Isin vahim kismi da bunun hukumet tarafindan yapildiginin suphesi .... O yuzden hukumetin onde gelen isimlerinin adresleri var bu subaylarin elinde.
Bu yakalanan subaylarin uzerinde Arinc'in adresinin cikmasi da gosteriyorki bu subaylar bu goreve daha yeni baslamislardi ..... Yoksa adresi zaten biliyor olurlardi .... Yani adresi kagida yazmalarina gerek yoktu. Alinan bilgilere gore bu izleme uzun zamandir suruyormus ..... demekki bu izleme isini yapan daha bir cok subay var isin icinde .....
Butun bunlardan su sonuc cikiyor:
Gercekten de Genelkurmay bunyesinde bazi subaylar grubu eylem planlarini hazirlamislar, ve bu planlar ortaya cikinca da , bu bilgileri disariya sizdiran kostebegi yakalamak icin eyleme gecmisler. Ve bu eylemlerden Genelkurmay'in basbakan'in haberi yok !!!! Yani memurlar amirlerini izletiyor. Amirlerin haberi yok .... Cunku bu kostebegin hukumet yanlisi olduguna kanaat getirmisler, dolayisiyla hukumetin basindakilerinin evlerini gozetleyip suc (????) ustu yakalamayi planlamislar ......
Burada esas sucu isleyen kim ? Bunu sizin yorumlamalariniza birakiyorum.
saygilar,
3.yol
Simdi ortada resmi olarak aciklanmis gercekleri siralayalim:
Burada esas sucu isleyen kim ? Bunu sizin yorumlamalariniza birakiyorum.
saygilar,
3.yol
Aşırı akılsızlık ve bunu kabul etmeye hevesli tarafdarların amacı
iç savaş patlatmakdır. Bu savaş, ülkemiz yurttaşlarının tümüne yani takunyalısı liboşuna kadar dahi zarar vereceğini nasıl anlatabiliriz, bilemiyorum.
Akılsız, karşıtının kendinden daha akılsız olduğunu sanır.
Kemaloğlu
26-12-2009, 13:37
"Komşular yetişin, beni öldürecekler" diye car car bağıran Bülent Arınç'ın hezeyanlarının aksine bu suikast iddiasının tamamen gerçek dışı olduğu anlaşılmıştır.
Zaten bir Albay ve Binbaşının suikast yapacağını düşünmek bile ahmaklıktır.
G.Kurmay bu subayların "görevlendirildiğini" ifade etmiştir yani bireysel, habersiz, kendi başına bir hareket değil G.Kurmay'ın bir faaliyetidir.
Şimdi herkes bu faaliyetin ne olduğunu anlamaya çalışıyor ki bunun "takip" olduğu G.kurmay açıklaması ile netleşmiştir.
Bu noktadan sonrası ise daha çok Bülent Arınç'a bilgi sızdıran bir subayın takibi olduğu anlaşılmaktadır.
İhtimal o dur ki, G.kurmay o meşhur imzasız mektuplar gönderen subayı tespit etmiş sırada bağlantıları kesinleştirecek yani bir nevi suç üstü yapacak bir çalışma kalmıştır.
AKP'nin F tipi cevval istihbaratçıları bir karşı-operasyonla bunu engellemiş gözükmektedirler ama nereye kadar?
G.Kurmay'ın artık bu Pentagon'un adamlarının TSK'ya karşı yürüttüğü asimetrik psikolojik harekata sessiz kalmayacağı aşikardır.
Aksinini düşünmek bile korkunçtur.
"Ahmaklıktır"
"korkunçtur"
"aşikardır"
"anlaşılmaktadır"
İnsan değil ansiklopedi mübarek
herşey kesin kes ortada
yukardakileri okuyun lütfen
Ne o sen yoksa hala suikast iddiasına mı inanıyorsun?
İnsanın neye inanacağı takındığı ideolojik tutumdan çıkar ortaya.
İnanmak isteyen inanır zaten. İnanmak isteyenlere komplike yalanlar hazırlanmaz. Basit yalanlar yeterlidir. Balığın kavağa çıkacağına bile inananlar vardır özellikle AKP medyasından dünyaya bakanlar oltaya takılan balıklardan farksızdır.
İnsan şu "beyin" denilen muhteşem aygıta bu kadar hor davranır mı?
wiperandcleaner
26-12-2009, 18:48
"Komşular yetişin, beni öldürecekler" diye car car bağıran Bülent Arınç'ın hezeyanlarının aksine bu suikast iddiasının tamamen gerçek dışı olduğu anlaşılmıştır.
Deme!
Nasıl anlaşılmış, yada sen nasıl anladın?
Bilgi kaynağın neresi, MİT mi, Emniyet İstihbarat mı yoksa JİTEM mi :scared:
Zaten bir Albay ve Binbaşının suikast yapacağını düşünmek bile ahmaklıktır.
Postal yalaya yalaya bir kısım insanımız düşünme, düne bakma, tarihi araştırma öğrenme yeteneğini kaybetti, bu iş(yani postal yalamak) gerçekten sağlığa zararlı!
Bakalım "ahmaklık" olduğunda şüphe olmayan icraata kalkışan ahmaklar geçmişte olmuş mu olmamış mı?
En iyisi cuntacılık günlerinde kendisinin başından geçenleri anlattığı kitabın ilgili bölümünü (s. 58) aktarmak...
Cuntanın sivil lideri Doğan Avcıoğlu, henüz çömez bir gazeteci olan Hasan Cemal'den, kaleme aldığı anayasa taslağını Kavaklıdere'de bir adrese götürüp Binbaşı Yılmaz A.'ya teslim etmesini ister. Hiç kimseye bundan söz etmeyecektir.
Teslimat yapılır, dudaklar mühürlenir. Gerisini kitaptan okuyalım: "Yılmaz Binbaşı 12 Mart muhtırasından birkaç gün sonra emekli edilen 9 Martçılar arasında yer almıştı. 12 Mart'ı izleyen aylarda A.'nın benden bir ricası olmuştu: Sadi Koçaş'ın çevresinde keşif... O tarihlerde Sadi Koçaş 'partilerüstü' Nihat Erim Hükümeti'nde başbakan yardımcısıydı. Bilmiyorum hangi akla hizmet, belki de Doğan Bey'den edindiğim 'cuntacılık terbiyesi'nin bir gereği olarak, Yılmaz Binbaşı'ya hiç soru sormaksızın bu görevi yerine getirmiştim. Birkaç gün Koçaş'ın Kavaklıdere'deki evinin çevresinde turlamış, nöbetçileri, giriş-çıkışları falan aklımda tutup Yılmaz Binbaşı'ya aktarmıştım."
Siyasi tarih kitapları "Başbakan Yardımcısı Koçaş'a suikast yapıldı" diye yazmadığına göre niyet safhasında kalmış bir olay sayılabilir. Hasan Cemal beynine kazınmış bir biçimde not ettiği ve anılarını yazdığı için öğrenmiş olduk. Binbaşı Yılmaz A. unutmuştur bile...
Hasan Cemal sonrasını da izlemiş olayın. Okuyalım: "Benim Sadi Koçaş'ın evinin etrafında yaptığım keşiflere denk düşen tarihlerde Denizli'de Ziraat Bankası'na para götüren bir araba soyulmuştu. Yakalanan Aydın Ç. idi. Bu soygunla ilgili olarak gazetelerde 'Sadi Koçaş'ın kaçırılması için bir komplo'nun ortaya çıkarıldığına ilişkin haberler yayımlanmıştı. Aydın Ç. yıllar sonra bu soygunu anlatırken o tarihlerde 'Ankara'da bir takım eylemler yapmaya hazırlandıkları'nı söylemişti."
Kitapta bütün isimler açık biçimiyle veriliyor, bakmayın benim 'Aydın Ç.' diye yazdığıma; çok merak eden Hasan Cemal'in kitabına başvurur.
Siyasi tarihimizden bir suikast girişimi (http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/Default.aspx?t=25.12.2009&y=TahaKivanc)
Dün böyle ahmaklar çıkmış ortaya sodam, bu gün niye çıkmasın, sen kabullenemezsin diye mi :ballchain:
İnşallah çıkmamıştır sodam.
G.Kurmay bu subayların "görevlendirildiğini" ifade etmiştir yani bireysel, habersiz, kendi başına bir hareket değil G.Kurmay'ın bir faaliyetidir.
Kazın ayağında meçhul noktalar var sodam:
-Bu faaliyetin içeriği nedir?
-Hedefteki isim kimdi?
-G.K.Başkanı'nın bu işten haberi var mı yada bu iş emir-komuta zincirinde mi cereyan etmiştir?
Bekleyip göreceğiz sodam, hesap verme mevsimindeyiz, yamuk yapan varsa yamultulacaktır, kasma kendini, burnuna da dikkat et.
İnsanın neye inanacağı takındığı ideolojik tutumdan çıkar ortaya.
Sodam bozuk saat gibisin, arada bir doğru sözler söylüyorsun :lol:
Köstebek kurtarma timi
Genelkurmay “Onlar suikastçı, değil istihbaratçı, bilgi sızdıran köstebeği yakalayacaktık” dedi.
Başbakan ve yardımcısı bunlar söylenmemiş gibi, “mağdur edebiyatı”nın, “devletin askeri de canımıza kast ederse...” başlıklı ölümsüz eserini sergilemeye devam etti.
Ve...
İş döndü dolaştı, “Saraydan kız kaçırma”ya bin basacak bir
“Operasyondan köstebek kurtarma” oyununda düğümlendi.
Geçmişinde “Bakana suikast mahali keşifçiliği”de olan tecrübeli provokatör Hasan Cemal “Kafalar özellikle karıştırılmak isteniyor. Bazı odaklar bunun için kaç zamandır sistemli bir çaba içinde.
Kafalar karışsın ki gerçeğin üstü örtülsün, meselenin özü dikkatlerden kaçsın. Dezenformasyonlar, psikolojik harekâtlar hep bunun için...” dedi.
Bu işlerin kitabını yazan adam böyle diyorsa vardır bir bildiği.
http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=11396
Hazır geçmişine göre adam yargılama alışkanlığımız varken şu Hasan Cemal'in geçmişi ile neden uğraşmıyoruz ki?
Adam dört dörtlük bir provakatör olduğunu kendisi söylemiş zaten kitabında. Eylem yapıp ülkücülerin üstüne atıyormuş, darbeyi kışkırtmak için orduevine bomba atıyormuş ve daha neler neler...
Kör Agop Çetesi buluştu
Haso”nun, arkadaşlarının cinayetlerini ülkücülerin üstüne atarak, darbeyi kışkırtarak, orduevine bomba attırarak, dolu dolu geçirdiği 40 yılın şerefine meslektaşları “41 kere maşallah” partisi düzenledi.
Başbakan dahil cümle alemin “Hasan Abi” si, eh kiminin de yaş haddinden “Haso” su, Türk basınının en provokatör ve itiraf mekanizmasını işletmeye(dönmeye) en meyilli kalemi Hasan Cemal; Sen ki bu sayfanın hep “baş köşede” ağırlanmış konuğusun, yer kıtlığının baş gösterdiği en dar zamanlarımızda bile, maharetlerini dört bir yana çarşaf çarşaf yaydığımızsın... Sen işlenmeyi bekleyen bir “yeraltı” madeni; haliyle hammaddemiz; gözümüzden sakındığımız bereketli kaynaksın... 41 kere maşallah deme vaktinin geldiğini, Primat’tan mı? Karen Fogg ile Türk tarihinin hakkından gelme planlarını kutladığınız Kör
Agop’un Meyhanesinde miydiniz?
Ah bir resim sızdıran olsa
Geldi mi hep peş peşe gelir; aynı gece Baransu da Cemiyet’in ödül törenindeydi. Nasıl, kime sızdırılacak şimdi “meyhane partisi”nin “çok gizli” kareleri?
Yok mu şöyle hatıra fotoğrafı çektiren bir garson arkadaş, otopark görevlisi, fasıl ekibin gırnatacısı filan?.. Sınır tanımayan aşk adamı Ahmet Altan, ortağı Yasemin’e jest yapar diye masaya yanaşan çiçekçi teyze!.. Sen de mi çekmedin yahu? Çektiysen söyle; bak Roman açılımının çeribaşı olmazsam neyim...
Selcan Taşçı
http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=11226
-----------------------------------------
İlk Kürt açılımı(!) Ankara Best Otel’de değil, İstanbul Bebek’teki İtalyan restoranında yapıldı. 18 Şubat 2005’teki sır buluşmaya MİT eski Müsteşarı Sönmez Köksal, Hasan Cemal, Cengiz Çandar, Soros’çu TESEV’in Başkanı Can Paker, TRT eski Genel Müdürü Cem Duna, CIA ajanları Eric Edelman ve Mark Parris ve Karen Fogg katıldı.
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/12501916562.jpg
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=21503
Emperyal mahfillerde planlanan tezgahların uygulama elemanları hiç ama hiç değişmediler. Sadece yöntemleri değişti ama emperyal mahfillere hizmet etmede sınır tanımayan çabaları hep daim oldu.
O zamanlar provakatör olarak şimdi ise ulak olarak, asimetrik psikolojik harekat uzmanları olarak vb...
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/1241639355.jpg
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/1241639355.jpg
Hasan Cemal'ler hep olacak. Aslolan bu ülkenin gençlerinin böyle adamların ne olduğunu anlamasıdır.
Bu ülkenin gençleri Mustafa Kemal'in Gençliğe hitabesinden feyz aldıkları müddetçe sorun yoktur. Binlerce Hasan Cemal vız gelir tırıs gider o zaman.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal
wiperandcleaner
27-12-2009, 14:09
Sodam bakıyorumda iyice tükendin :confused:
"Ahmaklık" dediğin işe geçmişte kalkışan ahmakların varlığı seni önce sarsmış sonrada "daldan dala camdan cama" piskolojisine sokup en sevdiğin ağabeylerinin eğitip pişirdiği elemana sarmışsın:
Hazır geçmişine göre adam yargılama alışkanlığımız varken şu Hasan Cemal'in geçmişi ile neden uğraşmıyoruz ki?
EDİT
Ne güzel ifade etmişsin "geçmişine göre adam yargılama alışkanlığımız varken" diyerek.
Ama bu söz biraz eksik kalmış, şöyle olsa daha doğru olurdu: "İşimize gelenler, dokunulabilir olanların geçmişine göre adam yargılama alışkanlığımız varken."
Hasan Cemal böyledir, "dokunulabilirler" listenizdedir, ona dokunabilirsiniz, hep birlikte dokunuverelim sodam, bak adam ne diyor: "Doğan Bey'den edindiğim cuntacılık terbiyesi'nin bir gereği olarak"
Artık nedamet mi duyuyor yoksa sitayiş mi orasına sen karar verde adam "cuntacı" terbiyesi aldım diyor, iyide kimden?
Doğan Avcıoğlu ağabeyinizden!
Ona dokunabildiniz mi sodam?
"Adam rahmeti rahmana kavuştu be adam!" diyebilirsin, o zaman soralım: Hasan Cemal'den çok daha katmerli "cuntacılık terbiyesi" almış İlhan Selçuk ağabeyinize dokunabildiniz mi?
Adam dört dörtlük bir provakatör olduğunu kendisi söylemiş zaten kitabında. Eylem yapıp ülkücülerin üstüne atıyormuş, darbeyi kışkırtmak için orduevine bomba atıyormuş ve daha neler neler...
:lol:
Yapma be, demek bunları öğrenebildin, hatta kabullenebildin, güzel!
Ama bir adım, bir kaç adım ötesine geçmedikten sonra bunlar "göz boyama" girişimleridir sodam, yeşilçam filimlerinde sahte gözyaşı sahneleri, erol taş replikleri gibi kalır sodam!
Hangi ekip yapmış o işleri sodam?
Madanoğlu Cuntası!
Bu ekibin içinde kimler yer almaktaydı?
Hayatta olan iki isim vereyim: İlhan Selcuk, Mümtaz Soysal
Bunlara hiç dokunabildiniz mi sodam?
Dokunmayı düşünmeyi bırak, cuntacı İlhan ağabeyine dokunulduğunda neler yaptın sen ondan haber ver :juggle:
Hasan Cemal çok şeyler anlatıyor o günlere dair, bazı şeyler bu gün senin yaptıklarına çok benziyor, mesela diyorki "Deniz Gezmişin banka soygununa katıldığını biliyorduk ama tam aksi manşetler atıyorduk!"
Ne kadar da senin takip ettiğin usule benziyor değil mi :music:
Kim attırıyordu o manşetleri sodam, söyleyiver!
Apo'ya koşa koşa giden, sözde akademisinde ders veren mide bulandıran küçüğe, karanfil uzatan perinçek'e hiç dokunabildin mi sodam?
Cesaret edebildin mi?
Sodam hesap verme mevsimindeyiz, yamuk yapanların alayı yamultulacak.
Bundan kaçış yok.
EDİT
Hürriyet gazetesinden alıntı
* Arınç’ın evinin yakınlarında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan iki subayın ekibinde yer aldığı iddia edilen er S.T., teknik takibe takıldı, babası ile yaptığı telefon konuşmasında Seferberlik Tetkik Kurulu binasında çok sayıda evrak yaktıklarını anlattı.
* Bu gelişme üzerine soruşturmayı yürüten savcı Mustafa Bilgili önceki sabah mahkemeden arama kararı aldırdı.
Acaba yakılan bu evraklarda ne vardı, niye yakıldı ?????
Geçmiş dönemde ecevite suikast, özala suikast, 1 mayıs 77 olayları, maraş olayları vs. bu konularla ilgili belgeler varmıydı ?
Dünya soğuk savaş dönemindeki uygulamaları terk edeli çok uzun yıllar oluyor. Artık zaman bu uygulamaları ülkemizdede sonlandırmayı dayatıyor. Kaldı ki günümüz koşulları bu uygulamaların daha fazla sürürülemeyeceğini gösteriyor. Günümüzü teknolojisinde kimsenin yaptığı gizli kalmıyor.
Özel Harp'ın 59 yıllık gizemi
http://haber.gazetevatan.com/Ozel_Harpin_59_yillik_gizemi/278434/1/Manset
Arınç’ın evinin yakınlarında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan iki subayın ekibinde yer aldığı iddia edilen er S.T., teknik takibe takıldı, babası ile yaptığı telefon konuşmasında Seferberlik Tetkik Kurulu binasında çok sayıda evrak yaktıklarını anlattı.
* Bu gelişme üzerine soruşturmayı yürüten savcı Mustafa Bilgili önceki sabah mahkemeden arama kararı aldırdı.
Bir er babası ile telefonda neden yakılan evrakları konuşsun ki?
Hiçbir er babası ile telefonda böyle şeyler (askeri işler) hakkında konuşmaz.
Ama önce bir er bulunur sonra babasına telefonda neler söyleyeceği anlatılır ve telefon ettirilir ve bu arada da dinlenirse olabilir.
İşte size "bir kanıt nasıl oluşturulur" sorusuna bu örnekten cevap.
İnsan zihin her detaya takılır.
Habercinin akıllısı olayı kendi yaratırmış.
O zaman neden savcının, polisin akıllısı da delili kendi yaratmasın?
İşte muasır medeniyet dedikleri budur.
Bu arada o cebinden Arınç'ın adresi çıkan Binbaşıyı da bayağı merak ettim. Bu da ufacıcık bir kağıt parçasından yola çıkıp ÖKK'nda topyekün her odaya girecek şekilde nasıl arama yapılır güzel bir örnek sundu bizlere.
Efendim, kağıt ufak ama bütün Genelkurmay bu kağıt bahanesi ile aranabilir. İşte size basit bir kanıt üretmenin verimli sonuçları. Eskiden dağ fare doğurdu denilirdi şimdi "fare dağı yedi" diyeceğiz.
Bu arada İlker Başbuğ da her allahın günü 8-10 askeri teslim etmekte.
AKP'li Meclis başkanı bile DTP'li m.vekillerinin savcılık soruşturmasına izin vermedi, sahip çıktı onlara DTP'li olmasına rağmen.
G.Kurmay başkanımız da 8'er 10'ar teslim emekte hergün.
Hem de kurumsal olarak bu durumu üstüne almış olmasına yani o askerler "görevlendirilmiş" olmasına rağmen.
Bir de RTE derki: Bana "GK başkanını görevden al" diyorlar.
Uymamalı RTE onlara. Böyle şeker bir GK başkanı bir daha nerede bulacak? Mazallah askerine sahip çıkacak bir GK başkanı gelirse ne olur sonra?
Evrak imha gibi önemli bir olayda düz erlerin görev alma olasılığı var mı?
Hürriyet gazetesinden alıntı
Acaba yakılan bu evraklarda ne vardı, niye yakıldı ?????
.
Hükümetin ömrünün aylar değil haftalarla hesaplanmaya başlandığını ve darbeye böylece gerek kalmayacağı yazılıydı.
Yandaşları ve medyasının daha fazla suç işlemeye devam etmesini engellemeyerek, devr-i saadetleri bitince, kolayca kodese tıkabilmek için yakılmıştır.
Yakılan evrak-ı metruke, kabinenin düşme yerinin tahmini krokisi de olabilir, tabıyatıyla.
Tarihsel Yasa : Her hükümet yıkılır
Özel gizem
TSK nın evraklarında şu kayıdlar var:
Bu takunyacıları ülkenin başına biz bela ettik biz çözelim. Ha bire kapat et yinede bir şekilde başımıza ekşiyorlar.
Aceba halk ampullerin zararını iyice, sözde değil özde, anladı mı ? anlamamışsa ampüllerin düşmesi için vakit erken olabilir mi ?
Diğer yandan partiden yavaş yavaş olan firarlar ivme kazanmaya başladı. Eyvah ! bu durumda ne yapacağız diye kaygılanıyor olabilir 'de' Tsk.
wiperandcleaner
28-12-2009, 01:27
Bir er babası ile telefonda neden yakılan evrakları konuşsun ki?
İşte bu kadar basit :clap2:
Eğer bir olayı sodamın aklı almıyorsa o olay niye gerçekleşmiş olsun ki?
:ballchain:
Meseleleri çözmek için alın size şaşmaz bir ölçü: Soda'nın aklı ve kapasitesi :yo:
Bu arada İlker Başbuğ da her allahın günü 8-10 askeri teslim etmekte.
Bak nedense aklıma bu sözler mide bulandıran küçük hocanı hatırlattı.
Yaşar Büyükanıt göreve gelmeden önce kükrüyordu ekranlarda "yaşar paşam gelsin şöyle olur böyle olur" diye :heh:
Sonra baktı ki kazın ayağı başkaymış, yaşar ne yaşar ne yaşamaz durumları yani :hug:
Ondan sonra ekranlardan tıpkı senin şurada yaptığına benzer bir iç döküş, gözyaşlarını içe akıtış sergiledi küçük hocan sodam :laugh:
İlker paşa bunu size nasıl yaptı değil mi?
Oysa suçluları, cuntacıları korumalıydı değil mi?
Sodam belki gücü yetmiyor, olamaz mı?
Belki devran dönmüştür, artık seçilmişler atanmışlardan daha güçlüdür ha ne dersin?
Belki ilker paşanın da ici cız ediyordurda elinden birşey gelmiyordur olamaz mı yani :ballchain:
Sodam, ilker paşan ya bu kumpasların içinde, yada alt kadroları zaptedemiyor.
Durumu cidden sıkıntılı!
wiperandcleaner
28-12-2009, 01:32
Acaba yakılan bu evraklarda ne vardı, niye yakıldı ?????
Geçmiş dönemde ecevite suikast, özala suikast, 1 mayıs 77 olayları, maraş olayları vs. bu konularla ilgili belgeler varmıydı ?
Öğrenemeyeceğiz, hatta yakılanları bırak, içerde şu an kozmik odada bulunan bu tipte belgeler varsa da öğrenemeyeceğiz.
Görülüyorki "efendim şu odaya bakın ama şurası olmaz, bu evrak tamam ama şu belge nolmaz" falan diye polise ciddi bir direniş ve zorluk çıkarma durumu var, bir şeyler saklanıyor yani.
Ancak dursunum çiçeğim hadisesini unutmamak lazım.
O zamanda "galiba belgenin orjinali yok, bizim çocuklar bunu yok etmiş o zaman hep beraber salağa yatabiliriz" diyenler, belgenin orjinali savcılara gönderildiğinde ıslak imza ile ıslanmıştı :lol:
Şimdi bu işde bir ihbar ile başladı, her an her şey olabilir ve bir bakarsınız Arınç için düşünülen güzellik! neymiş öğreniveririz.
Gerçekler gizli kalmıyor nasıl olsa.
Kızılelma1
28-12-2009, 12:23
İdelojisi ne olursa olsun, ortadüzey bir zeka kendine sunulan bilginin gerçeklik ihtimalini süzer. Gerçeklik ihtimali süzgece takılan bir bilgiyi de mutlaka kullanma adına diretme doğru ile yanlışı karıştırır, varsa doğru da güme gider!
Yapılanların demokrasi adına yapıldığına inanan demoktarlar için de aynı şey geçerlidir. Demokrat olmayan birinden demokrasi adına beklenti , kuma saplanmış gemiyi kayalıkara götürmektektir. Ha takunya yalamak , postal yalamaktan kolay gelebilir , hacimsel olarak !
Karganın kendini kuzgun sanması, sadece yanılsamadan ibarettir. Şöyle bir Türk Tarihine bakmaları , onları bu rüyadan uyandıracaktır.
Esenlikler.
basitrasin
28-12-2009, 19:14
Herkese selam.
Demokrasisi gelişmiş batı ülkelerinde seçilmişler atanmışların yöneticisidir. Türkiye tarihinde ilk defa bu yönde gelişmeler olduğunu görüyorum. Bence Türkiye demokratikleşiyor. Eğer yargı süreci kesintiye uğratılmazsa ( Savcı Ferhat Sarıkaya'nın meslekten ihraç edilmesine neden olan Şemdinli davası gibi. ) cuntacılara karşı önemli bir zafer kazanılmış olacağına inanıyorum. Ayrıca şunu da belirtmeliyim ki: Artık Kemalizm denilince aklıma cuntacılık gelmeye başladı.
Bir şeyi daha merak ediyorum. Kızıl elma Türklük ülküsünün mitolojik simgesi midir?
Saygılarımla.
[QUOTE=basitrasin;275464]
Ayrıca şunu da belirtmeliyim ki: Artık Kemalizm denilince aklıma cuntacılık gelmeye başladı.
QUOTE]
Merak etme..
Kemalizmin ne olduğunu yakında öğreneceksiniz..
Satacak başka bir şey kalmayınca..
EDIT
Nedenini asla bilemediğiniz savaşlarda can verirken..
O zaman anlayacaksınız Kemalizmi..
Hiç merak etmeyin..
Az kaldı..
wiperandcleaner
29-12-2009, 00:14
Ha takunya yalamak , postal yalamaktan kolay gelebilir , hacimsel olarak !
Ülkede "takunya yalayangiller" sendromu değil yıllardır "postal yalayangiller" sendromu yaşanıyor, takunya yalayan olup olmadığı bir kenara, takunyalı hala toplumun ötekisi, çevre/periferi de yaşıyor ama bu "postal yalangiller" köşe başlarında, toplumun hakim noktalarında etkin konumdalar.
Ülke yıllardır "üçüncü dünya" ülkesiyse bu bahtiyarlığı! bu amcamlara borçluyuz!
:clock:
Karganın kendini kuzgun sanması, sadece yanılsamadan ibarettir. Şöyle bir Türk Tarihine bakmaları , onları bu rüyadan uyandıracaktır.
Esenlikler.
Haklısın, Türk tarihine dönüp bakarsan yaşanan sürecin kuzgunların rüyadan uyanma süreci olduğunu, "Beyaz Türkler" için bal ayı mevsiminin çoktan bitip çanların bir süredir çalmakta olduğunu kestirebilirsin!
Tarih çalışmak iyidir, aynen devam :typing:
Kızılelma1
29-12-2009, 10:55
Bak Wiper, sen bu konuları demokrat etiketlilerle tartış, ben demokrat değilim. Ben bildiğin ya da bilmediğin ''faşistim'' .
Bazı şeyleri genel anlamda söyleyim:
-Türk Ordusu , Türk Milletinin şerefidir, itilip kakılmasına asla müsade etmez.
-Türk'ün beyazı kırmızısı olmaz, Türkdür ya da değildir .
-Araplaştırma süreci zaten vardı ,hızlanarak devam, bizim için değişen bi şey yok....
Fazla uzatmayalım, mürekkep paramız sağdan,soldan, gelmiyor! .
Esenlikler.
wiperandcleaner
29-12-2009, 13:56
Bak Wiper, sen bu konuları demokrat etiketlilerle tartış, ben demokrat değilim. Ben bildiğin ya da bilmediğin ''faşistim'' .
Delikanlılığına helal!
Faşo olup faşo olduklarını itiraf edemeyenlere kıyasla senin gibileri her zaman tercih eder ve onlardan üstün sayarım.
Yanlız rumuzuna itirazım var, Türk'ün mefkuresini faşoluğa alet etmemek lazım.
Fazla uzatmayalım, mürekkep paramız sağdan,soldan, gelmiyor!
Bir sen mi mürekkep paranı kendi kaynaklarıyla finanse edensin canım benim :laser:
Seninki para da bizimkisi kağıt parçası mı?
Bak esirgemeden yazıp çiziyoruz, cimri olma cimrileri sevmem :noidea:
Kızılelma1
29-12-2009, 15:20
Wiper, sen bu sanal atışmaları seviyorsun anlaşılan, ama ben pek sevmem!
Sen tercih etsen ne olur, etmesen ne olur, saysan ne olur saymasan ne olur? Türk'ün mefkureleri işine sen girme istersen olmaz mı?
Anladık yahu , paranız pulunuz cok, ağanız dayınız çok da her taşın altına girmek zorunda mısınız?
Neden ısrarla siyasi konulara giriyorsun, özel bir nedeni var mı? Hem bak burda senin için önemli konular var, arapların yaşam tarzı, araplaştırılanların yaşam tarzı, bunlar ilgini çekmesi lazım..
Esenlikler.
Köpeklerin sahibi varsa, kurtların da Tanrısı vardır.
wiperandcleaner
30-12-2009, 00:13
Değerli faşist kızıl arkadaşım.
Türkün mefküresine ben dururken sen girecek değilsin ya a canım kardeşim herkes mevkisini yerini bilsin değil mi :baby:
Ha sen Türklük davasının ayağa düşürülmüş işporta malından ibaret olduğunu sanıyorsan bak o zaman mazursun, o sahayı kendine has sayabilirsin, sen ve diğer faşo arkadaşlarına has bir alandır o bu doğru :popcorn:
Paramın pulumun çok olduğunu nereden anladın bu nasıl bir yetenek, ascii karakter kodlarından finansal çözümleme yapabileni ilk kez görüyorum ve takdirlerimi sunmayı ihmal ediyorum kılızcığım :cheer2:
Neden ısrarla siyasi konulara girdiğimi soru(n) etmişsin acaba başka hangi konulara girmemi arzu yada emir buyurursunuz :baby:
Arap meselesine gelirsek diyorumya ben "Beyaz Türkler"i çok severim, insanın topraktan-çamurdan yaratıldığının canlı kanıtlarıdır kendileri!
Aynı kişiye birisi "amerikan" der diğeri "arap" der :crazy:
Gelde çık işin içinden.
Tabi bizde faşoluk olmadığından "siz kendi uyruğunuzu bir ortaya koyun, ne kadar türksünüz bir görelim bakalım, ondan sonra türk oğlu türke çamura sıra gelebilir" de demiyoruz :becky:
Bir atasözü de ben irad edeyim kızılcığım: "Köpeğin iyisi leş başında, insanın iyisi iş başında belli olur."
Esenlikler!
Bu Bülent Ersoy kılıklı herifin ortalığı karıştıracağı yaptığı abuk sabuk açıklamalardan belliydi zaten..
TSK'nin isi gucu bitti aglak, sumuklu bir sahsiyet'e suikast duzenleyecek oyle mi? Bu olay dupeduz Turk devleti'nin mahremine girmek icin cia tarafindan planlanmis bir tiyatrodur ve bu tiyatro metin yazarlari'nin elinde patlayacaktir. TSK milletimizin ve Turkiyemizin garantorudur ve oyle kalmalidir.
vay be faşist olduyğunu kabul eden bir üyemiz.. cesaretinden dolayı tebrik ederim..
basitrasin
04-01-2010, 03:57
Herkese selam.
Bir ülkede darbe zemini oluşturmak isteyenler önce toplumda çatışma ve kutuplaşma yaratmak için siyasi cinayetler, karşıt grupların düşmanlığını körükleyecek eylemler yapar. 12 Eylül öncesinde bunları yaşadık.
Bence siyasi iktidarlar ancak seçim yoluyla değişmeli. Silivri'deki yargılamalardan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Saygılarımla.
Herkese selam.
Bir ülkede darbe zemini oluşturmak isteyenler önce toplumda çatışma ve kutuplaşma yaratmak için siyasi cinayetler, karşıt grupların düşmanlığını körükleyecek eylemler yapar. 12 Eylül öncesinde bunları yaşadık.
Bence siyasi iktidarlar ancak seçim yoluyla değişmeli. Silivri'deki yargılamalardan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Saygılarımla.
Bu tespitlerine kesinlikle katılıyorum basitrasin.
kuranyeter
06-01-2010, 00:29
merhaba,
it iti ısırmaz diyordular ama malesef artık,bu ata sözü hükmünü kaybetti,artık açık açık it iti ısırıyor....
At izi, it izine karıştı gitti kim kimi ısırıyor belli değil artık.
Kim ne düşündürtmek istiyorsa bize onu izletiyor. Kimimiz düşünüyor, kimimiz düşünmüyor.
O dava, bu dava, şu suikast girişimi, bu kozmik odada arama, artık birinden biri sonuçlansa neticelense de görsek, bilsek nedir ne oluyor diye
irsArtvin
06-01-2010, 01:01
Ergemekon davasından başlayarak son üç senedir işleyen süreç, ılımlı islamı ülkemize yedirmek isteyen emperyalist - kapitalist güçlerin o veya bu yollarla kemalistlerin kökünü kazıyarak işletmiş oldukları politikalardır. Karşıdevrimcilerin, az da olarak cumhuriyetin ülkemize kazandırmış olduğu aydınlanmacı değerleri yok etme planlarının bir parçasıdır bu yaşananlar
Ne yazık ki içinde bulunduğumuz vahim tablo tüm çıplaklığıyla "ben burdayım" diyerek bize el sallıyor...
irsArtvin
06-01-2010, 01:09
ERGENEKON !.. :becky: